Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 1 Temmuz 2022 · 19:13
Selamun Aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Rabbim ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi hak, hak, batılı, batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip, hak yolunda mücadele eden, batılı, batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin. Rabbim cümlemizi Kur'an ve Sünnet-i Seni'ye sımsıkı yapışan, Kur'an ve Sünnet-i Seni'yi yaşayan ve yaşatan kullarından eylesin inşâAllah. Haklarınızı helal edin. Kusurumuza bakmayın. Kaputun içine küçücük bir ne o kedi yavrusu girmiş. Ondan uğraşırken vakit geçti. Onda çıktı zannettik. Çıkmadı buraya geldik. Burada baktık daha miyavlıyor. Cevdet uğraşıyordu ne oldu bilmiyorum. Cevdet çıktı mı? Ustasını görünce çıktı o zaman. Biz onca uğraştık çıkaramadık. Hayırlısı inşâAllah. Ne diyelim?
Bu sene kurban, deri ve kesim çalışmaları olacak mı? Evet. Hizmet etmeyi düşünen kardeşlere tavsiyeleriniz nelerdir? Allah için hizmet edecekler. Ne tavsiyemiz olsun ki? Yangını görünce dönüp gidenlerden olmamak için ne yapmak, nasıl olmak gerekiyor? Tarih boyunca dönüp gidenler hep olmuş veya kalanlar olmuş. Ne dönüp gidenlerin sonu gelmiş ne de kalanların sonu gelmiş.
Ama tarih boyunca insanların içerisinde hep bunlar yaşanmış. Bunun yaşanmaması için insanlar kendi kendilerini disiplin edecekler. Kendilerini sabit tutmaya çalışacaklar. Yanlış, Kur'an ve sünnetin dışında bir şey varsa dinle alakalı, oradan dönüp gitmek farz olur. Yani dönüp gitmeyi böyle çok da kötüleme noktasında durmayalım. Bazen dönüp gitmek farz olur. Hatta sevap olur. Yanlıştan dönüp gitmek, haramdan dönüp gitmek, Kur'an ve sünnetin dışındaki bir şeyden dönüp gitmek, farz olur, ibadet olur, sevap olur, cihad olur. Kur'an ve sünnetten dönüp gitme, heva hevesinden dönüp gitme, veya korkaklığından dönüp gitme, veya başka bir şeyden dönüp gitme, bu sıkıntılıdır.
Öbür türlü Kur'an ve sünnetin içerisinde değil ise bir yer veya bir hareket, veya bir düşünce, veya bir tarz, oradan dönüp gitmek ibadettir. Bir yerde haram işleniyor. Haram işlenen yerden dönüp gitmek ibadettir. Haram işleneceğini bilmiyorsunuz. Gittiniz oraya. Haram işleniyor. Oradan dönüp gitmek farz olur. Bir yer var. Haram işlendiği belli. Oraya gitmek günah kebair olur. Orada haram işleniyor. Sen gittiğin zaman da o haram devam edecek. O zaman oraya gitmen günah kebair olur. Ancak alim hükmündeysen, amir hükmündeysen, hakim hükmündeysen gidersin. Amir hükmündeysen emredersin. Haramı kesersin.
Alim hükmündeysen nasihat edersin. Haramı orada kesersin. Ya da hakim hükmündeyse, hükmedersin. Hükmederekten oradan haramın yolunu kesersin. Amir değilsen, alim değilsen, hakim değilsen, alenen haram işlenen bir yere gitmen, günah kebair olur. Ne olacak canım bu da günah mı dediğinde de küfre düşersin. Tecdid-i iman, tecdid-i nikah gerekli olur. O zaman da iş daha farklı olur. O yüzden alenen haram işlenen bir yere gitmek için, bu üç zümre gidebilir. Amir, alim, hakim. Şimdi bütün dervişlere söylüyorum bunu. Eğer ki, düğününüz, derneğiniz, toplantınız, haramla iştigal ediliyorsa, ve orada haram olacaksa, o zaman dervişler oraya davet edilmez.
Gücün yetmiyor. Öyle ya bir evleneceksin, işte oğlan tarafı, biz kafamıza göre düğün yapacağız dedi. Senin de buna gücün yetmedi. Sen kız tarafısın, buna gücün yetmedi. Ben böyle düğün istemiyorum, böyle bir düğün olmasını istemiyorum, haram işlenecek bir düğün istemiyorum, diyemeyeceksin, diyemiyorsun, o zaman dervişleri harama davet etmeyeceksin. Neden? Açıktan haram işleniyor çünkü. Açıktan haram işlenecek. Vur patlasın, çal oynasın, içkiler gırla gidecek, dansözü gırla gidecek, şantözü gırla gidecek, veyahut da dansözleşmiş olanlar gırla gidecek, ama oraya dervişin davet edilmesi caiz değil. Hele hele bir üstadın davet edilmesi hiç caiz değil. Açıktan haram işlenen bir yere üstad da davet edilmez.
Şimdi bazılarının, bu yakın zamanda düğünlerine gidemedim, sakın öyle şey düşünmesinler benimle alakalı. ben bu yakın zamanda, nerede bizim Efe şey düğünü vardı? Evet, senin düğünün vardı, sana gelemedim. Hakkını helal et inşallah. Başka bir düğün daha vardı. Yine davetliydik geçen hafta. Kimin düğünün vardı? Semazenlerin vardı değil mi? Evet. Onlar sakın yanlış anlaşılmasın. Öyle bu kasıtlı gitmemezlik değil yani. Ama öbür türlü mesela, o kimsenin harama gidilmez. O yangından kaçmaktan çıktı. Ama öbür türlü, dini yaşarken, dini tebliğ ederken, dervişlik yaparken, ortaya gelen sıkıntılardan, beladan, müsibetten, dertten, gamdan, kasavetten, geri kaçmayacağız.
veyahut da, bunu en yakın örnek, biz 28 Şubat'ta gördük. 28 Şubat'ta herkes kepenk kapattı. Bizim dergahdaki bazı yerler, daha doğrusu bazı yerler demeyeyim, bütün yerler kepenk kapattı. Bursa hariç. O yüzden Bursa'ya canı sıkılır herkesin. Şeyh Efendi'nin dergahında, kepenk kapatmayan bir tek Bursa kaldı. Veya işte, benim samimi olduğum bayındır gibi. Bir bayındır vardı, bir Bursa vardı. Başka hiçbir yer yoktu. Herkes Şeyh Efendi'ye, telefon açtı. Efendim burada baskı var, dersleri iptal edelim mi? Edin. Efendim baskı var, dersleri iptal edelim mi? Edin. Ümredeyiz ha, beraberiz, yan yanayız. Bakın yan yanayız. Bir de ona diyorlar, efendim gelmeyin.
Yan yanayız. Bana döndü, Mustafa Efendi, oğlum Bursa'da bir şey yok mu? Yok efendim dedim ben. Halbuki, biz de basılıyoruz boyuna, aranıyoruz, bilmem ne, takip ediliyoruz, bir sürü şey var. Yok efendim hiçbir şey dedim ben. Siz devam ediyorsunuz mu? Devam ediyoruz efendim dedim. Devam edin Mustafa Efendi dedi. Allah razı olsun efendim dedim. Bakın her yer kepenk kapattı. Sen şeyhine telefon açarsan, efendim takip ediyorlar bizi, polis geliyor, kapının önünde duruyor deyince, şey efendim ne diyecek ki, dersleri iptal edelim mi? Yanımda söylüyorlar. dersleri iptal edelim mi? Edin diyor o da. Ne diyecek? Herkes edin diyor. Allah affetsin. Yangını görünce kaçmak yok.
Zoru görünce kaçıp gitmek yok öyle. Sıkıntıyı görünce çekip gitmek yok öyle. Ben o yüzden 28 Şubat'ta bizim yanımızda duranları ben tutarım. Pozitif ayrımcılık yaparım, yaparım. Pozitif ayrımcılık yaparım, yaparım. Benzetme gibi olmasın ama ölçüsü Bedir Ashabı'dır. Delildir. Bedir Ashabı, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Bedir Ashabı. Ne yaparsa yapsın, dokunmayın onlara demiş. Hukuku özel. Evet, o 28 Şubat'ta bizle beraber hareket eden arkadaşlar, öyle Bedir Ashabı gibi, hukuku özel değil, öyle bir şey düşünmesin. Bende özel. Bak bende özel, ben bunu saklamam hiç.
Sebep, ya herkes, affedersiniz, korkudan, tırsından, çekip gittiği zaman, Şeyh Efendi'ye ayrı konuştuğu zaman, bana ayrı, Şeyh Efendi'ye ayrı, bir sürü şeyler konuştuğu zaman, o arkadaşlarla beraber biz Allah'ı zikrettik. Basılmaya göze, Allah Allah, hatta basıldık. Nerede Burhan? Değil mi Burhan? Senin evinde de basılındı, değil mi? Evet. Ahmet Okur geldi mi? Burda mı Ahmet Okur? Ahmet Okur. Geriye dönün, bakın Ahmet Okur'u tanıyım mı? Tanıyım mı? Hah. Evet. 28 Şubat'ta da onun evinde, dersin, onun evinde basıldık. Onun normalde, üst katını onun, dergaha ver dedi.
Allah'ın evi konuda, bajt noahün, ьют musical sün sün sün … European, değil. Öyle bir şey yok. Kolay değil. Öyle herkes götürülürken bir yerlere sen orada dimdik duracaksın. Orada Allah'ı zikredeceksin. Derslere devam edeceksin. Her şeyi göze alacaksın. Herkes Şeyh Efendi'ye. Efendim biz basılır içeri girersek bizim çeklerimizi Mustafa abi mi ödeyecek? Efendim biz içeri düşersek bizim dükkanlarımızı Mustafa abi mi aşacak? Efendim biz içeri düşersek memuriyetten atılırsam benim evime Mustafa abi mi bakacak? Şimdi bu adamların benim yüzüme bakmaya yüz olur mu?
Gel benim yüzüme söyle. Namah Şeyh Efendi'ye gittin söyledin. Bunları ben duymayacağım mı zannettin? Efendim benim başka geçimim yok. Ben normalde dükkanım kapanırsa ben perişan olurum efendim. Haa perişan olmadınız. Çok iyi oldunuz. Yangında dönüp gidenler zorlukta dönüp gidenler sıkıntıda dönüp gidenler bir problemle karşılaştığında dönüp gidenler ömür boyu hep dönüp giderler. Onlar her sıkıntıyı gördüğünde bırakır gider. Ben o yüzden derim bütün herkese evliliklerinizde bırakıp giden siz olmayın.
Kadınlara derim ki evinizi terk etmeyin. Ne sıkıntı yaşıyorsanız yaşayın. Ama adam size defol git derse topla valizini bir dakika bile durma. Hayatını ona göre yaşa. Ben böyle yaparsam bu adam bana defol git der mi? Der. Onu yapma. Yaptın. Defol git dedi. Topla valizini git. Erkek sen evini terk etme. Sen evini yürütmenin yolunu ara. Sen evliliğini yürütmenin sen evliliğini yürüt. Bir sıkıntı olduğunda sen bırakıp gitme. Sen bırakıp gidenlerden olma. Sen çocuklarını bırakıp gidenlerden olma. Çocuklarını koru.
Çocuklarını muhafaza et. Sen kardeşini bırakıp gidenlerden olma. Sen derviş kardeşini de bırakıp gidenlerden olma. Sen onun elini onun bırakma sen. Varsın o senin elini bıraksın. Sen onun elini bırakma. O zaman yangını görüp de çekip gidenler pişmemişler. Pişerler inşallah. Rüyada Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin kokusunu duymak veya kabrinin olduğu yeri görmek de onu sallallahu aleyhi ve sellem'i görmek gibi midir? Onu görmek gibi değildir. Ama biz onu görmek gibi olarak kabul ederiz. Çünkü onun kokusunun da şekline, şemaline, kokusunun da şeytan giremez. Biz ondan olan her parçayı ondan olan her hali biz o olarak kabul ederiz.
Ha kokusunu duymak onu görmenin bir çıt altı, birkaç çıt altıdır. Ama o kokusunu duymuş. Veyahut da kabri şerifini görmüş. Bunlar önemsiz değil. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle alakalı rüyada bir şey görmek önemsiz değildir. Bunu önemsizleştirmek, bunu değersizleştirmek Allah muhafaza eylesin. İnsanı küfre götürür. Hazreti Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle alakalı bir rüyayı küçümsemek veya bir hali küçümsemek insanı küfre götürür. Bakın tekrar söylüyorum. Küfre götürür. Sen şunu diyebilirsin. X kimsenin gördüğüne inanmıyorum ben. Tamam.
İnanmayabilirsin. Tabi o kimse bir rüya anlattı. Sen onun gördüğüne inanmıyorum dediğinde otomatikman onu yalancı ettin aslında. Otomatikman. En ideal yolu şu. Allah'ın hareket etsin kardeşim. Bitti. Yorum yapmak tehlikeli. Çünkü ben onun gördüğüne inanmıyorum. Bunlar bu kadar hal mi görülür? Bu gördükleri hallere inanmıyorum ben. Direkt yalancı ettin adamı. Gördüğü hal ise sen adamı yalancı ettin. Gerçek ise. Gördüğü rüya gerçek ise sen adamı yalancı ettin. Bu da ayrı bir günah kebair.
Allah mübarek etsin de geç. Ne güzel mübarek olsun de geç. Onunla alay etme gördüğüyle. Gördüğüyle alay edersen gördüğü Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle alakalıysa sen çünkü Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle alakalı olan bir şeyle alay ettin. Küfre düştün. Rüya peygamberliğin 46. yüzünden bir cüz. O kimse bir rüya görmüş. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini gördüğünü söylüyor. Sen o görülmez hadi canım yalan söylüyor bunlar dersen peygamberi gördüğünü söylüyor o kimse. Allah muhafaza eylesin. O rüyayı inkar ettiğin için küfre düşersin. Allah muhafaza eylesin.
Cenab-ı Hak cümlemizi affetsin. Eftali zikr fâle mennehû la ilahhe illallah El Fatiha sallallahu aleyhi ve sellem ecme-i destur.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.