mustafaozbag.org

Aşk

Mustafa Özbağ Efendi sohbetlerinde 1908 ayrı anda

130. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

6 Ekim 2011 · 54:50

Salat'ta eyledi meşk. Şeyh galibini söyledi. Aşkın tanımı yoktur. Ancak tadılır. Tadan da aşkın ne olduğunu anlatamaz. Arabi. Aşkın çeşitli yaratıklar arasında bölünmüş parçalarının birleştirilmesidir. Etmi hazm.
Öyleyse, aşk yoksa huyların mı benzerliğidir? Yoksa tezatlığı mıdır? Kim aşka hürtmü? Bir şeyin güzelliği, iyiliği, hoşluğu, tatlılığı, bir şeye, bir şeyi güzel görmek, hoş görmek. Hürtü zanın şeyi, masları, kökü, bir şeyi iyi görmek, bir şeyi güzel görmek, bir şeyin üzerinde olumlu düşünmek, pozitif düşünmek.
Kim aşka karşı? Aşka karşı. Pozitif bakar. Kim aşka karşı? Hoş bakar, güzel bakar. Aynı hüzn aşk. Aşk da ona aynı şekilde bakar. Aynı şekilde bakar. Aşka olumsuz bakar.
Aşktan olumsuzluk gör. Kelamda laf söylenir. Aşka ulaşamadır. Meşk etmek. Galap'ta meşk. Galap kaba söz. Bir şeyi anlamadan hemen konuşmak. Bir şeyi tam merkezini bulmadan onu anlatmak.

Mesnevi Şerîf Şerhi (1570.Beyit) 04.02.2023

5 Şubat 2023 · 46:14

Bu, pir seviyesindeki zatlar tabiri caizse zata aşık olanlardır. Bir çıt altı da o sıfata aşık. Tabiri caizse sıfatı aşk denir onlara. Hani, Cibril Aleyhisselam geldi, iman nedir dedi, İslam nedir dedi.
Burada o iki zıddı, kendi nefsinde birleştirir. Ama, o normalde artık normal aşık değildir. Şimdi, aşık-ı sıfatlı olana, bazen burası ince perde. Burayı gelecek nesiller iyi anlasınlar. Yani, gelecek nesillere bir nasihat gibi. Bu, kimisi, bu sıfat-ı aşkta kalanlara, aşk, ayrı bir perde olur onda.
Aşıklık ayrı bir perde olur. Şimdi, diyeceksiniz ki, aşıklık insana perde olur mu? Evet. Aşıklığa perde, yine aşığa aşıklıktır. Aşk, ona perde koymaz. Onun aşıklığı ona perdedir. Çünkü, bu böyle anlaşılması güç bir şeydir. bu, yani, ancak, yaşanması lazım.
Şimdi, diyeceksiniz ki bana, ya, bu noktalara gelen kaç kişi var ki? Hani, ben anlatayım da, benimle beraber ölüp gitmesin. Ben anlatayım. Hiç olmazsa, ilmen bilsin insanlar. O kimse, burası, bakın, tekrar söylüyorum. O kimse, aşıklığı ayrı perdede, maşuğu ayrı perdede, aşkı ayrı perdede görür.

Mesnevi Şerîf Şerhi (1753.Beyit) 21.10.2023

21 Ekim 2023 · 1:05:34

Ecmayim. Kaldığımız yerden devam ediyoruz inşallah. En son yüzlerce naz-ı işveyle gönlünü almak istedim. Sevgili bana istina yüzünü gösterdi, bahaneler etti. Burayı okumuştuk. Buradan devam ediyoruz. Bu akıl, bu can senin aşkına gark olmuş değil mi ki dedim.
Hz. Pir, burada böyle bunu söylersem, bu akıl, bu can senin aşkına gark olmuş değil mi ki dedim. Burada Cenab-ı Hakk'ı konuşturuyor. Cenab-ı Hakk'ı bu söze karşılık cevap veriyor. Git, git, bana bu efsun'u okuma. Ben senin ne düşündüğünü bilmez miyim? Ey iki gören, sen sevgiliyi nasıl gördün? Buna imkan var mı? Bir takım sufiler vardır.
Veyahut da Habibi Neccar, sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidiniz diyor. Şunların peşinden gitmeyin demiyor. Sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidiniz diyor. Hz. Pirde, burada Kur'an'ın tabiri caizse, Allah'ın stratejisini gidiyor. Diyor ki, bu akıl, bu can, senin aşkına gark olmuş, değil mi ki dedim?
Git bana efsun okuma. Yani sözlerinle hileye başvurma. Olmayanı söyleme. Zira çünkü sen henüz daha olgunlaşmadın. Sende senlik var, bende de benlik var. Sen ayrı, ben ayrı. Sen henüz daha o olgunluğa ulaşmadın, o kemale ermedin. Ama sen diyorsun ki, o kemale ermedin halde, ben aklımı da, fikrimi de sana verdim, aşka ulaştım, aşk benim her şeyimi sardı, aklımda, fikrimde aşk oldu diyor, süslü kelimelerle.

HZ. MEVLANA'NIN VUSLATININ 750. YILI SEMA COŞKUSU-AÇILIŞ KONUŞMALARI VE SOHBET

31 Aralık 2023 · 1:44:01

Bu acıyı en iyi Anadolu insana çekmiş ve en iyi hala da çeken Anadolu insana ve o Anadolu insana din adına bütün her şeye katlanmış, bütün her şeye çekmiş, hala da katlanmakta, hala da çekmekte. Ve sadece Anadolu değil, ne yazık ki bütün İslam dünyası bu acıyı çekmekte. Bütün İslam dünyası, işte biz daha dar dairede, kendi ülkemizle alakalı, bizi bu İslam'ın yumuşak yüzüyle, toleransıyla tanıştıran, önce insan diyen, önce insan diyen, önce Allah'ı ilahi bir aşkla korkmadan sevmeyi öğreten, bu topraklarda, bu toprakları sevgiyle, aşkla, muhabbetle yoğuran
Vahabi akım olacak. Nereden gelecek? Dayış olacak. Nereden gelecek? Yani Anadolu'nun bağrında yaşamış, yeşermiş, büyümüş, büyük çınar haline gelmiş. Anadolu'dan bütün dünyaya nefesi, ışığı, aşkı, muhabbeti gitmiş olan Hz. Mevlana gibi, Hacı Bektaş Veli gibi, Yunus Emre gibi büyük zatları bize unutturmuşlar. Bize bunları hatırlatmamışlar.
onların bağlı bulunduğu, bağlı bulunduğu, nefes aldığı yer Allah aşkıdır. Onlar Allah aşkına bezenmiş, Allah'ın boyasıyla boyanmış, Allah'ın boyasıyla boyanmış ve Allah'ın boyasıyla boyandıklarından dolayı o kutlu nuru, o kutlu feyzi almışlar ve üzerinden 750 yıl, 800 yıl, 1000 yıl geçmesine rağmen nefesleri tükenmemiş.
Sufiler varlığı tamamiyetle severler. Çünkü varlık tamamiyetle aşkın tecelliyatıdır. Sevginin tecelliyatıdır. Sufiler severler. Sevdikçe severler, sevdikçe severler. Sevdikçe kemale ererler. Sevdikçe olgunlaşırlar. Sevdikçe insan olmanın hususiyetlerine varırlar. Ancak seven insan, insan olur.

DİVAN-I KEBİR OKUMALARI - 17.05.2022

19 Mayıs 2022 · 1:00:24

Neşenin zevkinin istediğini verelim de, aşkın adalet amiri olalım. Biliyorsun ya, bizim varlık binamızın temelini aşk attı. O yüzden bizim huyumuz iyi olmuş. Senin aşkınla gözümü açmışım. O yüzden hep onu gözetiyorum. Çünkü ancak aşkınla darlıktan kurtuluyor. Gönlüm rahatlıyor.
Madem ki bizim muradımız muradsızlıktır, bu yüzden biz daima murada ereriz. Biz aşkın kullarına kul olduktan sonra, dünyanın en kudretli, güçlü hükümdarlarından oluruz. Madem ki Mısır Azizi'nin Yusuf'uyuz, satmak için bizi mezardan çıkarsalar ne önemi var? Gönlüne gelelim de bizi hatırlasın.
Çünkü aşkın şarabını içince tövbe kadehi düştü kırıldı. Sevgilim, senin eşsiz cemalini, arslanları uysallaştıran şarabına hamd olsun ki. Bundan sonra ben ahdin ve tövbenin semtine uğramayacağım. Senin şekerler tattıran dudaklarına, senin kaybı bilen gönlüne yemin ederim ki. Ben ne cihanın maskarasıyım, ne şarapla kızarmış, ne de aşk ile sararmış yüzün zebunuyum.
Deniz altından toz kaldırdık. Dokuz göğü açtık. Zamanı da bıraktık. Yeryüzünü de, gökyüzünü de bıraktık. İşte, hak aşkıyla mest olan kişiler geldi. Yoldan çekilin, onlara yol verin. Yok, yanlış söyledim. Biz aslında yolu da bıraktık, yolcuları da. Can ateşi beden yeryüzünden başkaldırdı, yüceldi.

DİVAN-I KEBİR OKUMALARI - 01.03.2022

2 Mart 2022 · 54:48

Ben ise mest olmuşum. Sana karşı hata ediyorum. Fakat mestin hatası aklın aklı önünde bağışlanmış, affolunmuştur. Hudutsuz olan humarım. Denizleri bile içsem geçmez. Çünkü senin aşkınla mest olanlara kaseler, sürahiler yetmez. Ben senin aşkından başka bir yere sığamam.
Çünkü aşk, zümrüt ankasının yeri Kaf Dağı'dır. Ben Şems-i Tebrizi'nin hallaççıyım. Şems'in ateşi bu hallaç dükkanına düştüğü için, Mansur Hazretleri o aşkı tatmış da, sevine sevine dar ağacına asılmıştır. Biz tenhaya çekilmiş iki ünç rint. Bir tarafta toplandık.
Aşk padişahı vefasızdır diyorlar. Bu söz yalandır.
Senin çektiğin ızdıraplar bitmez, senin keder gecenin sabahı yoktur. Sen gündüzü göremezsin diyorlar. Bu söz de yalan. Aşktan anlamayanlar bana diyorlar ki, aşk için ne diye kendini öldürüyorsun? Beden yok olduktan sonra, hayat ve aşk da yok olur gider. Bu görüşler de yalan. Aşk yüzünden gözyaşı dökmen anlamsız.

283. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

1 Haziran 2012 · 49:00

Gidecek başka kapısı yokmuşlar. Ve kapıyı açmışlar, ertesi gün o arkadaşı gelmiş. Demiş ki nasıl bir münacattı ki kapılar açılmadı. Demiş ki bizim ondan başka, gidecek bir yerimiz yok. Başka bir kapımız yok. O bizi kapıyı açsa da açmasa da, affetse de affetmese de. İlahi aşkın, ilahi aşkın temelidir bu. İlahi aşkın temeli.
Ehli tasavvuf, ilahi aşkı arzula. Ehli tasavvuf, cenneti arzulamaz. Burasını iyi ayırırız. Biz cennet yolcusu değiliz. Biz ilahi aşk yolcusuyuz. Cennet yolcusu olmak isteyenler muhakkak ki cennet yolunu bulurlar. Bu nedir? Muhakkak ki ilahi aşk bunların dışında bir şey değildir.
Ama cennet yolunun içinde öyle bir numrani, öyle numrani, öyle geniş, öyle tatlı, öyle zevkli, öyle neşeli, aynı zamanda da öyle kederli, öyle çileli, öyle dertli bir yollardır ki orası ilahi aşk yoludur. İlahi aşk yoludur. O cennet yolunun içindedir o yolu. Cennet yolunun içinde. Yani o cennet yolunda giderleriz, giderleriz, içinden bir kısmı bir hani kolumuzda damar var mı şimdi komple?
İlahi aşk yolcusu yaptığı iyiliklerin, yaptığı amellerin hiçbirisini görmez. İlahi aşk yolunun hiç hesabı yoktur. O birisine bir şey tasaduk ederken hesap etmez. Sadece kendisinin Allah'ın bir sıfatı olarak, der ki Allah benim üzerimden buna rezzat ismi şerifiyle tecelli etti. Benim üzerimden tecelli etti.

DİVAN-I KEBİR OKUMALARI - 05.04.2022

5 Nisan 2022 · 56:17

Mahmur kişiye bir kadeh şarap, altınla dolu yüz evden daha değerlidir. O şaraptan şu zayıf bedene bir kadeh dökelim. Sen, oruçlular arasında rahat rahat, hoşça bir aşk şarabı kadehini al, iç. Üzüm şarabı içsen, sonunda utancından akrep gibi gizlice eve gelirsin.
Deve, şarapla dolu küpü yüklenmiş olarak meyhaneden çıka geldi. Onu görünce kadeh dile geldi. Kalkın, uykuyu, yemeği, içmeyi bırakın. Şarap için diye seslendi. Ben aşkta Süleyman gibiyim.
Kuşların dostuyum. Onların dilinden anlıyorum. Bende hem peri aşkı var, hem de istediğim zaman perileri çağırabiliyorum. Her kimde daha çok peri huyu varsa, hemen onu yakalar şişeye kapatırım. Ona bir efsun okurum. Keskin kılıcımı sallaya sallaya onu korkuturum. Bu işten ötürü de dehşet içindeyim, şaşırıp kalmışım.
Padişahımın bu vaadinden ümide kapıldım da ömrümden oldum. Ömürsüz kaldım. Gönlüm güle, senin ömrünün ne değeri vardır ki? Beni neden minnet altında bırakıyorsun? Ben kimim, sen kimsin diye bağırdı. Aşk diyor ki, bir sırrım var söyleyeyim de duy. Bunu ganimet say, hayırlara kavuş.

"Dünya'nın Ortak Dili Hz. Mevlana" Açılış-Armin Muzaferija İlahiler - Sohbet - Sema - Dua

28 Aralık 2021 · 1:50:51

Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. İbarettir, âşık perde, diri olansa sevgilidir, âşık mürde, mesnevî ile âşkı insana yâr eden müstesna bir şahsiyet, tasavvuf rüzgârını ve irfan ruhunu Anadolu'ya taşıyan bir gönül sultanı, düğün gecesi gören ve hakkı vuslat diye karşılayan bir âşık, Hazreti Mevlânâ'yı vuslatının 748. yıl dönümünde rahmetle anıyoruz.
Hoş geldiniz diyoruz efendim. Aziz misafirlerimiz, Şebi Arus program akışını arz ediyorum. Konuşmalarımız olacak, ardından Bosnalı ünlü ses sanatçısı Sayın Armin Muzafferica'nın konseri olacak, Boşnakça ve Türkçe ilahilerini seslendirecek Armin Muzafferica, ardından sema zikri şerifi ve dua olacak, ardından kapanış. Doğruyu, iyiyi, aşkı, hakikati arayan çok kıymetli Hazreti Mevlânâ dostları, kıymetli konuklar, bu güzel akşamı yüksek müsaadelerinizle mevlevilerin selamlamasıyla başlatmak istiyoruz.
Hepinize aşkla, niyazla selamlıyorum. Hoşçakalınız. Evet, yine güzel günün anlam ve önemine uygun konuşmalarıyla, şimdi Sayın Vedat Ahmet gelecek, Bulgaristan Yüksek İslam Şurası Başkanı.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım. Evet artık yeni şeyler söylemek lazım. Barışı hayatımıza sadece sözlerimize değil hayatımıza getirebilmek lazım. Birbirimize farklılıklarımızla tahammül etmeyi öğrenmek lazım. Ve dünya malını değil, eşyaya değil aslında insanı yüceltmek lazım. Öyle bir Mevlana ki çok korktuğumuz ölüm onun için aşka, sevgiliye, gerçek sevgiliye kavuşmak.

351. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

6 Eylül 2013 · 1:11:49

Allah cümlemizi onlardan eylesin. Aşk anlatılıp güne düşer mi? Anlatılmayıp yürek deşer mi? Bir kimsenin içinde bir aşık var ise onun sızar bir taraftan. Sızmaması gayri karri bir şey.
Hani bir evde birbirisi gelir, Hazreti Peygamber Efendimiz'e direkt sorar en çok sevdiğin insanlardan kim ya Resulallah der? Ayşe der ha. Bunu sormadım ya Resulallah. Erkeklerden kim dediğinde babası der. Bir kimsenin içerisinde neye karşı bir aşk varsa dilinden o sızar.
Böyle normalde edebiyettir onlar. İşte yok aşk dile gelen değildir. Aşk işte kalpte durandır filan. Bunu saklama, bunu söyleme. Bunu anlatılmaz derler. Bir kimsenin derdi neyse o dert ondan sudur eder. Bunu o kimse saklayamaz.
Ezberinde konuşacak bir şey yok. Bunun edebiyatını çok güzel yapabilirsin. Belki de bir gün anlatırsın, iki gün anlatırsın, aldatırsın. Üçüncü gün çuvaplarsın. Bir de aşk öylesine mahrem bir noktada, öylesine temiz bir noktadadır ki. Böyle kendisiyle aldatacak olana asla tavizkar davranmaz.

DİVAN-I KEBİR OKUMALARI - 18.01.2022

19 Ocak 2022 · 58:44

Saray ket hüdasının, nasıl padişahın cemalinden, güzel yüzünden haberi varsa, tıpkı bunun gibi evdeki eşyanın, her şeyin aşktan haberi vardır. Ondan haber almak istiyorsan, ondan haberi olmayanlarla az görüş. Aşktan haberi olmayan sürüyü, köpek sürüsü say. Kalbi ölü arkadaş, seni ölü yıkayıcı yapar.
Her ağlayan neşeye gark olur, güler. O güneş, tebrizden doğunca, bütün âlemin zerreleri, gür sesi duymuş gibi canlanır, dirilirler. Ey seher rüzgarı, Allah aşkına tuz ekmek hakkı için lütfet. Bilirsin ki her seher vakti, ben onun yüzünden sevinirim, neşelenirim. Sen de onun yüzünden sevinir, tatlı tatlı esersin.
Gecenin karanlığı bastı da, gök aynası gibi karardın. Bir şeyler göstermez oldun. Ama sonbahar rüzgarları yüzünden, Ağaç gibi betin benzin sarardı, solmadı. Aşk yoluna düşenlerin yolunu keser. Ey oğul, yol apaçık görünüyor.
Akıl bağını çöz kopar. Aslında akıl bağdır. Duygu insanı yanıltan bir his. Hayvan-ı ruh da bu gerçeği bizden gizleyen bir perdedir. Hakikatin, gerçek aşkın yolu, Bu üçünden de gizlidir. Ey oğul! Akıldan, duygudan, hayvan-ı ruhun etkisinden kurtulunca, Gerçek inanca, bu da senden umudur.

DİVAN-I KEBİR OKUMALARI - 18.10.2022

21 Ekim 2022 · 55:12

Benim bundan başka bir suçum yok. Ne olur? Sen de benim verdiğim zahmete, meşakkete doyma. Ey benim iki dünyada sığındığım aziz varlık. Küp de, saki de. Onun su tulumu da benden doydular, usandılar. Ama benim içimdeki aşk deryasının balığı hiç de doymuyor. Her an biraz daha susuz.
Ben gerçek yolumu buldum. Aşk denizine gidiyorum. Artık size ihtiyacım kalmadı. Testi kırın, tulumu da yırtın. Bilmiyorum ne zamana kadar şu zavallı gönlüm sızlanıp duracak. Vah! Benim yıkılmış, harap olmuş gönlüme. Ne zamana kadar bu dudakların padişahın hayaline karşı feryat edip duracak. Denize doğru git de gör.
Aşk dalgaları nasıl coşup köpürüyor. Ve benim gönül evim o dalgalar arasında nasıl gark oluyor. Dün gece evimin ortasında aşk ağabey hayatı coştu. Köpürdü, dalgalandı. Dün de Yusuf'um ay gibi gönlümün kuyusuna düştü. Ansızın sel bastı. Harmanımı sildi, süpürdü. Gönlümden de bir aşk dumanı yükseldi.
Tan yerini ağartır. Yine gam askerleri toplanıyor. Bana saldıracaklar. Fakat ben gam ordusundan ürkmüyorum. Benim bölük bölük aşk ordularım o kadar çok ki, Göklere dayanmış. Ben her gazeli bitirdiğim zaman, Gönlüm coşarak söylediğim sözlere tövbe etmek istiyor. Ama Cenab-ı Hakk'ın dileği, Gönlümün yolunu kesiyor.

Metinler konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.

Burada yalnız bir kısmı var. Arşivin tamamında aramak için söz fihristini kullanın.