mustafaozbag.org

Dua

Mustafa Özbağ Efendi sohbetlerinde 3738 ayrı anda

TASAVVUF VAKFI MUSTAFA ÖZBAĞ KADİR GECESİ SOHBETİ 19 MAYIS 2020

20 Mayıs 2020 · 2:58:44

Tabi sıra geldi şimdi, Kadir Gecesi'ni ihya etmek. Kıymetli kardeşler, sorularınıza biraz daha fazla zaman kalsın diye, böyle bunları bölüm bölüm sohbet etmeye gayret ediyorum. İnşallah bu bölümü de bitirdikten sonra yine sorularınıza geçeceğiz. Bir de mümkün olduğunca bu gece sohbeti erken bitireceğiz ki, herkes evlerinde biraz ibadet etsin, namaz kılsın, Allah'ı zikretsin, biraz dua etsin.
Ve bu hadislerle de sabit. O zaman kim Kadir Gecesi'ni ihya ederse, geçmiş ve gelecek günahlarından ne olmuş oldu? Kurtulmuş oldu. Cenab-ı Hak bizleri onlardan eylesin. Yine Fatır Suresi, ayet 10. Güzel sözler ona yükselir. O sözleri de salih amel yükseltir. Demek ki Allah'a dua edeceğiz, Allah'ı zikredeceğiz, Allah'ı tesbih edeceğiz, tenzih edeceğiz, teşbih edeceğiz, bol bol dua edeceğiz.
Ve bu güzel sözler de ne olacak? Ona yükselecek. Ama o sözlerin yükselmesine sebep de salih ameller olacak. Yani bir kimsenin sadece dua etmesi çok yeterli değil. Salih amelle onun desteklenmesi lazım. Bir kimsenin sadece zikretmesi yeterli değil. Onun salih amelle desteklenmesi lazım. Onun sadece oruç tutması yeterli değil.
Yani sizin zikirleriniz, sizin dualarınızın salih amellerle süslenmesi, desteklenmesi gerekir. Muhakkak farzlara riayet edip namazınıza, orucunuza dikkat etmeniz lazım. Muhakkak haramlara dikkat etmeniz lazım. Muhakkak güzel ibadetler, güzel ameller işlemeniz lazım. Ve Allah'a da daha da yakınlaşmak istiyorsak, daha da yakınlaşmak istiyorsak biz o salih amellerle Allah'a yaklaşmayı, salih amellerle Allah'la aramızda dostluk kurmaya gayret etmeliyiz.

TASAVVUF VAKFI MERKEZ BERAT KANDİLİ (MUSTAFA ÖZBAĞ SOHBETLER) - 7 NİSAN 2020

8 Nisan 2020 · 2:58:53

Bu konuda böyle mübarek gecelerde dua edelim, Allah'a niyaz edelim. İnşâAllah hızla bu bela ve müsibetten, bir taraftan rahmetten, ondan sonra Cenâb-ı Hak hayırlı bir yöne çıkarsın. Biz bilemeyiz, şer bildiğinize hayır, hayır bildiğinize şer vardır der. O yüzden biz hayrı arar, hayrın peşinden koşarız. Hastalıklar, bu tip müsibetler, Müslümanlar için bir hayırdır, hayra kapağı açar.
Bu belaya müptela olanlar yok mu? Onları afiyete kavuşturayım. Şöyle olan yok mu? Ona şöyle yapayım dediği şey, yani ne bir sıkıntım varsa, ne bir problemim varsa, ne bir derdim varsa, herhangi bir açmazım varsa, herhangi bir isteğim varsa, şöyle yapan yok mu? Onu da öyle yapayım. Yani Cenab-ı Hakk bu gece bütün duaları kabul edeceğini, bu noktada Cenab-ı Hakk'ın bütün ibadet edenlerin ibadetlerini kabul edeceğine dair rivayet var.
Keşrafta geçer bu ibareler. O yüzden normalde bu gece duaların geri çevrilmediği, bu gece niyazların geri çevrilmediği, zikirlerin geri çevrilmediği, her ne derdi varsa, her ne sıkıntısı varsa, derdine ve sıkıntısına, bela ve musibetlerine, problemlerinden kurtulmak için dua edenlerin duasının kabul edildiği ve dualarının cevap verildiği bir gece.
İmam Şafi kendince bir rivayetinde şöyle der. Beş gecede duaya icabet edildiği bilgisi bana rivayetle ulaştı. Cuma gecesi, Kurban Bayramı gecesi, Ramazan Bayramı gecesi, Recep ayının ilk gecesi, Şaban ayının da ortasındaki gece. Bunlarla alakalı hadis-i şerifler vardır. O yüzden İmam-ı Şafi'nin naklini buraya aldım ki, mezhep imamlarından İmam-ı Şafi de bu gecenin mübarek olduğuna dair bir fetvası, bu geceydi, bu Şaban'ın 15. gecesinin mübarek olduğuna dair bir işaretini de almak istedim.

84. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

9 Eylül 2011 · 40:30

Esselamun Aleyküm. Allah gecenizi ailesin. Cenâb-ı Hak gürtünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, yolunuzu hayırlı eylesin. Cenâb-ı Hak dünyamıza afiyet verdin. Biz ayetini artırsın inşâAllah. Allah, ayet-i kerimede Rabbiniz buyurdu ki, bana dua edin. Ben de duanızı kabul edeyimler. İnsanların tarih boyunca es geçtikleri, gevşek durdutları yer. Dua etmek, Allah'ı Allah kabul edip, tevhid, Allah'ı birlemek, İyyâ Cenâb-ıdû ve İyyâ Cenâb-ıdâ'ın sırrına ermek. Dua etmek. Ancak sana ibadet eder, ancak senden isteriz sırrına ulaşmak. Dua etmek.
Ümmet-i Muhammed'e verilmiş büyük hediye ve lütuflardan birisi. Dua etmek. Çünkü geçmiş ümmetlerin peygamberlerine denilirdi. Ey peygamber, dua et, Allah da senin duanı kabul etsin diye. Ve geçmiş peygamberler, ümmetleri için de dua ederler, kendileri için de dua ederlerdi. Ve onların ümmetleri peygamberlerine iltica ederlerdi. Peygamberlerinden bu noktada rica ederlerdi. Derlerdi ki, hakkımızda Allah'a dua et. Bizim için dua et. Bizim için bir şey ister. Bizim için bir şey diler.
Hani İbrahim Aleyhisselam'ın havarileri gökten sofranın indirilmesini kendileri değil de, İbrahim Aleyhisselam'a, İsa Aleyhisselam'a söylemişlerdi. Demişlerdi ki, Allah'a söyle de gökten bize sofra indirsin. Kendileri diyememişlerdi. Ya Rabbi bize gökten sofra indir diye. Çünkü bu tip meselelerde, duada muhakkak ki peygamberlerin dua etmesi gerekirdi.
Allah, Muhammed ümmetine lütfetti, ikram etti. Onlara dedi ki, bana dua edin. Ben de duanızı kabul edeyim. Kıymetli kardeşler, Cenab-ı Hak burada duayı kabul ederken, bir şeye bağlamıyor. Allah, bir şeye bağladığı şeyler de vardır. Der ki, iman eder, salih amel işler, işleyin ki ben de sizi cenneti vereyim. Allah'tan hakkıyla korkun ki, bilmediklerinizi öğreteyim. Bir şeye ulaşmak için bir şeyi vesile kılmak.

416. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

22 Kasım 2014 · 1:07:49

Üç yaşındayım. Geçen hafta mide kanseri olduğumu öğrendim. Elhamdülillah namaz borcum yok. Rahatsızlığımdan üç gün oluş borcuma ne yapmalıyım? Borcum için, şifa için ne önerirsiniz? Dua buyurun demiş. Üç gün için sen inşallah üç kişiyi doyursun. Allah mübarek etsin. Ne güzel bir hastalık. Cenab-ı Hak hayırlı şifalar eylesin.
Cenab-ı Hak bir hastalıktan dolayı vefat eden kimse, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri şehit ütmüyle dönülmüş. Cenab-ı Hak o kardeşimizi de şehitler cümlesinde olarak nefesini alsın inşallah. Amin. Allah'ın kabul ettiği üç dua vardır. Onların kabul olunacağından hiç şüphe yoktur.
Bir, mazlumun duası. İki, misafirin duası. Üç, anne ve babanın çocuklarına yaptığı dua. Demek ki üç dua, Cenab-ı Hak tarafından reddedilmiyor. Bir, mazlumun duası. Zalimin, zulmün elinde yapabilecek bir şey olmayan kimsenin son nokta kendisini duaya atması. Hani siz bir kötülüğe karşı mümkünse elinizle, o da mümkün değilse dilinizle, o da mümkün değilse kalben buğz ederekten önlemeye çalışınız.
İşte böyle düzeltmeye çalışmaya, elinle onu durdurmaya, dilinle onu durdurmaya gücü yetmeyen bir kimse, o zalimin önünde mazlumdur. O mazlumun duasını Cenab-ı Hak kabul eder. Ama elinle onu düzeltmeye muhtedir olduğun halde, onu elinle düzeltmiyorsa, ona dilinle tebliğ etmeye muhtedir olduğun halde, ona karşı susuyorsan, dinsiz şeytansın.

Mesnevi Şerîf Şerhi (917-922 Beyit) SORU - CEVAP

16 Ağustos 2020 · 1:37:54

Nasıl şerh düşmek lazım? Mesela kaza ve kaderi değiştirebilecek olan değişmesinin mümkün olduğuna dair rivayetler var. Mesela Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, hani çok sadaka, belayı def eder diyor. Yani sadaka vermek, belayı def eder. Çok dua etmek, belayı def eder.
O zaman ömrünün hani uzayıp kısalacağına dair bir ibare olmuş oluyor. Ömrün kısalıp uzamasının mümkün olduğunu söyleyenler bu ayet-i kerimeyi kendilerince ölçü olarak kabul ediyorlar. Ve yine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kazayı ancak dua önler ve ömrü ancak iyilik arttırır. Hadis-i şerifi de bu ayet-i kerimeyi de desteklemiş oluyor.
O yüzden bu kader ve kaza meselesini analiz ederken, insanların dikkatli analiz etmeleri lazım. Yani dua eğer kazayı değiştirmiyorsa, insan şöyle düşünebilir çünkü, dua etmenin ne anlamı var? Veyahut da cömertlik, kazayı, kaderi değiştirmiyorsa, bir kimsenin o zaman dua etmesi, zikretmesi, ibadet etmesi, hayırlı ameller işlemesinin bir anlamı kalmıyor düşüncesi olur ki, Allah muhafaza eylesin. Bu da sıkıntılı bir şey olur.
Yine mesela Hz. Ömer radiyallahu anh hazretlerinin meşhur duası var ya, hani bu böyle Cenab-ı Hakk'ın bazı şeyleri yazıp sildiğine dair önemli bir rivayet. Hani diyor ya, ey Rabbim eğer beni şekavet ehli ve günahkarlar arasında yazdın ise beni sil. Saadet ve mağfiret ehlinin içinde sabit kıl. Şüphesiz ki sen dilediğini siler, dilediğini sabit kılarsın.

TASAVVUF VAKFI MUSTAFA ÖZBAĞ SOHBETLER 9 MAYIS 2020

12 Mayıs 2020 · 4:36:37

Selamun Aleyküm, hayırlı akşamlar hepinize de, Cenab-ı Hak Ramazan ayınızı, oruçlarınızı kabul ve makbul eylesin, dualarınızı, ibadetlerinizi, hayır ve hasenetlerinizi kabul eylesin, içinde Kadir gecesini barındıran bu mübarek ayı hakkıyla eda etmeyi nasip ve müesser eylesin inşâAllah. Ama kendimce öyle söyleyeyim, güzel bir Ramazan geçiriyoruz, böyle bu korona yasaklarından ve tedbirlerinden dolayı, kendi kendimize daha fazla zikretme, kendimizi daha fazla hesaba çekme, ne bileyim böyle harara-gürara'dan biraz daha uzak, muhakkak o hareketlilik, o böyle koşuşturmanın da bir tadı var ama böyle bir sanki inzivaya çekilmiş gibi bir hayat var şimdi.
Tabi o, yani mürşidi bu yolculuk esnasında kendisine rehberlik edecek bir kimse olarak görürse, bu sıkıntı ortadan kalkacak. Ama bir mürşidi kamili, işte dua ettiğinde benim hayatımı bir çırpıda değiştirecek. İşte ben hastayım, benim hastalığımı bir üfleyecek, şifa bulacağım. İşte benim işlerim bozuk, bana bir üfleyecek veya bir dua edecek, benim işlerim düzelcek.
Veyahut da benim çocuğum olmuyor, o dua edecek. İşte bir nazar edecek, benim çocuğum olacak. Bir nazar edecek, şu olacak. Bir nazar edecek, bu olacak. O zaman bu yolun kendi ölçüsünden, kaidesinden dışarı çıkıyor. Bu asıl meselenin Allah'a yaklaşmak olduğu unutulmuş oluyor. Veyahut da bir kimse geliyor, bir dergaha, bir tarikata intisap ediyor.
Müridi bulunduğu tarikat, Hazreti Ahmet Al-Kaderi'nin kurmuş olduğu Kadiri tarikatıdır. Bu tarikat üzerine de düşüncesi şöyledir. Hazreti Pir'in tarikatına girenler her şeyi hoş görürler. Hatta bazı mahrumiyetlere katlanmanın sevabı bile olduğunu inanırlar. Halimize hamd eder, dua ederiz. Ben derviş olduğum için Kadiri tarikatına mensubum demiştir.

TASAVVUF VAKFI MUSTAFA ÖZBAĞ SOHBETLER 16 MAYIS 2020

18 Mayıs 2020 · 4:23:21

İşte ilali görmeyle alakalı meseleler de var. O yüzden biz yine 27. geceyi Kadir gecesi gibi algılayıp o geceyi öyle ihya edelim. Biz de öyle ihya edeceğiz inşallah. Allah cümlemizi Kadir gecesine ulaşanlardan eylesin. Bunun en güzel yolu şu. Ramazanın son 10 gününü ibadette geçirmek, gecelerini duayla, zikirle, namazla geçirmek ve son 10 günü Kadir gecesini yakalama ümidiyle yapabileyenler itikafa girmesi, yapamayanlar geceleri boş geçirmemesi lazım inşallah.
Selamun Aleyküm. Bir, bir konuda Allah'a sığınıp Allah'ım bana yardım et yoksa kötü olacağım diye birçok kez Allah'a dua etmiş kişi. Yine de o konuda zorlukla karşılaşıp kötü olmuşsa nasıl tekrardan Allah'a güvenebilecek? Allah'la arası bu şekilde bozulan birisinin tekrardan Allah'la arasını düzeltmesi zor değil midir?
Biz dua ederiz. Cenab-ı Hak bütün dualarımızı kabul eder. Buna iman ederiz. Ama tecelli esnasında bizim istediğimiz ama anında tecelli ettirir ama öteler. Sonuçta dualarımız kabul olunur. Eğer o ötelediyse, tecelli ettirmediyse bir hikmet var deriz. Daha da ağlarız, daha da yalvarız, daha da yakarız, daha da isteriz. Allah'la biz aramızı bozmayız.
Allah'la, Allah da bizimle arasını bozmaz. Biz Allah'la aramızı bozmadığımız müddetçe Allah bizimle arasını bozmaz. Kim Allah'ı zikrederse Allah da onu zikreder. Kim Allah'ı unutursa Allah da onu unutur. Kim Allah'a dua ederse Allah dualarını kabul eder. Kim tövbe ederse Cenab-ı Hak onun tövbesini kabul edip onu mağfiret eder.

TASAVVUF VAKFI MERKEZ (MUSTAFA ÖZBAĞ SOHBETLER) 30 NİSAN 2020

3 Mayıs 2020 · 4:42:10

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dua etmiş. Bu ne? Bize şunu gösteriyor. Yani siz kendi kendinize nefsimizi biz terbiye ettik. Bizim nefsimiz günahlardan sıyrıldı. Günahlardan temizlendi. Veyahut da benim şeyhim hiç günah işlemez. Benim mürşidim hiç günah işlemez. İşte bizim şeyhimiz zamanın kutbul azamıdır.
O önemli. Yani sen o rüyanda gördün, o halinde gördün. Kimseye gidip onun durumunu ortadan kaldıracak mısın, kaldırmayacak mısın? Herkes halim açılsın diye bakıyor. Ben de herkesin hali açılsın diye dua ediyorum. Diyorum ki Ya Rabbi bu kardeşlerimize rüyalarında, bu kardeşlerimize hallerinde nerede fakir var, nerede fukara var, nerede kimsesiz var, nerede neye ihtiyacı olan bir kimse varsa onlara rüyalarını da göster, hallerini de göster diye ben de dua ediyorum.
Her yerde artık Hz. Muhammed-i Mustafa'nın cemalini görür. Bazı yerlerde böyle zerrelerde bile görmeye başlar. Ve bütün artık o salatu selam getirdiğinde bütün o gözünün gördüğü, bütün Muhammed-i cemallerin hepsi de salatu selam okumaya başlar. sana dua etmeye başlar. Öyle bir hal alır ki sen salatu selamdan kendini alamazsın.
Allah'ı zikredecek, gözyaşı dökecek. Tenhada Allah'a dua edecek, Allah'a istiğfar edecek, gözyaşı dökecek. Herkes uyumuş, o kalkacak, Allah için iki rekat namaz kılacak ve gözyaşı dökecek. O herkes uyumuş, alacak, tesbih eline dersini çekecek. Tenhada tek başına kalmış, Allah'ı zikredip gözyaşı dökecek. O gözyaşı, cehennem ateşini söndüren gözyaşı.

TASAVVUF VAKFI MERKEZ (MUSTAFA ÖZBAĞ SOHBETLER) 21 NİSAN 2020

23 Nisan 2020 · 4:30:20

İftar edeceğin zaman, onu duada ara. Ve iftar edecek olan, o oruçlunun duasını anında kabul edecek çünkü. Bakın anında kabul edecek. Oruçlunun duasını anında kabul edecek. O yüzden benim sözlerim size ters gelmesin. Ben dudağının kenarında sevgilinin kokusuyla orucunu boz. Sevgilinin kokusuyla. Kim o sevgili? Allah!
Ve Allah'ı zikretsin. Çok hoşuma giderdi. Medine-i Münevvere'de, Ramazan'da giderdik. Ramazan'ın o huşusunu, o tadını, Medine-i Münevvere'de yaşardık. İftar vakti geldiğinde, yarım saat, kırk beş dakika kaldığında, Medine-i Münevvere'de, hiç dünya kelamı duyamazsınız. Bir kısmı Kur'an-ı Kerim okur, bir kısmı dua eder, bir kısmı Allah'ı zikreder, hafiften böyle bir, bir mırıldanma, bir uğultu gibi, semaya dua, dua üzerine gider, zikir, zikir üzerine gider.
Herkes de hoş bir tatlılık olur. Herkes, kimisi Kur'an-ı Kerim okur, harıl harıl. Böyle kimisi Allah'ı zikreder, harıl harıl. Kimisi ellerini semaya açar, Allah'la sohbet eder, Allah'tan ister, dua eder. Medine-i Münevvere, bu noktada, Ramazan'ın en güzel yeri, yaşandığı yerlerden birisi. O mutluluk, o tat, oradaki o, Medine-i Münevvere'lilerin, cömertliği, sofraları kurarlar, hurmaları dağıtırlar, işte dukkaları kahvelere dağıtırlar.
Muhakkak ki, bütün aileyi toplayın. Ve böyle iftardan 10 dakika, 15 dakika önce, iftar sofranız hazır olsun. Hiç önemli değil neydiğiniz. 15 dakika, 20 dakika önce, sofranız hazır olsun, sofrada duaya başlayın. Sofrada zikrullaha başlayın. Hanımefendiler, son dakikaya bırakmayın yemeğinizi. Son dakikaya bırakmayın çorbanızı.

Mesnevi Şerîf Şerhi (922-930 Beyit) SORU - CEVAP

24 Ağustos 2020 · 2:30:12

Allah muhafaza eylesin. Ben o yüzden derim, Cenab-ı Hak insanlara vermiş olduğu nimetlerden geri döndürmesin. Sebep, onlar nimetlerini hatta bol bol versin Allah onlara. Sebep çünkü onlar o nimetlerden uzak durulunca küfre bile düşerler. Allah muhafaza eylesin. O yüzden dua edin. Etrafınızdaki insanlar nimetlerin içerisinde dolaşıyorlarsa, onlara deyin ki, Ya Rabbi sen bunlara nimetlerini artır.
O yüzden etrafınızdaki insanlara dua edeceksiniz. Kendinize etmeseniz dahi etrafınızdaki insanlara dua edeceksiniz. Allah onlara olan nimetlerini artırsın. Allah onların şükürlerini de artırsın. Sebep, çünkü şükredenlere Cenab-ı Hak nimetlerini artırır. Onlara da şükrü tavsiye edeceksiniz. Onlara şükür etmeleri için de dua edeceksiniz.
O yüzden dua edin. Mesela insanlar bunu görmezler. Nimet deyince yemek, içmek, ev, mal, mülk, para, pul zannediyorlar. Bu da değil. Bir üstada yakın olmak da nimettir. Bir tarikat-ı aliyenin içerisinde olmak da nimettir. Bir velinin dairesinde olmak da nimettir. Bir mürşid-i kamilin, bir üstadın, bir Allah dostunun dairesinde olmak da nimettir.
Asıl nimet odur. Bakın asıl nimet odur. O yüzden bu insanlar razı makamında olmadığından dolayı, onlar böyle içinde bulundukları nimetten uzak olmamaları içinde ne yapacağız? Dua edeceğiz. Bu çünkü raziyete ulaşıncaya kadar herkes tehlikelidir. Kendi görüşünü, hakkın görüşüne tevdi edinceye kadar tehlikededir herkes. Meselenin iç yüzünü bilmez, perdenin arkasını görmez.

134. Mesnevi Şerhi (816-817 Beyit)

8 Ocak 2021 · 35:32

Bu münacat edenle, edilenin arasında bir hukuk. O yüzden, bunu genel manada, bizdeki kullanılış amacı ise, sözlükteki gibi değil. Bizdeki kullanılış amacı, yalvarmak, yakarmak, dua etmek, tazarruda bulunmak, ona gönlünü açmak, isteklerini sunmak, münacat olarak bizim halk arasında kullandığımız nokta bu.
O yüzden münacatı biz bu noktada Allah'a yalvarma, yakarma, dua etmek olarak görüyoruz. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki, kime dua kapısı açılırsa, ona rahmet kapıları açılır. Kime dua kapısı açılırsa, ona rahmet kapıları açılır. Allah'ın en çok sevdiği şey, kendisinden afiyet istenilmesidir.
Dua başa gelen ve gelmeyen belaya faydalı olur. Kazayı ancak dua öner. Onun için duaya sarılmalısınız, tirimizi. Şimdi dua ibadettir ve Allah'ın en çok hoşuna giden ibadetlerden birisidir. Kulun dua etmesi ve dua baştaki belayı savdığı gibi gelecek belaları da önler. Duayı boş geçmeyin hiç.
Böyle küçük bir şey de, küçük bir amel olarak da görmeyin. Hani Cenab-ı Hak ayeti kerimede sizin duanız olmasaydı siz ne işe yarardınız ki diyor. Duanız olmasaydı. O yüzden dua ibadetinin üzerinde önemli durmak ve dua etmek. Allah'a yalvarmak, yakarmak, yakarışta bulunmak. Allah'la olan irtibatı dua yoluyla sağlamlaştırmak.

TASAVVUF VAKFI MUSTAFA ÖZBAĞ SOHBETLER 2 MAYIS 2020

5 Mayıs 2020 · 4:31:02

Evet. Ve tamircilerin şeyhi, terzilerin şeyhi olabilir mi? Evet. Hani nasıl böyle üniversitelerde profesörler vardır ya, böyle yaşlıdır, o konuda artık o duayen gibi olmuştur, öyle derler ya. Yani o böyle 80 kusur yaşındadır, 70 kusur yaşındadır ama ilim ehlidir onlar. Para pul gözetmek sizin vazifelerine devam ederler.
Onlar mahzun da olacak değillerdir, ayeti kerimesini okudu. Demek ki, bunu da Hz. Ömer radıyallahu anh hazretleri de nakleder, bu hadis-i şerifiye. Hatta Hz. Ömer radıyallahu anh hazretleri, onların yüzü su hürmetine yağmur yağar der. O yüzden yağmur duasına çıkarken, yanında Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin amcası Abbas'ı alırdı.
Ve derdi ki, Ey Abbas, sen peygamberin amcasısın. Sen bizim içimizde olursan, Cenab-ı Hak bize rahmet verir, bize bereket verir der. Yağmur duasına çıkarken, onu da yanında götürürdü. Ve o da yanlarında olduğu için, Cenab-ı Hak bereketlendirir, lütuflandırır, daha dua bitmezden yağmur yağardı. Bakın, daha dua bitmezden yağmur yağardı.
Onunla bir irtibat kurmaktır. Telefon açar, mektup yazar, benim kalbime böyle geldi ben bunu böyle yapayım mı der. Bu da zahiren irtibat kurmaktır. Dua ederken Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin bize öğrettiği şekilde ve içimden geldiği şekilde dua ediyorum. Ancak zaman zaman iştenliğimi yitirdiğim, vazife gibi dua ettiğim hissine de kapılıyorum.

Metinler konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.

Burada yalnız bir kısmı var. Arşivin tamamında aramak için söz fihristini kullanın.