mustafaozbag.org

Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 23.03.2023

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 24 Mart 2023 · 15:09

Gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip hakça yaşayan, batılı batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin. Rabbim cümlemizi Kur'an ve Sünnet-i Sene'ye sımsıkı yapışanlardan eylesin. Hayatımızın her alanında Kur'an ve Sünnet-i Sene'ye tabi olan kullarından eylesin. Cenab-ı Hak cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i sırat-ı müstakimde eylesin. Ramazanlarınız mübarek olsun. Oruçlarınız makbul olsun. İbadetleriniz makbul olsun. Malum Ramazan ayı bugün birinci gün. İnşallah Rabbim cümlemizi Ramazan'ın sonuna kadar oruçlarını bir tamam tutup bütün geçmiş günahları affolmuş bir vaziyette tertemiz Ramazan'ın bitiminde çıkanlardan eylesin inşallah.
Fazla vaktinizi almayacağım. Böyle inşallah kısa kısa Ramazan'la alakalı sohbetler edeceğiz inşallah. O yüzden gücümüzün yettiğince ve biz de artık normalde ihtiyarlığın üzerine bir de yaşlılık vurunca anca toparlanıyoruz. O yüzden böyle idare edeceksiniz artık bundan sonra inşallah. Destur. Bismillahirrahmanirrahim. Ya ayyuhal lezine amanu kütübe alayikumussiyamu kema kütübe alal lezine min qablikum la'ləl lezine min qablikum lallakum tattaquur ayyaman ma'dudat
فَمَن كَانَ مِنْكُمْ مَرِيضًا Sayılı günler olarak sizden kim hasta veya seferde olursa tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde gücü yetmeyenlerde bir yoksul duyumu fidye verir.
Bununla beraber kim gönüllü olarak iyilik yaparsa bu kendisi için daha hayırlıdır. Oruç tutmanız bilirseniz sizin için daha hayırlıdır. Ey iman edenler! Cenab-ı Hak burada sadece iman edenlere hitap ediyor. Ey insanlar! Demiyor. Demek ki oruç iman edenlere farz. Bir kimse iman etmediyse Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu Demedi ise o kimseye farz değil.
Dedi ise o kimseye oruç farz. Bir de enteresan bir şey sizden öncekilere farz kılındığı gibi. Demek ki Cenab-ı Hak bizden önceki bütün peygamberlere ve peygamberlerin ümmetlerine orucu farz kılmış. Bununla alakalı baktığımızda değişik rivayetler var. Mesela işte Nuh Aleyhisselam'ın ayda üç gün tuttuğunu, Nuh'tan sonra belli kavimlerin, peygamberlerin ayda üç gün orucu farz kılındığı Ama bazı rivayetlerde aslında bir ay olduğu ve bir aylık orucun farz kılındığına dair geçmiş ümmetlerle alakalı bu tip rivayetler var.
Ama gerçek şu ki burada Allah sizden öncekinlere dediği için bizden öncekinler dediğimizde Adem Aleyhisselam'la Hz. Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin arasında ne kadar peygamber geldiyse ve o peygamberlere ne kadar ümmet olan var ise hepsi de oruç ibadetiyle karşılaştılar. Cenab-ı Hak onların hepsine de orucu farz kıldı ve onlar da o oruç ibadetine devam ettiler hepsi de ve onlar nasıl devam ettilerse siz de devam edeceksiniz diye orucu Muhammed ümmetine de farz kıldı.
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri oruç farz kılınmazdan önce ve aynı zamanda da Kureyşliler Mekke'deyken ve ardından Medine'ye hicret edildiğinde oradaki Müslümanlar mesela bu kesin ayda üç gün oruç tutuluyordu başında ortasında sonunda. Bunun ilk Müslüman olanlar bu ayda üç gün oruca devam ediyorlardı. Medine-i Münevvere'ye hicret edilince Muharrem orucu Medine-i Münevvere'de söz konusu oldu. Çünkü Medine-i Münevvere'de Yahudiler vardı. Medine-i Münevvere'de Yahudiler Muharrem ayında yani Musa aleyhisselamın bu firavunun zulmünden kurtulduğu günle alakalı Onlar da Muharrem'de oruç tutmaya başlamışlardı, oruç tutuyorlardı.
Böyle olunca Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri de Medine-i Münevvere'de o oruca devam ettirdi Müslümanlara. Ta ki oruç, farz kılınıncaya kadar. Burası enteresan biraz. Ramazan orucu Ümmet-i Muhammed'e farz kılınca Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Muharrem orucunda serbest bıraktı Müslümanlara. Dedi ki bundan sonra dileyen tutsun, dilemeyen tutmasın. Hatta bu üç günlük orucu da serbest bıraktı. Hani başında, ortasında, sonunda ayın üç gün tutulan orucu da serbest bıraktı. Dedi ki bununla da alakalı dileyen tutsun bundan sonra dilemeyen tutmasın dedi. Ama oruç ibadetine çok ehemmiyet verdiğinden Mesela kendisi Ramazan'ın haricinde Ramazan orucu farz kılındıktan sonra da Ramazan'ın haricinde Başında, ortasında, sonunda Ramazan'ın haricinde Pazartesi, Perşembe Oruçlu olduğu görüldü.
Ve sahabelere de bu orucu tavsiye etti. Muharrem orucunu da Normalde sahabelerin bir kısmı devam etti. Onları men etmedi o oruçtan. Yani buradan yola çıkaraktan Bir kimse Ramazan orucu farz kılındı. Allah Resulü de bunları serbest bıraktı. Dileyen tutar dilemeyen tutmaz dedi deyip Böyle bir yanlışlığı düşünmesin. Bu ardındaki ayeti kerimeyi önümüzdeki hafta ders konusu yapacağım. İnşallah Allah izin verirse Hani burada da hasta olanlar, ondan sonra yolcu olanlar Tutamadığı günler miktarınca işte fidye verir veya tutamayanlar veya tutmayanlar. Bir de bu ayeti kerimede böyle bir şey var. Bunu önümüzdeki hafta ders yapacağım. Çünkü hani böyle bir kısmı Yani fidye veririz. Yani orucu tutmayı veririz havasındalar.
Bu böyle bu işlenmeye başladı. Yavaş yavaş Ümmet-i Muhammed'in içinde bu işleniyor. Yani oruç tutsan da olur, tutmazsan da olur. Tutmazsan fidye verirsin. Geçersin illaki çok böyle üzerinde ehemmiyetle Durmana gerek yokmuş gibi bir gevşekliğe doğru gitmeye başladı insanlar. Allah muhafaza eylesin. Sonradan gelen ayeti kerimeler var. Ramazan ayının orucunun ehemmiyetiyle alakalı. O yüzden bu konu ayrı bir ders konusu yapacağız inşallah. Sonuç itibariyle Biz Ramazan ayında Bir de bu Ramazan ayı olarak özellikle nitelendirilmiş. Yani siz oruç tutma ayını yılın belli bir zamanına endeksleyemezsiniz. Onu da söyleyenler var ya İşte kısa günler denilen ocakta tutulsun sırf İşte sadece ocak ayında Veya işte böyle bir ay tespit edilsin.
Hani ülkenin ekonomisine, durumuna, ahvaline göre Sadece o ayda oruç tutulsun, Ramazan ayı böylece kamerî sistemle dolaşmasın diyenler de var. Öyle değil. O yüzden normalde oruç ayet-i kerime nasıl olacağı, hukuku, hang ayda tutulacağı ayetlerle sabit. Bunu normalde üzerinde tartışmaya gerek yok. Tartışmak isteyenler de tartışanlar herhalde Allah-u Alem oruçla alakası olmayan insanlar. Yani Türkiye böyle bir ülke ne yazık ki Yani namaz kılmayan namazla uğraşır. Caminin yolunu bilmeyen camiyle uğraşır. Ondan sonra ne bileyim işte sufilikle alakası olmayan sufilerle uğraşır. Böyle ehli tasavvuftan haberi olmayan ehli tasavvufla uğraşır. Bunun gibi bu normalde bu ne yazık ki ülkemizde var. Ülkemizde de oruçla namazla alakası olmayan insanlar bunlarla uğraşıyorlar.
Allah muhafaza eylesin. Ümmet-i Muhammed'in kafasını bulandırmaya çalışıyorlar. Rabbim cümlemizi kafa bulanıklığından uzak eylesin. Rabbim cümlemizi oruçlarını bir tamam tutup inşallah Cenab-ı Hakk'ın emrini yerine getirdiği kullarından eylesin. Haklarınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun inşallah. Burada bir iki soru var onlara da bakalım. Sonra dersimize başlayalım inşallah. Devamlı oksijen tüpü kullanan bir hasta orucunu tutabilir mi? Bu oksijen tüpü şey değil. Bir kimse gıda mahiyetinde bir şey değil. İlaç mahiyetinde de değil. Abdullah gördü onun içinde ilaç yok değil mi Abdullah? Sadece oksijen var.
Evet o yüzden bu normalde kimse orucunu tutabilir. Geçen günde bir kardeş yazdı. Kulağından ozon gazı veriyorlarmış. Oruç tutabilir miyim diye. O da orucu bozmaz dedim. Yani vücuda faydalı bir şey olması lazım. Vücuda faydalı bir şey olursa o zaman orucu ifsad eder. Annemin mahallesinde tek cami var. Sağlık sorunları nedeniyle başka camiye gidemiyor. Bu camide kadın erkek bölümü duvarla ayrılmış halde. Teraviye bu camiye gitmesi uygun mu? Evde mi kılması uygun olur? Gidebiliyorsa camiye gitsin. Gidemiyorsa da yapacak bir şey yok. Allah bizi affetsin inşallah. Eftali zikrifalimenahu La ilahe illa ilah... La ilahe illa... La ilahe illa...
El Fatihah s.o.ma s.o.ma s.o.m. Hoşçakalın.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi