TASAVVUF VAKFI MUSTAFA ÖZBAĞ EFENDİ REGAİB KANDİLİ SOHBETİ - 27 Şubat 2020
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 27 Şubat 2020 · 28:12
Baştan hepinize de teşekkür ediyorum. Bütün kardeşlere. Davetimize icabet ettiğiniz için ayrıca mutluluk duyuyorum. Tabii normalde böyle gayri ihtiyarı bir hayal çıktıydı ağzımdan bir cumartesi günü bayan sohbetinde. Dedim ki bize her yer tekke. Bir yere çadır kurarım. Çadırın içerisine de dedim Türkmen başbuğu gibi otururum. Orası tekke olur dedim. Hatta kapısına bir deve bağlar, bir de at bağlarım. Olur orası tekke. Bizim için illa ki şurası olacak, burası olacak diye bir kaidemiz yok dedim. Tabii Cenab-ı Hak'ın hamdolsun kısa zamanda tecelli ettirdi. Bir çadırımız eksik. O da bugün sabah geldi ama küçük diye hoşumuza gitmedi, geri gönderdik.
O yüzden Allah'ın izniyle insanın gönlü geniş olur, Allah'a yakınlığı üzgün olursa bütün her yer dergah olur. Cenab-ı Hak hiçbir ümmete bahşetmediğini Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine bahşetti. Hz. Peygamber'e bahşettiği özelliklerinden birisi şuydu. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ümmeti, ibadet için özel bir yere ihtiyaç yok.
Arz komple ona mescit tayin edildi. Arz ona komple mescit tayin edildiyse, arz komple bize de tekke'dir. O yüzden bizim için tekke, takke, kılık, kıyafet, şu bu, şartımız, şurtumuz yok. Biz her yerde toplanır, Allah'ı zikreder, Allah'a anlatırız. Cenab-ı Hak'a hamdü sena ediyorum. Böyle bir toplulukta herkes bir yerde, böyle bir toplulukta regaib gecesini tutacağız.
İnşallah. Tabii bu arada şunu da hemen huzurlarınızda dirik indirmek istiyorum. Hani insana teşekkür, Allah'a teşekkürdür ya, eğer insana bir kimse vefasızlık ederse, Allah'a vefasızlık etmiştir. İnsana nankörlük ederse, Allah'a nankörlük etmiştir. Sufiler bunun üzerinde çok önemli dururlar. Bizim için çünkü insana teşekkür, Allah'a teşekkür, o zaman teşekkür ediyoruz. Osman Gazi Belediye Başkanı, Sayın Mustafa Dündar'a ve ekibine teşekkür ediyoruz. Böyle kısa bir zaman içerisinde burayı güzelce temizlediler, düzelttiler, ışıklandırdılar. Ne lazımsa dediler, söyleyin. Bütün belediyeyi seferber ettiler. Burada humvalı bir çalışma oldu. Buradan işte bütün molozları kaldırdılar, buraya açtılar, asfaltladılar.
Bizim hizmetimize tahsis ettiler. O yüzden hem Osman Gazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar'a, hem yardımcısı Hasan Hüseyin Bey'e, hem de bütün çalışan ekiplere, o ekipler canla başta burada çalıştılar. Hepsine de huzurlandık da teşekkür ediyor. Bir büyük teşekkürü de bizim Cafer hak ediyor. Çünkü Cafer işi, gücü bıraktı, tası tarağı astı. Şeyden uzun zamandan beri burada. Sabahleyin mesaiye burada başlıyor, akşam burada bitiriyor. Tabii Cafer'le beraber diğer arkadaşlar da buradalar. Haberi bana resim atıyorlar, işte çalışmalarla alakalı bilgi veriyorlar. Ben de heyecandan iki üç gündür ben de bir tosluyorum buraya, gelip gidiyorum. Cenab-ı Hak'a hamdolsun, tabii harika bir atmosfer oldu.
Harika bir gece yaşıyorum ben kendimce. Ve gerçekten ve gerçekten çok mutluyum. Ayrıca mutluluğum şu, bütün herkesi gördüm ya burada. Ölsem gam yemem derler ya, ölsem gam yemem elhamdülillah. Tabii çadırımız da olacak. Bunu da böyle bir not olarak ekleyeyim. Dün bizim arkadaşlardan birisiyle, ismini de söyleyeyim artık. İbrahim Aybey ile bir yere gittik, işte mevzu oldu, yer falan baktık böyle. Ben dedim yer bakmıyorum artık, onun buradan haberi yok. Ondan sonra, dedi ya bir yer olursa dedi, çadırı benden dedi. Dedim sen ne diyorsun? Dedi ya çadır bana ait bir yer bulursan dedi. İyi ben telefon açtım buraya Caver'e. Caver nedir onda?
Vallahi dedi asfalt dökülecek hali, pardon. Asfalt döndü, nerede Caver'e? Dün asfalt döküyorlar. Ondan sonra, dedim tamam geliyoruz. Biz geldik, tabii buraya gördü o şimdi. Dedim İbrahim Aybey, çadır sana ait dedim. Aha çadırlı yer var. Ondan sonra, tabii ben yolda giderken oraya buraya telefon açmaya başladım. Bana ne diyor bir de, sanki o güne kadar öyle değilmiş, senin işini Allah yapıyor dedi. Hepimizin işini Allah yapıyor. O yüzden benim hayalim, bütün böyle cemaatın toplandığı tek merkezde mübarek kandillerin olması. Tek merkezde ibadetler olması, insanların birbirlerininle kaynaşması, kardeşlerin birbirlerininle kaynaşması, birbirlerini sevmesi. Hayalim benim bu. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hepinizden Allah razı olsun.
Geceniz mübarek olsun. Tabi bugün regaib kandili, malum regaib kandilinde açılmayı hedefledik. Bundan da kimseye haberdar etmedik. Dedik ki kendi içimizde bunu yaşayalım. Tabi bu arada da ben yine bir teşekkür daha belirtmek istiyorum. Zahmet'in kardeşi burada görürsün ya bizim Hacı Erkan'ın eniştesi. Geldi ne oluyor dedi ya ben bir dinleyeyim sizi dedi. Ben de kenetirden boşalttık gibi onu boşalttık. Bana müsaade eder misin dedi. Gideyim büyükşehirle konuşayım, il başkanıyla konuşayım, Osman Gazi ile konuşayım. Ben de dedim valla bir tane adam çıktı dedim şu ana kadar. Konuşayım diyelim dedim. Sen yürü konuş dedim. Allah razı olsun. O da gitti. Gerekli görüşmeleri, konuşmaları yaptı.
Kendisine de huzurlarınızla ayrıyette teşekkür ediyorum. Tabi sizlere de ayrıyetten teşekkür ediyorum. Bir iki gün sosyal medyayı iyi kullanabileceğimizi gösterdik. Bu performans çok güzeldi. Bunun devamını isteyebiliriz önümüzdeki günlerde. Çünkü biz Kur'an, sünnet, vatan millet dedikçe Biz Kur'an ve sünneti karşılıksız yaşama ve yaşatma mücadelesi verdikçe Bizi rahat bırakmazlar.
Birileri diğerlerden bir şeyler dokundurmaya çalışırlar. Ama bizi de böyle hafife almasın hiç kimse. Biz de hafife alınacak bir noktada değiliz. Hem bunu yerel siyasetçiler görsün. Hem de bunu genel siyasetçiler görsün. Bizim aktif politikayla işimiz yok. Bizim aktif politika bizim işimiz değil. Ben bunu defalarca söylüyorum. Biz kendi istikametinde yavaş yavaş ama hızlı, ama derinden, ama yüzeysen Biz deryaya doğru giden bir ırmak gibiyiz. Benim kafam biraz kırık, teller yanık. Bir yere kadar bende sabır oluyor. Bir yerden sonra benim tel kopuyor. Tel kopunca bu topluluğu unutuyorlar.
Biz beş bin kişi hep beraber bağıran bir topluluğuz. Biz deyiyiz diye. Bizim akıllılarla işimiz yok. Akıllılar gitsin, işine gücüne baksın, aşına, eşine, işine dikkat etsin. Onlara sahip çıksın. Biz normal değiliz. Bizim en fazla telin yanık olan benimdir herhalde. Herkesin birkaç telin yanık burada. O yüzden bize dokunmazlarsa biz kendi yolumuzda, kendi istikametimizde gideriz. Ama böyle oradan buradan bizim üzerimizde altı operasyonları yapmaya kalkarlarsa, bizim üzerimizden değişik kimselere vurmaya kalkarlarsa biz buna müsaade etmeyiz. Bizim üzerimizden Osman Gazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar'la bir hesabı olan varsa bizi kullanmayacak. Bunu açık açık söylüyorum. Benim hiç kimseden saklı gittim yok.
Osman Gazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar'la uğraşacak olan varsa, aha aşağıda belediye binası, gitsin uğraşsın. Bizim üzerimizden uğraşmaya çalışanlara biz de uğraşırız. Bizim üzerimizden Osman Gazi Belediyesi'yle örtülü, saklı, çok affedersiniz, delikanlıca, savaşmayanlar bizim üzerimizden kurgu yapmasınlar. Bunu açık açık söylüyorum. Burada toplanmanın sebebi de bu, açık konuşmak için. Siyaset yapılacaksa, Bursa'dakilerden çok çok iyi siyaset yaparım. Çok çok iyi yaparım. Yaptırılacaksa da çok çok iyi yaptırdım. Ben ceketi asmışım buraya. Yağmur tanımam, çamur tanımam.
Bir gün de buraya gelmedik. Biz tırmalaya tırmalaya geldik. Biz sürüne sürüne geldik. Sorgulana sorgulana geldik. Karakol karakol dolaşa dolaşa geldik. Dünkü Mustafa Özba değil bu. Hiç olmayacak. Her gün yeni bir Mustafa Özba, her gün yeni bir tasavvuf farklı. O yüzden kimse üzerimizden algı operasyonu yapmasın. Kimse bizi kullanaraktan Osman Gazi Belediyesi'ni vurmaya kalkmasın. Böyle bir şey yeltenirse, hiç kimseyi koltuğunda rahat oturtturmasını da oturtturmamasını da bilirim. O koltuk onlara diken olmaz, kazık olur. Açık ve net söylüyorum. Tek başıma kalsam da yaparım.
Yollar başlangıcında tek yürünür. İki kişiyle yola çıkılmaz. Hazreti Muhammed'in Mustafa'ya yola çıktığında tek başınaydı. Salallahu aleyhi ve sellem. Ben bayımdır da tek başıma yola çıktım. Ben ödemişte tek başıma yola çıktım. Ben Bursa'da tek başıma yola çıktım. O yüzden korktuğum, çekintim, Allah'tan başka hiçbir şey yok. Verilmeyecek hesabım da yok. Yediysem yemişimdir, içtiysem içmişimdir. Söylediysem söylemişimdir. Kırdıysam kırmışımdır, döktüysem dökmüşümdür. Hesap bana ait. Hesap bana ait. O yüzden hesabı başkasının üzerine yükecek değilim. Hesap Mustafa Özbay. Direkt.
Herkes otursun, ne işi varsa onu yapsın. Büyükşehir Belediye Başkanı mısın? Otur Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı yap. Mürtü müsün başımıza? AK Parti İl Başkanı mısın? Otur ilk AK Parti İl Başkanlığı'nı yap. Şeyh hocaksan gel buraya bir süp. Şeyh yapalım seni. Ne iş yapıyorsan, valisen valiliğini yap. Emniyet müdürlüğüysen emniyet müdürlüğünü yap. Savcısan savcılığını yap. İş adamıysan iş adamlığını yap. Türkiye'nin en büyük problemi bu. Doktorsan doktorluğunu yap. Mesleğin neyse mesleğini yap. Herkes din alimi kesilmiş memlekette. Herkes memlekette tasavvuf ehli. Şeyh olmuş herkes. Herkes şeyh. Herkes din alimi.
Baksana işine kardeşim. Herkes işine bakacak. Herkes işine bakacak. Herkes kendince çeki düzen verdi. Ben kalkıp yoldan sudan emekli sorumlu muyum? Hayır. Anne ne? Böyle diye orada ne hizmet yapıyorsa yapsın. Kimin arsasına hangi ticari imarı vereceksen versin. Kimin arsasına yol yapıyorsa yapsın. Beni ilgilendirmiyor. Ama ne zaman ilgilendiriyor? Kamunun hakkı olursa ilgilendiriyor. O zaman ilgilendirir. Bizi gündür siyasetin içine hiç kimse çekmesin. Biz yolumuza bakalım. Evet. Bunları söyleyeceğim. Bunları söylemek istedim. O yüzden de daha da söyleyeceğim. Daha da söyleyeceğim.
Daha da söyleyeceğim. Nerede bir haksızlık, nerede bir hukuksuzluk, nerede bir kanunsuzluk varsa söyleyeceğim. Bizim görevimiz bu. İnsanları uyarmak benim görevim. İnsanları bu noktada doğru yola sevk etmek benim görevim. Bir yerde haksızlığa, uğursuzluğa, bir yerde herhangi bir yanlışlığa meydan vermemek benim görevim. O yüzden hiç kimse bunlardan da boculmayacak. Uculmayacak. Allah bizi affetsin. O yüzden kıymetli dostlar, gecenizi bu polemiklerle geçirmek istemiyorum. Gecemiz regaif. Regaif övülen, net edilen, lütfedilen geceler. Bu gece 3 aydanın başlangıcı olan ve 3 aydanın ilk kandili. Allah'a izin verirse bütün kandillerde buradayız.
Allah'tan bir şey gelmezse. Bütün kandil sohbetlerini de burada yapacağız inşallah. Eğer çadırı da yetiştirebilirsek, cumartesi sohbetlerini de burada yapacağız. Yine tekke de semalarımız devam edecek. Tekke çalışmalarımız devam edecek. Bayanların çalışmaları vakfın merkezinde burada devam edecek. Bugünden sonra hatta bu gece bayanların orada kendilerince itikafları var. Bundan sonra buradaki tasavvuf hakkının bulunduğu yer komple bayanlara ait. Bir müddet yine cumartesi dersleri namazgahı da devam edecek. Allah'tan bir şey gelmezse arkasında bir boşluk var. Orayı kırıp döküp orayı yapabilirsek, bayanların cumartesi derslerini de buraya alacağız. Komple ayıracağız. Bütün çalışmalarımız kaldığı yerden devam edecek inşallah.
Hem bayan kardeşlerin hem erkek kardeşlerin hiçbir şey olmamış gibi her şey yerli yerinden, her şey devam edecek inşallah. O yüzden Cenab-ı Hak'a da bu noktada hamd ediyoruz. Burası bitsin diye bekledik. Çünkü böyle cemaatın hepsini bir yerde toplamak, hepsine bir yerde sohbet etmek biraz güç oluyordu. Böyle bir şey hayal ettim. Bunu da daha öncesinden söylüyordum zaten. Böyle bir hayalim var diye. Cenab-ı Hak'a hamdolsun Cenab-ı Hak burayı tahsis etti. Malum haram aylar, haram aylar biliyorsunuz hem ayetle hem hadislerle sabit. Tövbe suresi ayet 36, şüphesiz Allah gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı 12'dir. Bunlardan dördü haram aylardır.
Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'de dört tane haram ay olduğunu beyan etmiş. Ayrıca Maide suresi ayet 2'de de yine ayetin normalde bir kısmını okuyuvereceğim. Yine ey iman edenler, Allah'ın nişanelerine haram olan aya, hediye olan kurmanlığı diye devam eder. Maide 2'de de haram aylarla alakalı ayet-i kerime var. Yine Maide 97'de yine haram aylarla alakalı Cenab-ı Hak orada da bahsetmiş. O yüzden haram aylar Kur'an'la sabit. Bu haram aylardan birisi de Recep ayı. Recep ayının da ilk perşembesini regaet kandili olarak kutluyoruz. Bu tabii bazı hadisler var, hadisçiler bununla alakalı zayıftı, değildi tartışması yapmış. Biliyorsunuz biz daha önce de beyan ettik.
Biz hadis kitaplarında geçen zayıf hadislerin hepsini de sahih hadis olarak kabul ediyoruz. O alimlerin işi. Çünkü oturuyorlar, oturdukları yerden bu zayıftı, bu sahihtı, bu değildi bir sürü tartışma çıkarıyorlar. Biz sufiler bu manada zayıf biz bilhassa. Zayıf hadisleri de sahih hadis olarak kabul ediyoruz. Kim zayıf kabul etti? X alim. Eyvallah onu öyle kabul edebilir. Biz zayıf olarak kabul etmiyoruz. O yüzden zayıf olarak kabul etmediğimiz için biz normalde bu regaet kandili ile hadisleri de sahih olarak kabul ediyoruz. Çünkü ehli tasavvuf bu regaet kandilinde Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ana rahmine düştüğüne inanır.
Biz bu geceye o yüzden ehemmiyet veririz. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bu gece ana rahmine düştü. Biz öyle inanırız. Ehli tasavvuf buna böyle inanır. O yüzden regaet kandilinde çok ehemmiyet verir, çok kıymet verir. Regaet kandili ehli tasavvuf için önemli bir gecedir. Bununla alakalı insanlar değişik şeyler söyleyebilirler. İşte eleştirebilirler. Bizim bu konuda eleştiriye de açığız, istedikleri yere kadar eleştirsinler. Bir konuda bizim için hadis-i şerif var ise biz ona inanırız. Ramaylarla alakalı ayeti kerime var mı? Evet. Bu Recep'in mübarekliğiyle alakalı hadis-i şerifler var mı? Evet. Kim işte Recep ayını oruçlu geçirirse diye veyahut da değişik hadis-i şeriflerde Recep benim ayındır.
Pardon Allah'ın ayıdır. Şaban, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem adettir. Kendi nefsin için söylüyor. Benim ayımdır. Ramazan da ümmetimin ayıdır demiş. O yüzden Recep ayı, Şaban ayı, Ramazan zaten mağlup. Bizim için mübarektir. Biz ııı bu haram aylarda, bu üç aylarda kimseyle dövüşmemeye, kavga etmemeye, kimseyle savaşmamaya, kimseyle cedelleşmemeye gayret ederiz. Yoksa bu önümüz, geçtiğimiz pazartesi, salıdan itibaren bir şeyler yapacaktık biz. Cafer'e dedim, Cafer üç aylara girdik. Biz bir şey yapmayalım şimdi. Bize bir şey yapanlarsa yapalım. Biz sufice duralımdır. O yüzden üç ayları selamette geçirmek istiyoruz. Rahat geçirmek istiyoruz bu manada. Kavga etmek istemiyoruz hiç kimseyle.
Aramızda da kavga etmeliyiz. Biz üç ayları ibadetle geçirelim. Güzellik de geçirelim. Hoşlukta geçirelim. Tatlılık da geçirelim. Böyle geceleri ibadetle, namazla, oruçla, namazla geçirelim. İnşallah zikirle geçirelim. Şöyle bir recep ayı, Allah'ın ayı ya, oruçlarımızı fazlalaştıralım. Bazı hadislerimlerde Hazreti Peygamber, Salullah ve Selam Hazretleri'nin recep ayında çokça oruç tuttuğuna dair rivayetler var. Hatta Teberhani'de geçen veyahut da değişik hadis kitaplarında geçen hepinizin bildiği meşhur hadis var ya kim bir gün oruç tutarsa diye. Bunun gibi. O yüzden bunu Abdülkadir Geyla Nazretir, Günyetir Talibin Aslı'nın adlı kitabına da almış bu hadis-i şerifi. Recep büyük bir aydır. Allah o ayda sevapları katlar.
Kim recep ayında bir gün oruç tutarsa, bir sene oruç tutmuş gibi olur. Kim yedi gün tutarsa, ona cehennem kapıları kapatılır. Kim sekiz gün tutarsa, ona sekiz cennet kapısı açılır. Kim on gün tutarsa, Allah'tan ne dilerse mutlaka Allah ona verir. Kim de on beş gün tutarsa, gökte bir günadi şöyle seslenir. Geçmiş günahların boğuşlanmıştır. Haydi, amele yeniden başla. Kim daha çok oruç tutarsa, Allah ona daha çok sevap verir. Bu hem rudanede geçer bu hadis-i şerif, hem de taberhanede geçer. O yüzden, evet bazı hadisçiler bunun üzerinde yorum yapmışlar. Ama hadis kitaplarına geçiyorsa, bizim için o hadis-i şerif sahiptir. O yüzden bol bol oruç tutalım. Bol bol hayır hasenat işleyelim.
Bol bol fakir fukaraya yardım edelim. Bol bol iftar verelim bu ay oruç tutanlara. Ve kendimize çekidüzen verelim. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hadretler Ramazan ayından sonra Recep ile Şaban'dan başka hiçbir ayın orucunu tam tutmamıştır. Yine taberhanede geçer bu. Ya normalde üç ayları oruçlu geçirmek, bütün bütün Ramazan ile birleştirmek caiz değildir. Ama birkaç gün öncesinden başlayıp, Recep'i oruç tutup, Şaban'da da oruç tutup, Ramazan'a bir iki gün kala orucu kesip, sonra Ramazan orucunu tutmak evladım. Eyvallah. Tutabilenler için. Ama muhakkak pazartesi perşembeden oruç tutun Recep ayında. Yapabiliyorsanız. Daha fazla yapabilen daha fazla yapsın. Veyahut da bir rahatsızlığı yoksa, herhangi bir şey yoksa diye şerf düşüyorum artık ben kendim rahatsız olduğumdan dolayı.
Yoksa rahatsızlığı olmayan pazartesi perşembe tutsun, bir gün boş bir gün dolu tutsun, ayın başında ortasında sonunda tutsun, 13'ünde 14'ünde 15'inde tutsun. Ama Recep ayında muhakkak oruç tutsun. Şaban'da biraz daha orucunu arttırsın, Ramazan'a tam böyle oruçla barışmış, oruca alışmış bir şekilde Ramazan'a geçsin. İnşallah. Kıymetli dostlar, bugün biraz böyle sohbeti uzun hazırladıydım. Kendimce de dua ettim. Dedim, ya Rabbi, böyle dedim iki kelam edinceye kadar bize müsaade et. Yağmurun, çamurun altında, hürmetlerin fıslanıp perişan olmasın. Şimdi de Cenab-ı Hak hamdolsun, müsaade etti. Küçük küçük yağmur atıştırmaya başladı. Şimdi sema olacak inşallah.
Sema'yi istemek isteyen kardeşler, semahaneye. Bayanlar inşallah Allah izin verirse burada bayan tekkesine. Geceniz mübarek olsun. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ayrı ayrı. Dışarıdan gelenlere ayrı yetten özellikle teşekkür ediyorum. Gerçekten bir sözümle Türkiye'nin dört bir tarafından toplanıp geldiniz. Gerçekten hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Kim Allah için yol yürürse, kim Allah için yola çıkarsa, Cenab-ı Hak onun bütün geçmiş günahlarını affeder. Allah yolunda olmak kadar, Allah için seyahat etmek kadar kıymetli bir şey yoktur. Keşke bütün ümmet-i Muhammed Allah için seyahatin kadrini ve kıymetini bilse. Hastasanız Allah için yola çıkın, şifa bulun. Rızık, sıkıntınız var ise Allah için yola çıkın, Cenab-ı Hak rızkınızı arttırsın.
Ne bir derdiniz, ne bir isteğiniz, ne bir muradınız var ise Allah için yola çıkın, yolda dua edin. Cenab-ı Hak muradınıza nail eyler. Cenab-ı Hak muradlarınıza nail eylesin. Allah için yola çıkan kardeşlerin, Cenab-ı Hak rızıklarını geniş eder. Hepinizin rızıkları Cenab-ı Hak geniş etsin inşallah. Allah için yola çıkan insanların az ticaretlerini Cenab-ı Hak çok kâr verir. Allah hepinize çok kâr versin. Çünkü Allah için yol yürümek, Allah için yolda olmak kadar önemli bir şey yoktur. Cenab-ı Hak'a bunu sena diyorlar. Bu fakir derviş olduğundan beri yola çıkar. Kendimi met etmek için söylemiyorum. Allah vekilimdir. Her şeyimi halleder Cenab-ı Hak. Bakın her şeyimi. Cenab-ı Hak'a hamdü sena olsun.
O yüzden Allah için yola çıkın. Bir yerde zikrullah var, yürüyün. Bir yerde ders var, yürüyün. Merak etmeyin. Allah sizinle beraber. Geceniz hayır olsun. Gecenin mübarek olsun. Allah hepinizden de razı olsun. Cenab-ı Hak hepinizi ve hepimizi aşağıdan gölgesinde buluştursun inşallah. Amin. El-Fatiha ma selam. Amin.
Allah razı olsun hakkınızı helal edin, serbest edin. Birbirlerinizi ezmeyin. Yardımcı olun birbirinize.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.