mustafaozbag.org

Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 26.02.2022

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 27 Şubat 2022 · 1:36:57

Eftâli ziker fâlemennehu, lay-hâliyle, illâllâh, lâllâh, cemiyenel biyâr Mursselîn, velhamdülillâhi rabbil âlemîn, önzübülillahimineşşeytaniracim, Bismillahirrahmanirrahim. Allah gecenizi hayırlı eylesin.
Rabbim gündüzünüzü hayırlı eylesin. Cenab-ı Hak ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin hakkı hak bilip hak yolunda mücadele edenlerden batılı batıl bilip batılı yeryüzünden silip atmak için cihad eden kullarından eylesin Cenab-ı Hak hepimize de Kur'an ve sünnet seni sımsık yapışmayı nasip eylesin Allah razı olsun ecmeyin bir müddet herhalde mesnevi sohbetlerine ara vereceğiz çünkü Hakan geldi mi?
bu başa bir sayfa koymuşum birinci ilk önce giriş buradan mı? tabi Hakan kardeşimiz malum böyle enteresan konular bulup enteresan konulardan sorular hazırlayıp o soruların üzerinden sohbet müddet etmemize vesile olan kardeşimiz bir müddet sufilikle tasavvufla alakalı sorular sormuştu o soruların üzerinden nefes bir nefes iki şimdi nefes üç çıkacak üç tane eserin çıkmasına sebep oldu ardından siyasal İslam'la alakalı sorular hazırladı siyasal İslam'la sorular hazırladı onun da kitabı bitmek üzere inşallah onu da kitap haline getireceğiz
onu da basacağız Allah izin verirse tabi bu arada İmam Maturidi konuşalım dedi biz de konuşalım eyvallah dedik İmam Maturidi ile alakalı sorular hazırladı bilmiyorum kaç hafta sürecek bu kadar mı sorular? arkası gelebilir evet efendim soruların beşte biri burada beşte biri on bir sayfa maşallah dokuz on sayfa evet inşallah bu akşam oradan başlayacağız geçen hafta da öyle kavilleşmiştik dedik gelirse inşallah geldiği müddetçe bu sorulara devam edeceğiz bir soru vardı buna cevaplandırayım sonra konuya girelim Türkçe yazılı
Kur'an okuyorum üç yaprak kaldı onu dokuduktan sonra Peygamber Efendimiz'e hediye edebilir miyim? tabi neden hediye etmeyesin? Kur'an-ı Kerim'in Türkçesini dokumak Arapçasını dokumak Kur'an-ı Kerim'in tefsirini dokumak mealini dokumak hepsi de sevaptır sebep bizim dinimizin kitabı evet şimdi İmam Maturidi ve Maturidilikle alakalı sohbetin girişi kelime olarak gidilen yol anlamına gelen mezhep dinin ana meselelerindeki farklılaşmanın zamanla sosyal hayatta taraftar bularak kurumsallaşması sonucu oluşan dini siyasi fikir akımları olarak
tanımlanmakta Hasan Onat Hasan Onat Türkiye'deki enteresan kimselerden birisi ben çok yakından tanımıyorum ama birkaç konuşmasıyla karşılaşmıştım normal düz bir anlayışa sahip değil değişik konularda değişik fikirleri olan bir kimse ama evet mezhep dediğimizde dini siyasi fikir akımı olarak görebiliriz mezhep tanımlamasını ama genel anlamda müslümanların arasında mezhepler konuşulurken müslümanların büyük bir kitlesi meseleyi sadece dinin amel noktasındaki farklılıklarını
konuşur ve söyler tırnak içerisinde söylüyorum bugün islam dünyasına baktığınızda mezheplere bakan kimseler abdesti bozan bozmayan orucu bozan bozan bozmayan meselelere indirgerler yani dinin ibadetlerinin ameli kısımlarının böyle küçük farklılıklarına takılıp kalırlar oysa mezheplere baktığımızda mezheplerin içerisinde kendi zamanının siyasi hareketlerine bir şekilde bakan ışık tutan kendi zamanının fikirsel hareketlerine ışık tutan bakan ayrılıklar anlayışlar çıkar diyeceksiniz ki mesela dinde fikir ayrılığı olur mu
bu nereden çıkmıştır Kur'an mahluk mu değil mi bu mesela mezheplerin ilgilendirdiği hatta belki de ana çatırdayan meselelerden birisi budur biz tabi islam tarihine geriye doğru dönüp baktığımızda mezhepsel olarak fikri çatışmaların en ağır ve derin olduğu zamanlar bu zamanlardır işin bir de siyasi tarafı vardır bu da imam-ı azamla başlar mevcut emevi devletinin zalimane baskılarının ve davranışlarının neticesinde bir imam-ı azam hareketi vardır ki imam-ı azam o günkü devletin yıkılmasına fetva veren insandır
bakın bu böyle dini anlayışın içerisinde uç noktalardır bunlar o yüzden mezhebe bakarken ben zaman zaman bunları dile getirdiğim şeyler mezhebe bakarken sadece biz ameli meseleleri konuşuruz ve Türkiye'de din konuşulurken sadece amel yönü konuşulur dini anlayışın dini anlayışın ne fikirsel yönü mezhepte ne fikirsel yönü ne de siyasi yönü tartışılır yani dinde siyaset olmaz deyip işin içinden çıkarlar oysa din siyasetin ana merkezinin içindedir çünkü din devletin nasıl olması gerektiğini devlet adamının nasıl olması
gerektiğini tüccarın nasıl olması gerektiğini işverenin nasıl olması gerektiğini çalışanın nasıl olması gerektiğini bürokratın nasıl olması gerektiğini siyasetçinin nasıl olması gerektiğine karışan bir dindir islam dini böyle olunca siyasetin tam ortasındadır islam dini islam dinini siyasetten arındırmak siyasetten uzaklaştırmak isteseniz de mümkün değildir rüşvetle alakalı fikri vardır sözü vardır bu sefer siyasetçiyi de bağlar bürokratı da bağlar valiyi de bağlar belediye başkanı da bağlar hakimi de bağlar savcıyı
da bağlar siz onu yok edemezsiniz veyahut da adaletten bahseder adaletten bahsedince der ki adaletsiz devlet başkanına karşı cihad etmek farz der din karışır eğer devlet başkanı devleti ve etrafındakileri hukuksuz yönetiyorsa din ona fetva verir onun yıkılmasına fetva verir din o yüzden dini hani bazen diyorlar ya işte dini siyasetten arındırmamız lazım nereye arındırıyorsun kardeşim sen bu din hristiyan dini değil ki papa gelsin şunları attım bunları getirdim desin veya bu din yahudi dini değil ki musevilik değil ki
hahan başı gelsin helalı haram etsin haramı helal etsin siz ayrıştır bunu ayrıştırmaya çalışanlar dinin bu tarafından rahatsız olanlar bakın dinin bu tarafından rahatsız olanlar kaldıracaklar dinin bu tarafını dini sadece ibadet noktasında tutacaklar yani ne müslümanlar namazını kılsın orucunu tutsun ondan sonra zengin olanlar zekata versin hacca gitsin din bitti yok din zalimle mücadele etmeye emrediyor din zulme başkaldırmaya emrediyor din haksızlık nerede varsa onunla cihad etmeye emrediyor din zulme kim uğradıysa
o esnada dini dili ırkı cinsi cibilleti ne olursa olsun zulme uğrayanın yanında durmayı emrediyor kim olursa olsun müslüman tebaa olması şart değil hristiyan da olsa dinsiz da olsa zulme uğrayorsa din bize onun yanında durmamızı emrediyor sizin bugüne kadar duymadığınız dini duyuyorsunuz siz benden hep değil mi yarın miraç değil mi miracı konuşmamız lazım herkes miracı konuşacak yarın herkes miracı konuşacak biz de miracı konuşacağız miraçtan ne getirdiğini kimse konuşmayacak miraçta görmüş olduğu estantaneleri kimse
konuşmayacak faizciler ne oluyormuş onu konuşmayacaklar yarınki konu bu haram işleyenler zulmedenler ne haldeymiş bunu kimse konuşmayacak şimdi böyle olunca mezhepler asıl mezhepler fikri siyasi olarak durduğu yer önemli ama bizde o önemli değil biz şimdi şafide ne o kovayla da üzerinden kan çıksa abdest bozulmaz hanefilerde bir damla kan çıksa dağılsa abdest bozulur biz ona bakıyoruz biz fikri tarafına bakmıyoruz evet hiçbir şekilde dini bütün yönleriyle temsil ettiklerini söyle ne meyen mezheplerin islamla özleştirilmeleri
de mümkün değildir evet bir mezhep islamın tamamı değildir islamın kendisi de değildir din kur'an sünnettir mezhepler oradan kendi anlayışlarını ve anladıklarını çıkarırlar orta yere mezhebin tamamı din değildir sebep o mezhebin görüşü değişebilir zaman içerisinde o mezhebin iştihadı değişebilir zaman içerisinde çünkü mezhepler var olan kat'i kur'anla sabit olmuş olan hükümlerin üzerinde iştahat edemezler onu değiştirmeleri mümkün değildir o yüzden mezhep eşittir din değildir bakın mezhep eşittir din değildir mezhebe
tabi olmayı ben kabul ederim bir mezhebe tabi olurum ama o tabi olduğu mezhebin bunu derim ya her zaman için bir hükmü eğer ki yaşanabilir değil ise başka bir mezhebin hükmü yaşanabilirse onu taklit etmek uygundur o da değil ise hakkında hadis var ise hadisi uygulayabilir o kimse hanefi olup hanefi iştahına uymadan hadis-i şerife bir kimse intisap edebilir mi evet klasik islam mezhepleri tarihi eserlerine bakıldığında mezhebin ortaya çıkışı şartları göz ardı edilmiş ve bir süreçten ziyade bir kişi veya bir fikirle
başlatmışlardır eserlerin pek çoğu karşıt gördüğü mezhep ya da fikre bir reddiye veya kendi görüşlerini savunmak amacı gütmüştür bunda da doğruluk payı var çünkü ilk mezhepsel çıkış isimsel olarak imam-ı azamla başlar tabi imam-ı azamın zamanındaki siyasi iktisadi yani ekonomik kültürel devlet yönetimi bunların hepsinin de anlaşılması gerekir imam-ı azamın hocalarının imam-ı azamın ilim okuduğu kimselerinin araştırıp anlaşılması gerekir ve imam-ı azamın kendince yolunun da araştırılması gerekir ki imam-ı azamı imam-ı azam eden
unsurlar bunlardır veyahut da sonradan gelen malikilik ondan sonra gelen şafilik ondan sonra gelen hambelilik bunların hepsinde araştırılması lazım ve ondan sonra gelen imam-ı azamla beraber otuz üç mezhebin çıkış noktaları ve taraftar toplama sebeplerinin araştırılması lazım ki bu çok geniş bir araştırma mezhep dört değildir burada da bir yanlış inanış anlayış var otuz iki tane mezhep vardır İslam dünyasında otuz iki mezhebin bir de kendi içlerinden yan çıkmaları vardır onlarla beraber baktığımızda bir hayli mezhep
çıkar İslam dünyasının içerisinde aslında bakarsanız bir İmam Yusuf da ayrı bir mezhep imamıdır İmam Buhari de ayrı bir mezhep imamıdır Suiti ayrı bir mezhep imamıdır örnekliyorum bunları şimdi işte Hanefiliğin içerisinden çıkan Kastalani İsfahani gibi zatlar bunlar ayrı birer mezhep imamıdır aslında ama bunlar Hanefiliğin içerisinde kalarak kendi görüş ve düşüncelerini koymuşlar orta yere Hanefiliğin dışına çıkmak istememişler biz Hanefiyiz demişler Mesela İmam Muhammed'le İmam Yusuf'un ikisinin birlikte olup İmam
Azam'ın iştihatlarının dışına çıktıkları çok yerler var veya İmam Muhammed'in tek başına ne İmam Azam'a oyup ne İmam Yusuf'a oyup ikisinin de iştihatının dışında iştihat ettiği yerler vardır veya Serahsi en önemli Hanefi mezhebinin içerisindeki imamlardan birisidir bu her üçününün dışında da dışına çıkıp yeni iştihat ettiği alanlar vardır şurada bir şeyi belirtmek istiyorum çünkü konumuz Maturidi burada İmam Azam'ın duruş noktası bunu bilmiyorum artık bu sohbetin gerisini soruları bilmediğimden bizi nereye götürecek
bilmiyorum ama İmam Azam'ı götüreceği kesin çünkü İmam Maturidi'nin İmamıdır İmam Azam İmam Azam İmam Azam'da var olan Akide'yle alakalı meseleleri benim nazarımda maddelendirilmiş sıraya koymuş dizayn etmiş bir kimsedir veyahut da açan insandır İmam Maturidi bizim neydi İtikatta İmamımız öyle ayrıştırmışlar ya İtikat İmamımız İmam Maturidi diye ayrıştıranlar böyle ayrıştırmışlar ben katılırsınız katılmazsınız ben bana böyle çok dillendirmem bu meseleyi ben çünkü İtikat olarak inanç olarak din Kur'an ve şünnettir diyenlerdenim
İmam Maturidi hata yapabilir İmam Azam da hata yapabilir İmam Maturidi 'nin de görüşlerine karşı görüş çıkabilir İmam Azam'ın da görüşlerine karşı görüş çıkabilir o yüzden benim nazarımda Kur'an ve sünnetin dışındaki bütün her şey sonradandır o yüzden günün meselelerine iştahat ederlerken hata yapabilirler evet ama bu mezheplerin çıkış noktasıyla alakalı birbirlerinin fikirlerini çürütme tezine katılıyorum evet Ali Şeriatı sizi rahatsız etmeye geldim söz bu Ali Şeriatı bizden rahatsız oluyordur herhalde o bizi rahatsız
etmiyor ama dininizi iyi öğrenin yoksa yaşadığınızı din zannedersiniz Hazreti Ömer evet bu benim İslam'la yeni tanıştığım zamanlarda öğrendiğim tabiri caizse böyle klişe slogan halindeki bir sözdü hani dininizi iyi öğrenin yoksa yaşadığınızı din zannedersiniz insanlar şimdi yaşadıklarını din zannediyorlar büyük bir çoğunluk bunda haklılık payı görüyorum çünkü hepimizde var bu yaşadığımız din ile yaşadığımız din ile yaşanılması gereken dinin arasında
dağlar kadar fark var ve yaşanılması gereken dini anlatabilecek baba yiğitler yok yaşanılması gereken dini anlatabilecek baba yiğitler yok sebep tekrar söylüyorum bunu hep söyleyeceğim bizim önümüzde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yasaları var yaşanılacak olan dini anlatamazsınız evet Türkiye'de anlatılan ibadetlerdir siz ibadetlerin dışındaki dinin diğer siyasi ekonomik sosyal
kültürel hukuksal yönlerini anlatamazsınız bunları anlatırsanız başınız belaya girer Mustafa Özbağ anlatır bunu böyle söylüyorum ben anlatmayacağım demiyorum bana soru gelirse ben kelimeyi eğip bükmem yutmam Cenab-ı Hakk'a hamd ediyorum bugüne kadar yutmadım eğip bükmedim ben ben bildiğimi aktardım ben o yüzden Allah'a hesap vereceğim zaman ben çok rahatım şu anda evet Müslümanlar sadece Türkiye ile alakalı değil komple dünya üzerindeki Müslümanlar yaşadıkları hayatı din zannediyor yaşadıkları
hayatı din zannediyor dinin özüne dinin aslına gitmeye kendisi cesaret edemiyor çünkü dinin özüne dinin aslına giderse kendi hayatının İslam olmadığını görecek onunla yüzleşecek ben bu yüzleşmeyi yeni İslam olduğum zaman yaptım ve o gün için cemaatlerin tarikatların dini toplulukların toplulukların gerçek dini anlatmadıklarını gördüm ve dedim ki okuduklarımla bunların söyledikleri okuduklarımla bunların yaşadıklarının arasında fark var dedim gerçek din
bu değil dedim altını çizdim biz şimdi maturidi konuşacağız maturidi yok ülkede imam-ı azamı konuşacağız imam-ı azam yok ülkede hanefilik yok gerçek manada mezhep olarak hanefi mezhebindeniz değil mi hanefi mezhebini yaşamıyoruz biz şimdi bir hani bize şey öğretmişler ya itikatta mezhep imamımız imam-ı maturidi hadi otur imam-ı maturidinin me'sinin noktasını bilmiyorsun imam-ı maturiden bahsediyorsun imam-ı maturidiyle alakalı dost
doğru kitap çevrilmemiş ülkede çevirmezler ki Hakan kaç tane kitap bulabildin imam-ı imam-ı maturidiyle alakalı 1980'den sonra kaç tane buldun Türkiye'de basılmış Türkiye'de yapılmış tam çevirisi 2-3 tane bana geldi dedi ki ya yabancı kaynaklardan buluyorum hep dedi imam-ı maturidiyle alakalı öyle dedim bulamazsın dedim neden maturidi öğrenmiş olsa insanların bak tekrar söylüyorum bir maturidi olarak veya bir hanefi olarak ben hanefiyim dese bir kimse ben hanefili yaşayacağım dese yaşayamazsınız bu iş çok su
götürür bu bu siyasal islamdan daha ağır bir hale gelir bakın siyasal islamdan daha ağır bir hale gelir imam-ı azam fetva verir zalim bir sultanın yıkılmasına diye ya yıkılması için müslümanların mücadele etmesi var zayındır der imam-ı azamın fetvası var o fetva veriyor zaten emevinin yıkılmasıyla alakalı fetva vermekle kalmıyor bir de akçe veriyor para veriyor bir de bizatihi o da koşturuyor abbasiler geliyor bir bakıyor ki abbasiler rahini onlara da fetva veriyor yıkılması için siz imam-ı azamı tanımazsınız mesela
islamda işte hükümetin kılıçla değiştirilmesi gerektiğine fetva veren imam-ı azamdır yani darbe evet darbe imam-ı azam der ki eğer bir hükümet zalimse bir devlet başkanı zalimse halkını kuran ve sünnet doğrultusunu yönetmiyorsa ihtilal yapıp darbe yapıp oradaki hükümeti hükümeti yönetenler değiştirebilirsiniz fetvasını verir siz hiç okumamışsınızdır değil mi benden duyuyorsunuz hep maturidilik ebu mansur maturidinin türk kültürü içerisinde ortaya koyduğu ve geliştirdiği inanç sistemine ve din anlayışına verilen bir isimdir
evet imam-ı maturidi imam-ı azam gibi türktür kendisi emeviler ve emevilerden sonra abbasilerin düşmüş olduğu en büyük hatalardan birisi ırkçılıktır emeviler öylesine ırkçıydı ki arap olmayanların üzerinde değişik baskılar yapıp onları ikinci üçüncü sınıf vatandaş hükmünde görürlerdi imam-ı azam da bunlardan birisiydi ve türklerin islam olmasıyla beraber burayı biraz daha açayım mı sizin türkleri orta doğu orta asya'dan kim orta asya dedi o da artık ayrı bir şey de orta doğu demişler orta asya demişler yok yukarı asya
yok aşağı asya böyle bir parçalamış bunu ingilizler söylemiş türk illeri orta asya filan değil türk illeri türkler bizim vatanımız biz oradayken muhammedi bir islam anlayışı yoktu ama biz müslümandık o zaman için bölgede türkler var farisiler var şu an bugünkü İran bir de Araplar var ırk olarak din olarak da yani biz son beş bin yılı konuşacak olursak Museviler var Hristiyanlar var
İbrahimiler var Muhammedilik daha yok Türklerin İslamlığı Nuh'un oğluna dayanır Nuh'un bir oğlu o da Türk ırkının başlangıcıdır Nuh'un oğlu ve Türkler o tarihten itibaren aslında İslam'dır Muhammed'i İslam değildir bu ama İslam'dır Adem'den beri gelen bütün dinler İslam olduğu için İslam'dır Türkler de gök tanrısı yer tanrısı su tanrısı yok işte güzellik tanrısı diye böyle bir tanrı inanışı yoktur Türkler'de Türkler'de tek bir tanrı inanışı vardır Tengri onu yüceltmek için gökte durur
Tengri veya gökte durması demek onu yüceltmek için gök ismi kullanılır yüce manasında yoksa tanrının yeri göktür manası değildir bu bunu destekler Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hani cariyenin birisine sorar ya Allah nerededir der Allah göktedir der Allah Resulü der ki tamam bu Müslüman olmuş der bunu Müslüman'dan sayın onun çünkü Allah göktedir demesi Allah'ı yüceltme manasındadır zaman mekan atfetme manasında değildir bazen şimdi hani gökte Allah var deriz ya biz insanlara bu Allah'a yer isnat etmek
değildir yüceltme manasında bizim halkımızın dilinde vardır bu bunu Vahabiler hemen der ki sen şirk koştun şöyle böyle canım kardeşim bu yüceltme manasındadır Allah'a mekan isnat etme manasında değil yüceltme manasında işte Türkler de öyle gök tanrısı filan yoktur Allah'ı yüceltme manasında tanrı göktedir derler ama Türklerin tanrı anlayışı o tanrı yere de karışır suya da karışır dağa da karışır insanlara da karışır Türkler şamanist değildir şamanlar Allah'tan almış oldukları hikmet bilgiyi insanlara ulaştıran kimselerdir
şamanlar bilge insanlardır hikmet ehli insanlardır onların en yüceleri peygambere yakın hükmündedir diğerleri veli hükmündedir o yüzden şamanlar böyle büyücü değildir şimdi böyle aksettiriyorlar değil onlar toplumun hikmet ehli bilge insanlarıdır şimdi oradan bu tarafa doğru geliyorum şimdi şimdi böyle bir ırk düşünün ve bu ırk bu ırk zaman zaman bütün ırklar gibi hata kusur işlerler tarih boyunca insanlara zulmetmemişler mazlumun ahını almamışlar adaletle kendilerini yöneterekten devam edip gelmişler ne zaman ki ne zaman ki
Emevilerin Emevilerin zalimliğinin zulmünün baskısının altında inim inim inleyen ehli bey dedelerinin yani Hz. Muhammed Mustafa'nın yolundan gidip Türklere sığınınca o zaman Türkler İslam'la tanışmışlar neden dedelerinin yolundan diyorum hem bu konuda hadis-i şerif var başınıza bir şey gelirse Türklere sığının diye hem aynı zamanda Hz. Muhammed Mustafa'yı senin koruyucun biziz bundan sonra seni hiç kimse korumasın ayeti kerimesi tecelli edinceye kadar Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini koruyan Türk
kılıç ustaları var Türk kılıç ustaları bunlar Türk kılıç ustası Hz. Muhammed Mustafa'nın yanında Hz. Osman Efendimiz'in kılıcına bakın size delil olsun bu kılıç ustaları Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin yanında onun koruması hükmünde ne zaman kayeti kerime indi tecelli etti vahiy geldi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri evinin kapısını açtı bundan sonra dedi beni korumanıza gerek yok dedi işte buradan hareket ederekten ehli beyt kendilerini zalim emevi padişahlarına sultanlarına
vermeyeceğini inandı türklere sığındılar ve türkler onları asla geri vermediler mısırlılar gibi yapmadılar onlar geri vermek istediler diğer arap kabileler gibi yapmadılar onlar geri vermek istediler o yüzden Hz. Muhammed Mustafa'nın soyu asıl soyu bunu böyle üzerine baskılayarak söylüyorum türklerin üzerinden geldi ve tekrar söylüyorum bu bölgede farisiler var araplar var türkler var şimdi kürtler de kendi kendilerinden olan kürtler de var demesin sebep onlar da türk onlar da türk ve şimdi ukrayna var ya revaçta
kırım türk ukrayna türk macaristan türk bulgaristan türk arnavutlar türk boşnaklar türk pamaklar türk bunlar yukarı hazardan gelenler atilyası gelmiş timur'u gelmiş işte bilmem kimi gelmiş hepsi de gelmiş sakın ha böyle kendi kendinize ya bunları da türk yaptı adam filan böyle bir üstün ırkçılık anlayışı değil bu o yüzden bugün dedim ukrayna için savaşmak lazım cihadı ekber etmek lazım cihat ilan etmek lazım diye evet çünkü müslüman türk karakteristik özelliği şudur nerede dünya üzerinde mazlum bir insan var ise onun hakkını
korur dinine diline ırkına bakmaz şu anda bütün islam ülkeleri islam dünyası cihat ilan etmeli demeli ki ukrayna'nın yanındayız hakanın canı sıkılacak buna şimdi içeride söyleyeceğim dedim söyleme dedi bakın sebep ama dinle alakalı değil bu bu zulümle alakalı nerede sivil insanlar bombaların altında inim inim inliyorsa nerede sana silah doğrultmayan bir kimse silah doğrultulmuşsa orada zulüm vardır müslümanlar o zulme karşı çıkmaları lazım şimdi türkler böyle islam oldular islam olunca ehli beytten öğrendiler dini
dini ehli beytten öğrenince dinin iman kemal noktasında ibadet kemal noktasında dini anlayış fikriyat kemal noktasında dini siyaset kemal noktasına çıktı ve imam-ı azamlar imam maturidiler böyle yetişti sebep çünkü onların üzerinde bir baskı söz konusu değildi bir devletten nemalanma söz konusu değildi iki korkmak söz konusu değildi üç korkusuzlar canını vermekten çekinmiyorlar kolay mı o öyle emevi sultanlığının yıkılmasına fetva vermek bakın emevi sultanlığının yıkılmasına fetva vermek diyorum öyle kolay değil şimdi buradan
baktığında kolay bu neye benziyor biliyor musunuz sizin herhangi bir yerde bir ülkede yaşıyorsunuz o ülke zulmediyor devlet ve devlet başkanları oradaki alim bir kimse o devlet başkanının yıkılması gerektiğine dair fetva veriyor siz denklemi kurarsınız siz akıllı insanlarsınız bu kolay bir fetva değildir evet işte imam-ı azam ve onun yolundan gelen imam-ı maturudinin gelişi yolu bu bu yoldan bu izden gelen bir insanla normal olmuyor tabi kitab-ül tevhid bir teolojik felsefe
klasiği ve diğeri de teolojik tefsir niteliğindeki tevilat-ül kur'an olmak üzere iki önemli eseri vardır evet yani kitab-ül tevhidi okuyup anlayan bir kimsenin bu dünyayı nasıl yaşar bilemem nasıl rahat yatağında yatar onu da bilemem kitab-ül tevhidi okuyup anlayan bir kimse etrafını nasıl analiz edip nasıl kendince farklı tutabilir onu da bilemem bu iki eser Türk-İslam düşüncesinin kendisine has özelliklerini yansıtan iki kültür hazinesidir daha doğrusu Müslümanlığı sonradan kabul eden Türk milletinin din anlayışını
ve İslamiyeti nasıl dünya çapında bir din haline gelişini ortaya koyan iki Türk din klasiğidir burada bir nefes vermek istiyorum şöyle nefes vermek istiyorum İslam dini muhakkak ki ayakta duracaktır Allah dinini koracaktır ama bir ayet-i kerime var ya siz hani dinlerinizden gevşer geri dönerseniz Allah öyle bir kavim getirir ki Allah onları sever onlar da Allah'ı sever diye bir ayet-i kerime var ya ben bu ayet-i kerimeyi Türklere yorarım kavim olarak ben sizi biraz daha geriye götüreyim ne zamana götüreyim ta ben sizi
Tuğrul Şah'a kadar götürebilirim geriye Türklerin ilk İslam'ı devlet dini olarak kabul etmesine götürebilirim devlet olarak din Kur'an ve Sünnet burada durur onu yaşayacak olan insanlardır onu diri tutacak olan da insanlardır onu yaşanır hale getirecek olan da insanlardır İslam dininin yaşayan İslam dinini yaşayan insanların çok önemli iki badiresi vardır İslam tarihi boyunca bu iki badireden Müslümanları kurtaran Türklerdir bu badirenin birisi
Alparslan'dır badireden çıkaran ikincisi Osmanlı'dır Alparslan'dır şimdi burayı bir böyle bir dem vurayım o esnada bütün Müslümanlar Haçlı zihniyetinin altında inim inim inlemekte dediler dağılmışlardır yapacakları hiçbir şey yoktur Haçlı ordularının karşısında lime lime atılmış ezilmişlerdir herkes İslam dininden hızla uzaklaşıp kaçmaya başlamıştır dinlerini terk etmeye başlamışlardır siz şimdi Alparslan'a farklı bakarsanız ben farklı bakarım belki de siz o günün tarihsel olaylarını incelediğinizde Müslümanlar dağılmış
lime lime olmuş yerle yeksan olmuş kanlarının ırzlarının mallarının hiçbir anlamı yok İslam dünyası batmış vaziyettedir o esnada o Haçlı seferlerini bağrında durduran ve İslam dünyasına nefes almasına sebep olan Alparslan'dır aslında biraz daha böyle o hal gitmiş olsa Allah-u Alem Müslüman adına çok az bir insan kalacaktı Haçlı her şeyle silindir gibi ezip geçecekti Cenab-ı Hak Türkleri bu manada tarih arenasına saldı Türkler adaletleriyle adaletleriyle dine
bağlılıklarıyla aşağı mezopotamya'daki din anlayışından farklı bir din anlayışıyla tarih sahnesine çıktılar bakın aşağı aşağı mezopotamya orta mezopotamya'nın din anlayışıyla hiçbir bağları olmadan dini yeniden iştahat ederekten yenileyerekten bir Türk ırkı çıktı orta yere Müslüman Türk ırkı savaşta düşmana karşı cebbar ve düşmanı ezip geçen ama düşmanın namusuna ırzına karısına kızına ekili tarlalarına hayvanlarına börtüsüne böceğine zulmetmeyen bir anlayış çıktı orta yere ilim ehline gerçek ilim ehline saygılı sufili
yanına alarak aklı ve sufili iki kanadı da yanına alarak yürüyen bir Türk ırkı İslam dünyasını derledi toparladı tarih sahnesine çıkardı bu birinci tarih sahnesine çıkış ikincisi Osmanlı'yla yine İslam dünyası bu arada çürüdü dağıldı tabiri caizse karman çorman oldu ardından ne oldu yeniden ne oldu yer mi kalmadı evet şu kapının yolu açıverin açık mı haydi sol taraf bu taraf benim savunma doğru yanaş böyle bakayım buraya daha bir bu kadar daha insan aldırız biz bayan kardeşler
sizde bir derlenip toparlanın bakalım bir haydi kardeşlere yol açılsın haydi bakalım merdivende yol açılsın haydi bakalım Türklerin ikinci tarih sahnesine çıkması Osmanlı'yla Osmanlı'da da normalde yine İslam dini Osmanlı'yla beraber tabiri caizse Müslümanlar ayağa kalktı yeniden üç kıtada at koşturdular ve hizmet ettiler insanlara ve şu anda da yine İslam dünyası dağılmış vaziyette benim inancım bu yine
Anadolu'dan inşallah yeniden din tecdit ederekten dini tecdit ederek yenilenerekten yeni bir uyanış diriliş inşallah olacağına inanıyorum evet şimdi buradan böyle bir giriş yaptım ki hani Türklerin İslam'la tanıştıktan sonra genel olarak ahvalini çizmek istedim bunların içinden çıktı İmam-ı Azamlar İmam-ı Aturidiler Serasi gibi zatlar veya Osmanlı'nın ilk kuruluşundaki büyük fakihler Sufi insanlar örneğin işte Ahmet Yesevi öğretisi oradan çıkıp geldiğimizde farklı bir şey Maturidi Türk din anlayışını oluştururken Ebu Hanife'yi
adım adım takip etmekte ve sistemin her noktasında ona bağlı kalarak onun görüşlerini rasyonize etmeye ve felsefi bir zemine oturtmaya çalışmaktadır Kemal Işık Maturidi'nin kelam sisteminde iman Allah ve peygamberlik anlayışı evet İmam-ı Aturidi tipik bir İmam-ı Azam talebesi gibi İmam-ı Azam'ın kısa net çizgilerle çizmiş olduğu hatta biz buna fıkh-ı ekber diyebiliriz hani ben çok meth ederim ya fıkh-ı ekberini fıkh-ı ekber diyebiliriz İmam-ı Aturidi bu fıkh-ı ekberi tabiri caizse çok küçük bir risaledir o bunun açılımını
yapmıştır ve gerçekten de tipik bir İmam-ı Azam aşığıdır İmam-ı Aturidi ve İmam-ı Azam'ın koymuş olduğu çizginin dışına çıkmaz çünkü İmam-ı Azam'ın en önemli özelliği şudur İmam-ı Azam'ın özelliğidir bu İmam-ı Azam'ın ağzından der ki biz bir meseleye bakarken Kur'an'a bakarız bulamazsak sünnet-i seneye bakarız bulamazsak ashabın bu meselede ne yaptığına bakarız bulamazsak Ahmet şunu dedi Mehmet şunu dedi demeyiz biz deriz İmam-ı Azam'ın beni böyle heyecanlandıran beni böyle tutku halinde İmam-ı Azamcı yapan en önemli
unsurlarından birisi budur bakın en önemli onun özelliklerinden birisi budur Kur'an'a bakar sünnet-i seneye bakar bazen ashab ne yaptı diye bakmaz mesela mevsutuna bakın onun İmam-ı Azam'ın mevsutuna yani kendisinin fetvaya delil teşkil ettiği hadis kitabına bakın içerisinde sahabelerin sözünü az bulursunuz sebep İmam-ı Azam'ın aklı vahye ve sünnet-i seneye dayalıdır çok özür dilerim böyle ilim ehline laf söylemek değil
papağan değildir İmam-ı Azam Ahmet şunu demiş ben de şunu diyeyim demez filanca hocam şunu şöyle dediydi ben de bunu böyle diyeyim demez kendisi der bu belki de hani egoistçe gelebilir bazılarına ama değildir yarın sen gel sen de böylece din tecid olsun yenilensin yaşanabilir hale gelsin bu önemli o yüzden hani İmam-ı Azam ve İmam-ı Maturidi çizgisi Türkleri gerçekten tarih sahnesinde yer tutmasına ve önder kavim olmasına önder devlet olmasına çok önemli katkıda bulunmuştur çok önemli çünkü
onlar çağı yakalamışlar çağın ilerisini görmüşler çağı yakaladıklarıyla kalmamışlar çağın ilerisini görmüşler olmayan bir meseleyi dahi fetva vermişler olacak diye bakın dikkat edin olmayacak bir meseleye dahi olacakmış gibi iştahat etmişler iştahda hazır yani mesela bir tek İmam-ı Azam'da bulursunuz bir insanın dinin dilini öğreninceye kadar kendi diliyle Fatiha'yı okuyup namaz kılabileceğine bunu İmam-ı Azam'dan başka kimse de göremezsiniz bunu ilk iştahat eden İmam-ı Azam'dır cesarete bakın bu iştahı yaparken Emevi devlet
sultasının altındadır bu iştahı orta yere koyarken Emevi zulmünün içindedir Emevi zulmünün altındayken bu fetvayı verir Emevi zulmü nedir? tipik bir Arap milliyetçiliğidir hatta bazıları der ki Emeviler intikam aldılar Mekke hükümetinin yıkılmasını diye çünkü Emevi devletinin başlangıcı Muaviye'nin oğlu Yezid'e dayanır ben o yüzden devlette usulsüzlük yapanlar haksızlık yapanları adaletsizlik yapanları Yezid'i diye nitelendiririm İslam dünyasında adaletsizliğin usulsüzlüğün
rüşvetin kayırmacılığın ırkçılığın insanları ayrıştırmanın başlandığı yer Yezid'i devlet sisteminde başlamıştır evet haksızlıklar adaletsizliklerin İslam dünyasında başladığı Yezid'i devlet sistemi ehli beytin ve sufilerin sürüldüğü öldürüldüğü katledildiği gerçekten alimlerin katledildiği İmam-ı Azam'ı kendine rahatmayın sonradan gelen Abbasiler onu şehit etti evet o yüzden önemlidir evet çünkü Ebu Hanife'nin metodu sonradan Müslüman olanlar için dini anlama ve yorumlamada en uygun metottur evet zorlaştırmayınız kolaylaştırınız
hadis-i şerifini İmam-ı Azam çok iyi uygular ve zorlaştırmaz ve takvayı yine hadis-i şerif mucibince kolaylaştırmak olarak görür İmam-ı Azam yani Hanefiler takva Hanefilere takva deyince Hanefiler şöyle derler kolaylaştırmak takvadır zorlaştırmak değil bakın Türklerin din anlayışı ile aşağı Mezopotamya'nın din anlayışının en önemli farklarından birisidir şuna çok üzülüyorum ve ne yazık ki aşağı Mezopotamya din anlayışı son 300 yıldır bizim içimize oturdu yani ne kadar zorlaştırırsan o kadar takva sahibisin ne kadar
zorlaştırırsan o kadar iyi bir müslümansın ne kadar zorlaştırırsan iyi bir alimsin ne kadar zorlaştırırsan iyi bir şeyhsin ha sen günde 33 bin ya Allah çekeceksin günde 33 bin ya Allah çekmezsen senin dervişin dervişlik değil 33 bin bu ne demek biliyor musunuz 100 bin ya Allah lafze-i celal çekmek bir insanın 19 saatini 20 saatini alıyor 100 bin lafze-i celal itikafa girip de bizatihi 100 bin lafze-i celal çekenler beni anlarlar 100 bin ya Allah ne kadar hızlı çekersen çek 19 saattır benden daha hızlısı çıkabilir 15 saat
16 saat çekebilir 3'e böl adamın günlük 6 saat ya Allah çekecek bana söyler misiniz her gün günde 6 saat oturup Allah'ı zikredecek kaç kişiniz var bu aşağı mezopatamya sufi anlayışıdır ben daha ileri gideceğim bunu bizim içimize nakşibendilerle soktular şahın akşibendinin kendisinde yok böyle bir şey aşağı mezopatamya din anlayışı bizim içimize soktu bunu zorlaştırdı da zorlaştırdı zorlaştırdı da zorlaştırdı aşağı mezopatamya
anlayışı ne dedi kadınlar çarşaf giyerlerse örtülülerdir çarşaf giymeyen kadın çıplak hükmündedir al sana aşağı mezopatamya fetvası İmam Azam kolaylaştırmayı takva olarak görür hadis-i şerif var bu konuda evet ve böylece ne oldu Ebu Hanife dini anlamakta dini yaşamakta geniş bir alan aştı yani hala da bu vardır Suudi Arabistan'da dini en iyi bilenler Araplardır dini en iyi yaşayan darlardır Araplardır gidin oradaki senin Türk olduğunu anlasınlar neredesin seni Müslüman kabul etmezler Haçta da yaşarsınız bunu yani Arapların
dışındaki bütün ırklar dini bilmiyor bir tek Araplar biliyor değil mi Said kendilerinden başka dini bilen yok Suudlardan başka din bilen kimse yok evet bu Emevi'den kalma böyle bir ırkçı anlayışı var onların hiçbir tanesi mesela Hanefi değildir hiç bir tane Arap bulamazsınız Suudi Arabistan'da Hanefi olsun ve kendi Maliki veya Hanbeli mezheplerini Hanefilikten üstün tutarlar böyle bir anlayışları vardır şu anki Suudluların işte Ebu Hanefe'nin getirmiş olduğu iştahatlar silsilesi Türklerin kültürel siyasi askeri ailevi
sosyal yaşantılarına çok uygundur bakın çok uygundur ve yer etmiştir tutmuştur yukarı mezopotamya dinde kendi kültürlerini kaybetmeden evet Müslümanlığı benimsemek ve devam ettirmek isteyenlerin ise yapmaları gereken şey yeni kabul ettikleri dini eskiden beri sahip oldukları kültür içerisinde eritmekti aksi halde iyi bir Müslüman olmak için Araplaşmaları gerekiyordu nitekim Mısır bunu tercih etti Hanefi Özcan Türk din anlayışı matur evet ben bu soruya gelmeden önce Mısırlılar böyle yaptılar dedim ya evet yani İmam-ı Azam'ın
Ebu Hanife'nin tutum ve davranışları ve iştahatları bizim kültürümüzde var olan şeylerdi zaten dedim ya Orta Asya'dan itibaren biz zaten İslam'dık diye bakın biz zaten İslam'dık biz o yüzden İslam mesela bugün gidin Bulgaristan'a gidin Macaristan'a gidin yukarı normalde yukarı Hazar'dan gelen oradaki Türklerin hayatlarına yaşantılarına bakın kendinizden çok farklı bir şey görmezsiniz ya pamaklara bakın çok farklı bir şey görmezsiniz yemek kültürleri içme kültürleri misafir davranış veya Arnavutlara bakın veya Boşnaklara
bakın çok farklı bir şey görmezsiniz sebep hepsi Türk hepsi de Orta Asya'dan gelmişler Hazar'ın üstünden geçmişler Hazar'ın üstünden geçmişler onlar ve onlara din tebliğ edildiğinde hemen kabul etmişler zaten İslam'ı savaşmamışlar hiç karşı gelmemişler pomaklar Boşnaklar Arnavutlar anında İslam olmuşlar ve onlar hiçbir zaman testis inancına sahip olmamışlar sebep onlar diyorlar ki hani Allah bir o doğmaz doğrulmaz Orta Asya'da da aynı şeyi söylüyorlardı Allah'ın çocuğu olmaz diyorlardı Orta Asya'daki din anlayışı Allah'a
evlat edilmez diyordu Orta Asya'daki din anlayışı ve o aynı Orta Asya'daki din anlayışı Hazar'ın üstünden Balkanlara geldiğinde onlar Hristiyan oldu ama İslam onlar İsa'yı Allah'ın oğlu olarak kabul etmiyorlardı üçlü tesis inancı yoktu ve onlara Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesselam Allah'ın Peygamberidir dendiğinde onlar şunu dediler evet bizim eski kitaplarımızda böyle bir peygamberin geleceği yazılıyordu hemen İslam oldular Pomaklar Boşnaklar ondan sonra Arnavutlar hiç savaşmadan kılıç zoru olmadan İslam oldular sebep
çünkü ta Orta Asya'dan gelen din anlayışları aynı Hanefi Sufi din anlayışıyla örtüşüyordu birebirdi Hanefi Sufi diyorum çünkü İslam Türklerin içerisinde Hanefi Sufi olarak gelişti biz Hacı Bayramı nereye koyacağız biz Taptuğu nereye koyacağız biz Kaygısuzu nereye koyacağız biz Sarı Saltuğu nereye koyacağız biz Horasan erleri nereye koyacağız şimdi unutturuluyor bize Horasan erleri sebep sebep Horasan eri dediğinde ırkçılık yapmaz Horasan eri dediğinde bağnaz din anlayışı yoktur Horasan eri dediğinde Horasan eri dediğinde
bu içkiciydi bu kumarbazdı bu fahişeydi bu şuydu bu buydu ayırmaz hepsini sevip hepsini kurtarmaya çalışır Horasan din anlayışı budur tekfircilik yoktur ötelemek yoktur itelemek yoktur yok senin başın açık çık dışarı yok senin sakalın kısa çık dışarı yok sen sakal bırakacaksın göbeğine kadar bırakmazsan sünnetin dışındasın çık dışarı Horasan din anlayışında yoktur bu o yüzden Ahmet Yesevi'nin öğretisinde yetmiş iki buçuk milletle barışık olmak vardır hakikatin ölçülerinden birisinde sen insanların fiilleriyle yargılayıp
asamazsın Horasan dinin anlayışıdır haramı güp güp yutacaksın sen sakalın göbeğe kadar olacak diyecek yok böyle bir din anlayışı Horasan erlerinde yok sen bir tarafta adaletsizlik var iken sen milletin çarşafıyla sakalıyla sakalının uzunluğuyla uğraşamazsın Horasan din anlayışında bu yok sen açı doyurursun çıplak giydirirsin kim olursa olsun Horasan din anlayışı budur Horasan sufilik anlayışı da budur bakın Horasan sufilik anlayışı da budur ne yazıklı hep söylüyorum bu toprakları 300 yıldır bozdular önce devlet eliyle
bozdular sonra alim ümara şeyhleriyle bozdular biz Horasan erlerinin yolunu kaybettik biz Horasan erlerinin izini kaybettik kaybettik kaybettirdiler çünkü işlerine gelmiyor ya alimlerin siyasetçilerin işlerine gelmiyor bu kaybettirdiler bize bizim ayrışmamız için bizim dövüşmemiz için bizim parçalanmamız için bizim yıkılmamız için bu lazımdı çünkü biz Horasan sufi anlayışını Horasan din anlayışını kaybettik evet 300 yıldır kaybettik biz hatta bir daha ileri bir şey söyleyeyim ne zaman ki biz böyle bektaşili
kalendirili celvetili açık açık konuşacağım bunların kapılarına kilit vurduk bunların kapılarına kilit vurduk biz aşağı mezopotamya sufi anlayışını devlet eliyle aldık getirdik içimize koyduk biz o zaman kaybettik bir de yani o güzelim bektaşili kalendirili celvetili isimleri vardı onların bunları bir de sapık ilan ettik bir de bunları küfür yaftası koyduk biz kaybettik bu topraklar kaybetti hoşgörüyü kaybetti toleransı kaybetti kardeşliği kaybetti arkadaşlığı kaybetti dostluğu kaybetti ardından biz son 300 yıldır
hanefi çizgisini de kaybettik bilmiyoruz ki bize birisi dedi ki işte ben Türkçe Kur'an okuyabilir miyim okuyamazsın zinhar küfür eylisin dedi çıktık ben okuyun kardeşim dedim de beni de küfür ithamı vurdular dediler ki bu da kafir neden ya oku kardeşim ya oku ya oku dinini oku Türkçeler Türkçe oku ya oku ya oku öğren ya oku öğren ya oku ya oku otur Kur'an-ı Kerim'i Türkçesinden bir sefer baştan aşağı oku şu anda Müslümanlar Kur'an-ı Kerim'i baştan aşağı Türkçe dahi okumuyorlar ellerinden telefon eksik olmuyor telefondan
bari oku okumuyorlar okumuyor Türkçesini oku ya oku sen bırak birisi yok da sevap olmazmış ya oku dinini öğrenmenin sevabı olmaz mı hangi dilden olursan ol dinini öğren dininden bir harf öğrensen sevap oku ya okumayız ki biz okudum faizle iştigal edenler mezarlarından şertten çarpmış gibi kalkacaklar okudum okudum faiz haram
fuhuş haram dedikodu haram kıybet haram haksız kazanç haram rüşvet haram rüşvet almak haram ihalelerde bozukluk yapmak düzenbazlık yapmak haram ya bu haramların hepsi de var bu ülkede okuyorum hepsi de müslümanların içerisinde elini kolunu sallıyor sallıyor dolaşıyor bunları yapan baranlar da dolaşıyor ya ben okuyorum sizin okuduğunuz kuran ile benim okuduğum kuran ayrı değil Mustafa Özbağ başka bir kuran okumuyor bu fuhuş baranları nereden bu uyuşturucu baranları nerede bu faiz baranları nerede bu üç kağıtçı baranlar nerede
bu ihale baranları nerede bende mi ya benim cebimde mi bu adaletsizlik baranları nerede bende mi kardeşim siz hangi kuran okuyorsunuz hangi kuran okuyorsunuz ya ben hangi kuran okuduklarını bilmiyorum benim okuduğum kurana bakıyorum ben türkçesini okuyorum benim arapçam yok türkçe okuyorum ben açıyorum türkçe türkçe okuyorum ben ben imam hatip'e gitmedim ilahiyata gitmedim medreseye gitmedim takkeye gitmedim takkeye gitmedim gitmedim gitmedim kendim okudum benim okuduğum kuran'la benim okuduğum türkçesini okuyorum bende
bir de diyorum ya buhari türkçe tercüme ettiren atatürk zamanında olmuş al oku yasak kitap değil al oku al oku ya ben buhari'nin üzerinde uyuyordum ben başka yerden dini öğrenmedim annemiz bizi imam hatip'e gönderecekti babam dedi imam mı olacaklar lan dedi biz ortaokula gittik oradan da meslek listesine gittik bazen hamde diyorum ha diyorum yoksa ben de aynı olacaktım oku kardeşim oku evet imam azam o yolu açmış oku hatta demiş ki fatiha
arapçasını bilemiyorsa türkçesini okuyabilir farisice okuyabilir bakın ileri görüşe bakın ileri görüşe yani bugün gideceksiniz siz örneğin norveç'e norveç'teki kimseyi sen arapça öğren ondan sonra mı namaz kıl diyeceksin ona ona diyeceksin ki fatiha norveç dili neyse bundan hemen oku namazını kıl diyeceksin ona ben namaz tarif ediyordum hiçbir şey okumasını bilmeyene hala da tarif ediyorum hiçbir okuması olmayan ben müslümanım diyenler allahu ekber deyip istediğiniz sayıda rükuda secdede oturuşta allahu ekber deyip
la ilahe illallah deyip namazınızı kılabilirsiniz evet bilmiyor bilmiyor siz kendi kendinize biliyoruz diyorsunuz eyvallah gecenin saat 3'ünde eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü en la muhammeden abduhu ve resuluhu demesini istiyorum bir kadın kardeşten banyoda kalmış tiril tiril titriyor cinni tayfesi sarmış dedim benim telefonuma ulaşmış bir şekilde diyorum ki kardeş banyodasın banyoda banyoda çıplakım diyor çıplakım çıkamıyorum banyodan diyor diyorum ki eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü en la muhammeden abduhu ve resuluhu
bunu diyeceksin diyorum bana diyor ki bunu bana öğretmediler ben bunu söylemesini bilmiyorum hocam ben şimdi ne yapacağım diyor gece saat 3.30 ne fatihasından bahsediyorsunuz bu millet dinini bilmiyor dinsiz müslüman dinsiz müslüman dinini bilmiyor kelime kelime telefonda tekrar ettirdim şimdi iyi misin dedim iyiyim dedi şimdi benim dediklerimi dinle telefon açık kalsın mı diyor açık kalsın dedim şimdi dedim 3 sefer ağzına 3 sefer burnuna su götüreceksin gusle niyet edeceksin gusle biliyor musun bilmiyorum hocam diyor
ben gusle ne bilmiyorum ona gusle öğrettim gece saat 3.30 ona gusle almasını öğrettim dedim ki böyle böyle gusle alacaksın tamam aldın mı aldım telefon açık su seslerini duyuyorum telefon açık dedim çık şimdi banyodan çıktı ne bornozona mı sarındın bornoza sarındın tamam giyin dost doğru başına bir örtü at ortaya dedim evinde secdada var mı o ne ki dedi tamam hiç önemli değil temiz bir şey koy orta yere dedim temiz bir şey ser orta yere serdi kıblen ne tarafta biliyor musun dedim bursa'da kıblenin ne tarafta olduğunu
bilmiyor kıbleyi gösterdi ona dedim nerede ev saat'in evinin o taraflarda bir yer tarif etti dedim tamam ben şimdi onun o tarif ettiği yere göre ben de tam benim böyle coğrafyam iyi değildir navigasyonum bozuktur benim ben tarif ettim kıble senin dedim tahmini bu tarafa doğru dön döndü otur şimdi dedim la ilahe illallah çek ben onu da bilmiyorum dedi la ilahe illallah Muhammedun Resulullah dedim buna devam edeceksin ne zamana kadar dedi uykun gelinceye kadar dedim siz şimdi ona diyeceksiniz ki fatiha öğrenmeden sen hiçbir şey
yapamazsın işte imam azamın açtığı horasan erlerinin açtığı yol bu kolaylaştırın evet günümüz Türkiye'sinde biz neyi tercih ediyoruz valla günümüz Türkiye'sinde bizim neyi tercih ettiğimiz öyle değil biz günümüz Türkiye'sinde biz ne yazık ki biz ne Araplaşabildik açık açık konuşayım ne Türkleşebildik ne biz imam azamın yolunu tutabildik ne de başka bir yol tutabildik ne biz maturi dilin akidelerini tutabildik ne de başka bir şey çok acı gerçekten dini meselelerde biz neydiğimiz
belirsiz bizim evet biz hangi yoldayız belli değil bana birisi dese ki Hanefi'yiz ben öyle şeyler koyarım ki onun önüne o kendi kendine der ki biz Hanefi değilmişiz itikatta maturidiyiz dese öyle şeyler koyarım önüne siyasi ekonomik o kimse der ki biz maturidi değilmişiz ve bir çıt daha ileri söyleyeceğim gerçek manada bu ülkede imam azam ve imam maturidi konuşulmuş olsa ve anlaşılmış olsa Türkiye'deki partiler siyasiler cemaatler tarikatlar bak cemaatler tarikatlar Türkiye'de Müslümanların üzerinden baronluk kuran
dini baronların hepsi de yıkılır o yüzden hiçbirisi de istemez Türkiye'deki Hanefi maturidi çizgisini bakın bu ülkede huş baronları uyuşturucu baronları ahlaksızlık baronları hukuk baronları adaletsizlik açısından baronları olduğu gibi din baronları da var onlar istemezler ve bu ülkede din baronlarının istediği noktada isen kabul görürsün din baronlarının istediği noktada değil isen kabul görmezsin din baronları bütün ülkenin dinamiklerini ayağa kaldırarak seni boğar evet bunları da bu ülkede konuşabilecek hiç kimse
yoktur din baronlarına siz sataşamazsınız ülkede din baronlarının piri de diyanettir evet Türkiye'nin en zengin vakfı diyanet vakfıdır sonra cemaatler gelir din baronları olarak sonra tarikatlar gelir bunlar din baronudur bu ülkede ben tarikat yoktur diye bağırırım canları sıkılır tarikat yok aldanmayın evet Türkiye'de tarikat yok tarikat baronluğu var Türkiye'de cemaat yok cemaat baronluğu var geçiniyorlar yutuyorlar oradan evet Türkiye'de ne tarikatı
varmış ya baronluk kurmuş da Alevi dergahlarında tekkelerinde cemevlerinde de baronluk kurmuşlar yani sadece Kadir-i Rufay Nakşibendi olarak görmeyin meseleyi bir de işin o tarafı var yani git dedenin cebine parayı koy affol düşüklükten kurtul ne kadar çok para verdin o kadar düşüklükten kurtuldun nerede Alevilerde e ne olacak tarikatlarda tarikatım diyen basan paraya gidiyor baş köşeye oturuyor cemaatlerde de aynı bas parayı git baş köşeye otur partilerde de aynı bas parayı birinci milletvekili kim olursan geçenlerde
bir milletvekilini çıkardılar iki kelimeyi bir araya getiremiyor adam milletvekili yapmışlar sokaktan tutup götürdün adamı koysan iki kelimeyi bir araya getirir onu nereye koydun bas parayı birinci sıraya gir baronluk var baronlar ele geçirmişler her yere o zaman Türkiye neyi yaşıyor Türkiye nerede sorusuna cevap Türkiye baronların elinde oyuncak dini olarak siyasi olarak ekonomik olarak kültürel olarak biz baronların elinde oyuncakız bizi ilgilendiren bu gece ilgilendiren şey ne din dinin içerisinde ne hanefi maturidi
çizgisi yemin ediyorum yok yok ibadet olarak var yani biz o kadar çok böyle titiziz ki işte selat-ı vitir namazı imam-ı azama göre vacip imam-ı imam-ı muhammet imam-ı yusuf'a göre nafile bakın bunu dahi öğretmezler size vitir namazı imam-ı muhammet imam-ı yusuf'a göre nafiledir imam-ı azama göre vaciptir imam-ı azama uyaraktan biz namazı kılarız eyvallah ve bu namaz o kadar çok önemlidir bizde ama rüşvet bu kadar önemli değildir bu namaz çok önemlidir bizde ama ihalelerdeki düzenbazlık önemli değildir bizde bu namaz o kadar çok önemlidir
ama hırsızlık bu kadar önemli değildir bizde bu namaz çok önemlidir bizde muhakkak bu namazın kılınması lazım ama milletvekillerinin bir tane oğlu, kızı, gelini, damadı dıgdımın dıgdısı dahi kenardan yandan köşeden işe girer bir garibanın çocuğu işe giremez bu bizde ama çok önemlidir vitir namazını kaçırmayız biz hele kulaklarımıza dikkat edelim kulak mememizin arkasına mı değdi önüne mi değdi parmak uçları nereye değdi bakar yandaki kimse namaza duracak olan gence parmak uçları neredeydi olmadı senin namazın ne oldu?
senin kulak memenin arkasına değecekti ulan memleketi soyuyorlar kulak memesi mi kalmış ama o kulak memesine bakar evet kulak memesi önemli ellerini nereye kadar kaldırdın açtın mı? kapattın mı? kaç santim derecede açtın kollarını Allahu Ekber derken adam ne demiş sizin şeyhiniz demiş dua ederken çok açıyor ellerini demiş ulan hepsini ben toplamayacağım ona dedim ne dediğimi sor ona ne dediğimi sor senin ne dediğine bakmıyor dua da ellerini böyle açmıştın ona bakıyor biz sünneti terk etmişiz böyle açmakla evet acı şeyler
o yüzden ülkem adına üzülüyorum ülkemin insanlar adına üzülüyorum ama ben bunların son bulacağına inanarak 35 yıl yaşadım hep inandım dedim bir gün son bulacak değişecek dedim öyle inanarak 35 yılı bitirdim bizim Hakan kafa sallıyor arkadan ümidini yitirmiş o o iyi bir solcu o o ümidini yitirdiyse benim haydi haydi yitirmem lazım ama ben geçen dediğim gibi ben sizlerden ümitliyim inşallah yani gerçekten bunun samimiyetimle inanın yani belki de hani böyle bir topluluğun içerisinde olmasam ben de bir kıyıya köşeye çekilir
ömrümün son bulmasını beklerdim gerçekten din adına söylüyorum bunu biz normal şeyler yaşamıyoruz Kur'an'ı sünneti karşınıza alın yani kendinizi onun karşısına oturtturun bu sizler için değil büyük bir çoğunluğu sizin dışınızdakiler için o zaman gerçeklerini görürler Allah bizi affetsin üçüncü sayfadan devam edeceğiz inşallah buyurun mikrofon verin Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu herkesi malum Osman Bey Osman Gazi fakat adamın adı Osman değil buradaki bütün arkadaşlar biliyordur Ataman veya Tuman bence iş oradan başlıyor
bozulmaya neden biz çocuklarımıza Türk ismi koymuyoruz şimdi bak buradaki herkes bir öz eleştiri yapsın çoğumuzun çocuğu torunu hep Arap ismi şimdi kızacaksın bana ama ben hiç kızmıyorum şu an bir ırkçı değilim ben biliyorsun tanıyorsun milliyetçiliğimiz var ama neden çocuklarımıza Türk ismi koymuyoruz bu bir bir de ikincisi daha çok kızacaksın bana şimdi Türklükten şeyden bahsettik Kur'an'ı Türkçe okumaktan işte siz de Türkçe okuyorsunuz falan peki neden ezan Türkçe değil evet bu normalde mesela ezan neden Türkçe değil
bakın bir şeyi Türkçe'ye çevirmek farklı bir şeydir bir şeyi normalde şimdi ezan Arapça nereye gidersen git Arapça okunur Türkler de Arapça okumuşlar başlangıcından itibaren bu bir çağrı nereye giderse gitsin insanlar o çağrıyı duyduklarında namaza koşarlar şimdi bir kimse mesela ezanın Arapçasını bilmiyorsa kendi lisanıyla insanları namaza davet edebilir böyle bir sistem uygulayabilir tekrar çünkü namaz kılabiliyorsa ezanı da okuyabilir yani namaz ezandan evladır yani bir yerde ezan okunmasa da namaz kılarsınız bu fetvadan
hani kıyas ederekten yürüyorum bu yolu yani namazda Fatiha'yı Türkçe okuyabiliyorsanız Arapçasını bilmediğinizden dolayı ezanı da siz Türkçe okuyabilirsiniz bilmiyorsanız ama ezanı Arapçadan Türkçe'ye çevirmek zulüm zulüm evet bunu zorla devlet baskısıyla yapmak zulüm bu bilmeyenler için bir kimseye devlet baskısıyla Fatiha öğretmek de zulüm bir kimseye devlet baskısıyla ezan okutmak da zulüm Arapça bilmeyen bir kimseye zorla Arapça öğretmek de zulüm evet gittiniz Finlandiya'ya gittiniz Finlandca'da herkes fince konuşuyor
ona birisine deyip de sen Arapça bilmiyorsan ezan okuyamazsın demek de zulüm fince ezanın konusu eyvallah dini siz bir kimseye zorlayarak bir şey yaptırmanız zulüm tırnak içerisinde dini bir şeyi zorla yaptırmak zulüm ne yaparsanız yapın zulüm imam-ı maturidinin bu konuda muheşem duruşu vardır mesela ben şimdi diğerleri deyip ötekileştirmek istemiyorum imam-ı maturidinin dışındakiler şunu derler amelle imanı birleştirirler ama imam-ı azam birleştirmez imam-ı azam der ki bir kimse müslümanım dediğinde müslümandır velev ki
o kimse dini ibadetlerin hiçbirisini de yapmasın o müslümanın dediği müddetçe o kimse müslümandır siz ona bakın altını çiziyorum siz ona dini amelleri dini ibadetleri veya öğretileri zorla yaptıramazsınız bakın zorla yaptıramazsınız bu hanefi maturidi çizgisidir zorlayamazsınız bu çizgi ayet-i kerimeye bağlı dinde zorlama yoktur ayet-i kerime dinde zorlama yoktur ayet-i kerime o yüzden ben kardeşlerin arasında gönüllülüğü esas tutarım bu bir ikincisi çocuklarımıza isim koyma hadis-i şerif var bu konuda hani buna uyar
insanlar işte ne isim koyalım diye burada Arap ismi yoktur şeylerde ne o hadis-i şerifte hadis-i şerifte şu var Allah'ın isimleri ve peygamberlerin isimleri hadis-i şerifte nettir Allah'ın ve peygamberlerin isimleri hayırlı isim olarak nitelendirilir iyi İbrahim aleyhisselam İbrahim ismi Arap ismi değildir Zekerya ismi Arap ismi değildir Musa ismi Arap ismi değildir İsa ismi Arap ismi değildir Yahya Arap ismi değildir Yakup Arap ismi değildir İsmail Arap ismi
değildir evet Nuh Arap ismi değildir bunlar Arap ismi değildir Kur'an tamamiyetle Arap kelimelerden oluşmaz evet yani biz onu Arapça indirdikler Ayet-i Kerime'de Ayet-i Kerime'ye karşı geldiğimiz düşünülmesin içerisinde içerisinde Arap dilinin haricinde dillerin olduğunu söylerler evet o yüzden isim meselesine gelince dinin bir emri değildir Arap ismi kullanacaksın diye ben bir çift daha
ileri gideyim Mustafa Arap ismi değildir evet ama bu son 300 yıl diyorum ya son 300 yıl çok değişikliklere maruz kaldık ama insanlar isim konusunda bu konuda hürler 3. sayfadan devam edeceğiz inşallah önümüzdeki hafta sorular gelirse tamam bana soruları vermiyor sen hop oturup hop kalkacaksın diyor ondan sonra anlaşmamız öyle soruları sahibine ver ondan sonra diyor ki kopy kopyacılık yok diyor o yüzden diyor önüne ne gelirse ona bakacaksın diyor biz de razıyız o yüzden
önümüzdeki haftanın konusu ne sohbet bizi nereye götürecek ben de bilmiyorum var mı Hakan kardeş başka soru bu kadar ha çok var yok bu akşamlık diyorum var mı el fatih hemen selamat amin bir arkadaş buraya herhalde rüya ve soru göndermiş kardeş İstanbul'danmış herhalde burada rüya okumuyorum yorumlamıyorum inşallah bunu içerideki masaya koyun içeri masa koyarken inşallah geceniz hayır olsun sürçülisan ettiysek hakkınızı helal edin selamun aleyküm

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi