mustafaozbag.org

TASAVVUF VAKFI MUSTAFA ÖZBAĞ SOHBETLER 11 HAZİRAN 2020

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 12 Haziran 2020 · 3:02:01

Bir camilerde cemaatle camilerin içerisinde namaz kısıtlı kaldı. Bir de tasavvuf, özür dilerim, vakıfların eğitimleri şu anda kısıtlı kaldı. İnşallah bu günler de geçecek, inşallah bunlar da bitecek. Tabii bu hüznüm ayrı bir şey. Yani isterse bir yıl kapalı kalsın, biz sabrederiz. Bu noktada bir sıkıntımız yok. Ama ve lakin bütün herkes her yerde toplu bir şekilde her şeyi yaparken, yani vakıfların eğitimlerinin ve camilerdeki cemaatle ibadetlerin hâlâ da kısıtlı kalması, yasak kalması gerçekten üzücü bir şey.
Yani kafelerde, sinemada, tiyatroda, lokantalarda, AVM'lerde, çarşılarda korona yok. Sanki korona sadece camilerde, cemaatle, namazda ve vakıfların eğitim merkezlerinde. Burası acı bir şey. Bir mutluluk verici bir şey daha. Biz hamdolsun tasavvuf vakı müntesipleri olarak, Türkiye'nin bütün hemen hemen bütün temsilciliklerinde yasaklara uyduk, disipline ettik kendimizi.
Bu yasaklara uyaraktan, kendimizi disipline ederekten de Cenab-ı Hak'a hamdü sena olsun, biz zayiatsız, sıkıntısız bu korona günlerini geçirdik. İnşallah yine devletin öngördüğü şekilde, disipline, devletin öngördüğü yönergelere uymaya gayret edeceğiz inşallah. Bunda da bir hayır gördük. Nasıl hayır gördük? İşte canlı yayın, sohbetler, canlı yayın, isteyen istediğini sordu. Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın her tarafından sorular, dünyanın her tarafından selamlar aldık. Cenab-ı Hak'a hamd ediyoruz ki, işte takipçilerimiz var, takip edenler var, faydalananlar var, kızanlar da var, işte bu konuda hakaret edenler de var, ayıplayanlar da var. Kendilerince kendi dairesinde bizi sorularıyla zora sokmaya çalışanlar var.
Onların hepsini de anlayışla karşılıyoruz. Hiç kimseden şikayetçi değiliz. Hakaret eden kendine hakaret ediyor. Laf söyleyen kendine laf söylüyor. Varsa Kur'an ve sünnet dairesinde eksikliğimiz, noksanlığımız bize nasihat etsinler, biz de kendimizi düzeltelim. Hakaret etmekle, ne bileyim işte küfretmekle hiç kimse hiçbir yere varmaz. Biz söyleyecek olduğumuzu söyleriz, biz diyecek olduğumuzu deriz. Kur'an ve sünnet dairesinde her ne biliyorsak aktarmaya gayret ederiz. Tasavvufun ölçülerini, kendimizce tespit ettiğimiz, bilebildiğimiz ölçülerini arkadaşlarımıza, kardeşlerimizle, dinleyenlerimizle paylaşırız. Bu noktada geri adım atacak değiliz. Biraz da bizi yönlendiren sorular oluyor.
O yüzden bir meselede sorunlar yoğunlaşırsa, buna ihtiyaç var deyip, bu meseleye ihtiyaç var deyip, o meseleye yoğunlaşmaya gayret ediyoruz. O yüzden canlı yayınlara başlamazdan önce de, canlı yayınlar zamanında da, İslam'da cinsellikle alakalı sorular gelmeye başladı. Bununla alakalı sohbet edeceğimi de daha önceden, koronadan önce beyan etmiştim. Sonra zaruret söz konusu oldu. İslam'da cinsel suçlar diye, en azından insanlar nelerde hata yapıyor, nasıl hata yapıyor, günümüzün hataları neler? Bunların üzerinde konuşmak istedim. Çünkü yeni yetişen nesil, yeni yetişen gençlik, ne yazık ki haramlar, helalları bilme dairesinde yeterli değil, yetersiz. Biraz bu konuda bilgi akımında problem var.
O yüzden İslam'da cinsel suçlar adı altında, belki de bir sohbete bunu sığdırmamız zor olabilir. Eğer korona yasakları devam ederse, böyle periyot halinde bu suçları, belki de bu gece önemli gördüğüm birkaç maddeyi konuşabiliriz. Bir dahaki perşembeye geri kalan maddeleri konuşup, eğer fırsat olursa, üçüncü haftada da nasıl bir cinsel hayat oluşturulmalı, nelere dikkat edilmeli?
Bunlarla alakalı inşallah Kur'an hadis dairesinde kardeşlere, arkadaşlara anlatmaya gayret edeceğiz. Muhakkak ki Kur'an ve hadisten çıkarılmış fetvalar da bizim yolumuzda ışık tutacak. O yüzden ayet, hadis, fetvalarla yolumuza devam edeceğiz. Cinsellik denilince, insanın var olduğundan beri cinsellik söz konusu. Adem aleyhisselam cennette yaratılınca, şeytan ona diyor ki, ey Adem, Rabbime söyle, sana bir de eş yaratsın.
Adem aleyhisselam da şeytanın bu sözüyle, o zaman şeytanın şeytanlığı belli değil daha. Bu sözüyle Cenab-ı Hak'a yalvarıyor, diyor ki, bana da bir eş verir misin? Cenab-ı Hak da ondan, Adem'den bir de havvayı yaratıyor. Havvayı yarattıktan sonra, havvayla cennette neşvi neva etmeye, cennette gezmeye, cennette yemeye, içmeye devam ederken, sonunda ağaca yaklaşılması, yasaklanan o ağaca yaklaşınca, Cenab-ı Hak onu cennetten her ikisinde dünyaya tabiri caizse sürgün ediliyor.
Adem ile Havva annemiz, yaratıldığından beri cinsellik var ve bu cinsellikte insanoğlu son buluncaya kadar devam edecek. Cinselliğin başlangıcı Adem ile Havva annemiz, sonu da ne? Sonu da sonsuz. Sonsuz sebep, çünkü cennette de cinsel hayat devam edecek. Cennette de cinsel hayat devam edecekse, sonsuz bir cinsel hayat insanları bekliyor. Kimi bekliyor? Cennetlikleri bekliyor. Ha, cehennemliklerde, cehennemliklerde böyle bir şey söz konusu değil. O yüzden ebedi cehennemde kalacak olanlar, ne yazık ki ebedi cehennem hayatlarında cinsel ilişkinin tadını, lezzetini alamayacaklar. Ama cennete giden müminler, yine cennetten çıkma, cinsel ilişkiden lezzet almaya, tat almaya cennet hayatlarında da devam edecekler.
O yüzden cinsellikten, cinsel tat almaya, lezzet almayı sadece dünyevi olarak görmeyelim. Bir meselenin bir de cennet boyutu var, uhrevi boyutu var. Yani tabiri caizse metafizik boyutu var. Tabii cinsel ilişkide de mi metafizik dediğinizde, evet cinsel ilişkinde bir metafizik boyutu var. O yüzden bunlar konuşulmayan, bunlar söylenilmeyen, bunlar anlatılmayan şeyler. Söylenilmeyen, konuşulmayan şeylerin bir kısmı bilinmediğinden bir kısmı da kendilerince, kendi dünyalarında bu ayıptır, günahtır, işte bunların konuşulmaması lazım, edebe mugayirdir düşüncesiyle konuşulmuş. Halbuki hiç de öyle değil. Çünkü cinsellik veya cinsel ihtiyaç, insanın fıtratında var olan, tabii bu dairede meşru fıtratının gereği bir eylem.
Ve insan fıtratının korunması, insan geleceğinin devam etmesi ve insanın dünya hayatında varoluş sebebinin anlaşılması, anlatılması ve devamiyeti için cinsler arası, yani kadınla erkeğin arasında cinsellik devam edecek. Neden fıtrat diyorum? Çünkü azgınlıklar, sapkınlıklar fıtrata aykırı şeylerdir. O yüzden azgınlıktan, sapkınlıktan uzak duraraktan, Kur'an ve sünnetin emrettiği şekilde, Kur'an ve sünnetin çizgilerini belirlediği şekilde, cinsel hayat devam etmeli, devam edecek ve devam etmelidir. Devam edecek, Kur'an ve sünnet çizgisinde devam etmeli, o yüzden devam etmelidir.
Eğer devam etmesini istemeyenler, Kur'an sünnet çizgisinde, sapkınlar, azgınlar, yolunu ve yöntemini ve yönünü şaşırmış kimselerdir. Geçmiş bütün dinler cinsellikle alakalı bir şeyler söylemişler ama kitabi olan ama kitabi olmayan dinler dahi cinsellikle alakalı değişik öğretiler sunmuşlar, değişik yasaklar koymuşlar, değişik serbestliğe koymuşlar. Ama bunlar bize şimdi mantıklı ama mantıksız ama bütün dinlerin cinsel hayatla alakalı bir öngörüleri, bir hukukları, bir kanunları var. Buna şu anda mevcut olan uzak doğu dinlerini de dahil edebiliriz. Budistler, Hindiler, biz buna batı olarak baktığımızda Hristiyanlar, biz buna normalde Yahudilik inancı açısından baktığımızda Museviler, hepsi de cinsel olarak bunların bir temel oluşturmuşlar.
Ama yasaklarında birleşilen noktalar olmuş ama birleşilmeyen yerler olmuş. Ama genel manada bütün dinler üç aşağı beş yukarı cinsel hayatla alakalı, cinsellikle alakalı bir öğretileri olmuş. İslam dini de cinselliği tabi bir vaka olarak kabul etmiş. Cinsel ihtiyaçların makul, meşru dairede giderilmesine imkan vermiş. Ama cinselliğin insanlık onurunu, insanlık şerefini, haysiyeti, namusunu, iffetini zedeleyecek fiiliyatlardan kaçınılmasını emretmiş.
Bu sapkınlıkları, insanlık onurunu, şerefini, haysiyetini, namusunu, iffetini ayağa düşürecek olan fiiliyatları yasaklamış. Demiş ki bunları, bunları, bunları, bunları uymanız gerekir. Bunları uyarak bir cinsel hayatı yaşayacaksınız demiş. Ve iffetin korunması için, neslin korunması için evliliği teşvik etmiş. Evliliği teşvik ederekten evli çiftlerin, evlilerin cinsel hayatlarını daha iyi yaşayabilmesi için onlara yol haritası koymuş. Yol haritası koyarken de bunu hem Kur'an-ı Kerim'deki ayetler, hem Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin fiili ve sözlü hadisleriyle, sünnetleriyle çepeçevre çevrelemiş. Bunu böyle başıboş meydanda bırakmamış. O yüzden başıboş meydanda bırakmayarak insanlara fıtrata uygun, iffete, namusla, şerefe, haysiyeti uygun, sağlıklı bir ahlaki, cinsel eğitim vermiş.
Baktığımızda ayetlere, hadislere, imamların iştahatlarına, insan fıtratına uygun, hem kadının hem de erkeğin şerefine, haysiyetine, insanlık onuruna yakışan bir cinsel öğreti var İslam'da. Her ne kadar biz bunları konuşurken, bir kısım kendisini alim gören, şeyh gören, bu konuda otorite gören kimseler, kendilerini öyle görenler. İşte nasıl siz bu Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin eşlerinden ağzından bunları konuşursunuz veya onlar böyle sözler söylememiştir gibi boş sözler kullanıyorlar veyahut da bu boş sözlerini hakaretvari dereceye koyuyorlar. Doğru değil. Cinsellik insanlığın fıtratında var. Cinsellik insanlığın fıtratında var ise, dinin ilgilendiği alana giriyor.
Dinin ilgilendiği alana girdiğine delil de, cinsel hayatla alakalı Kur'an-ı Kerim'in ve fiili ve sözlü hadis-i şerflerin varoluşudur. Bugün Buhariye, Müslüm-ü Tirmizi, İbn-i Mace, Ebu Davud gibi kütüb-i sidde hadislerine baktığımızda veyahut da 14 hadis imamının derlemiş olduğu hadisleri tek kitapta toplanan Rudani'ye baktığımızda veyahut da değişik hadis kitaplardan toplanan Tergib'e baktığımızda cinsel hayatla alakalı, kadınların da erkeklerin de nelerden kaçınması gerektiğiyle alakalı veya nerede nasıl davranmasının gerektiğiyle alakalı birçok hem yasaklayıcı hadisler
hem de öğütleyici hadisleri bulmak mümkün. Ve bunları da öğrenirken gayet normal ve doğal olarak Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin mübarek eşleri, annelerimizden öğreniyoruz. Bu ne? Bu fiili sünnetler. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bu meselede şöyle yapardı. Denilinde yapılış şekli anlatılınca fiili sünnet olmuş oluyor. Sözlü sünnet de bir başkasına söyledi. Bunu böyle yap dedi. O da sözlü sünnet oluyor. Mesela abdestini alınış şekli fiili sünnettir. Benden gördüğünüz gibi ibadet edin sözü fiili sünnettir. Kıymetli kardeşler, eşler arasında makul ve malum ve fıtrata uygun iffete, namusa, şerefe, haysiyete, insanlık onuruna uygun olan bir cinsel ilişki de ibadet hükmündedir.
Öyleyse Müslümanın bu dünyada ibadet mantığı açısından bakılırsa yemek yemesi dahi bir ibadettir. Süt içmesi dahi bir ibadettir. Eşiyle cinsel ilişkiye girmesi dahi bir ibadettir. Eşiyle hoş sözler konuşması, onunla sohbet etmesi de bir ibadettir. O yüzden işte Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin özel hayatına siz dilinizi uzatıyorsunuz. İşte mübarek annemiz Ayşe annemiz. Birisi öyle demişti bana çünkü. İşte ben Hazreti Ayşe annemizden nakledilen ve biz her gece soyunur Hazreti Peygamber'in yatağına öyle yatardık. Tenimiz onun tenine değerdi. Hadis-i şerifini ben naklettiğimde işte dünyaları yıkıyorlar. Ne adına dünyayı yıkmaya çalışıyorsunuz? Açıp baksanıza hadisleri incelesenize böyle lütfedip, ikram edip, ihsan edip kendinize bir hadis okumaya gayret edin.
Veya bu konuda gerçekten ve gerçekten benim ilk böyle İslam'la tanıştığım zamanlarda büyük bir furyaydı. Ali Rıza Demircan Hoca'nın İslam'da cinsel hayat diye böyle tek ciltlik bir kitabı çıkmıştı o zamanlar. Sorarsanız bunu okudun mu, inceledin mi? Hayır. Ama elden ele dolaşan bir kitaptı o aralar. 1986'larda, 87'lerde bu kitap böyle baskı üzerine baskı yapan bir kitaptı. Ben de arkadaşlara, kardeşlere o zaman ben bir Allah affetsin, Buhari aşığımdır. Ben İmam Buhari, benim ilk okuduğum hadis kitaplarındandır. İmam Buhari'yi severim, işte İmam-ı Azam'ı severim, İmam-ı Mahturidi'yi severim. Benim bunlar böyle kendimce aktap kabul ettiğim kimselerdir. Mesela İmam-ı Azam benim için bütün imamların üstünde, fevkinde tuttuğum bir imamdır.
Aktaptır. İmam-ı Mahturidi, akaitti benim için aktaptır. Ben İmam-ı Mahturidi'nin akaitle alakalı ölçütleri çok hoşuma gider. Kalbime, kafama, aklıma uyar. Hanefi fıkıhçılarından İmam-ı Muhammed benim çok hoşuma gider. Aklıma, kalbime çok uyar. Bunun gibi. Mesela işte o zamanlarda İhya olsun. İhya-i Ulümettin, İmam-ı Gazali benim yine çok beğendiğim, takdir ettiğim, saygı duyduğum bir kimsedir. İmam-ı Gazali'nin İhya'sı olsun. Veya İmam-ı Buhari hadisleri olsun. Veya Kütüb-i Sidd'e hadisleri olsun. Veyahut da işte Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin marifetnamesi olsun. Bu tip eserlerde İslam'da cinsel hayat nasıl olmalı? Nelerden kaçınmalı? Bunlarda hep bu tip bilgiler var idi. Biz kardeşlerle, arkadaşlarla sohbet ederken, ben de diyordum ki ben bunları hadis kitaplarından okuyorum diye onlara anlatırdım.
Şimdi kıymetli kardeşler, o yüzden Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vessellem Hazretleri'nin cinsel hayatla alakalı fiili sünnetlerini biz Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vessellem Hazretleri'nin mübarek eşlerinden, annelerimizden öğreniyoruz. Ve sözlü sünnetlerini de değişik sahabelerden öğreniyoruz. O yüzden bunlar böyle konuşulmaması gereken, söylenilmemesi gereken, konuşulduğu zaman edepsizlik, adapsızlık anlaşılacak bir konular değil. O yüzden makul edep dairesinde bu konularla alakalı bilgisi olan kimselerin etrafına din nasihattır, din nasihattır, din nasihattır. Hadis-i Şerif Mucibince anlatması, söylemesi lazım gelir. Kıymetli dostlar, bunların doğrularının konuşulması, doğrularının anlatılması lazım ki, bu şu anda dünya üzerinde bir hurya elinde olan cinsel sapkınlıklardan, cinsel istismarlardan, pornografi öğretiden, ne yazık ki pornocu bir kültürün baskısı altında gençlerimiz inim inim inlemekte.
Ve dünya pornografinin etkisi altında, zulüm altında. Ve yeni yetişen gençlerimiz ne yazık ki cinsel hayata bakarken porno kültüründen bakıyor. Porno kültüründen bakınca da önümüze çarpık, sapık, iğrenç bir cinsel hayat örnekleri çıkıyor. Allah muhafaza eylesin. Müslüman, mümin cinsel hayatına bakarken bir ibadet şuuruyla bakmalı. Ve ibadet şuuruyla bakaraktan evliliğine, evliliğini yürütmeli. Bunu nereden çıkarıyoruz? Müslüman, Ebu Davud'un hadis-i şerifinden çıkarıyoruz. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, Ebu Zar radiyallahu anh hazretlerinden nakletmişler. Çok enteresan, çok hoşuma gider bu hadis-i şerif. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, Sübhanallah şeklinde her bir tesbihde, Elhamdülillah şeklindeki her bir hamdde, Allahu Ekber şeklindeki her bir tekbirde, La ilahe illallah şeklindeki her bir tehlilde,
Her bir hakka çağırmada ve her bir batıldan sakındırmada sadaka sevabı vardır. Hatta, devam ediyor hadis-i şerif. Hatta birinizin eşiyle cinsel ilişkiye girmesi bile sadakadır buyurdu. Sahabeler, ey Allah'ın Resulü, kişi eşine şehvetle gelir, bu onun için nasıl sevap olur dediler. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, Bu kişi şehvetini haram yoldan giderseydi, günah olmayacak mıydı?
Şehvetini helal yoldan giderdi ve bu onun için sevap oldu buyurdu. O yüzden, kıymetli dostlar, bir kimse eşiyle cinsel ilişkiye, cinsel münasebete girdiğinde, O da ne olmuş olur? Sadaka sevabı olur. O da ne olmuş olur? Sevap olmuş olur. Başka bir hadis-i şerifte de, yine Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, Eşlerin birbirleriyle cinsel ilişkiye girmesi, nafile ibadet hükmündedir dedi.
Nafile ibadet hükmünde, o zaman bir Müslüman, eşiyle cinsel ilişkiye girerken, İbadet en azından, ibadet ettiğinin bilincine varmalı. O yüzden cinsel ilişkinin genel adaplarının başında, erkeğin de, kadının da birbirine yaklaşırken, Eyyüz-ü Besmele çekmesi, şeytanın şerrinden ve sesinden Allah'a sığınması ve Besmele ile cinsel ilişkiye başlaması öngörülmüştür.
Enteresan bir şeydir, çünkü Müslüman, Besmele ile başlamayacağı hiçbir iş yoktur. Haramlar müstesna. Bir kimse harama Besmele çekerse, küfre düşmüş olur. Allah muhafaza eylesin. Sanki Allah'la alay eder gibi. Ben bazen o yüzden derim, sigaraya Besmele çekebiliyor musunuz? Gıybete Besmele çekebiliyor musunuz? Dedikoduya Besmele çekebiliyor musunuz? Uyuşturucuya Besmele çekebiliyor musunuz? İşte herhangi bir Cenab-ı Hak'ın yasakladığı bir şeye Besmele çekebiliyor musunuz? Çekemiyorsunuz. Makul, malum, Kur'an ve sünnet tarihinde iyi, güzel, hoş olarak görülen fiilyatlara veya meselelere, nesnelere Besmele çekiyorsunuz. O yüzden o zaman madem ki cinsel ilişki en azından veya en yükseğinden bir ibadet konumunda, o zaman bunun da belli bir kuralı, belli bir kanunu, belli bir hukuk olması lazım.
İnsanların cinsel ilişkisi de, o zaman eşiyle cinsel ilişkisinde yasaklanan durumları, yasaklanan halleri var mıdır? El cevap vardır. Bunu böyle, ben şimdi hani ilk önce bunu aklıma geldiği gibi yazmıştım. Sonradan iş büyüdü, iş büyüyünce de belki de hani insanların çok böyle başlarına gelmeyecek şeyler de maddelendirilebilir. Mesela işte oruçluyken cinsel ilişkide bulunmak gibi. Yani oruçlu bir insan cinsel ilişkide bulunması haram mı? Değil ama dikkat etmesi lazım. Neden? Çünkü oruç bozulmuş oldu, oruç bozulursa kasıtlı bozulduğu için o kimse tövbe etmesi lazım, orucunu iade etmesi lazım. Ayrıca bir de kefaret oruçları tutması lazım. Veyahut da itikaftayken cinsel ilişkide bulunmak gibi.
O itikafta cinsel ilişkide bir kimse bulunur mu? El cevap bulunabilir mesela. Kadınlar evlendiği itikafa giriyor. Erkek böyle onunla cinsel ilişkiye girmek istedi. Veyahut da kadın itikafı bozuluyor cinsel ilişkiye girince. Bu tip şeyler. Mesela aklıma gelenleri söylüyorum. İhramlı bir kimsenin cinsel ilişkiye girmesi bu noktada ihramın suçları arasında mı? Evet. O zaman bir kimse ihrama niyet ettiğinde işte böyle hadi ömre yaparken kısa bir ihramlanma oluyor. Kısa bir ihramlanmaya sabredebilir. Ama diyelim ki Haccı Kıran'a niyet etti. Haccı Kıran'a niyet ettiyse Mekke'ye girer girmez ihramlı oldu. Üç gün, beş gün, on gün, on beş gün, kaç gün Mekke'de duracaksa Arafat gününe kadar ihramda durdu.
İhramın yasakları var. İhramın yasaklarından birisi de ne? Cinsel ilişkiye giremez. Veya Haccı İfrat niyet etti. Haccı İfrat'a niyet edince o da ihramda durdu. İhramda durunca o da ihramdan çıkıncaya kadar cinsel ilişkiye giremez. Bunun gibi veyahut da işte bir kimsenin zihar yapması veya bir kimsenin ila yapması. Bunlar farklı farklı cinsel suçlar hükmünde veyahut da işte bizim eskilerin çok konuştuğu ama yenilerin bunu bilmediği yabancıların yanında ondan sonra ilişkide bulunmak veyahut da yabancıların önünde çok özür dilerim ama sevişmek öyle diyelim.
Yani bakıyoruz şimdi biz sokaklarda gençler işte birbirleriyle sevişmek için uğraşıyorlar. Gençler sokaklarda, parklarda, kafelerde, sinemalarda sevişmeye gayret ediyorlar, sevişiyorlar. Buna İslam bunu bir kimsenin helalı dahi olsa yani eşi dahi olsa bunu yasaklamış, bunu demiş insanların ortasında, insanların içerisinde yapmanız uygun değil. Artı hatta kendi evinde olsa dahi evde annen değil, baban değil, yabancı insan, misafirin geldi. Diyelim ki yabancı bir misafirin geldi. Onların yanında dahi cinsel ilişkiye girilmesini çok hoş görmemiş. Bunun gibi yasaklar var. İşte ben şimdi bunları aklıma geldiğini söyledim. Bunları da oturup konuşulabilir. Bunları da konuşabiliriz.
Ama bugün için dünyayı saran ve bütün dünya gençliğini cinsel sapkınlığa doğru götüren kadınların arkadan yani batı diliyle anüsten yaklaşmak veyahut da işte dışkı yerinden yaklaşmak gibi livata diyebileceğimiz hani bir cinsel ilişki. İşte bu normalde bütün dünya gençliğini, bütün dünya insanlığını pornografik bir kültürün tasallutu altında bırakıp insanları ne yazık ki ben böyle halk tabiriyle konuşacağım bunu anal ilişkiye zorlamak, anal ilişkiye sürüklemek ve ne yazık ki çok acı bir şey bu.
Müslüman gençliğin de en büyük hastalıklarından birisi haline geldi. Ve kendilerince hadis uydurmaya çalışıyorlar. Kendilerince değişik sahabelerden rivayetler uydurmaya çalışıyorlar. Veyahut da kendilerince hadisi şerifleri atıp işte ayeti kerimenin bir kısmını alıp kadınlar sizin tarlanızdır, bakarada geçen istediğiniz gibi kullanırsınız ayeti kerimesini kendilerince yorumlayaraktan anal ilişkiye fetva çıkarmaya çalışıyorlar ki bu büyük bir sapkınlık, bu büyük bir sapıklık ve bu büyük bir cinayet.
Ve çok acı bir şey ve bu büyük cinayete ortak olan, bu büyük cinayete yol açan değişik mezhep grupları da türemeye başladı. Ve bunu kendilerince, kendi dairesinde kendince uygun gören kimseler oluşmaya başladı. Bu kıyamet elameti kıymetli dostlar. İkinci büyük tehlike, bu fakirin gördüğü tehlike bunlar. Katılır insanlar katılmazlar. İkinci büyük tehlike, kadınlar adetliyken veya loğusayken cinsel ilişkiye girmeleri, zorlanmaları bu konuda veyahut da bunu haram görmemeleri, bunları normal görmeleri. Yani bunu normalde bu fakire gelen sorulardan, bu fakire gelen şikayetlerden, bu fakire gelen tespitlerden ben bunu söylüyorum, yola çıkıyorum.
Yani bu televizyonda çıkan, ne yazık ki bu şarlatanlar, işte hayızlı haldekende namaz kılabilirsiniz, hayızlı haldekende oruç tutabilirsiniz, teren ennesini söylediklerinde arkalarından ne geldiğinin farkında değiller. O zaman namaz kılıyorsa, hayızlıyken bir kadın cinsel ilişkiye de girilebilir. Eğer hayızlı bir kadın oruç tutuyorsa, cinsel ilişkiye de girilebilir fetvasını çıkarıyorlar buradan insanlar ve ne yazık ki, ne yazık ki bütün gençlik, bütün yeni gelen nesil bu harama dikkat etmeden, eşlerinin veya sevgililerinin hayızlı olup olmadıklarına bakmadan,
önden veya arkadan cinsel ilişkiye bakmadan her şeyi kendilerine serbest edip sapkınlığın içerisinde gezip dolaşıyorlar. Ve acı bir şey, bunları da Diyanet İşleri Başkanı'na, koca Diyanet İşleri Başkanı bu sapkınlığa karşı bir ayet ve hadis söyledi ve barolar ayağa kalktı nasıl böyle bir şey söylersiniz diye ve Diyanet İşleri Başkanı'na da mahkeme açıldı. Savcılıktan soruşturma açmak için müracaat ettiler. Biz bu hale geldik. Üçüncü benim tespit ettiğim sıkıntılardan birisini, tarafların yani eşlerin cinsel görevden kaçınmaları veya cinsel ilişkiden kaçınmaları. Kadınlar da, erkekler de bu cinsel ilişkiden kaçıyorlar, cinsel ilişkiye karşı soğuk davranıyorlar. Cinsel ilişkiyle alakalı eşler birbirlerini tatmin etmekte zorlanıyorlar, hatta tatmin edemiyorlar.
Benim gördüğüm bir tespitim daha var, benim bana gelen sorulardan, bana gelen şikayetlerden. Eşlerin birbirlerine cinsel ilişki esnasında birbirlerine acı çektirmeleri. Bildiğiniz vahşice cinsel ilişki uygulamaları, insanlar arasında bu porno kasetler, porno CD'ler, bu porno kültürü o kadar çok gelişti ki ve insanlar pornoda sınır tanımıyorlar ve ne yazık ki o pornoyu seyreden erkek ve kadınlar eşlerini sanki bir porno sanatçısıymış gibi, sanki bir porno figürüymüş gibi kullanmaya çalışıyorlar ve ne yazık ki insanlar birbirlerine acı çektiriyorlar.
Tabii bunları böyle maddeler halinde daha sıralamak mümkün ama ben şu anda aklıma gelenleri söyledim. Ben bunların bu gece çok önemli olarak gördüğüm eşi ile yanlış yoldan münasebette bulunmak. Yani anal cinsel ilişki. Çünkü gençler böyle eşi ile yanlış yoldan münasebet kurmayı anlamıyorlar. Onların anladığı dil, anal ilişki. Çünkü gelen sorulardan işte ama mail sorularından ama benim Whatsapp'ıma gelen sorulardan ama işte bana gelen sorulardan anladığım şey bu. Bana şunu soruyorlar. Hocam anal ilişki caiz mi? İşte fişmanca böyle bir şey nakletmiş, fişmancalar böyle yapıyorlarmış. İşte anal ilişki şöyle mi, anal ilişki böyle mi diye bu konuda soru çok.
O yüzden hani böyle yanlış yoldan münasebette bulunmak. Eskiler bazı fıkıh kitaplarında dübüründen bazıları der ki işte livata etme. İşte küçük livata olarak hadis-i şerifte beyan edilmiş çünkü. Böyle isimler bulmaya çalışmışlar. Ama bugün insanlar bunu anal ilişki olarak biliyor gençler. Ben o yüzden benim mesajım bilhassa bugün popüler kültür öğretisini alan gençlere yönelik bir sohbetim. Yani gençler inşallah bu sohbeti dinlerler. İnşallah bu konuda bir eğitim alırlar. Çünkü bunu biz gençler annelerine babalarına soramıyorlar. Annelerine babalarına sorsalar bir, anne babalar bunlara cevap vermekte yetersiz. İki, anne ve babalar bu sorulara cevap vermeye utanıyorlar. Kadınlar bunu kocalarına soramıyorlar.
Kocalar bu konuda bilgileri yetersiz. Kadınlar da sormaktan utanıyorlar. Kime soracaklar, kime danışacaklar. Anne babalarının bilgileri yetersiz. Yeterli olmuş olsaydı çocuklarını öğretirlerdi. Eşlerin bilgisi yeterli değil. Bilgileri olsaydı kadınlarına normalde bunu öğretirlerdi. Bir kısmı böyle namaz kılıyor adam. Bakıyorsun beş vakit namaz kılıyor. Ama eşini anal ilişkiye zorluyor. Hatta zorlayanlar var. Hatta bu konuda hastanelik olanlar var. Yani kadına soruyorsun. Eşin beş vakit namaz kılıyor diyor. Daha da çöküyorsun. Yani diyorsun bu nasıl böyle bir şey olabilir? Ama hani toplumda şöyle bir şey var ya. Bu eşcinseller. Ben Kur'an'da okuyorum. Ben namazda kılıyorum.
Ben sizden daha iyi Müslüman'ım. Teren enlisini bütün topluma dayatıyorlar. Satıyorlar ya. Hani imam hatipli de eşcinseller var ya. Bunları da konuşmaktan utanıyoruz. Bunları da konuşmaktan çekiniyoruz ya. Ve o imam hatipli eşcinseller de sanki imam hatipli eşcinsel olamazmış gibi. Böyle bir tabu da var ya bizde. Eşcinsel, eşcinseldir. İmam hatiplisi de olur. İmamı da olur. Hafızı da olur. Her şey olur. İllaka olmayacak diye bir kaide yok. Böyle bir ibare de yok. Ne bu? Tavu bunların hepsi de. Hafız yapar mı? Yapar kardeşim. Hafız da yapar. İmam hatipli yapar mı? Yapar kardeşim. İmam hatipli de yapar. Ya x kimseler de yapar mı? Yapar canım kardeşim.
Ya herkes yapar. Herkes şeytanın vesvesesine, şeytanın bu noktada insanı aldatmasına nuçar kalabilir mi? Kalabilir. O yüzden şunlar yapmaz diye bir kaide yok. Ama ne yazık ki bu böyle toplum içerisinde gerçekten konuşulmayan, gerçekten bu öğreti verilmeyen bir şey. Allah muhafaza eylesin. Bizde diyeceksiniz ki bu cesareti nereden alıyorsunuz? Dinimizi öğrenelim canım kardeşim. İki, dinimizi öğretelim. Hem öğrenelim hem öğretelim. Din sadece namaz kılmak, oruç tutmak değil. Sufilik sadece Allah'ı zikretmek değil. Yetişen gençlerimiz var, çocuklarımız var. Onlar da dinin haramlarını bilsinler. E dinin haramlarının içerisinde cinsel haramlar da var. Cinsel haramları da bilsinler.
Neden konuşulmasın? Kur'an'ın beyan ettiği bir şey neden konuşulmasın? Hadis şeriflerin beyan ettiği şey neden konuşulmasın? Konuşulsun kardeşim canım benim. Kur'an'da ve sünnette imamların iştahdığında, fıkhında geçen her mesele konuşulsun. Tasavvufun içinde geçen her mesele konuşulsun. Konuşulmadık hiçbir şey kalmasın. Evet kalmasın. İnşallah bize soru sorduğunuz müddetçe de bizde cevaplandırmaya gayret edeceğiz, konuşmaya gayret edeceğiz. Taşlanmaktan, horlanmaktan, bakın taşlanmaktan, horlanmaktan, kınanmaktan çekinmiyoruz. Yeter ki konuştuğumuz Kur'an sünnet olsun. Yeter ki konuştuğumuz imamların iştahı olsun. Taşlandığımız şey Kur'an ve sünnetten olsun.
Taşlandığımız şey imamların fıkıhlığından olsun. Taşlandığımız şey ilk sufilerin yolundan olsun. Hakarete uğramamız bunlardan olsun. Bunlar bizim doğru yolda yürüdüğümüzün delili. İftira atanlar bunlardan dolayı bize iftira atsın. Bizim doğru yolda olduğumuzun delili. O yüzden eşiyle, en baştan onu söyleyeyim. Bir kimsenin nikahlı nikahsız, hiç önemli değil. Kadın erkek, hiç önemli değil. Anal olarak ilişkiye girmesi en büyük günah keballerden birisidir. Hadis-i şeriflerde lanetlenmiştir. Hadis-i şeriflerde lanetlenmiştir. Geçen sohbette ben livatayla alakalı, eşcinsellikle alakalı hadis-i şerifler okumuştum. Evet, aynı şey bir erkeğin kendi eşiyle arkadan ilişkiye girmesi için de geçerli.
Türkçe'de biz buna bu anal ilişki denilen şey, livatay diyoruz. Anal ilişki yapana lutide deniliyor. Ya da bugünkü dünya dilinde eşcinsel veyahut da işte ne diyorlar? Onlar homosoksel diyorlar ya, önceden böyle bir homosoksellik bizim gençliğimizde öyle diyorlardı. Homosoksel diyorlardı. Bunlar da normalde Yahudiler de bunun dili farklıdır. Hristiyanlar da bunun dili farklıdır. O yüzden hani bu eşcinsellik Sodom şehrinde olduğundan dolayı hani böyle Sodomi veya Sodomi'ye diye geçer. Onlara da böyle söyleyenler var. O yüzden normalde böyle kullanılsa da genelde işte İslam literatürü dil olarak Luti veya Laid veyahut da Mülavit olarak geçer ismi. Pasif olana Mebun veyahut da çok özür dilerim, Übne, Üle.
Ama Türkçe'de o yuvarlanmıştır. Türkçe'de yuvarlanaraktan Übne demeyiz biz de çok özür dilerim ama hani İbne deriz ya, hani bazen bir derste de ben öyle dedim. Hani nasıl ya işte İbne dersin? Ya canım kardeşim bunun ismi bu, bunun dil literatürü de bu. Yani bir kimse işte bir erkek kendisini arka yoldan kullandırıyorsa bunun literatürdeki dili Übne, Türkçe'ye çevrilmesi İbne.
Bakın Türkçe'ye çevrilmesi bunun bu. Bunu neden böyle söylüyorum? Ya tutturmuş insanlar eşcinsellik, eşcinsellik. Canım kardeşim, bunu siz böyle söyleyerekten bunu yumuşatıyorsunuz. Bunun dili bu. Kendisini arkadan kullandıran erkeğin adı İbne. Ya nasıl böyle işte sen şeyh adamsın böyle kelimeyi kullanır mısın? Açın Diyanet İşleri Vakfı'nın ansiklopedisine, Diyanet İşleri Ansiklopedisi'nde liyvata maddesini açın, Diyanet İşleri Ansiklopedisi'nde liyvata maddesinde kendisini arkadan kullandıran erkeklerin Übne kelimesiyle ifade edildiğini görün.
Böyle boş boş konuşmayın. Bakın boş boş konuşmayın, boş da yapmayın. Ve ama içinizde sizin böyle bir Übnelik var ise o zaman kızacağınız tabii benim bu kelimeme. O zaman ben de diyeceğim ki siz bu kelimeme kızıyorsanız sizin içinizde Übnelik var. Türkçe dille İbnelik var. Ya nasıl canım kardeşim Allah'ın lanetlediği, meleklerin lanetlediği, Resul'ün lanetlediği bir fiiliyatın nesini yumuşatıyorsunuz siz?
Nesini yumuşatıyorsunuz? Ve bu fiiliyatı yapan bir kimse bundan pişman değil ise, bunun normalde imanlı gitmiyor bu kimse, kafir olarak ölüyor. Siz bunun nesini yumuşatıyorsunuz? Ya nasıl böyle konuşur musunuz? Konuşuyorum canım kardeşim. Tekrar söylüyorum. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ansiklopedisine bakın. Livata, livata yazın. Şeyinize, ne o? İnternetinize, livata maddesine bakın. Orada ne ile anıldığını görün. Ondan sonra bana itiraz edin. Ondan sonra bana konuşun. İlimle konuşun, ilimle. Hakaretle değil, ilimle konuşun. Heva ve hevenizsinizle değil. Araştırın, ondan sonra konuşun. Böyle, yok işte sen neden homosoksüel demiyormuşsun? Demiyorum canım kardeşim.
Dinin dili bu. Sen neyi kullanıyorsan kulla. Dinin dili bu. O yüzden kendisini arkadan yaptıran erkeklere de, kendisini arkadan yaptıran kadınların da, kadınların da ismi Arapça dilde Üb'ne, Türkçe dilde İb'ne. Türkçe'ye böyle çevrilmiş. Siz oturun, ondan sonra ne yapıyorsanız, nereye gidiyorsanız, neye şikayet ediyorsanız gidin. Yok işte bu kelimeleri kullanırsanız, konuşuluyordu, işte bununla alakalı bu akşam sohbette bunları kullanırsanız, işte sizi şikayet edecekler. Öyle abi altından kimse sopa göstermesin. Kim neyi şikayet ediyorsa buyursun gitsin, şikayet etsin. Allah muhafaza eylesin inşallah. Cümle Ümmet-i Muhammed'i bu sapkınlardan ve sapkınların sapıklıklarından Ümmet-i Muhammed'i muhafaza eylesin.
Ama Müslümanlar bu sapkınlar kadar cesaretli olmazlar ise, Müslümanlar bu sapkınlar kadar dinine, haysiyetine, şerefine, namusuna, şerefine, fıtratına, Kur'an'ına, sünnetine sahip çıkmazlarsa, Çok biz ikinci sınıf, üçüncü sınıf vatandaş oluruz. Kendi öz ülkemizde parya oluruz. Kendi öz ülkemizde, kendi öz vatanımızda parya oluruz. Sebep? Çünkü biz o sapıklar kadar, o fahişeler kadar, fahşa düşenler kadar, yani fahşa düşmek demek, kadın fahişe demek değil, sapkınlığa düşmek, haramlara düşmek, kadını da erkeği de, onlar kadar cesaretli olmazsak, Biz ne yazık ki, kendi hakkımızı, hukukumuzu koruyamayız. Allah muhafaza eylesin. Tabii, bunun yanında bir de ne var? İşte eşcinselliğin kadın kadını olursa ne diyorlar?
İşte onlarda kadın kadını olunca, işte sevicilik, yani kadın kadını olunca. Eşcinsel canım kardeşim, ne seviciliği ya? O da eşcinsel. Birisi kendini erkek görüyor, birisi kendini erkek görüyor. O da eşcinsel. O şey değil. Ve normalde eğer kendini, öbür kadın da arkadan kendince kendini kullanıyorsa, o da aynı. Ne yapıyor? Bunlar da haram olan şeyler. Evet, tarih boyunca, musevilikte eşcinsellik, yani kadınları arkadan kullanmak, haram, büyük günah, kebari olarak nitelendirilmiş. İsevilikte haram, büyük günah, kebari olarak nitelendirilmiş. Bunlarla alakalı da araştırırsanız bunları, hem eski ahitten hem yeni ahitten kanunlarını, maddelerini, bu konuda ayetlerini bulabilirsiniz.
Ve bu yasaklama, kadınları arkadan kullanma, kadınları anal, kadınlarla anal seks yapma, ister insanın kendi eşi olsun, ister yabancı bir kadın olsun, hepsi de büyük bir haramdır, büyük bir günah, kebari'dir. Allah'ın lanetlediği bir işlevdir. Bakara, ayet 222, Allah'ın size emrettiği yerden onlara varın. Yani kadınlarınıza Allah'ın emrettiği yerden cinsel ilişkiye girebilirsiniz.
Allah'ın emretmediği, yani anal ilişkiye giremezsiniz. İbn-i Abbas'tan rivayet ediliyor. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle haber verdi. Allah-u Teala, bir erkeğe veya kadına arkadan yaklaşan kimseye nazar kılmaz. Kadın, erkek değişmiyor. Bakın, yaklaşan, burada ne var? Fail, yani işlevi yerine getiren. Yani kadına veya erkeğe, arkadan yaklaşana diyor. Ve arkadan yaklaşan için diyor ki, ona nazar kılmaz. Hadis-i şerif, tergip de geçiyor. Hani meşhur, benim ders yaptığım arkadaşlar bilir, tergip ve terhip var ya, o eser de geçiyor. Normalde oradan bakanlar bu hadis-i şerifi bulabilirler. Ve bunu da Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri nazar kılmayacağını beyan ediyor.
Bir hadis-i şerif var, onu normalde bu sohbetin başında da söyleyecektim. Aslında öyle kendimce planlamıştım. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, yine tergipte bu hadis-i şerif, çok hoşuma gitti bu hadis-i şerif. Hadis-i şerif, doğrusu Allah hakkı açıklamaktan haya etmez. Dikkat edin bu hadis-i şerife. Doğrusu Allah hakkı açıklamaktan haya etmez buyurdu. Ve bu Allah Resulü, ve buyurdu ve bunu üç defa tekrar etti. Sonra da dedi ki, kadınlara arkadan varmayın. Allah hakkı açıklamaktan haya etmez. Yani siz, Allah Resulü dedi ki sallallahu aleyhi ve sellem, beni hayasızlıkla suçlamayın. Allah hakkı açıklamaktan haya etmez.
Doğruyu açıklamaktan, hani tabiri caizse edeb etmez. Utanma, arlanma, haya etme olmaz. Ya, hak, haktır canım kardeşim. Ve bunu üç defa tekrar etti diyor. Allah hakkı açıklamaktan haya etmez. Üç sefer, şeriat, tarikat, hakikat. İlmel yakın, aynel yakın, hakkel yakın. Ve ardından dedi ki, kadınlara arkadan varmayın. Yani kadınlara arkadan cinsel ilişkiye girmeyin. Çünkü kadınlara arkadan varmayın demek, yani arkadan yaklaşmak olarak değil bu. Bir kimse, başka bir, Hazreti Ömer Efendimiz, Radiyallahu anh Hazretleri, Ömer yandı diyor Hazreti Peygamber'e. Ne oldu diyor, ben işime arkadan yanaştım. Diyor ki hani, anal ilişkiyi kastetiyor.
Öyle değil değil mi diyor. Hayır ya Resulallah diyor. O önemli değil diyor. O zaman Ayet-i Kerime'ye söylüyor. Onlar sizin tarlanızdır. İstediğiniz gibi yaklaşabilirsiniz. O zaman buradaki arkadan yaklaşmamak, anal ilişkiye. Anal ilişkiye girmek yasak. Yine Abdullah İbni Ömer, Radiyallahu anh Hazretleri rivayet ediyor. Kadın ile arkadan ilişkiye girmek küçük livatadır diyor. Bu da Tergip'te geçiyor. Bu aynı zamanda da Ebu Davut'ta da geçiyor. Demek ki kadın ile arkadan münasebette bulunmak küçük livata. Büyük livata ne? Erkeğin arkasından. Kadın arkasından geçmeyi küçük livata olarak görmüş. Ve yine Tergip'te geçiyor. Bu hadis-i Kerif'i sona aldım.
En ağır olanı. Kadınlara arka yoldan varanlara Allah lanet etmiştir. Hadis-i Kerif. Tergip'te geçiyor yine bu. O zaman kadınlara arkadan cinsel ilişkiye girmek en büyük günah keballerden birisi. Hanefiler, Şafiler, Malikiler, Hanbeliler hiç tereddüt etmemişler. Dört mezhep imamının dördü de bir insanın kendi eşi de olsa arkadan ilişkiye girmeyi büyük günah keballer olarak görmüşler. Ve muhakkak buradan geri dönülmeli, muhakkak buradan tövbe edilmeli ve muhakkak bir daha buna yanaşılmamalı. Tabi bununla alakalı İbni Abidin'de bir paragraf var. İbni Abidin'deki paragrafı size naklediyorum burada. Livata hiçbir yolla mübah değildir. Ama kadınla cinsel tekarüp bunun aksinedir.
Çünkü bu nikahla veya cariye edinmekle mübah olur. Yani bir kadınla cinsel ilişkiye girebilirsiniz. Nikahlınızdır veya sizin cariyenizdir. Ama livata etmek yani kadına arkadan yanaşmak asla ve asla hiçbir şekilde mübah değildir. Doğru değildir. Aklen de çirkindir. Bakın diyor ki aklen de çirkindir. Zira livatada mefulu zelil etmek vardır. Yani mefulu zelil etmek ne demek? Livata'da yani İbni hükmünde olan kimse zelil oldu. Yani bir kimse kendi eşini zelil etti. Veya bir kendisini arkadan ettiren bir erkek kendi kendisini zelil etti. Ve bakın toplumdaki bu kimselere gerçekten zelil insanlardır. Kendilerini arkadan yaptıran bütün hepsi de zelil bir hayat yaşarlar.
Ve toplum içerisinde de zelildirler. Ve onlar kendi zelilliklerini kurtarmanın yoluna gidiyorlar. Ve ne yazık ki dünya üzerindeki popüler kültür diye anılan kültürsüzlük, popüler kültür olarak anılan vahşet, popüler kültür olarak anılan sapkınlıklar bunlara yol göstermeye çalışıyor. Ve dünya cinsiyetsiz diye koşturmaya çalışıyorlar. Dünyayı cinsiyetsiz etmeye çalışıyorlar. Yani işte bir erkek düşünün işte parmaklar ojeli, kulaklar küpeli, gözlere işte rimel çekilmiş, konuşma ağdalı, kadına benzetmeye çalışıyor. Cinsiyetsiz diye doğru koşuyor. Bir kadına bakıyorsunuz kadın kadınlıktan çıkmış erkek gibi yürüyor yolda. Kadın kadınlıktan çıkmış beline silahı koymuş kabadayı gibi gidiyor yolda.
Allah lanet etsin diyor onlara. O zaman normalde bu karanlık, şeytani güçler bütün insanlığı cinsiyetsizliğe doğru koşturuyor. Bir bakıyorsunuz Instagram'da fenomen oluyor. Bilmem hangi ibne. Bir bakıyorsunuz şeyde ne diyorsunuz video paylaşım şeyine YouTube'da bir ibne YouTuber olmuş. Fenomen olmuş.
Ve ona ibne derken de biz bizi ayıplıyorlar. Yani nasıl ibne der? Ya o kimse kendisini kadın görünümüne koymuş ve kendisinin erkek sevgilisini olduğunu söylüyor. Ve kendisi kendisini yani Avrupai bir dille homoseksüel olduğunu söylüyor. Eşcinsel olduğunu söylüyor. Bizim kalkıp da kendini eşcinsel olarak nitelendiren bir kimseye biz şahısla konuşmuyoruz. Bu fiiliyatı icra eden kimseye ibne dememizi neden alınıyorsunuz? Neden bu konuyu böyle abartıyorsunuz? Bir kimsenin ibnelik yapmasını abartmıyorsunuz da, sapkınlık yapmasını abartmıyorsunuz da, Lut Aleyhisselam kavminin yaptığı lanet edici işi yapmasını abartmıyorsunuz da, ibneye ibne dememizi neden abartıyorsunuz? Ne diyelim, Türkçe ismi nedir bunun?
Bunun Türkçe ismi nedir? Bunun Türkçe ismi bu, başka bir şey değil. Bunun Türkçe ismi bu. O yüzden bu livata eden, yani kendisini arkadan ettiren kimse kendisini zelil ediyor. Böyle yaptıranlar tövbe edin, geri dönün. Kadınlar, erkekleriniz bu konuda size baskı yapıyorlarsa yapmayın. Harama geçit vermeyin. Böyle yapan erkeği bir kendiniz güzelce önce sözle bir uyarın. Bilmiyordur, dini nasihat edin. Hala daha bunu yapmaya kalkıyorsa boşanma sebebi. Boşanın kocalarınızdan. Bunu yapmaya çalışan adamlarınızdan boşanın. Ya bir daha böyle bir şey teklifle gelirsen seni boşarım. Hatta gider mahkemeye de böyle bir şey istiyorsun der, seni zelil ederim deyin.
Ahlâh sıkızlık diz boyu oldu. Kimi erkekler kadınlarını zorla arkadan kullanıyorlar. Kadın diyor ki, hocam elimi kolumu bağladı benim. Ben bir şey diyemedim, ben bir şey yapamadım. Hain adam, zelil adam, şerefsiz adam, haysiyetsiz adam, Allah'ın lanet ettiği adam, Allah'ın lanet dediği adam, tövbe et. Bir de namaz kılıyorsun. Bu akşam da dinliyorsun sen beni biliyorum ben. Evet, lanetliksiniz lanetlik. Tövbe edin, yol yakınken geri dönün. Allah muhafaza eylesin. Bu fıtraten çirkin, aklen çirkin, Muhammedi dininde çirkin, İsevi dininde çirkin, Musevi dininde çirkin olan bu lanetlik fiiliyattan vazgeçin. Ve bütün insanlığın, bütün peygamberlerin çirkin gördüğü bu lanetlik işten geri dönün.
Yapmayın. Kadınlar, kendinizi teslim etmeyin. Kendinizi teslim etmeyin. Size arkadan bu şekilde yanaşacak olan erkeklere set çekin. Bu büyük cihattır. Bakın bu, kadının cihadıdır. Kadın buna müsaade etmemeli. Her ne olursa olsun, her ne olursa olsun. Bununla mücadele etmeli, buna pes etmemeli. O yüzden bu insan tabiatına aykırı bir şey. İnsan tabiatına aykırı bir şey. İnsan fıtratına aykırı bir şey. Kur'an yasaklamış. Hadis-i şerifler yasaklamış. İmamların hepsi yasaklamış. İseviler yasaklamışlar. Museviler yasaklamışlar. Hindular yasaklamış. Putperestler yasaklamış. Budistler yasaklamış. Siz hangi dine mensupsunuz ya?
Siz hangi dine mensupsunuz? Ve hastalık bugün eis hastalığının en önemli sebeplerinden birisi. Eis hastalığının en önemli sebeplerinden birisi. Allah muhafaza eylesin. O yüzden livata yapılan yer, yani insanın dübürü, insanın büyük tuvaletini yaptığı yer, necaset çıkma yeri kardeşim. Oradan çocuk doğuran kadını gördün mü sen?
Fıtrat aykırı. Allah sizin evlenip, makul yollardan cinsel ilişkiye girip, sizin insanlığın devamiyeti için çocuklar edinmenizi ve o çocukları Kur'an ve sünnete uygun yetiştirmenizi istiyor. Allah sizi kendisini tanınsın, kendisine ibadet edilsin diye yarattı. Size sapkınlık yapın, ibnelik yapın diye yaratmadı. Size sapkınlık yapın, lütilik yapın diye yaratmadı. Yaratma sebebi Allah'ın, Allah'a ibadet etmek, onu tanımak. Eee sen o zaman tohum ekme yeri, tarlayı bırakıyorsun sen, temiz olmayan, necaset olan yere tohum ekmeğe kalkıyorsun. Be adam, senin tohumun necis mi ki? Ama demek ki senin fıtratında bok böcekliği var.
Çünkü bok böceği bok yuvarlayacak. Arı bal yapacak. Bok böceği bok toplayacak, arı bal yapacak. Eşek arısı bal arısını öldürecek. Sadece arı bal arısını öldürecek. Ama bal arısı bal arılı yapmaya devam edecek. Bok böceği de bok böcek topluma devam edecek. Her ikisi de böcek canım kardeşim. Arı da böcek, bok çeviren de böcek. Arasında bir fark yok. Birisi bok yuvarlıyor, birisi bal yuvarlıyor. Sen bal yuvarlardan, o yuvarlananlardan ol. Ve o yüzden bu çirkin, bu insan fıtratına aykırı, bu zelil, bu insanlık dışı fiiliyat, normal zina etmekten daha büyük haram. Zina etmekten daha şedid.
Bir suç. Normal yollardan zina etse, insan bu kadar suç işlemiş, kabul edilmez. Bu daha ağır. Allah muhafaza eylesin. O yüzden, livata bütün her şeyle, her şeyle suç. Ama dikkat edin. Livatanın arttığı tarih boyunca, livatanın yükseldiği zamanlar, maddi refaha fazlaca kavuşan, zenginliklere fazlaca ulaşan toplumlarda oluşmuş.
Somon halkına baktığımızda, o somon halkı zenginlikte üç seviyeye gelmişler. Yani, zenginlikte üç seviyeye gelince, sapkınlıkta da üç seviyeye gelmişler. Mekke'de, Mekke hadislerinde eşcinsellikle, livatayla, ibnelikle alakalı bir şey bulmak mümkün değil. Medine-i Münevvere'ye gelince, Medine'deki, Medine'de bunlarla karşılaşılıyor. İlk böyle kadınlar gibi kırıtan, süslenen, kınalanan erkekleri, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, Medine-i Münevvere'de görüyor. Ve sahabeye soruyor, bunlar ne? Ashab cevap veriyor. Ey Allah'ın Resulü, bunlar kendilerini kadın hissediyorlar. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, onların hepsini toplatıyor, Medine-i Münevvere'nin içerisinde çöle sürüyor.
Bir rivayete Medine'nin dışında bir köye sürüyor, sürgün gönderiyor. Çünkü onların o esnada, livatay yaptıkları, gözle görülmüş, şahitlenmiş bir fiiliyat değil. Bunlar Medine sokaklarında kadınlar gibi kırıta kırıta yürüyorlar. Süslüler, göğüslerindeki kılları alıyorlar, komple temizliyorlar. Ve göğüslerini açıyorlar düğmelerini, göğüslerinin parlaklığını gösteriyorlar. Yolduruyorlar, vücutlarında hiç kıl tüy yok ve kadınlar gibi kırıta yürüyorlar. Dikkat edin, onların da üzerinde Medine-i Münevvere'deki erkeklerin giymiş olduğu kıyafetler var. Aynı kıyafetlerle dolaşıyorlar. Ama yürüyüşleri kırdıraraktan, konuşmaları kırdıraraktan, şiveleri kırdıraraktan, şimdi de İbneler öyle konuşuyorlar ya.
Aynı şekilde Medine-i Münevvere'nin de o zamanki İbneler'i aynı şekilde konuşuyor. Ve onları Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir rivayete bir köye, bir rivayete çöle ve diyor ki 15 günde bir, bir rivayette de ayda bir Medine'ye gelin, ihtiyaçlarınızı görün. Yani orada aç kalmayın diye onları gönderiyor. Ama bu hastalık en fazla Abbasiler döneminde çoğalıyor. İşin en ilginç noktalarından birisi bu. Emevilerden sonra Emeviler yıkılıyor, İslam'da Abbasiler geliyor. Abbasiler gelince Abbasiler de bu fiiliyat, bu zelil, bu böyle hor hakir görünen insanlık dışı, bu livata fiiliyatı Abbasiler de çoğalıyor. Ardından Türklerin kurmuş olduğu Selçuklular da bu azalıyor, Osmanlılar da daha da azalıyor.
Ne zamana kadar? Son döneme kadar. Türklerin Orta Asya'daki hayatlarında böyle bir şey var mı? Yok. Yani baktığımızda biz tarihi kayıtlara, Orta Asya'da Türklerin böyle bir livata hastalıkları yok. Böyle bir livata şeyleri yok. Kayıtlarda ben bulamamış olabilirim, ırççılık yapmış olmayayım. Ama ne yazık ki Arapların içerisinde var mı? Evet. Afrikalıların içerisinde var mı? O gün için tarihi olarak baktığımızda var. Ve bu insanlığın bir baş belası olmuş bu mesele. Allah muhafaza eylesin. O yüzden bu çirkinlik aynı zamanda da insanlarda psikolojik dengesizlere, psikolojik bozukluklara da sebep olmuş. Bakın eşcinsel eğilim olarak nitelendirdiğimiz, çünkü bunu erkekler de eşcinsel eğilim yapıp, yani erkeğe, kadınları bırakıp erkeklere mi siz yanaşıyorsunuz diye ayet-i kerimede tehkit edilen o fiiliyat, erkeklerde de yani fail olan da, mefil olanda da, yani yapanda da, yaptıranda da psikolojik rahatsızlıklar,
psikolojik dengesizlikler, fiziki, fizyolojik rahatsızlıklar, fizyolojik dengesizler ve aynı zamanda da iç alem olarak, iç alemlerinde bozukluklar söz konusu. Bunu yapan insanlar, tövbe edip geri dönmezlerse, bu psikolojik bozukluklarıyla ölüp gidecekler. Ve bu eğilimlerin hepsi de bir hastalık, hepsi de bir rahatsızlık. Yani işte çocukken böyle bir şeye maruz kaldı, Allah Allah, çocukken tacize maruz kaldı diye, illaki böyle olacak diye bir kaydı yok. O gerekli olan psikolojik tedaviyi alıp, o kendini doğru bir şekilde yönlendirebilir. Allah muhafaza eylesin. O yüzden böyle bir eşcinsel eğilim olan erkekler, yani çok affedersiniz kendisini kadın gibi hissediyorum, ben öyle görüyorum diyen erkekler, hızla evlensinler, sakal bıraksınlar, bıyık bıraksınlar, Kur'an ve sünnete sımsık yapışsınlar, tövbe etsinler ve bu eğilimlerini psikolojik olarak kendilerince tedavi etsinler.
Allah muhafaza eylesin. Kıymetli dostlar, ikinci büyük, benim nazarımda tehlikeli, cinsel hayatta en büyük haramlardan birisi, kadınlara hayızlıyken veyahut da işte bu biraz daha az, bana gelen sorulardan şikayetlere baktığımızda, hani nifaslıyken, yani kadın doğumdan sonra da belli bir kan geliyor ya, kadında üç şekilde kan gelir. Bir, hayızlı, adet görmek dediğimiz kandır. Bu muayyen zamanlarda gelen kan gibidir. İşte kadın rahmindeki yumurtaların gününü doldurup, çürüyüp, parçalanıp, kadın rahminden atılması, temizlenmesi işlevidir bu. Biz buna hayız kadını kanı diyoruz. Veyahut da adet görmek diyoruz. Bunun adı bu. İkinci kadının cinsel uzundan gelen kan, nifas kanı, yani loğusalık kanı.
Kadın, eğer normal yollardan doğum yaparsa, doğumdan sonra kadından da belli bir dairede kan geliyor. Bunun en uzun günü kırk gün. Hanefilerde, işte hayız en uzun günü on gün. Hanefilerde, loğusa kanı da en uzun gün, kırk gün. İkinci gelen kan, kadının cinsel uzundan, nifas kanı, yani loğusa kanı, öyle söyleyelim. Bu loğusa kanı da cinsel ilişki ve her şey bunda da haram oluyor. Üçüncü kadında kan gelir. Bunun adı fıkhıhi dilde istihaze deniyor. Yani aslında hayız kanı da değil, loğusalık kanı da değil. Böyle bir işte burun kanaması gibi, veyahut da bir tarafın kesilir, öyle bir kanama olur gibi, geçici olan kanama, kadından mesela işte hayızdan on birinci günü gelen kanama gibi.
O kana da biz ne diyoruz, istiaze veya işte kusurlu bir kan veya hastalıktan olan bir hadise olarak görüyoruz. Bu geceki, bizim konuşmamız bu meselede hayızla alakalı. O zaman hayızla, hayız kanı gelen, adet kanı gelen, adette olan kadının cinsel ilişkiye girip giremeyeceğiyle alakalı. Sözlükte hayız kelimesi, suyun akıp taşması, kanın akması olarak nitelendirilmiş.
Sözlük kelimesi. Ve işte bu böyle malum kız çocuklarımızda, ergenlik çağına gelen kız çocuklarımızda normal fiziki gelişimlerine normal bir şekilde gelişimleri devam ediyorsa, mesela bazı ailelerde, bunlar da ailede de fark eder, bazı ailelerde kız çocukları çabuk ergenliğe kavuşabilir, 9 yaşında da gelebilir, 7 yaşında da gelebilir. Doğrafi şartlar da söz konusu. Bazı yerlerde sıcak olur, sıcak olunca kız çocukları 7 yaşında ergen olabilir, 9 yaşında ergen olabilir. Bazı sülaleler, aileler vardır. O ailelerin, o ailelerin fıtri özelliğidir. Orada mesela işte kız çocukları 9 yaşında, 10 yaşında, 11 yaşında hayız kanı görebilirler, adet olabilir. Erkek çocuklar bazı aileler de işte 9 yaşında, 10 yaşında ergenliğe ulaşabilirler.
Yani onların da cinsel huzurlarına meni gelebilir, cinsel huzurları sertleşebilir. Bunlar sülaleler, coğrafya, hava şartları, havanın durumu, yedikleri, içtikleri gıdalar, hepsi de etkiler. Bakın hepsi de etkilenir. Normalde mesela şimdi artık kız çocukları daha çabuk ergen oluyorlar bazı ortamlarda. Erkek çocukları daha çabuk ergen olabiliyor bazı ortamlarda. O yüzden bunun böyle işte şu yaşta olacak diye bir kaideye bağlamak mümkün değil. ve sağlıklı bir erkek veya dişi belli bir zamana gelince bununla karşılaşacak bu fıtri bir şey. Bu vücutta üretilen, vücudun Cenab-ı Hakk'ın vermiş olduğu bir üreme organının işlevleri. O yüzden bu ayıptı, günahtı, abesti falan bunlar konuşulmaması lazımdı.
Bunlar boş laflar. Herkes bunları öğrensin. O yüzden kadınlar da bu ergenlik döneminde başlayıp sonra işte menopoz olarak nitelendiren, yani kadınların rahimlerinde yumurtlamanın bitinceye kadar geçen bu dönemde her kadın 3 aşağı 5 yukarı ama az ama çok. Çünkü Hanefi'ye göre 3 günden kısa olursa o hayız kanı hükmünde olmuyor. En az 3 gün olması lazım Hanefi'ye göre. En uzun da 10 gün olması lazım. Menopoza girinceye kadar her ay fıtri olarak 3 aşağı 5 yukarı yaşayacak olduğu bir şey kadınların. Ve kadınlar da bu menopoza oluncaya kadar bu devam edecek olan bir halleri, bir fiiliyatları. O yüzden bu böyle adet kanaması veya ay başı hali olarak, Türkçe'de böyle söylenir çünkü işte adet gördü veya ay başı oldu denir.
O yüzden normalde bu vücudunu isteseniz de istemeseniz de, erkekler istese de istemese de, kadınlar da istese de istemese de devam ede gelen bir şey. Ben şimdi şunu söyleyeyim, ey kendi fıtratlarının üzerinde zalimce, hunharca, sapıkça, sapkınca ameliyat olanlar, ben kendimi kadın gibi hissediyorum diyenler, ay hali görüyorsunuz mu? Görmüyorsunuz. Asla biz kadınız demeyin. Bu, fıtri bir delildir. Bir kimse ay hali görüyorsa kadın hükmündedir. Ay hali görmüyorsa, fıkıh olarak o kadın hükmünde değildir. Yani erkekten dönmeler için söylüyorum bunu. Bunun bir ölçüsü daha vardır.
Hani kimisi işte bizde çift cinsiyet vardı da, şuydu da, buydu da. Kardeş, bu din her şeyi tamam olmuş bir din. Eğer ki bir kimsede çift cinsiyet varsa, bu da hanefilerin iştahıdır. O, küçük tuvaletini hangi huzudan yaptığına bakılır. Bunu fıkıh kitaplarından bulabilirsiniz ama evlerinizdeki ilmihallerden bulamazsınız. Hanefilere göre çift cinsiyetiyse bir kimse doğuştan, onun küçük tuvaletinin hangi huzudan yapıldığına bakılır. Erkeklik huzudaysa ameliyat edilir, o yüzden kadınlık huzudu alınır. Çünkü işlevsizdir o. Eğer kadınlık huzudan küçük işini yapıyorsa, iş görmeyen erkeklik huzudu alınır. O yüzden bu da hanefilerin iştahıdır.
O yüzden bir kadının rahminde yumurtanın döllenmesi fıtridir. O yumurta döllenmeyip ölmesi de fıtridir. Bakın, yumurtanın kadın rahminde döllenmesi fıtridir. Döllenmeyip, çürüyüp atılması da fıtridir. O yüzden bir erkekten dönmede bu yaşanmaz. Sebep, çünkü o fıtratıyla savaş açtı. Allah muhafaza eylesin. Ve kadınların, çok özür dilerim, arkadan necaset yaptıkları yerde yumurtlama olmaz. O yüzden orayla cinsel ilişkiye girilmez. Şimdi, ben Yahudilerde hayız gören kadını ne yaparlardı? İşte onları hayız kanı gördüğü müddetçe bir odada tutarlar. İşte hayız günün, hayızı bittikten sonra da onu dışarı çıkarlar.
Dışarıda evlerinin dışında bir çadırda tutarlar. İşte o çadırda, çadırının önüne de içeri de girmezler. Ona işte ekmek su verirler. Veyahut da yürüyeyim ben sizi şimdi Hindu'ya doğru götüreyim. Hindularda bir kadın hayız halini gördüğünde evden de toplumdan da tecdit edilir. Onu bir normalde çadırın içerisine hapsedilir. Hatta uzun sırıklarla ona yemeğini içmesinin suyunu verirler. Uzun sırıklarla boğuşlarını alırlar. Bunları anlatmayacağım size. Veyahut da işte Hristiyanlar kadın hayız gördüğünde kadını pis görürler, necaset görürler. Onun elinden yemezler, içmezler, onunla ilişkilerini keserler. Bunları anlatmayacağım size. Sebep, ya bunlar normalde bizim bir kültür, öğrensek de olur, öğrenmesek de olur.
Biz bu benim nazarımda iptidai kültürlerde kadın toplumdan ihraç ediliyor. Öyle söyleyeyim. İslam, İslam geliyor. İslam gelince kadın gerçek yerini buluyor. Evet. Bakara ayet 222. Sana adet halinden soruyorlar. De ki o bir ezadır. Onun için adet halinde kadınlarınızdan ayrılın. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. İyice temizlendikleri vakit Allah'ın size emrettiği yerden onlara varın. Şüphesiz ki Allah hem çok tövbe edenleri hem de çok temizlenenleri sever. Burada çok tövbe etmek malum.
Çok temizlenmek, buradaki çok temizlenmenin hayız kanıyla da alakası var. Çok temizlenmek, bu fakirce. Bu ne demek? Onun adet günü tam bitecek. O tam tertemiz olacak. Ondan sonra cinsel ilişkiye girecek. Çok temizlenenleri de sever. Ve yine bakara 223. Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Eyvallah. Ama ne? Önce adet halinden soruyorlar. De ki o bir ezadır. Bakın. Şimdi o bir ezadır deyince eza istenmeyen, muhoş görülmeyen, eza böyle katlanılması zor olan bir şey. Ve bu kadınların eza günlerinde bir erkeğin onu cinsel ilişkiye zorlaması eza'yı katlıyor, katmerliyor.
Allah muhafaza eylesin. O yüzden İslam kadınların bu eza gününde kadınları muhafaza altına alıyor. Koruma altına alıyor. Diyor ki siz muhafaza altındasınız, eza altındasınız çünkü korunmanız gerekir. Ve erkekleri sizden ayırdık. Sizinle cinsel ilişkiye girmeyecekler. İbni Abbas naklediyor. Ne diyor? Hz. Aişe sordular. Kadın hayızlıyken kocasına ne helaldir? Hz. Aişe annemiz cevap veriyor. Cima hariç her şey. Şimdi sebep, buradaki sebep çünkü Medine toplumunda Yahudiler var. Yahudiler hayızlı olan kadını bırakıyorlar. 15 gün dokunmuyorlar.
15 gün gözden uzak, her şeyden uzak. Hristiyanlar var. Onlar da kadınların elinden yemiyorlar, içmiyorlar, yaklaşmıyorlar. Onlar da necis görüyorlar. Ama Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, yani son din İslam, kadınların kategorisini değiştiriyor. Ve kadınların olması gereken yere getiriyor. Ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, hanımları hayızlıyken, cinsel ilişki hariç, onlarla konuşuyor, sohbet ediyor, onlarla sevişiyor, onlarla da tenini tenini değdiriyor. Ve onlarla ilgi ve alakayı kesmiyor. Onların pişirdiğinden yiyor, onlarla beraber içiyor, onlarla beraber yatıyor, onlarla beraber aynı yatağı paylaşıyor.
Ve onları terk etmiyor. Onlarla alakalı cima hariç her türlü cinsel aktiviteyi yerine getiriyor. Bir, arkadan livata etmiyor, zaten lanetlik. İki, önden de cinsel ilişkiye girmiyor. Yine Ebu Davud, Tirmizi, Nesai naklediyor ad-i şerifi. Hayızlı bir kadınla önden veya herhangi bir kadınla arka tarafta münasebette bulunan veya bir kahini tahsik eden kimse, Muhammed ile Kur'an-ı Kerim'i inkar etmiş olur.
Yani küfre düşer. Yani kafir olur. Yani bir kimse hayızlı bir kadına, kadına önden ilişkiye girerse veya herhangi bir kadına arkadan ilişkiye girerse, onunla ilişkiye, cinsel ilişkiye girerse veya bir kahini, yani gayetten haber veren bir kahinlik yapan bir kimseye tahsik ederse o kimse küfre düştü. O kimse kafir oldu. Allah muhafaza eylesin. O yüzden Hanefiler bu hadis-i şerife bakaraktan hayızlı kadınla cinsel münasebette bulunmayı bilerek yapan, kasten yapan bir kimseyi büyük günah olarak görmüşler. Bunu küfür olarak gören imamlar var mı? Var. Ben Hanefiyim, ben Hanefiyim işte adının içerisinde duruyorum. Ben o yüzden Hanefiler bunu normalde büyük günahı kebari gördükleri için ben de büyük günahı kebari olarak görüyorum.
Yani bir kimse kendi eşine, nikahlı eşine eğer ki hayızlı zamanında cinsel ilişkiye bilerek girerse büyük günahı kebari girdi. Bilmeden girdi. Bilmeden nasıl girdi? Örneğin işte kadın dedi ki yedi gün bitti, bir ezan vakti de geçti. Çünkü şafilerde bir kadın gusletmedikçe, hayızlı bir kadın gusletmedikçe cinsel ilişkiye girmek caiz değildir. Hanefilerde ise gusletmese dair bir ezan vakti geçince o kadınla cinsel ilişkiye girilebilir mi? El cevap girilebilir. Bakın ben kardeşlere tavsiye niteliğinde gusletmelerini söylüyorum. Sebep bununla alakalı hadis-i şerif var. Temkinli davranmakta fayda var. Yani kadın kendince guslettiğinde diyor ki kadın ben cinsel ilişkiye hazırım.
Erkeğin burada sorumluluğu kalmıyor. Eğer kadın gusletmedi, tereddüdü var daha bekliyor. Erkekler yanaşmayın eşlerinize. O ne zaman yıkandı, gusletti o zaman yanaşın. O zaman mesela bir erkek mecbur edildi kendi eşiyle cinsel ilişkiye girmeye. Mecbur edildiğinde yapacak bir şey yok, tövbe edecek yine de. Veyahut da unuttu diyor ya unuttuklarınızdan sorumlu değilsiniz. Veya şimdi bu size tuhaf gelebilir. Uyku yakaza halinde oldu. O kimse yakaza halinde tam farkındalık yok onda da. Belki de o esnada yakaza halinde ayrı bir perdede yaşarken gayri ihtiyari eşiyle ilişkiye girdi. Kadın bunu fark etmedi.
Veyahut da kadın da aynı yakazaya tutuldu. O da bunu fark etmedi. Olabilir mi? El cevap olabilir. O zaman ne oluyor? Bu günah olmuyor. Bunu fark ettiği anda ne yapacak? Oruçlunun unutaraktan yemesi gibi bu. Oruçlu unutaraktan yedi. Suçlu var mı? Yok. Oruçlu devam mı? Devam. O kimse de unutaraktan. Herkes unuttu. Kadın da unuttu. Kendisi de unuttu. Öyle ya. İşte erkek de kadın da birbirlerini göremediler bir müddet. Sonra adam geldi. Ondan sonra işte kadın da onu görmenin heyecanıyla ay hali olduğunu unuttu. Adam da bilmiyor zaten. Cinsel ilişkiye girdiler. Girdikten sonra kadın dedi ki eyvah ne oldu? Ben böyleydim. İkisine de günah yok. Sebep unuttuklarınızdan sorunlu değilsiniz.
Sebep gece uykuda olanlardan sorunlu değilsiniz. Sebep delirdi. Deli. Akıl gitti. Onun yaptıklarından ne oldu? Sorunlu değil. Şimdi unutuar yaparsa tövbe etmesi gerekir. Hanefiler demişler ki. Hanefiler söylüyorlar bunu. Karısına hayızlı halinde yakınlık eden kimse hakkında bir veya yarım altın sadaka verir demişler. Yani Hanefiler büyük günahı keber gördü ya. Büyük günahı keber gördüğü için. Eğer ki bir erkek bile bile onunla cinsel ilişkiye girdi. Yani bunun da hükmünü verirken İmam-ı Hanbel, Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai'nin İbni Abbas'tan rivayet ettikleri hadis var. O hadiste diyor ki karısına hayızlı halinde yakınlık eden kimse hakkında bir veya yarım altın sadaka verir dedi.
Sonra cima hayızın evvelinde olursa bir altın sonunda olursa yarım altın verilir denilmiştir. O günkü hani bir altın 4.25 gram veya bir dinar bir altın, bir dinar bir altın karşılığında bir dinar da 4.25 gram altın. Bunu böyle 4.25 gram altın olarak söylüyorum. Çünkü ola ki böyle bir kimsenin başına gelirse yani hayızın başında gelmesi ne demek? Hayızın başında olan yani işte hayızın ilk günlerinde böyle bir hani cima etti eşiyle bir kimse o zaman 4.25 gram. Eğer yok hayızın sonunda tereddüt 7 günde bitiyordu 7. günde yaptı ama hayız bitmemiş daha. O zaman bunun yarısı yani 4.25'in yarısı ne yapıyor? 2.12.5 yapıyor. O zaman 2.12.5 gram ne yapacak? Sadaka verecek. Yine kanın rengi siyah ise bir altın, sarı ise yarım altın verilir diyenler de olmuş.
Ebu Davut'un hakimin rivayet ettikleri, hakimin sahihtir dediği şu hadiste buna delildir. Erkek karısına hayızlığı halinde yakınlık ederse, kan kırmızı değilse bir altın, sarı ise yarım altın sadaka versin demişler. Hanefiler hayız kanının belli adet suresinin sonunda kesilmesi halinde bir namaz vakti geçtikten sonra gusül yapılmasa da cinsi münasebetin caiz olacağını söylemişler. Ama ben bunu söylerken kardeşlere bunu tekrar bunun altını çizerekten beyan ediyorum. Kardeşler tedbir olsun, temkin olsun, siz eşlerinizin gusül etmesini bekleyin. Gusül ettikleri anda temiz hükmündedir. Tabi bu hayızlıyken de, nifaslıyken de, yani loğusa kanı olduğunda veya hayız kanı olduğunda da namaz kılamaz, secde edemez, ondan sonra oruç tutamaz, musafı eline alamaz.
Yani malikiler bir tek Kur'an öğreticilerin ve öğrenenlerin bu işlerine devam etmesine dair fetva verirler. Diğerleri bu konuda diğerlerine de fetva vermez. O yüzden malikiler, maliki mezhebine göre Kur'an öğreticileri ve Kur'an öğrenenler, kadınlar hayızlı dönemlerinde de Kur'an öğrenmeye ve Kur'an öğretmeye devam ederler diyor. Hüküm var, diyanette bu hükmü kendisine ölçü alır. Diyanette bu hükmü kendisine ölçü alarak da Kur'an kurslarında, hafızlık kurslarında bunlara okumaya ve okutturmaya devam ettir. Yanlış mı? Değil. Bu surede hayızlı veyahut da Luhusaz'ın döneminde namazlarını iade etmezler, sonradan kılmazlar ama tutamadıkları oruçlarını ne yaparlar?
Sonradan tutarlar. O yüzden yine Hanefi mezhebinin müştehidlerine göre Luhusaz'ın en uzun suresi kırk gündür. Adet halinde olduğu gibi en azı şeklinde bir sınırlaması yoktur. Çünkü adette en az üç gün, Luhusaz'ın en azı yok. Eğer şimdi yeni yeni türedi, bununla alakalı çok soru soruyorlar, ameliyatta çocuğu alıyorlar, Sezeryan. Sezeryan olan kadınlar da Luhus'a kanı gelmiyor. O yüzden de onların Luhus'a hükümleri de yok. Onun da altını çizeyim. Onların çünkü Luhus'a hükümleri onlara tabi, Luhus'a hükümleri onlar için geçerli değil. Neden? Kanıma gelmiyor, kan gelmiyor. O yüzden bu akşam da inşallah saat 23.19 oldu. Sorularınıza zaman gelsin.
Bu iki maddeyi işleyebilmiş olduk. Ondan sonra öğrendiğimiz şu, bir kadın erkek hiç önemli değil. arkadan cinsel ilişki, herkese haram, lanetlik bir iş. İki, kadınların hayızı ve Luhus'a dönemlerinde de cinsel ilişkiye girmek, büyük günah-i kebay, hadis-i şeriflere göre lanetlik bir iş. Cenab-ı Hak cümlemizi bu tip harama düşmekten, büyük günah-i kebaylere düşmekten, lanetlik işlere düşmekten bizleri muhafaza eylesin. Önümüzdeki haftaya, bu çok önemli. Belki de önümüzdeki hafta, perşembenin bütün gecesini, bu tek madde, belki de bizi maddeyle geçirebiliriz. Cinsel görevden kaçınmak. Bugün bu toplumda gerçekten bu da kanayan yaralardan birisi. Aslında bugün bunu, üç maddeyi de bitirebilirim diye düşünüyordum. Ama ne yazık ki bitiremedik.
Allah izin verirse, on bir, önümüzdeki hafta on sekiz mi oluyor tarih? Salim, on sekizi. Ben buraya not alıyorum inşallah. On sekiz, sıfır, altı, iki bin, yirmi. Devam edeceğiz inşallah. Tekrar söylüyorum, belki de hani bir sufi topluluğun böyle bir sohbet etmesi, böyle bir şey yapması, bazılarınca kendilerince hani abes, ya böyle bir şey olur mu falan diyecekler.
Ondan sonra canım kardeşim, sufiler de bu toplumun insanı, sufiler de Kur'an ve sünneti iman ediyorlar. Sufiler de dünya üzerindeki sapkınlıklardan, dünya üzerindeki bu çirkinliklerden etkileniyorlar. Sufiler de hak ve hakikati öğrenmek zorundalar ve öğrenecekler. Kendimizce de, bu fakirce de dilinden geldiğince, bildiğince öğretmeye gayret edecek inşallah. Allah izin verse inşallah şimdi sorularınıza geçeceğiz. Rabbim bizi bildikleriyle amel eden, Rabbim bilmediklerini de Rabbinin Allah'ın öğreteceği kullarından eylesin. Çünkü ayeti kerimede Cenab-ı Hak der ki, bildiklerinizle amel ederseniz Allah size bilmediklerinizi öğretir. Cenab-ı Hak bizi bilmediklerimizi öğretsin inşallah.
Hayırlı akşamlar, eşim ve çocuklarım sizin dersliğinize bağlı. Ben de arada tesbihatı çekiyorum.
Sizden rıza almam gerekiyormuş, bilmiyordum. Rızanız olursa ben de talebiniz olmak isterim, girmek isterim. Allah mübarek eylesin. İnşallah siz de size gönderecek olduğum bu dersi inşallah çekin. Allah'tan bir şey gelmezse. Rabbim devamlı eylesin. İnşallah rızasına uygun ameller işleyen kullarından eylesin cümlemize inşallah.
Selamun Aleyküm. Duydum ki sizi üzenler olmuş. Bizi kimse üzemez. Gücü yetmez kimsenin bize üzemez. Siz canınızı sıkmayın. Bizi kimse üzemez. Bu konuda bizim üzüntümüz yok. Bunu kesinlikle bilmiş olun. Hakaret eden, laf söyleyen, iftira eden. Bunlara üzülmüyoruz biz. Ben kendi adıma üzülmüyorum. Yok. Hiç ama. Yeter ki ben kendi nefsim için söylüyorum. Biz Kur'an ve sünnet dairesinde duralım.
Yeter ki Kur'an ve sünnet anlatalım. Yeter ki Kur'an ve sünnet yolunda yürüyelim. Taş da atsalar, laf da atsalar, hakaret de atsalar, herhangi bir önümüze taş koymaya da çalışsalar hiç üzülmüyoruz. Bu konuda üzüntümüz yok. Allah muhafaza eylesin cümlemizi inşallah. Üstadımıza kim ne diyorsa sonuna kadar karşısındayız. Sorunları neyse biz de cevap vermesini konuşan ve biz de cevap vermesini konuşan dillerin, dillerin haddini bildirmesini bildiririz. Allah'ın izniyle Kur'an, sünnet, vatan millet dedik. Gayrısını ehli yetişmez yüreğimize. Duysunlar, bilsinler istedik. Allah razı olsun hakkınızı helal edin. Gazemir'den Pınar. Allah razı olsun hakkınızı helal edin inşallah.
En büyük şey Geylana Hazretleri midir? En büyük şey Hz. Muhammed Mustafa'dır sallallahu aleyhi ve sellem. Ondan daha büyük kimse yoktur. Yaptığımız ibadetleri saklamak için yalan söyleyebilir miyiz? Hayır. Yalan söylemek yok. Olmaz öyle şey. Yalan söylemek, iki küsü barıştırmada, karı kocayı barıştırmada, yalan söylemenin pembe yalanların caiz olduğu yerler. İki arkadaş birbirini atıp tutuyorlar, küsmek üzereler, küsmüşler. Pembe yalan, küçük yalanlarla onları barıştırmak için, karı kocayı barıştırmak için bunlar caiz görülmüş. Kime yalan söylenir? Düşmanı aldatmak için, kandırmak için. Harbine yalan söylenir. Harbini aldatırsın, harbine doğru söylemezsin. Evet, buna caizdir.
Ama bir türlü caiz olmaz. Bir kadın cinsel birleşme esnasında organizm olamadığı için, ilişki bittikten sonra kocasının yanında kendi kendine tatmin yoluyla organizm olması haram mıdır? Parantez içinde bu her zaman böyle gerçekleşmektedir.
Şimdi bir hadis-i şerif var. Bu aslında görevden kaçmakla alakalı bölümde alabilirim bunu. Ama bu hadis-i şerif çok enteresan. Erkeklere söylüyor bunu. Erkeklere diyor ki, sizler horoz gibi olmayınız. Bunlar kadının hakkı çünkü. Ayet-i kerimede erkeklerin kadınlarının üzerinde hakkı olduğu gibi, kadınların da erkeklerin üzerinde hakları vardır diyor. Ve cinsel ilişkide bu kadının hakkı. Hadis-i şerifte diyor ki, erkeklere, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti, siz horoz gibi olmayınız. İşinizi bitirip hani böyle işte kadını bırakmayınız. Ve hatta hadis-i şerifte diyor ki, kadınlarınızın karınlarının üzerinde durunuz. Yani onlar da, ben şimdi hadis-i şerifin metnini bulacağım şimdi size.
Bir saniye. Suviti'de geçiyor bu. Cam-i Üssagir'de geçiyor. Tabii bunu başka kaynaklarda da var ama onu buradan aldım ben. Erkek hanımı ile cima ederken horoz gibi atlayıp inmesin. Kendisi rahatladığı gibi hanımı da rahatlayıncaya kadar karnı üzerinde kalsın. Kadın rahatlamadan sen rahatlarsan o günün kalan kısmı kadın için uyuşuk ve tembellikle geçer diye hadis-i şerif devam ediyor. Şimdi mesele bu açıdan bakılırsa, erkekler kadınlarıyla cinsel ilişkiye girerlerken horoz gibi olmayacaklar. Yani çabucak boşalmayacaklar.
Kadınları kollayacaklar. Kadının kollanması ne? Cinsel ilişkiyi uzatması. Erkek cinsel ilişkiyi uzatabildiği yere kadar uzatacak. Bunu uzatabildiği yere kadar uzatacak derken kadını da bıkmasını, nefret etmesini, cinsel ilişkiden soğumasına sebep olmayacak şekilde kadının ne zaman işinin bittiğine bakmaya gayret edecek. Ve olabildiğince erkek boşalmasını geciktirmeye gayret edecek. Ve olabildiğince erkek kadınla bugünkü dilde ön sevişmeyi fazla tutacak ki kadın da cinsel ilişkiden lezzet alsın, tat alsın. Bunlar uyguladılar ama bazı kadınlar vardır. Kadının organizm olması, rahatlaması daha uzun süre isteyebilir. Erkek bunu görecek.
Erkek bunu görünce de ne kadar uzatabiliyorsa uzatmaya gayret edecek. Erkek uzatamadı. Bu konuda uzatması yetersiz kaldı, güçsüz kaldı, yapamadı. Öyle ya erkeğin de bu konuda uzatabileceği bir zaman var. Bu sefer örnekliyorum bunu. Bir cinsel ilişkinin hadis-i şeriflerden çıkardığım, hadis-i şeriflerden benim bu konuda edindiğim, izlenim bu. En kısası 15 dakika, en uzunu 35-40 dakika. Öyle söyleyeyim. Şimdi böyle olunca ortalama bu böyle dakikayı, bu benim hadis-i şeriflerden çıkardığım sonuç. Öyle kendi kafanızdan bir şey çıkarmayın. Çünkü mesela işte ön sevişme ile alakalı hadis-i şerifler var. Konuşmak, fısıldaşmak, ön sevişme yapmak, işte çok özür dilerim öpüşmek, okşamak, sevişmek.
Bunlar böyle hadis-i şeriflerde geçen ibareler. Bunları normalde toparladığınızda, yekün ettiğinizde bir cinsel ilişkinin ortalama süresi yarım saat falan oluyor. Normal şartlarda. O zaman yarım saat içerisinde de kadın kendini boşaltabilmeli, boşaltmalı, olmalı, olmuyor. O zaman kadının kendi kendini tatmin etmesi caiz olur. Bu böyle hani bunun klasik bazı kimseler fetva vermeyebilir. Bunun fetvası var. O yüzden gerekirse ben bu soruyu özellikle bu soran her kim ise ben bunu kopyalıyorum soruyu. Buradaki benim ders sohbetimin içine alıyorum soru olarak.
Hep bunun çünkü karşılığını inşallah fetva olarak da ben yazayım buraya. Allah izin verirse inşallah unutmayayım. Bu önümüzdeki hafta Allah izin verirse bunun böyle caiz olduğunu söyledim. Şimdi sohbeti çok yerlerden dinliyorlar. Eksik kusur arıyorlar. Eksik kusur arayanlar için bunun caiz olduğuna dair fetvayı önümüzdeki hafta nerede geçtiğini inşallah söylemeye gayret edeceğim.
Allah izin verirse inşallah. Selamun aleyküm. Ben Ankara'dan Büşra. 16 yaşındayım. Rüyamda görmedim ama uygun görürseniz sizden ders almak istiyorum demiş Büşra. Olur Büşra günde bir sefer bunu çekeceksin dersin inşallah. Yurt dışından birisi merhaba demiş biz de merhaba diye.
15 yaşındaki kız yeğenin var ellerinin içi terleme oluyor. Bir bitki çiçeği tarif etmiştiniz. Valla tarif etmişimdir hatırlamıyorum şu anda ne olduğunu bilmiyorum. Tarif etmedin mi? Valla etmişim demek ki. Şu anda hatırlamıyorum. Selamun aleyküm. Bir sohbetinizde insanlara alındığınızı belli bile etmeyin. Sünnete uygun değil. Alındığınızı kırıldığınızı belli etmek demiştiniz. Bazı sohbetlerinizde de bir kişiyle aranızda bir sorun olduysa o kişiyle konuşun dediniz diye anlıyorum. Soru. Üzüldüğümüz, kırıldığımız veya problem yaşadığımız insanlara duygu ve düşüncelerimiz nasıl ne ölçüde ifade etmemeyiz. Ben kolay kolay etrafımdaki insanlara kırılmam.
Etrafımdaki insanlara bir kırgınlık duygusu yaşamam. Ben kolay kolay da üzülme duygusu da yaşamam. Bu tip meselelerle alakalı. Ama bir problem varsa orta yerde ben problemi konuşurum. Problem beni ilgilendiriyorsa, problem toplumu ilgilendiriyorsa onu oturur konuşurum. Bu noktada konuşmaktan çekinmem. Alınganlığımı belli etmem. Üzüldüğümü belli etmem. Belli etmemeye gayret ederim. Belli etmemeye gayret ederim. Hiç kimse alındığımı bilmez. Kendi kendime alınırım ama bunu hiç kimse bilmez. O yüzden normalde bu alınganlık var bende. Üzülmek ve kırılmak yok. Herhalde üzülmek ve kırılmak olmadığından dolayı alınganlık daha fazla.
Allah iyi etsin inşallah. Ama problemlerinizi konuşun. Bir sıkıntı yaşıyorsanız bir kimseyle bunu konuşun. Bir derdiniz, bir aşamadığınız bir şey var ise o kimseyle oturun konuşun makul dairede. Bazıları var konuşurken haklılığını dahi ispat edemezler. Haklı iken haksız duruma düşerler. Eğer öyleyseniz yazın. Yazaraktan cevap verin. Daha iyi. Selamun Aleyküm.
Geceniz ve Cumanız mübarek olsun. İslam'da helallar ve haramlar kitabında bir hadis-i şerifte Allah-u Teala'nın öyle kulları vardır ki kıyamet günü onlarla konuşmaz, onları tezkiye etmez ve taraflarına bakmaz. Bunlar kimlerdir? Ey Allah'ın Resulü diye sorulduğunda Resul-i Ekrem anne ve babasından veya evladından yüz çevirip uzaklaşanlar. Bak anne ve babası. Yani bir evlat var anne babasından yüz çevirdi, bir de anne baba var evladından yüz çevirdi. Yüz çevirip uzaklaşanlar kendisini azat edip hürriyetine kavuşturan, topluma karşı nankörlük edip onlardan ayrılan kimselerdir buyurdu. Bu hadis-i şerifle alakalı iki sorum olacak. Allah-u Teala'nın kullara tezkiyesi nasıl olur?
Kulları affetmesi mahşer gününde. Tezkiye etmek, onları affetmek, onların gönüllerini hoş etmek. Azat edip hürriyetine kavuşturan topluma karşı nankörlük edip onlardan ayrılan kimse. Bu kölelerle alakalı bir kimse köle olarak satılmış, oradaki insanlar para toplamışlar, kendi aralarında onun parasını yatırmışlar, azat etmişler. O kimse de bu topluma karşı nankörlük ediyor, çekiyor gidiyor, arkalarına dönüp gidiyor. Allah muhafaza eylesin. Semih Seymen soruyu anlayamadık burada.
Bu neyse bir daha açık bir şekilde soruya at inşallah. Selamun Aleyküm efendim. Rabbim korona sayesinde sizi ekranda daha çok görmemize ve kendi adıma da yolun çok başındaki bana çok faziletli olduğu, neredeyse hiç bitmese diyeceğim. Rabbim affetsin inşallah. Allah bin kere razı olsun. Elinize, yüreğinize, emeğinize sağlık. Efendim rüyamda beni her bilmeden hataya düşsem nefsim kabarsa. Öyle güzel azarlıyorsunuz ki bir hafta kendime gelemiyorum. Bunun hikmetli olduğunu hissediyorum. Çok üzülsem de ne kadar şanslı bir kulum diyorum. Kendimi düzeltmeye çalışıyorum. Tam da anlamıyorum ama doğru mu düşünüyorum bilemedim. Siz ne buyursunuz, duanıza talibim.
Selamun Aleyküm hakkınızı helal edin. Azarlanmak güzel bir şeydir. Sufilikte azarlanan kimse, azarlanan kimse maneviyat onunla ilgileniyordur. O yüzden azarlanmak sanki böyle hoş olmayan bir şeymiş gibi görünür. Ama sufi literatüründe üstadın azarladığı derviş kıymetli derviştir. Evet. Allah cümlemizi kıymetlilerden eylesin. Şimdi böyle üstad azarlandığında böyle işte sırtını dönüp gitmeyecek, azarlandığında çekip gitmeyecek kimseleri azarla. Onlar yetişsinler, onlar böyle iyi derviş olsunlar diye. Allah bizi onlardan eylesin inşallah.
Selamun Aleyküm müsaadenizle birkaç sorum olacaktı. Bir, eşlerin birbirinin cinsel isteklerini reddetme hakkı var mı? Varsa bunu kadın veya erkek reddetmesi fark eder mi? Kadınların da erkeklerin de cinsel ilişki isteklerini, birbirlerinden makul gerekçeleri yok ise reddetmeleri mümkün değil. Ben bu sorularınızı da, baya çünkü kaç tane, dokuz tane soru var burada.
Ondan sonra ben bu kardeşin bu sorularını da alayım. Önümüzdeki haftanın ondan sonra sorularını koyayım şimdi buraya. Bunları ben şimdi yanlış anlamayın. Ben bunları cevaplandıracağım şimdi. Ama daha teferruatlı bir şekilde önümüzdeki haftaya da cevaplama gayret edeceğim inşallah. Ama ben şimdi bunları yine sorularınıza cevap vereceğim. Cinsel isteklerini reddetme hakkı var mı? Varsa bunu kadın veya erkek reddetmesi fark eder mi? Fark etmez. Ne kadın, bu konuda hadis-i şerifler var. Erkeğin cinsel ilişki istemesini, makul gerekçeleri yok ise, bakın makul gerekçeleri yok ise, reddetme hakkı yok, melekler ona lanet eder diye hadis-i şerif var. Aynı şekilde erkeğin de kadının cinsel ilişki isteğini, makul gerekçeleri yoksa, reddetme onların da hakları yok.
O yüzden kadın da erkek de cinsel ilişki isteme hakkına birbirlerine sahipler. İki, evde üçüncü bir şerif yoksa cinsellik sadece yatak odasında ve çarşaf ve yorgan altında molu olmalı. Bu konuda Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin o günkü ortamda, o günkü şartlarda üzerine bir örtü aldığına dair rivayetler var. Ama bu illa ki uygulanması gerekir mi dediğimizde, mesela Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kapısı mescide açılıyor. Evi öyle düşünün onun evini. Yani bir avlunun içerisinde işte evler var, küçük küçük odalar var ve bu avlu mescide açılıyor. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin avlusuna kapıyı vurup girip çıkanlar olabiliyor.
Öyle olunca Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri üst düzeyde bir tedbir alıyor. Ve örtüsüz genel olarak cinsel ilişkiye girmiyor. Ama bu olmazsa olmaz mı? Hayır. İlla ki yatak odasında olacak diye bir kaiden var, hayır. Cinselliğin vakti veya saati var mı? İlla gece yatarken mi olmalı? Hiçbir vakti, saati yok. Bunu da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadislerinden anlıyoruz. Hatta bir hadis-i şerifte diyor ki, Eğer bir kadın canınızı çekebilir, isteyebilirsiniz, hızla evinize koşun diyor. O yüzden cinsel ilişkinin bir vakti, saati yok. Yok işte kandil günü olmazmış. Yok canım canım kardeşim, hayır öyle bir şey yok.
Yani oruç tutulan günlerde dahi iftar edildiğinde yasaklama yoksa, hiçbir saat ve dakikada yasaklama yok. Dört, peki ilişkinin bir adedi var mı? Örneğin en fazla her gün olur, o da bir kere olur gibi. Yoksa çiftlerin birbirine olan muhabbetlerine göre ilişkinin sıklığı ve günleri eksilip artabilir mi? Bu cinsel ilişkiye girecek olan erkekle kadının bileceği bir iş. O yüzden eşler birbirlerini istiyorlarsa, istedikleri kadar olabilir. Gün içerisinde, hafta içerisinde hiçbir sıkıntı yok. Bunun en alt birimi kadınlarla alakalı. Ama bir kadının en az dört günde bir cinsel ilişkiye girme hakkı vardır. Eğer bu hakkı erkek yerine getiremiyorsa, kadının boşanma hakkı doğar. Burada kadının boşanma hakkı doğar.
Öyle olunca ilişkinin adedi yok, sınırlaması yok, saati yok, dakikası yok. Hiçbir şekilde. Dileyen dilediği kadar. Yeter ki kadın da erkek de birbirine eza cefa vermesin. Eşlerin birbirlerini sürekli arzulamaları sapıklık mı? Az ama devamlı olarak birlikte olunmalı. Yoksa doğal akışına mı bırakılmalıdır? Eşlerin birbirlerini istemeleri, eşlerin birbirlerini arzulamaları ibadettir. Bu sapkınlık veya sapıklık değildir. Eşler ne kadar birbirlerini arzular, ne kadar birbirlerini isterler, ne kadar birbirlerine şehvetle yaklaşırlarsa, o kadar fazla nafile ibadeti işlemiş gibi olurlar. Ve bu asla ve asla sapkınlık olarak nitelendirilmez.
Fakat iptidai toplumlarda, İslam kültürünü tam almamış olan ailelerde sanki bu sapkınlıkmış gibi anılıyor. Veyahut da iptidai öğretilerde, işte günde bir sefer olur daha fazla olmaz. Veya haftada bir sefer olur daha fazla olmaz. Veya ayda bir sefer olur, bu gayet normaldir daha fazla olmaz. Yok işte beş ayda bir sefer olur daha fazla olmaz. Sanki fiil millet, on altı ayda bir olacak sanki. Ben öğlelerini de duydum. Yani yılda bir sefer cinsel ilişkiye giren erkek de duydum. Dedim ya fil misiniz siz? Filler on altı ayda bir cinsel ilişkiye girerler. Boğalar dokuz ayda on ayda bir, hani inekler dokuz ayda on ayda bir cinsel ilişkiye girerler. Böyle bir şey değilsiniz.
O yüzden böyle bir şey olmayınca da bunu güne bağlamak, bunu adete bağlamak mümkün değil. Canım kardeşlerim, bir, arkadan ilişki yasak. İki, hayızlı ve nifaslı ilişki yasak. Üç, işte eza cefa veren ilişki yasak. İşte kendince ilişki yasaklanmış ama yaparsan cezası var. Ne? İhramdayken örneğin. Cezası var. Oruçluyken yasaklanmış ama ne? İşte onun da cezası var. Ama o kimse günahı kebâr işledi diyemeyiz. Bu ayrı bir mesele. O yüzden eşler birbirlerini devamlı arzulamaları, ibadet, devamlı arzulamaları, birbirlerini istemeleri, devamlı ilişkiye girmeyi istemeleri gerçekten takdir edilecek, alkışlanacak bir şey.
Eşlerin cinsel hayatlarındaki uyum, olumlu ve olumsuz dini yaşantılarını etkiler mi olduğu gibi etkiliyor. Yani erkek de kadın da cinsel ilişkileri gayet normal akıp gidiyorsa, eşler arasında bir uyumluluk var ise cinsel ilişkide onların dünyaları da, ahiretleri de harika gidiyor. Adamın işi de düzgün gidiyor, kadının evi de düzgün gidiyor. Herkes relaks bir şekilde hayatını yaşıyor. Dünyadan tat alıyor, eşinden tat alıyor, işinden tat alıyor, ibadetlerinden tat alıyor, her şeyinden tat alıyor. Eğer cinsel ilişkiyle alakalı sıkıntısı varsa, kadının da erkeğinde dünya onlara zindan alıyor. Benim düşüncem bu. 7. Haram olan ters yerden ilişki olmadıkça, cinselliğe seks oyunları veya fantezi katmak haram olur mu?
Hiçbir haramı yok, ibadeti güzelleştirin daha. Yani bunu açık ve net söylüyorum. Bu da cinsel oyunlar, fanteziler, işte bunun sınırı yok. O yüzden bunun böyle, ya böyle mi olur? Evet böyle olur. Müslüman bir kimse cinsel fantezileri olur, hayaller olur. Bunu bu noktada sınırlamak, bunlara gem vurmak bu caiz değil. Haramlardan sorumluyuz canım kardeşlerim. Haram olmadığı müddetçe kanatlanın uçun. Geçici yasaklar var mı? Mesela eşlerden birinin cenazesi olsa yas tutulabilir mi? Kaç gün yas tutabilir mi? Katılmıyorum. Yas yok. Her gün düğün bayram. Ha evet, belki de anlayışlı olabilir. Kadının annesi ölmüştür.
Üzüntülü ya. Veyahut da erkeğin babası ölmüştür. Üzüntülüdür belki de. Sevdiği bir kimseyi kaybetmiştir. Üzüntülür. Ama hani bir sahabe annemiz var ya, onu unutmayın. Neydi? İki tane oğlan çocuğu rahatsızdı, hastaydı. İkisi de vefat etti. İkisi de vefat edince ikisini yıkadı, kefenledi. Gitti odanın birisine yatırdı. Eşi geldi. Yemek yediler. Eşi arada sordu. Dedi ki, çocuklar ne yapıyor? Emanet yerine teslim edildi. Çok iyiler dedi. Eşiyle yemek yedi. Eşiyle yemek yedikten sonra, eşiyle cinsel ilişkiye girdi. Cinsel ilişkiye girdikten sonra adam dedi ki, ya hala da bu çocukların sesini duymuyorum. O zaman kadın dedi ki, onlar Rabbime kavuştu.
Bakın, şu olgunluğa, şu kemale, kemalata bakın. Kadının iki tane çocuğu vefat ediyor, iki çocuğunu yıkıyor, kefenliyor ve eşiyle de çocuklar yan odada dururken cinsel ilişkiye giriyor. O zaman buraya göre baktığımızda hiç kimse için yas tutmak yok. Tam bir birleşme sağlanamayacak olsa da eşler birbirine sarılıp öpüşebilir mi? Evet, eşler bu konuda sarılırlar, öpüşürler. Hatta eşler tam bir cinsel ilişki olmadan, yani kayızlıdır, nifaslıdır, öyle olunca cinsel ilişkiye giremiyor. Kadın erkeği boşaltabilir, erkek de kadına boşalabilir. Kadın da kendi kendine erkekle sevişerekten boşanabilir. Bunda herhangi bir sıkıntı yok. Selamünaleyküm.
Cinselliğin metafizik boyutu bilinmediği ve yorumlanamadığı için mi haramlar artıyor? Teşekkür ederim denmiş. Şimdi bu aslında gerçekten İslam toplumunda hiç konuşulmamış bir şey. Ne yazık ki kadınlar da, erkekler de cinsel ilişkinin metafizini bilmiyorlar. Metafizik kapıları, yani cinsel ilişkideki hal veyahut da farklı perdelere geçme tecelli etmediğinden dolayı bir müddet sonra kadın da erkek de cinsel ilişkisi bir alışkanlık haline geliyor.
Veyahut da cinsel ilişkisi vücudun kendisini rahatlaması haline geliyor ki bu bir müddet sonra kadında da erkekte de aynıleşme oluşuyor. Ve toplumun büyük bir çoğunluğu bu aynıleşmeden dolayı sapkınlıklara doğru dönüyor. Bu aynıleşme ne? Yani erkek kadınla cinsel ilişkiye girerken metafizik olarak boyut değiştiremiyor. Boyut değiştiremeyince farklı boyutlara çıkamıyor. Farklı boyutlarda olmuyor. Farklı boyutlarda olmayınca da kendince ilişkiye girdiği kadın etten kemikten yapılma ne farkı var noktasına gelip aynıleşiyor. Aynıleşince de erkek cinsel ilişkiye karşı sadece hayvani güdüleriyle gidiyor. Hayvani güdüleriyle gidince de erkek boşaldı, ilişki bitti erkek için.
O boşalma esnasında farklı bir perdede farklı bir hal yaşamadı. Oysa gerçek manada sufiler bu dünyaya bağlı değillerdir. Cinsel ilişki esnasında da ayaklarını yere vurup onlar perde değiştirmeleri gerekir. Perdeden perdeye geçer. O yüzden kadın bir sufi için Allah'ın cemal sıfatının tecelli ettiği yerdir. Allah'ın cemal sıfatının tecelli ettiği yer olduğu için bir sufi için kadın önemli bir sıfatsal boyuttur.
Öyle olunca erkek cinsel ilişki esnasında halden hale, boyuttan boyuta geçmesi lazım metafizik olarak ki artık onun için kadın farklı bir dünya olursun. Aynı şekilde kadın için de geçerlidir. Eğer kadın metafizik olarak bu noktada kendini tutamıyorsa, yani kadın metafizik bir boyut atlayamıyorsa, hatta bunu şöyle söyleyeyim, metafizik boyut atlayan bir erkeğin kadını, eğer erkeğe bu noktada cevap verip metafizik boyut atlayamıyorsa, bir müddet sonra erkek o kadından istediği hazı ve tadı alamayacaktır.
Çünkü metafizik boyutta bir şey paylaşmıyor. Yani birisi bulutların üzerine giderken, birisi toprağa bağlı kaldı. Veya birisi tabiri caizse cennet meyvası yerken, birisi taşın toprağın altında kaldı. Bu sıkıntılı bir durum. Ama bu normalde sufilerde yaşanması gereken, mesela sufi bir erkeğin cinsel isteği fazla olur, cinsel arzusu fazla olur. Bunun sebebi nedir? Bunun sebebi o kimsenin bu konuda manevi boyutunun fazla olmasıdır. Bunun cinsel olarak da, kadında da aynı şeyi vardır bu. Kadın da böyle olunca da, onda da istek fazla olacaktır. Bu manevi boyutla alakalı, bu manevi boyutu yakalarlarsa, metafizik boyutu, o zaman cinsel ilişki dünyevileşmekten çıkar.
Şu anda toplumun büyük bir çoğunluğunun cinsel ilişkisi dünyevileşmiş vaziyette. Yani dünyanın içerisinde sınırlı kaldı. Yatak odasının içerisinde sınırlı kaldı. Hatta hayvani bir güdü hükmünde oldu bu. Hayvanı bir güdü hükmünde olduğu zaman hayvanlar gibi oldu. İlişkiye girdi bitti. Mesela Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin enterasan uygulaması vardır. Enterasan uygulamalarından birisi şudur. Cinsel ilişkide kadın da erkek de rahatladı, belli bir müddet durdu. Ondan sonra Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin hızla yatağı terk etmez. Örnek, sağının üzerinde yatması sünnettir. Geyinmez, yıkanmaz, toparlanmaz. Sağının üzerinde eşi de yanında bir müddet yatar.
Hatta uyuduğu görülmüştür bu haldeken. Sebep? Çünkü işin metafizik boyutu vardır. Henüz daha cinsel ilişki bitmemiştir. Metafizik boyutta bitmemiştir. Metafizik boyutta farklı perdelerde o eşiyle farklı bir şekilde devam ediyordur. Öyle olunca fiziki olarak onun tecelliyatı vücutta böyle bir şey bitmiş olmasına rağmen manada bitmedi. Devam eder bu. Hatta mesela yine sünnette vardır. Sabah namazının vaktine kadar uyuması, sabah namazının vaktinde kalkıp yıkanması da bu da sünnettir. Örneğin, bakın Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri böyle tabiri caizse horoz gibi bir cinsel ilişkiye girmedi. Yani cinsel ilişkinin böyle kendince harika ritüelleri oluştu.
Ritüeller neler? İşte konuştu, sohbet etti, sevişti, muhabbet etti, farklı bir boyuta geçti. Vücut rahatladı, vücut rahatladıktan sonra eşini rahatlattı, eşini rahatlattıktan sonra da ne yaptı? O yatağı terk etmedi, o sahayı terk etmedi, o alanı terk etmedi, devam etti. Bunun tabi bu metafizik boyutu da gerçekten çok ve çok önemli. Allah herkese nasip eder inşallah. Allah'ın velilerinden başka bir de salih insanlar topluluğu vardır ki onlar gizli hareket ederler. Onların hem kerametleri hem kendileri hakkın hareminde gizlidir.
Onların adlarını Allah'ın ebdal kulları bile işitmemiştir. Bunlar rica-ül galip erenleri dediğimiz kimselerdir. Bunlar Allah'ın husisi dostlarıdır, salih kullarıdır. Evet bunlar mürşid-i kamiller gibi değillerdir. Ama bunların dereceleri mürşid-i kamillerden yukarı değildir. Selamun Aleyküm.
Bir sorum olacaktı. Haziran ayı içerisinde belli sınavlar var. Liseye geçiş sınavı, milli savunma sınavı, üniversiteye giriş sınavı. Bu sınava girecek öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir? Mesela işte sınava başlamadan 3 tevhid bağışlama yapsınlar mı? Sınava girecek olanlar komple ders kağıtlarında bağışlama yapsınlar. Allah'a yaslansınlar, Allah'a dayansınlar. Bu konuda kendilerini strese sokmasınlar. Ve strese sokmadıkları gibi de telaş etmesinler. Allah'a yaslansınlar inşallah. Cenab-ı Hak hepsine de başarı ihsan eylesin inşallah. Hocam selamünaleyküm. Dünyada nerede bir canlının başına kötülük gelse, haksızlık gelse kendi başıma gelmiş gibi acısını hissediyorum, üzülüyorum.
Benim bu hislerim imandan mı? Eyvallah. Yoksa duygusallıktan mı? Ona da eyvallah. Allah'a yaslansın inşallah. İman ve duygu insana bunu gösterir. Üzüm şarabından yapılmayan ispürto, bira, müskirat içilmese de elbiseye veya bedene sürülmesi de namaza mani olur diye iddia edilemez.
Hak dini, Kur'an dili. Alkol türleri hem necistir hem de haramdır. Ancak Hanefi mezhebinin bazı imamlarına göre bunun dışında alkollerin içilmesi haram ise de necist sayılmamaktadır. Bakara suresinin hamur ile ilgili ayetlerin tefsimde Elmal Hamdi yazar. Bu konuda şu hususlara temas etmekte. Şöyle. Üzüm şarabından yapılmayan ispürto, bira, vesaire, müskirat içilmese de elbiseye veya bedene sürülmese de namaza mani olur diye iddia edilemez. Kullandığımız yara merhemlerde bile var. Her zaman abdestli kalmak isteyen bir suyuş olarak ve bu ürünleri de kullanmak zorunda olduğum için bunun cevabını sizden duymak istiyorum. Eğer söz konusu olan şeyde mecbursanız bunlarda bir sıkıntı yok canım kardeşim. Selamun Aleyküm Üstadım.
Size göre Türkiye'mizden hoşnut musunuz? Sizin düşündüğünüz gibi mi? Müslümana yakışır bir ülke mi? Allah hafızanızı ve gönlünüzü çürütmesin. İzmir'den derya salkın. Allah razı olsun. Sizi özlemle bekliyorum. Eyvallah derya. Allah razı olsun. Ben şöyle söyleyeyim. Ben ülkemin daha iyi olması için, daha güzele, hak ve hakikate koşması için mücadele edenler dedim. Bu topraklar ecdatlarımızdan bize emanet geldi. İnşallah daha iyi, daha güzel, daha Kur'an ve sünnete uygun bir hale doğru koşmak, koşturmak, bunu tesis etmekle mükellefiz. Hocam iyi akşamlar bir sorun var.
Hocalından, sofiliğinden, vaizlerinden utanmayan, bir de Allah'tan korkmayıp mahkemede yalan yemin eden bir İslam görünümündeki şeytanın Allah katında azabı nedir saygılar sunuyorum. Evet, mahkemelerde yalan söylemekle alakalı değişik fetvalar var. O yüzden burada fetvalar Darül Harp, Darül İslam'la alakalı meselelere girer. Darül Harp, Darül İslam meselelerine girince bir kimse mahkemede neyi doğru söyler, neyi doğru söylemez, farklı alanlara girer. Mesela siz Harbi'nin mahkemesine gittiğinizde Harbi'nin hukukuyla mahkeme olursunuz. İslam hukukuyla değil. Şimdi bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin veya Amerikan Devleti'nin veya Alman Devleti'nin mahkemeleri İslam hukuku mahkemeleri değildir.
O yüzden İslam hukuku mahkemeleriyle mevcut devletlerin mahkemelerini bir tutmayın. Alman hükümetine gittiniz. Alman hükümetinin mahkemelerine göre bir şey suç, İslam devletine göre suç değil. İslam hukukuna göre suç olan Alman hükümetinde suç değil. O zaman o kimse orada nasıl davranacak? Örnekleyeyim şimdi size. Bir kimse İslam hukukunun olmadığı bir yerde yaşamış olsa, İslam hukukunun olmadığı yerde bir kimse işini görebilmesi için rüşvet vermesine cevaz vermişler. İslam hukuku yok çünkü. Bir yerde alacağı var, alacağını alamıyor. Alacağını alamayınca İslam hukukunun olmadığı bir yerde bir kimsenin rüşvet vermesini caiz görmüşler.
İslam hukukçuları. Sebep? Çünkü o kimse bir türlü o işini göremiyor. Mesela sahabelerden bunu yaşayanlar var. Sahabeler İslam olmayan bir yere gitmişler. İslam olmayan bir yerde, gelecek derste de bunu örneklendirebilirim. Oradaki İslam olmayan zalimler, onların mallarını zulmederekten el koymuşlar. El konulunca oradaki sahabeler, oradaki zulmeden o zalimleri rüşvet ederekten mallarını kurtarmışlar.
Örneğin bir kimse borçlu olduğu halde borcunu inkar ediyor. Borçlu olduğu halde borcunu inkar ediyor ama alacaklı olan kimse mevcut Alman devletinin mahkemesinde alacağını ispatlayamıyor. Alacağını ispatlayamayınca mevcut Alman devletinde o kimse yemin etmek zorunda kalıyor. Diyor ki benim bundan alacağım var. Yemin eder misiniz? Evet ederim diyor. Çünkü neden? Karşıdaki kimse zalim. Karşıdaki kimse hain. Karşıdaki kimse hak, hukuk bilmiyor. Hak, hukuk bilmeyince o kimse örnekliyorum bunu. Alman devletinin mahkemesinde benim bundan alacağım var yemin ediyor. Bunun gibi. Mesela bir örnek söyleyeyim size. Bir örnek.
Nerede yaşanıyor? Yurt dışında yaşanıyor. Yurt dışında adam normalde işte bir kimse eline bir senet geçirmiş. Eline o senetle birisinden alacağı var. Gitmiş alacağını mahkemeye sunmuş. Mahkeme bir sürü ondan şey istiyor. Alacağını ispat etmesini istiyor. Bu adam buna imza atmış. İmza attığı halde imzasını inkar ediyor. Ne diyecek adam? O da diyor ki valla da billaha da benim bundan alacağım var. Neden? Orada İslam hukuku yok çünkü. Ve karşıdaki insan da İslam'a göre konuşmuyor. İslam'a göre de hareket etmiyor. O yüzden bu meseleler, bu tip meseleler İslam hukukunun olduğu yerler ile İslam hukukunun olmadığı yerlerde tavırlar değişir.
Siz diyeceksiniz ki şimdi ya nasıl bölüm olur? Siz dini bilmiyorsunuz çünkü. Kim diyebilir Almanya İslam devleti diye? Kimse diyemez. Kim diyebilir İngiltere İslam devleti diye? Kimse diyemez. Kim diyebilir Türkiye İslam devleti diye? Kimse diyemez. Bakın kimse diyemez. Kimse diyemediği için. Normalde mesela Alman devleti Kur'an'ın üzerine mi yemin ettiriyor? Hayır. Peki. Amerikan devleti Kur'an'ın üzerine mi yemin ettiriyor? Hayır. Türkiye Kur'an'ın üzerine mi yemin ettiriyor? Hayır. Çünkü Türkiye'de de İslami hukuk yok. Ve şimdi adamın birisi kalkmış. Ondan sonra imzalamış olduğu senetleri bir başkasının elinden almış. İmzalı tarafını yırtmış, atmış.
Zulmetmiş ona. Orada ona zulmetmiş. İmzalamış olduğu senetleri yırtmış, atmış. Hain. İmzalamış olduğu senetleri orada yırtaraktan, orada aslında kendince zulmetmiş. Zalimlik yapmış. Kabadayılık yapmış. Efelik yapmış kendince. Zibidiliğe efelik zannetmiş. Eee ondan sonra o kimse ondan alacağını nasıl ispat edecek? İspat edemiyor. İspat etmesi için elinde bir tane senet olması lazım. Eee adamın da senedi var. Gidiyor bu sefer mahkemeye veriyor onu. Diyor ki benim bunda alacağım var bu kadar. Ve o kimse senetleri de yırttı ya. O kimse de bu konuda alacağı hakı, hukuku da riayet etmiyor ya. O kimse de Allah korkusu yok, peygamber korkusu yok, hesap kitap korkusu yok ya.
O kimse de diyor ki senetleri nasıl olsa yırttım, senetleri yırttım, ben bu işten de kurtuldum, yırttım zannediyor. Kurtulup yırtılmıyor işte öyle. Allah da onu bir tarafından tutuyor. Bir tarafından tutunca da ona böyle çatır çatır borcu da ödettiriyor. O yüzden meseleye bir de bu açıdan bakmak lazım. Yani şunu bilin, bütün herkese söylüyorum. Herkesin yanıldığı, yenildiği yer burası. Arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Alman Devleti, İngiliz Devleti, Belçika Devleti, işte İsviçre Devleti, İslam hukukuyla hukuklanmış devletler değil. Buradaki devlet hukuklarında İslam aramayın. Buralarda İslam ararsanız yanılırsınız. Bakın yanılırsınız.
Mevcut hukuk geçerli. Şimdi, İslam devletine göre, İslam hukukuna göre, bir kimse İslam hukukuna göre çek yazdı. Çekini ödemedi veya ödeyemedi. Bir müddet sonra devlet bu çeki affedebilir mi? Affedemez. İslam hukukuna göre affedemez. İslam hukukuna göre benim alacağımı devlet affedemez. Ama affediyor. Bir çek kanunu çıkarıyor. Bütün alacaklar suya düşüyor. Ne oldu? Çünkü İslam devleti yok ise benim alacağımı korumuyor İslam devleti. Benim alacağımı korumuyor. Benim alacağımı koruması lazım. Evlilik hukuku, ticaret hukuku, bankacılık hukuku, ondan sonra bütün bu tip hukukların hiçbirisi de İslam değil. İslam'da ömür boyu nafaka yok.
Boşanıyor taraflar. Kadın geldi, 15 gün evli durdu, ondan sonra boşandı, boşandı, ömür boyu nafaka alıyor. Ya bu ömür boyu nafakayı nereden çıkardınız siz? Var mı İslam hukukunda? Yok. Mevcut hukukta var mı? Evet. Mevcut hukuka göre bir kadın boşandığında kocasından nafak alıyor mu? Evet. Mevcut hukuka göre bir kadın boşanırken adamın malının yarısını alıyor mu? Evet. Var mı İslam'da? Yok. Bakın İslam'da yok. İslam hukukunda yok mu? Ve İslam hukukunda olmadığı halde mevcut hukukta var mı? Evet. Ve bağırılıyor şimdi öyle değil mi? İşte ömür boyu nafaka mı ödenir? Bu devletin kanunlarında yaşıyorsan bu devletin kanunlarına istesen de istemesen de uyacaksın. İstesen de istemesen de bunların kanunu neyse.
Öyle davranacaksın. O yüzden İslam hukukuyla mevcut hukukun arasını ayırt edin. Örnekliyorum şimdi. Bugünkü konumuzla alakalı. İslam hukukuna göre eşcinsellik yasak mı? Evet. Haram mı? Evet. Cezası var mı? Evet. Erkek erkeğe ikisi de normalde erkek erkeğe eşcinsellik yaparsa İslam hukukuna göre cezası ne? Ölüm. Mevcut hukuka göre hiçbir cezası yok. Bakın hiçbir cezası yok. İslam hukukuna göre bir kimse çıksa meydanda dese ki ben eşcinselim. O kimsenin beyanı onu çağırırlar. Sen eşcinsel misin? Evet. Akli dengesi yerinde mi değil mi diye sorarlar. Akli dengesi yerinde.
Yine hala da eşcinselim diyor mu? Evet. O kimse katledilir, öldürülür. Şimdi o kimse şey çekiyor, Instagram'da video çekiyor. Ben eşcinselim diyor. Var mı cezası? Yok. O yüzden İslam hukuku ile mevcut hukukun arasını ayırt edin. Biz ikili ilişkilerimizde biz kendimizce kendi hukukumuza göre bunu hesabını, kitabını yapalım. Kendi hukukumuz. Ama ticaret girdiyse devletin hukuku girdi. Herkes ticaretini devletin hukukuna göre yapıyor. Borç alacak devlet hukukuna göre yapıyor. Vergi dairesi devlet hukukuna göre. O yüzden devletin hukukuna riayet etmemiz gerekiyor. Ona uyarız. Devletin hukukuna göre yanlış olan yanlıştır, doğru olan doğrudur.
İslam hukuku ayrı. Selamun Aleyküm. Bebeklerde utanma duygusu ne zaman başlar? Altını annesinden babasından başka birisinin açması veya banyo yaptırırken yanında birisinin olması bebeği etkiler mi? Gönül arzu eder ki bebekler bu kendilerince bu edep ve adap ile alakalı meselelerde anne baba iyi bir şekilde riayet etsin.
Anne baba onları edep, adap açısından iyi yetiştirsin. Ve çocuğu doğduğundan itibaren kız erkek için önemli değil, annesi açsın, kapatsın, annesi baksın, çocuğu herkes görmesin. Bu daha iyi olur. Sarhoşluk verici her şey haram. Allah haram etmiş. Biz kendimizce deriz ki bunu Allah yasak etmiş, haram etmiş. Birada haram. İçinde alkol olan her şey haram. Sayın hocam size tasavvuf, aşk sohbeti yakışıyor. Sırf onunla olmuyor. Yani işin şeriatı da lazım. İşin bu noktada kendince Kur'an sünnet dairesinde ne haram ne helal onları da bilmemiz lazım. Bu koşullarda, bu ortamda, İslam'da birlikteliği sağlama konusunda nasıl ümit taşıyorsunuz?
Ben çok ümit varım. Şöyle ümit varım. Hz. Mevlana Celalat-i Rum Hazretleri sen testini doldurmaya bak. O testi dolduğunda birisi gelir kırar. O testin içerisindeki sular birbirine karışır. Yol olur, nasıl deryaya doğru koşar der. Biz testimizi doldurmaya çalışalım. Biz etrafımızı Kur'an ve sünneti anlatmaya çalışalım. Biz bu konuda bir birlik rüzgarı oluşturmaya çalışalım. Cenab-ı Hak bahşeder. Bugüne kadar nasıl bahşedildiyse, sonuçta Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem tek başına çıktı. Hz. Öbubakir Ömer Osman yola devam etti. Bunda hiçbir sıkıntı yok. Ardından Selçuklular bu bayrağı götürdü. Osmanlılar götürdü. Bizler de bayrağı ileriye doğru götürebiliriz.
Bu konuda ümit var. Selamun Aleyküm. Yakın akrabamız boşanmak üzere. Onların hakkında konuşuyoruz. Belki bir şeyler yapabiliriz diye. İki tarafını da dinliyorum. Bazen kardeşlerimle haklarında konuşuyoruz. Gıybet olur mu aile içinde? Dayı oğlu demiş. Gıybet olabilir. O yüzden tarafları kendince bir araya getirip öyle konuşmak lazım. Bir araya getirip konuşulunca inşallah sorunun çözülmesi, problemin çözülmesi için yol alınması lazım. Selamun Aleyküm. Özür diliyerekten soruyorum.
Affedin beni. Başka danışacak kimsemiz yok. Kocam karanlıkta çok kısa sürede hemen sonuca varıyor. Kadın için durum böyle olmuyor. Ve bu zamanla bu durum böyle monotanlaştıkça cinsellikten soğuma durum oluyor kadın için. Eşim ilişkide her şey günah gözüyle bakıyor. Sizin saydıklarınızla alakası yok. Onun konuştukları eşim için süslendiğimde bile bakmıyor. Güzel söz yok. İşten gelip yorgun olduğu için sürekli erteliyor. Duygusal bağ olarak birliktelik yok. Aramızda yani mecburi bir durum olarak yaşıyoruz. Biraz daha detaylı anlatabilir misiniz? Yani bir aile sonradan gelen sorularla detaylı anlattığımı inanıyorum. O yüzden inşallah bu konu devam edecek. Böyle soru detayları açar.
Böyle eşiniz sohbeti iyi dinlesin. Bu sohbet ona tavsiye edin inşallah. Hocam çok eşliliği iğrenç buluyorlar. Ne cevap verirsiniz? Hele de bir evli kadına ben cevap veremedim. Çok evliliği iğrenç bulan biliyorsa eğer Kur'an ve sünnetin bir hükmünü, hukukunu iğrenç bulmuştur. Küfre düşer.
Bir kadın şunu demeye hakkı var. Ben çok eşliliği istemiyorum. Ben böyle bir şey kaldıramıyorum. Onun hakkıdır. Bir erkek diyebilir. Ben çok eşliliği istemiyorum. Ben bunu uygun, kendime ben bunu uygun görmüyorum. Onun hakkıdır. Veya bir kimse ben evlenmeyi kendime uygun görmüyorum. Bunun hakkıdır. Ama evlilik iğrençtir der ise, bu Kur'an ile sünnetle sabit olan bir şey iğrenç görüyor. Veya hatta bir kimse kendince derse ki, işte çok eğlilik iğrençtir, Kur'an ve sünnetin doğru gördüğünü, uygun gördüğünü iğrenç görmek küfürdür. Allah muhafaza eylesin. Efendim, sezeryen ile doğum yaptığı halde lohusalık kanaması 30 ile 35 gün civarına geliyorsa, yine namaz, oruç ve cinsel münasebetten uzak kalındığını ve lohusalık yapıldığını zannediyorum.
Geliyorsa bunda bir sıkıntı yok, gelmeyenler var. Sezeryen oluyor, lohusa kanı gelmiyor. O kimse o zaman lohusu olmamış oluyor. Ama kanı geliyorsa bunda sıkıntı yok. Selamun Aleyküm. İslam'da doğum kontrol yöntemlerinin yeri ve hükmü nedir? Bu soruyu da alayım. İnşallah bunu da şey yapalım, konuşalım. Çünkü neden konuşalım bunu? Sebebi şu. Doğum kontrolünün bir kısmı var, kadın hakkına riayet edilmiyor. Nasıl bir kısmı var, kadının hakkına riayet edilmiyor? Çok özür dilerim ama erkeğin menisi kadının hakkıdır. O yüzden kadının izni olmaksızın meni dışarı akıtılamaz. O yüzden doğum kontrolü ile alakalı bunun konuşulması lazım.
Orada kadının hakkına tecavüz var. Kadınların da hakkı çünkü bu. Bir erkek bunu kendisi yapamaz. Bu kontrolü. Bununla alakalı sıkıntı var. O yüzden bunu böyle söyledim. Ama genel olarak hamilelikten önceki doğum kontrollerini, Evet, buna Hanefiler genel tırnak içerisinde söylüyordum, şartlar içerisinde müsaade ederler. Selamünaleyküm, benim iki sorum olacak. Bir, kocam ilişkiye girme konusunda isteksiz davranıyor, yorgunum deyip yatıyor. İlişkiye girdiğimizde de beni oral sekse zorluyor. Ne yapmam gerekir? İki, hayızlıyken kıyafet üstünden ilişkiye girer gibi tatmin olmak istiyor. Bu uygun mudur?
Arkadan başlarsak kıyafet üstünden, tam bir cima olmadığı müddetçe, Erkeğin boşalması uygun, kadınla sevişmesi uygun. Birinci soru, burada erkek eğer ilişkiye girmekte hep böyle yorgunum deyip yatıyorsa, Bunda sıkıntı var. Ama en az kadının dört günde bir ilişkiye girmesi gerekiyor. Oral seksle alakalı tartışmalar var. Bunu normalde, Kur'an ve sünnette imamların ilk iştahatlarına bunu bulmak mümkün değil. Çünkü mesela, Hanefilerde böyle bir şey konuşulmamış ilk dönem. Sonra ta uzun bir zaman böyle bir şey konuşulmamış. Bu konuda bir kısmı, Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şeriflerde yasaklanmadığı için, yasaklanmaz, yasak uygun değil diyenler var.
Bir kısmı da işte fıtrata uygun değil deyip yasaklayanlar var. O yüzden Kur'an ve sünnet noktasında ve ilk imamların iştahatları noktasında bir sıkıntı yok. Sonradan fıtrata uygun görmeyenler var. Sonradan. Bunlarla alakalı bir kimse ama buna direkt haram demek uygun değil. Konuyla alakalı değil ama merak ettiğim için soruyorum. Mahşerde insanlar diriltildiğinde, cennetlikler cennete nasıl gidecek? Bir araç bir vasıta mı ile gidecek? Cehennemlikleri zebaneler götürecek diye biliyorum. Mahşerde terazi dünyada nereye kurulacak? Bunların hepsi anında olacak canım kardeşim. Anında. O yüzden cennetlikler ayrılacak mahşer yerinden. Direkt cennete gidecekse sırattan hızla geçecek, cennete geçecek.
Sıratın karşısında, sıratın karşı tarafında cennet var. O yüzden cehennemlikler de sıratın altında da cehennem. Cehennemlik de sırattan aşağı düşecek. Hayırlı akşamlar. Seferlikte kazaya kalan namaz. Seferlik bittiğinde kazası seferi gibi mi kılınır? Seferlikte iki rekat olan normalde muhkim iken iki olmaz. Cahillikte büyük günah işledik, çok pişmanız çocuk aldırdık.
Bunun kefareti var mıdır? Öbür dünyada bu çocuklar dirilecek mi? Buradaki o çocuk aldırmanın konumu, durumu farklı. Kaç aylıkta ruh üflendi mi, üflenmedi mi? Ne zorunluluk vardı, ne zaruret vardı? Onunla alakalı hükümler girer. O yüzden çok uygun bir şey değil ama Hanefiler caiz görmüşler. O yüzden sebeplerine bakmak gerekir. Sezeryenle doğum yapan lohusu hükmünde olmuyor dediniz, kan gelmiyor dediniz ama geliyor. Kan geliyorsa bakın, Sezeryenle doğum yaptı, kan gelmedi. Sezeryenlerle doğum yaptı, kan gelmediyse lohusu hükmünde değil. Bunu söyledim. Sezeryenle doğum yaptı, kan geldi lohusu hükmünde. Bunda bir sıkıntı yok. Selamun aleyküm.
Kocamdan ilişkiyi her seferinde ben talep ediyorum ve genellikle ben, beni yorgunum diyerek reddediyor. Ve ertesi gün ya da ondan sonraki güne erteliyor. Sürekli reddedilme durumu beni incitiyor. Bana tavsiyede bulunur musunuz? Bunu eşinizle oturup muhakkak konuşmanız lazım. Bunu eşinizle konuşup, muhakkak konuşup, anlaşıp ona göre hareket etmeniz lazım. Bu hoş bir durum değil. Erkekler eşlerinizi reddetmemeye gayret edin. Yani böyle yorgunum, argınım ne kadından ne erkekten bunun duyulmaması lazım. Makul dairede. Hele genç ise bunu böyle ötelemek, bunu ertelemek doğru değil. Selamun aleyküm. Kadının hayız veya loğusa halindeyken erkeği yani kocası tarafından parmak ile kadının cinsel huzuruna parmağını sokarak veya kadın kendi kendini tatmin etmesi caiz midir?
Caiz ama bu noktada erkek onu tatmin edebilir. Tatmin etmek için uğraşabilir. Bunda bir sıkıntı yok. Kadın da erkeği tatmin edebilir. Pek muhterem saygıdeğer Mustafa Hocam, İstanbul'dan Özlem Çiçek, Allah'ın tüm güzellikler üzeriniz olsun. Size sorum şudur. Abdülkadir Geylan Hazretleri en büyük gavs lazım. Sonra gelen gavs var mıdır? Bütün pirler gavs. Bütün pirler pir mesabesindedir. O yüzden Abdülkadir Geylan Hazretleri kendisinden sonra gelen bütün velilerin bu manada üst zirvesindedir. Ama ondan başka gavs yok, ondan başka pir yok demek doğru değildir. Selamun Aleyküm ben dergahtan kardeşlerden ders almıştım.
Biri olmuştur. Özellikle sizden olmam gerekiyordu. Bilgilendirir misiniz? Yok. Bizim ders vermeye yetkili kıldığımız bütün bay ve bayan, zakir, çavuş, kardeşler bizim adımıza ders verebilirler. Aynen bizden ders almış gibi olurlar. Bunda herhangi bir sıkıntı yok, herhangi bir problem yok. Selamun Aleyküm. Üveysilik ile ilgili Instagram'dan farklı sitelerden istekler geliyor. Üveysilik nedir, nasıl algılamalıyız? Bir kimse yaşayan bir mürşid bulamadıysa, kendi kendisine virt yapmaya, kendi kendisine ders çekmeye, kendince devam ederken, rüyasında Veysel Karana Hazretleri'ni gördüyse ve onun öğretisine girdiyse, üveysi olur. Üveysilerin dergahı yoktur, tekkesi yoktur.
Üveysinin bu manada zakiri yoktur, nakibi yoktur, nükabası yoktur, çavuşu yoktur, sorumlusu yoktur. Şimdi çıkmış üveysi şeyhin, nerede kardeşim üveysi şeyhin diye bir şeyh mi var? Üveysi dersi veriyormuş. Kimsin kardeşim sen üveysi dersi verecek? Nesin sen? Bu boş, bu yalan, bu doğru değil. Bu mezhepsizlik gibi bir şey. Eşler arasında birleşme olduğunda avret yerlerine bakılması ile ilgili hadisler de var, bakılmaması gerektiğini belirten hadisler de var. Biz bu konuda neye göre hareket etmeliyiz? Bu konuda kesin, net, bakılmaması ile alakalı bir yasak yok. İmamların bu noktada bir yasağı yok.
O yüzden benim okuduğum eserler de yok. O yüzden hatta kadınların da erkeklerin de birbirlerinin avret yerlerine bakması, cinsel ilişkiyi daha da iyileştireceğinden dolayı bir sıkıntı yok. Selamun Aleyküm. Karı koca isteyerek ya da dayanamayarak kadının adetli döneminde ilişkiye girerlerse kefaret sadakasını iki tarafta mı vermeli? Burada normalde iki taraf olarak demiyor, ilişkiye giren diyor, erkeğin tarafını söylüyor. Yok kadın bu konuda zorladıysa o zaman kadın verecek. Erkek zorladıysa erkek verecek. Ama siz takva yapın, ikiniz de verin. Fakir fukaranın hakkı hukuku olsun. Fakir fukara bu noktada parayı harcasın, yesin. Bunda bir sıkıntı yok inşallah.
Kadın hayız halindeyken eşiyle cinsel birlikteler olmadan sevişirken organizm olursa gusül gerektirir mi? O gusül eder gibi yapacak. Abdest alacak yine gusül eder gibi yapacak ama ona gusül gerekmiyor. Ama yıkansın.
Çok istiyorum sizi görmeyi, yurt dışında yaşıyorum, geldim Türkiye'ye ama korona yüzünden nasip olmadı. Lütfen dua edin, sizi görmeliyim inşallah. Ben de sizden ders istiyorum, Sevim Hanım'ın verdiği dersleri çekiyorum ama sizden istiyorum. Çoğunluk namazlarımı vaktinde kılmıyorum. O yüzden manevi tat alamıyorum. Çok istiyorum ama başaramıyorum. Nefsime yenik düşürüm, ne olur dua edin. Genç bir kızımız öz babası tarafından yıllarca taciz edildiğini anlattı. Evlenme çağında şu an korkuyor ve bana açıldı. Ben ne diyeceğimi şaşırdım, aşırı üzüldüm. Nasıl yardımcı olabilirim? Lütfen bir yol gösterin. Sizin özel cöp numaranızı verebilir miyim? Özel numaramı verebilirsiniz ona.
Bunda bir sıkıntı yok. İnşallah o tacizin seviyesini ondan öğrenmemiz lazım. Ona göre inşallah ona yardımcı olalım. İnşallah bu konuda ona elimizden bir şey gelirse Rabbim inşallah ona yardımcı olmaya gayret edelim. Size de ders kağıdını gönderdim. Allah yardımcınız olsun inşallah. Cenab-ı Hakk'a kalbinize ilham eylesin. Bazen durup dururken kalbim sıkılıyor, tevhid çekiyorum. O esnada ama yine de tesir etmiyor. O iç sıkıntısı devam ediyor. Tevhide devam et. Bu noktada bütün herkese söylüyorum. Yani tevhid çektim geçmedi, tam çekmedin demek ki. Gerçekten derinlemesine tevhid çekersen şifadır. Gerçekten derinlemesine tevhid çekersen o genişliktir.
Gerçekten tevhid çekersen o yüceliktir, yüksekliktir. Loğusalıkla alakalı meseleyi anlattım. Kan gelenler normalde loğusa hükmünde, kan gelmeyenler loğusa hükmünde değil. Fıkıh kitabında en doğrusu şudur ki, sünnet olmayıp müstahaptır ibaresi yarılıyor. Burada sünnet olmayıp müstahaptır kısmına çıkılabiliyor.
Olsa da olur, olmasa da olur. O manada. Bazı eşler ilişki sırasında birbirlerine ufak acılar çektirmekten hoşlanıyor. İki tahta razı ise bunda bir günah olur mu? Acı biberden hoşlanmak gibi bir şey ise bunda bir sıkıntı yok. Yani kimse o yüzden bu cinsel ilişkinin kendince bir fantezisi ise hiçbir sıkıntı yok. Bir kadın kocasına tecavüz edebilir mi?
Erkek istemezse edebilir. Çok maharetli ise neden etmesin ki? Hayırlı akşamlar, hakikat nedir? Aşk mıdır, Allah mıdır yoksa başka bir açıklaması mı var? Bu konuma, duruma göre hakikatin durumu da değişir.
O yüzden meseleye göre, konuya göre bir fiil yazsa onun hakikati nedir diye bakılır. Bir sözse onun hakikati nedir diye bakılır. Yani hakikat nedir dediğimizde her şeyin, eşyanın konumuna, durumuna göre cevabı değişir. Selamun aleyküm, bir yakın akrabam var. Bu kişi yıllarca görüştüğü aile dostuyla yasak bir ilişki yaşamış. Ve daha sonra bu kişiler evlendiler ve sonucunda da evlendiği kişinin eşeği intihar etti. Ben de bulaydan sonra yanımda ölüyorum dese bir bardak su vermem dedim. Ve akrabalığını reddettim. Hala aynı görüşteyim, düşüncemde bir sıkıntı var mı? Herkes hata işleyebilir, herkes günaha kebar işleyebilir, herkes yanlışlık yapabilir.
O yüzden evet yani bir kimse o hatasından, kusurundan döndüyse Rabbim affetsin inşallah. Ama evliyken başka, evli bir kadının başka bir erkekle evliyken ilişkiye girmesi, evet cezası çok ağır bir şey, olmaması gereken bir şey. Selamun Aleyküm, rızkımızı nasıl genişletebiliriz? Ben rızık darlığı çekeceğim diye yaşama sevincimi kaybediyorum, korkuyorum. Bunu nasıl düzeltebilirim? Acaba tam teslim olup her şeyin iyi olacağına inanarak da bunu düzeltebilir miyiz? Hani farkında olmadan bütün insanlıktan, dinlerden denildiği ki bu işe inandım, başardım derken Allah'ın ilmini mi yerine getirmiş oluyoruz? Rızık endişesi yapmak o kimsenin imanla alakalı sıkıntısıdır. Rızıktan endişeye gerek yok.
O yüzden çalışın, gayret edin. Cenab-ı Hak yardımcınız olsun inşallah. Hocam benim eşim dediğiniz gibi, horoz gibi olmayın dediklerinizden. Bu beni çok üzüyor. Onunla bunu paylaştım ama pek önemsememiş gibi. Hala aynı. Çok üzülüyorum bu durumda. Beni ondan tamamen soğutmuş halde ne yapmalıyım? Eşim sizin müridiniz değil ama ben sizden ders alan biriyim. Bu gerçekten bayanların en büyük problemlerinden birisi. Demek ki Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin zamanında da problemmiş.
O yüzden bu devam ede gelen bir problem. Erkeklerin bu konuya dikkat etmeleri lazım. Kadınların hakkına çünkü tecavüz ediyorlar. Selamünaleyküm hocam. Sağlık problemi olmadan sırf eşimiz istediği için meme istediği caizmiş. Şimdiden teşekkür ederim. Allah razı olsun. Bu konuda erkeğin gerçekten ilgisini daha da arttıracaksa ve bir kadının memesinin fıtrata uygun bir hale gelmesi sağlanacaksa bunda bir sıkıntı yok caiz.
Ben bir bayanım, eşim ilişki öncesi ona zaman ayırmamdan, ilgilenmemden hoşlanıyor. Ama ilişki öncesi ya da günlük hayatta bana zaman ayırmayı bir lütuf gibi görüyor. Dalga geçer tarzda yetinmemi ima ediyor. Ama onu arzu ettiğimde beni tersleyebiliyor. Günlerce bunun küslüğünü yapıp uzak durabiliyor. Böyle olunca da ben eşimden soğuyorum. Mesela kokullandığım en güzel kokullardan bile rahatsız olabiliyor. Eşime karşı duygusuzlaşıyorum. Cinsel istih olduğunda kendimi mecbur hissetmek beni mutsuz ediyor. Bu erkeklerde genel olarak, bu kadınlarda da var, erkeklerde de var. taraflar bunları karşılıklı oturup makul bir dil ile makul bir düzlemde konuşmaları lazım.
Ve birbirlerine karşı isteklerinin, arzularının reddedilmemesi için gayret göstermeleri lazım. Yani reddedilmek, kadın içinde, erkek içinde gerçekten kadının ve erkeğin psikolojisini yerle bir edecek şeyler. O yüzden bunlara dikkat etmekte fayda var. Selamun Aleyküm. Eşimin ailesi, ailemin kusurlarını öğrenip aile içinde konuşup duruyorlar. Ben çok üzülüyorum. Müdahale edince eşim küsüp duruyor. Aileme nasıl cevap verirsin diye. Ben onların ayıplarını onlara söylemeli miyim? Kısas diye. Günah olur mu? Allah gecenizi mübarek eylesin. Şimdi, bir kimse birinci derecede kapısından içeri bakacak. Kapısından içeri bakmalı. Ama bir kadının veya erkeğin annesi babası, gelinlerinin veya damatlarının ailelerinin eksik ve kusurlarını konuşup gıybet etmemeleri.
Bu konuda huzuru bozmamaları lazım. Siz yine de onların kusurlarını söylemeyin. Huzuru bozmayın. Onlar huzuru bozsunlar. Siz bunu eşinize konuşun, bunu anlatın. Böyle bir cehalet var, böyle bir cahillik var deyin. İnşallah o bunu anlar. İkinci sorum. Evin kadını yokken, görümcesi veya başka akrabalar öyede kalır mı? Hayırlı geceler. Kalabilirler. Bunda bir sıkıntı yok. Evet, evin içerisindeki kadına ait olan mahrem yer yatak odasıdır. Yatak odasının kadından başka bir kimse kalmaması lazım. Vili toplantısında öğrencinin arkasından ve işverenin, işçinin arkasından başka kişilerle hem kişilik yaptığı hem yaptığı iş açısından arkasından konuşması gıybet olur mu?
Evet. Bir kişinin adını vermeden bir arkadaşım vardı. Şöyleydi, böyleydi demek dedik odaya girer mi? Hayır. Türkiye'de vefat eden askerler dinen şeyde sayılır mı? Bence evet. Evet. Kıbleye doğru, ayak uzatmak doğru mudur? O durduğunuz yere bağlı. Efendim, eşim çok iyi, ahlaklı bir insan ve dini bilgisi iyi noktada. Son zamanlarda sürekli hakaret ederek konuşuyor. Uyarıyorum uygun bir dille ama bazen de bayağı tepkili oluyorum. Bu sorunumu nasıl çözebilirim bilmiyorum. Buradaki tutumum nasıl olmalı? Oturup konuşacaksınız, oturup konuşacaksınız, oturup konuşacaksınız. Hazreti Ömer'i mahvoldum diyerek Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme gelip arkadan yaklaştım demesinin kasıt arkadan sarılmak gibi bir yer.
Evet, arkadan sarılmak veya pozisyon olarak arkadan helal uzuvuyla cinsel ilişkiye girmek demek. Hocam, rüyamda Cübbeli Ahmet Hoca'yı gördüm. Ben bana Kur'an-ı Kerim'den 122 sayfaya kadar okumamı söyledi.
Oğluma da pekmez yedirmemi söyledi. Yorumlayabilir misiniz? Bunu inşallah Cübbeli Ahmet Hoca'ya ulaşın, ona sorun. Çünkü yani bu tip zatların rüyaları, onların yorumaları evladır. Selamun Aleyküm eşinin verdiği parayla biriktirip altın olup söylemesi uygun olur mu yoksa söylemesi mi gerekir? Bir kimse eşi kendisine harçlık vermiş, tasarrufu kadına ait. O da biriktirmiş, altın yapmış. Eşine söylemesi şart değil. Ama para onun zaten söylese de. Selamun Aleyküm tevhidi hakikatine vararak çekmeyi niyetiyle çekiyorum. Ama hakikatine ulaşamıyorum. Hakikat kapılarının neden açılmaz, açılması için ne yapmalıyım? Tevhide devam edin. Kapısında durun. Nereden biliyorsunuz açılmadığını hakikat kapısının?
Evlilik, cinsellik midir? Kocamla sürekli olarak problemler yaşıyoruz. Bu problemlerin kaynağı benim cinsellikten pek anlamamam olarak görüyorum. Bu konuda ona hak veririm. Ama bir bayan eşine cinsel yönden yetersiz geliyorsa bu boşanma sebebi olabilir mi? Ayrıca sperm dinimizce temiz midir, necis midir? Hakkınızı helal edin. Hayırlı geceler. Normalde evliliklerde cinsellik önemli bir yer tutar. Kadın içinde, erkek içinde. Ama bazı kadınlar, bazı erkeklerde bu 60-70 evliliğin %60-70 derecesine kadar çıkabilir. Bazı eşler, bazı erkek ve kadınlarda %50-30 olarak da görülebilir. Bu noktada bizim toplumumuzda kadınların cinsel ilişkilerdeki her pozisyonu bilme, cinsel bilgisinin çok fazla olmasını erkeklerin beklemesi uygun değil.
Cehalet bu. O yüzden neden bizim kadınlarımız, bizim kızlarımız böyle çok harika bir cinsel bilgi veya cinsel donanıma sahip değiller? Erkekler bu konuda bilebildikleri kadar kadınlarını öğretecekler. Kadınları bu noktada belli bir hale getirmeye çalışacaklar. Eğer kadının bilgisi var da erkeğin bilgisi yoksa, bu sefer kadın erkeği belli bir hale getirmeye gayret edecek. Ama en azından kadınlar erkeklerine cinsel ilişkiyle alakalı hayır demezlerse, eyvallah bununla daha iyi olur. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem eşlerinin de cinsel ilişki esnasında metafizik boyuta geçtiklerine dair hadis-i şerif var mı? Böyle net bir, benim denk geldiğim bir hadis-i şerif yok.
Ama ben onların kendimce o metafizik boyuta geçtiklerine inanıyorum. Benim inancım bu. Hal kapımın açılması için, özellikle sizin dediğiniz cinsel ilişkide metafizi açılması için ne yapabilirim? Bunun oluşması için kadının erkeği sevmesi ve aynı zamanda da kadının Allah'a yakini söz konusu olur. Kadın Allah'a yakini söz konusu olursa, önündeki bütün eylem ve işlevleri Allah'a yakini dairesinde görürse, evet o metafizi yaklaşır.
Sorular bitti. Şu anda da 0048. İnşallah Allah'a izin verirse, cumartesi gün siyasal İslam sohbetine devam edeceğiz kaldığımız yerden. Haklarınızı helal edin. Sörçü lisan ettiysek, af ola. İnşallah bu meselede faydalı olmaya niyet ettik. İnşallah faydalı olmuşuzdur. Bu konunun devamı İslam'da cinsel suçlarla alakalı. Konunun devamı, perşembe günü inşallah Allah'a izin verirse devam edeceğiz. Şimdi yine mutat üzere üç tevhid zikrimizi yapacağız. Ondan sonra inşallah geceyi sonlandıracağız. Hakkınızı helal edin. Eftar-ı zikr fâle mennâhu La ilahe illallah La ilahe illallah El-Fatiha mâ selamata Amin
Ecmene Allah razı olsun, geceniz hayır olsun, gündüzünüz hayır olsun, cumartesi görüşürüz inşallah. Selamun Aleyküm

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi