Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 24.02.2022
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 25 Şubat 2022 · 1:55:28
Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin inşâAllah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Rabbim ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Cenab-ı Hak son nefesinizi hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi hakkı, hak, batılı, batıl bilenlerden eylesin. Hakkı, hak bilip, hak yolunda mücadele edenlerden, batılı, batıl bilip, batıla karşı cihad edenlerden eylesin. Rabbim cümlemizi son nefesimize kadar Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışarak yaşamayı nasip eylesin. Amin. Son nefesimize de buyurun. Eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu diyerek son nefesimizi vermeyi nasip eylesin. Amin. Son nefesimizde Cenab-ı Hak'ın cemalini seyrede, seyrede, nefesini verenlerden eylesin.
Amin. Kabir hayatımızı bu manada Cenab-ı Hak'ın cennet bahçelerinden bir bahçe eylesin. Amin. Kabir hayatımızdan sonra mahşerimizi de inşallah onun gölgesinde gölgelenen kullarla beraber eylesin. Amin. Ecmain. Abi kardeşe zekat verebilir mi? Kardeşler birbirlerine zekat verebilirler. Bunda bir beis yok. Bak, mevcut olan Rusya, Ukrayna arasında olan savaş ile ilgili bir sorun olacaktı. İlki bu durum Türkiye'nin durumunu nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz. Ve bize ne dünyevi anlamda ekonomik, ticari, psikolojik olarak tavsiyeleriniz nelerdir? Daha önce tarımla ilgili tavsiyeleriniz olmuştu.
Bunun gibi tavsiyeleriniz var mıdır? Diğeri ise manevi anlamda şu dönem için öngörüleriniz ve tavsiyeleriniz nelerdir? Teşekkür ederim. Hayırlı cumalar. Allah razı olsun. Kırım, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Osmanlı'nın ilk zamanlarından devam ede gelen bir ilgi alanı var Rusların orayla. Osmanlılar da malum ilgi alanının içerisinde ve Ukrayna'yla, Kırım'la hep problem yaşamış.
Ukrayna, Kırım kendi kendine kalmamış hiç. Biraz böyle tarih karıştıranlar bunu görürler ve tarih boyunca Ruslar hep oradan Karadeniz'e inmeyi, Karadeniz'den, Boğazlar'dan, Sıcak Denizlere ulaşmayı hedeflemişler. Çünkü öbür taraftan, Azerbaycan, İran, Irak, Suriye cenahı daha uzun, çok yer dolaşmaları lazım. Ama Karadeniz bu manada biraz daha Rusya'nın iştahını kabartmalı.
Türkiye eğer Osmanlı zamanındaki gibi düşünecek olursa o zaman Kırım'ı, Ukrayna'yı, Azerbaycan'ı, Gürcistan'ı Rusya'nın eline bırakmaması lazım. Ama Türkiye'nin şu anda öyle bir gücü yok. Mesela Rusya, Kırım'a, Paldır Küldür'ü girdi, dünya seyretti. Dünyanın da çok fazla yapabileceği bir şey yok zaten. Yani dünya devletlerinin yönetiminde değil. Yani siz Amerika'yı, Amerika'nın kendilerinin yönettiğini, İngiltere'yi İngilizlerin kendilerinin yönettiğini veya ne bileyim Fransa, Almanya bu tip böyle dünya ülkelerinin büyük bir çoğunluğunun kendi kendilerini yönettiğini düşünebilirsiniz. Başta Amerika olarak, Amerika kendi kendini yönetmez hiçbir zaman.
Çünkü Amerika'yı yönetenler değişik lobilerdir. Bu lobilerin hepsinin arkasında da büyük bir çoğunluğunda Siyonist, Deccalist çete vardır. O Siyonist, Deccalist çete bütün dünyayı yönetmeye çalışır, yönetir. Bunu dünya üzerinde şu ülke hariç diyemezsiniz. Biz işlerine gelen ülkeyi siyasi, ekonomik, kültürel olmadığı askeri olarak batırırlar. Bu konuda onları herhangi bir tuzağa da çekebilirler. Her şey olabilir. Tabii Rusya'yı da bekleyen böyle bir şey de olabilir. Yani Rusya böyle paldır küldür girdi oraya, Ukrayna ikinci bir Afganistan olabilir. Şimdi artık ülkeleri böyle paldır küldür işgal etmek kolay değil. Çünkü başka devletler geri çekiliyormuş gibi bir şey yapmayacaklarmış gibi düşünüp davranıp onları öyle gösterip sonra oraya çok büyük bir askeri yardım yapıp orada savaşı bitirmiyorlar.
Yani savaşın olması lazım her yerde. Savaş her yerde olacak ki silah endüstrisini elinde tutanlar her daim para kazanacaklar. Bazen bu silah endüstrisine destek paracı dediğimiz öbür finansçılar da onları destekler. Eğer o silah endüstrisini elinde tutanlar, o finansçıları da yemlerlerse onlar da ne yaparlar? O askeri silahları üreten şirketi ve çeteyi desteklerler.
Böyle olunca da şey olur hep devamlı. Muhakkak bir karışıklık olur. Çaylarınız da için. Şimdi Ukrayna'daki karışıklık hem ABD'nin işine geliyor, hem Avrupa Birliği'nin işine geliyor, hem Rusya'nın işine geliyor, hem de Çin'in işine geliyor. Şimdi NATO'nun işine geliyor, NATO diyor ki gördünüz mü bana ihtiyacınız var.
Aynı zamanda ABD diyor ki gördünüz mü ben Rusya'yı büyük tehlike ediyordum siz bana inanmıyordunuz. İşte Rusya'nın büyük tehlike olduğu çıktı meydana. Bak ey Avrupa Birliği, sen eğer bana biat etmezsen, itaat etmezsen, Rusya seni bir günde böyle işgal eder. Almanya'nın kendi silahı var mı? Yok. Kendi askeri var mı? Yok. Orayı kim koruyor? ABD koruyor. Almanya'da sesler yükselmeye başladı. Artık Amerika buradan gitsin, kendi ordumuzu kuralım demeye başladılar. Almanya kendi ordumuzu kuralım deyince de ordu kurulmayacağını gör. Yani sen hala da ABD orada çöreklenecek, oturacak, ABD oradan kalkmayacak. Aynı şekilde Almanya-Fransa ikilisi kendi ordularına Avrupa Birliği'nin ordusunun kurulması lazım diyorlardı.
Böyle olunca şimdi bunların hepsi de rafa kalkacak. NATO'ya ve ABD'ye diyecekler ki gel Avrupa'ya yerleş. Zaten yerleşiyor ABD. Yunanistan'a yerleşti. Bulgaristan'a yerleşiyor. Aynı zamanda da Avrupa'da, zaten Almanya'da var. Şimdi Ukrayna için iyice yerleşecek. Yani ABD adım adım Avrupa'yı ve Türkiye'yi çevreliyor. Şimdi en zor iş Türkiye'nin. Rusya'nın yanında durmuş olsa, Rusya Karadeniz'i kendisine Rus gölü haline getirecek. Yok Rusya'nın yanında durmasa, NATO'nun yanında dursa, ki mecbur orada duracak. Bu sefer de Rusya'yla savaşmak zorunda kalacak. Rusya'ya karşı cephe alacak. Rusya'ya karşı cephe alırsa, Irak'ta ve Suriye'de işi zorlaşacak. Libya'da işi zorlaşacak.
Böyle hani bir laf var ya, aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık diye, ince bir çizgide, yani normalde Rusya bu ara çok agresif. O geçenlerde karışıklık oldu, bir Türkiye Cumhuriyeti neresiydi? Kazakistan'a gitti, oturdu, yerleşti mesela bir anda. Yani kaşla gözler arasında Kazakistan'da Rusya hakimiyeti var, oturdu, yerleşti zaten. Normalde şey değil, yani öyle göstere göstere gitti. Saklı gizli değil, Kırım'a da göstere göstere gitti. Şimdi Ukrayna'ya da göstere göstere gidiyor. Yani öyle saklı gizli bir şey yapmıyor. Yani Rusya kendi kimliğini, kendi kişiliğini, kendi gücünü ve kuvvetini gösteriyor. Böyle bir Şahin, Putin de olunca işin başında, hiç umursamıyor zaten, yürüyor.
Ondan sonra kim ne diyecek ona da bakmıyor. Ama Batı bu konuda beklediği bir şeyi gördü. Yani bunu böyle, işte Batı beklemediği bir anda oldu bu, yok. Bekliyor. Adam onca tank, onca silah bir sınıra yığınak yapar da ondan sonra onları tekrar geri mi çeker? Batı biliyor zaten onun bir gün orada patlak vereceğini. Avrupa Birliği de biliyor. NATO da biliyor. Ama ellerinden çok fazla bir şey gelmiyor. Yani işte bütün haber kanallarında var Rusya, bütün yurt dışındaki iş adamlarının ve devletin dolar rezervlerini aldı götürdü şeye, ne o? Rusya'ya. Yani ne ambargosu uygulatsan ne olacak ki? Burada en sıkıntılı ülke Türkiye. Yani Türkiye buğdayının en büyük kısmını Rusya'dan alıyor.
Yani bu çok acı bir şey. Tarım ülkesi olan ülke dışarıdan buğday ithal ediyor. Evet, biz aynı zamanda en fazla atıştırmalık ve gıda ihraç eden ülkelerden birisiyiz. Yani hiç kimsenin hakkını, hukukunu yemeyelim şimdi bir de. Yani örneğin yerli buğdaydan olan bir ürünü ihracat edemiyorsunuz. Onun ihraç yasağı var. Ancak ithal ettiğiniz buğdaydan bir şey üretip ihracat edebiliyorsunuz. Ama sonuçta o ihracat mekanizmasının çalışması lazım. En büyük senin buğday ithal ettiğin yer Rusya. Rusya'dan ithal ediyorsun. En başta ülker olmak üzere bütün gıda sektörünün buğdayı Rusya'dan geliyor. Rusya ile aranı bozamazsın, doğal gazın da Rusya'dan geliyor.
Aranı bozamazsın, zaman zaman petrol de alıyorsun ondan. Sebep navlun az. Yani navlun dediğim ne? Nakliyat. Bir de yol emin. Bir güvenlik zafiyeti söz konusu değil. Rusya'dan tırlarla sen buğdayı alabiliyorsun, gemiyle buğdayı alabiliyorsun. Yolda kimse kota koyamıyor sana. Gemine saldırmıyor, tırına saldırmıyor. Sen oraya bir de narinciye gönderiyorsun, ayrı tarım ürünleri gönderiyorsun. Senin gönderdiğin ürünlere de kimse saldıramıyor. Rusya ile olan ticaret ve bağ her yerden tabiri caizse bağlanmış vaziyette. Ama bir de tersine düşünelim. NATO'nun içerisinde de Rusya'yı koruyacak, kollayacak olan yegane devlet de Türkiye.
Yani Türkiye aynı zamanda bu konuda bugüne kadar çift taraflı oynadı. Ne Rusya'yı küstürdü ne NATO'yı küstürdü. İkisini beraber götürdü. Ha diyeceksiniz, ülkeye NATO faydalı mı? Bence değil. Benim nazarımda bir şer odağı NATO. Muhakkak Türkiye'nin NATO'dan sıyrılması lazım. Muhakkak. Ama tabi o güç yok şu anda Türkiye'de. Yani başka bir yerden analiz edecek olursam şimdi, gemilerimizi Ege Denizi'nde, Akdeniz'nde muhriplerimizi, beş tane birden gemimizi vuran kim? ABD. NATO tatbikatta vurdu. Vurdu, göz göre göre vurdu. Irak'ta, Suriye'de Türkiye'nin başına dert açan kim?
ABD. Suriye'de her türlü terör örgütünü silahlayan kim? ABD. Irak'ta terör örgütlerini destekleyen, onları silahlandıran kim? ABD. Onları Türkiye'ye karşı konuşlandıran kim? ABD. ABD. Kıbrıs'ta ayak boğumuz kim? ABD. Akdeniz'de ayak boğumuz kim? ABD. Burnumuzun dibine, Yunanistan gümülcineye, Dedağaç'a üst kuran kim? ABD. Rusya'ya, Bulgaristan'a, bize karşı üst kuran kim? ABD. Biz şimdi, bunlar tabi ülke gündeminde yer almıyor. 60 ihtilalini yaptıran kim? ABD. Peki, 12 Eylül yaptıran kim? ABD.
Ardından 15 Temmuz'un arkasında kim var? ABD. Ülkedeki bütün kaosun arkasında kim var? ABD. Ülkede Ruslar bizi işgal edecek, Ruslar Türkiye'yi işgal edecek deyip, ülkede solcu, ülkücü, sağcı, dev genççi, bilmem neci terör gruplarını oluşturan, bunları husisi yetiştiren, bunları besleyen kim? ABD. Solcuları da, ülkücüleri de, dev genççileri de. Hepsinin bunun arkasında kim var? ABD. Şimdi baktığınız zaman ülkenin bütün kaosik perdesinde, başrolde ABD var. Ne tarafa giderseniz gidin, ne tarafa yönelirseniz yönelin. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bütün kaoslarında ABD var. Ama bizde de ABD aşıkları var.
Nasıl ABD aşıkları var? Bunlar, böyle söyleyince herkes kızıyor. ABD'nin finans ettiği partiler var. Partilerin büyük bir çoğunluğu ABD finans ediyor. Basını ABD finans ediyor. Örgütler var, dernekler var, vakıflar var. ABD finans ediyor. Bunun en meşhur su Sarosya. Gezi olaylarının arkasında ABD var. Örneğin, siz onları solcular yaptı zannediyorsunuz. Kızıyorsunuz solculara. Yok, onun arkasında ABD var ve Avrupa Birliği var. Tabii Türkiye'ye karşı yapılan hamlelerin büyük bir çoğunluğunda İsrail, İngiltere, ABD, Avrupa Birliği, bunlar vardır.
Türkiye'yi hep baskı altında, belli bir basınç altında tutmayı düşünürler. Böyle olunca, yani biz şimdi ABD'den yana tavırı koysak ayrı bir firavun, ayrı bir deccal. Rusya'dan yana tavırı olmuş olsak ayrı bir firavun, ayrı bir deccal. Avrupa Birliği'nden yana tavırı koymuş olsak, o da ayrı bir firavun, o da ayrı bir deccal. Hadis-i Şerif tecelli diyor, Müslümanlar kim haklı, kim haksız, şaşkın, kimi destekleyeceklerine de şaşkın. Bakın, kimi destekleyeceklerine de şaşkın. Şu anda şaşkın bir vaziyetteyiz. Ülke olarak kendimizce, kendi kendimize düşündüğümüzde şaşkınız. ABD'nin, Avrupa'nın, Mossad'ın, böyle sıraladığım o kimselerin bizim ülkemizde desteklediği Alevi dernekleri var.
Desteklediği Sufi dernekler var, tarikatlar var. Evet, desteklediği şeyhler var. Evet, bunları araştıramazlar dahi. Bakın, bunları araştıramazlar. Ha, direkt belki de, hani, irtibat yoktur, etraf irtibat kurarlar. Hiç konuşamazlar onlar.
Hiçbir şey diyemezler. Yani, konuşan dahi, kendince bir bakmışsın, aa, başka bir yerin vatandaşlığını da almış. Hani, bazen diyorum ya, adam, şeyde, Çeçenistan'da komutandı. Bir baktık, İngiliz pasaportuyla İngiliz'den oturum aldı adam, gibi. Veya yalan söyleyen, tarih utansın diye konferanslar veren, şey ben, ne o, feysli olan, Kadir Mısırlıoğlu.
Adam İngiliz, İngiltere'den oturum almış bir kimse. Ya, baktığın zaman mücahit değil mi? Böyle bir mücahit ki, hiç kimse, ya, mangalda kül bırakmıyor. Veya mücahit dediğimiz kimse, 12 Eylül'den sonra, Necmetin Erbakan Hoca, İsviçre'den getirildi. Gel, partiyi kur, Müslümanların başına geç diye. Kim? Şey, beşli çete, 12 Eylül darbecileri. Evet, yani bunlar böyle sağa sola giderler, serserimayın gibi, ne diyecekleri, ne yapacakları belli olmaz. Sen bunların başında dur, bunlar seni halife bilsin, bunlar seni imam bilsin, burada sakin bir şekilde durun. Biz ne tarafa yönlendirirsek, o tarafa yönlendirin.
Tabii, aynı zamanda Alparslan Türkeş de, ben neden aktif siyasetten uzağım, ve baktığım bir kimseye, bu da mı ya dersin? Geçen cumartesi, bayanların sohbetinde dedim. Yani dedim, ümit olarak, bir tek dedim, kendi bulunduğumuz topluluktan ümidim var artık dedim. Kimseden ümidim kalmadı. Sebep? Yani adamı biraz kurcaladığında, başka şeyler çıkıyor arkasından. Bir bakmışsın, adam fıkıhtan faize cevaz vermiş, namazsızlığa cevaz vermiş. Bir bakıyorsun, adam sufi görüyorsun, sufilikten feragat etmiş. Bakıyorsun parti, bir bakıyorsun, ohooo, su köprüyü bölmüş. Bu sefer diyorsun ki, Allah muhafaza eylesin.
Hiçbir tarafa bakma Mustafa Özba diyorum, ben kendi kendime. Rüyanda gördüğüne devam et. Böyle bir hayat olabilir mi? Ama yapacak bir şey yok. Hayatı bu sefer otomatikman o tarafa bağlıyorsun. Neden? Zahirden kimden ne çıkacağı belli değil. Rüyana göre hareket ediyorsun. Bu da sahih mi? Bu da sahih. Hatice sabit mi? Evet. Eyvallah. Yapacak bir şey kalmıyor. Çünkü birinin arkasından ne çıkacağını bilmiyorsun. Kimin nereye oynadığını bilmiyorsun. Adam cihat, mücahit diyorsun. Bir bakıyorsun, aha İrancı çıkmış adam. Biraz daha kurcalıyorsun.
Aha İran'da para gönderiyor buradaki bazı yerlere. Evet. Evet evet ciddi ciddi. Suud da gönderiyor ciddi ciddi. Yani Suud direkt kendisi olmasa dahi sen oradan o bir tane ne o? Petrol şeyhi. Tabii. O sana yardımcı oluyor. Sana dergah yapıyor, tekke yapıyor, sana cam yapıyor, senin İslami çalışmalarına yardımcı oluyor. Sıkıntı değil. Yapıyor. Dolaylı olarak sana istersen medrese yapıyor sana ya. Ne olacak ki? Sen yeter ki iste. İş problem değil. Avrupa Birliği ne kadar Alevi Derneği varsa hepsinin, bakın hepsinin de ne kadar Avrupa Birliği'nden fon alınacaksa şey yapıyorlar, ne diyorlar ona?
Yok bir şey hazırlıyorsunuz da sunuyorsunuz. Proje hazırlıyorlar. Sunuyorlar Avrupa Birliği'nden en fazla Avrupa Birliği'nden destek alan dernekler Türkiye'de Alevi Dernekleri, Solcu Dernekler. Evet en fazla destek alan Avrupa Birliği'nden onlar. Onların hiçbir projesi geri çevrilmiyor. Bakın çok basit. Avrupa Birliği projelerinden destek alan projeleri kabul edilen derneklere, vakıflara bakın. Büyük bir çoğunluğu böyle. Böyle olunca da yani kimin arkasından ne çıkacağı belli değil. Mevzuyu getirelim şimdi yine Ukrayna meselesine. Zaman gösterecek ama normal değil bu gidişat. Hani Rusya'ya da böyle müsaade ediyormuş gibi görünüyorlar.
Zannediyorum Rusya'nın ikinci bataklığı olabilir Ukrayna. Afganistan'da da aynı zokayı yutmuştu. Afganistan'da çünkü normalde elini kolunu sallaya sallaya Afganistan'a girdi. Afganistan'da sonra mücahitler çıktı. Bütün dünya üzerinden mücahitler toplandılar. Afgan cihadına katıldılar. Büyük bir kısmı şehit oldu. Onlar fi sebilillah gidiyorlar çünkü. Ama büyük bir kısmı da orada zengin oldu. Sonuçta onlar, o cihad edenler sonradan işi de arttırdılar. Ondan sonra ne oldu şeyde, adı? Taliban'dan önce. El-Kaide oldu. Sonra El-Kaide'yi de ne yaptı?
Döndü onu da vurdu. Sonra onu da bir daha tasfiye etti. Oldu sonra, ondan sonra da iş. Şimdi Ukrayna'ya da mücahitler gidebilir. Bu Ukrayna'da da bir din savaşı oluşabilir. Hatta Türklere diyebilirler, burası sizin kadim topraklarınızdı. Burada Kırımlılar var, Tatarlar var, Türkmenler var, Kazaklar var.
O yüzden buradaki ırktaşlarınızı kurtarın diyebilirler bize. Evet. Çünkü Ukrayna'da Türkler de var. Gürcistan'da da var. Azerbaycan'da olduğu gibi. Kırım Türk'ü var, Tatar Türk'ü var. O Türkiye devletlerinin hepsinden Türk karman çorman her yerde var. Moskova'da da var. Balyarus'ta da var. Bulgaristan'da da var. Bulgaristan'daki o göçmenler değil, ayrı yerleşik olarak Türkler var orada. Çok eski, kadim. Macaristan'da da var. Zaten Bulgarlar, Macarlar hepsi de Türk onların. Biz Bulgar olarak görüyoruz, onlar Türk.
Hazarın üstünden giden kollar onlar. Macarlar da Türk. Onlar da Hazarın üstünden gitme. Ukraynalılar da Türk. Onlar da Hazarın üstünden gitme. Orada Kazaklar var, Tatarlar var, Ukrayna'da. Orada Türk köyleri de var. İş böyle baktığınızda, her yerde Türk var da, oralarda da var. Ama bu hadise kısa zamanda bitecek bir hadise değil. Dünya ülkelerinin biraz daha borçlandırılması lazım. Dünya ülkelerinin biraz daha sıkıntıya gitmesi lazım. Tarımla ilgili tavsiyeler, tavsiyelerim devam ediyor. Tekrar söylüyorum. Boş tarlanız olmasın. Ekin dikin.
Tarımla alakalı sıkıntı, dünyanın en büyük sıkıntılarından birisi olacak. Ve kendi yiyeceğini üretemeyen ülkeler çok büyük kaoslar yaşayacaklar. Büyük kaoslar yaşayacak. O yüzden küçücük bir bahçeniz de olsa, yazın yazdığınızı, kışın kışlığınızı dikin. Bir paranız varsa, gidin 300 metrekare olsun, alın bir yer. 500 metrekare olsun, alın bir yer. Bir dönüm olsun, alın bir yer. Ama ekin de aldıktan sonra. Aldıktan sonra ekin. Gücünüzün nispetinde. Atın içine 3-5 tane tohum. Sıkıntı yok. Şöyle düşünün. Acil bir şey oldu. Ben bir aile babasıyım.
Benim çoluğumun, çocuğumun yiyeceğini ben buradan karşılayabilmeliyim. Kendinizce böyle düşünün. Ve muhakkak ekin dikin. Savurganlık yapmayın. Borçlanmayın. Lükse, şatafata, şatata kaçmayın. Giderlerinizi kısın. Bir şeyi ihtiyaç görmekten uzak durun. Kadınlar, erkekler. Bu konuda dikkatli olun. Asla ve asla borçlanmayın. Sufice yaşayın. Uzun müddet ekonomik olarak ben rahat yüzü görüleceğini düşünmüyorum. Bu sadece hükümeti ilgilendiren bir konu değil. Bu dünya ekonomisiyle alakalı.
Hükümetin de bunda payı var mı? Evet var. Ama bu genel dünya ekonomisiyle alakalı büyük bir kaos var. Ticaretinize devam edin. İşlerinize devam edin. İşsiz kalmamaya gayret edin. Öyle ufak tefek meseleleri iş yerlerinde problem haline getirip, resti çekip işi bırakırım noktasına gitmeyin. Bu heva hevesinize uymayın. Evlerinizde tatlı tatlı geçinin. Çocuklarınızı düzgün yetiştirin. Asla israf ve savurganlığa düşmeyin. Allah muhafaza eylesin. Hocam madde bağımlısıyım. Ne yaptıysam kurtulamadım. Ama şu an 10 gündür kullanmıyorum. Aileme ve sevdiklerime bir elimden gidiyor. Duanızı istiyorum. Rabbim nerede varsa kurtarsın inşallah.
Bu madde bağımlılığı kadar Türkiye'ye yapılmış daha büyük bir kötülük yok. Bu dünya üzerindeki insanlara en büyük kötülüklerden birisi bu. Deccal bu konuda çok hızlı çalışıyor. Ve ne yazık ki bizim ülkemiz bununla tam bir mücadele edemiyor. Ve öylesine bir artış da artıyor ki. O yüzden çocuklarınızı, arkadaşlarınızı, çocuklarınızı derken sadece erkekleri değil. Kız çocuklarınızı da. Artık bu uyuşturucu belası kız erkek tanımıyor. 14 yaşındaki bir kız dahi bu madde bağımlısı. 15 yaşındaki bir kız madde bağımlısı. 14-15 yaşındaki genç bir çocuk madde bağımlısı. Bir sigarayla başlıyor.
Bir sigara. O madde bağımlıları normalde o sigaraya başlıyor derken sigaranın ucunu çıkarıyorlar tütünü. Küçücük bir kırıntı koyuyor. Onun üstüne de tütünü koyuyor. O çocuk sigara içtim zannediyor. İşte sınavdan bunaldı. Yok sevgilisinden ayrı bunaldı. Yok sevgilisi ona merhaba demedi bugün. Yok sevgilisi trip attı ona. Çok canı sıkkın, çok morali bozuk. Ver bir sigara arkadaşına. İçti bir sigara. Aha ne kadar güzel her şeyi unuttu. Ya güzelmiş bu sigara. İkinci, üçüncü tamam bitti. Oldu madde bağımlısı. Bugün haberlerde vardı. Uyuşturucu için annesini öldürmüş, babasını ağır yaralamış. Uyuşturucu parası için. Kendi hanımını satanı mı ararsın?
Kendi kız kardeşini satanı mı ararsın? Kendisini satanı mı ararsın? Annesinin bileğini keseni mi ararsın? Bilezik için. Babasını dövüp çarpan babasını bıçaklayanı mı ararsın? Bu madde bağımlılığı o kadar kötü bir melanet. Ve ben taa otuz yıldan beri diyorum. Bu maddeyi üreten, getiren, satan bunlara idam kararı çıkması lazım. Bunlara idam kararı çıkmazsa bu maddeyle mücadele edemezsiniz. Bu eroin, imalat eden, satan, ne bileyim o bir omettir, bilmem nedir bir sürü var ya yeni çıktı bunlar. Bunları satan, adam satıyor mu?
Evet. İdamdan direkt satarken yakalandığı anda idam edeceksin. Satarken yakalandı, tespit edildi, idam edeceksin. Direkt, hem öyle mahkemesini uzatmayacaksın. Direkt idam edeceksin. Ve bu uyuşturucuyu, maddeyi imal edenler, satanlar, ithal edenler, idam edilmediği müddetçe, idam edilmediği müddetçe bu devam eder.
Bakın bu uluslararası deccalist çete, bu uyuşturucu piyasasını da elinde tutuyor. Tasvip ederim, etmem, bu ayrı bir mesele. Neydi o, Peker, dışarı çıktı ya, Sedat Peker, adam uyuşturucu trafiğini anlatıyor. Ya kim anlatacak bunu zaten, böyle adamlar anlatacak.
Bursa müftüs anlatacak değil ya o trafiği. O giden zaten elindeki kitabı okumasını bilmiyordu, okuyamıyordu. Şimdi zaten ne o, Diyanet Vakfı'nın başkanı olmuş. Yani kim anlatıyor bunu, Peker anlatıyor. Bakın anlattığının hiçbirisini soruşturmadı devlet. Onu da takip ettim. Onu da takip ettim. Demek ki bu uluslararası çete, bu deccalist çete, uyuşturucu trafiği elinde zaten. Oradan pay alıyor. ABD bunun başında. Avrupa bunun başında. Ve bu uyuşturucuyla mücadele edilmiyor ülkede. Çok basit.
Yani biz Avrupa Birliği'ne gireceğiz diye idam cezasını kaldırdık. Şimdi polisimizi şehit eden, askerimizi şehit edeni cezaevilerinde besliyoruz. Uyuşturucu baronlarını cezaevilerinde besliyoruz. Adamlar zaten cezaevinde de işlerine devam ediyorlar. Zehirlemeye devam ediyorlar. Satış devam ediyor. Benim büronun bulunduğu yerde bildiğiniz satış devam ediyor. O bölgede var. Ya adamda elektrikli sakat arabası var. İzliyorum ben. Geldi geldi geldi. Yolda birisi bekliyor. Ben de izliyormuşum. Beni görmüyorlar. Ben büronun içindeyim. İçerisi görünmüyor. Ben izliyorum. Dedim ya bunda bir şey var. Böyle konuşurken adam Zule'yi tak adama verdi.
Böyle küçücük bir şey. Adam da aldı, yürüdü gitti. Köşede. Dedim ki lan, dedim polisler dedim. Benim buraya gelene gidene bakıyorlar. Kim girdi, kim çıktı. Dedim adam burada uyuşturucu satıyor. Onu gören yok. Kasklı motor sikletli. Ben şimdi şey oldum ya. Kendimce bir şey yakaladım ya. Dedim burada bir şey var. Bu köşede dedim trafik var. Benim tam karşı köşem. Ben şimdi bakıyorum pat. Hemen çıkıyorum ben şimdi camdan bakıyorum, izliyorum. Adam kasklı, motor sikletli geliyor orada. Motor çalışır vaziyette. Hani bir şeyi konuşuyormuş gibi yapıyorlar. Böyle muhabbet ediyorlar. Ben izliyorum hiç gözümü dahi kırpmıyorum.
Hemen küçücük bir paket. Kasklı zaten adamı tanımanın mümkün değil kim olduğunu. Adam yürüyüp gidiyor. Ama ben bunu yakaladım. Bu sefer şeyde polisler kapının önüne geldiğinde sivil ya şimdi. Ben bağırıyorum memlekette uyuşturucudan geçilmiyor. Bizim kapımızda polisler duruyor diyorum ben. Bakıyorlar bana. Uyuşturucuyla mücadele edeceklerine diyorum ben. Mustafa Özbağ'la mücadele ediyorlar. Allah hepsine de lanet etsin diyorum. Uyuşturucuyla mücadele etmeyen bundan para kazan. Allah hepsine de lanet etsin. Sebep ülkenin gençleri zehirleniyor. Orada kullanan birisi var. Ben her gün yavrum yapma etme bırak işte şöyle işte böyle anlatıyorum. Oh hocam ya sen çok iyi adamsın.
Bak herkes beni itti sen beni itmiyorsun. Yapma kurtul bundan diyorum adama. Adama en son onu dedim. Bundan kurtulmak için dedim esrara başla. Böyle baktı bana dedim yavrum. Bak dedim kötünün en yüksek kötüsü var. Bir de dedim alçak kötüsü var. Kötünün de iyisi var dedim. Hani kötü ya kötünün de iyisi var. Sen dedim esrar iç. Bu dedim şeye no kimyasaldan uzak dur dedim. Ya baba sen nasıl bir adamsın ya dedi. Ya ilk defa birisi bana böyle söylüyor. Oğlum yapma. Esrar bunun yanında dedim. Melaike gibi. Yapma.
Şimdi bir gün şunu bir sabah o çocuğun bana söylediğini söyleyeyim mi size? Bir sabah bana dedi ki baba ya dedi hep sen geldin gözümün önüne bu gece dedi. Dedim ne oldu? Baba bir kız geldi dedi. Yemin ediyorum daha yirmi yaşında dedi. İlla ki dedi hani kullanmak istedi dedi. Hep sen geldin gözümün önüne dedi. Her şeyimi al dedi dedi. Sabaha kadar hani beni kullan ama bana bir hani uyuşturucu ver dedi dedi. Demiş ki git. Ben demiş hacı babanın yüzüne yarın sabah nasıl bakacağım demiş ya. Ya demiş bu hacı baba ki burada demiş benim bir hacı babam var demiş ya. Git bak işine demiş ya. Yalvarmış kadın kız ona. Bu dönüp bakmamış böyle.
Bir de şey yapmış hani ben tövbe ettim. İlgilenmeyeceğim bundan sonra demiş. Bana dedi ki ya baba ya dedi. Bütün gece gözümün önündeydin dedi ya. Sen nesin dedi ya bana. Oğlum ben bir şey değilim dedim ben. Yok baba valla hızırsın sen ya dedi bana. Lan oğlum bırak böyle şeyler dedim. Sen yeter ki şundan tövbe et. Şunu bırak. Şunu bırak. Bu uyuşturucu gerçekten, gerçekten, gençlerimizin belini büken, perişan eden, dağıtan bir melanet. Allah kardeşimize yardım etsin. Amin. Onu kurtarsın bundan inşallah. Amin. Rusya, Ukrayna. Oy. Herkes bunu sormuş demek ya. Siz ülkenize iyi sahip çıkın.
Vatanınızı, milletinize iyi sahip çıkın. Birliğinizi, beraberliğinizi koruyun. Ve bakın ben her zaman için bunu derim. Derim ki, artık dünya üzerinde güvenli bir ülke yok. Bizim gibi ülkelerin içerisinde. Sebep? İki tane füze ile adam sana savaş açabilir. Göz göre göre senin uçağını düşürebilir. Göz göre göre senin gemini batırabilir. Göz göre göre yanlışlık olmuş deyip, senin bir şehrini bombalayabilir. Bizim gibi ülkelerin asla güvenliği yok. O yüzden ülke olarak biz böyle bu meselede uyanık olmalıyız, diri olmalıyız. Ve düşünebiliyor musunuz? İnsanlar can avlu ile bugün haberlerdeyiz dedim.
Marketleri dolduruyorlar. Bankaların önünde kuyruk olmuşlar. Kendilerince haklılar. hani parasız kalmamak için, ne bileyim bir şeysiz kalmamak için düşünebiliyor musunuz şimdi o insanların yaşadığını? Allah ülkemizi ve milletimizi muhafaza eylesin inşallah. Namaz esnasında esneme gelirken zikrullah alakalarında esneme gelmemesinin sebebi nedir? Esneme gafletten, hapşırma Rabbinden. Namazı gaflet de kılıyoruz da o yüzden. Rabbim gafletten kurtarsın. Bir insan Allah'ın dediklerini her gün harfiyen yerine getirirse ölümü nasıl olur?
Ya harfiyen yerine getirmesi zor bir insanım. Biz hepimiz kuluz, beşeriz, şaşırız. Günah işleriz. Bizim günah işlenmeyeceğimiz bir gün, bir saat olmaz. Hepimiz günah işleriz. Ama biz genel olarak işte farzları yerine getirirsek Cenab-ı Hak aradaki küçük günahları affeder. sabah namazını kıldın, öğleydi kıldın. İkisinin arasındaki küçük günahları Cenab-ı Hak affeder. E perşembeden perşembede zikrullah'a gelsen haftalık affolmuş olarak kalkar gidersin. E böyle bir yaşayan bir kimse nasıl ölecek? Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz. Hadi şerif. Nasıl hisseder? Ben gayet iyi hissediyorum kendimi. kendimce diyorum ki Cenab-ı Hak'a hamd-ı sena olsun.
Rabbim onun yolunda eylesin inşallah. Cümlemizi yolunda olanlardan eylesin. İnternette böyle bir kişi ölürken şifa bulur gibi ölür diyen birisini gördüm. İnsan bunu bilebilecek ilme sahip midir? Cenab-ı Hak bahşederse sahip olur. Kabirde beş nurlu yüz geleceği söyleniyor. Doğruysa onlar nelerdir? Sen o nurlu yüzleri burada tanımaya bak. Kabre bırakma. Onur Efe'nin babası için on üç tevhid atmış, bir Kur'an atmış, yüz ihlas, yüz altı yasini şerif. Bana da söyleyenler oldu özelden. Hepsini inşallah bugün duayı toparlarken Adnan kardeşi hepsini toptan bağışlasın inşallah. Kadın şunu yaparsa mehrini alma hakkını kaybeder ya da kocası ondan mehri geri alabilir diyebileceğimiz bir madde var mı?
Hiç okumadım. Kadın şunu yaparsa mehri geri... Çünkü mehir ödenmesi gereken yani o ana kadar ödenecek onu. Şimdi mehri müeccel olarak yapılıyor ya mehri müeccel olunca o erkeğin ona borcu. Kadın ona ne yaparsa yapsın. İsterse terk etsin gitsin. O adamın, kadının hakkı. Kadın evlendi, ikinci gün çekti gitti. Erkek ona tazminat davası açar. Mehrini geri almak için uğraşamaz. Tabii bizde mehirler ödenmek için konuşulmuyor. Aslında mehri ödeme şartıyla konuşmazsa bir kimse yani aldattım, kandırdım derse hadis-i şerif var. Günah kebariş diyor kimse.
Mehir ödenmek üzeredir. Kadın helal etmezse, helal etme hakkı, helal edecek dediği bir kaydı yok. Bir erkek kalkıp da, bu ben kendi nefsim için söyleyeyim bunu. Bir erkek kalkıp da kadına bana mehri helal et demesi dahi hoş bir şey değil. Ben kendi nefsim için söylüyorum bunu. ödeyemeyeceğim bir şey taahhüt etme. Yapamayacağım bir şey ben yaparım deme. Bazen arkadaşlar geliyorlar ya bana ben diyorum ki git Halit Hoca senin mehrini bitsin. Halit şimdi erkekten yanına tavır koyuyor. Yapma diyor. Yarıya kes. Şu kadar ver. Bu kadar ver diyor. Onu neden gönderiyorum ona? Yapma. Ödeyemeyeceğim bir şeye söz verme. Ben neden geri durmak istiyorum?
Ben bütün kardeşler, bütün derviş kardeşler, hepsi de benim erkekler, evladım erkek evlat gibi bayanlar da kız evlat gibi. Birbirinden nasıl ayırt edeceğim ben? Anlaşmadan geldin mi bana gelmeyin diyorum ben. O yüzden diyorum. Ben beş kilo ödeyeceğim. Yani bunun bende hikayesi var. Bende hikayesi olduğu için ben beş kilo ödeyeceğim. Gelmeyin bana. Mehrinizi anlaşın kendi aranızda. Ödeyeceğiniz şekilde anlaşın. Sonra gidip de hanımın önüne bana meherini helal et. Ne helal et? Ne istiyorsun ki onu bir daha? İsteme. Allah'a yalvar ya Rabbi bu meheri ödeyecek bana güç, kuvvet, kudret, akıl, feraset ver, ticaret ver de Cenab-ı Hak sana onu versin sen de öde.
Sen ne ama geri fites takıyorsun ki? Geri fites takma. Beş kilo olsa beş kilo. Ben beş kilo öderim de yürü. De ki bir kilo, bir kilo. De ki yüz gram, yüz gram. örnek. Veyahut da ne mehiri ben isterim senden mehirde evleneceğin zaman. Erkeğin isteme şeyi yok da ne o sünnet de yok ama de. De ki böyle böyle ben evlenirim ama bana bir tane daire alacaksın de bayana. Olabilir. Mustafa Özbağ gibi aldanmayın. Derler ya şimdi kakrım olsaydı diye.
O yüzden ama bu bilinmez tabi. İnsanlar konuşurlarken böyle mehirle alakalı şey yapmayın. Ne o? Ödeyebileceğinizi söyleyin. Ödeyebileceğini ben ödeyemem de ben elli gram öderim ben yüz gram öderim veya benim cebimde bir koyun parası var. Kaç para bir koyun şimdi? Said ne kadar bir koyun? İki bin lira. Tamam. Yani Hanefiler en az bir koyun parası demişler. Mehir. En azı. Al iki bin lira bir koyun parası benim bu kadar param var de. Bu kadar. Bu ayıp değil, günah değil. E beş kilo altını konuş ondan sonra kıvrım kıvrım kıvran nasıl ödeyeceğim diye. Ben ödeyemem.
Öderim ödeyemem. Daha ileri söyleyeyim ödemem. Benden birisi beş kilo altını istemiş olsa Allah yolunu açık etsin derim ya. işin gücün nasıl gelsin derim ya. Allah muhafaza eylesin. Ama yani ondan sonra da adamlar geri dönecek yer arıyorlar. Yok geri dönecek yer yok. Mehri konuştum bitti bitti. O kadının hakkı. Bu ilk defa bunu söylüyorum arkadaşların arasında. Geri dönüp de bunu helal etme. Yok. Allah'tan ödemek için yardım diler.
kibir insanda fıtri bir şey midir? Evet. Sonradan oluşan bir hastalık mıdır? Artması sonradan hastalıktır. Herkeste hepimizde kibir vardır. Kibri kullanacağımız uygulayacağımız yer önemlidir. Kibirlenene kibirleniniz. Bakın uygulanacak yer var. O zaman bende kibir yok diyen yalan söylüyor. Senin damarlarında dolaşıyor. Bende kibir yok derken dahi kibir sergiliyorsun. Evet. Hepimizde kibir vardır. Ama kime kibirlendiğimiz önemli. Müslümanların düştüğü hata birbirlerine kibirlenmeleri.
Müslümanlar müminler birbirlerine kibirleniyorlar. Mesela bir mümin münafığa kibirlenemiyor. Bir mümin kafire kibirlenemiyor. Bir mümin bir firavuna kibirlenemiyor. Bir mümin zulmedene kibirlenemiyor. Müminlerdeki hastalık bu. Müminler zayıf gördüğüne kibirleniyor. Sufi görünce kibirleniyor. Müminler böyle hani kendisini dev aynasında görüyor etrafındakiler kibirleniyor. Bu şuna benziyor. Yani boyuna hani İran İsrail'le düşman ya değil mi? Hümeyni geldiğinden beri düşman. Daha İran'ın İsrail'e bir tane attığı mermi yok.
Düşman mı? Düşman ama. Suud İsrail'e düşman mı? Düşman. Bir tane mermi yok daha. Ürdün İsrail'e düşman mı? Düşman. Bir tane mermi yok daha. Mısır İsrail'e düşman mı? Düşman. Bir tane mermi yok daha. Türkiye'deki dini siyasetçiler, dini cemaatler, tarikatlar hepsi de. İsrail'e düşmanlar mı? Düşmanlar. Hiç alakası yok. Cıvata hepsi de. Bu da onun gibi bir şey. Müslümanlar birbirlerine kibirleniyorlar. Burada biz hep beraber bir topluluğuyuz. Değil mi? Kardeşiz. Birbirimize kibirleniyoruz biz. Biz birbirimize höykürüyoruz. Birbirimize kızıyoruz. Birbirimize biz çatıyoruz. Birbirimizi eleştiriyoruz biz.
Biz birbirimizin boğazını sıkıyoruz. Bu küçücük bir yerde dahi bu oluyorsa artık siz düşünün Müslümanları. İnsanlar burada kenetlenemiyorsa tam anlamıyla artık siz Müslümanları öyle düşünün. Neden böyle diyorum kenetlenemiyorsa burada diye burada para yok, pul yok, makam yok, mevki yok, iş yok, devlet dairelerine, belediyelere seni işe kaçacağız, şunu yapacağız, bunu yapacağız, devşirme yok. yok bizim aramızda, içimizde böyle şeyler yok, makam yok. Cafer'e dedim, Cafer yazayım icazetleri de hazırlayalım ondan sonra bak dedim benim üzerimde dedim şey kalmasın böyle dedim ondan sonra ne o bir vebal gibi bir şey kalmasın dedim. Ölürüm giderim, ölüm ne zaman geleceği belli değil. Dedim yazayım böyle baktı bana böyle ondan sonra boynunu bükti.
Efendim bizim aramıza makam girmese dedi. Ahım dedim. Ulan Cafer dedim, millet dedim, icazet peşinde koşuyor sen diyorsun ki dedim ben bizim aramıza makam girmesin. Hani böyle bir şeye gerek yok diyorsun sen dedim ben. Ey hadi senin dediğin gibi olsun dedim. Kaldı. Yani makam yok bizde. Para yok, pul yok, hiçbir şey yok. Bizim kendi aramızda dahi tam bir kenetlenme olamıyorsa düşünün siz Müslümanların halini. biz önce iğneyi kendimize değil çuvaldızı kendimize batıralım. İğneyi başkalarına batıralım. Bizde dahi böyle parmak sallayarak insanları ikaz edeceğim diye uğraşan varsa sesini yükseltip arkadaşlarına kardeşlerine bağırıp çağıran varsa dur kardeşim ya Allah muhafaza eylesin.
Bu büyük sıkıntı. O yüzden Müslümanlar birbirlerine kibirlenmeyecekler. Müslüman kibirlenecekse bir de kendisiyle savaşan kafire kendisiyle savaşan münafığa kendisiyle savaşan fasıha kendi dinini küçük veya dindarlığını küçük gören bunların çünkü bir kimse birinin dindarlığını veya birisinin dinini küçük görürse münafık hükmünde olur. Çünkü dinle alakalı bir şeyi küçük görmek küfürdür. Sen birisinin sarıyla alay edemezsin. Sen o şahısının sarıyla alay ediyorsan küfür ehlisin. Tecrid iman tecrid nikah gerekli. Sen bir kimsenin zikrullahını zikrullahıyla alay edemezsin.
Sen zikrullahla alay edersen küfür ehlisin. Sen bir kimsenin sufiliğini alay edemezsin. Hatası kusuru olabilir. Onun dervişliğiniz alay konusu edemezsin. Edersen küfür ehl olursun. Allah muhafaza eylesin. Böyle bir kimse kibirlenilir. Adam dervişleri hor hakir görüyor mesela örneğin. Hepiniz de böylesiniz zaten. Ona kibirlen. Hop kardeş ne o? Nasıl yani? Sen nasıl bütün dervişleri böyle bir kefenin içerisine koyarsın? Kimsin sen? Biz onu diyemeyiz ki ona. Hele o zenginse hele onun siyasetçiyse hele onun bürokratsa hele bizim onunla işimiz varsa adam dervişlere de sufilere de zikir ehline de atar tutar söyler biz ona içimizden söyleriz.
Var ya adış şerif kalben buğz et diye en kolayı bu. Öyle değil. Dininin yarısını götürdün orada. Sen ona hakikati konuşmadın dininin yarısı gitti. neden konuşmadın makamından konuşmadın neden konuşmadın siyasetçisinden konuşmadın neden konuşmadın bürokrat diye konuşmadın neden konuşmadın zengin diye konuşmadın neden konuşmadın neden konuşmadın Menfaatin elden gidecek diye konuşmadın Evet Dininin yarısı gitti Müslüman böyle düşünmüyor ki Müslüman böyle düşünse Zaten adam duracak ya Dur diyecek ya Sen git hadi bir solcunun yanında
Lenin'e hakaret et hadi bir gör Sen git hadi solcunun yanında Maoya bir hakaret et de gör Sen git bir ülkücünün yanında Türkeş'e söv de bir gör Dünya kaç köşeymiş Git söv Dünyanın kaç kucak olduğunu öğren Ama Müslümanlara Önüne gelen atar Önüne gelen laf söyler Müslümanlar da susar Dervişler de susar Sufiler de susar Evet Kimse ağzını açmaz Kimse ağzını açmaz Ama birbirlerine gelince böyle Kibirlenirler Kibirlenene karşı kibirleniniz Hadis şerifini doğranıp
Uygulayabilmek için kimlere karşı kibirleniniz Kibirlenebilir Kimlere karşı kibirlenemeyiz Anlattık bunu zaten Bir müridi mürşidi ile olan bağının sevgisini kuvvetlendirmesinin yolu nedir Nelere dikkat etmelidir Valla ben öyle herhalde kurdum sistemi Herkesin bir kendince Müritliği vardır Bir şeyhimiz bir şey dediğinde onun hilafına bir şey yapmadık Bazen arkadaşlar da görüyorum ben böyle Hani bunu yapma diyorum Seviyor yahu yapıyor Kendince yapma dediğimizi yapmayı sevmek olarak görüyor Bana seviyorum demekle olmaz
Hani çünkü ölçüsü Kur'an'da var Ey Habibim de ki Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun Sevmenin ölçüsü neymiş Allah'ı sevmenin ölçüsü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine uymak Havada kalmıyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini seviyorsa bir kimse onun sünnetlerini işler Üstadınla bağ kurdu Üstadını seviyorsa onun da yap dediğini yapar yapma dediğini yapmaz Günlük işleyişin içerisinde veyahut da işte nihayet dergah Veyahut da ne bileyim işte bir topluluk var Şunu ne yapalım bunu böyle yap şunu şöyle yap bitti
Ne vazifen senin burada yerleri süpürmek Düzgün süpürsen Üstadınla bağ mı kuracaksın Evet sen o vazifeni düzgün yap Dediğini uygula Şimdi bazen arkadaşlar da şöyle bir şey oluyor Ya bunda bir sıkıntı yok ya bunu böyle de yaparız Sana nasıl yap dedi böyle yap dedi Yapsana sen onu öyle Yapıyorsun sıkıntı çıkıyor zaten Sen kendi kafana uyuyorsun sıkıntı çıkıyor Yaptığım caizdi Oğlum her caiz yapacaksın diye bir kaiden var Sana yapma demiş yapma Sana buradan gitme demiş gitme Ben kendim nefsimden örnekliyorum Ben böyle yaşadım
Nefsimiz ağır gelen yerler oldu Zorlandığımız yerler oldu Oldu Patinaj çektiğimiz yerler oldu Oldu Ama harfiyene uymaya çalıştık Şeyh Efendi de gözü kapalı Allah rahmet eylesin Bana ne diyecekse dedi Ey Cenab-ı Hak hamdolsun bizde kar zarar hesap etmedik Ne dediyse yaptık Bunu bırak dedi bıraktık Bunu yapma dedi yapmadık Ya Şeyh Efendi buna yapma dedi ama bu caiz bir şey Bunu yapalım öyle bir şey düşünmedik yani Hiç aklımızın ucundan geçmedi Caiz olup olmasın olmamasını dahi sorgulamadık Şeyh Efendi yapma dedi yapmayayım ben
Bitti Bunu yap dedi ben yaparım Beni ilgilendirmez Millet ayağa kalkar Kaksın bana ne Bana bunu yap demiş Yap dedi şey haram mı Deyip tamam bitti ben yaparım Biz bağı böyle kurduk Ben kendimce Ben zaten o bağın üzerine Başka bir bağ kurmam mümkün değildi Ben o yüzden bir ömre esnasında Oğlum Mustafa Efendi Biz vefat ettikten sonra Herkese söyle istihara yapsınlar Rüyalarında gördükleri bir şeyhi intisap etsinler diye Ben öldükten sonra böyle böyle yapsınlar dedi Emredersiniz efendim dedim Efendim bana müsaade edin
Ben bundan beri olayım dedim Senin yapmana gerek yok dedi Senin istihara yapmana gerek yok dedi Sen dedi zorlandığında dedi Bize istediğin zaman bize sorabilirsin zaten Cevabını da alırsın oğlum dedi O yüzden dedi Senin bir yere intisap etmene gerek yok dedi Allah razı olsun efendim dedim Ama bu dedim vasiyetinizi Herkese bildireceğim dedim Bana bir şey daha söyledi Sakın oğlum dedi Oldum deyip de meydana çıkma dedi Emredersiniz efendim dedim İstihara yapsınlar Kimin rüyalarında görüyorsa Herkes gitsin rüyasında gördüğüne intisap etsin dedim
Emredersiniz efendim dedim Şeyh efendi vefat ettin dedi Zaten herkese bunu CD'lere doldurduk gönderdik Zakirlere filan Kimse izletmedi bile dervişlere Herkes kendine pay çıkarmaya kalktı çünkü Bizde tuğ kaka ilan ettiler Herkesin işine öyle geldi Sustuk biz seslenmedik Şeyhimizin vasiyetini yerine getirdik CD'ye çekip vasiyetini açıkladık mı Açıkladık bitti Geri kalan bizi ilgilendirmedi Şimdi bir kimse Üstadla bağ kuracaksa Farzları yerine getirecek Haramlardan uzak duracak Sünnet-i seneyi işlemeye gayret edecek Derslerine zikirlerine devam edecek
Üstadının ama bireysel Ama cemaat halinde Yap dediğini yapacak Orada heva hevesine yol açmayacak Kendince kendine bir yol açmayacak Benim bildiğim intisap Benim bildiğim bağlılık bu Benim bildiğim bu Benim yaşadığım da buydu Ben kendimce 18 yılı böyle bitirdim Ben o yüzden arkadaşlara derim Arkadaşlar rüyanızda görüp de ders alın Kimi rüyanızda görüyorsanız Gidin ondan ders alın Bu işin en önemli kurallarından birisi Ondan sonra ona itaat et Allah'a itaat edin
Resulüne itaat edin Sizden olan emir sahiplerine itaat edin Sonra da itaat et Dinle Nefsine uyacaksan Kendi heva hevesinin yolundan gideceksen Bağlanma bir üstada Evet Dinlemeyeceksen Bağlanma kardeşim Çok rahatım bu konuda Sebep Ya canım kardeşim Sen Kendi kendine heder ediyorsun sonra Herkes derviş olacak diye bir kaide yok Herkes sufilik yolunda gidecek diye bir kaide yok Burası siyasi parti değil ki Veya burası x cemaat değil ki Biz çokluğumuzla övünelim Herkesi toparlayalım Burada biz para toplamıyoruz Pul toplamıyoruz
Veya çokluğumuzla övünecek değiliz Vay ne kadar kalabalık deyip de Madalya takacak değiller bize Biz kardeşler Olsa da zikullah yapacağız Olmasa da yapacağız Toplansalar da yapacağız Toplanmasalar da yapacağız Ben Bayındır'da da çok tek başıma ders yaptım Ödemişte de yaptım Bursa'da da yaptım Bazı değişik yerlere gittiğim zamanlar oluyor Böyle kendi kendime gidiyorum Hiç kimse dinlemiyor Camiye gidiyorum Camide insanlara böyle akşam namazından sonra Bir şeyler söylemeye çalışıyorum Çekip gidiyor Bazen aylarca yıllarca öyle gittiğim yerler oldu benim
Hep kendime şunu dedim Mustafa Özbağ sen kalabalık mı arıyorsun? Sen Allah rızası için gelmişsin Burası senin de yürüp gittiğin bir yer E burada Cenab-ı Hak ne nasip eder bilinmez İlla ki kalabalık olacak diye bir kaide yok Çoğaltan da eksilten de Allah Sen Allah yolunda gayret edin Çalış çabala Çalış çabala Ben ona baktım O yüzden rüyasında gören ders alacak Rüyasında görmemiş Eyvallah Allah Allah yolundan çık etsin Gerçekten Nasibi neredeyse aracak bulacak Veyahut da bizden ders almış Rüyasında görmüş Sonradan başka bir kimseyi rüyasında görmüş
Ondan ders alıyor Gitsin alsın Gelsin helal alsın Eyvallah Hiç sıkıntı yok O rüyasında görmemiş Çekmiş gitmiş Başka bir yerden ders almış Bir daha gelmesin buraya Evet O nefsine uymuş O bırakmış gitmiş Gelmesin buraya Bizim sözlerimiz ağır gelir ona Ya ben işte giderim de Yalvarırım da yakarım da İşte şöyle Yok canım kardeşim Sen uzak dur bizim meclisimizden Dersini almışım Ben almışım Bunları zikri yasaklamıyorum zaten Gelin diyorum Gelmek istiyorlarsa geliyorlar zaten Ha onlar bir kırık not alıyorlar Benden alıyorlar
Bunu da öyle saklayacak İseyecek değilim Kimsenin de Ayrı bir özelliği yok Bunun da dikkat eder Oh benden bir çizik alır Bir çizik yer Ben kendimi saklamıyorum Yapma dediğimi yaptı mı Bir kimse benden bir çizik yer Ben saklamıyorum kendimi Ben sana yapma dedim mi bunu Dedim neden yaptın O çiziyi yersin benden Sen kim olursan ol Sen kim olursan ol O yüzden Bu konuda Tırnak içerisinde Mürşide Bağlılık Aynı zamanda itaati getirir Biz farzlardan eksikliğimiz olmayacak
Biz namazlarımızı kılacağız Farzlara riayet edeceğiz Yolumuzun olmazsa olmazı Biz sünnet-i seneyi işleyebildiğimiz yere kadar işleyeceğiz Yolumuzun olmazsa olmazı Biz nafilelerle Allah'a yaklaşmaya çalışacağız Olmazsa olmazı Üstadımızı dinleyeceğiz Ama bireysel Ama toplumsal Bireysel söylediklerim de var Topluma da söylüyorum Arkadaşlar bunları yapmayın Örneğin Yapmayacak o kimse E yaptı Canım kardeşim ya Sana yapma denmiş Ne yapma yapıyorsun Yapacaksın Açmazın var Şuyun var Açacaksın telefon Yazacaksın ya da Selamun Aleyküm
Efendim siz dün gece böyle böyle böyle bunu yapın dediniz Ama ben bunu yapamıyorum Ben şimdi diyorum ki Varsa bir karış toprağınız ekin Örnek Ekemiyorsun Sen Bursa'dasın Yerin tokatta örneğin Yazacaksın efendim Benim yerim tokatta Benim orada 500 metrekare yerim var Ama benim tokada gidip onu ekmem Dikmem mümkün değil Örneğin ben de ona diyeceğim ki Orada senin amca çocuğun var mı Teyze oğlum var mı Bir akraban var mı Var Ona söyle O eksin diyeceğim Para pulu isteme Ekilsin o yer O yer ekilsin Ne bu senin tarlan Alıp satmak için mi aldın
Hayır ne için Bu tarlan senin Ekeceksin kardeşim onu Ekeceksin Ya 100 metrekare yerim var Al çoluğunu çocuğunu 100 metrekare yeri Bir tane kürek Bir tane kazma Eşele İki tane tohum at oraya Hiçbir şey bilemiyorsun değil mi 100 metrekare git 5 tane zeytin fidanı ek Ek Nerede muhtar Muhtar 100 metrekare yere Kaç tane zeytin fidanı gider Dölümü 40 tane O zaman 100 metrekareye 4 tane Evet Bitti bak Git 100 metrekare yerim var 4 tane zeytin ağacı dik ya 100 metrekare 4 tarafına Birer tane zeytin ağacı dik Bitti Sana dik demişler
Gittik Hiç unutmuyorum Böyle ellerinin pardüsüsü var Pardüsün ceplerini böyle cebine soktu Dükkanın karşısına böyle baktı Kapalı çarşıda gelinlikçilerin içinde dükkan var Günde 17 tepsi 18 tepsi Cuma günleri 22 tepsi yemek satıyor Böyle baktı Böyle tabaklar tepsiler havada uçuşuyor Bir ay önce dedim ki efendim müsaade ederseniz burayı satayım dedim Müşteri var istiyor 225 lira para veriyorlar Ama havada uçuşuyor her şey böyle Ben de satayım dedim Yani sattı şey işten kaçtığımdan değil Allah affetsin Birkaç tane kadın kız var
Oturuyorlar kalkmıyorlar Ağla Allah ağla Beni nikahına al İmtihanın böylesi var mı? Bildiğiniz ağlıyorlar Allah'ım diyor Bu millet ne düşünecek şimdi Gitmiyorlar Yapma Etme Çatma 1 2 3 Bunlar önce bir taneydi 2 oldu 3 oldu Birbirlerine bakıyorlar bir de O orada ağlıyor ya O bekliyor dışarıda O çıkıyor o giriyor Sıraya kattılar Bunaldım Dedim yok ya böyle bir şey Dedim efendim müsaade ederseniz satayım buraya dedim ben 225 lira da para veriyorlar Geçmiş gün Kalsın Mustafa Efendi dedi Emredersiniz efendim Bıraktık Aradan bir ay geçmedi
Geldi Beraber yemek yedik Aynen eller böyle Pardesinin cebinde Dışarı çıktık Hiç ben kalsın dedi ya Öyle kaldı böyle baktı Mustafa Efendi dedi Buyurun efendim Satalım buraya dedi Emredersiniz efendim dedim Onu götürdüm Kaldığı yere Geldim Dükkana tekrar Sat dedi bana O bir kuyumcunun yanında birisi vardı Kuyumcu ver dedi 225 bin lira Haber verdim onlara Dükkan satılık dedim ben Geldiler Ondan sonra 225 vermişlerdi ya Dedi ki 125 lira sattım dedim Bana sat demiş çünkü Dün Bir ay önce 225 veriyorlardı Şimdi 125 ya olur mu
İkili etmedim bile Şeyhim bana sat demiş Sattım Ertesi gün devrettim yeri Şeyh Efendi burada Bursa'da o zaman Götürdüm Ortağı da söylediydim Bana sat derse satarım Al derse alırım Git derse giderim Bırak derse bırakırım Ortaklığımızı öyle yapıyoruz Gittim dedim ben dükkanı sattım Bu kaldı Hayırlı olsun Efe dedi Süleyman Toros Kulakları çınlasın Allah ondan razı olsun Cenab-ı Hak son nefesinde Ona iman nasip eylesin Düzgün delikanlı bir çocuk Gerçekten Hiç bugüne kadar böyle Bana karşı Hiç böyle Bir yamukluğu Dahi olmadı
Aslan gibi çocuk Oturduk Çıçıçıçıcı Paraları saydı Hesabı kitabı yaptı Efe bu senin dedi Böyle benim Önüme parayı sürdü Bu ne dedim ben Senin payına düşen Efe Bana haç farz oldu Süleyman dedim Ben haça gidiyorum o zaman Bu para benim mi dedim ben Efe senin dedi E ben dedim hacca gidiyorum o zaman, bana haç farz oldu dedim. Bana dedim haç şu anda farz oldu. On dakika önce farz değildi, ben hemen o parayla hacca gittim ben. Geldiğimde cebimde bir kuruş para yoktu gene. Yani 100 mark kaldıydı o paradan. Üstad'a bağlılık, bu biraz tabii ağır gelir şimdi herkese. Bu zor gelir. Ama yaşandı bunlar. Yani Konya'ya girişte daha girdik.
Böyle nasıl özene bezene arabayı aldım, gümrükten çıkardım, bir uğraştım. Para yok, para yok, pul yok, hiçbir şey yok. Yani şeyhimi onunla ben getireceğim, götüreceğim, derslere gideceğim. Niyet o yani, aldık araba böyle. Şey benim için o böyle şey ya, Volkswagen ne o? Küçükleri neydi? Yok yok üstü. Avuydu, avuydu, avuydu 80. Allah'ım böyle nasıl ama uçuyorum ben havaya. Şeyhimi götürüyorum onu, Konya'ya gittik beraber. Daha Konya'ya girerken, Konya'ya giriyoruz daha. Torpide vurdu, avuydu bizi ne güzel getirdin buraya kadar dedi. Maşallah, Subhanallah dedi. Usta efendi, sat oğlum bunu dedi.
Emredersiniz efendim dedim. İlk kırmızı ışık. Adam bakıyor bana. Bak açtım camı, dedim efendim müsaade ederseniz bir şey söyleyeyim dedim arkadaş. Söyle dedi. Açtım camı, döndüm. Satılık dedim. Adama, baktı ya adam, satılık dedim. Satılık mı acım dedi, satılık dedim ben. Ondan sonra, kırmızı ışıkta bir tane kart verdi bana. Konya'da oluyor bu. Ben kart aldım götürdüm Şeyh Efendi'yi, kalacağı eve bıraktım. Efendim müsaade ederseniz ben arabayı satayım geleyim dedi. Sat gel Mustafa efendi dedi. Gittim adamın dükkanını buldum. Selamünaleyküm aleyküm selam. Hayırlı işler hayırlı günler Allah razı olsun. Saat da geçti ama hakkınızı helal edin.
İsterseniz etmeyin. İmam bildiğini okuyacak nasıl olsa. Neyse oturdum bunu birkaç sefer hep anlattım ama bunlar insanlar gerçekten zor dönüm noktası. Para yok pul yok böyle zor zor bir araba yapmışsın yani bunlar benim için çok önemli. Benim için öylesin önemli. Gittim adama dedim böyle böyle satılık mı satılık nasıl satılık hacım dedim ya senin gözünde ne yapar hemen o birkaç kişiyi aradı. 7600 lira dedi. 3000 kusur lirasın dedi para veririm geri kalanını çek veririm şöyle veririm. Hayırlı olsun dedim ya yalnız bana bir şey müsaade edeceksin ne var dedi. Dedim ben dedim benim dedim yanındaki kim babamdı dedim ben. Ne mübarek ya dedi bu akşam filanca camide sohbet var oraya gel dedim ben. Ondan sonra orada sohbet var zikrullah var dedim.
Onu dedim buradan Nevşehir'i bırakacağım ben dedim. Nevşehir'i bırakıp Bursa'ya dönünce ben seni arayayım gel Bursa'da hem satışını al hem parayı ver hem çekleri ver tamam tamam. Neyse ben Konya'da bir gün iki gün kaldık ondan sonra gittim Nevşehir'i onu bıraktım döndüm adamı aradım selamun aleyküm aleyküm selam gel arabanın satışını al. Adam geldi işte arabanın satışını verdik parayı verdi çekleri verdi. Hayırlı helal olsun hayırlı olsun otur bakalım şimdi bir kahve içelim dedim ben oturduk şimdi. Allah bir mübareket versin dedim çok hayırlı bir kazançlı bir alışveriş oldu dedim. Böyle baktı 7600 lira kazandım dedim. Hacım nasıl dedi valla şeyhim bana sat dedi dedim.
Sen dedim 1000 lira da versen satacaktım 3000 lira versen de satacaktım adamın yüzü döküldü. Dedim o yüzden benim için çok karlı bir alışveriş oldu dedim Allah senden razı olsun Allah bereket versin dedim arabadan hayırı gör dedim bitti. Sonra benim adım neye çıktı Mustafa Efendi kırmızı ışıkta araba satar. Bağlılığı bir insanın tam olacak böyle al alacak sat satacak yapma yapmayacak.
Şeyhimin bana bunu bölüp çok büyüklenmiş gibi söyleyeceğim ama bana bizati bireysel olarak söylemiş olduğu herhangi bir şeyden yapmadığım olmadı. Ben 18 yılı tarıyorum dışarıda ne konuştu beni ilgilendirmez ama benim yüzüme bir şey söyleyip de benim yapmadığım olmadı. Dışarıda demiştir ben Mustafa Efendi bunu yapma dedim de yaptı da bunu demiştir dışarıda.
Dememiş değildir ben derdim ki içimden bana yap dedin sen millete şimdi siyaset yapıyorsun yap beni ilgilendirmez. Bazen beni böyle tabiri caizse hedef tahtasına koyardı hiç seslenmezdim ben. Herkes böyle bana böyle düşman olanlar duydun mu ne olmuş ya dediydik size. Halbuki bizim kendi aramızda hiçbir sıkıntı yok. Bazen bana derdi derste böyle söyleyeceğim şimdi seni biraz teftik derler haberin olsun. Estağfurullah efendim siz istediğinizi yapın dayanamazsınız dayanamazsınız. Şimdi eski arkadaşlar var burada o lafların dedikoduların hepsinde bunlar duymuştur şimdi bazen derler onun Cafer Adnan Hüseyin üçlüsü var. Ha var ha var neden var ama onlar en fırtınlanı zamanda dahi sabit tutmuşlar kendilerini.
Lafa dedikoduya bakmamışlar Demirtaş'tan İsmail Ertan arkadaşlar Demirtaş'tan Murtaza eskiler. Şeyh Efendi'nin zamanında kalanlar derse elini kaldırsın burada olanlar kaldırın kaldırın kaldırın evet yeni arkadaşlar bu adamların kıymetini bilin indirin ellerinizi neden biliyor musunuz bu? Bu arkadaşlar bütün fırtınalara karşı göğüs germiş arkadaşlar öyle kolay değildir bu işler bakın öyle kolay değildir.
O yüzden bağlılık yap yapacak at atacak benim meşhur sözüm ya gel gelecek bana ne ya bana telefon açardı selam aleyküm aleyküm selam. Mustafa Efendi nasılsın oğlum oğlum iyiyim efendim siz nasılsınız iyi misiniz iyiyiz. Ya bu Sivaslılar da boyuna ağlayıp duruyorlar oğlum ya hemen geleyim efendim hazır mısın Mustafa Efendi hazırım efendim hadi gel o zaman. Ben eve meve uğramam hadi gel dediğinde benim çantam arabanın arkasında hazırdır benim eşyam arabada asıktır ben eve gidip de çantamı hazırlayayım valizim az öyle bir şey yok ben hemen anında dükkandan çıkarım yürürüm. Bitti bu kadar daha ben ona işim var bugün dediğimi hatırlamıyorum efendim yarın gelsem olmaz mı hatırlamıyorum.
Benim böyle hatırlamadığım çok şey var hiçbirini de arkadaşlardan beklemiyorum ha böyle bir şey de yanlış anlamayın. Bizimki bir aşk hikayesi yaşandı bu dünyadan gitti nasıl bir Leyla Mecnun yaşanmayacaksa nasıl bir Mevlana Şems-i Tebrizi yaşanmayacaksa bir Mustafa Özbağ Abdullah Efendi ilişkisi yaşanmayacak. Ben bunu çok iyi biliyorum ve bunu yaşayabilecek bir kimseydi görmüyorum benim bu acı tarafım bu diyorum ki Mustafa Özbağ bunu sen isteseydin kendi aklınla da yaşayamazsın.
Bu Rabbinin bir lütfü ben hem ona lütufmuşum hem de o bana lütufmuş. Beni bir başkası da idare edemezdi zaten benim bir başkası da benim tabiri caizse benim bu nefsimin tilbirini tutamazdı zaten. Cenab-ı Hak tutturmuş hani böyle yaşanmış tabiri caizse bir perdeymiş o yaşanmış perde toplanmış.
Hani mesleğini de diyor ya bizi o günlerden anlat. Hz. Pirde diyor ya ben anlatsam ne sen kalırsın ne belin kalır diyor. Biz anlatsak derviş kalmaz onu beklesek bize de zulüm kardeşlere de zulüm. Bir daha Mecnun gelmez bekleme.
Bir daha İbrahim gelmez bekleme. Bir daha İsa gelmez bekleme. Bir daha Ebuzer-i Gifari gelmez bekleme. Sen yapabileceğini yap. Bir daha Hz. Mevlana gelmez bekleme. Bir daha Şemseddin-i Tebriz gelmez bekleme. Bir daha Niyazi Mısır gelmez bekleme. Bir daha bir Mustafa Özbağ gelmez bekleme. Bir daha bir Abdullah Gürbüz gelmez bekleme. Bir daha bir Çorumlacı Mustafa Efendi gelmez bekleme. Bu boş hayal olur. Yok. O yüzden bizim de defterimiz gün gelecek durulacak gideceğiz. Biz de o günü bekliyoruz zaten başka bir şey değil. Öyle dünyaya karşı tamağımız yok hamdolsun. Dünyalık tamağımız da yok hamdolsun.
Çoluğumuz çocuğumuza yetecek kadar, bizim arkamızdan küfür etmeyecek kadar var her şeyleri. Evet. Hiç kimsenin parasında, pulunda, makamında, mevkisinde yok bir gözümüz. Hamdolsun. Diyoruz kendimize bizden sonra insanların rahat zikir yapabileceği, rahat sema yapabileceği bir yer Cenab-ı Hak nasip etsin. Ben onu son görevim olarak görüyorum. Diyorum, böyle bir şey kalsın. Biz çok sıkıntı çektik. Bizden sonra onlar sıkıntı çekmesin. Bir yerimiz varsın desinler, otursunlar, yayılsınlar oraya. Devam ettirsinler yolu. Derdimiz bu başka bir şey değil. O yüzden hani eski defterleri açtık biraz da duygusallık vurdu. Gelmez.
Bunları anlatıyorum. Zor işler bunlar. Ama Cenab-ı Hak lütfedince, ikram edince söyleyecek bir laf yok tabi. Fala ben lehu. La ilahe illallah. Neşeal.
La ilahe illallah. La ilahe illallah. Görsem de yalvarsam.
Mınta. Görvesem de yalvarsam. Atına.
Yör Fatıma. Belki şefaate biz garifle.
Bize cemalini göster Allah. Neşeal. Elhamdülillah.
İlahe İllallah Ve salatu ve selamu ala seyyidina Muhammedin lezi gale fiyatı şerifi eftari zikri faalaman nehu La İlahe İllallah Allahümme rız fi kalbi secareti La İlahe İllallah Ve edhir ala lisanı yanabı hikmeti La İlahe İllallah Allahümme rız fi kalbi secareti La İlahe İllallah Ve agruk ruhu fi bahri marifetin La İlahe İllallah Benşur ala veci berkanuri La İlahe İllallah Vakfazna Ya Rab Min küllü şekkin ve küfrin ve riya'in ve min makril makirine ve asadil hasadine ve azavetil muadine ve min şerri nefsin ve şeytanin
ve dünyain ve hevain bi inayeti ve rigayeti ve hıfzı La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah Ol meclisi zakiran ve matlubu aşkan olan Cenab-ı Rahman Bu meclisi şerifi cümlemiz hakkında bayisi kesreti aşk ve muhabbet ve istirak ve hayrat eyleye Allahümme Rabbana etina fiddünyasın eten ve fil ahiretasın eten ve gina zabenler bi rahmetke ya erhamerrahimin bi rahmetke ya erhamerrahimin bi rahmetke ya erhamerrahimin Rabbana mağfirli ve li valideyye velil müminine yevme yakumin hesab sadakallahul azim subhanerabbike rabbil izzeti
amma yusifun ve selamun alel mürselin ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin ya rabbi zikrullah'tan hasıl olan sevapları çekilen kelime-i tevhidlerden hasıl olan sevapları salavat-ı şerifelerden çekilen sevapları yasini şeriflerden hasıl olan sevapları mervidi şeriflerden hasıl olan sevapları evvelen bizzat fahri kainat fülesay-ı mevcudat peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme gelmiş geçmiş bütün peygamber zişan efendilerimizin ruhlarına ayrı ayrı hediye edildik vasıl ve ise dar eyle ya rabbi haberdar eyle ya rabbi feyzzatlarını himmetlerini şeffafatları üzerlerimizden eksik eyleme ya rabbi zihari yari güzün efendilerimizin ruhlarına hediye edildik vasıl ve ise dar eyle ya rabbi esheb imamlarımızın ruhlarına ayrı ayrı hediye edildik vasıl ve ise dar eyle ya rabbi pir-i piran efendilerimizin ruhlarına ayrı ayrı hediye edildik vasıl ve ise dar eyle ya rabbi geçmiş mürşidi kamillerin, velilerin evliyaların, dervişlerin müminlerin ruhlarını hediye edildik vasıl ve ise dar eyle ya rabbi şeyhimiz, üstadımız, mürşidimiz canımız, cananımız, sultanımız
bayındır Hacı Mustafa Efendi hazretlerinin ruhanet yükselerine hedildik vasıl ve ise dar eyle ya rabbi yaşayan mürşid-i kamillerin velilerin, evliyaların dervişlerin, müminlerin ruhlarını hediye edildik vasıl ve ise dar eyle ya rabbi tuhluki aliyemizle gelmiş, geçmiş Osman'ı aliyeden gelmiş, geçmiş akrabayı tualikatlarımızdan gelmiş, geçmişlerinin ruhlarını hediye edildik vasıl ve ise dar eyle ya rabbi onun kardeşimizin babasının da ruhlarını hediye edildik vasıl ve ise dar eyle ya rabbi haberdar eyle ya rabbi heyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini üzerlerimizden eksik eyleme ya rabbi Allah Allah Allah … haddi şerifler haylolar el fetholar Allah'ın ismiyle kalplerimiz tahir tahir Resulullah'un nevi el fatihama salavat Mehmet-i Muhammed'in maddi manevi dertlerine deva
maddi manevi hastalarına şifa maddi manevi maddi manevi onların muradlarına asıl olmasına vesile olması için Allah rızası için hü diyelim hüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüü
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.