Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 11.05.2023
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 12 Mayıs 2023 · 37:52
Selamun Aleyküm, Allah gününüzü, gecenizi, ömrünüzü, nefesinizi hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti Muhammed'i hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip, hak yolunda mücadele eden, batılı batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti Muhammed'i Kur'an ve sünnet üzerinde yaşayanlardan eylesin. Tekrar selamun Aleyküm. Sohbet hazırlamıştım ama öyle içime geldi. Dedim ki siyasi olarak soru soracaklar. Sanki o sorulardan kaçıyormuşum gibi algılanmasın diye. O yüzden sorularınıza buradan cevap vereyim inşallah. Seçim günü ve gecesi ortalığın karışacağına dair haberler çıkıyor.
Böyle bir karışıklık söz konusu olursa nasıl davranmamızı tavsiye edersiniz. Evlerinizden dışarı çıkmayın. Böyle bir karışıklık söz konusu olursa evlerinizden dışarı çıkmayın. Hadis-i Şerif var bu konuda. Evlerinizden dışarı çıkmayın diye ahir zamanda. O yüzden böyle bir karışıklık olabilir. Bu tip şeyler yapmaya çalışabilirler. Yani Türkiye gerçekten çok sıkıntılı bir seçime gidiyor. Yani seçimler genelde sıkıntılı olur. Bizim gibi ülkelerde. Ama bu sefer daha da sıkıntılı bir seçim süreci var. Bu ben Cenab-ı Hakk'a dua ediyorum. Diyorum iki gün kaldı. İki gün daha inşallah hiçbir sıkıntı olmadan sağ salim bu seçimler olsun bitsin diye dua ediyorum inşallah.
Rabbim memleketimizi korusun. Cenab-ı Hak insanlarımızı korusun. Rabbim bizim başımıza geçecek olan kimselere en hayırlısını bizlere nasip eylesin. Nasılsanız öyle yönetilirseniz Hadis-i Şerif'ini unutmayın. O yüzden böyle herkes hep böyle her şeyin en iyisine gözünü diker. Ama ben o iyiye ne kadar layayım diye bakmaz. Ben o iyinin hakkını nereye kadar getirebilirim diye bakmaz. Evlenecek olan erkek en güzel kızı, en zengin kızı. böyle işte en namuslu, en böyle sülalesi böyle yüksek bir kız almak ister. Kendince ona gözünü diker. Kendine bakmaz.
Aynı şey bir kız için de geçerli. O da böyle yakışıklı, boylu, postlu, arabası olsun, katı olsun, yatı olsun, hali vakti yerinde olsun, sülalesi düzgün olsun. Öyle bir erkekle evlenmek ister. Öyle hayal kurar. Ama kendisine bakmaz. Bir kimse öyle bir şeyhe bağlanmak ister ki şeyh onu uçursun. Bir de kitaplardan okuruz ya işte bir baktı şöyle oldu, bir etti şöyle oldu, şöyle büyük mürşidi kamildi.
O da kendince der ki ya ben de böyle bir mürşidi kamile, böyle bir şeyhe bağlanayım. Kendine bakmaz. Onu kaldırabilecek mi, götürebilecek mi, kendisi öyle bir zata layık mı değil mi diye bakmaz. Biz de siyaseten hep en iyisini isteriz, en güzelini isteriz. Bu insan nefsi böyle ama biz ne kadar layıkız ona, biz neyiz ona bakmayız. Allah bizi affetsin. O yüzden seçim günü, seçimin gecesi, seçimin sabahı, bir kısım karanlık eller seçimin üzerinde, şüphe uyandırmak için, seçimin üzerinde farklı şeyler algılatmak için farklı hadiseler yapabilirler mi? El cevap yapabilirler.
Devletin askeri var, polisi var, jandarması var, miti var, güvenlik kuvvetleri var, her şeyi var. Hepsi de yerli yerinde. Kim suç işlerse, bir şey yaparsa, devlet gerekli olan müdahaleyi yapar. O yüzden siz galayana gelip de, işte herhangi bir şey olursa bir şey yapmayın. Varsınlar sizden için korkak pısırık desinler, hiç önemli değil. Konu, vatan milleti olunca aklıma takılan bir konu olduğu, Hüdapar'la Hizbullah'ın bağlantılı olduğu biliniyor. Hizbullah, zamanının gafarı okan gibi Türkleri öldürmüş, kendi ideolojisinde Kürt devleti kurmak isteyen bir terör örgütü. Ayrıca Hüdapar'ın Türk kelimesinden rahatsız olduğu açıklaması ve anayasadan Türklük kelimesinin çıkarılması, Kürtçe'de ikinci anadil istekleri var.
Cumhur İttifakı'na oy vermek, Millet İttifakı'na oy vermek gibi olmaz mı? Biz hiçbir kardeşimizin nereye oy vermesi gerektiğine dair ağzımızdan bir söz çıkmadı. Şuraya oyunuzu verin demedik. Böyle bir şeye de kalkışmayız. Ben 14 yaşlarında ülkücülükle tanıştım. 24 yaşında aktif siyaseti bıraktım. 25-26 yaşında dervişlikle tanıştım. 25-26 yaşından itibaren ben aktif siyasetin içinde değilim. Hiçbir partinin yan kolu, arka bahçesi, ön bahçesi, osu busu olmadım hiç. Herkes gelir, görüşür biz de. Bu ayrı bir mesele. Biz de herkesle de görüşürüz. Ama benim ağzımdan burada en eski anlam var.
Hüseyin trafik kazası geçirdi, geremedi herhalde. Ondan daha eski olan Mehmet Kuyucu var. Hoş ben Bursa'ya geldim de derviş oldu ama eski. Sonuçta Bayındır'da ilk başlangıcımız da biliyor. Benim ağzımdan daha bugüne kadar hiçbir kimse şu partiye oyunuzu atın diye bir söz duymamıştır. İnşallah duymadan da bu dünyadan göçer giderim.
O yüzden kardeşler nereye oyunu atıyorlarsa atarlar. Kendi vicdanlarının sesi. Benim not düştüğüm bir tek bir şey var. Not düştüğüm. Bu not düştüğüm şey şu. Bu PKK, YPG, bu sürü harfleri sıralı yanına. Bu bir Ermeni terör örgütü oldu. Kesin mi? Evet. Bizim kırk yıldan beri ben askerdim. Ben askerken Doğu Beyaz'da başladı PKK terör örgütü olarak. O güne kadar normalde Kürdari Azadi'ydi adı. İlk PKK'nın silahlı eylemleri başladığında ben Doğu Beyaz'da askerdim. Teoman Koman, 28 Şubat'ın kuvvetli jandarma genel komutanı, sonra MİT müsteşarı olan Teoman Koman o zaman bizim orada Tugay komutanıydı.
Onun zamanında orada başladı. Biz o kadar işin içerisinde ne olduk ne gittiğini bilmiyoruz. O günden beri bu PKK terör örgütü her fırsatta askerlerimizi şehit etti mi? Sayısını bilmeyiz ama yaklaşık sivil asker olarak kırk binin üzerinde deniliyor değil mi? Kırk binin üzerinde. Yani bu terör örgütü kırk binin üzerinde bizim vatan evladımızı şehit etmiş. Doğru mu? Çocuk dinlememiş, kadın dinlememiş, asker dinlememiş, subay dinlememiş, polis dinlememiş, köylü dinlememiş, kentli dinlememiş, Ankara'nın göbende dahi garda bombasını patlatmış. Dilediği zaman, dilediği yerde, dilediği eylemi yapmış mı?
Yapmış. Benim burası kırmızı çizgim. Benim başka bir siyasetim yok. Birisi gelir bana, bu kim olursa olsun, bu terör örgütüyle yan yana, kol kola, dolaylı bir şekilde yan yana, kol kola ise ben ona karşıyım kardeşim. Benim bu karşı duruşumdan rahatsız olan derviş kardeşimiz varsa dersini bırakıp gidebilir.
Bu terör örgütünü destekleyen, bu terör örgütünü güzelleştirmeye çalışan, bize güzelleme yapan, bize bunu masumlaştırmaya çalışan, bunları bize masum göstermeye her kim var ise ben onlara da karşıyım. Bu ister A partisi olsun, ister B partisi olsun, ister C partisi olsun, ister D partisi olsun. Hangi partiden olursa olsun, hangi partiden olursa olsun.
Eğer ki bu terör örgütlerine destek çıkıyorsa, terör örgütleriyle beraber hareket ediyorsa, terör örgütlerine çanak tutuyorsa, terör örgütleriyle beraber yürüyorsa, ben ona karşıyım. Karşı olmaktan öteyim, düşmanım, düşman olmaktan öteyim, eğer bu konuda devlet görev verse, gider savaşırım. Net.
Benim Kürtlerle bir alışveriş alıp veremedim, bir şey yok. Dergahın büyük bir çoğunluk Kürttür. Kaldırın ellerinizi, kaldırın, çekinmeyin. Bakın, bir sürü kardeşimiz var. Allah razı olsun. Sıkıntı yok. Adnan en eski biz burada. Hüseyin de aynı zamanda Kürt. Ali Karadağ da Kürt. Ama Kürtçe konuşamıyorsun sen. Anlıyorsun, konuşamıyorsun. Ali Karadağ, sen konuşabiliyor musun? Senle konuşamıyorsun. Nafız geldi mi, iyileşti mi nafız? Kurban ey, nasılsan? Geçmiş olsun, iyisin. Geçmiştir ayağın.
Hayyy, koltuk değinenle. Maşallah, olsun olsun. Al, al, koltuk değinenle al. Al eline, al, bırakma. Basma üstüne, doktoru dinle. O mesela unutmadı daha. Unutmadın değil mi? Serçaba. Eyvallah. Böyle bir derdimiz yok bizim. Bizim derdimiz terörle. Dergahın en sevimlisidir nafız. Nafız. He kurban ey. Ben şimdi nafızın kıssalarını anlatmayayım size. İş başka bir tarafa gider. Başka bir gün nafızın kıssalarını anlatırım. Bir küçücük bir şey anlatayım. Dedim, nafız, Kürtçe dedim. Palto neydi dedim ben.
Bu durdu şimdi. Kaput dedi. Değil dedim. Çakati dedi. Ulan arkasına iyi ekliyorsun. Ceket ceketim olmuş oluyor. Kürtçe mi oluyor dedim. Ondan sonra. Şu değil, bu değil. Bu da normalde şey. Kürtçe'ye o kadar çok iyi. Sonra yine benim aklıma geldi. Dedim, sakko. Değil mi kurbanı? Evet. Allah razı olsun. Bizim Kürtlerle, Kürt kardeşlerimizle veya herhangi bir ırkla, Arapla, Çerkezle, Lazla bir derdimiz yok. Derdimiz terör örgütü. Bir kimse eline silahı geçirmiş, silahı kime yöneltmiş? Silahı bize yöneltmiş, devlete yöneltmiş. Onun elinde, silah elinde daha. Tankı var, topu var, tüfeği var, uçağı var, helikopteri var, silahı var.
Fırsatını bulduğunda askerimizi şehit ediyor mu? E diyor, polisimizi şehit ediyor mu? E diyor, sivil köylere, oraya buraya baskın yapıyor mu? Yapıyor. Ya canım kardeşim benim. Yani karşımızda bir terör örgütü var, silahını bize çevirmiş. Neyin güzellemesini yapıyorsun bize? O terör örgütünü de kanıyla, canıyla, her şeyle destekleyen bir parti var. HDP. Açıktan destekliyor. Saklamıyor, gizlemiyor. HDP ile işbirliği yapanlar var şimdi. Doğru mu? Herkesin içerisinde gözümüzde görünüyor mu? Evet. Beni ilgilendirmez yine nereye oyatacağınız. Ama ben o terör örgütüne onu destekleyen, ona güzelleme yapanlara karşıyım. O yüzden onunla şu anda ittifak halinde olan ne?
Neydi o? Millet mi? Neydi adı? Millet ittifakı. Beraberler mi? Bitti. Kanınız, vicdanınız, kanınız, vicdanınız, milli duygularınız, dini duygularınız, evet dini duygularınız. Buna müsaade ediyorsa gidin oyunuza atın. Neden dini duyguları da koydum? Bir, herhangi bir örgüt böyle çıkar da, böyle çıkar da, sivilleri, askerleri dinlemeden o örgüt onlara karşı böyle bir savaş halindeyse, bakın İslam hukukuna göre, İslam devleti değiliz biz.
Ama İslam devleti olmuş olsa o örgüt bayi sınıfında. Bayi olduğu için öldürülmesi hak. Bayi sınıfında. Bayi öldürülmesi hak olduğu için küfür hükmünde mi? Evet. Şimdi dünya üzerinde böyle bir oluşum var. Devletler, terör örgütleri üzerinden devletlerle mücadele ediyor, savaş yapıyor. Da'ı işi kuruyor, IŞİD'i kuruyor. Adını değiştiriyor. IŞİD önceden neydi? İşte El-Kaide'ydi. Sonra adını değiştirdi. Sonra bir daha adını değiştirdi. Sonra bir baktık, dayış olarak önümüze çıktı. Sonra onu tasfiye etmek için başka örgüt kuruyor. O onu buğruyor, o onu öldürüyor. Bunlar dünya siyasetinin getirdiği şeyler.
Beni ilgilendiren şey şu, ben bununla, daha önce de bunu anlattım size, ben bununla kendi kendime empati yapıyorum. Sen bir kız çocuğunu yetiştirmişsin, öğretmen yapmışsın, güneydoğuya, doğuya tayini çıkmış gitmiş. Kimsenin kızın, PKK gelmiş onu orada şehit etmiş. Hemşire yapmışsın, göndermişsin, köy yolunda PKK bir bomba patlatmış onu şehit etmiş. Yaşadık mı? Köyü bastı, köyü bastığı zaman kundaktaki çocuğun alnına sıktı mı keleşi? Yaşadık mı? Köyü bastılar mı? Bastıkları köyün erkeklerini öldürdüler mi? Köy bastığında köyün kadınlarına tecavüz ettiler mi? Köyün kızlarına tecavüz ettiler mi?
Empati yapın. Bir erkek çocuğun var, gönderdin vatan için dedin, dal gibi gitti, orada PKK kurşunuyla şehit oldu. Toprağa gömdün mü gencecik çocuğunu? Gömdün. Sonra gelecek birisi senin yanında PKK'ya güzelleme mi yapacak? Birisi gelmiş senin oğlunu, kızını öldürmüş haksız yere.
Sen onu gömmüşün. Sonra devlet onu kalkmış affetmiş. Senin ciğerin yanarken o da geldi karşına oturdu. Bana söyler misiniz kim sabreder? Açıkça diyor mu öcalını serbest bırakacağım diye?
Açıkça söylüyorlar mı? Söylüyorlar. O zaman onca askerimiz, polisimiz, çocuğumuz, genç kızımız, kadınlarımız, onca mali paramız boşuna mı aktı? Bugün bu nefret nereye kadar diyeceksiniz değil mi? Ya elinde silahı bıraksın samimiyse, tövbe etsin dönsün, desin ki ben silahı bıraktım, tövbe ettim, döndüm. Bir daha terör faaliyetleri yapmayacağım. Biz de affedelim. Büyüklük bizde kalsın, bizi affedelim. Elinde silah. E ben onun nesini affedeceğim ya? Yok. Allah bizi affetsin. Ben bu konuda nasıl söyleyeyim, farklı anlaşılabilirim, farklı görünebilirim. Bundan bir korkum, çekintim de yok.
Ben yıllardan beri PKK pis, kanlı bir terör örgütüdür. Onun her zaman lanetlenmesi gerekir diyen bir kimseyim. Lanet olsun her türlü terör örgütlerine. Allah'ın laneti terör örgütlerinin başına olsun. Allah'ın laneti bu ülkeye, bu insanlara, bu vatandaşlara, bu memlekete kötülük yapacak olanlara olsun.
Allah'ın laneti bu ülkede adaletsizliklere, bu ülkede her türlü adaletsizliği bile bile icra edenlerin başına olsun. Allah'ın laneti bile bile bizim insanlarımızı şehit eden, bizim insanlarımızın genç yaşta toprağa düşmesine sebep olan ne kadar terör örgütü, destekleyicisi, yandaşı, koldaşı, onunla beraber hareket eden her kim var ise, her ne bir kurum, kuruluş var ise Allah'ın laneti onların üzerine olsun.
Bu ülkenin üzerinde uyuşturucu baronların ve uyuşturucu teröristlerinin, bu ülkenin üzerinde fuhuş pazarlayan, fuhuş terörizmini destekleyenlerin, bu ülkenin üzerinde kumar ve kumar terörizmini destekleyenlerin de üzerine Allah'ın laneti olsun. Bu ülkenin üzerinde fuhuşu, kumarı, adaletsizliği, bu ülkenin üzerinde uyuşturucuyu, bu ülkenin üzerinde her türlü haramı, her türlü haramı, Allah'ın lanetlediği her ne var ise, onları ülkenin içerisinde destekleyen, ülkenin içerisinde devam ettiren, ülkenin üzerine bir kaos gibi, kaos gibi böyle bir bastıran her kim var ise, Allah'ın laneti onların üzerine olsun.
Bu ülkede sadece çünkü PKK terör örgütü yok, bu ülkede uyuşturucu terör örgütleri var, bu ülkede fuhuş terör örgütleri var, bu ülkede gece alemi terör örgütleri var. Bunlar da birer terör örgütü, Allah onların da üzerine lanet yağdırsın, onların da köklerini kurutsun, onları da bertaraf eylesin, onları da bu ülkeden sıyrılıp gitmelerine veya toprağın altına gömmelerine vesile olsun.
Bu ülkede Mason terör örgütleri var, bu ülkede Hristiyan terör örgütleri var, bu ülkede Yahudi terör örgütleri var, bu ülkede dinsiz terör örgütleri var, bunlar normalde eli silah tutmuyor ama birer terör örgütü gibi çalışıyorlar, Allah'ın laneti bunların üzerine olsun. Bu ülkeye kim düşmanlık yapmak istiyorsa, kim düşmanlık yapıyorsa, bu ülkenin üzerinde kim karanlık oyunlar çeviriyorsa, Allah'ın laneti onların üzerine olsun.
Kim bu ülkeyi dinsizleştirmek istiyorsa, kim bu ülkeyi İslam'dan uzaklaştırmak istiyorsa, kim bu ülkenin çocuklarını dinsiz, imansız, Kur'ansız, sünnetsiz yapmak istiyorsa, bunlar da terör örgütleri, Allah onların da üzerine lanetini indirsin. Bana diyecekler ki şimdi lanet okumak İslam'da yok, bunlara lanet okumak İslam'da var, o yüzden Allah onların cümlesini bu terör örgütlerine lanet eylesin. Benim durduğum nokta bu, fal baktıran, baktırdığı fala inanan kişinin nikahları gider demiştiniz. Bu kadın da fala baktırsa, baktırdığı fala inansa nikahı düşer mi? Evet. Eşi nikah tazelemek ister de kadın bunu kabul etmezse boşanmış sayılırlar mı? Yine o normalde bunlar hükmen boş olma, dinden çıktı çünkü.
Bir erkek veya bir kadın gitti bir fal baktırdı, bakılan fala da inandı. Evet ben bu fala inandım dedi. Kim olursa olsun dinden çıktı. Sonra tekrar iman etti, tecid'i iman etti. Yani imanını yeniledi, o nikahını da, imanı yenilenince nikahı da yenilenmiş oldu. Ama bu mesele böyle ikide birde oluyorsa ve bu konuda da böyle sıkıntı yaşanıyorsa, İslam hukuku olarak onların boşanmasına hükmedebilir.
Sosyal medyada birçok kez toplu bir şekilde büyükbaş hayvan ölümleriyle karşılaştım. Anladığım kadarıyla yapay et için zemin hazırlanıyor. Sorum şudur, biz insanlar olarak bu deccaliyet sistemiyle nasıl mücadele edebiliriz? Ben buna Kur'an-Sünnet diyeceğim, yürüyeceğim, geçeceğim ama bunlar çok uzun mesele. Dünya insanlığının özgürlüğü yok, dünya insanlığının özgürlüğü olmayınca yönlendiriliyor, yönetiliyor.
Yani bunu pandemide gördük mesela. Bütün dünyayı bir sınavdan geçirdiler. Bütün dünya o sınavda ne yazık ki sınıfta kaldı. Sonra bütün dünyayı aşı diye bir sıvı sattılar, zorladılar. Şimdi de millet patır patır kalp krizinden ölüyor. Hem aşıyı zorunlu kıldılar, hem gittik oraya imza attık. Sorumluluğu bize aittir diye. Hem devlet zorladı, zorla aşı olacaksınız dedi. Hem zorla aşı oluyorsun, aşısız seni şuraya katmam, buraya katmam, buraya göndermem, buraya indirmem. Zorla aşısızlar, bir daha aşı vurulmayanlara böyle bir mahalle baskısından fazla, devlet, mahalle, herkes baskı yaptı, iyi. Ondan sonra dedi ki, buraya imzalayacaksın. Bütün sorumluluk sanayi.
Yani en son bizim doktor Abdullah dedi bana, Almanya'da patır patır herkes Biontech'e dava açıyor ve davadan kazanıyorlar, tazminat alıyorlar dedi. Tabi Biontech'çiler de kaçtılar şeye, İngiltere'ye. Ağa babalarının yanına kaçtılar, kraliçeye sığındılar. Bu onun gibi bir şey. Yani dünyanın üzerinde değişik oyunlar, tezgahlar oynanıyor. E gücümüz olmadığından dolayı onları boyun eğiyoruz. Herhangi bir sebeple bankadan kredi çekmek, evimizin bereketini, kazancımızın bereketini götürür mü? Yani biz arkadaşlara, kardeşlere Darül Harp'te her ne kadar bunun fetvası varsa da, durabiliyorsanız uzak durmaya gayret edin diyoruz. Bir kişinin benim namazım kılındı demesi ne demektir?
Böyle diyen birine nasıl cevap verilir? Bir kimse benim namazım kılındı, komple hayatımın namazı kılındı diyorsa, ona tecdid iman, tecdid-i nikah gerekli. Bu dinle alay ediyor. Bunu genelde melami zihniyetliler söyler. Bu tehlikeli bir sözdür. Allah muhafaza eylesin. Daha önce akrabalarım ile bazı sorunlar yaşamıştık ve ailemize iftira verildik. Otuyla zarar vermişler. Biz de iletişimi kestik. Ancak son zamanlarda gönlüm bu konuda rahatsız. Bir sufi adayı bu konularda nasıl tavır almalı? Yine yakın olmak için adım atsam, zarar vereceklerinden, en içeriğim zarardan kastım eskisi gibi büyüğü iftira.
E bir kimse zarar veriyorsa onun arına irtibat, onun arına mesafe koymanın da bir zarar yok. Müsküp mahalleden bir anneniz sabah riski bir ameliyata girecek. Allah'ım şifa versin inşallah. Allah'a kabul edileceğini yakinen bilerek dua edin. Çünkü Allah gafletle kalpten yapılan duaları kabul etmez. Tirmizi paylaşımını yaptığınız bu hadis-i şerifi anlayamadım. Gafletle kalpten yapılan dua nedir? Yani kalbi başka yerde. Dili başka bir şey söylüyor ama kalbi başka yerde. Kalp gaflette. Öyle olunca o yapılan dua kabul edilmez diyor. Yani dilinle kalbin bir olacak. Dilinle kalbin bir olursa o zaman harika. Yani öyle samimi dua edin ki kabul edilmeyecek diye düşünmeyin.
Kabul edileceğini kesin inanın. Ve dua ederken de kalbinizle, dilinizle, vücudunuzla, bütün maneviyatınızla Allah'a yönelin. O esnada böyle aklı başka yerde, kalbi başka yerde, dili başka yerde olanlardan olmayın inşallah. Babam vefat etti. Onu rüyamda görmek için ne yapmalıyım? Biraz tasaduk et, sadaka ver. Biraz onun adına hayır hasenat et inşallah. Rabbim rüyanda göstersin. Bir, ne olacak rüyanda görünce? Şimdi kimse Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini görür. Hidayettir, berekettir, lütuftur, ikramdır, islamdır, ihsandır.
Geçmiş peygamberlerden birisini görür. Evet, berekettir, ikramdır, ihsandır, lütuftur. Şekline, şemaline şeytan giremez. Muhteşem bir şeydir. Salih, sinin, salih bir kimse olduğuna işarettir. Ey aşağı doğru geliyoruz şimdi. Cihar Yergüzin efendilerimizi görür. Ebu Bekir Ömer Osman Ali, o kimsenin dini akidesinin sağlam olduğuna işarettir. Dinde salih bir insan, dinde maneviyatının yükseleceğine işarettir. Rahmettir, berekettir, lütuftur, ikramdır. Sahabelerden birisini gördü. Muhteşem, yıldızlar gibidir. Hangisine sarılırsanız beni bulursunuz demiş. Hidayetine, lütfuna, ikramına, ihsanına mahzar olmaktır Allah'ın.
Pir efendileri gördü. Yolun sahihliğine, sufiliğinin sahihliğine, dervişliğinin güzelliğine, yolun adabına, erkanına, uyduğuna, o pir efendinin rahmetine, bereketine, lütfuna, ikramına, ihsanına mahzar olmaktır. Muhteşem. Geçmiş şeyh efendilerinden birisini gördün. Harika, yine yolda bir manevi bir işarettir. Sadece görsen lütuf, ikram, ihsandır. Muhteşem. E kimi gördün? Şeyhini gördün. İstikametinin düzgün olduğuna, dervişliğinin düzgün olduğuna, dervişliğinin emin adımlarla yürüdüğüne, hele o şeyhle beraber Beytullah'ı, Peygamber'i sallallahu aleyhi ve sellem'e, pir efendileri, sahabeleri, geçmiş peygamberleri beraber gördün. O şeyhin, veliliğinin, mürsidi kamilliğinin sahihliğine, yolun sahihliğine, yolun düzgünlüğüne, o sırat-ı müstakimde gidildiğine işarettir.
İyi. Babanı gördün rüyanda, anneni gördün rüyanda. Neye işaret? Baban evliyadansa güzel. Baban bir şeyhse, bir veliyse güzel. Eyvallah. Ama başka ne diyeceğiz? Şöyle yoracaklar. Babamı gördüm, senden hayır istiyor. Hayır yap, önce bana ver. Öyle derler ya. Yani, Allah'tan sırat-ı müstakim isteyin. Allah'tan salihlerle beraber olmayı isteyin. Allah'tan peygamberlerle beraber olmayı isteyin.
Ejma'in. Eftali zikr fâle mennehu Laaayla El-Fatiha Allah'tan salatı.
Ejma'in. Destur.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.