Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 22.06.2023
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 23 Haziran 2023 · 33:18
Allah gecenizi hayırlı eylesin, Rabbim ömrünüzü hayırlı eylesin, Cenab-ı Hak her nefesinizi ayrı ayrı hayırlı eylesin, Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'e hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin, Hakkı hak bilip hak yolunda mücadele eden, batılı batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin, Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'e, Kur'an ve sünnet-i seni sımsıkı yapışanlardan eylesin, Ecmâin. Malum, Zilhicce ayının içindeyiz. Zilhiccenin ilk on günü önemli atfedilmiş.
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, Zilhiccenin bu on gününü ibadette daha da sıkılaşmış, taatlerde, zikirlerde daha da sıkılaşmış ve kurban arife gecesine kadar Zilhiccenin bu on gününü çok sıkı bir şekilde ibadette geçirmiş. O yüzden bu akşamki ders konusu Zilhiccenin ilk on gününde salih amel işlemek, bu Zilhiccenin ilk on gününün ehemmiyeti, önemi, bununla alakalı sohbet edeceğiz.
Fark ettiyseniz belki de geçmiş yıllarda da ara ara bu konuyla alakalı sohbet ettik. Çünkü bu sünnet-i seniye de unutulan sünnetlerden. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, ahir zamanda kim benim unutulmuş sünnetimi ihya ederse, ona şehit sevabı verilir demiş. O yüzden biz de bu unutulan sünnet olan Zilhiccenin bu on günündeki amel, ibadet, zikir, taat, oruç, bunların, bunlarla alakalı, bunların faziletiyle alakalı, kısa kısa ben not aldım hadislerden inşallah, ders yapmaya gayret edeceğiz.
Rabbim inşallah beni önce anlattıklarımla amel etmeyi nasip eylesin. Sizleri de dinlediklerinizle amel etmeyi nasip eylesin. Amin. İnşallah ve rahman, Cenab-ı Hak bu Zilhiccenin on gününü böyle yapabildiğimiz yere kadar zikirle, ibadetle, oruçta geçiren kullarından eylesin. İbn-i Abbas radiyallahu anh der ki, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, Zilhiccenin ilk on gününde yapılan ibadetler, Allah Azze ve Celle'nin katında, diğer aylarda yapılan iyi amellerden daha makbuldür buyurdu.
Sahabe, Ya Resulullah, Allah yolunda yapılan cihatta mı, Zilhiccenin ilk on gününde yapılan ibadetten Allah katında daha makbul değildir dediler. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri cevap verdi. Evet, o da daha makbul değildir. Ancak canını ve malını tehlikeye atarak cihada çıkıp, sonra geri dönmeyenin cihadı ondan daha sevgilidir buyurdu. Yani, Zilhiccenin ilk on gününde, ibadetlerin çok önemli, çok sevap, bu konuda çok ehemmetli olduğunu, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri söyleyince, sahabe diyorlar ki, yani cihattan da mı üstün? O da diyor ki, Evet, ama diyor şehit olursa bir kimse, çünkü malını, canını deyip, geri dönmüyor.
Yani Allah yolunda, malını, Allah yolunda harcadı, canını da Allah yolunda şehit olarak teslim etti. O zaman diyor, o daha üstün oldu ibadeti. ama yok, o cihad etti, ama şehit olmadı, geri döndü, Zilhiccenin on gününü, ibadetle, hayırlı, salih amellerle, geçiren kimsenin, sevabı daha fazla oldu diye, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, öyle buyuruyor.
Yine Abdullah bin Mesud radıyallahu anh der ki, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Zilhiccenin ilk on gününde yapılan salih amel, diğer günlerde yapılanlardan daha faziletlidir buyurdu. Yine sahabe dediler ki, Allah yolunda yapılan cihad da mı ondan daha faziletli değildir denilince, Allah yolunda yapılan cihad da ondan daha faziletli değildir buyurdu. Bunların ravilerini söylemiyorum, bu tergip, bu malum tergip ve terhip hadis kitabı, o yüzden terhip ve tergibin ikinci cildinin, pardon, üçüncü cildinin yirminci sayfasından sonra, bunları bulmanız mümkün. Hadis-i şeriflerin bulunduğu yer orası. Yine bir hadis-i şerif daha, Ebu Hureyre radıyallahu anh hazretleri, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin, şöyle buyurduğunu rivayet edildi.
Zilhiccenin ilk on gününde yapılan ibadet, Allah katında diğer günlerde yapılan ibadetlerden daha güzeldir. Çünkü bunun her bir gününde tutulan oruç, burası önemli, her bir gününde tutulan oruç, bir sene oruç tutmaya ve her bir gecesini ihya etmek de, Kadir gecesini ihya etmeye denktir. Özür dilerim, hakkınızı helal edin.
Burayı tekrar edeyim inşallah. Zilhiccenin ilk on gününde yapılan ibadet, Allah katında diğer günlerde yapılan ibadetten daha güzeldir. Çünkü bunun her bir gününde tutulan oruç, bir sene oruç tutmaya ve her bir gecesini ihya etmek de, Kadir gecesini ihya etmeye denktir. Demek ki bir gün oruç tutarsanız, o zaman ne oluyor? Bir sene oruç tutmaya denkmiş, bir gün bu zilhiccede oruç tutmak. Ve bir geceyi ihya ederseniz, Kadir gecesini ihya etmiş gibi sevabı var. Şimdi hamdolsun, biz şimdi bu gece Allah'ın izniyle sohbetle, zikirle geçiriyoruz. İşte evlerinize gittiğinizde, nafile, namazla buna ilave ederseniz, o zaman geceyi ihya, yani Hanefi'ye göre şeriaten geceyi ihya etmiş sayılıyorsunuz.
Geceyi ihya ettiğinizde, Kadir gecesi gibi, bu geceyi ihya edenlere, Kadir gecesini ihya etmiş gibi sevabı olacak. Cenab-ı Hak'a hamdolsun. Eğer bu arada Ramazan'a kadar oruç tutarsanız, bilhassa bir de Arife günü oruç tutarsanız, bu tabi hacca gitmeyenler için diye şerh düşmüşler buna ama, normalde haçta da Arife günü oruç tutulur mu?
El cevap tutulabilir. Eğer haccın menakıslarını yerine getirebilecek güç ve kuvveti var ise, çünkü bu Arife gününü ihya etmek, yani kurban Arife gününü ihya etmek, normalde bütün seneyi ibadetle geçirmiş olmakla beraber, geçmiş senenin günahları da affolur diye bir hadis-i şerif okuduğumu hatırlıyorum. Yine Cübeyr oğlu Said İbni Abbas radıyallahu anh'dan şöyle dedi diye rivayet etti.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, Allah katında zilhiccenin ilk on gününden daha faziletli hiçbir gün ve Allah celle celaluhu o günlerde yapılan amellerden daha sevimli hiçbir amel yoktur. Bu sebeple o günlerde La İlahe İllallah demeyi, tekbir getirmeyi ve Allah'ı çokça zikretmeyi çoğaltınız. O günlerden bir günü oruç tutmak, bir sene oruç tutmaya denktir.
O günlerde yapılan amel 700 misli katlanır. Demek ki biz bu günlerde ne yapacakmışız? Muhakkak La İlahe İllallah zikrini çoğaltacakmışız. İkincisi ne? Tekbir getirecekmişiz. Tekbirin kısası ne? Allahu Ekber. Uzunu ne? Allahu Ekber, Allahu Ekber. La İlahe İllallah, Allahu Ekber.
Allahu Ekber ve Lillah, İlhamd. Allahu Ekber ve Lillah, İlhamd. La İlahe İllallah, Allah Ekber ve Lillah, İlhamd.
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk. Lebbeyke la şerikele lebbeyk. İnnel hamda ve nimete leke vel mülk. La şerikelek. Lebbeyk Allahümme Lebbeyk. Lebbeyke la şerikele lebbeyk. İnnel hamda ve nimete leke vel mülk.
Allah razı olsun inşallah. Rabbim cümlenizi, cümlemizi, cümlemizin gelecek nesillerini Beytullah'ta, Arafat'ta, Müzdelife'de lebbeyke okumayı nasip eylesin. Cümlemizi, cümlesini ve cümle gelecek nesillerimizi Rabbim Mekke'de, Medine'de rızıklarını bol eylesin. Rızıklarını tesis eylesin. Beytullah'ı tavaf ettirdiklerinden eylesin. Haç farizasını yerine getirdiklerinden eylesin. Defalarca haç ve ömre gitmeyi nasip eylesin. Amin. Amin diyen dillerimizi nar-ı cehennemden azat eylesin. Amin. Helal paralarla, ağlaya ağlaya, dua ede ede, haç ve ömre yapanlardan eylesin. Amin.
Ecmain. Ya. Enes bin Malik nakletmiş. Zilhiccenin ilk on günü hakkında onun her günü fazilet yönünden bin gün gibidir. Arefe günü ise on bin gün gibidir denildi. Demek ki zilhiccenin ilk on günü hakkında onun her günü fazilet yönünden bin gün gibiymiş. Yani bir günü ibadetle geçiren bir kimse bin gün ibadet geçirmiş gibi sevap alacak. Ama Arife günü ise bir gün ibadetle geçiren on bin gün ibadetle geçirmiş gibi sevap alacak. Hep geçmiş yıllarda söylediğimi tekrar söyleyeyim Arife gününe iş bırakmayın.
Bilhassa kadınlar Arife gününe iş bırakmayın. Erkekler Arife gününe iş bırakmayın. İşlerinizi erkenden bitirin. E tabi dükkanı olan, alışverişi olan esnaflar mecbur çalışmak zorunda olanlar ayrı. Onlar da hiç olmazsa dillerini zikrullah ile ıslak tutsunlar. Yapabiliyorlarsa Arife günü oruç tutsunlar. Arife günü oruç tutup dilinizi de zikrullah ile ıslak eyleyin inşallah. Zilhicce'nin yine bir hadis-i şerif. Zilhicce'nin ilk on gününden birinde yapılan amel, Allah yolunda gündüzü oruç tutulan ve gecesi nöbet beklenen bir cihada eşittir. Ancak bir kişinin cennetlik olduğu müjdelenmesi hariç buyuruldu. Demek ki birisine de cennetlik müjdelenirmiş mi?
Evet. Bununla alakalı tartışıyorlar ya. Nasıl cennetle müjdelenirmiş diye. Bak kardeşi şerifte var. Demek ki birisi cennetle müjdelendiyse. Nur ala nur. Rabbim cümlenizi ve cümlemizi daha hayattayken cennetle müjdelediği kullarından eylesin. Amin. Ejimain. Eftali zikir fâlemen nehu. La ilahe illallah. La ilahe illallah.
El Fatiha ma salavatam. Amin.
Bu çok zikrediniz diyor ya. Hani tevhidi la ilahe illallahı çokça zikrullah yapın diyor. Buraya bir açıklık getireyim Allah'ın izniyle. Şimdi bir kimse ayet-i kerime var ya namazlarınızı kıldıktan hemen sonra ayaktayken otururken yanlarınızın üzerine yatarken Allah'ı çokça zikredin diye. Bir kimse Allah'ı çokça zikretme müjdesine kavuşabilmesi için o kimsenin her hal üzerine Allah'ı zikretmesi gerekir.
Bu ayet-i kerime ile sabit. Bu ayet-i kerimenin başında da namazı kıldıktan hemen sonra diyor. Hani bazıları diyor ya namaz da zikirdir diye onlara da cevap oluyor bu. Bakın namazı kıldıktan hemen sonra bu ayet-i kerimeden dolayı sahabe namazı kıldıktan hemen sonra mescidin içerisinde cehri bir şekilde Allah'ı zikrederdi mescitte. Hz. Abbas'ın oğlu Abdullah radıyallahu anh derdi ki biz namazın bittiğini sahabenin cehri zikrullahından anlardık. Ses çünkü zikrullahın sesi mescitten dışarı çıkıyor namazın bittiğini oradan anlardık. İşte bir kimsenin çok Allah'ı zikrettiği o müjdeye ulaşabilmesi için demek ki her halükarda ayaktarken, otururken, yatarken, yürürken her halinde tevhide, zikrullaha devam etmesi gerekir ki Allah'ı çokça zikredenlere sayılsın.
Biz sahabe gibi öyle zikullahı çok yüksek yapamayız belki de ama hiç olmazsa ayet-i kerimeye tabi olursak ve ayet-i kerimeye uyarsak yani otururken, ayaktayken, yürürken, bir iş yaparken Allah'ı zikreder. Bu konuda ama tevhidla la hellallah şimdi bu son gün içerisinde veyahut da Allah esması veyahut da o kimsenin bir esması var ise esma alan kardeşler var.
Çünkü işte Allah esması, huhu esması, hay esması, hak esması alan kardeşler var. O kardeşler de ne yapacaklar? O zaman o esmalarını sayısız bir şekilde daim zikredecekler. Daim zikredecekler. Her hal üzerine zikrullahi bırakmak, zikrullahi terk etmek yok. Veyahut da kimisine bir haftalık veriyoruz mesela. Diyoruz ki bir hafta bunu oku. O bir hafta okucak mesela hu esması, hay esması, hak esması, Allah esması neyse. O bir hafta sonra yeniden tevhide geçecek. O tevhide devam edecek. O yüzden sayısız tevhid. Bazen diyor mu ya günde en az beş bin tevhid çekin diye. Günde en az beş bin tevhid çekip daim zikrullahi, dilden kalbe oturtturmaya, kalpten sırra oturtturmaya, sırdan ruha oturtturmaya kardeşlerimiz gayret edecekler.
Ve o zikrullah onlarda artık fıtri bir hal haline gelecek. Ne zamanki fıtri bir hal haline geldi artık o kimse zikrullahı aklıyla değil, kalbi, sırrı veya ruhuyla yapmaya başladı. O zaman o kimse kemalat yolunda yürümeye başlayacak. Kemalat yolunda yürümeye başlayacak. Öbür türlü diliyle, dilimizle yaptığımız zikrullah, aklımızla yaptığımız zikrullahtır. Zikrullah kalbe inerse o senin aklını dinlemez. O başlar neydi esması, hu esması. Kendince başlar hu hu hu hatta seni o kendi zikrullahına çeker. Ve kendi zikrullahına çekince senin aklında, fikrinde her şeyin o zikrullaha tabi olur.
Senin ona artık aklın yetmez, gücün yetmez. Ancak şeytana uyarsan, heva hevesine uyarsan, nefsine uyarsan bu hal senden kalkar. Eğer şeytana uymaz, heva hevesine uymaz, eğer aklına uymazsan o hal sende devam eder. İşte kalpte o zaman zikrullahın nuru oluşur. O zikrullahın nuru, aynı zamanda sende feraset nuru olur. Ve o nur senin kalbini ihata etmeye başlar.
Bütün kalbini kaplar. Ve senin kalbini kaplayınca artık o taşmaya başlar. Kalbini kaplayıp taşmaya başlayınca artık sende sır zikrullah olmaya başlar. Ve seni içine kapandırır. Sen içine kapanırsın o zaman. Dışarı bir şey aksetmez. Boyuna o zaman sende hayret perdeler açılmaya başlar. Sende hayret perdeler açılmaya başlayınca artık her hayret perdesinde sen yine aklın orada olmaz.
Sadece mana olarak, seyrillah olarak sen onu seyredersin, onu dinlersin. O kendi halinde yürür, devam eder. Sen o zikrullahı dinlersin. Sen o sohbeti dinlersin. Bir ben var, benden içeri dediği şey odur. Artık sen orada ona teslim olursun. O tabiri caizse, kâh senin şeyhinin, mürşidinin sesi olur, kâh mürşidinin görüntüsü olur, kâh senin şeyhin bir alet olur, bir edevat olur, bir bulut olur, bir uçak olur, bir füze olur, bunu normalde ancak ehline malum olur.
O artık bir yere gidilecekse onunla gider, bir bakmışsınız şeyhi bir alet olmuş, bir bakmışsınız şeyhi uçak olmuş, şeyhi füze olmuş, şeyhi kanatlandırmış, o tutturmuş, bir anka kuş olmuş, onu alemlere seyran gezdiriyor. Bu ancak sır zikrullah da olur. Bunları açık açık konuşuyorum, ölüp gideceğim, ne kadar ömrüm kaldı bilmiyorum, hiç olmazsa bir bilgi olarak sizde kalsın diye. Bunları da kitapta da okumanız mümkün değil. Bunlar ancak seyr-i sülük çıkarmış olan dervişlerde bu bilgi olur. Seyr-i sülük çıkarmış olan mürşitlerde, şeyhlerde bu bilgi olur. Yaşayan da bu bilgi olur, yaşamayan da bu bilgi olmaz. O yüzden bu sır halinden nereye geçecek o kimse? Ruhta zikrullaha geçecek. Ruhta zikrullah dediniz, sizin kendi ruhunuz olarak görmeyin.
Bunu böyle anlatırlar, böyle anlatırlarsa cahil o. O bilmeyen bir kimsenin kitabından çok affedersiniz okumuş, oradan anlatıyor. Ruhta zikrullah da senin ruhunla alakalı yok artık senin. Senin kendi ruhun, sen yoksun ki ruhun olsun senin. O ayrı bir haldir, ayrı bir tecelliyattır. Allah cümle tüm derviş kardeşlerimize nasip eylesin. O yüzden zikrullahınızı arttırın. Derslerinizi ihmal etmeyin. Günlük virtlerinizi ihmal etmeyin. Çekemedin, akşamına çek. Çek. Virdini ihmal etme. Virdini ihmal edene ihmal ederler. Virdini ihmal etme. Dünya telaşesi, yan yattın, çamura battın.
Oldu olmadı. Ama ne yapacaksın? O virdi çekeceksin. O virdi çekeceksin. Olmadı yarın çekeceksin, ertesi gün çekeceksin. Bire beş çekeceksin, bire on çekeceksin. Diyeceksin ki ben çekemedim. Bu nefsime bir, bu konuda bir ceza olsun. O bir derse on ders çekeceksin. Oturacaksın iki saat ders çekeceksin. O nefsi terbiye edeceksin. Bir daha o nefis dersi ötelemeyecek. Bir daha o nefis dersi bırakmayacak. Bir derse baktın gene mi bıraktın? Yirmi ders çekeceksin. Oturtacaksın. Okucan, bağışlayacaksın, bir ders bitireceksin. Okucan, bağışlayacaksın, bir ders daha bitireceksin. Kemala ermek istiyorsanız, bir şeyi yarına bırakmayacaksınız.
Bıraktıysanız, kendi cezanızı kendiniz keseceksiniz. Hani diyor ya, nefisinizi hesaba çekin, muhasebe yapın. Kendi muhasebeni kendin yapacaksın. Diceceksin ki, ey nefsim, sen bu dersi çekmedin. Sen sabahın faziletini kaçırdın. Sabah faziletini kaçırdın. Sen fosur fosur uyudun. Şeyhimin tabiriydi. İtler derdi, sabaha kadar havlarlar, sabah olunca namaz vakti fosur fosur uyurlar derdi. Demek ki, ağır bir söz olarak, o zaman için söylenirdi bu. Ama yok. Yani o nefse bu ağırlık lazım. Sabaha kadar internette dolaşıp, sabah namazı geldi mi, fosur fosur uyumak yok.
Öyle dervişlik olmaz. Sabah namazını kalkacaksın, sabah namazını kılacaksın, ardından sabah virdini çekeceksin. Hatta mümkünse açacaksın kapını, pencereni, temiz hava alacaksın. Açacaksın böyle temiz havada, uyku da gelmesin. Virdini çekeceksin. Veyahut da gideceksin, dükkanın varsa dükkanına, açacaksın dükkanın kapısını, penceresini. Diyeceksin ki, melekler rızık getirsin, bereket getirsin, dua etsinler. Kapını, pencereni açacaksın, Cenab-ı Hak'a da dua edeceksin, dersini de orada çekeceksin, Cenab-ı Hak işini bereketlendirecek. Evde ev halkı dersini çekecek, ev bereketlenecek. Şimdi böyle kadın da kalmadı. Şimdi herkes pas uyuyor.
Öyle kadın da az kaldı şimdi. Yorganın altından el sallarlar ise, uyku ağır basıyor. Uyuyorlar saat dokuzlara, onlara kadar. Adamlar da uyuyor, kadınlar da uyuyor, çocuklar da uyuyor. Herkes uyuyor. Sabah bereket dağıtılır. Cenab-ı Hak seher vaktinde bereketi dağıtır. Seher vaktini uykuda geçirmeyin. Ne iş yapıyorsanız yapın. Seher vaktini uykuda geçirmeyin. Az da olsa zikrullah yapın, az da olsa dua yapın. Hele gençler, uyumayın. Hadi geri kalan yaşlanmıştır, hastalığı vardır, rahatsızlığı vardır, şekeri vardır, tansiyonu vardır, gözünü açamıyordur. Öyle yaşlanınca bir işe yaramıyorsun.
Bir bakiyon oturduğun yerde gözün kapanıyor. Bir bakiyon oturduğun yerde yok belin ağrıyor, yok gözün yatakta oluyor, yok gözün diyorsun ki, şuraya biraz daha uzanayım bir on dakikada. Yaşlılık öyle bir şey. Allah hiç birinize ve hiç birimize yaşlılık vermesin. İslam'da yaşlılık yok. Öyle yaşlanacağım diye de düşünmeyin. İslam'da ihtiyarlık var, yaşlılık yok. İhtiyar ne? İhtiyarı elinde tutmak, tecrübeli olmak, kemale ermek, tecrübeli olmak, kemale ermek, ihtiyar o. Yoksa, İslam'da öyle ben yaşlandım yok. Dervişlikte yok. Derviş ayakta ölecek. Cenab-ı Hak cümlemize ayakta ölüm nasip eylesin.
Öyle yok hasta oldum, şey oldu, bu oldu, yan yattı, çamura battı, öyle bir şey yok. Kendinizi yürüteceksiniz. Hastalık sizi yenmeyecek. Hastalık sizi yenmeyecek. Benden size tavsiye. Hastalık sizi alt etmeyecek. Dersinize gideceksiniz, kulağınıza gideceksiniz, yürüyeceksiniz. Allah nazarlardan saklasın. Şuraya arkanıza bakın. Dergan'ı ilk ders alın. Oktay orada bak. Görüyorsunuz mu? Oktay'a ayağa kalkın. Hah. Benim ilk ders verdim kardeşim. Evet. Ayakta olacak derviş. Onu görünce mutlu oldum şimdi, mesut oldum.
Hamdolsun. Ayakta ölür Sufiler. Ölüm herkese gelecek. Ölümün gelmeyecek kimse yok. Allah razı olsun. Hoş geldin. Ölüm herkese. Ama Sufi, ayakta ölür. Hastalığa yenilmez. Hastalığa yenilmez. nasıl peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretler ateşlendi, aldı verdi gitti. Ayakta öldü. Ayakta öldü. O yüzden, bazen bakıyorum, bazılarına hastalık yeniyor. Hastalığa yenilmeyin. öksürüyor musunuz? Öksürüyor musunuz? Tin sürüyor musunuz? Çıkarın kendinizi dışarı. Yattıkça yatasınız gelir. Hastayım dedikçe yatasınız gelir. Allah muhafaza eylesin. Amin.
İnşallah Cenab-ı Hak cümlemize sağlık, afiyet versin. Amin. Cümlemize Cenab-ı Hak hayırlı ömür versin. Amin. Rabbim afiyetini eksik eylemesin. Amin. Rabbim cümlemizin vücuduna, aklına, fikrine, kalbine, evine, barkına, çoluğuna, çocuğuna, gelecek sürriyetlerine afiyet versin inşallah. Amin. Destur.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.