Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 20 Şubat 2020
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 21 Şubat 2020 · 33:25
Selamun aleyküm. Hakkınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun. Misafirimiz vardı İran'dan, Allah razı olsun. Görüşüyorduk kendisiyle. Önce o beni davet etti ama sonra dedim benim gelecek durumum yok bu ara. İşimiz fazla gibisine. Dedim müsait olursan inşallah buyurun gelin dedim. O da davetimize icabet etti. Allah razı olsun. Kardeşimiz de orada mesnevi sohbetleri yapıyorlar. Orada da ders çekiyorlar. Bir çekiyorlar. Allah razı olsun inşallah. Cenab-ı Hak cümlemize sırat-ı müstakim de eylesin. Hızlıca soruları geçeyim inşallah. Sonra derse başlayalım. Allah şifa versin tüm hastalara inşallah. Bir kaç yıl evvel internette pedofili rahatsızlığı olan birinin başka birisinin onu küçük bir kıza sarkıntılık yaparken yakalayıp dövdüğünü görmüştüm.
Az evvel de bu profili rahatsızlığı olan kişiyi dergâhta gördüm. Bu adam bugün yarın benim çocuklarımın taciz etmeyicini kim garanti edecek? Bir kimse hata yapabilir, kusur işleyebilir, yanlışlık yapabilir. Cenab-ı Hak günahları affı mağfiret edicidir. İnşallah o kardeşimiz de tövbe etmiştir. Buraya gelen kardeşlerden hiç günah işlemeyen var mı? Buraya gelmezden önce hiç günah işlemediydim ben diyen var mı? Hepimiz hayatımızın içerisinde değişik zamanlarda hata yanlışlık yapabiliriz, eksiklik yapabiliriz. Günah işleyebiliriz. Rabbim cümlemize affı mağfiret eylesin. Amin. Burası tövbe edip günahlarından, kusurlarından geri dönenlerin yeri. O yüzden biz bir kimse aynı hatayı, aynı kusuru yapar mı yapmaz mı bir şey diyemeyiz.
Bir kimse bir daha önce bir suç işledi diye, devamlı suça devam edecek diye de bir kaydı yok. Rabbim inşallah o kardeşimizin de nefsine fırsat vermesin. Bu rukiye nedir? Bu rukiye bir kimseye okumak, hadis şeriflerde de geçer, bir kimsenin rahatsızlığında ona bilmiş olduğu duaları okumak. Bunu rukiye deniyor, İslam literatöründe. Hz. Allah'ı rüyada hangi surette görünür, bununla ilgili hadis var mı? Var. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri genç bir erkek suretinde gördüm diye, Allah'ı genç bir erkek suretinde gördüm diye böyle bir hadis şerif var. O yüzden Cenab-ı Hak herhangi bir kimsenin rüyasında, insan suretinde görünebilir veya bir hitap olabilir.
Bunlar normalde ama Allah o değildir. Öyle söyleyeyim. Yani bir insan suretinde gördü, o insanı Allah olarak, Rabb olarak tanımlayamayız. O yüzden o değildir deriz. Çünkü İmam-ı Azam'ın da bu konuda rüyası var. Değişik büyük zatların bu noktada rüyası var. Allah'ın rüyada görülebileceğine dair de hadis şerifler de var. O yüzden hadis şerifleri mucibince görülebilir mi? El cevap görülebilir. Bunu kısa kesiyorum. Bununla alakalı bir İzmir'de, Gazemir'de, 5-6 yıl oluyor herhalde, bir daha önce İlahiyat Fakültesi'nde bir program oldu. Geçenlerde kıyametin kopması o sebepten. Bununla alakalı husisi bir yukarıda inşallah vakfın şeyinde bir sohbet edeceğim.
Komple bir İzmir'de yaptıydık aslında. Onun kayıtları var mı yok mu? Salim var mı kayıtları? Normalde onun kayıtları var. Oradan da bakılabilir ama ben yine de bir taze inşallah böyle bir sohbet yapalım. 2015 dair o sebep. Tamam. Allah razı olsun inşallah. Zikir ve nafile ibadetleri arttırdıkça nefsimin daha da kabardığını ve zorlandığını fark ettim. Neden böyle oluyor? Daha da arttırınca daha da zorlanacak. Zaten nefisle mücadele bu. Siz iyilik yaptıkça nefsiniz sizi zorlayacak. Siz zikrullaha geldikçe nefsiniz sizi zorlayacak. Siz namaz kıldıkça nefsiniz sizi zorlayacak. Bir ibadet yapmazken herhangi bir şey yapmazken nefsi insanı zorlamaz. Zaten nefsinin istediği yerde.
Hevahevese uymuş, şeytana uymuş. Nefis onu neden zorlasın? O nefsinle beraber zaten kol kola yürümüş gidiyor. Nefis onu zorlamaz. İbadet eden, zikreden. Kendince bir yola koşan kimseyle nefis başlar mücadelesi. Allah bizi iyi etsin inşallah. Ben sizin dervişiniz değilim ama bir konuda yardımınızı istiyorum. Benim eşim çok sinirli. En küçük şeyden kavga çıkarıyor ve çok kıskanç. Ona nasıl davranabilirim? Kendisi şu an askerde benim ailesini çok kırıyor. En küçük şeylerden kavga çıkarıyor. Nasıl davranabilirim? Ne yapmalıyım? Normalde öfke şeytandandır. Biz sinirli diyoruz öfke. Öfke şeytandandır. Ancak bir kimse öfkelenecekse nefsine öfkelenecek.
Öfkelenecekse örneğin Kur'an sünnet düşmanlarına öfkelenecek. Öfkelenecekse. Öfkelenecekse savaşta gavura karşı öfkelenecek. Öfkelenecek, öfkelenecekse. Öfkelenecekse bir kimse böyle olur olmaz şeye öfkeleniyorsa işte etrafını kırıp döküyorsa o kimse şeytana uymuş. Ya işte o böyle huyu böyle değil ahlakı kötü. Ahlakı kötü. Allah yardım etsin inşallah. Bir de şimdi normalde hani böyle öfkelenen şerlik yapan kimseye de insanlar onun şerrinden emin olmak için ne isterse onu yaparlar. Bu sefer onlar öfkeden beslenirler. Şimdi bunun şerri bana bulaşmasın diye şerliğine devam eder bir kimse. Asar, keser, biçer, yalan, yemin hiç önemli değil.
O şer kusar etrafa. Herkes de şöyle yapar. Aman şerri bana bulaşmasın ben onunla cederleşmeyeyim. Hadis-i şerifi unutur. Siz bir kötülüğü gördüğünüzde elinizle, mümkün değilse dilinizle, o da mümkün değilse kalben buz ederekten önlemeye çalışınız. Biz o şerri, o şerri eğer elimizle mümkünse elimizle düzelteceğiz. Bu kime ait? Bu devlete ait. Anarşi yok. Mümkün değilse dilimizle düzelteceğiz. Ne yapacağız? Nasihat edeceğiz, söyleyeceğiz, konuşacağız. O da mümkün değilse kalben buz edeceğiz. Bu da imanın en zayıf noktası. Bizim Müslüman toplumunda şöyle bir zayıflık var. Bir kimse şer, biz şerrin şerliğini durdurmak için uğraşmıyoruz. Veya o şerre karşı mücadele etmiyoruz biz.
O şer, şerlini kime yapıyor? Masumların üzerine yapıyor. Biz masumların yanında da duramıyoruz. Biz mazlumların yanında da duramıyoruz. Biz o şerrin ve şerlilerin haksızlığa uğrattığı kimselerin yanında da duramıyoruz. Şerle mazlum ve masumları baş başa bırakıyoruz biz. Bakın şerle masum ve mazlumları baş başa bırakıyoruz. Bu aslında ta Beni İsrail ahlakı. Neden Beni İsrail ahlakı? O zamanın Musa Aleyhisselam'ın kavmi bunlara callut savaş açınca dediler ki Musa'ya sen Rabbinle beraber savaşıcı ol. Biz savaşanlardan değiliz. Calluta karşı durmadı Musa'nın kavmi. Musa'nın kavmi calluta karşı durmadığından dolayı Cenab-ı Hak ardındaki ayeti kerimede diyor ki yeniden iman edip yeniden iman edip yeniden cedid bir nesil getiririm diyor.
Ve yeniden iman eden yeniden cedid bir nesil getirdi. O neslin içinden çıktı Davut. Ve Davut callut'u yendi. Bakın Davut callut'u yendi. Şimdi bir topluluk bu kim olursa olsun isterse senin ailen olsun evinin içerisinde evin içerisinde oğlan şerlik yapıyor. Oğlanın şerliğinden dolayı oğlanın her dediği yapılıyorsa veya kızın şerliğinden dolayı aman kavga çıkmasın deyip de haram helal tanınmadan her dediği yapılıyorsa diğer çocuklara haksızlık yapılıyorsa anne baba şer olan evladın yanında durdu.
Masum ve mazlum evlatlarını ezdi. Anne baba şerle mücadele etmeyi göze alamadı. Anne baba şerlik yapan evladıyla mücadele etmeyi göze alamadığından masum ve mazlum evlatlarının hakkını yedi. Öbürkü şer geldi bağırdı çağırdı kırdı fattı verin bana para dedi. Annesi babası ona parayı verdi. Ona verdikleri paranın miktarı kadar öbür evlatlarına vermedi.
Şer kazandı. Bakın evin içerisinde. Ticaret yapıyor. Çalışanlar var. Çalışanlardan birisi şerlik yapıyor. Patron onun şerliğini durduracağını ondan tırsıyor. Ona da mükafat veriyor. Toplumda şer insanlar vardır. Şer adam. Oradaki insanlar aman bu şerre bulaşmayalım biz başımıza iş almayalım der. Şerrin şerliğinin devamına fayda sağlar. Hadis-i şerifi unutmayın. Kişi sevdiğiyle beraberidir. Kişi sevdiğiyle beraberdir. Sen şerri seversen şerri işlemiş gibi günaha girersin. Sen şerrin yanında durursan, onu desteklersen, masumu ve mazlumu kollarının altına, kanatlarının altına almazsan, kalben, fikren, eylem olarak masumu ve mazlumun yanında durmazsan, o şer sana da bulaşır.
Ve sen de şerrin şerlinden sorumlu olursun. Bakın şerrin şerlinden sorumlu olursun. Müslüman için bu dünya geçicidir. O yüzden Müslüman bu dünyada kötülüklerle mücadele etmekle emrolunmuştur. Bakın kötülüklerle mücadele etmekle emrolunmuştur. Biz kötülüklerle mücadele ederiz. Biz şerle mücadele ederiz. Şerre boyun bükücülerden, kötülüklere boyun bükücülerden değiliz. Müslüman öyle olmalı. Öyle olunca, o zaman o çok öfkeli o arkadaş. Dur ya, ne o? Sıradağları sen mi yarattın? Senden daha öfkeliyim. Ne yapacaksın? Kadına vurmak kolay.
Masuma vurmak kolay. Çocuğa vurmak kolay. Elini kaldırdın kim? Çocuk. Gel bana kaldır hadi. Elini kaldırdın kim? Kadın. Hadi git o kadının abisine vur bakalım. Hadi o kadının git babasına vur bakalım. Hadi git vur bana. Ne yaptı bu kadın? Soruyorum. Ne yaptı yavrum? Ses yok. Vur hadi bana diyorum ben. Kafasını büküyor. Ne kafanı büküyor benim yanımda? Kapı değilsin ya. Vur hadi bakalım. Aa değil. O yüzden o çok öfkelimiş canım.
Bırakıverin onu. Hayır bırakmam. Ya dokunmayalım ya. Şerlik bulaşmasın. Bulaşsın kardeşim. Ne şerli bulaşacaksa bulaşsın. Dokunurum. Dokunurum. Kimsenin bunu yapmaya hakkı yok. Kimsenin şerrinden dolayı, şerrinden dolayı dilimizi güdük çıkaracak noktada değiliz. Yok.
Hak ve hakikat noktasında sonuna kadar mücadele. Adalet noktasında sonuna kadar mücadele. Kur'an sünnet noktasında sonuna kadar mücadele. Sonuna kadar mücadele. Hak ve hakikat mı? Evet. Kur'an ve sünnet mi? Evet. Sonuna kadar mücadele. Eziliriz de. Dövülürüz de. Mahkemelerde de sürünürüz. Karakollarda da sürünürüz. Hakkımız için mücadele ederiz. Kur'an sünnet için mücadele ederiz. Hak ve hakikat için mücadele ederiz. Bu oyunu eğmeyiz. Bir köşeye de çekilmeyiz. Ben kendi nefsim için söylüyorum. Bir köşeye de çekilmeyiz.
Başımıza ne gelecekse gelsin, Kur'an sünnet hak hakikat noktasında gelsin. Gelsin. Bundan dolayı gelene şerbetler içeriz. Şerbetler içeriz. O yüzden yok, çok sinirliymiş de arkadaş. Allah bizi affetsin. İslamiyet'te cinsellik hakkında ders yapalım demiştiniz. İnşallah ya. Onu değil mi öyle bir söz verdiydim. Şunu alayım şuraya. Unutmayayım. İnşallah. Geçmiş zamanlarda da Allah dostlarının alimlerin yanında az kişi mi olur? Derviş üstad arasındaki muhabbet, samimiyet sizce yeterli midir? Derviş üstad arasında biyatlaşma rüyada olduğunda derviş adayın seyri sülükü başlar mı? Normalde geçmiş zamanlarda da Allah dostlarının alimlerinin yanında az kişim olur dediğinde yani bu zaman zaman duruma konuma göre değişen şeyler.
Kimisinde az olmuş, kimisinde çok olmuş, kimisinde zamanın konumun durumuna göre değişiklikler. İllaki az olacak diye bir kaydı yok. Derviş üstad arasındaki muhabbet, samimiyet sizce yeterli midir? Bunun derece matiği yok ki bizde yeterli midir diyelim. Bunun derecesi yok. Herkes kendince sever, kendince muhabbet besler. Derviş üstad arasındaki biyatlaşma rüyada olduğunda derviş adayın seyri sülükü başlar mı? Ben bu konuda benim düşüncem şu. Bir kimse bir yerden ders aldıysa seyri sülükü başlar mı? 28 Şubat'ta zikir halakaları ve cemaatler kötü gösterildi. Medya tarafından benzer senaryo şimdide var mı? Hiç eksilmedi ki.
Bu zaman zaman belki de harareti aşağı düşer. Ne bileyim zaman zaman böyle sanki yokmuş gibi görünür. Bu bitmez. Bu hiçbir dönem bitmemiş. Bakın hiçbir dönem bitmemiş. O yüzden hani bu ehli sufi ile ehli sufi ile işte zaman zaman ehli zahirin zaman zaman devletlerin sistemlerin arasında problem bitmemiş. Geçen Salim bana Niyazi Mısır'ın hayatını atmış.
Yani Osmanlı zamanında da Niyazi Mısır'ı sürgüne gönderilmiş. Şimdi Niyazi Mısır'ı şey yapacağız. Ne yapacağız? Met edeceğiz. Uğraşıyorlar boyuna şimdi. Sürgüne gönderdikleri. Perperişan ettikleri kimseyi. Şimdi taltife çıktı uğraşıyor insanlar. Yani oraya gemiler götürüyorlar. İnsanları götürüyorlar. Oralarda işte konferanslar veriyorlar. Hem götürdükleri insanları bir tatil yaptırıyorlar. E sonuçta sürmüşler önceden. Bunlar yaşanmış. Sonuçta bu şey değil. 28 Şubat'taki o televizyonlarda televizyon televizyon dolaştırılan şeylerin birer düzmece olduğu, birer algı olduğu sonradan çıktı meydana. Ama sonradan meydana çıksa ne olacak ki? Yani toplumda o bir yerleşti.
Yani kötülük hızlı yayılır. İyilik gibi yayılmaz kötülük. Kötülük bir adımla on bin adım gider. İyilik ise adım adım gider. Yani o normalde o yayınlanan şeylerin doğrusu çıkıncaya kadar o yayınlanır gider ki o. Her yere ulaşır o. Deccal ulaştırır onu. O yüzden bu bitmez bu. Bakın bu bitmez. Neler neler neler … Daha öncesinden de. Ya benim kendi şeyhim Abdullah Efendi için demişlerdi ki çok özür dilerim. Hani bu Alevi tahtacı.
Evine gitmesen, eşini, çoluğunu, çocuğunu tanımasan yani herkes şüpheye düşer. Bir baktım Bayındır'da bu slogan halinde yerleşiverdi anında. Bayındır'da. Sonra biz bir müddet sonra bizim Şeyh Efendi'yi Bayındır'da ağırlayacak durumumuz yok çünkü. Herkes bekar böyle evli olanlarda evine nereye misafir alacak Bayındır'da. Mümkün değil. Biz sonra bir müddet sonra Şeyh Efendi'yi Bayındır'a davet ettik biz. Bayındır postanesinin önünde o minibüsten indi. Ben onunla beraber yukarı doğru yürüyorum Bayındır'da yukarı doğru. Şeyh Efendi'de beyaz sakal tabii benimki gibi uzun. Benim kendi tanıdıklarım bana selam vermiyorlar. Kenarlardan kaçıyorlar.
Yani o beyaz sakallı böyle kimse geliyor. Çünkü bizim Bayındır'da öyle sakallı bir kimse yok. Sakalı uzun Bayındır'da öyle kimse yok o zaman için. Bazen tuhaf geliyor size. Bayındır'da camide ilk sarık saranım ben. Şeyh Efendi oğlum cumaları sarını sar dedim ona. Camide dedi. Ben gittim en ana halkaya. Yani dedim en ana halkaya gittim. Hemen imamın arkasında birinci saftayım. Cuma kılıncak ya. Hutba okunmaz dönünce belimden çıkardım. Sarığı sardım. Oturdum yerde. Arkamda orman işletmesinin müdürü, müdür yarıncıları, şefler arkamdaymış. Birbirlerine diyorlarmış. Bu bizim Mustafa değil mi? Bizim Mustafa.
Bu kafasındaki ne? Arkadan modurtular geliyor. Bu kim? Hazreti Ömer gibi diyor birisi. Öbürkü diyor bu kim lan? Yeni mi çıktı bu diyor? Kim bu diyor? Bildiğiniz cami bayındırır. Merkez camisi. En büyük camisi. Hacı Sinan cami. Cuma günü tıklım tıklım. Millet bizim orada farzı kılar çıkar. Kimse çıkmıyor ama. Beni görecekler kim bunu sardı diye. Konuşuyorlar bir de biz de. Normal camide konuşmak ne olacak ya senden? Adam küfür bile yapıyor bizim camide. Adamın biraz böyle tersi bak. Ne bakıyorsun lan camide? Yani birbirine kaykılır millet. Bizim gençliğimizde öyleydi. Namaz kılındı. Ben normalde önce sarı çıkardım kafamdan.
Kalktım bir döndüm. Müdür müdür yardımcısı, şefler sıralanıyorlar. Görecekler. Mustafa. Evet Mustafa. Böyle bir zamanda. Böyle bir yerde. Düşünebiliyor musunuz? Uzun sakal dahi milletin acayip baktığı zaman. 28 Şubat'tan itibariyle bu. Türkiye'de bitmez bu. Gerçek sufili yaşıyorsa bir kimse taş atanı çok olacak. Aileden, sülaleden her taraftan. Neden? Ya muhakkak bir de o sufiliğe yürüyenler, böyle sufiliğe gidenler böyle medreseden yetişme, kurstan yetişme değildir. Yani burada muhakkak imam hatipliler var, ilahiyatçılar var ama. Onları tenzih ederekten söylüyorum. Var mı başka içinizde medreseden gelme, böyle işte dini bir terbiyeden görme? Varsa elini kaldırsın.
Buyuz şimdi biz. Az önceden pedofilli meselesi vardı yani. Ya hepimizin bir sıkıntısı var ki burada. Geçmişimizde hangimizin sıkıntısı yok? Bazen bana diyorlar, işte sohbetlerde diyorsunuz günahkarız. Ha günahkarız. Saklayalım mı? Siz günahkar olmayan bir topluluk bulun. Gidin oradan ders alın. Evet. Büyük bir çoğunluğu her türlü haltı karıştırmış da gelmiştir buraya. Yapmıştır. Yapmıştır. O yüzden ayağınızı da denk alın. Bu adamların kafası böyle tel yandı mı size de sıkıntı verirler. Sebep mi? Adamın bir yere kadar. Ondan sonra ya şu dervişlik halakasını koyayım şuraya. Bir dakikalığına dervişliği bıraktım der.
Çiziverir seni. Ondan sonra gelir ya Rabbi affeyle beni der. Çizildiğinle kalırsın. E şimdi bir de bu tarafı var. Bir arkadaş geldi de. Abi dersimi al benim dedi. Ne oldu dedim ben. Abi bir olay işleyeceğim. Lan otur şuraya. Adam gelmiş. Hani derviş olarak olay işlemeyecek yani. Oğlum otur şuraya. Bizde böyle der arkadaşlar böyle bizim. Geliyor. Benim dervişliğim al benim dersimi al. Hayırdır diyorum ben. Abi bir böyle yapıyor şimdi. Abiciğim söyle ne var. Abi bir olay işleyeceğim de diyor. Kimi vuracaksın diyorum. Beraber gidelim. Kalıyor şimdi. Oğlum ne yapayım ben seni nasıl kıyarım şimdi diyorum ben. Sen santimetreyi tutturamazsın şimdi. Daha yukarıdan yaparsın.
Ben gideyim ben tuttururum diyorum ben. Abi olur mu diyor mu yavrucuğum olur işte şöyle işte böyle. Adamı teskin ediyoruz topluyoruz. E gelmeyeni ne yapacağız? Adamı o esnaf dedi ben dersi bıraktım kardeşim. Al kavuk da senin olsun sarık da senin olsun. Ben bir çizeyim onu dedi. Ne diyeceksin sonra? Allah muhafaza eylesin. Burası komple böyle olgunluğa ermiş. Kemalermiş bir topluluk değiliz biz. Ara sıra telimiz yanar yanar. Allah muhafaza eylesin. O yüzden 28 Şubat. Ben her derste dedim. Bitmez. Devam eder o. Bunlar böyle renk değiştirir. Desen değiştirir.
Atkı çözgü değiştirir. Tezgah aynıdır. Devam eder. Allah bizi affetsin. Bizim durumumuz nasıl olmalı? Bugün devletin üst düzey yetkilileri toplantılarında peygamberimiz ve ecdadımız zikir meclisleri değil ilim meclisinin tercih ederdi dedi. Efendim neden zikir meclisleri her zaman hedef gösteriliyor ya da ikinci sırada yer alıyor? Tarih boyunca böyle olmuş. Hep hedef göstermişler. O yüzden alınmıyoruz. Allah bizi affetsin. Öldükten sonra azapta ne sorulacak? Öldükten sonra azapta ne sorulacak? Öldükten sonra azaba gireceğini nereden biliyorsun? Dervişler için böyle bir şey yok. Biz şimdi bir zikrullah alakası yapacağız.
Allah'ın izniyle geçmiş günahlarımız affolacak. Tenavak vaat etmiş. Hem zikir alakasında oturacağınız, geçmiş günahlarınızı bir de hayra çevirecek. Bir de diyorsunuz ki millet neden zikir alakasından uğraşıyor? 9-15 treni mi çarpacak size? Hem böyle sevap alacağınız, hem bir de kimse size çatmasın. Öyle mi? Oh ne ala memleket. Yok öyle bir şey. E ben derviş oldum nefsim daha fazla vuracak. Vuracak tabii. Geleceksin buraya normalde az mı vurur? Çok vuracak tabii. Sen gel zikrullah alakasına katıl. Geçmiş günahlarının affolduğu yetmiyormuş gibi onlar da hayra çevirsin git. Buraya gelirken elini kolunu sallaya sallaya gelceksin.
Nefis şeytan seni asılmayacak. Öyle mi? Yok öyle bir şey. Her şey asılacak seni buraya gelmeyesin diye. Eşin, annen, baban, çocukların. Herkes bir tarafından asılacak senin gitme diye. Şeytan, nefis, heva, heves hepsi. Sebep? Çünkü geldiğinde geçmiş günahları affoldu, yetmiyormuş gibi bir de hayra çevrilecek. Allah bizi onlardan eylesin. Anne, baba hakları nelerdir geceniz hayır olsun. Öf bile deme. Günlük virdimi çekiyorum. Bir konu hakkında tövbe etmiş olmama rağmen dersimin sonunda üç kere daha tövbe edip o konuyu düşünüp çok ağlıyorum.
Bu durumu her gece yaşıyorum ve yapmadığımda kendimi rahatsız ediyorum ve bunları yapmaktan kendimi alamıyorum. Acaba nefsimden mi diye yapıyorum yoksa yapmaya devam edeyim mi? Tövbeye devam. Namazda, kıyamdayken, Fatih'i okuduktan sonra Zam-ı Suriye'yi okumayı unutan bir kimse rükü eğilmek için ellerini aşağıya saldıktan ve ayaklarını birleştirdikten sonra Zam-ı Suriye'yi okurken tekrar ellerini bağlayıp ayaklarının arasını sünnet miktarı yani dört parmak kadar açar mı?
Açar. Vay ya siz bu kadar bu kadar dört parmak falan onları böyle demek ki bu kadar ince hesaplayıp namaz kılıyorsunuz. Maşallah, sıvhanallah. Allah nazardan saklasın ya. Allah'ım böyle soruyu okuyunca ayaklarım şimdi aklıma geldi. Allah'ım yarabbi ya. Hacı Mehmet şeyli, imam hatipli Hacı Mehmet senin de aklına geliyor mu? Dört parmak, üç parmak gelmiyor ona. Senin aklına geliyor mu Hüsuf Hoca? Yok. İmam hatiplere sorayım dedim bana. İnce mi düşünüyorlarlar? Allah'ım yarabbi ne ince ya. Serkan senin aklına geliyor mu? Namazı kılarken hayatta dört dört parmak. Serkan değil miydi adın? Serdar. Hiç gelmiyor mu senin? Allahu ekber. Acaba ben mi tuhafım diye bakıyorum?
O yüzden soruyorum. Serdar'ın da hiç aklına gelmemiş. Var mı aklına gelen öyle parmaklarına hesaplayan içeride? Soru sahibi ne haricinde? Muhtar senin de mi hiç aklına gelmiyor? Gelmiyor. Allah'ım bakıyorum. Ben kendimi tuhaf hissedecektim yoksa. Allah bizi affetsin. Olsun gene sen hesapla dört parmağı. Onun kendine virt edinmiş o. Sıkıntı yok. Rüku halinde olan imama yetişen bir Müslümanın imamın kıyam haline geçmesini mi beklemeli? Hüküm bayanlar ve erkekler için değişiyor mu? Değişmez. Rüku'ya imam Rüku'da ona tabi oldu ya. Rüku'da bir sefer subhane rabbiyel azim dese o rekata yetişmiş oldu. Kadınlar için de erkekler için de.
İmama farz namazında yetişip kaldığı yerden namazı eda etmek isteyen bir kimse. Allahu Ekber deyip imamın kaldığı yerden o da kılmalı mı? Evet. Tekbir getirerek namaza başlamak sadece erkeklere mi geçerli? Hayır. İmama tabi olacak. Allahu Ekber diyecek. İmam nerede kılıyorsa, oturuyorsa oturacak. Ayaktaysa ayakta. Rüku'dasa rüku'da. Secdede ise secdeye. Allah bizi affetsin. Amin. Fa'la ve'nnehu. La ilahe. El Fatiha ma selamu ta. Amin.
Eşme. Destur.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.