mustafaozbag.org

TASAVVUF VAKFI MERKEZ BERAT KANDİLİ (MUSTAFA ÖZBAĞ SOHBETLER) - 7 NİSAN 2020

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 8 Nisan 2020 · 2:58:53

Zora soksa da, inşâAllah bu günler gelip geçecek, inşâAllah bu günler gelip geçtikten sonra, arkaya dönüp baktığımızda, diyeceğiz ki ne günler yaşadık. Cenâb-ı Hak inşâAllah ülkemizi başta ve ondan sonra Ümmet-i Muhammed'i ve bütün dünya insanlığını bütün felâketlerden korusun, muhafaza eylesin. İnşâAllah en kısa zamanda da ülkemiz bu noktada felaha kavuşacak, inşâAllah en kısa zamanda normale dönecek.
Bu konuda böyle mübarek gecelerde dua edelim, Allah'a niyaz edelim. İnşâAllah hızla bu bela ve müsibetten, bir taraftan rahmetten, ondan sonra Cenâb-ı Hak hayırlı bir yöne çıkarsın. Biz bilemeyiz, şer bildiğinize hayır, hayır bildiğinize şer vardır der. O yüzden biz hayrı arar, hayrın peşinden koşarız. Hastalıklar, bu tip müsibetler, Müslümanlar için bir hayırdır, hayra kapağı açar.
Müslümanlar kendi kendine tövbe ederler, Allah'ı zikrederler, nefis muhasebesi yaparlar. Ve kendilerince bu nefis muhasebesinden, inşâAllah rahman, hayırla çıkarlar. Ama dünya şunu gördü, devasa uçak gemileri, devasa savaş filoları, devasa askeri yatırımlar. Muhakkak lazım ama asıl insana yatırım yapmak, insanın sağlığına yatırım yapmak, insanın hayatına, yaşamına yatırım yapmak lazımmış.
Bizim dev gibi gördüğümüz Amerika Birleşik Devletleri'nin dağılışını seyrediyoruz. Bizim dev gibi gördüğümüz Avrupa Birliği'nin dağılışını seyrediyoruz. İtalya'nın, İspanya'nın, İngiltere'nin, diğer Avrupa ülkelerinin sapır sapır dökülüp dağılışlarını izliyoruz. ABD'nin sapır sapır dökülüp dağılışını izliyoruz. Demek ki her şey teknoloji değil, demek ki her şey insanlara zulmetmek, savaş araçları yapmak değil. Biraz da insana yatırım yapmak, biraz da insanların üzerinde düşünmek, insanlara faydalı olmak lazım. Kendi ülkesindeki insanları görüp gözetmesi lazım. Sadece şirketleri düşünmemesi lazım. Sadece uluslararası paratörleri dinlememek lazım. İnsanlar kendi vatandaşlarına, kendi halklarına yatırım yapmalı. Gerçekten İtalya'da, İspanya'da, diğer Avrupa ülkelerinde, bilhassa Amerika'da insanların düşmüş oldukları nokta gerçekten içler acısı bir durum.
Ve o koca koca devletler eşkıya yüzlerini nasıl gösteriyorlar? Üç liralık, bir liralık bu normalde virüsten insanı muhafaza edecek bir bez parçasını, bez parçasından dolayı birbirlerini katletecekler neredeyse. Eşkıyalık yapıyorlar. Birbirlerinin normalde mallarına el koyuyorlar. Gülünç duruma düştüler. Rabbim ülkemizi muhafaza eylesin inşallah. Beraat gecesi, Beraat kandili, Şaban'ın 15. gecesi, Şaban'ın 15. gecesi Müslümanların büyük bir çoğunu Beraat kandili olarak kutlar. Tabi bunu biraz Hicaz alimleri, Beraat gecesi ve Beraat kandilin kutlanmasına biraz karşı fetvalar verir. Ama Hicaz alimlerinin dışındaki ulema ittifak etmiştir Beraat gecesi ile alakalı.
Bu son dönem Selefi, Vahabi kesimi de bu kandillerin hepsini de reddeder. Son dönem biraz böyle Şia kesimi, kandilleri hemen hemen reddederler. Biz Anadolu Müslümanları olarak bu Yukarı Mezopotamya Müslümanları bu noktada Beraat gecesini ve kandil gecelerini kutlarlar. Bunlarla da alakalı kendilerince delilleri vardır. İşte o delilleri birileri kabul etmeyebilir, birileri kendilerince delil görmeyebilir. Ama Yukarı Mezopotamya veya Şam bölgesinin alimleri bu delilleri kendilerince olumlu görmüşler. Bir hüccet olarak görmüşler ve Beraat gecesini kutlamaya karar vermişler. Beraat gecesi o dediğim ulema grubunun iştahıdır bu. Kur'an-ı Kerim'in lef-i mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gece olarak inanılmış.
Buna inzal denmiş. Kadir gecesi ise peygambere ilk kez sallallahu aleyhi ve selleme ve parça parça indirilmeye başlanır. Buna da tenzil demişler. O yüzden Kur'an-ı Kerim'de Duhan Suresi ayet 1'den 4'e kadar apaçık kitaba yemin olsun ki biz Kur'an'ı mübarek bir gecede indirdik. Biz gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir diye ayeti kerime var.
Ve bu normalde Beraat gecesinin dayandırıldığı Kur'an-ı Kerim'den ayet bu. O yüzden bu ayetteki mübarek bir gece ile Şaban'ın ortasındaki Beraat gecesi kastedilmiş olduğu ve Şaban'ın ortasındaki bu gecenin Leyli-i Mübareke yani mübarek gece, Leyli-i Beraat gecesi, Leyli-i Sak vesika gecesi veya Leyli-i Rahmet, Rahmet gecesi gibi isimler konmuşlar. Ve bir kimse bu isimlerden birisiyle ne yapar? Bu gecenin isimini, bu geceyi adlandırabilir mi? Evet, biz de Anadolu Müslümanları genelde Beraat gecesi olarak isimlendirmişiz. Ve Şaban'ın 15. gecesini Beraat gecesi olarak kabul etmiş ve Beraat gecesi olarak kutlanmaktayız. Tabi normalde Anadolu Müslümanları bu noktada Beraat gecesi olarak nitelendirmişler ve buna devam etmişler.
Tabi bu Kur'an-ı Kerim'de Duhan Suresi, bu 1'den 4'e kadar ayet-i kerime var. Bununla alakalı ayrıyeten de Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadis-i şerifleri var. O yüzden mesela özellikle Tirmizi'de Şaban'ın 15. gecesinin kıymeti ve faziletiyle alakalı ayrı bir baf var, ayrı bir bölüm var. O yüzden eğer ellerinizde Tirmizi'nin hadis kitabı var ise oradan buna bakabilirsiniz. Orada 739. hadis-i şerif var. Hz. Aişe annemiz naklediyor. Onun rivayet ona aynı. Şöyle diyor, bir gece Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin yanımda olmadığını görerek çıktım ve ararken baki mezarlığında buldum. Allah Resulü'nün, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Allah ve Resulü'nün sana haksızlık etmelerinden mi korkmuştun buyurdu.
Ben de dedim ki, ey Allah'ın Resulü, hanımlardan birisinin yanına gittiğinizi zannetmiştim. Bunun üzerine Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki, Allah Şaban ayının yarısında dünya semasına iner ve kelp kabilesinin koyunlarının kılları sayısından daha çok günahları veya günah işleyenleri boğuşlar buyurdu. Bu Tirmizi'de ve Nesai'de geçmekte bu hadis-i şerif. Tabi bunu aynı şekilde Hz. Ebubekir radiyallahu anh hazretleri de bu hadis-i şerifi nakletmiş, bunu rivayet etmiş. Demek ki Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de bu Şaban'ın 15. gecesiyle alakalı hadisi irad etmiş. Ve Şaban'ın yarısında yani 15. gecesinde Cenab-ı Hakk'ın dünya semasına tecelli edeceğini ve normalde kelp kabilesinin koyunlarının kılları sayısından daha çok günahları ve günah işleyenleri bağışlayacağını müjdelemiş.
Ve yine Hz. Ali radiyallahu anh hazretlerinin rivayet ettiğine göre Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurmuştur. Şaban ayının yarısındaki gece olunca gecesini kıyamla, gündüzünü oruçla geçirin. Çünkü Allah güneş battığında dünya semasına rahmetiyle tecelli ederek şöyle der. İstiğfar eden yok mu? Onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu? Ona rızık vereyim. Bir belaya, müptela olan yok mu? Onu afiyete kavuşturayım. Şöyle olan yok mu? Ona şöyle yapayım. Bu fecir doğunca kadar böyle devam eder. Bu da İbn-i Mace'nin nakli. O yüzden Cenab-ı Allah bu gece normalde sabaha kadar istiğfar eden yok mu? Onu affedeyim. Yani normalde istiğfar etmek, tövbe etmek, günahlarından rücu etmek, geri dönmek.
Rızık isteyen yok mu? Ona rızık vereyim. Bir rızık darlığı çekiyorsa bir kimse, bir sıkıntısı varsa, onun rızkını genişleteceğine, bir belaya müptela olan yok mu? Onu afiyete kavuşturayım. Başında maddi manevi bir bela, bir musibet, bir sıkıntı varsa, bir hastalık varsa ki bütün ülke üzerinde ve ümmet-i Muhammed'in üzerinde ve bütün dünya üzerinde var şimdi. Bu belaya müptela olanlar yok mu? Onları afiyete kavuşturayım. Şöyle olan yok mu? Ona şöyle yapayım dediği şey, yani ne bir sıkıntım varsa, ne bir problemim varsa, ne bir derdim varsa, herhangi bir açmazım varsa, herhangi bir isteğim varsa, şöyle yapan yok mu? Onu da öyle yapayım. Yani Cenab-ı Hakk bu gece bütün duaları kabul edeceğini, bu noktada Cenab-ı Hakk'ın bütün ibadet edenlerin ibadetlerini kabul edeceğine dair rivayet var.
Yine İbni Abbas şöyle der, Cenab-ı Hakk'ın bütün kazaları Şaban'ın yarı gecesinde görevli meleklere teslim eder. Yani normalde burada bütün yıl içerisinde tecelli edecek olan olaylar ne olurmuş? Meleklere bu gece teslim edilirmiş. O yüzden bazılarına göre de beraat gecesinde emirlerin lef-i mahfuzdan alınmasına başlanır. Yani beraat gecesi, lef-i mahfuzdan bu sene olacak olan hadiselerin meleklere tebliğ edildiği bir gece. Bu gece de gelecek yıla rastlayan aynı geceye kadar olan olaylar takdir edilir. Ve bu Kadir gecesi bitirilir. Rızıklara ait olan takdirler, Mikail aleyhisselama, savaş, zelzele, yıldırım ve müsibetlere ait olanlar da Azrail aleyhisselama bildirir diye buyurmuş.
Ve o yüzden bu gecede her hikmetli iş ayrılır. Ayet-i kerimesi mucibince her hikmetli iş Cenab-ı Hakk'ın katından bir emir ile o gece ayrılır, belirlenir, ortaya konur, takdir edilir buyurulmuştur. Yine bu gece rahmet-i ilahiye iner. Nitekim Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Allah-u Teala bu gecede ümmetime kelp oğulları kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca rahmet iner buyurmuş.
Bu gece rahmet gecesi, bereket gecesi, lütuf gecesi, bu gece af gecesi, bu gece tövbe gecesi, bu gece ibadet gecesi. O yüzden bu gece Cenab-ı Hakk'ın madem ki böyle bir affedeceğine dair kuvvetli hadis-i şerifler var. O zaman bu gece biz ne yapacağız? Cenab-ı Hakk'a tövbe edip Cenab-ı Hak'tan af muafiret dileneceğiz. O yüzden bir rivayet vardır ki, bu da bu gecede Cenab-ı Hakk peygamberine şefaat yetkisinin tamamını vermiştir.
Çünkü Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, Şaban ayının 13. gecesinde ümmet için şefaat yetkisi ister. Ve kendisine şefaatin üçte biri verilir. 14. gecesi yine aynı istekte bulunur ve kendisine şefaatin üçte ikisi verilir. 15. gecede yine aynı istekte bulunur ve böylece tıpkı ürkmüş develer gibi Allah'tan kaçanlar müstesna, bütün ümmete şefaat etme yetkisi verilir. Keşrafta geçer bu ibareler. O yüzden normalde bu gece duaların geri çevrilmediği, bu gece niyazların geri çevrilmediği, zikirlerin geri çevrilmediği, her ne derdi varsa, her ne sıkıntısı varsa, derdine ve sıkıntısına, bela ve musibetlerine, problemlerinden kurtulmak için dua edenlerin duasının kabul edildiği ve dualarının cevap verildiği bir gece.
İmam Şafi kendince bir rivayetinde şöyle der. Beş gecede duaya icabet edildiği bilgisi bana rivayetle ulaştı. Cuma gecesi, Kurban Bayramı gecesi, Ramazan Bayramı gecesi, Recep ayının ilk gecesi, Şaban ayının da ortasındaki gece. Bunlarla alakalı hadis-i şerifler vardır. O yüzden İmam-ı Şafi'nin naklini buraya aldım ki, mezhep imamlarından İmam-ı Şafi de bu gecenin mübarek olduğuna dair bir fetvası, bu geceydi, bu Şaban'ın 15. gecesinin mübarek olduğuna dair bir işaretini de almak istedim.
O yüzden bir kısım, ne yazık ki artık Türkiye'de de bunlar var, kandillere karşı çıkanlar, mübarek gecelere karşı çıkanlar, bu gece yapılan ibadetlere, zikirlere, dualara, Kur'an-ı Kerim okumalarına, salatu selam getirmelerine, tevhidat mı yapılmalarına karşı çıkanlar, bu mübarek geceleri ihya etmeye karşı çıkanlar ve bunlara bidat diyenler, öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, insanlar öyle bir hale geldi ki, artık normalde minarelerden salah okumayı diye bidat kabul edenler, minarelerden dua edilmeyi bidat diyenler, minarelerden bela ve musibetlere karşı dua edilmesine bidat diyen zevat da türedi.
Ve bunlar ne yazık ki, bu normalde sela okumayı, normalde dua etmeyi, tekbirlerin normalde minarelerden okunmasını bidat deyip, hatta daha da ileri, ağza alınmayacak sözler söyleyerekten bunun için bir tane delil getirin deyip de ortalığa dökülenlerin olduğu zamanda yaşıyoruz. Yani bir şey İslam'da, bu haram mı, bu haram mı diye sorulmaz. Bir şey İslam'da, normalde haramlar bellidir, yapılmaması gerekenler bellidir, haramlar belli ve yapılmaması gerekenler belliyse, geri kalan helaldir, caizdir. Minarelerden ezan okunduğuna göre, minarelerden selalar okunduğuna göre, minarelerden ezan okunması, sela okunması veyahut da tekbir getirilmesi, tehlil getirilmesi, salat-u selam getirilmesini yasaklayan, yasaklayan ne bir hadis-i şerif vardır, bunları yasaklayan ne de bir imamların, mezhep imamlarının bir fetvası vardır.
Ama insanlar ne yazık ki yasaklayan bir ibare olmadığı halde, bu bidattır deyip çıkıyorlar. Kıymetli kardeşlerim, bir şeye bidat diyebilmemiz için, hadis-i şerifte kim kötü bir çığır açarsa diye ibare var. Minarelerden ezan okunması, salat-u selam okunması, tekbir getirilmesi, dua edilmesi kötü bir çığır mı ki? Kötü bir çığır değil ve buna normalde bidata bakarken de kötü bir çığır olarak bakalım. Eğer bir kimse yaptığı şeyle kötülüğe doğru yol açıyorsa, kötülüğe yelken şişiriyorsa, kötülüğe adım atıyorsa, biz ona bidat diyelim. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, kaderin varlığına iman esaslarının içerisine almış, kadere iman etmeyi, kaderin varlığına iman etmeyi, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri iman esaslarının içine aldığı halde, bir kısım ilahiyatçı, profesör adına profesör veya öğretim üyesi denilen, din âlimi denilen kimseler, kaderi iman meselesinde görmeyip asıl bidat işleyenler sınıfındalar.
O yüzden bidat, Kur'an ve sünneti reddetmek, sünnet-i seneye ile sabit olan bir şeyi reddetmektir. Sünnetle sabit olan, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin zamanında ezan okumuş minarelerden, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin zamanında önemli meseleler, önemli hadiseler, minarelerden ezanlar, selalar okunaraktan insanlara duyurulmuş. Ne zamandan beri minarelerden ezan, salatu selam okumak, tekbirler getirmek, tehliller getirmek bidat olarak kabul ediliyor? Demek ki sizde 15 Temmuz'un acısı kalmış. 15 Temmuz'un acısı kaldığı için siz şimdi kalkıp 15 Temmuz günü okunan selalılara, ezanlara korkunuzdan, çekindiğinizden bir şey diyemediniz. Şimdi insanlar koronavirüsle uğraşırken, Ümmet-i Muhammed'i ve insanları bu noktada duaya sevk etmek, Ümmet-i Muhammed'i ve insanları milletimizi, vatanımızı korumak, hastalıktan, her türlü belada, musibetten korunması için dua edilmeyi bidat deyip orta yere atacaksınız.
O yüzden Recep ayının ilk gecesi, Şaban ayının ortasındaki gece dua etmek, bu gecelerde ibadet etmek, bu gecelerde Allah'a yalvar yakar olmak, hadisi şeriflerle sabit, hadisi şeriflerle sabit olduğu için insanların zikrine, duasına, ibadetine bidat demek, insanların yalvarmasına, yakarmasına, namaz kılmasına bidat demek, insanların, müminlerin Allah'a yakınlaşmaya vesile edip bu gecelerde Allah'a yaklaşmak için ibadet etmelerine bidat demek, gerçekten Ümmet-i Muhammed'e zulümdür.
Ve Ümmet-i Muhammed'in imanına, İslam'ına, Kur'an'ına, sünnetine, Ümmet-i Muhammed'in bu noktadaki ibadetine balta vurmaya çalışmaktır ki, Allah muhafaza eylesin, insanı küfre götürecek şeylerdir. O yüzden kıymetli dostlar, kıymetli kardeşler, böyle mübarek gecelerde dua edelim, Allah'ı zikredelim, Allah'a yalvaralım, namaz kılalım, tövbe edelim. Ben de şunu isteyenlerden değilim, biz böyle cuma gecelik, cumalık Müslüman olmayalım, biz işte kandil gecesinden kandil gecesini Allah'ı hatırlayan Müslümanlardan olmayalım. Gönül arzu eder ki, biz beş vakit namazımızı bir tamam kılalım, biz her gecemizi kadir gecesi gibi ihya edelim, biz her anımızda Allah'ı zikredelim.
Ama bir kimsenin kandil gecesini dahi mübarek görüp, kandil gecesini kutlaması, mübareklemesi, kandil gecesinde abdest alıp, kendince bir zikrullah yapması, kendince dua etmesi, onun aidet kesbettiğini, onun İslam olduğunu, onun Müslüman olduğunun göstergesidir. Hani Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri gece bir beldeye vardığında, eğer orada minare görürse oranın İslam olduğunu hükmederdi. Veyahut da sabah namaz vaktine kadar beklerler, eğer sabah ezanlar okunursa oranın İslam olduğunu hükmederdi. Kıymetli dostlar, bir kimsenin ezana, duaya, zikrullaha hürmeti varsa, onun İslam olduğunu, onun Müslüman olduğunu aidiyet kesbeder. Ve işin acı tarafı şu, bütün dünya İslam'la tanışırken ve bütün dünya sokaklarında, ezan-ı şerifler okunurken, salat-ı selamlar okunurken, bizim ülkemizde cami minarelerinden ezan okunmasına, salat-ı selamlar okunmasına, tekbirler getirilmesine bidat diyen ne yazık ki ahmaklar var.
Bunlar bizim içimizde. Bunlar bizde beraber bu topraklarda yaşıyorlar. Ne yazık ki bunlar bizim içimizde, bunlar beraber yaşadığımız kimseler. Ve ABD'de temsilciler meclisinde Fatiha-ı Şerife okunurken, okunuraktan, orada temsilciler meclisinin açılışı yapılırken, bizim ülkemizde dua etmenin, zikrullah yapmanın, Kur'an okumanın, abeste karşılanması ne tuhaf değil mi? Avrupa'nın hemen hemen bütün büyük şehirlerinde, kazalarında, köylerine varıncaya kadar, ezan-ı şerifler okunurken, ve orada ezan-ı şeriflerle, dualarla, zikirlerle, insanlar ibadet etmeye, ulvileşmeye, manevi bir dünyaya, atmosfere davet edilirken, bizim ülkemizde bunlar neden böyle hor, hakir görülür, bizim ülkemizde neden bunlar aşağılanır, buna akıl almak mümkün değil.
Bunlar gevurlardan daha mı gevur, bunlar gevurlardan daha mı şedid gevur bilemedim. Kıymetli dostlar, böyle mübarek gecelerde dua etmek, böyle mübarek gecelerde Allah'a yaklaşmak, o kimsenin Müslüman olduğunu gösterir. Bu kimsenin Allah'a karşı hüsnü zan beslediğini, Allah'a karşı Allah'ın onun kendisini affedeceğini, kendisini kabul edeceğini, kendisini yakın olacağını gösterir. Neden Allah'a karşı insanların hüsnü zanını bozalım da suyu zanla çevirelim? Gelin böyle mübarek gecelerde dahi olsa, insanlar Allah'ı hatırlasın, Allah'a yaklaşmaya çalışsınlar, Allah'la irtibat kurmaya çalışsınlar, hiç olmazsa evlerinde bir kandil gecesi, bir kandil olduğu bilinsin, etrafında bir kandil olduğu bilinsin, etrafında kandil gecesi olduğu bilinsin, çocuklarıyla otursunlar, kandillesinler, anne babalar çocuklarına harçlık versinler, bugün mübarek beraat kandili desinler, bugün mübarek beraat kandili olduğundan dolayı dua edelim, zikredelim desinler,
beraat gecesinin gündüzünde, yani bugün gündüz insanlar oruç tuttular, büyük bir çoğunluğu, insanlar oruçlarını tutsunlar. Yok siz bidat işliyorsunuz, beraat gecesi oruç tuttu, beraatın gündüzü oruç tutulur mu? Canım kardeşim, evet biz gündüzünde oruç tutuyoruz, hadisi şerif var çünkü, normalde beraatın gündüzünde oruç tutulacağına dair, Hazreti Enes radiyallahu anh hazretleri naklediyor, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine soruyorlar, Ramazan orucundan sonra hangi oruç daha değerli ve kıymetlidir diye sorulunca,
buyurdular ki, Ramazan'ın büyüklüğü için tutulan Şaban ayındaki oruç dedi, ve hangi sadaka daha değerli ve kıymetlidir dediklerinde, Ramazan'da verilen sadakadır dedi. O yüzden bu gecede yapılan ibadetler faziletlidir, bu gecede yapılan namazlar faziletlidir, bu gecede yapılan dualar, zikirler faziletlidir. Bu geceyi boş geçirmemek, gündüzün oruçlu geçirmek ve oruç kadar insanın günahlarına kalkan olan başka bir ibadet yok. Hadis-i şerifte oruç kalkandır dedi, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri. O yüzden oruç hem nefsimize kalkandır, hem cehenneme kalkandır, hem de günahlarımızın kefaretine dair kalkan olur. Neden insanların beraat gecesinin gündüzünde oruç tutmalarını normalde bidat olarak görüyorsunuz? Ve siz böyle giderse, bütün dinin kendi içerisinde hüküm ve kurallarına bidat deyip geçeceksiniz.
Yani bunlar türediler şimdi. Biz Kur'an'a bakarız, başka bir şeye bakmayız. Biz de Kur'an'a bakıyoruz, biz de başka bir şeye mi bakıyoruz? Biz İncil'e mi bakıyoruz, biz Tevrat'a mı bakıyoruz, biz Zebur'a mı bakıyoruz? Biz de Kur'an'ı Kerim'e bakıyoruz. Ama Kur'an'ı Kerim bize, Peygamberine tabi olun diyor. Biz Sünnet-i Seniyye'ye, Kur'an'dan sonra Sünnet-i Seniyye'ye tabiyiz. O Kur'an'ın nasıl yaşanacağı, namazın nasıl kılınacağını biz Sünnet-i Seniyye'den öğreniriz. Biz Kur'an'a bakarız, başka türlü bayi hiçbir şeye bakmayız. İyi, Kur'an'da namazın tarifi yok. Namazı nasıl kılacaksınız? İşaret parmağınızın üzerine hamuda kalkarak mı namaz kılacaksınız? Nasıl namaz kılacaksınız? Nasıl ibadet edeceksiniz?
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ibadetlerinizi benden gördüğünüz gibi yapın derken, biz kime bakaraktan ibadet edeceğiz? Size mi bakacağız ibadet ederken? Siz kimsiniz? Sizin aklınız daha mı önde? Sizin fikriniz daha mı önde? Siz bizden daha iyi mi iyi düşünüyorsunuz? Bizden daha mı akıllısınız? Siz üstün bir varlık mısınız? Siz gökten mi indirildiniz ki? Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine tabi olmayalım da size tabi olmamızı istiyorsunuz. Gerçekten sizler Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin izini takip etmeyen bidat ehlisiniz. Asıl bidat ehli, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadislerini inkar eden, onun sünneti senisini inkar eden, onun ayak izlerini takip etmeyenler bidat ehlidir.
Yoksa Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışmış Allah'a ibadet eden ve ibadet ederken ibadetlerini Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ibadet ettiği gibi ibadet etmeye çalışanlar asıl iyi müminlerdir. Sizler bidat ehlisiniz. Sizler çünkü Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünneti seniyyesine tabi olmuyorsunuz. Hatta Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin tabiriyle siz sapıksınız. Siz delaletteysiniz. Çünkü Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bütün ashab toplandığında veda hutbesinde dedi ki, size iki şey bırakıyorum. Kim onlara sımsıkı yapışırsa asla delalete düşmez, sapkınlığa düşmez. Onun birincisi Allah'ın kitabı Kur'an, ikincisi Hz. Muhammed-i Mustafa'nın sünnetidir dedi.
Benim sünnetimdir dedi. O yüzden biz sapıklardan değiliz. Biz delalete düşmek istemiyoruz. Bu Anadolu topraklarında yaşayan Müslümanları delalete düşürmenize müsaade etmeyiz. Sapkınlığa düşürmelerine müsaade etmeyiz. Sünneti seniyyeyi sonuna kadar mücadele eder, savunur. Sonuna kadar sünneti seniyye için gayret sarf ederiz. Sizler çünkü ne yazık ki cebinize uluslararası şirketler tarafından harçlık koyulan, ama şia, ama vahabi şirketler tarafından beslenen, ama Avrupa'dan, ama Amerika'dan beslenen beslemelersiniz. Siz sünneti seniyye karşı çıkanlar, siz sünneti seniyyeyi küçük görenler, siz hadis-i şerifleri karşı çıkanlar, siz hadis-i şerifleri küçük, hor ve hakir görenler, ve hadis-i şeriflerin hepsini reddedenler, sizler Avrupa'dan beslenen, sizler şiadan veya vahabilikten beslenen ne yazık ki beslemelersiniz.
Ve sapıksınız ve delalettesiniz. Ve bu ülke insanlarını da sapıklığa ve delalete götürmek için çaba sarf ediyorsunuz. Gelin yol yakınken tövbe edin. Tövbe edin. Bakın bu gecenin yüzü sürmetine tövbe edin. Deyin ki, Ya Rabbi, bundan sonra Habibi'nin sünneti seniyyesini terk etmeyeceğim. Habibi'nin sünneti seniyyesine düşmanlık yapmayacağım. Habibi'nin hadislerini komple inkar etmeyeceğim. Ben bundan geri döndüm, ben bundan rücu ettim, ben hata etmişim, ben kusur etmişim deyip tövbe edin. Eğer bu halde ölürseniz, son nefesiniz şüpheli olur. Çünkü Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, heva ve hevesinden konuşmadı. Kur'an'la sabit, kim benim sünnetimi terk ederse, sapıklığa uğrar dedi.
Siz sünneti seniyyesini terk etmekle, sünneti seniyyesini inkar etmekle, hadis-i şerifleri inkar etmekle en büyük bidat ehli, en büyük sapıklardansınız. Rabbim sizlerin şerrinden Ümmet-i Muhammed'i korusun. Sizlerin şerrinden bu ülke Müslümanlarını korusun. Sizlerin şerrinden bizim çoluğumuzu, ehlimizi, çocuğumuzu, gelecek zürriyetlerimizi korusun. Ve gelecek zürriyetlerimizi bu gecenin yüzü sürmetine, Kur'an-ı Kerim'e sımsıkı yapışan, sünneti seniyyeyi sımsıkı yapışan, Kur'an ve sünneti seniyyeyi sımsıkı yaşayan insanlardan eylesin inşallah. O yüzden kıymetli dostlar, Kenzül Umbal'da bir hadis geçer. Bu hadis, İmam-ı Nebevi der ki, böyle bir hadise rastlamadım.
O yüzden Buhari'de, Müslüm'de, Tirmizli'de, İbn-i Mace'de yok. Ama ben sohbetlerimde hep dedim, Bundan sonra zayıf hadisleri de sahih hadis olarak kabul edeceğim. Bundan sonra zayıf hadisleri de sahih hadis olarak kabul edeceğim diyerekten, Kenzül Umman'daki bu normalde zayıf hadisi de sahih hadis olarak kabul ediyorum. Orada bir ibare var. Kim bu gecede yüz rekat namaz kılarsa, Allah o kimseye otuzu cennetle müjdeleyen, otuzu cehennem azabına karşı garanti veren, otuzu ondan dünya afetlerini uzaklaştıran, onu da şeytanın tuzaklarına karşı onu koruyan yüz melek gönderir diye buyurmuş. O yüzden yapabiliyorsanız bu gece, sakın bunu bidat olarak görmeyin.
Zayıf hadis de olsa bununla amel edilir mi? Evet, ama siz gelin hepimizin ufak tefek kaza borçları vardır. Hepimizin kaza namazı borçları da vardır. O yüzden böyle mübarek gecelerde biz kaza namazı kılalım. Buyurun gelin siz bu gece kendi evlerinizde yüz rekat kaza namazı kılın. Gelin bu gece siz yetmiş bin tevhid çekin. Evlerinizi bugün ibadethaneye çevirin. Kadınlar, erkekler, çocuklar yapabiliyorlarsa, bu gece kendilerini itikafa niyet etsinler. Erkekler için itikaf mahalli sünnet-i seniyede camilerdir, mescitlerdir. Ama velakin malum ülkemizde camilerde ibadet etme, toplu ibadet yasaklandı. Neden dolayı? Virüsten dolayı.
Virüsten dolayı yasaklandığı için hepimiz de evlerdeyiz. Hepimiz de evlerde olduğumuz için erkek kardeşler de evlerinde bu geceliğe mahsus itikafa niyet edebilirler. İtikafa niyet etsinler. Ameller niyetlere göredir. Bizim niyetimiz Allah'a yakın olmak. Bizim niyetimiz bu noktada Cenab-ı Hakk'ın günahlarımızı affetmesi. Bizim niyetimiz Cenab-ı Hakk'ın bu gecenin hürmetine dualarımızı kabul etmesi. Bu gecenin hürmetine ülkemizde, memleketimizde her türlü bela, musibet, sıkıntı, hastalıktan kurtulmaya vesile olsun. Bakın bugün beraat gecesi. O yüzden komple dua edelim, zikredelim, namaz kılalım. Ve bizi felaha kavuşturacak olan Allah'a yalvar yakar olalım.
Ve namaz kılmak isteyenler. Namaz da Rabbinizden isteyin. Namaz duayla Rabbinizden isteyin. Zikirle Rabbinizden isteyin. Oruçla Rabbinizden isteyin. İbadetlerle Allah'tan isteyin. Ve bu noktada ibadetleri, namazı, abdesti, orucu, zikri, vesile kılın. Vesilelerle Allah'a yaklaşın. O yüzden bu gecede namaz kılabilir misiniz? Evet. Ama normalde tekrar söylüyorum. Bu namazla alakalı başka hadis kitaplarında bir kayıt bulamadım. Buhar'da, Müslim'de, Tirmiz'de, İbn-i Mace'de, Davut'ta bulamadım. Bulabilen arkadaşlar varsa da bu ayrı bir mesele. Ben bulamadım. Tirmizi'de bulamadım. Bunu defalarca bütün beraat gecelerinde ben aktarırım. Kenzul Umman'da böyle bir şey var.
Bununla amel edilirse bir şey lazım gelir mi? Gelmez. Namaz kılmak zarar vermez insana. Namaz kılmak bidat değildir. Ha eğer kaza namazının borcunuz varsa ki hepimizin vardır. Biz bu geceyi kaza namazı kılaraktan geçirmeye gayret edelim. İnşallah biz normalde. Ha bir kimsenin farz borcu yok. O zaman nafile olarak da bu gecede namaz kılabilir mi? Evet. Normalde bu namaza da hayır namazı demişler. Selatül hayır. Beraat gecesinde kılınan namaza. Ve bazı işte tarifler var. Her rekatta Fatiha suresinden sonra on defa İhlas-ı Şerif okunur diye. Bunu normalde yapabilenler yapsınlar, yapamayanlar normalde kendilerince yapabildikleri kadar kaza namazı kılsınlar. Yapabildikleri kadar Allah'ı zikretsinler, dua etsinler, salatu selam etsinler.
İnşallah. Tabi bu gece Cenab-ı Hak bütün ümmet-i Muhammed'i, bütün insanları daha doğrusu dua eden, zikreden Müslümanları affedeceğini söylüyor. Ama bazı kimseler vardır ki onlar bu af gecesinden, bu rahmet gecesinden, normalde bu lütuf gecesinden, ikram gecesinden faydalanamazlar. Niçin? Onlar çünkü normalde tövbe etmezler, geri dönmezler. Onlar tövbe edip geri dönmüyorlarsa ne yazık ki bu gecenin rahmetinden ve bereketinden nasiptar olmazlar. Çünkü Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri İbn-i Macede şöyle buyurdu. Allah, Şaban ayının yarısındaki gecede kullarının kalplerine mutlali olur, şirk koşanlar ve aralarında düşmanlık ve kin bulunanlar dışındakileri affeder.
Yine Kenzul Umman'da bu gecede kahinlik yapan, düşmanlıkta ileri giden, alkolik olan, ana babasına asi olan ve zinada ısrarlı olanlar hariç bütün Müslümanları affeder buyurmuştur. O zaman şöyle bir kendimizce tanzim etme, şöyle bir uyarlama yapabiliriz. O zaman Allah'a ortak koşanlar, Allah'a şirk koşanlar bu ortaklıklarında ve şirklerinde devam ediyorlarsa onlar bu gecenin faziletinden, onlar bu gecenin af ve mağfiretinden faydalanamayacak.
Bunlar ne? Bunlar çok çeşitli de bir sürü var da. Kur'an-ı Kerim'den bir ayet-i kerimeyi reddetmek örneğin. İşte bu zamanda tesettür olurmuş mu ya? gibi veya bu zamanda içki haram olurmuş mu? gibi veya bu zamanda işte İslam hukuku uygulanır mı? gibi veya bu zamanda faiz haram olur kardeşim? gibi. Herhangi bir haramı helal sayıyorsa, herhangi bir helalı da haram ediyorsa o kimse şirk ehli olmuş olur. İmani, itikadi noktada. O yüzden biz Kur'an-ı Kerim'de her ne kadar ayet-i kerime geçiyorsa hepsine de iman ederiz. Hepsine de iman ettiğimiz gibi iman esaslarından olan Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, din gününe, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna ve kadere iman ederiz. Kadere de iman ederiz. O yüzden yeniden hesaba çekilmeye iman ederiz.
Yeniden hesaba çekilmeyeceğiz. Bu dünyadan biz göçeceğiz, gideceğiz hayvan gibi diyenler, normalde bu gecenin faziletinden faydalanamazlar. Veyahut da işte hesaba, cennete, cehenneme inanmayanlar, kıyamete inanmayanlar, onlar hepsi de şirk ehli hükmünde olurlar. O yüzden bu gecenin faziletinden, bereketinden, lütfundan, ikramından, ihsanından faydalanamazlar. Bizim imanımız bu noktada kavi olması lazım ve şirke düşmüş olan bir kimse olmamamız lazım. Ne yazık ki Kur'an-ı Kerim'den herhangi bir ayet-i kerimeyi reddeden, bu noktada Allah muhafaza eylesin, Kur'an'ın hükümlerinden bir hükmü yok kabul eden şirke düşmüş olur. Allah muhafaza eylesin. O yüzden bu zamanda şimdi kaderi yalanlayanlar, kaderi inkar edenler de şirk ehlidir.
Allah muhafaza eylesin. Tekrar söylüyorum, kaderi yalanlayanlar, kaderi inkar edenler, kaderin varlığını normalde kabul etmeyenler, onlar da şirk ehlidir, onlar da tövbe etsinler. Çünkü kader imani bir meseledir. Allah muhafaza eylesin. Cenab-ı Hak cümlemizi korusun inşallah. O yüzden Allah'ın bu noktada şirk üzerinde olanlar, asla ve asla, asla ve asla onların tövbeleri kabul olmaz.
Onlar önce şirkten kurtulmalar lazım. Bir de sünneti terk edenler var ya, bu sünneti terk edenler de normalde büyük günah kebarişlerler. Sünneti inkar edenler ise onlar da şirk ehlidir. Allah muhafaza eylesin. O yüzden asla ve asla sünneti terk etmeyelim. Asla ve asla şirk noktasına düşmeyelim. Rabbim muhafaza eylesin inşallah. Ayrıca bu gece kalpleri düşmanlık hisleriyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler. Yani onun kalbinde düşmanlık var. Müslümanlara düşman, Kur'an'a düşman, İslam'a düşman, dua edene düşman, zikrullah edene düşman, bir hayır hasenat işliyor ona düşman. Yani çarşı her şeye karşı gibi. O adamların içlerinde öyle bir düşmanlık var ki.
Her şey düşman. Kardeş, la ilahe illallah Muhammeden Resulullah diyen senin kardeşin. Ya düşmanlık besleme bu kadar. Hani Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyuruyor ya. Yani sen düşmanlık besleme. Bir gün dostun olabilir. Çok da aşırı sevme aşırı derece. Bir gün düşmanın olabilir. Canım kardeşlerim, bu düşmanlık nereye kadar? Bu nefret nereye kadar? Bu kin nereye kadar? Birisi bir hata yapabilir, eksiklik yapabilir. Birisi herhangi bir yanlışlık yapabilir. Ona kin, nefret akıtmanın ne anlamı var? Kardeş, adam la ilahe illallah Muhammeden Resulullah diyor. Sen onu ne ama küfrüne fetva veriyorsun? Ne hatası varsa var. Veya akrabaların arasında sen ne ama düşmanlık besliyorsun onlara?
Veya ateşine veya çocuklarına Allah muhafaza eylesin. Kalbinde düşmanlık dolusa eğer, kalbinde sevgiye dair bir şey yoksa, tövbe et canım kardeşim. Tövbe et, geri dön. O kalp kalp değil, Allah muhafaza eylesin. O taş olmuş ya. Dağdaki kaya gibi o. Rabbim muhafaza eylesin inşallah. Yine bu gece onlar tövbe etmezlerse, geri dönmezlerse, Müslümanların arasına fitne sokanlar, fitneci, bu sünnet-i seniyeyi inkar edenler, fitneci, bu kaderin imandan olduğunu inkar edenler, fitneci, ümmet-i Muhammed'in içerisine fitne sokuyorlar.
Hadisle sabit olan bir şeyi inkar ediyorlar. Ümmetin içerisine fitne sokuyorlar. Kur'an'la, sünnet-i seniyeyle, imamların iştihatlarıyla sabit olan şeyleri inkar etmek, ümmet-i Muhammed'in içerisine fitne sokmak. Bunların işi ilim değil, bunların işleri dini ilim de değil. Bunların işleri insanlara doğruyu, iyi, hakikati anlatmak, nasihat etmek değil. Bunların işleri insanların imanlarının İslam'larını bozmak, kalplerine fitne sokmak, kalplerini fitneye bez etmek ve Müslümanların içerisinde fitneyi çoğaltmaya çalışıyorlar. Devlete karşı fitne, insanların kendi aralarında fitne, birbirlerine karşı fitne. Fitneci bunlar. Bakın fitneci, nereden ne çıkarırız da ümmet-i Muhammed'in içerisine veya ülke insanlarının içerisine bir kargaşa yaratabiliriz diye, bir kargaşa oluşturabiliriz diye bakıyorlar.
Allah bizi bu fitnecilerin fitnesinden muhafaza eylesin, şeytanın desisesinden bizleri muhafaza eylesin, şeytanın fitnesinden muhafaza eylesin, şeytanlaşmış akıl, şeytanlaşmış kalp sahiplerinin fitnelerinden bizleri muhafaza eylesin. Akraba bağını koparanlar, akrabalarıyla ilişkilerini kesenler, adam kardeşiyle konuşmuyor. Adam normalde ya insanın kardeşi, kardeşinle ne konuşmuyorsun? Veyahut da annesi babası hatası da olsa ne konuşmuyorsun? Neden anneni babanın hatasından dolayı onunla konuşmamazlık ediyorsun? Bakın bugün kandil, annelerinizi arayın, babalarınızı arayın, kardeşlerinizi arayın, kandilleşin. Ya bir mesaj dahi atamıyor musunuz?
Kandilleşin, büyük olun, küçük olun, kandilleşin. Ya insanların ne zaman öleceği belli değil. İnsanların başına ne zaman ne geleceği belli değil. Sonra pişman olursunuz. Ah bir kardeşimi arasaydım, öldü gitti hadi ara. Ah bir annemle helallaşsaydım. Öldü gitti hadi helallaş. Ah bir babamla helallaşsaydım. Öldü gitti hadi helallaş. Helallaşamazsın. O yüzden kıymetli dostlar birinci derecede annenle babanla, birinci derecede eşler birbirleriyle, birinci derecede çocuklar anne babalarıyla, birinci derecede kardeşler birbirleriyle asla küsmesinler. Asla birbirleriyle bağlarını koparmasınlar. Akrabalarınızla bağlarınızı koparmayın. Komşularınızla bağlarınızı koparmayın.
Sufi kardeşlerinizle bağlarınızı koparmayın. Müslümanlarla bağlarınızı koparmayın. Asla koparmayın. Size yanlışlık yapmış olabilirler. Size eziyet etmiş olabilirler. Size haksızlık yapmış olabilirler. Her ne haksızlık yaptıklarsa yapsınlar, her ne eksiklikleri olursa olsun Allah rızası için bu ölümlü dünyada, bu geçici dünyada birbirlerinizi kırmanıza, üzmenize, birbirlerinize kin beslemenize gerek yok. Bir mal için, ne bileyim işte bir para için, mülk için, bir heva, heves için, bir dünya için insanların birbirlerini kırmalarına, birbirlerini üzmelerine gerek yok. Ha bu gece nefesini verdin, ne yapacak ki? O mal mı seni kurtaracak? Ha bu gece nefesini verdin, o kin mi seni kurtaracak? Ha bu gece nefesini verdin, o helallaşmadığın şeyler mi seni kurtaracak?
Kıymetli dostlar, kıymetli kardeşler, anne babalarınızın dualarını alın. Kardeşler birbirlerine dua etsinler, birbirlerinin dualarını alın. Eşler birbirlerine dua etsinler, birbirlerinin dualarını alın. Alın, helallıklarınızı alın. Ey gençler, çocuklar, anne babalarınızın dualarını alın. Onlar sizin yaşlılarınız ölüp gidecekler hepsi de. Bakın bir salgın geliyor, 65 yaş üstünü vuruyor. Öldü, ne yapacaksınız? Allah muhafaza eylesin. O yüzden akrabalarınıza, komşularınıza, arkadaşlarınıza bağlarınızı koparmayın. Gençler, babalarınızın arkadaşlarıyla bağlarınızı koparmayın. Onlar baba yarısı gibidir. Bayan, kız çocukları, annelerinizin arkadaşlarıyla bağlarınızı koparmayın.
Onlar anne yarısı gibidir. O yüzden muhakkak ki onların gönüllerini alın, onlara hayır dua edin, onların da hayır dualarını alın. Bu gece Allah'ın lütufundan, ikramından, ihsanından mahrum kalacak olanlar, gurur ve kibirleriyle yaşayanlar, gurur ve kibirlerinden etrafında fakir fukara olmayan, gurur ve kibirinden dolayı küçük dağları ben yarattım diyen, gurur ve kibirinden dolayı insanları beğenmeyen, gurur ve kibirinden dolayı kendisini farklı bir kategoride gören, gurur ve kibirinden dolayı insanları hor ve hakir gören,
gurur ve kibirinden dolayı ne yazık ki fakirle, fukarayla, kimsesizlerle, yoksullarla, ihtiyaç sahipleriyle haşir neşir olmayanlar, bu gurur ve kibirleriniz kalplerinizde olduğu müddetçe, cennetin kokusunu kırk yıllık mesafeden duyamayacaksınız. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdular ki, hadis-i şerifte, gönlünde zerrece kibir bulunan asla cennete giremez. Ve Cenab-ı Hak, gönüllerinde kibir bulunanlar, gönüllerinde gurur bulunandıranları, asla cennetine sokmayacak, onları rahmet ve bereketinden uzak tutacak, arabasıyla hava atanlar, evleriyle hava atanlar, paralarıyla hava atanlar, etrafa kibirlenenler, dünya malları, dünya mülkleri, dünya süsleriyle etrafına kibirlenenler, asla mahşer yönünde Allah sizin yüzünüze bakmayacak, peygamberler sizin yüzünüze bakmayacak, Allah'ın mümin kulları sizin yüzünüze bakmayacak, tövbe edin, geri dönün, kibirle yaşamayın, bu kibirli halinizde,
bu kibirli durumunuzda, şeytana dostunuz, şeytana arkadaşsınız, şeytanın yolundasınız. Bu nasıl Allah'ın dostları, velileri var ise, bu dünyada şeytanın da dostları, şeytanın da velileri vardır. Bu şeytanın velileri şirk koşanlardır. Bu şeytanın dostları, anne babaya isyan eden, anne babanın Kur'an ve sünnet dairesindeki doğrularını kabul etmeyen, anne babasına ters düşenlerdir. Ne yazık ki bir toplumda artık, anne babasını döyen çocuklar oluşmaya başladı. Ey anne babalar, çocuklarınızı Kur'an ve sünnet üzerine yetiştirin. Çocuklarınızı Kur'an ve sünnet ahlaki üzerine yetiştirin. Çocuklarınızı Kur'an ve sünneti öğretin. Çocuklarınızı İngilizce öğretecek kadar, İngilizceye ehemmiyet verdiğiniz kadar, Allah'ın kitabına ehemmiyet vermiş olsaydınız, çocuklarınızı Fransızca'ya ehemmiyet verecek kadar, Allah'ın aramlarını öğretmiş olsaydınız, çocuklarınıza okul eğitimlerini ehemmiyet verdiğiniz kadar,
Allah'ın sınırlarını, Allah'ın emirlerini, Allah'ın haramlarını öğretmiş olsaydınız, vallahi de billahi de ehli cennet olurdunuz. Allah'ın sınırlarını unuttuk, Allah'ın aramlarını unuttuk, Allah'ın emirlerini unuttuk. Çocuklarımıza ne güzel para kazanmanın, ne kadar güzel, hoşça vakit geçirmenin yollarını öğrettik. Çocuklarımıza nasıl evliya olunur, nasıl mümin kul olunur, nasıl Allah'a yakın olunur, nasıl Allah'a dost olunur, nasıl yarabbi dediğinde, Allah buyur kulum der, bunun yolunu öğretemedik.
Biz çocuklarımıza okul eğitimi ve okul öğretimi, verdiğimiz kadar çocuklarımıza, Kur'an ve sünneti öğretemedik. Ey eğiticiler, ey öğretmenler, ey camilerdeki imamlar, ey medresedeki imamlar, gelin sokaklara düşün, yollara düşün, bu gençliği kurtaralım, bu gençlik nereye gidiyor, kendimize gelelim. Anne babalar, bu çocuklarımız nereye gidiyor, kendimize gelelim. Anne babalar, bir tarafta Allah'ı zikrederken, çocuklar öbür tarafta, heva ve heveslerine koşarlarken, anne babanın zikri, anne babayı kurtarmayacaktır. Kurtarmaz, kurtarmaz. Hiçbirimizi kurtarmaz. O yüzden çocuklarımıza, Kur'an ve sünneti öğretelim, Allah muhafaza eylesin. Ve onları gururdan, bu noktada, kibirden, onları uzaklaştıralım, kendini beğenmişlikten, uzaklaştıralım, hepsi de kendini beğenmiş.
Herkes her şeyi çok iyi biliyor. Küçücük çocuk her şeyi, her şeyi çok iyi biliyor. Annesini, babasını, Kur'an ve sünneti, Allah'ı dinlemiyor, peygamberi dinlemiyor. Bir gün üstadım öyle dedi bana, böyle bir mevzu oldu, evladım dedim, burada söylüyorum dedi, Mustafa Efendi'nin arkasından konuşmayın diye dedi. Kapının önünde başlıyorlar konuşmaya dedi. Allah'ı dinlemiyorlar, peygamberi dinlemiyorlar. Abdullah Efendi'yi mi dinleyecekler dedi. Ne büyük söz. Allah'ı dinlemiyor insanlar, peygamberi dinlemiyorlar. Anne babayı mı dinleyecekler şimdi? Dinlemiyorlar. Çocuklarımızı bunu öğretelim. Ve ne yazık ki, kibirli bir nesil geliyor. Beğenmeyen, şükretmeyen, hamd etmeyen, bakın beğenmeyen, şükretmeyen, hamd etmeyen bir nesil geliyor.
Siz onların önüne bütün her şeyi dökseniz, daha da fazlasını isteyecekler. Telefonlar beğenilmiyor, bir üst model isteniyor. Bilgisayarlar beğenilmiyor, bir üst model isteniyor. Kıyafetler beğenilmiyor, lüksün de lüksü isteniyor. İsteniyor. Evler beğenilmiyor, daha da lüks olanı isteniyor. Bakın sonra bir korona geliyor, hiçbirisinin de faydası kalmıyor. anlamı kalmıyor. Anlamsızlaşıyor her şey. Anlamsızlaşıyor. Ve her şey, her şey, bir virüsle sükunnete eriyor. Gelin çocuklarımıza biz, hamd etmeyi öğretelim. Gelin biz çocuklarımıza, şükretmeyi öğretelim. Gelin biz çocuklarımıza, Allah ve Resulünün, sınırını öğretelim. Gelin biz çocuklarımıza, kibirliliği öğretmeyelim.
Gelin kendini beğenmişliği öğretmeyelim. tevazuyu öğretelim. İnsanlara alçak gönüllü davranmayı öğretelim. Ve etrafına hizmet etmeyi öğretelim. Şimdi anne babalar hizmet ediyor evlerde. Kız gelmiş, 13 yaşına, 14 yaşına, 15 yaşına, 18 yaşına, 20 yaşına, masaya bir tabak koymuyor. Odasında, hanımefendi, erkek çocuk, gelmiş 15 yaşına, 13 yaşına, 20 yaşına, babasına bir çay getirmiyor. Annesine bir çay getirmiyor. Beyefendi, erkek ya, odasından dışarı çıkmıyor. Kendini beğenmiş. Ne yazık ki, bir nesil geliyor. E ne olacak? Böyle çocuklar, yutobur denilen, ondan sonra, kirpikleri takma, kaşları alınmış, neydi belirsiz, ondan sonra, kimselerin programlarını izlerlerse, biz onlardan ne bekleyeceğiz ki?
Allah muhafaza eylesin. Allah muhafaza eylesin. Evet, anne ve babalarına, isyanda devam edenler, bunlar da ne yapacaklar? Bu gecenin lütuf ve ikramından, ihsanından, faydalanamayacaklar. Neden? Çünkü, Allah'a şirkten sonra, en büyük günah kebair, ana ve babaya asi olmak. Anne ve baba, Kur'an ve sünnet tarihinde, bir şey size söylüyorlarsa, tabi olacaksınız. Allah muhafaza eylesin. Devamlı içki içen, alkolik olmuş, devamlı uyuşturucu kullanıyor. Uyuşturucu müptelası olmuş. Hele şimdiki uyuşturucular, Allah muhafaza eylesin. Hepsi de kimyasal. O kimyasal uyuşturucu kullananlar, Allah hiç kimsenin başına vermesin. Annesine tecavüz edeni mi ararsınız? Kız kardeşine tecavüz edeni mi ararsınız?
Kimyasal uyuşturucu kullananlar, kendi çocuklarına tecavüz edeni mi ararsınız? Anneannesine tecavüz edeni mi ararsınız? Babaannesine tecavüz edeni mi ararsınız? Anneannesinin, babasının, nenesinin, teyzesinin, kolundaki bileziği almak için, kolunu keseni mi ararsınız? Bu kimyasal uyuşturucu kullananlar, akıllarını yitiriyorlar, beyinleri felç alıyor. Beyin hücreleri ölüyor. Ne yaptıklarını bilmiyorlar. Buradan bütün yetkililere sesleniyorum. Bu kimyasal uyuşturucu, kimyasal uyuşturucu üretenler, bunları satanlarla alakalı, çok ağır cezalar, hatta idamı getirmeniz lazım. Bu nesli perişan ediyorlar bunlar. Bu nesli helak ediyorlar. Nerede görülmüş canım kardeşim? Kendi öz annesine tecavüz ediyor adam.
Kendi öz anneannesine tecavüz ediyor. Bu kimyasal uyuşturucuyu kullananlar, kafalarından gidiyor. Ne annesini tanıyor, ne babasını tanıyor, ne hanımını tanıyor, ne kız kardeşini tanıyor, ne kendi çocuğunu tanıyor. Hiçbir şey tanımıyor. Bu beladan kurtulması lazım, ümmeti Muhammed'in. Bu memleketin, bu beladan kurtulması lazım. Ve bunu devamlı kullananlar, bunları devamlı içenler, devamlı sarhoş dolaşanlar, devamlı kafası yüksek dolaşanlar, bunlar da bu gece ne yazık ki Allah'ın lütuf ve ikramından faydalanamayacaklar. Bizim gençliğimizde esrar içenler vardı. Vallahi de billahi de esrar içenler, bunların yanında pimi pak, tertemiz.
Sebep? Bu kimyasal içenler, kafaları gidiyor. Ne yaptıklarını belli değil. Sabahın sekizinde, sekiz buçunda, hepsi de Drakula gibi dolaşıyorlar. Allah muhafaza eylesin. Hepsi de felç geçirmiş gibi. Ağızları bir tarafta, elleri kolları bir tarafta, yolda yürüyecek halde değiller. Rabbim muhafaza eylesin. Ve Cenab-ı Hak, bu ülke insanını, bu kimyasal uyuşturuculardan kurtarsın inşallah. Rabbim muhafaza eylesin. ve Tabarani'de, Hakim'de ve Hakim'in rivayeti, Allah'ın dostları, Allah-u Teala'nın farz kıldığı beş vakit namazı dost doğru kılanlar, orucu borç bilip, mükafatını Allah'tan umarak tutanlar, zekatın borç olduğunu kabul ederek ödeyenler, ve Allah'ın yasakladığı büyük günahlardan sakınanlardır buyurdu.
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ve kendisine sordular. Büyük günahlar hangileridir? Ya Resulallah deliler. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, en büyük günahlar Allah'a ortak koşmak, haksız yere adam öldürmek. Şimdi öyle bir şey oldu ki, adam hiçbir şey yok. yoldan geçene güm güm güm ateş ediyor, haksız yere öldürüyor. Allah muhafaza eylesin. Savaş alanından kaçmak, bakın bunlar en büyük günahlar, sihir yapmak ve yaptırmak, yetim malı yemek, riba, faiz yemek, Müslüman olan anne ve babaya asi olmak, namuslu kadına iftira etmek, kıblega olan harem-i şerife saygısızlık etmek, orada haram ve yasak olanları helal tanımak, kim ki bu büyük günahlardan kaçınır, namazını kılar, orucunu tutar ve zekatını vererek ölürse, kapıları altın işlemeli olan cennet bahçelerinde, Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme arkadaş olur buyurdu,
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Tekrar okuyorum, en büyük günahlar, Allah'a ortak koşmak, haksız yere adam öldürmek, savaş alanından, meydanından kaçmak, sihir yapmak ve yaptırmak, yetim malı yemek, riba, faiz yemek, Müslüman olan anne babaya asi olmak, namusluk adına iftira etmek, kıblegah olan harem-i şerife saygısızlık etmek, orada haram ve yasak olanları helal tanımak, kim ki bu büyük günahlardan kaçınır, namazı kılar, orucunu tutar ve zekatını vererek ölürse, kapıları altın işlemeli olan cennet bahçelerinde,
Muhammed'e arkadaş olur. Allah bizi ona arkadaş olan, bizi ona dost olan ümmetlerden eylesin inşallah. Kıymetli dostlar, beraat gecesi sohbetimiz, burada sona erdi. İnşallah şimdi, sorularınızı cevaplamaya gayret edeceğiz. Önümüzdeki hafta inşallah Allah'tan bir şey gelmezse, pardon, Perşembe günü, saat 9'da sohbete başlamaya gayret edeceğiz. Saat 9'u 10 geçe, 15 geçe, çeyrek geçe filan ezan okunuyor. Ezandan sonra işte salatu selamdı, duaydı. Burada cami de çok yakın. O yüzden biz buradaki o ezanı, tekbiri, duayı kesmemek adına biraz geç başlıyoruz. Ama bu sefer de sohbet de çok geç bitiyor. Sizi de burada karşıda bekletmek zorunda kalıyoruz. O yüzden dedik bu akşam da ezan, dua, salatu selam, tekbirler bitsin.
Ondan sonra başlayalım dedik ama gecikiyoruz. O yüzden önümüzdeki Perşembe günü, Allah izin verirse inşallah, biz önümüzdeki Perşembe günü, tam 9'da ilan ettiğimiz gibi, başlayacağız inşallah. Sorularınıza geçiyorum. İnşallah Rabbim muhafaza eylesin inşallah. Bir kardeş selamla aleyküm demiş ve aleyküm selam. Bir kardeş bir YouTube'dan bir şey atmış, bir YouTube'la alakalı bir şey paylaşmış.
Çok özür dilerim bu videoyu attığım için ama akşamki efendimize sorduğum soruyu, ben yıllar önce Çübbeli Hoca'da duymuştum. Efendime faziletini onun için sordum. İletirsiniz, sevinirim demiş. Kıymetli kardeşler, biz buradan şu anda YouTube'u açıp, 1 saat 28. dakikada ne var diye bakabilecek noktada değiliz. Bir kardeş, bir rahat kandilimizi mübareklemiş. Allah razı olsun. Yine bir rahat kandilimizi mübareklemiş. Allah razı olsun. Kimse yazmış, diri iken nasıl ölünür? Bugün Twitter'da bahsettiğim, herhalde yazdığım bir şeydi. Normalde ölümün bir mecburi istikameti vardır. Her nefes ölümü tadacaktır.
O kimse vakti saati geldiğinde ölür. Bizim bahsettiğimiz ölüm bu ölüm değil. Bizim bahsettiğimiz ölüm ihtiyari bir ölüm. Bu sufi terbiyesi alanlar için geçerlidir. İhtiyari ölüm nedir? Bir kimse birinci derecede, Cenab-ı Hakk'ın emrettiği farzları yerine getirir. Ve nafilelerle farzları yerine getirir. Haramlardan uzak durur. Bu ölümün birinci safhasıdır. Siz farzları yerine getirirsiniz. Haramlardan uzak durursunuz. Bu ölümün birinci safhasıdır. Bu ölümü yaşayamayanlar ikinci ölümü yaşayamazlar. İkinci ölüm nedir? Nafilelerle o kimsenin Allah'a yaklaşmasıdır ki, o kimsenin artık kendi heva ve hevesinden istekleri yoktur. Her şey kalbine gelen ilhamlı olur.
Ve o kimse artık böyle Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetlerine o kadar aşinalık olur ki, kendine ait bir ameli kalmaz. Bakın kendine ait bir ameli kalmaz. Her şey sünnet-i seneye göre olur. Bu ikinci ölümdür. Üçüncü ölüm, o kimsenin Allah'ı sevip, Allah'a yaklaştıkça yaklaşmasıdır. Artık o kimsede Allah'ın ilhamından başka hiçbir şey kalmaz. Direkt Allah ona ilham eder neyi nasıl yapacağını. Bu işte ölmeden önce ölünün sırrının son halidir. Allah cümlemizi onlardan eylesin inşallah. Yine bir kardeş berat kandilimizi mübareklemiş. Bunları normalde okumayayım artık berat kandil mübareklerini. Bütün beratımızı mübarekleyen bütün kardeşlerin beratları da mübarek olsun inşallah.
Bir kardeş sormuş, itikafta konuşmanın ölçüsü nedir diye. Normalde bir kimse itikafa niyet ederse, zaruret miktarınca evlerdeki itikaflarda konuşulabilir. Bunda bir sıkıntı yok. Ama böyle boş lakırtı, boş lafa gerek yok. Bazen sufice itikaflar olur. O sufice itikaflarda üstad ona sufice belli ölçüler koyar. Mesela dünya kelamı konuşmayacaksın gibisinden. O zaman o kimse dünya kelamı konuşmaz. Eğer böyle bir yasak konmadıysa, böyle bir emir verilmediyse, zaruret miktarınca o kimseler itikafta konuşabilirler. Bir kardeş rüya yazmış, sınava tabi tutulmuş bir kardeş de, o yüzden on puan aldım demişler sonunda.
O kardeş dinliyorsa sonra rüyasını bana atsın inşallah. Soru, ulu vakan cennet mekan Sultan Abdülhamid Han Hazretlerini tahtından alaşağı edip, darbe yapanlara desteği olduğunu sohbetlerinizden ve sonraki araştırmalarından sonucu öğrendiğim, Mehmet Akif Ersoy, Bediüzzaman Said-i Nursi ve hazırladığı hal fetvasını, meclis kürsüsünden okuyan Elmalı Hamdi yazıra karşı kalbimde derin bir soğukluk oluşmuştur.
Bu konu hakkında kıymetli fikirlerinizi bizlerle paylaştırmışsınız. Herkes hata yapabilir, herkes eksiklik yapabilir, herkes yanlış iştahat edebilir. Bunlar da bir iştahat adası var. Mehmet Akif Ersoy olsun, Bediüzzaman Said-i Nursi olsun veya Elmalı Hamdi yazır olsun. Bunların niyetlerinden inşallah biz öldüler gittiler, hesaplarını Allah'a verecekler. Biz niyetlerini sorgulamayız ama tabi sonradan bunların hata yaptıkları çıkıyor meydana ama bilemeyiz. Allah iyi etsin inşallah. Arkadaşlar uzun rüyalar var, okuyamıyorum hakkınıza helal edin. Hayırlı kandiller yakın bir zamanda dünyada farklı ve yüksek bir frekansta, yani 5G'ye geçen cep telefonu operatörlerinin insanı olumsuz olarak yaydığı farklı bir frekansta Covid-19'u tetikleyebilmesi mümkün müdür?
Eğer öyleyse esmaların, Kur'an'ın veya zikrullahın da karşıtı frekansları mevcut mudur? Geceniz hayır olsun. Muhakkak bu dünyada bu alemde, kainatın her şeyin bir frekansı var. Zikrullahın da frekansı var, duanın da frekansı var, namazın da frekansı var. Normalde 5G mevcut olmayan bir frekans değil veyahut da 6G'si, 7G'si, 8G'si. Bu frekanslar da dünyada mevcut. Onların bunları tetikleyebilir mi? Tetikleyebilir ama teknoloji bu noktada geri kalacak değil. Tetikleyecek değişik şeyler. Her şey tetikliyor. Yani normalde hazır gıdalar tetiklemiyor mu? Biz hazır gıdalarla beslenmemiş olsaydı, kimyasallar bizim vücudumuza girmemiş olsaydı, bizim bağışıklık sistemimiz ve normalde bu noktada güçlü olsaydı biz bu hastalıklara yenilmezdik.
Mesela devletimiz gerçekten bu koronavirüsle alakalı devlet, hükümet, millet el ele harika bir şekilde mücadele götürüyor. Bunu yatsıyamayız. Bu kenar atılacak bir şey değil ama bizim normalde geleneksel veyahut da dini olarak edindiğimiz kültürümüz buna katkı sağlıyor. Temizlikle alakalı, ellerimizi, yüzlerimizi yıkamakla alakalı. Mesela namaz kılmayanımız dahi sabahleyen kalktığında bizde elini yüzünü yıkar. Namaz kılmayanımız dahi temizliğine devam eder, temizliğine dikkat eder. O yüzden bu toprakların terbiyesidir. Biz tuvaletlerde silmeyiz, yıkarız. Taharet noktasında bizim için önemlidir. Bu sonradan Avrupa'dan geldi bize kağıtla silmek. Yani biz yıkarız, genel olarak insanlar yıkarlar.
Yani bizim insanlarımız yıkar tuvaletten sonra uzuvlarını. Yıkayın zaten. Bu normalde necaset çünkü necis bulaşıyor insanların her tarafına. Bunun gibi bizim geleneksel ananevi kültürümüz bizi ayakta tutuyor. Bu gıda noktasında da biz geleneksel, natural gıdalarımız bizim bağışıklık sistemimizi kuvvetlendiriyor. O yüzden her şeyi teknolojiye bağlamak, her şeyi böyle kötülükleri de, iyilikleri de teknolojiye bağlamak çok hoş bir şey değil. Yani normalde 5G de üretecek. Bir müddet sonra 6G, 7G de, 8G de üretilecek. Bir müddet sonra elektronik, manyetizma daha da artacak dünya üzerinde. Biz insan olarak genetiğimizi muhafaza edelim, insan olarak DNA'larımızı koruyalım, biz insan olarak naturelliğimizi koruyalım, bağışıklık sistemimizi yüksek tutalım. Bakın, her türlü kötülükten uzak duralım.
Bağışıklık sisteminin bir manevi korumaları var. Yani bir kimse haramla iştikal ediyorsa onun bağışıklık sistemi bozulur. Haramla iştikal ediyorsa onun bağışıklık sistemi çöker. Neden Hz. Ali radiyallahu anh hazretleri rahatsız olana, hasta olana tövbe et diye tavsiyede bulunuyordu? Sebep ne? Çünkü haram işleyen, günah kebalinin içerisinde duran bir kimse, tövbe etmeyen bir kimsenin bağışıklık sistemi çöker. Siz buna inanmazsınız şimdi, maddecisiniz ya, siz akılcısınız ya, buna inanmazsınız. Ben öyle inanıyorum canım kardeşim. Çünkü eğer haramlarla iştikal ediyorsan, haramların içerisinde yüzüyorsan, senin bağışıklık sistemin çökmüş vaziyette. Her türlü hastalık, sen böyle upuzun, dalyan gibi dolaşırken seni çökertir. Eğer çabucak hasta oluyorsanız, çabucak günaha giriyorsunuz demektir.
Çabucak rahatsızlanıyorsanız, çabucak günaha giriyorsunuz çünkü. O yüzden günaha girmeyi çabuklaştırmayın. Onu engelleyin. Onu normalde tehir edin. Bekle, sabret, hemen kalbini bozma, hemen aklını bozma. Hemen içini bozma. Diline sahip çık. Diline sahip çık. Kalbine sahip çık. Allah'ı zikirle kalbine sahip çık. Dilini de tut, muhafaza et. Hemen günaha girme. Hemen dedikoduya düşme. Hemen gıybete düşme. Hemen suizana düşme. Hemen laf yetiştirme. Hemen laf dolaştırma ortalıkta. Dilin fitneci olmasın. Dilin zikirci olsun. Dilin fitneci olmasın. Dilin nasihatçı olsun. Dilin sert olmasın. Dilin yumuşak olsun. Evladına dair nasihat ederken yumuşak nasihat et.
Kimden öğrendin böyle sert nasihat etmeyi evladına? Kimden öğrendin eşine sert konuşmayı? Kim öğretti sana? Allah diyemezsin. Hz. Resulullah diyemezsin. Sallallahu aleyhi ve sellem. Allah'ın veli kulları diyemezsin. Kimi diyeceksin o zaman? Bir tek şeytan kalıyor. Şeytan öğretti sana sert konuşmayı böyle. Müminlere karşı şefkatli ve merhametli kafirlere karşı şedid konuşacaksın. Müslümanlarda bunun şimdi tersi var. Müslüman, Müslümanı görünce şedid konuşuyor. Ağzına gelene her türlü şeyi söylüyor. Kafire gelince uspus oluyor. Ayet inkarcısına uspus oluyoruz biz. Hadis inkarcısına uspus oluyoruz biz. Dinimize küfreden, hakaret edene uspus oluyoruz biz. Maneviyatımıza hakaret edene uspus oluyoruz.
Müslümana ver yansın, çek uzansın yapıyoruz. Bir derviş bir suci görünce ver yansın, çek uzansın yapıyoruz. Ama nemalandığımız kafir de gavur da olsa onun önünde el pençe duruyoruz. Allah muhafaza eylesin. O yüzden günaha devam eden ve tövbe etmeyenler, onların frekansları bozuk, DNA'ları bozuk, onların genetikleri bozuk, onların bağışıklık sistemleri bozuk, onlar çabucak hasta olurlar. Tövbe eden, Allah'ı zikreden, haramlardan uzak duranlar, bağışıklık sistemleri kuvvetlidir. Hele helal yiyorsa, helal ve temiz olanlar sizin yenilmesi müsaade edildi. Helal olması yetmiyor. Bir de temiz olacak. Bakın et helaldir. Etin temiz olması nedir? Kanının akıtılmasıdır. Et helaldir. Temiz olması nedir?
Hayvanın necaset yememesidir. Et helaldir. İstediğiniz kasaptan gidin, alın et. Ama o hayvan helal yemesi lazım. Helal beslenmesi lazım. O hayvan helal yiyorsa, yani temiz besleniyorsa onun eti temizdir. O hayvan temiz beslenmiyorsa, o hayvanı yenmesi caiz değil. O hazır gıdalar içinde hep kimyasallar var. Temiz olduğunu kim iddia eder onun? Kimse iddia edemez. Cepsi yiyorlar. Değil mi? Hazır bir sürü paketlenmiş gıda var. Hazır bir sürü paketlenmiş gıda var. Onları helal diyebilirsiniz siz. Temiz diyebilir misiniz? Allah muhafaza eylesin. O yüzden temiz gıdalar, onların genetikleri bozulmaz. Rabbim bizi muhafaza ettiği kullarından eylesin inşallah. Selamun Aleyküm.
Cumhurbaşkanımızın başlatmış olduğu Biz Bize Yeteriz. Türkiye bağış kampanyasına sekat verilebilir mi? Yapılan bağış zekattan düşer mi? Şimdi normalde bağış yapanlar da, zekat ödeyenler de, hepsi de bir hesapta toplanıyor. Şimdi öyle olunca, zekat kimlere verilir? Fakirlere, meskinlere, Allah yolunda cihat edenlere, borçlulara, yolda kalmışlara. Eyvallah. Peki bu paralar kimlere ödenecek? Nasıl ödenecek? Bu bilinmiyor. Burada sıkıntı var. Bunu normalde sadaka olarak, bağış olarak yaparsak, daha hoş olacağı kanaatindeyim. Selamun Aleyküm. Beraat kandilimiz mübarek olsun.
Beraat gecesinde ne olmuştu? Duhan suresine göre, Beraat gecesinde, Kur'an-ı Kerim komple, tabiri caizse, büyük kitap olan, Ümmül Kitab'a indirildi. Yani lef-i mahfuz'a indirildi. Bu geceye de biz, o yüzden Beraat gecesi dedik. Bu geceyi böyle kutlamışlar. O yüzden normalde biz o geceyi, Beraat gecesi olarak kutladık inşallah. Kusura bakmayın, genelde rüya okumayacağım. Çok vaktimiz alıyor rüyalar. Selamun Aleyküm.
Beraat kandiliniz hayırlı mübarek olsun. Amin. Dinimizi, yaşantımızı kimi örnek olarak yaşamalıyız. Hakkınızı helal edin. Bizim örnek alacağımız dini yaşantıda bir tek kimse var. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ve ashabı. O yüzden biz dinimizi yaşayacaksak, benim bildiğim, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini ve ashabını örnek alarak yaşamamız gerektiğine inanıyorum. Selamun Aleyküm. Bu gece yüz rekat namaz kılmak vacip mi? Açıklar mısınız? Normalde vacip diyemeyiz. Nafile bir şekilde namaz kılabilir. Ama kaza namazı kılmanız daha hoş. Kaza namazı kılalım inşallah. Selamun Aleyküm. Birini kıyabında övmenin, iyiliğini anlatmanın ölçüsü nedir? İyilik gördüyse bir kimse, ona karşı, onun iyiliğini etrafında anlatması, arkasından anlatması, hadiste sabit.
Ne kadar, ben ondan iyilik gördüm, ben ondan hayır gördüm deyip, onun iyiliğini anlatması, hadiste sabit. Ve iyilik gördüğü bir kimse, normalde iyiliğini anlatmazsa, nankörlerden olarak nitelendirilmiş. Allah bizi nankörlerden eylemesin. Kimden bir iyilik gördüyseniz, onun iyiliğini bu noktada, gerçekten arkasından met edin. Sebebi şu, yeryüzünde iyilik yapanlar artsın. İyilik yapanlar ve iyilikler met edilsin ki, iyilik hakim olsun. Bunu nefis yapmayın. Bu da bir kibirliliktir. Bir kimse birisinden bir iyilik gördü, ondan görmüş olduğu iyiliği anlatmazsa, ondan görmüş olduğu iyiliği met etmezse, ondan görmüş olduğu iyiliği dillendirmezse, kibirlilik yapmış olur.
Bunu yüzüne söylemek uygun değil. Mesela işte bir kimse kalkacak, bir kimsenin yüzüne, işte ben senden çok iyilik gördüm de, sen şöyle iyi insansın da, böyle bir kimsenin yüzüne bir avuç toprak atın diyor, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri. Ama birisinden iyilik görmüş. Bunun arkasından o kimsenin iyiliğini met edecek. Bakın arkasından onun iyiliğini bir met edecek. Hz. Ali radiyallahu anh Hazretleri, bana bir harf öğretenin, onun kölesi olurum demiş. O yüzden size bir harf öğrettiyseniz, size bir iyiliği dokunduysa, size birisi bir iyilik yaptıysa, sizin o iyiliğe karşı, hamdinizin, teşekkürünüzün karşılığı, onun iyiliğini anlatmaktır.
Onun iyiliğini yaymaktır. İşte X bir yerde şöyle bir iyi adam var, bana şöyle bir iyilik yaptı. X bir yerde şöyle bir iyi bir kadın var, bana böyle bir iyilik yaptı. Ya benim filanca komşum çok iyi bir insandır. Veya filanca ev sahibim çok iyi insandır. Filanca dükkan sahibim çok iyi insandır. Filanca çok iyi insandır. Filanca çok iyi tüccardır, çok iyi insandır. Borcunu zamanında öder. Filanca işçi, valla ben işçimden memnunum, işini hakkıyla yapar, çok iyi bir iş çıkarır ortaya, iyi bir işçidir. Filanca patron, iyi bir patrondur. Bizim maaşlarımızı aksatmaz, bize tasaduk eder, arada sırada harçlık verir. İyi bir patrondur. Bunları iyilikleri dillendirmek, iyilikleri söylemek, iyilikleri bu noktada insanlara yaymak, iyi bir harekettir.
Biz onlardan olalım inşallah. Ne yazık ki bizim insanlarımız, böyle birisinin iyiliğini söylemekten inticap ediyorlar. Bu sünneti biz terk ettik. Ve ortalığı kötülüklere bıraktık. Biz şimdi kim normalde ne kadar günah-i kebar işliyor, onları dillendiriyoruz. Biz kimleri methediyoruz? Bir bakalım. Kimleri dillendiriyoruz? Bir bakalım. Allah muhafaza eylesin inşallah. Allah'ın kuldan razı olabilmesi için, önce kulun Allah'tan razı olması gerekir. Normalde bu işin farklı, selamünaleyküm diye başlamış kardeşimiz, bu işin farklı yönü. Yani bu nedir? İşte suficedir bu davranış.
Allah'tan razı olacak o kimse. İyi canım kardeşim. Adam haramı işleyerekten Allah'tan razı olması beklenir mi? O yüzden sıkıntılı bir durum. Allah muhafaza eylesin. Malatya'dan Hamza kardeşin selamı var. Ve aleyküm selam. Selamünaleyküm. Kandiliniz mübarek olsun. Size iki sorum olacak. Bir, evde bir iki saatlik itikafa girdiğimiz takdirde size bilgi vermemiz gerekir mi? Normalde sufi kardeşler itikafa gireceklerse bana bilgi verebilirler veya başlarındaki zakirlere bilgi verebilirler. Onlar bana ulaştırıyorlar genelde. İkincisi evvâ bin namazı. İki rekat mı kılanır? Normalde Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri iki rekat da altı rekat arasında kılardı.
Normalde bir kimse iki rekat da altı rekat da veya dört rekat veya altı rekat da kılabilir. İki sorum olacaktı. Birinci sorum. Allah kalpten nasıl zikreder? Normalde bir kimse diliyle zikrullaha başlar. Dilden sonra o zikir insanın kalbine iner. Veya kalbinde Allah'a karşı devamlı bir muhabbet, kalbinde Allah'a karşı devamlı iştiyak, kalbinde devamlı Allah'la bir alışverişi var ise kalbe zikrullah inmiştir.
Namaz kılarken Allah'ı görerek nasıl kılabiliriz? Cenab-ı Hak inşallah sizi o hale ulaştırsın. Biz namazı tadili erkanın üzerine kılmaya gayret edelim. İnşallah o da olur. İnşallah. Hayırlı geceler rüyamda Peygamber Efendimiz'i gördüm. Sevgi ve muhabbet ediyorduk. Birkaç gün sonra da sizi gördüm. Önemli bir günde yine sohbet ederken bir tesbihatı çekmemizi söylediniz. Allah mübarek eylesin. Bol bol salatu selam çek inşallah. Allah mübarek etsin inşallah. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'ni görmek lütuftur, ikramdır, berekettir, imandır, İslam'dır, ihsandır. Rabbimizi cümlemizi Hz. Muhammed-i Mustafa'yı rüyasında görenlerden eylesin inşallah.
Selamün aleyküm. Ne yaparsak Allah'a çabuk yaklaşır ve ona karşı muhabbetimiz, şevkimiz çok çok artar. Aşık oluruz bu manada. Hadis-i kudsi belli kıymetli kardeşim. Kul farzları yerine getirmekle Allah'a en sevgili, en güzel işi yapar. Nâfilellerle ona yaklaşır ve onu sever. Allah bu üç adımı bizi atanlardan eylesin inşallah. Selamün aleyküm. Ders çekerken odaklanamıyorum. Sürekli başka şeyler düşünürken buluyorum kendimi. Dersimi çekerken nasıl odaklanabilirim? Uyanık olacağız. Ey Davut uyanık ol demiş ya, biz de uyanık olacağız. Girdiğimizdeki tövbenin haricinde nasıl tövbe etmemiz daha uygundur? O tövbe ne oldu ki? İnanmadınız mı o tövbenin tövbe olduğuna?
Boş mu geldi? Hafif mi geldi? Nefsi öldürmek mi gerekir? Yoksa ilahi aşkı yaşamak için yaşatmak mı? Ve nefis bir duygu mudur? Duygu olmadığında ilahi aşk yaşanır mı? Nefsi öldürmek yoktur. Terbiye etmek vardır. Bir kimse nefsi terbiye ederse o zaman ilahi aşk arkasından gelir zaten. Nefsini terbiye etmeyenler, nefsini temize çıkaranlar ilahi aşka giremezler, dalamazlar. Benim adım Barbaros Kadir Yeter. Tekkenin ilk Zeybek ekiplerinden biriyim.
Canan Yeter'in oğluyum. Sorum şudur ki, Diriliş Ertuğrul'u, Kuruluş Osman, Paydat Abdülhamit dizilerinin konsept danışmanı olan Selman Kayabaşı'nın Halil İnancık'ı kaynak göstererek yazdığı Kor Kurt isimli kitapta Mevlana Celalettin Rumi ve Şems Hazretleri için yazılan yazının bir kısmını göndermek istiyorum. Şems Hazretleri Şems Hazretleri'ni Alaaddin Çelebi'nin öldürüp kuyuya atması, Kimya Hatun'u Şems Hazretleri'nin öldürdüğü, Mevlana'nın Anadolu'da halkı, Moğollar Allah'ın ordusu da karşı çıkmayın deyip halkı katledilmeye zorlaması,
müritlerinden Ceca Bey'in de Moğollar'a karşı isyanları kılıç zoruyla bastırıp Hoca Ahmet Yesevi öğrencisi Ahi Ervan'ı şehit etmesi anlatılıyor. Bunların doğruluğu konusunda ne buyurursunuz? Şems Hazretleri'ni Alaaddin Çelebi öldürmedi. Şems Hazretleri ile alakalı normalde araştırmalar var. İranlı bir araştırmacıya göre Şems Hazretleri, Hazreti Mevlana Ceratürn Hazretleri'nin şehri olan Konya'dan tekrar Tebriz'e gider ve orada vefat eder.
Orada evlenir, orada çocuklar olur. Kimya Hatun da onun aşkından dolayı arkasından o da bir müddet sonra hasta olur, ölür. Bunlar hep böyle boş muhabbetler. Hazreti Mevlana ile alakalı işte Moğollar Allah'ın normalde ordusudur, karşı çıkmayın diye söylediği, böyle bir söz söylediği, hatta Moğol ajanı olduğunu dair söylerler. Bunlar böyle iftiradan başka bir şey değil. Hazreti Mevlana'yı tanımayan insanlar, Hazreti Pir'i tanımayan insanlar. Bunlar ne yazık ki Allah muhafaza eylesin, mutlif şeyleri duyuyoruz ve üzülüyoruz. Kandiliniz mübarek olsun, 80 gram üstü 14 ayar altının zekatı nasıl verilmelidir? Bir de bu mübarek gecede bizler de ayır duanızı almak isteriz.
Allah muhininiz olsun, 80 gram altını olan işte 40'ta bir olan parasını ödeyecek. Bu kadar basit. Kandiliniz mübarek olsun, Ankara, Kalecik'ten, Esat ve Gökhan. Allah razı olsun, selam olsun Ankara'lılara inşallah. Dua etmeye inancım çok azaldı.
Hadis-i şeriflerde ısrarla isteyin, duam kabul olmadı demedikçe dua kabul olunur buyuruyor. Ama ben ısrarla dua ettikçe hala aynı karanlığın içinde boğuşuyorum. Bu yüzden bir şeylere tutunmakta çok zorlanıyorum. Bunu nasıl aşacağım? Belki de günahlarım, dualarımın kabulüne engel oluyor bilemiyorum. Bana husus olarak dua edermişsiniz, hakkınızı helal edin demiş. Bunu yazan kardeşe söylüyorum. Allah'ı çokça zikret. Allah'ı çokça zikret, Allah'ı çokça zikret inşallah. Selamünaleyküm. Bu sene itikafa niyet etmiştim. Virüs dolayısıyla camilerde bu ibadetimizi nasıl yapabiliriz? Daha durun bakalım ya. Ramazan'a daha zaman var. Bekleyin. Allah'tan ümit edin inşallah. Ben koronavirüsle olan mücadelede gerçekten devlet olsun, onun olsana sağlık sektörü olsun ve komple millet olsun.
İyi bir sınavdan geçiyoruz ve iyi bir mücadele ediyoruz. Bunun çok uzun sürmeyeceğine inanıyorum. Yani bu meselede birkaç haftaya kadar inşallah bu meseleler daha da yavaşlayacağına, gerileceğine inanıyorum. İnşallah sabredin. Yani ben bu ayın sonuna varmazdan bu karantinaların, şehirler arası karantinanın kalkacağına inanıyorum. İnşallah herkes işine gücüne yeniden döneceğine inanıyorum. Yalnız buna hazır olsun herkes ondan sonra. Devlet de bunu kendi yüzlerine aldı. virüslerden korumak için ağzını burnunu kapatıp ondan sonra muhafaza edip öyle dışarı çıkmayı. O yüzden herkes virüsten koruma yollarını iyice tatbik etsin dışarı çıkanlar. Bu devletin yönergelerini tatbik etsin.
Bir an önce normal hayata dönelim. Yoksa gerçekten küçük esnaf, orta esnaf durumu iyi değil. O yüzden bilhassa küçük ve orta esnafların bu zorluklarının kalkması bu milletin bu virüsle alakalı mücadelesine bağlı. Biz bu mücadeleyi büyük bir özveriyle, gayretle yapalım. Biz birbirimize bu noktada kenetlenelim. Böyle devlete karşı bu virüsle mücadeleyi zayıflatmak isteyenler, devletin virüsle olan mücadelesini zayıflatmak isteyenler ne yazık ki bir güruh var ülkede.
Böyle bir yerde hata olsun, bir yerde kusur olsun, bir yerde yanlışlık olsun da şu virüs yayılsın diye bakıyorlar sanki. Allah muhafaza eylesin. O yüzden böyle devletin bu başarısından, sağlık bakanlığının ve sağlıkçıların bu başarısından, milletin bu başarısını çekemeyen insanlar var. Ne yazık ki var. Sosyal medyada görüyoruz bunları, televizyonlarda görüyoruz. O yüzden inşallah biz devletin çizmiş olduğu yönergeleri takip edelim. Bu sosyal mesafe denilen mesafeye dikkat edelim. Dışarı çıkarken ağzımızı, burnumuzu örtelim. Biz bu noktada kendimizi koruma altına alalım. Allah muhafaza eylesin. Biraz hücudu kırık olanlar, kırıklık hissedenler, gribel enfeksiyon geçirenler, evlerinde dursunlar, aile içerisinde dahi kendilerini izole etsinler.
Biraz da kırıklığı var. İzole etsin kendini ya, gitsin bir odada otursun ya, gitsin orada fazla yaklaşmasın. Üzerinde kırıklık var. Ne me lazım? Bilhassa dışarı girip çıkanlar, mesela işte ailenin erkeği girip çıkıyor. Eğer üzerinde varsa bir kırıklık kendini izole etsin. Ve evine gelirken kendisini temiz tutsun. Hemen evine girer girmez kendisini temizlesin. Ondan sonra ailesiyle görüşsün. Yani bunlara dikkat edilsin biraz. Çünkü bilhassa dışarı girip çıkan erkekler veya bayanlar bu konuda dikkat etmezseniz düşünebiliyor musunuz? Ailenize hastalık getiriyorsunuz ya. Ne kadar kötü bir şey. Allah muhafaza eylesin. O yüzden inşallah Ramazan ayına kadar bu meseleler hafifler.
Ramazan ayını böyle tatlı, huzurlu bir şekilde geçiririz. Dikkat edelim inşallah. İtikaftan namaz kılıp Kur'an okumak uygun mu? Uygun. Yani bir kimse itikafta hadis okur, Kur'an-ı Kerim okur, zikrullah yapar, namaz kılar, yapar, uygundur. Selamun aleyküm. Eşim ve oğlum namaza başladı. Daim olması için dua edin inşallah. Bu gece dualarınıza katın. Bizi de kandiliniz mübarek olsun. Allah ümmeti Muhammed'e yardım etsin. Gönül arzu eder ki bütün ümmeti Muhammed beş vakit namazını kılsın. Çoluğundan, çocuğundan herkes namazlarını kılsın. Dinini yaşasın. Şu geçici olan şu dünyada ahiretini tamam etsin de gitsin inşallah.
Selamun aleyküm. Kandiliniz mübarek olsun. Dersimi çekerken zikrullah dinleyerek ya da ilahi dinleyerek çekiyorum. Bunda bir sıkıntı var mı? Yok. İkinci sorum. Kız kardeşim her gece rüyasında anlatamadığı şeyler görüyor. Çok etkileniyordu. Uyumak istemiyordu. Artık abdesti yatmayı denedi. Ayet-i Kürsi okudu, yattı. Bildiği her sürüye okudu, yattı. Yine de değişmedi. En sonunda çektiğim dersi çekip öyle uyu dedim. O günden beri Allah'a şükür görmüyor. Ama artık dersi almış mı oluyor? Bunun idrakında olarak çekmemişti. Olsun. O dersi çeksin inşallah. Allah şifa versin inşallah. Rabbim muhafaza eylesin. Zikrullah şifadır. Kandiliniz mübarek olsun. Çok yakın akrabam tarafından cinsel istismarı uğramıştım.
Kendilerini silmiştim. Günah keber olur mu? Hayır. Onlarla bağlarımı devam ettireyim mi? Yani bu sizin psikolojisinizi rahatsız eder. Bu böyle sıkıntı olur. O yüzden onlarla olan bağınızı devam ettirmek zorunda değilsiniz. Onlarla olan bağınızı bence devam ettirmeyin. Derim ben psikolojik olarak. Onlar normalde bu konuda utanmayacaklarsa, utanmıyorlarsa bu onların şeyi. Eğer psikolojiniz bu noktada zayıf değilse onların bulunduğu ortama gidip onların gözlerinin içine baka baka ayakta olduğunuzu, dipdiri olduğunuzu, dimdik olduğunuzu onların utanması gerektiğini söyleyin. Benim tavsiyem ikincisi. eğer onlarla aynı ortamda olduğunuzda psikolojiniz bozulmayacaksa onların bulundukları, yani normal ortama çıkın, gitmeniz gereken yeri.
Çünkü onlar orayı terk etmek zorunda kalsınlar. Siz geri adım atmayın. Bakın, İslam dünyasında veya bütün dünyada olan bir şey var. İstismara uğrayan kendisini örtüp kapatıyor. İstismara uğrayan kendisini geri çekiyor. Aile içinde bir istismar oldu. Aile içinde bir istismar olduysa istismara uğrayan kimse istismar edenlere haykıracak. Siz istismarcısınız, siz bu toplumda yeriniz yok, siz bu toplumu terk edin. Bu akraba topluluğunu terk edin. Siz bu şehri terk edin deyip onlara terk ettirecekler. Ve istismara uğrayan, ister kız çocuklarımız olsun, ister erkek çocuklarımız olsun, biz onlara psikolojik olarak destek olalım, her türlü desteği yerine getirelim, onların toplumda başları dik bir şekilde yaşamalarını sağlayayım.
Tüylerin diken diken oluyor. İstismarcılar bu toplumdan defolup gitsinler. İstismarcılar yaptıkları istismarın kötülüğüyle, vicdan azabıyla çöküp gitsinler. O yüzden biz terk etmeyelim. Biz de akraba topluluğunu da terk etmeyelim. Hatta bunu söyleyelim, onlar da akrabaların içerisinden rezil zevil olsun. İstismara uğrayanlar sustukça, bu istismarcılar istismarlarına devam edecekler. İstismarcılar rezil olsunlar, zevil olsunlar ki, hiç kimse böyle bir şey bir daha tevessül etmesin. Geçmiş olsun. Selamünaleyküm. Birisi bir kurala ya da programa uymayınca günah mı işler? Ben 9 yaşındayım, adam adım Osman. iyi akşamlar, kandiniz muhalek olsun, ellerinden öperim.
Şimdi eğer kurallar vardır, mesela o kurallara uymayınca insan, o programa uymayınca evet günah işler. Mesela namaz bir kuraldır, uymazsa günah işlemiş olur. Veyahut da oruç, Ramazan'da bir kuraldır. Sen daha 9 yaşındasın, bu kurallara uymak zorunda değilsin, dini, ibadet noktasında. Ama bir kurallara uymazsa bir kimse, evet günah işler. Ama mesela, devlet demiş ki, örneğin, 20 yaşa kadar hiç kimse sokağa çıkmasın. O kimse sokağa çıkarsa, yine kuralı ihlal ettiği için, yine günah işleymiş olur. Bir başkasının hakkına giriyor çünkü. Selamünaleyküm. Kur'an-ı Kerim, beraat gecesinde toptan indirilmesindendir. Hikmetler nelerdir?
Cenab-ı Hak toptan indirmiş, biz böyle iman ederiz, bundan, işte hikmet nedir diye bakmayız, sufiler olarak. Yani namazda ne hikmet var diye bakmayız, namaz emredilmiş kılarız. İşte abdeste ne hikmet var diye bakmayız, biz abdestimizi alırız. Bunun gibi. İnsan zikirdeki gibi affolmuş olarak, kalkınız deniyor, beraat gecesinde anlatıldığı gibi, affolunduğunu anlamaktayım. Bu gece de zikir gecesi diye belirmiştim. Evvallah bu gece zikrullah yapın, tövbe edin. İnşallah Cenab-ı Hak bu gece affedecek. Bütün tövbe dileyen, bütün af dileyen insanlar, koronadan sonra bizi nasıl bir anlayış bekliyor? Ben çok fazla bir değişiklik olacağına inanmıyorum. Ama şunun olacağına inanıyorum.
Bir, herkes natural yiyeceklere dönecek. İki, bence herkes milli olacak artık. Yani işte sağlık sektörün milli olacak, işte savunma sanayinin milli olacak, işte tarım sektörün milli olacak, ekonominin milli olacak. O noktaya doğru gittik. Bakın, normalde neydi şu ağızda takılan şeyin adı? Maske. Bir maske dahi üretememiş. Fransızı, İtalyanı, Almanı, Amerikalısı. Ve bir maske yüzünden savaş çıkıyor. Kim üretiyor? Türkiye'de var. Türkiye maske yardım yapıyor insanlara. Demek ki kendi milli ekonomileri ve milli sanayileri bu noktada insana yatırım yapmamış. Adamlar Mars'a koloni kuracaklardı, bir maskeleri yok. Adamlar Ay'a koloni kuracaklardı.
Yemişim senin Ay'a koloni kurmanı. Böyle diyeceğim, hakkınızı helal edin. Sen kendi vatandaşına bir maske üretemiyorsun, bir maske veremiyorsun. Ay'a koloni kuracaksın. Kurma kardeşim Ay'a koloni sen. Sen önce vatandaşını normalde hizmet et. Önce vatandaşını ölümden kurtar. Ama batı anlayışı bu zalim. Vatandaşı orada ölüyor. Bir koronavirüsün normalde 20 bin dolar maliyeti, tedavi maliyeti. Orada vatandaşı ölüyor. O ay'a koloni kuracağım, o Mars'a çıkacağım diye uğraşıyor. O kalkıyor, insanları hala da sömüreceğim diye uğraşıyor. Ama kendi vatandaşı sokakta yatıyor. Kendi vatandaşı sokakta ölüyor. Sokakta ölüyorlar Amerikalılar. Bize çok methettiniz Amerika'yı.
Bu Batıcılar, bu Amerikancılar, bu Natocular bize o kadar çok methettiler ki Her gün bize batı medeniyeti şöyle, batı medeniyeti böyle, batılılar şöyle, batılılar böyle. Gördük batı medeniyetinizi sizin. Vahşisiniz. Batı medeniyeti vahşisiniz. Batı medeniyeti hainsiniz. Batı medeniyeti eşkıyasınız. Batı medeniyeti insana değer vermiyorsunuz. Batı medeniyeti insana yatırım yapmıyorsunuz. Batı medeniyeti cebinizi doldurmaya bakıyorsunuz. 5-10 tane şirkete çalışıyorsunuz. Kendi vatandaşınıza bir maske vermekten uzaksınız. Kendi vatandaşınıza maske dağıtmaktan uzaksınız. Bize bana hele bundan sonra Mustafa Özbağ kimse batı medeniyetini methetmesin. Gördük batının halini.
Allah muhafaza eylesin. O yüzden koronadan sonra evet insanlar sağlıklarına yatırım yapacaklar. Sağlıklar eğer ders aldılarsa insana yatırım yapacaklar. Ders aldılarsa insanın iyiliğine, insanın daha iyi bir hayat standardı yaşamasına yatırım yapacaklar. Ders aldıysa bu insanlar bundan sonra büyük şehirlere yüklenmeyecekler. Büyük şehirlerde devasa binalar yapmayacaklar. Ve ders aldılarsa insanlar küçük kazalara gidecekler. Topraklarına geri dönecekler. Ve ders aldılarsa insanlar dünyaya karşı çok hırslı olmayacaklar. Ders aldılarsa insanlar birbirlerini kırmayacaklar, incitmeyecekler, vahşice davranmayacaklar. Ders aldılarsa eğer vahşete yönelmeyecekler.
Ders aldılarsa bilhassa Türkiye'nin insanı ders aldıysa devletine düşman olmayacak, milletine düşman olmayacak. Ders aldıysan artık devletine silah çekme. Otur oturduğun yere bak. Bu devlet senin her şeyini karşılıyor. Devlet düşmanlığını artık kesin. Devlet düşmanı olmayın. Bakın devlet sizin sağlığınızla ilgileniyor. Devlet sizin maskenizle ilgileniyor. Devlet sizin her şeyinizle ilgileniyor. Devlet düşmanlığı yapmayın. Daha iyisini, daha doğrusunu, daha güzelini, daha iyiye doğru nasıl yapılabilir? Fikir üretin. Yapılanlara karşı çıkartan, yapılanlara terslik yaparaktan, yapılanları küçük görerekten bir yere gidemezsiniz. Bu kininizi, bu nefretinizi, devlete karşı olan bu düşmanlığınızı törpüleyin.
Evet, koronadan sonra bunlar değişsin. İnsanlar kardeşliklerini tesis etsinler. Koronadan sonra bunlar değişsin. Aile bireyleri birbirlerine hoşgörülü, toleransta olsunlar. Birbirlerine destek çıksınlar. Akrabalar birbirine destek çıksınlar. Koronadan sonra komşular birbirine destek çıksın. Koronadan sonra topraklarınızı boş bırakmayın. Gidin, ekin, dikin, ektirin, diktirin. Koronadan sonra natural tarıma dönün. Koronadan sonra natural yiyeceklere dönün. Koronadan sonra natural, otantik bir hayat yaşayın. İnşallah. Sanal alemde hadis inkarcıları çokça yaygınlar. Bize gelen yaptırımlar onlara gelmiyor. Ne yapmalıyız? Bu ayrı zaman elameti. Kur'an ve sünnete tabi olanlar, Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışanlar aşağılanacaklar.
Hor görülecekler. Ve Kur'an ve sünneti inkar edenler, sünneti seni inkar edenler alkışlanacaklar. Çünkü din, sünnet üzerine yaşanıyor. Siz sünnet dedikçe onların tüyleri diken diken oluyor. Siz sünnet dedikçe onların kalpleri iyice katılaşmış ya, kararmış ya, kinleniyorlar size. Ama biz sünnet demeye devam edeceğiz inşallah. Onlar ne derlerse desinler, Rabbi muhafaza eylesin. Eşimin borcu var, bana zekat düşüyor. Zekatımı eşime verebilir miyim? Verebilirsin. Anne babalarınızdan helallık dileyin dediniz. Bizim en azından benim babam yerindesiniz.
Hakkınızı helal edin. Bizim bütün derviş kardeşlerimize hakkımız helal olsun. Bütün kardeşlerimize hakkımız helal olsun. O yüzden biz helal edin. Dense de denmese de bütün derviş kardeşlerimize hakkımız helal olsun inşallah. Selamun Aleyküm. Hallerin, rüya ve yakaza hallerinin artarak devam etmesi, her şeyin iyi gittiğine mi delalettir? Biz her daim biz kendimizce mutat olan işlerimizi devam ettirelim inşallah. Berat, kandili de itikafa girebilir miyiz? Girebilirsiniz. Selamun Aleyküm.
Benim iki sorum olacak. İlla ki Allah'ın sınırları derken kastettiğiniz nelerdir? Allah'ın haramları, Allah'ın sınırlarıdır. O haramların işlememek, haramlardan uzak durmak Allah'ın sınırıdır. Allah'ın farzları yerine getirmek de Allah'ın sınırıdır. Allah'ın sınırlarından bahseder misiniz? Haram olan her şey. İkincisi, az önce sohbette kalbinde zerre kendini beğenmişlik olanın cennete giremeyeceğini söylemiştiniz. Bu kişi eğer tüm ibadetlerine dikkat edip sadece kendini beğenirse cennete gider mi, gitmez mi? Kendini beğenenler, nefsini temize çıkaranlardır. Kibirlilerdir. O manada söyledim. O yüzden gönlünde zerrece kibir var ise cennete gidemez. Allah muhafaza eylesin. İlimde ve amelde Kur'an ve sünnetten çok uzak bir toplum var.
Üzülüyoruz. Bu toplum, kitleler elde nasıl düzelir? Düzelir inşallah. Ümitsizlik yapmayın. Biz her daim inşallah bu konuda gayret etmeye devam edeceğiz. Bu konuda anlatmaya, çalışmaya devam edeceğiz inşallah. Selamun Aleyküm. Büyük günahların içinde savaştan kaçmak vardı. Nefisle mücadele etmek, savaştan kaçmak. Okuyamadım, okuyacağım. Savaştan kaçmak olur mu? Olursa nefisle savaş etmek nasıl olmalıdır? Nefisle cihad, cihadı ekberdir dedi hadis-i şerifte. O yüzden savaştan kaçmak olarak sufiler nefisle mücadeleden uzak durmayı da içine katarlar. O zaman nefisle mücadele etmekten kaçmak, yani haramları terk etmek nefisle mücadeledir. Farzları yerine getirmek nefisle mücadeledir.
Bunlardan kaçarsa insan, o zaman gerçekten o kimse savaştan kaçmış olur. Selamun Aleyküm. Kalbin harekete geçmesi nasıl olur? Kalbin harekete geçmesi Allah'ı zikirle olur. Bu normalde şeyde geçer, mektubatta geçer. Bediüzzaman Said-i Nursa Hazretleri'nin, ben ona 29. mektup diyordum ama 28. mektup herhalde o. 9. kısım, 8. telvih ne olacak? Salim bakabilirsen bir bak bak ona. Tasavvuh, tarikat, hakikat namları altında öyle nurani, öyle bir şirin, öyle bir yol vardır ki de diye başlar. O 29. mektup, 28. mektup mu? Tam onu toparlayamadım. Geçen derste de ben onu söylemiştim ama bakabiliyorsan ona bak ben buradan doğrusunu söylemiş olalım. Zannediyorum 28. mektup, 9. kısım, 8. telvi.
Tasavvuh, tarikat, hakikat namları altında. Eski mektubatlarda var, yeni mektubatlarda yokmuş bu. Kaldırmışlar, hatta bir arkadaş, bir kardeş gösterdi bana. Yeni mektubatta kaldırmışlar bu 9. kısım, 8. telvi. Buldun mu? Nasıl karışık? Değiştirmişler mi? 28. mektup. Onun geçen gün de ben derste söyledim ama normalde 9. mektup muydur neydi? Kaç?
Kaç? 29. mektup? 29. mektup? 29. mektup, 9. kısım. 29. mektup. Risaleci kardeşler buraya bizim bahsetmemizi çok şey yapmıyorlar.
5. kısım var. 5. kısım, halbuki neden buradan bahsetmemizde rahatsız oluyorlar bilmiyorum. Tabi de bekletiyorum ama hakkınızı helal edin. Bu çünkü kalbinin harekete geçmesi diye bahis şeyde geçiyor, mektubatta geçiyor.
Evet. 29. mektup, 9. kısımmış. Bunu tekrar buradan düzeltiyorum. Artık geçen derste 29. mektup mu dedim yoksa 28. mektup mu dedim toparlayamadım. 29. mektup, 9. kısım. Telvihat-ı tihsah. Şu kısım, Turi ki valiyet, velayet hakkında olup, 9 telvihtir der. Birinci telviht, tasavvuf, tarikat, velayet, seyri, sülük namları altında şirin, nurani, neşeli, ruhani bir hakikat-i kudsiye vardır ki, o hakikat-i kudsiyeyi ilan eden, ders veren, tavsif eden binlerce cil kitap diye devam eder.
Ve burada normalde tarikat nedir diye sorar, el cevap der. Tarikatın gaye-i maksadı, marifeti inkişaf ve hakayeki imani olarak, Miracı Ahmedi'nin gölgesinde vesayesi altında kalp ve yağıyla, bir seyr-i sülük ruhani neticesinde zevki, hali ve bir derece şuhidi, hakayeki imani ve Kur'ani'ye mazhariyet, tarikat, tasavvuf namıyla, ulvi bir sır-ı insanı ve kemer-i beşeridir diye devam eder. Ama burada kalbi harekete geçmeyen kısmını biz normalde görüşeceğiz ya, konuşacağız ya, onu inşallah, ondan bahsedeceğim inşallah. Burası çok önemli, buraya iyi dikkatli deneyin.
Adi bir samimi ehli tarikat, suri, zahiri bir mütefendinden daha ziyade kendini muhafaza eder. O zevki tarikat vasıtasıyla, o muhabbet-i evliya cihetiyle imanını kurtarır. Yani adi, samimi bir ehli tarikat, yani o kimse böyle çok şey değil, benim gibi tembelin teki, öyle söyleyeyim. Ama samimi, yani sımsıkı bağlanmış, samimiyetinde bir sıkıntı yok. Gitmiş bir üstada, sımsıkı bağlanmış. Ama benim gibi işte böyle çok böyle koşuşturan bir kimse değil. Zahiri bir mütefendinden daha ziyade kendini muhafaza eder. Yani böyle mütefendinin dediği zahir bir alimden, zahiri bir ulemadan, zahiri bir işte mütefendinin dediği böyle fiyan ilimlerine sahip olmuş, böyle işte kendince okumuş, mürekkep yalamış bir kimseden kendini daha fazla muhafaza eder.
Diyor ki, adi bir samimi ehli tarikat, suri, zahiri bir mütefendinden daha ziyade kendini muhafaza eder. O zevki tarikat vasıtasıyla ve muhabbet-i evliya cihetiyle imanını kurtarır. O kimse işte o tarikatın, oranın zevkiyle, hani oraya gidecek, gelecek, ilahiler söyleyecek, zikrullah yapacak, arkadaşlarıyla sohbet edecek, ondan bir tat alacak, ondan bir lezzet alacak.
Ve aynı zamanda muhabbet-i evliya cihetiyle, yani üstadını sevecek, üstadının üstadını sevecek muhabbet-i evliya cihetiyle, yani bütün evliyaya duyduğu, velilere duyduğu muhabbet cihetiyle kendini muhafaza eder. O zevki tarikat vasıtayla, o muhabbet-i evliya cihetiyle imanını kurtarır. Yani o kimse tarikatın aldığı zevkle, tatla ve evliyaya duyduğu muhabbetle imanını kurtarır. Kebail ile fasık olur fakat kafir olmaz. Kolaylıkla zındıkaya düşmez. O kimse günah-ı kebail işler, fasık olur ama zındıkaya düşmez, fasık olmaz. Şedid bir muhabbet ve metin bir itikat ile aktap kabul ettiği bir sisile-i meşai, onun nazarına hiçbir kuvvet çürütemez. O sisile-i meşai, yani üstadı, üstadının üstadı, üstadının üstadı, üstadının üstadı, sisile-i meşai.
Çünkü burada çok önemli olan, en önemli mesele şu, o üstadım diyen, o tarikatın postuna oturan bir kimsenin, daha önce bir şeyhi olmalı, bir icazeti olmalı. Şeyhinin şeyhi, şeyhinin şeyhi. İcazetle Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine kadar dayanmalı. O kimse, sabah kalktım ben şeyh oldum dememeli. Onun bir şeyhi olmalı. Onun bir sisilesi olmalı. Sisilesi yoksa bunun içerisine girmiyor. Sisile-i meşai, onun nazarına hiçbir kuvvet çürütemez. O normalde, o sisile-i meşai, hiçbir kuvvet çürütemez. Abdülkadir Gehlan Hazretleri, Ahmet-i Rufay, Ahmet-i Bedevi İbrahim Duzuki, Şeyh-i Hasan Ali Şazeli, Şah-ı Mevlana gibi, Şemsettin-i Tebrizi gibi, Üftade gibi, Emir Sultan Hazretleri gibi, bir kimseler, bir şahsiyeti bizim, veya işte İsmail Hakkı Bursevi gibi, bir şahsiyeti bizim kafamızda, bizim kalbimizde kim çürütebilecek?
Veyahut da benim şeyhim Nevşeyli Abdullah Gürbüz Efendi, onun şeyhi Çorumlu Hacı Mustafa Efendi, onun şeyhi Ahıskalı Ali Efendi, onun şeyhi Çorumlu Hacı Ebu Bekir Baba, onun icazet aldığı Mısır'da Abdülrahim, Tantavi Abdülrahim Neşabi Hazretleri gibi zatları, bizim gözümüzden, kalbimizden kim çürütebilir? Kimse çürütemez. İşte o zaman diyor, keba ile fasık olur, zındıkaya girmez. Şedid bir muhabbeti var. Biz o yüzden silsile-i meşai'yi kuvvetli severiz. Üstadımızı kuvvetli severiz. Üstadımızı şedid dediği kuvvetli. Üstadımızı biz kuvvetli severiz derken, Allah'tan fazla sevmeyiz, Peygamber'den fazla sevmeyiz. Ama sevgimiz şediddir, kuvvetlidir, sağlamdır.
Çürütemediği için onlardan da itimadını kesmez. Onlardan itimadı kesilmezse zındıkaya girmez. Tarikatta hissesi olmayan ve kalbi harekete gelmeyen, tarikatta hissesi yok, bir tarikata bağlanmadı, bir veliye, bir mürşid-i kamile yolu gitmedi. Eee, aynı zamanda da kalbi harekete gelmedi. Kalbi harekete gelmeyen bir muhakkik alim zat da olsa, şimdiki zındıkanın desteklerine karşı kendini tam muhafaza etmesi müşkülleşmiştir. Yani şimdiki zındıkanın karşısında kendini muhafaza edemez. Allah muhafaza eylesin. Eee, normalde kendini muhafaza edemezse, Allah muhafaza eylesin, küfre düşer. Burada kalbi harekete geçmesi, o kimsenin, sufiler de şöyledir. Yani normalde kabir haline vakıf olmasıdır, en alt seviyesi. Allah bizi onlardan eylesin inşallah.
Selamun aleyküm. Bize kendi gözlemlerinizle, kendi gözünüzden cenneti anlatır mısınız? Kandiliniz mübarek. Cenab-ı Hak cennet halkına tecelli eder. İlk tecellisinde cennet halkı secdeye varır, sen bizim Rabbimizsin der. Bir kısmı tereddüt eder, secdeye gitmez. Sonra Cenab-ı Hak bir daha tecelli eder, bütün cennet halkı sen bizim Rabbimizsin der. E şimdi bu dünyada bu tecelliyete mazhar olduysa, bir kimse cenneti görebilir mi ki ya? Cennet cennet dedikleri, üç beş vur, üç beş kılman isteyene versen onu.
Bana seni, gerek seni. Selamun aleyküm. Hayırlı kandiller. Kandiliniz mübarek olsun. Allah razı olsun. Askerdeydim, bitirdim, geldim. Duanızı almak isterim. Allah mübarek eylesin. Cenab-ı Hak muhafaza eylesin. Ne zaman gittiniz, ne zaman geldiniz? Aman hızla geçip gidiyor demek. Ne güzel. Askerlere, askerlere de hızla gidip geliyorlar. Hayırlı akşamlar. Selamun aleyküm. Hayırlı akşamlar. Ve aleyküm selam. Bir ailede anne her gün iki, üç çeşit yemek yapıyor ve yenilemediği için de çöpe yemek döküyorsa, çocuk da annesinin bu davranışı üzerine daha az yemek yapmasını defalarca kes söylemiş olmasına rağmen, israfa devam edildiği için, annesine sen çöpe yemek döktüğün sürece, ben de senin yaptığın yemeği yemeyeceğim demesi annesine karşı asiliğe girer mi?
Girmez. Annesinin bu noktada israftan alıkoymaya çalışıyor. Anne o israf etmemeli. Yemeğe çöp atılmamalı. Ama anne böyle bazı anneler vardır, kalabalık bir ailede büyümüşlerdir. Aile de kalabalıktır. İşte evde normalde iki kişi, üç kişi alınca aynı şekilde ölçüyü devam ettirirler. Öyle bir şey olunca al yemekleri senden. Ertesi gün onunla son tasa tüket. Başkalarına yedir. Dökülmesin inşallah. Selamun aleyküm. Defini aramak, bu işlerle uğraşmak hakkında İslam'a açıdan bir sıkıntı var mı? Neler yapılması gerekir? Bu definecilerin büyük bir çoğunu akıldan noksanlık yaşıyorlar. Böyle bir heva ve heveslerine katılıyorlar.
Heva ve heveslerine kapılıp gidiyorlar. Hiç kimseye tavsiye etmem. Allah muhafaza eylesin. Bu gece itikafa girecek olanlar sadece tevhid mi çekmelidir? Evet. Annem sizi elinizde bir tas sütlaş varken görmüş. Siz annemin karşısında otobüs kullanırken duruyormuşsunuz. Bileğinizde de bir saat varmış. Allah hayır versin inşallah. Üzerimizde bir ağırlık var. Namaz kılamıyoruz. Namaza başlayıp bir müddet sonra tekrar bırakıyoruz. Ne yapmamız lazım? Tövbe edin, sımsıkı namazda durun. Allah muhafaza eylesin. Ölen kalp tekrar dirilir mi? Allah neleri diriltir? Dirilmesi için dua eder misiniz? Rabbim cümlemizin kalplerini dirilsin inşallah.
Ümidinizi kesmeyin. Ümit kesmek şeytanın alındır. Rabbim muhafaza eylesin. Allah'ı zikreden, kalbi diriltecek olan tövbe ve zikirdir. Selamünaleyküm. Rüyada verilen esmalar ya da rüyayı tevil ettirdikten sonra çekilmesi için verilen esmaların farklı olmasının sebebi nedir? Neye göre ayrılır? O da bizde kalsın ya, her şeyi öğrenecek diye bir kaydınız yok. Affetmem gerektiğini biliyorum ama tamamen masumane düşündüğüm bir harekete karşı söylenen sözler çok ağırıma gitti. Affetmenin ölçüsü ne olmalı? Eskisi gibi olmak istemiyorum. O kişiye nefsimle savaş halindeyim. Bu konu üzerine biraz daha açıklamayı yapabilir misiniz?
Ya normalde, ya normalde affetmenin gerektiğini biliyorsan affedeceksin, geçeceksin. Yani sözler ağırınıza gittiyse kimse bir söz söyledi. Ağırınıza gitti. Gidin deyin ki ya böyle konuştun, o yüzden benim de ağırıma gitti deyin. Bunda bir sıkıntı yok. İnsanlar ağır sözler kullandılarsa birisi ona gitsin, nasihat etsin, söylesin ve desin ki sen bana böyle davrandın. İnsanlar iyi davranışları bilmiyorlar. Kötüleri öğreniyor insanlar. Bundan üç ay önce bir rüya gördüm. Rüyamı anlatmaya iki kez yanınıza geldim. Fakat anlatmam nasip olmadı.
Rüyamda perşembe günü zikirden çıkarken siz atlayan kardeş biraz bekleyin diyorsunuz. Hüseyin hocamın yanına gidin diyorsunuz. Ve Hüseyin hocama dörtte katlanmış bir kağıt veriyorsunuz. Gidiyorsunuz Hüseyin hocam biraz zaman geçince bana sabah namazına az kaldı diyor. Ve sabah namazından önce benim sela okuyacağımı söylüyor. Ben heyecanla Hüseyin ben üç adet dua biliyorum. Nasıl sela okuyayım diyorum. Ve korkuyla uyanıyorum. Allah muharek etsin inşallah. Selamun aleyküm. Geçmişte bir sohbetinizde bir sufinin iki ayaklarının üstü de yara olması lazım demiştiniz. İki ayaklarının üstü de dizlerimde yaralar şiştik içinde. Kimi zaman ağrısından uyuyamıyorum.
Ama şikayetçi değilim. Aksine yaralarıma baktıkça imanın daha da artıyor. Bu yaralar şiştikler ahirette şahitlik edecek. Teşekkür ederim. İkinci sorum özür dilerim buradan rüya anlatmayın demiştiniz. Halen dediğiniz halde rüya yazmanız doğru mu özür dilerim. Anlatmayın. İtikafa girecek olan kardeşler tevhid çekecekler. La la illallah'a devam edecekler. Hakiki manada sevmek nedir? Neyi ama? Neyi hakiki manada sevmek? Allah, Allah ise hakiki manada sevmek, onun sınırlarını korumak, onu her şeyden fazla sevmek. Bu Resulullah ise sallallahu aleyhi ve sellem adetler onun sünneti senesine sahip çıkıp diğer insanlardan ve her şeyden onu fazla sevmek.
Selamun Aleyküm bugün Amerikalı Trump'un evangelistlerden biri koronayı Tanrı'nın üzerini yolluyorum diyerek, üfleyerek teşekkürler Tanrı'nı gerçekleştirdik, koronayı yolladık deyip ayin yaptılar. Ne kadar güzel işte. Allah, herkes kendi dilince, kendince ayinini yapacak, duasını edecek. Selamun Aleyküm, hayırlı akşamlar.
Biz emaneti göklere, yer küreğe ve dağlara teklif ettik ama onlar bunu yüklenmek istemediler. Ondan korktular ve onu insan yüklendi. Kuşkusuz insan çok zalim, çok bilgisizdir. Ayette insanın yüklendiği emanet nedir? Allah'ı bilme, Allah'ı tanıma. Selamun Aleyküm, öncelikle beraat kandiliniz mübarek olsun. Yalnız başımıza oturup zikrullah yapmak için YouTube'daki zikrullah videolarını kullanabilir miyiz? Ya da en güzel nasıl olur? Onu da kullanabilirsiniz. Alın tesbihi, oturun secdada'ya, Allah'a yönelin veyahut da işte secdadenizi alın, Beytullah'a doğru dönün, Allah'ı zikredin. Allah'ı zikredin, oturup yan yatarken her türlü Allah'ı zikredin kardeşler. Selamun Aleyküm, kandiliniz mübarek olsun. Mustafa İslamoğlu, Abdülaziz Bay'ındır ve bu öküle Kur'an bize yeter diyen kesin, bayanların muayyen günü normal bir hastalıktan fark olmadığının, gücü yetenin namaz kılabileceğini, oruç tutabileceğini, Kur'an-ı Kerim okuyabileceğini söylüyorlar.
Ve kuzenleri maalesef bunlara inanıp yasak olanları normal gibi görüp yapıyorlar. Neslihat etsek de inanmıyorlar ve bizi eksik noksan görüyorlar. Bu kişiler dinden çıkmış oluyor mu? Biz bu noktada Hazreti Ayşe annemizin ve diğer annelerimizin rivayetleri var. Bu haller var iken biz asla namaz kılmazdık, oruç tutmazdık, Kur'an-ı Kerim'i ellemezdik diye Hanefilerin bu noktada kesin iştahı var. Şafiler, Malikiler, Hanbeliler hepsi de iştahat etmişler. Ne yazık ki bu sonradan bu şahıslar bu tip şeylere yeni yeni böyle değişik şekilde yaklaşıyorlar. Hadisleri inkar ediyorlar. Biz onlardan değiliz. Yapacak bir şey yok. Allah muhafaza eylesin. Selamun Aleyküm bir kimse itikafa niyet ederken saat belirterek bunu yapabilir mi?
Mesela niyet ettim öğleye kadar diye. Edebilir saatlik itikafa girebilir. Kandiliniz mübarek. Selamun Aleyküm kandiliniz mübarek olsun hocam. İslam dininde reform, yenilik, değişiklik yapılabilir mi? Saygılar, sohbetinizi çok beğeniyorum. İyi akşamlar. Normalde yenilik yani tecdit etme bu var ama reformdan kastınız ne onu bilmiyorum. Değişiklik yapmak mümkün değil. Allah muhafaza eylesin. Kandiliniz selamun Aleyküm kandiliniz mübarek olsun. İzmir'den Abdülkadir dün gece rüyamda sabaha kadar cenaze yıkadım. Hatta çoktu ki çocuklarımdan yardım istedim. En sonunda 15-16 yaşında erkek çocuğunu yıkarken o kadar onun üzüntünden cenaze yıkamayı bıraktım.
Allah hayır versin inşallah. Selamun Aleyküm efendim. Bu gece hırsızlık yapan, gıybet eden kişi tövbe etse bir daha o günaha dönmese gene de o kişilerden helallık istemesi gerekir mi? Hırsızlık yaptıklarından evet helallık isteyecek. Gıybet ettiklerinden helallık isteyecek. Normalde yine de tövbe edecek. Allah onun tövbelerini kabul etsin inşallah. Sizin sohbetlerinizi canlı yani dinlerken ders çekmek, Yasin-i Şerif okumak olur mu? Ders çekebilirsiniz. Selamun Aleyküm ben namaz kılmak istiyorum ama kendimi temiz hissetmiyorum. Çünkü erkek olarak idrar kaçırdığımı hissediyorum.
Sadece banyo ettiğim zaman namaz kılmak istiyorum. Sadece o zaman temiz hissediyorum kendimi. Ben günün üzeri namaz kılamıyorum. Çalıştığım için eve geldiğim zaman ise kazası ağır geldiği için kılamıyorum. Nasıl yapmalıyım? Dersimi de çekemiyorum. Sizden dua istiyorum. Normalde bir kimsenin kendisini temiz hissetmemesi, idrar kaçırdığını düşünmesi şeytanın vesvesesi. Normalde tuvalete girdin, idrar kaçırdığını düşünüyorsan bu da sünnetle sabit. Hadis-i Şerif var. Ön tarafını doğru elini ıslat ve oraya iş çamaşırına su serp. Bakın iş çamaşırınızda su serp çekeceksiniz böyle. Ondan sonra kendi kendinize idrar kaçırdığınızı düşünmeyeceksiniz. Ve namazlarınızı kılın. Öbür türlü ağır gelir.
Kur'an-ı Kerim'i öğrenmeyi ve okumayı çok istiyorum. İnşallah. Allah mübarek eylesin. Selamun Aleyküm. Önce kandınız mübarek olsun. Aleyküm selam. Allah razı olsun. Malum durumumuz koronavirüsünden dolayı belli temizlik açısından el yıkamadan sonra dezenfektan ve kolonya kullanımı çok yaygın. Bu tarz alkol içerikli temizlemeye spreyi ya da kolonyaları kullanmak abdestimizi bozar mı? Ya da miktarı nasıl olursa bozulur. Bolmaz. Devam edin. Selamun Aleyküm. Geceniz mübarek olsun. Hocam sorum. Tek bir kâmet ile birden fazla kaza namazını peş peşe kılınabilir mi? Kılınacağına dair de fetva verenler var. Mümkünse sen hepsine de kâmet getir. Güzel olur. Selamun Aleyküm. Araba satıyoruz. Sonra ilk önce nakit fiyatını söylüyoruz.
Sonra tanıdıklar çek teklif ediyor. Biz de vade farkı uyguluyoruz. Ama iki rakım konuşulmuş oluyor. Bu doğru değil ise. Vadeli satışın doğru uygulama şekli nasıldır? Vadeli sattığı malı nakit olarak yer almak caiz midir? Kandiliniz mübarek olsun. Şimdi bir malda beş tane fiyat söyleyebilirsiniz. Bu mal nakit on lira. Bir ay vadeli on bir lira. İki ay vadeli on iki lira. Üç ay vadeli on üç lira. Dört ay vadeli on dört lira. Beş ay vadeli on beş lira dediniz. Bakın daha satış akti gerçekleşmedi. Bu araba kaç para? On lira. Ben buna beş aylık çek vereceğim. On beş lira kardeşim o zaman. Bakın satış akti gerçekleşmedi. O yüzden aradaki fark Hanefi'ye göre faiz değil daha.
Adam ama normalde ya gönder arabayı ben ona göre ödemesini göndereyim. Bu olmadı o zaman. Bu satış fasit satış oldu. Daha satış akti bitmeden on sefer pazarlık yapabilirsiniz. Bu araba on lira. Ya kardeşim dokuz liraya olmaz mı? Olur kardeşim. Yani on liradan dokuz liraya indirdiğinde faiz oldu diyoruz mu? Biz hayır. Bu araba on lira. İki aylık çekle kaç para olur? On iki lira olur kardeşim. Bu yine faiz olmadı daha bakın. Çünkü satış akti bitmedi. Satış aktinden sonra her türlü fazlalık faiz olur. O yüzden Allah muhafaza eylesin inşallah. Vadeli sattığı malı nakit olarak yer almak caiz midir? Bu noktada çok uygun görmemişler bunu. Vadeli almışsın.
O kimsenin uhdesine geçecek o mal. O kimsenin uhdesine geçerse o zaman alabilirsiniz onu. Ona diyebilirsiniz. Uhdene geçti mi geçti. Git kardeşim kime satmak istiyorsan sat. Ama ben senin arabanı örneğin 70 lira veririm. O adam gelip sana satıyorsa satsın satmıyorsa satmasın. Özür dilerim. Selamlar bir günahı büyük günah olarak bilmiyordum.
Öğrendim ki büyük günahmış. Bilmediğimiz günahlarda sorumlunuz nedir? Bilgi verir misiniz? Sorumlusunuz. Tövbe edin inşallah. Cenab-ı Hak affetsin. Affeder. Selamun aleyküm sorumun konusu evlilik. Bir kadını çok sevdim. Kendisi benimle çok evlenmek istedi. Ben de onunla, ailem ile tanıştırdım. Bu kişi bir evlilik yapmış. İki erkek çocuğu var. Yedi ve üç yaşında anne ile kalıyorlar. Diyelim biz de İslam'da bunun yerine de nasıl bir yol tavsiye edersiniz. Normalde bir kimse evlenebilir. Bunda bir sıkıntı yok ki. Yani bir kimse normalde evlenmiş, ayrılmış bir kimseyle evlenebilir. Bunda bir beis yok. İslam dinince, Hanefilerce hiçbir sıkıntı yok.
Selamun aleyküm. Ben Malatya'dan Hamza Kaya. Kandiliniz mübarek olsun. Allah razı olsun. Malatya'ya selamlar. Bu vebayı, korona virüsü atlatınca tekkedeki ilk semamızda sizi de yanımızda görmeyi çok istiyoruz. Oooo! Hayırlısı inşallah diyelim. Cenab-ı Hak her şeyin en hayırlı yöne çevirsin inşallah. Bakalım. Az önceki soruda kötülükleri anlatır, iyiliklerden bahsetmezsek toplumda maddi, manevi olumsuzluk sıkıntı olur mu? Evet. Biz hep iyilikler anlatacağız inşallah. İyilikleri söyleyeceğiz. İyilikleri ve iyi insanları methedeceğiz. Selamun aleyküm.
Fatiha okumamızı istiyorlar arkadaşlar gruplardan. Genelde okuyoruz. Bazen de neden toplandığını bilmiyoruz. Allah yiyesin ya. Ne yapmalıyız? Valla bir de şey gönderiyorlar. İşte sen de yedi kişiye yedişer tane Fatiha'yı okutmak için. Yok böyle bir zincir oluşturuyor. Yok şu kadar salatu selamı okutman için. Yok işte Fatiha okumayanın başına bu geldi. Yok salatu selamı okumayanın başına bu geldi. Bunlar boş muhabbetler hepsi de. Otur sen Allah'ı zikret kardeşim. Fatiha mı okuyacaksın? Otur yüz tane Fatiha şerifeyi oku. İhlas mı okuyacaksın? Otur kendi kendine yüz tane ihlas-ı şerif oku. Ne okumak istiyorsan hadis-i şeriflerde var. Hadis-i şeriflerde var olan, mevcut olan zikirleri yap kendini.
Selamun aleyküm. Allah'ın dünya semasına inmesi nasıl olur? Allah dünya semasına indiği zaman biz görebilir miyiz? Ya da hissedebilir miyiz? Bu noktada Allah'ın eli, Allah'ın semaya inmesi, Allah'ın bu noktada işte görmesi, bakması gibi şeyler. Bunların hepsi de müteşabittir. Allah'ın dünya semasına inmesi, yani dua edenlerin, zikredenlerin, bu noktada Allah'a iltica edenlerin anında cevap verileceğine işarettir. Rahmettir, berekettir. Öyle inanalım inşallah. Selamun aleyküm. Öncelikle ümmetimin, meliyetimin, bütün ümmetin beraat gecesini kutlar, hayırlara vesile olmasını Allah'tan dilerim. Amin. Sorum şu yönde. Olumsuz bir durum olduğunda çok takıntı yapmaktayım. Düşüncelerimde, o olumsuzluk dolanmakta, bu hususta düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Allah'ı zikredin kardeşler. Allah'ı zikrettikçe olumsuzluklardan kurtulursunuz. Allah'ı zikrettikçe kendinize gelirsiniz. Kalbiniz ferahlar, vücudunuz ferahlar, dimağınız ferahlar. Allah'ı çokça zikredin. Tevhide devam edin. Bizim insanımız zikrullahı bıraktı, zikrullahı terk etti. O yüzden vesveseler geliyor, kalbinde karışıklıklar oluyor, aklında karışıklıklar oluyor, vücudunda rahatsızlıklar oluyor, işinde rahatsızlıklar oluyor, aşında, eşinde, çocuklarında rahatsızlıklar oluyor. Zikirsizlik, zikri az yapmak Allah muhafaza eylesin. Münafıklık alameti. Kandiliniz mübarek olsun. Amin. Tövbe edip namaza başlayan kişi, üzerinde geçmiş kaza namazları kılınması farz mı? Kaza yapmaya gayret edecek inşallah. ve nasıl kılınması gerekiyor? En son kazaya bıraktığından geriye doğru başlasın inşallah. Selamun aleyküm.
Allah bizim cennete mi, cehenneme mi gireceğimizi biliyorsun. Neden imtihan ediyor? Normalde o biliyor ama biz şahitleneceğiz. Ayet-i Kerime'de diyor ki, eğer sizi cennetlik veya cehennemlik olarak ayırtaysaydık, siz derdiniz ki, yani dünyaya, yeryüzüne göndermiş olsaydın, ben işte böyle olanlardan olmazdım derdiniz diyor. Selamun aleyküm hocam. Panik atak için önerileriniz nelerdir? Arkadaşlar, bana her sorduğunuzda ben diyeceğim ki, La ilahe illallah'a devam edin. Kur'an okurken daralma oluyor, sesli okuyamıyorum. Oku, o panik ataklığının üzerine git inşallah. Selamun aleyküm. Babamla beraber sizi ilk defa dinliyoruz. Babam kafanızdaki sarığın manası nedir, rengi ne anlam ifade ediyor diye sordu.
Kandilin, muharek olsun. Sarık sarıktır. Kırmızı olması aşkı ve şehitliği ifade eder. Sarık sarmak sünnettir. Kafamda kısarıktı, oh. Namazlarımı vaktinde kılamıyorum. Ne tavsiye edersiniz? Tavsiye edeceğim belli, vaktinde kıl. Allah iyi etsin inşallah. Selamun aleyküm. Geceniz var, ekmesin amin. Benim bireysel emekliliğim var. Bunun zekatı gerekir mi? Bireysel emeklilik derken, yani emeklilikten para aldıysan, o paradan hesap miktarına kadar var ise, bir yıl beklediyse, evet ona zekat vereceksin eğer borcun yoksa. Selamun aleyküm. İslam'da dengeli beslenme iki öğün müdür? Sünnet iki öğün. Hazreti Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, iki öğün yemiş, az yemiş.
Hiç doymamış. Günlük verdiğimizdeki tövbe dediniz, bağışlamayı mı söylediniz? Yoksa benim bilmediğim başka bir tövbe mi var, biraz bahseder misiniz? Normalde günlük virdlerdeki tövbe var, o tövbeye devam edeceksiniz. Bu gece itikafa girmek istiyorum ama, üç gün önce girdiğim itikafın, tevhid atmini bitiremedim daha. Bu şekilde tekrar itikafa girebilirsin. Oradan üç gün önceden kalan zikirlerin tamamına inşallah. Hayırlı kandiller, birden fazla evlilik yapan bir kadın, cennette hangi eşiyle evli olacak? Hangisini çok seviyorsa onunla. Selamun Aleyküm, kandiliniz mübarek olsun. Bursa Kozları Köyü'nden Hacan Nehri'yle birlikte sizi izliyoruz.
Allah razı olsun, selam söyle. Selamun Aleyküm, polisim korona tedbir ceza ücretleri yüksek ve bu dönemde insanların maddi durumları pek yok. Bir yüzden ceza yazmak istemiyorum ama bu kurallara uyulması gerekiyor. Nasıl davranılır? Sen cezanı kesmekle mükellefsin kardeşim. O yüzden normalde onlar da çıkmasınlar dışarı. Devletin koymuş olduğu kurallara uysunlar. Yani onlar yüzünden devlet ve millet komple zarar görüyor. Bugün Bursa Halk Sağlığı Merkezi'nde çalışan akrabalarım ile konuştum. Bursa'da korona ile ilgili çalışmalar bu Bursa Halk Sağlığı Merkezi ile şehir hastanesinde yapılıyormuş. Akrabamın bağışıklığı kuvvetlendirmek için D vitamini ve C vitamini takviyesi alın demişler.
Kendilerine akrabalarımın laboratuvarda çalışıyor. Bu bilinen bir şey zaten herkes bir ol bol C ve D vitamini alacak inşallah. Bağışıklık sistemi dengeli beslenecek. C ve D vitamini fazlaca alacak. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirici yiyecekler, içecekler yapacak. Selamun Aleyküm Muhammed. Ben arkadaş ortamlarına oturmak istemiyorum. Oradaki muhabbetler beni boğuyor. Elimle, dilimle müdahalem zayıf kalıyor. Kendimi korumak için kimseyle oturmuyorum. Hep tenhalara kaçıyorum. Kalp ile buğz ediyorum. Onlarla oturup vakit kaybedeceğime tevhid çekiyorum diyorum. Hata mı ediyorum? Bir, hata etmiyorsun. Böyle yaparaktan normalde kendini korursun.
İki, onlara nasihat edersin. O daha da güzel olur. Selamun Aleyküm. On iki, on üç yaşlarında bir genç geceleri korktuğu için uyanıyor kıyafetlerin hareket ettiğini söylüyor. Siyah bellerinin birinin evde dolaştığını söylüyor. Eğitimciyim benden yardım bekliyor. Hayal mi görüyorum acaba diye düşünüyor. Ne yapmamı tavsiye edersiniz. Yani on iki, on üç yaşındaki bir genç gördüğü bir filmden etkilenmiş olur. Gördüklerinden etkilenmiş olur. O yüzden normalde böyle bir şey olabilir veyahut da böyle bir şeyi kendince gördüğünü zannedebilir. Onu bir bu konularla alakalı ilgili bir pedagogla görüştürmekte fayda var. İnternete sürekli PUBG diye oyunun müptelasıyım.
Onunla oynamaktan namazımı, derslerimi aksatıyorum. Bundan kendimi kurtaramıyorum. Ne yapmam lazım? Heva ve hevesine düşmüş. Allah muhafaza eylesin. Cumhurbaşkanını rüyamda gördüm. Bana Koran hakkında çalışmalarını anlattı. Mübarek olsun. Eşimin haramından dolayı mesafelim. Siz eşlerinize helalleşin dediniz. Helallık istesem iyi bir şey yaptığımızı zannedecek. Ne yapayım? E sen de helallık iste. E sende de haram var. Kimde haram yok ki? Polatlı'ya selam olsun. Hatice İkici'nin kızı. Herkese selam söyle inşallah. Selamun Aleyküm. 80 gram, 14 ayar altın var. 14 ayar zekat olmaz diye düşünerek 7 yıldır zekatını vermedik.
Normalde 80 gram altın olan, normalde 14 ayar altın kaç para yapıyor bilmiyorum ki. 80 gramı. Bir baksana salim 80 gram, 24 ayar altın olacak. 80 gram değil, 14 ayar değil. Doğru zekatını vermeyecek bu kardeş. Hata yapmışız, sen zekatını vermeyeceksin. Selamun Aleyküm.
Bizleri eleştiren çevremizdeki eş, dost ve akrabalarımıza bir mürşid-i kamil üstada bağlanmanın önemini nasıl anlatabiliriz? Yani bazılarını anlatsan da bir şey değişmiyor. Boş verin, siz kendi hayatınızı düzene katın. Kur'an ve sünneti sımsıkı yaşayın. Ahlakınızı güzelleştirin. En güzel anlatma bu. Selamun Aleyküm. Zaruret hali olmasa dahi sünneti işlemek maksadıyla oturarak namaz kılmak uygun mu? Nafileler de olabilir. Hayırlı akşamlar, hayırlı kandiller. Allah razı olsun. Ben Manisa'dan Leyla. Sizi seviyorum, öptürmeseniz ama ellerinizden öpüyorum. Allah'a emanet olun, dualarınızı bende katın. Manisa'ya selam olsun. Leyla Hanım, Allah razı olsun inşallah. En kısa zamanda görüşürüz inşallah. Esra'ya da selam söyleyin.
Manisa'daki bütün kardeşlere selam söyleyin inşallah. Selamun Aleyküm. Hayırlı kandiller. İyidir köyünün. Selamun Aleyküm. Selam. İyidir bizim köyümüz ya. Her ne kadar muhtar bizi içeri katmasa demeyeyim. Ne diyor o? Yabancılara yer satmıyoruz diyor. İyidirlere selam olsun köyümüz inşallah. Allah razı olsun hepsinden de samimi insanlar. Kocaman bayrağınız yeter sizin iyidirler. Allah razı olsun hepinizden de inşallah. Selamun Aleyküm. Kişi varsa kibrinden kurtulmak yoksa da uzak durmak için ne yapmalı? Etrafındaki bütün herkesi kendinden daha faydalı ve daha iyi görsün inşallah. En en azından onlardan kendini daha iyi görmesin. Daha faydalı, daha yüksek görmesin.
Psikolojik zor zamanlardan geçiyorum. Allah muhafaza eylesin. Psikoloji kolay değildir. Tevhide devam et. Cenab-ı Hak iyi etsin, hoş etsin, güzel etsin inşallah. Cenab-ı Hak korusun inşallah. Selamun Aleyküm. Kenarda zekat düşecek kadar altının var. Fakat aynı zamanda da borcun var. Zekat vermeli miyim? Normalde zekattan borcunu düşeceksin. Kalandan eğer nisab miktarı kadar paran kalırsa vereceksin. Selamun Aleyküm. Sıkıntı, bela ve musibet anlarına nasıl dua etmeliyiz? Ellerinizden öpüyorum. Hayırlı kan iller dilerim inşallah. Gazi Emir'den Serkan Çolak. Serkan Çolak gecen hayır olsun inşallah. Dua et. O ey Habibim sana kullarım, kullarım sana benden sorarlarsa, dua ederlerse, dualarına icabet ederim der.
Sen dua et yeter ki. Selamun Aleyküm. Hayırlı akşamlar sizden ailem için dua istiyorum. Eşim ve oğullarım Allah'ın emrine uygun yaşamıyorlar. Dua ediyorum. Bazen pes ediyorum. Kıyamet kopuyor. Halen namaz kılmıyorlar. Müslüman gibi yaşamıyorlar. Dilimiz düzgün olmayabilir tavsiye ederken. Biz inşallah yine nasihata ve tavsiyeye devam edelim inşallah. Selamun Aleyküm hocam. Hayırlı kandiller bize de duanızı kadın. Allah mu'ininiz olsun. Allah bize de hayırlı bir evlat versin. İnşallah Cenab-ı Hak bu gecenin yüzü sürmetine bütün ümmet-i Muhammed'e hayırlı evlat versin inşallah. Dört yıl önce bir rüya gördüm. Rüyada bilmediğim bir isim öğretildi.
İşim bir hanım sahabenin lakabı işimi. Herhalde isim olacaktı. Lakabı imiş. Rüyamda Allah öğretti. Eğer kızım olursa o ismi vermek istiyorum ama bir arkadaş rüyada görülen isim verilmez dedi. Rüyada görülen isim verilir. İnşallah Allah sana hayırlı evlatlar versin inşallah. Selamun Aleyküm. Ben Sena 12 yaşındayım. Annemin telefonundan size yazıyorum. Bir camideyiz erkek dervişler alak olmuş. Siz de ortada oturmuşsunuz. Ben de yanınızdayım. Bana şeker tabağını verip hadi bunu abilere dağıt dediniz. Dağıtıp tekrar yanınıza gelip oturdum ve uyandım. Selamun Aleyküm. Nasıl soracağım bilmiyorum ama yine de sormak istiyorum.
Şikayet gibi değil ama üzülüyorum. Annem ve kardeşim beni sürekli azarlıyorlar. Ne yapacağımı nasıl davranacağımı bilmiyorum. Evliyim. İki de evladım var. Allah yardımcın olsun. Sabırlı ol inşallah. Rabbim muhinin olsun inşallah. Allah'ım korusun inşallah. 29. mektup 9. kızım 3. telviye'miş.
Evet. Selamun Aleyküm. Geceniz mübarek olsun. Namazda rükû ve secdede söylediğimiz subhane rabbiyel azim ve subhane rabbiyel alâ dualarının sayılarını isteğimize göre arttırabilir miyiz? 3, 5, 7, 9 yapabilirsiniz. Selamun Aleyküm. Bediüzzaman Said-i Nursi'nin Risale-i Nur adlı tefsir külliyatını okumasını tavsiye eder misiniz? Okunabilir. Benim tavsiye edip etmeme bağlı bir şey değil. Ben çünkü okumuş olmam lazım ki tavsiye edeyim. Ben okumadığımdan dolayı tavsiye edemem.
Hakkınızı helal edin. Şeytan kibrinden dolayı bizi Allah'tan uzaklaştırıyor. Peki hangi nefis, hangi sebebi bizi Allah kullu etmekten alıkoyuyor? O da şeytanın vesvesesine kanıyor. Selamun Aleyküm. Duyduğunu söylemek kişiye yalan olarak yeter. Hadis-i şerifini açıklar mısın? Söylenen iyi şeylerden yalan mı olur? Bu normalde kötülükle veya bir şeyi yanlışlıkla alakalı, birisine iftirayla, birisinin hoşuna gitmeyen şeylerle alakalı. Duyduğunu söylemek size yalan olarak yeter. İyiliklerle alakalı değil bu. Selamun Aleyküm. Eyvalli kaniller. Allah razı olsun. Bir de efendim bir de rüyanda az kaldı. İkiden üçe, üçten dörde geçeceksiniz dediniz. Makam kastettiniz geçenlerde. Bazen birkaç günü süre rüyanda sizi görüyorum. Sonra bir süre rüya görünmeyebiliyorum.
Sanki tam bir manevi gidiş yakalayıp. Sonra kaybedip başa dönüyorum. O hali korumak için neler yapmalıyım? Bir de bu gece namaz kılamayan, özürlü olan bayanlar bu gecenin niyetini edip temizlenince kalabilirler mi? Yani normalde bu gecede o zaman Allah'ı zikredin. Kelimeye şehadet getirin. Bunda bir sıkıntı yok. Dua edin. Allah iyi etsin. Allah mübarek etsin inşallah. Selamun Aleyküm. Kaza namazı nasıl kılınır? Günlük kaza namazı mı yapmak lazım? Yoksa sadece vakit farzı mı kılmak lazım? Günlük kaza namazı yapabilirsiniz. Bu gece okuyacaksanız, bu gece kılacaksanız. Mesela bir günlük sabahtan yatsıya kadar kaza namazı. Zaten bir günlük yine sabahtan akşama kadar, yine bir günlük sabahtan akşama kadar, yine bir günlük sabahtan yatsı namazına kadar böyle kaza namazı kılabilirsiniz.
Gündüzü oruçlu, bugündü oruçlu olacaktınız. Selamun Aleyküm. Bazıları tasavvuf Yunan mislisizimden alınmıştır diyorlar. İslam literatürüne girmiş bir ilim olan tasavvufun kaynağını açıklar mısınız? İhsan hadis-i şerifi. İman nedir? İslam nedir? İhsan nedir? İhsan Allah'ı görüyormuşçasına yaşamandır der. Tasavvufun çıkış noktası orasıdır. Selamun Aleyküm. Beraat kandiliniz muharek olsun. Bu gece itikafa girdiğimizde 70 bin tevhidi tamamlamamız mı gerekiyor? Tamamlayamazsanız sonra tamamlarsınız inşallah. Selamun Aleyküm. Koronavirüsten dolayı çocuklarımız evden çıkmadıkları için midir bilemiyorum ama şükürler olsun.
İki çocuğum da namaza başladı. Bak her şerde bir hayır var. Hamdü senalar olsun bizlere ve ailemize dua edin. Allah'ım yesin inşallah. Selamun Aleyküm. Altı Kur'an atmanız var. Duanızı ekleyebilirim siz. Siz ekleyin inşallah. Selamun Aleyküm. Ailecek sizi izliyoruz. Kandiliniz muharek olsun. Amin. Ellerinizden öpüyoruz. Duaınızı bekliyoruz. Allah'ım huayınız olsun. Polat adam Mustafa Erva ailesi. Aleyküm selam. Selam söyleyin inşallah. Bir de dünkü rüyamda sizi gördüm. Allah'ı yesin. Okumayacağım öyle rüyanı sen. Adetli kardeşler itikafa giremezler ama kelime-i tevhid okuyabilirler.
Kaza namazı kılarken bayanların rekamet getirmesi gerekir mi? Gerekmez. Ama getirebilirsiniz. Gündüz namazlarımın sadece farzlarını kılıyorum. Tevhidleri çekince geç oluyor sanırım. Patron laf ediyor. Evde tepli çeksem olur mu? Selamun aleyküm. Beraat kandil, cumharek olsun. Amin. Hayırlı kandiller sizi izliyoruz. Allah size razı olsun. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz. Allah ibadetlerimizi kabul etsin. Amin. İnşallah Allah'a emanet olun. Eyvallah Harun'a. Batı medeniyetinin gerçek yüzünü Bosna Ersek'te, Sıbraniske katliamında biz yaşadık. Allah kafirlere fırsat vermesin. Amin. Buradan Bosna'ya da selam olsun inşallah.
Karadağ'a selam olsun. Son seyahatte gittiğimiz bütün bölgelere ve beldelere selam olsun inşallah. Allah Türkiye devletimizle zeval vermesin. Amin. Ezanımızı dindirmesin, bayrağımızı indirtmesin. Allah sizlerden razı olsun. Bosna'dan ve Balkanlardaki kardeşlerimize selamlar var. Sizleri severek izliyorlar. Kandillerinizi tebrik ediyorlar. Allah razı olsun hepsine selam söyle Harun'a. Selamun Aleyküm. Hayırlı kandiller. Rüyam hocam, rüyamda Peygamber Efendimiz'i sırtında hastaneye götürmek ne demek? O hizmet edeceğin Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin yoluna inşallah. Hayırlı akşamlar. Bir esnafa borcum vardı. O zamanlar param olmadığı için ödemedim.
Üzerinden çok zaman geçtiğini unuttum. Şu an bu kişi koronadan vefat etti. Bunun günahı nedir? Kendimi nasıl affettirebilirim? Nasıl helallik alırım? Kandilin zübarek olsun. Eğer normalde onun mirasçılarını biliyorsanız, mirasçılarına gidin inşallah parayı ödeyin. Eğer mirasçılarını bulamazsanız, yoksa mirasçıları o parayı onun adına tasadduk edin. Hayırlı kandiller inşallah herkese. Ben sizden ders aldım. Dersimi bazen çekemiyorum. Bunun için kaza yapmam gerekir mi? Evet. Ders aldım ilk günlerde sizinle çokça rüyamda görüyordum. Şimdi ise görmüyorum. Bunun için çok özülüyorum. Dersini çekmiyorsun. Çek dersini. Hem dersini çekmeyeceksin hem rüyanda göreceksin.
Olacak iş mi? Selamun Aleyküm. İnsan sevdiğiyle bir olmak istiyor. Biz de sizi çok seviyoruz. Allah şahit olsun ki hayırlı kandiller. Allah da sizi sevsin inşallah. Kayseri. Mesutkiler Allah mübarek eylesin. Allah yardımcınız olsun inşallah. Sizi rüyasında babası olarak görmesi ne anlama geliyor gören için? Bu kişilerin size baba diye hitap etmeleri seçilmiş olmalarından mı? Böyle bir şey diyemeyiz ama rüyasında öyle gören bir şey. Seçilmişti, seçilmemişti değil. Ben şöyle düşünüyorum. Bir kimse bir velinin yoluna, bir veliyle buluştuysa, bir veliyle ders aldıysa, bir yola girdiyse ben onu seçilmiş olarak görüyorum. O normalde baba olarak görülse, manevi o da bir yol sonuçta. Çok şey değil.
Yani manevi olarak, babası olarak görenler özel, öbür günler gayri özel değil. Öyle düşünmüyor. Selamun aleyküm. Benim çalıştığım şirketin yapmış olduğu bir reysel sigortası var. Her ay maaştan belli bir miktar para kesip üzerine şirket veya devlet de teşvik olarak para ekliyor. Bunda sakınca var mı? Yok. Ne sakınca olsun? Allah razı olsun. Selamun aleyküm. Görünen rüyaları siz Hüseyin Karadağ ve hatta Karadağ dışında dinleme ve tevil yetkisi var mı? Değişik zamanlarda, değişik yerlerde yetkilendirdiğim kimseler var. Özellikle zayıflamak ve sağlık için hangi bitkisel çay ve yağları ne şekilde tavsiye ediyorsunuz? Zayıflamak için az yemeyi tavsiye ediyorum.
Ondan sonra, yani bitkisel çayda bir sürü çaylar var, yağ değil çaylar var. Onlardan kendinize bir kür yapabilirsiniz. Ondan sonra, ama önemli olan az yemek. Az yiyin inşallah. Selamun aleyküm. 12 yaşında siyah pelerinle ilgili hayal gören çocuk için müsaadenizle yardımcı olmak isterim. Bakayım. Evet. Olur. Bu 12 yaşında siyah pelerinle ilgili hayal gören çocuk, Nigara kardeşe müracaat edebilirsiniz. O yardımcı olacağını söyledi. Konularda uzman biliyorsunuz. O yüzden o kardeşle ilgilenecek inşallah. Selamun aleyküm.
Hadis-i şeriflerde gecenin üçte ikisi ya da üçte biri gibi anlatımlar var. Geceye hangi zamanda itibaren bölmek gerekiyor? Yani son üçte biri gibi dendiği zaman hangi zaman aralığına denk geliyor? Biz sufiler bu kadar teknik değilizdir. Bizim için işte gece semaya iner dediğinde biz ne zaman dua ettiysek o zaman semadadır o. Biz ne zaman dua edersek o kabul eder. Bu bu kadar olmaz ya. Biz bu kadar teknik değiliz. Mübarek insanlar. Allah'a yaklaşmanız bu kadar teknik olmasın. Allah'a dua edin. Allah'ı zikredin. Makine değiliz. Mübarek insanlar. Allah da makine değil. Selamun aleyküm. Ben Naime Bayındır'dan kucak dolusu selamlar. Allah mübarek etsin.
Selam söyleyin bütün Bayındırlı kardeşlere inşallah. Hocam 26 yaşındayım. Annemi iki sene önce kaybettim. İki senedir yatalak babamı bakıyorum. Babam Aizmair hastası. Konuşamıyor ve nefes almak dışında hiçbir hayatı fonksiyonu mevcut değil. Babamı çok seviyorum. Gönül babam çok yüksek. Ona karşı olan sevgimi, ona ilgimi hissediyor mudur? Ve durumum Allah katında sevabı nedir? Allah mübarek eylesin. Harika bir iş yapıyorsun. Cennetlik bir iş yapıyorsun. Rabbi muhafaza eylesin. Mu'inin olsun. Cenab-ı Hak seni korusun inşallah. Aferin. Aferin, aferin. Selamun aleyküm. Bugün dersimizdeki tövbeyi çoğaltabilir miyiz? Dersinizi çekin. Tövbeyi çoğaltın.
Ne olacak bir şey yok. Aleyküm selam. En kısa zamanda görüşürüz inşallah. Sizi çok özledik. İzmir'e veya Manisa'ya bekliyoruz. İnşallah. Aa, Leyla Hanım inşallah. Cenab-ı Hak nasip etsin inşallah. Manisa'ya da geliriz. İzmir'e de geliriz inşallah. Yunak'ta tüm kardeşlerin selamı var. Selam ve dua ile hayırlı akşamlar. Yunak'ta selamlar inşallah. Cümlenize. Selamun aleyküm. Sakarya'dan selamlar. Allah razı olsun. Sakarya'ya da selamlar. İzmit, Sakarya, Pendik, İstanbul. Türkiye'nin dört bir tarafı, yurt içi, yurt içi. Hepsine de selam ederiz. Kandilin zümbarek olsun inşallah.
Selamun aleyküm. Bir ara abim psikolojik sorunlar yaşadı. Kendinden haberi olmadı. Biz de ailemle birlikte doktora götürdük. Olmadı. Hocaları falan okuttuk. İyi geldi diye düşünüyoruz. Abim şimdi çok iyi hamdolsun. Eski haline kavuştu ama benim hep kafamda soru işaretleri var. Okuyan hocalara inanılmalı mı gerçekten bilmiyorum. Tereddetteyim. Şifa bulmuşsunuz. Allah'ı mübarek eylesin de. Bu aşağı hayatınıza devam edin. Annem, ablamın eski eşine karşı sorumsuzluğundan, çocukla ilgilenmeyişinden dolayı çok kırgın, hakkını helal etmiyor. Bu durumda nasıl davranılmalıdır? Ne yapalım mı annen, ablanın eski eşine hakkını helal etmiyorsa? Biz zorla helal ettireceğiz diye bir kaydı yok.
Allah iyi etsin inşallah. Selamun Aleyküm. Kanınızı mübarek olsun. Ailecek sizi istiyoruz. Allah razı olsun. Ahmet Gayar, Demirtaş'a selamlar inşallah. Herkes Kur'an yazabilir mi? Kimler Kur'an yazar? Kur'an yazmak nedir? Normalde Kur'an-ı Kerim'i harfleriyle yazmak herhalde kastettin. Biliyoruz. Herkes yazar. Kur'an-ı Kerim'de Sekine Suresi'nin 16 kere okuyanın üzerine sakinlik indiği söyleniyor. Ne dersiniz? Hiçbir şey demem. Allah iyi etsin. Kur'an şifadır. İzmit'ten selamlar. Bir sohbetinizde sevgi büyükten küçüğedir demiştiniz. Allah sizi çok sevsin. Allah razı olsun. Allah'ım da sizi sevsin inşallah. Selamun Aleyküm.
24 ayar olmayan altının zekatı verilmiyor. 80 gram olursa normalde nisap miktarını artar mı artmaz mı onu bilmediğimden dolayı. Nisap miktarı 80 gram 24 ayar altın olması lazım. Kaçık ayar altın bir baksana Salim ona. Çoğu sizi rüyasında Almanya'dan sizi görmek için geldim kaldım Kayseri'de Allah rızası için dua edin sizi görmeden gitmek içimden gelmiyor.
Allah mu'nun olsun ya. Vay Allah yardımcın olsun inşallah ya. Çoğu sizi rüyasında görüyor. Ben de çok ama çok istiyorum sizi görmeyi göremiyorum. Allah nasip etsin inşallah. 80 gramı 29 bin lira. 29 bin lira parası olan kimse ne o nisap miktarına ulaştığı için bir yıl bekliyorsa zekatını verecek. Hayırlı kandiller bazıları tasavvuf Yunan mislisimine alınmıştır diyor. İslam nitörlüğüne girmiş bir ilm olan tasavvufun kaynanı açıklar mısınız? Sorun linkten dolayı kaynadı hakkınızı helal edin. Kaynamadı.
Cevaplandırdık biz onu değil mi Salim? Cevaplandırdık. Selamun Aleyküm. Devamlı tevhid çekmeye başladığımdan beri içim çok rahat devam etti için bana dua edin. Allah mu'nin olsun inşallah. Kandiliniz mübarek olsun. Sorum şu. Tövbe edip tövbemden geri döndüğüm için kendime de Allah affetsin. Tövbeme de inancım kalmıyor. Ve artık sen değişmeyeceksin. Senden adam olmaz şeklinde kendimi yargılıyorum. Ve sonra da artık yaptığımı kendimce haklı bir nedene bağlı o günahtan geri durmamaya başladığımı fark ettim. Böyle bir noktada duran bir kimseye tavsiyeleriniz nelerdir? Yine tövbedir. Bu düşünceler beni tövbe etmekten hatta bu gecenin lütufkarlığına inancımın ciddi zedelemiş durumda.
Yine tövbe edeceksin, yine tövbe edeceksin, yine tövbe edeceksin, yine döneceksin. Hayırlı kandiller rüyamda gece yarısı göğe yükseldiğimi gördüm. Harika. Selamünaleyküm. Hadis-i Şeriflerde gecenin üçte ikisi ya da üçte biri gibi anlatımlar var. Geceyi hangi zamanda itibaren bölmek gerekiyor? Yani son üçte biri gibi dendiği zaman hangi zamanın aralığına denk geliyor? E cevapladım, bir daha yazmışsın. Sen gecenin ne zamanını ibadet edersen et, Allah senin ibadetini kabul eder, duanı kabul eder. Selamünaleyküm. Kandiliniz mübarek olsun. Karıca Bey'den selamlar. Okan Demirci. Ve aleyküm selam. Karıca Bey'e selamlar. Selamünaleyküm. Üzerimizde büyü olduğunu nasıl anlarız? Bunun bozulmasını kendi kendimize sağlamak mümkün müdür?
Veya bir hocaya gitmek doğru mudur? Otur kardeşim, yüz tane felak, yüz tane nas, yüz tane de ayet-ül kürsü oku. Yürü. Selamünaleyküm. Kandiliniz mübarek olsun. Polat diye bekliyoruz. İnşallah. Yücel kardeş. Hayırlı kandiller, sumak ve kekik yağı tavsiye ettiniz. On gündür ailecek içiyoruz. Ne zamana kadar içilir? Arada içeceksiniz ya. Sıkıntı yok. Allah iyi etsin inşallah. Allah gecenizi mübarek eylesin, kandilinizi mübarek eylesin, dualarınızı kabul etsin, namazlarınızı, ibadetlerinizi kabul etsin. Nice kandillerde, nice gecelerde buluşmak ümidiyle Rabbim muayeniniz olsun inşallah. Geceniz mübarek olsun. Hayırlı geceler.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi