mustafaozbag.org

TASAVVUF VAKFI MUSTAFA ÖZBAĞ SOHBETLER 14 MAYIS 2020

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 16 Mayıs 2020 · 4:04:13

Selamun Aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Ramazan'ın son on günleri artık insanların müjdeleneceği, Ümmet-i Muhammed'in kurtuluş beratlarını alacağı günler. Bu ilk yirmi gün malum oruçlarımızı tuttuk, zikirlerimizi yaptık. Artık son on gün itikafların, derinleşmenin, zikrin, fikrin, şükrün, hamdin artacağı zamanlar, tövbenin artacağı zamanlar.
O yüzden geceniz mübarek olsun. İnşallah önümüzdeki salıyı çarşambaya bağlayan gecede mübarek Kadir Gecesi. İnşallah Kadir Gecesi'nde de burada sohbette olacağız kardeşlerimizle, arkadaşlarımızla beraber. Çok kardeşimiz itikafa girdi. O yüzden ne yazık ki erkekler bu sene giremediler. Onlar evlerinde halvet ediyorlar. Öyle söyleyelim. Allah'ı zikrediyorlar. Ama bayan kardeşlerimizden çokçası bir hayli itikafa giren oldu. Allah onların da itikaflarını kabul eylesin şimdiden. İnşallah ibadetlerini kabul eylesin. Cenab-ı Hak inşallah onların da itikaflarını kendi katına yükselsin. Kabul etti. İtikaflardan eylesin. İnşallah. Tabii bu sohbet böyle sıra gibi oldu. Velileri konuştuk, şeyhleri konuştuk. Nasıl olmaları gerektiğini konuştuk.
Ardından dedik ki yani nasıl biat edilir? Biat nedir? Ne olması gerekir? Bunu da dedik ardı ardına konuşalım. Hem bir de böyle korona günleri denk gelmez. Gelir belki de bir şey diyemeyiz. Çünkü böyle giderse bu aşısı bulununcaya kadar, tedavisi bulununcaya kadar insanları bir hayli üzecek bu hastalık. Tabii bu hastalık yanında şifasını getirdiği gibi ayrı hastalıklar da getiriyor. Korona öyle hemen biti verecek bir mesele değil. Allah hayır versin. İnşallah biter. İnşallah bütün insanlık bu noktada düze çıkar. İnşallah Cenab-ı Hak şifasını buldurtturur insanlara. Cenab-ı Hak buldurttursun inşallah. Böyle korona günleri yani sokağa çıkma yasağının veyahut da kısıtlamanın olduğu zamanlar, işte kalabalık toplu derslerin iptal edildiği zamanlar belki de çok zor gelir.
Belki de bu nesil torunlarını anlatacak böyle tecrübeler edindi bununla alakalı. Çünkü her yüz senenin başında böyle hastalıklar olmuş hep tarih boyunca. Bu yüz yılın da başında bu korona gibi şeyler, bunun gibi meseleler herhalde insanlığın başını biraz ağrıtacak. Ben bunları çok önemsemiyorum. Bunu normalde defalarca söylüyorum. Asıl önemsenecek olan, insanlığın problemi olan devasa hastalıklar var. Açlık gibi, devasa hastalıklar var, fuhuş gibi, devasa hastalıklar var, eşcinsellik gibi, devasa hastalıklar var, kumar gibi, devasa hastalıklar var, terör gibi, devasa hastalıklar var, adaletsizlik gibi, devasa hastalıklar var, emperyal güçlerin dünya halklarını sömürmesi gibi, devasa hastalıklar var, bu kapitalist sistemin, vahşi kapitalist sistemin, bütün dünyanın yeraltı ve yerüstü zenginliklerini sömürüp, şeytani yollara kullanması gibi, koronaya bakınca bunların yanında korona, vallahi rahmet gibi oluyor.
Çünkü, geçen sohbette de söyledim, yani, dünya üzerinde günlük açlıktan çocuk sayılarını bir araştırın, günlük açlıktan ölen insanları bir araştırın, günlük terörden ölen insanları bir araştırın, günlük fuhuştan zorla fuhuş yaptırılan kadınların ölüm oranlarını araştırın, yani korona onun yanında hiçbir şey değil. Allah bize hidayet eylesin inşallah. Bu akşamki sohbetimiz, mürşidi kamillere, şeyhlere, işte üstadlara, erenlere, isim çok ya, o yüzden bunlara biat etmek ne, intisap etmek ne, bu akşam bunu konuşalım istedik. Çünkü, herkes biat etmek olarak nitelendiriyor ya, biat etmek neye, kime, nasıl, bir mürşidi kamille, bir üstada biat mı denilmeli, intisap mı denilmeli, veyahut da ne anlamalıyız, ne anlaşılmalı, bununla alakalı sohbet etmek istedik.
Biat etmek veya intisap etmek, bazı dergahlar, tekkeler, sufi topluluklar, biat etmek derken, bazıları da intisap etmek, veya bazıları ikhar etmek gibi, sözler kullanılıyor. Mesela, örneğin bizim ülkemizde bir hayli var olan Alevi kardeşlerimiz, onlar ikrar vermek derler. Onlar da kendilerini, çünkü büyük bir kısmı kendilerini ehli tasavvuf olarak görürler. Hz. Ali radıyallahu anh hazretlerine gidilen yol olarak görürler kendilerini. Onlar mesela ikrar etmek, ikrar vermek, veyahut da bektaşiler bu noktada ikrar etmek, ikrar vermek gibi söylenirler. Ne? Tasavvufta, yani sufilikte, veya tarikatlarda, veya tasavvufta, bu kelimeler birbirlerine yakın mana taşır, ama tecelliyat açısından biraz daha farklıdır.
Mürid adayının, yani talibin, veya mühip olarak da söylenir, veyahut da derviş adayı, veya mürid adayı, veya taliptir, başlangıçta, sufiliye başlangıçta. Şeyhe, onun vereceği emirlere, tam anlamıyla bağlı kalacağına dair, söz manasında kullanılır. Tasavvufta. Tabi işin bir de siyaset tarafı var. İşin siyaset tarafı ne? O da devlet başkanına olan. Şimdi ahit vermek, intisap etmek, inabe ve el almak, ikrar vermek gibi terimler de, aynı anlama gelir. Bunlar mesela bazı toplulukların durum konumlarına göre, veyahut da geleneklerine göre, veyahut da kültürlerine göre, bu isimler de farklılıklı olabilir. Veyahut da Türkiye'de kullanılan ismiyle, tövbe vermek, tövbe etmek gibi, işte intisap etmek gibi, değişik dergahlarda, tekkelerde, değişik sufi topluluklarında, bunların herhangi bir ismi kullanılabilir, bunların hepsinde, mana olarak,
hemen hemen aynı kapıya çıkar. Bunlardan en fazla kullanılanı, ben en başa aldım, ikrar etmek olarak, ikrar etmek, inancını söylemek, inanmak anlamına geliyor. İnkar etmenin zıddı, ikrar etmek, kabul etmek, erenler yoluna girmeye, ikrar vermek, ikrarı hakkı için derler hatta, hal ehlince, bu böyle büyük yemindir, hani ikrarın hakkı için söyle, ikrarım hakkı için sana söz veriyorum diyorsa, bu hal ehli için büyük yemindir.
Çünkü onun, kutsal gördüğü bütün değerler üzerine, yemin ediyor. Veya kutsal gördüğü bütün değerler üzerine, söz veriyor. Bu çok büyük bir yemindir. Çünkü bu sözü yerine getiremezse, bu hali tecelli ettiremezse, Allah muhafaza eylesin. Yani ahdini yerine getirememek, ahdi bozmak, büyük günahlardan, hatta lanetlik meselelerden birisi. O yüzden, hani eski ateşsözü vardır ya, ikrarında durana aşk olsun, inkar edene yuh sözü, ateşsözü de, bu ikrarın ehemmiyetini gösteriyor. İkrar etmek. Anadolu topraklarında, bilhassa böyle, Bektaşi kolunda olan, Alevi Bektaşi kolunda olan, dergahlarda, tekkelerde bu söz, çok kullanılır. Birisi de ne?
İnhabe. günahlardan tövbe ederek, Allah'a yönelmek anlamına geliyor. Ve tarikata giren bir kimse, evvelce yapmış olduğu, bütün günahlara tövbe ediyor. Bu bakımdan, bir şeyhe de derviş olmaya, bir tarikata da girmeye, inabe diyorlar. Yani, hatta işte, filan şeyhten bunu, eskiler çok kullanırlardı, benim yeni, sufi olduğum zamanlar. Eski dervişler, onlara, Cenab-ı Hak, bize ikram etti, ihsan etti, onlara ulaştık. Onlar öyle söylerlerdi. Ya, o işte, Nazilli Ali Efendi'den, inabe almıştı. O, Nazilli Ali Efendi'den, inabeliydi. Yani, oradan dersliydi, oraya intisaplıydı. Oradan ders almıştı. Veyahut da, işte o, Halidi kulundan inabeliydi.
Yani, o Halidi kulundan ders almıştı. Bu manada söylenir. İntisap ise, genelde, Allah rahmet eylesin, Şeyh Efendi çok kullanırdı bunu. Bir şeyhe intisap ettin mi? Bir dergaha intisap ettin mi? Bir tarikata intisap ettin mi? İşte, bir üstada intisap etmek lazım. Bir şeyhe intisap etmek lazım diye, intisap kelimesini, Allah rahmet eylesin, Nefşeli Abdullah Gülbüz Efendi Hazretleri çok kullanırdı. İntisap etmek olarak kullanırdı. O yüzden bizim de dilimizde daha fazla, hani intisap etmek, benim dilime daha fazla, alıştı, yerleşti, biz ikrar demeyiz, inabe demeyiz, biz ya ders aldı deriz, ya da işte intisap etti deriz. İntisap etmenin kelime manası da, özür dilerim, mensup olma, bağlanma, bir işe, bir mesleğe girme, sufilikte de bir mürşidi kamile bağlanma anlamına geliyor.
biat etmek ve intisap etmek şekil bakımından birbirine benzese de, hem içsellik olarak, hem hukuk olarak birbirlerinden farklıdır. biat etmek çünkü siyasi olarak meşru bir lidere biat edilir. Siyasidir bu. Yani askeri, siyasi, iktisadi bir devlet vardır. Siz o devlet başkanına, veyahut da siyasi bir lidere biat edersiniz. Bu biattır. Bu ayrışma benim daha çok hoşuma gidiyor. Meselenin anlaşılması açısından benim daha fazla hoşuma gidiyor. İntisap ise bir mürşidi kamile yapılır, bir şeyhe yapılır. Veyahut da bir dergahın, bir tarikatın, bir sufi topluluğunun başındaki yetkili, etkili, bu konuda bunun sorumlusu olan şeyhe, mürşidi kamile, veli kimseye intisap edilir.
Bunun ayrılmasında fayda görüyorum. Çünkü bir kısım meseleden uzak, biraz işin tekniğinden uzak, ehli tasavvuf toplulukları veya sufi toplulukları, biatı, üstadlarına biat ettiklerini, ve o biatlarının da siyasi bir boyutun da olduğunu katıyorlar işin içerisine. Ama bunu bilerek yapıyorlar, ama bilmeyerek yapıyorlar. Bu tehlikeli bir daire. Çünkü bir veliye, bir mürşidi kamile, devlet başkanı statüsü ile intisap edilmez, biat edilmez. Bir mürşidi kamile, bir veliye, tasavvuf, sufi ekolünün, üstündeki bir kimse olarak ona intisap edilir. O yüzden, biatla intisabın ayrılmasında fayda görüyorum. Bir şeyhe biat edilmez, intisap edilir.
Devlet başkanına biat edilir. Veyahut da bir askeri komutana biat edilir. O aynı zamanda siyasi bir hali var ise, biat edilir. Cihari yari güzün efendilerimizin zamanında, hem Hazreti Ebubekir, hem Hazreti Ömer, hem Hazreti Osman, hem Hazreti Ali Efendimiz, maddi manevi, her iki kanat da kendilerinde birleşmişlerdi. O yüzden zaten devlet idaresinde bir sıkıntı olmadı. Yani onlar hem manevi birer kutup, hem aynı zamanda da devlet başkanı statüsündediler. O yüzden, dört halife döneminde, hiçbir problem çıkmadı. Çıkmayışının sebebi, onların hem zahir, hem batın kanatlarının var olmasıydı. Ama, Hazreti Ali ve Hazreti Hasan Efendimiz'den sonra, malum, Muaviye, ondan sonra onun oğlu Yezid, ve ondan sonra Emeviler döneminde, bu mesele farklı cenahlara gitti, farklı taraflara gitti.
Muaviye deyince, bir kardeşimiz bana yazı yazmış, sen Muaviye'ye cehennemlik diyorsun diye, benim hiçbir sözümde, hiçbir yerde, hiçbir sahabe için, bu cehennemliktir demem. Bunun altını çizeyim. Hiçbir sohbetimde, hiçbir yerde, hiçbir şeyde, herhangi bir sahabeyi, cehennemliktir demem. Demedim, demem. Bunu, bunu beni eleştiri olarak söyleyen kardeş, bunu nerede söylediğimi, eğer bana, duyduğu yeri, kesip atarsa, memnun olurum, tövbe ederim, buradan geri dönerim. Bu noktada, sürçü lisan etmiş, dert çıkarım. O yüzden, Muaviye'ye kalkıp da, benim cehennemlik deme, benim haddim değil. Sadece benim değil, bence, hiç kimsenin haddi değil.
Çünkü, ashabım yıldızlar gibidir. Hangisine sarılırsanız, beni bulursunuz, hadis-i şerif orada dururken, kalkıp da biz, Muaviye, cehennemlik, deme, edepsizliğimiz olamaz. Allah muhafaza eylesin. Onu biraz, edepsizlik olarak görüyorum. O yüzden, bu meseleden, burada, bunun parantezi kapatayım. Şimdi, Hz. Hasan Efendimiz'den sonra, maddi ve manevi kanat, el değiştirdi. Hz. Hasan Efendimiz'de, manevi kanat durdu, çünkü kendi sözüyle dedi, ben sizin imamınızım, bundan sonra. ama devlet işlerinde, Muaviye'ye, tabi olacaksınız dedi. Ama kendisini, imam olarak, kendi konumunu ve durumunu, beyan etti. Öyle olunca, zahir ve batın, ayrıldı. Devlet işleriyle, öyle söyleyelim, din işleri, veyahut da manevi işler, birbirinden ayrılmış oldu.
O yüzden, biat etmek, siyasi meşru bir lidere, siyasi meşru, dememin sebebi şu, her siyasi lidere, biat edilmez. Siyasi liderin, meşru olması gerekir. Meşru olması için, birinci derecede, o siyasi liderin, Kur'an ve sünneti, kendisine ölçü kabul etmesi gerekir. Hz. Muhammed Mustafa'nın, peygamberliğine, iman etmesi gerekir. Kur'an-ı Kerim'in, hak kitabı olduğuna, iman etmesi gerekir. O çünkü, müminlerin emiri, hükmünde olacak. O yüzden, ve meşru olabilmesi için, o zatın, seçimle gelmesi gerekir. Her ne kadar, Abbasilerde, Abbasilerin, Emevileri devirmesinde, İmam-ı Azam'ın, meşru lideri, devirmenin, hak olduğuna dair, fetvası, çünkü, fetvasının sebebi, Emevilerin, liderlerinin, kendi halklarına, zulmetmesinden dolayıdır.
Kendi vatandaşına, kendi halkına, kendi dindaşına, kendi, tebaasına zulmeden, onları katleden, onlara haksızlık yapan, bir, siyasi lider, meşru değildir. Meşru olmadığı için, o Müslümanların, o meşru olmayan, lidere, ayaklanması, hak olur. İşin bir de bu tarafı var. Buraya parantezi kapatıyorum. İntisap ise, sadece mürşid-i kamillere yapılır. Gayrı meşru, bakın, meşru olmayan, gayrı meşru, siyasi liderlere, itaat, ve biat yapılamayacağı gibi, şeyh olmadığı halde, bakın, şeyh olmadığı halde, şeyhlik taslayanlara da, intisap edilmez. Buranın da altını çizmek lazım.
Nasıl, gayrı meşru liderlere, biat ve itaat yapılmıyorsa, şeyhlik, dairesinde durmayan, şeyhliğe ehil olmayan, şeyhliğe yetkili olmayan, şeyhliğe liyakatı olmayan, bir kimseye de, intisap edilmez. İntisap edilirken de, her şeyhe intisap edilecek diye de, bir kaide yok. Ve, biat etmek, yani siyasi, meşru, siyasi bir lidere, biat etmek, mecburidir. Bir kimse bu biatı olmazsa, Hristiyan veya, Yahudi olarak ölmesinde, veya müşrik olarak ölmesinde, bir beis yoktur. Eğer, Kur'an sünnete bağlı, Kur'an sünnet dairesinde duran, ve, Kur'an ve sünnetin bütün ahkamlarını, kendisine ahkam, ve idarenin de ahkamlarını, bu noktada, ahkam olarak kabul eden, bir siyasi lidere, biat etmek, mecburidir, farzdır.
Ama, o yüzden ayırt etmek istedim bu meseleyi. Ama, bir şeye intisap etmek, bu hadisede, mecburi değildir, ihtiyaridir. Gönüllülük, esasına dayanır. Çünkü, bir kimse, illaki sen bu şeyhe, intisap edeceksin, diyerekten, onu zorlayamayız. Veya, gel benim şeyhime intisap et, mecbursun bu şeyhe, intisap etmeye, bu doğru söylem değildir. Çünkü, bir kimse, rüyasında gördüğü, işte, veyahut da, icazeti olan, kendince, aklınca, fikrince, dini duygularınca, düşüncelerince, dini argümanlarınca, bir kimseyi, şeyh görüyorsa, ona gidip, gönüllülük esasına, dayanıraktan, intisap edebilir mi? Evet. Ama, bir yerde, siyasi olarak, bir tane, siyasi lider olur, emirel müminin olur, ona bir tek, ona biat edilmesi gerekir.
Onun ikincisi çıkarsa, hadis-i şerifler var, bu meseleyle alakalı, onu öldürün diyor. Yani, ikincisine biat edilmez. Yani, bir ikincisi çıkarsa, onu katletmek, vacip olur. Veya, onu katledilir o. İkincisi, kendi kafasından çıktı, işte, darbe yapıyor. O yüzden, darbecilik, İslam, literatürü dairesinde, doğru değildir. Darbecilik, yezidilik bir iştir. O yüzden, Kur'an ve sünnete dayanmayan, her türlü darbe, yezidi darbesidir. Bunun da, altını çizmekte, fayda var. biat, bu manada, tek bir otorite yapılırken, intisap etme, yaşayan bütün, mürşidi, kamillerden, herhangi birisine yapılır. Hadis-i şerifi de söyleyeyim, Müslüm'de geçiyor.
İki halifeye, birden biat edildi mi, onlardan ikincisini, öldürüverin der. O yüzden, asla ve asla, siyasi olarak, iki halifeye, biat edilmez. Sufi oluşumlar, veya tarikat ehli, biatın, Kur'an ve sünnete dayandığını, intisabın, Kur'an ve sünnete, dayandığının, görüşündedir. Ve Kur'an-ı Kerim'de de, biata, ve taşıdığı öneme, birçok ayet işaret edilmiştir. Hadis-i şeriflerde de, biatla alakalı, ahkam oluşturulmuş, ve Müslümanların, biatları anlatılmış, ve yaşanmışlıklardan, örnekler verilmiştir. O yüzden, biz, Kur'an-ı Kerim'i incelediğimizde, hadis-i şerifleri incelediğimizde, değişik zamanlarda, Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem, hazretlerinin, işte, Müslümanlardan, biat aldığını, ve normalde, o biatlarını kabul ettiğine dair, birçok, ayet-i kerime vardır ki, bunların en önemlisi, Fetih suresi, ayet ondadır.
Hudeybiye ile alakalı. Çünkü, ilk, hemen hemen, o büyük biatlardan birisidir. Ayet-i kerimede de, muhakkak ki, sana biat edenler, ancak Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın eli, onların ellerinin üstündedir. Onun için, kim ahdini çözerse, ancak kendi aleyhine çözmüş olur. Kim de Allah'a verdiği ahde, vefa gösterirse, ona da büyük, Allah büyük bir, ecir verecektir, der, ayet-i kerimede. Tabi bu mesele, hani, İslam tarihçilerinde, ve hadis-i şeriflerde, Hudeybiye senesi olarak geçer. Malum, o sene, Allah Resulü, sallallahu aleyhi ve sellem, hazretleriyle, işte, bazı rivayetlerde, şimdi, değişik rivayetler var, 1300, 1400, 1500, 1600, 1600 kadar sahabe, sadece, Beytullah'ı ziyaret etmek, maksadıyla, yola çıkmışlardı.
Yanlarında, kılıç yok, kalkan yok, mızrak yok, silahsız bir şekilde, yola çıktılar. Maksatları, savaş değildi. Ümmü Hudeybiye'de, bir, ağacın dibinde, bazıları o ağacın, deve dikeni, ağacı olduğu söylenir. Cenab-ı Hak'a, hamdü sena olsun. Şimdi, orada küçük bir mescit var. Oradan da ihrama giriliyor, malum, biz geçen, en son ümreye gittiğimizde, bütün kardeşlerle, arkadaşlarla, böyle benim bir, kendi içimden, niyetim vardı. Oraya gidip, oradan, Hazreti Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem, hazretlerinin yaptığı gibi, işte, ihrama girip, oradan da, ihramlanıp, ömre yapmaktı. Öyle bir niyetim vardı. Cenab-ı Hak'a hamdü sena olsun. Rabbim nasip etti. Hudeybi, İngintik, Hazreti Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem, hazretlerinin, o, biat-ül rıdvan denilen, yerde, hamd olsun, kardeşlerle, orada bulunup, orada ihrama girip, oradan ömre yapmak, nasip etti.
Cenab-ı Hak, cümlenize nasip etsin, inşallah. O, Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem, hazretlerinin, ayak bastığı, nefes alıp verdiği, ter akıttığı, gözyaşı akıttığı, o, kendi ruhaniyetiyle, yoğurduğu, o toprakları, gidip, oralarda, göğsümüzü gere gere, ömre yapmak, hac yapmak, ibadet etmek, cümleye nasip eylesin, inşallah. Oraya, tabi, geldiler, orada konuşlandılar, orada haber verdiler, haber gönderdiler, elçi olarak, elçi olarak da, Hazreti Osman Efendimiz'i gönderdi, Hazreti Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri. Önce, Hazreti Ömer Efendimiz'e dedi, sen git, orayı da, bu, küçük bir parantezde açayım, Hazreti Ömer Efendimiz'e dedi ki, sen git elçi olarak, Hazreti Ömer Efendimiz dedi ki, ya Resulallah, müşrikler bana karşı, çok sertler, ben de onlara karşı, çok sertim, bana bir kötülük yapabilirler, Hazreti Osman gitse,
daha hoş olmaz mı, dedi, Hazreti Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin, onun o sözünden dolayı, Hazreti Osman Efendimiz'i gönderdi, ama, bir şey oldu, Hazreti Osman Efendimiz, orada tutuklandı, orada tutuklanınca, bu sefer, sahabeler, Hazreti Osman Efendimiz'i, almadan, geri dönmemek, ibadet etmeden, etmeden geri dönmemek için, kendi kendine, kavilleşmeye başladılar, ve, Hazreti Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin, ağacın gölgesine oturdu, onların içerisinde de, bir müşrik vardı, birkaç tane müşrik vardı,
Mekkelilere haber getirip, götürüyorlardı, bu sefer, böyle bölük bölük, tabiri caizse, ölümüne, biat etmeye başladılar, Hazreti Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine, Hazreti Peygamber Efendimiz, elini, uzatıyordu, herkes ellerini, onun üzerine koyuyordu, ondan sonra, o sağ elini de, bütün o ellerinin üzerine koyuyordu, böyle biat ediyordu, o biat ederken, ne oldu, Hazreti Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, kendi elini, Osman'ın eli olarak, niyet etti, ve dedi ki, aramızda olmayan, Osman'ın da dedi,
ben kendi adıma biat ediyorum, dedi, ve, Hazreti Osman Efendimiz, bu noktada, vekili oldu, öyle söyleyeyim, ve böylece, biatlarını almaya başladılar, böyle ölümüne biat edilmeye başlanınca, müşrikleri bir korku sardı, hepsi de korkmaya başladılar, hepsi de Mekke'de bir korku humması, aldı, başını götürdü, bu sefer Mekkeliler, barış elçileri gönderdiler, işte bir dahaki seneye, işte bir dahaki zamana, rahat bir şekilde geleceklerini taahhüt ettiler, Hazreti Osman Efendimiz'i geri verdiler, bir anlaşma sağlandı, ve böylece,
Hudeybiye antlaşması olarak, veya, biat-u rıdvan olarak, bahsedilen, ilk biat, orada gerçekleşmiş oldu, tabi, bununla alakalı, müjdeler de var, çünkü, Sufiler bu müjdeleri de önemserler, çok fazla, Allah Resulü, sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, ağacın altında biat edenlerden, hiç kimse cehenneme girmeyecektir, diye, hadis-i şerifi var, ayrıca, Hazreti Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, cehenneme girmeyecektir, dedi ama, Fetih Suresi ayet 18'de de, and olsun ki, yani yemin olsun ki, sana o ağacın altında biat ederlerken,
Allah müminlerden hoşnut olmuştur, kalplerinde olanı bilmiş, de, onlara güven indirmiş, ve onları pek yakın bir fetihle, mükafatlandırmıştır, diye, Cenab-ı Hak ne yaptı? Fetih Suresi ayet 18'i indirerekten, Müslümanları müjdeledi, ve başka bir ayet-i kerime de, Peygamber'e itaat eden, Allah'a itaat etmiş olur, Nisa 80, buyurarak, bu itaati perçinledi, ben şimdi bu, tarihi olaylara çok girmek istemiyorum, biatla alakalı, birkaç daha ayet-i kerime okuyayım inşallah, bunu böyle, bu biatların, tarihi süreçlerini, sonraki derslerde inşallah,
tekrar tekrar yaparız, yaparız, Ey Peygamber, bu da kadınlarla alakalı, yani az önce orada, biatür rıdvan'ı anlattık, bu da kadınlarla alakalı, mümtehine ayet 12, bunları evlerinizde, şek şüphe edenler olabilir, evlerinde Kur'an mealleri olan varsa, bunlara bakabilirler, o yüzden, ayetlerin, veya hadislerin, kaynaklarını söylüyorum, mesele böyle tam otursun, yerlesin, mümtehine suresi, ayet 12, az önceki, bahsettim, ağacın altında biat edenlerden, hiç kimse cehenneme girmeyecektir, hadis-i şerifi de, Ahmet bin Hanbel'den,
onu da Ahmet bin Hanbel'in, eserlerinden, hadis kitaplarından, bulabilirler, o yüzden bunları böyle, ardı ardına söyleyeyim, ve, kadınlarla alakalı, ey peygamber, inanmış kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasından, bir iftira düzüp getirmemek, marufu, yani iyiliği işlemekte, sana karşı gelmemek üzere, biat etmeye geldikleri zaman, biatlarını kabul et, ve onlar için Allah'tan mağfiret dile, muhakkak Allah, gafurdur, rahimdir.
Mümtehine suresi, ayet 12, bu da, kadınların, Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem, hazretlerine, biatlarıyla alakalı, ayeti kerime, yani, bir mürşidi kamile, bir üstada, erkekler, biat ettiği gibi, kadınlar da biat ediyor, ve kadınların da, bu noktada, örneği, yine ayeti kerime'de, Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine, biat etmeleriyle alakalı, ve Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde, onların biatlarını kabul etmeleriyle alakalı, ayeti kerime, tabi, yine, Hz. Ayşe, radıyallahu anh,
hazretleri naklediyor, hadis-i şerifte, mümin kadınlardan, bu şartı kabul edenlere, Resulullah, sallallahu aleyhi ve sellem, ben senin biatını kabul ettim derdi, bunu sözde söylerdi diyor, yani, bu ayeti kerime, Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, kadınlara söylüyor, ve mümin kadınlar da, bu şartları kabul ettiklerinde, ben de senin biatını kabul ettim diye, sözde söylediğine dair, Hz. Ayşe annemizin, bir nakli var, Ümmü Atiye'den nakil var, o da şöyle demiş, biz Resulullah, sallallahu aleyhi ve selleme,
biat etmiştik, o bize Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, yani, bu Mümtehne Suresi, ayet 12, okudu, ve ilave etmiş, bize bağırıp çağırarak, ağlamayı yasakladı, yani, o bağırıp çağırarak, ağlamak yasaklanmış, bir kadın, onun elini tutup, yani, bir kadın geldi, Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem, Hz. Ayşe'nin elini tutup, falanca beni, bağırıp, çağırarak, ağlamaya sevk etti, onu cezalandırmak istiyorum, dedi, Resulullah, sallallahu aleyhi ve sellem, hiçbir şey söylemedi, kadın gitti, sonra dönüp, Resulullah,
sallallahu aleyhi ve sellem, hazretlerine geldi, biat etti, bu da, hem Buhari'de, hem Müslüm'de var, bu, mesele, bu biraz uzunca, bir mesele, ben, bu konuyla alakalı olan, kısmı almak istedim, yani, kadın, normalde, Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem, hazretleri, biatla alakalı, ayeti okuyunca, kadının birisi geldi, onun elinden tuttu, dedi ki, kadının birisi, bağırıp, çağırmaya, beni yeltelendirmişti, bana onu yaptırmıştı, ben ondan intikamımı alayım da geleyim, dedi, gitti, intikamını aldı, geldi, tekrar biat etti,
İbni Cerir Taberi, Afi kanalıyla, Abdullah İbni Abbas'tan naklediyor ki, Resulullah, sallallahu aleyhi ve sellem, Haddaboğlu Ömer'e, yani Hz. Ömer Efendimiz'e, emredip, şöyle demesini bildirmişti, onlara de ki, bu da, Mekke fethi günü, bir şey, Mekke fethi, dedi, Mekke fethedildi, Mekke fethedilince, Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem, Hazretleri, bir rivayette, Sefa Tepesi'nde, bazıları başka, bir tepeyi söylüyor, bir tepede durdu, diyorlar, orada, onlara de ki, Hz. Ömer Efendimiz'e diyor, Resulullah, sallallahu aleyhi ve selleme,
Allah'a şirk koşmamak üzere, sizden biat almaktadır, yani, kadınlara de ki, Resulullah, sallallahu aleyhi ve sellem, Allah'a şirk koşmamak üzere, sizden biat alıyor, Hz. Hamza'nın, karnını yaran, o şehit olduktan sonra, onun ciğerini çıkaran, kalbini çıkaran, Rabia oğlu, Utbe'nin kızı, Hint, değişik kıyafetler giyerek, kadınlar arasında bulunuyordu, tanınmamak için, dedi ki, eğer ben konuşursam, beni tanır, eğer beni tanırsa, öldürür, o Resulullah, sallallahu aleyhi ve sellemden, ayrı durmak için, kendini tanıtmamıştı,
Hint'le beraber bulunan, kadınlar sustular, ve konuşmaktan kaçındılar, Hint, kendini gizleyerek, dedi ki, erkeklerden, kabul etmeyen, bir şeyi, kadınlardan, nasıl kabul edersin, kabul edersin, Resulullah, sallallahu aleyhi ve sellem, ona kulak verip, Ömer'e dedi ki, onlara söyle, hırsızlık da yapmasınlar, Hint dedi ki, Allah'a andolsun ki, ben Süfyan'dan, bazı şeyler alıyorum, onlar bana helal midir, değil midir, bilmem, Ebu Süfyan da dedi ki, kalan veya giden, ne aldın, sonların hepsi sana helaldir, bunun üzerine, Resulullah, gülüp, sallallahu aleyhi ve sellem, onu tanıdı, çağırıp, elinden tuttu, ve ona dedi ki, sen, Hint misin, o da, Allah, geçmişi bağışlasın dedi, bunun üzerine, Resulullah, sallallahu aleyhi ve sellem, ondan ayrıldı, ve, zina etmesinler dedi, Hint, ey Allah'ın Resulü, hür bir kadın, hiç zina eder mi dedi, Resulullah, sallallahu aleyhi ve sellem, hayır, Allah'a andolsun ki, hür bir kadın, zina etmez dedi, sonra, Resulullah, sallallahu aleyhi ve sellem, Hz, çocuklarını öldürmesinler dedi, Hint, sen onların içerisinden,
en iyi bilen kişi olduğun halde, Bedir günü, onları öldürdün dedi, Resulullah, sallallahu aleyhi ve sellem, elleriyle, ayaklar arasından, bir iftira düzüp, getirmemek, marufu işlemekte, sana karşı gelmemek üzere, ayetini okudu, İbn Abbas der ki, onların yüksek sesle, ağlamalarını da yasakladı, çünkü, cahiliyet halkı, elbiselerini yırtar, yüzlerini tırmalar, saçlarını keser, ve vay vay vay, yazık yazık diye, bağırırlardı, burada, bir meseleye gelmek istiyorum, bu normalde, hani, biatın kadınlar için de meşru olduğu,
Hz, Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem, hazretlerinin, kadınlardan da, biat aldığına dair, ayet ve hadisleri okuduk, burada, hani, biat etmekle, intisap etmeyi, ayırt etmiştim ya, aslında, bunu ayırt etme anlayışı, idraki, İmam Maturi'den geliyor, çünkü, İmam Maturi'de, Nisa suresinin, 83. ayetinde geçen, buraya dikkat edin, kendilerine emniyet, veya korku hususunda, bir haber geldiğinde, onu yayarlar, eğer onu peygamberlere, ve kendilerinden olan, emir sahiplerine, havale etmiş olsalardı, onlardan hüküm çıkarmaya,
kadir olanlar, onun ne olduğunu bilirlerdi, Allah'ın üzerinize olan, lütfu ve merhameti olmasaydı, pek azınız müstesna, şeytana uyardınız, buradaki, ulul emir tabirini, İmam Maturi'di, bunu, dini, ince noktada anlayan, ince noktada idrak eden, fakihler, alimler olarak yorumlar, ve, bu ayeti kerimedeki, yani Nisa suresi, 83'teki, bu ayeti kerimi, Allah'ın kitabından, hüküm çıkarmak, Allah'ın kitabını anlamak, Allah'ın kitabını idrak etmek, Kur'an ve sünnetten, yeni iştahatlar olabilir, yeni iştahatlar, çıkarmak, buradaki,
ulul emir, yani sizden olan, o ulul emir, fakihler, alimler, mürşitler, zamanın, kutupları, zamanın velileri olarak, hükmü çıkar, o yüzden, hatta, bu, toplumun, siyasi olarak, yönetiminden, daha farklı bir şeydir, sebep, çünkü, bir mesele var, yeni bir mesele var, ona hükmedilmesi lazım, dinin yaşanması lazım, ona iştahat edilmesi lazım, bu iş, fakihlerin, alimlerin, velilerin, mürşidi, kamillerin işi, bu, devlet erkanının, siyasi erkanın, işi değil, çünkü, onlar, dinin inceliklerini, bilmekle yükümlü değiller, dinin inceliklerini,
bilmekle yükümlü olan kimler? alimler, fakihler, dini yaşamakta, bakın, dinin inceliklerini bilmek, farklı bir şeydir, dinin inceliklerini yaşamak ise, farklı bir şeydir, fakihler, alimler, dinin inceliklerini bilirler, sufiler, dinin inceliklerini yaşarlar, arasındaki fark budur, sufiler, dini anlamada, dini yaşamada, önde olan insanlardır, onlar, yaşayaraktan, örnek olurlar, fakihler, alimler ise, dini, bilme noktasında, yeni iştihatlar çıkarma noktasında, öndedirler, onlar, böyle çok, hani, halkın içerisinde, karışmayabilirler,
ilimle iştigal ediyorlardır, filan filan, ama, sufiler için, mürşid-i kamiller için, böyle değildir, onlar, Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin, izinde ve nefesinde, dini yaşarlar, toplum içerisinde, dini yaşamada, örnek alınacak, kimselerdir, o yüzden, aralarında, fark vardır, nitekim, İmam Maturidi, herhangi bir hususta, anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah'a, ve ahiret gününe, gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne, arz edin, ayetini, yorumlarken de, kanaatini, bu yönde belirler, belirtir,
o yüzden, dini yaşamada, dini yaşamada, dini ince yaşamada, mürşid-i kamiller, ve velilere, intisap edilir, onlar, dini yaşamada, ulul emir hükmündedirler, tabi, şimdi sıra geldi, sufi, veya tarikat, oluşumlarında, biat ne, intisap ne, nasıl algılamışlar, Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellemin, İslam'a girmek isteyen kişilerden, hicret gibi, cihat gibi, önemli faaliyetlere, karar verirken, sahabilerden, iyi ve temiz, böyle, düzgün, dini hayat yaşamak, isteyenlerden, biat alırdı, ve o böyle, dini, illaki savaşta,
biat almazdı, yani, savaş esnasında, savaşa çıkılırken, alınan biatlar, farklı bir şeydi, örneğin, az önce, kadınlarla alakalı, biatta, anlattığımız gibi, ahlaki, meselelerin üzerinde, biat alırdı, mesela, işte, bana, kadınlardan birisi geldi, ona dedi ki, 30 Ramazan orucunu tutacağına, 5 vakit farz namazı kılacağına, ve kocana itaat edeceğine, bana söz ver, ben de sana cenneti söz vereyim, gibisinden, böyle biatlaşmaları oldu, veya, Hz. Ebu Bekir, radıyallahu anh, hazretlerine, veya, sahabelerden başkalarına da, mesela,
hiç kimse, Ebu Zergi Fariye dedi ki, hiç kimseden, hiçbir şey istemeyeceğine, bana söz ver, ben de sana cenneti söz vereyim, dedi, Hz. Ebu Bekir, radıyallahu anh, hazretlerine, dedi ki, hiç kimseden, hiçbir şey söylemeyeceğine, istemeyeceğine, söz ver, ben sana cenneti söz vereyim, hatta, özür dilerim, elindeki kırbacış dahil, dedi, veya başka bir sahabeye, dedi ki, ayakkabının bağı da dahil, buna dedi, bakın, bunlar, özel biatlaşmalar, veya, da bir topluluğa, yalan söylemeyeceklerine, gıybet etmeyeceklerine, gibi,
ahlaki meselelerde de, biat aldı, bu biatlar, sufiler için, bir örnek oldu, hani, savaşılacak, savaşmak için, bir devlet başkanına, veya bir askeri komutana, biat etmek lazım, örneğin, Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellemde var mı, evet, ama aynı şekilde de, ahlaki meseleler üzerinde de, sahabelerden biat aldı, o zaman demek ki, ahlaki meselelerden de, hem ayet var, hem ad-ı şerifler var, o zaman biat alınır, bu da, normalde, tarikatlarda, şeyh ile mürid arasında, akt edilen, bir çeşit, bağlılık yemini kabul eden,
biat için, örnek teşkil etti, hani, Allah'ı zikredenler için, peygamberde güzel örnekler vardır, ayeti kerimesi, mucibince, ehl-i sufi, Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin, dini yaşamakla alakalı, biatlarını, kendilerine örnek aldılar, ve, bütün, bu mesele, bütün ehl-i tarikat için, aralarında bazı, önemsiz farklar vardır, onun olsana, bu, biatın şekliyle alakalı, içeriğiyle alakalı, ama, gayesi, hemen hemen, bütün tarikatlarda, bütün sufi topluluklarda, aynı gibidir.
Çünkü, normalde, hani, gaye, amaç, bir, çok fazla bir fark yok, ama, o amaca gidilen yollarda, ufak tefek nüanslar var, farklılıklar var, bunlar böyle, hani, mezhep iştahatları gibi, algılanabilirler, veya, bir mezhebin içerisinde, İmam Maturi'de böyle demiş de, özür dilerim, İmam Muhammed böyle demiş de, İmam Yusuf böyle demiş, İmam Züfer böyle demiş gibi, tarikatlarda, tasavvuf topluluklarında, ufak tefek böyle, farklılıklar olabilir, ama, amaçları aynıdır. eskiden, sufi olmak, veya, bir tarikata girmek isteyen, mürid adayına, adayının, önceden böyleymiş, intisaba ehil olup olmadı, araştırılırmış. Dikkat edin, yani, önceden böyle, işte, elini, kolunu, sallaya sallaya, ben bir şeyhe gideceğim, intisap edeceğim, yok öyle bir şey. Veya, aman kardeşim, illaki sen bizim dergahımıza gir, bizim tarikatımıza gir, böyle sufiler ortalığa düşüp, kendilerine mürid toplamak için, uğraşmazlarmış.
Sebep, ya özel bir mesele çünkü bu. Bu böyle, özelliğini yitirince, çizgisi değişiyor. Bugün, günümüzde olanları, ben eleştirmek için söylemiyorum bunu. Benim hiç kimseyle, bu noktada bir davam, bir derdim yok. Benim davam, derdim, doğrunun bulunması. Önceden, sufi araştırırlarmış. Sufi olacak olanı araştırırlarmış. Bu, sufi olmaya, yetkin mi, değil mi? Buna sabredebilir mi? Bunu götürebilir mi? Bunu son nefese kadar taşıyabilir mi? Bu işe ehil mi, değil mi? Yoksa, bir müddet sonra, tiyansın deyip, çekip gider mi? Veyahut da, bir zorluğu gördüğünde, patinaj mi çeker? Bir zorluğu gördüğünde, ben böyle bir zorluk beklemiyordum, deyip, kalkıp böyle, yana yakıla çeker gider mi?
Bunları gördük çünkü hep biz, sufilik hayatımız boyunca. O yüzden, böyle onun tabiri caizse, cinsine, cibilliyetine, onun, efsafına, kalitesine bakarlarmış. Yani, ondan, hani, her ağaçtan, şeyhimin dediği gibi, asar-ı antika, bir mobilya olmuyor. Şimdi, Cafer'e desek ki, ondan sonra, kavak ağacından, mobilya olur mu? Cafer der ki, olmaz. Olur mu Mustafa, kavak ağacından mobilya? Olmaz. Döner değil mi, her tarafı? Yamulur her şeyde. Yağmuru görür, ayrı yamulur. Ondan sonra, güneşi görür, ayrı yamulur. Değil mi? Evet. Neden? Kavak ağacı çünkü. Yani, şeyi, efsafı sıkıntılı. Gevşek, efsafı. O yüzden, böyle, efsafı, gevşek olan kimseden de, sufi olmuyor, zor oluyor, sıkıntılı oluyor.
O yüzden bakarlarmış. Ve bu dönemde de, o kimseye böyle bakarlarken, o sufi de, böyle beni inceliyorlar. Böyle işte, vur enseyi, ondan sonra yat aşağı, yok öyle bir şey. O da oruç tutarmış bu arada. En az üç gün oruç tutar, boya abdesti alır, devamlı abdesti dolaşır, işte devamlı nafile namazlar kılar, tövbeler eder, tasadduk eder, ondan sonra istihareler yapar. Ve böylece, mürşid, veyahut da mürşidin, vekilleri, halifeleri, nakipleri, nükabbaları, çavuşları, onu yola uygun görürlerse, sonra, onu şeyhin huzuruna çıkarırlarmış. Çünkü, hemen böyle, paldır küldür şeyhe gideyim, hemen oradan ders isteyeyim, böyle bir şey yokmuş önceden. Önce, orada dergahın, çavuşu, zakiri, nakibi, nükabbası, onun durumuna, ahvaline bakacak, onun müritliğe, uygun olduğunu görecek, ve o kimse de, böyle bir kendisine, halvet edecek, oruç tutacak, böyle günahlardan, kendini koruyacak, helallık alacak,
hiç kimseden, kul hakkı kalmayacağına dair, gidip onlardan da, helallık alabiliyorsa, helallık alacak, alamadıklarına da, şeyhe çünkü, ahd edecek, diyecek, onlarla helallaşacağıma da, ahd ediyorum, diyecek, ve böylece, şeyhin huzuruna çıkacak, ve şeyhin huzuruna çıktıktan sonra da, işte, yüzünü kıbleye döndüre, gelecek şekilde, diş çökecek, ve şeyhe, bütün günü, günü, geçmiş günahlardan, tövbe ve, istihbar ettiğini, söyleyecek, ve şeyh de ona zaten bunu, telkin edecek, diyecek ki, geçmiş günah, ne kadar günahın varsa,
tövbe et, istihbar et, üzerinde kul hakkı varsa, bunları ödeyeceğine, veya helal ettireceğine dair, söz alacak, ve ondan sonra, şeyh sağ elini uzatıp, müritle, musafa edecek, farz olsun, nafile olsun, bütün şerif hükümleri, yerine getireceğini, dinine ve ahlak esaslarına, bağlı kalıcına dair, ondan söz alarak, biat hakkındaki, ayetleri okuyarak, yani, tövbe suresi, ve el-fetih suresi, ondan sonra, el-mümtehine suresi, az önce okuduğumuz surelerden, bunları okuyacak, ve talibe, şeyhinin dostuna, dost, düşmanına, düşman olmasını,
refahta, ve sıkıntıda ona itaat etmesini, hiçbir emrine karşı çıkmamasını, tembih edecek, şeyhi ona, ve kelime-i tevhidi, üç sefer okuyup, peşinden, talip de bunu tekrar ederekten, şeyhi, şeyh, Allah-ı Rab, İslam-ı Din, Muhammed-i Peygamber, Kur'an-ı Rehber, Kabe-i Kıble, işte, Efendimiz, filanca zat, veyahut da, işte, Efendimiz, Abdülkadir Geylani Hazretleri'ni, gibi, veyahut, Ahmet-i Rufa Hazretleri, gibi, veya, Efendimiz, Hz. Mevlana, Celalat-ül Rumi, gibi, zatı, şeyh, olarak, gönül hoşluğunu, kabul ettim, diyecek,
ve talip de bunu, derviş adayı bunu tekrarlayacak, sonra ellerini kaldırıp, şeyh, dua edecek, müritte amin, diyecek, ve bu merasimden sonra da, o, sufi adayı, o derviş adayı, kardeşlerin arasına, ihvanın arasına girecek, sohbetlere katılacak, ve, biat sırasında, o, müride verilmiş olan, tavsiyeler, mühide verilmiş olan, söylenen her şey, mürid, onun kendisine, bir vasiyet olarak, algılayacak, ve, buna, itaat edecek, ve böylece, itaatının sonuna kadar da, son nefesine kadar da, devam ettirecek, yani, sufiler, intisap,
törenini, diyeyim, böyle, icra ederlermiş, tabi, kadınların biatı da, musafa yapılmadan, sözlü olarak, yerine getirilirmiş, önceden de, bizim şeyhimiz de, Allah rahmet eylesin, öyle yapardı, kadınların biatını, sözlü olarak alırdı, veya, bazı tarikatlarda, işte, şeyhinin sarığı, veyahut da, bir ip, bir halat, içeride dolaştırılır, bir ucu da, şeyhde bulunur, öyle biatlaşma, yapılır, bazı dergahlar, tarikatlarda, bu, hala da, bazı yerlerde, devam ediyor, işte, duyuyoruz, veya, bize, soru olarak soruluyor, işte, filancalar,
şeyhlerinin sarını tutuyorlarmış, öyle biat ediyorlarmış, doğru mu, veyahut da, filancalar, işte, bir halat dolaştırıyorlarmış, dergahın içerisinde, herkes o, halata, tutup, öyle biat ediyorlarmış, bunların, hadis-i şeriflerde, bunların ölçüleri var, veyahut da, bir leğenin içerisine, Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem, adetleri, kadınlarla biatlaşırken, erkekler sizinle, musaffa ediyor, biz musaffa edemiyoruz, deyince, bir leğen getirtilmiş, su, leğenin içerisinde, elini sokmuş, kadınlar da ellerini sokmuşlar,
öyle biatlaştıklarına dair, hadis-i şerifler mevcut, ama, sonuçta, kadınlarla, sufiler, tasavvufi topluluklar, biatlaşırlarken, el ele biatlaşmamışlar, ben de şeyhimden, Allah için, hiç böyle bir biatlaşma görmedik, bizde de biatlaşma, kadın ve mürşid arasında, böyle, el ele biatlaşma olmaz, söz de olur. Tabi, Mevlevilerde ise, bu biatlaşmada, ders alan kimsenin üzerine, tekbir getirilerekten, sikke giydirilir. Yani, normalde, Mevlevilerde ki, biatlaşmanın, Mevlevilerde ki, ders vermenin, veya, Mevlevilerde ki, tören de odur. Tekbirler getirilerekten, o dervişe, işte bir, bir arakiye giydirilir. Veyahut da, işte, daha böyle, bir, zakirse, tekbirler getirilerekten, onun, daha farklıdır, arakiyesi, öyle bir şey giydirilir.
İşte, halifese, ona, sikke giydirilir, tekbirlerle, böylece, onun da, töreni böyle olur. Tabi, biat, veyahut da, intisap, talibin, veyahut da, derviş adayının, şeyhine manevi, bağlılık ve teslimiyetini, simgeliyor aslında. Ve, bu yolda, mürşidinin, maneviyatının, o, derviş adayının, kalbine akan bir, feyiz olarak görüyor. Yani, mürid, o şeyhe intisap edince, kendince, ona intisaplı, ona biat etti, söz verdi ona her şeyde, böyle, mürşidin, maneviyatından, kendi kalbine gelen, bir feyiz yolu olarak görüyor onu. Çünkü, o, üstadının, kalbindekine, biat etti aslında. Üstadının, kalbinde ne var? Hiçbir yere sığmadım, mümin kulumun, kalbine sığdım.
Üstadının, kalbinde ne var? Nazargah-ı ilahi var. O yüzden, biatı aslında, üstadıymış gibi görünse de, hani, üstadına biat etti, aslında peygambere etti. Peygambere biat ederken de, aslında da, Allah'a biat etti. Sufilerin bakış açıları da, sisile olarak öyledir. Çünkü, müridin elinin üstünde, şeyhinin eli, şeyhinin elinin üstünde de, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin eli, onun üzerinde de, Allah'ın eli var. Ama bu, ancak, hani, silsilesi, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine dayalı, bu şeyhlik, mürşitlik, dairesine etkili, yetkili kimse için geçerli. Bunun ölçüsüne, sufi için, bugün için söylüyorum bunu, o baktı, etti, araştırdı, sordu, Kur'an, sünnet taresinde, rüyasında da gördü, o şeyhe gitti, intisap etti.
Artık onun için, manevi olarak bir delili var. O manevi deliliyle beraber, onun intisabı ne oldu? Allah'a oldu. Ve, hani, Fetih Suresi'nin ayeti onda diyor ya, hani, Allah'ın eli sayılıyor ya, yeddullah olarak geçiyor. Oradaki, yeddullah olarak geçmiş, hatta, sufi nefesidir bu. El ele, el Allah'a, diye söylerler. Yani, el ele, el Allah'a. Yani, ne yaptı? Sisile olarak, o kimse, Allah'a biat etmiş oldu. Sufiler, öyle düşünürler. Ve, sufiler, bu biatı çok önemserler. Sufiler için, biatı bozmamak, ahdi bozmamak, çok önemli bir şeydir. O mürşide bir veliye intisap etti, ben, onun önemini, yeni sufi olduğum zamanlarda, anlamıştım biraz.
Allah rahmet eylesin. O ara, Bayındır'ın, çevresinde, birkaç yerde, Çorum, Naci Mustafa Efendi, Hazretlerinden kalma, derviş kardeşler vardı. Onların, şeyh efendi olan, biatlarında, sıkıntılar yaşanmıştı. Böyle, gelgitler yaşamışlardı, onlar. Böyle, şeyh efendi de, buna biraz üzülüyordu, o gelgitlerden dolayı. bu, hani, biatını bozanlar oldu, öyle söyleyeyim. Tabii, o biat bozulunca, bunu da gördüm ben, o biatını bozanlar da, çok bozuldular. Böyle, hem, hızla bozuldular. Bunları, normalde, çok kısa zaman içerisinde de, bu fakir gördü onları. O yüzden, biat bozmak kadar, antlaşma bozmak kadar, sıkıntılı bir şey yok. Ve, bu biatını bozanlar, bu antlaşmayı bozanların, manevi sorumlulukları da, çok ağır.
Bakın, kıymetli kardeşler, bir şeyhe intisap edeceğiniz zaman, iyi düşünün. İyi karar verin. Böyle, layloyloğum olarak, bir şeyhe intisap edilmez. Ya, gideyim, bir şeyhe intisap edeyim. ya, öyle değil, böyle bakmayın meseleye. Bu mesele, çok ciddi bir mesele. Tabiri caizse, hayat memat meselesi bu. O yüzden, bu fakir, hiçbir zaman, hiçbir kimseye, gel bizden ders al, demem ben. Şeyh Efendi'nin zamanında da, ben ona, dervişlik anlatırım, sufiliği anlatırım, yolu anlatırım, veya rüyasını dinlerim, senin bir şeyhe intisap etmen lazım, derim. Veya rüyasında, Şeyh Efendi'ye intisap ettiğini görür, senin Şeyh Efendi'ye intisap etmen lazım, rüyanın anlamı bu. Ama iyi düşün, bu konuda bak, iyi incele, kendini iyi analiz et.
Sebep, çünkü, kolay değil yol. İnsanlar şimdi, sufilik yolunu, insanlara kolaymış gibi gösteriyorlar. Aldatıyorlar, kandırıyorlar. Canım kardeşim, bir ömür boyu, nefisle mücadele edeceksin. Herkes nefsine uyup, bir yerlerde, lay lay lay lay, derken, sen edemeyeceksin. Bu senin nefsine acı gelecek. Veyahut da, işte, sen kendince, kendi aklınca, buradan gidelim, diyeceksin, o diyecek ki, hayır, oradan değil, buradan gidelim. Sen kendi kendine, diyeceksin ki, ben bunun eğitimini aldım da, ben bunun okulunu okudum da, ben bunun şununu yaptım da, geç canım kardeşim benim. Şeyhe intisap etmek, böyle değil. Şeyh diyorsa ki, yolu bırakacaksın, sen buradan, Uludağ'a normal yaracaksın, dağdan öyle gideceksin, öyle gideceksin. Ona da akıl vermeyeceksin.
Ya burada yol var, Uludağ'a çıkılan yol var, buradan gidebilir miyim, buradan gidilmez mi, demeyeceksin ona. Sana demiş ki, vur Uludağ'a diklemesine çık, sen diklemesine çıkacaksın. Ve diyeceksin ki, benim nefsime bu zorluk lazımmış. Düş bakalım Mustafa Özbağ yola, bu dikenli yollardan, bu ormanlıkların arasından geç, bu yırtıcı hayvanların arasından geç, bu dağdan, bu kardan, bu borondan yürü, Uludağ'ın zirvesine varacaksın, diyeceksin. Böyle bu mesele, yok senin aklına göre değil. Şimdi, ne yazık ki, bu son dönem insanlar, kendi akıllarına göre bir mürşid arıyorlar. Kendi akıllarına göre bir peygamber arıyorlar. Kendi akıllarına göre bir Allah, kendi akıllarına göre bir kitap arıyorlar. Ya, Kur'an'da böyle şey olmaması lazım. Be ahmak, be, kafası çalışmayan, Allah, Kur'an'ı sana göre mi indirecek?
Bu ne rezillik böyle. Tabii size de, hiç kimse bir şey demiyor ya, sizin paranızı ütecekler ya, adet koyacaklar orada. Balık istife eder gibi, bizim dergahımızda, bilmem kaç bin tane derviş var, diyecekler ya, veya bizim cemaatimizde, bilmem kaç tane cemaat ehli var ya, siz onlardan zekat toplayacaksınız, sadaka toplayacaksınız, fitre toplayacaksınız, dergi satacaksınız, gazete satacaksınız, kurban derisi toplayacaksınız, okul yaptırıyoruz diyeceksiniz, yurt yaptırıyoruz diyeceksiniz, Kur'an kursu yaptırıyoruz diyeceksiniz, o adamın parasını alacaksınız, üteceksiniz ya, o yüzden onu siz doğruyu söyleyemiyorsunuz. Yolun vehametini, yani yolun bu noktadaki ciddiyetini, yolun zorluğunu anlatmıyorsunuz, ya gelsin canım ya, gel sana ders verelim biz, kurtuluş eğer, adam borç batana batmış, gel ders al, işte borç batandan kurtul, ya canım kardeşim, kurtulacak olsaydım, önce ben kurtulacaktım, bir ders almakla, böyle değil, kendi kendine kandırmış insanlar, böyle değil, o yüzden iyi incelin, iyi araştırın, doğru yere gidin, doğru yerden ders alın,
çünkü bir günlük, üç günlük, beş günlük, on günlük değil, ahiti bozmak var işin sonunda, ahiti bozarsan da, eyvah eyvah, işte ayeti kerime bakara, ayet 27, onlar ahitleştikten sonra, Allah'a verdikleri sözlerini bozarlar, Allah'ın birleştirilmesini emretti, koparırlar ve yeryüzünde fesat çıkarırlar, hüsrana uğrayanlar, işte bunlardır, bakın, bir biatını bozarsan sen, bir ahdini bozarsan, kime bozdun? Allah'ın dostu, mürşidi kamil olan ahitini bozdun, ona vermiş olduğun sözü yerine getirmedin, veyahut da onun söylemiş olduğu bir emri yerine getirmedin, o sana maruf bir şey söyledi, bunu yapma dedi, sen yaptın, buradan gitme dedi, sen gittin, ya marufu emretti sana, sana doğruyu iyi emretti, senin için lazım olanı söyledi, ee sen yapmadın, ahdini bozdun, bunlar kolay bir şey değil, bazen de arkadaşlar söylerler, işte bana bir şey söyle, canım kardeşim, sana bir şey söylesem, nefsim buna yetecek mi?
bana bir şey söyle diyorsun, söylüyorum, bana bir şey söyle diyor, hiç yalan söyleme diyorum, sonradan, daha ben sana hiç yalan söyleme dedikten, bir saat geçmiyor, yalan söylüyorsun, yapma, yapma, yapamayacağım bir şeyi söyleme, efendim bana bir şey söyle, bir şey söyle, ben onun nameledeyim, canım kardeşim, ağzımızdan bir laf çıkıyor, yerine getiremiyorsunuz, yapma, gücünüzün yetmediği şeylerle uğraşmayın, sufilik yapın, dervislik yapın, gücünüzün yettiğince yürümeye çalışın, kendinizi olgunlaştırın, Allah muhafaza eylesin,
ve ahdinizi bozmayın, bir en sıkıntılı şey şudur, en sıkıntılı şey, bir kimse, bir üstada söz verir, ahdini bozar, bu çok sıkıntılır, bakın bazen zaman zaman diyorlar bana, işte, neden sen dergahan devam değilsin, canım kardeşim, ben şeyhime söz vermişim, ben demişim ki, ahit yapmışım, efendim, siz vefat edinceye kadar, size ve dergahanıza hizmet edeceğim, siz vefat ettikten sonra, size ve dergahanıza hizmet etmeyeceğim, ahittir bu, sözdür, ben bütün cemaatin önüne çıkmışım, bütün kardeş, şeyhim de yanımda, dedim ki,
bir gün size şeyh oldum der, gelirsem, sakalımdan tutun, yüzüme tükürün dedim, bu sözdür, bir kimse şeyhine söz verdiyse, o sözde kalır, ben şeyhime vermiş oldum sözlerinde, gücümün yettiğince uymaya çalıştım, gücümün yettiğince yapmaya çalıştım, neden, bu konu çok önemli çünkü, bu konu çok önemli, sufilikte, yine, o Allah'a karşı ahitlerini, hiçe sayanlarla alakalı, onların ahirette hiçbir nasip alamayacakları söylenmiş, bakın, dikkat edin, çok tehlikeli bu meseleler, Ali İmran ayet 77, şüphesiz ki, Allah'a verdikleri sözü,
ve kendi yeminlerini, verip karşılığında az bir değeri satın alanlar var ya, işte onların ahirette nasibi yoktur, onların ahirette nasibi yoktur, Allah onlarla konuşmayacak, kıyamet gününde onlara bakmayacak, ve onları temize çıkarmayacaktır, onlar için can yakıcı bir azaf vardır, Ali İmran ayet 77, açın okuyun, Ali İmran ayet 77, Allah onlarla konuşmayacak, kıyamet gününde onlara bakmayacak, ve onları temize çıkarmayacaktır, mürşidi kamillerle, şeyhleriyle ahitlerini bozanlar, akıllarınızı başlarınıza toplayın, şimdi ben zaman zaman söylüyorum,
Abdullah Gürbüz Efendi ile ahitleşenler, Abdullah Gürbüz Efendi ahdini bozanlar, hadi gidin şimdi kabri şerifinde helallaşabiliyorsanız helallaşın, helallaşamazsınız, o yüzden siz yeniden bir mürşidi kamil bulamıyorsunuz, o yüzden siz yeniden bir mürşidi kamile intisap edemiyorsunuz, o yüzden siz hiçbir mürşide gidemiyorsunuz, manevi olarak yollarınız kapalı, bir zamanın kutbuna, bir zamanın mürşidi kamiline, bir zamanın mürşidi kamiline, ahdini bozan kimsenin, ahdini bozan kimsenin, iki yakası bir araya gelmez, siz bu işleri bedava zannetmeyin öyle,
o yüzden dikkat edin, dikkatli olun, ha biz ya korktuk, hiçbir şey yapamayacakmışız gibi geldi, hemen derslerinizi geri alın, helallaşın gidin, tekrar söylüyorum, sebep, çünkü canım kardeşim, bu iş böyle bedava bir şey değil, ahitleşiyorsun, ahiddini yerine getirmezsen, ne diyor bak Cenab-ı Hak, Allah onlarla konuşmayacak, kıyamet gününde onlara bakmayacak, ve onları temize çıkarmayacak, bu büyük bir şedid bir tehdit bu, bakın şedid bir tehdit, ben o yüzden diyorum size, canım kardeşlerim, iyi düşünün, siz bakkaldan çok affedersiniz,
kreker almıyorsunuz, çok özür dilerim, siz manavdan domates, salatalık almıyorsunuz, siz bir mürşidi kamile, intisap edeceksiniz, o mürşidi kamile, intisap ettiğinizde, son nefesinize kadar diye, ölümüne biat edin, deyin ki ben ne olursa olsun, ben burada kalacağım, ne olursa olsun, ben onun sözünü yerine getirmeye, gayret edeceğim deyip, öylesin söz alacaksınız, ya hiçbir şey yapma, otur oturduğun yere, bakın otur oturduğun yere, dallanıp budaklanmayı ver, bulanmayı ver, otur oturduğun yere, ama, işin çünkü sıkıntılı,
orada otur sen ya, yan yat, çamura bat, orada otur, yan yat, çamura bak, günaha gir, gir, ama orada otur, tiyansın ben gidiyorum deme, tiyansın ben gidiyorum dediğinde, Allah onlarla konuşmayacak, tehdidini unutma hiç, Allah muhafaza eylesin, ve ahdin bozulmasını, o yüzden, sufiler çok önemserler, ve ahdin bozulmasını asla istemezler, ahdin bozulmasını asla istemezler, ve yine, Nahil suresi, ayet 91, ahitleştiğiniz zaman, Allah'ın ahdini yerine getirin, Allah'ı kefil tutarak, kuvvetlendirdikten sonra, yeminleri bozmayın,
şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızı bilir, Nahil suresi, ayet 91, yine, Rahat suresi, ayet 25, pekiştirdikten sonra, Allah'ın ahdini bozanlar, ve Allah'ın birleştirmesini emrettiğini, koparanlar, ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar, işte lanet onlara, ve kötü yurt olarak, cehennemde onlarıdır. Çok tehdit var, ayet-i kerimeler, çok tehdit var, tekrar okuyayım, pekiştirdikten sonra, Allah'ın ahdini bozanlar, ve Allah'ın birleştirmesini emrettiğini, koparanlar, ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar, işte lanet onlara, ve kötü yurt olarak da,
cehennemde onlaradır. Allah muhafaza eylesin. O yüzden, kıymetli dostlar, hangi, ekole tabi iseniz, tabisiniz. Ben o yüzden derim, arkadaşlar, canım kardeşlerim, bir dersi bırakacaksınız, bir mürşidin, bir şeyhin yolunu bırakacaksınız, hakkınız sizin. Gidin, helallaşın. Helallaşaraktan ahdinizi bozun. Deyin ki, hakkınızı helal edin. Ben, bu yol bana, ağır geldi, veya bu yol bana hafif geldi, veya yolda, böyle işte, sizin uygulamalarınız, benim, aklıma, bilincime yatmadı. Hakkınızı helal edin. Ben ayrılmak istiyorum. Helal olsun. Allah yolunuzu açık etsin. İşiniz, gücünüz rast gelsin. Bakın bu kadar net. Ama, yani böyle helallaşmadan, tiyansın de, çek git, bu doğru bir davranış değil.
O yüzden, ben bütün kardeşlere, bunu öneririm. Allah muhafaza eylesin. Ve, bu ahitten ayrılanlar, böyle değişik sıkıntılara, Allah muhafaza eylesin. Duçar olurlar. Bir hadis-i şerif, konuyu, sohbeti kapatıyorum. İbn-i Ömer, naklediyor bunu. Allah Resulü'nün, şöyle buyurduğunu işittim. Kıyamet günü, zalim için bir sancak dikilir. ve bu filancanın zulmüdür denilir. Allah'a şirk koşma, koşmuş olma dışında kişinin, birine, birine Allah ve Resulünün biatıyla biat edip, sonra da biatından dönmesi, yani biatını bozması, zulümlerin en büyüklerindendir. İmam-ı Ahmet nakletmiş. Son kelam, bu meseleyi bitirdim. Ve, İsra suresinde, şöyle buyurulur.
İsra, ayet 34, ahdini, ahdi de yerine getirin. Doğrusu, verilen ahitte, sorumluluk vardır. Allah, ahitlerimize, sımsıkı yapışan, ahitlerimizi yerine getiren, sufilerden eylesin. Ahitlerini yerine getiren, müminlerden eylesin. Ahitlerde, dosdoğru, duranlardan eylesin. O yüzden, ahitlerde bir, beşeri ahitler vardır. Ticarettedir, alımdadır, satımdadır. Bunlar da ahittir. Bu ahitlerde de, beşeri ahit olarak, nitelendirelim bunları. Bir iş yapıyoruz, işte ahit yapıyoruz. İşte, bir mal alıyoruz, mal satıyoruz. Bir araç tamir ettiriyoruz, tamir ediyoruz. Veyahut da, bu işi yaparım, bu işi yapmam diyoruz. Dünya meşgalesi içerisinde de, ahitlerimiz var.
Borçlanıyoruz. İşte, değişik haller zuhur ediyor. Beşeri ahitlerimiz, önemli olduğu kadar, manevi ahitlerimiz de önemli. O yüzden Cenab-ı Hak, bütün peygamberlerden söz aldığı gibi, bütün insanlardan da söz aldı. Bunlar da ayrı ahitler. Ruhlar aleminde söz aldı. Bunlar ayrı ahitler. O yüzden, Cenab-ı Hak, bütün ahitlerimize, maddi manevi, bütün ahitlerimize sahip çıkan, bütün ahitlerimizi yerine getiren, kullardan eylesin inşallah. Sufilik yolunda da, bir üstada intisap ettiysek, o ahdimize de sımsıkı duralım. Onda da, üzerimize düşen vazifeleri, yerine getirelim inşallah. Biz de böyle, olur mu olur, hata yapmıştır, kusur etmiştir insanlar. O yüzden, kardeşlerimizin böyle eksiklikleri, yanlışlıkları olabilir. Düşünerekten, bu şeyin, dersin sonunda, bekleyebilenler, uyuyakalmayanlar, uyuklamayanlar için, böyle bir ahitleşelim istedim.
Ramazan son 10 güne girdik. Son 10 güne girerken, ahitlerimizi bozmuş olabiliriz, eksikliğimiz, yanlışlığımız olabilir. Böyle bir tövbe ederekten, inşallah ahitlerimizi, yenileyelim düşündüm. Ve o yüzden de, arkadaşlara haber verdim. Dedim ki, işte yayınladım, yeniden bir ahitleşme yapacağız diye. Allah izin verirsen, inşallah, sorulara da, gücümüzün yettiğince, yapabildiğimiz yere kadar, yine devam ettireceğiz. Vaktimizin yettiği yere kadar, vaktimizin yetmediği yerde, cumartesiye bırakacağız. Cumartesi günü de, yine, bir sohbet konusu, belirtmeden, cumartesi günü, kalan sorularınızı, inşallah, ve gelecek olan soruları da, cevaplandırıp, inşallah, cumartesi günü de, öyle, programı, Allah izin verirse, inşallah, tamamlayacağız.
Salı gününde, kandil, inşallah, salı gününde, Miraç kandilini, özür dilerim, Kadir gecesini, ihya edeceğiz. Sonra da, perşembe, yine sohbet var. Sonra, cumartesi, Arif'e, böyle giderse, herhalde yasak koyacaklar yine. Yasak, koysalar da, koymasalar da, artık, cumartesi günü, biz bir daha, burada sohbet, muhtadımızı, yerine getireceğiz. Allah izin verirse, inşallah, pazar günü, sabah da, bayrama uyanacağız. Sözde, korona günleri, maşallah, biz gene doldurduk, hamdolsun, hamdolsun, bir sıkıntımız yok. Allah razı olsun, inşallah. Şimdi, geçen haftadan da, bir otuz, kırk kadar bir soru kaldıydı. Biz, geçen haftadan, kaldığımız yerden, sorulara devam edeceğiz.
belki de, konuyla bağlantılı olmayabilir, ilk sorular. O yüzden de, hakkınızı helal edin. Kananı da, böyle, serzenişte bulundu ya, geçenlerde bir, kardeş, işte, rüya da yazmıyorum, ama soruma da cevap verilmedi diye. yani, biz, kimseye böyle, kasıtlı, burada sorusuna cevap vermeme, eee, keyfiyetinde değiliz. eee, ben, benim, biliyorsunuz, bilenler bilir, şiarım değildir. eee, böyle, işte, benim özelime, olma, özelime girilmediği müddetçe, veya, benim böyle, aşırı, metüsena etmedikleri müddetçe, eee, veyahut da çizdiğim çizgiler derdesinde olduğu müddetçe, ben sorulara cevap veririm. Tekrar rica ediyorum, bugün, eee, derviş kardeşliği olanlar da, olmayanlar da rüyayı yazmasınlar. Pardon, olmayanlar rüyayı yazsınlar yine, ama dersli olan kardeşlerin hiçbirisi de rüyayı yazmasın.
Yazdılarsa da çiğsinler, inşallah, eee, geceyi böyle tamamlayalım. Selamun Aleyküm, evde yaşlı annem var, sürekli huysuzluk yapıyor. Yemek konusunda özellikle, onu sevmem, bunu yemem, ben de Allah affetsin kızıyorum. Kızmamak için ne yapmam lazım? Dua eder misiniz? Eee, biz anne ve babalarımıza üftah edemeyelim. Hele anne ve babanız yanınızdaysa, ihtiyarlarınız yanındaysa, asla ve asla onlara karşı çıkmayın. Onlarla iyi geçinin, onlarla güzel geçinin. Eee, kızmamaya gayret edin. Eee, anneleriniz sizin. O yüzden onlara hizmet edin. Eee, vefat edip gidecekler. Veya siz vefat edeceksiniz, bilmiyoruz. O yüzden, eee, onların bu tip davranışlarına, anlayışlı davranmaya gayret edin.
İnşallah. Annelerinizin ve babalarınızın, duasını alın. Hadis-i şerifi unutmayın. Üç, söz vardı. Değil mi? Cebrail aleyhisselam söyledi. Birincisi neydi? Dedi ki, anne ve babası, yanında, yaşlanır da, cenneti kazanamazlarsa, ona lanet olsun. Cebrail aleyhisselam böyle dedi. Hz. Peygamber Efendimiz de, amin dedi. Ramazan gelir de, onun günahları affolmazsa, ona lanet olsun, amin dedi. Ramazan geldi, oruç tutmadı yani, kasten orucu terk etti. Ona diyor, lanet olsun. Çünkü orucu tutmuş olsaydı, geçmiş günahlar da affolacaktı. Üçüncüsü neydi? Bir mecliste senin adın anılır da, salatu selam getirilmez derse, onlara lanet olsun. Yani, bir mecliste Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin ismi geçti de, onun salatu selam getirilmezse, ona lanet olsun, o da amin dedi.
O yüzden, bu üç şeyi, asla unutmayalım. Anne ve babalarımızı öftah edemeyelim. Yaşlılıklarına denk geldiysek, onlara hürmette ve hizmette, inşallah gücümüzün yettiğince, devam edelim. Selamun Aleyküm. Bir sorum olacak, dersimizi çekerken, abdesti olmamız mı lazım? Hakkınızı helal edin. İyi geceler. Dersli olursak, harika olur. Çok iyi olur. Pardon, abdesti olursak, harika olur. Çok iyi olur. Ama, abdesti olmadan da, Allah zikredilebilir, ders de çekilebilir. Selamun Aleyküm. İstanbul'dan, Muhammed ben nefis ile, kıymetli dostlar, burada isminizi yazıyorsunuz. Kim ismini yazarsa, ben onun ismini okuyorum.
Yani, çünkü belki de, kendisi ben, birisi için soru soracaktır. İşte bu soru, hani ben böyle soracağım demiştir. Ben bana yazdığınızı, burada okuyorum. Sonra işte, benim ismim okundu, diye fevaran etmeyin. İsminizi yazıyorsunuz. Bu, burada, sorulan tekrar bunları, net söyleyeyim. Burada hiçbirinizin ismi çıkmıyor. Bu telefonlar, çünkü kayıtlı değil. Bu telefonda, bu canlı yayın yaptığımız yerde duruyor. Ben dahi dokunmuyorum, normal zamanda telefona burada. Sırf böyle, mahremiyete, ehemmiyet vermek için, kimsenin mahremini bilmemek, öğrenmemek, sorunun kimin yazdığını, bilmemek, görmemek adına, ben dahi telefonu açmıyorum. Bu konuda, emin olabilirsiniz. Telefonu burada kapatıp gidiyoruz.
Ondan sonra geldiğimizde açıyoruz. Bu kadar. O yüzden, isim yazıyorsunuz, ben de isimleri okuyorum. Hakkınızı helal edin. İstanbul'dan Muhammed, ben nefis ile hareket etmem ve konuşma halimi dizginleyip, yok etmeye çalışıyorum. Kötüye de iyi olmaya çalışıyorum. Sevmediğime de, bazen şah damar denilen noktaya geliyorum. Orada, pes noktası geliyor. Tamamen nefis, nasıl kontrol altında tutulabilir? Her şeyi görüp, nefsi yok sayıp, doğru ile hareket etmek için, ne yapmam lazım? Muhammed kardeş, sen yeni katıldın bize. Hızla Riyaj Salinal, hızla edebil müfret al eline. Ve oradan, ahlakla alakalı hadisleri oku. Nerede konuşulup, nerede konuşulmayacağına, neye cevap verilip, neye cevap verilmeyeceklerini öğren.
Böyle hareket et. Yani, devamlı, komple susmak, bizim işimiz değil. Çünkü, siz bir kötülüğü gördüğünüzde, elinizde mümkün değilse, dilinizde, o da mümkün değilse, kalbe buğz ederekten, önlemeye çalışınız, bizim şiarımız. Allah bizi affetsin inşallah. Selamun Aleyküm, geceniz hayır olsun. Ben son zamanlarda, uyku sırasında, kendimi, ya tevhid çekerken, ya ibadet halindeyken, görüyorum. Bir anda, görmediğim bir şeyin, beni aşırı derecede, korkuttuğunu hissediyorum. Ve bu korkuyla, uyanıyorum. Bu beni çok rahatsız ediyor. Bundan nasıl kurtulabilirim? Allah razı olsun. Bu noktada, bu, mesele bu, tevhide ve, zikrullaha devam edeceksiniz.
Tevhide ve zikrullaha, abdesti yatmaya devam edeceksiniz. İbadetlerinizde de devam edeceksiniz. Kolay bir şey değildir. Sufi yolunda gitmek, bu tip korkular, korkutmalar olacak. Biz asla, zikrimizi, tevhidimizi, ibadetlerimizi bırakmayacağız inşallah. Hocam ben bir soru sorduydum, ama bir sorum daha olacak. Bir Hristiyan veya Yahudi, bir sevap işledi diyelim. Ya da bir Müslümana, büyük bir yardım etti. Onun mükafatını alır mı? Zerrece iyilik yapanın, iyiliği karşılıksız kalmaz. Zerrece şer işlerinin, şerri cezasız kalmaz. Burada kim, hangi dine mensup olursa olsun, iyiliği, iyiliği karşılıksız kalmaz. Kötülüğü de cezasız kalmaz. Selamun Aleyküm, hayırlı akşamlar. Ben sizi her gün rüyamda görüyorum.
İbadetlerime dikkat ettiğim halde, sizi rüyamda görüyordum. İbadetlerime dikkat ettiğim halde, sizi rüyamda göremiyorum. Ben her anımda olun istiyorum. Allah'ım muhininiz olsun. Tövbe edelim. Kendimizi derleyip, toparlayalım. Her şeyde bir hikmet vardır. Bakın, şimdi derviş kardeşler, bu rüyaya çok takılıyorlar. Rüya, peygamberliğin 46 cüzünden bir cüz.
Salih insanların gördüğü salih rüyalar müjdeci. Eyvallah. Sufilerde bir müddet sonra uykuda gördüklerini canlı görmeleri gelir. Rüyetin, yani rüya görmenin, bir de uykunun haricinde olanı vardır. Şimdi, derviş, adayı, rüya görüyor, harika. Bir sene, iki sene öyle rüyada devam ediyor. Ama o rüyet, bakın, uyku halinden dışarı taşmıyor. Yani bu uyku halinden dışarı taşması ne? Artık onun yürürken de rüya görmesi lazım. Yani rüyet denir bunu. Sufi, rüyasında Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini gördüğü gibi, normal günlük hayatında da onu görmesi gerekir artık.
Bu konuşulmayan meseledir. Sufilerin arasında. Artık o kimsenin rüyadan, zikrullahtaki hale, zikrullahtaki halden, o gözü açık görmeye geçmesi gerekir. Bakın tekrar söylüyorum. O kimse önce rüyada görmeye başlar, uykudayken. Sonra onu rüyada gördüklerini yakasada görmeye başlar. Uyku ile uyanıklık arasında. Sonra o zikrullahtaki halakasında görmeye başlar. Zikrullahtaki halakasına oturun dememin sebebi budur. O kimse artık zikrullahtaki halakasında da görmeye başlar. Onun bir çıtı üstü öyle söyleyeyim, artık o kimse yolda yürürken de, uyanıkken de rüya görür. Asıl rüyanın hakikati, uyanıkken görülen rüyadır.
Bunu söylemez hiç kimse. Neden bunu söylemez hiç kimse? Bunu böyle şataat gibi algılamayın. Bunu yaşamaz çünkü hiç kimse. Bunu yaşamadıkları için bilmezler. Bilmedikleri için de söyleyemezler. Asıl rüya, asıl rüyet, uyanıkken görmektir. O yüzden böyle derviş kardeşler, bu böyle uykuda görülen rüyaya tabiri caizse, çengeldeki et gibi asıldılar kaldılar. Canım kardeşlerim, çengeldeki et bir müddet sonra kokar. O yüzden çok özür dileyerekten söylüyorum. Uykularınız kokuyor. Rüyalarınız da kokuyor. Geçin bunları. Yürüyün, yol yürüyün, yol. Yol yürüyün. Her gece, evet, uyu. Sen demek ki fosul fosul uyuyorsun ki, uykuda göreceğim diye uğraşıyorsun her şeyi. Fosul fosul uyumak, dervişlik işi değil.
Senin uykun böyle, hafif olacak. Böyle kuş uykusu gibi olacak senin uykun. O yüzden sen kendine geldiğinde Allah'ı zikredeceksin zaten. Her gözünü açtığında Allah'ı zikredeceksin. Siz ne kadar derin bir uyku uyuyorsunuz ki, böyle harıl harıl rüya görmek istiyorsunuz. Hatta bir kim, bazı arkadaşlar bir sayfa rüya yazıyorlar. O bir sayfa rüyayı okuyacağını git beş tane hadis oku. Kendimce söylüyorum. Canım kardeşlerim benim, uykudan uyanıklığa geçin artık. Bu dergahta duranlar, bu dergahta koşturanlar, bu dergahta hizmet edenler, bu dergahta nefislerini terbiye etmeye çalışanlar, uykudan uyanıklığa geçin artık. Rüyetullah, uyanıklıkta olsun.
Ahir zaman ümmetisiniz. Kıymetli ümmetsiniz. Halife olarak gönderilmiş bir ümmetsiniz. Ve sizin içinde bulunduğunuz derga, rüyeti, uyanıkken yaşayacak olan bir derga. O yüzden uyanıkken yaşayın. Yeter uykudayı yaşadıklarınız artık. Böyle kendi kendinize de hayıflanıyorsunuz ya, işte ben daha önce sizi rüyamda görüyordum, işte şimdi göremiyorum. Uyanıklığa geçmen lazım, o yüzden göremiyorsun. Hale geçmen lazım, o yüzden göremiyorsun. Ya da, ahdi bozdun canım kardeşim. Bu da işin en ağırı. Rüyasında ve halinde görüp de göremeyenler, ahitlerini bozmuşlardır. Onlar da kendilerine dikkat edecekler. Öyle ben işte fark etmemiştir, yok işte görmemiştir.
Ah canım kardeşlerim benim, bu yol öyle değil. Senin görmüyor dediğini görürler, senin duymuyor dediğini duyarlar. Senin bilmiyor dediğini bildirirler. Alemi boş zannetmeyin öyle. Allah bizi affetsin. Selamun Aleyküm hocam, Türkiye darül harptir demeniz, ülkemizde faiz alınıp verilebilir mi? Anlamına geliyor bu. Özür dilerek de onu soruyorum, hakkınızı helal edin. Canım kardeşim, Türkiye İslam hukuku ile yönetilmiyor. İslami kaidelerle de yönetilmiyor. İslam hukuku ile ve kaideleriyle yönetilmeyen bir ülke, İmam-ı Hanefi'ye göre, İmam-ı Şafi'ye, İmam-ı Malik'e, İmam-ı Hanbeli'ye göre, onlar diyorlar, ben demiyorum, darül harptır diyorlar.
Darül harpt ile alakalı, İmam-ı Azam Hazretleri'nin iştahı var, Hazreti Mekkul hadisinde, harbi ile müminin arasında faiz yoktur diye. Bunu El-İhtiyar'dan, bunu Dürer ve Gürer'den, bunu Kuduri'den, bunu Emanet ve Ehliyet'ten, bunu İbn-i Abidi'den, bunu Serahsi'nin Mepsut'undan, bunu Feteva-i Hindiyeden okuyabilirsiniz. Bakın kaynak eserler söylüyorum. Müminin müminden faiz alıp vermesi, nerede ne şekilde olursa olsun, haramdır, caiz değildir. şeytan çarpmış gibi, kabirlerinden kalkacaklar, Allah muhafaza eylesin. Selamun Aleyküm, erkek çocuğunun sünnet olmasının, en uygun zamanı nedir? 7 yaşına kadar sünnet olabilir, 7 yaşına kadar erkek çocuklarınızı, sünnet ettirebilirsiniz.
Selamun Aleyküm, Kur'an'ı yeni öğrendiğim için, telefondan cüz açıp takip ediyorum. Böylelikle hatim etmeme az kaldı, takip etmek hatim sayılıyor mu? Takip et, Allah ecrini verir inşallah. Nefsin sağ elinde tesbih ve Kur'an vardır, ama yeninde ise, hançer ve kılıç saklıdır. Onun mushafına, onun gösterişine bakma. Kendini onunla sırdaş ve dost yapma. Nefis seni abdest almak için havuza götürür, sonra seni iter, havuzun dibine atar. Bu bir örnekle açıklayabilir misiniz? Hakkınızı helal edin. Bu Hz. Mevlana Celaleti Rum Hazreti'nin tespitidir. Mesnevi'de geçer. Nefsin sağ elinde tesbih ve Kur'an vardır diye, nefsin insana şeytanın sağdan girmesidir.
Nefis insana sağdan girince, onu böyle işte ibadetini güzel gösterir, gösterir, tesbihatını güzel gösterir, böyle onun yaptığı iyilikleri abartır, çok güzel gösterir, sen bak ne kadar hayır hasene sahibisin, senin yaptığın zikrullah gibi kimse yapmıyor, işte en güzel ilahi sen söyledin, en güzel zikrullahı sen yaptın, en iyi dervişliği sen yaptın, ondan sonra seni dip aşağı batırır, Allah muhafaza eylesin. Nefsin hilesini, nefsin oyununu anlatıyor. Asla yaptıklarımızı, ettiklerimizi kendimizden görmeyeceğiz. İyilikler Rabbinizdendir, ayet-i kerimesini önümüze koyacağız. Kendimizi biz iyilik yaptık diye görmeyeceğiz. Kötülükler nefsimizdendir der, ayet-i kerime. Biz kötülükleri de nefsimizden bileceğiz, nefsimizle her daim mücadele edeceğiz, inşallah.
Selamun Aleyküm, internetten 10 line cuma namazı ve teravih namazı kıldırıyor. Hafız Selman okumuş diye bir zat. Böyle bir şey olur mu? Allah razı olsun. Bu doğru bir davranış biçimi değil. Bunun Kur'an ve sünnette, iştahatlarda yeri yok. Cuma namazının böyle 10 line olması, böyle bu mümkün değil. Teravih namazı 10 line olması mümkün değil. Bunu böyle kendi kendilerine, insanlar yeni icatlar yapıyorlar. Bunlar benim katıldığım şeyler değil. Saygıdeğer efendim, ben sizin dervişiniz değilim. Ama internet sohbetinizi takip ediyorum. Açık söylemem gerekirse, bazı söylemlerinizi tamamen katılırken, bazısına da mesafeli duruyorum.
Geçen gece sizi rüyamda gördüm. Rüyamda annemin evine gelmiştiniz. Ben de oradaydım. Evde sebze, meyve satıyordum. Sebze ve meyve aldınız benden. Ve ücretini ödeyip gittiniz. Ama ben para görmedim. Ama rüya aleminde almışım. Ben yıllardan beri bir yola bağlayayım. Allah yolunu mübarek eylesin. Cenab-ı Hak inşallah yolunda hidayete sebep eylesin.
Şimdi bunu böyle üstadımın görmüş olsaydın böyle ben daha rahat teyvil ederdim bunu. Ben üstadımın üzerinden yürüyeyim. Senin gönlün rahat etmesi için. Mürşidi Kamiller sadece kendi dervişlerine, kendi müritlerine Mürşidi Kamil değildir. Mürşidi Kamil ise o kimse, o bütün ümmetin Mürşidi Kamilidir. Bütün dervişlerin, bütün sufilik yolunda gidenlerin mürşidi Kamilidir. O yüzden böyle ben bu pir seviyesindeyse bir zat, o zat bütün ümmeti Muhammed'in mürşidi Kamilidir. Öyle söyleyeyim. Pir seviyesinde olanlar. Bazı böyle veliler vardır. Onlar sadece dergahlarına yöneliktir. Kendi tekkelerine yöneliklerdir. Bazı veliler vardır. İşte onların böyle etki alanları biraz daha geniştir. Ama pir seviyesindeki Mürşidi Kamiller, bütün ümmeti Muhammed'in Mürşidi Kamilidir.
O yüzden ümmeti Muhammed'in içerisinde kime ne lazımsa onların üzerine Cenab-ı Hak tecelli ettirir. O yüzden Mürşidi Kamiller içinde de kendi kendilerine sınıfları vardır. Bu tip şeyler çok görülür. İşte ben başka bir dergaha bağlayayım ama sizi rüyamda görüyorum filan gibisinden. Böyle söylerler bunları. Bunlar normal şeylerdir. O yüzden bir Mürşidi Kamil'i görmek, bunu aslında siz bağlı bulunduğunuz yola sormanız gerekirdi bu rüyayı. ama madem ki buraya sordunuz, biz haddimizi aşmış olalım. Allah bizi affetsin. Ben kolay kolay başka bir yere intisaplı olan kardeşin rüyasını yormak istemem. Hani edeb-i mugayirdir diye ama burası böyle isteyen sorsun diye açık herkese söyleyince burada söylenenlere cevap vermeye gayret ediyoruz.
Makul dairede. O yüzden bir Üstad'ı görmek, bir Mürşidi Kamil'i görmek hayırdır, berekettir, lütuftur, ikramdır. Onun sizden bir şey alması ve size bir şey vermesi size lütuftur, ikramdır, berekettir. Allah bereketinizi, lütfunuzu, ikramınızı arttırsın inşallah. Bir sohbetinizde kırk gün boyunca sessiz bir kenara geçip Üstad'ınıza rabıta yaparak tehdit çekmemizi ve böylelikle halimizin açılacağını söylemiştiniz.
Ne zaman böyle yapmaya başlasam bir ses gelecek veya biri bana dokunacak korkusuyla gözlerimi dahi kapatmıyorum. Yalnız bir yerden ise ev halkının yanında zikrimi çekiyorum. Bu korku bizim halimizin açılmasındaki engellerden biri olur mu? Yok. Bunlar engel olmaz. Korku da engel ama bu sadece korku engel olmaz. Bizim yaptığımız, yaşadığımız hayatla alakalı, Kur'an ve sünnete bağlılığımızla alakalı, işlediklerimizle alakalı, kalbimizden geçenlerle alakalı. Bu komplike bir hadise. Selamun Aleyküm. Bilim insanları artık ana rahmindeyken bebeğin DNA'sına müdahale edip genetik hastalıklarına veya saç rengine, göz rengine müdahale ediyorlar.
Bu dinimizce uygun mu? Bunun bilimle din çatışmaz. Bunun bu noktada insanlar fesat çıkarmadıkları noktada bir sıkıntı yok. Bilim gidebildiği yere kadar gitsin ama yeryüzünde fesat çıkartmasınlar, yeryüzünde bozgunculuk yapmasınlar, yeryüzünde dinsizlik yapmasınlar. Bir sıkıntı yok. Ama bunun hani DNA'sına böyle ulaşıp onun göz rengini, saç rengini bozacak. Peki yarın öbür gün bir kadın kocasını aldattı. O zaman gidip göz rengini, saç rengini kocasına benzetirse ne yapacağız? Örnek. Bu robotlar devam ediyor, robot soruları. Rusya, ABD, İspanya'da 2018-2019 yıllarında robot genel evleri açılmış.
Rusya'daki kadınlara da hitap ediyormuş bu robot genel evleri. Allah hidayet eylesin inşallah. Bu çok hayırlı bir şey olmadığı bir şey değil. İnsanlar evlenmeyi, nikahlamayı terk edecekler. İslam insanları evlenmeyi ev kurmalarını, çoluk çocuk sahibi olmalarını emreder. O yüzden bu böyle robotik faaliyetler çok uygun faaliyetler değil. Bunlardan uzak durmakta fayda var. Kadınlara da söylüyorum, erkeklere de söylüyorum. Hızla evlenin, evliliğinizi makul dairede yürütün, evliliğinizi makul dairede götürmeye çalışın ve Kur'an ve sünnete sımsıkı uyun, böyle robotlarla falan uğraşmayın. Allah'ıma vazelisin. Buradan çıtacılara da duyurulur, çıtanın da robotu varmış ama siz yine de çıtanın aslına bakın, robotuna bakmayın.
Selamun aleyküm, zaman zaman aklım geçmişte yaşadığım güzel günlere takılıyor, bazen de geçmişteki acı hatıralarım peşimi bırakmıyor. Bugüne dönemiyorum hemen, bu konuyu nasıl aşabilirim? Anı yaşa. Hani meşhur bir sufiler için bir söz vardır, ibare vardır, sufi vaktin çocuğudur diye, sufi vaktin çocuğudur. O yüzden sufi anı yaşar. bu anı yaşamayı yakalarsanız geçmişten de gelecekten de kurtulursunuz. Bakın geçmiş geçti zaten. Gelecekten henüz daha gelmedi. O yüzden anı yaşayın, anı değerlendirin. Hz. Mevlana Celalettin Rumah Hazreti'nin meşhur sözü var, arkaya bakarsanız önünüzü göremezsiniz. Anı yaşayın, anda durun. Anı yaşar, anda durursanız geçmişten de gelecekten de kurtulmuş olursunuz.
Sufi vaktin çocuğu. Vakit neye emrediyorsa onu yapın inşallah. Bizleri bugünlerde yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederiz. Yayın kalitesi için yayın ekibine teşekkürler. Dik kaldırımdan selamlar. Yayın ekibi burada canhıraş bilgisayarların arasında mekik dokuyorlar. Birbirleriyle nöbetleşiyorlar. İhtiyaç molasına giden birisi oturuyor, öbürküne oturuyor. Böylece canhıraş var güçleriyle çalışıyorlar. Gerçekten Allah razı olsun iyi iş çıkarıyorlar. Bu programın dışında da böyle arkadaşlar kardeşler hep böyle işte canlı yayın televizyonlardan bile daha iyi deyip teşekkür edenler oldu. Gerçekten hatta böyle bir baktım ondan sonra televizyon ile ne bu şeyi YouTube yayına ben de bir baktım.
Gerçekten televizyonlar sönük kaldı yanında. Allah razı olsun arkadaşlar kardeşler canhıraş uğraşıyorlar. Saat buraya işte canlı yayın yapılacak olan yere 6.30-7'de geliyorlar. Ayarlar düzenler burada iftarlar filan öyle gidiyor. Burası da canlı heyecanlı yani. Öyle şey değil. Hamd olsun. Benden kurtulamadılar bir türlü işte. Yakalarını kurtaramadılar. Selamun aleyküm efendi. Hazreti Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti Ali'ye sır vermiş. Hazreti Ali sırrını göle gidip göldeki sazları anlatmış. Ney ve saz aleti Hazreti Ali'nin sırrını mı beğenidir? Allah'a emanet olun efendi. Böyle bir ibare var neyin hikayesinde. İşte Hazreti Ali radiyallahu anh hazretleri sırlarını gidip böyle bir göle anlattığına dair suya anlattığına dair.
Ondan sonra işte oradan neyin zuhur ettiğine dair. ama böyle söylenirler. Ben böyle Hazreti Ali Efendimizle alakalı olan bu hikayeyi reddetmek değil. Ama ney bilindiği kadarıyla beş bin yıllık tarihe sahip bir estroman. Öyle söyleyelim. Selamun Aleyküm. İstihare yapan kişinin namazdan sonra kalbine gelene göre davranabilmesi için kalbinin harekete geçmesi mi gerekir? Cenab-ı Hak arıya vahyeden, çiçeğe vahyeden, buğdaya, taneye vahyeden, yağmura, rüzgara vahyeden, müminin kuluna da vahyeder. İnşallah sizin de kalbinize ilham etsin. Allah'ı yalvarın, yakarın inşallah.
Selamun Aleyküm hocam. Elazığ'dan selamlar. Ve Aleyküm Selam. Elazığ'a selam olsun. Hocam, robotik insan üretimi için şeytani zihniyetin çalıştığı bir proje var. Tamamen insana benzeyen, hissedebilen ve dahi gözyaşı dökebilen robotik bayan üretmeyi planlıyorlar. Bu proje tamamen aile yapısını ve üreme sistemini bozmaya yönelik bir çalışma. Hatta aşkın algoritması diye bir filmi dahi çekilmiş. Maalesef dünyaya böyle rezillikler getirmek isteyen insanlık düşmanı bir yapı var. Allah yardımcımız olsun. Duanıza ihtiyacımız var. Allah'a emanet olunuz. Allah razı olsun. Allah yardımcınız olsun. İnşallah. Selamun Aleyküm. Ben namazı kılarken evde sesli okuyorum.
Bunun mahsuru var mı? Yok. Normalde evde tek başınızda namaz kılarken Hanefi'ye göre her şeyi sesli okuyabilirsiniz. Hatta eş ve çocuklarınız namazı öğrensin diye hepsinde sesli okuyabilirsiniz. Bunda bir sıkıntı yok. Selamun Aleyküm. Hayırlı yayınlar. Ben namazı durunca hep esniyorum. Esnememek için ne yapmalı? Esnemeyi şeytandan görmüş Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri esnenecek gibi olursanız bu bir sufi öğretisidir. Hemen aklınızda Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini getirin. İnşallah esnemeniz geçer. Kalsın. Hocam lütfen bakar mısınız? Baktım. Selamun Aleyküm.
Eşimde eklem rahatsızlığı var mı? Ne enerjisiniz? Bu konuda bir doktora gidecek. Eklem rahatsızlıklarıyla alakalı. Hibisküs çayı de içebilir bildiğim kadarıyla. O yüzden doktora gitmesi daha uygun. Allah şifa versin. İnşallah Cenab-ı Hak muhafaza eylesin. Cenab-ı Hak korusun inşallah. Selamun Aleyküm. İtikafın fazileti nedir? Kişinin iç alemini ne? Katar ve itikafta nasıl derinleşebiliriz? Allah razı olsun. Yunak'tan sevgiler, saygılar ve Aleykümselam. Yunak'a da selam ederiz hepsine de inşallah. İtikaf Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin Medine döneminde oruç farz olduktan sonra hiç terk etmediği sünnetlerden birisi.
Bir Ramazan ilk onun gününde girdi. Hem bir de böyle Ramazan ayının içerisinde Kadir gecesini de yakalayabilme kastıyla bir dahaki seneye ortasında girdi. Bir dahaki seneye de son on gününde girdi. Ondan sonraki senelerde hep son on günde devam etmeye başladı. Ramazan'ın son on gününde itikafa girmek Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin sünneti olduğu bir beldede hiç giren yoksa bütün belde halkının sorumlu olduğu bir ibadet erkeklerin camide cuma kılınan beş vakit namaz kılınan yerlerde itikafa girmesi
kadınların da evde girmesi uygun görülmüş. Hanefi'ye göre oruçsuz itikaf Ramazan itikafının olması mümkün değil. Muhakkak oruç tutulması lazım. Nafile olarak Ramazan'ın haricinde yapılan itikaflarda oruç mecburiyeti yoktur. O yüzden eğer son on gün itikafa girilecekse Ramazan'da muhakkak oruçlu olunması gerekir. Ramazan bu noktada zaten derinlik katan bir ay ama bunun içerisinde en derinlik katan günler son on gündür. Son on gün insanın daha da derinleşti daha da ulvileşti nefsini iyice terbiye etti nefsiyle olan hesabında belli bir merhale kat ettiği zamanlardır ve bu son on gün itikaf ibadeti devamlı tehdit çekecek o kimse düşünebiliyor musunuz? Günlük yetmiş bin tehdit çekecek ve onun daha birinci gün daha bitmeden inşallah o rahman geçmiş hiçbir günahı kalmaz o kimsenin birinci gün daha henüz bitmeden bakın o kimsenin geçmiş günahı kalmaz böyle onun üzerine dökülen hayır hasenat fazilet lütuf ikram ihsanın dile gelmesi mümkün
değildir o yüzden muhakkak son ilk üç gün içerisinde Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vessellam Hazretleri'ni görür onun sesini işitir ve az önce anlattığım uyanık rüya görme haline erişebilir itikafta bir kimse çok düzgün bir itikaf ederse dünya kelamı konuşmamaya gayret edecek fazla yememeye gayret edecek her şeye tövbe edecek herkesle helallaşacak inşallah böyle bir derinlik yaşar üstadım teravih namazını bölük bölük kılabilir miyiz mesela 8 rekatın 4'ünü şimdi diğer 4 rekatın yarım saat sonra gibi olabilir bir sıkıntı
yok imsak vaktine kadar teravih namazını bölük bölük kılabilirsiniz bir problem olmaz selamun aleyküm soru konusunun serbest olmasının verdiği cesaretle soruyorum yemeğin çöpe atılması ya da bozulması ile ilgili olarak bir kilodan fazla un ile ekmek yaptım fakat ne yaptıysam kurtaramadım ufak parçalara ayırıp sokak hayvanlarına vereceğiz mecburen bu durumlar için tövbe etmemiz gerekir mi muhakkak sokak hayvanları da besleyip onları da yaşamlarını sağlamamız lazım ama ve lakin biz böyle bu tip meselelerde daha orijinal
şeyler yapmamız lazım bir kilo undan yapmayın yarım kilo undan yapın örneğin işte yarım kilo undan yaptınız yine arttı işte kesin onları dilimleyin bir daha fırın gösterin peksimet gibi yapın koyun kenara kuru ekmek yiyin nefsinizi terbiye edin atmayı düşünmeyin veyahut da onu fırın gösterip rondodan geçirin galata onu yapın ne yapayım burada şimdi yemekteyiz programındaki gibi sizlere ev ekonomisi vereyim hakkınızı helal edin inşallah selamun aleyküm hocam bir sorum olacak birebir görüşme sansımız olabilir mi hayırlı
sahurlar yani bizim bu noktada kapalılığımız yok görüşebiliriz konuşabiliriz yeter ki fırsat olsun zaman olsun şimdi de söyledim ya işte cumartesi gün sohbet var cumartesi gün sohbete hazırlık oluyor bir gün öncesinden fazla müsait olamıyorum işte ardından salı gününe sohbet var yine onun hazırlığı olacak işte ardından perşembesine sohbet var yine onun hazırlığı olacak yani o yüzden çok müsait olamayabilirim veya telefon açıyorlar arkadaşlar müsait olamıyorum veyahut da bakamıyorum misafirim oluyor veya başka bir işimle
mi istikhal ediyorum o yüzden arkadaşlar kardeşler de haklarını helal etsinler bu noktada görüşürüz konuşuruz herkesle bu noktada bir sıkıntımız yok ramazan ayının son 10 güne itikafa girmeyi düşünüyorum adet düzensizliğim olduğu için tam olarak hangi gün adet olacağımı bilmiyorum itikafa niyet ederken adet olunca kadar niyet edebilir miyim evet eğer edebilirsem 10 gün boyunca hiç adet olmazsam itikaftan ne zaman çıkacağım bayram sabahı çıkacaksınız hayırlı bir kişiyle evlenmek istiyorum dua eder misiniz Allah tüm
ümmet-i muhammede hayırlı evlilikler nasip eylesin hayırlı evlilikler kısmet etsin inşallah hayırlısıyla bütün kardeşler inşallah evlensinler derslerdeki bağışlamalar alışkanlık gereği devam ediyor bu doğru mu normalde derslerdeki bağışlamalarda alışkanlık gereği olarak bunları devam ettiren kardeşler var bunda bir sıkıntı yok bir sıkıntı görmüyorum önemli olan ders kağıtlarında yazanlar efendim on line dersler yapılan bir dönemde iş arkadaşımın yüksek lisans dersine katıldım konu Türk-İslam ve Osmanlı mimarisiyle
ilgiliydi ders boyunca o dönemlerdeki amacın ilahi kelimatullahı yüceltmek olduğunu eserlerin tasavvufi tarafını anlattı hoca bir namazın içinde hissedilen duyguların camiye yansıtıldığından insanların bunu hissettiğinden bahsedildi ders sonunda rica edip ben hocaya bir soru sordum manevi duyguları zahire çıkarmak için nasıl yöntemler izlendiğini anlatmasını rica ettim elle tutulur bir cevap alamadım bunu bilen bir ustadan öğrensem nerede bulabilirim dedim bulursam bana da haber ver dedi efendim akademide edebi olarak
herkes her konuya hakim fakat zahire dönüştürme konusunda usta çırak anlamında bir eğitim bulamıyorum kişi manevi olarak mesleğinde nasıl derinleşebilir ülvi bir amaçla eserler üreten ecdadıyla kesilen bağlantıyı nasıl yeniden kurabilir modernizmle birlikte birçok şeyin içi boşaltıldı üniversitede hep batı felsefesiyle eğitimler aldım bu anlamda manevi olarak nasıl bir yol izlemek gerekir size danışmak istedim teşekkür ederim ne yazık ki bizim eğitim sistemimizin gerçekten içi boşaltıldı içi boşaltıldığı için yani
ruhsuzlaştı maneviyatsızlaştı ruhsuzlaşıp maneviyatsızlaşınca kimliksiz kişiliksiz bir hal aldı bu sadece eğitimle alakalı değil bugün için sanat dediğimiz işte resim dediğimiz tiyatro dediğimiz şiir dediğimiz veyahut da işte şarkı türkü dediğimiz bu sanatsal faaliyetler ne yazık ki içi boşaltıldı çünkü ahlaktan yoksun edepten yoksun maneviyattan yoksun böyle olunca mimariler de ruhtan ahlaktan edepten yoksun olunca içi böyle ruhsuz bir şey oldu yani Allah affetsin ne yazık ki kimliksiz kişiliksiz şeyler izliyoruz
görüyoruz öyle olunca da işte uzak durmaya gayret ediyoruz bunda böyle hani usta diyebileceğimiz kimseler köklerinden beslenmiş geleneğinden beslenmiş kültüründen beslenmiş kimseler değil yani bir mimara baktığımızda mimar bütün kültürlerin süzgecinden geçmiş bir kimse değil bu sadece hani Osmanlı Türk İslam kültürü de değil yani bir kimse batının da eski medeniyetini kültürünü veya eski eserlerini sanatla alakalı bağını da görmesi bulması lazım ona da bakması lazım Afrika'ya da bakması lazım uzak doğuya da bakması lazım
kadim kültürleri incelemesi lazım ki doldursun o kimse ama ne yazık ki böyle bir şey değil sığ bir hayat yaşıyoruz çok yüzeysel her şeyimiz ve her şeyimiz ne yazık ki böyle kalıcı bir şey değil öyle olunca da sıkıntı çok efendim hakkınızı helal edin Abdullah Baba Hazretleri konusu geçtiği için yazmak durumunda kaldım yeni derviş adaylarındanım Abdullah Baba Hazretleri'ni hiç tanımadığım halde rüyalarımda size ve yol adamına karşı büyük iltifatlar ve övgüler görüyorum bir sıkıntınız var gibi algılayıp kendi nefislerinden
bunu etrafa empoze edenler delil olur mu diye sormak ve bilgilenmek istedim hayırlı geceler hakkınızı helal edin yani benim bir herhangi bir sıkıntım yok benim ne Abdullah Efendi Hazretleri'yle ne Çorum Naci Mustafa Efendi Hazretleri'yle ne ondan önce Ali Haydar Efendi Hacı Ebu Bekir Baba bunlarla benim yolumla silsilerimle durduğum noktayla hiçbir sıkıntım yok hiçbir problemim yok çünkü benim hiçbir iddiam yok o yüzden ben meydandayım içim dışımda söyleyecek olduğumu da çok rahat bir şekilde söylüyorum söyleyeceklerimde
eğip bükmemeye gayret ediyorum eğip büktüğümü de zannetmiyorum zaten o yüzden meydandayım hiçbir problemim yok Allah aldananlardan ve aldatanlardan eylemesin inşallah selamun aleyküm ruhlar alemine nasıl yolculuk ederiz not daha Allah'ı hakikat noktasında zikredememiş bir müridinizim mübarek şey gibi söyleyeyim o zaman Niyazi Mısri gibi söyleyeyim ufak ufak yürür melekleri seyran etmek istersin tırnağında bir damla su görür kendini umanda zannedersin demiş ya bana söylemiş öyle söyleyelim bunu o yüzden biz önce farzları
düzgün yerine getirelim haramlardan uzak duralım Allah'ı çokça zikredelim ve Allah'ı çokça sevelim inşallah yolculuk nasibimizde varsa o yolculukta olur cennetin kat kat oluşu tabiri caizse bir apartman gibi mi kat kat yoksa kişinin ameline göre aynı yer üzerinden mi değişiyor katları yani bu o kimse cenneti görenle görülen arasında bir fark vardır yani görülen ne kadar kendini ishar etti gören nereye kadar gördü bu onunla alakalıdır o yüzden bunu böyledir demek çok doğru bir bilgi olmaz bunlar müteşabi meselelerdir
müteşabi meselelere bakarken herkes kendi doğrusunu söyler selamun aleyküm dersimizin üçüncü bölümünde sizin sayenizde rüyamda tanıştığım nevşeli hacı abdullah babayı da ekliyorum ayrıca annemi babama mehmetçikleri kimden iyilik gördüysem herkese ve kime zerre kadar zararım olduysa diye herkese bağışlıyorum yanlış mı yapıyorum yanlış bir şey değil böyle bağışlayabilirsiniz bunda bir sıkıntı yok selamun aleyküm bir sohbetinizde eskiden meslevi okumak için üstattan izin alınır
diyordunuz benim evimde okuyup anlamam için izin verir misiniz sıkıntı yok bütün kardeşlerimiz meslevi okuyabilirler bunda hiçbir problem yok selamun aleyküm bir vakit eksikliğinden ötürü sizden telefon numaranızı usule uygun isteyemedim eksikliğinden ötürü sizden özür diliyorum müsaadeniz olursa sizinle helalleşmek ve uygun görürseniz telefon numaranızı rica ediyorum şırnaktan şırnaktan harun ardalı inşallah edirne'deki gülşeni tekkesinde sizinle ve kardeşlerimle beraber sohbet programları sema ve zikir alakaları da
nasip olur inşallah inşallah harun gönderdim sana telefon numaramı vermiştim öyle biliyorum selamun aleyküm şeyhim soru ve cevapları kendimce çok faydalı buluyorum devamını temenni ediyorum Allah'a emanet olun selamun aleyküm aleyküm selam selamun aleyküm istidadın düzgün olması nasıl mümkün olur kişinin kendi elinde midir evet o kimse istikametini düzgün tutturursa yani istikameti Kur'an ve sünnet olursa bütün düşüncesini ve fiiliyatını Kur'an ve sünnete odaklar her hal ve hareketlerinde Kur'an ve sünnet dairesinde
durursa onun da istidadı o yönde gelişir bazıları normalde istidadın sonradan oluşmayacağını düşünüyorlar ben ona katılanlardan değilim mesela bir kimse hiç koşamazken yavaş yavaş koşuyla alakalı spor yapsa koşabilmeyi öğrenir koşmayı öğrenir ha belki de böyle bir uzun maraton koşucusu olamayabilir ama koşabilir geçenlerde bir yarışma programından bir video atmışlardı bana böyle çok hoşuma gitti hani adam afyonun köyünden şimdi milli koşucu olmuş babasıyla beraber hatta koşmakla alakası yokmuş Almanya'dan gelen iki ihtiyar
tepeye kadar şu kadar dakikada saniyede kim koşar kim koşamaz der ki konuşurlarken bu ben koşarım demiş koşmuş o dakikada adam olmuş şimdi milli koşucu hatta hızını alamamış adam bir antrenman çıkmış antrenör demiş ki ben seni arayacağım durduracağım seni Manisa'da soluklanmış adam şeyden uşaktan herhalde uşaklıydı galiba uşaktan yola çıkmış Manisa'da soluklanmış adam şimdi istidat gelişebilir mi evet yani benim istidatım bu kadar ben bunu kabul edenlerden değilim günü gününe müsafe ulan zarardadır siz Allah yolunda
mücadele ederseniz Allah sizin yollarınızı açar o yüzden benim istidatım bu kadar demek değil ama fıtrat bir insanın önüne geçebilir bu ayrı fıtrat ne kadının kadınlık yapması erkeğin erkeklik yapması kadının kadın DNA'larına ve kromozonlarına sahip olması erkeğin de erkek DNA'larına ve kromozonlarına genetiğine sahip olması bunlar değişmez eyvallah bunları değiştirmek de haram zaten eyvallah ama bir kimse kendince istidadının içinde bulunduğu ortama göre değiştirebilir mi genişletebilir mi yükseltebilir mi evet yani bir şey
bilmiyor olabilirsiniz yapamıyor olabilirsiniz olabilirsiniz ama çalışırsanız o konuda gayret gösterirseniz başarının geleceğine inanıyorum o yüzden istidadı düzeltmek insanın kendi elinde istidadı genişletmek istikameti düzenlemek insanın kendi elinde inşallah hocam selamün aleyküm ve aleyküm selam ve rahmetullahu berekatuhu hocam ben engelliyim abdest almam çok zor oluyor temim yani temim etmek istiyorum namaz kılmak için herkes diyor ki suyun olduğu yerde temim olmaz ama abdest almam da çok zor temim olur mu olmaz mı
ortopedi engelliyim hocam ne olur bana yardım edin eğer ortopedik engelliyseniz suya ulaşmakta abdeste ulaşmakta zorlanıyorsanız temim edebilirsiniz canım kardeşim bir tane kiremit alın bir tane tuğla alın yanınıza o yüzden kiremit veya tuğlaya temim ederekten namazınızı kalın yani bu inşaat tuğlaları filan da olabilir bir küçük böyle kiremit parçası da taş parçası da olabilir ona böyle ellerinizi vurarak temim edebilirsiniz bunda bir sıkıntı yok selamün aleyküm hayırlı geceler bir mürşid ile müridin arasındaki manevi bağın
zayıfladığını ya da güçlendiğini mürid nasıl anlar eğer bu bağ koptuysa mürid bunu anlayabilir mi yoksa mürşid bunu açıkça müridine söyler mi bunlar şeytanın vesvesesidir bir kimse üstadına bağlandıysa bağlanmıştır akitleştiyse akitleşmiştir kendince kendi bağını kopardıysa buna söylenecek bir laf yok ama kendince kendi bağını koparmadıysa o bağ kopmaz o yüzden bu şeytanın ve nefsin vesvesesi hiç kimse kendi kendine böyle bu vesveseye düşmesin böyle vesveseye düşenler için de zaten inşallah gecenin sonunda yeniden
bir biatlaşma yapacağız bu vesvese bakın bu direkt vesvese canım kardeşler ben içimden ineli bir kimse değilim ben birisinin dersini alacaksam yüzüne karşı derim senin dersini aldım senin benim bizimle manevi bağınız kalmadı gidin kendinize bir üstad bulun derim ben bunu benim hiç kimseden hiç kimseden akşam ekmeğim gelmiyor hiç kimseye de göbeğim bağlı değil hiç kimseden de bu manada korkum ve çekintim yok eğer dergahın adabı erkanı bu işin usulü kaidesi noktasında birisinin dersi alınması gerekiyorsa alırım bir kimse de
ben dersi geri vermek istiyorsa onun da dersini geriye alırım bir daha da vermem benim bu yıllardan beri bilinen bir şey Allah'ım iyi etsin o yüzden insan kendi kendine bağının çözüldüğünü düşünmek kendi nefsine uyduğuna işaret bir hata yapmışsındır bir yanlışlık yapmışsındır bir eksiklik yapmışsındır kendi gönül bağını kendin zayıflatmışsındır tövbe toparla kendini inşallah efendim şahsım har har çuval ve çuvallarını günahlar hadsizlikler hatalar kabahatlar ile doldurmuş biri olarak kalan ömründe Kur'an ve sünnet hakkıyla
samimiyetle yaşayarak geçsin istiyorum bunun için inşallah mücadele edeceğim iki şeye ihtiyacım var iyi ki bu yolda daimi ve sabit kalmanın formülüne ve duanıza diğeri ise nefise ağır ceza vermek bildiğiniz nefsimi beni mahcup ettiği için delik deşik etmek istiyorum bir de bunun formülünü sizden almak istiyorum en ağır ceza neyse onu vermek istiyorum şu an bunları yazarken belki de gülüyordur bana Allah Alem siz anladınız beni efendim bir insan son nefesine kadar nasıl yol yürünür sadakatle ve samimiyetle isteğim budur
arkadaşlar bu yolda durabilmek bu yolda devam edebilmek için biz Kur'an ve sünnete sımsıkı bağlı kalıp ahlakımızı güzel ahlakla süsleyip üstadımıza bağlılığımızla hiç gevşetmeden yolda devam etmeliyiz bunun yolu yordamı bu benim bildiğim bu bakın benim bildiğim bu Cenab-ı Hakk'a hamdolsun ben 18 yıl Abdullah Efendi Hazretleri'nin yanında durdum benim bildiğim buydu ben Kur'an ve sünneti sımsık yapışmaya çalıştım haramlardan haramlardan uzak durmaya gayret ettim üstadımın sözünü dinlemeye gayret ettim varsa yapılacak olan
dergahta işler onları da yapmaya gayret ettim insanları kırmamaya dökmemeye üzmemeye gayret ettik önemli olan yolda durmaktır ben hep bunu derim ben önemli olan yolda durmaktır fırtına eser rüzgar eser kar yağar güneş açar bahar olur yeniden kar yağar o yüzden bu değişen tabiat olaylarına bakmadan nasıl hayatı yaşıyorsak öyle sufi hayatında devam ettirmemiz lazım geldiğine inananlardan selamun aleyküm size özelden sormuştum hakkınızı helal edin buradan yazayım bir de 5 buçuk yaşında kızım var bazı hayali arkadaşlar olduğunu
ve onları ona bazen zorla istemediği oyunları oynattığını kafasını cimciklediğini falan söylüyor ne yapabilirim manevi bir rahatsızlık mı yoksa normal çocukça bir durum mudur onun dışında çok normal mutlu bir çocuk ben onun manevi bir rahatsızlık olduğunu inanmıyorum çocuklar doğduğundan beri anne babalar eşin kolayına gidiyorlar işte çizgi filmler bir sürü de var ya kanallarda çocukları oturtuyorlar çizgi filmlerine oradaki karakterlere alışıyor çocuklar evde anne baba kardeşlere alışacaklarına çizgi filmlerdeki karakterlere
biraz daha büyüyünce de zaten çizgi filmden çıkıyorlar işte youtuber karakterlerine benzemeye çalışmaya başlıyorlar işte youtuberda saçlar farklı kesiliyor onlar öyle kesiyorlar işte gevşek gevşek çok özür dilerim ne türkçeye benzeye ne ingilizceye benzeye ne idüğü belirsiz dillerle konuşmaya başlıyorlar o çocuklar da büyüyünce ergenlikte öyle konuşmaya başlıyorlar işte adam mı kadın mı ne oldu bilemedim bir kimse geçen gün haberleri konu oldu ya küfrederekten para kazanacağımı düşünmezdim toplumun geldiği noktaya bakın
yani bir kimse küfrederekten para kazanıyor bu toplumda dikkat edin küfrederekten para kazanıyor biz artık kültür olarak gelenek olarak biz ahlak olarak öyle bir noktaya gelmişiz ki ne idüğü belirsiz kimselerin küfrederekten para kazanmasına sebep oluyoruz ve bazen o radyolarda DJ'lik yaptığını söyleyen o kimseler böyle radyo kanallarını dolaşırken onları dinliyorum konuşmaları ne kadar gevşek ne kadar edepsiz ne kadar terbiyesiz ne kadar seviyesiz açık bir şekilde söylüyorum bu sefer çocuklar ergenlik çağlarında onları örnek
almaya başlıyorlar böyle olunca çocuklar hayali karakterler üretiyorlar gençler hayali karakterler üretiyorlar gençler hayali işler üretiyorlar bir bakıyorsun birisi çok büyük bir topçu olmaya çalışıyor neden işte Messi'yle alakalı bir erkek çocuklar için futbol çizgi filmleri var bir bakmışın çocuklar futbolla zengin olacaklarını büyük transfer yapacaklarını düşünüyorlar işte kız çocukları işte sanat diyorlar şarkıcılıkla türkücülükle tiyatroculukla dizi oyunculuğuyla dizi yazarlığıyla meşhur olacaklarını zannediyorlar
zaman zaman gittiğim yerlerde yanıma yaklaşan işte enteresan şeyler yaşıyorum ben de yani geliyor adam klasör halinde getirmiş oyun yazmış adam işte hocam yardımcı ol bana işte bu oyun karakterleri belli de işte görüşmüşler sanatçılarla da işte böyle olacak da maddi yönden biz bunu devreye katmamız lazım da bu konuda yardımcı olur musunuz da işte para toplayalım böyle bir ne o dizi çekelim diyorum canım kardeşim ya sen biz neredeyiz sen neredesin Ümmet-i Muhammed yanıyor tutuşmuş eşcinsellik lezbiyenlik ondan sonra
her türlü şey kapıya dayanmış fuhuş kapıya dayanmış içki kumar kapıya dayanmış zalimlik zulüm adaletsizlik kapıya dayanmış tanrımar olmuş ahlak eğitim adaletsizlik her taraf her tarafta o dizi çekeceğim diye uğraşıyor gelmiş benim yanıma işte bu sanatçılarla görüşülmüş de beni de onlarla tanıştıracakmış da bana da bir de rol verecekmiş orada bir de böyle enteresan kimlikler kişilikler gelişiyor veyahut da işte şarkı sözü yazıyormuş o da onun elinden tutulması lazımmış da ben onun elinden tutacakmışım gibi gibi şeyler
neden insanlar çünkü bakıyorlar o dizilerde çekilen hayatların doğru olduğunu düşünüyorlar veya o youtuber denilen insanların neydi belirsiz o kimlik ve kişiliksiz kimselerin hayatlarına bakıyorlar kendileri de youtuber olmaya kalkıyorlar yani helalından kazanalım bir meslek sahibi olalım okuyalım veyahut da babamızın işini devam ettirelim veyahut da işte bir meslek sahibi olup alım terine kazanalım düşüncesi gelişmiyor bu normalde bu internet ortamının medya denilen medya denilen deccal bozması medya denilen deccal
bozması organlardan kaynaklanıyor yani biz en acısı da şu Türkiye'deki Müslümanlar paralarından canlarından her şeylerinden feda edip televizyon kanalları kuruldu ne yazık ki o televizyon kanalları dahi Müslümanların parasıyla kurulan televizyon kanalları dahi Müslümanca haberler Müslümanca programlar yapamaz hale geldi yapmıyorlar korkuyorlar çekiniyorlar izlenme korkusu var izlenmeme korkusu var ne yazık ki onlar da çığırdan çıktı ve biz bu nesil bu çocuklar gelecek olan bu nesil ne yazık ki ne acı ki Kur'an ve Sünnet eğitimi
alamıyor çocuklar İmam Hatip'e gidiyor İmam Hatip'te hadis inkarcısı hocalar var oradan ayrı zehirleniyor çocuklar ilkokula giden çocuklar din öğretmenlerinden hadis inkarcılığı mezhep inkarcılığı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin dahi günah işlediğini duyuyorlar kıymetli kardeşler bir ilkokul çocuğuna siz peygamberde günah işlediği eğitimini verirseniz o çocuk kime inanır ya kime güvenir o çocuk veya ortaokulda İmam Hatip'e giden veya ortaokulda normal ortaokulda giden bir İmam Hatip öğrencisine veya düz lise öğrencisine ortaokulda gidiyor tazecik beyni var siz ona hadisleri inkar ettirirseniz siz ona peygamberde günah işledi derseniz ona hangi doğruyu verebilirsiniz bu kadar batmış vaziyetteyiz eğitimde dini eğitimde batmış vaziyetteyiz yani çocuk İmam Hatip'e gidiyor İmam Hatip'in lisesine gidiyor İmam Hatip'in lisesinde de aynı eğitimleri görüyor hadis inkarcıları mezhep inkarcıları peygamber günah işledi diyenler sahabelere iftira atanlar sahabelere bir sürü laf söyleyenler yuvalanmışlar Türkiye'de yuvalanmışlar
çocuklar İmam Hatip'ten ilahiyata gidiyor ilahiyette koca koca profesörler kader inkarcısı koca koca profesörler hadis inkarcısı koca koca profesör mezhep inkarcısı koca koca profesörler ne yazık ki ve ne yazık ki peygamber inkarcısı ya peygamberi inkar eden Allah'ı inkar etmiştir peygamberi reddeden Allah'ı inkar Allah'ı reddetmiştir peygamberi reddeden kitabı reddetmiştir daha nesini konuşuyoruz o yüzden çocuklarımız ne yazık ki evde daha çocukkenden zehirlenmeye başlıyorlar çocukkenden ne yazık ki böyle ve çocuklar
kendi kendilerini bu psikolojide türlü türlü pro tipler geliştiriyorlar kendi akıllarında pro tipler geliştiriyorlar ve o pro tiplerle arkadaşı oluyorlar neden bizde şöyle bir şey çünkü bir tane çocuk yapacaksın tek başına kalacak o çocuk ya o çocuğun kardeşi yok kimle oynayacak o çocuk o çocuğun oynayacağı bir alan yok zaten bir avlu yok hala amca dayı teyze böyle bir akraba yok akrabaların hepsi kötü zaten evet yani baktığımız zaman ailelerde bu acı tablo var hala kötü dayı kötü amca kötü bir yanlışlık yaptılar ya
yanlışlıklar yaptılarsa hepsi de tuğ kaka hiçbirisiyle de görüşülmüyor çocuk kendine eş değerde bir kuzenle de dahi görüşemiyor ee alt kat sapık üst kat sapık sokak sapık bu çocuk ne olacak hayali kimseler geliştirip onlarla konuşacak Allah bizi affetsin derdimiz büyük gerçekten derdimiz büyük ve işimiz çok gerçekten hem derdimiz büyük hem işimiz çok yanlış düzeltmekten doğruyu anlatamıyoruz ya bu hale geldik bakın yanlış düzeltmekten doğruyu anlatamıyoruz gerçekten bu haldeyiz Allah bizi affetsin sizin hiç bana şu
soruyu sorsalar da cevaplayayım dediğiniz manevi yolla ilgili sorular var mı varsa bunlar nelerdir cevaplar nelerdir ah canım kardeşim ben kendi kendime soru tansim edip kendi kendime sorup mu cevaplayayım daha psikolojim o noktaya gelmedi efendim dergahdaki bütün kardeşleri sureten birbirine benzetiyorum sanki kardeş gibiyiz sanki değil gibi de değil öyleyiz kardeşiz yüzlerindeki ifadelerden mi neden bilmem sonra size bakınca hepimize size benzetiyoruz size bakınca sizi de bazen şeyhiniz Abdullah babaya benzetiyorum
ben yanılıyor muyum yoksa bu benzerlik var mı nereye kadar gider sureten midir sireten midir ne yapacaksın sureti sireti benzemek güzel bir şeyler Allah yiyesin inşallah taktığımız takkeden ve sarıktan dolayı alnımız secdeye demezse namaz olur mu olmaz alın açık olacak alın normalde secdeye değecek burunla beraber secdenin farzıdır bu bakın secde denildiğinde alın burun iki el ve iki ayak hadi iki ayak biri olmazsa biri normalde secdede olması lazım bugün dudağım kanadı ağzıma kan tadı geldi ve tuttum kaza etmem gerekir mi
gerekmez ağzını çakalaman yeter her gece tehecü namazı kılmak doğru mu neden kılınmasın ki Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kılardı babam namaz kılmıyor nasıl nasihat edebilirim söyleyince de bağırıyor ne yapmam lazım sen kendi namazını kıl kardeşim fiili nasihat derler bunu sen beş vakit namazını kıl evde bu fiili nasihat çok güzel harika milyon TL'lere cami yaptırılıp içinde fakirlere dua edilmesini nasıl biliyorsunuz bunlar İslam dünyasının handikapları eyvallah yani önemli olan ülkede fakir
fukaranın kalmaması aç insanın kalmaması camide lazım mı lazım ama ve lakin birinci derecede açların kalmaması lazım yeni dervişim afınıza sığınarak soruyorum peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem tarafından görevlendirildiniz mi bir kimse görevlendirildim dese de boş demese de boş bu normalde karşıdaki sufi adaylarının kendi manevi halleriyle bunu görüp kendi manevi halleriyle kendi kalplerinin mutmain olması ile alakalı cennet katları arasındaki fark nedir normalde herkes cennette ama amellerine göre Allah'a
yakınlıklarına göre farklı katlarda olacaklar sen virdini çekiyor musun diye soranlara nasıl cevap vermeli sufi adabına aykırı bir şeydir sen virdini çekiyor musun sen namazı kılıyor musun sen şunu yapıyor musun bu sufi adabına erkanına aykırıdır sufiler bir kimseye sen virdini çekiyor musun sen şunu yapıyor musun yapmıyor musun diye sormazlar bu sufi adab ve erkanına aykırı bir şeydir televizyonda kişilerin suç haberlerini izlemek dedikodu olur mu dedikodu olmaz televizyonda bir kimse orada biz onu yayarsak sıkıntı
olur günlük virdimizi çekmek için en güzel vakit hangi vakittir senin için hangisi daha iyi vakitse o vakitte çek inşallah kardeşim Mustafa Hoca Efendi'nin bir sohbetini dinledim internetten Atatürk ile görüştüğünü söylüyor Atatürk ise kendini fikrini ve görüşünü hem sözüyle hem ameliyle açıkça beyan etmiştir bu nasıl olur nasıl görüşebilir bunu bana mokini bir cevapla aydınlatır mısınız lütfen sohbeti iyi dinleyin yani o normalde sohbeti aslında onun bütününü komple dinleyin o konuşmayı o görüşmeyi veya o konuşma
metnini iyi dinleyin yani normalde şimdi insanlar bir şeyi dinlemiyorlar dinlemedikleri bir şey algı operasyonlarına bakıyorlar işte Atatürk ile konuştuğunu iddia etti böyle iddia etsem kim yalanlayabilir bunu desem ki ben Atatürk ile konuştum kime ne yani gidip Atatürk'ün büstüne çelek konup sevgili atam deyip de yazı yazan kimse kime yazdı o yazıyı veyahut da millet ayaklanıp Cumhuriyet mitinglerinde Anıtkabir'e şikayete gittiler kime şikayete gittiler Atatürk'e onlar kime şikayet ettiler Atatürk'e onlar konuşmuş
olmadılar mı Atatürk'le şimdi Cumhuriyet mitingi yapıp Anıtkabir'e gidip Anıtkabir'de kahrolsun şeriat diye Atatürk'le konuşanlar Atatürk'e şikayet edenler kiminle konuştular veyahut da her bayramda seyranda milli günlerde Atatürk büslerine çelenk koyuyorlar çelenk koymak kiminle konuşmak ve orada Atatürk'e itfaiat konuşmalar yapıyorlar izindeyiz peşindeyiz senin ilke ve inkılatlarını devam ettireceğiz derken kiminle konuşuyorlar Atatürk'le konuşuyorlar Atatürk'ün heykelini koyup ona karşı konuşmak doğru benim Atatürk'ü
Atatürk'le alakalı bir söylem geliştirmem yanlış öyle mi geçtim din buna müsaade ediyor kabir ehliyle konuşulduğuna dair kabir ehliyle konuşulduğuna dair Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden sahabeden örnekler var ayet-i kerimelerde var onlar derler ki diyor bakın onlar ölenler derler ki bizi tekrar yeryüzüne gönder biz bu hataları yapanlardan olmayalım Allah onların ağzından konuşuyor kiminle ölenlerin ağzından konuşuyor canım kardeşim Atatürk'le de konuşulur ölen kimselerle konuşulur melekle konuşacaksın
şeytanla konuşacaksın peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle konuşacaksın konuşulabilir cinnilerle konuşulabilir ee bütün Atatürk'ü sevenler ve Atatürk'ü Kemalist deyikler Anıtkabır'a gidip Anıtkabır'da kendilerine konuşuyorlar ee ee ne olmuş ya bunlara neden itiraz etmiyorsunuz o zaman deyin ki Atatürk'le konuşulmaz siz ne yapma Anıtkabır'da toplanıyorsunuz ya bu ölen kimse ölenlerle kim konuşmuş ne yapmaz siz Atatürk'ün heykellerinin etrafında toplanıp orada normalde konuşmaya çalışıyorsunuz ve hatta
son 23 geçen seneki 10 Kasım'la alakalı küçücük çocuklara yaptırılan işlemler vardı medyaya yansıdı çocuklar Atatürk heykelinin önünde rükü ediyorlar secde ediyorlar bir sürü görüntüler yayınladı neden bunlara itiraz etmediler Türkiye'deki insanlar edemezler yani Atatürk sadece Kemalist deyiklerin Atatürk'ü mü onlar mı şikayet edebilirler sadece onlar mı konuşabilirler Atatürk'le başka hiç kimse konuşamaz mı başka hiç kimse görüşemez mi kaldı ki bir kimse kendince kendi ufkunda kendi edebiyatında Atatürk'ü konuşturamaz mı
lafanten kargaları konuşturuyor lafanten tavşanı konuşturuyor tilkiyi konuşturuyor Hz. Mevlana Celalet'in Rum Hazretleri mesnevisinde neyden tutun da ağaçtan tutun da kedi köpeğe kadar hepsini konuşturuyor varlıkları konuşturuyor insanları konuşturuyor ya ben Atatürk'ü konuşturmuşum ne olmuş yani ne olmuş ama yok burada dertleri bağ yemek üzüm yemek değil ya bağcıyı dövecekler dövemezler bir feryat vegan Atatürk'le konuştun iddia etti ha iddia ettim iddia etsem ne yapacaksınız suç mu böyle bir iddiada bulunmak normalde
dini hukuk açısından da suç değil bir kimse ölürlerle konuşabilir canım kardeşim ne olacak sen de uğraş sen de konuş yani İbrahim'in ataları gidip putlarla konuşuyorlardı ya hala da konuşanlar var bana şu mantığı açıklasınlar mesela son ne bayramı vardı 23 Nisan çocuk bayramı vardı öyle değil mi koca koca milletvekilleri devlet erkanı sözde korona var koronayla alakalı o kadar önlemler var ama 23 Nisan'da Atatürk'ün huzuruna çıkıp nereye gidiyorlar Atatürk'ün huzuruna çıkıyorlar aa Atatürk'ün huzuruna söz bu değil mi
yani canlı arkadaşlar canlı ne diyorlar Atatürk'ün manevi huzurunda sevgili atam Cumhuriyet'in şu yıllarında böyle böyle böyle böyle yapacağımıza daha da ileri gideceğimize ant içerisinde kime ant içtin Atatürk'ün huzurunda Atatürk ant içtin duyduğuna eminsin insanların duyduğuna emin olan bir kimseyle benim konuşmam neden anlaşılmasın ki canım kardeşim benim biz konuşuruz ölüyle de diriyle de senin ölü gördün bizim için diridir senin diri gördün bizim için ölüdür canım benim biz ölü diri ayırmıyoruz kim gelirse konuşuruz
Allah'ın izniyle kırık kafa bizim öptüm seni selamun aleyküm bir mazuratım olacaktı Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun inşallah kardeşler bazı haller var anlamlarını bilmiyorum Mustafa hocamızın videosunu izledim keşif ile ilgili aynı haller arada bir zuhur ediyor sorum şu mükaşefe ve keşifte nasıl bir ibadetle veya terkiple çıkarım bir mürşide intisap edeceksin bir mürşidin öğretisini alacaksın inşallah o mürşidin öğretisi ve eğitimiyle mükaşefe ve keşif ehline Cenab-ı Hak nasip ederse çıkarsın şu an zuhur ede
ilahi hallerden dolayı hangi derecede veya mertebede oluyoruz acaba bu normalde bir mürşidin bir mürşidi kamilin söyleyeceği bir şey bunun sizin onunla irtibata girip ondan ders alıp bir mürşid bulup ondan ders alıp bu meseleyi ondan öğrenmeniz gerekir ve bu Kur'an-ı Kerim hadis-i şeriflere dikkat edeceğiz ve bu gelen halleri de herkese söyleyemeyiz peygamber sevgisi ve Allah sevgisi zuhur ediyor yardımcı olur musunuz Allah razı olsun muhakkak bu yollar mürşidi mürşid mürşidsiz olmaz bu şeyhsiz olmaz rehbersiz olmaz
Cenab-ı Hakk sana bir mürşid-i kamili ulaştırsın inşallah canım kardeşim selamun aleyküm iyi yayınlar bir suredir sizin sohbetlerinizi dinliyorum size gördüğüm iki rüyayı anlatmak istiyorum birincisinde büyük tahta bir kapının öndeyim bu kapı Abdülkadir Geylani'nin kapısıymış ve bana bir kardeş biraz bekle seni biraz sonra içeri alacağız dedi ikinci rüyamı da bugün sabah gördüm rahmetli amca bana rüyamda cüzdanından bir kağıt veriyor ve bunda seni kurtaracak zikirler var diyor uyanınca hemen git falanca kişi de işte diyor
ben uyanınca hemen yola gidiyorum ama o kadar çok yağmur yayıyor ki herkes bana geri dönmemi söylüyor ben geri dönemem bu benim kurtuluşum diyorum evi bulup kapıyı çalıyorum genç bir kız çıkıyor ev sahabinin evde olmadığını söylüyor ben ısrarla bu zikiri istiyorum tekrar iyi yayınlar bu arada ikinci rüyamda rüya içinde rüya görüyorum amca bana kurtuluşun bu kağıtta yazılı zikirde diye söylüyor uyanınca çantadaki cüzdanın içinden al sana inanmayan olursa amca bana rüyamda yerini söyledi kanıt olarak gösterirsin bu yazılı
olan zikri diyor ve ben uyanınca bu kağıdı amcamın söylediği yerden buluyorum bir sen şahin Allah'ım muhareke eylesin hızla bir istare yap bir mürşidi kamil bul yolun Abdülkadir Geylan Hazretleri'nin yolu pirin belli mürşidini de bul yoluna devam et inşallah selamun aleyküm ben İstanbul'dan Übeyt çok kibirli kendini beğenmiş birisiyim bu halinden nasıl kurtulabilirim karşındaki herkesi eş değerde bil etrafında her kim var ise var kendini eş değerde gör inşallah Cenab-ı Hak o kibir hastalığını gönlünden attırsın inşallah
Kur'an-ı Kerim Kur'an-ı Kerim mukabele okunurken Arapça bilmeyen Türkçe yazıdan takip edebilir mi? öğreninceye kadar takip edebilir bu şekilde eşimle mukabele okuyoruz okuyan Arapça takip eden Türkçe böyle olur mu? Allah muhareke eylesin kardeşim zerrece hayır yapanın hayır karşılıksız kalmaz devam edin ama hızla da öğrenin Kur'an-ı Kerim'i inşallah Selamun Aleyküm hayırlı geceler nikahın düşmesi için üç talak boşamak mı gerekir? nikahı düşüren ya da zarar veren başka sebepler var mıdır? muhakkak çok şeyler vardır ama bunların hepsini burada teker teker bahsetmemiz uzun bir mesele yani bu nikah konusunu komple baştan aşağı konuşmamız lazım o yüzden normalde bunun kesin sahih tarafı üç talak bir erkek dini bilen bir erkek dini bilen bir erkek bir kadını üç talakla boşuyorsa boşamıştır o mesele öbür türlü nikahın düşmesine sebep olan kinayili sözler var bunlar uzun bir mesele o yüzden sözü bilirsek o zaman ona hükmedebiliriz inşallah bilebildiğimiz kadar
bir mürşitle müridin arasındaki beyatı söz olarak nikah gibi düşünürsek bunun bozacak ya da zarar verecek şeyler nelerdir? bunun bozacak olan şey mürşidin müritten dersini alması onu tart etmesi bozacak olan şey müridin üstadın akdini terk etmesi bu başka bir şey değil beyatı tazelemek yinelemek gerekir mi? evet bu konu normalde sufilerin içerisinde vardır bir kimse hata kaza yapabilmiş yapabilmişimdir gönlümden kalbimden bir şey geçmiştir deyip beyatı tazelemekte fayda vardır selamun aleyküm ben 80 yaşında bir bayanım her sene ramazan orucunu tutardım ancak bu sene tansiyonum yükseldiği için ramazan orucumu tutamıyorum ancak inşallah sağlığım düzeldiğinde ramazan orucumu tutmaya niyet ettim böyle olur mu?
bana tavsiyeniz nedir? olabilir sağlığınız yerine geldiğinde orucunuzu tutabilirsiniz eğer mali durumunuz yerindeyse sağlığınız da yerine gelmezse orucun fidyesini de verebilirsiniz içselleşmek derinleşmek nasıl mümkün olur? başına gelen şeylerle barış Allah'ı çokça zikret Allah'ı sev ve bazı şeylerde içine danışmaya başla kendi bahsinde insanlar bahsinde ve dünya bahsinde nasıl zühd sahip olunur?
burada zühd dünyayı sevmemekle alakalıdır zühd dünyayı terk etmekle alakalı değildir zühdü öyle almayın algılamayın dünyayı sevmemek dünyaya aşık olmamak dünyaya tapınmamak olarak algılayın ama hani şeyh efendi Allah rahmet eylesin öyle derdi eliniz karda kalbiniz yarda olacak inşallah bedenin kederlerinden temizlenmek ilme yakın anel yakın hakkel yakın nasıldır? bedenin kiri yoktur kalbimizin kiri vardır bedenin kiri ne olacak ki? yıkayınca geçer önemli olan kalp kirlerinden gönül kirlerinden kurtulmak bu da iman edip hayırlı ameller işleyip Allah'ı çokça zikredip çokça sevmektir selamun aleyküm kibirle mücadelenizde ne gibi yollar izlediniz? bize bu konuda neler tavsiye edersiniz?
hiç kimseyi kendinden üstün görme hiç kimseyi bakın kendinden üstün görme hiç kimseyi de sen kendini onlardan üstün görme herkese hiç derde gör herkese hizmet et herkese yardımcı olmaya çalış herkesi bu noktada kendince onu eleştirmeme onunla irtibatını koparmamaya çalış asla ve asla herhangi bir kimseyi beğenmemezlik etme Allah muhafaza eylesin selamun aleyküm ben geçen sohbette bir kardeş güzel sorular sordu yalnız biz sizin aşkınıza aşık olduk ve biat ettik biz sizin icazetiniz olabilir olmayabilir ki o da elhamdülillah var
biz güzide de ilk biat ettiğimizde aşkınıza aşık olduk Abdullah Baba'ya gelince o da döneminde bizlerin Allah'a vuslat etmeye çalıştı Allah razı olsun önemli olan manadır diye düşünüyorum zahir de önemlidir diyenlere de eyvallah çorumlu kardeşler de Abdullah Baba'dan ve binlerce Peygamber Efendimiz ile görüşen dervişlerden helallık almanın yolunda olsunlar evet dergah Abdullah Baba'nın devamı değil güzide de biatta iki adet iki adet ayet Hud suresinden dergaha delil gönderildi onun için sizin Rabbim ve Habibi aşkınıza
ve Kur'an ve sünnet aşığı olduğunuza ve bizim de sizin aşkınıza aşık olduğumuza Rabbim şahit olsun riyada ve halimde kısmına gelince hiçbir derviş kardeşim böyle beyat ve ucuz hesaplar peşinde olduğunu düşünmüyorum çünkü biz çünkü siz bizi böyle ucuz işlerle uğraşalım diye asla yetiştirmediniz otuz yıldır bir dergah bir mürşid-i kamile nasıl biat edilir anlattınız özür dilerim yok sizden sonra halinde rüyasında vermişler bunun gibi düşünceler nakısların işidir ben hiçbir kardeşim bu düşünceden olduğunu düşünmüyorum
hakkınız helaline Rabbim tüm derviş kardeşlerim sizden ayırmasın amin arkadaşlar burada soru sormak serbest herkes istediği soruyu sorabilir ben şu ana kadar sorulan soruların hiçbirisinden rahatsız değilim herkes görüşünü düşüncesini sorabilir buradan soru soran kardeşlere cevap vermemenizi tercih ederim o yüzden herkes sorusunu soracak içeriden dışarıdan yandan kenardan hiç önemli değil o yüzden herkes sorusunu sorsun hesabını verebileceğimizin hesabını veririz hesabımızı veremeyeceğimiz şey bunun hesabını veremiyoruz
deriz bildiğimiz bir şey anlatırız bilmediğimiz şey bunu bilmiyoruz deriz bu kadar basit o yüzden buradan bunlar böyle artarsa sonra herkes burada birbirine laf yetiştirmeye çalışır bu dervişlik adabı erkanı değildir bir kardeş soru sormuş bizde o sorulardan ben de memnun oldum o sorulardan öyle söyleyeyim yani o sorulardan rahatsız değilim o sorulardan da çok memnun oldum açıklayıcı sorular oldu böyle tamamlayıcı sorular oldu ben öyle açıklayıcı ve tamamlayıcı soruların devamından yanayım herkes yol yürüyor yürümüş olduğu
yolu tanısın yürümüş olduğu yolu bilsin önceden biz eski kardeşler olarak bir aradaydık belli bir adettik şimdi çoğalıyoruz büyüyoruz öyle olunca herkes neyin ne olduğunu öğrensin neyin ne olmadığını da bilsin kulaktan dolma orada buradan sözlerden de kendince kendisini doğru aramaya çalışmasın birinci ağızdan öğrensin çok iyi oldu hiçbir sıkıntı yok selamun aleyküm cumaınız muharek olsun ben her türlü çiğ eti yemeği seviyorum ama geçenlerde bir arkadaşım televizyondaki bir hocanın bu noktada çiğ et yemenin haram olduğunu
söylediğini söyledi haram diye bilmiyordum ben sizin görüşleriniz nelerdir hakkınızı helal edin yani haram edilmese dahi hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hiç yemedi bu yeter selamun aleyküm eşimle olan çatışmalı ilişkimin sebebini uzun süre araştırdıktan sonra narsist kişilik bozukluğu olduğunu öğrendim ruhsal hastalığın psikiyatrik tedavisi dışında çözümü yokmuş hastalığın bir diğer özellikleri eleştiri kabul etmeme ve hasta olduğunu da kabul etmemek sabit fikir suçlayıcılık bencillik ve kendini kusursuz görüp
aşırı beğenme bu hastalar geçmiş yaşamlarında ailelerinde yaşadıkları değersizlikleri eşlerine yükleyerek sürekli onları değersiz hissettirerek geçmişlerinin öcünü eşlerinden olup egoları şişirip rahatlama yaşarlarmış bu tarz bir evlilikte iletişime kapalı olan bir eşle iletişim nasıl olmalıdır çok uzun oldu hakkınızı helal edin Allah razı olsun gerçekten zor bir şey yani bu söylediğiniz sabit fikirlilik suçlayıcılık bencillik ve kendini kusursuz görüp aşırı derecede beğenme ve bunu da karşıdaki kimseyi yok hükmünde görme
onu kişiliksizleştirme onu böyle değersizleştirme bunun arkasından o gelir çünkü bu bitmek tükenmez bir şey ve insanlar ne yazık ki bizim komple Anadolu toplumunda bu var insanlar kendi rahatsızlıklarını ve eksikliklerini kabul etmek istemiyorlar veyahut da benim gibi yapıyorlar yani burası sıkıntılı ama ben onu beğeniyorum bu bir aldatmacadan başka bir şey değil insanlar Kur'an ve Sünnet terbiyesine girmeli Kur'an ve Sünneti kendine ölçü etmeli inşallah öyle olur inşallah o noktada olur o dairede olur ve inşallah
öyle olursa da o eşiniz de kurtuluşa kurtuluş yoluna girer ama bu büyük bir problem yani bunu böyle eşiniz mürşitsiz bunu halledebileceğine inanmıyorum hatta bu tip kimlikler kişilikler bir mürşide dahi eksiklik noksanlık görüp onu dahi beğenmeme pozisyonuna girerler Allah muhafaza eylesin soru 2 bakıma muhtaç bir bayana sürekli küsen söyleyenin eşi için ne tavsiyeleriniz nelerdir zaten kişinin bedenin ruhuna kabir azabı iken bir de bu kişi onu sürekli stres sıkıntı haline sokuyor çok üzülüyoruz yani bakıma muhtaç
bir bayanla uğraşmak gerçekten çok zor bunu normalde bakıma muhtaç bayanın eşi de o normalde devamlı onun normalde sıkıntı üzerine sıkıntı olursa bu daha da zor Allah muhafaza eylesin yani bakıma muhtaç bir bayanın eşi olmakta zor öyle bir eş olmakta zor iki zor yan yana Allah her ikisine de selametlik versin bu gerçekten zor bir şey bu böyle Allah affetsin çekilesi bir şey değildir ama Cenab-ı Hak tabi sabreden mükafat verir sabredenin günahlarını affeder sabredenin geleceğini yani ahiretini berraklaştırır güzelleştirir
inşallah onlar sabrederler de birbirlerine ve onların etrafı Cenab-ı Hak onların kurtuluş vesilesi yapar bu soruyu soru 3 hakika kurbanı en son ne zaman en son zaman kesilmelidir yani bunda çocukların belli bir yaş aralığı var mıdır Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hz. 7 günlük oluncaya kadar erkek çocuğun ve kız çocukların da hakikalarını keserdi bir insanın parası pulu yoksa yetiştiremiyorsa öyle ya kesmek zorunda değil eline geçince keser enses ilişki kurbanı bir bireyin yeterince analiz yapamayıp tekrar
hiperseksüyalitesi olan bir eş seçmesi ve hayatına çıkan adayların devamlı aynı tarz kişiler olmasının nedeni nedir yani bir enses bir ilişkiye kurban olan bir bayan gerçekten psikolojik olarak kendisini toparlaması çok zordur eğer kendisini toparlayıp yeniden evlenirse onun evliliğinin düzgün gitmesi için eşinin anlayışlı olması lazım enses bir ilişki kurbanı bir bayan çünkü erkeklerden ve ilişkiden nefret edebilir böyle bir şey varsa onun da psikolojik olarak tedavi görmesi lazım yok erkeklerden ve ilişkiden nefret etmezse
bu onu kısmen atlatmış demektir ama bununla evli olan bir erkek eşinin ilişkiyi ne zaman istediğine bakmalı ama bu enses ilişkiyi de eşe anlatabildi mi anlatamadı mı bu da büyük handikap çünkü yani enses ilişkiyi anlatmak da büyük handikap ve bu enses ilişkiyi anlatırken onları tekrar yaşamak da büyük handikap hatta buraya soru soran kimse bunu yaşadıysa bu şimdi aynı handikapı bir daha yaşıyordur bu daha büyük bir handikap Allah muhafaza eylesin o yüzden bu böyle ince perdede olunması gereken ince perdede düşünülmesi gereken
ince perdede yaşanılması gereken bir zaman bir hal o yüzden bu tip bayanların tabiri caizse biraz daha korunaklı biraz daha korumalı bir hayat yaşamaları lazım onlar çünkü biraz daha böyle duygusallıkları fazla incinmeleri fazla kırılmaları daha fazla olabilir evlendikleri erkeklerin bunu bilip onlara karşı daha hassas davranması lazım uzun bir mesele inşallah bunlar böyle kısa kısa faydalı olur inşallah Allah mutlu kalbe ilham ediyor ise bir kimse eşinden mutlu değil ise boşanmayacaksa tek başına mutlu olamaz mı yani yine de
bu şekilde ilham olmaz mı bir insan realiteyi kabul edebilir realiteyi kabul ettikten sonra da mutlu olabilir küçücük şeyler onu mutlu edebilir mesela eşinden boşanamıyor aynı bayan zannedersin bu soruları yazan eşinden mutlu olamıyor çocukları vardır evi vardır işte eşinden ufak tefek bir şeyler görür onunla mutluluğunu arttırabilir iyice mutsuzluk deryasına kendisini atmaktansa ufak şeylerden mutlu olup ufak şeylerden kendisinin bir tat alacağı bir yer bulup hayatını böyle devam ettirebilir bu insanın kendi elinde
nicemizin başından bir sürü vakalar geçmiştir bu ağır bir vaka ama nice sıkıntılar yaşamıştır nice problemler yaşamıştır hayat yaşanıyor gün yeniden doğuyor yeniden batıyor dünya yeniden dönüyor bahar yeniden geliyor çiçekler açıyor ardından yaz geliyor ardından sonbahar geliyor hayat devam ediyor o yüzden devam eden bir hayatta sufi mantılitesine sahip olup anı yaşamak anlık mutluluklar yakalamak anlık doğrular yakalamak anlık hikmetli işler yakalamak lazım bu kardeşimiz de kendini mesela çocuklarına Kur'an sünnete
evine adayabilir bu meseleleri fazla problem haline getirmeyebilir biraz daha böyle manevi dünyasını zenginleştirebilir gelenin kendince Rabbinden geldiğini bu kötülüklerin de Rabbinin Rabbinin müsaade ettiğini bunlara sabrederse bunlara normalde buna direnirse Cenab-ı Hakk'ın onu mikafatlandıracağını düşünerekten hayatı daha güzel bir hale getirebilir inşallah bir erkeğin evine hiç iaşi için para bırakmaması buna gerekli görmemesi alışverişin çoğunlukla kendisinin yapması fakat yine de acil durum vesaire ihtimallerinin
olabilmesi yani bu parayla bağını koparamama meta olarak ona neredeyse tapma noktasında olma bu bayana eşi için ne tavsiye ederseniz ne yazık ki bazı böyle erkek tiplemeleri var aynı şekilde bazen böyle bir bayan tiplemeleri de var yani erkek işte evinin bakımı ile alakalı eşine arsık verme ile alakalı cimri darlanan erkekler olduğu gibi eşinin cömertliğini böyle şey yapan istismar eden böylece böyle har vurup harman savuran bayanlar da var biraz kendimize bakalım biz har vurup harman savuruyor muyuz ona bakalım evinin ihtiyaçlarını
genel olarak acil ihtiyaçlarını ve ana ihtiyaçlarını biz eşimize söyleyelim bu noktada erkekler evlerine eşlerine çocuklarına bakmakla mükellef hanefiye göre eğer özel bir antlaşma yok ise evlilikte bunlar da mümkün mesela evlilikte özel antlaşma mümkün erkek şunu diyebilir ben seninle evleniyorum bak çocukların bakımı sana ait evin bakımı sana ait ben eve gelir giderim böyle de diyebilir veya bir özel bir antlaşma yapabilir bunlar yok ise eğer mutat anadolu'da hakim bir evlilik düzeniyle bir evlilik düzeni kurulduysa
o zaman erkek evine çoluğuna çocuğuna temel ihtiyaçları görmekle mükellef pandeminin eşler yönünden şöyle bir yararı oldu yani sohbetler sana oldu fakat beyler yüz yüze sohbetleri değerlendiremiyorlardı beylerin bir araya gelerek sohbet zamanlarını muhabbet etmeleri ve sohbetleri hiç dinleyip anlayamamaları durumu çok şükür şu an için ortadan kalktı ve böylelikle azar azar da olsa davranış değişikleri gerçekleşmeye başladı Allah razı olsun sizden buna da şükür hamd olsun yani sufiler zarar gibi görünen şeylerden kar çıkarırlar
işte sizin hayır bildiğinizde şer şer bildiğinizde hayır vardır noktasından bakarlar böyle şermiş gibi görünen şeyin ben de hayır olduğuna inanıyorum gerçekten insanlar bu soru cevap sohbetinde de içlerinden gelen veya işte söylemeyi düşünüp söyleyemedikleri anlatmayı düşünüp anlatamadıkları sormayı düşünüp soramadıkları şeyleri de sordular sonuçta kimlik belli değil kişilik belli değil kim olduğu belli değil yani genel olarak her ne kadar ben böyle bütün kardeşlerle haşır neşir olduğumdan bazı sorulardan kim ve kimlikleri
tahmin etmiş olsam da yani şimdi bilmiyorum dersem kendi kendimi aldatmış ve sizleri de aldatmış olurum üç aşağı beş yukarı kardeşleri hani tanısam da kendi iç dünyamda bu iyi oldu yani arkadaşlar kardeşler gerçekten kimlik ve kişilikleri belli olmadan istedikleri soru sordular hatta eşlerine mesaj verecek olanlardı buradan mesajları verdiler ben de o mesajları bir güzel aldım sahiplerine gönderdim böyle mektup gibi güzel oldu bunlar da devam edecek inşallah hayır oldu inşallah son olarak son olarak yine çocuklarının ihtiyaçları
ikinci planı atan bir baba için ne tavsiye edersiniz önceden çalışıyordum çok şey kendim hallettim fakat şu an şartlarım buna el vermiyor eşime de söz geçiremiyorum olan çocuklar oluyor zaten en büyük sıkıntı budur evliliklerde olan çocuklar olur hep bakın bütün bunu herkese söylüyorum bugüne kadar problem dinlediğim insanların büyük bir çoğunluğunda evlerinde problem olan evlerin çocukları bakın ya anne baba ayrılmış ya anne baba çok büyük bir şekilde evde geçimsizlik yaşıyorlar anne ve baba evlilik kurumunun bilincinde değil
anne ve baba evlilik kurumunun farkında değil anne ve baba evlilik kurumunun ehemmiyetini bilmiyor bu anne babanın yetiştirmiş olduğu çocuklar da eğer ki bir dergaha girmezlerse bir mürşide bağlanmazlarsa böyle problemli bir şekilde büyüyorlar ve bunlar problemli bir şekilde bir daha evleniyorlar ve bunlar kendilerini düzeltmezlerse bunların da çocukları problemli oluyor bunlar da problemli bir şekilde bir daha evleniyorlar önceden insanlar insanların sülalelerini araştırıyorlardı işte kim kimin kızı kim kimin oğlu
değil yanlış bu lazım ama şu anda bu değil hani diyor ya nikah dört şey için yapılır işte güzelliği için işte malı için işte nesebi için işte dini için siz dindar olanı seçiniz diyor bakın bu dört şeyden siz dindar olanı seçiniz dindar olanı seçinizden kasıt o kimsenin makul ehli sünnet dairede yaşaması kuran ve sünneti iyi analiz etmesi ailenin kurallarının kuran ve sünnet dairesinde olması ve ailenin gerçekten o aile kavramını yaşaması önemli bakın aile kavramını yaşaması önemli yani o aile kavramı yaşanmamış ailelerin
çocukları ne yazık ki sıkıntılı bir nesil büyütüyorlar o yüzden çocukların iyi aşesi babaya ait bir baba bir erkek eğer ki evlendiğinde eşine bakamayacaksa evlendiğinde çocuklarına bakamayacaksa evlenmesin canım kardeşim kimsenin başını yakmasın veyahut da ne kadar bakabilecekse bunu açık açık söylesin desin ki ben evlenirim ama ben çocuk istemiyorum çocuk bakacak benim maddi ve manevi durumum yok neden çok sinirliyim ben işte şöyleyim veya ben böyleyim ben şuyum deyip açıkça söylesin kadınlar da erkekler de ne yazık ki
sıkıntılı bir nesil büyüyor o yüzden bütün babalara söylüyorum bütün babalara eşlerinizle ve çocuklarınıza bakmakla mükellefsiniz makul dairede bundan kaçaraktan veya bundan yan yatarak çamura bataraktan kurtulmaya çalışmayın olmaz şu anda korona günleri işler sıkıntılı işler kapalı esnaflar için söylüyorum bunu bilhassa küçük esnaflar için söylüyorum yani böyle işte malı parası pulu olan esnaflara söylemiyorum bunu yani böyle günü gününe yetiştiren esnaflar elinin emeğini yiyen esnaflar bunların eşlerine söylüyorum
bunların çocuklarına söylüyorum babalarınızı eşlerinizi bu ara sıkıştırmayın fazla onlardan böyle çok fazla onların önüne ihtiyaç koymayın neden gerçekten çok sıkıntılı ve zor dönemlerden geçiyorlar yani elektrik parasını ödemekte doğal gaz parasını ödemekte evlerini geçindirmekte zorlanıyorlar yanında çalışanların maaşlarını mı düşünsün tahsil edemedikleri paraları mı düşünsünler eve geldiklerinde yorgun bıkkın bitmiş vaziyette bir de eşlerinin ve çocuklarının istekleri karşısında ezilmeyi mi düşünsünler yani bu çok
gerçekten acı bir şey o yüzden bu korona günlerinde işlerin düştüğü günlerde eşlere ve çocuklara önemli bir vazife düşüyor önemli bir iş düşüyor kadınlar eş olduğunuzu gösterin eşlerinizin arkasında durun çocuklar evin çocuğu olduğunuzu gösterin babalarınızı bu arada fazla sıkıştırmayın para harcatmak için o yüzden bulduğunuzda olduğunuzda yetinin eşlerinizi ve babaları evde utandırmayın onları ezmeyin gerçekten durumları zor dükkanlar kapalı alışverişler olmuyor yok devlet biner lira yatıracak yok ikişer bin lira
yatıracak bunları da böyle televizyonlarda söylüyorlar işin bir de bu tarafı var ne paranın benim etrafımdaki kimse böyle bir para yatmadı böyle bir para da alan olmadı buradaki birkaç kardeş de zaten yüzünü ekşiterekten hayır olmadı diyor yani normalde bir de düşünebiliyor musunuz bunlar evlerine gidiyorlar yanında çalışan insanlar var iki kişi üç kişi beş kişi kolay değil o yüzden bu ara kadınlar da kocalarını sıkıştırmasınlar çocuklar da babalarını sıkıştırmasınlar ama babalar da babalık vazifelerini can hıraş yapmaya
gayret etsinler bugünler böyle geçirelim inşallah efendim yirmi dört yaşında oğlum tembel ve kendine güveni yok ona nasıl yardımcı olabilirim bir de onun için dua eder misiniz yani yirmi dört yaşına gelinceye kadar o çocuğu bizim eğitmemiz lazım da yani yirmi dört yaşına gelinceye kadar o çocuğu gönderip bir yerde çıraklık yaptırabilirdik bir yerde çalıştırabilirdik yaz dönemlerinde birisine rica edebilirdik burada dükkanda dursun burada çıraklık yapsın burada eğitilsin burada ağzı biraz kırılsın eli kırılsın esnaflık yapsın
bir yerde çalışsın diye o yüzden yirmi dört yaşındaki oğlan şu ana kadar bir iş sahibi olmalı kıymetli kardeşler kıymetli dostlar çocuklarınızı el bebek gül bebek büyütmeyin hadi şimdi korona günleri var çocukların hepsi de evde ama yaz tatillerinde çocuklarınızı Kur'an kursuna gönderin çocuklarınızı esnafın yanında gönderin orada çalışsın dili kırılsın yani insanları nasıl muamelede bulunacak nasıl davranacak bu esnaf olacak ondan sonra tepeden davranmamayı öğrensin insanları kırmamayı öğrensin esnaf yetişsin erkek çocuklar
ev bakacaklar kadın bakacaklar o yüzden onlar ama esnaflıktan ama ziraattan ama ticaretten ama memuriyetten bir meslek sahibi edindirmemiz lazım Fatır suresi 5. ayette geçen şeytan sizi Allah'ın rahmetiyle kandırmasın ayetinden ne anlamalıyız şeytan sizi Allah'ın rahmeti var deyip günaha devam edenlerden göz göre göre Allah'ın gözünün içine baka baka günah işleyenlerden olmayın yani şeytan Allah'a rahmet edecek nasıl olsa deyip de fitursuz bir şekilde günah işlemek fitursuz bir şekilde hataların içerisine gömülmek
fitursuz fitursuz bir şekilde eşkari göz göre göre o günah keballeri dalanlardan olmayın başka bir ayeti kerimde Allah azap edicidir diyor Allah'ın azap ediciliğini de unutmamak lazım hayırlı akşamlar farz namazlarını kılmadan önce iki günlük kaza kılmaya niyet edip sonra ilk sünnetinde kaza niyet etsek sonra farz kılıp son sünnete de kaza niyet etsek olur mu?
olur böylece dört günlük kaza kılmış olur muyuz? kardeş benim bu kadar matematiğim yok hakkını helal et ben matematiği de çok iyi bilmem o yüzden yok şu kadar şunu kılsak bu kadar bunu kılsak hiç matematik yapmam niyet ettim yarabbi en son kılamadığım öğle namazın farzının kazasına der kazayı öyle kıralım benim öyle tadili erkandan bu noktada tert daha doğrusu tertipten kaza namazları için tertip lazımdır tertip filan bildiğim yok niyet ettim en son kılamadığım kaza namazına öğle ikindi akşam yatsı neyse öyle kılar geçerim
olur ne olmasın sen namazı kıl yeter ki ikindi namazını kılmadan önce sünnetinde kaza niyet edip üç günlük kaza kılıp ardından farzı kılıp tespit çekiyorum doğru mu yapıyorum Allah mübarek eylesin daha önce kaza namazlarımı son kazaya kalan ikindinin farzını kılmaya diye niyet ediyordum onlar kabul oluyor mu ya sen hangi namazı kılmışın da Allah kabul etmedi diyelim borçları ödemek için kolay yollar alıyorum Allah yolunu kolaylaştırsın inşallah selamun aleyküm efendim eşimin kardeşinden 8 bin TL borç istedim altın olarak
verebileceğini söyledi bankadaki altın hesabından bozdurup 8 bin TL'yi bana banka üzerinden gönderdi ben de parayı bankadan çektiğim gün kaç gram altın yaptığını hesaplayıp borçlandım geri öderken TL mi yoksa altın mı ödemem gerekiyor TL ödedi desem kıyamet kopar sen altın olarak öde ona çünkü yaptığınız doğru yaptığınız doğru değil ama sen ona altın olarak öde fazlalığını da hediye olarak gör helalı hoş olsun selamun aleyküm efendim sürekli evladını eleştiren veya birbirlerini eleştiren anne babaya karşı evladı sıkıldığında
of diyor of bile dememek o kadar zor ki ayet-i kerimede bahsedilen anne babaya asi olmanın ölçüsü nedir sen of bile deme seni eleştirseler de of deme birbirlerini eleştirseler de of deme eleştirmek çok özür dilerim annen baban ama cahiliye ahlakıdır eleştiri dili doğru bir dil değildir ama bizim toplumumuzun içine öyle bir eleştiri dili koydular ki insanlar her şeyi eleştiriyorlar o yemekteyiz programları çok zarar verdi o moda mı filan fişman çok zarar verdi yani bir de eleştirirken de şöyle diyoruz biz onun iyiliği için
söylüyorum canım kardeşim iyi eleştirme nasihat et ne yapman iyi eleştiriyorsun bu eleştiri dili kötü bir dil aileleri aileleri birbirine düşüren birbirine düşman eden bir dil ve eleştiri dili kibirliliktir aslında her eleştirende kibirlilik vardır bakın her eleştirende kibirlilik vardır eleştirme canım kardeşim sen doğruyu nasihat et sen doğruyu anlat ne ama eleştiriyorsun sana eleştirme Rabbin sana eleştirme vazifesi mi verdi de sen ikide bir de eleştiriyorsun insanları doğru değil sahurda ezan başladığı an ağzımdaki
nohut büyüklüğünden fazla olan parçalanmış lokmayı yuttum orucunun akıbeti nedir bir şey gerekmez selamun aleyküm itikafta yeme içme şeklini soracaktım neler yenil neler yenmez kısaca bahsederseniz çok yemeyin yeter çok yemeyin az yiyin açlığınızı hissedin çok yemeyin yeter efendim son günlerde gündem olan UFO gerçeği nedir cinlerin bir oyunu mu bir diğer sorun da kanser ve benzer hastalıklardan ölen müslümanlar şehit midir sorgusuz cennete mi gidecekler hayırlı akşamlar yani UFO'ların cinlilerle alakası yok boş muhabbet
kanser ve ne hastalığı olursa olsun bir kimse hastalıktan öldüyse ve o kimse namazında abdestinde orucunda bir kimse ise hükmen şehit inşallah selamun aleyküm soru bir and olsun biz önceden Adem'e o ağaçtan yememesini tavsiye etmiş ve söz almıştık bizim tavsiyemizi ve sözünü unuttu biz onda bir azim ve sebat bulmadık bu durumda insan verdiği bir sözü unutarak bozsa bu unutmadan sorumlu olur mu unuttuklarınızdan uykuda olan halilerinizden ve delilikten sorumlu değilsiniz hadisi şerif o yüzden bu Adem aleyhisselam Cenab-ı Hakk'ın
emrini unuttu unuttuğu için de Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri onun unutmasından sorumlu olmadığını son peygamber olarak tabiri caizse onu temizledi o yüzden unuttuklarımızdan sorumlu değiliz Adem aleyhisselam unutarak sözünü tutmamasının cezası dünyaya gönderilmekse dünyada Allah'ın vekiline verdiği biatı yerine getirmeyenin cezası ne olabilir Adem aleyhisselam unuttu onun unutmasında hikmet vardı unutmasında hikmet görürüz biz ve hatta ben perdenin arkasında unutturuldu derim hatta Hz. Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de başka bir hadis-i şerifte siz unuttum demeyin bu unutturuldu deyin der o yüzden unutturulanlardan sorumlu değiliz unuttuğumuzdan ve unutturulanlardan da sorumlu değiliz normalde bir kimse üstadına vermiş olduğu sözü de unuttuysa bununla söylenecek bir söz yok iki Rabbin Ademoğullarından onların bellerinden zürriyetlerini almış onları kendilerine şahit kılarak ben sizin Rabbiniz değil miyim demişti evet buna şahit izlediler kıyamet günü biz bundan habersizdik diyemeyesiniz Araf
Suresi ayet 172 bu ayeti kerime anlayamadım açıklar mısınız Cenab-ı Hakk bütün ruhları yarattı ve bütün ruhları yarattıktan sonra yani bütün zürriyetler olarak yarattı herkesi birbirinin zürriyeti olarak yarattı ve onlara ben sizin Rabbiniz değil miyim dedi onlar da evet bizim Rabbimizsiniz dedi bunu Cenab-ı Hak kıyamet gününde şahitlendirecek yani o ruhlar aleminde ruhların vermiş olduğu sözü mahşerde kıyamette insanlar görecek ve şahitlenmiş olacak bu biat edenlerin etmeyenlerden bir üstünlüğü var mıdır muhakkak
biat edenle biat etmeyen bir olur mu hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu hiç iyilerle kötüler bir olur mu hiç aşık olanlarla aşık olmayanlar bir olur mu bir olmaz bu eşyanın tabiatına aykırı biat edenlerin ortak psikolojik özelliği nedir ortak psikolojik özelliği bunun gönüllerinin sakin serin temiz berrak ve gönüllerinin tek noktada birleşmesiyle alakalı benim bildiğim benim kalbime gelen bu efendim selamun aleyküm Allah gecenizi hayır eylesin tam ilmal seadet-i ebediye yazarı Hüseyin Hilmi Işık yazılan bu kitabı
okumamızı tavsiye eder misiniz Abdullah Kalaycık benim okuduğum incelediğim bir kitap değil ben hanefi fıkıh olarak kuduriyi tercih ediyorum hanefi fıkıh olarak el hidayeyi tercih ediyorum hanefi fıkıh olarak daha geniş olacaksa işte el ihtiyar var dürer gürer var bandı işte İbni Abidim var Fetevay-i Hindiye var Serahsi var komple mevsutu bir kardeşlere de ben tavsiye ederken zaten işte ilmi hal bilgisi alacaksa Ahmet Fikri Yavuz olabilir işte onun hocası vardı ismi aklıma aklıma gelmedi Cumhuriyet'in ilk dönem alimlerinden
onun kitabı olabilir veya tek cilti kuduri var o olabilir tavsiye ettim bunlar benim selamun aleyküm efendim itikaftaki kişi ilk üç gün Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem görmezse dördüncü gün ve sonraki günlerde sırayla hangi zikirleri çekmesi gerekiyor dördüncü gün yüz bin lafzı ecelal beşinci gün yetmiş bin tevhid olarak devam edecek bir gün lafzı ecelal bir gün tevhid bir gün lafzı ecelal bir gün yetmiş bin tevhid olarak dersine devam edecek inşallah selamun aleyküm sorum saz gitar gibi telli çalgıların
çalınması dinlenmesi haram mıdır bunların kullanıldığı yer önemlidir biçak diyelim biçak normalde kullanıldığı yer önemli kurban kesiyorsun ibadet ediyor ekmek kesiyorsun sebze meyve kesiyorsun sana hizmet ediyor o yüzden saz olsun gitar olsun telli olsun telsiz olsun bunların da kullanıldıkları yer önemli benim bu kendimce sufice bakış yani bunlara haramdır diyenler olmuş mekruhtır diyenler olmuş caizdir diyenler olmuş bir böyle bu konuda mezhepler arasında ve aynı mezhebin içerisinde değişik iştahatlar var kullanıldığı yer
önemli canım kardeşim kullanıldığı yer yani onun icra edildiği yer mevki makam önemli nerede icra edildi neye hizmet etti o bu önemli hizmet ettiği yer önemli nereye hizmet etti kime hizmet etti neye hizmet etti bu önemli yoksa araba da var ha arabayı da nereye hizmet etti nereye kullandı ev var nereye hizmet etti nereye kullandı evin içerisinde haram işlendiyse o ev ne oldu haram işleniyor haram işlenen bir ev ev mi oldu cennet bahçesi mi oldu hayır orası cehennem çukuru oldu bir araba harama iş çalışıyorsa o araba harama giden
cehennem çukuru oldu cehennem vasıtası oldu ama bir araba helala gidiyorsa zikre gidiyorsa sohbete gidiyorsa fakir fukaraya çekiyorsa hastalara yardıma gidiyorsa eşine dostuna annene babana hizmet ediyorsa araba oldu cennet aracı şoförü de cennet şoförü oldu o yüzden bir eşyanın nerede kullanıldığı önemli bilgisayar değil mi bilgisayarı nerede kullandığının önemli bilgisayarı sen kur'an sünnet dairesinde mi kullandın yoksa heva hevesinde mi kullandın ne o cep telefonu biz şimdi cep telefonlarını alırken benim çok hoşuma gitti
bir arkadaşımız bir kardeşimiz kur'an-ı kerim dinliyordu oradan kur'an-ı kerim'in normalde işte yüklemiş oraya ilmi meali meali oradan okuyordu çok hoşuma gitti benim ya dedim ne kadar güzel bir şey müslüman için harika bir şey kur'an cebinde ilmi aller cebinde fıkıh kitapları cebinde e şimdi benim telefonum öyle bütün ilmi aller fıkıhlar hadis kitapları benim cebimde dolaşıyor ve herkes işte benim internette dolaştığımı zanneder ben oradan hiç okumaktan vazgeçmem fıkıh okurum hadis okurum okuyabildiğim kadar bir şeye bakarım
ondan sonra neden cep telefonunda onlar benim yüklü ama şimdi sen cep telefonunda heva hevese baktıysan youtuberlara baktıysan kaydırı kupak işlerle uğraştıysan cep telefonu elinde cehennemden bir ateş parçası sen cehennemden bir taş cehennemden bir ateş elinde tutuyorsun evet ama yok sen cep telefonundan Kur'an'ı sünneti işine gücüne bakıyorsan senin için cennetten bir eşya senin elinde sufice bakın meselelere bilgisayarını eğer Kur'an sünnet tarihsini işinle alakalı kullanıyorsan bilgisayar cennete götürecek bir araç oldu
sende yok bilgisayarda ben oyun oynayacağım yok ben bilgisayarda internette sörf yapacağım gaydırı kupak haram helal dinlemeden her şeyi dinleyeceğim bakacağım edeceğim diyorsan bilgisayar oldu cehenneme götüren bir vasıta o yüzden gitarmış sazmış bunlar işte çalgı aletleriymiş neye hizmet ettiğine bakalım heva hevese mi hizmet etti şeytana mı hizmet etti deccaliyete mi hizmet etti eşcinselliğe mi hizmet etti eşcinsel söylemlere mi hizmet etti kura sünnete mi hizmet etti ona bakalım biz o yüzden bütün eşyaya öyle bakın
evinize arabanıza elinizdeki cep telefonunuza şimdi cep telefonlar en ucuzu iki üç bin lira iki üç bin lira verdin aldın veya çocuğumuzu aldık veya işte eşimizi aldık etrafımızı aldık onunla niyet ne cennetlik amel işlesinler niyet bu ama o çocuklar o eşler onunla cennetlik amel işlemiyorlarsa heva heveslerine hizmet ettiriyorlarsa cehennemlik amel işlediler ve anne baba niyeti bu anne baba bu niyetini de çocuklarına söyledi ama çocuklar bunu bu noktada kullanmadı veyahut da eşler bunu bu dairede kullanmadı sorumlular
Allah Allah bizi affetsin inşallah Allah için nasıl gözyaşı dökülür Allah'tan nasıl korkulur canım kardeşim gözyaşı duyguyla alakalı gözyaşı normal hakikatle alakalı yani Allah için gözyaşı dökmek tarif edilecek bir şey değil ki günahına tövbe ederken mahzunlaşmaz mısın mahzun olmaz mısın Allah'ı zikrederken mahzun olmaz mısın onu anıyorsun ne büyük bir şey yapıyorsun yani insan bu noktada mahzunlaşır selamun aleyküm kestelden selamlar sizi çok özledik ve aleyküm selam dün akşam rüyamda sizi gördüm elhamdülillah az da olsa
özlemim gitti Allah yiyesin Allah mübarek eylesin selamun aleyküm soru bir hakikati nasıl buluruz hakikat Kur'an ve sünnettir bir kimse Kur'an ve sünnet yoluna girdi Kur'an ve sünnet dairesinde yaşadı Kur'an ve sünnet dairesinde düşündü Kur'an ve sünnet dairesini o dairede kalmayı hedeflediyse o hakikat yolundadır onun yolu hakikattir o kimse hani balık deryada balık deryanın içerisinde derya ararmış gibi o hale gelir Allah muhafaza eylesin Leyla'dan geçmeyen Mevla'ya varılır mı benim yolum değil ben Leyla'yı da severim
Mevla'yı da severim Leyla'sız da durmam Mevla'sız da durmam insanlara yanlış öğreti veriyorlar Leyla'dan geçmeden Mevla'yı bulmazmışsın Leyla'dan da geçmeyiz Mevla'dan da geçmeyiz biz Hazreti Muhammed Mustafa'nın ümmetiyiz o yüzden ne Leyla'mızı bırakırız ne de Mevla'mızı bırakırız sordu Hazreti Ayşe annemiz beni nasıl seversin dedi kördüğüm gibi dedi geçti mi Leyla'dan bıraktı mı Leyla'yı hayır arada soruyordu kördüğüm ne alemde ilk günkü gibi diyordu Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem biz o peygamberin
ümmetiyiz biz bir sefer gel demesiyle Havva'nın peşine takılan Adem'in çocuklarıyız siz kimin çocuğusunuz bilemem ama ben Adem'in çocuğuyum o yüzden Havva nasıl ona gel dedi işvelendi o da gittiyse peşinden Hazreti Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem nasıl Hazreti Ayşe annemize kördüğüm gibi seni seviyorum diyorsa biz ne Leyla'mızı bırakırız ne de Mevla'mızı bırakırız canım kardeşim biz Leyla'da da Mevla'yı buluruz Mevla'da da Leyla'yı buluruz o yüzden sol tarafımıza Leyla'mızı sağ tarafımızda Mevla'mızı alır
yürürüz siz nasıl yaparsınız bilemeyiz o yüzden ne Leyla'sız dururuz ne de Mevla'sız dururuz Aşk Aşk keramet kerametin üstünde mucizedir o mucizeye ulaşabilmek ancak peygamber ahlakıyla peygamber yoluyla olabilir aşk öyle keramet noktasında görülecek bir şey değildir aşk hatta mucizenin üstünde bir mucizedir çünkü aşk eşittir odur o olunca aşkı mucize gibi görmek dahi onu küçültmektir o yüzden aşkı mucize gibi görmeyiz biz aşkı o olarak görürüz o yüzden bizim aşkımız bitmez o yüzden aşkımızın sonu yoktur o yüzden aşkımız
sonsuzdur o yüzden aşkımızın kenarı yoktur o yüzden aşkımızın tabanı yoktur o yüzden aşkımızın tavanı yoktur o yüzden aşkımızın adı da yoktur kimliği de yoktur kişiliği de yoktur aşkımızın hiçbirşeysi yoktur emaresi dahi yoktur ancak bakanlar onda bir emare görebilirler. Bizce aşkın emaresi bile yoktur. Çünkü aşk her yanımızı sarmıştır. Her tarafımızı sarmıştır. Ne tarafımıza dönersek dönelim, her yanımızda aşk vardır. Her yanımız içimiz aşk, dişimiz aşk, sağımız aşk, solumuz aşk.
Aşkın içerisinde aşkız. Aşkın nesini tarif edelim. O yüzden aşk şudur deme noktasında değiliz. Aşk eşittir, aşktır. Aşk başka hiçbir şey değildir bizce. Elif'in sırrı nedir? Aha soru bu. Elif'in sırrı nedir? Otur sabahtan akşama kadar bunu konuş. İnsanlar Allah'ı tanımaktan, Allah'ı bilmekten, Allah'ı sevmekten, Allah'ı zikretmekten uzak olanlar Elif'in sırrını arama gibi bir ahmaklığa düşmüşlerdir. Yürü kardeşim Elif'in sahibi Allah. Sen Allah'ı tanı, sen Allah'ı bil, sen Allah'ı zikret, sen Allah'ı sev, sen Allah'a açık ol. Onun
yarattığı her şey, her şey. Onun yaratması. Sen ona doğru koş. Tasavvuf yoluna neden edep yolu denmiştir? Edepsizlerin edepsizliklerine baktığından dolayı edep yolu demiştir. Tasavvuf yolu edepsize, edepsizin birisi sorarsa ona edepsiz, edep yolu dersin. Tasavvuf yolu aşksız sorarsa ona dersin ki aşk yolu. Tasavvuf yolu namaz kılmayan sorarsan dersin ki namaz yolu. Tasavvuf yolunu zikir yapmayan kimseye sorarsan dersin ki zikir yolu. O yüzden eski kitaplarda yazılan cevaplarla bugüne bakılmaz, bu mümkün değil. Birisi gelse tasavvuf
nedir diye sorsa sen eskilerin kelamlarını söylersin ki bu papağanlıktan başka bir şey değildir. Ben de zaman zaman işte orada burada konuşurken tasavvuf yolu edep yoludur. Tasavvuf yolu işte ahlak yoludur. Tasavvuf yolu aşk yoludur. Aşk. Tasavvuf yolu Allah'a aşık olma yoludur. Tasavvuf yolu Allah'a aşktır. Başka hiçbir şey değildir. Geri kalan lafı gaf'tır. Eskilerin bir başkalarının söylediklerine cevap vermiş. Ahlaksızın birisi gelmiş tasavvuf nedir demiş ahlaktır demiş. Edepsizin birisi gelmiş tasavvuf nedir demiş edep yolu demiş. Namazsızın birisi gelse tasavvuf nedir diye sorsan önce namaz kıl kardeşim sen. Namaz yolu dersin ona. Ama tasavvuf hakikatte aşk yoludur. Allah'a koşmaktır. Allah'a koşmak. Öyle olun. Tasavvuf yolu Müslümanın hedef ve haya hususunda kendini geliştirmesine nasıl bir katkı sağlar. Tasavvuf dediğiniz şey okuyorlar ya okudukları şey yaşamayınca hiçbir katkı sağlamaz. Yani oku.
Yalan söylemek haram mı? Haram. Ne amal söyledin? Okudun bildik. Ne amal söyledin? Gıybet etmek haram mı? Haram. Neden söyledin kardeşim? Neden gıybet ettin? Biliyorsun. Bildiğini neden yaşamadın? Öğrendi. Kitap yüklü eşek herkes. Öğrenip de yapmayanlar. Yahudiler için söylenmiş ayet-i kerim ama biz de dersimizi alalım. Bildiğimizi yaşayalım. Tasavvuf odur. Bildiğini yaşamadıktan sonra bil bildiğin kadar. Bir kardeş bir şey göndermiş. İçinizden okuyun demiş de ben de içimden okumaya gayret ediyorum. Helal olsun.
Selamun gavlemin Rabbin rahime devam et. Sayısız olarak inşallah. Hayırlı akşamlar. Ben eşimden ayrıldım. İki küçük çocuğum var. Babaları masraflarını karşılamıyor. Fitrelerini ben verebilir miyim? Verebilirsin. Aslında babalarının üzerine o. Ama eğer babaları karşılamıyorsa siz verebilirsiniz. Yani bu eşlerinden ayrılan erkekler çocuklarınızın bakımı size ait. Hatta çocuklarınız eşlerinizin yanındaysa eşlerinize de ayrıyeten çocuk bakımı için ayrıyeten para vermeniz lazım. Yarın mahşerde bunun hesabını veremeyeceksiniz. Eşlerinden ayrılan erkeklere sesleniyorum. Eşinden ayrıldım mı? Evet. Çocukların mı var? Evet. O çocuklarının iaşesi, bakımı, eğitimi, sanat öğrenmesi, ticaret öğrenmesi, evlenmesi erkeklere ait.
Ve o çocuklar eğer annelerinin yanındaysa annelerinin de barınması, iaşesi o erkeklere ait. Bunun hesabını veremezler mahşerde. Selamun aleyküm. Ben İzmit'ten Muhammed Bayraktar'ın kızı Elif Naz Bayraktar. 13 yaşındayım. Kardeşim 8 yaşında. Sizden ders almak istiyoruz. Allah razı olsun. 13 yaşında sen 12-12 çekeceksin virtleri. Kardeşin de 7-7 çekecek inşallah. Selamun aleyküm. 3'ten 9'a boş ol cümlesinin anlamı nedir? 3 sefer 3 talak boşadı. 3'ten 9'a boş ol dediğinde. Eğer o manada söylediyse. Bu cümle ile boşanılmış mı olunur?
Evet. Bildiğim kadarıyla. Talak hakkında bilgi verir misiniz? Lütfen. Ayrıca 3 talakla boşanan kadın tekrar eski eşine nasıl dönebilir? Hanefi'ye göre. Bu konuda bilgi verir misiniz? Dönmenin şartları nelerdir? Hocam ayrıca boş olan içki şişelerini temizleyip kullanmakta sakınca var mıdır? Allah razı olsun. Hakkınızı helal edin. Boş içki şişelerini kullanmakta bir beis yok. Sonuçta şişe hatta bayındırdan onlarla alakalı buna kekik suyu geliyor. Bir sıkıntı yok. üç talakla şimdi bunlar dini bilen bilmeyen ne kadar biliyor ne kadar bilmiyor bunlar önemli. O yüzden bu tip meseleleri konuşurken tarafların din bilgisi çok önemli. Biz İslam hukukunun yaşandığı İslami bir çerçevede duran bir ülke değiliz halk değiliz.
o yüzden bunları böyle kitabi olarak söylemek insanlara faydalı olmaz. İnsanlar onlarla amel ederler. Bu sefer doğru yapıyoruz derken yanlış yaparız. Bu tip meselelere bakarken tarafları benim bir araya getirip onları konuşturmam onlarla konuşmam lazım. Öyle hükmetmemiz lazım. Hakkınızı helal edin. Üstadım selamünaleyküm gecemiz gönlünüzce olsun. Ben oruçluyum. Göztepe'li arkadaşlar davet ettiler icabet ettim. oruç tutmayan nar vardı. Keşke gelmeseydin biz çay içeceğiz sen bakacaksın dedi. Biri bende sıkıntı yok afiyet olsun nefsine hakim olamayan tutmasın ve ben niyet ederken tutmayan nelerde sevabım olursa nasip etsin Allah'ım derim. Hep bu dileğin bir faydası olur mu?
Bilginizden faydalanmak istedim. Mübarek olsun. Derya Allah mübarek eylesin. Göztepe'lilere de selam söyle. Selamünaleyküm ikindi ve yatsı namazlarının sall-i barek ve üçüncü rekatında subhaneke duası okumamızın sünnet-i senedeki yeri nedir? Sünnet Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve selam hazretleri yatsı namazının ilk sünnetiyle ikindinin sünnetini öyle kılmış çünkü. Selamünaleyküm efendim. Babaya itaat Allah'a itaattır. Manevi babamız da aynı kategoride midir? Evet. İkinci sorum Sufilik yolunda üstadımızı dinlememezlik yapıyoruz. Yani itaatsizlik yapıyorum. Nefsime uyuyorum. Üstadımızdan olamayız. Eğer helallık almamız gerekiyorsa Allah rızası hakkınızı helal edin. Helal olsun. Selamünaleyküm her mürşidi kamilin altında yetmiş yetişmiş bir mürşidi kamil var mıdır?
Mürşidi kamiller her pir seviyesindeyse onların altlarında yetiştirdikleri mürşitler vardır. Efendim ben seher vakti balkonda tespit çekiyorum. Bir gün gökyüzü bir anda beyaz bir kuş geldi. Bir ada ürperdim maya kalktım içeri gireyim dedim. Sonra bir rahatlama geldi. Ben böyle bir an yaşadım. Allah iyi etsin inşallah. Geceniz mübarek olsun. Yarım kalmış yetmiş bin tevhidim var. Devamını itikafta niyet ederek tamamlayabilir miyim? Evet. Hayırlı akşamlar hocam. Kızımın eşinle problemleri var. Üç tane evladı var. Sizden duanızı bekliyorum. Ben anne olarak çok dua ediyorum. Sizin de duanızı istiyorum. istiyorum. Allah muhininiz olsun. Allah yardımcınız olsun.
Gerçekten böyle eşiyle problem olan kız çocuklarının anne babaları bu konuda çok üzüntü çekiyorlar. Kolay değil. Allah muhinler olsun. Selamun Aleyküm. Ben Arda Akgül 13 yaşındayım. Ders almak istiyorum. Geceniz mübarek olsun. 12-12 çek inşallah. Selamun Aleyküm. Hayırlı Ramazanlar Üstadım. Başımızda bir sıkıntımız var. Yardımcı olursanız çok memnun olurum. Üstadım benim ablamın eşi evi terk edeli. Bir buçuk ay oldu. Hiçbir şekilde kendisine ulaşamıyoruz. İki tane evladı var. Hiçbir şekilde ne çocuklara ne ablama ulaşıyor. Onlar arayınca bile telefonu açmıyor. Bize onun üç harflerin esiri olduğunu onlar ne isterse o şekilde davrandığını söylediler.
Eşini ve çocuklarını düşman olarak gördüğünü söylediler. Ne yapmamız gerekiyor? Sizin tavsiyeniz nedir? Allah yardımcınız olsun. Bu konuda bilgim dahilinde olan bir şey değil. Bu cinni taifesiyle alakalı meselelerde çok bilgili değilim. Bu konularda da çok böyle uğraşabilecek zamanım da yok. Hakkınızı el azedin inşallah. Selamun Aleyküm efendim. dersli bir derviş adayı ahdine nasıl ihanet eder? Namaz kılmaması, dersi çekmemesi gibi şeyler de ahdine uymamak mıdır? Allah razı olsun. Normalde bir kimse tabii ders akdinde aslında farzları yerine getireceğine dair böyle bir akit var. Akde uymamış olur. O yüzden bir kimse ders aldıysa bu akitleri yerine getirmiş olması gerektiği bilinir.
Selamun Aleyküm. Ben ders aldığımdan beri zigzaglar çiziyorum. Günah ve haramla bulaşıyorum. Günaha günah ve harama bulaşabiliyorum. Bu ahdimi bozar mı? Ayrıca duygu noktasında da ciddi zigzaglarım var. Yani benim temel olarak söylediğim şey vardır ya. Bir İslam dinini yaşamak kolay değildir. İki sufiliği yaşamak hiç kolay değildir. O yüzden bunlar olacak. Bunları böyle bir ahit bozma olarak görmem. Gerçekten yani dini yaşamak kolay bir şey değildir. Böyle insanlar kolaymış gibi gösteriyor. Kıymetli dostlar bir dine iman edip ona intisap edip onu yaşamak çok zor. Dinin içerisinde bir sufiliği yaşamak ondan da zor.
Kolay şeyler değil. Bu zigzaglar olacak. Allah yardımcınız olsun inşallah. Selamun Aleyküm Üstadım Efendim bir müridin üstadı efendisine istediği halde olumsuz şartlardan gidememesi. Mürid için efendisinin nazarında değerini düşürür mü? Gözden ırak olan gönülden de ırak olur mu? Ellerinizden saygıyla öpüyorum. Bu benim için kanayan bir yara. Hakkınızı helal edin lütfen. Gazemez'den Serkan Çolak Hani Hazreti Mevlana'nın bir sözü var ya kimisi diyor uzakta ama canımızda kimisi de diyor yanımızda ama uzakta hani öyle diyor kimisi Yemen'de ama canımızda kimisi diyor yanımızda ama Yemen'de önemli olan gönül birlikteliği gönüllerin bir olması eğer müsait olursa mümkün olursa bir müridin üstadını ziyaret etmesi onunla yüz yüze görüşmesi onunla aynı zikrullah alakasına katılması onunla sohbete katılması önemli bir feyiz kaynağı
önemli bir artı ama bunu insan güçlerin yettiğince yapabilecek inşallah bizde gücümüzün yettiğince yapabiliriz inşallah cümlemizi selamun aleyküm gelin baba evinden çıkarken erkek kardeşi beline kuşak bağlaması caiz mi? bu bir Anadolu Türk geleneği o yüzden bu Taadolu'su Orta Asya'dan beri gelen bir gelenek gelin işte evden çıkarken ama babası ama işte yoksa amcası o da yoksa işte abisi büyük evin büyüğü olarak bunlar böyle bir Anadolu geleneği yapıyorlar bir sıkıntı yok caiz problem yok selamun aleyküm üstadım çok haramlar
işledim bu yüzden sizden elalık almak istiyorum bir de ilahiyat okuyorum bildiğiniz üzere ve sınavlarımız ödev şeklinde ve çok zor geliyor biz öğrenciler ve sizden dua istiyoruz göceniz nur olsun efendim arkadaşımın sorusu kayınvalide elti tarafından iftiraya uğrayınca nasıl bir tavır takınmalıyım selamun aleyküm ya normalde bunlar ailelerin içerisinde var iftiradenin iftirası başına kalır herkes hayatına devam edecek ailenin içinde bu tip şeyler oluyor ne yazık ki oluyor o yüzden herkes yoluna devam edecek Allah yolunuzu açık etsin
Cenab-ı Hak hepimizi ve cümlemizi affetsin derslerinizde de inşallah başarılar ihsan eylesin selamun aleyküm şeyhi vefat ettikten sonra başka bir şeyhi intisap etmeyen kimsenin de ahdi bozulmuş olur mu yok şeyhiyle ahdi ahit yaptı şeyhi vefat etti bitti ahdi bozulma yok bundan selamun aleyküm ramazan girdiğinden bu yana yok bu eskiymiş size dersini veren kişiler sizden sonra icazet verdiğiniz şeyh olursa ondan ders alabilir mi olabilir bakın isim yazıyorsunuz isimlerinizi okumak zorunda kalacağım sonra anlaşıldı diyorsunuz
isim yazıyorsunuz ben de okuyorum size dersini veren kişiler sizden sonra icazet verdiğiniz şeyh olursa ondan ders alabilir mi gülizar diye yazmışsınız baktık ki sizden fayda yok Allah yardımcınız olsun Cenab-ı Hakk inşallah rüyanızda bir üstad göstersin bir şeyh göstersin ondan gidin ders alın efendim bozanlar bozulanlarla da biatlaşacağız dediniz nerede nasıl biatlaşılacak ve biattan sonra da virt verecek misiniz bu normalde virtini geri vermeyen kardeşlerle virtini aldıklarımız ve virtini geri verenler bu biatlaşmadan
müstesna yani bu biatlaşmanın içinde değil şu anda bizde beraber yol giden dersini almadığımız ve dersini vermediğimiz kardeşlerle yeniden biat tazeleyeceğiz yeniden bir akit tazeleyeceğiz bu yapacağımız bu gece yoksa dersini aldığımız veyahut da dersini veren kardeşlerle alakalı değil bunu tekrar söylemekte fayda görüyorum bir ya ben bu kardeşlere bana rüyamda bakın bunu böyle söylüyorum şeyhim dahi söylese kabul edeceğim diyorum bana rüyamda halimde gözü açık gözüm kapalı şeyhim dese ki evladım bu dersini aldığın
kimselerin derslerini ver veririm dese ki bu dersini iade eden kimselere yeniden dersini ver yemin ediyorum yine veririm bu kadar açık ve netim bakın bazı kardeşler bazı kardeşlerin derslerini almışlardı mesela bununla alakalı bunun normalde ikazı daha doğrusu irşadı oldu bunu düzelttik arkadaşlara dedik ki arkadaşlar bir daha kimse böyle bir şey yapmasın kimse kimsenin dersini almasın dersini alanlar tekrar aldıkları kimselerin derslerini geri versinler bakın yani yol bizim değil ki biz kendi nefsimizden bir şey yapalım
yol benim değil yol Mustafa Özbağ'ın yolu değil ki Mustafa Özbağ ahkam kessin ben kimim ki ben bu noktada bu dairede hiçbir şeyim yol Allah'ın yol Kur'an sünnet benim değil Allah affetsin Allah o rüyayı bana göstermekten aciz mi Allah bana o hali göstermekten aciz mi Allah peygamberiyle sallallahu aleyhi ve sellemle uyarmaktan aciz mi Allah diğer peygamberlerle uyarmaktan aciz mi Allah pir efendilerimizden veya sahabe efendilerimizle uyarmaktan aciz mi Allah benim vefat etmiş üstadım Abdullah Efendi'yle uyarmaktan
aciz mi daha da ileri söyleyeyim Allah beni manada yetiştiren yetiştiren pir efendilerden üzerinden uyarmaktan aciz mi Allah çorum Hacı Mustafa Efendi'den Hacı Alayder Efendi'den Hacı Ebebikir Baba'dan uyarmaktan aciz mi Cenab-ı Hak silsile-i meşahiten komple uyarmaktan aciz mi değil canım kardeşlerim tekrar söylüyorum dersini geri verenler veya dersini aldıklarım rüyamda görürsem hiç istisnasız bir dakika durmam veririm siz ders istiyorsunuz ama demek ki yeteri kadar bu konuda samimi değilsiniz demek ki yeteri kadar
bu konuda gayretli değilsiniz demek ki yeteri kadar bu konu sizin için çok ehemmiyetli değil demek ki yeteri kadar siz gözyaşı yerine kan akıtamadınız demek ki yeteri kadar siz bu konuda tövbe edip oruç tutup tasadduk edip Allah'a yalvarıp yakaramadınız demek ki siz bu dersi tekrar hak etme noktasında hak edecek hal ve hareketler yapmadınız bunu bütün herkes için söylüyorum sizin şahsınızda söylemiyorum ne kadar dersini bırakan ve ne kadar dersini aldığım kimse varsa hepsi için söylüyorum bakın hepsi için söylüyorum
yanın yakılın yardırın ve bu noktada eğer hala da ders alacağım diyorsanız Allah'a yalvarın yakarın Cenab-ı Hak bizi beni rüyamda veyahut da halimde gözü açık gözü kapalık uyarmaktan aciz mi canım kardeşlerim ben Allah'a affetsin 600-700 km derse gittiğim yerler var milletin dersini almak için mi gidiyorum 600 km git orada ders yap 600 km gel ondan sonra o kimse de desin ki ben dersi bıraktım ondan sonra 3 ay sonra desin ki efendim ben geri dönebilir miyim hata yaptım canım kardeşim sen bir kişiydin orada bunu buraya yazan için
söylemiyorum başka birisi için söylüyorum sen orada bir kişiydin benim ağzımdan çıktı sen bir kişi dahi olsan gelirim dedim ben sen bir kişiydin ben 670 km geldim oraya geldim için söylemiyorum ben senin için geldim ağzından çıktı sen bir kişi olsan da gelirim dedim Mustafa Özba sözünü tuttu geldi sen iki ay sonra rüyanda görmene rağmen tiansın ben dersi bırakıyorum dedin ondan sonra ben derse geri dönmek istiyorum Allah'a geri dönmek istiyorum yok öyle bir şey yok öyle bir şey daha da ısrar edersen engelleyeceğim
senin telefonunu evet bir daha benden ders istersen bu 670 km gittiğim kimse için söylüyorum senin telefonunu engelleyeceğim kimseye engellemiyorum ama engelleyeceğim isteme kardeşim ben rüyamda görsem sana ders veririm bütün herkes için geçerli bu kimseye kahretmiyorum kimseye kastım yok ben Allah için duruyorum burada kendimce ben Allah yolcusuyum kendimce ben ders almaya meraklı değilim ya neden meraklı olayım ama bir kimse de bu tasavvufun öğretisidir bir kimse yapma dediği zaman yapmayan otur oturduğun yere yapıyor
affediyorsun bir daha yapıyor affediyorsun bir daha yapıyor ya yapma e dersini alıyorsun alıyorsun hiçbir dersini aldığım kimse gelip de bana hakkını hukukunu iddia edemez ispatlayamaz da hiçbirisi de sebep çünkü haklı gerekçeleri dersini verenler haklıyım canım kardeşim haklılığımı ispat etmek için söylemiyorum ne gördünüz de bıraktınız ne gördünüz de şimdi istiyorsunuz ya bu konuları konuşmak istemiyorum zaten ya bırakın yazmayın artık engelleyeyim mi sizi de ya Allah bizi affetsin huuu bu bayram siz olmadan kardeşlerimiz olmadan
nasıl geçireceğiz boynunuz mu bükük mü kalacak cumartesi akşam sohbet yapacağız işte Arife günü bayram gecesi ne güzel sohbet edeceğiz beraber olacağız bayramlaşacağız Allah'ın izinden bunun da tadını çıkarın bayram sabahı telefonlar açacağız birbirlerimize bayram tebrikleri atacağız koronalı günlerde bayram böyle oluyor diyeceğiz pür neşe öyle olacağız inşallah ne yapayım ben şimdi bayram sabahı herkesi de tek tek evlerinizi ziyaret edemeyim zahir olarak selamun aleyküm oruçlu olduğunu unutarak bir şey yiyen kimse
gördüğümüzde uyarmamamız mı gerekiyor evet uyarmayın Allah ona lütfediyor ikram ediyor selamun aleyküm dersimize dahil olunca hale açılan bir arkadaş daha sonra dersini kendisi bıraktı gitti aradan yıllar geçti yıllara geçti ama hala peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz halinde gördüğünü söylüyor dersini ve üstadını terk eden birinin o yol sayesinde açılan hale devam etmesi mümkün mü açılmıştır ne diyeyim kardeşim devam ediyordur öyledir söylüyordur söyleyecek bir laf yok öyle derler zaten her şey devam ediyor
her şey kaldığımız yerde derler öyle söylerler doğrudur ne diyelim Allah mübarek eylesin selamun aleyküm ben İzmir elinin Bayındır ilçesinden Üzeyir Türkan hayırlı akşamlar ooo Üzeyir hayırlı akşamlar Allah yardımcın olsun Cenab-ı Hak muhinin olsun inşallah Rabbim yar ve yardımcın olsun vay vay vay … hayırlı akşamlar selam söyle herkese inşallah Allah yardımcın olsun Cenab-ı Hak muhinin olsun inşallah selamun aleyküm ben 14 yaşındayım kaşımın ortasını almak istiyorum ama annem hiçbir şey yok diyor fakat ben olduğunu düşünüyorum almak istiyorum almak caiz midir iki kaşın kaşlar birleştiyse o zaman ortasının fıtrata uygun hale getirilebilinir selamun aleyküm üstadım benim bir yaşında oğlum var onun kişisel gelişimini hayvan sevgisini aşılamak için evde zararsız olan hayvanlar süs balıkları kuş gibi vesaire hayvanlar
beslenebilinir mi bir yaşındaki oğlunuz için böyle düşünüyorsanız Allah yiyesin inşallah ya bir yaşında efendim hayırlı geceler Emre Burak Filiz Antalya'dan yazıyorum sizin dergahınıza gelen Nazif Bozyel'in memleketten arkadaşıyım bir gece iftardan sonra Nazif'le evlerin yanında buluştuk sizden sizlerden dergahtan öğrendiklerinden feyiz alabilmem için bahsetti ben de fikrim kadar Rabbimin sonsuz merhametinden insanların söylediği gibi korku ile yaklaşmak ya da yaklaştırılmak yerine sonsuz merhamet kapılarının şefaatinin
sevginin aşılanması ve din deyince yasaklar algılanmasındansa bunların akla getirilmesi gerektiğini ve tüm sorumluluğun biz insanlara düştüğünü bahsettik eve sahur vakti geldi mi Rüyam'da aynı mahalledeki ara sokaklarda Nazif'le ilerliyoruz yarı koşar vaziyette uzun uzun insan sülüyeti sivri parmaklı zebaniler vardı mahalledeki tüm insanları yakalıyorlar ve üstlerine balçık gibi sıvanıyorlardı biz çok kolayca takılmadan geçtik Naziflerin evine geldiğimizde o kapının dışında bir zebaniye tebessümle teslim oldu ben de evden
içeri girdim ve onun tüm aile eşrafına ısrarla kızıyla dışarıda kalmış geçmişi köte olan bir kadını evlerinden kovmamaları gerektiğini ve bu sabi kız çocuğunun annesi yüzünden günahına girmemeleri gerektiğini söyledim daha sonra ışıklar kapandı tekrar açıldığında ev ahalisi zebani olmuş üzerime geliyorlardı bir tanesi beni köşeye sıkıştırdığı an kapı açıldı ve bir ses el-behic hazretleri dedi ismin devamı gazzavi olarak hatırlıyorum tüm zebaniler ellerini bağladı içeri giren ak sakallı nur yüzü bembeyaz arapların giydiği
bileklere kadar uzanan elbise giymiş başı da bembeyaz örtülüydü kafamı zebanilere çevirdimde her yer bembeyaz ve zebaniler de insana dönüşmüş aynı kıyafetleri giymiş ve ellerini bağlamışlardı ben de o an aynı kıyafeti giymişim ak sakallı önümdeki beni kenara sıkıştıran zebani ayaklarını öpün onun dedi benden için estağfurullah dedim geri çekilerek o sırada ak sakallı ellerini bağlayarak geri bir adım aldı ve öpün onun ayaklarını onun ayakları Hz. İbrahim'in ayakları dedi ayaklarımı kaldırdım her yer bembeyaz nurdu
göz kamaştırıcı parlıyordu ben ağlar uyandım size anlattım hocam Allah razı olsun Allah muinin olsun Cenab-ı Hak yolunu daim eylesin yolunu İbrahim'i eylesin inşallah selamun selamun aleyküm efendim eşim ödev yaptırmak için çocuğu çok dövüyor döverek ödev yaptırıyor karışmıyorum sessiz kalıyorum bugün bu gün gün fazlalaşıyor ben de bugün dayanamayıp mübarek gündeyiz ramazandayız yapma deyince bana dönerek bir sürü laf saydı ağır konuşunca çok kırıldım efendim çok dayak ehli bir eşim var ne yapmam lazım bu konuda çocukların eğitimi
birinci derecede babaya ait ektiğini bişecek herkes baba böyle sert bir şekilde çocuğunu eğitirse yarın öbür gün bu sertliğin ceremesini de baba çekecek Allah muhafaza eylesin inşallah selamun aleyküm hayırlı akşamlar efendim rüyamda üç tane sivil komutan rütbesindeki kişi sana sana gizli erlik rütbesi veriyoruz dediler üçü de bu kağıdın altına mühür basıp iyi çalış dediler bu rüyada ne anlamındaysa Allah'ı yesin Allah yardımcın olsun inşallah hayırlı akşamlar üstadım ahdi bozmaktan tam olarak nasıl oluyor rica etsek
açıklar mısınız bir dönem gaflete düşmüştüm o yüzden de bu korku kapladı çok düşen düşsem de artık bana yol kapansa da yine de sizin yolunuzdayım Allah mübarek eylesin Allah yardımcın olsun yoldadır kardeşim selamun aleyküm efendim Ebu Hureyre'den rivayetle Resul-i Ekrem şöyle buyurmuştur insanların geçirdikleri her sabah iki melek birisi Ya Rabbi infak edenlerin malına halef ver der diğeri de imsak edenin malına telef et der adiş-i şerifi açıklar mısın yani infak edenler hayır hasenat sadaka dağıtanlar imsak edenler de
biriktirenler selamun aleyküm selamun aleyküm efendim Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bazen kalbimin perdelendiği olur ama ben Allah'ı günde yüz defa istiğfar ediyorum buyurmuştur soru Peygamberimizin tüm hareketleri Allah'ın gözetimi altındayken kalbinin perdelenmesi neyi ifade etmektedir Allah sizden ve canını yedi emeği geçenlerden razı olsun aslında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin perdelenme dediği ümmetiyle alakalı ümmetine işaret olması için yani tevazu ediyor benim bile bazen perdelenir
diyor ben tövbe ederim sizler de tövbe edin diye bir bize şey yapıyor ne o işaret veriyor Allah bizi affetsin inşallah selamun aleyküm efendim ben sizin dervişinizim kabul buyursanız komşum hafız bir teklifte bulundu benim de imkanım yoktu madde açıdan internet ve diğer ulaşma imkanlarım olmadı iftar bitimi kendisi Yasin okuyor ben de ilahi okuyorum yatsı ezan okunmadan 10 dakika önce yetiştiriyoruz ramazanın başından beri yapıyoruz yanlış mı yapıyorum ben ulaşamadım yoksa devam edelim sokakta hoparlörü kurduk 3 sokaktan
duyuluyor komşularımızdan da helallık aldık onlar da razı ama benim kalbim sizin izniniz rızanız da afınıza sığınırım var mıdır sıkıntı yok oğlum semazan ama sema yapmıyor sadece ben ilahi okurum müsaadeniz var mıdır Allah yardımcının sonra bir meyilik versin kim zerrece hayır işlerse hayırı karşılıksız kalmaz selamun aleyküm hayırlı akşamlar mesnevde Musa aleyhisselamla çoban kıssasına göre bizde çoban gibi Allah'ı istediğimiz gibi zikredebilir miyiz yoksa o hal bir mertebe midir eğer bulamadıysan eğer bulamadıysan
etrafında hiç kimse böyle yapabilirsin ama bulabildiysen varsa sana bir öğretici o zaman çoban gibi yapamazsın öyle bir şey yok bir de bu kısa da Hz. Musa çobanın Allah'ı zikretme şekline kızıp uyardıktan sonra çobanı Allah'ı anmaktan alıkoydu fakat çoban neden o halden daha ileri bir hale geçti anlayamıyor Allah ona lütfetti o yüzden Üstadım Selamun Aleyküm hayırlı yayınlar Şeyhe 40 günlük rabıta nasıl yapılıyor anlatabilir misiniz siz bir günlük yapın sonra iki günlük yapın sonra üç günlük yapın yavaş yavaş sonra
40 günlüğe kadar gelirsiniz Selamun Aleyküm size rastlamam tevafuk oldu çok şükür elhamdülillah dini bilgim fazla değil öğrenmeye çalışıyorum sizi severek dinleyen bir kardeşinizim 4 senedir kendi halime zikir çekiyorum yurt dışındayım çevrem yok bilgim yok Allah izin verirse sizi ziyaret etmeyi ve beni bilgilendirmenizi çok istiyorum birkaç ay içinde sizi üçüncü kez rüyamda gördüm son rüyamda size gelmişim yanınızda yaşlı bir amca vardı sizinle dini sohbet ettik çok huzurluydum gitmem gerekiyor ama aslında istemiyorum
gitmek dedim gitme deyip bileğimden tuttunuz size üç rüya anlattım siz de yorumladınız ama ne anlattığımı hatırlıyorum sizden ders almak mümkün mü Allah'a daha çok yakın olabilmeyi çok isterim şu an yaptığım zikir tövbe salavat tevhid Allah razı olsun sana ders göndereyim canım kardeşim inşallah sana gönderdim günde bir sefer yapacaksın
hocam hayırlı yayınlar olsun inşallah benim sorum şu siz şu size ölüler yıkandıktan sonra çörek otu serpiyorlar sebebi nedeni nedir açıklama yaparsanız sevinirim şimdiden teşekkür ederim çörek otu ince bir koku yapardı o yüzden başka bir şeyden değil yani çörek otu bir de işte bizim eski Orta Asya'dan kalma geleneklerimizden birisi Allah iyi etsin inşallah selamun aleyküm üstadım hayırlı geceler ben zaman zaman öyle bir hale düşüyorum ki içim kararıyor günlerce kafamı kaldıramıyorum ümitsizliğe düşüyorum bana dua eder misiniz
Allah mu'inin olsun inşallah sevgili kardeşler saat 1.41 bugün böyle hani bir şey yapalım kendimizce bir biat tazeleyelim istedik o yüzden saat 2'de şey yapmak istiyorum sohbeti bitirmek istiyorum arkadaşlar çünkü sahura yetişecekler o yüzden kendimizce bir biatlaşma yapalım biatlaşmayı okuyalım istedim Allah izni verse bu programı seyredenler dinleyenler ondan sonra seyredemeyip dinleyemeyenler bunların hepsini de dinleyemeyenlere de inşallah dinleyemeyenler veyahut da bu biatlaşmada bulunamayanların adına
ondan sonra ben kendi adıma onların vekili olayım dinleyenler kendi adlarına ve kendilerine asaleten olsun geri kalanına ben vekaleten inşallah bir biatlaşma okuyalım inşallah ondan sonra da biatlaşmamızı tazelemiş olalım inşallah içerideki nerede gelsin bir 3 tevhid okuyalım malum biatlaşmada 3 tevhid okumak biatlaşmanın adabından o yüzden biz önce 3 tevhid okuyacağız ardından biatlaşma metnimiz var biatlaşma metnimizi de ben burada okuyacağım inşallah sizler de kendi işlerinizden kabul ettiğinizi beyan edeceğiniz
biatlaşmamız böylece inşallah tazelenmiş olacak veyahut da kendince niyet edenler de bu biatlaşmayı kendilerince niyet etmiş olurlar önzubillahimine şeytanın recim bismillahirrahmanirrahim eftar-i zikir faalemennehu la ilahe illallah la ilahe önzubillahimine şeytanın recim bismillahirrahmanirrahim niyet ettim Allah rızası için biat etmeye
Allah'ı Rab İslam'ı din Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'ni Peygamber Kur'an'ı kitabım Mustafa Özba Efendi'yi şeyh ve rehber olarak kabul ettim Bundan sonra var gücümle Kur'an'a sünnete imamların iştahına tabi olacağıma üstadımı Kur'an ve sünnet dairesinde dinleyeceğime dinimi en güzel şekilde yaşayacağıma Allah'a şirk koşmayacağıma hadis inkarcılarına karşı mücadele edeceğime farz namazlarımı kılacağıma farz oruçlarımı tutacağıma zekatımı bir tamam vereceğime yol bulabilirsem haccımı yapacağıma
tüm farz ibadetlerimi yerine getireceğime söz veririm ayrıca nafilelerle Allah'a yaklaşmayı Allah'ı Resulü'nü sallallahu aleyhi ve sellemi üstadımı ve müminleri sevmeyi geçmiş günahlarımdan tövbe etmeyi Allah ve Resulü'nün haram kıldıklarını haram kabul etmeyi ve uzak durmayı bilhassa Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetlerini terk etmek haksız yere cana kıymak sihir yapmak ve yaptırmak yetim malı yemek faiz yemek içki içmek kumar ve şans oyunlarını oynamak Müslüman olan anne ve babaya asi olmak zina yapmak
namuslu kadına ve erkeğe iftira etmek gıybet etmek dedikodu yapmak gibi büyük günahlardan uzak duracağıma mümkün oldukça zikir ve sohbet alakalarına katılacağıma sohbet ve zikir vazifelerine tabi olacağıma her gün günde en az bir sefer verilen bu virdi Muhammediye'yi çekeceğime dair söz veriyorum Ya Rabbi bizleri sözlerinde duranlardan eyle Amin Ya Rabbi niyet ettim günlük virdimi çekmeye üç ihlas bir Fatiha Ya Rabbi Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin
ruhlarına Cihar-i Yarigüzün efendilerimiz Ebu Bekir Sıddık Ömer Faruk Osman Uzunay'ın Ali El Murtaza radıyallahu an hazretlerinin ruhlarına aşere-i mübeşerinin Evladı Resulullah Zevcad-ı Resulullah İmam-ı Hasan İmam Hüseyin 72 şehedanın ve bütün şehedanın tüm Ashab-ı Resulullah Hazretlerinin ruhlarına İmamız İmam-ı Azam Ebu Hanife İmam-ı Şafi İmam-ı Malik İmam-ı Hanbeli ve bütün mezhep imamlarının ruhlarına hediye eledim vasıl ve sadar eyle Ya Rabbi üç ihlas bir Fatiha Ya Rabbi Pirimiz Seyyid Abdülkadir Geylani Seyyid Ahmet
Al-Rufay Seyyid Ahmet Al-Bedevi Seyyid İbrahim Duzsuki Şeyh-ı Bulesan Ali Şazeli Şah-ı Nakşüben'i Muhammed'i Bağattin Şah-ı Mevlana Celaletin Rumi Şah-ı Bektaş Veli Hacı Bayramı Veli Mehmet Muhyiddin Üftada Hazretlerine ve tüm Pir Efendilerimizin ruhlarına hediye eledim vasıl ve sadar eyle Ya Rabbi üç ihlas bir Fatiha Ya Rabbi bütün geçmiş mürşidi kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin ruhlarına Üstadımız Bayındırlı Hacı Mustafa Özba Efendinin ruhaniyetine ve yaşayan bütün mürşidi kamillerin velilerin evliyaların ruhaniyetlerine bütün derviş kardeşlerimizin ve Ümmet-i Muhammed'in ruhaniyetlerine Turi Kale'den ve akraba talikatımızdan geçenlerin ruhlarına hediye eledim vasıl ve sadar eyle Ya Rabbi yüz defa Subhanallah ve bi hamdi subhanallah el azim ve bi hamdi estağfurullah el azim yüz defa Allahümme salli ala seyyidina Muhammed'in ve ala alim seyyidina Muhammed'in ve sahbihi ve sellim bin bir defa la ilahe illallah tevhid en az bin bir defa yetmiş bine kadar çoğaltılabilir okunabildiği kadar Kur'an'ı okunur dua edilir
her sabah ve akşam namazından sonra dünya kelamı konuşmadan yedi kez Allahümme icirnem inanlar ve yine yedi defa hasbinallahu enim el vekir her namazdan sonra normal namaz tesbihatı otuz üç defa Subhanallah otuz üç defa elhamdülillah otuz üç defa Allah'a ekber ve bir defa la ilahe illallah tevhid en az üç yüz defa beş bine kadar çoğaltılabilir dua edilir yukarıda tarif edilen dersi günde en az bir sefer yapmak gerekir eğer daha fazla yapmak isterse sabah ve akşam yapılabilir daha fazla yapmak isterse istediği kadar
yapabilir eftal olanı az da olsa devamlı olanıdır bu okuduklarımızın hepsini de ahit olarak ahit olarak kabul ettim ve intisab ettim Allah mübarek eylesin inşallah el fatiha ma salavat amin intisaplarını yenileyenlere yeni intisab edenlerin intisapları mübarek olsun hepsinde intisab edenlerin intisaplarını aldık kabul ettik Cenab-ı Hak daim ve devamlı eylesin inşallah Rabbim sizlerin de bizlerin de yüzlerini ak eylesin iki cihanda da bir ve beraber eylesin o mahşer yönelinde utananlardan bizleri eylemesin sizin üzerinize
aldığınız vazifeyi hak olarak yerine getirmeye Allah size yardım etsin bizim de üzerimize aldığımız vazifeyi Cenab-ı Hak hak olarak yerine getirmemiz için yardım eylesin inşallah haklarınızı helal edin bizden yana bütün kardeşlerimize helal olsun geceniz mübarek olsun günleriniz mübarek olsun sahurunuz mübarek olsun inşallah cumartesine akşam konusuz sohbansızın sorulara da buradan kaldığımızda devam edeceğiz Allah gecenizi gecemizi ramazanımızı orucumuzu sahurumuzu mübarek eylesin selamun aleyküm

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi