Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 30.12.2021
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 31 Aralık 2021 · 53:39
Selamun Aleyküm, Allah gecenizi hayırlı eylesin, Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin, Rabbim ayınızı, yılınızı, ömrünüzü, nefesinizi hayırlı eylesin, Cenab-ı Hak cümlemizi hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin, hakkı hak bilip hak yolunda mücadele edenlerden eylesin, batılı batıl bilip batıla karşı cihad eden kullarından eylesin, Rabbim cümlemizi son nefesimize kadar buyurun. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü diyerek son nefesimizi, son nefesimizi verenlerden eylesin. Önce teşekkürle başlayayım, geçen hafta malum bir törenimiz oldu, arkadaşlar Allah razı olsun katılım iyiydi, güzeldi, hoş bir törenle, ardından hoş bir zikrullah oldu. Misafirlerimizi hoş bir şekilde ağırladık, ondan sonra da ertesi gün malum işte Gelibolu'da programlar vardı, ertesi günde Gelibolu'ya hepsini uğurladık.
Gelibolu'da da Allah razı olsun Halit'ten ve tüm kardeşlerden orada da güzel bir program oldu, hamdolsun. Oradaki o program da harika bir şey oldu, bayağı ülke gündeminden de ses getirdi. O yüzden bütün kardeşler de bu konuda hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Halit Hoca az önce kapıda tuttu, son o paylaştığım Twitter'larla alakalı benim üzerimde olduğunu söylüyor dedi. Ben alakası yok dedim ama buradan da beyan edeyim. Arkadaşlar ben normalde belli mesajlar veririm ama tekrar söyleyeyim. Burada bizden derste olan kardeşlere dışarıdan mesaj vermem. Bir şey söyleyeceksem onun yüzüne söylerim. Hele zakirlerle alakalı hiç sosyal medya üzerinden şey vermem, ne o mesaj vermem. Hepiniz de benim kardeşimsiniz.
Sizin yüzünüze söyleyemeyecek herhangi bir şeyim yok. Kendi aranızda böyle de bazı kardeşleri de bu konuda böyle zan altında bulunmayın. Zan altında da tutmayın. Biz hepimiz de kardeşiz. Eksiğimizle, fazlalığımızla, yanlışlığımızla, doğruluğumuzla, her şeyimizle meydandayız. Hepimiz de kardeşiz. Bu dergâhtan dersi olan her kim var ise hepsi de benim kardeşim, hepsi de benim canım, ciğerim. O yüzden ne ben kendim bir söyleyeceksem yüzüne derim bir şey ama öbür türlü bir başkasının üzerinden veya dolaylı olarak hiçbir şekilde mesaj vermem benim tarzım değil. Tekrar söyleyeyim, benim tarzım değil. Ben söyleyeceğimi söylerim bir kimsenin üzerine. Bunu yanlış yaptın, bunu doğru yaptın, bunu eksik yaptın, bunu fazla yaptın derim.
Bunu yap, bunu yapma. Bunu söylerim veya bunu nasıl yaptın benden habersiz derim. O yüzden dergâh çalışmalarıyla alakalı hiçbir zâkir kardeşimiz, hiç kimse benden habersiz herhangi bir şey yapmadı, yapmaz da. Tekrar söylüyorum, yapmadı, yapmaz da. Allah hepsinden de razı olsun. O yüzden kardeşlerimiz bu konuda canına başla çalışıyor. Hiç kimse şeytanın vazifesini yapmasın, fitne çıkartmasın ortaya. Evet yazdım, yazdıklarım ayrıydı. Yazdım bir şeyler, onlar ayrıydı. Onlar bizim şu anda derse devam eden kardeşlerimiz değil. Ben yine de söylerim, bir kimse vefasız olmayacak. Bunu yüz bin yıl olsa yüz bin yıl söylerim.
Ben derim, istediğiniz zaman buraya bırakıp gidebilirsiniz. Bırakıp giderken delikanlı gibi bırakıp gidin. Yiğitçe bırakıp gidin. Ben ona inanıyorum. Ben kardeşlerime önce yiğitliği öğretiyorum. Namazı herkes kılıyor. Camiler namaz kılanlarla dolu. Tarikatlar, cemaatler namaz kılanlarla dolu. Yiğit insan az. Adam gibi adam az. Bakın, adam gibi adam az. Ben bazen derim ya, adam içiyormuş, içsin ya. O toplanır. Allah'ın izniyle toplarız onu.
Sütü bozuk toplanmaz. Cımbıldak adam toplanmaz. Yiğit olmayan insan toplanmaz. Ama öbür türlü adam gidecektir, gitsin. Herkes gider. Ben derim ya, ben bile giderim. Ama giderken insan adam gibi gider. Der ki ben gidiyorum. Hakkınızı helal edin. Yedik, içtik. Yedirdik, içirdik. Selamun aleyküm, aleyküm selam. Yiğitçe gitmek budur. Yiğitçe gitmek budur. Ben derim ya, rüyanızda gördünüz birisini. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti elinizden tutmuş, birisine götürmüş, oradan ders alıyorsunuz siz. Yiğitçe gitmek.
Hazreti Pir tutmuş, elinizden götürüyor. Yiğitçe gitmek. Ben götürürüm sizi. Tutarım elinizden. Yemin ediyorum ben götürürüm. Derim ki bu kardeş böyle böyle rüyasında görmüş. Onun dersini verin. Yiğitçe gitmek bu. Sen kalk. Ondan sonra Abdullah Gürbüz Efendi, mürşidi kamil değildir. 50 yıl sonra aklına geldi. Gel söyle. Burada söyle. Benim yüzüme söyle. Sosyal medya delikanlılığı yapma. Bunu öğretmedim size. Ben yine insan gibi sordum. Bunlar senin mi dedim. Sen mi paylaştın dedim. Ben evet dedim. Yüzüne söyledim.
Yiğitçe yapsaydın bunu dedim. Bunu Yiğitçe yapsaydın. Selamun Aleyküm Aleyküm Selam. Ben dersi iade edeyim. Allah yoluna çıketsin. Bu kadar. Bugün küçücük bir çocuk geldi. Bilmiyorum belki de 18-19 yaşlarında. Ben dersimi iade etmeye geldim. Helal o iş olsun dedim. Gönderdim çocuğu. Bu kadar vasit. Bunları da bizim, ben konuşmayacaktım bu mevzuyu. Bunu da kalkmışlar bazı kim yaptıysa Halit hocaya atfetmişler. Bunu senin için söylüyorlar demişler. Bana söylediği o. Ben de dedim bunu kim sana böyle söylediyse al getir dersini alayım göndereyim dergattan dedim. Niyet niyettir canım kardeşim.
Kaç tane niyet olursa olsun. Efendim. Nerede milyon olur. Sen ne anlatmak istiyorsun onu söyle bana. Sualini sor o zaman.
Sualin bu mu? Mezar kıblesiyle cami kıblesi ne olur mu? Bu mu sualin? Eee kıble kıbledir. Sen neyin kıblesine dönmek istiyorsan onun kıblesine dönersin. Sana Kur'an-ı Kerim'deki kıblenin yönünü belirip belirmediğini sormadın. Sen dedin ki namaz kıblesiyle mezarın kıblesi ne? Namazın kıblesi sen neye döndüysen namazın kıblesi o. Senin kalbinde heva heves varsa namazın kıblesi heva hevesin. Senin kalbinde şeytan oturduysa senin vücudun ne tarafa dönerse dönsün senin kıblen şeytan olmuş. Senin kalbinde dünya var ise senin vücudun istediği kadar istediği kıble dönsün senin kıblen dünya olmuş.
Sen benimle polomiye girme sen sorunu sor. Sen öldükten sonra cesedinden sorumlu musun? Değilsin. Cesedini ne tarafa görüyorlar koyuyorlarsa koysunlar. Bir garip öldü diyorlar cesedini üç gün sonra bulurlar. Soğuk suyla yuvalar şöyle garip bencileyin. Cesedden mi sorumlusun? Sen şimdiden kıbleni düzelt. Efendim kıblen nereydi? Hakka yürümek miydi? İyi. Mübarek olsun. Evet kıymetli dostlar. Önemli olan insanın yiğitliğidir.
Var mı başka sorun? Yüz yüze değil miyiz şu anda? Efendim çevremizde ne varken? Ah yavruma. Ah yavruma. Allah'ım iyi etsin sen inşallah. Evet canım kardeşlerim. O yüzden bir insan bir şey yapacaksa da yiğitçe yapacak. Gidecekse de yiğitçe gidecek. Gelecek buraya. Diyecek ki arkadaşlar hakkınızı helal edin. Kiminiz çay verdi, kiminiz çorba verdi, kiminiz tebessüm etti, kiminiz hizmet etti, hürmet etti. Ben bir olun başka bir yere gitti ya.
Selamun aleyküm aleyküm selam. Yürüyecek gidecek. Bir insan hizmet gördüğü, hizmet gördüğü yeri kötüleyip de gitmez. Bunu öğretmedim hiç kimseye. Benim sözüm meydandadır. Bunu öğretmedim hiç kimseye. Ben hep derim herkes gider. Ama giderken yiğitçe gider. Ben de alkışlarım adamım. Helal olsun yiğit adammışsın derim. Bitti. Başka bir şey değil. O yüzden Halit bu mevzuyu Halit'e çevirmişler. Halit de üzülmüş kendi kendine. Bu Halit'le alakalı değildi. Kimle alakalı olduğunu da zaten kardeşi burada o anladı zaten.
Seninle alakalı bir şey değil. O yüzden herkes kendi yoluna gidecek. Evet. Mesele hallol da herhalde değil mi Halit Hoca? Tekrar beyan edeyim. Bilhassa zakirler, çavuşlar, bütün arkadaşlar birine bir şey söyleyeceksem burada dersli mi dersli. Yüzüne derim onu. Yüzüne derim. Benim yaşım 61. Ben yüzüne denecek olanın yüzüne diyelim. Söyleye söyleye gelirim. Bu yaştan sonra da böyle oramız buramız oynayacak değil. Allah bizi affetsin. Evde kedi beslemenin bir sakıncası var mı? Fareler varsa evde beslemek lazım. Olur mu? Olur evde fare var. Kedinin vazifesi fare tutmak, yılan çıyanı korkutmak.
Kedinin vazifesi bu. O yüzden kedi beslemenin sakıncası var mı? Yani fare varsa ne sakıncası olsun? Ne hiçbir sakıncası yok. Kedi beslemek için verilen parayı bir fukaraya verirseniz hangisi daha hayırlı? Kedi beslemeye vereceğiniz para mı hayırlı? Bir fukaraya vereceğiniz para mı hayırlı? Ben hangisi daha hayırlı?
Bakıyorum bir şeyden. Yani bir fukaranın birisine bir lokma ekmek versen yani daha hayırlı. Kediler aç kaldıysa doyuralım. Sıkıntı değil. Bizim ecdadımız kışın kuşlar aç kaldı diye kuşlara dahi doyurmak için vakıf kurmuş bir ecdad. Eyvallah bir sıkıntı yok. Ama insanlar ev kirasını ödeyemezken, evine yiyecek götüremezken, bu ülke dolar aşağıya indireceğim diye uğraşırken, siz kedi köpek mamalarına ne kadar, kaç milyon dolar ithalatına para harcandığını biliyor musunuz?
Yani o kedi köpek mamalarına harcanan milyon dolarlar üretime harcansa iyi olmaz mıydı? Ben iki haftadır buraya geliyorum. Üç gün önce bulunduğum ortamda ateist bir arkadaş, bilime inandığını ve insanoğlunun evrim ile oluştuğunu, öldükten sonra bir daha yaşam olmadığını bilime dayandırarak anlattı.
Kısaca sohbetinizde bu konudan bahseder misiniz? Yani o arkadaş ateist olabilir yani, hangi noktada ateist yani dine hiç mi inanmıyor? Hiç inanmıyorsa, bir şeyi yok görüyorsa, ne o daha salı günü akşam bir misafire de dedim, yoku yok görmek mümkün değil, bir şeyi yok görüyorsan varı yok görüyorsundur. Hiç olmayan bir şeyi yok görebilir misiniz? O arkadaşla oturup konuşmak lazım, bunlar felsefi meseleler. Sosyal medyada hayal, hanem ve mesken adlı gruplardan bir bilginiz var mı? Yok. Bilgilenmek ve öğrenmek adına onları dinlememizde bir sakınca var mı bilmiyorum ki. Risale-i Nur hakkında düşünceleriniz nelerdir? Olumsuz bir şey de yok Risale-i Nur'la alakalı.
Ben Risale-i Nur'la Nurcuları ayıranlardanım. Nurcuları ayrı derim, Risale-i Nur ayrı derim. O yüzden ayıranlardanım. Benim Risale-i Nur'la bir alıp veremedim bir şey yok. Nurcularla da genelde yok. Gençliğimde vardı da şimdi uğraşmıyorum artık. Ben yeni derviş olduğumda bizim Bayındır'daki Risaleciler şeydi, neydi? Adalet Partili'ydi.
Sıkı Adalet Partililerden. Biz onlarla biraz çatışıyorduk. Allah iyi etsin inşallah. Bebeklere yapılan hepatit ve kızamık gibi aşılarda ilgili ne düşünüyorsunuz? Hiç olumlu düşünmüyorum. Evlatlarımıza bu aşıları yaptırmalıyız, yaptırmamalı mıyız? Karar sizin. Ben ama olumlu düşünmüyorum. Aşılarla alakalı olumsuz düşünüyorum. Ne aşısı olursa olsun. Bakın ne aşısı olursa olsun. Bir bakıyorsunuz Dünya Sağlık Örgütü 50 yıl sonra bir itirafta bulunuyor. Diyor ki filanca aşıların içerisinde şunu da uyguladık. 30 yıl sonra Dünya Sağlık Örgütü diyor ki filanca aşıların içerisinde bunu da uyguladık. Dünya Sağlık Örgütü denilen örgüt sağlam bir örgüt değil.
Bu bir. İkincisi, Dünya üzerinde sağlıkla alakalı, sağlıkla alakalı müthiş bir anarşi ve terör var. Sağlıkla alakalı. Bakın Dünya Terörü dediğimizde bu kapitalist, deccalist sistem. Bir. Normal ayrılıkçı terörler dediğimiz silahlı terör eylemleri. Bu kapitalist, deccalist sistem bunları uygular. Dünya üzerinde ne kadar terörist örgüt varsa hepsi de kapitalist, deccalist sistemin kurduğu örgütlerdir. Bu ister İslami olsun, öyle görünsün. İster Hristiyani olsun, ister ırkçı olsun. Değişmez bir şey. Dünya üzerinde bir terör yapılanması var ise herhangi bir yerde onun arkasında bu kapitalist, deccalist, evangelist sistem vardır.
Bunu kafanıza yazın bir. İki, sağlık terörü var dünya üzerinde. Sağlıkla alakalı. Dünya sağlık terörü yine kapitalist, deccalist sistemin elinde asla hiçbir hastayı tedavi etmeme üzerine kuruludur. Habire ilaç satarlar. Bunlar hastalıkları da üreten bunlar. Hastalıklara karşı ilaç tedavisini bulduk deyip ilaçları satan da bunlar. Cerrahlar bunun haricinde. Bakın, cerrahlar bunun haricinde. Cerrahlarda da şu durum var. Özel hastanelere gidilince kesilmeyecek olanı bile kesiyorlar. Hemen ameliyat yapmamız lazım. Hemen ameliyatı alıyoruz. Hemen. Hemen ameliyatı alıyoruz deyince kaç oradan.
Kaç. Cerrahlar özel hastanelerde ise durum bu. İşlerinde iyileri vardır. Bir şey demiyorum. Ama dünya sağlık örgütü değil. Dünya sağlık üzerine kurulmuş bir terör örgütü onlar. Bildiğiniz terör örgütü. Siz böyle bir bakın. İşte Türkiye'de ağrı kesici ondan sonra yüzde kaç artmış. Ondan sonra kafa apı diyorum ben ona. Siz ne diyorsunuz ona? Antidepresan. Yüzde kaç bin artmış. Bakın onlara. Kanser hapları, kanser ilaçları. Bakın onlara. Dünyayı sağlıkla sömürüyorlar. Bu da terör örgütü. Bildiğiniz terör örgütü. Siz bir on tek aşısı oluyorsunuz.
Onun arkasında gene o rektofiller mi ne vardır? O var. Siz ne aşısı oluyorsunuz? Çin aşısı. Onun da yüzde yirmi beşi o adamın. Siz ne aşısı oluyorsunuz? Şu aşı. Onun da yüzde on'u, yüzde on beşi bilmem kimin. Var ya o Bill Gates'in başındaki adam. Bill Gates mi o şeyin başında? Microsoft'un başındaki adam. Bunlar böyle bir örgüt bunlar. Sen hangi aşıyı vurulursan vurun. Arkasında o adamın hissesi var. Adamlar oturmuşlar, dizayn etmişler her şeyi. Her şeyler hazır adamların. Şimdi bak boyuna üç tane vuruldu yetmedi. Bir üç daha vur. Yetmedi bir üç daha vur. Yetmedi bir üç daha vur. Vurul Allah vurul. Haber çok güzeldi. Ordu aşılanmada lider il, Ordu milletvekili, AK Parti, Ordu milletvekili, Sağlık Bakanı'na soru önergesi açıklamayı istemiş.
Aşılamada birinci sırada, vakalar da birinci sırada. Demiş bunun sebebi ne? Aşılama birinci sırada. Ama vaka artışları da birinci sırada. O yüzden benim aşılara karşı, sağlık sistemine karşı bir soru işaretim var. Şüphem çok büyük. Bir bakıyorsun Afrika'da kızamık aşısı yapmışlar. Kızamık aşısının içerisine başka bir şey koymuşlar. Türkiye'de koymadıkları ne malim? Türkiye'ye aşılar daha önce hep Dünya Sağlık Örgütü'nden geldi. Hala da geliyor herhalde. Doğru mu doktor? İnceleniyor. İnceleyen komitede belli zaten değil mi? Evet. Tabii inceleniyor. Hiç sıkıntı yok. Bir komite kuruluyor, inceliyor onlar.
Sıkıntı yok. Allah iyisi. Ben vurulmayın demiyorum. Kimsenin, çoluğunun, çocuğunun vebalini üzerime alacak değilim. Ben kimsenin vebalini de almam. Ben aşıya vurulum, vurulmayın. Bir şey demem, kararsız ayetlerim. Allah muhafaza eylesin. Böyle aşıcılardan bir ücret almadığımdan dolayı değil. Tabii aşıcılar ücret veriyorlar. Böyle toplumu etkileyecek olanlara ücret veriyorlar. Avrupa'da o youtuber denilen adamlar var ya, aşıcıların youtuberlara para verdiği, onları normalde parayla desteklediği ve aşının reklamını yapsınlar diye ücret aldıkları belli oldu. Açıklandı bu. Yani Avrupa'da youtuberları komple toplamışlar, hepsinden nemalandırmışlar, onlar da bangır bangır bağırıyorlar aşı olun diye.
Ha Türkiye'de böyle midir diyeyim, Avrupa'da vermiş adam Türkiye'deki şimdi almadan durur mu? Bilemem. Allah yiyesin inşallah. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem mescide girince cemaati bir kısım halkalar halinde gördü ve sizleri niye böyle dağınık gruplar halinde görüyorum diye buyurdu. Bu hadis bizlere bir cemaatin olduğu yerde başka başka küçük topluluklardan menme ediyor. Camilerde evet, Türkiye'de tarım ve tarım politikası, bak buraya girecektim, üçüncü terör örgütü tarımla alakalı, gıda, bu da ayrı bir terör yapılanması, bakın bu da ayrı bir terör yapılanması, dünya üzerinde gıda terörü var, bu ayrı bir terör yapılanması ve buradan vuracaklar dünyaya. O yüzden hep böyle birkaç yıldır arkadaşlara diyorum ki bir karış toprağınız dahi olsa ekip dikin oraya.
Bir karış toprağın var, ek, boş bırakma. Buğday ek, ağaç ek, zeytin ek, meyve ek, bir şey ek, boş kalmasın. Lahane ek, pırasa ek, domates ek, biber ek, maydanoz ek, ek bir şey ek. Boş yer bırakma, ek. En büyük bundan zarar görecek olan ülkelerden birisi Türkiye. Bakın bunu iktidar görüyor, görmüyor bir şey diyemem.
Türkiye nüfusunun yüzde doksanı şehirlerde yaşıyor. Türkiye nüfusunun yüzde onun kırsal kesimde ve köylerde. Hadi ben bunu yüzde on beş yapayım. Türkiye nüfusunun yüzde on beşi. TÜİK'e göre yüzde yedisi. Bakın TÜİK'e göre yüzde yedisi köylerde, mezralarda yaşıyor. Yüzde doksan üçü şehirlerde yaşıyor.
Türkiye'nin sadece kendine değil, birçok ülkeye yetecek kadar tarım alanı var. Ama ne yazık ki Türkiye bu tarım alanlarını çalıştıramıyor. Bir milli seferberlik lazım. Milli seferberlik lazım. Ve köylerdeki boş kalan arazilerin ekilip dikilebilmesi için, bu benim kendi şahsi düşüncem. Sıfır faizle, beş yıl geri ödemesiz, tarla sahiplerinin ekip dikmek şartıyla kredilendirilmesi lazım. Bu konuda iktidar zayıf, iktidar dünya gıda terörüne, ne yazık ki sessiz, dünya sağlık terör örgütüne sessiz, dünya faiz örgütüne sessiz, sessiz. Bu büyük bir handikap, gelecek günler için, gelecek yıllar için büyük handikap.
Hayvancılığa ve tarıma, bugüne kadar yüz yıllık veya iki yüz yıllık bu topraklarda yapılmamış bir süspansiyon yapılıp, tarımı ayağa kaldırmaları lazım. Ben takip ediyorum, Çin büyük bir buğday ve tarım deposu yapıyor. Ne kadar dünya üzerine buğday varsa, boyuna satın alıyor. Boyuna satın alıyor. Evet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti yerli buğdayın ihracatına izin vermiyor. Kabul. Ama yetmez. Ve bu dünyayı büyük bir gıda terörü bekliyor. Bildiğiniz gıda terörü bekliyor.
Bu büyük bir sıkıntı. O yüzden bütün kardeşlere söylüyorum bunu. Geçen gün de söyledim. Bir karış yeriniz var. Ekin. Balkonda saksınız var. Ek kardeşim, ek. Tohum ekmeği öğren. Balkonda saksına ek. Ek onu. Bırakma. Muhakkak köyde bir yeriniz var. Gidin ekin. Babanızdan kalmış, dedenizden kalmış. Gidin ekin. Ekecek olan birisine verin. Gel kardeşim ek, senden bir şey istemiyorum. Buraya ek yalnız. Ben pazar günleri geleceğim, kendim yiyeceğim kadar toparlayacağım buradan. Gideceğim. Ama ek buraya da. Muhakkak büyük bir gıda krizi. Bakın büyük bir gıda krizi. Muhakkak ekin.
Kuru fasulye ekin, taze fasulye ekin. Hani o ne ekiyorsanız ekin. Sebze ekin, meyve ekin. Ekin. Yerin daha büyük. Burada buğday olur mu olur. Yarım dönüm. Ek. Buğday ek. Buğday ek. Muhakkak ek. Büyük bir sıkıntı geliyor. Bakın büyük bir sıkıntı geliyor. O yüzden bu sadece, yani normalde düşünebiliyor musunuz? Bu ülkede, bu ülkede kırmızı mercimen kilosu 22 lira. Bazı marketlerde 43 lira. Bazılarında 25 lira. Bazılarında 28 lira. Husis'e oturdum baktım. Husis'e oturdum inceledim.
Mercimek 22 lira. 22 lira mercimen kilosu. Geçen sene 8-9 liraydı. Ondan önceki sene 3,5 liraydı. Dikkat edin. 3,5, 8,5, 21,5, 22,5. Böyle giderse önümüzdeki sene kırmızı mercimek 44 lira. Böyle bir dahaki kışa 44 lira, 45 lira.
Ben felaket dellalı değilim. Öyle no. Çarşıdan, pazardan habersiz de değilim. Öyle bir şeyim yok. Bakın iki yıl önce, pandemiden önce 3,5 liraydı. İnternetten bakabilirsiniz. Yıllara ait mercimen kilosunu. Çok basit. O yüzden ekin arkadaşlar. Muhakkak ekin. Allah muhafaza eylesin. Bu soru da burulaymış zaten. İki, salgın hastalığı nedeniyle Türkovak milli aşımız vurulmaya başladı aşıyla alakalı değerli görüşlerinizi. Vurun lan vurulsun. Vurun lan vurulsun. Kadınların saçlarını çeşitli boyarlarla saç boyası yaptırabilirler mi? Eğer altına su geçiyorsa yaptırabilirler.
Koronadan ölen bir yakınım var. Koronadan ölenleri duayı dahil eder misiniz? Ismarlama dua. Babam Mustafa Beyhan Covid oldu. Allah'ım şifa versin inşallah. Genç kızların birbirlerine lan, aga, oğlum diye hitap ettiğini, erkeklerin ise aykız gibi kelimeler kullandığına şahit oluyoruz. Bu konuda gençlere karşı tutumumuz nasıl olmalı? Lanet olsun kadınlara ki erkekliğe özenirler. Lanet olsun erkeklere kadınlığa özenirler. Ahir zaman hastalığı. İş yerinde patronumuz çok kaba ve bağırıyor. Çalışmak zorlaşıyoruz. Ne yapmak lazım? Yeni bir iş bul. Selamun aleyküm.
Bin birilerinin hepsi veli midir? Biz kırk tane biliyoruz. Bin bir tane bilmiyoruz. Evet. Yetmiş sekizinci hadis. Hazreti Ayşe anlatıyor. Radiyallahu anh. Kureyş ve onların dinlerine mensup olan kimselere hıms denilir. Onlar müjderifede dururlar ve biz Allah'ın halis kullarıyız. Ve kimse bizi Allah'ın hareminden çıkaramaz derlerdi. Muharri Tirmizi. Kureyş ve onların dini üzere olanlar şöyle bir iddiada bulunuyorlar. Ve bunlarla övünüyorlardı. Biz Beytullah'ın hizmetçileriyiz. Böyle normalde müşrik Kureyşliler, Haç zamanı, o zaman da Haç oluyordu. Haç zamanı onlar Beytullah'tan dışarı çıkmıyorlardı.
O Kureyşler kendilerini özel görüyorlardı. Kendilerini özel görerekten, biz Allah'ın has kullarıyız. O yüzden Beytullah'ın sınırlarının dışına çıkmayız diyorlardı. Böyle onlar kendilerini bu noktada özel görüyorlardı. Tabi onların o özel görmesini Cenab-ı Hak ayeti kerime ile lau etti. Bu ayeti kerime de Bakara suresi ayet 199. Tabi onu daha iyi anlayabilmemiz için 198'den okuyacağım inşallah. Rabbinizin lütfu, keremini aramınızda bir günah yoktur. Arafattan geri döndüğünüz zaman, meşari haramın yanda Allah'ı zikredin. O sizi hidayete ulaştırdığı gibi, siz de onu zikredin. Nitekim siz bundan önce sapıklardan idiniz. 199. Sonra insanların döndüğü yerden siz de dönün.
Ve Allah'tan mağfiret dileyin. Şüphesiz ki Allah gafurdur, rahimdir. Yani Cenab-ı Hak Arafat'ta vakfı yapıldıktan sonra, Müjdelife'ye gidilmesini ve Müjdelife'de de Allah'ı zikredilmesini, orada da vakfı edilmesini, ondan sonra geri dönülmesini emrediyor. Bu haçla alakalı Bakara'da 198, 199, 200 ve önceki ayeti kerimelerde. Böylece o Kureyş müşriklerinin yaptığının yanlış olduğunu Cenab-ı Hak beyan ediyor. Yani o Kureyş müşrikleri, biz Allah'ın has kullarız deyip de, Beytullah'tan dışarı çıkmamalarını, Cenab-ı Hak kerih görüyor. Diyor ki, yok çıkacaksınız, siz de Müjdelife'de vakfıya duracaksınız, orada Allah'ı zikredeceksiniz, ondan sonra şeytanın taşlayıp, Kabe'ye geri döneceksiniz.
Kurbanı kesip, Kabe'ye geri döneceksiniz diye, onlara beyanda bulunuyor. Şimdi, hiç kimse dinde özel değildir. Dinin ahkamı, bütün inananların üzerinedir. Kadın, erkek, genç, yaşlı, gücü yeten bütün herkes, dinin ahkamını kendi üzerinde tesis ettirmekle yükümlüdür. İşte, bunlar filanca soydan, bunlar filanca boydan, bunlar filancalar, bunlar işte şeyhin yakını, bunlar şeyhe özel hizmet edenler, bunlar türbedar, işte bunlar filanca soyun insanları gibi, insanları soy, sop, makam, mevkiyle, dinin vecibelerden uzak durmaları, dini vecibeleri, es geçmeleri mümkün değildir.
O yüzden, din herkese'dir. Hangi soydan, hangi soptan, hangi makamdan olursan, ol. İster zengin ol, ister fakir ol, ister bürokrat ol, ister siyasetçi ol. İster senin deden din alimi olsun, isterse şeyh olsun, isterse senin deden Abdülkadir Geylani olsun, isterse senin deden Ahmet Ar-Rufa'ya olsun, isterse senin deden Hazreti Mevlana Celaletin Rumi olsun. Senin soyunun Mevlana Celaletin Rumi'ye dayanması, sana ayrı bir özellik değil. Sen de dinin farzlarını yerine getireceksin. Biz çelebiyiz deyip de örtünmemek, biz çelebiyiz deyip namazı terk etmek, biz çelebiyiz deyip Hazreti Mevlana Celaletin Rumi Hazreti'nin üzerinden para kazanmak yok. Biz şuyuz, biz buyuz, biz şucuyuz, biz bucuyuz deyip de senin dini olarak herhangi bir özelliğin yok.
Herkes Allah indinde eşit. Namaz herkese farz, oruç herkese farz, güç yetiren. Herkese farz, sen güç yetiremiyorsundur, namazı ayakta değil de oturarak kılıyorsundur. Oruç farz, sen güç yetiremiyorsundur, tutamıyorsundur. Fidesini verirsin, paran yoksa Allah seni affetsin. Ama orucun farziyeti senden kalkmaz. Sen filancanın torunusun diye, senin başın açık dolaşma hakkın yok. Dolaşıyorsan, kendini haram işledin. onu kalkıp da Hazreti Pira addetme. Sen çelebiysen namaz kılmayacaksın diye bir kaide yok. Namaz sana da farz. Herkese, iman eden herkese namaz farz. İman eden bütün kadınlara tesettür farz.
İman eden bütün herkese parası olana zekat vermek farz. İman eden herkese gücü yerindeyse, parası varsa hacca gitmesi farz. Falanca soydanmış, Allah indinde senin bir anlamın yok. Sen farzları yerine getireceksin, haramlardan uzak duracaksın. Sen şeyhmişsin, mürşitmişsin. Senin normalde şeyhliğinden dolayı kalkıp da senin bir farz ibadetten kaçınman, farz ibadeti gevşetmen yok. Böyle bir şey yok. Sen baba dervissin, kocaman dervissin, küçük dervissin, eskisin, yenisin. Yok canım kardeşim. Herkes dersini çekecek. Herkes dergahın adabına, her kanuna uyacak. Yok yeni, yok eski, yok o şu vazifede, yok bu vazifede, yok canım kardeşim. Herkes eşit, Allah indinde. Siz hepiniz Adem'in çocuklarısınız dedi.
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Birinizin birinizden üstünlüğü yok, arabın acemi, acemin araba üstünlüğü yok dedi. Hepiniz bir tarağın dişleri gibisiniz. Öyle dedi Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem. Takvaca üstün olan Allah indinde üstündür dedi. Takva ne? Haramlardan uzak dur canım kardeşim. Bugünün takvası haramlardan uzak durmak. Bugünün takvası Allah'ın farz kıldığı ibadetleri yerine getirmek. Haramlardan uzak dur. Takvanın en kıymetli noktası bu. Farz olan ibadetleri yerine getir. Takvanın en kıymetli noktası bu. Nefisle mücadele haramlardan uzak dur. Dilin haramlarından, gözün haramlarından, elin haramlarından, ayağının haramlarından, kalbinin haramlarından uzak dur.
Nefisle mücadele bu. Takva bu. Benim bildiğim takva bu. Haramlardan uzak dur. Farz olan ibadetleri yerine getir. Bizim için Kur'an ve sünnete tabi olmak olmazsa olmazımız. Bize uçtu kaçtı muhabbeti lazım değil. Bize farzlar lazım. Bize Kur'an lazım. Bize sünnet-i seniye lazım. Bizi ilgilendirmez. Denizin üstünde yürüyorsa yürüsün. Allah yolunu açık etsin. Biz yürüyemeyiz. Kayıya bineriz, gemiye bineriz gideriz. Hiç önemli değil. Uçuyormuş. Uçsun Allah yolunu açık etsin. Biz uçağa biner gideriz. Ama Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışacak. Önemli olan bu.
Önemli olan bu. Hiç kimsenin Allah indinde ayrı bir özelliği yok. Hiç kimsenin. Herkes Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışacak. Herkes vatanına sahip çıkacak. Milletine sahip çıkacak. Yoluna sahip çıkacak. Evet. Kur'an düşmanı, sünnet düşmanı, vatan düşmanı, millet düşmanını tanıcak. Tanı, bil. Öyle bu toprakların üzerinde yaşayan herkes bu vatanı seviyor diye düşünme.
Bu toprakların üzerinde yaşayan herkes Kur'an'ı seviyor öyle düşünme. Bu topraklar ne hainler yetiştirmiş, ne cibilliyetsizlikler yetiştirmiş, ne kanı bozuklar yetiştirmiş bu topraklar. Yetiştirmiş. Bunları kosayla biçsem bitmez. Kosayla biçsem bitmez. Tükenmez bunlar. Arkadan geliyor çünkü. O yüzden biz Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışacağız. Vatanımıza, milletimize sahip çıkacağız. Sımsıkı yapışacağız. Bu konuda tavizimiz olmayacak. Tavizimiz yok. Birisi vatan hainiyse tavizimiz yok. Millet hainiyse tavizimiz yok. Haramlara kapı açtıysa ona tavizimiz yok. Bu kim olursa olsun.
Bu kim olursa olsun. Haramlarla mücadele etmiyorsa bizden değildir o. Kim olursa olsun. Bu önemli değil. Bizim için olmazsa olmaz. Kırmızı çizgimiz bu. O seyit çocuğumuş. Mübarek olsun. Haramlarla mücadele ediyor mu? Farzlar üzerinde duruyor mu? Bu önemli. Bakın seyit çocuğuymuş diyorum. Direkt en tepeden başlıyorum. En tepeden başlıyorum. Geri kalanını saymama gerek yok. Farz. Herkes farzı yerine getirecek. Herkes haramlardan uzak duracak. Bu olmazsa olmazımız.
Herkes bu vatana sahip çıkacak. Olmazsa olmazımız. Bu millete ne sahip çıkacak. Olmazsa olmazımız. Gençlerimizi harama bulaştıran. Gençlerimizi harama sürükleyen. Çoluğumuzu çocuğumuzu harama sürükleyen. Harama göz yuman. Haramla mücadele etmeyen bizden değil. Bu kim olursa olsun. Kim olursa olsun bu. Gelecek gençlik. Gelecek gençlik. Harama koşuyor. Harama koşuyor. Yıllardır hep arkadaşlara derim. Çocuklarınız nerede? Kadınlar, kızlarınız nerede? Erkekler, oğullarınız nerede? Nerede çocuklarınız? Çocuklarınızı eğitin.
Çocuklarınıza sahip çıkın. Çocuklarınızı dinle tanıştırın. Çocuklarınızı dinle barıştırın. Dinle barıştırın. Sakın ha. Boş bırakmayın. Şeytan ağzını açmış. Yutuveriyor çocuklara. Yutuveriyor. Bir bakmışsın elindeki çocuk kaymış gitmiş. Bu deccali sistem yutuveriyor. Erkeği kadını dinlemiyor. Kadını yutuveriyor. Bir bakmışsın kadın çığırdan çıkmış. Bir bakmışsın erkek çığırdan çıkmış. Adam çığırdan çıkmış. Herkes birbirine sahip çıkacak. Herkes. Evet gün geçtikçe, gün geçtikçe kolaylaşmıyor.
Kolaylaşmıyor. Gün geçtikçe zorlaşıyor. Gün geçtikçe zorlaşıyor. Her yönden zorlaşıyor. Her yönden. Arkadaşlarınıza sahip çıkın. Ya telefon açıyorum da beni dinlemiyor da gelmiyor da. Dergaha adam toplamak için değil. Bir kimseyi şeytanın ağzına bırakmamak için. Önemli değil. Bizden ders almasın. Sıkıntı değil o. Veya dersi bıraksın gitsin. Sıkıntı değil o. Yeter ki helaka gitmesin. Yeter ki o kimse kaybolup gitmesin. Birbirlerinize sahip çıkın. Gerçekten şeytan ve deccalist nefes aldırmıyor insanlara. Nefes aldırmıyor. Elinizi çektiğiniz bilin ki şeytanın ağzına gidecek. Bu eşiniz, bu çocuğunuz, bu arkadaşınız, bu akrabanız, bu kardeşiniz önemli değil.
Elini ondan çek deccalın ağzında. Deccalın ağzında. O yüzden bu zor günleri, bu sıkıntılı günleri hasarsız atlatmaya çalışın. Bu ne zamana kadar gider bilemem. Ama gün geçtikçe zorlaşıyor. Bunu biliyorum. Bunu görüyorum da. Bunu görüyorum. Bunu biliyorum. Gün geçtikçe daha da zorlaşıyor. Daha da zorlaşıyor. O yüzden kardeşler, arkadaşlar, hiç kimsenin hiçbir özelliği yok. Herkes Kur'an ve sünnete sımsık yapışacak. Herkes vatanına, milletine, arkadaşına, kardeşine sahip çıkacak. Herkes eşine, çocuğuna sahip çıkacak. Herkes sufi kardeşlerine sahip çıkacak.
İnsanların hatası olur, kusuru olur, eksikliği olur, yanlışlığı olur. Sahip çıkın. Örtün. Örtün. Deyin ki onun zikrullahı gelip bir sefer Allah demesi kârdır. Örtün. Açmayın. Deşmeyin. Örtün. Gençler hata yapar. Örtün. Örtün. Sen neden derse gelmedin deyip de adamı böyle alaşağı etme. Yavaş yavaş. Tatlı tatlı. Yumuşak yumuşak. Sakın ben derviş oldum deyip de bir başkasına tepeden bakma. Onu ötekileştirme. Onu reddetme. Onu itme. Onu küçümseme. Sakın.
Herkese tevazulu davranın. Eşlerinize de çocuklarınıza da tevazulu davranın. O yüzden onlara da sert yapmayın. Onlara da ters yapmayın. Eşlerin de birbirlerinin üzerinde hakları var. Kadın erkek hiç önemli değil. Herkesin birbirinin üzerinde hakkı var. Herkes birbirine vefalı davransın. Herkes çoluğuna çocuğuna şefkatli ve merhametli davransın. Önzübillahimineşşeytanunrecim. Bismillahirrahmanirrahim. Eftali zikrfâlemennehû. La ilahe illallah. El Fatiha.
Amin. Ejimain. Neştir?
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.