mustafaozbag.org

Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 10.03.2022

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 12 Mart 2022 · 1:04:42

Allah gecenizi hayırlı eylesin, Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin, Rabbim ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Cenab-ı Hak nefeslerinizi hayırlı eylesin, Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i, Kur'an ve sünnet-i seneye sımsık yapışanlardan eylesin, hakkı hak bilip hak yolunda mücadele eden, batılı batıl bilip batılda cihad eden kullarından eylesin, Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i, Muhammed'in üzerine afiyet nasip eylesin, her türlü beladan, musibetten, sıkıntıdan muhafaza eylesin, kaldıramayacağımız, sıkıntıya gireceğimiz her türlü hallerden Cenab-ı Hak cümlemizi muhafaza eylesin, Rabbim dilimizde zikrini, kalbimizde muhabbetini hiçbir zaman eksik eylemesin, son nefesimizde buyurun,
Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammed'in abduhu ve resuluhu diyerekten inşallah son nefesini verenlerden eylesin, selamun aleyküm, kıyamet gününden ve cennette ve cehennemden sonra ne olacak, Allah ondan sonra ne yapacak, bize bildirmiş midir, Biz oraya kadar olanı düşünelim, hani birisi geldi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine kıyametten sordu, bir de ne zaman kopacak dedi, o da ona dedi ki ne hazırladın, ne hazırladın deyince, bu sefer kaldı, biz ne hazırladık ona bakalım, kıyameti ben hiç düşünmem bile, biz ne hazırladık,
Hani günü kurtarabildik mi, biz bugün ne yaptık, biz ayımızı, yılımızı, ömrümüzü kurtarabildik mi, ne yaptık, kıyametten sonrasını ne düşünüyorsunuz ki, siz kıyamete gidinceye kadar onu düşünün, Aslında bizim son nefesimiz, kıyametimiz, sufiler her nefesi kıyamet görmüşler, çaylarınızda içinden, her nefesi de kıyamet görmüşler, o yüzden biz o nefesleri nereye harcadık ona bakalım, harcadığımız yere bakalım, siz bugünkü hayatınıza bakın, kıyametinizi görün, bugünkü hayatınıza bakın, son nefesinizi görün, Allah muhafaza eylesin inşallah, Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin, üvey oğlunun boşanmış eski eşiyle evlenmesi ne sebeptir, onun üvey oğlu yoktur ki, soru yanlış,
Önceden müşrik Araplarda böyle bir kendi kendine evlatlık edinme durumu vardı, o evlatlık edindikleri kimseleri de kendilerince normal evladıymış gibi hükmediyorlardı, müşrik adetti, Cenab-ı Hak da o müşrik adetti, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin üzerinden kaldırdı, yani onun böyle bir şeyi vardı, müşriklikten kalma bir, hani evlatlık edindi bir kimse vardı, onun boşandığı eşiyle nikahlandı, o yüzden, O normalde bildiğimiz üvey evlat değil, İslam'da mesela, daha doğrusu İslam'da bir erkeğin hiçbir zaman üvey evladı olmaz, yani şöyle olmaz, erkek kaç tane kadınla evlendi?
Beş tane, üç tane, dört tane, neyse, on tane, yirmi tane, hani evlendi boşandı, evlendi boşandı. Ondan olan bütün çocukların hiçbirisi de birbirine üvey değildir, onların hepsi de has kardeştir. Ama diyelim ki bir erkek çocuklu bir kadın aldı, o çocuklu kadın alması onun üvey evladı olur. Eğer o erkek, o kadınla cinsel ilişkiye girerse, onun çocuklarından hiçbirisini nikahına alamaz, ebediyen alamaz.
Bakmayın o bir tane zürtoboz bir gazeteci aldı öyle, tabii normal TC, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre, bir kimse bir kadınla evlendi, ayrıldı, o kadının başka bir erkekten olma çocuğuyla evlenebiliyor. O yüzden diyorum ben, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kanunlarıyla evlenilmesi, boşanılması dini değildir diye. İslam hukukuna göre bir erkek, bir kadını nikahladı, onunla cinsel ilişkiye girdi, kadının hangi adamdan olursa olsun, kaç tane çocuğu olursa olsun, adama normalde bir daha nikahlanamaz adamla. Bu kapı kapanır. Ama Türkiye Cumhuriyeti devletinin kanununa göre evlenebilir o kimse.
O hangisiydi o, Yılmaz Özdil miydi, neydi? Emin Çolaşan mıydı? Bekir Çolaşan. Ha Bekir Çolaşan'da doğru, Emin Çolaşan'da böyle. Bekir Çolaşan'da doğru, Bekir Çolaşan'da normalde evlendi, kadını boşadı, o kadının kızıyla evlendi. Örneğin, bu İslam hukukuna göre caiz değil. Ebediyen caiz değil. Ve nikahı nikah da değil, her cinsel ilişkide zina etmiş hükmünde. Şimdi o yüzden Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin hiç üvey oğlu olmadı. Malumunuzdur, ateistler hep bunu söylüyorlar da. Yani ateistler her şeyi söyler, sonuçta inanmıyor, dinsiz. O her şeyi söyler, namaza da söyler, oruca da söyler, zekatı da söyler, her şeye söyler ki. Bir kimse bir dine inanmıyorsa onun içinde, bütün hepsi de eleştiri konusu.
Din zaten akla dayanacak bir şey değil ki. Ama insanlara hep böyle bunu sundular. Hani akıl dini, han kardeşim ne alakası var? Allah bunu yasak etmiş, Allah bunu helal etmiş, öbür günü haram etmiş. Sen cumartesi günü balık tutma yasağını akılla açıklayabilir misin? Yahudilere dedi ki, cumartesi günü balık tutmayacaksınız. Bu ne akılla açıklanacak ki? Allah'a olan imanını göstersen orada. İbrahim'i ateşe yakma dedik, serin ol, selamette ol dedik. Ateş gür gür yanıyor. Çevrede ne kadar o odun varsa, ne varsa, çalı çırpı yanacak ne varsa, devasa ateşi yakmış Nemrut. Onun içine mancılıkla da İbrahim'i atıyor.
Bunun akılla ne alakası var? Akılla alakası var mı? Musa'ya diyor ki, Musa'nın annesine diyor ki, sen sepetin içine o çocuğunu koy, nile bırak diyor. Akılla ne alakası var? Nile bırakıyor. İbrahim'in annesi normalde yine Nemrut'u öldürecek diye gitti, mağarada doğurdu. Mağarada doğurdu, mağaradan hiç çıkmadı 14-15 yaşına kadar.
Parmağına emiyordu, Cenab-ı Hak onu parmağından nasiplendiriyordu. Parmağından rızıklandırıyordu. Bir günde bir haftalık büyüyordu. Akılla ne alakası var? Ama akılperestlik var ya, aklı ilahlaştırmak var ya, bu batının aklı ilahlaştırması, aklı ilahlaştırıyor. Bir şey aklına yatıyorsa yattı, yatmıyorsa yatmadı. Aklına yatmıyorsa reddet. Bu doğru değildir. Batının felsefesi bu. O yüzden ateistler her şey der. Selamun Aleyküm. Eşimin son birkaç sene öncesine kadar kumar ve dışarı hayatı vardı. Şimdi eski huyları yok ama arada kaçamak yapıp bize yalan söylüyor. İşe gidiyorum diye başka yere gidiyor.
İşe gitmediğini öğreniyorum. Tartışma çıkıyor. Tamam yapmayacağım, arkadaşlara takıldım diyor. Çocuklarım bu durumdan etkileniyor. Bağış yapıyorum, salavat-ı sebe okuyorum, düzelmesi için bir önünüz var mı? Yoksa özel mi konuşalım? İstanbul'dan bir kardeş sormamızı rica etti demişler not olarak. Allah yardımcınız olsun. Kolay şeyler değil bunlar. İnşallah cana bak, hidayetini arttırsın. Tövbe edip dönsün inşallah. Kıymetli hocam, Kürtler hakkında ne düşünüyorsunuz? Elini kaldırsın Kürtler. Kaldır, kaldır, kaldır, kaldır. Kaldırın ellerinizi. Evet.
Bunca insan var. Kötü bir şey düşünmüş olsan, bunlar neden derviş olsunlar? Acemin araba, Arap'ın aceme üstünlüğü yoktur. Üstünlük takvada, takvadadır. O yüzden bizim hiçbir ırka karşı hiçbir şeyimiz yok. Bütün, benim kardeşimiz hepsi de, yani herkes kardeşimiz. O yüzden, bu, ben sağ olduğum müddetçe, burada kardeşlerin arasında, böyle bir ayrımın olmasını, mümkün değil, düşünemem. Bugüne kadar olmadı zaten hiç. Ben aklımın ucuna dahi gelmez, bu Kürttü, bu Türktü, bu Lazlı, bu Çerkezli, bu Boşnak'tı, bu Pomak'tı. Aklımın ucuna gelmez hiç. Biz Müslümanız. Bu topraklarda doğdum ben, bu topraklarda yaşıyoruz. Kimse bu topraklara ihanet etmediği müddetçe, kardeşimizdir, başımızın üstünde yeri var.
Kim olursa olsun bu. Bunun Türk'ü Kürt'ü yok. Hiç. Türk olmuş, Allah'sız, dinsiz, imansız olmuş. Ne yapayım? Türk diye, onu başıma tac edecek değilim ya. Takvaca üstün olan Allah katında üstün. Son veda hutbesinden, hepiniz bir tarağın dişleri gibisiniz. Birbirlerinizin üstünlüğünüz yok. Adem'in çocuklarısınız. Kardeş olun. O yüzden bu noktada kardeşler, arkadaşlar aralarında, boşlukta bulunup böyle bir söz dahi söylemesinler. Yanlış anlaşılır. İnsanın insanlığı önemli, yiğitliği önemli, delikanlılığı önemli. Bu erkek, kadın değişmez. İnsanın düzgün olması önemli. Başka bir şey önemli değil.
Allah muhafaza eylesin. Bir Kürt olarak kendimize haksızlık yapıldığını ve sürekli görmezden gelindiğimizi ve kötü ve küçük görüldüğümüzü düşünüyorum. Bu da ırkçılık. Yani bu topraklarda bu da doğru değil. Sebep, yani o zaman ben hepinizden fazla bu tip şeylere maruz kalmış bir kimseyim. Benim Türklüğümün bir anlamı kaldı mı?
Hanginiz haksız yere cezaevinde yattınız? Benim Türklüğümün bir anlamı kaldı mı? Ben mahkemeye müracaat ettim. Bana ceza verdiniz. Yılların faturasını, fotokopisini gönderin bana dedim. Bana ceza veren mahkeme, büyüs mahkemeye şunu yazdı. Söz konusu yıllara ait incelenmiş hiçbir fatura yoktur. Ceza yediğim yıllara ait incelenmiş hiçbir fatura yoktur. Bakın hiçbir fatura yoktur. Biz aslanlar gibi gittik yattık. Türklüğümün bir anlamı mı oldu? Sizi hiç yoldan aldılar mı sohbetten gelirken? Sizi hiç evinizden aldılar mı sohbetten döndükten sonra? Sizi kapının önünden aldılar mı hiç?
Siz hiçbir şey yokken her an tedirgin misiniz? Her an beni sorgulamaya alabilirler, götürürler diye. Öyle bir tedirginlik yaşıyor musunuz? Yaşıyor musunuz? Evinize giderken, iş yerinize giderken, sokakta yürürken, sizin iş yerinize birisi geldiğinde onun üzerinde ya bunu şimdi yolda alırlarsa diye tedirginlik yaşıyor musunuz hiç? Ne yapayım? Devlet düşmanım olayım. Onca hazırlık yapmışsınız. Bir aşire dağıtacağız. Üç otobüs, polis geliyor mu? Bu memleket bizim. Kürd'üyle, Türk'üyle, Laz'ıyla, Çerkezi'yle, Abazası'yla ne varsa ırkçılık yok.
Irkçılık yok. Biz Kürd'üz, eziliyoruz. Herkes ezildi bu ülkede. Herkes ezildi. 12 Eylül'den önce, bunu böyle büyük bir çoğunluk bilmez, mermi yağıyor evin üstüne. Annem diyor, ne oluyor? Anne, ay tutuldu herhalde dedim, ondan silah çekiyorlar. Bana diyor, ay tutulmasında bu kadar diyor, silah mı çekiliyor diyor. Çekiliyor anne diyorum, insanlarda şimdi silah çok diyor. Yat yere diyorum, yat. Evet. Biz ızdırap çeke çeke büyüyoruz, toplum olarak. Bir hadis kitabı, Buhari hadis kitabı.
Polis girdi, aldı Buhari hadis kitabını şey olarak, ne o? Suç delili, suç unsuru olarak aldı. Buhari hadis kitabı. Ödemiş de camide zikir yapıyor, sardı caminin etrafını. İçeri kadar girdiler camiden içeri. Kim normal bir hayat yaşıyor ki? O yüzden ırk söz konusu değil. Orada hiç kimse böyle şeyler söylemesin. Bu ülkede eziyet çekiliyorsa hep beraber çekiyoruz. Sıkıntı çekiliyorsa hep beraber çekiyoruz. Şimdi o hani haksızlık yapıldığını düşünüyor. PKK'yı nereye koyacağız şimdi? Çocuk demiyor, asker demiyor, sivil demiyor, polis demiyor, okul demiyor, iş makinesi demiyor.
Yakıyor, yıkıyor, öldürüyor. Çocukları kaçırıyor. 30 yıl Türkiye onunla uğraştı. Hala da uğraşıyor. DHKBC'si'ninle uğraşıyor. Terörist solcularla uğraşıyor. DAEŞ'le uğraşıyor. Bu kapitalist, deccalist sistem nefes mi aldırıyor memlekete? Ben komisere öyle dedim. Gece çevirdiler gene beni. Ahmet Kaya çalıyor arabada. Böyle bir baktı bana. Ahmet Kaya dinliyorum. Bakıyor sakallı. Böyle hani ne oluyor gibisinden. Dedim ülkücü oldum, vatan haini oldum. Lala illallah Muhammeden Resulullah dedim. Bu 28 Şubat'ta oluyor.
Lala illallah Muhammeden Resulullah dedim. Sufi oldum, yine vatan haini oldum. Dedim en sonunda komünist oldum artık dedim ben. Bağırıyor şeye. Komisere bağırıyor. Yani beni çevirdiklerinin farkındalar. Komiserim, komiserim. Hacı abi komünist olmuş diyor. Arkadaşlar bu ülkede belli bir zümreye hiçbir şey olmaz. Bunu kabul ediyorum. Bununla hemfikirim. Geri kalan eğer ki siz hak, hukuk, adalet, Kur'an, sünnet, vatan, millet diyorsanız o sıkıntıyı yaşarsınız. Allah bu konuda ne demiştir? Kürt sorunu var mıdır? Ve siz değerli hocamız ne der? Biz hep İstanbul savunan ve kaldırıldığında da buna karşı gelen kavimiz fitneye gelip ayrılmadık.
Bizim derdimiz Kur'an, sünnet ve bu toprakların gavurların eline geçmemesi bu. Bakın tekrar bunu yıllardan beri söylüyorum. Bu toprakların tekrar gavurların eline geçmemesi. Bunu yıllar önce dedim. Bu dünya üzerinde hiçbir ülkenin bilhassa bu süper güçlerin haricindeki ülkelerin hiçbirinin can, mal, ülke güvenlikleri yok. Adamı gaza getirdiler. Güldür, güldür, güldür Rusya girdi. Nerede NATO'cular? Nerede Batıcılar? Şimdi paralı asker toplayacağım diye uğraşıyor Ukrayna. Kendi ülkesini savunabilecek noktada değil. Bu bütün ülkelerin başına gelebilecek olan bir şey.
O Birleşmiş Milletlermiş. NATO'ymuş, Sento'ymuş, Cento'ymuş. Hepsi de civata. Adam bir sabah Libya'yı bombalarken Birleşmiş Milletler kararımı götürdü. Neden bombaladı Libya'yı? Neden yerle yeksan etti? Neydi Libya'nın suçu? Dünya sustu. Hani Irak'taki nükleer bombalar nerede? Hani Irak'ın nükleer silahları vardı. Yerle yeksan ettiler. Bombaladılar. Bir de borçlandırdılar koca ülkeyi. Yıktılar. Hala da Irak iki yakasını bir araya getiremiyor. Hani Suriye öyleydi? Ne oldu Suriye? İki yakasını bir araya getiremiyor. Ne oldu Afganistan? Ne oldu Yemen? Kim verecek hesabını?
Kimden hesap soracaksınız? Adam gitti Kırım'ı işgal etti. Hadi ne olacak? Kim hesap soracak? Kim onu dışarı çıkaracak? Ülkenize sahip çıkın. Bırakın Kürd'ü, Türk'ü, Laz'ı, Çerkez'i. Bırakın bunları. Ciddiyim bu konuda. Bak Amerika sarıyor Yunanistan sınırından, Bulgaristan'a kadar. Sarıyor etrafınızı. Ne iş var Amerikan'ın orlarda? Onca Yunanistan'a askeri yığınak yapıyor. Ne iş var orada? Bulgaristan'a yığınak yapıyor. Ne iş var orada? Bu yığınakların Rusya'ya karşı olmadığı meydanda, hani Rusya'ya yığınak yapmış olsa, hadi Ukrayna'ya müdahale etse ya.
Bak Polonya dedi ki, al bendeki mikleri dedi, ver Ukrayna'ya dedi, hayır dedi. Polonya diyor ki, benim başımı Rusya'yla başımı bela getirme, mikleri ben sana vereyim, sen de Ukrayna'ya ver diyor, hayır diyor. Neden? Problemi seviyor. Polonya'ya mikleri verecek, Rusya'da diyecek, savaş sebebi sayarım, Polonya'ya da vuracak. Kimsenin kimseye faydası yok. O yüzden memleketinize, ülkenize sahip çıkın. Evinize sahip çıkın. İşinize sahip çıkın. Ciddiyim bu konuda. İşlerinize sahip çıkın. Boşlamayın işlerinizi. Evlerinize sahip çıkın. Çoluğunuza, çocuğunuza sahip çıkın. Nerede çalışıyorsan çalış. İşine sahip çık. Dosdoğru işini yap. İster memur ol, ister amir ol.
İster kendi işini yap, ister işçi ol. Hiç önemli değil. Sen işine sahip çık. Tembellik yapma. Sen evine sahip çık. Eşine, çoluğuna, çocuğuna sahip çık. Senin sahip çıkmadığına, bir başkası gelir, sahip çıkar. Sen çocuğuna sahip çıkmazsan, başkası senin çocuğuna sahip çıkar. O nasıl çıkarsa çıkar. Sen çocuğuna sahip çık. Kadınlar da erkekler de. Siz eşlerinize sahip çıkın. Siz sahip çıkmazsanız, birisi sahip çıkar. Açık. Kadını da erkeği de. Çünkü, dünya üzerine artık, ahlakın kuralları kalmadı. Biz Müslüman ülkeyiz değil mi, halk olarak?
Ahlakın kuralı yok. Bütün haramlar serbest çünkü. O yüzden herkes sahip çıkacak. Evine, barkına, çoluğuna, çocuğuna, herkes. İşine, vatanına, memleketine, şehrine. Sahip çıkın. Bir yerde bir şey var. Gidin itirazınızı koyun. Evet, sahip çıkın. Dininize sahip çıkın. Birisi dininizle alakalı atıp tutuyor. Gidin şikayet edin. Evet. Yılmayın. Adamlar, ayetleri inkar ediyor. Gidin, Cumhuriyet Savcılığına, suç duyurusunda bulunun. Sahip çıkın.
Bu kendiniz için değil, gelecek çocuklarınız için. Haramları serbestse her şey. Bunu görmüyor insanlar. Bunu normalde, nasıl insanlar buna sessiz hayret ediyorum ben? Biz Kur'an'a iman mı ettik? Evet, iman ettik. İyi kardeşim, Kur'an içki haram etmiş mi? Etmiş. Kumarı haram etmiş mi? Etmiş. Fuhuşa haram etmiş mi? Etmiş. Faizi haram etmiş mi? Etmiş. Ya Kur'an bana mı indirildi sadece? Kur'an inanın herkese. Bu insanlar neden haramlarla mücadele etmiyor?
Neden fuhuşla mücadele etmez? Neden uyuşturucuyla mücadele etmez? Neden faizle mücadele etmez? Neden rüşvetle mücadele etmez? Neden haksızlıklarla mücadele etmez? Neden adaletsizliklerle mücadele etmez? Ya adalet olmayınca hiçbir şey olmaz. Ülke batar adalet olmazsa. Ama sessiz insanlar. Böyle bir şey. Ya ben gene aynı şeyi söyleyeceğim. Yani dini namaza hapsetmişik. Ya namaz kıldık mı tamam bitti. Dini bütün vazifelerimiz bitti. Cihat'mış. Adaletsizlikle mücadele etmekmiş. Hukuksuzlukla mücadele etmekmiş. Haramlarla mücadele etmekmiş.
Batılla mücadele etmekmiş. Bunları unutturdular hepsinde bize. Biz sufiz. Namazı kıldık. Zikrullah yaptık. Tamam kurtuluşa erdik. Bir de şeyhe bağlandık. Bir de şeyhimiz var bizim. Allah Allah Allah … Tamam ya. Bitti. Memleketi necaset götürüyor. Hanımın zekat miktarı altını var. Zekatını vermiyor. Zekatını benim vermem gerekir mi? Yok hayır. O kendisi vercek. Kadınların parasına, tukunacağına. Tadurus bütün herkes için geçerli. Bu Ukrayna, Rus savaşı Türkiye'mize sıçrar mı? Ekonomik yansımaları çoktan yansımış durumda. Türkiye olarak nasıl hareket etmeliyiz?
Başımızda koca koca devlet yöneten insanlar var ya. Ülkemizi toplumsal bir bunalıma sokuyorlar. Yakıt ne o? Yakıt, yağ, şeker, un gibi şeylerde toplum panikliyor. Bizler cemaat olarak nasıl hareket etmeliyiz? Bu gidişatı değerli görüşlerinizi özetler misiniz? Hiç şeyinizi bozmayın. Ne o? İstifinizi bozmayın. Ya o yağ kuyruklarını gördüm, utandım kendimden ya. Ya pes ya. Ben kaç yıldır diyorum, küçücük toprağınız da olsa gidin ekin. Git ek. 500 metrekare yerin var git buğday ek ya. 300 metrekare bir yerin var git ya buğday ek, fasulye ek, bir şeyler ek. Ek ya.
Ek kardeşim. Toplu onu ne güzel büyük bir lezzet, büyük bir tat. Toplu onu kendin ye. Veyahut da çevrene yedir. Bir savaş çıksa işte kıtlık var. Yağ yok, şeker yok, un yok. Ne olacak bütün herkesi şehirlere doldurdular. Tıka basa şehirler dolu. Köyler boş, araziler boş. Eken yok, diken yok, hiçbir şey yapan yok. Bomboş tarlalar. Bomboş. Gözünün alabildiği yerler boş. Neden? Mazot pahalı, yok ilaç pahalı, yok şu pahalı, yok bu pahalı. Dikmiyor hiç kimse. Aha buğday şimdi yüzde üç yüz artacak, yüzde dört yüz artacak. Ne yapacak?
Ekmeğin. Size söylemiyorum bunu. Tüm insanlara söylüyorum. Adam gidiyor İstanbul'a geliyor, Bursa'ya geliyor. Asgar ücretle çalışacağım diye uğraşıyor. Gitsin köyünde ekse buradan daha fazla para kazanacak. Ama adı köy ya, adı köy. Devletin de bunda suçu var. Hükümetlerin daha doğrusu. E köyü yaşanabilir hale getirmediler. Cazip hale getirmediler. E ne olacak? Tarım başına gelenler veya hükümetin maliyesine, o sına busuna gelenler dışarıdan okumuş, satılmış insanlar. Ya şu memleket neydi o bir tane IMF'den geldiği adı neydi ya? Kemal Derviş'i gördü bu ülke ya. Bu ülke Kemal Derviş'i gördü ya. Aynı şey devam ediyor.
Yani şimdi de o maliye ve hazine bakanı mıydı? Neydi o? Gözlerimdeki ışığı görmüyor musunuz diye. Ha? Ha nebati. Adam gelmiş, bakan olmuş. Ekonomi soruyorlar, gözlerimdeki ışığa bak diyor. Süleyman Demirel'in dediği gibi, bugünün kim? Abim attı bana. Yani ekonomiyle alakalı Süleyman Demirel'e laf söylüyorlar diyor. Rakamlar değişebilir de, değişmeyebilir de, rakamlara bakınca diyor bir başkası başka türlü yorumlayabilir de, yorumlayamaz da.
Böyle dinle, tam bir demagog dersin. Demagog. Yani sonunda hiçbir şey yok söylediği. Bu ülke onları gördü. Şimdi iyi yine yani. Tabii. Hiç olmasa şeker var, un var, yağ var şimdi. Pahalı da olsa var, mazot var, benzin var. Pahalı da olsa var, o da yoktu. Ben o günleri gördüm ben. O yoktu. Millet tarlasını sürecek mazotu yoktu. Tarlasını sulacak, yani o su motoruna koyacak mazotu yoktu milletin. Üç gün sırada duruyordu. Geçen senelerde Sudan'a gittim ya, kuyruk var. Ne bu kuyruk? Benzin kuyruğu. Orada yeni bir ekonomi oluşmuş. Benzinin içerisinde kuyruk 3-4 kilometre, 5 kilometre.
Her tarafta araba var. Böyle kendilerince bir düzene katmışlar oraya. Şeyciler orada, köfteciler orada, çaycılar orada. Ondan sonra yiyim içimciler orada, tezgahları kurmuşlar. Böyle bir hayat standardı oluşmuş. Ya bakıyorum ben, bunlar ne yapıyorlar şimdi burada diyorum ben. Bunlar benzin kuyruğunda bekliyor. Eee, o benzin kuyruğunda beklerken orada yiyor, içiyor, uyuyor. Orada yatıyor adam. Orada yatıyor. O en büyük benzin şirketinin müdürüyle de tanıştık. Dediler ki, bu benzin şirketinin satış müdürü. Dedim, bu müdürse tamam dedim. Bu kuyruklar gayet normal. Bizim Erdoğan'la şey vardı. Ne o, İsmail.
Adam normal, zikrullah'ta açıyor şeyi, telefonu. Boyuna kaydediyor, yayın yapıyor. Tabii zikrullah'ta o böyle yayın şeyi gibi dolaşıyor. Gece renkli gözlükler, maşallah subhanallah. Tabii. Suğuda'nın en büyük petrol şirketinin müdürüymüş o. Zikrullah'ta. Çok sevdi beni. Allah razı olsun. Ama, petrol yok. Biz o günleri gördük ülkede. Biz bu ülkede onları gördük. Biz şeker kuyruğunu gördüm ben. Ben milletin sigara bulamadığını biliyorum. Sigara kuyruğunu biliyorum. Ben onları gördüm. Bildiğiniz, hani, çok özür dilerim. Yani biz yemedik çok. Yani, sana yağı var ya sana yağı.
Margarin. Margarin. Yoktu. Bizim tabii dedemin bakkal dükkanı var ya. Millet yalım yalım yalvarıyor dedeme. Hani, bir paket sanayi alacak. İpler dedemin elinde. Adam bir paket sigara alacak. Yok. Bildiğiniz yok ya. Ya memleket tütün üreticisi, sigara yok memlekette. Bunları, şimdi yeni nesil bunları bilmiyor. Görmedi de. Şimdi yeni nesilin internetini kes, bağırsın boyuna internet kesildi diye. Onların ekmekle dertleri yok. Şimdi bakıyorum ben, millet mesela bir şey olmuş olsa, gidiyor çokomel alıyor, gidiyor çikolata alıyor, gidiyor bisküvi alıyor. Biz gidiyoruz pirinç alıyoruz.
Aradaki fark bu. Hiç unutmuyorum. Bir bayanı götürdüm Akura. Dedim, işte ayıp söylemesi yaptım diye değil, örneklemek için söylüyorum. Ne istiyorsan al buradan dedim. Gidiyor bisküvi alıyor, çikolata alıyor, atıştırmalıklardan alıyor sepete. Bakın bu insanların kültürüyle alakalı, bakışıyla alakalı. Üç tane çocuk var, adam yok, evde çocukları aç, çikolata da alsın, önemli değil.
Ama öncelin senin çikolata değil. Öncelin senin bisküvi değil. Öncelin senin şeker, pirinç, fasulye, bulgur, çay. Örneğin, çay bilen keyfe gelir. Un. Dayanamadım en sonunda. Dedim ya sen bunları al, alma demiyorum. Ama dedim önce tencereye girecek olanı al sen. Ben başladım şimdi, pirinç koyuyorum, şeker koyuyorum arabaya. Nohut koyuyorum, fasulye koyuyorum, bulgur koyuyorum, makarna koyuyorum, çay koyuyorum. Ana temel maddeler bunlar. Çikolata yemesen ne olacak, bisküvi yemesen ne olacak? Yağ koyuyorum. Dedim üç çocuk annesisin ya, ev bakıyorsun dedim. Çocuklara akşam olunca dedim, yemek mi pişireceksin, çikolata mı yedireceksin?
Gidiyor, fanta alıyor, içecek alıyor, kola alıyor. Lan bırak, karnını doyur önce. Önce karnını doyur. Önce tencerede pişecek olanı düşün. Tencerede bisküvi mi pişecek? Git on kilo un al. Lan içine bir tane yumurta kır, karıştır suyla at, yağın üstünde olsun sana ekmek. Hiçbir şey bilmiyorsan. Ama toplumu o hale getirdiler. Bilmiyor ki, Allah bizi affetsin. O yüzden inşallah derlenileceğiz, toparlanacağız inşallah. Genç bir Müslüman olarak evliliğe ihtiyaç duyuyorum. Allah için maneviyatı ve günahlardan çok korkuyorum. Lakin ne bir kısmet ne de yüklü miktarda param yok. Allah rızası için ve peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem emrine uyarak oruç tutmaya başlayacağım inşallah.
Biz gençlere duanızı isteriz. Yavrum evlen. Bu zamanda evlenemeyen hiçbir zaman evlenemez. Siz o peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sahabeye söylediği şeyi söylüyorsunuz ama siz o sahabe gibi değilsiniz. Üzerinizde bir tek kıyafetiniz mi var? Başka bir şeyiniz yok mu? O sahabenin üzerinde bir tek kıyafeti vardı. Başka bir şey yoktu o. İşi olmayan elini kaldırsın buradan. İşi olmayan. Kaldırın ellerinizi. Sen ne iş yapıyorsun? Efendim? Veteriner hekimsin. Nasıl işsiz kaldın ya?
Ha yılbaşını da çıkarttılar. Yeni. Yılbaşı olunca Mart şimdi iki ay olmuş yani. Hızlı bir iş bul inşallah. Evet sen? Sen de İstanbul'dasın. Sen de yeni çıkarıldın. Sen de hızlı iş bul inşallah. Başka? Sen nerede oturuyorsun? İstanbul'da. Ne bu? İstanbul boyuna dökülmüş ya. İş bulun hızla. Evet. Sen de mi işsiz kaldın? Dükkanı kapattın. Allah yardımcın olsun inşallah. Cenab-ı Hakk'ı tez zamanda nasip etsin inşallah. Bunların hangisi? Hangisi bekarsınız? Sen? Bir, iki. Sen ne iş yapıyorsun? Sen ne mi İstanbul'dasın? Kim o arkadaki, en arkadaki?
Efendim? Vasıfsız. Sen neredensin? Nerede oturuyorsun? Sıra meşelerde oturuyorsun. Vasıfsız elemana ihtiyacı olan var mı? Yılmaz. Sen ne mi işsizsin? Kalk, vasıfsız eleman. Ta arkada Yılmaz var. Kalk. Seni vasıflandırsın Yılmaz. Kim o arkadan el kaldıran? Kaldırsınlar ellerini. Tamam Yılmaz onlarla da ilgilen. Sen? Ne şoförü? Ağır vasıta mı? Normal mi? Normal. Ağır vasıtan yok mu? Ehliyetin var kullanmadın.
Tamam. Nerede Mustafa Kantarcı? Yok mu burada? Tamam Mustafa Kantarcı'yı bul sen. Sana bir iş bulsun. E bunların içerisinde bekar olayın yok mu? Sen bekarsın. Başka sen? Sen de bekarsın. Bu yazı size ait değil değil mi? Ödüleri koptu ben böyle sonrayınca. O zaman bu yazıyı yazanın kimsenin işi var. Bu evlilik yazısını yazanın işi var. Dövmeyeceğim, boğazını sıkmayacağım. Kim? Elini kaldırsın. Yok kaldırmıyor elini. Hemen anında evlendirecek de korktu herhalde. Dakikada değil, saniyeler içerisinde evlendiririm. Öyle kimse oynamasın.
Biz böyle işte yok evleneceksin. Kadınlar da erkekler de. Herkes kendince bir kriter belirlemiş kendine. Kriterlerine uymuyor kimse o arkadaşın. Ondan sonra ne? E evlenemedim. Lan o bir bakıyorsun erkeği dinliyorsun. Kriter mavi gözlü olacak, sarı saçlı olacak, zengin olacak. Şöyle olacak o. Oğlum bu ne lan dedim ben. Oğlum fabrika iflas etti. Yok dedim böyle bir şey. Adamın kriteri veya kadının kriteri var bir sürü. Kriterleri uygulamaya kalkınca evlenemiyor. E sonra ben evlenemedim. Yok. Nefsine uydun. Allah muhafaza eylesin. Şehir dışından bir kardeşimizin sorusu. Yusuf bulunur da Kenan bulunmaz sözünün anlamı nedir? Arayan Yusuf'u da bulur, Kenan'ı da bulur.
Aramayanlar Yusuf bulunmaz der. Kenan bulunmaz. Kenan bulunsa Yusuf bulunmaz. Laf aramaya gönlü yok. Tembel. Biz nereden bulacağız şimdi? Laf tembelsin. Kimisi de böyle ahkam keser. O seni bulur. Ha sen çok kıymetlisin ya. Seni bulacak o. Tabii. Mürşidi onu bulurmuş. Tabii. Bekle. Ben öyle çok insan tanıdım. Kaderi yeci. Bir de çok kıymetli ya. O arkadaş köşede oturacak. Onu gelecek bir mürşid diyecek ki buldum seni. Tabii ya. Hazreti Mevlana o. Şemsi Tebrizi de gelecek. Onu bulacak. Kenan da bulunur. Yusuf da bulunur.
Ya Yusuf olursun ya Kenan olursun. Önemli değil. Ararsan bulursun. Neyi arıyorsan da sen osundur. Aramağa çık. Çık aramaya. Düş yollara. Para kazanmak için yola düşüyor mu insan? Düşüyor. Okumak için yola düşüyor mu? Düşüyor. Herhangi bir şey için yola düşüyor mu? Düşüyor. E mürşid aramak için de çık yola. Gece namazı kılarken arka arkaya büyüklü küçüklü bir büyük bir küçük boyu kırmızı nurun ve kuru koyu yeşil nurların önünden geçtiğini görmek ne olduğunu bize açıklayabilir misiniz?
Harika. Hal görmüşsünüz. Fazla abartılacak bir şey yok. Allah iyi etsin inşallah. Allah Kur'an-ı Kerim'de o iman etmeyen kafirler ebedi cehennemde kalıcıdırlar. Azap da onlardan hiç azaltılmaz. Buyuruyor. Bir hadis-i şeritte peygamber efendimiz yerden bir avuç kım aldı ve cehennem sonunda bunun gibi olacak buyurdu demiştiniz. Gerçek manayı anlayamadık. Cehennem ebedi azap ebedi değil. 14 asır öncesiyle bugünkü İslam'ın güncelleşmesi gerekmiyor mu? Koşulları anlatır mısınız? Yeni iştahatlar olabilir. Güncellemekten anladığınız yeni iştahatlarsa eyvallah buna söyleyecek bir sözümüz yok. Ama güncellemekten anladığımız ayet-i kerimelerini rafa kaldırmaksa güncellemekten anladığımız İslam'ın hukuki ve ahlaki kurallarını, siyasi kurallarını, ekonomik kurallarını orta yerden kaldırmaksa o zaman o güncellemek değil.
Ama işte yani namazı cem etmek güncellensin eyvallah ibadetle alakalı meseleler güncellensin bir meselede 3-4 tane iştahat var güncellensin sıkıntı yok güncellenebilir. Kur'an sünnete bakaraktan yeniden iştahat edilmesi lazım gelen şeyler var.
Eyvallah bunları kabul. Ama öbür türlü şimdi işin daha büyük tehlikesi var. İşin büyük tehlikesi artık sıra Kur'an'daki ayet-i kerimeleri yok farz etmeye geldi. Bunu görmüyoruz biz. Bakın bunu görmüyoruz. Bu ciddi ciddi ciddi ciddi ilahiyatlarda konuşulan tartışılan bir mesele bu.
Ciddi ciddi evrensellik ve tarihsellikten başladılar. Şimdi ciddi ciddi bazı ayet-i kerimeleri hani o adam ağzından kaçırdı bir feveran etti gitti ya hani bunlar Allah'ın ayeti olamaz dedi. Bakın o ağzından kaçırdı. O konuşulanı o çevrede konuşulanları faş etti. Cenab-ı Hak bütün ümmet-i Muhammed'i bilhassa ülke müslümanlarını uyardı. Dedi ki ilahiyatlarda bunlar konuşuluyor. İlahiyatlarda yeni nesil ilahiyatçılar bunları konuşuyor. Bozulma çok büyük. Yetiştirdikleri öğrencilerden belli. İlahiyattan mezun olanların yüzde yetmişi sekseni.
Yüzde yetmişi sekseni. Mezheb inkarcısı hadis inkarcısı. Yüzde yetmiş sekseni. Ve mezheb inkarcılığı hadis inkarcılığını yapmayanı yükseltmiyorlar ilahiyatlarda. Mezhebleri inkar edeceksin. Hadisleri inkar edeceksin. Sufili zaten inkar edeceksin. O zaten en başta. Bu üç inkarı gerçekleştirirsen ilahiyatta yükselirsin. Bu üç inkarı gerçekleştirmezsen yandı keten elva. Ya böyle aralarında serpint olarak kalanlar var böyle klasik kalanlar. İşte benden üç beş yaş daha küçüktür onlar on yaş daha küçüktür. Yani kırk beş de kırk beşten yukarıda elliden yukarıda onlar da az kaldı zaten.
Yani böyle bir hocanın eline düşerseniz evet tamam bir sıkıntı yok. Ama öbür türlü. Yani kırk beşten aşağısı genç nesil. Komple inkarcı. Büyük bir çoğunluğu. Bakın büyük bir çoğunluğu. Asıl tehlike bu. Geçtik o iştahatla alakalı meseleleri. Gerçekten biraz ayet okuyan biraz hadis okuyan biraz bir şeyler okuyan bir kimse o meselenin içinden çıkar. Şafi bunu demiş. Maliki bunu demiş. Hanbeli bunu demiş. Hanefi bunu demiş. Hanefi'den İmam Muhammed bunu demiş. İmam Yusuf bunu demiş. Serahsi bunu demiş. Ya bunun hangisi uygulanabilir rahat bir şekilde? Şu uygulanır. Onu alıp bir kimse uygular. Bunda bir sıkıntı yok. Burası normal ki. Ayet inkar ediyorlar. Ayet. Hadisleri bıraktık.
Ayet inkar ediyorlar. Kur'an'ın yeniden yazılmasını konuşuyorlar, tartışıyorlar. Kur'an'ın yeniden yazılmasını tartışıyorlar. Ya benim gördüğüm rüyalar sahih değil? Olabilir mi? El cevap olabilir. Açık açık konuşuyorum şimdi artık. Ya gördüklerim sahih değil benim. Gördüklerim sahih ise evet yeni Kur'an yazmaya çalışıyorlar. Ve ilahiyat eliyle yapıyorlar bunu. Kendilerince konsansüs kurmuşlar. Bir sürü üniversitelerden böyle yazışıyorlar kendilerince. İçinde evrenselciler, tarihselciler, Kur'an-ı Kerim ayetlerinin inkarları var.
Bu ayet tarihseldir, uygulanamaz. Bunu kaldırmamız lazım rafa. Ama bunu rafa kaldırmayalım ya. Kur'an-ı Kerim'den bunu kaldıralım. Bunu direkt musaflardan kaldırmaya hedefleyemiyorlar şu anda. Ama ve lakin hani var ya Türkçe Kur'an-ı Kerim'ler. Onlardan kaldırmayı düşünüyorlar. Muhtasar Kur'an çıkardıkları anda sizin gözünüzün önüne bilin ki bu iş koptu gidiyor. Muhtasar. Muhtasar. Hani Buhari'nin muhtasarını çıkarıyor ya. Tirmizi'nin muhtasarını çıkarıyor ya. Muhtasar ne? İçlerinden ayıklıyor lazım olacak olanların muhtasar bir Buhari çıkarıyor. Biz bakıyoruz tamam diyoruz Buhari'nin muhtasar. Yani almış mesela muhtasar bir tefsir. 15 ciltlik tefsiri 5 cilde indirmiş. Muhtasar yapmış.
Buhari işte 16 ciltlik bu muhtasar yapmış. 5 cilde indirmiş. Bakın Kur'an-ı Kerim'i de aynı yapacaklar. Uyanmayacaksınız. Onu Türkçe yayınlayacaklar anlamayacaksınız. Beni o zaman anlayacaksınız. İş işten geçecek. Sağ kalırsanız. Sağ kalırsanız. Ayıklayacaklar Kur'an-ı Kerim'i. Vicdanları yok. Merhametleri yok. İmanları yok. Dinleri para makam. Bunu konuşuyorlar. Bunları yazışıyorlar. Hepsinin de cep telefonlarını maillerine el koymak lazım. Büyük bir handikap çıkacak orta yere.
Büyük bir handikap. İnsanları imanlarından edecekler. Ne demek? Bu tarihsel bu ayet-i kerimenin geçerliliği yok. Ne demek? Bu ayet-i kerime tarihseldir. Bunun geçerliliği yok. Ne demek? Bunun dini termolojide karşılığı ayet-i kerime inkar. Yutuyor millet bunu. Yani faiz tarihsel at kenara. Kısas tarihsel at kenara. Nikah tarihsel at kenara. Nikaha da gerek yok. At kenara. Hukuk tarihsel at kenara. Ya bunu Süleyman Demirel dedi.
Hiç kimse bir şey demedi ki. 1400 yıl önceki hukuki kaideler şimdi uygulanması mümkün değil. Türkiye demokratik bir ülkedir. İslam hukukuyla hükmüyle hükmedilemez. Bitti. Kimse buna bir şey demedi ki. Nurlu Süleyman dedi sustu. Çatır çatır bunun çalışmasını yapıyorlar. Çatır çatır. Biz de oturuyoruz burada. Saç boyasının hangisini kullanalım diye konuşuyoruz. Evet. Acı şey. Ve ülke bundan bir haber duruyor. Çalışıyor deccaliyet. Çalışıyor. Bir gün cesaret edemezlerse yurt dışından gelecek.
Ve siz fikir özgürlüğü adı altında ona hiçbir şey diyemeyeceksiniz. İnanç özgürlüğü adı altında hiçbir şey diyemeyeceksiniz. Evet. Siyasetçiler sussun. Bürokratlar sussun. İlahiyattaki o çok az kalan. Çok az kalan. Onlar sussun. Sufiler sussun. Şeyhler sussun. Hacısı hocası sussun. Herkes sussun. Herkes hayatından memnun kalsın. Karakola gitmesinler. Savcılığa gitmesinler. Düzenleri bozulmasın. Rahatları bozulmasın. Uyusunlar sabahtan akşama kadar. Aman maaşlarını düzgün alsınlar. Aman cukkaları indirsinler. Aman oradan buradan mevlüt okudun. Dua okudun, okudun, üfledin.
İndirsinler. Habire devam etsinler. Allah sorsun hepsinin hesabını. Allah sorsun hepsinin hesabını. Allah iki yakınlarını bir araya getirmesin. Allah onları gün yüzü göstermesin. Allah Kur'an-ı Kerim'e karşı gelen, sünnet-i seniye karşı gelen, hadislere karşı gelenlerin makamlarını yerle bir etsin. Onlara makam yüzü göstermesin. Onlara rahat yüzü göstermesin. Onlara asla ve asla felaha kavuşturmasın. Bu dünyada da bana göstersin Rabbim. Tecma'in. Yok böyle bir şey ya. Yok böyle bir şey. Uykum kaçıyor, rahatım kaçıyor. Kendi kendime böyle şey yapıyorum. Diyorum ya nasıl yaparlar böyle bir şeyi?
Nasıl buna sessiz kalırlar? Ve herkes sessiz ya. Ve herkes sessiz. Oturmuş kimisi Mehdi bekliyor. Oturmuş kimisi bilmem ne halife diyor. Oturmuş bilmem ne olacak diyor. Ha biz de öyleyiz zaten. Biz de oradan onu gördük de bunu buradan gördük de. Oradan yan kaçtı da buradan git gitti de. Meseleyi gören yok. Üç kişi orada toplanmış. Onlar hükümet kuracağız diye uğraşıyorlar. Dervişler birbirlerine düşmüşler. Cemaatler birbirlerine düşmüşler. O ondan uğraşıyor, o ondan uğraşıyor. Beş kişi bir Müslüman bir araya toplanıyor, birbirini yiyor.
Bakıyorsun on kişi zikrullahın yapıyorlar, birbirlerini yiyorlar. Diyorsun ya yok ya. Uyanmıyor insanlar diyorsun. Uyanmıyor. O onu eleştiriyor, o ona laf söylüyor, o ona bir şey söylüyor. O onu atıyor, o ona tutuyor. Tehlikeyi gören yok. Tehlikeyi gören yok. Tehlike büyük. Kur'an'ın koruyucusu Allah. Ama Cenab-ı Hak o Kur'an'ı Müslümanları müminlerin üzerinden korur.
Evet. Biz müminlerin üzerinden korur Cenab-ı Hak Kur'an'ını. Biz koruyucusu Allah deyip kendine batıracağız. Kenara mı atacağız? Kenara atarsanız, ayet-i kerime diyor, ne diyor? Yeni bir kavim getiririm. Ben onları severim, onlar da beni sever. Yeni bir kavim getiririm. Onlar beni sever, ben de onları severim. Eğer siz dininizde gevşeklik yapar, yolunuzda gevşeklik yapar, siz istikametenizden gevşeklik yaparsanız, Allah yeni bir kavim getirir. Onunla dinini yaşatır yeniden. Ama o siz olmazsınız. Allah yeni bir sufi getirir. Ama o sen olmazsın. Dini derviş getirir.
Sen olmazsın ama. Evet. Ben 35 yıldır burada oturuyorum. Ben 35 yıldır burada oturuyorum. Evet. O olmuyor. Boşta kalmıyor. Boş kalmaz. Senin yerine birisi gelir oturur. Hiçbir yer hiçbir zaman boş kalmaz. O yüzden sen yerini sağlam tut. Mekak. Mü'minsin. Kendini sağlam tut. Kendini koru. Sufisin. Kendini sağlam tut. Kendini koru. Şeyhsin. Kendini sağlam tut. Kendini koru. Evet. Ben şeyhim diye cartınma. Kendini sağlam tut. Koru kendini. Ben halifeyim. Ben nakibim.
Nugabbayim. Gördüm ben onların hepsini de. Ben hepsini de gördüm onların. Ben şeyhim diye cartınanı da gördüm. Ben uçuyum deyip de cartınanı da gördüm. Ben zamanın kutbunun da kutbuyum diyenini de gördüm ben. Cenab-ı Hak hepsini gösterdi bana. Yok. Bir bakmışsın tık. Birisi oturuvermiş oraya. İşine sahip çık. Sen işine sahip çıkmazsan birisi tık kalk senin işini yapar. Oturur oraya. Evet. Sen evine sahip çık. Eşine sahip çık. Erkeksin. Hanımına sahip çık. Çocuklarına sahip çık. Kadınsın. Kocana sahip çık. Çocuklarına sahip çık. Kaybedersin bir gün. Evet. Çocuğun var. Sahip çık.
Bir gün çocuğunun kaybettiğini görürsün. Çocuk senin değil elin olur. Evet. Arkasından koşturur durursun sonra. Şimdiden sahip çık. Dergana sahip çık. Sen sonra uzaktan bakarsın. Dersin ki uzaktan sevmek aşkların en güzeli. Sen sahip çık. Çok gördük biz. Allah bizi affetsin. Rabbim cümlemizi affetsin inşallah. Cümlemizi iyi eylesin. Amin. Cümlemize afiyet versin. Amin. Cümlemizi korusun muhafaza eylesin. Amin. Cümlemizi kendi yolunda eylesin. Amin. Cümlemizi sırat-ı mustakimde eylesin. Amin. Cümlemizi peygamberlerin izinde eylesin. Amin. Cümlemizi Hz. Muhammed-i Mustafa'nın peşine takılanlardan, onun izinden gidenlerden eylesin.
Amin. Onun nefesiyle nefeslenenlerden eylesin. Amin. Onun haliyle hallenenlerden eylesin. Amin. Onun sünnet-i seniyyesini yerine getirenlerden eylesin. Amin. Rabbim cümlemizi Kur'an'a sımsıkı yapışanlardan eylesin. Amin. Rabbim cümlemizi nefsine uymadan hayatını yaşayanlardan eylesin. Amin. Eftali zikr fâle mennehû. La ilâhe illâh.
La... Fâtiha mâ selâmâ ta. Amin. Eşbâin. Destur.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi