Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 13.04.2023
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 14 Nisan 2023 · 28:42
Selamun Aleyküm, Allah gecenizi hayırlı eylesin, gündüzünüzü hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i hakkı, hak, batıl, batıl bilenlerden eylesin, hakkı, hak bilip, hak yolunda mücadele eden, batılı, batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i Kur'an ve sünnet-i Sen'i sımsıkı yapışanlardan eylesin inşâAllah. Malum bu hafta içerisinde İstanbul'un zakiri Barbaros kardeşimizi hakkın rahmetine uğurladık. Allah rahmet eylesin inşâAllah. Cenab-ı Hak taksiratını affeylesin.
Amin. Kolay değildir. Sonuçta ta Şeyh Efendi Hazretleri'nin zamanından ders alıp, yolda hiç sapmadan, hiç sarsılmadan, hiç böyle ayakları, gönlü, aklı, kalbi titremeden yol yürüdüğümüz kardeşimizdi. Bazı insanlar vardır. Böyle Cenab-ı Hak'ın özel seçilmiş kuludur o. Yolda ne zorluk görürse görsün, ne sıkıntı yaşarsa yaşasın.
Ayakları titremez, eli titremez, gönlü titremez, aklı titremez. İstikametini bozmaz, ahlakını bozmaz, adaba, erkana riayet eder. Böyle bir kardeşimizdi. Ben böyle bir cümle kurmak gerekirse bunu da söyledim zaten. Ne özel hayatında ne de dergah hayatında bana hiç hayır demeyen bir kardeşti. Bu böyle uzun yıllar bir insanın götürebileceği bir şey değildir.
Bunu götürebilmek bir derviş için gerçekten takdire şayan bir şeydir. Hani şehitlerle alakalı hadis-i şerifte Allah yolunda olanlarla şehittir hükmü vardır ya, aynı zamanda da tabii hastalığı da ilave eder. O günkü hastalıkları söyler Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri. Bu manada Barbaros kardeşimiz tanıştığımız ders aldığı günden itibaren kendisini Allah yoluna vakfetmiş, evini Allah yoluna vakfetmiş bir kardeşimizdi.
Ayrıca da bir malum beyninde kanserle alakalı tümör çıktı. Nefes bu kadarmış. Ecel ne bir adım o ne ne bir adım sonraya. Hastalık bahane. İnsan hastalıktan ölmez. Ecel gelmiştir. Ecel onun yakalamıştır yakasını. İnsan ölürse ecelinden ölür. Hastalıktan değildir. Diğer her şey sebeptir. Ama Barbaros kardeş Allah rahmet eylesin. Bu manada her iki cihetten de hükmen şehit hükmünde. Hamdü senalar olsun. Hem Allah yolunda olması hesabıyla hem de hastalığı cihetinden. Bunu çoğu insan bilmez. Çoğu kardeşler bilmez.
O normalde İstanbul'da bir dükkan vardı. En büyükleri. Abileri geldi. Kimse gitmek istemiyor İstanbul'a. En büyük abisi geldi. Bana dedi ki böyle böyle sen söylersen gider dedi. Senin bir dediğini iki etmiyor. İstanbul'a hani gönder dükkanın başına oraya dedi. Ben kendi içimden geçeni söyledim. İyi elhamdülillah. Harika bir şey oldu. Hani kendi ağzıyla söyledi manasında. Hiç ikilemedi. O da gitmek istemiyordu çünkü. Onunla sonra dedim sen gidiyorsun İstanbul'a git dedim göç. Önce dedi ki ben hani ben mi gideyim geleyim yok dedim evi de göçür. Sen dedim İstanbul'da ol. Öylece evi de göçürdü. Hiç ikilemeden evi de göçürdü. Tabii ailenin içerisinde işle alakalı sıkıntılar yaşandı.
Belki de öbür kardeşleri kızdılar ama sen dedim ayrıl. Ne veriyorlarsa al. Sen dedim kardeşlerden de ayrıl. Hiç ikilemedi ayrıldı da. Yoluna devam etti. Orada dergah çalışmalarına devam etti. Evini dersi açtı. Zikrullah'a açtı İstanbul'da. İstanbul'da ilk önce onun evinde dersler oldu. Onun İstanbul'un başlangıcı bu manada Barbaros'un evinde başladı. Barbaros'un evinde dersler, sohbetler oluyordu. Ondan sonra yavaş yavaş farklı cenahlara doğru yürüdü. Allah için ben kendi nefsimce Allah yolunda tanıştıktan sonra, ders aldıktan sonra Allah yolunda koşuşturduğuna şahidim. Rabbim şehadetimi kabul eylesin. Şehif Efendi Hazretleri evinde çok misafir oldu. Belli bir yaş geçti bizde.
Belli bir yaş geçtikten sonra, Şehif Efendi Hazretleri böyle işte ben ona hizmet ediyorum, şey yapıyorum. O biraz böyle hani hala da sen mi hizmet etsen babında farklı bir yere misafir olmak istiyordu. Bu manada Şehif Efendi Hazretleri evinde çok misafir oldu. Evinde çok yemekler yendi, dersler oldu, zikirler oldu. Bu manada da evi de sofrası da çıktı. Bir ara abdest alırken Şehif Efendi zorlanmış orada ayağını kaldırmakta. Küçük bir şeyler anlatayım böyle. Dedim ki, Barbaros, Şehif Efendi dedim, lavabo yüksek geliyormuş dedim. Yani bir dahakine sana misafir edemeyebiliriz gibisinden. Anında lavaboyu yıktı, attı. Onun abdest alabileceği şekilde bir ne o? Lavabo halletti.
Tabii Şehif Efendi'yi yakından tanımayanlar, Şehif Efendi'nin bazı hassasiyetlerini bilmezler. Mesela rutubete karşı çok duyarlıydı. Bir yere girer, koklar, Mustafa Efendi burası rutubet kokuyor oğlum, rutubetli burası der. Mesela orada kalmak istemez rutubetten dolayı. Benim de kaderim nereye gitsem rutubet var. Olmasa da rutubet başlıyor orada. Yani öyle ben de rutubetten kurtulamıyorum, hamdolsun. Barbaros'a dedim, Barbaros evde rutubet varmış. Neyse biz tabii hemen Palas Pandıras kalktık, oradan başka bir yere gittik. Ondan sonra dedim, evde rutubet varmış Barbaros dedim. O yüzden hani evden çıkmak zorunda kaldık. Barbaros kalktı, Şehif Efendi'nin kaldığı odanın içini dışarıdan mantolama yaptırdı.
Ondan sonra boya attı, tekrar yeniden tanzim etti, tamir ettirdi. Allah rahmet eylesin, Şehif Efendi bir daha geldiğinde dedim ki Barbaros mantolama yaptırdı. Komple dedim, içeriden dışarıdan her şeyini düzeltti. Arzu ederseniz dedim, yine orada misafir olabilirsiniz. Orası iyi bana, âlâ oğlum, oraya gidelim dedi. Neyse geldik tabii, Şehif Efendi tekrar kokladı. Dedi, rutubet geçmiş değil mi dedi. Geçmiş efendim dedim. Âlâ oğlum dedi, rutubet geçmiş dedi. Böyle Şehif Efendi Hazretlerine bağlı, dergaha bağlı, Allah yolunda koşuşturan bir kardeşimizdi. E malum, devalı da olsa, devasız da olsa, bir hastalıktan vefat eden kimse, şehit hükmünde. Hamdolsun, bir kimse bir mürşid-i kamile intisap etti, o yolda son nefesine kadar devam ettirirse, bütün ittifak halindedir bu, o Allah yolunda ölmüştür, Allah yolunda ölenlere ölü demeyiniz.
Ayet-i Kerimesi, onlar için de geçerli olur. O yüzden hükme, şehit hükmünde olur. Cenab-ı Hak hamd-ı Sena olsun. Böyle, zâkirlerimiz, derviç kardeşlerimiz, vakti gelen, nefesi biten, bu âlemden göçüp gidecek. Hamdolsun, geriye mirasçılarını bıraktı. Ayağa kalkın bakayım oğlanlar. Bunlar ikisi, Barbaros'un emaneti bizlere. Vahid ve Abdülkadir, Abdülvahid, Abdülkadir. Bunların ikisi, hem semazenler İstanbul'da, hem Vahid orada aynı zamanda semazen başlılık da yapıyor. O yüzden bir tane de kızımız var. Onun da okul bitti değil mi onun? Onun da okul bitti. Şimdi işler tabi, bu delikanlılara kaldılar. Bir dükkan var, Şişli'de devam eden.
İnşallah işi götürecekler, devam ettirecekler inşallah. Allah izin verirse biz, bunlar bir yerde dergahın emanetidir. O yüzden biz emanetlerimize sahip çıkacağız inşallah. Bu çocuklarımıza da, bu gençlerimize de bizi dinledikleri müddetçe, babalarının yolunda gittikleri müddetçe, biz de onları emanet olarak kabul edeceğiz inşallah. Emaneti biz dergah olarak teslim alacağız, yürüyeceğiz, gideceğiz bu alemden. Oturun çocuklar Allah razı olsun. Onlar da normalde taziye üç gündür sünnet-i seniyede. Bugün de üçüncü gün, o yüzden dedik, üçüncü gün hem okunan tevhidler, hatimler, Kur'an-ı Kerimler, salavat-ı şerifler var. Hem onları hediye edelim, hem de taziyenin son günü, taziyemizi de gerçekleştirelim diye böyle bir program yaptık.
Böyle bir kısa bir ön söz gibi bir konuşma yapmaya ihtiyacı duydum. O yüzden Rabbim cümlemizi, cümle derviş kardeşlerimizi son nefese kadar Allah yolunda mukim olan kullarından eylesin. Böyle tabi kolay değil, biz uzun zamanlar böyle kardeşlik yapıyoruz, böyle birbirimize. Bu Mehmet Reşver, Seyit Taş ondan sonra bunları da almadan geçmek mümkün değil.
Onlar da Mehmet Reşver olsun, Seyit Taş olsun böyle beraber yol yürüdüğümüz, omuz omuza, kol kola yol yürüdüğümüz kardeşler. Onları da Hakk'ın rahmetine uğurladık. Mehmet Reşver'in oğulları, çocukları burada, kızları burada devam ediyorlar hamdolsun. Babalarının yolundan, babalarının emanetini alıp yürüdüler. Seyit Taş'ın iki tane kızı var, onlar da babalarının yolundan devam ediyorlar. Emaneti onlar devraldılar. Böylece devam ediyorlar. Rabbim inşallah bütün vefat eden derviş kardeşlerimizin arkasından gelen çocukları, torunları inşallah o yolu devam ettirsinler. İnşallah devam ettirirler. Tabii bunlar biraz benim için de ölüm hak ama etkileyici oluyor, sarsıcı oluyor. Yıllar geçmiş.
Her biri 25-26 yıllık, 28 yıllık, 30 yıllık kardeşliğimiz olmuş. İyi günler olmuş. Ne bileyim işte sıkıntılı günler olmuş dergah olarak. Problemli günlerimiz olmuş, acılı günlerimiz olmuş, baskını uğramışız, basılmışız, horlanmışız, iteklenmişiz, kakaklanmışız. Hep beraber yaşadık bunları. Kimisinin ailesi reddetti, ailesi irtibatını kesti. Kimisinin abisi, kimisinin kardeşleri, kimisinin akrabaları. Dervişlik kolay bir şey değildir çünkü. Bunları yaşaya yaşaya yürüyor insan. O yüzden bir bakıyorsun, kardeşim dedin, kardeşin değilmiş. Yeğenin dedin, yeğenin değilmiş. İşte senin dervişliğini, senin dergaha bir bağlılığını bahane edip seninle ilişkiyi kesmişler.
Seninle itibatı kesmişler. Selamı sabahı kesmişler. Gelip gitmeyi kesmişler. Bunlar yıllar içinde değişik arkadaşların üzerinde ama kendi üzerimizde, ama arkadaşların üzerinde görünüyor, yaşanıyor. Ama bu arkadaşlar, bu kardeşler, hani ismini şu anda hatırıma gelen gelmeyen bütün o kardeşler, bunlar bütün olumsuzlukları direnerekten, olumsuzluklara direnerekten yollarına devam ediyorlar. Bu kolay bir şey değildir çünkü. Yani bir insanın örneği, Mehmet Reşber'in komple sülalesi karşıydı. Örneklemek gerekirse. Komplesi. Yani bir Salih vardı. Ondan sonra eniştesi. Onun kız kardeşinin kocasıydı. Nerede? Salih burada mı? Salih. Vay özledim seni ya.
Gel şöyle gözüm görsün, gel şuraya otur. Ay ay. Şu Mehmet'in yanına otur. Salih, Mehmet Reşber'in eniştesi oluyor. Mehmet Reşber'in kız kardeşiyle evli. E normalde tabii Salih de derviş. Bunların ikisi sülalede böyle herkesin ittiği insanlar. Kolay değil, 25-26 yıl böyle itilmişlik yaşamak. Sülale çünkü onlar biraz böyle aşiret gibi. Sülale onları hastalıklı gibi tutuyor. Değil mi Murtaza? Hastalıklısınız değil misiniz? Evet. Murtaza da hemen hemen aynı aşirette. Ondan sonra ama buna direnmek, hani buna karşı gelmek, karşı gelmek değil de böyle yaşamak ve yoluna devam ettirmek bunu yaşamayan insan için kolay gelebilir.
Ama mesela bir Kürt aşiretinin içerisinde bu kolay değildir. Hüseyin de aynı aşiretten. Yani normalde bu ırkçılık değil. Bir Kürt aşiretinde bu kolay bir şey değildir. Hani buna direnmek, buna, bu her şeye rağmen. Çünkü onların düğünleri, bayramları, ondan sonra cenazeleri böyle şeydir. Hiyerarşi altında böyle değişik bir sistemde olur. Hani o onlardan değil artık. O hükme konulur. Herkes ona temanna etmez. Herkes ona saygı duymaz. Yani yüzlerine bir şey demezler ama kendi işlerinden öyle yaparlar. E bu kolay bir şey değil. Bunu sürdürebilmek de kolay değil. Hamdolsun Salih de onu sürdürenlerden. Salih kaç? 28 yıl mı oldu? Saymıyoruz. Evet, saymak yok.
Salih'in oğlan da var tabii. Hamdolsun. Nerede Ahmet ya? Gel şuraya, babanın yanına otur bakayım. Babalı oğlanla. Ya şimdi diyeceğiniz bunları neden böyle topluyorsun? Yaş oldu 62. Bunlar bizim ilk göz ağrılarımız. Hiç kimse yokken Bursa'da bunlar normalde yola sahip çıkanlardı. O Salih, Salih yukarı çıksan ya. Bunlar yola bunlar yola sahip çıkanlardı. O ev Mehmet Reşberleri miydi ilk kiraladığımızda? Sizin de. Şimdi bir ev vardı sonradan yıkıldı. O evi biz böyle orada dergah yaptık. Biz böyle havada uçuyoruz. Ondan sonra hem bir de mahallede dik kaldırımın ortasında. Ondan sonra ondan önce hocanın evinin altıydı değil mi Adnan'a?
Hocanın evinin altındaydı. Orada bir yer kiraladıydık. Adnan da babasını oraya karga tulumba getirdiydi. Burada mı Mehmet amca? Gelmedin bugün. Makam sende yani Murtaza. Tamam. Rahatsızmış o da. Allah şifa versin inşallah. Amin. Bunlar tabi ilk zamanların dervişleri. Bunlar bizim böyle sıkıntımızla beraber göğüs keren bizle beraber mücadele eden her türlü baskıya her türlü horlanmaya karşı çıkıp karşı durup yol yürüyen insanlar.
O yüzden vefasızlık edemem. Hiçbirisinde hakkını ödeyemem. Allah razı olsun hepsine. Bazen böyle yeni dervişler hani şey yaparlar. bu Hüseyin, Adnan, Cafer işte hani başka yok mu bunlardan diye. Yol vefa yoludur. Bir kimse yola hainlik yapmadığı müddetçe sen o vefanı gösterirsin ona. Yol vefalıların yoludur çünkü. Sufiliği vefasız insanlar götüremezler. Sufiliği böyle içi bozuk insanlar götüremezler. Bu böyle hakkınızı helal edin. ağır gelebilir. Mesela bir kimsenin psikolojisi bozuksa sufiliği götüremez. Bir kimsenin hani farklı amaçları varsa kendi içerisinde o sufiliği götüremez.
Burası fi sebilillah Allah için durulacak bir yerdir. Burada fi sebilillah Allah için durmazsa o kimse o bir şey bahane olur. ayağının altına bir sabun kalıbı konulur gider o. Gerçekten ve gerçekten buna böyle ben canı gönülden inanırım. Burası fi sebilillah durulacak bir yer. Burada zerrece insanın içine başka bir şey karışsa hani sütün içerisine bir bulaşık bir şey girerse süt bozulur ya. Burası da öyle bir şey. Allah için burada duracak insanlar ve yollarına devam edecekler. Son nefesine kadar Cenab-ı Hak cümlemizi muhafaza eylesin. Cümlemizi bu yolda eylesin inşallah. Bu sohbetin birinci kısmıydı. İkinci kısmı da Kadir gecesiyle alakalı. Ben aslında başka sohbet hazırlamıştım. Kendimce. Böyle havaya baktım suya baktım.
Dedim herhalde bugün Kadir gecesi gibi dedim hava pırıl pırıl parlak nefasetli mi nefasetli ne yıldız görünüyor dedim ne bir şey Allah-u Alem dedim bugün herhalde dedim belki dedim Kadir gecesidir. Sonuçta 27 şeyden sonra son 10 gün arayınız demiş. Kendi kendime düşündüm bugün 23. gece dedim Allah-u Alem dedim bugün olabilir mi olabilir dedim içimden. Böylece sohbeti yolda bir daha değiştirdim kendi kendime. Dedim ki bu bu gecenin de sohbeti Kadir gecesi olsun dedi. Ha Cenab-ı Hak son hadis-i şeriflerin büyük bir çoğunluğunda son 10 günde arayınız demiş. Allah-u Alem Resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri oruç farzı olduğunda 1. Ramazan'da ilk 10 gün itikafa girmiş.
2. yıl Ramazan'da ortasında 10 gün itikaf yapmış. 3. yıl Ramazan'da son 10 gün yapmış. Son 10 gün yapınca bu gece Kadir gecesi diye Ashab'a söylemiş. Ashab'ın arasında o gece 27. geceydi 25. geceydi kimisi 23. geceydi kimisi 21. geceydi kimisi 29. geceydi diye değişik rivayetler var. Ama bunda bütün ulema hemfikir olmuş. Toplanmışlar. Demişler ki 21, 23, 25, 27, 29. gecelerde arayın. Tek gecelerde arayın demiş. Bugün de 23. gece aslında böyle bir perşembeden başladı.
Tekrar bir daha oruç perşembeden başladı. Tekrar perşembe bugün. Allah-u Alem bilemeyiz neyin ne olduğunu ne olacağını. Biz hani sufilerde bir ibare vardır her geceyi Kadir bil diye. Biz de bu geceyi Kadir bilelim dedik. İnşallah bu akşam sohbetin ikinci kısmı kısa bir şekilde bununla alakalı olacak. Destur. Eûz billahi mineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim inna enzelna enzelna hu fi leylatil kadr ve ma
adrake ma leylatul kadr Laylatul qadri khayrun elfi şehr Tenezzelül melayketu ve ruchu fiyha biizni rabbihim Biizni rabbihim min külli emri selam Selamün hiya hatta medla'il fec' Sadakallahu'l-aziyyye
Allah razı olsun. Doğrusu biz onu Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin sen? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve ruh o gece Rab'lerinin izniyle her iş için inerde iner. O tan yeri ağarıncaya kadar bir selamettir. Ramazan ayı Bakara ayet 185. Öyle bir aydır ki Kur'an o ayda indirilmiştir. O yüzden Ramazan ayının bir ismi de Kur'an ayıdır. O Kur'an-ı Kerim bu ayda indirilmeye Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Kalbine vahyedilmeye başladığı bir ay. O yüzden bu normalde bütün sahabeler bu konuda ittifak etmişler.
Ramazan'ın son 10 gününde itikafa girmişler Kadir gecesini aramak için. Ve Kadir gecesini aramak için 10 günlük itikaflar, Çünkü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünneti öyle devam ettirmişler. Bazı rivayetler 27. gece olduğunda ittifak etmişler. Ama kesin bir şekilde bu noktada yok. 27. geceyi de Kadir gecesi olarak kutlar mıyız? Evet biz o 27. geceyi de biz ihya etmeye gayret ederiz. Ama ve lakin 21, 23, 25, 27, 29 bu tek günlerin birisinde muhakkak ki Kadir gecesi vardır. Belki de biz tek olarak hesaplıyoruz ama hilalin görünmesinde bir şek şüphe olduğu zamanlar olur. Şek şüphe olduğu zamanlarda hangi gün tek, hangi gün çift bu karışabilir?
O yüzden son 10 günün her gecesini Kadir gecesi bilmek lazım. Gece ibadeti muhakkak olması lazım. Teravih bu noktada önemli. Gece namazı önemli. Her gün zikirle, tevhidle, tövbeyle geçirmemiz lazım bu son 10 günü. Rabbim bizi onlardan eylesin. Saat da 11'e geliyor. Daha fazla ben sizin vaktinizi almayayım. Bu gece de böyle kısa bir Kadir gecesi sohbetiyle bitirmiş olalım. İnşallah. Haklarınıza helal edin. Allah razı olsun. Eftali zikir faal منnehu. La ilaha illaha illaha illaha … El Fatiha maa salavat aAllahu.
Amin. Esczubain. Destur.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.