mustafaozbag.org

Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 16.12.2021

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 17 Aralık 2021 · 55:06

Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin inşâAllah. Cenab-ı Hak ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim Hakk'a hak bilip, hak yolunda mücadele eden, batılı batıl bilip, batıla batıla karşı cihad eden kullarından eylesin inşâAllah. Evlilik görüşmesi yaptığım beyefendiyi rüyamda gördüm. İkimiz bir aracın içinde yolculuk yapıyorduk. Ben buradan rüya tevil etmiyorum ama, neyse, yarıya geldik zaten. Yolculuk yapıyoruz, arabayı beyefendi kullanıyor, yanda oturuyorum. Havada helikopterin geçtiğini ve aşağı doğru yaklaşınca, kendisini dikkat etmesi için uyardım. Helikopter arabanın üstüne düştü, araçtan sağ çıktık.
Bu rüyanın bize verdiği mesaj var mıdır, yardımcı olur musunuz? Devam edin istare yapmaya inşâAllah. Namazda çok esneme geliyor, ne yapmam lazım? Ve namaz kılarken hangi rekatta olduğumu unutuyorum. Namazda esneme geldiğinizde içinizden ev yüzü besmele çekin. Namazı kılarken hangi rekatta olduğumu unutuyorum. Ne yapmam lazım? En son hatırladığın rekattasındır. Öyle namazını kıl. Valinin Şebarız programıyla ilgili izin belgesinde açıklamış olduğu karar, bir Müslüman olarak kanıma dokunuyor. Toplumun huzurunu bozan onca rezillik varken, sufiler yani Müslümanlar mı toplumun huzurunu bozuyor? Anlamadım ne yapmamız gerekir?
Bir şey yapmamız gerekmiyor. Yani ben bu işin böyle şahsileştiğine inanıyorum. Valinin şahsıyla benim şahsımın arasında bir şahsi bir sıkıntı olduğuna inanıyorum. Ne olduğunu da bilmiyorum. Bunlar zaman zaman olur yaşanan şeyler. 28 Şubat'ta da bu tip şeyler yaşadık. Ben çok üzerinde durmuyorum. Hukuken valinin hakkı vardır böyle bir şey. Böyle bir şey yaptı. Bizim de hukuken itiraz ettik. İtirazımız devam ediyor. İşte şeyde verilen mahkemenin kararında valiliğe bir ay müsaade etmiş haklı gerekçelerini sun diye bir ay içerisinde valilik makamı haklı gerekçelerini sunarsa mahkeme ona göre karar verecek.
O yüzden bir ay sonra, bir aylık bir zaman zarfı var. Bir ay sonra eğer mahkeme Şebaruz programında herhangi yapılmasında bir sakıntı, bir sakınca görmüyorsa Şebaruz da demeyelim Mevlana'yı anma ve sema programında bir sakınca görmüyorsa yapacağız. Allah'ın izniyle. Ama bir sakınca görürse mahkeme yapacak bir şey yok. Bizim devletle çatışacak halimiz yok. Hukukla, mahkemeyle çatışacak halimiz de yok. Yapamazsınız derlerse yapamayız. Yaparsınız derlerse yaparız. Bizim bu konuda durduğumuz yer belli. Nasıl tekkeye boşaltın dediler. Bir günde boşalttık. Boşaltırız. Herkesin uyduğu yasalara uyarız. Sonuçta tekke de bizim değildi zaten.
Vakıflarını da boşalttılar, boşaltırdılar. Bizim üzüntümüz, biz boşalttıktan sonra yani normalde birilerine verselerdi, yine bir işlevine devam etseydi, hizmetine devam etseydi. Üzüntümüz bu. İlla ki bizim olacak, biz orada hizmet edeceğiz diye böyle bir kaydemiz yok. Bu işler, hani Hz. Pirden geçen Divan-ı Kebir okuyoruz ya, nöbet diyor. Nöbet gelirse, nöbetini en iyi şekilde yerine getirmek gayret edeceksin. Nöbet gelmezse yapacak bir şey yok. Ne olur, ne yaşanır, gelecek neye gebedir bilemeyiz. O yüzden bizim gibi topluluklar sokaklara dökülüp de sokaklarda bağırış çağırış yapamayacağına göre bizim gibi topluluklar valinin önüne gidip de orada protesto yapamayacağına göre bizim gibi topluluklar herhangi bir serkeşlik yapamayacağına göre böyle bir şey mümkün değil.
Biz hukuk tarihinde gider müracaat ederiz, mahkemeye veririz. Hukuk tarihinde kazanırsak devam ederiz. Kazanamazsak yapacak bir şey yok. Nasıl korona döneminde geldiği vakfın merkezini mühürlediler. Dedik, haksız bu, hukuksuz. Yani burası lokal değil, burası vakıf yeri. O günkü emniyet tamiri dedi ki ben burayı lokal görüyorum dedi. Mühürledi. Mahkemeye müracaat ettik. Mahkeme bizi haklı gördü. Ondan sonra valilik makamı bir daha mühürledi. Bir üst mahkemeye gittik. Yine bizi haklı gördü. Vakfı açtık. Hizmete devam ediyoruz. Bunun gibi. Bizim Cenab-ı Hakk'a şu konuda hamd ediyorum. Buna da çok açığım. Kur'an sünnet tarihinde bir eksikliğimiz varsa bunu devletin yapması mümkün değil zaten.
Bunu ancak böyle alim, ulema takımı yapar. Kimse. önümüze koyar Kur'an sünnet tarihinde der ki buranız eksik. Buranızı tamamlayın. Biz de tamamlarız. Devlete karşı olan davranışımızda, biçimimizde bir eksiklik varsa ceza yasası belli, anayasa belli, hukuk belli. Onlar da dava açar devlet. Der ki burada bir eksikliğim var, burada bir noksanlığım var. devlete karşı olan vazifede veya devlete karşı olan davranışımızda ona da hazırız. Sonuçta vakfı incelediler, derneği incelediler. Biz bu arada birçok incelemeden geçtik. Cenab-ı Hakk'a hamdolsun. Hiçbir sıkıntı da çıkmadı. Bu kadar basit. Ben sonuçta bunları hep inceliyorlar. Aranıza giriyorlar, soruyorlar. Siz de haklı olarak ne görüyorsanız, ne duyuyorsanız onu söylüyorsunuz.
Ben size kalkıp da burada ifade düzdürmüyorum zaten. Canlı yayında da açık açık konuşuyorum. Bütün sohbetlerim canlı yayında. Nerede ne sohbet ediyorsam, nerede ne konuşuyorsam, meydanda bir suç unsuru varsa devlet inceletir, bakar, mahkem açar. Eyvallah. Yapacak bir şeyimiz yoktur bizim de bu konuda. Ama sohbetlerde de devlete karşı veyahut da insanları devlete kışkırtmak gibi böyle bir derdimiz de yok zaten. Hiç olmadı bugüne kadar. O yüzden mahkeme neye karar verirse o kararı uygularız. Mahkeme derse ki bu adamların asayiş problemi yok. Bu Mevlana'ya anma gününü yapabilirler. Salonu da belediye başkanı, belediye yani merun olsun verirse gider tutar yaparız. Ama belediye salonu vermezse kafasına silah dayayıp namaz salonu bize vermiyorsun deme durumumuz da yok.
O yüzden biz kanunların, hukukun dairesinde durmaya gayret ediyoruz. Benim sufiliğim yaklaşık otuz kusur yıl. Otuz kusur yıldan beri ben bu sufi topluluğun içindeyim. Bunları hep zaman zaman gördük, yaşadık. Zaman zaman daha ağırlarını yaşadık. Daha hafiflerini yaşadık. Bir sürü iftiraların altında kaldık. Bir sürü zanların altında kaldık. Cenab-ı Hak hamdü sena olsun. Rabbim bugüne kadar getirdi. O yüzden bakın şunu hiçbir zaman unutmayın. Bir sufiliğinizi kullanaraktan insanları basamak yapmayın kendinize. Sufiliğinizi kullanaraktan ekonomik, siyasi, sosyal basamak yapmayın kendinize. İstismar etmeyin. Allah sizinle olur. Bunda bir sıkıntı görmeyin kendinizce.
hani aranıza giriyorlar soruyorlar ya sorulan arkadaşlar da bana söylüyorlar. Bir arkadaş geldi işte sordu para topluyorsunuz mu? Yok işte şeyhinize para veriyorsunuz mu? Yok işte şunu yapıyorsunuz mu? Bunu yapıyorsunuz mu? diye bunu sorarlar araştırırlar. Kadınları taciz ediyor mu? diye soruyorlar soruşturuyorlar. Bunu araştırırlar. Herkesin eşi burada. Kızı, çoluğu, çocuğu burada. bunlar konuşulacak şeyler değil ama bunları araştırıyorlar. Bakıyorlar, ediyorlar. Ondan sonra yani tabii onlar da haklılar. Genelde bu tip şeyleri istismar edenler bunları istismar ederler. Dervişlerden para toplarlar. İşte dervişlerin parasını yer. Dervişleri aldatır.
Cenab-ı Hak'a hamd ediyorum. Ben daha ticaret yapıyorum. Büyük bir çoğunluğumuz biliyor. İşte gayrimenkul ve araba alım satım işim var. Ara sıra iplik alıp satıyorum. Ticaretim devam ediyor. O yüzden bu noktada Cenab-ı Hak'a hamdü sena ediyorum. Hiç kimseye ihtiyacım yok. Halim vaktim yerinde. Hiç kimse de diyemez zaten. Mustafa Özba birisinden bir kuruş para toplamış diye. Kendi nefsiyle alakalı. O yüzden benim verilmeyecek bir hesabım yok. Devlette de çatışmam. Yıllardan beri de çatışmadım. Devlet benim devletim. Devletin içerisindeki bazı bunu hep söylerim. Bunu ülkücülüğümde de söylüyordum. Şimdi de söylüyorum. Bunu görüyorum çünkü.
Devletin içerisinde bilerek veya bilmeyerek CIA'ya Mossa'da M16'ya yani İngilizlere çalışan unsurlar var. Bunu hep söyledim. Hep söylüyorum. Bunlar temizlenmediği müddetçe ülke düze çıkmaz. Bunlar ama devletin nasıl bir dengesi vardır? Nasıl bir denge politikası vardır? Bilemem. Ama bunlar temizlenmediği müddetçe bunlar böyle ahtapot gibi yayılmışlar. O onu tanıyor, o onu tanıyor, o onun adamı, o onun adamı, o onun adamı. Bu acı şeyler, bunları söylemek istemem. 28 Şubat'ta ben bunu kendi gözlerimle teyit ettim. Beni sorgulamaya gelenlere Mossad'dandı.
Bunu ben gözümle, kendi gözümle, kendi bedenimle bunu teyit ettim. Kendim gördüm. Devletim adına üzüldüm. Bakın devletim adına üzüldüm. Bağırdım, çağırdım, hakaret ettim içeride. Nasıl böyle bir şeye müsaade edersiniz? Nasıl Mossad'ı içeri alırsınız benim sorgulamama diye. Oradaki polislere, amirlere, söylemedik laf kalmadı. Hiç mi kanınıza dokunmuyor sizin diye? Ben buna karşıyım. Bu bürokratların içerisinde var, siyasetçilerin içerisinde var, yüksek bürokratların içerisinde var. Ben öyle inanıyorum. Benim elimde bu konuda maddi bir delil olsa valla da billaha da tillaha da gideceğim mahkemeye vereceğim.
Benim elimde maddi delil yok. Ben onu gördüm. Ama bunu delillendirmem mümkün değil. Ben o günden sonra daha da bu konuda şedidleştim. Sizin en İslami gördüğünüz partinin içinde onların elleri var. Sizin en İslami gördüğünüz cemaatlerin içlerinde onların elleri var. Sizin en takva gördüğünüz tahrikatların içerisinde onların elleri var. Var. Dolaylı olarak elleri var. Bakın dolaylı olarak elleri var. Yönlendirmeleri var. Bizim içimizde dahi vardır. Bazen zaman zaman arkadaşlar diyebilir yani ya işte etrafımda beş altı kişi var başka kimseye danışmıyor.
Yönlendirme alırsınız sizde çünkü. Bana direkt o mesajı veremez sizin üzerinizden verir. Sizin üzerinizden dağıtırlar cemaatin içine. Ben o yüzden zaman zaman şataat için değildir. O yüzden zaman zaman sorarım. Bana borç para veren var mı içinizde diye. Benden alacağı olan var mı içinizde diye. Bunu normalde teyit etmek sizin kendinize teyit ettirmeniz için söylerim. Bakın sizin kendinize teyit ettiririm. İçinize girerler çünkü onlar. Burada oturur normal derviş gibi. Bizim kapı açık çünkü herkese. Ona buna sorar. Sana borcu var mı? Sana senden para alıyor mu? Kimden alıyor? Kimden topluyor?
Filanca mı veriyor? Bunu aranızda da konuşurlar. Bu açıktır. Ben o yüzden derim. Arkadaşlar kimin alacağı varsa söylesin. Birinizden borç para istediysem söylesin. Net. Birinizden vakfa para istediysem söylesin. dergaha para istediysem söylesin. Söylesin. Ben istedim de ben istedim de o da verdiyse böyle bir şey yaptıysam hakkım helal değil söylemezse. Bakın net bu mesajlar. Net. Bunlar olur hep. Biz bunları yaşaya yaşaya geldik. Kimisi benim paramı hesaplar.
Millete der ki tekmeyle basıyormuş. Ne o? Parasını bilmiyormuş. Ben de alayı var ederim. Tekmeyle basıyorum parayı kasaya. Herkes her şeyime laf söyler benim. Herkes söyler. Sıkıntı yok. Biz dövülmeyi, sövülmeyi, dedikoduyu, gıybeti, aşağılanmayı, yere vurulmayı göze aldık, yürüdük, yola çıktık. Cenab-ı Hak bugüne kadar getirdi. Bizim gücümüzden, kuvvetimizden ne olur? birisi çıksa buradan dese ki on kişi toplanın, toplanamaz. Toplanamaz, bocalar. Yapamaz. Milletin gönlüne sevgiyi verecek olan Allah, gönlüne koyacak olan Allah, gönlüne koymuyorsa yapacak bir şey yok zaten.
Böyle bir iddiamız da yok zaten bizim. Biz meydandayız. İlmimiz meydanda, maneviyatımız meydanda, kendi halimiz meydanda, her şeyimizde meydandayız. Yaşım olmuş 50 yaşında da aynıydım, 40 yaşında da aynıydım. Dünyadan çok şey bekleyen bir insan değilim. O yüzden gücüm yetince Kur'an sünnet dairesinde, vatan millet noktasında duracağım. Gücüm yetmedi yerde yapacak bir şeyim yok. Ondan da sorumlu değilim. Varsa yapabileceğim bir şey yaparım. Yapabileceğim bir şey yok zaten yapma. Çok basit. Bir yerde bir programa gücüm yeterse giderim. Programı gücüm yetmezse gitmem. çok basit. O yüzden hiç sıkıntım yok. Vali böyle bir karar almış, böyle bir şey yapıyor.
Canın sağ olsun hiç sıkıntı yok. Hukuk orada, meydanda, mahkeme orada, meydanda, savcılar orada, hakimler orada. Biz mücadelemizi yapıyoruz. Gittik, müracaat ettik. Ne cevap verirlerse verirler. Şey barusu yapsam ne olacak? Yapmasam ne olacak zaten? Allah rızası için, Allah için yapıyoruz. Bizim öyle bir derdimiz yok. Bunu konuşmak istemiyorum şimdi. Hakkınızı helal edin. Yani normalde Bursa'da şebarüs yapmanın maliyeti elli milyar. E on beş milyar sadece salonu zaten. Yani ben Allah için yola çıkmışım.
Parasına, puluna da bakmıyorum. Müsaade etsen olacak, etmesen olacak. Mahkeme böyle bir şey versen olacak, vermesen olacak. yarın derim ki mahkemenin kararını beklemiyorum. Vazgeçtim yapmaktan derim. Çıkarım ne olacak ki? Ama bu benim karakterime uygun değil. Benim karakterim ne? Yok hayır. Benim bu hakkımsa ben sonuna kadar savunurum. Ben de herkes gibi Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşıyım. Herkes gibi bir vakıf kurmuşum gayet resmi. Vakfın sahibi de benim. Kimsenin başı yanmasın. Vakfın sahibi de kurucu mütevelli heyet başkanı benim. Böyle bir şeyde Türkiye Cumhuriyeti devleti anayasası hukuku dairesinde böyle bir etkinlik yapmaya da hakkım var.
Bunun içinde ne belediyenin ne valiliğin ne bir kamu kuruluşun ne de özel bir şirketin yardımına desteğine ihtiyacım yok. Benim meşhurdur böyle şataat yapmak için konuşmuyorum. Cebimde varsa harcarım yoksa harcamam. Bir başkasının kapısında da bekleyecek değilim bunu böyle yapacağız diye. Gayet netim ve basitim. O yüzden gücüm yetiyorsa yaparım. Gücüm yetmiyorsa yapmam. Gücüm yetiyorsa da istersem yapmam. Gücüm yeter. Yapmam. Bunu da yapmam. Şeybarustu yani burada bir Mevlevi topluluğu var. Bir Mevlevi topluluğunun bulunduğu bir yerde şebarustu yapmamak gerçekten şey yani abes yılda bir sefer biz de bunun için mücadele ettik.
Olmazsa olmaz. O yüzden çok da sıkıntı değil. Uyuşturucu ve psikolojik sorunlardan intihar edenin hükmü neden cenaze namazı kılınır mı? Hanefiler genelde intihar edenlerin cenaze namazlarını kılmışlar. Bunu da açıklama yapmışlar. Kendilerince demişler ki intihar eden bir kimse aklı yerinde intihar etmez. Yani onun aklı yerinde olarak intihar etmediğini hükmederekten kendilerince hüsnü zam beslemişler ve cenaze namazlarını kılmışlar.
O yüzden bir kimse cenaze namazlarını biz bu hüküm dairesinde açık açık böyle aklı yerinde intihar edip etmediğini bilmiyoruz bir kimsenin. Ama açık açık biliyorsa bir kimse aklı yerinde intihar etti onun cenaze namazını kılmaz. Ama öbür türlü aklı yerinde olup olmadığını bilmiyor. Bilmediği için hüsnü zam besler onun cenaze namazını kılar. Evet. Safiye binti şehbeden şunu da söyleyeyim bu tip mevzular olurken böyle sosyal medyada şu ana kadar rastlamadım hiçbir kardeşte de ama yine de hani nasihetin hoca misali yani çocuğu suya gönderirken önce kulağını çekmiş hafiften bir şaplak patlatmış demişler ne oldu demiş suya gidiyor tesliği kırmasın demiş e demiş daha yok bir şey demiş tesliği kırdıktan sonra bir anlamı yok şu ana kadar kardeşlerden böyle bir yanlış eksik bir paylaşım şey yapmadım
ne o görmedim kim neye hakaret ederse etsin siz hakaretvari bir dil kullanmayacaksınız siz küfürlü bir dil kullanmayacaksınız bunu defalarca da söyledim böyle dil kullananlar bizden değil bizim terbiyemizi almamışlar bizim eğitimimizi almamışlar o yüzden o bizden değil sosyal medya alanını sanki Allah görmüyormuş gibi görüp orada hakaretler savurmak orada böyle kendini bilmez sözler savurmak bir sufiye yakışacak şeyler değil şu ana kadar görmedim inşallah Rabbim kimseye de bu konuda bana göstermesin o yüzden arkadaşlar
seviyenizi hiçbir zaman bozmayın sufi ahlakınızı bozmayın sosyal tepkinizi gösterin bu sizin hakkınız bir hukuksuzluk var sosyal tepkinizi gösterin bir adaletsizlik varsa sosyal tepkinizi gösterin bir yanlışlık varsa sosyal tepkinizi gösterin haksızlıklar karşısında susan değilsiz şeytandır biz haksızlıklar karşısında susmayız mahkemeye verilecekse mahkemeye veririz itiraz edilecekse itiraz ederiz bu konuda nasihat edilecekse nasihat ederiz susmayız biz zulüm gördüysek burada zulüm var deriz tespit ederiz susmayız
hak ve hakikati konuşmaktan geri adım atmayız bir şey hak ise biz bunu söyleriz biz bunu konuşuruz bir şey Kur'an ve sünnetle sabit ise biz bunu konuşuruz doğruyu alkışlarız cumhurbaşkanı faizi indiriyor alkışlıyor diyorum ki sıfıra indirsin inşallah bu toplum faiz belasından kurtulsun bu büyük bir bela toplumun ilini kemiğini emiyor fuş büyük bir bela uyuşturucu büyük bir bela kumar büyük bir bela yolsuzluk büyük bir bela kamuyu peşkeş çekmek
birilerine büyük bir bela evet büyük bela bunlar bunları normalde bunlarla mücadele edilirse alkışlarız destekleriz eşcinsellik büyük bela insanlık ilçin insanlık onurunu zedeleyici ve insanlığın fıtratını bozucu büyük bela bunu ben başıma tac edemem birisi kalktı başımıza başımızın üstünde yeri var dedi ya eşcinsellik alakalı yok hayır bu bütün peygamberlerin lanet dediği Allah'ın lanet dediği bir fiiliyatı yapan bir kimsenin benim başımın üstünde yeri olmaz Allah'ın kesin kes haram ettiği ve bu haramı açıktan işleyen
bir kimsenin haramını ben başıma başımın üstünde yeri var diyemem bu yok böyle bir şey ben hakkı haykırır bir kimse eşcinsel başımın üstünde yeri var derse tecrid iman tecrid nikah gerekli ona sebep Allah'ın lanet dediği bir fiiliyatı övdüğü için onu met ettiği için başımın üstünde yeri var dediği için bir kimse huşu başımın üstünde yeri var derse ona tecrid iman tecrid nikah gerekli bir kimse herhangi bir haramı haramı hoş görürse herhangi bir haramı desteklerse ona tecrid iman tecrid nikah gerekli din bunu emrediyor
bana din bunu emrediyor başka bir şey yok dinin emri bu ama kalkıp da haramları destekleyecek değiliz ya haramları başımıza tac edecek değiliz ben müslümanım ben kuran ve sünnete iman ettim benim ülkemde bunların böyle eli kolu serbest bir şekilde bu haramları serbest bir şekilde yaşamaları bu haramları arttırmaları yaymaları kanıma dokunuyor şu heda kanıyla şerbet olmuş bu ülkenin toprakları bir şeyin içerisine şeker koyarsınız şerbet olur
bu topraklar şehit kanıyla şerbet olmuş Allah için burada mücadele etmişler Allah için cihad etmişler Allah için canlarından mallarından eşlerinden çocuklarından geçmişler biz şimdi Allah'ın lanetlemiş olduğu haramlara göz yumup içimizde yayılmasına devam etmesini mi sağlayacağız yoksa bununla mücadele mi edeceğiz bunlara biz göz mü yumacağız canları sıkılıyor ben böyle söyleyince alkışla kardeşim canını sıkma alkışla de ki Allah için bir konuşan bir kimse var de Allah'ın haram ettikleriyle mücadele eden bir kimse
var de alkışla de ki bu toplumun ne kadar yoldan sapmış insanı varsa toplamış Allah için Allah toplamış bunları normalde doğru yola getirmeye çalışan gayret eden bir topluluk var de ta Avrupa'dan eğitimciler gelip kontrole eğitimciler gelip bizi analiz etmeye çalıştılar hani nasıl beceriyorsunuz nasıl yapıyorsunuz bunu diye bizim buradakiler bize düşman ya biz bu eşcinselliğe müsaade etmeyin bundan mücadele edin diyorum ben kızıyorlar bana uyuşturucu da diyorum 10 yılda %1860 %1860 kızıyorlar ya ben bu topraklarda
öleceğim benim çoluğum çocuğum torunum tombolan gelecek neslim bu topraklarda siz gelecek çocuklarınızı düşünmüyor musunuz hangimizin çocuğuna bir uyuşturucunun dokunmayacağına dair garantisi var hangimizin çocuğuna fuhuşun dokunmayacağına dair bir garantisi var hangimizin çocuğuna eşcinselliğin dokunmayacağına dair garantisi var hangimizin çocuğuna kumar belasına tutulmayacağına dair garantisi var hangimizin eşi çocuğu torunu tombala gelecek nesli herhangi bir sapkınlığa uğramayacağına dair garantisi var yok ben artık
bende kayıtlı olmayan telefonları açmak istemiyorum ya bakıyorum telefon kayıtlı değil acaba hangi sapkınlığı dinleyeceğim şimdi diyorum acaba hangi sapkınlığı dinleyeceğim diyorum şimdi diyorum sapkınlıkları dinliyorum arkadaşlar sapkınlıkları aile içi aile dışı aile içi aile dışı toplumun nereye gittiğinin farkında değil insanlar ya bana hep bunlar geliyor yani ya bazen diyorum ki telefon alayım iptal edeyim telefonu diyorum kimse bilmesin bir tane bir hat alayım
beş kişi on kişi bilsin bu kadar diyorum gelecek soracak olan burada sorsun yemek yiyemezsiniz insanların yüzüne bakamazsınız kendi arkadaşınızın yüzüne bakamazsınız kendi eşinizin ve çocuklarınızın yüzüne bakamazsınız dinlediğiniz olaydan dolayı yemin ediyorum vallaha da bakamazsınız billaha da bakamazsınız yemek yiyemezsiniz günlerce yiyemezsiniz ben bazen diyorum ya birisi gelsin buraya otursun ben yirmi milyar maaş vereyim ona diyorum işinize gücünüze bakamazsınız imanınız olmazsa bu dünya yaşanacak yer değiller
bir tane götürür tamam bitti dersiniz bir tane tuğla koymazsınız dünya için bir tane tuğla koymazsınız dünya için dükkanınız varsa olduğu kadar olsun olmadı olmasın bu dünya böyle bir dünya dersiniz bazen hani gazet-i pir mesnevisinde veyahut da divan-ı kebirde dünyayı çok aşağılığıcı böyle alçaltıcı konuşuyor ya hani kötülüklerin kol gezdiği bataklık diyor ya içimden diyorum ki o da aynı şeyleri mi dinledi acaba öyle ya bu kadar diyorum dünyayı böyle zem edip dünyayı böyle aşağıladığına göre diyorum ben acaba diyorum
hani bana gelen telefonlardan gibi ona da gidip anlatan mı oldu diyorum geri çekilsen daha da bozulacak diyorsun vazifelisin yürü diyorsun kendini bir daha sabahleyin tekrar tamir ediyorsun her sabah kendini tamir ede ede yürüyorsun bir vaka dinleyeceğiniz eş çoluk çocuk hiç gibi hiçbir hepsini de atarsınız kenara bunu konuşmak istemiyorum eşinize dokunamaz çocuğunuzu öpemezsiniz bazen çok agresifçe hani böyle konuşuyorum ya bunlarla alakalı yazıyorum böyle bir şey dinledikten sonra
böyle benim de dengem kaçıyor yani diyorum ki bu millet nereye gidiyor bu hükümet bu devlet bütün unsurlarıyla bunları görmüyorlar mı basit şeyler söylüyorum görükle karakoluna bir gün Galibolu'dan gelirken aldılar gittik orada gittim oraya oradaki polis söyledi sadece bizde kayıtlı 5 bin tane fuhuş yapan kadın var görüklüde dedi bunların büyük bir çoğunluğu üniversite mezunu üniversiteyi de bitirmiyorlar dedi bir kısmı çevre il ve ilçelerden İstanbul'dan burada 1 artı 1 tutuyorlar geliyorlar burada fuhuş yapıyorlar
ondan sonra gidiyorlar buradan bunlar yer değiştiriyorlar hocam dedi Bursa'dakiler İstanbul'a gidiyor Eskişehir'e gidiyor Eskişehir'dekiler İstanbul'dakiler Bursa'ya geliyor hocam seninle namah getirdiler dedi ben bunları duyacakmışım o yüzden gelmişim dedi sadece görükle de arkadaşlar Bursa'da yaşıyorsunuz 5 bin tane kayıtlı yani karakola işi düşmüş karakolluk olmuş bir asayişle alakalı bir problem olmuş oraya yazılmış şimdi bunu biliyorsun ya sen ben bunu biliyorum siz Bursa'da 150'ye yakın gece kulübü olduğunu biliyor
musunuz sadece Bursa'da 150'nin üzerinde ruhsatlı ruhsatsız 200'ün üzerinde gece kulübü var pavyon statüsünde türkü bar bar gece kulübü 200'ün üzerinde bakın 200 tane orada onar tane bayan çalışmış olsa 2000 tane yaptı 2000 bayan yaptı bu 2000 bayanın 2000'i de fuhuş yapıyor büyük bir çoğunluğu ayrıyeten fuhuş yapanlar var bunlar asayiş ve kamu da bir düzen bozucu değil bunlar asayişi bozmuyorlar 50 tane semazen sema edecek bunlar asayişi
bozuyorlar kanınıza dokunur mu dokunmaz mı bursa'da 500'ün üzerinde içkili mekan vardır her mahallede her sokakta var her mahallede her sokakta var burada çalışanlar da var bunlar asayişi bozmuyor da 50 tane semazen sema edecek bunlar asayişi bozuyor duyamadım evet ben hiç
telefonu açmadım hiçbir yere bak murtaza telefon açmış vali yardımcısına vali yardımcısı demiş gibi valinin şahsi kararı evet biz de anlayamadık demiş nasıl olduğunu yani ben valiyle de çatışmak derdim değil beni ilgilendirmiyor hiçbir şey hele son 1-2 yıldan beri gerçekten ilgilendirmiyor memleketim adına üzülüyor mu insanlar adına üzülüyor mu o üzüntü yani düşünebiliyor musunuz siz Mustafa Özbağ olun gelin buraya oturun deyin ki Bursa'da 10 bin tane kadın var fuhuş yapan ülkede 120 tane genel evi var ülkede 130 bin kadın
genel evlerinde fuhuş yapmak için ruhsat almış ülkede 130 bin kadın müracaat etmiş ben genel evinde fuhuş yapmak istiyorum bana izin belgesi verin diye ülkede içki serbest kumar serbest uyuşturucu serbest fuhuş serbest her türlü melanet serbest onca adına tırnak içerisinde sanatçı dediklerimiz gelip konserler yapıyorlar her türlü rezillikleri yapıyorlar hiçbirisi de asayişi bozmuyor yıl 2021 bu topluluk 20 yıldan beri sema ediyor hiçbir asayiş problemi olmamış
hiçbir asayiş problemi olmamış ve bu topluluğe diyeceksiniz ki ne o kamu neydi kamu düzenini evet kamu düzenine aykırı asayiş yok ya dur cümleyi okumak istiyorum ağrıma giden cümleyi böyle kafama kazımayayım dedim ama kamu güvenliğini ve asayişi tehdit etme kamu düzenini tehdit kamu düzenini kamu düzenini kamu güvenliğini ve asayişi tehdit siz Mustafa Özbağ olun bunların hepsini
bilin ve bir mücadelenin içine girmiş olun 35 yıldır buna ülkücülüğü de koyarsak 40-45 yıldır bu ülkenin içeri bu ülkede mücadelenin içine girmişin kendini bildin bileli ve hiç kamuya bir zararın olmamış asayişlik bir problem olmamış 28 Şubat'ta bir kimsenin burnu kanamamış hiçbir nümayişe katılmamış hiç kimse karakolluk olmamış ve bugüne kadar arkadaşlara hep nasihat etmişiz elinizi dahi kaldırmayın hiç kimseye diye ve bize yazılan yazı hakkınızı helal edin kamu güvenliğini ve asayişi tehdit
evet ben bunu sindirmekte zorlanıyorum bunu sindirmekte zorlanıyorum zorlanıyorum sindiremiyorum bunu içim patlayacak gömüyorum kendimi ben millet ederim kendinizi gömmeyin diye ben kendimi gömüyorum bir onun içine yani diyorum ki bir tane bir olayımız olsa kamu düzenini bozan asayişi bozan bir tane olayımız olsa diyeceğim ki tamam ya biz bunu hak ettik geçer çok şeyler
geldi geçti bizden çok şeyler geldi geçti bu da geçer sıkıntı değil herhalde yaş geçiyor ya yaş geçiyor bir de bakıyorsun arkaya doğru diyorsun ki yıllardan beri aynı şeylerle mücadele et birisi gidiyor başkası geliyor yine aynı mücadele ona anlat buna anlat ona anlat buna anlat her gelene anlat yoruluyor insan demek ki artık diyorsun ki kendi kendine Mustafa Özbağ çekil kenara onu da yapamıyorsun ama yani sen koru kolla muhafaza etmeye çalış insanları sokağa salma ne olursa olsun koru
bir herhangi bir aykırı bir şey yaptırma devlete millete hükümete devlet kurum ve kuruluşlarına hukuka her şeyi böyle ince ele sık doku senin karşına bu gelsin bu da imtihanın ağrı geçecek bu da geçecek sabırla şükunetle bu da geçecek ne olacak ki yani tekrar tekrar söylüyorum telefon açsa dese ki ya bu sene yapmayın kamu güveni bu sene yapmayı verin dese derim ki ya yapmayı veririz sayın valim ne olacak sen iste yeter ki ama bak vali yardımcısıyla
görüştüm diyor adam valinin kendi şahsi kararı diyor yapacak bir şey yok bu da geçecek kardeşler sıkıntı yok biz mutadımızı bozmayalım inşallah Safiye bin Tüşeybe'den Esnemiye'nin şöyle dediğini işittim Osman bin Talhaya Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem seni çağırdığı zaman sana ne dedi diye sordum o da şöyle cevap verdi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bana
sana Kabe'nin içerisinde bulunan ve Hazreti İsmail'in yerine kesilen koçun boynuzlarının üzerine ört diye emretmeyi unutmuşum dedi çünkü Kabe'de namaz kılığını meşgul eden hiçbir şeyin bulunmaması gerekir buyurdu Ebu Davut ve Müsnet'te geçiyor Müsnet İmam Malik'in kitabıdır bu arada onu da söyleyeyim yine de başka bir hadis-i şerif tam vallahi siz Yahudi ve Hristiyanların kilise ve havralarını süsledikleri gibi mescitleri süsleyeceksiniz Ebu Davut yine bir hadis-i şerif daha Buhari Müslim'de geçiyor Osman bin Afvan'dan
her kim Allah için bir mescit inşa ederse Allah da onun için cennette bir köşk inşa eder bu akşamki konumuz mescitlerin tekkelerin camilerin aşırı derecede süslenmesiyle alakalı İslam islam ibadethanelerin aşırı derecede süslenmesini müsaade etmez hadis-i şerifte ki o hani mescit inşa ederse yani bir kimse bir ibadethane inşa etti ama cami gücüne göre ama mescit ama tekke zikir yapılıyor çünkü böyle bir şey inşa etti o kimse diyor cennette bir köşk ona inşa eder onun için inşa etmek yani bir cami yapmak mescit yapmak
bir tekke yapmak bu farklı kategoride orayı süslemek oraya aşırı derecede şataata şatafata gark etmek bu ayrı bir kategoriye konması gerekir sufiler tekkelerini mescitlerini camilerini fazla süslü yapmazlar evlerini süslü yapmazlar ibadet edecekleri yerde fazla süslü ve şatafatlı şeyler yapmazlar sufinin evi de gösterişsizdir şatafatsızdır gösterişsiz ve şatafatsızdır dergahı tekkesi camisi mescidi de gösterişsiz ve şatafatsızdır çünkü orada ibadet edilirken o kimsenin kalbi başka bir yere kaymasın oradaki halının
işlemesine veya oradaki nakışa veya oradaki çini işçiliğine gözü kaymasın ve o fîsebilillah orada ibadet etsin Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin mescidi yüksek bir mescid de değildi beytullah da yüksek değildi beytullah da yüksek bir yapı değildi beytullah hı da sonradan yükselttiler hatta mekke-i mükerremede beytullah'tan yüksek bir ev yapmak edebe mugayirdi beytullah'tan yüksek bir bina yapmak edebe mugayirdi bakma sen bu vahabiler gelince böyle oldu bu vahabiler gelince beytullah'ın karşısına
diktiler sarayları işyerlerini alışveriş merkezlerini otelleri millet şimdi beytullah'a tepeden bakıyor birisi söylediydi bunu dile getirdiklerinde demiş uçakla üstünden geçiyorsun tepeden bakmıyor musun demiş öyle demiş bir bakan sözde o yüzden peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin evi de mescidi gösterişli değildi hatta hani geçen ders yaptık ya bir hayvan sureti vardı onu normalde duvarında attırdıydı yastığın üzerinde vardı attırdıydı demek ki peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri etrafında
kendince zihni bulandıracak ne varsa onlardan temizlemiş onları bıraktırmamış ve süslü şatafatlı her şeyden uzak durmuş o yüzden camilerin mescitlerin tekkelerin böyle süslenmesi aşırı derecede şatafata dalınması ibadet edenin ibadet edenin kendince duygusunu odağını kaçıracağından dolayı caiz değil bir cami bir mescit bir tekke şan olsun şeref olsun şataat olsun gösteriş olsun diye de inşa edilmez eğer bir kimse şanım şöhretim yükselsin diye cami mescit tekke inşa edersen inşa ederse o da mekruh olur bakın o da mekruh olur
Allah muhafaza muhafaza eylesin o yüzden bugünkü hadis-i şeriften çıkaracağımız ders şu ibadet ettiğimiz yerlerde bizim ibadetimizi etkileyecek şatafattan gösterişten uzak olacağız inşaAllah bu peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünneti inşaAllah Cenab-ı Hak cümlemizi gösterişten Rabbim cümlemizi şatattan şatafattan muhafaza eylesin Cenab-ı Hak cümlemizi gösterişe düşenlerden eylemesin şatafata düşenlerden eylemesin Rabbim cümlemizi Kur'an ve sünneti seni sımsıkı yapışıp yaşayanlardan eylesin Rabbim son
nefesimize kadar Kur'an sünnet mücadelemizi vatan millet aşkımızı muhabbetimizi ve mücadelemizi eksik eylemesin Rabbim son nefesimize kadar bu Kur'an ve sünnet yolunda sufilik yolunda yürüyüp son nefesimizde de buyurun eşhedü ve la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu diyerek inşallah son nefesimizi verenlerden eylesin Cenab-ı Hak son nefesimize kadar tevhid üzerine yaşama ve yaşatma mücadelesi veren kullarından eylesin Kısaca da bu mevzulara kafanızı takmayın yok izin verildi yok izin verilmedi
bunlarla uğraşmayın fazlaca gerek yok kendinizi angaje etmeyin bu tip şeylere o yüzden yönetim olarak hukuk dairesinde biz mücadelemizi veriyoruz kendi dairemizde yapmamız gerekenleri yapıyoruz sonuç Allah'a et biz kalkıp da sokaklara dökülecek değiliz o yüzden onların kendilerince ellerinde bir kanun güçleri var ama olumlu yere kullanırlar ama olumsuz yere bizim de Allah'ımız var Allah vargam yok hasbinallahu enum elvekil eftali zikr faale menna hu la ilahe illallah la ilahe illallah la ilah illallah
el-fatiha ma'am salamat MENİN DİŞTAR

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi