mustafaozbag.org

Takva

Mustafa Özbağ Efendi sohbetlerinde 623 ayrı anda

206. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

29 Şubat 2012 · 46:19

Takva ise, göğsünü işaret edilen buradadır. Takva buradadır. İslam'ın şartları bellidir. Oruç tutmak, oruç tutmak, hacca gitmek gibi. Bunlar dışa yönelidir. Bir kimse namaz kılıyorsa, biz onun İslam olduğunu, kendi kendimize deriz ki, bu İslam. Oruç tutuyorsa, ramazanlarda deriz ki, bu İslam.
Ve karşıdaki bir kimse bunu bilemez. Devam ediyor. Takva ise göğüs boşluğunu inşallah istiyor. Buradadır. Takva bir kimsenin Allah'la olan münasebetlerindeki durumudur. Takva birisi az yemek diyebilir. Birisi az duymak diyebilir.
Takva birisi az konuşmak diyebilir. Takva birisi çok hayır haseniyet etmek diyebilir. Takva birisi çok zikretmek diyebilir. Çok namaz kılmak diyebilir. Birisi haramlardan uzak durmak diyebilir. Birisi şüphelilerden uzak durmak diyebilir. Takva ile alakalı biz çok tarif alabiliriz. Bütün o tariflere baktığımızda hepsinde de takvanın kokusunu alırız.
Hepsinde de. Ve o takva insanı Allah'a yaklaştırır. İnsanı Allah'la barıştırırız. Allah'a dost eder. Takva mümini arif-i billah eder.

237. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

14 Mart 2012 · 58:48

Allah o gecenizi hayır etsin, inşallah, Cenâb-ı Hak gönlünüzü hayırlı eylesin, Allah ömrünüzü, nefesinizi hayırlı eylesin, inşallah, umduklarınızdan nail eylesin, korktuklarınızdan hüsnü muhafaza eylesin, inşallah, Allah ahiyetlerini yerine getirenleri, ahdinizi yerine getirmenizi istiyor. Cenâb-ı Hak, sakınıp, takva noktasında duranları sever. Cenâb-ı Hak'ın her noktada vaadi haktır.
Cenâb-ı Hak, Allah sakınanları sever derken, tabi buna eski noktada takva sahiplerini sever der. Takva sahibi, sakınan, Allah'ın haramlarından uzak duranlardır. Nehy ettiklerinden uzak duranlardır. Allah'ın istediklerini yapandır, takva ehli. Allah'ın emirlerini yerine getirendir, takva ehli.
Bu noktada Müslümanlar, Cenâb-ı Hak'ın nehy ettiklerinden sakınanları gerekir. Eğer Allah'ın sevgisini talep ediyorlarsa, çünkü Allah sakınan, takva sahibi olanları sever. Malum, Allah severse, Cebrail'e nida eder. Bu hadisi kudüsü biliyorsunuz zaten. Allah severse, malum, Allah o kulun gören, gezi, duyan kulağı olur.
O zaman mümin, Allah'ın sevdiği hal ile hallenmeli. Ehli tasavvuf, dervişler, Allah'ın sevdiği hal ile hallenecek. Allah'ın sevdiği ile hallenecek. Bir önceki haftayla herhalde değil mi? Allah tasadduk eden, inkak edenleri sever demiştik. O zaman bu haftaki Allah'ın sevdiği sıfat hal, bir kimsenin takva ehli olması, sakınması.

HADİSLERLE TASAVVUF (72. HADİSİN AÇIKLAMASI) SORU /CEVAP

24 Temmuz 2020 · 3:00:49

Hadis-i şeriften çıkarılacak olan sonuç, bunlardan birisi toplumun önünde olan, önder olan kimseler, kılık kıyafetlerine, söylediklerine, yaptıklarına, konuştuklarına daha fazla dikkat edecekler. Mübah olabilir yaptıkları, ama o mübah olarak yaptığı şey, onu gören, onu duyan kimselere ölçü olur korkusuyla, kendisini biraz daha takvaya, biraz daha takvanın daha üstünü olan, veraya doğru götürmesi lazım.
İslam'ın ölçüsü bu, dinin ölçüsü bu. Ya valilik yapmayacaksın, ya da valilik yapacaksan, oranın en fakirinin yediğinden yiyeceksin, en fakirinin giydiğinden giyeceksin. Hani yine, Hz. Ömer, raddallahu anh, hazretlerinden açılmışken, vera sahibi, bakın bunlar. Bunlar, takvanın üstünde artık bu, vera sahibi. Hani, sahabeden bir kimse geldi, Hz. Ömer, raddallahu anh, hazretleri çalışıyordu o esnada.
Şimdi devletin işi bitti, devletin kandilini söndürdüm, kendi cebimden aldım, kendi cebimden harcadığım, kandili yaktım. Şimdi seninle oturur, konuşabiliriz. Şimdi seninle sohbet edebiliriz. Şimdi seninle iyi misin, hoş musun, boş musun, sohbet edebiliriz, dedi. Bakın, vera, öyle bir şeydir ki, takvada en ince noktadır.
Bu, takvada ince düşünmeye çalışan, takvada ileri gidenlerin, düşüneceği bir ölçü. Onlar o yüzden bakacaklar, yediklerine bakacaklar, içtiklerine bakacaklar, kafalarını çevirdikleri yere bakacaklar, ince düşünecekler, ince yaşayacaklar. ve bunda en önemli davranış biçimi de sufilere düşer. Yani sufi mesleği ince ahlaktır.

Mesnevi Şerîf Şerhi (1410-1427. Beyit) 22.01.2022

22 Ocak 2022 · 1:06:02

Bu heybet, haktan, halktan değil. Bu heybet, şu abalı adamdan gelmiyor dedi. Bir kişi haktan korkup, takva yolunu tuttu mu, cin olsun, insan olsun, onu kim görse korkar. Demek ki, Hazreti Ömer radıyallahu anh hazretlerinin, o heybeti, o görünüşü, o böyle insanları titreten hali, etrafındaki halktan değil.
Ve bu da ne diyor? Hazreti Pir, takva yolunu tuttu mu? O zaman takva ne? Takva, kulun Allah'tan korkmasıdır. Takva neymiş? Allah'tan korkması. Çünkü, takva, Arapça bir kelime, karşılığı da, manası da, Allah'ın azametinden korkup, rahmetini ümit ederekten, Rabbine karşı kulluk görevlerini yerine getirmek.
Manası bu. Hani, Ali İmran, ayet 20, ey iman edenler, Allah'tan nasıl korkmak gerekiyorsa, öyle korkup, gerektiği gibi sakının, ve ancak Müslümanlar olarak can verin. Demek ki, Allah'tan nasıl korkulması gerekiyorsa, öyle korkanlar takvaya ulaşıyorlar. O zaman, takva, bu manada, bir insanın, Allah'la olan, arasındaki ilişki, Allah'la olan arasındaki samimi, samimiyet, Allah'la olan arasındaki, alışveriş, takva, buna göre dizayn ediliyor.
Birkaç tane hadis var. Her nerede olursan ol, Allah'tan ittika et, yani kork, ve kötülüğün arkasından, hemen bir iyilik yap, ki, bu onu yok etsin. insanlara da güzel ahlak ile muamele et. O zaman, takva neymiş? Nerede olursan ol, Allah'tan kork. Ve bir kötülük senin elinden çıktıysa, hemen ardından iyilik yap.

4 KAPI, 40 MAKAM (MARİFET KAPISI) TAKVA KOLAYLAŞTIRMAKTIR. 14.05.2022

14 Mayıs 2022 · 51:12

O yüzden iyilikleri Rabbinden gör. Ve Allah'a hamd et. Allah'a bu konuda teşekkür et. Allah'a niyaz et. İbadetini yap. Ve gönlünü Allah'a çevir. Allah bizi onlardan eylesin. Ve takva sahipleri. Ayet-i Kerime Ali İmran ayet 134. Takva sahipleri. Dikkat edin burayı.
Bollukta ve dallıkta mallarını Allah yolunda sarf ederler. Takva sahibi ne yapıyormuş? Varlığını Allah yolunda sarf ediyormuş. O kibirlenmeye sarf etmez. O büyüklenmeye sarf etmez. O kinine sarf etmez varlığını. O şataat yapmak için, şatafat yapmak için varlığını sarf etmez. O ultra lüks yaşamak için varlığını sarf etmez.
O varlığını Allah yolunda harcar. Burası bakın. Kimmiş bu? Takva sahibiymiş. O heva hevesine para harcamaz. O şana, şöhrete para harcamaz. O görsünler, bilsinler, duysunlar diye para harcamaz. O parasını Allah yoluna harcar. Ve Allah yolunda sarf ederler. Kızdıkları zaman öfkelerini, kinlerini yenerler. Kızdıkları zaman.
Allah muhafaza eylesin. Takva, özür dileyip, af dileyip, geri döneni affetmeyi gerektirir. Allah bizi takva sahiplerinden eylesin. Şaban'ın 15. gecesi olduğu vakit, Allah-u Teala insanları tecelli eder de, müminlere mağfiret eder. Kafirlere mühlet verir. Ve dikkat edin. Ve kin tutanları da bu hallerinden vazgeçinceye kadar kinleriyle baş başa bırakır.

301. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

30 Ağustos 2012 · 46:11

Bir kimse, bir kimsenin kendini bilmesi de, nefsini bilmesinden geçer. Bir kimsenin nefsini bilebilmesi için, zahiri ve batının takvaya sahip olması gerekir. Zahiri ve batının takvaya sahip olabilmesi için, bir kimsenin, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin edebiyle edeplenmesi gerekir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin, zahiri ve batının edebiyle edeplenmesi olan, onun zahiri ve batının sünnetlerine sımsıkı sarılması gerekir.
Zahiri ve batının sünnetlerine sımsıkı sarılmak demek, Kur'an ve sünnetin zahiri ve batının noktasındaki halleriyle hallenmek, yani şeriatı uymaktır. Bu manada şeriata uymanın kapısı, önce iman etmektir. O zaman iman eder, İslam'ın gerektiği gibi yaşamaya başlar, Kur'an ve sünnet dairesinde durur, takva ipine iyice sarılır, edebiyle edeplenir, ondan sonra o kimse nefsini bilmeye başlar.
Ondan sonra nefsini bilen Rabbini bilir, her şeyi bilir. Bir yoldur, bir güzergahtır bu. Yolun başlangıcı iman etmektir. Ondan sonra İslam'ın şartlarını yerine getirmektir. Ondan sonra Kur'an ve sünnet davresinde durup, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin zahiri ve batının sünnetlerine tabi olmak, ve batının takva noktasında durmak, edeble, ince edep noktasında durup, o kimsenin nefsini bilme yolu açılmaya başlar.
Eğer bu sinsile devam etmiyorsa, o kimsenin kendini bilmesi mümkün değildir. Bu sinsileyi özellikle burada geniş bir şekilde geriye yönelik aldık ki, her daha önceki yaptığımız dersleri de takip etmelisiniz. Daha önce yaptığımız dersler, mesela geçen haftadan önceki hafta, Evliya'nın özelliğinin üç olduğunu, bunun birisinin takva olduğunu, birisinin edep olduğunu, birisi de neydi?

300. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

11 Ağustos 2012 · 31:39

Üçüncüsü de, ibadettir. Hal ile, bir kimse, süslenmesi gerektir. Süslenmez ise, bu üç hal ile süslenmez ise, onun gidecek olduğu yolu, hal içinde gibidir. Halinde, kendini sever, takvaya ulaşmasını ister, kullanılmaz.
Takvaya ulaşmak ise, üzerlerinde belli, takvaya ulaşmak, hem ibadetiyle, takvayla, takva, Kur'an ve sünnet ise, neye sımsıkı yapışmaktır. Bu manada, takva, ibadetlerine sımsıkı yapışmaktır ki, onu ibadet aslında, göreceğiz.
Bu manada, takva, takva, güzel ahlaklı olmaktır ki, o da, onun içerisinde, saklı ve gizlidir. Onunla beraber. O zaman, takva, birinci derecede, Allah'a yakın, Allah'a yakın, düşüncesi olarak, algılamamız gerekiyor.
Hani, Hadis-i Kudsi var ya, kimse farzları yerine getirmek, bu ibadet gayrı meseledir. Bir kimse, ibadetlerini yapar, ibadetlerini yerine getirir. İşte bu, takva yoludur. İşte o, bu takvaya ulaşanlarını sever.

12. Kimseyi inctimemek 4 kapı 40 Makam

16 Temmuz 2022 · 56:29

Birbirlerinizle tanışasınız diye sizi kabilelere ve milletlere ayırdık. Allah katında en değerliniz, en müttaki olanınız, yani takva sahibi olanınız. Allah her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olandır. O zaman Cenab-ı Hak bütün insanları bir erkek ve bir dişiden yarattı. Yani Adem'den ve Havva'dan geldik.
Allah katında değerli takva sahibi iyi kişiler ve Allah katında değersiz, günahkar, kötü kişiler. Bütün insanlar Adem'in çocuklarıdır. Adem'i de Allah topraktan yaratmıştır. Tirmizi de geçiyor hadis-i şerif. O zaman normalde demek ki Araplarda bir cahiliye kültürü vardı. Onlar kendi soy soplarıyla övünürler. Soy soplarıyla bağıra bağıra soylarını soplarını anlatırlardı.
Rabbiniz bir, babanız da bir. Hepimiz Adem'in çocuklarıyız. O zaman Adem de topraktan yaratılmış. Arap'ın Arap olmayana, Arap olmayanın Araba, kızıl tenlinin beyaz tenliğe, beyaz tenlinin kızıl tenliğe, takva dışında hiçbir üstünlüğü yoktur. Yani bu İslam'ın dünya üzerinde insanların arasına koyduğu en büyük eşitliklerden birisi.
Anlamamışlar burayı. Burayı anlamamışlar. Ve üstünlüğü Allah takvaya bağlamış. Renge, ırka, boya, soya, sopa değil. Takvaya bağlamış. Takvaca üstün olan Allah katında üstün. Biz kim takvaya ermiş? Bunun bizde takva metresi yok.

Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 19.12.2024

20 Aralık 2024 · 1:12:27

Arkada çalışıyor. Zorla değiştirecek kendini. Takva nedir? Bir hadis-i kudsi var ya, derslerde çok bahsederim.
Kul farzları yerine getirmekle Allah'a en sevgili işi yapar. Nafilelerle Allah'a yaklaşır ve Allah'ı sever. Takva bu üç adımdır. Takva başka bir şey değildir. Normalde o zaman farzları yerine getirmek. İbadet kısmı var, ibadetleri yerine getirmek. Bir de haramlardan uzak durmak. Çünkü haramlardan uzak durmak da farzdır.
Öyle olunca takva birinci adımı farzları yerine getirmek. Haram olan bir şeyi terk etmek, farz ibadetleri yerine getirmek. Normalde takva olarak bir kimsenin kendi heva ve hevesinden çıkardığı şeyler değil. O zaman nafilelerle Allah'a yaklaşmak. İşte Allah'ın bu noktada bir sufi için nafilelerle Allah'a yaklaşmak deyince Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin güzel ahlakı ve Allah'ı çok zikretmek.
Burada normalde çok ibadet etmek değil. Güzel ahlaklı olup Allah'ı çok zikretmek ve Allah'ı sevmek. Takva dediğimizde hani böyle işte bunun bir sürü hadis-i şeriflerde şunu görebilirsiniz. İşte takva, işte Allah'tan hakkıyla korkmak. Takva, işte Allah'ı gözetmek gibi. Bunun ama öz noktası şu. Bir kimsenin önce farz olan ibadetleri yerine getirmesi, haramlardan uzak durması.

Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 27.02.2025

28 Şubat 2025 · 49:02

O yüzden, hani, Yunan felsefesinin, Batı felsefesinin, genel olarak, akaid noktasında, köklerinde sıkıntı vardır. Takvada zikir mi, daha üstündür, namaz mı? Namaz, vaktinde üstündür. Zikrullah ise, her daim üstündür. Mesela, bir kadın, muayyen zamanlarında, namaz kılamaz.
Mesela bazı erkeklerden telefon açıyorlar. Konuşuyorlar mesela. Yani kadın aman işte böyle ibadet ediyor ya. Adama karşı böyle bir fazlaca takva süsü verip adamı böyle zapturapt altına almaya çalışıyor. Bakın bu hataları yaptı bazı dergahlar, bazı cemaatler. Kadınlar kendilerinden adamları soğutmasınlar.
İbadeti öne sürerekten erkeklere erkekleşmesinler. Takva kendince süsü verip erkeklere erkekleşmesinler. Şu anda dünya toplumu ne yazık ki kadın kadınlığını bilmiyor, erkek erkekliğini bilmiyor, çocuk çocukluğunu bilmiyor, anne anneliğini bilmiyor, baba babalığını bilmiyor, mürid müritliğini bilmiyor, şeyh de şeyhliğini bilmiyor.
Aynı şey kadınlar erkek, erkekler kadın oldu. Yani kadın fitursuz davranmak istiyor. İslami kesimde daha sıkıntılı, şöyle sıkıntılı. İslami kesimde İslam öne sürülerekten yapılıyor bu. Hani kadın kendine takva süsü veriyor. Yani robadan elbiseyle yatan kadın varmış. Yani ben Hazreti Ayşe annemizin söylediği sözü söyledim.

238. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

14 Mart 2012 · 1:18:25

134. ayet-i kerime. O takva sahipleri için hazırlanmıştır. 130. ayetin sonu. Devam ediyor. O takva sahipleri ki Bollukta ve darlıkta imhak ederler. Bu birkaç iki hafta, bu üçüncü hafta yaptığımız dersler şu. Böyle kendimce sıra sıra Allah'ın sevdikleri kimler?
O takva sahipleri ki bollukta ve darlıkta infak ederler. Öfkelerini yenerler. İnsanların kusurlarını bağışlarlar. Allah ihsan edenleri sever. Bu Allah'ın ihsan edenleri sevme ayeti kerimesi önümüze çok geldi. Çok geldi.
Allah ihsan edenleri sever. İhsan etmeyi hep biz yalnız dışa yönelik bir şey olarak görüyoruz. İhsan etmenin içe yöneliği de var, batiniliği de var. Yani o batiniliğini de bir gün anlatacağım inşallah. Allah'tan bir şey gelmezse yani. Demek ki bir takva sahipleri var. O takva sahipleri kim değil? Şüphelilerden kaçanlar.
O zaman o takva sahipleri ki, bollukta ve darlıkta infak ederler. O zaman onlar için bollukmuş, darlıkmuş söz konusu değildir. Onlar infak etmeye devam ederler. Açlıkmuş, toplukmuş, infak ederler. Onlar açtır, birisi ona bir lokma bir şey getirmiştir, o onu infak ederler. Hatta başka bir ayet-i kerimede bu konuyla alakalı onlar gece gündüz.

Mesnevi Okuması (1985. Beyitten) 10.08.2024

11 Ağustos 2024 · 1:18:28

Bu verdiğim iz için Allah razıyoşu. Najvažnije şehrin Allah'a vrub može imati u svojom srcu jeste svijetlo vjere, dini islama, svijetlo imana, jeste et takva, takva aluk. Onako kako nam je to pokazao i svojom gestom Muhammed aleyhisselatu vesselam kada je kazao et takva hahun'a. Muslima niçin mu'miniçin en o nemlisi kalbedir ve o kalbinin içinde bi takva o nemlisir.
Her Jolunda, Tarikat Jolunda takva çok o nemlidir. Bizim hazreti peygamberimizdi oki takva bizim kalbimizde. Poštova nam rećeo i sestre, u čijem srcu imata kvaluk, to je temelj za sve što krasi čovjeka. To je temelj za plemenitost. Onako kako Allah Jalešanuhu kaže u Kur'anu, Estaizu billah, inne kremekum inda Allahi etkakum, kod Allah'a Jalešanuhu su na navećem stepenu plemenitosti, oni koji su sa najviše takva luka, oni koji su najbogo bojazni.
Allah için en önemlisi takva insanları ve Allah için bizim kalbimizde bakıyor, bizim ustumuzu ne gidik bakmıyor, ne hangi araba biniyoruz, hangi araba kullanıyoruz bakmıyor, o bizim kalbimizde bizim takva bakıyor. Naš takvaluk, naša bogobojaznost je naša relacija sa gospodarom svijetova najvažnija, temeljna, najvažnija relacija, a na tom temelju se sve gradi.
Grade se naši najljepši odnosi, naši bratski odnosi iz takvaluka izvire i naša plemenitost koja se prostire među ljudima. Takva anuzerinde biz Allah'a jakla şioruz ve ahire tejçin dunia da ki takvaluk čok onemlidir. Takva aluk je prema Allahu, a plemenitost je prema ljudima.

Metinler konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.

Burada yalnız bir kısmı var. Arşivin tamamında aramak için söz fihristini kullanın.