mustafaozbag.org

84. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 9 Eylül 2011 · 40:30

Esselamun Aleyküm. Allah gecenizi ailesin. Cenâb-ı Hak gürtünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, yolunuzu hayırlı eylesin. Cenâb-ı Hak dünyamıza afiyet verdin. Biz ayetini artırsın inşâAllah. Allah, ayet-i kerimede Rabbiniz buyurdu ki, bana dua edin. Ben de duanızı kabul edeyimler. İnsanların tarih boyunca es geçtikleri, gevşek durdutları yer. Dua etmek, Allah'ı Allah kabul edip, tevhid, Allah'ı birlemek, İyyâ Cenâb-ıdû ve İyyâ Cenâb-ıdâ'ın sırrına ermek. Dua etmek. Ancak sana ibadet eder, ancak senden isteriz sırrına ulaşmak. Dua etmek.
Ümmet-i Muhammed'e verilmiş büyük hediye ve lütuflardan birisi. Dua etmek. Çünkü geçmiş ümmetlerin peygamberlerine denilirdi. Ey peygamber, dua et, Allah da senin duanı kabul etsin diye. Ve geçmiş peygamberler, ümmetleri için de dua ederler, kendileri için de dua ederlerdi. Ve onların ümmetleri peygamberlerine iltica ederlerdi. Peygamberlerinden bu noktada rica ederlerdi. Derlerdi ki, hakkımızda Allah'a dua et. Bizim için dua et. Bizim için bir şey ister. Bizim için bir şey diler.
Hani İbrahim Aleyhisselam'ın havarileri gökten sofranın indirilmesini kendileri değil de, İbrahim Aleyhisselam'a, İsa Aleyhisselam'a söylemişlerdi. Demişlerdi ki, Allah'a söyle de gökten bize sofra indirsin. Kendileri diyememişlerdi. Ya Rabbi bize gökten sofra indir diye. Çünkü bu tip meselelerde, duada muhakkak ki peygamberlerin dua etmesi gerekirdi.
Allah, Muhammed ümmetine lütfetti, ikram etti. Onlara dedi ki, bana dua edin. Ben de duanızı kabul edeyim. Kıymetli kardeşler, Cenab-ı Hak burada duayı kabul ederken, bir şeye bağlamıyor. Allah, bir şeye bağladığı şeyler de vardır. Der ki, iman eder, salih amel işler, işleyin ki ben de sizi cenneti vereyim. Allah'tan hakkıyla korkun ki, bilmediklerinizi öğreteyim. Bir şeye ulaşmak için bir şeyi vesile kılmak.
Ama bu müminin suresi, 60. ayette enteresan bir şey var. Enteresan bir şey. Öyle bir lütuf, öyle bir vurgu, öyle bir ikram, öyle bir rahmet, öyle bir bereket var ki, ümmetin bunu idrak etmesi gerekiyor. Derviş kardeşlerin bunu idrak etmesi gerekiyor. Rabbiniz buyurdu ki, bana dua edin, duanızı kabul edin. Bir şeye bağlı kalmaksızın, bir şeyi vesile etmeksizin, bir şeyi aracı koymaksızın, bir şeyi önüne koymaksızın. Direkt, direkt, en direkt değil, direkt. Bana dua edin, duanızı kabul edin. Peygamber sallallahu ve sellem hazretleri, hazreti enes nakleder bunu.
Peygamber sallallahu ve sellem hazretleri der ki, hiçbir kimseden hiçbir şey isteme. Her şeyini Allah'tan ister. Düşen ayakkabının bağını bile. Ayakkabının bağı düşmüş, ayakkabının bağı kaybolmuş. Ayakkabının bağı yok üzerinde. Onun dahi Allah'tan ister. Allah'a imanın kemal noktasıdır. Allah'ın kemal noktasıdır. Allah'ın kudretine, kuvvetine, vahdaniyetine, zatına inanmanın kemal noktasıdır. Allah'ın varlığına, birliğine inanmanın kemal noktasıdır. Dua etmek ve Allah'tan istemek. Ve duanın kabul olup olumayacağını hiç düşünmeden Allah'ın vereceğine, Allah'ın kabul edeceğine inanmak.
O öyle bir kuvvet sahibi ki, ve Allah öyle bir ümmeti sevmiş ki, o ümmetini vasıtasız, sebepsiz bana dua edin, ben de sizi dua etmekte. Ve hatta ve hatta Allah, kendini de, kendi verdiği sözle bağlamaktadır. Hiç ki bana dua edin, kabul edeceğim.
Allah'ın kendi kendini bağlaması. Hani beni severseniz, ben de sizi severim. Allah'ı sevin ki, Allah da sizi sevsin. Allah'ı zikredin ki, Allah da sizi zikretsin. Bakın bunlar vasıtasız olan şeyler. Allah'ı zikredin, Allah da sizi zikretsin. Allah'ı sevin, Allah da sizi sevsin. Allah duanızı kabul etsin. Orta yerde bir bağ yok. Orta yerde bir sebep yok. Orta yerde herhangi bir şahıs yok. Herhangi bir eylem yok, fiil yok. Orta yerde herhangi bir bağlantıla bir şey yok. Dolanbaşlı yol yok. Olursan, her neyle karşı karşıya esen, hangi noktada bulunursan bulun, hangi çıkmaz sokaktasın, nerede bulunursan bulun. Allah'a dua et.
Allah senin çıkmaz sokaklarını çıkaracak. Kabul edeceğini beyan etmiş. Şeyh şüphe etme. Ya Rabbi, şu Urudağı yerinden kaldır de, Allah Urudağı yerinden kaldıracak. Şeyh şüphe etme. Üç ümmetlerden üç kişi yolda gidiyorlardı, yağmur yağdı, fırtına koptu. Bir mağaraya sığırmışlardı ya, mağaranın önüne bir kaya gelip oturuvermişti.
Dediler ki bir şeyini için dua edelim. Birisi açtı ellerini dedi ki, ya Rabbi ihtiyar annem, aman var benim. Süt çirirdim, süt götürürdüm. Bir gün akşam gittiğimde uyumuşlar. Ellerin elimde süt kâsesi. Ha şimdi uyanırlar, ha şimdi uyanırlar diye sabaha kadar bekledim. Ah uyandıklarına baktılar ki benim elimde süt kâsesi, ben onların başında bekliyorum.
Diler ki, sen bizim başımızda bekliyor musun? Evet anneciğim babacığım. Ben siz uyanırsınız da bundan içersiniz diye bekledim. Allah senden razı olsun dediler, sütlerini içtiler, tekrar uydular. Ya Rabbi, bu amelin senin katında makbul isen bizim yolumuzu aç, bu kayayı önümüzden kaldırsın. Kaya biraz gıcırdadı, oynadı yerinden.
Ömürkü açtı elini. Ömürkü de ne dedi? Ya Rabbi, benim bir akrabam, bir kız vardı. Gözüm ondaydı benim. Yokluk oldu, sıkıntı oldu. Naçan kaldı, perişan oldu. Aç kaldı. Bir gün geldi bana, dedi ki işte bana bir teneke buğday lazım. Ben de dedim ki, sen kendini bana teslim edersen ancak o zaman olur. O geldi, yüzünü çevirdi, dedi ki, nikahsız mı yapacaksın böyle bir şeyi?
Ben de senden korktum, böyle deyince. Kalktım, ona bir teneke değil, iki teneke birden verdim. Eğer benim bu fiilimi, bu yaptığım şeyin hoşuna gittiyse, kaya açılsın dendi. Kacığırt açıldı. Bakın, bunlarda bir tane daha var, üçüncüsü var. Meseleyi uzatmak istemiyorum. Bunlarda bir şey var. Ne var? Orta yerde sebep var. Sebep orta yerde. Ama Allah, bu ümmet için o sebepleri kaldırmış. Sadece ona yönel. Ve ondan ister. Ve sadece ona dayan. Sadece ona yasla. Sadece ona güven. Sadece onunla hemhal ol. Sadece onunla işini bitir. Sadece onunla eylemini fiilini götür.
Allah'a dua et. Ve unutma. Dua ibadetin kendisidir. İbadetin de duadır. Namaz kılman duadır. Oruç tutman duadır. Zikrullah etmen duadır. Hayır hasenet işlemen duadır. İyi ahlak duadır. İyi ahlak duadır. Bir mümin kardeşine tebessüm etmek duadır. Birisine yardım etmek duadır. Zikrullah'a gelmek duadır. Sohbete gelmek duadır. Yerden bir taşı kaldırıp kenara koymak duadır. İnsanları sulh ettirmek duadır. İnsanları barıştırmak duadır. Eşleri birbirleriyle barıştırmak duadır. Yaptığınız her hayırlı amel, yaptığınız her ibadet duadır. Ve her ibadeti, her hayırlı ameli dua gözüyle bakın. Acziyetten de Allah'tan isteyin.
Allah'a dua edin. Ve unutmayın. İbadetin en serresinden, küçüğünden, en büyüğüne kadar ibadetlerin hepsi de duadır. O zaman ibadet etmeyen duayı terk etmiştir. Duayı terk eden Allah'a küstahlık etmiştir. Kibirlilik etmiştir. Yeri cehennemdir. O Allah'tan uzaklaşır. Dua eden Allah'a yaklaşır. İbadet eden Allah'a yaklaşır. İyi ameller işlenen Allah'a yaklaşır. Onlar devamlı dua halindedir. Devamlı zikir halindedir. Siz devamlı ibadet ederseniz, devamlı zikir halinde olursunuz. Devamlı Allah'tan isterseniz, devamlı Allah'la irtibatınız olur. Dua ederseniz, duanız kabul eder. Dua edin.
Ve Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin hadis-i şerifini unutmayın. Günahsız ağızlarla dua edin. Ya Resulallah, günahsız ağız var mı ki? Evet, sizin kardeşinize yaptığınız dua, günahsız ağızla yaptığınız duadır. Kardeşler, birbirlerinize dua edin. Birbirlerinize dua edin. Birbirlerinize dua edin ki, Cenab-ı Hak zaten duaları kabul eder. Böylece hep beraber yükselir. Hep beraber kardeşliğimizi arttırın. Arkadaşlığınızı arttırın. Dostluğunuzu arttırın. Hatta size zarar verene dahi dua edin. Sizi hançerleyene bile dua edin. Sizi eksiklik, noksanlık yapana dahi dua edin. Hani sizin tabirinizde, arkanızdan kuyu kazana dahi dua edin. Ve dua edin ki kemaliniz aksın.
Ve dua edin ki manevi olarak yükselin. Ve istemediğiniz, sevmediğiniz kimselere de dua edin ki onlarla muhabbetiniz olursun. Ve onlara hediye vermiş olun. Hediye reşin. Dua etmediniz hiç kimse olmasın. Hep menfaat gördüğünüz kimselere dua etmeyin. Dostluk, menfaatın kesildiği zaman da dua etmeye devam etmektir. Arkadaşlık, kardeşlik, menfaatın kesildiği zaman da duaya devam etmektir. Dua etmeyi menfaatinize bağlamayın. Dua etmeyi birbirinizden nasiplenme olarak manevi değil, maddi nasiplenmeye bağlamayın. Kendinizi manevi nasiplere bağlayın. Manevi kardeşliğinize bağlayın. Ve şu cemaatle bu kapıdan içeri giren herkesin dua edin. Hiçbir kimseyi ayırt etmeyin.
Buradan kapıdan giren bir kardeşinizle yanlış bir şeyiniz olabilir, eksik bir şeyiniz olabilir. O kardeşiniz size yanlışlık yapmış olabilir. O kardeşiniz size eksiklik yapmış olabilir. O kardeşiniz size zarar vermiş olabilir. Yol uzun, yol uzun. İnsanların nerede ne yapacağı belli değil. Ama siz dua ederekten onu hayra çevirin. Dua ederekten kemalinizi arttırın. Sadece gül suyu dökene dua etmeyin. Bir bacağınıza ateş dökene de dua edin. Rahmetli üstadım Şeyh Efendi Hazretleri bir gün aniden görüşeceğimiz bir oda yok mu oğlum dedi. Kadınlar bir tarafta herkes dolu, yatak odasına geçtik. Allah rahmet eylesin.
Şeyh Efendi öyle hiç kimsenin yatak odasına filan girmezdi. Ben açtım dedim efendim müsait. Geçin buyurun söyleyin ne söyleyeceksiniz. O önemli bir şeyler söyleyeceğinde koltuğun ucuna otururdu. Böyle yatağın ucuna oturdu. Ben de önüne oturdum. Mustafa Efendi bundan sonra dedi bir kısmı bir ayağına dedi gül suyu dökecek. Bir kısmı da bir ayağına dedi kor dökecek, ateş dökecek dedi. Eğer ikisini bir tutmazsan dedi, ikisine de dua etmezsen kemale eremezsin evladım dedi. İkisine bir dua edeceksin dedi. Kıymetli kardeşler bunları böyle bir sır gibi saklamak istemiyorum. Madem ki kemale ermek bir bacağınıza ateş dökenle bir bacağınıza gül suyu dökenle dua etmekse evet hep beraber kemale erelim, hep beraber kemale erin, hep beraber yolunda Allah'ın klasında olalım.
Bir ayağınıza gül suyu dökecekler, her ikisine de dua edeceksiniz, her ikisine de merhamet dileneceksiniz, her ikisine de afiyet isteyeceksiniz. O zaman kemale ereceksiniz. Biz ozuluklar değiliz, biz Allah'tan uzayan insanlar da değiliz. Zarar gelecekse o zarara müsaade eden Allah, eğer bize bir fayda gelecekse o beyimize yönlendiren Allah'tır.
Günüp zarar ve zikâna bakın. Gün içerisinde herhangi bir kardeşinizden, eşinizden, dostunuzdan, annenizden, babanızdan, evladınızdan, etrafınız, komşularınızdan, sokakta yürürken, sokaktaki insanlardan zarar görebilirsiniz. Sizin eşiniz, eşiniz, eşinize beddua etmeyin, eşinize kinlenmeyin, eşinize eksik ve noksan bakmayın, dua edin.
O sizin çocuğunuz, çocuğunuza kinlenmeyin, çocuğunuza savaşmayın, çocuğunuza kavga etmeyin, dua edin. Annenizle savaşmayın, annenizle kavga etmeyin, dua edin. O sizin babanız, babanızla savaşmayın, babanızla kavga etmeyin. O sizin arkadaşınız, arkadaşınızla kavga etmeyin, savaşmayın, dua edin. Yolda gördüğünüz bir kimse, onunla savaşma, onunla kavga etmeyin, cahil bir insan, dua et ona.
Dua ederekten Allah'ı bil, dua ederekten Allah'la aranı düzen, dua ederekten Allah'ı zikret, dua ederekten Allah'ı sev. İnanizler her şeyi, seven sevdiğine yaslanır. Seviyorsan Allah'tan ister, Allah'tan bekler, Allah'a dayan. İltibatını kesme, o zaman dua et.
Kabil felah olsun, kabil felah olsun. Beynin açılsın, beyninin damarları açılsın, gönlün açılsın, kalbin açılsın, dua et. Dua et. Cenab-ı Hak bil ki, dua ederken karşında duruyor. Bil, dua ettim kimse karşında de. Ve Allah cömert. Cömert olan Allah'tan ister. Cömertlerle hesap kitap edilmez. Cömert bir insana bu kaç para diye sorma. O cömertse ona kaç para diye sorma. Cömert bir kimse ise bırak, hesabı o yazsın. Kaç para yazıyorsan sen yaz der. Cömert insana teslim ol. Gerçekten cömert ise Allah onun kalbine nazar eder çünkü. Allah ona merhamet etmiştir.
Allah ona lükletmiştir. Hesap kitap sormaz, sen de cömertlerden hesap kitap sorma. Cömert insanlarla nasıl davranılacağını mutluğunu bilmiyor. Nasıl davranılacağını bilmiyor. Neden? Çünkü kendisi cibri. Sizdeki kimseyin cibri görüyorsan sensin cibri. Allah'ın cibri görüyorsan sensin cibri. Allah cömert. Allah cömertleri sever. Allah'tan ister. Nasıl kız bağlı kur sen. Onunla dostu. Verir zaten.
Derken aha hazine evin anahtarları. İstediğin gibi kullan. Önceden bir kardeşimiz vardı. Kasanın anahtarı ondaydı. Kasanın anahtarını vermiştim ona. Dedim ki aha kasanın anahtarı. Aha burada paralar var. Aha burada çekler var. Benli persiz istediğin zaman, ticaret yapacağın zaman, kârlı bir iş gördüğün zaman senin kendine de gözün yok dedim. Gel buradan kasadan aç, parayı al, al, sat, kayna, yerini koy yana dedim. Hala da kasanın anahtarı var adamda. Şimdi dergaha da gelip gitmiyor. Utancımdan kasanın anahtarını da isteyemedim. Duruyor daha kasanın iki tane anahtarı var. Birisi onda birisi bende. Size tuhaf gelebilir. Beni terk edelim, dergaha terk edelim.
Hala da kasanın anahtarı orada. Siz şey değil, söylemiyorum buna ha. İnsanlar dostlarına kasalarını teslim ederler. Tüm kasasını teslim eder. İnsan dostuna kasasını teslim ediyor. Allah teslim etmez mi? Allah daha cömert değil mi? Sen bir cömertlik edersen Allah sana çayısın cömertlik eder. Unutmam. O yoksul zamanlarında, iftaz ettiğim zamanlarda o kardeşlerim burada şimdi hakkını helal etsin, nefsine duymasın inşallah. Böyle bir kutu, şey kutusu, ne o? Ayakkabı kutusu gibi kutunun içine koymuş dolarları, euroları.
Kutusundan getirmişti bana. Dedi ki bunların istediğin kadar al. Dedim Allah razı olsun, yok. Sonra bir miktar aldıydım ondan. Kutusundan getirmişti. Unutulmaz böyle şeyler. İnsanların sıkıntılı zamanlarında, darlık zamanlarında yapılan şeyler unutulmaz. Unutan insan vefasız insandır, soysuzdur. Allah bizi soysuzlardan ve vefasızlardan eylemesin. Cömert Allah'tır. O zaman Allah'tan isteyiz. O zaman Allah'la hesap kitap yapmayız. Kulların içerisinde cömert olanlar Allah'ın cömertlik sıfatıyla Sıfatlanmış olan insanlardır. Onlarla da hesap kitap etmeyin.
Vardır ya kimisi, pazarlık sünnettir deyip böyle perişan eder ortalığı. O cimridir kendisi. Karşındaki kimse cömert ise cömerti tanır. Ve cömert insanla pazarlık etmez. Karşındaki cimri mi? Evet. Onunla yap yapacağını. Onu indir aşağıya. Onun ciğerini yak. Neden? O mala sevdalı. Mala sevdalı cimri insandır. Allah affetsin. O mala sevdalı. Allah muhafaza eylesin onu da. Ama cömert insan. Onunla hiç bir pazarlık yapma. İşte dua senin cömertten istemendir. Dua senin cömerte yönelmendir. Dua senin cömertle dost olmandır. Dua cömertle hemhal olmandır. Dua cömerte doğru koşmaktır.
Ve sabah kalktığınızda dua edin. Yürürken dua edin. İşlerinizde dua edin. Evlerinizde dua edin. Her yerde dua edin. Allah'la olan irtibatınızı pekiştirin. Sağlamlaştırın. Ve duasız durmayın. Ve unutmayın. Namaz kılmak duadır. Zikrullah yapmak duadır. Unutmayın. İnsanlara hayır hasenet etmek duadır. Güzel ahlak duadır. Ve güzel ahlakınızı ince ahlaka çevirmeye gayret edin. İnce davranın. İnce yaşayın. Duadır. Bana eziyet etmemek. Bırakın insanı. Bana eziyet etmemek dahi duadır. Allah'ın yaratıkları. Karşı merhametli olun. Merhamet etmek duadır. Yeryüzündekilere merhamet et ki gökyüzündekiler de sana merhamet etsin.
Merhamet etmek duadır. Merhametli davranmak duadır. İçerisinde durmak duadır. Farzın içerisinde durmak. Helalın içerisinde durmak duadır. Harama gitmemek duadır. Haramla irtibatı kesmek duadır. İrtibatı kesersiniz duadır. Kıymetli kardeşler. Yaptığınız her şeyi dua gibi görün. Bütün ibadetler duadır çünkü. Bütün ibadetler. Ve ibadetini ibadete ekleyen duasını duaya ekler. Sabah namazını kılıp öğlen namazını ekleyen yaraki namaz arasında Allah'ı zikretmiş gibidir. Allah'a dua etmiş gibidir. Allah'la gitmemiş gibidir. Bir şeye bağlamamış. Çünkü çok enteresan.
Bir şeye bağlamamış. Dua edin sadece. Hani kul Allah'ı severse Allah'ı sevmek. Bağlamamış bir şeye. Allah'ı seversen Allah'ı sevmek Allah'ın üzerine vaciptir. Bağlamamış bir şeye. Enteresan şeyler. Beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim. Ayet-i Kerime bağlamamış bir şeye. Bir şeye bağlamamış. Dikkat edin. Derinleşeceğiniz yerler. Beni zikredin, sizi zikredeyim. Seni zikredeceğim. Bir kefeye koy zikret, o da seni zikredecek.
Kalbinin içinde dua. Allah duanı kabul edecek.
Bir tane şey enteresan. Zikret zikredecek. Sev sevecek. Tövbe et, affedecek. Dua et, kabul edecek. Seversen dua edersin. Dua edersen seviyorsundur. Seversen zikredersin, zikredersen seviyorsundur. Dua edersen zikredersin, zikredersen dua edersin. Tövbe edersen zikredersin, tövbe edersen seversin. Tövbe edersin, dua edersin. Dua edersin, tövbe edersin. Hepsi de birbirine bağlantılı. Birbirinin içinde çok ince ince perdeler var aralarında. Dördünü dört tane köşeye yerleştir. Bir dua etmek, tövbe. İçini süsle artık sen. Neyle süsleyeceksen.
İçini süsle. Dua et, beyin ve sakın unutmayın. Yalvarın, her yaşı dökün. Her dağın sıfatlarının tecelliyatını görmesi için yaratıldı. Gözünün, başka yaratılış amacı yok.
Göz, Allah'ın sıfatlarının tecelliyatını seyretmek için. Zahiri manadaki göz, Allah'ın sıfatlarının zahiri manada tecelliyatını seyretmek ve ağlamak için yaratıldı. Onu başka bir yerde kullanma. Başka bir noktada kullanma. Hainlik etmiş olursun. O zaman ağla. Hatta hadis-i şerifte buyurduğu gibi ağlayamıyorsan dahi ağlıyormuş gibi yap diyor. Ağlayamazsan dahi ağlıyormuş gibi yap. Benim gözümden bir damla yaş inmiyor diyorsan, zalimlerden olursun. Ağla. Ağlamaktan utanma. Zalimler ağlamazlar. Kalbi katılaşmış olanlar ağlamazlar. Kalbi kararmış olanlar ağlamazlar. Kalbi taş olmuş olanlar ağlamazlar.
Küfürleşmiş, kafirleşmiş olanlar ağlamazlar. Acı şeyler bunlar. Yumuşak. Hiçbir şey yapamıyorsan dahi ağlıyormuş gibi yap. Yüzünü buruştur, gözünü buruştur. Kendi kendine burku, hüzünlen, kederlen. Ağlama moduna geç. Ağla Allah için. Ağla günahın için. Ağla sevdan için. Ağla duan için. Ağla zikrullahın için. Ağla. Allah bizi affetsin. Cenab-ı Hak cümlemizi affettir kullarımdan eylesin. Cenab-ı Hak hepimizin dualını kabul etsin. Cenab-ı Hak cümlemizi sevsin.
Cümlemize afiyet versin. Ümmet-i Muhammed'i birlik ve beraberlik ihsan eylesin. 3 ila fatiha şerifler. Sallallahu aleyhi ve selleme gelmiş geçmiş. Bütün peygamberin nişaretinin zıruhlarına edilirik basır ve sedareyle ya Rabbi.
Amin. Dareyle ya Rabbi. Seyyidatlar ve himmetlerinin şartların üzerlerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Sallallahu aleyhi ve sellem-i Muhammed'in zıruhlarına edilirik basır ve sedareyle ya Rabbi. Sallallahu aleyhi ve sellem-i Muhammed'i bir siyidatlara edilirik basır ve если ve sellem-i Muhammed'in zıruhlarına edilirik basır ve selleme.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi