mustafaozbag.org

TASAVVUF VAKFI MERKEZ (MUSTAFA ÖZBAĞ SOHBETLER) 25 NİSAN 2020

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 26 Nisan 2020 · 4:11:52

Selamun Aleyküm, hayırlı akşamlar, hayırlı Ramazanlar, Allah cümle Ümmet-i Muhammed'in oruçlarını kabul etsin, inşâAllah-u Rahman oruçlarımızı derinleşmeye, Allah'ı bilmeye, Allah'a yakın olmaya sebep eylesin. Bu Ramazan evlerde geçiyor. Bu evlerde geçmesini inşâAllah biz derinleşmeye, hiçleşmeye, arınmaya sebep edelim inşâAllah.
Çünkü malum bu koronavirüsü zengin fakir dinlemedi, makam sahibi, mevki sahibi dinlemedi, bütün dünyayı kasıp kavurdu, bütün dünyayı tabiri caizse avucunun içine aldı, bütün dünyayı koronavirüsü yönetmeye başladı. Koca koca devasa ekonomileri olan, devasa silah sanayileri olan ve silahları olan devletler, görünmeyen hayali virüse yenik düştüler, dağıldılar.
Müslümanlar zor şartlarda, zor hallerde kendilerince direnmeyi bilirler. O yüzden virüsün üç aylara denk gelmesi, Müslümanların manevi olarak kendilerini diriltmeye, manevi olarak kendilerini derleyip toparlamaya başladıkları aya denk geldi. Öyle olunca inşâAllah İslam dünyası bu koronavirüsünden daha güçlü bir şekilde çıkar. Bu dünyayı kasıp kavuran, bu virüsten silkelenip de çıkar. Bu virüs inşâAllah Müslümanların kendilerine gelmesine, Müslümanların derlerip toparlanmasına, Müslümanların yeniden hakim güç olma, yeniden dünyaya maddi-i manevi, ahlaki yön verme noktasına getirir. İnşâAllah Müslümanlar bunlardan kendilerine ders çıkarırlar.
İnşâAllah zengin Müslümanlar şataattan, şatafattan uzaklaşırlar. İnşâAllah makam sahibi Müslümanlar makamlarını adaletsiz davranmaya, insanları ütmeye, insanlara zalimlik yapma noktasından geri çevirir. Herkes tövbe eder. Tövbesinde samimi bir şekilde geriye döner. Böylece bu koronavirüs belasıyla Ramazan Müslümanlar da ayrı bir derinlik oluşturur. İnsanlar kendi nefislerini terbiye edip kendilerini aşarlar. Nefislerini terbiye edip hiçliğe ulaşırlar. Nefislerini terbiye edip bir başkasına zarar vermemeyi öğrenirler. Nefislerini terbiye edip etrafa faydalı olmaya, insanlara lokma yedirmeye, insanların sıkıntılarını gidermeye yönelirler. İnşâAllah görür Müslümanlar zenginliklerinin bir fayda vermediğini, eğer zenginliklerini Müslümanların hayırına, faydasına kullanmıyorlarsa, görür Müslümanlar makamlarının bir fayda vermediğini, eğer makamlarını Müslümanların faydasına, Müslümanların iyiliğine kullanmazlarsa, bir hiç olduklarını görürler.
O yüzden fukaralar da görürler. Kendilerince zenginlik düşmanlığı yapmazlar. Zenginli de fakiri de evinde oturuyor, bir farkımız yok derler. Onlar da zenginlere karşı düşmanlık yapmazlar. İşte toplumun bütün katmanları kendince kendine bir pay çıkarır, kendince kendine çıkarmış olduğu paydan önümüzdeki günlerini inşâAllah daha iyi değerlendirir, daha güzel değerlendirir, daha manevi olur, daha derinleşir. Asıl tanınması gerekenin Allah olduğunu, asıl bilinmesi gerekenin Allah olduğunu, asıl kudret ve kuvvetin sahibinin Allah olduğunu, asıl bütün yeryüzünü değil, kainatı, her şeyi çekip çevirenin Allah olduğunu görür. İnsanlar görürler belki de bilim bilim dedikleri şeyin bir virüsle pert olduğunu, insanlar görürler belki de demek ki öyle bir şey olduğunda insanların bilgilerinin, ekonomilerinin, paralarının, pullarının yetmeyeceğini, Allah'ın önünde herkesin tabiri caizse fakir olduğunu belki de görürler, ders alırlar.
Bu normalde korona günlerinde tabi baktığımızda gerçekten dünya devletlerine baktığımızda hepsinde dağıldıklarını görüyoruz. Amerika'nın böyle dağılacağını kimse tahmin dahi edemezdi. İngiltere'nin, Fransa'nın, İspanya'nın, İtalya'nın, Rusya'nın dağılıp böyle perperişan olacaklarını, çaresiz kalacaklarını hiç kimse tahmin dahi edemezdi. Ama öyle bir rüzgar esti, o dağılmayacak denilen devletler dağıldı. Dağılmayacak, böyle kılını kımıldatmayacak gibi görünen o koca koca ülkeler dağıldılar. Cenab-ı Hakk'a hamd ediyoruz, ülkemiz bu noktada inşallah çok fazla bir zarar görmeden, dünya devletlerine göre kıyaslayınca, belki de hiç zarar görmeden, bu işin üstesinden gelecek komple ülke, devlet, millet el ele tutuşaraktan, bu koronavirüsünün belasından inşallah en az sıyrıkla kurtulmaya gayret edeceğiz.
Ama şunu tefekkür etmekte fayda var. Geçenlerde kardeşlerimiz yurt dışından geldiler, anlattıkları, söyledikleri hayrete şahin şeylerdi. Bir ülke düşünün, yurt dışında ne kadar vatandaşı varsa operasyon yapıp, fasılalar halinde hepsini de ülkeye taşıyor, hepsini de can emniyetlerini alıyor, hepsini de mal emniyetlerini, namus emniyetlerini, akıl emniyetlerini alıyor. Bu muhteşem bir şeydi. Asıl çünkü hizmet edilmesi gereken insan. Eğer bu dünyada insan yok ise dünyanın bir anlamı yok. İnsan yok ise dinin de bir anlamı yok. Bu noktada devletimiz büyük işler bitirdi. Allah devletimize zeval vermesin inşallah. Tabi bu Ramazan'da inşallah herkes kendine gelir, kendini aşar, nefsini terbiye eder.
Ramazanın münasebetiyle Cenab-ı Hakk'a yakınliğin de yakınliğini, onun da yakınliğini arar, bulur. İnşallah Allah'la yakınlaşmanın tadını, zevkini, Allah'la yakınlaşmanın hikmetini, o aşkın perdelerinde dolaşmayı yaşar cümle. Ümmet inşallah. Oruca kaldığımız yerden devam edeceğiz. Tabi orucu bir ay boyunca anlatsak, işte farzı, vacibi, sünnetleri, nafileleri anca yetişecek belki de.
Ama biz böyle çok teferruatlandırmadan, işte birkaç dersi bitirebiliriz diye düşünüyordum. Ama böyle herhalde bizi böyle kar topu gibi içine aldı. İnşallah oruç konuşmaya devam edeceğiz. İnşallah sıkılmıyorsunuzdur siz de. Yani bu üçüncü haftaki, üçüncü sohbet oluyor oruçla alakalı. Böyle giderse daha herhalde birkaç ders daha gidecek. Ama orucu da herhalde bütün uzun senelerdir böyle kısa aralıklarla bu kadar geniş sohbet etmedi dedik galiba. Geçen haftadan benimce, benim kendimce kaldığımız yerden devam ediyoruz inşallah. Ebu Hureyre radallahu an naklediyor. Bu harde Ebu Davud'da Tirmizi'de geçiyor hadis. Oruçlu eğer yalan sözü ve onunla ameli bırakmazsa, Allah'ın onu, onun yemesini ve içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur.
Biraz daha böyle şimdi bir oruçlunun nasıl olması gerektiğiyle alakalı birkaç tane hadis var. Onlarla sohbete devam edeceğiz. Şimdi burada tabi yalan söz dedi. Hani ümmetin içki içer mi? Evet hadis-i şerifte. Ümmetin şunu yapar mı? Evet ümmetin bunu yapar mı? Evet yalan söyler mi? Asla diyor hadis-i şerifte. Şimdi bu yalan sözü, yalanı koyduk ya. Yalan günahı kebair. O zaman buradan kıyas ederekten bütün kebairleri bu hadis-i şerifin içine almamız mümkün. İşte hani yedi büyük kebair var ya Allah'a şirk koşmak, anne babaya asi olmak. Normalde bu bütün kebairleri riba yemek, kadınlara namuslu insanların namuslarına iftira atmak, savaş meydanından geri dönüp çekip gitmek, kaçmak gibi büyük günah kebairler var.
Tabi Mekke'ye göre büyük günah kebairleri 24'e sıralamış Mekke. Bu günah kebairleri bırakmak, günah kebairlerle alakayı kesip oruçlu kimse günah kebairleri bırakıp günah kebairlerle alakalı kendisini terbiye etmeli. Ve eğer günah kebairlerle beraber oruç tutuyorsa, Cenab-ı Hak diyor ki Allah'ın onu yemesini, içmesini, bırakmasına bir ihtiyacı yok. Kıymetli kardeşler, ibadetler Allah'ın ihtiyacı yok. İbadetlere kulların ihtiyaçları var. İbadetlerle biz Allah'a yakınlığımızı göstereceğiz. İbadetlerle Allah'ın emirlerini yerine getirmekle biz nefsimizi terbiye edeceğiz. Allah'a yakın olacağız. Yani biz bu beden denilen bu nefsimizi terbiye ederekten Allah'ın istediği noktaya geleceğiz.
Çünkü insan halife olarak yaratıldı. İnsan yeryüzünde yiyip içip uyuyan, cinsel ilişkiye giren, çoğalan bir varlık olmaktan öte. Eğer öyle bir hayat kurgulanırsa o zaman hayvandan bir farkımız kalmaz. İnsan bundan öte. İnsan Allah'ı tanımak, Allah'ı bilmek, ona ibadet etmek için yaratıldı. Öyle olunca insanın asıl yaratılış sebebi onu tanımak, onu bilmek, onu sevmek, onun yolundan yürümek. Böylece Allah kendi tanınmaklığını, kendi bilinmeklerini ishar edecek. Asıl insanın işi bu dünyada Allah'ı tanımak, Allah'ı bilmek. Çünkü Cenab-ı Hak tanınmaklığı sevdi, tanınmaklığı sevdiği için insanları yarattı. İnsanların yaratılış sebebi Allah'ı tanımabilme. Allah'ı tanımabilme noktasında değil ise insanlar, o zaman Allah'ın yaratılış felsefesinden, Allah'ın yaratılış istikametinden dışarı çıkmış oluyorlar.
Biz asıl Allah'ı tanımakla, bilmekle mükellefiz. İşte yalan söylemekle, günah-ı kebar işlemekle biz Allah'ı tanımabilme dairesinden dışarı çıkmış oluyoruz. Çünkü Allah'ı tanımak, Allah'ı bilecek, Allah'ı tanıyacak mekanizma bizde oluşmuş vaziyette. O da bizim kalbimiz, o da bizim içimiz, o da bizim içimizdeki olgu, bu içimizdeki olgu günah-ı kebarlerle üzeri örtülüyor. Yani küfre düşmüş oluyor. Öyle olunca da Allah'ı tanımabilme de kalbi akıl çalışmıyor. Kalbi aklın çalışması için günah-ı kebarlerden uzak durmamız lazım ki o kalbi akıl kirlenmesin. Biz farzları yerine getirmeliyiz ki kalbi akıl kuvvetlensin. Allah'ı çokça zikretmeliyiz ki o kalbi akıl unutmasın, gaflete düşmesin. Yoksa Allah'ın bunlara ihtiyacı yok.
Yani Kur'an-ı Kerim oku diye başlar ama Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine oku emri verilmiştir. Ümmet-i Muhammed Kur'an-ı Kerim'i çokça okumanın üstüne düşüyor. Muhakkak okunması lazım, muhakkak anlaşılması lazım. Ama Kur'an-ı Kerim dinleyip itaat edilecek bir kitap. Yani Kur'an-ı Kerim'i biz dinleyip yaşamamız lazım. Dinleyip yaşarsak o zaman biz Allah'ı tanımada ve bilme noktasında durmuş olacağız. Biz Ümmet-i Muhammed şimdi bilhassa Ramazan'da evet sünnettir hatimler yapacağız. Eyvallah ama Kur'an'ı yaşayacağız. Kur'an'ı yaşayamıyorsak o zaman Allah'ı tanıma ve bilme dairesinde durmamış oluyoruz. Biz sabahtan akşama kadar faizle alakalı, faiz haramdır.
İşte mezarlarından şeytan çarpmış gibi diriltilecek ayetini sabahtan akşama kadar okumuş olsak ama Müslüman kardeşimize karşı biz faizcilik yapıyorsak Kur'an'ı okumamızın bir anlamı kalmadı. Sabahtan akşama kadar fuhşiyattan uzak durun ayet-i kerimelerini biz okusak ama fuhşiyatın içerisinde durmuş olsak Kur'an-ı Kerim'i okumamızın bir anlamı kalmadı. Sabahtan akşama kadar Allah'ı çokça zikredin, Allah'ı sabah akşam zikredin. Ayaktayken, otururken, yanlarınızın üzerine yatarken Allah'ı çokça zikredin ayet-i kerimelerini. Biz sabahtan akşama kadar okumuş olsak ama Allah'ı zikretmesek, hatta zikredenlere karşı düşmanca tavırlar içerisinde olsak, hatta zikredenlere karşı onları hafife alçak, onları normalde kale almasak, hatta zikredenlerin yaptıkları zikri hor hakir görsek Kur'an okumamızın bir anlamı kalmadı ki.
Çünkü Kur'an yaşanacak bir kitap. Hani bazen diyorlar ya Kur'an işte raflarda duracak bir kitap değil. Evet, hayata yansıması lazım. Gelin hep beraber Kur'an'ı hayata yansıtalım. Hep beraber faizin, fuhuşun, fahşiyatın karşısında duralım. Mücadele edelim. Her türlü ahlaksızlıkla mücadele edelim. Eğer Kur'an'a uyuyorsak ve Kur'an'ı biz kendimizde bir hayat standardı olarak aldıysak, Kur'an'ın haram ettiği bütün her şeyle mücadele etmemiz lazım. Kur'an'ın haram ettiği her şeyle. Ve Kur'an'ın bize yapın dediği bütün her şeyde yapmamız lazım. E şimdi yeni yeni şeyler de türedi. Kur'an'ı yaşayacağız, neye göre yaşayacağız? Kur'an'a göre. Namazı neye göre kılacağız? Orada kaldık. Yani Kur'an'da namaz kılın diyor. Bize namazı tarif etmiyor. Bu hadis inkarcıları insanların dini ahkamını bozacak.
Bir kimse nasıl namaz kılacak? Namazı nereden tarifini alacağız? Namazın tarifini kimden alacağız? Namazın tarifini bu televizyonlara çıkan bu hadis inkarcısı profesörlerden mi alacağız? Onlar mı bize namazı tarif edecekler? Taslaman mı? Taslaman mı? Neydir? O mu tarif edecek namazı bize? Veyahut da hadisleri inkar eden Mehmet Okuyan mı tarif edecek bize? Veyahut da Mustafa İslamoğlu mu tarif edecek? Veyahut da neydi o Süleymaniye Vakfı'nın başındaki Abdülaziz Bayındır mı tarif edecek bize namazı? Namazı bize kim tarif edecek? Biz kimin tarifiyle namazı kılacağız? Normalde eğer hadis inkarcılarının tarif ettiği namaza uyacağıma ben Hz. Muhammed Mustafa'nın kıldığı namaza uyarım gibi.
Şimdi o zaman Kur'an'ın yaşamış hali Hz. Muhammed Mustafa, biz Hz. Muhammed Mustafa'ya uyaraktan Kur'an'ı yaşamamız lazım. Öyleyse biz sabahtan akşama kadar siz Allah'ı ayaktayken, otururken, yanlarınızın üzerinde yatarken Allah'ı çokça zikredin. Ondan sonra ayeti kerimesini okusak ama Allah'ı zikretmemiş olsak bir anlamı kalmadı. Biz Kur'an'ı sadece okuduk. Bize okuyun, okuyun, okuyun diyorlar. Yaşayın demiyorlar. Kur'an'ı yaşayın. Ey Ümmet-i Muhammed, Kur'an yaşanacak bir kitaptır. İslam yaşanacak bir dindir. İslam sadece okunacak bir din değildir. Okursun ve yaşarsın. Okuyup yaşamıyorsan o zaman kitap yüklü eşeklerden farkın kalmaz. O zaman sadece okumak değil, yaşamamız lazım.
İşte yaşantıya bizi götürecek olan şeylerden birisi haramlardan uzak durmak. Ve nefsi arılaştıracak olan, nefsi hiçleştirecek olan, nefsi terbiye edecek olan haramlardan uzak durmaktır. O zaman haramlardan uzak duraraktan orucu tutmaya gayret edeceğiz. Eğer haramları işleyerekten oruç tutuyorsak, oruç bizim üzerimizde bir etkisi olmayacak. Biz sadece aç kalacağız. Cenab-ı Hak bizi kendisine yaklaştırmayacak. Biz her gün muhakkak tövbe edelim ve günah keballerden uzak duralım. Dilimize sahip çıkalım. Günah keballeri işlememeye gayret edelim. Ve böylece orucumuzun bizdeki etkisi artsın. Orucun bizdeki manevi tecelliyatı artsın. Orucun kalbimize indirecek olduğu feyüzat artsın inşallah.
Yine başka bir hadisleri taberani nakletmiş. Nice oruçlu kimseler vardır ki, oruçtan nasibi sadece açlık ve susuzluktur. Nice gece namazı kılan vardır ki, hazzı sadece uykusuzluktur. Taberani rivayet etmiş. Demek ki nice oruçlu kimseler var ki, oruçtan nasibi açlık sadece. Bu neyle alakalı? O kimsenin Müslümanca, mümince davranmamasından kaynaklanıyor. O kimsenin hem oruç tutup hem günah keballerin içerisinde yüzmesinden kaynaklanıyor. Hem oruç tutup hem her türlü haltı işlemesinden kaynaklanıyor. Gelin şu mübarek Ramazanlı şerifte günah keballeri terk edelim ve tövbe edelim. Ve tövbe ederekten Allah'a yaklaşmanın, Allah'a bu noktada samimiyet kurmanın, Allah'la aramızdaki perdelerini kaldırmanın tadını yaşayalım.
İnşallah. Yine Ebu Hureyre naklediyor. Bu hadisi önemli gördüm, o yüzden buraya aldım. Allah cümlemizin iftarlarını, oruçlarını kabul etsin. Diyor ki, hadis-i şerifte, insanlar iftar etmekte acele ettikleri sürece din üstün olmaya devam eder. Çünkü Yahudi ve Hristiyanlar iftarı geç yaparlar buyurdu Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri. Kıymetli dostlar, iftarı geciktirmek takva değildir. Takva nedir? Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin sünnet-i senesine uymaktır. İftarı acele etmektir. Hemen ezan okundu, hemen önce ne yapacağız? İftarı etmiş olacağız. Sonra namazımızı kılacağız. Veyahut da Medine-i Münevvere'de hala daha ölü uygulanır.
Hemen kısa bir iftarlık yaparlar. Hurmadır, kahvedir, yoğurttur, dukadır. Ardından hemen hızla namaza geçilir. Namazdan sonra tekrar sofralar kurarlar. Orada insanlar hurmadır, simitli bir şeyler yerler. Veyahut da oraya ümreci gelenler otellerine giderler. Birkaç lokma bir şey yiyip yatsıya, teravihe gelirlerdi. Böyle de olabilir. Ama burada önemli olan neymiş? İftarı vaktinde yapmak, bile bile iftarı geciktirmemek, bile bile iftarı tehir etmememiz lazım. Allah sünnet-i senesine bizi uyanlardan eylesin inşallah. Bu orucu kasten terk etmekle alakalı da birkaç böyle bir şeyler konuşmak istiyorum. Tabii bunun sözümüzde de yine hadis-i şerifle başlıyoruz.
Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur. Her kim Ramazan'da ruhsatsız ve hastalık gibi bir özrü olmaksızın bir gün orucu yerse, bir yıl boyu oruç tutsa da o günü kaza etmiş olmaz. Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, İbni Mace, tabii Beyhaki de almış bunu, İbni Hüzeyme de almış. Yani normalde bu hadis-i şerifi, çok hadis alimi nakletmiş. O zaman özürsüz biz Ramazan orucunu terk etmeyeceğiz. Özürsüz Ramazan orucunu terk etmemeye gayret edeceğiz. Ama bir hastalığı var. O hastalığı oruç tutarsa artacak, daha da çoğalacak. O zaman o kimsenin oruç tutması uygun değil. Veyahut da oruç tuttuğunda uzuvlarının birisine zarar gelecek. İşte şeker hastalarında böbreklerin zarar görmesi gibi, gözlerin zarar görmesi gibi.
Veyahut da işte o kimse devamlı ilaç içmesi lazım. Kalp hastası var. İşte bunun gibi. Bunlar ne yapacaklar? Oruçlarına devam edecekler. Oruçlarını tutmayacaklar. Onlar muhakkak ki bu hastalıkları geçici bir hastalık değil çünkü. Bunlar kronik rahatsızlık dediğimiz rahatsızlıklar. Bunlar eğer oruçlarına zarar geliyorsa, bedenlerine zarar geliyorsa oruçlarını tutmayacaklar. Ama bu hadis-i şeriften de şunu anlıyoruz. Orucu kasten terk etmek günah kebâir. Buradan da onu anlıyoruz. Yani orucu kasten terk eden, tutmayan bir kimse hiçbir şey olmadığı gibi değil. Nasıl namazı kasten terk etmek büyük günahlardansa. Orucu da bir rahatsızlığı yok. Yolcu değil. Herhangi bir sağlık problemi yok. Onun da orucu terk etmesi günah kebâirlerden sayılıyor.
Veyahut da bir kimsenin zekatı terk etmesi. Yani zekat vermeye muktedir olduğu halde vermemesi. Günah kebâir. Veyahut da bir kimsenin sağlığı yerinde, parası yerinde, haç ibadetini yerine getirmiyor. Hristiyan ve Yahudi olarak onun ölmesinde bir beis yoktur diyor hadis-i şerifte. O zaman bu namazı terk etmek, orucu terk etmek, zekatı terk etmek, haçı terk etmek büyük günah kebâirlerden. Yani o kimse böyle ya işte ben bir halsizleşiyorum da o yüzden orucu tutamıyorum. Yok canım kardeşim benim. Sen orucu kasten terk ettin. Bakın kıymetli dostlar, ibadet Allah'a yakın olmanın, Allah'a doğru koşmanın en önemli göstergelerinden birisidir. Yani ibadeti biz hafife almamız, ibadeti bizim yok hükmünde görmemiz mümkün değildir.
Yani Allah kendisine inananları, kendisine tabi olanları ibadetle sınıyor. Kolay bir şey değildir namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek. Bakın kolay değildir. Hep bana zaman zaman söylerler işte namaz kılmakta zorlanıyoruz. Evet zorlanacaksınız zaten. Sebep imtihanın sırrı bu. Dini yaşamak kolay bir şey değil. Allah'a yakin olmak, Allah'ı tanımak, Allah'ı bilmek kolay bir şey değil. Hatta gerçekten ve gerçekten herkesin yapacağı bir şey değil. Yani din öyle bir şeydir ki insana normalde ilk başlangıçta hiçbir zaman kolay gelmez. Ramazan orucunu tutmak hiç kimseye kolay gelmez ki. Yani sabahtan akşama kadar hiçbir şey yemiyorsun, içmiyorsun, cinsel ilişkiye girmiyorsun. Ağzını kilitliyorsun, gözünü kilitliyorsun, kulağını kilitliyorsun.
Yani muh tadından dışarı çıkıyorsun. Herkes sabahleyen işte saat yedi buçukta, sekizde kahvaltı yaparken, dokuzda onda kahvaltı yaparken muh tadından dışarı çıkıyor. Veyahut da işte kahvaltı sofralarına gidip, kahvaltı veren yerlere gidip, lüks kahvaltılar yapan bir kimse de o lüksünden vazgeçiyor. Bakın muh tadınızı terk ediyorsunuz. Yani dünyaya bakıyorsunuz, dünyada hayatın ayrı bir nehiri var. Oradan akıp gidiyor. Siz o nehirden dışarı çıkıyorsunuz. Diyorsunuz ki benim nehrim burası değil. Ya müsaade edin ben biraz yan taraftaki nehirden akıp gideceğim. Yan taraftaki nehir ne? Namaz. Yan taraftaki nehir ne? Oruç. Yan taraftaki nehir ne? Zikir.
Yan taraftaki nehir ne? Allah'a iman, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peşinden gitmek. Ve bütün dünya, hani büyük şair öyle demiş ya, oluklar çift, birinden nur akar, diğerinden kir diye. Bütün dünyada bu böyle. Oluklar çift, birinden nur akıyor, diğerinden kir. Ve dünyanın mutat yolu kir. Yani tabiri caizse lahım nehirinden gidiyor dünya. Siz iman ettim dediğiniz anda, ben Müslüman oldum dediğiniz anda, nehrinizi değiştirmeniz gerekiyor. Oluğunuzu değiştirmeniz gerekiyor. Yoksa siz o lahım nehirinden giderken, bağırmanız sizin orada kendi kendinize. Yani ben iman ehliyim demenizin bir anlamı yok. Sebep, çünkü hayatınız, düşünceniz, anlayışınız, tarzınız, tavrınız, hepsi de küfür noktasında.
Öyle olunca, sizin orada imanlı olarak durmanız mümkün değil. Ve siz orada bağırsanız, ben iman ettim deseniz, o küfür nehri sizi dışarı atar. Orada tutmaz sizi zaten. Yani siz gideceksiniz bir gece kulübüne, ben iman ettim, bu yaptığınız haram diyeceksiniz. Gece kulübünde sizi tutarlar mı? Tutmazlar. İçki içilen bir mekana gideceksiniz, orada bağıracaksınız. Bu haram, bu yaptığınız yanlış diyeceksiniz. Orada sizi tutarlar mı? Tutmazlar, bir de dayak atarlar size. Gideceksiniz mesela diyelim ki, insanların heva heveslerine, şeytana kul olduğu bir mekana gidip, orada işte Allah'a iman edin, bu yaptığınız haram diyeceksiniz. Sizi orada tutmazlar, döverler. Nasıl Ebu Zerif, Gifari, Müslüman olur olmaz, Mekke'de, Beytullah'a geldi.
Orada müşriklere dini açıktan ilan etti. Açıktan ilan edince, bağırınca, müşrikler onu hemen dövmeye başladılar. Hazreti Abbas Efendimiz onu kurtardı. Bakın, siz şimdi Mekke müşriklerine imanı haykırmak gibi, günlük hayatında müşrikçe hayat yaşayan insanlara imanı haykırırsanız, sizinle dostluğunuzu keserler, sizinle arkadaşlığınızı keserler, sizinle akrabalıklarınızı keserler. İman etmek böyle ince bir dairedir. Siz imanınızı yaşamaya başlasanız, diyelim ki genç bir kız çocuğusunuz, ben iman ettim, imanımı yaşayacağım dediniz, örtündünüz. Arkadaşlarınız sizi terk eder. Ben iman ettim, ben namaz kılmam lazım diyeceksiniz. Genç bir kızsınız, okula gidiyorsunuz ama liseye ama üniversiteye. Arkadaşlarınız sizi terk ederler.
Veyahut da işte genç bir erkeksiniz, her yere yakışıyorsunuz ama gittiğiniz yerde ben iman ettim, haram işlemeyeceğim. Bu içki kullanmak, bu uyuşturucu kullanmak haram deseniz, arkadaşlarınız sizi terk eder. Bakın, haramla iştigal edenlerin hepsi de sizi terk eder. Sebep, onların oluğu ayrı. Onlar çünkü küfür oluğunda, onlar günah-ı kebair oluğunda gidiyorlar. İman etmek, o oluktan dışarı çıkmak, o nehirden dışarı çıkmak. Yani bütün insanların mutat olarak yaşadığı hayattan dışarı çıkmaktır iman etmek. Şimdi, perşembe günleri Allah'a zikir var. Siz perşembe günleri ben derse gideceğim, cemaatte zikrullahımız var dediğinizde, bütün insanların mutat yolundan dışarı çıkmış oluyorsunuz.
Veyahut da işte bizim filanca mahallede zikrimiz var, o zikre gideceğiz. O zikirde beraber olacağız, arkadaşlarla beraber zikredeceğiz dediğinizde, düşünebiliyor musunuz? Böyle kelayna kuşu gibi kalıyorsunuz. Çünkü bütün insanların mutatını terk etmiş oluyorsunuz. Yani düşünsenize, hiç kimse zikrullah için toplanmadığı bir zamanda, siz zikrullah için toplanacaksınız. Mutatı terk ediyorsunuz. Zaten iman, mutatı terk etmektir. İnsanların gittiği yolu terk etmektir. Sebep, çünkü insanlar doğru yolda gitmiş olsalardı, onlara peygamber gelmezdi. İnsanlar doğru yolda gitmiş olsalardı, peygamberlerle beraber Cenab-ı Hak onlara kitap göndermezdi. İnsanlar doğru yolda gitmiş olsalardı, Allah peygamberlerine kitapla beraber hikmet vermezdi.
Demek ki insanların çoğu doğru yolda gitmemişler. İnsanların çoğu doğru yolda gitmedikleri için onlara peygamber göndermiş Cenab-ı Hak. Ve o yüzden ayeti kerimede çok azınız iman etmiştir der. Sebep, çünkü insanlar o küfür düzeninde, o küfür ırmağında giderler. Ve kendilerini de iman ettik zannederler. İşin bir de orası var. Yani siz günah keballere devam ederekten ve günah keballere devam etmekle beraber, aynı zamanda bu ayet olmaz, bu zamanda bu ayet tecelli etmez, bu zamanda böyle zikir mi olur canım? Allah'ı zikretmek bu demek değil. İşte gidip bir tane horoz keseceksin, o da Allah'ı zikretmek. Veyahut da gideceksin, işte uyduruktan bir şey yapacaksın, o da Allah'ı zikretmek.
Oturup da la ilahe illallah demek, Allah, Allah demek. Hay hay hay Allah demek, hu hu hu Allah demek. Toplanıp cemaatla zikretmek yok canım kardeşim deyip, yani mutadı bozmayın siz. Siz ne ama mutadı bozuyorsunuz? Biz dedelerimizden böyle görmedik. E dedelerinizden namazı da görmediniz. E de biz babalarımızdan böyle görmedik. E babalarınızdan dini de görmediniz ki. Neden? Onlar çünkü bilmiyorlardı. Neden? Onlar çünkü cahil olarak bırakılmışlardı. Neden? Osmanlı'dan itibaren onlara dini eğitim verilmemişti. O yüzden. E biz okudukça, hani bize okuyun diyorsunuz ya, biz de okuyoruz. Aa okuyoruz, hadis-i şeriflere bakıyoruz. Hadis-i şeriflerde Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri oturmuş ashabıyla Allah'ı zikretmiş.
İlim de öğrenmiş, fıkıh ilmi öğretmiş ashabına, tefsir ilmi öğretmiş ashabına, her türlü ilmi ashabına öğretmiş. Ama Allah'ı zikretmeyi de öğretmiş. Zikri de öğretmiş. Aa yok ya, mutadımızda bu yok bizim. E ne yapacaksın? İşte ezanlar okundu, camiye gideceksin, oradan evine, oradan işine. Bir zikrullah yok. Ya canım kardeşim, bu tekkeler neden vardı ki önceden? Yani 1200-1300 yıldan beri Allah'ı zikredilen bu tekkeler neden vardı? Yani bir tek sizin mi kafanız çalıştı? Bir tek siz mi biliyorsunuz? 1200-1300 yıldan beri Allah'ı zikredilen bu tekkeler ne işe yaradı? Baktığımızda bütün Osmanlı'nın ve İslam dünyasının incelediğimizde bir sürü tarikatlar kurulmuş. Hepsinde tekkeler var.
Hepsinde Allah'ı zikredilmiş ve zikirle alakalı, tarikatlarla alakalı binlerce cilt eserler yazılmış. Bunların hiçbirisinin hiçbir şeyden haberi yok. Bizde şimdi 3-5 tane profesör kırıntısı çıkmış. Onlar Allah'ı zikretmeyi, tarikata, ne bileyim sufiliğe laf söyleyeceğim diye uğraşıyor. İşte bunlardı batının su yoluna giden, bu deccalistlerin su yoluna giden, şeytanilerin su yoluna giden ahmak insanlar. Biz Allah'ı zikredelim. O zaman bir tarafta Allah'ı zikreden bir kocaman bir nehir var. Öbür tarafta da küfür nehir var. Küfür nehri var. Bakın ibadet etmek, farzları terk etmek o mutat giden küfür nehrinden dışarı çıkmaktır. Ve mutatı terk etmek gerçekten çok zordur. Yani bir kimsenin namaz kılması gerçekten ve gerçekten çok zordur.
Ben o zorluğu bilen birisiyim. Sebep ben çünkü sonradan namaz kılmaya başladım. Ben sonradan oruç tutmaya başladım. Ben normalde 25-26 yaşına gelince kadar namaz oruç nedir bilmiyordum. Ben sonradan zikretmeye başladım. İnsanın bir hayatı bırakıp başka bir hayata başlaması kolay bir şey değildir. O yüzden din de kolay değildir. Ben hep böyle zor gelen insanları anlayışla karşılarım. Kolay değildir bir kadının örtünmesi, bir kızın örtünmesi. Bir bayan öyle demişti bana. Vallahi dedi sanki kafamda dünyaya taşıyorum ben dedi. Örtününce öyle demişti bana. Dedim ya örtün bir metrelik bir bez. Ha üzerindeki bir blüz, ha üzerindeki bir örtü. Arasında ne fark var dedim ya.
Dedim blüz bundan dedim belki de daha ince, blüz bundan daha ağır. Ama dedim o sana ağır gelmiyor, örtü ağır geliyor. Gerçekten örtünmek kolay bir şey değildir. Ama nefisle mücadele edip, şeytanla mücadele edip, heva hevesle mücadele edip, küfür düzeniyle mücadele edip, Allah'ın emirlerini yaşamak kolay bir şey değildir. Gerçekten kolay bir şey değildir. Şimdi Ramazan orucu tutmak kolay bir şey değildir. O yüzden oruç tutanların hani karşılığı en az karşılığı cennettir ya, en az karşılığı geçmiş günahların affıdır ya. Sebebi ne? Çünkü gerçekten mutadı terk etmek çok zordur. Ya bir kimse gündüz düşünsenize, belli bir saatlerin aralığında hiçbir şey yemiyor, içmiyor, cinsel ilişkiye girmiyor.
Hayattan düşüyor. Yani hayattan düşmek öyle kolay bir şey değil. Adam her gün veya bayan her gün belli mutadik hareketleri, davranışları, hayat standartı var. Bunun dışına çıkması kolay bir şey değil. O yüzden dini yaşamak hiçbir zaman, kıymetli kardeşler, kolay bir şey değildir. Hak veririm hep. Geçenlerde bir soru sormuştu, iki üç sohbet önce bir kardeş. Namaz kılmakta zorlanıyorum diye. Zorlanırsınız. Çünkü şeytan karşınızda, nefis karşınızda, heva heves karşınızda. Tabiri caizse dünyanın büyük bir bölümü karşınızda ve cinni, kafir cinni taifesi karşınızda. Hepsi de sizin namaz kılmamanız için var gücüyle mücadele ediyor. Düşünebiliyor musunuz? Ramazan orucu tutuyorsunuz şimdi.
Ramazan orucu tutanlar dünyaya ayaktırıyorlar. Dünyaya kaykılıyorlar. Kolay bir şey değil dünyaya kaykılmak. Kolay bir şey değildir şeytana kaykılmak. Kolay bir şey değildir insanın nefsine kaykılması. Kolay bir şey değildir insanın heva hevesine kaykılması. Yani bir kimseye iman ettim dediği zaman karşısına bütün dünyayı alıyor. Bütün bu deccaliyet sisteminin karşısına alıyor. İman etmek kolay bir şey değil. Ve iman ettiği dini yaşamak ondan daha da zor. Bakın iman etmek kolay değil. Ama iman ettiği dini yaşamak bütün her şeyden daha zor. Ve düşünebiliyor musunuz? Siz iman ettiğiniz dini yaşamanın mücadelesini vermek zorundasınız. Savaşacaksınız yani.
Haram işlemek için savaşmanıza gerek yok. Haram kapınızın önünde değil, evinizin içinde. İstediğiniz an haramı işleyebilirsiniz. Haram işlemek kadar kolay bir şey yoktur. Dünyanın en kolay şeyi haram işlemektir. Ama iman edip hayırlı ameller işlemek, iman edip salih insanlardan olmak dünyanın en zor işidir. O yüzden kolay değildir. Yani iman eden o yüzden güçlüdür, o yüzden kuvvetlidir. İman eden o yüzden gözü pektir. İman eden imanını yaşamaya çalışan bir kimse diğerlerine bakınca biraz delim tırak gelir. Delidir yani. Hele bir de işin içerisine sufiliği katarsa, hele bir de işin içerisine Allah'ı sevme, Allah'a aşık olma, ona yakın olma, ona koşma, onun kalbine oturduysa o delinin tekidir artık.
O bütün dünyaya hatta kendindenmiş gibi görünenler dahi ona tuhaf bakmaya başlar. Bu işin daha zor tarafıdır. Çünkü hadi bir kimse şöyle der, ya hadi o Müslüman değil, o bana saldırdı. Ya bu adam Müslümanım diyor, la la illallah Muhammeden Resulullah diyor, o bana saldırıyor diyor. Evet bu işin en zoru. Çünkü ondan beklemiyor, yanı başından beklemez. İnsan eşinden hainlik beklemez ya, eşi hainlik yaptığı zaman da şoka uğrar. Sebep? Eşinden beklemiyor çünkü öyle bir şey. Bir kimse çocuğundan hainlik beklemez. Çocuğu yaptığında şoka uğrar. Der ki ya hani meşhur ya bizim içimize de girdi, sen de mi bürütüs diye. İnsan yakınından bir zarar beklemez, yakınından bir hainlik beklemez, yakınından kendini korumaya çalışmaz.
Yakınından herhangi bir zarar gelmeyeceğini düşünür. Yakını çünkü eşidir, annesidir, babasıdır, çocuğudur, arkadaşıdır, sevgilisidir, dostudur. Yakını çünkü o. Ya ondan bir zarar bekler mi insan? Beklemez. Ondan bir hainlik bekler mi? Beklemez. Ondan bir terslik bekler mi? Beklemez. Ama sufi sen bekle. Sebep? Çünkü ona da ağır gelir. Çünkü ona da zor gelir. Çünkü ona da kolay gelmez. Çünkü sufiler de normal İslam'ın mutadının üstündedir. Onlar kalbi akılla hareket ederler. Yani herkes namazı kıldı bitirdi, geçti oraya. Ama namazdan sonra Allah'ı zikretmiş, sahabeler de zikretmiş. Hatta Hazreti Ömer Efendimiz'in oğlu Abdullah diyor ki, Hazreti Abbas'ın oğlu Abdullah da diyor.
Biz diyor sahabenin namazdan çıktığını cehri zikirlerinden duyardık, anlardık. Ha derdik ki onlar namazı bitirmişler. Bakın sahabe her namaz sonrası cehri Allah'ı zikretmiş. Yani o kimse namazı kıldı bitirdi, olmadı. Bitmedi onunki daha. Neden? 33 tane subhanallah, 33 tane elhamdülillah, 33 tane Allahu Ekber çekecek. Sebep? Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin sünneti. Bunu yaptı. Tabi hadis inkarcıları bunu yapmıyor. Hadisleri komple inkar ettiğinden dolayı bu zikirler hadiste sabit. Onlar yapmıyor. E normalde, normal, mutat Müslüman onu yaptı. Üzerine daha var, hadis-i şerif var kim yüz tane la ilahe illallah derse.
Hadis-i şerif var kim yüz tane bana salatu selam getirirse. Hadis-i şerif var kim yüz tane subhanallah ve bi hamdihi derse. E bakın Allah'ı zikreden kimse için bitmedi daha. Onun virdi var, onun dersi var. Onları çekecek. Bu sefer yanı başındaki normal Müslüman diyor ki, ya senin bu fazlalığın ne? Bilmiyor çünkü onu. O da ne oldu? O da mutatının dışına çıktı. Bakın sufilik bütün mutatların dışında. Sufi olmak o yüzden zordur. Ben derim bir yere derviş olacağına, git daha taş ol, daha kolaydır işin. Sebep? Derviş olmak zordur. Ben o yüzden ders vereceğim zaman sorarım. İyi düşündün mü? Bak sağlam düşündün mü? Bir daha karar var. Bu kolay bir şey değil.
Sebep? Yanı başındaki eşin senden rahatsız olabilir. Çocukların senden rahatsız olabilir. Annen baban senden rahatsız olabilir. Nereden çıktı bu? Senin de bu beş bin tehdit ne? On bin tehdit ne? Ne anlıyorsunuz? Toplanıp Allah'ı zikretmekten. Bunları hep duyduk çünkü biz. O yüzden sufi olmak, bütün mutatların üzerinde, bütün mutatları yıkan bir şeydir. Yani Kabe'deki putların yıkılması gibi. Yüz yıllardır putlar orada durmuş. Yüz yıllardır putlar oradayken herkes putlara tapınmışlar. Ve bir peygamber çıkmış ve o peygamber diyor ki bu putları yıkın. Bu kolay bir şey değil. Veyahut da birisi çıkıyor. Ey Mekkeliler diyor. Bu putlar sizin ilahınız olamaz. Allah birdir, tektir.
Muhammed Mustafa da onun peygamberidir diyor. O mutatın içerisindeki insanlar komplo Ebu Zer'i gifarının üzerine çullanıp onu dövüyorlar. Haşadını çıkarıyorlar. Çünkü neden? Onların mutatları, tanrıları olmuş. Bakın dünya insanlığının mutatları, tanrıları şimdi. Müslümanların da böyle heva hevesten, şeytaniyetten kaynaklanan mutatları var. O mutatlarını yıkmak kolay bir şey değil. Bir nefis terbiyesi gerekiyor. Büyük bir savaş gerekiyor. İşte meseleyi belki de uzattım ama bir farzı yerine getirmek mutatları terk etmektir. Mutatları terk eden bir kimse Allah'a yakın olur. Çünkü neden? Diğer mutatların hepsi de heva hevesten, diğer mutatların hepsi de şeytaniyettendir.
O yüzden bir farzı terk etmek, kasten terk etmek, hanefilerce günah keba edir. Şafiler kasten bir kimse bir farzı terk ederse küfre düşer demişler. İmam-ı Azam Hazretleri ve yolundan gelen İmam Maturi'de, Akayet İmamımız bir farzı terk etmekle bir kimse küfre düşmez buyurmuşlar. Elhamdülillah iyi buyurmuşlar, güzel buyurmuşlar, tatlı buyurmuşlar gerçekten. Bir kimse bir farzı terk edebilir, yapamayabilir, zor gelebilir. Biz onun küfrüne bu noktada fetva vermemiz kolay bir fetva değil. O yüzden namazı, zekatı terk edenler, haccı, sağlığı ve parası olması varken terk edenler, orucu terk edenler günah kebari işlemiş olurlar. Allah bizleri günah kebarilerden uzak eylesin inşallah.
Bir bölüm, bir bab daha yaptım. Bu bab da şey, oruçluyu iftar ettirmek. Ramazan orucuyla alakalı meseleleri bu derste böyle 3 aşağı 5 yukarı toparlayayım diye gayret ediyorum. Oruçluyu iftar ettirmek. Bakın, İslam dünyası hatta ben bunu Adem'den itibaren diyebilirim. Açı doyurmayı, çıplığa giydirmeyi, hastayı ziyaret etmeyi, yoksullarla beraber olmayı kendisine şihar edinmiş.
Hani meşhur ya, Hades-i Kudsi, Musa Aleyhisselam'a diyor ya, bir hastayı ziyaret etseydin yanında beni görürdün. Bir açı doyursaydın beni doyurmuş gibi olurdun. Bir çıplığa giydirseydin beni giydirmiş olurdun der. Kıymetli dostlar, siz bütün sokaklarınıza camiler yapsanız ama sokağınızda aç var ise o caminin bir anlamı yoktur. Siz bütün sokaklara tekkeler yapsanız ama o sokakta aç insanlar dolaşıyorsa o tekkenin bir anlamı yoktur kıymetli dostlar. Siz harikulade ibadethaneler yapmış olsanız her yere, şimdiki ibadethaneler gibi süslü, cafcaflı, gösterişli, içi o kadar süslü ki tam hadis-i şerifin mucibince. Ahir zamanda diyor camiler çok süslü olacak ama içindeki diyor cemaati az olacak, cemaat olmayacak.
Şimdi o hale geldik. Camilerimiz çok süslü. Camilerimiz böyle harika çok süslü. Süsten öteye geçilmiyor. Ama ne yazık ki içinde namaz kılanımız az. Ne yazık ki cemaatlerimiz az. Biz belki de o camilerin karşılığını veremediğimizden dolayı şimdi giremiyoruz da içine. Bakın şimdi içine de giremiyoruz. Ha özel camilere girenler var mı? Var. Özel namaz kılanlar var mı? Var. Özel camilerde özel programlar yapanlar var mı? Evet var. Ha ümmet-i Muhammed'e kapalı camiler. Ama ümmet-i Muhammed'in içerisinde demek ki özel olanlar var. Evet. Onlar özel kimseler. Özel şahıslar. VIP namazlar kılıyorlar onlar. Normal halk oraya giremiyor. Girmemesi lazım zaten. Siz ne yapmaya gireceksiniz oraya? Orada namaz kılacaksınız, orada cuma kılacaksınız.
Kimsiniz ki? Ha özel VIP insanlar var. O camilerde, koca koca camilerde televizyon programları çekiyorlar. Tabi onlar özel insanlar. Onlara camilerin kapıları açılır. Onlar camilerde özel programlar yaparlar. Ve camilerde özel televizyon programları çekerler. Ve onlar VIP insanlar. O yüzden diğerleri parya. Onlar özel insanlar. Kıymetli dostlar, Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin sünnetinde yok bunlar. Allah Resulü'nün sünnetinde yok sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetinde bunlar. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin sünnetinde VIP insanlar yok. VIP insanlara özel alakalar, özel işler, özel ilişkiler yok. Sünnet-i Seniyye'de yok bu. Camiler kapalı mı? Kapalı. Herkese mi kapalı? Herkese kapalı.
Herkese kapalı olacak kardeşim. Sen üç kişiye camiyi açıyorsan bana da açacaksın o zaman. Sen orada yirmi kişiye namaz kıldırıyorsan bana da kıldıracaksın ya. Ben de kılacağım o zaman. Önce benim hakkım. Önce Müslümanların hakkı. Sen kendini ona hak göremezsin. Yasaksa herkese yasak. Kapalısa herkese kapalı. Açık mı? Herkese açık. Açık mı? Herkese açık canım kardeşim. Sen camiyi özel olarak açacaksın, özel televizyon programları çekeceksin. Sen camiyi özel olarak açacaksın, özel cuma kılacaksın orada. Yok canım kardeşim böyle bir şey. Yapmayın bunları. Bunları yapmayın. Bunları yapınca sizin elinize bir şey geçmiyor.
Bunları yapınca doğru bir şey yaptığınızı zannetmeyin. VIP olmanı size ayrı bir özellik katmıyor. Daha da siz insanları İslam'dan, insanları Müslümanlıktan, insanları dinden soğutuyorsunuz. Ayrımcılık yapmayın. Yapmayın. Her kim dinde ayrımcılık yapıyorsa, bu dine, bu dindarlara en büyük zararı veren onlar. Ayrımcılık yapmasın hiç kimse. Hiç kimse. Polis gidip bassaydı Ulu Cami'ye, camiler kapatıldı kardeşim siz burada nasıl program yapıyorsunuz deseydi. Diyebilir miydi polis? Diyemezdi. Ama Tasavvuf Vakfı'nın vakıf binasındaki olan canlı yayına polis geliyor. Siz burada diyor vakıf binasında canlı yayın yapamazsınız. Sebep kapalı çünkü vakıflar diyor.
Tamam biz dinledik, vakıfta canlı yayın yapmıyoruz. Siz neden o zaman camide yapıyorsunuz? Ulu Cami özel insanlara mı açılıyor? Ne zamandan beri Ulu Cami özel insanlara açılıp da televizyon programı yapılıyor, canlı yayın yapılıyor? Kim verecek bunun hesabını? Bizim kapımıza gelen emniyet mensupları Ulu Cami'nin kapısına neden gitmediler o zaman? Bizim vakıf binasının önüne gelen emniyet mensupları Ulu Cami'nin kapısının önüne neden gidip canlı yayını, siz burada canlı yayın yapamazsınız dedi. Özel izin alınacaksa bütün vakıflar o zaman gitsinler, valiliğe müracaat etsinler. Biz vakıf binalarımızda kendi kendimize hizmet etmek için, canlı yayın yapmak için özel izin istiyoruz deseler.
Veya gitsinler insanlar 20 kişi toplansın biz filanca camide cuma kılmak istiyoruz deseler. İzin verecek misiniz? Yapmayın, yapmayın, yapmayın. Böyle yaptığınız müddetçe de, böyle yaptığınız müddetçe de hep sempati değil, empati toplamayacaksınız hiç. Hiç sempatik değilsiniz, hiç değilsiniz.
İnsanlar evlerinde huzursuz, evlerinde oturuyor, evlerinde sıkıntı halinde, evlerinde normalde günlerden beri, aylardan beri oturacaklar. Siz 50 kişiye VIP cuma kıldıracaksınız, öyle mi? İnsanlar mescitlere gidemeyecekler, camilerine gidemeyecekler, tekkelerine gidemeyecekler. Siz Ulu Camii'yi açacaksınız, özel program yapacaksınız, öyle mi? Dinden anladığınız buysa, Allah sizin yardım etsin. Ve vatandaşlıktan anladığınız buysa, ve vatandaşınızla beraber olmaktan anladığınız buysa, size söyleyecek lafım yok. Vatandaşla beraber olmak böyleyse size söyleyecek bir lafım yok. Gitseydiniz, bir sahrada yapsaydınız, Ulu Camii gibi mekanı kullanmak, canlı yayın için harika bir şey ya.
Alkışladım sizi ya. Evet, Allah size hayır versin inşallah. Allah kalbinize imanı yaşamayı nasip eylesin. Bu vatandaşın halini görmeyi nasip eylesin. Vatandaşlarla beraber olmayı nasip eylesin. O lüks makam arabalarınızdan inin. O VIP halinizden terk edin. O VIP halinizle, lüks makam arabalarınızla, o VIP hareketlerinizle bu vatandaşın yanında olmadığınızı gösteriyorsunuz. Şu Ramazan mübarek günde bunları bize burada konuşturuyorsunuz. Biz şu Ramazan mübarek günde insanların içini yakıyorsunuz, ciğerini yakıyorsunuz. Ne geçti elinize? Elinize ne geçti? Alkışladılar mı sizi? VIP davrandınız diye. İslam bu değil. Yaptığınız bu İslamla bağlantısı yok. Yok. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem el fahri fakri dedi.
Ben fakirlerle beraberim dedi. Gidin fakirlerle beraber olun. Gidin fakirlerle beraber oturun. Bir makamınız var mı? Evet. Fakirlerle beraber olacaksın. Belediye başkanısın. Git fakirlerle beraber ol. Valisin. Git fakirlerle beraber ol. Müdürsün. Git fakirlerle beraber ol. Milletvekili. Git fakirlerle beraber ol. Bakanlar. Gidin fakirlerle beraber olun. Fakirlerle oturun. Fakirlerle kalkın. Fakirlerin işini görün. Belediye başkanları. Fakirlerin işini görün. Fakirlerle beraber olun. Gidin o arka sokaklardaki insanların evlerine misafir olun. VIP yerlere misafir olmayın. Orada lüks arabalarınızla, makam arabalarınızla da gitmeyin. Devletin arabalarıyla gitmeyin.
Devletin korumalarıyla gitmeyin. Normal vatandaş gibi gidin kendi arabalarınızla gidin. Oradaki insanların gönüllerini alın. Oradaki insanlarla beraber oturun. Bakın Ramazan mübarek gün. Ramazanda ne yediler, ne içtiler, nasıl bir hayat yaşıyorlar. Gidin onlara bakın. Din bu. Benim inandığım din bu. Benim iman ettiğim din bu. Birisi geldi, hendek kazılıyor. Birisi geldi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine saklıdan gizliden bir tas süt getirdi. Dedi ki ya Resulallah bir tas süt getirdim. Üç gündür Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kursağına bir şey girmiyordu. Ebu Hureyre getirdi sütü. Ebu Hureyre de içinden geçiriyor.
Çok açım diyor o da kendince. Bana da verir mi dedi. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri besmele çekti. Ebu Hureyre'ye verdi. İç dedi, işte o. Dedi ki bütün ashabı dağıt. Bütün ashabı dağıttı. Sonra kendisine getirdi gene. Ebu Hureyre dedi bir daha iç. O bir daha içti. Şimdi dedi kadınlara götür. Kadınları götürdü. Bir tas süt. Kadınlar da komple içti. En son gene Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine geldi tas. Hala da süt bitmemişti. Fakirlerle beraber olun. Sizin emiriniz, devlet başkanı, belediye başkanı, vali, bir yerde şeyh efendi, müftü, en fakirin yediğini yemiyorsa yalancıdır diyor. Hadis-i şerfte. Yalancıdır o.
O en fakirin yediğini yiyecek. En fakirin yediğini yiyecek. Sen şeyh misin kardeşim? Sen sırçalı köşklerde oturma. Senin en fakir dervişinin yediğini yiyeceksin. Sen şeyhsen eğer. Gerçekten şeyhim diyorsan senin dergahında en fakirin yediğini yiyeceksin sen. Sen neysin belediye başkanısın? Oranın en fakirinin yediğini yiyeceksin. Sen neysin? Valisin. Oranın en fakirinin yediğini yiyeceksin. Sen neysin? Bakansın. O ülkenin en fakirinin yediğini yiyeceksin. Sen neysin? Başbakansın. En fakirinin yediğini yiyeceksin. Sen neysin? Başkansın. En fakirinin yediğini yiyeceksin. Ne zamanki bizim idarecilerimiz, ne zamanki bizim başımızdaki büyükler bu hale geldiler.
İşte o zaman İslam geldi demektir. İşte o zaman insanlık kurtuldu demektir. İşte o zaman biz de kurtuluşa erdik demektir. O yüzden bu VIP davranışlardan uzak durun. Devleti idare edenler, müdürler, amirler, memurlar, belediye başkanları VIP davranışlardan uzak durun. VIP davranışlardan uzak durmazsanız halkla aranız açılacak. Bu milletle aranız açılacak ki açılıyor. Ki açılıyor. Özel davranışlar içerisine girmeyin kendinize. Kendi kendinizi özel davranışların içerisine sokmayın. Allah rızası için Ruşu Ramazan Mübarek Günde bari yapmayın. Yapmayın bunları. Milletin gözüne görünmesin ya. Yapmayın. Allah bizi affetsin. Kimsenin evi bizi ilgilendirmez.
Evinizin içinde yaşadıklarınız bizi de ilgilendirmez. Sizin zenginliğiniz bizi ilgilendirmez. Sizin fakirliğiniz bizi ilgilendirmez. Koç nasıl yaşıyormuş? Beni ilgilendirmez canım kardeşim ya. Bana ne? Filanca zengin bir kimse böyle yaşıyormuş. Beni ilgilendirmez. Bana ne? Benim idarecimin nasıl yaşadığı beni ilgilendiriyor. Bu milletin seçtiği insanların nasıl yaşadığı beni ilgilendiriyor. Yapmayacaklar. Hani sahabenin vali, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti'nin vali gönderdi Yemen'e. Ne dedi Yemen'in valisi? Bir merkebimle geldim dedi buraya. Eğer ki bunun haricinde başka bir malla buradan gidersen bilin ki hırsızlık yapışımdır dedi.
Bakın kıymetli dostlar. Ben Hazreti Peygamber'e uyarım. Sallallahu aleyhi ve selleme. Ölçüm benim o. Bakın onun valisi Yemen valisi ne diyor? Bir merkeple geliyor. Vali. Yemen valisi. Bir merkeple geliyor. Diyor ki buraya merkeple geldim. Eğer buradan diyor başka bir malla gidersem, başka bir malla gidersem, buradan zengin olmuş olarak gidersem bilin ki hırsızlık yapmışımdır. Ölçü bu. Ölçü bu. Ben bu ölçüye bakıyorum. Hazreti Ömer Efendimiz yapıyor ya, birisini vali tayin ediyor. Bir bakıyor ki vali zenginleşmiş orada. Vali zenginleşince malına el koyuyor Hazreti Ömer Efendimiz. Seni gönderdiğimde diyor, buraya gönderdiğimde bu kadar malın yoktu. Seni buraya vali olarak gönderdiğimde bu kadar malın vardı, geri kalan malının hepsine de el koyuyorum diyor.
El koyuyor devlet olarak. Devlet olarak el koyuyor. Ölçüm benim bu. Ben Müslümanım. Bakın diyeceksiniz ki yine herkesin aktığı yerden akmıyorsun. Yine akmıyoruz biz. Herkesin aktığı yerden akamıyoruz. Neden? Önümüzde ölçü var çünkü. Bize ölçü Kur'an, sünnet. Bakın hangi milletvekili, hangi belediye başkanı o makama geldikten sonra zenginleşiyorsa hırsızlık yapmıştır, haraç almıştır, bir şeyler yapmıştır. Yapmıştır bir şeyler ya. Nereden zenginledi ki o adam? Nereden o malı mülke sahip oldu ki? Hatta ve hatta bazı biz milletvekili ve belediye başkanlarının olmazdan önce ne halde olduklarını da biliyoruz. Allah bizi affetsin. Evet, oruçluya iftar ettirmek. Teberani ve Bezzar'da geçiyor hadis-i şerif. Kim helalinden oruçlu bir kimseyi yedirir, içirirse, melekler bütün Ramazan saatlerinde onun için istiğfar ederler.
Cebrail Aleyhisselam ise Kadir gecesinde onun için Allah'tan mağfirettiler. Kim helalinden oruçlu bir kimseyi yedirir, içirirse, kıymetli dostlar, bir kimse oruç tutmuş, sen helal parandan ona yedirip içiriyorsun. Bakın sadaka helal paradan olursa geçerlidir. Zekat helal paradan olursa geçerlidir. Kazancının helal olması lazım. Sen helalinden yedirip içireceksin. Helalinden sen bir kimseye tasadduk edeceksin. Bakın sizin kazancınız, kendi kazancını kendin biliyorsan, kazancın haramsa, kardeşim tasadduk etme. O tasadduk ettiğin adamın ahlakını bozarsın. Ona haram yediriyorsun. O kimse bilmeden haram yediriyorsun ona. Senin kazancında normalde helal değil ise kazancın, hırsızlık yaptın, ursuzluk yaptın, çok affedersin işte haram işlerde dolaştın, haramdan kazandın ya.
Müslüman kardeşine faizle para sattın. Müslüman kardeşin ödeyemedi, ona faiz üstüne faiz ekledin. Ekledin. Veya Müslüman kardeşin sıkıştı, ona dedin ki sana veririm ama üç veririm, beş alırım. Faiz. Sen tasadduk etme o faiz parandan. Ya da ayır, bunlar faiz de, ondan sonra bunlar haram para de, bunları ben yiyeceğim de, şu helal para de, şu helal paradan da şunları yedireyim de. Öyle niyet et. Veyahut da kendisine tasadduk edilen, kendisine zekat verilen, kendisine sadaka verilen kimse, sana da bitiyor o vereyim. Sen de onu alırken, ya Rabbi bunun helalinden bana nasip eyle de. Sebep, haram seni de bozar çünkü. Allah muhafaza eylesin. Helalından oruçlu bir kimseyi yedirir, içirirse, dikkat edin, yedirip içirirse, bu erzak olabilir, bu para olabilir, insanlara tasadduk edin, yedirin, içirin.
Hani dedim ya, bütün sokağınız cami de olsa, orada aç varsa, yemin ediyorum o camilerin hiçbir anlamı yok. Bütün sokağınız tekke olmuş olsa, orada bir aç bir kimse varsa, o tekkenizin bir anlamı yok. Bir anlamı yok canım kardeşlerim. Bütün dünyayı siz camiye, tekkeye boğulsanız, bütün dünyada açlar varsa, sizin camilerinizin ve tekkelerinizin bir anlamı yok. Bir ülkede aç varsa, önce açı doyurun. Önce açı doyurun. Açlar bir doysun. Evet, açları bir doyurun. Örnekliyorum bunu. Yani ne yapacaksanız yapın. Devlet öyle devlet olur. Zengin öyle zengin olur. Zengin açları doyuran insandır. Zengin çıplakları giydiren insandır.
Zengin, bir sıkıntıda olan, darda olan bir kimsenin sıkıntısını, darlığını gideren insandır. Bakın, bir zengin, parası olan bir kimse, Cenab-ı Hakk'a hamd etse, onun hamdi dilde olmuş olur. O zenginin hamd etmesi öyle değildir. Hani var ya, Allah'ı zikretmek hem dilde olması lazım, hem fiilde olması lazım. Evet, yani ibadetler hem dilimizde olacak, hem fiiliyatımızda olacak. Çok güzel. Peki, zenginin hamd etmesi nasıl olacak o zaman? Bir zengin nasıl hamd edecek? Ha, sabahtan akşama kadar hamd olsun, hamd olsun, hamd olsun dedi. Zekatını vermedi. Hamd etmedi o. O şükretmedi. Bir zengin sabahtan akşama kadar Rabbime çok şükür, Rabbime çok şükür, Rabbime çok şükür dedi. Diliyle şükretti. Haliyle şükretmedi.
Sebep, bir yoksulun elinden tuttun mu? Bir fukaranın elinden tuttun mu? Evlenemeyecek bir kimseye evlendirdin mi? Çeyiz alamayan bir kimsenin çeyizini mi aldın? Açı mı doyurdun? Bir çıplağı mı giydirdin? Hayır. O zaman sen zenginliğin şükrünü yerine getirmedin. Bakın, o zaman sen zenginliğin şükrünü yerine getirmedin. Sen o zaman paranın, pulun, makamının, mevkinin şükrünü yerine getiremedin. Sen bu işin makam sahibi de aynı. Sen nesin kardeşim? Makam sahibisin. Senin kapın geri döndürülme kapısı olmayacak. Kapın açık olacak. O makamın hamdi, o makamın şükrü kapının kapanmaması değil. Kapının açık olması lazım. Sen fakirin, fukaranın, kimsesizin, dulun, yetimin işini göreceksin orada.
Sen orada zenginlerin işini görmek için belediye başkanı olmadın. Sen orada zenginlerin işini görmek için vali olmadın, bakan olmadın. Sen orada sadece zenginlerin ve belli bir kesimin işlerini yapmak için oraya oturmadın. Sen kimsesizin kimsesi olacaksın. Sen yoksulların sahibi olacaksın. Sen fakir fukaranın sahibi olacaksın. Sen nerede fakirin, fukaranın bir işi var, onu yapacaksın. Sen nerede kimsesizin bir işi var, onu yapacaksın. Sen nerede güçsüz bir kimse var, ona yardımcı olacaksın. Bakın bu zenginliğin ve makamın şükrüdür. Yoksa o makam ahirette sana ateş olur. O zenginlik ahirette sana ateş olur. O şeyhlik ahirette sana ateş olur.
O müftülük ahirette sana ateş olur. O alimlik ahirette sana ateş olur. Ateş olur. Bunu herkesi katıyorum bu işin içerisine. Sen il müftüsüsün, ilçe müftüsüsün. Kapı kapı dolaşacaksın. Sen fakiri, fukarayı, Müslüman tebaayı dolaşacaksın. Onları müjdeleyeceksin. Onları destekleyeceksin. Onlara normalde anlatacaksın. Bineceksin o arabaya. Operörü de açacaksın. Sokak sokak vaazı nasihat edeceksin. Sen nesin? Belediye başkanısın. Büyükşehir belediye başkanı veya küçükşehir belediye başkanı veya il, ilçe belediye başkanları. Siz o makamlarınızdan yere geçin, yayan yürüyün, fakir fukaranın işlerini görün. Fakir fukaranın derdini dinleyin. Fakir fukaranın ne halde?
Onlara bakın. Neysin sen? Valisin. O zaman nerede fakir, fukara kimsesiz var? Dolaşacaksın. O makamlarınız yoksa size ateş olur. Ahirette ateş olur. Dolaşacaksınız. Bu Ramazan gününde dolaşacaksınız. Ve zenginler, o zenginliğiniz ahirette ateş olur. Eğer fakirin, fukaranın gursağına bir şey koymazsanız, eğer fakiri fukarayı görüp gözetmezseniz, eğer ki zekatınızı dağıtmazsanız, eğer ki sadakanızı dağıtmazsanız, eğer ki etrafınızdaki fakir fukarayı, sizden ümit edenleri, sizden bekleyenlere bir şey vermezseniz, o zenginliğiniz sizin ateş olur.
Bezzar şu ilaveyi yapmış. Gözyaşları ve kalp yumuşaklığı ileri rızıklandırır. Yani o oruçluyu iftar ettiren, o fakir fukarayı görüp gözetene ne oluyormuş? Cenab-ı Hak ona gözyaşı veriyormuş ve kalp yumuşaklığı veriyormuş. Bakın, Allah için gözyaşı akıtmak, herkesin işi değildir. Eğer gözünden haftada bir de olsa, Allah için gözyaşı akmıyorsa, kendini sorgula, imanını sorgula, daha da geriye geleyim. Her üç günde bir, böyle bir vakit namazından sonra, gözyaşı gelmiyorsa, kendini sorgula, gün içerisinde, gözünden hiç yaş akmıyorsa, Allah için kendini sorgula. Allah'la olan irtibatında problem var. Kalp yumuşaklığıyla alakalı bir problemin var. Bir sufi kardeşini affedemiyorsan, kalp yumuşaklığıyla alakalı problemin var.
Eşini, çocuğunu, anneni, babanı, eğer sevgilini affedemiyorsan, gerçekten kalp yumuşaklığıyla alakalı problemin var. Problemin var. Allah'a yalvar yakar, biraz tasadduk et. Evet. Allah'a biraz tasadduk et. Yalvar yakar, günahlardan dolayı, senin kalbin katılaşmış. Evet. Eğer Allah için, gözünden bir damla yaşanmıyorsa, günahlardan dolayı, senin haramlardan dolayı, senin kalbin katılaşmış. Allah muhafaza eylesin. Kalp katılığı kadar sufi'yi perperişan eden, kalp katılığı kadar sufinin perdelerini kapatan, kalp katılığı kadar Allah'la sufinin irtibatını kesen başka bir şey yoktur. Allah muhafaza eylesin. O yüzden birilerine hiç olmasa bir parça ekmek dağıt. Git. Gerçekten. Git on tane ekmek al, fakir fukaraya dağıt.
Git on lirayı bir fukaranın cebine koy. Git yirmi lirayı bir fukaranın cebine koy. Git birisinin bin lira fukaranın cebine koy. Bu on lira fukaralar için söylüyorum. Ey zengin, altında lüks arabalarla dolaşan, sen on lira vermeye kalkma. Meleklerle kendini alay ettirme. Evet. Zenginliğini göster. Sana o yakışmaz. Sen durumuna göre, haline göre adama ne kadar lazım? On bin lira, on bin lira ver. Ne kadar lazım? Beş bin lira, beş bin lira ver. Nesi lazım bunun? Komple giyindireceksin. Komple giyindir. Evet. Ha, insanlar şimdi giyime para buluyorlar. Yemeğini yedir. Elektriğini öde, suyunu öde, doğalgazını öde, kirasını öde. Bul bir şey. Kalbin yumuşasın. Kalbin biraz tatlansın. Kalbin biraz inşallah, Allah'a yakin olsun.
Allah bizi onlardan eylesin. Yine Buhari'nin, bu hadis-i şerif. Kim ki helal kazancından, bir hurma değerinde, bir sadaka verirse, hurma değerinde, bir sadaka verirse, ama helal kazancından, kazanç helal olacak. Burası çok önemli. Bakın, kıymetli kardeşler, İslam helal kazancı, o kadar değer vermiş, o kadar kıymet vermiş ki, bir kimsenin, kursağına haram girse, kırk gün ibadeti kabul olunmaz diye, hükmetmişler. Bir kimsenin, kursağından aşağı haram girse, kırk gün ibadeti kabul olunmaz diye, hükmetmişler. Sebep, kursağından giren, herhangi bir yiyecek ve içeceğin, kırk gün senin vücuduna, zararı var. Bu dünya gelip geçecek, çok parası olan da ölecek, az parası olan da ölecek. Ölecek herkes ölüyor. Karun bırakıp gitmiş, Sultan Süleyman bırakıp gitmiş.
Kim bu dünyayı bırakıp gitmeyecek? Herkes bırakıp gidecek. Hadis-i Şerif'te, özellikle kim ki helal kazancından diyor, üzerine bastıra bastıra söylüyor. Sadaka verirse, Allah-u Teala helal maldan verilen sadakadan başkasını, kabul etmiyor çünkü. Allah muhafaza eylesin. O yüzden Allah-u Teala, o sadakayı kabul eder. Sonra sizden biriniz, erkek küheylantayını özenerek büyüttüğü gibi, bu sadakayı da sahibi için dağ gibi oluncaya kadar büyütür.
Yani bir hurma yedirdin bakın, bir hurma. Diyor nasıl, hani, önceden insanlar ne yaparlarmış? Böyle atlarıyla övünürlermiş. Şimdi neyle övünüyorlar? övünüyorlar, arabalarıyla övünüyorlar, lüks evleriyle övünüyorlar. Öyle değil mi? Adam bir araba alıyor, kapının önüne koyuyor, anahtarını masanın üzerine atıyor. Ya işte, ben sıfırladım da arabayı diyor. Gidiyor, bir trilyon araba alıyor, iki trilyon araba alıyor. Geçen gün, Cevdet Usta diyor ki, dört trilyona bile araba var diyor. Ben kaldım böyle. dedim, Cevdet, dört trilyon araba var mı? Dedi, daha fazlası var. Yedi trilyona, sekiz trilyona Mercedes var dedi. Düşünsenize, yedi trilyonluk Mercedes'e biniyor bir kimseye.
Sekiz trilyonluk Mercedes'e biniyor. Ben helal paradan kazanıyorsa, helalı hoş olsun, beni ilgilendirmiyor. Ben zengin düşmanı değilim. Helalından kazansın, helalından insanlara sadaka versin. Hani diyor, o hani, nasıl diyor, tayını özenerek büyütür, onu her gün yıkatır, temizletir. Ben öyle insanlar tanıyorum. Öyle lüks arabalar alıyor, hava yağıyor, çıkarmıyor garajdan dışarı. Kar yağıyor, garajdan dışarı çıkarmıyor. Karda kayar, yağmurda ıslanır diye. Eyvallah adamın malı, bir şey demiyorum. Ama, ya normalde nasıl o kimse arabasına özen gösteriyor ya, hani kadınlar lüks evlerde oturmak istiyorlar, evlerine özen gösteriyorlar ya, gidiyorlar böyle, humalı bir şey, şekilde, en pahalı eşyalarla evlerini donatıyorlar.
Ev 2 trilyon, içindeki eşya 5 trilyon. Öyle yapıyorlar ya, eyvallah, onlar da böyle evde lüks düşkün olmuşlar. Evdeki onların böyle sehpaları, işte halıları, koltukları, onları ahirete götürecekler sanki. Bir de onların bakımı için ayrıyeten uğraşıyorlar. Evler oluyor, bir şatafathane, evler oluyor, bir şatahathane, arabalar oluyor, bir şatafathane, arabalar oluyor, bir şatahathane, öyle oluyor. Adam lüksünü de lüksünü istiyor, gösterişinin de gösterişsini istiyor. Sonu yok bunun sonuçta. İşte böyle, nasıl bu insan lüksünü, şatahatını, şatafatını, özenerekten büyütüyor ya, adam gidiyor, 50 bin dolarlık saat alıyor, 500 bin liraya saat alıyor adam. 700 bin liraya, 800 bin liraya, 1 milyar liraya saat alıyor adam.
Bir bakıyorsun, ulan adam, 500 bin liralık saat takmış, işte, 1 trilyonluk saat takmış. Ulan 1 trilyonu bulsa, fukara 4 tane ev alacak, 5 tane ev alacak, başını sokacak, 1 saatine adamın. Adamın kolundaki 1 saat, fukaraya 5 tane ev yapıyor. Ve o kimse o saati takıyor koluna. Ben bir şey demiyorum. Takıyor. Onunla gezebiliyor o kimse. Bizim sokaklardan geçemez, öyle insanlar geçmezler daha doğrusu. Ne işleri var bizim sokaklarda, bizim mahallemizde de. Yani geçiyorlardır onlar, yürüyorlardır. Hele benim burada hiç kimse geçmiyor. Öyle kimseler yok. Hamdolsun. E şimdi, nasıl insanlar o şataatını, şatafatını, gösterişini özenle büyütüyor ya, Allah da bir hurmalık sadakayı büyütüyor.
Büyüttükçe büyütüyor. Başka bir rivayette diyor ki, o bir hurmadan kaynaklı sadakayı, Uhud Dağı gibi yapar diyor. Onu Allah büyütüyor. O yüzden bir kimseyi doyurmak, bir açı doyurmak, bir kimsesizin kimsesi olmak, bir naçar kalan bir kimsenin elinden tutmak, gücünün nüspetinde ya. Senden devasa bir şey beklemiyor Cenab-ı Hak. Senden devasa bir şey beklemiyor. Hani bir kimsenin 20 lirası var, 20 liranın 2 lirasıyla ne yaptı? O kimse tasadduk etti. 2 liraya, o 20 liraya karşılık 2 liraya etti. Evet. Senin 200 bin liranın var, senin 2 milyon etmen lazım. E o da 20 lira edeceğim diyor. Değil kardeşim, senin 200 bin liranın varsa, sen 2 milyon tasadduk et.
Senin 2 trilyonun varsa, ooo, sen 20 milyar tasadduk et. Öyle yapma. E yok, biz aşağı indirecekçe aşağı indireceğiz. Aşağı indirdikçe aşağı indireceğiz. Bir de soruyorlar bana, işte zekatımızı hesaplar mısınız? Diyorum çok basit canım kardeşim. Tüccar mısın? Evet. Kasanda ne kadar çek var? Atıyorum 500 bin lira. Ne kadar alacağım var? 500 bin lira. Ne kadar malım var? 1 trilyon. Aha 2 trilyon. Aha hesapla, zekatının 40'ta birini ver. Ya fıkıha göre, bir yıl sende durması lazım. Ya ona bakma ya. O cimri insanlar için. O cömert insanlar için değil. O böyle kılı kırk yaracağım diye uğraşan insanlar için geçerli. Sen bütün malını topla, borcunu düş, geri kalandan 40'ta bir zekatını ver, çık.
Ne uğraşıyorsun? Kılı kırk yardıracaksın. Ne yapacaksın şimdi? Elinde 1 trilyonluk çek var. Şu tarihte geldi, bu tarihte geldi, bu tarihte geldi, bu tarihte geldi. Eee, bir müşteriye kullandığından olacak onu? Onun hesabını nasıl tutacaksın ya? Bırak canım kardeşim ya. Böyle ince hesap etme. Böyle ince hesap etme zekat hesaplarken. Allah verdi zaten onu sana. Eee, kime karşı ince hesaplıyorsun ki sen? Allah'a karşı mı ince hesap gidiyorsun? Örnekliyorum. Bu parayı ben vermişim sana. Ben de diyorum ki, bu paranın bir miktarını dağıt. Sen bana karşı hesap mı yapacaksın? Bu onun gibi bir şey. Topla. Ne kadar çekim var? 500 lira.
Ne kadar alacağım var? 500 lira. Ne kadar malın var? 1000 lira. Aldı 2000 lira. Tamam bitti. Kırkta birini ver. Hatta fazlasını ver. Cenab-ı Hak arttırır malını merak etme. Zaten onu veren o. Sakın ben çalıştım da oldu deme. Senin çalışman sebep, kim çalışmıyor ki? Herkes çalışıyor. Fabrikadaki çalışmıyor mu? Senin yanındaki eleman çalışmıyor mu? Herkes çalışıyor. Allah sana lütfetmiş kardeşim. İkram etmiş. İmtihandasın. Biz sizi mallarınızla imtihan ederiz. İşte malla imtihan olmak bu. Zenginlikle imtihan olmak bu. Zenginliğinin tecelliyatını göster. Zenginliğini göster. Zekatını düzgün hesapla ve ver.
Eksik verme. Olur olmaz yere de verme. Ne yüydüğü belirsiz yerlere de verme. Zekatın önce fakirlere vereceksin canım kardeşim. Miskinlere vereceksin canım kardeşim. Allah yolunda koşuşturan, cihad edenlere vereceksin canım kardeşim benim. Nefsine uyma. Önce yakın dairenden başla. Akrabalarından başla, etrafından başla, dergandan başla, tekkenden başla. Evet oradan başla. Evet yakın dairenden başla. Zekatını ver ama. Bu Kur'an-ı Kerim'de sadaka olarak geçer bazı yerlerde. Sakın ha bu sadaka. O yüzden zekat değil. Bu nereden çıkmış şimdi canım? İşte biz Kur'an'a bakıyoruz. Eee? Kur'an'a bakınca da işte sadakaları veriyoruz biz. Ne kadar veriyorsan o kadar verin. Öyle değil.
Öyle dersen, hani var ya sana soruyorlar. Ne verelim? İhtiyaç fazlasının hepsini verin diyor. Ayet-i Kerim'de. Öyle Kur'an'a bakarım deme. Çünkü o Kur'an'ın yaşantısı Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'de. O nasıl vermiş? Sen de öyle ver. O yüzden taberani yine nakletmiş. Hadis-i şerif. Sadaka malı eksiltmez. Bakın buna iman edin. Buna inanın. Bunu bütün kalbinizle inanın. Sadaka, zekat veren, sadaka verenin malı eksilmez. Eksilecek diye düşünmeyin. Cenab-ı Hak bir yerden sana bir kar gönderir, bir alışveriş de dersin bir kar olur sende. Sen öyle kendi kendine sermayem azalır da ben perişan olurum düşünme. Sakın düşünme. Buna öylesine iman et.
Öylesine iman et. Şu duvarı gördüğün gibi iman et. Gördüğün duvar kadar iman et. Sadaka malı eksiltmez. Zekat malı eksiltmez. Ben hiç eksilenini görmedim. Hiç görmedim eksilenini. Bakın asla verdiğiniz zekattan dolayı, yedirdiğinizden, içirdiğinizden, fakir fukarayı görüp gözetmenizden dolayı asla malınız eksilmez. Asla. Buna iman edin. Ona göre davranın. Ben size malınızın tamamını dağıtın demiyorum. Dinim böyle ben, benim okuduğum fıkıh kitaplarında veya hadis kitaplarında, benim böyle bir anlayışım yok benim. Arkadaşlar zekat mı vereceksiniz? Kırkta birini vereceksiniz. Ya işte inek üzerinden, kardeşim ineği de paraya çevir. Bu ineğin kaç para yapar?
Bin lira. Kaç tane ineğin var senin? Kırk tane. Kırk tanesini kırk bin lira yap. Para üzerinden ver. Ama reel ol. Ne var sende? İşte var bahçe var, şu var bu var. Onu paraya çevir ya. Para olarak ver. Tasadduk et. Onu zekat olarak versen. Ama doğru yere ver. Tekrar söylüyorum. Fakirlere, miskinlere, Allah yolunda koşuşturanlara, esnaf, tüccar, adam batmış, borcu var. Borçlu olanlara böyle sıralamayı yap. Ve sıralamayı buna göre gözet. Öyle gidip de işte ya tasavvuf vakfı bizim vakfımız, ben gideceğim vakfa zekat vereceğim. Geçmez kardeşim. Ben camiye zekat vereceğim. Geçmez kardeşim. Ben okula zekat vereceğim. Geçmez kardeşim. Geçmez. Aldanma. Ya filancalar topluyormuş. Aldanma kardeşim.
Aldanma. Git zekatı kendin, kendi ellerinle ver. Kime vereceksen. Kendi ellerinle ver. Ya da bilmiyorsun. Şimdi zenginler, fakirleri tanımak bile istemezler. Veya kimisi de gerçekten ihlaslıdır. Kimin verdiği bilinmesini ister. Eyvallah. O zaman bu işlerin içerisinde olan gerçekten ve salih bir insan, böyle işte nefsine kullanmıyor. Kendine pay yayırmıyor oradan. Öyle ya. Paranın yüzü sıcak çünkü. Bakın paranın yüzü sıcak. Yani biz nelerini gördük. Paranın yüzü sıcak. O yüzden baktın böyle bir kimse. Ya bildiğin bir kimse, güvendiğin, inandığın bir kimse olacak. Bir arkadaşın olabilir, bir dostun olabilir, bir kardeşin olabilir. Diyeceksin ki ya bunu uygun insanlara dağıtıver.
Eyvallah. Bu mümkün. Bu mümkün. En güzeline kendin yapacaksın. Harika. Yapamıyorsun. İşin çok, zamanın çok. Nerede kim var, nereden bulacaksın onları. Eyvallah. Bir kimse, tanıdığın bir kimse varsa ama onu da iyi bil. Nefsine düşkün olmasın. İyi bil. Kendi heva ve hevesine uyacak bir kimse olmasın. Allah muhafaza eylesin. Kul sadaka vermek için elini uzattığı zaman, eli yoksula ulaşmadan Allah-u Teala'nın yardımıyla karşılaşır. Dikkat edin. Sen bir kimseye bir sadaka vereceksin, bir zekat vereceksin. Daha henüz senin elin, o kimseye ulaşmadan Allah'ın sana yardımı ulaşır. Daha ulaşmadan. İman edin buna. Bakın, iman edin.
Böyle kalkıp da Allah'ı denemeye de kalkmayın. Allah muhafaza eylesin. Sakın ha. Bakın ama buna iman edin. Sen bir fakire, bir fukaraya, sandığa, parayı ulaştırmadan Allah sana ulaştırır. Sen sıkıntıda olan bir kimsenin sıkıntısını ortadan kaldırdığın an, ona niyet ettin ya, Allah senin bir sıkıntını ortadan kaldırır. Ben o yüzden bir mürşid bulamayanlara derim ki, sadaka verin. Mürşid bulamamış adam. İşte kendince ağrıyor ama bir türlü rüyasında kimseyi görmüyor. Ben onlara derim ki, biraz para tasadduk edin, oruç tutun, tövbe edin. Sebep, kalbiniz katılaşmış canım kardeşim. Sizin, örtünmüş sizin her yeriniz. Küfre, küfür örtmek demek.
Örtünmüş, sizin aranıza perdeler girmiş. Sen Allah'ın velisini, Allah'ın dostunu meydanda apaçık görünürken ulaşamıyorsan, sende sıkıntı var. Allah'ın dostları eksik değil, hadiste sabit. Kıyamete kadar devam edecekler. Kıyamete kadar var olacaklar. Allah'ın velileri eksilmez. Allah'ın evliyaları eksilmez. Ya bir tek bizim şeyhimiz veliydi. O öldü, başka veli kalmadı. Yalan. Ya bilerek yalan söylüyorsun. Ya da bilmeden yalan söylüyorsun. Ya bilerek yalan söylüyorsun. Sen orada ya zakirsindir, ya ders yaptırıyorsundur, bir şey yaptırıyorsundur. Etrafında insanlar vardır. Etrafındaki insanlar senin hoşuna gidiyordur. Onların başında küçük bir kralcılık oynuyorsundur.
Sen kendi krallığını kurmuşsundur. Onlar sana biraz para tasaduk ediyorlardır, yediriyorlardır, içiriyorlardır seni. Sen o yüzden o küçük krallığını kaybetmek istemiyorsun. Ve diyorsun ki bir tek bizim şeyhimiz şeyhti, bir tek mürsüz-i kamil odu. Öldü. Şimdi Mehdi gelecek. O yüzden yeni bir şeyhe bağlanmanıza gerek yok. Seni gidi pis, seni gidi yalancı, seni gidi lağım çukuru seni. Milletin önüne yol kesensin sen. Milletin önünde yol kesensin. Önce sen tövbe et. Önce sen Allah'a yalvar. Önce o topladığın paraları dağıt. Evet. Önce o topladığınız paraları dağıtın. Önce o Avrupa'dan gelen paralarınızı dağıtın. Onlarla ham ham yaptırmanız yeter.
Onlarla daireler aldığınız yeter. Tamam ya, doyun artık ya. Doyun şu milletin yakasından düşün. Şu milletin yakasından düşün. Düşün. Şu milleti özgürleştirin. Ey ahmak kardeşim, özgürleş. Allah'ın velileri eksik değil. Allah'ın dostları eksik değil. Kıyamete kadar Allah'ın velileri ve dostları devam edecek. Zamanın kutbu vefat ettiğinde yerine yenisi atanmazsa kıyamet o zaman kopacak. Eee, hani nice şeyhler ölmüş. Bak hiç kıyamet kopmamış. Herkesin kendi kıyameti kopuyor zaten. Ne kıyameti bekliyorsun? Ama onlar küçük krallıklar kurdular. O küçücük krallıklarında, kendi çöplüklerinde şeyhliklerini ilan ettiler. Onlar kendi şeyhliklerini ilan ederekten yürüyorlar. Örtüleri ne? Biz şeyh efendinin bıraktığı yerdeyiz, zakirliğe devam ediyoruz.
Olur ya. Oy ne kadar güzel. Çorumlu, Hacı Mustafa Efendi neden öyle devam etmedi? Hacı Elaydar Efendi'nin maneviyatı mı eksikti? Abdullah Gürbüz Efendi neden öyle devam etmedi zakirlikte? Çorumlu, Hacı Mustafa Efendi Hazretleri'nin maneviyatı mı eksikti? Haa, değil. Dertleri o değil. Dertleri ne? Dertleri küçük krallıklarını kaybetmemek. Nemalanmak. Nemalanıyorlar. Nemalandıkları için orayı terk etmek istemiyorlar. Ve rüyalarında da görmüyorlar. Sebep, bakın sebep, çünkü kalpleri katı. Çünkü dini istismar ediyorlar. Dini istismar edenin kalbi katılaşır. Dini istismar edenin kalbi kararır. Dini istismar eden maneviyatı kapanır. O rüya görmez, o hal görmez.
Onun kalbine ilham gelmez. Neden? İstismar etti. Neden müftüler kızar dervişlere? Müftüler, mesela alimler, ya Hazreti Peygamber rüyada görülür mü? İstismar ediyor bunlar derler. Sebep, kendileri görmüyorlar çünkü. Kendileri görmediklerinden. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin rüyada görünmeyi inkar edenlerin, inkar edenlerin büyük bir çoğunluğu kalbi katı olanlardır. Allah'la perdeli olanlardır. Ve mübeşşiratan olan rüyaları inkar edenlerin hepsinin de kalpleri katıdır. Kararmıştır. Örtülüdür. Sebep, çünkü onlar dini istismar ediyorlar. Onlar dinden geçiniyorlar. Onlar dinden nemalanıyorlar. Kolay değildir. Dindar olup dinden nemalanmamak. Bakın, dindarlık kisvesi altında dindar olup dinden nemalanmamak kolay bir şey değildir.
Sebep, çünkü mutat odur. Bir kimse iki hadis ezberler, iki ayet ezberler oradan nemalanır, oradan geçinir. Bunu terk etmek çok zor bir şeydir. O kimse on kişi etrafında toplanır, bir zikrullah yaptırır orada, oradan nemalanır. Bunu terk etmek, buna hayır demek çok zor bir şeydir. En büyük imtihanlardan birisidir bu. Düşünsenize, siz bir yerde zikrullah yaptırıyorsunuz, şeyhiniz sizi orada zakirsin sen demiş. Sen orada zakirlik yapıyorsun. Onlardan nemalanmamak en zor imtihandır. Onlar derler, abi biz seni götürelim arabayla, biz seni evden alalım, biz seni eve bırakalım. Abi ne yapma araba kullanıyorsun, sen kullanmana gerek yok. Abi şundan ye, abi bundan ye, abi şöyle davran, abla şöyle yap. Sen bizim bir tanecik ablamışsın, sen bizim teyzemişsin, sen bizim hacı annemişsin, sen bizim hacı nidemişsiniz.
Ooo! Oradan nemalanmamaktır zor olan. Oradan nemalanmamak. Orada oturup etrafına dağıtmaktır en güzel olan. Orada oturup nerede, kimin eksiği var, kimin gediği var, onu tamamlamaktır zor olan. Orada oturup hizmet etmektir zor olan. Bakın zor olan budur ve sünnet olan da budur. Sen alim misin? Hizmet et. Sen müftü müsün? Hizmet et. Sen şeyh misin? Hizmet et. Sen zakir misin? Hizmet et. İnsanlara faydalı ol, tasadık et kardeşim. Önce sen dağıt, önce sen ver. Önce sen yardımda bulun. Önce sen yardımda bulun. Önce senin kapın kapanmazsın. Önce senin kapın kapanmazsın. Sen iyi yolda olduğunun göstergesi odur. Kalbinin kararmadığının göstergesi odur.
Sen yetime, dula, yoksula, kimse size kapın açıksa, senin kalbin kararmamıştır. Sen insanlara faydalı olmaya çalışıyorsan, senin kalbin kararmamıştır. Sen insanlara affedebiliyorsan, senin kalbin kararmamıştır. Sen insanlara doğru yolu gösteriyorsan, senin kalbin kararmamıştır. Bakın, kalp katılığından Allah'a sığının. Allah muhafaza eylesin. O yüzden sadaka vermek için, bir hayır hasenat etmek için, birisine yardım etmek için, sen daha elini cebine daha uzatırken, Allah sana fazlasıyla ne yapar? Nimetlendirir, bereketlendirir, lütuflandırır. Allah bizi onlardan eylesin. Hadis-i Şeref devam ediyor. Muhtaç olmadığı şeye, dilencilik kapısını açan kimse, Allah-u Teala yoksulluk kapısını açan.
Bir kimse yoksul değil. Bir kimsenin bir şeye ihtiyacı yok. Ama kendine dilencilik kapısı açıyor. Yoksul musun, değilsin. Yani herhangi bir sıkıntın var mı? Yok. Kardeşim, benim evimde bundan yok deme. Yoksulluk kapısı açma. Sıkıntıdayım deme. Yoksulluk kapısı açma. Sen kendi kendine kalkıp da, yoksulluk kapını açma. Allah seni yoksul eder. Allah seni yoksul eder. Senin yoksulluğun hiç bitmez. Trilyonun olsa dahi bitmez. Hanım vardır ya çevrede, orada burada, ağlak insanlar. Vay işler nasıl olacak hacım da, vay işler çok durgun da. Lan trilyonun var. İşler durmuş olsa ne olacak? Sen işler durduğu zaman etrafına faydalı ol daha. İnsanlar perperişan kal, sen faydalı ol etrafa.
Oda'ya sıkacağım, ağlanacağım diye uğraşıyor. Oda böyle ağlayacak bir, hemen bir tane tas getir, gözyaşlarını onun içine döksün. Yere dökerse, bereketsizlik olacak çünkü. Toprak bereketini keser, onun gözyaşından. Sebep? O çünkü cimriliğinden, pintiliğinden öyle yapıyor. Allah muhafaza eylesin. Yok, ağlanma kardeşim. Kendi kendine şikayet etme. Kendi kendine yok deme. Hamd et, sen haline göre tasadduk et. Rahmetli annemizden öğrendik biz, hiç yok dememeyi. Allah rahmet eylesin. Bazen böyle işte, gaflet ya insan. Anne, bir şey lazım mı ya? İşte gönderelim falan böyle, tamam mı? Annemin sesi çok tok. Ben ne zaman sana bir şey yok dedim ki? Off!
Çivi gibi. Söz çivi gibi. Ben sana ne zaman yok dedim ki? Gerçekten kadınca hiç yok demedi. Ağlanmadı kadın. Ve hep vardı kadında, hamdolsun. Ha, demek ki yok deyince yok oluyor. O yüzden ne yapacağız? Ağlanmayın kardeşim. Var olundan bir liraya bir lira tasadduk et. Bir lira. Geçen gün çok hoşuma gitti. Kapının önünde bizim koronacı, abuzer. Onunla konuşuyoruz. Birisi geldi bir şey istedi ondan. Biz ikimiz konuşurken orta yere istedi. Bu at eline cebine, fukaranın teki ondan sonra. Böyle miskin, tarifine uyan bir kimse. Miskin, bildiniz miskin. Ev yok, park yok, han yok, hamam yok, çoluk yok, çocuk yok, hiçbir şey yok. Cebinde 6-7 lira bozuk parası vardı.
Bir lirasını ona verdi. O isteyene. İçimden dedim ki, adam cebindeki paranın 7'de birini verdi dedim. Yani 6-7 liraydı. Saymadım ama o kadardı. Dedim ki, adam cebindeki paranın 7'de birini verdi. Bu kim? Miskin, miskin. Parası pulu yok adamın. Yani böyle onu acındırmak için söylemiyorum. Yani yok böyle miskinin, teki akşamıyım yani bulamayan bir kimse. Öyle söyleyeyim. Yani o dahi cebindeki 7'de birini verdi. Allah iyi etsin inşallah. O yüzden normalde bir kimse de dilencilik kapısını açmayacak. Kendini muhtaç göstermeyecek. Zaten asıl fakir odur. Kendini dilenci gibi göstermez. Kendini fukara gibi göstermez. Allah bizi iyi eylesin inşallah. Sohbet bugün uzun sürdü.
Herhalde Lombardini motoru gibi sonradan açıldım. Hakkınızı helal edin. Buradan devam edeceğiz yine tasaddukla alakalı. Böyle cömertlikle alakalı, tasaddukla alakalı. Hadis-i şeriflere inşallah önümüzdeki perşembe günü devam edeceğiz. Ramazan olduğu için salı günlerini yapmayalım diye. Düşündük. Çünkü haftanın 3 günü herkes Ramazan'ı oruç tutuyorlar. Hazırlık yapıyorlar. Kendi ailelerine de zaman ayırsın dinleyicilerimiz diye. Mutadımıza döneceğiz. Perşembe cumartesi yapmaya devam edeceğiz inşallah. Allah'tan bir şey gelmezse. Bu korona yasakları devam ettiği müddetçe de Allah ömür verirse, Allah güç kuvvet verirse biz de perşembe cumartesi sohbetlerine devam edeceğiz.
Bu Ramazan sohbetleri bitsin. Cumartesi günlerinin o İslam'da siyaset sohbetine devam edeceğiz. Çünkü bu Ramazan girince Ramazan sohbetleri araya girdi. O İslam'da siyaset sohbetlerine devam edeceğiz. Çünkü ben de ondan tabiri caizse zevk alıyorum, tat alıyorum. O sohbetten inşallah önümüzdeki bu Ramazan sohbetleri bitince inşallah ona devam edeceğiz. Geceniz hayır olsun. Şimdi inşallah sorularınızla geçeceğiz. Allah'tan bir şey gelmezse. Tekrar baştan rica ediyorum. Derviş kardeşler lütfen rüya yazmasınlar. Onların rüyalarını okumayacağım. Yani ben şimdi burada şahısların kimlikleri belli. Burada şunu söyleyeyim. Biz bu telefon burada kalıyor. Benim canlı yayın yaptığım yerde kalıyor.
Ve telefon hiç açılmıyor. Benden başka açan yok. O yüzden sormuş olduğunuz soruları da benden başka okuyan yok. Bunu özellikle ben yıllardan beri buna dikkat ederim. Çünkü herkes mahremini yazıyor. İşte özel bir sorusunu, özel bir durumunu yazıyor. Yani tanıdıklarım var, tanımadıklarım var. Büyük bir çoğunluğunu tanımıyorum. Bir de özür dileyerekten söylüyorum. Öyle isim yazmadığından dolayı bu kimmiş diye de bakmıyorum. Ama böyle rüyaların başlangıcından itibaren bir derviş kardeşin rüyası olduğunu 3 aşağı 5 yukarı tahmin ediyorum. Tahminim kuvvetli ya. O yüzden onları okumuyorum. Hakkınızı helal edin inşallah.
Sorularınıza devam edeceğiz. Sıkıntı değil. İki haftadır hamdolsun sorular bitinceye kadar buradayız. En son soru bize burada bizim ekranıma düşen soruyu da okuyup cevaplandırdıktan sonra sohbeti son veriyorum. Ama çok da böyle gece bırakmak istemiyorum. Sebebi şu, herkes sahur hazırlayacak, yemek hazırlayacak, dinlenecek. O yüzden de çok gece kalmak istemiyoruz. Hakkınızı helal edin. Bir şey daha rica edeceğim. Buradan cuma mübareği, buradan kandil mübareği, yok buradan geceniz hayır olsun. Veyahut da video gönderme. Veyahut da işte ne bileyim böyle hani var ya internette hazır böyle resimli mesajlar. Bunları lütfen göndermeyin.
Hakkınızı helal edin. Hayırlı Ramazanlar bir sorum olacaktı. Kul hakkı yemek orucu bozar mı? Öyle hakkıma giriyorlar ki merak ettim cevabının sorunun hakkını mı da helal edemiyorum yapılan adaletsizlik karşısında. Normalde bunu imamlar tartışmışlar kendi aralarında. Bir kısmı kul hakkı orucu bozar demiş ama bunlar zayıf olarak kalmışlar. Kul hakkı o kimsenin orucunun sevabını yok eder. Hani hadis-i şerifte diyordu ya hani o böyle boşu boşuna aç kalmıştır diye zulmedenler, böyle haramla iştigal edenler. Onların tutmuş oldukları oruç hani haramla iştigal etmek şu hem oruçlu hem yalan söylüyor. Hem oruçlu hem etrafa küfrediyor, dövüyor, sövüyor, hakaret ediyor.
Onların oruçlarının bir sevabı kalmıyor. Allah muhafaza eylesin. Ha bunlar orucu bozuluyor mu zahir olarak bozulmuyor. Batin olarak oruçlarının bir hükmü kalmıyor. Biz oruçluyken dikkat edelim. Oruçsuzken de dikkat edelim. Aslında oruçluyken nasıl kendimizi tutmak için gayret ediyorsak Ramazan'ın dışında da ahlakımızı güzel etmek için gayret etmeliyiz. Arkadaşlar küfretmek, hakaret etmek, onun bunun hakkına tecavüz etmek. Nereye kadar? Biz kendi ahiretimizi mahvediyoruz. Allah muhafaza eylesin. Selamünaleyküm. Ben soru sormak istiyorum. Şimdi okuduğum kitapta nasıl ateşte çıra yandı, ateşte gark oldu? Onun istidadı o. Ben de tövbe haşa yüce Rabbimle konuştum.
Hakkın hak olduğunu birçok mücizeyle yaşadım ve idrak ettim. Şimdi soru bir türlü tam manasıyla bir fuzilinin aşkı gibi. Bir Ömer Aleyhisselam'ın aşkı gibi aşka dalamıyorum. Acaba benim bu dünyadaki nasibim bu kadar mı? Ya da zamanı mı var? Ya da yapmam gerekenler mi var? Normalde insanlar bir aşığı buldularsa, bir aşıklığı tattılarsa, ben bunu bulamıyorum, ben bunu göremiyorum diyemezler. Normalde insanlar aşıklık yoluna kendilerini tam olarak vermemişlerdir, verememişlerdir. Hata kendilerindedir, kusur kendilerindedir. O yolun idrakine varamamışlardır. O yolda yapmaları gerekenleri yapamamışlardır. O yüzden öyle ulaşamazlar. Yoksa fuzuli de bizim gibi insandı. Hz. Ömer radıyallahu anh hazretleri de sonuçta bizim gibi insandı.
Sahabeler de bizim gibi insanlardı. O yüzden Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri sağmış gibi onun biz emirlerini, onun yaptıklarına uyarsak biz de bir Ömer olma yolunda oluruz. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Kıymetli kardeşler, kıymetli dostlar tekrar söylüyorum. Lütfen Allah rızası için internetteki bu resimli mesajlardan göndermeyin. Bir nefis makamına gelen bir müride zahiren esma verilmediği olur mu? Esma verilmeyen mürid emmare makamında mıdır? Öyle bunu ibaret etmek, bunu böyle tanımlamak doğru değil. Bir kimse esmasız da yol gidebilir. Ha esmasız da yol gidebiliyormuş nasıl olsa deyip de insan kendini böyle doğruyum ben. Ben işte hatam yok görmesi de doğru değil.
Esma verilir, verilmez bu yolun kendi içerisindeki cilve-i Rabbaniyesidir. O yüzden biz yapmamız gerekenleri yapalım. Esma gelirmiş, gelmezmiş. O bizim işimiz değil. Bir, ikincisi kimisi de şöyle şeytan ona vesvese verir. Ya bak sana esma verilmesi lazım ama bak şeyhin sana vermiyor falan diye. Böyle şeytan vesvese verir, şeytanın vesvesesine de kanmayın. O yüzden Cenab-ı Hak kime ne verecekse verir. Zerrece hayır yapanın hayır karşılıksız kalmaz. Zerrece şer işleyenin şerri cezasız kalmaz. Kim Allah dedi de Allah onun demesini kabul etmedi. Kim Allah'ı zikretti de Cenab-ı Hak onu zikretmedi. O yüzden biz Allah'ı zikretmeye devam edelim. Biz yolun gereklerini yerine getirmeye devam edelim.
Gözümüz makamda olmasın, gözümüz mevkide olmasın. Nefis meratiplerini açtığını söyleseler ne olacak ki? Yani bunu böyle bütün sufilik hayatım boyunca görmüşümdür. İşte bazen bizim topluluğumuzun dışından insanlar gelirler. İşte ben şu nefis meratibine kadar geldim. Allah Allah maşallah subhanallah. Ben şimdi Allah mübarek etsin. İşte onun şeyh olması lazım yani. E senin şeyh olman lazımsa ben şeyhlik makamını tasdikleyen makam değilim ki. Yani millet senin rüyasında görüyorsa ki şeyhlik yap yapabileceksen. İlla ki bunun için neden birisinin tasdikine ihtiyacın var ki gibi. Veyahut da işte o nefis meratiplerini aşmış ya olmuş bitmiş yani o. E olup bittiysen bizden ne işin var canım kardeşim?
Allah yoluna çık etsin. Bunlara aldanmayın, bunları kanmayın. Yani koca Yunus ben derviş olamadım diyorsa kim derviş olmuş canım kardeşim? Biz şunu hiçbir zaman unutmayın. Bakın sana hakkıyla kulluk edemedim ya mavud diyen bir peygamberin ümmetiyiz. O zaman kulluğumuzun sonu yok. E biz kulluk için buradayız canım kardeşim. Biz kulluğumuza devam edelim. Nefis meratibi mutmayın ne de deseler sana ne olacak? Mutmayın ne de mi olacaksın? Sana radiyede, mardiyede, safiyedesin dese bir kimse. Kendini orada mı göreceksin? Onun hali, onun tecelliyatı, onun hakikati sende tecelli etmediyse. Sana şeyh deseler ne olacak ki? Sana herkes sana şeyhsin desin.
Sen de onun hakikati tecelli etmedikten sonra. Ne anlamı var? Sen kendi kendine de ki ben şeyhim. İyi şeyhsen şeyhsin. Allah yolunu açık etsin. Sen de onun hakikati tecelli etmedikten sonra. Sen kendi kendine şeyh görsen ne olacak ki? Sen kendi kendine zamanın kutbu olarak görsen ne olacak? Veyahut da sen kendi kendini sahib-ül zaman gör. Hatta sen kendi kendini hatem-ül veli gör. Ne olacak ki? Niceleri kendisini nebi görmüş, toprak almış, bağrında çürütmüş. Niceleri kendini hatem-ül veli görmüş, toprak almış kendini bağrında, toprak almış, bağrında çürütmüş. Bakın esameleri görünmüyor. Kendini bir yerde görme canım kardeşim. Sen normalde bir nefis makamında sen de ki ben emmaredeyim, ben Allah'a ibadet edeceğim, Allah'a kulluk edeceğim.
Ya Rabbi beni affette. Sen boynunu bük. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Selamun aleyküm. Evli sorunlarımız var. Yalnızsın, senden başka, senden bir başka yardımcın yok. Ölmeden ölüp tekrar hayatı yaşamak istiyorsun. Ölmüş gibi yaşamak nasıl bir şey? Günümüzde böyle bir şey olur mu? Yani Allah sevgisi, peygamber sevgisiyle kafayı bulmak, dağ bayır gezmek, her fırsatta içinde kıpır kıpır heyecan olması, bir nevi maneviyatın tadını almak için bir şeylere faydalı olmuşsun.
Bedenin, içinin, ruhen huzur dolması gibi. Ne bileyim işte deli divana, halk dilinde başı boş gibi. Sonra döne döne başın dönen gibi olmak, nasıl duygularımı açıklayabilir misiniz? Duygu senin. Allah yardımcın olsun inşallah. Senin duygunu neden açıklayayım? Allah seni duygu perdesinden duygu perdesine göndersin. Evlisin, sorunların olabilir, sorunlarını çözmeye çalışacaksın. Kendine bakacaksın, ben nerede yanlış yaptım ki diyeceksin, bu sorunlar, bu problemler çıkıyor diyeceksin. Sorunları kendinden bil. Bir başkasını suçlama, eşini suçlama, kadınını suçlama, etrafını suçlama. Bir problem varsa bir yerde, seninle alakalı kendini suçla. O yüzden sorumluluklarını yerine getir. Evliliğin sorumluluklarını yerine getirmek de bu dünya imtihanının bir parçasıdır.
O yüzden çocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmek de bu dünyanın bir parçasıdır. İmtihanın parçasıdır. O yüzden onlarla iyi geçin. Eşinle, çocuklarınla iyi geçin. Onlar sende hata, kusur görseler dahi sen onlara bu nokta hatasızım deme. Özür dile. Ben elimden geleni yapmaya gayret ediyorum de. Elinden geleni yapmaya gayret et. Onlar yetersiz görüyorlarsa görüyorlardır. Sen gayret et. Kim yeterli görülmüş ki? Kadınlar da, erkekler de hep birbirlerine bakınca yetersiz görürler. İnsanlar çünkü hamd etmekten, şükretmekten uzaklar. Erkekler de, kadınlar da, çocuklar da hepimiz. Allah bizi affetsin inşallah. Selamun aleyküm ve rahmetullahu berekatuhu.
Hocam ben nişanlıyım. Din üzerine Allah'ın razı olduğu bir yuva kurmak istiyoruz nişanlımla. Din üzere bir evlilik nasıl olur? Evlilik nasıl olmalı? Evimizi cennete nasıl çeviririz? Neler yapabiliriz? Dini açıdan eşimle, çocuğumuzla konulu bir video paylaşabilir misiniz? Allah'ın izniyle bizim gibi birçok kişiye fayda sağlayacaktır inşallah. Olabilir, böyle bir konu üzerinde inşallah bir sohbet yapılabilir. Ama kısaca söyleyeyim. Bir, haramlardan uzak dur. İki, farzları yerine getir. Üç, evinde merhametli davran. Evlilikte üç önemli unsur. Bir, farzları yerine getir. İki, haram olan her şeyden uzak dur. Üç, evinde merhametli davran.
Sıcak davran, yumuşak davran. Bu, evliliğin İslam üzerine gitmesi için mükemmel, az da olsa kısa da olsa bir kaide. Ha, uzunu vardır, muhakkak vardır. Ama nişanlısın ya, şimdiden de şunu belirteyim. Daha evliliği kurarken haram üzerine kuruyorsunuz. Nasıl haram üzerine kuruyorsunuz? Düğündü, nişandı, dernekti, işte bunları yaparken haram işliyorsunuz. Ona da dikkat edin. Allah'ın ve Resulünün selamı, bereketi üzerine olsun. Amin. Almanya'dan bu kardeşimiz, artı 49, Almanya değil mi? Ben, rüya yazmış.
Almanya'dan olduğu için tölanası da. Ben sabah namazından sonra rüyandı Mevlana Efendi Hazretleri'ni gördüm. Büyük bir meydanda bir sürü insanlar var, dolmuşlar. Meydana bir baktım, Mevlana Hazretleri gökyüzünde sema yapıyor dervişleriyle. gökyüzü sema dönen şeklinde ışıl ışıl masmavi parlayan Mevlana elbiseli üzerinde dervişler. Ama suliyetler gönlümündeler. Öyle güzel parlıyorlar ki, Mevlana Hazretleri uzun bembeyaz sakalıyla bana bakıyor. Beni de, hadi sen de gel diye beni de gökyüzüne çekti. Ve ney sesleri yankılınıyordu. Ama böyle ney sesleri daha dinlememiştim. Öyle güzel ney sesleri de ki, ve ben de onlar ile dönüyordum. Aşağı meydandaki insanları yukarı bakıyorlar.
Sonra bir bakıyorum, Mevlana Hazretleri meydanda herkes elini öpüp alını koyuyorlar. Sonra meydandaki bütün insanlar bana dönüyorlar. Allah razı olsun senden, senin sayanda Mevlana Hazretleri'ni gördük, görmüş olduk. diye ismini zikrediyorlar, teşekkür ediyorlardı. Meydanda hep ney sesleri yankılıyordu. Allah mübarek eylesin. Devam inşallah derslerini çekmeye. Rabbim iyilerden eylesin inşallah. Rüyanı da Almanya'daki kardeşlere anlatabilirsin inşallah. Bir tane Kur'an-ı Kerim tahrip oldu. Harflerden birkaçı da tahribattan kayboldu. Bu Kur'an-ı Kerim'i ne yapalım? Allah razı olsun.
Normalde bu aslında Kur'an, bu kitapları tamir eden, önceden sahaflar vardı. Onlardan normalde o ciltçiler vardı. Onlardan bir yardım alabilirsin. Eğer öyle bir kimse kaldı mı, Bursa'da var mı bilmiyorum. Öyle bir şey varsa o ciltçilerden eksiğini tamamlayabilirsin. Bulamazsan o Kur'an'ı o zaman okunmaması için bir yere kaldırman lazım. Ama bir başkasının eline geçerse, eksikse sıkıntılı. Veyahut da eksik tarafına bir hafız bulursan, böyle o eksiğini bir sayfaya yazdırıp oraya ilave ettirebilirsin. Her gün bir günlük kaza namazı ve vakit namazlarının sünnetlerini de kaza niyet edip, ama sünnetleri terk etmekle doğru mu yapıyorum? Sizce böyle mi devam edeyim?
Ya da sünnetleri kılıp bir günlük kazaya mı devam edeyim? Eğer sünnetleri kılıp bir günlük kazaya yaparsanız, tabiri caizse nur hala nur yapıyorsunuz. Ama vaktiniz yok, zamanınız yok, işte tembellik vuruyor, o zaman sünnetleri yerine kaza kılabilirsiniz. Hayırlı akşamlar hocam, bizim altın birikimimiz var. Şimdiye kadar zekatını da ödedik çok şükür. Şimdi bir ev satın aldık. Temmuz'da ikinci taksidini vereceğiz. Bu taksidi başka paramız olmadığı için altınları bozdurup vereceğiz. Bu altınları bu yıl zekat vermemize gerek var mı? Yok, borcunuz olduğu için zekat vermenize gerek yok. Yani çünkü bir kimse elindeki altınlara bakacak, örneğin işte 200 milyarlık altını var, ev aldı, eve borçlandı.
Ne kadar borcu var? 250 milyar borcu var. O zaman o kimse zekat vermez. Selamun Aleyküm. İçinde bulunduğumuz salgın nedeniyle devlet bankalarının vermiş olduğu az faizli krediler var. İçinde bulunduğumuz bu salgını zaruriyet olarak görmek ve bu kredileri kullanmak doğru mu? Kullanabilirsiniz. Salgın olsa da olmasa da söz konusu zaruret ise o zaman bankalarının vermiş olduğu bu kredileri kullanabilirsiniz.
Ama devlet bankası ama özel banka. Bunda bir sıkıntı yok. Onun hükmü zaten Darül Harp hukukunda var. Onda bir sıkıntı yok. Selamun Aleyküm. 14 ayar ve 22 ayar nisap miktarından fazla altınımız var. Zekat 24 ayar üstünden verilir. Yoksa biz de zekat vermeli miyiz? Normalde nisap miktarı 24 ayar altın üzerinden hesaplanır genel olarak. Bazıları 22 ayar demiş ama 22 ayar tam saf değil. O yüzden 24 ayar altın üzerinden. Eğer elinizde 80 gram, 80.2 aslında nisap miktarı 80.2 gram eğer elinizde 24 ayar altın parası var ise öyle hesaplayın. 14 ayarları hesaplayın. Kaç para tuttu? Şu kadar para. 22'ler hesaplayın.
Ne kadar tuttu? Şu kadar para. 80 gram, 24 ayar zekat parasına denk geliyorsa o nisap miktarı oradan zekat ödeyeceksiniz. Karışık anlatmadım herhalde ben. Değil mi? Savaş muhasebecisi sen. Normal değil mi? Yani on, yani anlattığımda şeklim. Tamam. Yani 14 ayar kaç gram varsa parasını hesaplayacaksın. 22 ayar kaç gram varsa parasını hesaplayacaksın. Başka paran varsa onu da koyacaksın onun üzerine. 80 gram, 24 ayar altın parasına denk geldiyse ondan zekat vereceksin. Özür dilerim rüya anlatmayın dediniz.
Anlatmayın. Oruçluyken su, hayırlı Ramazanlar. Oruçluyken suyu yutma korkusuyla abdestimi alırken ağzıma su vermesem olur mu? Bu sünneti oruçluyken terk edebilir miyim? Yani sünnetleri terk etmemeye gayret edelim ama bu bizim uyanıklılığımızı sağlar. Yani biz böyle uyanık bir şekilde abdest alalım. Böyle suyu ağzımızda çok bekletmeyelim. Burnumuza böyle aşırı derecede su çekmeyelim. Dikkatli olmaktır bunda. Çünkü kazayla bir şey yer içerseniz orucunuz bozulur. Unutaraktan yer içerseniz orucunuz bozulmaz. Ama kazayla yer içerseniz o zaman orucunuz bozulur. O yüzden biz mümkünse bunu böyle sünneti seniyede çünkü Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri böyle bir korkuyla terk edin dememiş.
Bunlar bizde sonra vesveseyi arttırır. Biz vesveseli bir hale geliriz. Biz normalde dikkatli bir şekilde abdestimizi alalım. Mesela bu korkudan dolayı kimisi ya işte banyo yapmasak mı, gusletmesek mi falan. Hayır biz banyo da yaparız, guslederiz de abdestimizi de alırız. Yani bu noktada bir sıkıntı yok ama dikkatli olacak. Yani normalde işte kulağından su kaçarsa orucu bozmaz. Yani bir kimse duş alırken kulağından su kaçtı. Bu orucu bozmaz. Ama duş alırken bir kimse işte ağzını böyle duşun altına yatırdı. Ondan sonra da su kaçtı. E orucu bozdu. Bu ayrı. O zaman biz böyle mümkün olduğu müddetçe ağzımıza burnumuza su verirken kafamızı aşağı doğru eğelim.
Öyle ağzımıza burnumuza su verelim. Abdest alırken, guslederken. Dikkatli davranalım inşallah. Sünnetleri terk etmek yok inşallah. Selamun Aleyküm bir sorum olacak. Bir koca karısına Allah katında kul katında özgürsün derse nikah düşer mi? Ya normalde özgürsün demiş. Seni boşadım dememiş. O esnada kadın onu boşadım derse. Veyahut da onun şöyle demesi lazım. Sen Allah katında da kul katında da özgürsün dediğinde ne demek istedin? Bu boşanmayı mı kastettin diye. Kadının sorması lazım bunu. Eğer adam evet boşamayı kastettim derse bir talak olur. O yüzden onu da sormak lazım. Yani oradaki özgürlükten kastı ne? Yoksa bütün insanlar Kur'an Sünnet tarihinde özgür.
Kimsenin bu noktada özgürlüğünde bir beis yok. Veyahut da erkek dedi ki Allah katında da kul katında da şu anda sen boşamaya muhtedirsin. Boşamaya özgürsün dediğinde kadına verdi o esnada boşama hakkını. Kadın boşayacaksa boşar. Ha boşamıyorsa boşamaz. Bu kadar basit. O yüzden böyle açık olmayan sözleri, kelimeleri sormak gerekir. Bununla ne kastettin diye. Selamun Aleyküm. Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun. Kendime iş yapıyorum. Şimdilik aldığım işi yövmi olarak çalışıyorum. Ve yanımda çalıştırdığım elemanlara 200 TL'ye anlaştım. Karşı taraflan elemanlara 170 TL anlaştım. Aradaki farkı kendime alıyorum. Hak mıdır? Bu normalde hani eleman çalıştıranlar vardır.
Bir yerden anlaşır. Ondan sonra gider başka eleman bulur. Arasından para kazanır. Bu var. Sahabenin içerisinde de bu işi yapanlar var. Bunda bir sıkıntı yok. Selamun Aleyküm. Hayırlı akşamlar. Dil altı hapı, göz damlası, astım spreyi ve burun spreyi orucu bozmaz diye Diyanet fetva vermiş. Doğru mudur hocam? Pek inanasım gelmedi. Bu konuda fikriniz nedir? İlave, Diyanet bir de bu şeker hastalarının kullandığı insülünler var. İnsülüne de cevaz verdi. Ben ilave edeyim. Yani şimdi o dil altı hapı, bunlara normalde fetva veriyorlar. Hadi göz damlası neyse bir kimsenin göz damlasıyla alakalı orucu bozmayacağına dair eski fıkıh kitaplarında var.
Mesela bir kimsenin kulağına da yağ damlasa, eski fıkıh kitaplarında var kulağından. Çünkü onun midesine giden bir şey yok. Bir şey yok. Ne o? Onda mideye giden bir şey yok. Göz damlası mideye giden bir şey yok. Onun sonunda dil altı hapı ne olduğunu bilmiyorum. Hani bu herhalde kalp ile alakalı mı? Savaş o değil. Kalp hastaları için. O mideye gidiyor mu, gitmiyor mu? Onunla alakalı bir bilgim yok. Bu ağızda çıkan, sıkılan sprey ciğerlerle alakalı hava sıkıyorlar. Ondansa bununla alakalı ne kadar onda su damlacığı var mı? Yüzde kaç su damlacığı? O su damlacığı mideye gidiyor mu, gitmiyor mu? Bunlarla alakalı bir bilgim yok. O yüzden bunlarla alakalı teknik bir bilgim olmadığı için bir şey diyemem.
Ama insülünle alakalı mesela işte mideye giden bir şey yok. Derinin altına vuruluyor insülün. Bununla alakalı fetva vermişler. Yani normalde ne kadar doğru ne kadar değil bir bilgim yok. Benim, ben kendi yaşadığımı söyleyeyim. Kendi inandığımı söyleyeyim. Ben, Ramazan geldi mi? Geldi. Ben krem dahi sürmem. Öyle söyleyeyim. Ayaklarım çatlar, patlar benim şeker hastalığından dolayı. Ben oruçluyken ne krem sürerim, ne oruçluyken bir damla damlatırım. Ben vücuduma etki edecek hiçbir şey sürmem. Azamet beninkisi biraz belki de böyle böbürlenmek için söylemiyorum onu. Hakkınızı helal edin. Ama oruca zarar gelmesin diye düşünüyorum. Bunlar artacak daha.
Şimdi belki de çok halisane bir niyetle şeker hastaları için insülüne cevaz verebilirsiniz. Yarın öbür gün insülün miktarı bir diyelim ki başka bir şey çıkarırlarsa ne diyeceğiz, ne yapacağız? Bir de işin bu tarafı var. Bir kimse diyanetin fetvasının bu, bu fetvaya uyabilir mi? El cevap uyabilir. Diyanetin enteresan fetvaları var. Normalde bir fetvası da şey mesela işte devletin kıydığı nikahın aynı zamanda da dini nikah olduğunu beyan ediyor. Bir de bu da fetva. Yani normalde devlet belediye nikah memuru nikahı kıydı. Nikahı kıydığı anda işte dini nikahında kıyılmış olduğunu söylüyor. Yarın öbür gün Avrupa Birliği'ne girdik.
Avrupa Birliği dedi ki bize eşcinsel evlilikleri onaylayacaksınız. Evet. Yasa çıkardılar. Diyelim ki bu İstanbul Sözleşmesi var ya şimdi. Bu adım adım oraya doğru gidiyor. İstanbul Sözleşmesi'nin arkasından eşcinsel evliliklere de müsaade çıkarsa, belediye eşcinsel evliliğin nikahını kıyarsa, o nikah da dini nikah hükmüne girecek mi, girmeyecek mi? Soru. Madem ki belediyelerin kıydığı nikahlar, belediyelerin kıydığı nikahlar, dini nikah hükmüne giriyorsa, belediyeler Türkiye Cumhuriyeti Devleti kanunlarına göre nikah kıyıyorlar. Kadın Müslüman, erkek Gayrimüslim. Belediye onun nikahını kıyıyor. Belediye onun nikahını kıyınca bu dini nikah hükmüne giriyor mu, girmiyor mu?
Yani Diyanet bazen öyle sözler söylüyor ki, yani o sözün altından kalkmak mümkün değil. Şimdi Diyanet fetva verdi, evet belediyelerin kıymış olduğu nikahlar dini nikah hükmünde de olur diye. Peki, İslam hukukuna göre Müslüman bir kadını gayrimüslim bir erkek nikahlayamaz. Müslüman bir kadını gayrimüslim erkek nikahlayamaz ise, bir Müslüman kadın gayrimüslim bir erkekle belediyede gitti, nikahı kıydırdı, dini nikahı oldu mu, olmadı mı?
Sıkıntı büyük. Veyahut da adam dinsiz. Dinsiz, dinsizlik de o kimsenin özgürlük hakkı mı? Evet. O dinsiz, Müslüman bir kadını İslam hukukuna göre nikahlayamaz. Gitti belediyede nikahı kıydırdı, o kimsenin dini nikah olarak nikahı da geçerli oldu mu? Geçerli olduğu zaman, o zaman dinin hukukunu rafa kaldırılmış olmadı mı? Veya bir kimse domuz etini helal gördü. Kendince ben Müslümanım diyor, domuz etini helal görüyor. Domuz etini helal gören bir erkek, Müslüman bir kadını nikahında tutabilir mi? Domuz etini helal gören, kendisini Müslümanım diyen bir kimse belediyede gitti, nikahını kıydırdı, o nikah dini nikah olarak geçti mi? Bunu arttırmamız çok fazla.
Çok çok fazla. Yani burada tehlikeli durumlar, konumlar var. Yani bunların normalde bu soruların cevabını verecek bir merci yok. İsterseniz diyanete yazın bunları. Ne cevap verecekler? Bana da gönderin. Biz de bilgilenelim inşallah. Diyanete göre mesela bir kadın, bunu sordurduk biz arkadaşlara. Bir kadın resmi olarak bir erkekle evli. Evet. Adamı terk etmiş, adam boşamamış. Gitmiş başka bir adamla yaşamaya başlamış. Onunla da cinsel ilişkiye girmiş. Ondan sonra o adamı da terk etmiş, başka bir adama gitmiş. Onunla da cinsel ilişkiye girmiş. Sonra ilk o resmi nikahlı geldiği kimseyle evliliğine devam ettirmek istiyor. Bana geldiler sordular, ben dedim ki diyanete sorun.
Diyanet demiş ki sen resmi nikahlı kimden evliysin filanca ile. Onunla demiş nikahın ve evliliğin devam ediyor örneğin. O zaman bir kadın resmi bir adam, resmi nikahlı bir adamla evli olduğu zaman 10 tane, 20 tane, 30 tane adamla cinsel ilişkiye girerse başka kadın, erkeklerle onun dini nikahı duruyor mu? Veya bu mümkün mü? Bu böyle olabilir mi? Biz onu hala da dini nikahı duruyor hükmünde, nikahı duruyor hükmünde mi göreceğiz? O 30 tane adam dolaştı, 3 tane, 5 tane adam dolaştı, 2 tane adam dolaştı. Onlardan hamile kalırsa, kimden hamile kaldığı belli değil. Bu çocuğun babası kim olacak? Madem ki o ilk resmi evlenmiş olduğu adam, onun kocası hükmündeyse, bu arada bu kadın hamile kalırsa, bu çocuğun babası kim olacak?
Bunun mirası nasıl paylaşılacak? O çocuk kimden miras alacak? Resmi kayıtlı olduğu babasından mı? Yoksa, işte resmiyette baba hükmünde görünmeyen ama annesinin bir başkasıyla cinsel ilişkiye girdiği erkeği mi babası görecek? Bunların altından kalkmak mümkün değil. Bunların altından kalkılacak sorular değil bunlar. Bir normalde layık düzende din yaşamak diye böyle bir sıkıntı var. Veyahut da layık düzende dinle böyle o layık sistemin hukukunun çatıştığı yerler oluyor. Buralarda ne yapacak insanlar? Sıkıntı burada zaten. O zaman bir kadın gitti, bir adamla nikahlandı, 50 tane adamla cinsel ilişkiye girdi. Kaç tane çocuk doğursa doğursun, o adamın üzerine kaldı o çocuklar. Böyle mi olacak o zaman?
Bunun altından kim kalkacak? Şimdi bir de İstanbul Sözleşmesi var. Normalde kadını dövmesi mümkün değil, sövmesi mümkün değil, evden atması mümkün değil. Ona ters baksa, yan baksa, kadın da telefon açsa, kocam bana taciz ediyor, yok kocam beni tehdit ediyor dese, adam sokakta. Eee, bir kadın eğer günahı kebar işleyecekse, yanlış yapacaksa, çok basit. Kaldır telefonu, adam beni tehdit ediyor, dövecek beni de, adamı hemen uzaklaştırma, evden anında uzaklaştırdı. Adam normalde kadın kalktı, gayrimeşru, cinsel ilişkiye girecek oldu, adamı evine aldı. Ne yapacağız o zaman? Biz bunun altından nasıl kalkacağız? Çok sıkıntılı işler var. Evin genç kızı, diyelim ki bir sevgilisini çağıracak, kaldırsa telefon, babam beni taciz ediyor, babam bana tecavüz edecek, babam bana tehdit ediyor dese, adam cezaevine girer.
Doğru mu, yanlış mı? Ayıkla pirincin taşını. O esnada o kız da istediğini yapmak istese, bunu kim durduracak? Oluyor mu? Evet. Yaşanıyor mu? Evet. Yaşanıyor mu? Evet. Bunun biz altından nasıl kalkacağız? Bir adam karısının sevgilisi olduğunu hissetse, kadın da ona telefon açsa, karakoldan uzaklaştırma aldırmış olsa, kadın da sevgilisini eva asa, o adam da bu namusum dese, ikisini de öldürse, bunun cezasını kim verecek?
Bunun altından kim kalkacak? Sıkıntılı. En büyük sıkıntı şu, yani, diyanet, kadın kaç tane erkek dolaşırsa dolaşsın, resmi nikahlısı kimse, sen onunla nikahlısın diyor. O zaman kadınlara başka kaparalanmıyor mu? Namus kavramımız nerede kaldı? Ne yapacak bu insanlar? Bakın çok basit. Bir kadın şer düşünüyorsa, çok basit adamı evden uzaklaştırması. Çok basit. Bir telefona bakar. Bir kız çocuğu şer düşünüyorsa, babasını evden uzaklaştırması çok basit. Bir telefona bakar. Bunun sonuçlarına kim katlanacak? Bu İstanbul Sözleşmesi, Ümmet-i Muhammed'in başına bela.
Başına bela. Bunu devlet yetkilileri, bu yanlıştan geri dönmeli. Kadınlar başımızın tacı. Kimse dövmesin, kimse sövmesin, kimse hakaret etmesin. Eyvallah. Ama biz kadınları koruyalım derken, namus kavramımızı kaybediyoruz. Allah bizi affetsin. Bu konular sıkıntılı. O yüzden Diyanet'in fetvaları var. Bazı fetvaları var. Gerçekten sıkıntılı. Bu sefer, yani güvenip güvenmemekte tereddüt ediyoruz. Güvenip güvenmemekte tereddüt ediyoruz. Kulağı yağ damlatmaktan, eğer yola çıkaraktan, işte fısfıs mideye gitmiyor. O yüzden orucu bozmaz, dil altı mideye gitmiyor.
Orucu bozmaz, işte iğne deri altında, mideye gitmiyor. orucu bozmaz hükmünü çıkardılarsa, söyleyecek bir sözüm yok. Kıyas ederekten böyle çıkarmışlardır. Ama Diyanet fetvalarının bazılarına, özellikle gerçekten, anlam vermekte zorlanıyoruz. Veya bazı hal ve hareketlerine, anlam vermekte zorlanıyoruz. Bu, Vip Cuma namazı gibi, Vip Cuma namazı kıldın, e bir daha haftaya ne yapma kılmadın o zaman, Vip Cuma namazının fetvasını, nereden çıkardınız kendinize?
Sıkıntı. Yani bu Cuma'da kılsaydınız o zaman, sıkıntı. Bazı davranış biçimlerine, akıl erdiremiyoruz. Yani siz camiyi kapatmışsınız ibadete. Yani Cuma gibi bir ibadet, Ulu Cami'de yapılmıyor. Cuma ibadeti, namaz ibadeti, Ulu Cami'de yapılmıyor. Kapalı. Siz nasıl Ramazan programına, müsaade ettiniz camiyi? Nasıl ettiniz? Neye dayanarak da ettiniz? Şimdi ben de canlı yayın yapıyorum. Ne yapayım şimdi? Ben de yarın akşam, önümüzdeki perşembe ben Ulu Cami'den canlı yayın yapacağım deyince, bana müsaade mi edecek Diyanet? Cami bütün herkesin mi?
Bütün herkesin. Bütün Müslümanların mı? Evet. Şimdi Diyanet orada Ramazan programı olarak canlı yayın müsaade ettiyse, bana de etsin kardeşim, başkasına de etsin. Desin ki Ulu Cami'de canlı yayınlar yapılabilir haftanın bir günü. Herkes bir tane kamera kapsın, gitsin Ulu Cami'de canlı yayın yapsın. Herkesin hakkı o zaman. Belediye Başkanı'nın hakkı da benim hakkım değil mi kardeşim? Büyükşehir Belediye Başkanı olunca, Ulu Cami'de canlı yayınlar Ramazan programı yapmaya hakkı varsa, Mustafa Özbağ'ın da var, Ahmet'in de var, Mehmet'in de var, A Vakfı'nda var, B Vakfı'nda var. Önce bizim var. Belediye Başkanı'ndan önce bizim hakkımız var.
Evet. Önce vatandaşın hakkı, önce halkın hakkı. Böyle Diyanet'in tuhaf halleri var. Bunları yapınca insan üzülüyor. Sahiplenemiyorsun, savunamıyorsun. Ben isterim ki Diyanet'i savunayım. Ben isterim ki Diyanet'in arkasında durayım, önünde durayım, yanında durayım, sağında durayım, solunda durayım. Ben hürmet edeyim, hizmet edeyim. Ama yok. Ben şimdi Bursa İl Müftüsü'nün bu müsaadeyi nereden verdiğini nereden bileceğim? Bursa İl Müftüsü kime hizmet ediyor o zaman? Bursa İl Müftüsü'nü sorgulamayacak mıyız şimdi?
Bursa İl Müftüsü nereden izin alarak Ulu Cami'de canlı yayın yapılmasına, Ramazan programı yapılmasına müsaade etti? O zaman CHP İl Başkanı yarın dese ki Bursa İl Müftülüğü'ne, ben de burada CHP İl Başkanıyım, Ulu Cami'den yayın yapmak istiyorum dese, müsaade edecek mi? MHP İl Başkanı dese ki ben de Ulu Cami'den yayın yapmak istiyorum, benim de belediye başkan adayım veyahut da CHP Başkan Adayı Mustafa Bol Bey yarın gitse dese ki ben de Ulu Cami'den yayın yapmak istiyorum, canlı yayın.
Müsaade edecek misiniz? Bursa İl Müftüsü müsaade edecek misin? Edemezsin. Yapamazsın. Ama bunu yaparsın. Bulunduğunuz makamın hakkını verin. Herkese eşit davranın canım kardeşim. Herkese eşit davranın. Herkese açık davranın o zaman. Şimdi kızacaksınız tabii bana. Değil. Hak ve hakkaniyet ölçüsünde davranın. Böyle yapmayın. E ne olacak şimdi? Yarın ben müracaat etsem pazartesi günü. Desem ki ben de Ulu Cami'den canlı yayın yapmak istiyorum perşembe günü. Ben de soruları cevaplandırıyorum.
Dini olarak ben de hizmet etmeye çalışıyorum. Tasavvuf vakfı olarak. Bana da müsaade edin desem edecek misiniz? Etmeyeceksiniz. Adım gibi biliyorum. Hatta beni gördüğünüzde tüyleniz diken diken oluyor. Adımı bile duymak istemiyorsunuz. Siz böyle yaparsanız yaparsanız ben de böyle konuşurum. Ondan sonra cuma gün çıkarsınız. Benim hakkımda atar tutarsınız. Hutbede. İşte bu şeyhlerde sahtede şöyleyde böyleyde at dur. Nasıl benden helallaşacaksın? Benimle mahşerde nasıl yüz yüze geleceksin? Ya müftü efendi belediye başkanı keşke orada program yapmasaydın.
Gitseydin işte atıyorum varoş bir mahallede bir meydanda yapsaydın. Belediyenin salonu mu bitti? Belediyelerin programı yapacak meydanları mu bitti? Başka yer mi kalmadı? Başka yer mi kalmadı? Ulu camiden başka yer mi kalmadı? Gidip bir fukaranın evinden mi canlı yayın yaptırsaydın? Deseydin ki ya biz filanca yerdeyiz. Bu filanca mahalledeyiz. Burada bütün mahalle fukara olanlara burada erzak dağıttık. Burada onlara şöyle yardımlar yaptık. Burada böyle yardımlar yaptık deseydin. Ne işin var Ramazan programında? Müftü müsün? Selamun aleyküm.
Haftanın üç günü sizi görme hayalimize bize yaşatan Rabbime hamd olsun. Allah sizden ve mege geçen herkesten ebeden razı olsun. Çanakkale'den selamlar. Bu aleyküm selam. Böyle giderse zaten kendimiz de bir çift daha ilerisini atacağız. Başlayacağız artık. Şehirde ne olmuş ne olmamış onları eleştirirler. Ülkede ne olmuş ne olmamış onları eleştirirler. Vay canım kardeşlerim gördünüz mü bak filanca yerde böyle şey olmuş bir sabah pırırımı gibi olacak herhalde. Allah bizi affetsin inşallah. Selamun aleyküm. Ramazan'dan 10 gün önce doğum yaptım. Lohusalık dönemimde oruç tutabilir miyim? Lohusa namaz kılamıyor ki oruç tutsun.
Lohusalık bitinceye kadar namaz Kur'an sana oruç uzaksın onlardan. Allah yesin inşallah. Bir tarih hocası peygamberimizin benden bir parça olan yerde ben de varım dediğini aktardı. O yüzden Topkapı'daki kutsal emanetleri ziyaret edilirken salavat getirilir dedi. Bunun aslı var mı? Yani peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin ismi dahi anılırken salat selam getirmemiz gerekir. Yeter ki değil ki onun herhangi bir eşyasını gördüğümüzde salatu selam getirmeyelim. Buradan kıyas ederekten dediği şey doğru. Selamun aleyküm hocam nefsime hakim olamıyorum. Evimde ailemde tartışırken bitiremiyorum. Sürekli devam ettiriyorum. Çok dokunduran laflar ettiğimi söylüyorlar. Nefsimi terbiye ederim.
Bu büyük terbiye ederim. Bu bir büyük olarak bana bir fikir verebilir misiniz? Benim Allah'a affetsin meşhur bir sözüm var. Dilini koruyan dinini korudu diye. Bir kimse dilini korursa dinini korur. Dilini korumazsa dinini koruyamaz. Bu büyük bir sıkıntıdır. O yüzden ne yaparsan yap dilini korumaya çalış. Eğer kavga edeceksin tartışacaksın böyle bir konuma düştüğünde hemen zikrullah'a devam et. Allah'ı çokça zikir zikir et. Allah muhafaza eylesin inşallah. Selamun Aleyküm Suriyeli komşum ikram yolluyor evimize ama biz yiyemiyoruz ne yapmalıyız çöpe atmak istemiyoruz attığımız da oluyor günaha girer miyiz? Çöpe atıyorsanız günaha giriyorsunuz. Siz yiyemiyorsanız yiyecek birisine verin ona ikram edin. çünkü hadi şöyle diyelim kültür farkı var.
İnsanın kendi kavminin yiyeceği değil ya Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin önüne bir keler yemeği getirmişler önüne koymuşlar Allah Resulü böyle önünde dururken bayanlar tarafından bir ses yükselmiş demişler ki Allah Resulü'ne söylediniz mi o yemeğin ne olduğunu neyse söylemişler demişler ki ya Resulallah bu keler yemeği Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretler ortaya doğru sürmüş şeyin en son annemiz genç olan adı neydi sare miydi sare sare hazreti sare annemizin dayıları onu getirmişler
yanında ikram olarak diyor ki bu benim kavmimin yiyeceği değildir o yüzden yemiyor şimdi bir kimsenin kavminin yiyeceği değilse hani böyle kendi kültürü kendi geleneği o zaman onu yememe hakkı doğar bu hadis-i şeriften dolayı ama atmaya çöpe atmaya hakkı yok olabilir mesela işte kültür farkı yemekler olabilir o yüzden böyle bir şeyde yememe hakkı var o kimsenin ama atmaya çöpe atmaya hakkı yok saren saren değil mi üstadım ramazan akşamlarınız hayırlı olsun ben izmir'den kuyucu hocamın dervişlerinden derya salkım hatunuma
üç bilezik mehir sözü vermiştim evlenirken bir zaman on bilezik yapmıştım onu yedik sonrasında ona araba aldım sizin sohbetinizi dinleyince şimdi yine üç bileziğini istiyor araba mehir olmaz diyor ne yapmam lazım arabayı sat üç tane bilezik boz ver kendisine çok basit arabayı satacaksın param yok diyeceksin arabayı satacaksın üç tane bilezik yapacaksın kendisine vereceksin arabayı sen almışsın nasıl olsa araba seninse latife yapmayınca duramayacağım maşallah kuyucunun da dervişleri olmuş demek ki ya Allah'ım var gelirsin
Mehmet Kuyucu selamun aleyküm hayırlı geceler hanım zayıf olduğunu iddia ederek dayanamıyorum diyerek oruç tutmak istemiyor fidye vermek istiyor oruç tutabilir durumda ve de ibadetler konusunda beni zorlayamazsın diyor farz ibadetler konusu karı koca haklarına girer mi normalde tutmak istemiyorsa kendi cebinden fidyesini verecek sen vermeyeceksin fidyesini tutmak istemiyor olabilir yani farz ibadetlerde hanefiye göre erkeğin onu zorlama hakkı yok oruç tutmak istemiyorsa kendince fidyesini verecek yurt dışında yaşayan
bayan akrabamız kendisi kirada dul ve 9 yaşında kızı var ve de kocasından kalma nisap miktarda altını var onun zekatını vermek istiyor ayrıca gelen zekatları alabilir mi yani normalde 9 yaşında kızı varsa kocasından kalma nisap miktarda altını varsa onun zekatını verecek teravih namazının yatsıdan selamünaleyküm teravih namazını yatsıdan hemen sonra kılmalıyız yoksa yatsıyı kılıp teravih namazını gece de kılabilir miyiz gece de kılabilirsiniz bunda bir sıkıntı yok selamünaleyküm gecenizden olsun kolonya dökmek orucu bozar mı
ya normalde kolonya elimizin üzerine döküyoruz ya oradan aşağı deriden aşağı gidip mideye inen bir şey yok o yüzden orucu bozmaz o bir de uçup gidiyor kalmıyor selamünaleyküm İstanbul sözleşmesini imzaladıkları için devlete olan güvenim azaldı aileyi kültürümüzü ve değerimizi ifsad eden böyle bir anlaşmayı göz göre göre neden kabul etmiş olabilirler bu konudaki sizin düşünceniz nedir valla neden kabul ettiler bilmiyorum yani bu böyle aileyi ifsad eden aileyi dağıtan aileyi bozan bir nokta ahlakı çökerten bir şey biz Avrupa
değiliz ki biz Müslümanız onlar Hristiyan hukukunu ve Hristiyan ahlakı ve geleneğine gidiyorlar onu götürüyorlar hatta onlar bile rahatsız kilise rahatsız ahlakın bu noktada iyice bozulmasından iyice aşağı çekilmesinden kilisede rahatsız yani Vatikan'da İngiliz Anglikan Kilisesi'de Süryani Kilisesi'de bütün kiliseler ahlakın bu derece bozulmasından rahatsız ama bizde böyle bir Avrupalı olma aşkı var böyle bizde bir Avrupalılara benzeme aşkı var bu yeni değil Osmanlı'yı batıran bu şeydi ve Osmanlı ne yazık ki koca bir
medeniyeti dağıldı Avrupalı olma aşkına dağıldı kendilerini yenileyip kendilerini dizayn edip biz nerede yanlış yaptık deyip normalde yanlışlıklarını düzenleyip daha ileri gideceklerine Avrupa'nın kafasına gittiler şimdi bu devam etti bu yeni Cumhuriyet'te de devam etti işte batı medeniyeti batı medeniyeti her türlü ahlaksızlığı bizim batı medeniyeti diye bize dayatıyorlar yani bu ahlaksızlık canım kardeşim eşcinsellik ahlaksızlık bana neden batı medeniyeti dayatıyorsun batı medeniyeti eşcinsellikse kabul etmiyorum
bunu eğer batı medeniyeti haramların eşkare yaşanmasıysa kabul etmiyorum batı medeniyeti bir kadının yirmi tane otuz tane erkeği dolaşmasıysa kabul etmiyorum batı medeniyeti bir adamın otuz tane kırk tane elli tane kadını dolaşmasıysa ben kabul etmiyorum bakın kabul etmiyorum batı medeniyeti ahlaksızlıkta dibe vurmuş benim ahlaksızlıkta dibe duran dibe vuran bir topluluğun yaşamış olduğu kültürü neden medeniyet olarak kabul edeyim bir de bu var batı medeniyeti ne medeniyeti kardeşim onlar ahlaksızlığı medeniyet olarak
bize göstermeye çalışıyorlar insana değer yok gördük işte bak insana değer yok ne batı medeniyeti insana değerin olmadığı bir toplulukta medeniyet ne gezer anneye babaya değer yoksa eş ve çocuklara değer yoksa senin sokağındaki kediye köpeğe değerin yoksa senin yeşile değerin yoksa senin insanlara değerin yoksa ne medeniyeti kardeşim insanların üzerine tonlarca bomba mı yağdıran medeniyet komple Afrika'yı istila eden Afrika'yı istila ettikten sonra şu anda Afrika'nın açlığına gülen mi medeniyet her tarafı kan gölüne
çeviren her tarafı sömüren emperyal düşüncelerini her yere aktıran mı medeniyet bize Allah bizi affetsin o yüzden normalde Türkiye'de aile merfumu denilen bir merfum vardı onu da dağıtıyoruz şimdi biz onu da dağıtıyoruz yani bir kadın kalksa öyle ya sevgilisi var diyelim ki sevgilisini davet etti eve ne yapacak şimdi o koca ne yapabilir hiçbir şey yapamaz medeniyet dedikleri bu oldu şimdi selamun aleyküm gaflete düşüp dersimi çekmediğim zamanlar oldu tövbe edip tekrar başladım hakkınıza helal edin helal olsun yani bu kardeşler
böyle helallaşıyorlar bu programdan dolayı helal olsun sıkıntı yok çekin bakalım dersi selamun aleyküm yiyecek üzerine dükkanımız var paket servis veya algit şeklinde satış yapabiliyoruz virüsten dolayı ramazan dolayısıyla açmamızda dine ne yapmamız açmamamızda dine ne yapmamız gerekir bilmiyorum ki bunun yiyecek üzerine zaten dükkan varsa bunları şey devlet açabilirsiniz dedi ramazanda da açılabilir sebep şimdi insanların evinde yemek pişmeyebilir yolcu olabilir misafir olabilir anında birisi gelebilir bunda bir beis yok
dükkanınızı açabilirsiniz biz sadece islam ülkesi değiliz ki bizde gayrimüslim unsurlar da var inanmayanlar var ateistler var onlar aç kalacak değil ya selamun aleyküm hayırlı geceler çocuklarımıza isim verirken anlamlı olmalı emrini nasıl anlamalıyız anlamlı değil çocuğun ebeveynden hakkı üçtür bir doğduğunda hayırlı bir isim konması anlamlı diye bir şey yok hayırlı hayırlı isim konacak Allah'ın isimlerinden peygamberlerin isimlerinden sahabelerin isimlerinden velilerin isimlerinden bir isim hayırlı bir isim anlamlı olacak
diye bir kaydı yok bir de Kur'an-ı Kerim'i tiftik tiftik didik didik ediyorlar Kur'an'ı yaşamak için didik didik etmiyorlar da işte oğluna kızına bir isim koyacak Allah'ım ara artık ara ara artık ara oradan oradan bir kelime oradan iki harf birleştir bir isim yap ondan sonra da Mustafa Özbağ'ın işi yok hocam bu Kur'an'da geçiyor ne manaya geliyor söyle ben meydan lorusum ya veya ben böyle dolaşan ayaklı kütüphaneyim ya benden kelime soracak kelimenin cevabını alacak ben de bilmiyorum deyince yani sen bilmiyorsun olacak iş mi
bilmen lazım ya canım kardeşim bilmiyorum ben Kur'an'daki bütün kelimeleri tek tek bilmiyorum Kur'an-ı Kerim'in ben hafızı değilim benim hıfzımda değil yani ben çat pat yüzünden okuyabilirim bu kadar canım benim bu noktada bütün kelimeleri bilmek böyle bir halim durumum yok Allah bizi affetsin o yüzden çocuğunuza bir hayırlı isim koyacaksınız iki çocuğunuza dini öğreteceksiniz üç çocuğunuza kız erkek önemli değil onun sanattan ziraattan ticaretten bir yerden meslek sahibi olmasına özen göstereceksiniz onu meslek sahibi
edeceksiniz bu üç şey çocuğun anne babasından hakkı bu üç şeyi mahşerde çocuk anne ve babasından isteyecek alacak bir hayırlı isim konması iki dinini öğrenmesi üç o kimseye ticaret sanat ziraat okumak neyse bir meslek sahibi etmek ardında başka hadis-i şerifler var aslında bir hadis-i şerif daha var ne çocuğun hakkı evlenme çağına gelince anne babasına ben evlenmek istiyorum dediği anda çocuğunu evlendirmesi çocuğunuzu evlendireceksiniz selamun aleyküm evlenmiş ayrı yaşayan oğluna bir baba oğluna zekat veya fitre verebilir mi
veremez bir kimse oğluna oğlunun çocuklarına yani oğluna ve onun ondan olan çocuklarına fitre ve zekat veremez bir kimse babasına ve babasının babasına fitre ve zekat veremez bir kimse annesine ve annesinin annesine fitre ve zekat veremez üç soya ve alt soya birinci dereceden zekat veremez halasına verir teyzesine verir ablasına verir abisine verir yeğenlerine verir kuzenlerine verir gelinine verir bak gelinine de verir ama alt soy üst soya veremez hayırlı akşamlar hocam size bir sorun var benim bir çıkmazda olduğum
bir konu için hayırlı olanı görmek için istihara yapmak istiyorum rüya görmek için ama gördüğüm rüyamın ilahi mi şeytani mi olup olmadığı nasıl anlayabilirim normalde bunu yeşil öyle tarif edeyim yeşil beyaz böyle işte sarı böyle renkler görürseniz işte hayra tevhile edilir ama rüya tevhili öyle herkesin yapabileceği bir şey değil o yüzden rüyanızın ilahi mi şeytani mi olduğunu tam net olarak sizin çözümleyebileceğiniz bir şey değil rüyalarınızı salih kimselere anlatınız demiş o yüzden hadis-i şerifte bir de oruç ile alakalı
bir sorum olacaktı oruç tutmanın manevi bir anlamı var mıdır varsa nedir yani nasıl amaç olan insanın halinden anlamak mı sadece ben okuduğum Kur'an'ı anlatmaya çalışan bir kitap okumuştum zamanında ve o kitapta oruç tutmanın asıl manasının eski idraki bırakıp yeni idraki ulaşmakmış bildiğimizden tam tersini düşünmekmiş biz geceleri kalıp yemek yiyoruz eski bildiğimizi değiştiriyoruz yani tam tersini yapıyoruz manevi olarak anlamı orucun her varlıkta Allah'ın varlığını görebilmek ve ayrı ayrı varlıklar var diye bildiğimiz zannımızı yok etmekmiş
zahire de oruç geceleri kalkıp yemek yemek olarak yansımış bunun doğruluk payı nedir acaba tasavvufta böyle bir mevzu var mıdır hayırlı akşamlar tekrar herkes oruca mana itibariyle müteşabihtir istediği manayı verebilir ama zahirini tamamlayamayan zahirini tam yapamayan işin manasını nasıl yapacak ve şeriatını tam manasıyla yerine getiremeyen işin nereden manevi boyutuna geçecek yani biz dini önce Kur'an sünnet hadisler imamların iştahatları dairesinde yaşamaya gayret edelim Allah'ı çokça zikredelim kalbimize o manalar gelirse buna da hamd edelim
sabah namazını kılıp da öğleye kadar uyuyarak öğleye kadar uyuyarak büyük harflerle oruç tutan Müslüman ile uyumayan çalışarak uyumayan çalışarak da büyük harflerle oruç tutan Müslüman arasında sevap ecir bakımından fark var mıdır bu noktada ahlakla alakalı çalışmakla alakalı değil bir kimsenin işi müsaittir gündüz uyuyordur gece ibadet ediyordur bilemeyiz o yüzden işte ya muhakkak çalışanlar gayret edenler azamet var orada çünkü önemli bir şey ama illaki işte biz çalışıyoruz burada işimize bakıyoruz bizim orucumuz daha makbul deme lüksüne sahip değiliz
erkeklerde sırt kıllarını boyun kıllarını almanın tıraş etmediğini hükmü nedir bir rivayet var hadis-i şerif var böyle rahatsız edici bir noktadaysa erkeklerin bu sırt kılları ondan sonra göğüs kılları bunların normalde alınması değil yolunması değil kesilmesiyle alakalı tıraş edilmesiyle alakalı bir hadis-i şerif okudum o yüzden ama bu neyle alakalı çok özür dilerim bazısı var gerçekten sırtı böyle işte göğüsü vücudu çok böyle fıtratın dışında kıllı evet onlar bu noktada bunun tedavisi veyahut da tıraşı söz konusu olabilir ama burada hani böyle eşcinsellerde
vücutlarını komple kadınlar gibi tüysüz hale getirmeye çalışıyorlar ya bu böyle bir şey düşünülmemeli böyle bir şey düşünerekten yola çıkılmamalı veya o eşcinsel eğilim olan erkekler ya bak bu konuda da da hadis varmış işte biz bütün kıllarımızı tüylerimizi tavuk gibi yoldurduk deyip orta yere çıkmasınlar bu eşcinsellerle alakalı değil o kimse burada bir o kimsenin işte vücudunda bir rahatsızlıktan dolayı aşırı derecede vücudu kılları çok fazla büyüyebilir kaşlarının büyümesi gibi kirpiklerinin büyümesi gibi bazılarında böyle hormonlarında bir rahatsızlık olup mesela bir erkeğin kaşları aşırı derecede büyüyebilir
o zaman kaşlar kesilebilir yani tıraş edilebilir veya kirpikleri erkeğin aşırı derecede büyüyebilir hormon bozukluğundan o zaman kirpikleri kesilebilir caizdir bu veya bir kimsenin vücut kılları hormon bozukluğundan dolayı aşırı derecede kıllanabilir o kimse o zaman onu tedavi ettirmesi mümkünse tedavi ettirecek mümkün değilse evet tıraş olacak veya yolduracak ne yaptıracaksa ama bunu eşcinsel eğilimle yaparsa o zaman günah kebal işlemiş olur Selamun Aleyküm Yunus Emre Hacı Bektaş Veli Mevlana gibi büyük zatların oluşumu veya çıkışı Selçuklu'nun son dönemi Osmanlı'nın kuruluşuna denk gelmektedir
bunun sebebi nedir halkı manevi yönden dürü tutmak ve Moğol zulmüne karşı mücadeleci kılmak için mi çıkmıştır bu Cenab-ı Hakk'ın takdiri ilahisidir böyle Anadolu'da Müslümanların zor durumlarında bu manevi büyükler çıkmışlar o manevi büyükler halkın birlik ve beraberliğini halkın diri durmasını öneye koymuşlar yeni bir dirilişe yeni bir doğuşa da zemin atmışlar inşallah biz öyle görüyoruz Selamun Aleyküm COVID hastasıyım karantina devam ediyor doktor hastasın oruç tutma dedi ancak genel sağlık durumum ağır değil tutabileceğimi düşünüyorum
bu durumda ne yapmamı tavsiye edebilirsiniz COVID hastaları vücutlarındaki bağışıklıkları kuvvetlendirecekler oruç da bağışıklığı kuvvetlendiriyor eğer oruç tutabileceğinize inanıyorsanız kendinizi kuvvetli görüyorsanız ve sahur ve iftarlarda bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirecek gıdalar alabilecekseniz ve ilaçlarınızı kullanmakta bir sıkıntı yaşamayacaksanız ben birisine oruç tutmayın diyemem çünkü o yüzden oruç tutma diyemem bir kimseye tutamayabilirsiniz derim bu ayrı bir şey tutma demek emir sigası çünkü ben öyle bir şey diyemem
selamun aleyküm gelip oldan selamlar sevgiler birinci sorum kız çocuğu babasına fitre verebilir mi? veremez çocukların hiçbirisi de kız erkek önemli değil anne ve babalarına fitre ve zekat veremez ikincisi de annemle babam bugün tarlada çalışırken amcamın torumu onlara gökyüzüne bakmalarını göstermiş bir de bakmışlar güneşin etrafı gökkuşağı ile kaplanmış o harfidi gibi güneşi içine almış babam diyor ki kıyamet elameti diyor ben dedim ne kadar güzel öyle görmek en iyisi size sormak sizden öğrenmek manası nedir?
kıyamet elameti olarak görmüş harika onun görüşünü bu noktada hayır değil demeyin kendisini hazırlasın madem ki kıyamet elameti ise selamun aleyküm bu benim fitre verdiğimiz kişiye bu benim fitrem veya falan canın diye söylememiz gerekiyor mu? söylemesek olur mu? hanefiler söylenmemesinin daha uygun olduğunu söylemişler şafiler, malikiler onlar söylensin istemişler ama hanefiler söylenmemesinin daha uygun olduğunu söylemişler söylemeyin sağ elinizin verdiğiniz sol elinizden haber olmasın içmeye devam ya selamun aleyküm
en son güncellediğiniz vird'i özel virdlendirdikleriniz hariç herkes yeni vird'i mi çekecek? evet ya bu konu amma büyüdü ya bu kadar basit herkes o vird'i çekecek özel vird verdiklerim özel müsaade ettiklerim hariç bu kadar basit selamun aleyküm ramazan ayınız mübarek olsun amin oruçlarınız mahpul olsun amin dünya üzerindeki camilerde Kabe'de ibadetler şu an için yasaklandı fakat haberlerde bazı camilerde vaaz veriliyor ve ayrı bir zümreye cuma namazı kıldırılıyor Kabe'de dahi böyle bir uygulama oldu bazı yerlerde saflar arasında mesafelerle namaz kılınıyor
İslam'da belli bir zümre uygulaması var mıdır? siz bu gidişat hakkında ne düşünüyorsunuz? ne yazık ki bunlar oluyor ya normalde başka ülkelerde olanlara söyleyecek bir sözümüz yok bu böyle bizim ülkemizde görülmesine çok üzülüyoruz Beytullah'ta var zaten Suudlularda böyle bir şey var yani Suudlular için böyle kendilerini özel görürler ya bir Suudluysan hatta kraliyet ailesindense özelin de özelisindir onlarda böyle bir ırkçılık var bu ta Emeviler zamanında başlamış bu ırkçılık yani o böyle o ırkçılığa devam ederler
yani aslında şu an ki Suud hükümetinde de o ırkçılık devam ediyor yani aslında bugünkü Suud hükümeti bir Emevi devlet anlayışının devamı hükmündedir bakın bugünkü Suud sistemi Emevi devlet anlayışının devamıdır benim görüşüm bu o yüzden onlar özellik yaparlar böyle şeyler yaparlar ama işin acı tarafı şu bizde de var bize de bulaştı özel bir cumalar kılıyorlar camileri özel insanlara açıyorlar orada özel insanlar böyle ibadet ediyorlar bu normalde ne yazık ki bu bize bulaştı bunu bütün Müslümanlar olarak bakın bütün Müslümanlar olarak
bunlara karşı durmalıyız bunları doğrultmalıyız hani Hz. Ömer raddallahu anh hazretleri hutbeye çıktı dedi ki bu Ömer saparsa ne yaparsınız sahabeden bir kimse de kılıcını çekti bununla düzeltmesini biliriz ya Ömer dedi o gün için düzeltmek kılıçlaydı bugün söz ile bugün normalde ne yapacağız doğrusunu koyacağız hakaret etmek yok Kur'an'ın sünnetin ölçüsü belli bakın saflarda özellik yok mescitte özellik yok Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri özellik yapmadı namaz kılacağı zaman bütün ashabı cavet etti
bütün ashab geldi namaz kıldı hutbeyi okuyacağı zaman bütün ashab geldi hutbeyi okudu bir özellik yok saflarda da özellik yok ilk gelen bak camilerdeki saf düzenidir saf sistemidir ilk gelen eğer gerçekten Kur'an okuması düzgünse imamlık yapabilecek halde ise o Fatih olur ona Fatih denir imamın tam arkasına durur ama kendisini öyle görmüyorsa o kimse öyle görmesin zaten hiç kimse de onun sağ tarafına durur ne yapar o hani imama bir şey olursa arkasında namaz kıldıracak olana da bir şey olursa o namaz kıldıracak iyi hadi birinci biz böyle imamın arkasına
sağına soluna sağına soluna biz böyle din hususunda çok fazla bilgimiz yok biz oturmayalım ama birinci safa oturalım bu normalde adab budur ölçü budur ondan sonra gelenler ikinci üç dört beş altı öyle devam eder bakın caminin içerisinde ayrı birisi Anya'da birisi Konya'da oturmaz ve saf herkes açıktır birisi geldi diye ona safta yer açılmaz bakın ona safta yer açılmaz o da kendisine safta yer açılmasını istememeli bu ister müftü olsun ister imam olsun ister milletvekili olsun ister belediye başkanı ister vali olsun
ister devlet başkanı olsun ister şeyh efendi olsun ister hoca efendi olsun kim olursa olsun herkes oturmuş camide normalde yerini bulmuş saflar kuruldu mu kuruldu aa filanca efendi gelmiş safı açalım ön safa gelsin bu doğru değil o kimse bunu da kabul etmemeli demeli ki kardeşim burası cami burada makam mevki zenginlik rütbe şan şöhret geçerli değil camide geçerli değil cami halkın camisi Allah'ın evi Allah'ın evinde makam mevki mi olur Allah'ın evinde şan şöhret mi olur Allah'ın evinde VIP özel ilişkiler mi olur yok olmaz
İslam'ın düsturu bu o yüzden Allah'ın evi inananlaradır iman edip inananlaradır herkese açıktır herkese kapalıdır biz ne yapalım şimdi özür dilerim biz ne yapalım şimdi cuma günü gidelim burada camide cuma namazı kılmaya kalksak biz şimdi oradaki cami imamıyla kavga edecek miyiz edeceğiz cami imamı şikayet edecek mi bizi edecek burada cuma kılmaya kalkıyorlar diyecek mi gelecek polis gelecek mi gelecek ben desem ki kardeşim VIP cuma namazı kılıyorlar onları neden tutmadınız neden ayrımcılık yapıyorsunuz desem ne cevap verecekler
tabi beni alırlar götürürler Mustafa Özman'ın bir makamı mevkisi yok eee bir gitse şimdi ben gitsem yarın desem ki ben olu camide canlı yayın yapacağım bana yaptırırlar mı yaptırmazlar müsaade etmezler yapmaya kalksam haydi karakolluksun yok İslam'da İslam'da yok Allah bizi affetsin inşallah selamun aleyküm kronik rahatsızlığı olan bir kişinin sağlıklı bir nesil olmayacağı için çocuk sahibi olmamayı istemesi hakkı mıdır eğer bir kimsenin gerçekten kronik bir rahatsızlığı varsa ve o kronik rahatsızlığı böyle şeye geçiyorsa
gelecek olan nesillere geçen bir rahatsızlığı var ise ama normalde tabi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve selam hazretinin bu konuda değişik muhtelif şeyleri var hadis-i şerifleri var o yüzden bazı rahatsızlıklar kronik olabilir bazı rahatsızlıklar kronik olmaz bunun normalde ayırt edilmesi lazım eğer gerçekten böyle bir kronik rahatsızlığı olan bir kimse evlenmeyebilir demeyeyim de çocuk sahibi olmayabilir şöyle bir şey çünkü bir kimse evlenmeyi murat edebilir evlenmeyi murat edince de mesela bir rahatsızlığı varsa
bir kimse söyleyebilir benim şu şu rahatsızlıklarım var karşıdaki erkek veya bayan onu kabul ediyorsa evlenebilir evlenmesine bu noktada yasaklayacak temelli evlilik kapısını kapatacak bir durum söz konusu olmaz bunu unutmayın yani evliliği reddetmek evlenmeyi istememek kur'an sünnet tarihisinde caiz değil uygun değil yani biz evleniniz çoğalınız veya evlenmekle alakalı bir kesinti olmaması lazım evlenmek istemiyoruz evliliği istemiyoruz sözü kur'an sünnet tarihisinde doğru değil varsa fiziki bir rahatsızlığı veyahut da
psikolojik rahatsızlığı karşıdaki kimseye söyleyebilir kadın erkek yani diyebilir benim böyle böyle böyle rahatsızlıklarım var benim böyle bir durumum var veya bir erkek diyebilir mesela benim hiç evi geçindirecek param pulum yok ama ben evlenmek istiyorum hakkıdır kadının da onu geçindirecek parası pulu varsa kabul ederse evlenir veyahut da kadın diyebilir benim hiç ev işi yapacak halim durumum yok ben bilmiyorum erkek derse ki ben razıyım alıyorum evlenebilir veya kadın diyebilir benim çocuk doğurma özelliğim yok kaybettim bu şartlarda evlenmeyi kabul ediyorsunuz evlenirim diyebilir veyahut da kadın diyebilir benim fiziki olarak böyle problemlerim var psikolojik olarak böyle problemlerim var bunu erkek kabul ediyorsa evlenebilir veya aynı problemler erkekler için de geçerli mesela bazı erkeklerin örnekliyorum bunu spermlerinde ölülük var yani çocuğu olmuyor bazı erkekler bunu bile bile evleniyorlar saklıyorlar saklamayın söyleyin deyin ki benim çocuğum olmayacak spermlerim ölü verirse Allah verir bir şey diyemeyiz ama şu anda fiziki olarak
böyle bir durum var diyebilirsiniz veya bir kadının yumurtalıkları ölüdür bunu da söyleyebilir veya bir kadın şunu diyebilir ben asla çocuk doğurmak istemiyorum ben çocukta bakmak istemiyorum benimle evleneceksen çocuksuz bir şekilde hayatınız devam edecek kadın bunu diyebilir erkek de bunu kabul ediyorsa evlenebilir aynı şeyi erkek diyebilir ben çocuk istemiyorum ben çocuksuz bir evlilik düşünüyorum kabul ediyorsan evlenirim diyebilir diyebilir özel nikah bunlar o yüzden evlenmemek değil o kimsenin kendi şartları dairesinde bir evlilik söz konusu olabilir hayırlı geceler 4-5 saat arabayla yolculuktan sonra direkt uçakla devam edeceğim o gün orucu tutmasam kazaya bıraksam olur mu olur el kremi sürmek orucu bozar mı işte kremlerle alakalı böyle yani derinin altına nüfuz ediyor normalde el kremi dediğinizde yara değil normalde mesela yara ile alakalı hanefiler imam azam hazretleri yara işte böyle içine doğru girerse orucu bozar demişler imam muhammet imam yusuf bozmaz demişler o yüzden el kremi ile de alakalı bir kimse elleri çatlamasın
patlamasın diye krem sürebilir mi buradan hareket ederekten sürebilir diyeceğiz ama yarın öbür gün bir krem çıkardılar açlığı hissettir vermiyor ki çıkardıklarını tahmin ediyorum yani o kimse midesine sürdü onu açlık hiç hissetmeyecek o zaman ne yapabiliriz ben hiçbir şey sürmeyi ve kullanmayı oruç saatlerinin içerisinde şu ana kadar yapmadım sağlam buna el verdi ileride ne olur bilmiyorum hocam hayırlı akşamlar ramazanın şerefiniz hayırlı olsun amin abi kardeş aralarında bir mal için pazarlık yapar ve kardeşi abisinin
dediği rakamı kabul eder ve gün tayin eder fakat o gün gelince abisi fiyatı artırır kardeşi de itiraz eder sözleşilen rakamdan almak ister fakat abisi ısrarla olmaz der bu doğru mudur doğru değil bir kimse akitlerini yerine getirecek bir malı sattı vadesi belli 3 ay sonra ben senin bunu 100 liradan öderim dedi o da kabul etti akit bitti 3 ay sonra geldi 100 lira ödenecek e ben bu parayı vermem diyorsa o akdinden dönüyor o doğru değil akitlerinden dönenleri Allah sevmez selamun aleyküm 9 yaşında oğlum bu sene ilk defa
oruç tuttu önce yarım tutar diye düşündüm tüm gün tuttu bugün de tuttu ve ramazan boyunca istediği sürece 30 günü tutturalım mı Allah razı olsun demiş normalde tutmak istiyorsa önüne geçmeyin tutabilir sıkıntı yok selamun aleyküm namazlardan sonraki tevhidleri çekemediğimizde uygun olduğumuz anda oturup çeksek uygun olur mu olur selamun aleyküm ramazanımız mübarek olsun ben vakit namazlarımı kılarken sünnet namazların yerine geçmişte kılamadığım kaza namazlarıma niyetleniyorum ancak kaza gibi mi sünnet gibi mi kılmam gerekiyor
kaza gibi kılacaksın yani 2 rekattan sonra sadece ete hayatı 3 ve 4 rekatta sadece fatiha okumam gerekiyor evet selamun aleyküm ellerinizden öpüyorum ramazanda şeytanlar bağlanıyor kafir cinniler de bağlanıyor mu acaba Allah'a menet olun hepsi de bağlanıyor da ona ihtiyaç yok ki nefislerimiz yetiyor bizim şeytan kafir cinni ramazanda bir şey yapmıyor yapan nefis Allah bizi affetsin Allah nefsimizi uydurmasın inşallah sizden biri uykuda korktuğunda Allah'ın gazabından azabından kulların şerrinden şeytanın vesvesesinden
ve bana gelmesinden Allah'a tam kelimeleriyle sığınırım değilsin desin şüphesiz ki şeytanlar vesvese öyle ona zarar vermez hadis-i şerif Ebu Davud Tirmizi kaynak hadislerle İslam tergif ve terhip ravi der ki Abdullah bin Ömer akıllı büyük çocuğa bunu öğretir akıl bali olmayan çocuk içinde kağıdı yazıp boynuna takardı bir buçuk yaşında çocuğun bazen geceleri ağlamak krizi geçirerek uyanıyor bu duayı yazıp bu niyetle boynuna asabilir miyim evet eğer asabilirsem Türkçesini mi Arapçasını mı yazmamı uygun olur Arapçasını yazdır
birisine böyle muska haline yap onun boynuna takdı rukiye sünnetle sabit buna rukiye yapmak deniyor çünkü selamun aleyküm Ramazan ayının 15 günü cumaya denk geldiğinde Cebrail Aleyhisselam dünyaya yaklaşarak sayıha atarak Mehdi Aleyhisselam'ın gelmesini bildirmesi hadisi var acaba o gün yakın mı bilemiyorum kardeşim canım kardeşim Mehdi ne zaman çıkar bilmiyorum efendim faizlik krediler ile ilgili nominal faiz real faiz diye iki ayrı faiz belirleyip kredi kullanmanın caiz olduğunu ileri sürenler var faize taviz var mıdır
normalde Darül Harp'le alakalı hukuka göre Darül Harp hukukunda faize müsaade var selamun aleyküm teravih namazının faziletleri hakkında üçüncü teravih kılan kişiye arşın altından meleklerin altından kendisine ameline yeniden başta geçmiş olan günahların bağışlanacaktır diye seslenir Ali İbni Ebu Talib radıyallahu anh ölmek felaket değildir öldükten sonra başına neler geleceğini bilmemek felakettir İmam Rabbini Ramazan'da tövbe edelim oruç tutalım zekat verelim hiçbir şey için geç kalmış değiliz sohbetinizi severek izliyorum
şekerinize iyi bakın hocam Allah razı olsun sen de yandan sohbet ettin ha ne diyorlar buna böyle hani sazı elini alıp sen de bir güzel sohbet ettin bak ha selamun aleyküm Ramazan ayında itikafa girmek için sizden izin almamız gerekir mi en az kaç gün girilebilir Ramazan'da manevi rızık nasıl elde edebiliriz hayırlı geceler Ramazan ayında bizden dersli olan bütün kardeşler kaç gün isterlerse 10 günü geçmemek süre 10 günü geçmemek şartıyla evlerinde itikafa girebilirler üzerimizde şeytan mı daha tesirli ve kuvvetli yoksa nefsimiz mi
kişiye göre değişir ikinci soru Ramazan'da şeytan zinciri vurulduğuna göre bize haram ve kötülük yaptıran nefsimiz mi evet teravih namazı en son ne zamana kadar kılınabilir mesela gece ya da saat 24'te olur mu normalde gün bizde akşam namazından akşam namazına değişir o yüzden gece istediğiniz zamana kadar teravih namazı kılabilirsiniz yani imsak vaktine kadar her mürşidi kamilin geçmiş dönemlerde yakın olan bir dervişi var örnek Tapduk Emre Yunus gibi merak ediyorum sizin de dervişleriniz içinde yakın olan biri var mı
ya da bu mertebede yakın olan bir aday gördüğünüz ben bir şeyh değilim onlar büyük şeyhlerdi büyük şeyhlerin öyle yanlarında muhakkak müritleri vardır Allah bizi o şeyhlere ömürşidi kamillere hizmetçe eylesin inşallah selamun aleyküm ramazanda verilen fitre kimlere verilir askerde olan akrabamıza gönderebilir miyiz normalde eğer gerçekten zekata tabiyse gönderebilirsiniz ama fitre ve sadakaların birinci derecede ve bulunduğunuz şehirde dağıtılması daha uygun selamun aleyküm bu gece gökyüzünde yaklaşık 15 tane yıldızı
birbirine takip eder şekilde hareket ederken gördük ilerledikçe yok oldular bu ne olabilir fikriniz var mı bu Elon Musk mudur nedir yaklaşık baya uydu attı onlar dünyaya çok yakın internet sağlayıcı olarak uydu attılar bütün dünyayı izleyecekler bütün dünyayı bu noktada uydular aracıyla yönlendirme ve yönetme yapmayı düşünüyorlar deccalı sisteminin adamları elemanları bunlar yani gökyüzünü uydularla donatacaklar uyduları çoğaltacaklar hepsine farklı farklı frekanslar verip o frekanslarla insanları yönlendirecekler
yönetecekler o gördüğünüz sıralı 15-20 tane yıldız değil o Elon Musk mudur nedir o var ya gökyüzüne uzay aracı filan göndermeye çalışan uluslararası deccaliyetin elemanları bunlar bunlar böyle gökyüzünü bunlarla donatıp insanlar oradan frekanslar vererekten insanları yönlendirecekler insanlar onlara biat etmek zorunda kalacak mesela bir örneğin frekans yayınlasalar internet üzerinden sizin algınızı sizin idrakinizi başka bir yöne çevirebilirler zaten normalde yerel internetlerde bunları yapıyorlar hani bu ne zeka diyorlar
buna sanal zeka mı yapay zeka yapay zeka dedikleri şey çalıştırıyorlar zaten şu anda her yerde çalışıyor yani işte olsun mu olmasın mı diye beklemiyorlar yapay zeka çalışıyor internete çalışıyor ne bileyim girdiğiniz sayfalarda çalışıyor hazreti google'da çalışıyor her yerde çalışıyor yapay zeka şu anda işlevini devam ettiriyor zaten o normalde o yüzden bunları daha da arttıracaklar sizleri yönlendirmek için yönetmek için sizleri daha farklı yönlere götürmek için bunları arttıracaklar bu korona virüsten sonra bunlar
daha fazla daha sıkı çalışacaklar mesela şimdi işte ne dediler bize paralarda virüs var dediler herkes internet alışveriş yapıyor paraya dokunmak istemiyorlar ne diyorlar bize paraya dokunma yani sen para bankanda dursun senin eline bir tane plastik kart verelim sen plastik kartla harca harcayabildiğin kadar nereye harcadığın belli olmasın bunun daha ilerisini yaptılar sonra ne yaptılar dediler plastik kartlara ihtiyacınız yok cep telefonlarınıza bir tane program yüklediler dediler ki cep telefonunu göster yürü git
bu bize çok havalı geliyor bunlar kredi kartları çok havalı geliyor işte cep telefonundan gösteriyorsun gidiyorsun çok havalı geliyor şimdi ikincisi ne çip takıyorlar sana o çipi senin derinin altına takıyorlar sen istediğin yerden gidip alışveriş ediyorsun bu daha daha havalı öyle değil mi para pul çıkarmıyorsun gidiyorsun işte yakıt alacaksın arabana benzin istasyonuna gidiyorsun tak dolduruyorsun hiç para ödemiyorsun yürüyorsun parayı ortadan kaldırıyorlar neden sen parayı tasarruf edersin sen parayı yastığın altına
saklarsın kalkarsın o parayla altın alırsın kalkarsın o parayla o uluslararası sistemin istediği şekilde harcamazsın o zaman o uluslararası sistemin o emperyalist sistemin emrine girmezsin o yüzden onu istiyorlar bizde ne yapıyoruz bizde o uluslararası emperyalist sistemin bir kölesi hükmüne giriyoruz bütün insanlar o uluslararası emperyalist sistemin kölesi hükmünde bakın onlar diyorlar ki bu virüs var bu virüste böyle böyle böyle hareket edeceksiniz herkes öyle hareket ediyor öyle hareket etmeyene dünya sağlık örgütü
kızıyor neden Trump dünya sağlık örgütüne cephe aldı çünkü dünya sağlık örgütü o uluslararası paranın kölesi hükmünde ve Çin ne yaptı o uluslararası paracılarla anlaşmak için onlara şirin görünmek için Trump'un kestiği parayı Çin ödedi yeter ki bana dava açmasınlar yeter ki benim üstüme gelmesinler dünya sağlık örgütü benim çizgimde olsun onları paraya boğdu şimdi bakın bunların hepsi de danışıklı dövüş dünyayı kendilerince yönetmeye çalışan insanların yapmış olduğu şeyler daha o uydular artacak daha uydular çoğalacak
herkes kendi uydusunu artacak en sonunda o uydu savaşı başlayacak zaten bakın en sonunda uydu savaşı başlayacak ve boğacaklar böyle onlar bir milli bir ülke olmasını istemiyorlar mesela Türkiye'nin bu koronavirüsle alakalı mücadelesi onların hoşuna gitmiyor aslında şimdi kimin hoşuna gidiyor hani bu devlet ülke konumunda olan devletlerin hoşuna gidiyor paracıların hoşuna gitmiyor mesela işte Putin paracı değildir uluslararası düzlemde Putin devletçidir işte Trump devletçidir uluslararası paracı değildir işte İngiltere
şu anda devletçidir paracı değildir Almanya anında devletçiliğe döndü paracılıktan çıktı şimdi dünya üzerinde paracılarla devletçilerin savaşı devam ediyor bu çok ağır bir savaş çok acı bir savaş bu ve Türkiye şu anda üzerindeki paracıların baskısını attı attırdı üzerinden yani daha böyle ulusal daha böyle milletsel daha böyle kendi devletini milletini düşünen noktada hareket etti o yüzden Trump'la şu anda Türkiye Rusya anlaşabiliyor bunlar çünkü bugün Amerika'nın ABD'nin başında Rusya'nın başında Türkiye'nin başında
devletçi bir yapılanma var devletçi bir yapılanma olduğu için anlaşıyorlar şu anda nereye gider ne olur bilemeyiz ama paracılar meselenin üzerinde çok hızla yükleniyorlar ve dünyadaki bütün paraya sahip olmak istiyorlar onlar öyle bir zenginliklerini doymaz bir halde ki olanca her şeyle dünyayı sömürmeye çalışıyorlar Allah fırsat vermesin inşallah selamun aleyküm hayırlı akşamlar eşim derslere sürekli geliyor ders almak istiyor ama cesaret edemiyor dualarınıza ihtiyacımız var Allah yardımcısı olsun cesaretlendiğinde
gelir inşallah görüşürüz inşallah selamun aleyküm hayırlı ramazanlar dilerim benim sorum bir insandan borç istese kişi parası olmasına rağmen yok dese vermek istemese bunun hükmü nedir yalan söylüyor yok diyeceğine veremeyeceğim desin yok dediğinde yalan söylemiş oluyor Allah bizi affetsin inşallah ben veremeyeceğim kusura bakmayın müsait değilim diyebilir vermeye müsait değilim diyebilir yok demesine gerek yok müsait değilim desin çıksın işin içinden selamun aleyküm nasip olursa bu ay içinde iş yeri açmaya karar verdim
sizden dua isterim Rabbim size tekrar zekere alakasını buluşturmayı nasip etsin Allah yardımcın olsun Rabbim en hayırlı yana çevirsin Allah hayırlı iş versin inşallah Cenab-ı Hak işinizi gücünüze denk etirsin inşallah efendim tavsiyelerinizi elimden geldiğince yerine getirmeye çalışıyorum fakat sigarayı bırakamadım bunu nasıl bırakalım bana şu mübarek gecede dua eder misiniz Allah tez zamanda sana sigarayı tütünü bıraktırsın içine nefret versin de bırak inşallah şu Ramazan mübarek günde inşallah bırakırsın gayret et
bırak bu fakir 33 yıldır sigara haram diye haykırır o yüzden sigara haram canım kardeşim sigara içmeyin hayırlı Ramazanlar ağzına yüreğine sağlık iyi ki varsın Allah sana sağlık versin canım kardeşlerim beni methedeceği şeyler yazmayın dedim yazmayın okumacağım hocam oğlum namaz kılıyordu askere gidip geldi namazı filan bıraktı bu sene de orucunu tutmuyor gücüm yetmiyor evde ablası küsüyor kızıyor oruç tutmuyor diye aralarında kaldım ne yapayım Allah hidayet eylesin inşallah başlar böyle bir gençlik heyecanı olmuştur
inşallah Cenab-ı Hak devam ettirir Allah devam etirsin kalbine ilham etsin inşallah selamun aleyküm Türkiye'de tarikatların başındaki şeyhlerin birçoğu dört makamda bile değil demiştiniz demişim demek ki Türkiye'de sizden ayrıca kaç tane mürsidi kamil var hangi büyük cemaate baksan para topluyor külliyi açıyor bilemeyiz canım kardeşim Allah yardımcınız olsun inşallah para toplamaya toplamaya gelince evet bütün cemaatler tarikatlar harıl harıl para topluyorlar zekat topluyorlar harıl harıl topluyorlar ben şimdi onlara
bütün herkes harıl harıl topluyor söyleyecek küçücük bir şeyim var bunu kim yapıyordu Fethullah Gülen cemaat yapıyordu hep bunu eleştirdi mi herkes eleştirdi herkes bir laf söyledi mi evet siz neden yapıyorsunuz şimdi para toplayan cemaatlere tarikatlara sesleniyorum aslında Fethullah Gülen cemaati de o zaman için topluyordu sizler de topluyordunuz bütün cemaatler tarikatlar para topluyorlardı madem para toplamak caizdi madem para toplamak doğruydu neden eleştirdiniz o zaman benim eleştirmek hakkım sebep böyle bir şey
istemiyoruz böyle bir şey yapmıyoruz çünkü biz para toplayanların hepsini eleştirebiliriz sebep biz çünkü para toplamıyoruz ben 33 yıldan beri İslami bir yoldayım çizgideyim öyle söyleyeyim hiç para toplamadım daha hiç para toplatmadım daha benim adıma da toplatmadım hatta zaman zaman söylerim arkadaşlar benim adıma size bir şey söylerler asla vermeyin asla toplamayın asla yapmayın derim sebep sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidiniz ayeti kerime hiçbir peygamber din anlatıyorum diye hiçbir peygamber ücret istememiştir
hiçbir peygamber dinden maaş almamıştır hiçbir peygamber ben peygamberlere bakarım kimisi ticaret yapmış kimisi hayvancılık yapmış çobanlık yapmış kimisi ziraat yapmış hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin geliri peygamberlikten sonra ganimetten ganimet ganimet ve arkasında mal bırakmamış hiç kimseye o zaman ya biz işte burada kuran kursu açacağız para topla biz burada cami yapacağız para topla biz burada külliye açıyoruz para topla bunun tapusu kimin üstüne TGRT para topladılar televizyonu açmak için
ve o televizyonu Fox'a sattılar mı sattılar müslümanların paralarını dağıttılar mı dağıtmadılar samanyolu para topladılar müslümanlardan samanyolunu açtılar devlet de onu normalde kapattım işini kapattı ne oldu müslümanların paraları gitti bir kimse yaptığı sohbetten yaptığı zikrullah'tan yazdığı dini eserden veyahut da işte içinde bulunduğu topluluğa tarikata cemaate para topluyorsa ben uzağım kardeşim ondan ben uzağım ya işte nasıl olacak canım kardeşim sen bir yola çık sen harcamaya başla seni gören bir kimse de
ucundan bir şey tutuyorsa tutacak tutmuyorsa tutmayacak sen gücünün nispetinde yola çık kimseden para dilenme din dilenme dini değil kardeşim dilenmeyin müslümanların şerefini şanını aşağılara çekmeyin dilenmeyin Allah size kuran kursu neden yaptırmadınız diye hesap sormaz siz kuran'ı neden yaşamadınız diye hesap sorar Allah size neden gösterişçi camiler yapmadınız diye hesap sormaz gidin sokaklarda kılın namazınızı gidin meydanlarda kılın namazınızı git evini kuran kursu olarak aç evinde kuran'ı kerim'i öğret insanlara
git sokağa beş tane tabure koy kuran'ı öğret orada insanlara madem kuran'ı kerim öğreteceksin Allah bunun hesabını sana sormaz dilenme hangi cemaat hangi tarikat olursanız olun para toplamayın kardeşim dilenmeyin insanlardan Müslümanları dilenci konumuna sokmayın tarikatları dilenci konumuna sokmayın o parasıyla kibirlenen o zenginliğiyle kibirlenen kibri batasıcıların önünde el pençe durmayın önlerinde kibri batasıca o insanların önünde el pençe durup İslam'ı Müslümanları yolu tarikatı cemaatı küçültmeyin yazık o sohbet
ettiğiniz kürsülerden o sohbet ettiğiniz makamlardan para dilenmeyin yazık yapmayın ve Müslümanların vakarını Müslümanların haysiyetini Müslümanların şerefini iki paralık ediyorsunuz yapmayın yapmayın canım kardeşim kendinizde varsa çalıştığınızdan helalınızdan harcayın nereye gidiyorsun sohbete mi gideceksin seni tutan yok canım kardeşim bin arabanı git kimseden benzin parası isteme kimseden araba parası isteme kimseden şoför isteme kimseden makam mansıp bekleme kimseden koruma bekleme vay filanca şey efendi geliyormuş
önünde üç araba arkasında beş araba korumalar filan böyle işte kulaklıklarda bilmem neler neyesin ya hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri böyle değildi çok yıllar önce bir zatı gördüm şeyde ne o arabalı vapurda ben arabalı vapurda inmem arabadan arabanın içerisinde genelde dururum işte o gün geldi görevliler dediler ki arabayı boşaltacaksın ya dedim devamlı bu ayrı bir arabalı vapur dediler ineceksin iyi inmek zorunda kaldım indim gittim bir yerde böyle işte oturacak bir yer bir baktım bir çok böyle
meşhur bir şey efendi ondan sonra arabalı vapurda işte siyah takım elbiseli kulaklık korumalar etrafında böyle filan o böyle arabalı vapurda işte yanındakilerle sohbet ediyor böyle baktım dedim ki ya Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem böyle değildi böyle yapmadı onu da Yahudiler öldürmek istedi onu da Hristiyanlar öldürmek istedi onu da müşrikler öldürmek istedi ya ölürsen şehit olursun ya şehit şehit Allah yolunda ölürsen şehit olursun bırak Allah yolunda yürü koş o şatafat ne o tanta ne birisi de yurt dışından
gelecek neymiş de Yahudiler onu katleteceklermiş havaalanından özel aldırttırıyor kendini korumalar arabalar curcuna filanca şehit efendi geliyor Allah Resulü'nün yüzüne nasıl bakacağınızı hiç düşünmüyorsunuz filanca şehit efendiler böyle yapanlar ve böyle yapan hoca efendiler Allah Allah'ın yüzüne nasıl bakacaksınız Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin yüzüne nasıl bakacaksınız hiç düşünmüyorsunuz mu bu kadar tantana bu kadar şataat bu kadar şatafat bunu yapanlar için söylüyorum yapmayanlara bir sözüm yok yapmayanlara bir sözüm yok ama onlar da gücü ellerine geçirdiklerinde ne yapacağını bilmek lazım öyle ya şimdi güçleri yok kuvvetleri yok öyle duruyorlar bir şey yapmıyorlar gücü kuvveti eline geçirince o insan ne yapacak cemaatı kalabalıklaşınca para toplayacak mı toplamayacak mı o önemli haydin pamuk eller cebe vay işte ya
dergah yapılacak külliye yapılacak işte toplayalım bakalım hadi zekat memurları bir de bir de o çıktı şimdi zekat memuru yani bir dergahın zekat memuru mu olurmuş ya ben böyle söyleyince sen filanca şeyhefendiye mi laf söyledin ben şeyh ismi ağzıma almıyorum istesem alırım sebep yapmasınlar kardeşim gıybet değil ismini alsam ansam gıybet değil sebep bununla meşhurlar çünkü bununla meşhurlar toplamasınlar din para toplama yeri değil kızıyorsanız kızın Esma-i İdrisiye diye gördüğüm bu iki zikrin Türkçesini açıklayabilir misiniz
okumakta bir sakınca var kardeşim sen la ilahe illallah devam et Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin tarif ettiği zikir Ramazan'da la ilahe illallah devam et canım kardeşim ya Yunak'ta tasavvuf vakfı bayan kardeşlerden sevgiler selamlar aleyküm selam haftada üç gün biz çok mutlu ve heyecanlı ona göre ev düzenini ayarlıyoruz yine de siz nasıl uygun görürseniz eyvallah canım kardeşlerim bu korona virüsü boyunca Allah izin verirse perşembe ve cumartesi sohbetlere devam edeceğiz ben salı günleri böyle ufak tefek
yerlere gidiyorum oralarda böyle ders falan yapıyorum o yüzden salı günlerini boşaltmak istiyorum hakkınızı helal edin o sonuçta korona virüsü günleri de geçer gider biter biz yine salıları oraya buraya gitmeye devam ederiz inşallah pazarları gitmek istiyorum pazar günleri de çünkü gidiyorum genelde o yüzden haftanın dört günden aşağı düşmek istemiyorum pazar işte cumartesi perşembe salı bazen işte diğer günler de gidiyorum o günler benim kendime ait ben şimdi gün buradan söylemeyeyim herkes sonra işte şu günüm boş
bugünüm boş diyor benim boş günüm yok o yüzden kimse heyecan yapmasın perşembe cumartesi resmi günlerim öbür günler gayri resmi günler selamun aleyküm hatim için paylaştığımız cüzleri okurken sonunda dua etsek hatmin duasında sıkıntı olur mu olmaz fatihadaki malikiye middin ayetindeki din günü ibaresi biz çok mealde ceza günü olarak ifade edilmekte bu gönlümüzü rahatsız ediyor haşa Allah'ın sadece cezalandırma yönü hayır o hesap günü ceza günü değil din günü hesap günü maaşlarda herkesin hesaba çekileceği gün selamun aleyküm
recep karataş seçilmişlerin ve seçilmemişlerin orucu diye bir oruç var mıdır seçilmişler kimler seçilmişler kimlerdir teşekkür ederim biz bilmiyoruz canım kardeşim biz kural sünnette oruç nasıl tarif ediliyorsa öyle orucumuzu tutmaya gayret ediyoruz selamun aleyküm ölmeden önce ölünüz demek ne demek kural ve sünnete sımsıkı yapışıp haramlardan uzak durmak canım kardeşim selamun aleyküm çocukluğumdan beri güvercime bakıyorum severek bunun günah olduğunu ve bereketimizin kaçırdığını söylüyorlar hadis-i şerif var bu konuda
eğer böyle haberleşme güvercini besliyorsan söyleyecek bir laf yok ama öbür türlü hadis-i şerif var onların akıllarının olmadığına dair hem de ben hatırımda kalan o selamun aleyküm dul bir bayan iki çocukluğu evi ve arabası var malının zekatının vermesi gerekir mi kendi geçimini sağlayacak kadar geliri var yok kenarda nisap bakın bir kimsenin oturduğu ev asli ihtiyacıdır arabası asli ihtiyacıdır evinin içindeki eşyalar asli ihtiyacıdır bir kimsenin beş tane evi var kirayı veriyor beş tane evden de kira alıyor bu kimsenin
asli ihtiyacıdır kiraları diyelim ki yiyor veya harcıyor o asli ihtiyacıdır ona bir şey denmez ha şimdi yeni yeni iştahat etmek istiyorlar böyle çalışmalar var mesela bir kimsenin çok şeyi ne o bir kıymetli bir gayrimenkulü var iki yüz milyar aylık kira alıyor iki yüzünde yiyor o kimse veya yatırım yapıyor bu kimse zekat verir mi vermez mi diye yeni böyle zamanın alimleri bunu tartışıyorlar bunun eski fıkıh kitaplarında yeri yok bu yeni yeni tartışıyorlar bunlar için böyle şeylerde ne yapacağız diye bu tartışma üzerinde
daha hükmedemediler hükmedebilmeleri için sünnet-i seniyeden bir işaret olması lazım yok normalde gelirini verecek o kimse o kimse kazandığı parayı yiyorsa ama kiradan ama başka bir yerden o zaten ekonominin içinde hocam bir yıldır dersi başlarda çok kısa gibi bir süre gaflete düşmüştüm ama hatırlamıyorum sayısını ne yapmalıyım çekememiştim devam et canım kardeşim Allah'ım affetsin inşallah fıtır sadakası ramazan ayının sonunda mı verilmesi daha eftaldir sonuna kadar verin en geç bayram namazına kadar en geç bayram namazına
kadar verilmesi lazımdır iki ortaklı aile şirketimiz var malum özellikle koronavirüs sebebiyle uzun süredir iş ve satış sıkıntılarımız var ama ödemeler masraflar ve çeklerimiz var şimdiye kadar hiçbir bankadan kredi finans kuruluşundan para kullanmadık ev araba arsa ne varsa satıp borç ve gider ödemelerini yaptık ama artık bir şey de kalmadı satış yaptığımız ürünleri zararına satıp giderlerimizi karşılamaya çalışıyoruz ama satış yapacak satış yapacak iş ne de piyasa olmadığı için yok denecek kadar az bankalarda kredi limitlerimiz var
ne kadar istemesem de ben Darül Harp Hukukuna göre kredi kullanabiliriz diyorum ama kardeşim razı gelmiyor o da başka bir cemaatı mensubu oradan onay gelmediği için şu an sıkıntı yaşıyoruz ay sonundaki ödemelerini yapamayacağız çekler yazılacak ne yapmalıyım sorum uzun olduğu hakkınızı helal edin normalde Darül Harp Hukukuna göre bir kimse bunu kullanabilir ama iki ortak birisi kullanmak istemiyorsa ona söyleyecek bir sözüm yok bir kimsenin Darül Harp Hukukuna göre harbinden harbiyle arasında faiz yoktur Hadis-i Şerif
Hazreti Mekkulden rivayet edilmiş İmam-ı Azam bu Hadis-i Şerif'e bakaraktan Darül Harp'te harbiyle kimsenin arasında faiz yoktur hükmünü vermiş bir kimse İslam hukukunun icra edilmediği bir yer İmam-ı Muhammed'e göre Darül Harp'tir orada harbiyle arasında faiz yoktur bankalar da zaten bu noktada Darül Harp Hukukunda uygun faizi normalde eşikare yapıyorlar hiç kimse bugünkü mevcut bankaları İslam hukukuna göre diyemez ama bir kimse bu fetvayı kabullenmeyip ben bu fetvayı kabullenmiyorum kabul etmem deme hakkı var buna da bir şey
diyemem 111 Esma-ül Hüsn'e fazileti vesaireyle okunması doğru mu? Bunlardan hiçbir bilgim yok ben bildiğim hadis-i şerifler belli Esma-ül Hüsn'e okuyabilir bir kimse istediği kadar okusun bunda bir sıkıntı yok ama sayısal olan şeyleri bilmiyorum rüyada Kabe bahçesinde namaz kılıyordum hocam harika imanımıza işaret inşallah hatalarım kusurlarım günahım çok eksik bir insanım muhakkak yeterli değildir kendi adıma ve sizin tavsiye ettiğiniz zikirleri çekmeye gayret ediyorum ama Resulullah Efendimiz'in yüzünü göremedim
ve çok az rüya görürüm ne yapmam gerekir bilemiyorum bana yardımcı olur musunuz? Allah'a yardımcınız olsun Allah kalbinize ilham etsin inşallah Selamun Aleyküm Üniversitesi sınavına hazırlanıyorum Ramazan ayından dolayı çalışma saatleri nasıl olmalı? Fıtrat olgun olmasını istiyorum bilemeyiz herkesin kendi özel hayatı özel çalışma sistemi o yüzden kendi sisteminizi kendiniz kuracaksınız Selamun Aleyküm eşim hamile ve son ayında oruç tutamıyor bununla ilgili ne yapması gerekiyor borçlu mu oluyor?
Allah razı olsun normalde borçlu olur oruç tutamazsa iyileştiğinde sağlığı yerine geldiğinde orucunu tutabilir ha ben ölürüm kalırım ne olacağım belli olmaz derse 30 gün oruç tutamadığı için fitresini özür dilerim fidyesini verebilir gün başına bir kişi o da 27 liraymış herhalde 30 liradan hesaplasa 3 kür 3 900 bin lira yapar işte en azı o yüzden bunu verebilir sonra sağlığı yerine gelince hani doğum yaptı çocuğunu emzirdi bunlar geçtikten sonra orucunu iade edebilir ama parayı geri alamaz verdi ya Selamun Aleyküm
Konya'dan sevgilerle rüyada güzel sesle ezan okumak neye delalet eder? İnşallah Ümmet-i Muhammed'e faydanız olacak Kur'an ve Sünnet'i inşallah insanlara aktaracaksınız bu konuda çalışın çaba gösterin hem müjdeci hem uyarıcı bir rüya Selamun Aleyküm hayırlı programlar sahur saatine uymak mı gerekir yoksa imsakta ezandan sonra yemeğe devam edebilir miyiz? Kur'an'a göre fecir zamanı daha geç vakte kadar zaman var Diyanetin yayınladığı bu imsak vakti doğru bir vakit imsak girdiğinde bitireceksiniz orucunuzu ezan Allahu Ekber dedi Allahu Ekber derken daha yemeği içmeyi keseceksiniz bizim bildiğimiz bu diş macunu ile diş fırçalamak orucu bozar mı? bozmaz çünkü yutmuyorsunuz hiçbir şey ağzınızda ben mümkün olduğunca fırçalamamaya gayret ediyorum ama misvaklamak sünnet misvaklayabilirsiniz dişlerinizi de fırçalayabilirsiniz diş macunu da kullanabilirsiniz ama yutmüyorsunuz
yutmüyorsunuz ya bir de diş macunu içerisinde böyle size faydalı olacak bir malzeme de yok zaten o zehirden yapılmaz diş macunu yutarsanız zarar edersiniz zaten hasta olursunuz zehirdir diş macunların büyük bir çoğunluğu selamünaleyküm size zekat hesabı soranlar Türkiye Diyanet Vakfı'nın internet sayfasında zekat hesaplama programıyla otomatik hesap yapabilirler güzel selamünaleyküm kimi rızkını helalinden kimi haramdan kazanıyor Allah er rezzak ismiyle rızka kefil peki bu haramdan para kazananların bu ismi şeriften
nasiplenmiş oluyorlar mı Cenab-ı Hak rezzaktır bütün herkese rızıkları dağıtır o rızıkları elde etmek kimisi için haram yoldandır kimisi helal yoldandır Allah bizi helal yoldan olanlardan eylesin inşallah selamünaleyküm oruçluyken çalışalık yorulduk terledik temizlenmek için duş almak veya yıkanmak orucu bozar mı bozmaz veya sıcaktan serinlemek için keyfiyetten yıkanmak orucu bozar mı bozmaz ama orucun faziletini aşağıya indirir geçmişte böyle bir şekilde bozmuş ise kazası gerekir mi bu kaza gerekmez bunlar bozmaz
çünkü orucu selamünaleyküm yakınlarda dört çocuk annesi evli bir kadın gece sevgilisiyle kapıda konuşurken büyük oğlu görüyor kadın çocukların üstünü kapıyı kilitleyip sevgilisiyle kaçıyor eşi de sağlıkçıydı çocuklara virüs bulaşması korkusuyla yirmi gündür dışarıda kalıyordu şu an bu kadının yaptığının hiçbir cezası yok sevgilisi olması ya da adamla kaçması dört çocuğun ortada kalması aile de geniş doğulu bir aile adam Allah'ından bulsun dese de sülale bulup öldüreceğiz diyor bunun ceza sisteminde nasıl bir karşılığı
olmaz akıl almıyor bu durumda adam ne yapmalı çocuklar şu an çok kötü neler tavsiye ederseniz benim tavsiyem adamın o kadını hızla boşaması öldürmeye öldürmeye kimse kalkmasın gidip ceza yıllarca yatar ondan sonra bir de işte kadın katili bütün feministler ortaya çıkar kadınlar ölmesin der adamın cezasını yükselttirirler daha hani neredeyse idam ettirirler çünkü bu ülke o hale geldi yani kadın istediği adamla istediği zaman gidecek kaçacak evlen neocinsel ilişki girecek istediği gibi hayat sürecek o yüzden bunu durduracak
hiçbir kanun madde yok erkekler boşayacaklar kadınlarını erkek kadını boşayacak çocuklarını alacak sahiplenecek diyecek ki ben evlilik yaparken isabet ettirememişim böyle cibilliyeti bozuk kanı bozuk südü bozuk bir kadın almışım diyecek hayatına devam edecek boşayacak başka çaresi yok vaktiniz olursa ölmeden önce ölmüyor anlatır mısınız haramlardan uzak durmak nefsin hile ve destelerine karşı uyanık olmaktır ölmeden önce ölmek bunu yaparsa o kimse zaten birinci ölümü yaşar dervişik nasıl olmalı nasıl yol almalıyız
hakkıyla nasıl dervişik yapabiliriz az önce söylediğim şey bunun içinde bir sorun daha var kız kardeşi abisine fitre verebilir mi verir merhaba hocam hayırlı ramazanlar ismimi vermek istemiyorum geçmiş yıllarda anlık bir hatam oldu sonrasında çok tövbe ettim ve tekrarlamadım içimde hep hatamdan dolayı bu yaşıma kadar yaptığım her ibadetim boşa gitti gitti benim kötü insan olduğum Allah'ım benim samimi bulmadığım gibi düşüncelerim var her ibadet yapmak istediğimde içimden ben zaten kötüyüm ben zaten günahkarım diye
vesvesem oluyor hatamın ortaya çıkmasından da Allah'ıma Yasettar ismiyle sığınıyorum ben böyle kötü biri değildim bir anlık neden böyle oldu gibi birçok sorularla boğuluyorum kendi inancımı sorguluyorum hep inancımı sorguluyor olmam da beni üzüyor bana ne tavsiye edersiniz Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dedi ki herkesin bir günah bütün herkesin elini altına alır bir günah yani günah işlemeyen hiçbir kimse yoktur hiçbir kimseye biz kalkıp da günah işlemeyecek diyemeyiz herkes günah işleyebilir
ve bir günah onu muhakkak elinin altına pençesinin altına alır öyle söylüyor sahabe diyor ki nicedir bu ümmetin hali devam ediyor günah işleyenlerin en hayırlısı günah işleyenlerin en hayırlısı günahından hatasından dönen tövbe edenlerdir ve tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir diyor bakın tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir şimdi öyle olunca biz kendi kendimize şunu diyeceğiz yani biz bir günah işledik evet bir hata yaptık evet bu hatamızdan günahımızdan döndük yarabbi beni affeyle ben bir daha bu hatayı bu günahı
işlemeyeceğim dedi geri döndü o ne oldu hiç günah işlememiş gibi oldu başka bir hadis-i şerifte o kimse eğer ki diyor böyle bir kimse halakayı zikrullaha katılırsa geçmiş günahları hayra çevrilir bir değişim bu tarafı var o zaman zikir halakasına bir kimse oturursa geçmiş günahlarda ne olmuş oluyor hayra çevrilmiş oluyor bu da büyük müjde size tavsiyem bir zikir halakasına gidip intisap edin bir zikir halakasına oturun ve zikir halakasına oturduktan sonra bilin ki hiç günah işlememiş gibi olacaksınız ve geçmiş günahlarınız
da hayra çevrilmiş olacak kendi imanınızı sorgulamayın bu şeytanın vesvesesi kendi samimiyetinizi sorgulamayın bu şeytanın vesvesesi şeytanın vesvesesi sizi aldatmasın tövbe edin dönün zaten tövbe edip geri dönmüşsünüz Kur'an ve sünnet tarihinde hayatınızı yaşamaya devam edin gayret edin Allah muhineniz olsun inşallah Selamun Aleyküm 2018 yılından itibaren resmi nikah kıyma işlemlerini vatandaşlar dilerse belediyeye değil müftülüklerde de yaptırabiliyorlar bilginiz olsun Eyvallah Meymune annemiz Keler hadisini o mu nakletmiş
evet ama Keler Meymune'ye gelmedi Keler Sare annemize geldi Selamun Aleyküm ben 9 yıl önce ders aldım elimden geldiğince dersimi çekiyorum namazımı kılıyorum ama sizi rüyamda göremiyorum dersimi alacaksınız diye korkuyorum ne korkacağın yok kimsenin dersini almayız korkacak bir şey yok Allah muhafaza eylesin arkadaşlar kimsenin dersini kolay kolay almayız biz böyle ders almak için neden ders verelim madem kalacağız böyle bir şey yok ben son noktaya kadar hiç kimsenin dersini almam söylerim konuşurum ikaz ederim ama bir kimse
bıraktı Allah yolunu açık etsin bir şey demem veyahut da açıktan birisine bir şey söylerim bunu yapma derim onu yaparsa onun dersini alırım bu ayrı kolay kolay da geri vermem evet vermem bu konuda biraz ketümüm evet ketümüm ben ona bir şeyi yapma demişim yapıyor yani ne yapabilirim ben ona bizim başka bir yaptırımımız yok ki ki onun yaptığı eğer sadece kendisini ilgilendirse söyleyecek bir sözüm olmaz gene yani herkes hata yapar günah işler kusur işler ayrı mesele ama ben bir şey yapma diyorsam ona o zaten bizim bulunduğumuz
vakfı ilgilendiren bir meseledir o vakfın adını kötüye çıkaracaktır vakfın hiyerarşisini bozacaktır sistemi bozacaktır orada bir önemli bir şey vardır o zaman ben ona müdahale etmek zorundayım ben koruyacağım vakfı buradaki bu sistemi hiyerarşiyi koruyacağım benim vazifem bu yani bir vakıf bir topluluk kolay oluşmuyor onu neden bir başkasının nefsine peşkeş çekeyim ki ben mesela ders yaptıran bir kimse örneğin biz diyoruz ki kendi kafanızdan kendi kafanızdan bir şey yapmayın kardeşim veyahut da ben ona şunu yapma demişim
o ne yapmaya yapıyor daha veya birisine demişim ki bak böyle böyle böyle böyle yapmayacaksın yaparsan senin dersini alırım yapıyor gözümün içine baka baka ya ben sana söylemişim bunun cezasını da söylemişim ne yapıyorsun kardeşim e sen dinlemeyeceksen Allah yolunu açık etsin yürü git nereye gidiyorsan git açık ve net canım kardeşlerim sufi topluluklar nefsi teski etme yeridir nefsi terbiye etme yeridir nefisle mücadele etme yeridir sufi topluluklar heva ve hevesin kol gezdiği nefsin tavan yaptığı kibrin tavan yaptığı
yerler değildir bir kimse bir sufi topluluğa intisap ediyorsa o şunun sözünü veriyor ben nefsimle mücadele edeceğim ben burada bana verilen önergeleri yönergeleri yerine getireceğim bana Kur'an sünnet tarihinde bir şey derseniz ben bunu yapmaya gayret edeceğim bu sufi topluluğa bir kimsenin intisap etmesinin temeli budur biz sizden para istemiyoruz pul istemiyoruz eviniz barkınız paranız pulunuz eşiniz çoluğunuz çocuğunuz mutluluk halinde sizin olsun kardeşim bizim hiç bunlarla işimiz yok bir Allah'ın kulu şunu diyemez
33 yıldır bizden para istedin pul istedin ev istedin bark istedin han istedin hamam istedin arsa istedin tarla istedin araba istedin kimse diyemez bunu bakın kimse diyemez ben kendi yağına kavrulan bir insanım kendi kazancıyla kavrulan bir insanım hiçbir kimse de şunu diyemez ben Mustafa Özbağ 10 lira verdim 20 lira verdim 50 lira verdim al bunu harçtan dedim bu para senin olsun dedim bunu da söyleyemez kimse veya Mustafa Özbağ geldi benden 100 lira istedi diyemez ben borç isterim eyvallah alırım isterim öderim o da
belli insanlardır bakın belli insanlardır 5 kişi bile yoktur bakın 5 kişi bile yoktur onlar da arkadaşlar bilirler zaten kimden borç aldı mı kime şey yaptı mı şu anda da zaten öyle bir kimseye de bir borcum yok zaten öyle bir durumumda yok şimdi arkadaşlar sizden hiçbir şey istemiyoruz Kural Sünnet tarihisinde bir topluluk burası ve nefisle mücadele edilen bir topluluk ve burada adam nefsiyle mücadele etmeyecekse yapma dediğimizi yapacaksa ne anlamı var burada durmasın Allah yoluna çıketsin veyahut da çekmiş gitmiş
kardeşim muhakkak giderken bizim bir şeyimizi gördün de gittin bizim bir eksikliğimizi gördün noksanlığımızı gördün yanlışlığımızı gördün haklı da olabilirsin doğru ne yapma geri dönüyorsun o zaman dönme ya gidişin yalan ya gelişin yalan o zaman bakın ya gidişin yalan yoktu bir şey nefsine uydun gittin ya da gelişin yalan şimdi de nefsine uydup geliyorsun yapmayın canım kardeşim bunu bütün ayan beyan ben söylerim ben 33 yıldır ben derim arkadaşlar birisinin dersini aldırırsam kolay kolay geri vermem birisi dersini
bırakır giderse ben ona vermem kolay kolay vermem bu şeyh efendinin zamanında da aynıydı ben şeyh efendinin zamanında da bir kimse dersini bırakıp gittiyse ben ona ders vermezdim o şeyh efendi gelirdi onlar sıraya girerdi ders almak için tekrar onlar ders alırlardı şeyh efendiden ben bir şey demezdim şeyh efendinin haberi olduğu bazı meseleler olurdu mustave efendi sen olsan vermezsin ben vermem efendim diyordum ben o veriyordu ama ölmezden önce yani 2003'te öldü 2000 yıllarında 2001 yıllarında bir iki mesele yaşandı
bana şunu dedi mustave efendi vermemekte haklıymışsın oğlum dedi sebep adam çünkü ders alıyor ya yani gidiyor geliyor tekrar bir tanesi bayındırdı öyle yaptı yani gitti adam geldi tekrar ona ders verdi şeyh efendinin beni iklendirmez dergah şeyhin benim değil ben orada zakirim ben onu şunu yap bunu yap demir lüksüne sahip değilim o adam sonra ders aldı bir daha gitti sonra bir daha geldi sonra bir daha gitti sonra bir daha geldi sonra bir daha gitti son gidişinde şeyh efendi dedi oğlum sen haklıymışsın e neden yani o gidiyor ya
nasıl olsa geldiğinde tekrar alıyor ya geldiğinde tekrar alıyor kıymetini bulmuyor kıymetsizleştiriyor onu şimdi adam gidiyor neyi gördün da gittin neyi hava bastın da gittin bize neden kibirlendin da gittin gelip deseydin senin şuranda eksiklik var buranda eksiklik var şuranda böyle bir yanlışlık var o yüzden gidiyorum kardeşim eyvallah biz de seni alkışlasaydık he ben gidiyorum Allah yolunu açık etsin e ben geldim aa yok hoş geldin diyemeyeceğiz Allah bizi affetsin inşallah bakın herkes hata yapabilir soruyorlar
Hz. Peygamber'e sallallahu aleyhi ve sellem ümmetin içki içer mi içer kumar oynar mı oynar şunu yapar mı yapar yalan asla söylemez diyor arkadaşlar biz birisi bir hata yapar günah işler kusur işler bizim bir milletin başında günahlarını kusurlarını araştırıcı onların günahlarını kusurlarını sorgulayıcı değiliz ki böyle bir şey Allah'a sığınırız olur mu öyle şey insanın hatasını kusurunu gözetmek benim işim değil kim birilerinin hatalarını kusurlarını araştırırsa Allah da onun hatasını kusurunu herkesin önüne serer
benim işim değil ben rüyamda görsem gördüğüme pişman oluyorum kendi kendime diyorum bunda bir hikmet vardır herhalde ben işliyorum bu günahı kendime yoruyorum o arkadaşın üzerine yormuyorum yani sebep ben kardeşlerimi öyle görmek istemiyorum bitti ben onların eksiğini kusurunu görmek istemiyorum birisi söylese dahi örtmeye çalışıyorum o ayrı mesele Allah bizi affetsin ama yani bu topluluk o kimseye hizmet ediyor bütün herkese hizmet ediyor bu topluluk ya sen buradaki hizmete nankörlük edip çekip gideceksin ondan sonra
diyeceksin ben elimi kolumu sallaya sallaya geldim hiç gitmeyenin hakkına tecavüz değil mi bu Allah bizi affetsin youtube'dan müzik video indirmenin değil hükmü nedir siz bunu doğru buluyor musunuz yani onlar zaten indirmeye açık ki öyle değil mi salim açık Allah üstadım yanlış hitapta bulundum galiba affımı istiyorum kuyucu hocamın der üzerinden derken selamünaleyküm aleykümselam mümarek derya deryaydı değil mi arkadaşın adı derya latife yaptım zaten sıkıntı yok Allah yiyesin inşallah selamünaleyküm çekmiş olduğum tevhidleri
bir hatim yapıp bağışlama yaptıktan sonra tek tek kardeşlerin ruhaniyetlerine bağışlamamda sıkıntı olur mu olmaz ya olmaz istediğiniz gibi şey yapın alem ne dersi desin ama demesin ben sizin kölenizim Mehmet Kuyucu böyle bir telaffuzdan dolayı tövbe ediyorum Kuyucu hayırlı akşamlar işin gücü nasıl gelsin selam söyle çoluk çocuğu herkese bütün kardeşlere inşallah latife yaptık Kuyucu ya sıkıntı yok Ramazan latifesi olsun kendine problem etme Allah yiyesin inşallah selamünaleyküm saygıdeğer hocam ben de sizden ders almak istiyorum
Eskişehir'de ikame etmekteyim bana yardımcı olursanız çok sevinirim inşallah canım kardeşim veririz inşallah bizim yolumuz kolay değil bak zor bir yol öyle hemen bizim yolumuz paldır küldürlük bir yol değil böyle kolay bir yol değil bak iyi düşün istersen kendi kendine böyle bir iyice bir analiz et de ki ya ben neyle baş başa kalacağım neyle karşı karşıya kalacağım de Allah yardımcın olsun inşallah iyice araştır soruştur hakkımızda olumlu düşünenler var olumsuz düşünenler var olumlu düşünenlere bak olumsuz düşünenlere bak Allah Cenab-ı Hakk inşallah gönlüne kalbine doğruya ilham etsin inşallah rüyanda göstersin Rabbim iyilik versin inşallah selamun aleyküm görümcem evli bir başkasıyla da ilişkisi var bunu bildiğim halde bir şey yapamıyorum vazgeçmiyor aynı zamanda medyumcu of of of zaman zaman evimde muska buluyorum nasıl bir yol izlemeliyim vay ateşin içine düşmüşsünüz siz ya Allah muhafaza eylesin inşallah ya o o şimdi medyumcuysa bütün her türlü büyüğü müyüğü hıvırı zıvırı her şeyi yapıyordur kendini muhafaza et koru ondan kendini
Allah muhafaza eylesin onlar kafir cinnilerle irtibatları oluyor kafir cinnilerle irtibatları oldukları için sıkıntılı onlar Allah muhafaza eylesin o kocasına da büyüğü yapıyordur o bakmasın görmesin hissetmesin diye Allah muhafaza eylesin inşallah selamun aleyküm sofraya oturduğumuzda üç parmağımızı koyup tevhid çekmenin nedeni nedir ve neden uzatarak tevhid çekiyoruz bilgilendirirseniz sevinirim bir hadis-i şerifte öyle diyor layi üç elif miktarını uzatırsa üç sefer çekince işte hadis-i şerif tam metin aklımda değil
şu kadar günahı affolur diyor o yüzden de sufiler onu kendilerine virt edinmişler selamun aleyküm mümin bir delikten iki kez ısırılmaz muhabbet beslediğim kimselerden kimselerden tarafından hor hakir özensiz davranılıyorum sevdikçe haddini hududunu aşan insanları görüyorum her seferinde duygularımı dengeye alacağım desem de başarılı olamıyorum bu noktada severken ölçüyü tutturamadığım için sevgim karşısında ne kadar haddi aşabildiklerini görünce hayrete düşüyorum duygularımı dengeye alamadığımdan dolayı sıkıntı yaşamam
bu hadis-i şerifle örtüşür mü ne buyurursunuz normalde bir kimse severken aklıyla sevebiliyorsa harika bir şey ama normalde bir kimse severken aklıyla sevememesi normal bir şey aklıyla seviyorsa da o zaten ölçülü sevecek o zaman aklıyla seviyorsa insan şuna da katılmıyorum ben çok aşırı seviyorum sever sevdiğim insanlar da haddini bilmiyor yok ben buna katılmıyorum bir kimse birisini çok seviyorsa onun hadsizlik kudutsuzluk ettiğini nasıl görecek ki sevenin aklı yoktur sevenin gözü yoktur seven kördür dedi görmez neyi görmez
seven sevdiğinden başka hiçbir şey görmez ve seven sevdiğinde kusur da görmez seven sevdiği kimselerin hadsiz ve hudutsuz olduklarını görüyorsa onu tam sevmemiş selamun aleyküm evlilik ile ilgili istihara yapmıştım yanım sönen loş sarı ışıklar gördüm imam bayıldı yemeği de vardı odada ışıkların yanım sönmesi beni endişelendirmişti tevhile ederseniz mutlu olurum ışıkların yanım sönmesi olumsuzluk değil imam bayıldı yemeği de olumsuzluk değil hanım sigara içemediği için oruç tutmak istemiyor ben kocası olarak tutmadığı oruçlardan
sorumlu muyum değilsin ama sigara parasını veriyorsan sen ondan sorumlusun bakın sigara parasını sen veriyorsan sorumlusun bir kadın oruç tutamıyorum diyorsa tutamayabiliyordur veya ben tutmayacağım ben terk ediyorum onu der günah kebari demiştir bu noktada erkek ona zorla tutturacak diye bir kaide yok bazıları fetva veriyor kadın açıktan bir şey ne o farzı terk ederse erkeğe boşama hakkı doğar diye biz ben hanefi iştahatında bunu okumadım hiç o yüzden bir şey diyemem selamun aleyküm yeni ders için herkes onu çekecek
dediniz şimdi fakat bize söylenen eski dersi çekemeyenler ağır gelenler ve yeni ders alanlar için denmişti eskiler eski derslerine devam ediyor yeni ders alacaklarda da yeni ders kağıdı veriliyor şimdiye kadar da bize böyle söylendiği için böyle söyleniyordu şu anda durum farklı bir boyut oldu bunda bir sıkıntı yok normalde eski derslerine devam edecek olanlara ben müsaade etmiştim zaten geri kalan herkes yeni derslerine devam edecek diyanetin sabah namazını ezanı sadece ramazanda imsak vaktinde okutması diğer zamanlarda
imsaktan bir saat okutmasının sebebi nedir yani normalde iyi bir uygulama oldu bence yani önceden sela okutuyordu şimdi ezanı da okutuyor sabah namazının vakti giriyor zaten ilk vakti imsakın şey o uygulama yanlış bir uygulama değil selamun aleyküm bay ve bayan internet arkadaşı kurulabilir mi veyahut sadece birbirleriyle oyun oynaması dahi caiz mi değil yani bay ve bayanın internet arkadaşı da caiz değil onların oyun oynamaları da caiz değil normalde bayan bayandır erkek erkektir o yüzden internet ortamında da bay ve bayanlar
ayrı ayrı arkadaşlık arkadaşlık kurup oyun oynamaları da caiz değil uygun değil selamun aleyküm geceniz mübarek olsun birkaç ay önce İstanbul Fatih'te Fatih'e taşındık evimiz önünde Sultan Selim Camii ve türbesi arka sokakta bir Mürşid-i Kamil'in türbesi yan sokakta başka bir şeyh bakkala gidene kadar birkaç mübarek zatın kabrinin yanından geçiyorum koronadan önce elimden geldiğince ziyaret edip onlara üç ihlas bir Fatih okuyup armağan ediyordum şimdi dışarı çıkamadığımızdan dolayı evden okuyup armağan etmemizde ya da günlük virdiğimizde
onları da beldesinde bulunduğumuz ehli kuburun ruhaniyetin diye almamızda bir yanlış yapmış olur muyuz olmayız ondan sonra bu noktada böyle okumanız da çok uygun olur selamun aleyküm market önlerinde ele sürülen dezenfektanlar orucu bozar mı bozmaz zikir gönlüme inmediği için sürekli zikir çekemiyorum sürekli zikir etmenin bir miktarı yolu var mıdır yok aklına geldikçe la ilahe illallah'a devam et inşallah selamun aleyküm şeker hastasıyım açken şekerimi ölçüyorum parmaktan kan alarak ölçüm yapıyorum orucumda bir sakatlanma
olur mu olmaz şekerli kimsenin kan vermesi orucu bozmaz selamun aleyküm bir kimsenin gece çektiği günlük virdi uyuyakaldığı bir günde sabah namazından sonraya kalırsa virdi kazaya kalmış olur mu evet niyetlenirken kazasına diye mi niyetlenmek gerekir evet selamun aleyküm geceniz hayırlı olsun amin cümlemize selamun aleyküm kalan çorbaları yemeklerden köpeğimize versek israf etmiş olur muyuz köpeğimiz bahçede bakıyoruz israf etmiş olmazsınız ama böyle daha ölçülü yemek yapın ama bunda kalan yemekleri köpeği vermek de
israf değil atılması çöpe atılması israf atılırsa çöpe giderse Allah muhafaza ölesin o kötü önceden bahçesi olan çobanı olan böyle köy yerlerinde yaşayanlar kalan yemeklerini ekmeklerini köpeklere götürürlerdi bunda bir sıkıntı yok bu israf etmiş olmaz yani insan bir sohbetinizde derviş gece beş bin tevhid çekmeye devam ederse rüyaları cam gibi olur demiştiniz derviş bunu gece yapmayıp gün içerisinde beş bin tevhid çekerse bu dediğinize dahil olur mu inşallah neden olmasın selamun aleyküm size bir sorum olacaktı şimdi bizler
öldüğümüz zaman kabire girdiğimizde azap mı çekeceğiz yoksa cehennemde çekeceğimiz azabı mı göreceğiz cehennemde çekeceğiniz azabı göreceksiniz veya iki bin yirmide öldük azabımız başladı kıyamet yedi bin yetmiş yılında kopacak biz o zamana kadar yanacak cehennem cennet ve cehennem kurulduğunda tekrar yeniden dirilip mi yanacağız yok kabirde böyle şey yok ne o cehennem azabı yok cehennem azabını görüyorsunuz menzil sofilerinin kendi dergahlarında gönüllü olarak yiyecekler hazırlayıp belli bir ücretle satıyorlar bu ücretle katkıda
katkıda bulunuyorlar caiz mi duyduğumu paylaştım Allah iyi etsin selamun aleyküm yakın zamanda babamın işlediği bir haram için üç beş kişi dışında çevremdeki tüm akrabalarımı ve büyüklerimi karşıma aldım şedid şekilde onlara kafa tuttum doğrusu bu diyerek ve babam o haramdan kurtuldu şimdi o zamanlardan bir huy kaldı üzerimde bir şey yalnızsa bazen sert şekilde söylüyorum ki insanlar söylediğime saygı göstersinler işin garibi işe yaradığını fark ettim böyle sert davranmaya devam edeyim bilmiyorum ne yapmamı tavsiye edersiniz
karar sizin madem ki bu konuda böyle bir etrafınız sertlikten anlıyor olabilir selamun aleyküm oruçluyken banyo yapılırsa orucu bozar mı bozmaz benim eşim oruç tutuyor ezan okununca bir bardak su içiyor orucunu açıyor hemen namazı kılıyor olur ben ona olmaz diyorum günaha giriyor muyum evet sünneti işliyor suyla da oruç bozulabilir orucu bozduktan sonra namazını kılıyor güzel bir şey yapıyor hiç sıkıntı yok selamun aleyküm kayınpederim vefat edeli 8 yıl bitti ondan 3 evladına köyde tarla kaldı ancak henüz tapularını kimse
almadı bunların zekatını kim nasıl verir tarla zaten zekata girmez sosyal medyadan islamı devamlı kötülüyorlar gecenin bir yarısı çay demletilen bir din kötü olabilir eyvallah çayımız eksik olmaz dervişin bir çayı var bir hayı var içeriz çayı çekeriz hayı gecenin bu vaktinde bile millet ayakta bak hamdolsun selamun aleyküm İstanbul'dan Muhammed ben aşağıdaki sözün manası nedir kaynağının doğruluğunu bilmiyorum fakat peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme ait olduğu yazmaktadır en büyük düşmanın iki kaburga kemiğinin
arasında olan düşmandır evet nefsi söyler böyle yani büyük harpten küçük küçük harpten büyük harbe döndük sahabe sorar hemen kısa kısa geçiyorum büyük harp nedir ya resulullah karşımızda düşman kimdir deyince iki kaburga arasındaki bulunan nefsinizdir der bu nefisle cihat da en büyük cihattır diye devam eder bir diğer sorum evde tek başına zikir nasıl yapılır öncesinde bir duası yapılıyor mu bir kağıdındaki bağışlamaları yapıp dersinize başlıyorsunuz selamun aleyküm 22 yaşımı dolduracağım neredeyse ama ben bir kere bile
peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem rüyamda göremedim ne tavsiye edersiniz bol bol salatu selam getirin onu sevin onun sünnetlerini yerine getirin hep böyle hissedin onu selamun aleyküm bir sorum olacaktı nasıl üstad olduğunuz vaktiniz varsa cevaplar mısınız biz üstadların hizmetçisiyiz canım kardeşim biz üstad olduk diye öyle bir sözümüz hiç ağzımızdan çıkmadı benim bildiğim çıkmadı salim sen duydun mu sen duydun mu cevdet ben üstad oldum sen duydun mu savaş duymamış buradakiler de yani benim ağzımdan
öyle bir laf çıkmadı hiç Allah beni affetsin inşallah ben de 15 yaşındayım adım Yusuf Talha sizden ders almak istiyorum ailem sizden dersi ne kadar çekebilirim teşekkür ederim sen de 33 33 çek bakalım Yusuf Talha Allah mübarek eylesin inşallah selamun aleyküm altın aramak caiz mi bulunan altınları kullanmak doğru mu nerede arayacaksın bir başkasının mülkünde arıyorsan adamın tarlasında evinde barkında altın arayamazsın ya iş efendim iş yerine bazı personeller hata yaptıklarında yerine göre uyarıyorum bazen hatanın
dozucuna göre kırıcı oluyorum bazen böyle yapmamak lazım gibi yüzüne hatasını söylemiyorum kırılmasın diye ama personel anlamayıp üzerine alınmıyorlar ben de mecburen yüzüne eleştiri yapıyorum bu türlü bir türlü içim rahat etmiyor yine kırdım birini diye bir sufinin yöneticiliği nasıl olmalıdır bir taraftan sufilikten dolayı yumuşak davranıp yolumuzu tanıtıp sevdirmek de istiyorum ama yumuşak davrandıkça disiplini oturtamıyorum nasıl bir yol izlemeliyim bu noktada normalde yapabildiğince kendince yapabildiğince disiplinli olmaya çalış
işin hukuku vardır o işin hukukunu insanlara anlat işin hukukuna uymuyorsa bir kimse yani o kimseyi işten çıkarabilirsin anlamak istemiyor işin hukukuna uymak istemiyor o zaman çıkaracaksın öğreteceksin öğrenmiyor yapacak bir şey yok Allah iyi etsin inşallah hayırlı geceler ben zikrullah'a ve sohbetlerinize gelen biriyim ama dervişiniz değilim sinirli olan biriyken her şeyi şimdi daha sakin çözen biri oldum aklımda olan bazı kötü alaçkanlıklarım yavaştan son buldu düşüncelerim bazen karışabiliyor ramazanın ilk savruğunda
bir telefon konuşmasında ramazanın bitince şunu yapacağım bunu yapacağım dedikten sonra sizi rüyamda gördüm tıkarmam gereken sonuç ne olmalı eğer ramazan bitince bir kötülük yapmayı düşündüyseniz yapma eğer ramazanın çıkınca iyilik yapmayı düşün diyorsanız ona devam edin inşallah Allah muhafaza eylesin kimseye kötülük düşünmeyin kimseye kötü davranmamaya gayret edin herkese iyi davranmaya çalışın bir kimse iyilikten anlamıyor sizin iyiliğinizi normalde böyle işte istismar ediyor eğer geri çekilebileceğiniz bir kimse ise
geri çekilin bu sizi üzüyorsa yok üzmüyorsa bırakın devam edin iyi davranmaya iyilik yapmaya merak etmeyin iyilikten maraz doğmaz siz iyi olun etrafınızdaki insanlara iyi olun sakin davranın iyi davranın güzel davranın boş verin bu dünya gelip geçecek kötü anılmaktansa bu saftı çok iyiydi diye anılmak daha iyi boş verin selamun aleyküm hayırlı geceler telegramda kodlama ait bir gruba yiyeyim bu grupta hocamız her akşam analiz yaptırıyor bizlere bu grup hafta içi bazı saatlerde açık olduğu ve diğer arkadaşlarla da soru cevap
vesaire olduğu için başka bir karma grubumuz var bu grupta sohbet de ediyoruz mesleki olarak birbirlerimizden faydalanıyoruz bunda bir yanlışlık söz konusu olur mu olmaz selamun aleyküm küçük nokta beyaz çok nurlu nohut tanesi kadar yıldız gibi bir parlak bir şey görüyorum arada sırada uyku hali de değilim ne olabilir elinizden öperim Fransa'dan inşallah Allah'ın nurudur devam edin Allah'ı zikretmeye selamun aleyküm üstadım ben Enes hakkı ışık 10 yaşındayım ders almak istiyorum olur sen de 7-7 ders çek inşallah az önce
aklımda kötü bir şey vardı ama kendimle ilgili demiş evet o kötülüğü yapma ikaz almışsın rüyayı görmüşsün o yüzden o kötü bir şeyi yapma inşallah asla yapma Ramazan'dan sonra onu yapacağım demişin bak ikazı almışsın hamdolsun hocam bizi üzen kişiler Allah seni senin gibi insanlarla karşılarsın demek beddua olur mu demeyin kötülük kötülük zincirini doğurur de ki seni Allah hayırlılarla karşılaştırsın seni Allah iyi etsin güzel etsin hoş etsin deyin inşallah canım kardeşlerim bugün de gecenin sonuna geldik saat 1.42
tabi ben sorunuz olduğu müddetçe burada sorulara cevap vereceğimiz söz vermiştim ama sorularınız bitti Ramazan'ınız mübarek olsun sahurunuz mübarek olsun oruçlarınız mübarek olsun inşallah Ramazan'ın sonunda affa mağfirete lütfa ikrama cemalullah'a kavuştuğunuz günler olsun sürçülisan ettiysek dinleyenlerimizin kalbini kırdıysak incittiysek özür dileriz başka hatalar kusurlar da işlemiştik işlemişsizdir Rabbim cümlemizi affetsin inşallah haklarınızı hilal edin geceniz hayır olsun selamun aleyküm Allah'a emanet olun

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi