TASAVVUF VAKFI MERKEZ (MUSTAFA ÖZBAĞ SOHBETLER) 23 NİSAN 2020
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 24 Nisan 2020 · 3:11:27
Selamun aleyküm, hepinize hayırlı akşamlar, Allah gecenizi hayırlı eylesin, Cenab-ı Hak gündüzünüzü, gecenizi, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, inşâAllah. Yarın malum 11 ayın Sultanı Ramazan-ı Şerif'in birinci günü olacak, bu gece herkes sahura kalkacak, oruç tutanlar. Allah şimdiden Ramazanlarınızı mübarek eylesin, inşâAllah şimdiden oruçlarınızı kabul eylesin, inşâAllah. Bütün Ramazan dolu dolu ibadette geçirilen bir Ramazan olur. Tabi bir sevincimiz daha var, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluş günü, aynı zamanda dünyada bir tek Türkiye'de olan 23 Nisan Çocuk Bayramımız var. Bayramınızı da bu noktada tebrik ediyoruz. Malum devletsiz bir topluluğun yaşaması mümkün değildir.
İyi ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kurmuşlar, iyi ki bu devletin çatısının altında yaşamaya devam ediyoruz. O yüzden devletimizi de bu noktada Cenab-ı Hak nice yüzyıllara, nice bin yıllara devletimizle beraber Kur'an-ı Sünnet dairesinde yaşamayı bizlere de nasip eylesin. Gelecek nesillerimizi de devletsiz, topraksız, Kur'ansız, sünnetsiz, vatansız, milletsiz bırakmasın inşâAllah. Kıymetli dostlar, bugün de evlerinize misafir olacağız inşâAllah. Yine Ramazan oruç sohbetine devam edeceğiz Allah'tan bir şey gelmezse. Böyle bir 15 dakikalık husisi bekledik. Malum bir etkinlik vardı. Herkes saat 9 olunca balkonlarından istiklal marşımızı okuyacaklardı. 23 Nisan çocuk bayramımız kutlanacaktı.
O yüzden biz de 15 dakika bu kutlamaların bitmesini bekledik. Dedik ki bu kutlamalara bütün halkımız tek yürek halinde katılsın, katılımda bulunsun. Balkonlardan özgürlüğümüzün misali olan bayraklarımızı sallasınlar. Balkonlardan özgürlüğümüzün misali olan istiklal marşımızı haykırsınlar. Korkma desinler, birlik ve beraberliğimizin teminatı olsun. Ve istiklal marşımızda bütün herkese, dosta, güven, düşmana, kahır olarak haykırılsın istedik. O yüzden 15 dakikalık bir gecikme yaptık, husisi yaptık bunu. Burada Savaş ve Cevdet'in misafiriyiz, bekledik dedik 15 dakika bekleyelim. Ondan sonra dedik inşâAllah programa başlarız dedik. Öylece başladık. O yüzden bu gecikmeden dolayı bir tarafımızdan da sizden özür diliyoruz.
9'da başlayacağız demiştik. Belki de siz de canlı yayın başlayacak diye bekliyordunuz. Ama bu 23 Nisan etkinlikleri ve istiklal marşının okunmasıyla alakalı 15 dakika biz de beklemiş olduk. Hakkınız bu noktada helal edin inşâAllah. Yine bu Ramazan'la, oruçla alakalı sohbete devam edeceğiz. Çünkü bu böyle birkaç sohbetlik daha devam edecek herhalde. Çünkü Ramazan'la alakalı, faziletiyle alakalı. Sonra da biraz zekatla alakalı meselelere kabaca girmek istiyorum vakit kalırsa inşâAllah. O da bitince inşâAllah ondan sonra normal mutada devam ederiz inşâAllah. Öyle diyelim. Yine bir Tirmizi'de, Müslim'de, Buhar'da geçen bir hadis-i şerifle sohbetimize başlıyoruz. Ramazan'ın faziletine inanarak ve ecrini Allah'tan umarak oruç tutan kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.
Bir kimse de faziletine inanarak, ecrini Allah'tan umarak kadir gecesini ibadetle ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır. Malum Ramazan oruç çok önemli. Hadis-i Kudüsü'de Cenab-ı Hak diyordu ya, sevabı bana aittir diye. Burada Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri normalde bu Ramazan'ın kendince, kendi dairesinde hikmetlerinden bir nebze de olsa bize belirtiyor. Diyor ki, Ramazan'ın faziletine inanarak ve ecrini Allah'tan umarak oruç tutan kimsenin geçmiş günahları bağışlanır. Kıymetli dostlar, bunlar böyle çok önemli müjdeler. Hani müjdeleyiniz, hadis-i şerifleri var ya, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri de müjdeliyor. Bizi korkutmuyor. Diyor ki, bakın çok önemli, Ramazan'ın faziletine inanarak ve ecrini Allah'tan umarak.
Yani burada şirk karıştırmayacak ibadetini. Ramazan orucunu tutuyor, orucun ecrini, orucun karşılığını Allah'tan bekleyecek. Allah için oruç tutacak. İşte patronum beni sevsin, aman beni oruçlu görsün. Yok kocam beni sevsin, oruçlu görsün. Yok karım beni sevsin, oruçlu görsün. Yok şeyhim beni görsün, oruçlu olarak beni görsün. Bak oruç tutuyor desinler. Veyahut da işte ben X partinin elemanıyım. Burada da muhafazakarlık geçiyor. İşte ben oruçlu olduğumu onlara göstereyim, onlara ileteyim. Burada bütün ibadetler, iya kenan müdüviyya kenasta'nın sırrının içerisinde olacak. Yani biz bütün ibadetlerimizi, bütün her şeyimizi Allah için yapacağız.
Allah için yaparsak o zaman bizim bunun karşılığı Allah'a ait. Ve enteresan bir şey, orucun karşılığı da Allah'a ait. Ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri diyor ki, geçmiş günahları affolur. Bu büyük bir müjde. Yani düşünebiliyor musunuz? İşte ben 58 yaşındayım. 58 yaşına kadar kim bilir ne hatalar işledim, ne günahlar işledim, ne kusurlar işledim. Hatta hala da işlemeye devam ediyoruz. Ki ederiz. Allah bizi affetsin. Bizim ağzımız durmaz, elimiz kolumuz durmaz. Öyle olunca, Ramazan boyunca bir kimse gerçekten sevabını Allah'tan umaraktan orucunu tutarsa, Cenab-ı Hak onun geçmiş günahlarını affedecek. Bu böyle az bir şey değil. Tabi Ramazan'ın içerisinde en önemli günlerden birisi de Kadir Gecesi.
Kadir Gecesi de Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, hani en son hadis-i şeriflerde siz onu son 10 günde arayınız demiş. Son 10 günde. Çünkü Ramazan oruç farz olduğunda ilk böyle 10 günde aranmış, sonra ortadaki 10 günde aranmış. Sonra ittifak halinde bütün sahabelerin rüyalarıyla son 10 günde aranmaya başlamış. Tabi son 10 günde aranmaya başlayınca son 10 günün içerisinde de işte 25. gece, 27. gece, ondan sonra 23. gece, 21. gece diye böyle değişik hadis-i şerifler var. Sonra 10 gün içerisinde. Öyle olunca da bir kimse de sevabını Allah'tan umaraktan Kadir Gecesi'ne ibadetle geçirirse, o zaman da bütün geçmiş günahları affolmuş oluyor.
Çünkü neden? 80 yıllık ibadete karşılık Kadir Gecesi'nin ibadeti. O yüzden bu Ramazan ayını dolu dolu geçirmek, Ramazan ayını oruçlu geçirmek, Ramazan ayını zikirle, tövbeyle, namazla, Kur'an'la geçirmek, Ramazan ayında kimseyi kırmadan, incitmeden, üzmeden geçirmek çok önemli. Yine bir rivayet daha var, o rivayette de diyor ki gelecek günahları daha bağışlanır. Bu enteresan bir şey, Ramazan öyle bir şey ki, o rivayetle alakalı bazıları zayıf senedi var falan demişler, ama ve lakin gelecek günahları da bağışlanır diye ibare var. Ama geçmiş günahların bağışlanacağına dair ibareler, hadis-i şerifler ondan daha fazla. Cenab-ı Hak bizim cümlemizin bütün ümmet-i Muhammed'in inşallah geçmiş günahlarını affetsin.
Tabii şimdi aklıma geldi, yani iyi oruç tutamayanlar ne olacak? Öyle ya, Ramazan'ın feyzinden, bereketinden onlar da hisselerini alacaklar. İşte hastalığından dolayı oruç tutamıyor. Veyahut da herhangi bir sıkıntıdan, beladan, müsibetten dolayı oruç tutamıyor. Veyahut da güçsüzlükten, zayıflıktan dolayı oruç tutamıyor. Allah o Ramazan oruçlusu yıllar gibi davranır, Ramazan'ın idrakine varmaya çalışır, oruçluymuş gibi yapabildiklerini, yapabildiği ibadetleri yapmaya gayret ederse, inşallah aynı sevaba onların da nail olacağını ben ümit ediyorum. Yine İmam Ahmet ile Ebu Yala bunu rivayet etmiş. Kim Ramazan orucunu tutar, hududunu korur.
Orucunda aşırılık yapmaz, sakınılması gereken şeylerden sakınır ve korunursa, geçmiş günahları affolunur buyurmuş. O zaman Ramazan orucunu tuttu, hududunu korudu. Hududunu korumak ne demek? Orucun farzlarını, vaciplerini, müstahablarını yerine getirmek. İşte orucun vaktini yerine getirmek. Ya işte imsak kaçta başlıyor? Şu dakikada başlıyor. Aman ya giysen ne olacak yan beş dakikada. Değil kardeşim, orucun hududunu koru. Oruç, Ramazan ayı belli. Ramazan ayının girişi belli. Herkesle beraber orucunu tut, herkese beraber orucunu aç. Yok işte Mekke'de hilal görülmüş de, yok Medine'de şu görülmüş de, yok okyanusun bilmem neresindeki bilmem İngiliz fırkatağından haber gelmiş de, işte değil kardeşim, hadis-i şerifte nerede topluluğa uyunuz diyor.
Oradaki topluluk ne zaman Ramazan'a başladı, sen de başla. Oradaki topluluk ne zaman bayram yapıyor, sen de bayram yap. Öyle kendini İngiliz fırkatağındaki bir on bin dolar hediye alacak bir yüzbaşıya kendini bırakma. Senin memleketinde de bu ülkede ay da izleniyor, matematiksel olarak da hesaplanıyor, ilim olarak da hesaplanıyor. Çıplak gözle de izleniyor. Ben bunu araştırdım bir ara. O yüzden Diyanet'in çıplak gözle araştırdığı, ayı izlettirdiği yerler var. Bir de ayrıca teknoloji olarak da izleniyor. Her ikisi de var. Her ikisi de var olunca, işte normalde biz Ramazan'ın başlangıcını ve sonunu biliyoruz. Bir kısmı diyor ki, ya nasıl olur da hesaplanır böyle bir şey?
Kardeşim, Cenab-ı Hak dünyayı, ayı, güneşi, yıldızları hepsinde bir hesap üzerine yarattı. Onların hesabı karışmaz. Onların hesabı asla birbirinin içine geçmez. Ay da bir hesap üzerinde dönüyor. Dünya da bir hesap üzerinde dönüyor. Güneş de bir hesap üzerinde dönüyor. Samanyolu da bir hesap üzerine yürüyor. Onların ilahı, tek olan Allah, hepsini bir hesap üzerine yaratmış. Hepsini bir hesap üzerinde yürütüyor. Hepsinde bir aritmatiği var. Senin kaşını büyütmeyip, saçını büyüten Allah, nasıl hesabını, kitabını tutturduysa, senin kirpiklerini büyütmeyip de, saçını büyüten Allah, nasıl senin kirpiğinin ve saçının hesabını ve santimetresini, milimetresini hesapladıysa, ayı da, yıldızı da, güneşi de, merihi de, jüpiteri de hesaplayan o, samanyolunu da ve binlerce samanyolunu hesaplayan, binlerce sayısız samanyolunu birbirinin içine kattırmayan o, binlerce samanyolu galaksisini idare eden, gücü ve kuvveti yerinde tutan,
matematiğini yerinde tutan, kimyasının elinde tutan, astrofizini elinde tutan o, o yüzden, elhamdülillahi rabbil alemin, o alemlerin Rabbi, o alemlerin Rabbi, Kur'an-ı Kerim'inde bütün alemi bir hesap üzerine yarattım diyorsa, ayın da, güneşin de, yıldızların da bir hesabı var, bunun matematiğine erişmek, ilim, bu matematiğe erişilirse, bu matematiğe tabi olmak, ilme tabi olmak, dinin karşılığında, karşısında olan bir şey değil. Bu noktada pozitif ilim, pozitif bilim, dinle iç içedir aslında. Kur'an-ı Kerim, ilmi, bilimi, bizim dinimiz ilmi, bilimi reddetmez. Yeter ki insanların faydasına olsun. O yüzden, Ramazan'ın başlangıcı, Ramazan'ın sonu, bayramın başlangıcı, bayramın sonu, bu noktada ayın hareketlerinden, dünyanın hareketlerinden, güneşin hareketlerinden hesaplanmasında bir beis yok.
O zaman, hududunu korumak ne olmuş oluyor? Ramazan'ın başlangıcı ile sonu, orucun başlangıcı ile sonu, bu noktada orucun farzlarıyla alakalı o hududu korumak. Aşırılık yapmaz, yani aşırılık yapmaz ne demek? İftar vaktinde iftarını yap, sen iftarını geciktirme. İşte ben iftarımı geciktireceğim, geciktirebildiği kadar. İftarı geciktirmek sevap değil, iftarı geciktirmek takva değil. Hatta Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin sünnet-i seniyyesine uymaktır takva. Bir açıdan bakılırsa, öyle olursa, o zaman hemen ezan okundu, ezan okunur okunmaz. Sen iftarını yap, öyle takva yapacağım deyip de iftarını geciktirme. O Hristiyan ve Yahudilere benzemek. Onu dikkat edin. Yani kendi kendinize takva suçu verirken, Hristiyanları ve Yahudilere benzemeyin.
Allah muhafaza eylesin. O yüzden normalde ne yapacağız? Hududunu koruyacağız, oruçta aşırılık yapmayacağız. Yani kalkıp da biz sahur yemeği yememezlik etmeyeceğiz. Bu da takva değil. Sahur yemeği yemek takva. O yüzden muhakkak sahura kalkmaya gayret edeceğiz. Ve sahurda bir bardak su da olsa, sahurluk bir şeyler yiyeceğiz. Hem evimize bereket olacak, hem vücudumuza bereket olacak, hem aklımıza bereket olacak, hem kalbimize bereket olacak. Sünnet-i seniyeyi işlemek büyük berekettir. Büyük lütuftur, büyük ikramdır, büyük ihsandır. Dini, Hz. Muhammed-i Mustafa'nın ayak izlerini takip ederekten yaşamak, büyük lütuf, büyük ikramdır. Aşırılıktan uzak durmaktır.
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hz. biz orta ümmetiz dedi. O yüzden biz orta ümmetiz. Biz aşırılıklardan uzak dururuz. Aşırılıklardan kaçarız. Cenab-ı Hakk'ın farzlarını yerine getirmek. Hz. Muhammed-i Mustafa'nın sünnet-i senisini yerine getirmek. Takva olarak bir insana yeter. Kardeşler, dini sünnet-i seniye üzerine yaşamak takvanın en güzeli, takvanın en büyüğü, takvanın en derinlemesidir. Kendi kafamızdan, kendimizce, kendi heva ve hevesimizi takva takıntısına takmayalım. Kardeşler, sünnet-i seniyeyi işleyin. Takva olarak bu size yeter. Sünnet-i seniyenin üstünde, sünnet-i seniyenin altında kalmayın. Sünnet-i seniyeyi takip edin. Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, ibadetleri benden gördüğünüz gibi yapın demiş.
O çünkü normalde işte sahuru geciktirebildiği yere kadar geciktiriyordu. İftarı da çok erken yapardı. O yüzden bunlara dikkat edelim. Biz aşırılıklardan kendimizi, dini yaşarken koruyalım. Üçüncüsü, sakınılması gereken şeylerden sakınmak. Sakınılması, oruç tutan insanların sakınması gerekenler ne? Dilinden kötülük çıkmayacak. İşte o oruç tutuyor da, oruç tutunca da çok sinirleniyor da, etrafa bağırıp çağırıyor. Olmadı kardeşim, sen orucu düzgün tutamadın. Oruç nefis terbiyesidir birinci derecede. Birinci derecede nefis terbiyesi olunca, biz dilimizden bizim kötü şeyler çıkmayacak. Kimseye bağırmayacağız, kimseye çağırmayacağız, kimseye kızmayacağız.
Bakın, Ramazan mübarek aydayız. Evlerimizde neşe hakim olsun, evlerimizde tatlılık hakim olsun, evlerimizde lütuf ve ikram hakim olsun, evlerimizde mutluluk hakim olsun. Kadınlar, suratlarınızı asmayın evlerde. Erkekler, eve sinirli bir şekilde gitmeyin, suratlarınızı asmayın. Çocuklarınızı orucu sevdirin. Bakın, sakınılması gereken şeylerden sakınalım. O yüzden bizim dilimizden kötü bir şeyler çıkmasın. Elimizden kötü bir şeyler çıkmasın. Bizim kalbimizden kötü bir şeyler geçmesin. Biz uzuvlarımızı haramdan koruyarak oruç tutalım. Haramların içerisinde bir oruç tutmayalım. Allah'ın bizim yemememize, içmememize ihtiyacı yok. Bu bizim için önemli. Biz, bakın, öyle bir aydayız ki, öyle bir aydayız ki, bu mübarek ayda biz kendi kendimizi, kendimizi perişan etmeyelim.
Ne dedi, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, normalde, hadis-i şerif aklıma gelmedi, onu okumaya gayret ediyorum. Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonunda cehennemden azat olma ayı. Öyle olunca, biz bu hadis-i şerifin müjdesine nail olmaya çalışalım. Ne yapalım? Sakınılması gereken şeylerden sakınalım. Dilimizi, ağzımızı harama tıkayalım. Gözümüzü harama tıkayalım. Ya işte her tarafını açmış bizim kabahatımız ne? Sen bakma kardeşim. Sen bakma. Sen gözünü koru. Bırak. Sana ne? Sen kulağını haramdan koru. Gıybet dinleme. Ya kaçamıyoruz. Kaç, söyle, nasihat et. Canım kardeşim, ben oruçluyum.
Benim yanımda gıybet etmedi. Canım kardeşim, ben oruçluyum. Benim yanımda bir başkasına iftira atmadı. Canım kardeşim, ben oruçluyum. Benim yanımda küfretme de. Canım kardeşim, ben oruçluyum. Bir başkasının namusunu, şerefini, haysiyetini benim yanımda dile dolama de. Söyle. Kulağını haramdan uzak tut. Dilini haramdan uzak tut. Gözünü haramdan uzak tut. Ellerini haramdan uzak tut. Harama dokunma. Haram yeme. Haram içme. Çoluğuna çocuğuna haram yedirme. Uzak dur. Senin kursağından içeri, çocuklarının kursağından içeri haram bir şey girmesin. Dikkat et. Helala dikkat et. Helala dikkat et. Bu öyle bir hale geldi ki, haram sanki helallaştı İslam dünyasında.
Allah muhafaza eylesin. Haramı helallaştırmasın hiç kimse kendi kafasından. O yüzden kendi kafandan haramı helallaştırıp, eline geleni yemeye çalışma. Ne güzel söylemiş koca Yunus. Ele geleni yersin, dile geleni dersin. Böyle dervişlik dursun. Sen derviş olamazsın. Kıymetli dostlar, ele geleni yemeyelim. Hak edelim. Bakın helalın azı çoktur. Haramın çoğu azdır. Hatta hiç yoktur. O yüzden biz helalımıza dikkat edelim. Ve helal yemeye içmeye, çocuklarımıza da helal yedirmeye gayret edelim. Ve çocuklarımıza helal yedirirsek, o çocuklarımız hayırlı evlat olur. Gelecek nesillerimiz hayırlı nesiller olur. E çocuğumuza biz haram yedirirsek, çocuğumuz bize döver de, ileride söver de, sokağa da atar, yolda da bırakır.
Sözümüzü de dinlemez. Eğer çocuğumuza biz helal yedirirsek, o çocuk muti bir çocuk olur. İyi bir çocuk olur. Ben zaman zaman anneme derdim, annem böyle Allah rahmet eylesin, bakılacak mı, bakılmayacak mı diye tereddüt ederdi. Anne, sütünden yedirdiğinden tereddüdün varsa bizden tereddüdün olsun. Sütünden yedirdiğinden bir tereddüdün yoksa bizim üzerimizde tereddüdün olmasın derdim. Şimdi o yüzden kıymetli dostlar, kıymetli kardeşler, yedirdiğinizden, içirdiğinizden tereddüdünüz olmasın. Allah'a yalvarın, Allah'a dua edin. Ya Rabbi bana helal rızık ver deyin. Helal yoldan bize kazanç ver deyin. Bir başkası, işte trilyonları varmış, villalarda yaşıyormuş, lüks arabalarda yaşıyormuş. Gözünü onlara dikme.
Ben de öyle olacağım diye gayret etme. Sen helalından gayret et. Allah sana muhakkak takdir ettiğini getirecek sana. Muhakkak Cenab-ı Hak senin çalışmanı görecek, senin çalışmanın karşılığını verecek. Ayet-i Kerime'de der ki siz çalışın, Allah ve gökte melekler sizin çalışmanızı görür der. Ayet-i Kerime'de yine sizin önünüzde sizin elinizin emeği vardır der. O yüzden merak etmeyin, sizin elinizin emeği neyse o size gelecek. Tereddüde düşmeyin, yeise düşmeyin. O yüzden sakınılması gereken şeylerden sakının. Asla bu Ramazan boyunca evlerinizde kavga etmeyin. Erkekler, kadınlar birbirlerinizi iğnelemeyin evlerde. Bu korona günlerinde çocuklarınız evde. Çocuklarınıza karşı sıkıntılı davranmayın.
Çocuklar, anne babalarınıza bu noktada yardımcı olun. Onlara evde sıkıntı çıkarmayın. Kız çocuklar, sizler de evlerde ev işlerine aşina olun. Bu zaman içerisinde annenize yardım edin. Güzel sofralar kurun, tatlı sofralar kurun. Evin temizliğine yardım edin. Anneleriniz de biraz kız mürüvveti görsün. Erkek çocuklar, siz de fazla haşerilik yapmayın. Fazla işte oyuna, bilgisaraya düşmeyin. Sizler de mümkün olduğunca annelerinize yardım edin. Öyle erkek çocuk sofra kurmaz. Erkek çocuk ortalık temizlemez diye düşünmeyin. Biz iki erkek çocuktuk evde abimle ben. Ve Allah annemiz bize bir şey söylediğinde biz hamen anında yerine getirirdik. Babamız bizim annemize yardım etmemizi isterdi.
Sofrada kurardık, yemeğe de yardım ederdik. Her şeye yardım ederdik. O yüzden bununla alakalı kendi kendinize kalkıp da herhangi bir şey söylemeyin. Allah muhafaza eylesin inşallah. Bir not geldi. Türkiye geneli internette sıkıntı varmış. Birazdan düzelir inşallah diye not geldi. O yüzden internet ayarlarınızla da oynamayın. İnternette bütün Türkiye üzerinde bir problem varmış. Bizim Salim kardeş böyle bir not bıraktı önüme. O yüzden siz internet ayarlarınızla oynamayın. Hani diyorlar ya televizyon ayarlarınızla oynamayın diye. O yüzden inşallah biz sakınılması gereken yerlerimizden, oruçla alakalı ve ibadetle alakalı sakınılması gereken konumlardan kendimizi sakınalım.
Korunması gereken yerlerden kendimizi koruyalım. Mesela bir yere gideceğiz. Haram var orada. Koruyalım kendimizi. Bir yere gideceğiz. Dedikoduyu orada durduramıyoruz. Kendimizi koruyalım. Zaten Ramazan boyunca birbirlerimize fazla gidip gelmemeye gayret edelim bu Ramazan. Neden? Çünkü bu koronavirüsüyle alakalı bu mücadelede devletimize yardımcı olalım. Ya işte bir iftara gidemedik de işte iftarda bir toplanamadık da toplanamayalım bu yılda. Bu konu çok önemli. Bakın bu virüsün arkasından hangi devletler el değiştirir? Hangi devletlerin ekonomileri el değiştirir? Hangi devletlerin büyük şirketleri el değiştirir bilinmiyor. Hangi devletler işgale hazır hale getirilir?
Hangi devletler operasyona hazır hale getirilir bilinmiyor. O yüzden bu virüsün arkasında karanlık bahçelerde, karanlık odalarda, karanlık mahvellerde, karanlık yerlerde neler konuşuluyor bilinmiyor. O yüzden biz bu noktada devletimize yardımcı olalım. Devletimizin bu koronavirüsüyle alakalı mücadelesine yardımcı olalım. Bana bir şey olmaz, bize bir şey olmaz. Hadi ya biz gidelim toplanalım orada iftar edelim. Hadi ya biz gidelim işte orada camide saklı gizli teravih kılmaya çalışalım. Hadi gidelim şurada kıyıda köşede arkadaşlarla toplanalım. İşte bir zikrullah yapalım. Sakın ha bunlardan uzak durun. O yüzden devletimize yardımcı olalım.
Asla ve asla bu noktada koronayla olan mücadelede devletimizi açığa düşürmeyelim. Sıkıntı çok mu? Ağır ağır akıyor. Burada telaş ediyor arkadaşlar da o yüzden sordum. Evet herkes böyle bu 23 Nisan ile alakalı video gönderdiğinden dolayı kilitlenme oluyormuş. Sıkıntı yapmıyoruz biz de inşallah. Bu korunması gereken şeyleri korunalım. Eğer bir yerde bir kimsede şüpheleniyorsak oraya gitmeye verelim. Neden orada bir virüse buluşabiliriz? Bakın bir kimsenin kendisi hasta olması bir şey değil. O hastalığı ailesine, çoluğuna, çocuğuna, akrabalarına taşıması. Tehlikeli olan bu. Yani bir kimse benim en çok korktuğum şeylerden birisi o.
Ben hasta olmayabilirim. Virüs belki de benim üzerimden gelmiş geçmiş olabilir. Ama benim üzerimden bir başkasına bulaşırsa ve bilebiliyor ben bir başkasına bulaştırır. Onun da ölümüne sebep olursam bu kolay kolay vicdani olarak bu problem aşılacak bir problem değil. Allah muhafaza eylesin. O yüzden ne yapacağız? Korunması gereken şeyleri korunacağız. Bunun sonucunda da ne olacak? Cenab-ı Hak inşallah bizim geçmiş günahlarımızı bağışlayacak. Bu zaman zaman söylediğim, bahsettiğim bir hadis-i şerif var. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Medine'ye münevvere de minbere çıkacağı zaman bir adım atıyor. Amin diyor. Bir adım dağıtıyor. Yine amin diyor.
Bir adım dağıtıyor. Yine amin diyor. Ondan sonra minberde okuyacağını okuyor. Gidiyor. Namazını kıldırıyor. Namazı kıldırdıktan sonra söylüyor ya. Namazdan sonra sahabe diyorlar ki ya Resulallah. Ne oldu da sen her adın attığında amin dedin. O da diyor ki bunu siz duydunuz mu? Evet duyduk ya Resulallah diyor. Yani aslında Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri amin derken demek ki çok sessiz dememiş. Bunu siz de duydunuz mu diye. Düzeldi mi? Evet. İnternet akışı düzelmiş. O yüzden bir rahatsızlık olduysa biz de alakalı değil ama yine de özür dileriz sizden. Evet. Demişler ki ne oldu? Birinci basamağa çıktığımda diyor Cebrail aleyhisselam geldi. Dedi ki ey Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme anne babasının birinin veya ikisinin ihtiyarlık çağına yetişip de onlara yapacağı hizmetle cennete girmeye hak kazanmayan uzak olsun dedi.
Bir rivayette lanet olsun diyor Cebrail aleyhisselam. Ben de amin dedim diyor. İkinci adımını attı. Dedi ki ey Muhammed senin ismi şerifin bir toplulukta anılır. senin ismin bir toplulukta söylenir de orada sana salatu selam getirmezlerse onlara da lanet olsun diyor. Ben de amin dedim diyor. Üçüncü adım attı. Üçüncü adım attığında dedi ki diyor Ramazan'a erişir de Ramazan'ın sonunda aff olmazsa ona da lanet olsun dedi. Ben de amin dedim diyor. Şimdi demek ki Ramazan ayı geldi Ramazan ayın sonunda o kimse affolacak. Ramazan ayın sonunda mağfirete erişecek. Ki o ümmeti Muhammed'in has ümmetlerinden olduğunu ortaya koysun. Allah bizi onlardan eylesin inşallah.
Çok uzun bir hadis-i şerif var. İnşallah bunu da okuyalım. Ondan sonra inşallah sohbetimize devam edelim. Ey insanlar! Bu veda hutbesinin içinde gibi veyahut da Ramazan'a yakın bir zamanda söylenmiş. Mübarek ve büyük bir ayın gölgesi üzerinize düşmüştür. Bu ay içinde bin aydan hayırlı olan Kadir gecesi vardır.
Evet işte biz o mübarek ve büyük bir ayın gölgesi üzerimize çöktü. Yarın biz Allah izin verirse inşallah oruç tutabilenler oruç tutacaklar. Ve bu ayın içerisinde bin aydan hayırlı Kadir gecesi var. Bu Ramazan'ın başında mıdır, ortasında mıdır, sonunda mıdır net değil. Ama hadis-i şeriflerin çoğunluğu Ramazan'ın son 10 günde olduğuna, ümmetim yanlışta toplanmaz hadis-i şerif mucibince biz son 10 günün içerisinde arıyoruz. Ama belki de yarın bilemiyoruz. Veya belki de ilk 10 günün içerisinde bilemiyoruz. Mümkünse oruç tutabilenler oruçlarını dolu dolu tutaraktan Ramazan'ı geçirsinler. Allah-u Teala bu ayın orucunu size farz, gece ibadetini de nafile kılmıştır. Gece ibadetinden burada kasıt nedir?
Teravi namazıdır. Demek ki bu ayın orucu bize farz, nafilesi de bunun teravi namazıdır. Yani biz muhakkak 2 rekat da olsa, 4 rekat da olsa, 6 rekat da olsa her gece bu aya mahsus olan bu teravi namazını kılmaya gayret edelim. Bakın işte ya önceden camilerde kılınıyordu canım kardeşim. Teravi namazının asıl sünneti evde kılmaktır. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem birkaç gün camide kıldı, ondan sonra evde devam etmeye başladı. Evde devam etmeye başladığı için teravi namazının özü, aslı bu noktada evde kılınmasıdır. Evde kılmaya ne yapacağız? Gayret edeceğiz inşallah. Kim bu ayda bir iyilik yaparsa, diğer aylarda bir farz yapmış gibi sevap alır.
Yani bu ayda bir nafile bir iyilik yaptınız, birisine tebessüm ettiniz. İyilik ya, bu bir farz istemiş gibi. Ne yaparsınız? Bu ay daha fazla sevap almış olursunuz. O yüzden bu aylarda iyiliğimizi artıracağız, ibadetlerimizi artıracağız. Devam ediyoruz. Bu ay sabır ayıdır. Sabrın mükafatı ise cennettir. O zaman bu ay sabır ayıdır. Biz sabırla oruçlarımızı tutacağız, sabırla namazlarımızı kılacağız, sabırla günah kebayelere düşmemeye gayret edeceğiz. Biz canhıraş, hem ibadet etmek için hem de günahlara düşmemek için ne yapacağız? Sabredeceğiz, açlığımıza sabredeceğiz. Cinsel ilişkiye gündüzleri giremediğimiz için sabredeceğiz.
Gece evli olanlar için cinsel ilişki bu noktada serbest. Diyeceksiniz ki bekarlar ne yapacak? Onlar da hızla evlenecekler. Kız çocuklarınızı ve erkek çocuklarınızı, evlenme çağına gelen çocuklarınızı evlendiriniz. Anne babalar çocuklarını geç evlendirmeye başladılar. Geç evlendirmeyin çocuklarınızı. Çocuklarınızı hızla evlendirin. Çocuklarınızı evlenmek istediği anda hızla evlendirin. Bu konuda derviş kardeşlerin ailelerinden bile şikayet var. Bazı bayan kardeşler, bazı erkek kardeşler telefon açıyorlar. Biz evlenmek istiyoruz, ailemiz bizi evlendirmiyor diye. Evlenme çağına gelmiş bir erkeği veya kız çocuğunu, evlenmen senin daha henüz erken, henüz daha seni evlendirmek istemiyoruz deyip, onun evliliğini geciktirmek anne babalar için büyük günah kebairi.
Anne babalar, çocuklarınızı evlendirmekle alakalı geciktirmeyin. Evlenmek isteyen çocuklarınızı evlendirin ve hızla evlendirin. Ve evlendirirken kolaylaştırın. Öyle yüksek mehirler söylemeyin. Öyle 5 kilo altınlar, 7 kilo altınlar konuşmayın. Çocukların başlarını yakmayın. Erkeklerin başlarını yakmayın. Mehri çok ucuz da, çok aşağı da tutmayın. Normalde aşağı tutulunca da kadının kıymeti bilinmiyor. İşin bir de bu tarafı var. Erkekler, eşlerinizin kıymetini bilin. Kadınlarınızın kıymetini bilin. Onların size Allah'tan birer emanet olduğunu bilin ve görün. Kadınlar, kocalarınızı zorlamayın. Kocalarınızın yapmadığı, yapamayacağı şeylerden dolayı onlarla küsüşmeyin.
Adamın gücünün üstünde bir şey istemeyin. Adam bir şey yapmamış, yapamamış. Bununla alakalı kavga çıkarmayın. İnsanlar yaptıklarından sorumludurlar. Seni döven var mı? Yok. Söven var mı? Yok. Hakaret eden var mı? Yok. Bakımını yerine getiriyor. E ne senin derdin? Ondan sonra işte şunu yapmıyor da, bunu yapmıyor da. Ya ne yapsın? Adam eve girerken çifte telle oynayarak da mı girsin? Ne yapsın yani? Adam bütün gün işte, güçte çalışmış, çabalamış. Bir sürü insanın kahrını çekmiş. Gelmiş eve. Kadın da malum evde. O da çoluk, çocuktu, içti. Evde onunla ilgilenmiş. O da muhabbet istiyor. Eyvallah. Ama kadınlar da istiyorlar ki erkekler daha eve girer girmez Ankara havasıyla girsinler, İzmir marşıyla çıksınlar.
Yani kolay değil hayatı idam ettirmek. O yüzden kadınlar da kocalarına karşı biraz bu noktada saygılı davranacaklar. Anlayışlı davranacaklar. Erkekler de eve gittiklerinde eşlerinin ve çocuklarının kendilerini beklediklerini idraki içerisinde onlara da hoş davranacaklar, hoş geçinecekler. O yüzden bu ayda ne yapacağız biz? Normalde birbirlerimize daha hürmetli, daha saygılı, daha güzel davranmaya çalışacağız. Hepsi de bunun bizim için nafile ibadet ve bunlardan farz işlemiş gibi ne yapacağız? Sevap alacağız inşallah. Bu ayda bir farzı yerine getiren diğer aylarda yetmiş farz eda etmiş gibi olur. O zaman bu aylarda da biz bir farzı yerine getirirsek diğer aylarda yetmiş farzı yerine getirmiş gibi ne olmuş olacak?
Sevap almış olacağız. Bu ay yardımlaşma ayıdır. O zaman bu ay ne yapacağız? Yardımlaşacağız. Aman canım kardeşler biz bu ayda yardımlarımızı arttıralım. Zekatlarımızı bir tamam hesaplayıp Ramazan'ın başında bir tamam zekatlarımızı dağıtmaya gayret edelim. Fakirimize, fukaramıza, etrafımızdaki insanları görüp gözetelim. Yardımlaşma bakın koronadan dolayı insanlar çok düzgün çalışamıyorlar. İşte bazı fabrikalar ücretsiz izine gönderdiler. Kimilerin normalde dükkanlarını açamıyor. Şu ben çarşıyı bazen dolaşıyorum bakıyorum dükkanlar kapalı. Her yere işte asmışlar devren kiralık, işte devren satılık, işte dükkan var içindeki malıyla beraber devren satılık diye.
Bunlar kolay şeyler değil, dükkan kirası dediğiniz anında geliyor, işte dükkan masrafı dediğiniz durmuyor. O yüzden normalde esnaflar birbirlerine daha anlayışlı davranmaya gayret etsinler, birbirlerine daha özverili davranmaya gayret etsinler, birbirlerine yardımcı olmaya gayret etsinler. Bu ay herkes huzurla bir Ramazan geçirsin. O yüzden kimse birbirinin boğazına sarılmasın, kimse birbirinin boğazını sıkmasın. Böyle merhametle, rahmetle biz inşallah bu ayı geçirmeye gayret edelim. Bu ay müminin rızkının çoğaldığı bir aydır. O zaman bu ay rızık endişesi yaşamayalım. Bu ay müminlerin rızıklarının artacağı aydır. Ve gerçekten de Ramazanlar böyle bollu, bereketli, lütuflu, ikramlı geçer.
Yani insanlar o böyle pişirecek bir şey olamayan insanlar bol, bereketli bir Ramazan geçirirler. İnşallah bütün ülkemiz, bütün ümmet-i Muhammed bu noktada bol ve bereketli bir Ramazan ayı geçerir. Kendi kendimize, yediklerimize hamd edelim, şükredelim. Bakın bombaların altında Ramazan getirecek olan Müslüman kardeşlerimiz var. İsrail hala da Filistin'i bombalıyor, Suriye'yi bombalıyor. Suriye hala da kendi topraklarındaki kendi insanlarını bombalamaya çalışıyor. Arakan'da Müslümanlar perperişan, Pakistan'da Müslümanlar perperişan, Bangladeş'te Müslümanlar perperişan, Afrika'da Müslümanlar perperişan. Onları da düşünelim, onları da tefekkür edelim.
E varsa gücümüz yerine, gücümüz varsa onlara da yardımcı olmaya gayret edelim. O yüzden dünya üzerindeki İslam topluluklarının, dünya üzerindeki İslam ümmetinin de başına gelen felaketleri görelim. Kendi kendimize bunlardan ne yapabiliriz düşüncesine verelim. Ne yapabiliriz diye, bunu kendi kendimize, bunu problem addedelim. Ve bununla dertlenelim. Bununla alakalı elimizden bir şey geliyorsa, elimizden gelenlere yardım etmeye çalışalım. Ülkemizde, mahallenizde, etrafınızda, cemaatinizin içerisinde, topluluğunuzun içinde kimin neye ihtiyacı var? Biz bilmiyorsak bilen kardeşlerimize, abilerimize soralım. Bunlarla alakalı sorumlu abilerimize, arkadaşlarımıza, kardeşlerimize soralım.
Ne yapabiliriz diyelim. Bunlarla alakalı nasıl bir çalışma yürütülüyor? Nasıl bir çalışma yapılıyor? Bunlarla alakalı neler var? Elimizdeki doneler nelerdir? Bunlara biz ne yapabiliriz? Derdine düşelim ki ne yapalım? Onların da rızıklarının çoğalmasına vesile olalım. Biz veren el olmaya gayret edelim. Bir hurmayla da olsa, yarım hurmayla da olsa, siz cehennem ateşinizi söndürünüz demiş Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. O yüzden biz bu ayda ne yapacağız? İnsanlara yardım etmeye ve rızıklarının çoğalmasına vesile olmaya biz inşallah bu ayda gayret edeceğiz. Yine bu ayda bir oruçluyu iftar ettirenin günahları bağışlanır ve cehennemden azat olur. Biz o zaman bu ayda ne yapacağız? Bir oruçluyu iftar ettirmenin yolunu arayacağız. O zaman ne yapabiliriz?
İşte bildiğimiz, tanıdığımız insanlar varsa onlara gıda yardımı yapabiliriz, onlara para yardımı yapabiliriz. Böyle illaki gıda yardımı yapmak için uğraşıyorlar. Canım kardeşlerim, bir kimsenin doğal gazı kesik olabilir, suyu kesik olabilir, elektriği kesik olabilir, kirayı verememiş olabilir. Böyle bütün herkeste şöyle bir anlayış var. Gidecek bir marketle anlaşacak, işte bir de o gıda yardımlarının içerisinde aslı asları olmayan, tencereye girmeyecek şeyleri de koyduruyorlar. Canım kardeşlerim, gıda yardımı yapacak olanlar, gıda poşeti hazırlatacak olanlar, temel ihtiyaçları koyun. Pirinçtir, kuru fasüledir, nohuttur, mercimektir, şekerdir, çaydır, yağ, un gibi bunları koyun.
Temel ihtiyaç. Bir kadın yemek pişireceği zaman onlara bu lazım. Yok işte, hadi makarna da koysun. Hadi normal, ya ne işi var başka şeylerin? Yapmayın. Lütfen Allah rızası için. Bir de marketlerde bu alışveriş şeylerin, o gıdacı marketlerde satılmayan bir ürün oluyor işte. Bütün poşetleri onlardan koyuyorlar. İlla konu sokuşturuyorlar, sıkıştırıyorlar işin içine. Bakın, bu normalde gıda yardımı yapacak olanlar, tencereye girecek olan malzemeler, tencereye girecek. Kuru fasüledir, nohuttur, mercimektir, pirinçtir, şekerdir, undur, yağdır, salçadır. Evet, bunlar lazım insana ilk önce. Bakın, bunlar lazım. Makarna, eyvallah. Yani tencereye girsin o kimse. Bir kadın yemek yapacak.
Kendince tencereye çikolata girmez. Çikolata mı girecek tencereye? Ne bileyim işte böyle abur cuburlar var, yiyecek içecek. Kendimden biliyorum. Nasıl biliyorum? İşte bir, Allah affetsin, birisini götürdüm markete. Dedim, al istediğine ihtiyacı olanı. Baktım, bu böyle bisküvilerden alıyor, etimeklerden bir şeylerden alıyor. Bunlar ne dedim ben? Böyle baktı benim gözümün içine. Dedim, canım kardeşim, sen tencereye girecek bir şeyler alsana. Bırak keyif etmeyi dedim. Birinç al, fasulye al, nohut al, şeker al, un al, yağ al, salça al. Bunlar tencereye girecek olan şeyler.
O zaman ne yapacağız? Biz bu Ramazan'da iftara davet edemiyoruz ya. Bir yere iftara da gidemiyoruz. Yiyecek paketler, böyle gıda paketleri hazırlayalım. Gece dağıtalım yalnız. Gündüz değil. Utandırmayalım insanları. Üzmeyelim. Bak, filanca firmanın işte gıda dağıtım aracı. Yapmayalım böyle. Hazreti Hasan Efendimizin şu ameli muhteşem. Gece Medine'nin varoş sokaklarında, varoş mahallelerinde gece sırtına küfe yapar, yiyecek dağıtırdı. Gece dağıtalım yapabiliyorsak. Gündüz insanları utandırmayalım. Hanefilere göre utandıraraktan zekat vermek makbul değil. İnsanlara göstere göstere zekat vermek makbul değil. Şafiler de makbuldür.
Şafiler der ki farzı göstere göstere yapın, bir başkası da onu görerekten o da yapsın. Hanefilere göre makbul değildir. Çünkü İmam-ı Azam Hazretleri bir şehir alimidir. Şehir alimi olduğu için o ibadetleri bu noktada. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sağ elinizin verdiğini sol eliniz görmesin. Mucibince saklı yapmaya gayret eder. Biz iftar ettireceğiz derken insanları ezmeyelim, insanları utandırmayalım. İnsanlara bir iyilik yaparken onları sanki bakın biz iyilik yapıyoruz diyerekten onları dinle soğutmayan, dine karşı bir soğukluk oluşmasına vesile olmayalım. Kendimize dikkat edelim inşallah. Bunları yapan kimse aynı zamanda o oruçlunun sevabından bir şey eksilmemek şartıyla onun sevabı gibi de sevap alır.
Yani normalde bir kimse böyle bir oruçlu iftar ettirdi, iftar ettirdi oruçlunun sevabına bir şey olmaz. Sanki o oruç tutmuş gibi ne yapar? Bir daha sevap alır. Ashab-ı kiram dedi ki ya Resulallah bizim çoğumuzda oruçluyu yedirip doyuracak bir şey yok. Ne yapalım dediler. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Allah-u Teala bu sevabı bir hurma, bir yudum su veya süt ile de olsa orucunu açtıran kimseye verir buyurdu. Demek ki bizim cebimizde vardı yoktu biz azdık çoktuk değil. Bir hurmayla da olsa ne yapacağız? Biz bir kimseyi iftar ettirmeye gayret edeceğiz. Hani geçen sohbette dedim ya Araplar ne güzel Medine-i Münevvere'de ellerinde hurma beklerler ezan saatini. Ezan okununca hemen yanındakine verir. O ne yaptı? Bir hurmayla da olsa birisini iftar ettirdi.
O sünneti yerine getirdi. Resul-i Ekrem devamlı dedi ki bu ayın evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennemden azad olmaktır. Bu ayın o zaman ne olmuş oldu? Evveli rahmet yani son on günü rahmet, ortası yani ikinci on günü mağfiret ve sonu da cehennemden azad olmaktır. Son on günü de cehennemden azad olmaktır. Bu ayın kıymetini bilelim, bu ayın kadrini bilelim, bu ayın lütuf ayı, bereket ayı, hayır ayı olduğunu bilelim, bu ayın sevap ayı olduğunu bilelim, bu ayın bağışlanma ayı olduğunu bilelim, bu ayın cehennemden azad olma ayı olduğunu bilelim, bu ayın Cenab-ı Hakk'ın cemalullahıyla koklaşacağımız, cemalullahıyla cemalleşeceğimiz bir ay olduğunu bilelim.
Kim ki bu ayda eli altında bulunanları esirger ve onlara kolaylık gösterirse, işlerini hafifletirse, Allah-u Teala onu mağfiret edip cehennemden azad eder. O zaman kim ki bu ayda eli altındakilerin bulunanları esirgiyor, onlara kolaylık gösteriyor, onların işlerini hafifletiyor. Yani çalışan bir elemanların var on tane, onların işlerini kolaylatıyorsun, onların işlerini hafifletiyorsun, onları normalde koruyup kolluyorsun. Oruçlular ya, bir saat erken paydos ettiriyorsun veya bir saat erken geç işe başlatıyorsun. Arkadaşlar, Ramazan ayı herkes oruç tutuyor, sekiz buçukta gelmeyin de dokuz buçukta gelin. Arkadaşlar, Ramazan ayı altıda iş bırakıyorsunuz, hadi beşte bırakın. Bu Ramazan ayını böyle geçirelim. Herkes vaktinle evine varsın, vaktinle evinde iftarını yapsın.
Evinde de gece çünkü değil, ibadet edecek, namaz kılacak, sahura kalkacak, kolay şey değil. Hele evli, çoluğu çocuğu var, aynı zamanda çalışan bayanlar için bu daha da zor. Düşünsenize, gidecek evde daha iftar hazırlayacak, sahurunu hazırlayacak, oruç tutacağım diye gayret edecek. Çocukların sorumluluğu onda, eşinin sorumluluğu onda, ne zor bir şey. Hatta böyle hani evli bayanlar varsa çalışanlar elinizin altında, onlara daha fazla müsamakar davranır. Mesela dokuz buçuk değil de onda gelsinler örneğin, işte beşte değil de dört buçukta gitsinler. Yemek hazırlayacaklar nasıl olsa. Bakın, bu normalde bunları kim kolaylık gösterirse, Allah da onu mağfiret edip cehennemden azed ediyor.
Küçücük bir şey yapıyorsun sen. Veya çok yoğun işiniz var ama Ramazan'da böyle biraz hani bir nebze de olsa yavaşlatıyorsun, ağırdan alıyorsun, çok fazla çalışmıyorsun. Ha bazı işler vardır ki ülke ekonomisiyle alakalıdır. O zaman onda taviz yoktur. Bu ayrı meseledir. O ülkenin işidir. Senin işin değildir artık o. Mesela işte şimdi bu maske üretenler var ya, ülkenin işi bu. Onun kendi işi gibi görmeyecek o. O gece gündüz çalışacak. Sebep, çünkü bir ülkenin kurtuluşu söz konusu. Dünya insanlığının kurtuluşu söz konusu. Veyahut da işte solunum cihazları yapıyorlar. Sağlıkla alakalı bir yerde çalışıyorlar. Bunlar ülkenin hayat memat meselesi. Bu konular önemli, kıymetli kardeşler. Böyle boş verilecek şeyler değil.
Yani bir virüsle dünyayı siz allak bullak edebilirsiniz. İşte bizim bu noktada böyle kendimizce kaos çıkaracak veyahut da işte böyle krize, kriz çıkaracak bir halimiz yok. Ama dünyayı seyrediyoruz, dünyayı dinliyoruz. Bunun arkasından çok farklı şeyler çıkabilir. O yüzden dikkatli olma nokta fayda var. Ülkeye zarar getirecek, devletimize, milletimize zarar getirecek unsurlardan, sözlerden kaçınalım. Birlik ve beraberliğimizi böyle zamanlarda muhafaza edelim. Birlik ve beraberliğimizi sekteye uğratacak, birbirimizi incitecek, birbirimizi acıtacak kelimelerden uzak duralım. Muhalefet edecekseniz, kime muhalefet ediyorsanız edin. Ama şu korona günlerinde, şu ramazan günlerinde ağzınızı bozmayın, küfretmeyin, hakaret etmeyin.
Herkesin demokrasi, madem demokrasiyi siz böyle bir demokrasiyi seçtiniz, böyle bir demokrasiyi beğendiniz. O zaman bu demokrasinin getirmiş olduğu sonuçları da oturun, kendi kendinize deyin ki biz buna razıyız. Nasılsanız öyle yönetilirsiniz. O zaman bu hadis-i şerif mucibince, sizin yönetimden kalkıp da bir şey diyecek haliniz yok. Yani böyle doğru, iyi, güzel olan şeyleri alkışlayın. Doğru değil, iyi değil. Hep beraber diyelim ki bu iyi değil. Ama muhalefetin de bir sınırı var. Muhalefetin de bir duracağı yeri olması lazım. Bu sosyal medya denilen şeyde insanlar birbirlerine küfrediyorlar, hakaret ediyorlar. Olmadık laflar söylüyorlar, utanmıyor insanlar.
Ve mahkemeye veriyorsunuz. Ve mahkemeye verseniz de çok fazla bir şey çıkmıyor. İşin enteresan noktası bu. Herkes eline bir gizli hesap çıkarmış, bir gizli hesap kurmuş. Gizli hesaptan dileyen dilediğine küfrediyor. Allah muhafaza eylesin. Bir sufi terbiyesi var. Biz küfredene nasıl küfredeceğiz? Küfredemiyoruz. Hakaret edene nasıl hakaret edeceğiz? Hakaret edemiyoruz. Ama insanlar edepsizlikte, terbiyesizlikte sınır tanımıyorlar artık. Allah muhafaza eylesin. O yüzden bu Ramazan ayında biz dilimizi korumaya muhafaza edelim. İnşallah. Rabbim korusun. Ve elimizin altındakilerde biz onların işlerini kolaylaştıralım bu Ramazan ayında. Dikkat edin. Elimizin altındakilerin işlerini kolaylaştıralım.
Kolaylaştıralım. Erkekler eşlerinize böyle lokanta menüsü gibi menü yazdırmayın. Hakim şimdi Allah rahmet eylesin. Seyit Taş'ı anmadan geçirmeyeceğim. Bir gece bir Ramazan günü iftara davet etti. Beraber oturuyoruz zaten. Allah rahmet eylesin. Telefon açtı. İşte hanımına diyor ki, şunu da yap akşama. Tamam aradan 45 dakika geçiyor. Şunu da yap akşama. Dedim hacı hepsini kim yiyecek bunların? E yeriz dedi. Ben susuyorum diyorum. Yapma, etme. Yok. Şunu da yap akşama. En son giderken bir de pideciye uğradı. Bir de orada lahmacun falan yaptırdı. Gittik eve. Dedim ne yaptırdıysa koyun bakalım sofraya. Koyduk şimdi. Koydu sofraya. Ondan bir kaşık, bundan bir kaşık.
Ne oldu dedim yaptırdın ne oldu? Ses yok o da tıkanlı. O yüzden erkekler elinizin altında hanımlarınıza eziyet etmeyin. Bırakın kadınlar kendilerini ne yapıyorlarsa yapsınlar. Hatta deyin ki az yemek yapın. Bakın evinde iftar edecek olanlar. Bir ana yemek neyse. Yanına bir çoruma, bir pilav tamam. Başka bir şey yaptırmayın. Misafir gelecek. Ana yemeğin yanına bir yemek daha yaptırın. Bu kadar. Fazla yemek yaptırmayın. Ramazan geldi diye çok yiyeceğiz diye bir kaydı yok. Ya düşünebiliyor musunuz? Yani Ramazan'da insanlar normal zamanlardan fazla yiyorlar. Böyle dervişlik olmaz. Böyle sufilik olmaz. Böyle oruç olmaz. Az yiyin az. Az yiyin.
Ramazan'da da az yiyin. Fazlalığını dağıtın fakire fukaraya. Olmayanlara verin. Allah muhafaza eylesin. Bu ayda dört hasleti çoğaltın. Bunlardan ikisiyle Rabbınızı razı edersiniz. Diğer ikisinden ise hiçbir vakit müstani kalmazsınız. Rabbınızı razı edeceğiniz iki haslet, şehadet kelimesiyle istiğfara devam etmenizdir. Nedir Rabbimiz'e razı edeceğimiz haslet, şehadet kelimesi? Yani Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü en muhammeden abduhu ve resuluhu. Kısası la ilahe illallah. O zaman bu ayda biz tevhidi la ilahe illallah demeyi çoğaltacağız. Biz devamlı la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah diye ne yapacağız?
Muhakkak Allah'ı zikredeceğiz ve muhakkak tövbe edeceğiz. En kısasına estağfurullah el azim. Estağfurullah el azim, estağfurullah el azim. Bizim ders kağıtlarımızda var olan tövbe ne? Subhanallah ve bihamdihi, subhanallah el azim ve bihamdihi estağfurullah el azim. Bu iki şeyi, tövbeyi ve tevhid çekmeyi, la ilahe illallah demeyi biz bu ayda çoğaltacağız. Bin tane söyleyin, iki bin tane söyleyin, üç bin tane söyleyin, beş bin tane söyleyin, on bin tane söyleyin, günlük yirmi bin tane söyleyin, günlük yetmiş bin tevhid çekin, çekin. Bu ayda çoğaltın, çoğaltabildiğiniz yere kadar çoğaltın. Ya işte filanca bize Whatsapp'tan şunu attı da şu kadar şunu okuyun dedi de bunu bu kadar okuyun dedi de bırak kardeşim onu.
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin tavsiye ettiği zikirlerden başka bir zikir çekme. Sana tavsiyem bu. Zikir mi yapacaksın? Hazreti Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bu dinin yaşayanı ve öğreteni. Geri kalan kendisine peygamberlik süsü veriyor, veriyor gizliden gizliye. Din yaşanacaksa Kur'an'a ve sünnet-i seniyeye uygun yaşanmalı. Zikir mi yapacaksın? Onun sünnet-i seniyede temeli olmalı. Sünnet-i seniyede temeli olacak. Bakın Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor. Bu ayda iki dört şeyi arttıracağız. İkisine Allah'a ait Rabbimizi razı edeceğimiz şeyler. Bu ne? Şahadet yani la ilahe illallah'ı çoğaltmak. İkincisine istihvara devam etmek, tövbeye devam etmek.
Sufi kardeşler, hepinizin derslerinde tevhid dersi var. Hepinizin derslerinde var. Günlük tevhid derslerinizi muhakkak çekin. Günlük virtlerinizi muhakkak çekin. Yapabiliyorsanız sabah akşam virtlerinizi çekin. Yapabilenler devamlı tevhid çeksinler. Sayılı sayısız. Saymaya da böyle övünmek için sayıyorsan, sayma kardeşim. Övünmek için sayacaksan, Efendim ben 70 bin tevhid çektim. Orada işte bunu siz bağışlar mısınız diyeceksen çekme. Bana 70 bin tevhid çektiğini beyan etme. Veya bir başkasına, İşte zakir kardeş ben 70 bin tevhid çektim. Bağışlamada bağışlayabilir misin? Deme. Deme bunları. Sen Allah'ı zikret. Senin Allah'ı zikrettin.
Allah biliyor, görüyor mu? Evet. Başka bir şeyin, Birisinin görmesine ihtiyacı yok. Bir başkasının bunun duymasına ihtiyaç yok. Bir başkasının bunun bilmesine gerek yok. Allah'ı zikret. Allah'la baş başa Allah'ı zikret. Bir başkasını ortak etme. Bir başkasını şerik etme. Bir başkası bilsin diye uğraşma. Bir başkası duysun diye uğraşma. Tesbihli tesbihsiz Allah'ı zikret. Zikirde ne? La ilahe illallah. Tövbe ne? Subhanallah ve bihamdihi subhanallah il azim. Ve bihamdihi estağfurullah il azim. Kim bunu yüz sefer söylerse, Deniz köpükleri kadar günahı olsa, Allah onu affeder. Hadis-i şerif. O yüzden subhanallah ve bihamdihi subhanallah il azim. Ve bihamdihi estağfurullah il azim.
Tövbesine devam et. Bakın hadis-i şerifte kim bunu yüz sefer söylerse dedi. Her gün en az bunu yüz sefer söylemeye gayret et. Her gün tevhid çekmeye gayret et. Tevhid çekilmedik günün olmasın. Tevhid çekilmedik saatin olmasın. Bu ayı tevhidle doldur, zikirle doldur. Allah'ı zikir en büyük iştir. La ilahe illallah da en büyük zikirdir. Kim la ilahe illallah der ise, Allah'ın kalasına sığınmıştır. O ne metin kaladır. Hadis-i kutsi. O yüzden la ilahe illallah demeye devam edin. Alın tesbih elinize veya tesbihsiz devamlı zikrullah yapın. Devamlı la ilahe illallah deyin. Hani Musa aleyhisselam Tur-i Sina'ya çıktı. Tur-i Sina'da Cenab-ı Hakk'a yalvardı. Bana dedi, dil de hafif.
Bir bana zikir öğret. Dedi ki, tevhidime devam et. Musa aleyhisselam dedi ki, bunu herkes biliyor. Ya Musa, tevhidimi hafif mi görüyorsun? Bütün varlığı bir kefeye konsa, tevhidim bir kefeye konsa ağır gelirdi dedi. O yüzden kıymetli dersler, kardeşler, la ilahe illallah küçük gören insanlar var. Hani benim bir esmam yok. İşte bana tevhid dersi verdiydiniz. En büyük dersi vermişim sana. Ya ne istiyorsun? Çektin mi tevhid? Tevhid oldun mu tevhidi çekerken? Tevhid mi oldun tevhidi çekerken? Olmadın. Kalbin tevhid mi oldu? Olmadın.
Kalbin şehadete mi erdi tevhid çekerken? Tevhidi küçük görüyorsun. Şahit oldun mu? Şehadete erdin mi? Gözünden perde kalktı mı? Kalbinden perde kalktı mı tevhid çekerken? Neyi tevhid ettiğini gördün mü? Neyi tevhid ettiğinin farkına vardın mı? Neyi tevhid ettiğin kalbine indi mi? Tevhidi nasıl küçük görüyorsun? Otur, dosdoğru tevhid et. Dosdoğru Allah'ı zikret. La ilahe illallah ile başta. La faali illallah ol. La mevcude illallah ol. Ol, yürü. Tevhid de yürü. Onu küçük görme. Allah muhafaza eylesin. Filanca kardeşler şöyle esma çekiyorlarmış da, şunu söylediler de, işte şunu. Kim tertip etti o esmayı?
Hz. Peygamber mi etti? Etmedi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri rüyanda geldi de sana bir esma mı tertip etti? Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri halinde geldi de sana bir esma mı söyledi? Hz. Pir efendiler mi geldi? Üstadın mı geldi sana rüyanda halinde bir esma söyledi de sen o esmayı çekmeye gayret ediyorsun? Kim söyledi? Filanca abi söyledi, filanca hacı anne söyledi, filanca kardeşler söyledi. Senin şeyhin onlar mı? Sen onları mı şeyh olarak gördün? Sen onları pir olarak mı gördün? Sen onları peygamber olarak mı gördün sallallahu aleyhi ve sellem ki, onların, onun, bunun, Ahmet'in, Mehmet'in dersini çekeceğim diye uğraşıyorsun?
Kim verdi sana o virdi? Efendim biz bir WhatsApp grubu kurduk, orada kendi kendimize esmalar çekiyoruz. Kendi kendinizin şeyhi olmuşsunuz siz. Siz ne güzel şeyhi de bulmuşsunuz. WhatsApp'tan kurun bir grup, orada kendi kendinize esma çekin. Kendi kendinizi şakşaklayın, kendi kendinizi alkışlayın, kendi kendinizi havalara uçurun. Kendi kendinizi siz uçurun, ayaklarınızı yerden kesin. Size şeyh filan lazım değil, size üstad lazım değil. Siz kendi üstadınızı, kendiniz üstad yapmışsınız. Kendi kendiniz üstad yapmışsınız. Allah muhafaza eylesin. Bir üstadın vermiş olduğu virdin üzerine bir vird çekebilir miyim, şu virdi de yapabilir miyim diyen bir kimse kendini şeyh yapmıştır.
Ona üstad lazım değil, dersini alsın gitsin. Filanca abiler, filanca kardeşler, filanca komşu, filanca arkadaşım, böyle bir ders çekelim dedi, biz de çekebilir miyiz diyorsan, git kardeşim onu şeyh olarak kabul et, yürü git bak işine. Ne işin var burada? Allah işinin gücünü rast gelsin. O zaman ben sözümü dinleyen, sözümü dinleyen, sözümü dinleyecek olan kardeşlere, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin dilinden bir şey söylüyorum. Ne? Tevhide devam edeceğiz. La ilahe illallah demeye devam edeceğiz. İkincisi ne? Tövbeye subhanallahi ve bihamdihi subhanallahi lazım demeye devam edeceğiz. Bu ayda bu iki virde, bu iki dersi çok ehemmiyetle üzerinde duracağız. Derslerimizi, virdlerimizi, günlük derslerimizi bir tamam çekeceğiz. Bana bir kardeş demeyecek, şunu da çekebilir miyiz?
Allah yoluna çekesin kardeşim. Ben de diyorum ki, bana sorun, çekebilirsiniz, Allah'ı zikir istediniz, çekin. Ama içimden diyorum ki, sanki sana verdiğin virdi dosdoğru yaptın da, bana şu virdi de çekebilir miyiz diyorsun. Sanki sana verdiğin virde hemhal oldun da, o virde fena oldun da, başka virde geçeceksin. Öyle mi? Yazık. Yazık ki yazık. Allah muhafaza eylesin. Müstani kalamayacağınız hasretler de iki tane hasret. Cehennemden Allah'a sığınmanız ve cennetinizi istemenizdir. O zaman bu ayda da ne yapacağız? Allah'ın cehenneminden cennetine doğru yolculuğa gideceğiz. Rabbimin cehenneminden sığınacağız, cennetini isteyeceğiz muhakkak. Bu ayda oruçluya su vereni, Allah-u Teala kıyamet günü benim havuzumdan içirir de artık ondan sonra bir daha susamaz.
Demek ki oruçluya bir yudum da olsa, suyla ne yapacağız? Suyla dahi olsa iftar ettirmeye gayret edeceğiz. Bu hadis-i şerifte tergif ve terhipten alınma. Bu tergif ve terhipten bu uzun hadis-i şerifi nakledebilirsiniz. Allah okuduğumuz hadis-i şeriflerle amel eden kullarından eylesin bizi inşallah. Ben bir hayli burada daha hazırlamışım bazı şeyler. Allah izin verirse inşallah bugün herkes sahura kalkacak. O yüzden sizi daha fazla zamanınızda almak istemiyorum. Allah'tan bir şey gelmezse inşallah. Şimdi sorularınıza geçeceğim. Yine bu önümüzdeki cumartesi gün Allah izin verirse sohbetimiz devam edecek. Allah'tan bir şey gelmezse. sebep olanlardan, hizmet edenlerden, misafir edenlerden Allah razı olsun inşallah.
Önümüzdeki cumartesi günü devam edecek inşallah. Cumartesi günü de buradan kaldığımız yerden oruçla alakalı bahislere devam edeceğiz. Aslında zekatla alakalı şeyler de hazırladıydım ama oruçla alakalı bitiremedik daha. Zaman kalmıyor. Yaklaşık bir saat beş dakika filan bir sohbet oldu. Çok uzun da sohbet etmek istemiyorum. O yüzden hakkınızı elal edin. Şimdi inşallah sorularınıza geçeceğim. Cenab-ı Hak nasip ederse baştan itibaren sorularınızı cevaplandırmaya gayret edeceğiz inşallah. Arkadaşlar, soru yazanlar lütfen beni methedici kelimeler kullanmayın. Lütfen rica ediyorum.
Derviş kardeşler de rüya yazmasınlar. Yeni katılanlar oluyor, yeni gelenler oluyor. Onlar rüya yazabilirler. Ama derviş kardeşlerden rica ediyorum onlar rüya yazmasınlar. Yazdılarsa da silsinler. Lütfen. Allah razı olsun inşallah. Bir kardeş daha önce de yazmıştı. Antalya Serik'ten yazıyor. İsmi Mustafa. Orada kardeşlerimiz var mı diye soruyordu. Olmadığını söyledim. Nasıl irtibata geçeceğim demiş. Biz de irtibattasınız şu anda. İstediklerinizi yazabilirsiniz, sorabilirsiniz. İrtibatımızı kuvvetlendirebiliriz. İnşallah Antalya Serik'ten olan kardeşe. Bir kardeş başka bir kardeşe yazmış herhalde. O da buraya aktarmış galiba.
Selamünaleyküm Kemal abim. Ben dergahtan Mehmet Çarşı'da esnafım, ayakkabıcı. Üstadım biliyor ben sohbetlere ulaşmak istiyorum ama bana yardımcı olur musun? Ve derslerimi çekmeye bıraktım. Namazdan uzaklaştım. Bu ara içimde bir korku var. Namaz kılamıyorum. Kılarken yanımda bir şeyler sanki hareket ediyor. Banyoya bile giremiyorum üç gündür. Değişik rüyalar görüyorum. Üç harfler diye bağırarak uyandım geçen gece. Hakkınızı elâdin abim. Üstadımı arayıp söylemeye utanıyorum, çekiniyorum. Dersleri bıraktığım için, namazdan uzaklaştığım için. Bu kardeşe söyleyin, tövbe etsin. Gelsin, virdini tazelesin. Biatını tazelesin. Devam etsin. Ne korkacak, ne çekinecek, ne korkacak.
Biz caz değiliz, adamı öldürmüyoruz. Allah bizi affetsin. Kim tövbe eder, geri dönerse kapısı açıktır her zaman için. Allah tarafından. Allah bir muhafaza eylesin. Bir kardeş bir video atmış ama diyorum buraya hakkınızı elâledin. Video atarsanız videoları izleyemiyoruz diye. Hakkınızı elâledin. Bir kardeş yazmış. Sufilerde üstad ölünce yerine kim gelecek diye. Bunu geçen sohbette de söylediydim. Ölüm herkese hak. Bütün kardeşler istihar yaparlar, istişare yaparlar. Kendilerince bir üstad bulurlar. İnşallah ona tabi olurlar.
84 yaşında anneannem, hasta, komşular bana büyü yapıyor diyor. Cam ve perdeyi açtırmıyor. Kulaklarımda kuş, arı ve çeşitli sesler var. Beni ölsün diye uğraşıyorlar diyor. Beni önce Allah, sonra üstad iyi yapar diyor. Kimseyi eve misafir olarak kabul etmiyor. Beni önce Allah, sonra üstad iyi yapacak diyor.
Bu durumun bir çözümü var mı acaba? Teşekkür ederim demiş. Allah yardım etsin inşallah. Kolay bir şey değil. Yani psikolojisini bozmuş herhalde. Cenab-ı Hak muhafaza eylesin. Cenab-ı Hak korusun inşallah. Selamun aleyküm. Tekirdağ tasavvuf hakkından selam ve dua ile. Hayırlı Ramazanlar. Hepinize hayırlı Ramazanlar. Allah razı olsun inşallah. Selamun aleyküm. Bekabilah makamı nedir? Derviş bu makamda ne gibi manevi haller yaşar? Teşekkür ederim. Karıca Bey'den selamlar. Ve aleyküm selam. Biz bir tevhid makamına bir ulaşalım da. Şu tevhidi bir güzel çekelim. Bir tevhid de hemhal olalım. Bekabilah'a da sıra gelir. Kıymetli kardeşler. Derviş kardeşler buraya rüya yazmasınlar diye söyledim.
Allah bizi affetsin. Selamun aleyküm. Bir. Birinin halini sevmekle kendisini, aslını sevmek arasındaki fark nedir? Normalde bir kimse işte bir makamı vardır, bir mevki vardır, bir haldir o. Bir normalde ustadır o kimse. Diyelim ki Cevdet Usta. İşte araba ustası, tamirci. Onun tamirciliğinden dolayı o bir haldir, bir perdedir. Yani benim işte tamir işim var, onunla ben iyi geçinireyim der. Onu sever. O halini seviyor onun. Yani tamirciliği bırakınca onunla bağlantısı kesilecek. İşte savaş muhasebeci, mali müşavir. İşte iyi bir mali müşavir. Ben onunla iyi geçineyim. Mali müşavirliğinden dolayı mali müşavirliği onun bir haldir, geçici bir şeydir.
O yüzden o normalde onun halini seviyor. Onun aslını değil, onun kendisini değil. Tabii normalde o birinin halini sevmek onunla alakalı. Mesela işte bir erkek çok yakışıklı, yakışıklılığını seviyor onun. Yakışıklılığı geçince onu sevmeyi bırakacak. Veya bir kadın çok güzel, nadide bir kadın, o işte o kadın çok güzel diye kadının güzelliğini seviyor. Yani o hal ondan geçince ona olan sevgisi kalmayacak. Veya hatta işte onun parasını seviyor, onun pulunu seviyor, onun şanını, şöhretini seviyor. Onun normalde onun üzerinde dünyevi veya uhrevi olan halleri seviyor. İşte dünyevi ve uhrevi halleri severse o normalde aslında sevginin aslına ulaşmamış. O halde kalmış. O hal onun üzerinden geçince onun da sevgisi onun üzerinde kalmayacak.
Bu onunla alakalı. İki, işte ben o aşıklık taslayan kör gibiyim. Ama aşık olmak istiyorum. Şimdi ne yapayım? Aşıklık taslayanlar körlerdir. Aşık, normalde kalbin durduğu yerde durmayan, her daim maaşuğunu arzu eden, maaşuğunu takip eden, maaşuğunun izinde olan, maaşuğunun sözünde, maaşuğunun kokusunda olandır. O yüzden aşık, tabiri caizse kendini maaşuğuna bağlamıştır. Maaşuğunun kalbinden geçen, maaşuğunun içinden geçen, maaşuğunun diline dökülen, kalbine inen her ne var ise, aşığın da kalbine, gönlüne iner. Aşıklık odur. Öbür türlü kör bir aşıktır o. Hani, taklit etmek, tahkike buluncaya kadar caizdir. Taklit, tahkike ulaşmak içindir.
Ama hale da taklitte kaldıysa, o kördür. Hani bu neye benzer? İşte namazı taklit ederiz biz. Ama namaz olmazsak, hep namazımız taklitte kaldı bizim. Kötü mü? Değil. Ama taklitte kaldı. Tahkike eleşince, o zaman normalde o kimsenin namazı namaz olur. Aşıklıkta da aynıdır. Aşıklıkta o kimse tahkike ulaşınca, o zaman taklidi aşıklığı kalmaz. E aşıklığın taklidi de muteber midir? Muteberdir. Ama o henüz daha süt içecek olanlar içindir. E belli bir kıvama gelmiş olmanız lazım. Belli bir kıvama gelmiş olup da, hala da gelmeyip de aşıkçılık oynuyorsanız, o zaman aşıklığı taklit ediyorsunuz. Bu şuna benziyor. Yani ayran içip, sanki rakı içmiş gibi allof çekmeye benziyor.
Sen ayran içtin kardeşim, ayran içip de bize sarhoşluk numarası yapma. Sen veyahut da rakı içip de gelip bize sarhoşluk numarası yapma. Sen gel, mansur şarabı iç bizle beraber. O zaman senin sarhoşluğun sarhoşluk olsun. Bizim senin sarhoşluğuna biz baş verelim. Senin sarhoşluğuna biz can verelim. Ama yok, sen şehvetine aşıklık zannediyorsan, sen kendince zannına aşıklık zannediyorsan, sen kendince heva hevesine aşıklık zannediyorsan, sen körlerdensin. Biz ne şehvet düşkünüyüz, ne zan düşkünüyüz, biz ne heva heves düşkünüyüz, biz aşk arıyoruz, biz aşık ve aşkın düşkünüyüz. Bize aşıklıkla gel, geleceksen, bize aşkla gel, geleceksen, o zaman başkasının sözüyle gelme, başkasının haliyle gelme, kendin gel. O zaman bana şiir söyleyeceksen, kendin söyle bana. Bana başka bir yerden şiir nakletme.
Ben divan-ı kebiri bilmeyen bir kimse değilim, bana divan-ı kebirle gelme. Ben mesnevi bilmeyen, okumayan bir kimse değilim, bana mesneviyle gelme. Başkasının sözüyle gelme. Geleceksen başkasının sözüyle, bana hadis-i şerif gönder, okurum ben. Yıllardır okurum. Yıllarca da okurum. Ama aşıklık taslayıp, bana divan-ı kebirden bir beyt okuma. Bana aşıklık taslayıp, mesneviden bir şey okuma. Bana aşıklık taslayacaksan, spontane söyleyeceksin. Bana aşıklık taslayacaksan, hayal edeceksin, diyeceksin ki, ah sevgili, senin saçlarının arasında, şimdi dalaşmaktayım. Ve saçlarının arasında, senin kokunu koklamaktayım. Yine seher vaktini beklemekteyim. Yine seher vakti gelecek, bütün gaflete dalanlar uyuyacak.
Ve ben yine seninle, seher vaktinde baş başa kalacağım. Sen söyleyeceksin yine, seher vaktinde. Ben dinleyeceğim. Ben artık söylemek istemiyorum. Ben kendimden bir şey de katmak istemiyorum. Sen söyleyeceksin, ben dinleyeceğim. Sen söyleyeceksin, ben dinleyeceğim. Bu kadar dinlemeyenin arasında, bir ben olayım istiyorum, dinleyen seni. Ey sevgili. Kendince söyleyeceksin. O zaman diyeceğim ki ben, işte bu aşık. O zaman diyeceğim ki, evet buna aşk bulaşmış. O zaman diyeceğim ki, evet buna sevdadan bir şey bulaşmış. O zaman diyeceğim ki, buna aşıklıktan bir şey bulaşmış. Gözünde yaş görmeliyim. O zaman diyeceğim ki, ben buna aşıklık bulaşmış. Dudağının titrediğini görmeliyim.
O zaman ben diyeceğim ki, aşıklık bulaşmış. Ama öbür türlü, aşıklık bulaşmamış diyeceğim. Hakkınızı helal edin. Bir başkasının şiirini okumak, bir başkasının şiirini bir başkasına göndermek, aşıklık değil dostlar. Bir başkasının rüyasını, bir başkasına kendisi görmüş gibi anlatmak, sufilik değil. Bir başkasının halini, bir başkasına kendisi yaşamış gibi anlatmak, sufilik değil. Kendi gördüğün rüyayı, ama ben bu rüyayı gördüm deyip de, bütün dergaha anlatmaya çalışmak. Dervişlik değil. Kendi yaşadığın hali, bütün dergaha anlatacağım deyip de, çırpınmak. Dervişlik değil. Kıymetli kardeşler. Hakkınızı helal edin inşallah. Hayırlı akşamlar. Bu virüs olaylardan sonra, ölüm korkusu ve rızık darlığı korkusundan, nefes alamıyorum.
Uyuyamıyorum. Varoluşumu sorgulamaya başladım. Kur'an'a yöneldikçe korkum daha çok büyüdü. Sizce ne yapmalıyım? Kur'an'a yöneldikçe daha fazla yönel. Allah'a yaklaş, Allah'a yaslan, Allah'a imanını kavileştir, Allah'a imanını derinleştir, Allah'a olan muhabbetini, münasebetini fazlalaştır. İnşallah Cenab-ı Hak, bununla senin hidayet kapını açsın inşallah. Selamun Aleyküm, bir sorum olacaktı. Ne kadar çok iyi davranırsam davranayım, bana kötü davranan, sürekli laf sokan ve arkamdan beni kötüleyen bir kayınvalidem var. Ona nasıl davranacağımı bilemiyorum artık. İki senede çok alttan aldım, hiç kavga etmedim.
Kinini tutmadım ama onu düzeltemedim. Şimdisi artık ondan nefret ettiğimi hissediyorum. Bana yaptıklarını annemle paylaşırım. O beni hep sakinleştirir ve yapıcı olur. Bu durum beni çok üzüyor. Birincisi annemle derdleşmem gıybet olur mu? Evet. İkincisi ben onunla hiç dalaşıp kavga etmediğim halde ona duyduğum bu öfkeyi nasıl atabilirim kalbimden canım efendim? Allah affetsin beni. Normalde kıymetli kardeşler, 9-15 direni gelip sizi evde çarpacak değil ya. Kayınvalidelerinizle imtihan olacaksınız. İşte görümcelerle imtihan olacaksınız. Eşlerinizle imtihan olacaksınız. Çocuklarınızla imtihan olacaksınız. Sabredin, sıkıntı yapmayın bu noktada. Problem yapmayın. Bakın, hayata şöyle bakayım.
Şöyle bakın. Ben yapmam gerekeni yapayım. Kim ne yapıyorsa yapsın. Siz yapmanız gerekeni yapın. Bitmez bizim toplumumuzda bu kayınvalide gelin çekişmesi. Allah muhafaza eylesin inşallah. Selamun Aleyküm. Günümüzde özellikle selefi olduklarını belirten kimselerin kaynak gösterdikleri İbn-i Teymiye hakkında görüşümüz nedir? Benim olumsuz bir görüşüm yok İbn-i Teymiye ile alakalı. Ama İbn-i Teymiye Hanbelidir. Hanbeli olduğu için bütün eserleri Hanbeli fıkhının üzerine kuruludur. Ben Hanefi'yim. Ben Hanefi olduğum için İbn-i Teymiye ile alakalı çok fazla bir eser okumuştum, incelemiştim. Yok. Ben daha fazla Hanefi fıkhının anlatan, Hanefi fıkhıyla hemhal olan İmam Maturdi, İmam Azam, İmam Muhammed gibi zatların fıkhı kitaplarına ve Hanefi ekolünün eserleriyle hemhal oluyorum.
O yüzden yani Hanbeli bir kimse, evet İbn-i Teymiye okuyabilir, bunda bir problem yok. Ben İbn-i Teymiye'nin Akait ile alakalı görüşleri de normalde benim için, ben ona da bakmam. Neden? İmam Maturidi var Akait ile alakalı görüşlerine, onlara bakarım. İmam Maturidi'den sonra gelen İmamın esefi var. Bunun gibi normalde Hanefilerin içerisinde Akait ile alakalı da büyük imamlar, onlara bakarım. İhya okurum eğer okucak olursam, Gazali okurum. Gazali de kendisi Şafi'dir ama normalde hani bazı onun çevirilerde Şafi fıkhıyla alakalı olan şeyleri not düşerekten, Hanefiler de böyledir diye çeviriler var, onları okurum. Okunacak eser var. Yani Selefi olduğunu söyleyen kardeşler İbn-i Teymiye okuyorlarsa okusunlar, bir sıkıntı yok.
Allah iyi etsin inşallah hepsine. Selamun Aleyküm, hayırlı geceler. Bir buçuk yaşındaki kızım ezan okunduğu zaman çok korkuyor. Uykusundan uyanıyor. Ayat-ı Kürsü okuyorum, başka neler yapmama önerirsiniz. Yani normalde çocuğunuza doğduğunda ezanı kim okudu, sert mi okudu, yumuşak mı okudu, ezan okurken böyle çok sert okuduysa çocuk bu noktada korkmuş olabilir ezandan. O yüzden çocuğunuza tatlı tatlı babası bir ezan okuyabilir kulağına. İnşallah düzelir. Rabbim muhafaza eylesin. Selamun Aleyküm, Fransız damadımız yeni Müslüman oldu. Allah mübarek eylesin inşallah ya. Bir kimsenin imanına vesile olmak, yerdeki insanların, gökteki meleklerin ve cinlilerin yaptığı ibadetten daha evla bir ibadet etmiş olur.
Müjde. Bu sene ilk Ramazan ayını eda edecek ve bu ayda yapılan ibadetleri de bizimle beraber yerine getirmek istiyor. Mukabele yapmak istiyoruz ama ev halkımızdan okuyabilecek olan yok. Damadımız henüz Kur'an bilmiyor. Televizyondan damadımızla beraber takip etsek mukabele olur mu? Olup olmamasına bakmayın, takip edin inşallah. Bir de TV'den sesli Arapça dinleyip, alt yazısından Fransa takip etse hatim yerine geçer mi? Geçip geçmemesi önemli değil. Geçsen olacak, geçmesen olacak. Ama büyük bir ibadet. Yapın inşallah. Hayırlı akşamlar, bankaların bireysel emeklilik uygulamaları konusunda ne düşünüyorsunuz? Sizce sisteme girmek, devlet katkısını almak uygun olur mu?
Canım kardeşlerim, biz İslam devletinde yaşamıyoruz. O yüzden bu devletin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sınırlarının içerisinde İslam hukukuyla alakalı bir şey yok. Eğer böyle bir şeyleri yapmanız zorunluğunuz varsa yapın. Bunda bir sıkıntı yok. Bu uzun bir mesele. Yani sistemle alakalı sohbete girmem lazım şimdi. Çok uzun bir mesele. Yaklaşık şu anda beni bekleyen 60, pardon yok 81 tane soru var. O yüzden bununla alakalı çok zaman konuşuyorum. İnşallah gene sohbetleri takip edin veya geçmiş zamanları takip edin. Geçmiş zamandaki sohbetleri takip edin. Cevap bulabileceğinize inanıyorum inşallah. 14 yaşındayım, sizden ders aldım.
Rüya görmüş kardeşimiz. Allah razı olsun. Dersini çekmeye devam et inşallah. Selamun Aleyküm. Anne fitresini ve tutmadı oruç parasını kızına veya torununa verebilir mi? Veremez. Normalde çünkü çocuğuna veremiyor. Çocuğunun çocuğuna da veremiyor. Hala veya teyze fitresini yeğenlerine verebilir mi? Evet. Akşehir'den sevgi ve saygılarımız. Selamun sunum Akşehirliler inşallah. Daha önce yazmışlar bir an bile çekmiyor. Canlı yeğene hiçbir şekilde bağlanamıyoruz diye. Evet bir hadise yaşandı. Türkiye genelinde böyle bir zorluk oldu. Şimdi düzeldi ama inşallah. Zannediyorum düzeldi galiba.
Şu anda yaklaşık 500'ün, nazar değmesin diye söylemiyoruz. 500'ün üzerinde izleyen varmış. O yüzden şu anda gayet iyi yayın akışı. Bütün izleyenlere de teşekkür ediyoruz tabii. Allah razı olsun hepsinden de. Selamun Aleyküm. Geceniz nur olsun. Amin. Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun. Amin. Bakara suresi ayet 189'da evlerinize arkadan girmeyin. Kapıdan girin buyuruyor. Bunu açıklar mısınız? Yani bir kimse evine hırsız... Hadis-i Şerif'te de var. Evlerinize hırsız gibi girmeyiniz diye. Evlerinize arkadan girmeyiniz. Yani ön kapıda girmiyor da bahçenin kapısından atlayarak dengeliyor. Suizan yapıyor. Evde bir şey yakalayabilir miyim? Negatif bir şey görebilirim diyor.
Şüpheyle giriyor. Bu yanlış. O yüzden normalde bunu erkekler için söylüyorum. Evlerinizin anahtarını kullanmayın. Eve geldiğiniz belli olsun. Eve gelmezden önce telefon açın. Eşlerinize. Ben yoldayım, geliyorum. Eve bir şey lazım mı? Sırf geldiğiniz belli olsun diye. Yani kadın kendisini derlesin, toparlasın, evini toplasın. Üzeri dağınıktır. Ne bileyim temizlik kıyafeti vardır üzerinde. Gitsin o da tertemiz kıyafetlerini giysin. Hatta yarım saat, kırk beş dakika önceden haber verin. Kadıncağız duşunu alsın. Kendisini temizlesin. Kendisini süslesin. Kendisini kokulasın. Evin erkeği geliyor. Kolay bir şey değil bu. O yüzden haber verin. Habersiz evlerinize gelmeyin.
Gece bile olsa habersiz evlerinize girmeyin. Korkar kadıncağız. Çocuklar korkar. Yani işte baba evde yok diye biliniyor. Ne her zaman gelecek? İkide gelinecek, üçte gelinecek. Belli değil. Sonra gece hırsız gibi yavaşça evine giriyor. İşte kimseyi uyandırmayın diye. Onu söyleyecek uyuyorsanız ben sizi uyandırmayayım. Yok biz seni bekleyeceğiz. O zaman haber verecek. Habersiz eve girmek yok. Sufilik adabında yok. Sünnet-i Seniyye'de yok. Yayın donuyor. İzleyemiyoruz. Evet bununla alakalı kardeşler uyarıyı yapmışlardı bize. Arkadaşlar beni metheden girişler yapmayın. Lütfen.
Efendim benim sorum şu. Rabbim tüm ruhları aynı anda yarattı ve hepimiz aynı anda iman ettik. Yeni ruh yaratılmıyor diye biliyorum. Şimdi şeyhim eğer benden bir nesil devam edecekse bu ruhlar dünyaya gelme vaktini mi bekliyor yoksa Rabbim dilerse yaratılmışlardan bir ruhu bana evlat olarak mı gönderiyor? Yani belli midir kişinin kaç çocuğu olacak, kaç yaşayacak, kaç kızı, kaç erkek olacak? Normalde bizim inancımız şu. Cenab-ı Hak ruhları bütün kıyamete kadar gelecek olan ruhları yarattı. Onlara sordu. Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Evet dedik biz. Bu noktada biz kaç tane ruh yarattı, nasıl yarattı, neyi ne yaptı bununla alakalı bir şey söyleyecek noktada değiliz. Bazıları diyor Cenab-ı Hak işte ana rahmine gelecek olan ruhu o esnada yaratıyor diye.
Biz ona bize, biz bir şey diyemeyiz ona. Ama biz hadis-i şerif, hadis-i kutsiler, bu minvalde o yüzden bu minvalde inanıyoruz. Bir kimsenin kaç tane çocuğunun olup olmayacağını Cenab-ı Hak biliyor zaten. Bu ayrı bir mesele ama biz bilmiyoruz. Biz hayatımızı yaşayalım, günlük hayatımıza devam edelim. Selamun aleyküm. Diabet hastasıyım, ben oruç tutmak istiyorum. Lakin ailem bu konuda tutmamam gerektiğini söylüyor ve üzülüyorlar. Sizce ne yapmalıyım? Yani diabet hastaları tutmayabilir. Ama eğer bir kimsenin diabeti böyle mücadele edilerekten olabilecekse, yapılabilecekse tutabilir. Bunda bir sıkıntı yok. Yani hastalık, oruçla hastalık artıyorsa tutmayın. Herhangi bir hastalık, illaki diabet olması şart değil.
Bir kimse oruç tutacak, hastalığı artacak. O zaman tutmayabilir. Bir bedenine bir zarar gelmeyecekse tutabilir. Bedenine ve uzuvlarına bir zarar gelmeyecekse tutabilir. Bunu o kimse kendi kendisine iştahat edecek. Din bu konuda serbest etmiş. Ama bazı rahatsızlıklar vardır, hastalığı artar. Bazı insanlar vardır, oruç tutarsa hastalığı artar. O zaman onun oruç tutması caiz değil. Selamun aleyküm. Eşim ile uzun zamandan beri birlikte uyuyamadık. Bu sebeple sanırım artık asla yan yanayken uykuya dalamıyoruz. Birbirimizle rahat mı edemiyoruz? Anlayamadım. Ne tavsiye edersiniz? Şimdi bu şeyler sıkıntılı.
Yani sıkıntılı olmasının sebebi de ne yazık ki eşlerin birbirleri. Şimdi ben hep kardeşlere şunu söylerim. Yataklarınızı ayırmayın. Bu gün geçtikçe çoğalır. Veyahut da bayanlara derim ki evinizi terk edip gitmeyin. Yani bu gün geçtikçe bu mesafe artar. Veyahut da erkeklere derim ki siz yataklarınızı ayırmayın. Bu gün geçtikçe mesafe artar. Veyahut da bir sıkıntı oldu, bir problem oldu. Bu sıkıntı problem olduğunda insanlar sıkıntıyı ve problemi devam ettirdikçe birbirlerine karşı olan soğukluk artar, mesafe artar. Bu konuda eşler birbirlerinin bu mesafeleri uzatmayacak, azaltacak oluşumun içerisinde olması lazım. İşte birbirleriyle konuşması gibi, birbirlerine küsmemesi gibi, birbirlerinin yataklarını terk etmemesi gibi.
Veyahut da anne baba çocuk ilişkisi de aynı. Anne baba çocuğu haberi eleştiriyor, eleştiriyor, eleştiriyor. Çocuk anne babaya karşı mesafe oluşturuyor. Anne babayla olan irtibatını kesiyor. Bunun gibi anne babalar çocuklarıyla olan ilişkilerinde de bu denklemi, bu düzlemi tutturacaklar. Aynı şekilde eşler arasında da mesafe artmayacak. Yani mesafe arttıkça sıkıntılar çoğalıyor. Rahmetli babam aklıma geliyor. Yani rahmetli babam aklıma gelince, normalde ben hiç görmedim babamın yatak ayırdığını. Aynı zamanda da annem yanından uzaklaşsın bu mümkün değil. Annemin babama surat asması dahi mümkün değildi. Böyle annem küsecek bu mümkün değildi. Allah muhafaza eylesin.
Veya anne dedem aklıma geliyor. Yani anneannem hiçbir yere gitmemiş adamcağız. Yani şimdi eskilere baktığımızda gerçekten onlar farklı bir hayat yaşamışlar. Ama ne yazık ki şimdiki nesil gün geçtikçe birbirleriyle muhabbetini azaltıyorlar. Kadınların da bu konuda etkinlikleri fazla, erkeklerin de etkinlikleri fazla. Ama Allah affetsin, herkes bu zamanda herkes efe. Herkes bireysel tanrılığını ilan etmiş vaziyette. Evlerde kadınlar, erkekler, çocuklar hepsi de bireysel tanrılıklarını ilan etmiş vaziyette. Evlerde tanrılar savaşıyor. Bakın bireyler birbirleriyle yani anne, baba, eş bu üçgen birbirleriyle anlaşma, birbirleriyle ortak noktada buluşma, birbirlerine toleranslı davranma noktasında değiller.
Birbirlerinin tanrılıklarını yok etmeye çalışıyorlar. Soru 2. Beyim kendisinin hanımına karşı sorumluluğunu olduğunu düşünmüyor sanırım. Çünkü düşünmüş olsa cima için sürekli geri çevirmezdi. Sanki bayanın talep etme hakkı yokmuş gibi davranıyor. Kendisi bu şekilde günaha girer mi? Normalde bir kadının dört günde bir cinsel ilişkiye girme hakkı var. Kadın bu hakkını erkekten bunu isteyebilir. Bunu erkeğe de söyleyebilir. Dört günde bir benim cinsel ilişkiye hakkım var diye. Eğer erkek bunu karşılayamıyorsa kadının boşanma hakkı doğar. Bunu Hz. Ali radiyallahu anh hazretlerine, çünkü bu mesele geliyor. Bu iştahat Hz. Ali efendimizin. Hz. Ali efendimiz Kur'an-ı Kerim'de erkekler dörde kadar kadınlar nikahlansın.
Ayeti kerimesini söyleyerekten bir kadının hakkı dört günde bir cinsel ilişkiye girmek diyor. O yüzden bir erkek dört günde bir eşiyle cinsel ilişkiye girme noktasında kendisini tutacak. Eğer bunu kendinde bu fiziki gücü, bu manevi gücü göremiyorsa eşini serbest edecek. Diyecek ki ben dört günde bir seninle cinsel ilişkiye giremediğimden dolayı serbestsin. İstersen benden boşanabilirsin, istersen benden ayrılabilirsin diye onu serbest edecek. Eğer bunu yapmıyorsa erkek eşine zulmetmiş oluyor. Neden zulmetmiş oluyor? Kadının da hakkı çünkü cinsel ilişkiye girmek. Erkeğin hakkı olduğu kadar da kadının hakkı. Ve erkekler eşlerinin istediğini hissettiklerinde, onların cimha etme isteğini gördükleri anda onlara cevap vermeye gayret etsinler.
Kadınlar da erkekleri istiyorlarsa onlara cevap vermeye gayret etsinler. Erkekler de kadınlar da böyle bir zorunlulukmuş gibi, kanunu bir hukukmuş gibi, anayasa maddesi gibi görmesinler meseleyi. Sevgiyle, muhabbetle, birbirlerine iştiyaklarıyla bu meseleyi halletsinler. Ama halletmiyorlar diyelim ki. O zaman hukuk girer devreye. Devreye hukuk girince de dört günde bir cinsel ilişkiye girmek kadının hakkı. Soru 3. Bir erkeğin sağlık sorunları ile erkeklikten kısmen düşmesi ama evliliği devam ediyor. Tedavi olmuyor. Böyle birbirine ne tavsiye ederseniz. Yani normalde onu aile büyüklerinden birisi, o kimseye tavsiyede bulunabilir. Bak böyle erkeklikle alakalı sorunların varsa tedavi ol, doktora git şunu yap bunu yap.
Değişik bu noktada tedavi metotları uygulanabilir. Bunun erkek bu problemini halletmesi lazım. Halledemiyorsa, bu noktada halledemiyor. Öyle bir problem yaşadı. Artık onun erkeklik problemi var. Yani iktidar problemi var. O zaman kadına diyecek ki, istediğin anda boşanabilirsin. Kadının boşanmakla doğuyor. Hanefi'ye göre. Soru 4. Eşler arası diyalog ve şakalaşma sevap mıdır? Evet, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri eşleriyle şakalaşırdı, konuşurdu, sohbet ederdi. Hatta onlarla muhabbet ederdi. Böyle sevişme esnasında dahi konuşmak sünnettir. Konuşmak derken dünya meselelerini konuşacak değil. Hükümet kurup hükümet yikecek değil.
Eşlerin birbirlerine karşı olan iştiyaklarını anlatacak. Birbirlerine karşı olan muhabbetlerini anlatacak güzel, tatlı sözler kullanılmalı. Yoksa eşlerin birbirlerine karşı muhabbetini, iştiyakını, birbirine karşı olan isteğini kıracak, dökecek sözler değil. Artıracak sözler kullanılabilir sünnet. Sevap ise neden evli bir erkek bunu yerine getirmez? Bilmiyordur belki de, cahildir. Onun bilmediğine verelim. Veya ona bir sevgiden, aşıklıktan, muhabbetten bir şey bulaşmamıştır. Yani cinsel ilişki böyle otomatiğe bağlanmış sadece fiziksel bir olgu değildir. Bunun işin manevi tarafı vardır, kalbi tarafı vardır, içselliği vardır. Ne bileyim işte bunun sadece fizik olarak bakıp böyle zahir noktadan bakılırsa çok affedersiniz, eşeklere benzer insan o zaman.
Bu işin farklı perdede olması lazım. Eşler birbirine muhabbetli, birbirine karşı iştiyaklı, birbirine karşı sevgili, birbirlerine karşı bu noktada daha canlı, daha heyecanlı olmaları lazım. Öyle yoksa böyle birbirlerine karşı sevgi ve muhabbeti gerektiren sözler kullanamıyorlarsa, kullanmıyorlarsa, birbirlerine sevgileri, muhabbetleri kalmamış. Veyahut da birbirlerine karşı canlı, heyecanlı olmaları lazım. Perdeden perdeye geçmeleri lazım, uçmaları lazım. Bunları böyle yapamıyorlarsa o zaman gerçekten eşler arasında bir diyalog problemi vardır. Erkek bunun yerine getirmez, bilmiyor mudur, bilmiyordur. Zoruna mı gidiyordur? Valla zoruna da gidebilir bir erkek böyle, bazı erkekler tanıyorum ben hani eşlerine karşı seviyorum seni demekten uzaklar, onlar olan sevgisini göstermekten uzaklar veya eşini istediğini belirtmekten uzaklar, kendilerini bunda ne görüyorlarsa bunlarla karşılaşıyorum.
Erkekler eşlerini istediklerini beyan etmesi, onlara karşı muhabbetlerini beyan etmesi bu erkeği alçaltmaz, daha yüceltir. Bu bir. İkincisi, kadınlar, erkekler kendilerini istiyor diye onlara bıkkınlık göstermesi, onlara karşı davranması gerçekten de bu anlaşılabilir bir şey değil. Öyle kadınlar da var. Hani bu acı bir şey ve erkekler bu noktada eşlerine karşı muhabbetlerini ve sevgililerini belirtmekte bence uç noktalarda dolaşmalılar.
Veya kadınlar da erkeklerine karşı sevgileri ve muhabbetleri varsa uç noktalarda dolaşmalılar. Kendini üstün mü görüyordur? Bilemem. Cahilliktendir. Kendini üstün de görse cehalettir bu. Kibirlilik de cehaletten, bilmemekten kaynaklanır. Kadını aşağı buna layık değil gibi. Yani kadını aşağı görmek de cahilliktir. O da bilgisizliktir. O da çok affedersiniz, eşeklikten farklı bir şey değildir. Allah muhafız eylesin inşallah. Böyle eşeklik diyorum, ağır konuştuğumu düşünmeyin. Hz. Mevlana Celalet-i Ruma Hazretleri, aşıklıktan payı olmayanın eşekten farkı yoktur diyor. Yani kadın ve erkek birbirine karşı aşıklık perdesinde değillerse eşekten bir farkları kalmaz.
Allah muhafaza eylesin. Merhaba, benim birkaç sorum olacak. Kadından mürşid olur mu? Bugüne kadar 1400 yıllık Muhammed-i İslam tarihinde, ondan önceki de, hepsi de İslam'dır çünkü, Adem'den itibaren hiçbir kadın peygamber gelmemiştir. Kadından bir mürşidi kamil de hiç olmamıştır. Bundan şu çıkmasın, işte din böyle erkek erkil bir din olarak algılanıyor. Öyle değil. Yani normalde kadınların yapabileceği, edebileceği şeyler sınırlı. Erkeklerinki de sınırlı. Ama normalde kadından bir mürşidi kamil bugüne kadar olmamış. Zaman zaman böyle olduğunu iddia eden, mürşidi kamil olduğunu iddia eden kimseler çıkıyorlar.
Ama biz kadından evliya olur, kadından normalde Allah'a dost olur. Rabiyetül Adeviyye, Hz. Aişe annemiz, Hz. Fatıma Atul Zehra annemiz gibi bu nadide şahsiyetler var. Ama onlar mesela bir mürşidi kamil hükmünde ve hukukunda değiller. Erkek müritleri de olan ve melami olduklarını söyleyen hanım bir mürşide bağlandım. Ben ve namaz kılmıyorlar, oruç tutmuyorlar, şeriata aykırı davranıyorlar.
Ben de araştırmadan bağlandım, kalbimde sevgi hissettim. Yani normalde eğer Muhammedi bir yol ise namazı da orucu da olması gerekir. Muhammedi bir yol ise Kur'an ve Sünnet'e uyması gerekir. Muhammedi bir yol değil ise o zaman onda Kur'an ve Sünnet aranmaz zaten. İşin en açıkçası bu. Namaz da oruç da Cenab-ı Hakk'ın Kur'an'ın da farz kıldığı şeyler. Bütün peygamberler namaz kılmış, bütün peygamberler oruç tutmuş. Ve bütün peygamberler kendi ümmetlerine namazı da orucu da emretmiş. Kendileri yaptıkları gibi emretmişler. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri de yapmış. İbadetsiz hiçbir din yoktur. O yüzden ben onu Muhammedi bir topluluk olarak görmüyorum.
Kendilerini melame olarak tanıtsalar da. Ama hiçbir ibadet yok şeklen. Bana her fiilin faili Allah bilgisi verildi. Ve bunu hayata geçirmem, kim ne derse Allah'ı görüp hayır dememem gerekirmiş. Birisi gel içki içelim derse içmem gerekirmiş Allah kelamı deyip. Namaz kıl diyeni Allah kelamı görmeyip namaz kılmayan bir kimse.
Oruç tut kelamını Allah kelamını görmeyip oruç tutmayan bir kimse. Neden şeytanın vesvesenesini ve şeytanın kandırmacısını Allah'ın ilahi hitabı olarak görür ki? Peki bunu dinliyorsanız ben şimdi o zaman benimkini de Allah kelamı olarak. Allah kelamı olarak görün. Asla namazı terk etme, asla orucu terk etme, asla Allah'ın zikrini terk etme, asla Allah'ın haramlarına dalma, al sana Allah kelamı.
O zaman bütün fiil haksa benim söylediğim de hak, hadi bunlara tabi ol. Şimdi bunu böyle konuşmak istemezdim. Bütün böyle şimdi melami kelimesi kullanınca ben bunu belirtmek zorunda kaldım. Türkiye'de veya dünya üzerinde ne yazık ki böyle bir melami, bozuk melami fırkaları var. Yoksa bütün sufilerde melametlik vardır, bütün sufilerde melamilik vardır. Ama bu melametlik ve melamilik bir kimsenin kendi hayırını saklayıp şerrini ortaya koyması olarak algılamamız lazım. Sırf Allah için ibadet etmek, bununla algılamamız lazım. Yoksa Allah'ın haramlarını işle, Allah'ın haramlarını yap, ondan sonra Allah'ın lanetlediği haramları yap, bu da fiili o istedi de. O zaman şöyle söyleyeyim, bir kimse sizinle eşcinsel ilişki istese, bu da Allah'tan deyip yerine mi getireceksiniz?
Böyle saçma sapan sapıklık var mı? Canım kardeşim ya, Allah muhafaza eylesin. Bunlar melami değil bunlar, bunlar yüz karası bunlar. Allah muhafaza eylesin. Sapık. Hakkınızı helal edin ama ben iki yıl önce elbiseme terliyken, iki ay boyunca dev adaran sıktım ve bu yüzden vücudum kötü kokuyor.
Bu yaklaşık iki yıldır böyle, bunun çözümünü yapmalıyım. Bunun çözümünü bilmiyorum. Ne yazık ki bu batının bize getirmiş olduğu bu tip deodorantlar, parfümler, şunlar bunlar, güzellik malzemeleri bizi önce işte böyle bizi bozuyor. Sonra biz düzeltmek için bir daha bize malzeme satıyorlar. Şimdi bir işte krem bize satıyorlar. Sonra bu kremler bizim vücudumuzda kırışıklık yapıyor. Bizim vücudumuza hasar veriyor. Sonra bu hasarları düzeltince başka bir krem daha satıyorlar. Bitmiyor işleri. En iyisi bunları kullanmamak için. Bakın en iyisi kullanmamak. Allah bizi iyi ilerden eylese. Selamun Aleyküm Üstadım ben Enes, Hakkı, Işık, Ramazan'da ne olmuş?
Ne olmuş ki haberim yok benim ne olduysa yaz. Selamun Aleyküm kocam namaza başladı ve tövbe et tam da olsun. Kur'an ve sünnetle alakalı şeyleri benimle birlikte öğrenmeye çalışıyor. Günlük tövbe olarak tespih ne çekebilirim diye sordu bana. Bizim dersimizdeki tövbeyi sayı belirtmeden söyleyebilir miyim? Sayı belirt. Yoksa sizin önerdiğiniz bir şey var mı? Hayırlı Ramazanlar. Allah razı olsun. Hayırlı Ramazanlar. Selam söyle eşine inşallah. Sadece estağfurullah elerzim çekebilir sabah akşam yüzer tane. Bizim ders kağıdımızdaki tövbeyi çekebilir sabah veya akşam kaç tane isterse. Hiç sıkıntı değil. Selamun Aleyküm gücüm ölçüsünde bu ay Müslüman kardeşlerime yardım etmek istiyorum.
Yakınımda şahsen tanıdığım hiç ihtiyaç sahibi yok. Birilerine sorup bulmak istiyorum ama o zamanda riyaya ya da gösteriş yapıyor olmaktan korkuyorum. Nasıl bir yol istemeliniz yardımcı olur musunuz? Allah sizden razı olsun Ramazan'ın tekrar mübarek olsun. Bizim kardeşlerimizle alakalı ilgilenen kardeşler onlara ulaşılabilir. Eğer bizim kardeşlerimizden bir kimse ise, kardeşlerimizin dışında bir kimse ise, bizim de böyle çok etrafta tanıdığımız, bildiğimiz kimseler yok. Biz kardeşlerimizi tanıyoruz bir tek gerçekten ciddi ve samimi olarak söylüyorum. Ben bizim kardeşlerimizden başka çok fazla bir kimseyi tanımıyorum, tanıyamıyorum, zamanım yok.
O yüzden kardeşlere sorabilirsiniz. Kardeşler bunlarla alakalı size gerekli bilgiyi verecektir inanıyorum. Hayırlı akşamlar. Üç banka tarafından bireysel temel ihtiyaç destek kredisi olarak kredi veriliyor. Geri ödemesi aylık faiz oranı %0.49 olarak. Altı ay sonra başlıyor. Bu kredi almak başvuru yapmak uygun mudur? Bunların dini hukuklarını soruyorsanız bana, dini hukuk olarak darül harp hukuku girer, bu konuda bir sıkıntı olmaz.
Ama ben bu nerede daha ucuzdur, nerede daha pahalıdır bilebildiğim bir şey değil, bu konuda size yardımcı olamam. Ama öbür türlü, dini hukuk açısından bakıyorsanız, İslam hukukunun olmadığı bir yerde bu tip şeylere Hanefiler cevaz vermişler. Selamun aleyküm. Ben Ahmet İşlek dersimi çekmede ve Kur'an sünnet tarihinde durma noktasındaki gevşeklikten dolayı tövbe ettim. Hakkınızı helal etmenizi rica ederim. İnşallah Ramazan ikliminin hoşluğu ile yeniden mücadele etmeye başlayacağım. Allah mübarek etsin inşallah. Rabbim tövbemizi ve tövbelerimizi kabul etsin. Kaldığın yerden devam et inşallah. Selamun aleyküm. Gazemir'den Özlem'le selamlar, saygılar ve aleyküm selam söyleyin bütün kardeşlere inşallah.
Nefsimizi meratiplerinle nasıl insan olmaya güç yetirebiliriz inşallah saygı ve sevgilerimle. Biz hiç kimseye kötülük yapmayalım, farzları yerine getirelim, Allah'ı zikredelim. İnşallah insan oluruz. İnsanlara faydalı olmaya çalışalım. İnşallah insan oluruz biz. Bu akşam çaylar Cevdet Usta'dan. Bütün servis Cevdet Usta'ya ait bugün. Teşekkür ediyoruz kendisine. Tabii Salim'le savaşta monitörlerin başındalar. Can hıraş böyle çalışıyorlar Allah razı olsun. Her ikisinden, üçünden de. Ben lise son sınıf öğrencisiyim, sınava hazırlanmaktayım. Şöyle bir sorunum var.
Günlük ibadetlerimi yapmaya çalışıyorum ve sadece bir işte çok yoğunlaşabiliyorum. İbadet edince ders çalışamıyorum, ders çalışınca da ibadet edemiyorum. Yani orta yolu bulamıyorum. Bu çok basit. Namaz vakitleri belli. İki namaz arasında derslerine çalış. Git namazını kıl. Dersine çalış veyahut da sabah namazından sonra belli bir kaylule yapıyor musun, yapmıyor musun bilmiyorum. Günlük girdiği bir insanın yarım saat kırk beş dakikaya almaz. Günlük girdiğini çık, ondan sonra dersini çalış. Bu noktada gününüzü böyle tanzim edebilirsiniz. Saatleri ayırabilirsiniz. Bunları disiplin edip bu noktada daha iyi bir çalışma sistemi oturtturabilirsiniz kendinize. Ders çalışınca dünyalıya çekiliyormuşum gibi hissediyorum.
Bu doğru değil. Bu nefsin vesvesesi. Dünya da lazım. Dünyasız ahireti oluşturmak çok zor. O yüzden muhakkak ki dünyevi işlere de el atmamız lazım. Hani bir genç bir çocuk camide ibadet ediyordu. Hazreti Ömer Efendimiz'e dediler ki bu genç cami ehlindendir. Camiden dışarı çıkmaz. Devamlı ibadet eder. Gitti gencin başında durdu. Senin yaşin'i kim sağlıyor dedi. Abim sağlıyor. Abin senden hayırlı dedi ona. Veren el alan elden hayırlıdır dedi. Kalk iş yap dedi. O yüzden her ikisi de lazım. Staj yaptığım hastaneden aylar önceden maaş almam gerekiyordu. Çalıştığım yer maaşımı ödemedi. Özel hastane olduğu için zor durumdalar diye maaş hakkında konuşmak istemedim.
Ama sadaka vesaire vermek istiyorum. Maaşımı istesem uygun olur mu? Bir yerde çalıştıysanız karşılığını alın. Karşılığını bırakmayın. O yüzden normalde işte zordaydı, ağırdaydı. Eyvallah biz ona müsaade edelim ama zamanı belli olsun. O yüzden öyle bir yerde hakkınızı ve alacağınızı alın. Hakkınızı ve alacağınızı kimseden bırakmayın. Selamun Aleyküm hocam. Güvenlik görevlisi olarak çalışıyorum. İş yerine taravi namazlarına sekiz rekat olarak kılabilir miyim? Doğru mudur? Eğer gece devamlı güvenlikte, nöbette duruyorsan ve güvenlik işini aksatmayacaksa o zaman sekiz rekat değil de iki rekat, dört rekat kılmaya gayret edin. Eğer aksatmayacaksa, eğer aksatacaksa...
Hayırlı akşamlar. Müslüman olmayan bir kişinin orucu, iyilikleri kabul olur mu? Müslüman olmayan bir kimsenin yapmış olduğu iyilikler, oruçlar Allah katında zayi olmaz ama onu cennetlik etmez. Çünkü cehennemindeki onun azabını hafifletir. Bizim inancımız bu. Geçtiğimiz Ocak ayında Allah'a işim hallolursa bir muhtacın bir öğünlük yemeğini karşılayacağım diye dua ettim.
Allah işimi halletti, isteğimi verdi. Tasarruf yaparak biriktirdim veya ailemin bana verdiği harçlık üzerine 100 liraya aşmayan kasaptan et alıp bağışlasam. Bağışlasam hem Allah'a verdiğim söz hem de Ramazan'da yapılan sadakalara dair olur mu? Evet. İnşallah. Çok özür dilerim. Diyelim ki bir komşumuzun kapısının önüne yemek alışverişi yaptığımız poşeti veya koliyi koyduk. O kişi bize sen mi koydun derse biz ne demeliyiz? Bu gibi durumlarda yalan söylenmeli mi? İstanbul'daki bütün kardeşlerden bol bol selamlar. Sessiz kalın. Ne olacak ki illa ben koydum demek zorunda değilsin. Sessiz kal. Bir de ablam tenureye çok geçmek istiyor.
Mesle de ona dua edermişsiniz. Allah yardımcısı olsun inşallah. Allah'ın ve Resulünün selamı, bereketi üzerinize olsun. Rabbim hayırlı, nurlu Ramazan geçirmeyi nasip etsin. 049 Almanya mıydı? Almanya herhalde. Almanya'ya selamlar inşallah. Selamünaleyküm. İnsanlar mürşidi kamil deyince kitap gibi bir kimse bekliyorlar. Kur'an'ı çok iyi bilen fıkıhı, siyeri ezberlemiş, her konuya hakim. Böyle olunca sanki alim olunurmuş gibi görüyorlar. Bu konuda yaklaşımlar nasıl olmalı? Bu mübarek gecede bizleri bırakmadığınız için teşekkür ederiz. Allah razı olsun. Arayan bulurmuş. Herkes aradığını bulur.
Herkes neye layıkse onu bulur. İnşallah öyle bir kimseydi, o kimseler bulurlar. Yok değil ya, Allah'ta var. Hamdolsun. Diğer bir sorum. Kur'an ve tevhid hatmini kardeşlerimiz ile paylaşmak uygun olur mu? Gruptan kaç yüz okuyacağımızı ve kaç tevhid aldığımızı paylaşmakla gösterişe girer mi? İnşallah girmez. Hayırlı Ramazanlar çokça zikrullah yapıp, tevhid çekip, aynı zamanda ne yazık ki haramın, günahın, kulakın içinde bulunanların hükmü nedir? Allah onlardan kurtarsın hepsini de inşallah. O çektikleri tevhidin, çektikleri zikri... Sana bir şey demedim ya. Sessizdi ama. O kimsenin yapmış olduğu haramlar, normalde işlemiş olduğu günahlardan inşallah kurtulurlar. Çünkü namaz sizi kötülüklerden alıkoyar der.
Eğer bir kimse namaza devam ederse, tevhide devam ederse, zikrullaha devam ederse, Cenab-ı Hak onu kötülüklerden alıkoyar. İnşallah alıkoysun inşallah. Geçmiş sohbetlerinizin birinde namaz kılarken Allah'ı zikret sözünü etmiştiniz. Bu söylediğiniz zikri nasıl uygulayabiliriz? Hem namaz kılıp hem zikir nasıl yapabiliriz? Yani söylemişim, keşke o sohbetlerde sorsaydınız. Ben ne zaman ne konuştum bilmiyorum. Allah bizi affetsin inşallah. Geceniz mübarek olsun. Nasıl aşık olunur? Aşık ol demişsiniz. Yine Almanya. Evet aşık olun. Aşık olmayı bilmiyorsanız bir aşık bulun. Aşığın ayak izlerini takip ederseniz aşık olursunuz inşallah. Derslerimiz değişmeden öncesine ait kaza derslerim var.
Onların kazalarını çekerken yeni derslerimi, kazalarımı yerine getireyim. Evet. Selamun Aleyküm. Polatlı'dan her ailesi olarak sizi izliyoruz. Sayılı Ramazanlar diliyoruz. Tövbe için olan zikirleri başkalarına çekmeler için söyleyebilir miyiz? Evet. Selamun Aleyküm. Ben de Antalya merkezdenim.
Siz de izin verirseniz irtibat kurmak isterim. Serik'teki arkadaşla. Olur. Antalya merkezde Serik'teki arkadaşlar inşallah birbirleriyle buluşturalım. Ama bunu ben şey yapayım. Yarın inşallah birbirlerinizin telefonlarını vermeye gayret edeyim ben size. Bu telefon burada kalıyor değil mi? Bu soru telefonu. Tamam. Onun yarın ben açayım. İnşallah şey yapayım. Birbirinizi buluşturmaya gayret edeyim. Birbirinize telefonlarınızı atayım inşallah. Benim polen astım hastalığım var. Bu konuda polen tuttuğu zaman çok aşırı zorlanıyorum. Bu konuda ne yapmam lazım? Yardımcı olabilir misiniz? Bununla alakalı böyle bir yeni tip tedavilerin var olduğunu biliyorum.
Bu konuda bir zannediyorum üniversitede yapıyorlar. Müracaat ederseniz iyi olur. Selamun Aleyküm. Ramazan eliniz mübarek olsun. İnşallah Yunak'tan. Ben cumartesi sabah doğum yapacağım. Ameliyatta duanızı istiyorum. Allah hayırlısını versin. Cenab-ı Hak şifa versin. Rabbim korusun inşallah. Ebu Bakir Sıddık'ın azadlısı Yüseyre radıyallahu anh ki ilk muhacirlerden anlatıyor.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bize dedi ki size tesbih, tehlil, takdis, tekbir çekmenizi tavsiye ederim. Bunları parmakla sayın. Zira parmaklar kıyamet günü nelere kullanmalıklarından suale maruz kalacaklar ve konuşturulacaklar. Hadiste böyle geçiyor. Tesbihle çekmekten daha mı hayırlı? Bu namazın arkasından otuz üç tane subhanullah, otuz üç tane elhamdülillah, Allahu Ekber ve yüzüncüsündeki tesbihle alakalı hadis-i şerifi. Efendim orucun şeriattaki, tarikattaki, hakikattaki tecelliyatları nelerdir? Bir müminin oruç tutarken olmazsa olmazı nedir? Oruçla alakalı sohbetlerimizi devam ediyoruz. Hem şeriattaki, hem tarikattaki, hem de hakikattaki halleri anlatıyoruz. İnşallah takip etmeye devam edin. Benim küçükken halama evlatlık vermişler.
Babam kızıma fitre vermekte ısrarlı. Her ne kadar nüfusun üstüme olsa da gerçek kızım olmadığı için torunuma fitre geçer diyor. Olmaz. Normalde bir kimse, kızını bir halasına evlatlık da verse, dini olarak o babasının kızı, o yüzden onun kızı da torunu hükmünde oluyor. Asla ona fitre veremez. Efendim tövbe kapısı açık Rabbim affedici her daim Ramazan'a girdik. Sizin de tövbe kapınız açık mı? Bizim tövbe kapımız yok. Biz de Allah'ın tövbe kapısındayız. Bizim bu noktada, bizim ayrı bir kapımız yok. Vird istesek hakkımız olmadığı halde tövbe ederek, affınıza sığınarak istiyorum. Bizim kurallarımız belli. Bizim bu noktada, biz açık açık söylüyoruz.
Arkadaşlar, kardeşler, bizden ders olan kardeşler. Kendiliğinizden vird'i bırakırsanız, biz o vird'i tekrar o kardeşlere, o arkadaşlara vermiyoruz. Biz vird'ini aldıysak, kolay kolay da biz yine vermiyoruz. Ama bize bu konuda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, sahabeler, pire efendiler, üstadım bir şey derse, biz veririz. Bu noktada sıkıntımız yok. Ama özellikle bunu söylüyorum, bilhassa bu soruyu soran için söylüyorum. Dersi kendiniz bıraktınız. Kendiniz dersi bir daha çekmeyeceğinizi söylediniz. Biz de tamam, eyvallah dedik. Sonra kendiniz geri dönmeye çalışıyorsunuz. Gerek yok. Selamun aleyküm ben Malatya'dan Tuncay, beş senedir Mustafa Özbağ hocayı takip ediyorum internet üzerinden.
Buradan itibar kurabilir miyiz? Kurmuşsunuz zaten. Ben hoca değilim ama Mustafa Özbağ'ım. Allah iyi etsin inşallah. Selamun aleyküm İstanbul'dan Muhammed. Ben teravih sıralaması nasıl efendim? Dört yatsı sünneti ardına, dört yatsı farzı ardına iki son sünnet ve ardına kılabildiğimiz kadar teravih namazı ve vitir vacibi kılıp bitiriyor muyuz? Kılabildiğiniz kadar değil. En az iki, en fazla yirmi rekat. Yirmi rekat teravih namazı. Selamun aleyküm, iyi akşamlar. İki sorum olacak. Bir, mürşid veya rehber nasıl buluruz? İki, bir rehbere tabi isek o rehberin doğruluğunu manevi olarak nasıl anlarız? Normalde bunu bu mürşid veya rehber bulmakla alakalı çok şeyler söyler herkes.
Herkesin de kendince bir bulma yolu vardır. Cenab-ı Hak onlara böyle bir bulma yolu göstermiştir. Sufiler bu hadisi kudüsü olarak bunu görürler. Arayan bulur, bulan tanır, tanıyan sever, seven aşık olur diye. Arayan bulur, bir söz daha vardır. Aramakla bulunmaz, aramayanlar hiç bulunmaz. O yüzden aramak lazım. Ama bu böyle gerçekten ilahi bir rızık gibi bir şey. Aramak lazım, koşturmak lazım, mücadele etmek lazım. Sormak, soruşturmak lazım. İnşallah Cenab-ı Hak buldurur size. Bir, rehbere tabi isek o rehberin doğruluğunu manevi olarak nasıl anlarız? Yani onun maneviliğini en az manevi olarak doğruluğunu anlamak, bir, onun zahir olarak Kur'an ve sünnete tabi olduğunu görmemiz lazım.
İki, onu normalde sahih rüyayla rüyamızda görürsek, inşallah onun manevi olarak da doğru olduğuna kanaat getiririz. Selamun Aleyküm. Ben Kur'an-ı Kerim'in mealini okuduğumda mana olarak tam olarak aktarılamadığını düşünüyorum. Yani mealin tam olarak çevrilemediğini. Bu meal okumamak için kendimce oluşturduğum bir vesvesem. Bu konuda sadece Kur'an okumak ve şifa olduğunu düşünmek yeterli mi? Bence bu benim kendimce, hem Kur'an-ı Kerim'in kendi lisanıyla okumamız lazım, mealin de okumamız gerektiğine inanıyorum. Selamun Aleyküm. Eşim intisap etmediği halde dersimizi her gün çekiyor. Rüyasında sizi birçok defa görmüş. Neden derslenmiyorsun dediğimde çekememekten korkuyorum diyor.
Bu konuda ne önersiniz? Allah'ı yesin, devam etsin. Rabbim muhene olsun inşallah. Hayırlı geceler üstadım sorum. Emzirirken oruç tutabilir miyim? Ya normalde bu konu şahısların kendilerine bırakılmış. Bir kimse emzirirken oruç tutabilir mi? El cevap tutabilir. Eğer sülü kesilmezse, çocuğuna bu noktada bir zarar gelmeyecekse tutabilir. Bunda bir beis yok. Ama tutamazsa da ona oruç zorunlu değil. Emzirme işlemi bittikten sonra orucunu tutabilir. Rüyamda da Azrail beni almaya geldi ve ben de şehadetimi getirdim ve Allah'ıma gidiyorum deyip sevdiklerimle helallaştım. Son nefesimi göğsümden soğuk üfleyerek çıktım ve kabre girdim ve sürekli orada tövbe tesbihatını çekiyordum.
Maşallah Allah muvarek eylesin. Bu güzel bir rüyaya maşallah Allah muvarek eylesin. Çok hoşuma gitti. Allah artırsın inşallah. Bu daha artacak bunu söyleyen kardeş. Bunu daha artacak inşallah. Yani bunun daha devamı var. Allah muvarek eylesin inşallah. Selamun Aleyküm. Teravih namazını 20 rekat mı kılalım yoksa 8 rekat mı kılalım? Normalde en az 8 rekat kılın da kılabildiğiniz yeri 20'ye tamamlıyorsanız tamamlayın. Ama en az 8 rekat kılmaya gayret edin. O da olmuyor 4 rekat kılın. O da olmuyor 2 rekat kılın. Ama teravih namazı kılın inşallah. Selamun Aleyküm hocam ben Almanya'da yazıyorum.
Burada 2 takvim var. Biri Diyanet'in diğer Semerkand'ın. Semerkand imsakı 1 saat erken alıyor Diyanet'e göre. Hocam ben hangisine uyumam uygun olur. Biz birisine uyun demeyiz ama ben Diyanet'e uyuyorum her yerden. Yani ben nereye gidersem gideyim Diyanet'in imsana uyarım. Diyanet'in namaz vakitlerine uyarım. Diyanet bu noktalarda uyulmayacak bir noktada değil. Allah muhafaza eylesin. Bazıları bu vakitlerle alakalı temkin vakitleri uyguluyorlar. Bir kimse temkin vaktini kendi adına uygulayabilir. Ama umuma uygulatması sakıncalı. O yüzden böyle herhangi bir tarikata, cemaate, topluluğa karşı değil bu söylemim. Ben bu namaz vakitleriyle alakalı, bu oruç vakitleri, bayram vakitleriyle alakalı Diyanet'in titiz çalıştığına inanıyorum.
O yüzden bunu konularda ben kendimce Diyanet'e tabiyim. Diyanet ne zaman Ramazan orucunu başlatırsa o zaman başlarım. Ne zaman son buldurursa o zaman son buldururum. İşte ne zaman namaz vakitleri başlatırsa başlarım. Ne zaman namaz vakitleri son buldurursa son buldururum. Diyanet'in de zaman zaman böyle tartışılır, zaman zaman kabul etmediğim fetvaları veyahut da iştahatları oluyor. Onları kabul etmiyorum, onları da söylüyorum zaten. Ama genel olarak hani Diyanet bence bugünkü cemaat ve tarikat oluşumlarının içerisinde en iyi noktada olan bir kurum. O yüzden hani bir cemaat kendince nereye kadar, bir tarikat kendince nereye kadar bu meselelere ilim yetiştirecek çok zor. Ha Diyanet'in içerisinde de, Diyanet'in de zaman zaman yanlışlık yaptığı, eksiklik yaptığı yerler var her kurum gibi.
Onları da kabul ediyorum, o eleştirileri de kabul ediyorum. Doğru. Ama biz böyle kendimizce, kendi cemaatimizi, kendi tarikatımızı, Diyanet'ten üstün bir kurum ve kuruluş gibi görmemiz de çok uygun değilmiş gibi geliyor bana. Şimdi eğer bazı fetvalar, bazı davranışlar var. Gerçekten ben de üzülüyorum onlara ama onlara böyle bir risaleyle, bir iştahatla cevap verilebilir. Otursunlar, alim, ulema takımı onlara cevap versin. Bizim gibi dini meselelere çok hakim olmayan, dini meseleleri çok iyi bilmeyen kimselerin en sağlam uyuyacağı, tabi olacağı yer Diyanet gibi geliyor bana. Selamun Aleyküm, abdest aldığımız yerde kulezet var, kapağı açık, içi temiz olarak açık iken abdestimiz uygun mudur?
Uygundur, bir sıkıntı olmaz, başka alacak bir yer yok ise. Selamun Aleyküm, sağlıklı günler dilerken bir insan 6 saatte bir ilaç kullanıyorsa ve böbrek hastalığından dolayı oruç tutamıyorsa, fitte vermek zorunda mı? Vermese günaha girer mi? Ama dünyada tedavisi olmayan hastalık bu. Üstadım bu soruyu cevaplayabilir misiniz? Geçen sohbetinize sormuştum. Bu soruyu cevapladım ama siz herhalde takip etmediniz, hatırlıyorum. O yüzden normalde o kimse, dedim ki, oruç tutmuyorsa bir kimseyi doyurabilecek bir fidye verecek. Eğer parası varsa, dedim. Eğer parası yoksa bir şey vermesine gerek kalmaz, dedim. Geçen sohbette Dedcal'ın askerleri saçlarını kazıyorlar gibi algıladım.
Ben de kelime kazıyorum, saçımı kazımaya bırakayım mı? Bence saçını kazıma. Normalde kel olabilirsin, bu ayıp bir şey değil. Çıktığı yerlerde hafiften bırak ama kazıma. Eğer normalde bu bir toplulukla alakalıydı, Dedcal'ın askeri olduğuna buradan hükmetmemiz mümkün değil. O yüzden kazımaya da devam etsen yine sıkıntı yok. Allah muhafaza eylesin. Borç isteyen kimseye hesabımda altın var. Bozup hesabını atayım altın olarak ödemesini istenir mi? Faiz olur mu? Evet. Zaten bankalar normalde altın hesabı diye açtılar. Altın alıyorlar, alırlarken. Ama karşılığında altın vermiyor sana. Para veriyor.
Bunda fazlalık, eksiklik söz konusu değil. Hadis-i Şerif bunu faiz olarak görmüş. Faiz olarak söylemiş Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri. Bizim faiz dememizin sebebi bu. Selamun Aleyküm, hayırlı Ramazanlar. Allah'ın izniyle doğacak çocuğumuza kerim ismini vermek istiyoruz. Caiz midir? Verilebilir bir sıkıntı yok. Selamun Aleyküm, vitir namazındaki kunüt dualarını bilmeyen bir kimse bunun yerine ne okuyabilir? Allah razı olsun. Rabbena etine fi dünya haseneten ve fil ahirete haseneten ve kına azaben nar. Rahmetike ya arhaman rahimin.
Bunu okuyabilir. Selamun Aleyküm hocam. İlk defa katılıyorum. Konu dışında sanırım ama çoğu işinin ters gitmesi, girdiği her işte sıkıntı çıkması ve birçok psikolojik sorunlardan ettiğin dualar da olmasına rağmen bunun değişmemesi, bunu nasıl değiştirebiliriz? İlimden geldiği kadar ibadet ve dua ile meşgulüm ama bir şeyler eksik kalıyor. Sanki bilemiyorum. Allah sohbetinizi bereketinize atırsın. Amin. Normalde bir iş yapıyorsanız ehil olduğunuz işleri yapın. O işe sımsıkı yapışın. İyi çalışın. İbadetlerinizi de düzgün yapmaya gayret edin. Allah'ı çokça zikrederim. Bu, yani benim işim doğru gitmiyor. Benim işim düzgün gitmiyor. Ben bunlara çok katılan bir kimse değilim.
Bir kimse dosdoğru işini yaparsa ve çalışırsa, gayret ederse Allah'ın ona yardım edeceğine inanıyorum. Efendim, Bursa Mutlulardan Osman Selamlar. Ramazanı şerefiniz mübarek olsun. Amin. Tövbe nedir? Nasuh tövbesi nasıl yapılır? Günahlarımızın affı için sizi özledik. En kısa zamanda cem almak. Dileğimle hayırlı geceler. Tövbenin aslı bir günahı terk etmektir. Estağfurullah, el-Azim demek dilin tövbesidir. Halin tövbesi, fiiliyatın tövbesi o günahı bir daha işlememektir. Bunun hakikati tövbesi de o günahın bir daha kalbi hiç gelmemesidir. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Namaz borcu olanlar teravih namazı yerine kaza namazı mı kılmalı?
Cumanız mübarek olsun. Olabilir, yapabilirler ama gönlüm Ramazan'da şundan yana. Yani iki rekat da teravih namazı veya dört rekat da teravih namazı kılın ya. Veya sekiz rekat da teravih namazı kılın. Kaza namazı da kılın. Ya Ramazan'da sekiz rekat da teravih namazı kılın. Şöyle Ramazan'ı bir tatlı tatlı yaşayalım inşallah. Selamun Aleyküm hocam. Öncelikle geceniz mübarek olsun. Bir sorum olacak müsaadenizle. Tarikat-ı Muhammedi dersi alıp, seyri sülüke başlayan birinin yaşamış olduğu hallerden sonra gelen manevi esintiler, tefekkür ve gelen tevekkül nimetlerine karşı bu kişi hamd ve şükürlere nasıl devam edebilir? Ve neler yapabilir? Bu durumu nasıl yorumlamalıyız?
Elinizden öpür hürmet ederim hocam. Rabbim hakkı olan hizmetinizi daim eylesin. Her topluluğun kendince bir virdik, kendince bir yolu, adabı, erkanı vardır. İnşallah siz de ders aldığınız, vird aldığınız yerlere bunları sorarsanız, sizlerin normalde seyri sülükünüzün nerede olduğunu, ne durumda olduğunu, kaçıncı makamda olduğunu, nefis meratipler olarak nerede olduğunuz, kalbi meratib olarak nerede olduğunuz, ruhi meratib olarak nerede olduğunuz, sırrı meratib olarak nerede olduğunuz, o üstad tarafından biliniyordur.
O yüzden bu manevi haller neler yaşadınız, manevi tecelliyatlar neler gördünüz, yolda giderken taşlar sesleniyor mu, duvarlar sesleniyor mu, kapılar mı sesleniyor, yolda giderken kuşlar mı size sesleniyor, yolda giderken bulutlar mı size sesleniyor, bulutların arkasından melekler mi sesleniyor, işte gece yatarken yanınıza Pir Efendi mi gelip yatıyor, ne bileyim işte gece yatacağınız zaman sizi abdest almadan yatırmıyorlar mı, işte gece zikrullah yaparken kim geliyor, Pir Efendiler mi geliyor sizin zikrinizi yaptırmaya, işte sahabeler mi geliyor zikrinizi yaptırmaya, işte peygamberlerden hangi peygamber sizin seyri sülükunuzu üzerine almış, o mu size öğretmeye geliyor veyahut da sahabelerden hangi sahabe gelmiş sizin seyri sülükunuzu üzerinize almış, hangi sizin seyri sülükunuzu yönetiyor veyahut da Hızır aleyhisselamın makamında mısınız, hangi makamdasınız, o mu gelip seyri sülükunuzu yönetiyor veya İsa aleyhisselam gerektiği yerde gelip size tecellim ediyor, Eyüp aleyhisselam mı ilgileniyor, Yusuf aleyhisselam mı ilgileniyor, Yunus aleyhisselam mı ilgileniyor,
seyri sülükün hangi mertebesindesiniz, hangi derecesindesiniz, hangi manevi halleri, hangi manevi tecelliyatları yaşıyorsunuz, hangi manevi lütufları görüyorsunuz, mesela işte siz zikrullah yaparken üstadınızın üstadı gelip ağzınıza yemek mi koyuyor, siz zikrullah yaparken hiçbir şey yemediğiniz halde kendinizi tok hissettirmenizi sağlayacak, İsa aleyhisselamın havalileri size gökten tepsi mi indiriyor, sofra mı indiriyor veya siz zikrullah yaparken hiç yemek yemediğiniz halde yemek yeme isteğiniz duymadığı halde, Hz. Ebu Bekir Efendimiz ağzının elinde bir rızıkla mı geliyor, bu manevi sülükler yaşarken bunları üstadınıza anlatın böyle, o muhakkak size bir yol çizecektir, size bunlarla alakalı bunların artması, eksilmesi, derslerinizin değişmesiyle alakalı mutlaka size bir şey söyleyecektir, muhakkak ona gidip, muhakkak ama ona gidip önünde diş çöküp onlara bunları anlatın, o size mutlaka size bir ilaç verecektir, Allah gecenize hayır etsin inşallah.
Selamünaleyküm, oruç ne zaman, hangi durumdan sonra farz oldu? Nuh'tan itibaren bütün peygamberlerin ve ümmetlerine farzı, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde Medine-i Münevvere'ye hicret edince, ona ve ümmetine de farz oldu. Selamünaleyküm, geçmiş dönemlerde yaratılış konusunu anlatırken Peygamber Efendimizin aklı evvel olduğunu söylemiştiniz.
Bu açıdan bakarsak bazı kimselerin bir başkasını eleştiri maksadıyla, onu küçümsemek maksadıyla bu kelimeyi kullanması Peygamberimize hakaret olur mu? Yine aynı kelimeyi normalde birini yüceltmek veya birini anlatmak için kullanmakta bir beis var mıdır? Hayırlı namazanlar. Aklı evvel olarak birisine neden söylensin ki? Yani bir kimse konuşurken hakaret yüceltmek veya aşağılamak için bu aklı evvel midir denilir? İlk defa duydum. Selamünaleyküm hocam, ismim Tayfun Rüyada Görüp İntisap Olmanın Ölçüsü Nedir? Bir kimse bir üstadı bir şeyhi rüyasında görür, rüyasında gördükten sonra gider ona intisap eder.
Bu ölçü, geçenlerde vefat eden Ali Mihir diğer adıyla İskender Evren'in soluna tabi olan kişi denk geldi bana ve diğer arkadaşlarıma rüyaya yatıp görmede ısrar etmişti. O zamanlar onun Mehdi ve de Resul hatta olduğu söyleniyordu. Sürekli bu sebepten dolayı sordum hocam. Rüyada görme ölçüsünü Allah razı olsun hocam. Allah'a emanet olun. Bir kimse nebiliğini, peygamberliğini ilan ettiyse, ben nebiyim, ben Resulüm diyorsa ya delidir ya kafirdir. İkisinden biri. Buhari hadis kitabı olarak bu kitabı okuyorum.
Fakat çeviri yapan kişilerin farklı olduğu söyleniyor. Çeviri, Abdullah Feyzi koca ermiş. Bilmiyorum, tanımıyorum. Bende Buhari var ama zannediyorum başka bu değil. Sofoğlu'nun olması lazım galiba bende. O şey, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararıyla olan Atatürk'ün zamanında yapılan Buhari tercümesi, Mehmet Sofoğlu, onun olması lazım.
Yeşil, evet. O var bende. Selamünaleyküm, hayırlı cumalar, hayırlı Ramazanlar. Ben geçen günlerde bir yakınımın cenaze yıkamasına, kefenlenmesine yardım için orada bulundum. Fakat birçok kez bulunmama rağmen ilk defa merhumun baş bölgesi Mosmor idi. Oradakiler de kendilerince neden diye birbirine sordular. Ben de size sormaya uygun olup. Olabilir, morarmıştır herhangi bir rahatsızlıktan dolayı. Bunlarda farklı şeyler aramayın. Çok doğru değil. Selamünaleyküm. Öncelikle Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun. Ben sizi hayalimde mi yoksa rüyamda gördüm? Tamam, hatırlamıyorum. Ama siz yüksek bir makam veya tahta gördüm. Etrafınız tervişler, sufiler ve daha nice insanlar vardı.
Ve siz onlara irşat ve nasihatler veriyordunuz. Beni ve birçok kardeşi size getirirler. Siz bizlere duada bulundunuz. Bu kadar hatırlıyorum. Geceniz hayırlı olsun. Mesut Güler, Kayseri. Mesut kardeş, ders alman lazım. Allah yardımcın olsun, Rabbim uynin olsun. İnşallah. Selamünaleyküm. Ramazan ayının ilk gecesi Fetih Suresi okumak sünnettir diye Whatsapp üzerine mesajlar gelmekte. Efendim okunmalı mı? Ben bakın Ramazan sohbetleri yapıyorum. Ramazan sohbetleri yaparken elimdeki hadis kitaplarından hadisler derledim. Onların içerisinde hiç okumadım. Selamünaleyküm. Kafamı zapt edemiyorum çirkin düşüncelerden. Ne okuyayım buyurursunuz. Tevhide devam et. Selamünaleyküm.
Ramazan'da mukabele okurken hem okuyup hem takip ediyoruz. Muayyen günümüzde sadece dinlesek hatim yerine geçer mi? Hiçbir hadis-i şerifte böyle bir şey okumadım. Muayyen günlerimizde kaçırmış olduğumuz okunan cüzleri tekrar okumak gerekir mi? Bence gerekir. Elazığ'dan selamlar hocam. Ramazan'ınız hayırlı ve bereketli olsun.
İnşallah hayırlısıyla Rabbim güzel yollar ve haller nasip eder. Allah'a emanet olunuz. Allah razı olsun. Elazığlı kardeş. Allah muayinin olsun inşallah. Selamünaleyküm. Dün gece çok korkunç bir rüya gördüm. Halen rüyamın etkisinden çıkamıyorum. Normal bir günde bu numaraya yazabilir miyim? Mümkünse Allah razı olsun. Böyle bir korkunç rüya gördüğünüzde sol tarafınıza üç sefer tükürüp, Euzubillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim diyeceksiniz.
Selamünaleyküm. Bugün devletin başındakilerle birlikte saat 9 gibi 23 Nisan Çocuk Bayramı icra edildi. Bayraklarla camda oldu. Herkes mutlu oldu. Siz bu konuda bir şey söylemek ister misiniz? Sohbetin başında söyledik zaten. Herhalde sohbetin başını dinleyemediniz. O yüzden tekrar etmemize gerek yok herhalde. Biz de sohbeti bu sebepten dolayı geç başladık. Milletimizin bu sevincine ortak olmak istedik. Selamünaleyküm. Recep Karataş. Kafirler, Müslümanlarla mücadele ederken, TV, gazete, internet bunun gibi materyallerle saldırırken topluluğu bozmaktalar. Bunlara karşı nasıl bir metot uygulamamızı tavsiye edersiniz? İzlemeyelim biz ve dinlemeyelim. Biz de bak burada sohbet ediyoruz.
Recep, Allah razı olsun inşallah. Recep Karataş. Ben arkadaşlarıma, ben bir cemaate gitmeye başladım. Benim için bu bir başlangıçtır dediğimde, onlar yeterli değil dediğimde üzüldüm. Acaba yetersiz mi kalıyoruz? Biz inşallah bir yere gitmeye devam edelim. İnşallah biz sonunu getirelim inşallah. Selamünaleyküm. Yatsıdan sonra ailecek teravih namazını kılmaya niyet ettik. Nasıl ve kaç rekat kılabiliriz? Bir öneriniz var mı? En az sekiz rekat önerimiz. Sünnet-i Sene'ye bu çünkü. Bunu tavsiye ediyoruz inşallah. Bir sorum daha var. Ölürken mevtah son nefesinde öldüğünü anlıyor mu? Peki cenaze anında kimin öldüğünü bilmiyor ve kabirde anlıyor diye duydum. Bu durum nasıl oluyor açıklar mısınız?
Eğer sufiyse her şeyini anlar bilir inşallah. Selamünaleyküm. Evli veya bekar bir kimse kendisini el ile tatmin etmesi onun nefis meratiplerinde ilerlemesine engel olur mu? Evli olanın böyle yapmasına gerek yok. Eşi var çünkü. Ama bekar bir kimsenin böyle yapmasında hanefilerce harama düşme korkusu söz konusu olursa yapabilir diye müsaade var. Bunun nefis meratiplerinde zarar vereceğini umuyorum. Öyle bekliyorum. Allah muhafaza eylesin. Mümkün olduğunca kaçınmakta fayda var. Selamünaleyküm hocam. Kur'an biliyorum. Yalnız tecritte eksiklerim var. Öğreniyorum. Bu yüzden mukabeleyi internetten takip edebilir miyim? Böyle yanlışlarımı da görüyorum. Edebilirsin.
Bunda bir sıkıntı yok. İkinci sorum. Üstadım Kur'an-ı Kerim Arapça olduğu için öğrenmeliyiz. Evet. Ama Kur'an-ı Kerim'in inmesindeki sebep insanları kılavuz olarak gelmesini düşünürsek. Ramazan geldi. Çokça Kur'an okumalıyız. Hatim yapmalıyız. Evet. Hep fetvalarda bu yönde. Peki hocam neden hiçbir zaman genel olarak neden Kur'an-ı Kerim'in mealini anlamamız ve anladığımız dilden de hatim indirilmesi konusunda hiç fetva duymuyoruz? Genel olarak. Bizim namaz kılarken her bir surenin anlamını bilmemiz, secdede, rükuda ne diyoruz diye bilmemiz gerekmez mi? Ben kendi adıma bunu bilmenin anlamını bilmenin ne kadar namaza huşu kattığını ve tat verdiğini bilineceğim etrafımda anlamını bilen pek kişi görmüyorum. Bu eksiklik neden hocam? Normalde evet ibadetler her dinin kendince bir dili ve normalde bununla alakalı da ibadeti vardır.
Biz ibadetlerimizi Kur'an-ı Kerim yani dinimizin Kur'an'ın diliyle yaparız. Ama muhakkak Kur'an-ı Kerim'i öğrenmemiz, muhakkak Kur'an-ı Kerim'in ne dediğini de bilmemiz gerekir. Size katılıyorum. Selamun aleyküm. Bende gül hastalığı var ve vücudumda bazı bölgelerde ciddi yaralar açılıyor ve krem kullanmak zorunda kalıyorum. Oruççuyken krem sürmenin bir sakıncası olur mu? Orucumu etkiler mi? Kremle alakalı eğer yaralar böyle içeri doğru, krem içeri doğru gidiyorsa, normalde vücuda direkt etki ediyorsa bununla alakalı sıkıntı olduğu söylenmiş. Bir kısmı sıkıntı olmadığı söylenmiş. Yani o mesela, şimdi kremi yağ hükmünde görürsek o zaman oruç bozulmaz.
Mesela eski fıkıh kitaplarında yağ sürmek, vücudun herhangi bir bölgesine yağ sürmek, orucunu bozmayacağına hükmetmişler. Şimdi ilaç sürmek ise farklı bir şey. Normalde eğer bir kimse ilaç damlası, mesela kulağına ilaç damlasısa orucu bozulur hükmü var eski fıkıh kitaplarında. Veyahut da vücudunun içine bir şey girerse yine orucun bozulacağına dair hüküm var. Öyle olunca o kremin hükmünü, yani sizin kullandığınız kreme hükmedemiyorum ben. Eğer sadece derinin yüzeyinde kalıyorsa orucunuzu bozmaz ama derinin dibine doğru iniyorsa, vücudunuzun içine giriyorsa o zaman orucunuzu tehlikeye katabilir. Arkadaşlar, selamünaleyküm. Ramazan ayı boyunca evdeyim, çalışmıyorum. İbadet ve uyku saatlerimi düzenlemek istiyorum.
Sahura kadar uyumayayım mı? Yoksa uyuyup kalkıp ibadet etmeyi mi tavsiye edersiniz? Arkadaşlar, herkesin ev hali, ailesi, durumu, konumu kendisine ait. Bu kendisi belirleyecek bunlar. Biz buradan oturduğumuz yerde şunu şöyle yap, bunu böyle yap deme lüksüne sahip değiliz. Hakkınızı helal edin inşallah. Yanımdaki kişiler ile muhabbet ederken onları Allah'tan, dinden bahsetmek isterim ama konuya geçiş yapamıyorum. Neyi nasıl anlatacağımı ve nereden bahşeyeceğimi kestiremiyorum. Kendimi bu noktada nasıl geliştirebilirim? Yavaş yavaş tedirici tedirici olur inşallah. Hayırlı akşamlar, özür dilerim bir sorum olacak. Karı koca arasındaki ilişki üzere erkeğin cinsel ilişki isteği olup hanımı karşılık vermediğine nasıl davranması gerekir?
Bu konuda kadınlara bir tavsiye var. Kadınlara diyor ki, Cenab-ı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri özellikle diyor ki, kadınlara erkeklerinizin isteğini yerine getirmeye gayret ediniz. Bu konuda kadınlar erkeklerin isteklerini yerine getirmeye gayret edecekler inşallah. Selamun Aleyküm. Sabırsızlığımı ve de ümitsizlik deryasını nasıl yok edebilirim? Sabır gerçekten büyük bir nimet. Allah'tan bunu isteyiniz, bekleyiniz bu noktada. Sabrederseniz o zaman ümitsizlik de ortadan kalkar. Ümitsizlik de şeytanın vesvesesidir. O yüzden Allah'ı çokça zikredelim inşallah. Sizleri tanıdığım günden beri kendimi mutlu ve huzurlu hissediyorum. Sekiz yıldır çocuğum olmuyordu. Ben bunu dergahta kardeşlerime de paylaşmıştım.
Şimdi ise çocuk bekliyoruz. Hayırlı dualarınızı esirgemeyin. Dergah'taki tüm kardeşlerimize selam. Salim'e, Cemil'e, Hasan abi'ye ellerinizden öpüyorum saygılarımla. Salim burada var da Cemil herhalde bizim şeydeki Cemil. Sakarya'daki Hasan abi kim onu bilemedik. Çetin inanç Antalya'dan. Ooo Çetin. Hay maşallah ya. Seni unutmadık Çetin. Allah iyiyizsin inşallah. Hay maşallah subhanallah. Selamun Aleyküm. Derse, ders kağıdım derse, ders kattığımda kendimi fazla münasebet isteği duyuyorum. Bu normal bir duygu durumu mu? Evet normalde bir kimse fazlaca zikrullah ederse bilhassa erkeklerde bu fazla görülüyor.
Onlarda cinsel istek, cinsel arzu daha da fazlalaşıyor. Bu kadınlarda da görülüyor aslında. Kadınlar da fazlaca ders çekerlerse cinsel istekleri artıyor. Bu normalde fazla zikrullahın insanların üzerinde kattığı bir olumluluk diyeyim. Öyle söyleyeyim. Gerçekten bunu normalde sufilerin üzerinde, derviç kardeşlerinin üzerinde çokça görüyorum ben. Selamun Aleyküm. Bir arkadaşın yaptığı işte alsat yapmaya başladım. Geçen süreçte 2015 yılı itibariyle bu arkadaş işlerini durdurdu. Bana seni mağdur etmeyeceğimi bekle dedi. Bu Mart ayında oturduk hesaplaştık. Üç adet ev verecek diye evleri verene kadar, evleri verince 200 bin geri alacak. Önden sana 200 bin vereyim dedi.
Bu paraya zekat düşer mi? Normalde 200 bin lira sende bir yıl durursa zekat düşer. Bir yıl durması lazım. Selamun Aleyküm. Benim çok güzel bir evlilik hayatım var. Üç tane elinizi öper evladım. Eşimle çok güzel cinsel hayatımız da var. Ama benim sıkıntım cuma esnasında kendimi çok istekli gördüğümden eşime arkadan yaklaşıyorum. Eşim pek istekli değil ama bazen beni kırmamak için tamam diyorum. Ama sonra çok ama çok pişman oluyorum. Tövbe ediyorum, söz veriyorum ama tekrar bulaşıyorum. Bana ne tavsiye edersiniz? Bunu sorarken bile utanıyorum. Hakkınızı helal edin. Normalde bir kimsenin cinsel isteğinin fazla olması normal. Arkadan derken, kadının def hacet yaptığı organından yapıyorsanız bu lanetlik bir iş.
Allah muhafaza eylesin. Bundan tövbe edip geri dönün. Öbür türlü kadınlara helal daireden nereden yaklaşırsanız yaklaşın. Bunda bir sıkıntı yok. Selamun Aleyküm. Vücudun kötü kokusu ve terin kötü kokusunun tedavisi nedir? Nereye başvurmak gerekir? Bununla alakalı bildiğim bir şey yok. Ama muhakkak cilt doktorlarına gidebilirsiniz. Bu vücudun kötü kokusundan kurtulabilirsiniz. Allah muhafaza eylesin. Cenab-ı Hak kurtarsın inşallah. Bu Ramazan'da gökyüzünde beklenen alametlerle alakalı bilhassa geçen iki Ramazan sohbetinde belirttik. Bu hadis-i şerifin sahih bir hadis olmadığını anlattık arkadaşlar. Ramazan'da Kur'an ve meal okumak isteyen kişilerin nasıl bir yol izlemesini tavsiye edersiniz.
Kardeşlere teşvik amaçlı bir grup kurup buna katılmam uygun olur mu? Olur. Bir kardeş başka bir kardeşin tavrından dolayı ona çok kırgın fakat ona kıran kardeş kendini haklı gördüğü için kırdığının farkında bile değil. Ben de bu olay olurken orada bulunmam sebebiyle dahil oldum. Kardeşlerin arası nasıl bulabilirim? Kırılan kardeş uzaklaşıyor herkesten çünkü güvenine hiç yıkmayacağını düşündük. Kişiden böyle kaba bir davranış gördü. Her ikisiyle konuşup ikisine de durumu anlatıp ortak bir noktada buluşturabilirsin inşallah. Selamun Aleyküm. Günlük virt baş açık bir şekilde çekilir mi? Evet. Selamun Aleyküm. Hastanede staj yapıp ücretini alamayan kardeşe yardım amaçlı yazıyorum. Devletin bu konuda çıkardığı kanuna göre son 5 yıl içerisinde staj yapıp ücretini alamayan öğrenciler hastaneye dilekçiliğiyle başvurup ücretlerini alabilirler.
Hastane vermez ise hukuki hakkını kullanıp dava ile de alabiliyorlar. Bu 2 yıl içinde birçok şehirde gerek dilekçe gerek hukuki işlem ile öğrenciler bütün haklarını aldılar. Bilgi vermek istedim. Hayırlı geceler. 2004 Demirtaş sohbetiydi efendim hakkınızı helal edin demiş. 2004 maşallah ya. Cumanız ve Ramazan mübarek olsun. Yalavadat. Allah razı olsun inşallah. Belçika'dan selamlar efendim sizleri, derviş abileri, kardeşleri, zikir halkalarını çok izledik. Allah tez vakitte kavuştursun inşallah. Allah razı olsun amin inşallah. Selamun Aleyküm. Biz hızlıca ve çok hatim yapmak için salat-ı tevhid grubu oluşturmuştuk.
Herkes kendince çektiklerini gruba atıyor, topluyor ve bağışlıyorduk. Yaptığımızın yanlış olduğunu idrak edemedik. Özür dileriz. Bizlere haklarınızı helal edin. Helal olsun. Grubu ben kurmuştum. Diğer kardeşlerimiz de benim yüzümden yanlış yaptı. Yok, sıkıntı yok. Bununla bir problem yok bunlarda. Yapabilirsiniz. Ama tekrar söylüyorum. Böyle bir durum şeyden çıkıyor. Ne o? Gösteriş merkezi haline geliyor. Gösteriş yapılan bir topluluk gibi haline geliyor. İşte ben beş bin tevhid çektim. Yok, o on bin tevhid çekmiş. Yok, o üç bin tevhid çekmiş. Evet, birbirini belki de tetikliyor. İnsanlar belli bir disiplin ediyor ama iş gösterişe giriyor sonra. Selamun Aleyküm.
Ben Kütahya'dan yazıyorum. Beraat gecesinde yetmiş bin tevhide niyet ettim. Ama basmalı tesbirlerle çekerken birden uyuklar gibi oldum. Ve sıfırladım. Yanlışlıkla tekrar çekmeye başladım. Tamamlayamadım. Ertesi sabah kenara koydum tesbihi. Bu sefer de kızım sıfırladı. Sonra da niyet ettim diye çekeyim. Azar azar dedim. Ama daha başlamadım. Sıfırdan mı başlamalıyım? Bir de iki üç saatlik itikafta çekilir mi? İki üç saatlik itikafta yetmiş bin tevhid bitmez. Sen normal tesbih al kendini sıfırdan başla inşallah. Hayırlı geceler. Ders zikirlerimi kalbimle çekebilir miyim? Elimde tesbihle. İstediğiniz gibi çekin. Hocam sizi Allah için çok severim.
Allah da seni sevsin. Allah yardımcınız olsun. Rabbim iyilik versin inşallah. Selamun Aleyküm. Namaz kılarken sürekli dünyalık işler aklıma geliyor. Bunu nasıl aşabilirim? Hakkınızı helal edin. Gelecek hep bunlar bizim imanımızın göstergesi. Biz ibadet ederken, namaz kılarken, zikrederken şeytan gelip bize musallat olacak. Dünyalık şeyler aklımıza getirecek bizi. Bunda bir sıkıntı yok. Selamun Aleyküm. Hayırlı Ramazanlar iyidir köyünden. Çok selamlar, sevgiler. Aleyküm selam. Ne yapalım? Muhtarınız bize satmıyor orada bir yer. Diyoruz muhtar bize bir yer var, satılık yer yok diyor. En sonunda biz köye çökeceğiz böyle gidersek. Köyü zapt edeceğiz yani.
Ne yapalım? Ben yedi yıldır sufi olmaya çalışıyorum. Biz otuz üç yıldır çalışıyoruz. Sen daha yedi yıl. Bizim otuz üç yıl oldu biz çalışıyoruz. Hala da olamadık. Olacağız inşallah. İlk başlar iyiydi. Beninki de öyleydi. İlk başlar çok iyiydi. Zikrim arttı sonra gevşeklik yaptım dersin. Namazı yarım yamalak zorlayarak yerine getiriyorum. Bazen de getirmiyorum. Yoldan şaştım. Beni dua eder misiniz? Bana dua eder. Ramazan tövbe dip disiplinine başlamak, devam etmek istiyorum. İnşallah. Allah yardımcın olsun. Rabbim iyilik versin inşallah. Bizim de ilk başta sufiliğe başladığımızda ne hızlıydı ne hızlıydı.
Allah Allah Allah … Allah yesin inşallah. Gaziantep'ten sevgi, saygı ve selamla cümlemize Ramazan ayı mübarek olsun inşallah. Allah razı olsun. Kevser Biricik. Antep'e selamlar. Geleceğiz Antep'e inşallah. Bol bol kebaplarından yiyeceğiz. Tatlılarından yiyeceğiz inşallah. Allah razı olsun inşallah. Selamun Aleyküm. Ben Fransa'dan yazıyorum. İsmim İbrahim. Benim halam Almanya'da korona virüsünden dolayı yoğun bakımda yatıyor. Sizden ağabey ve kardeşlerden dua istiyoruz. Allah muinni olsun. Cenab-ı Hak yardım etsin. Rabbim hayırlı şifalar versin inşallah. Selamun Aleyküm. Oruç tutarken hep niyet etmemiz gerekiyor.
Niyet edersek iyi olur, hoş olur. Unutsak dahi aklımıza geldiğinde niyet edelim inşallah. Selamun Aleyküm. Ben sizi rüyamda görüyorum ama unutuyorum. Sabah olunca unutuyorum. Allah unutturmasın inşallah. Bir tane rüyamı az bir şey hatırladım. Sofra kurmuşum. Siz bana gülümsüyor geçiyordunuz. Allah hayırlı mübarek eylesin. Cenab-ı Hak inşallah. Hacı sofraların olsun senin inşallah. Selamun Aleyküm. Ben Akşehir'den oğlum uzun zamandır rahatsız. Şu an yine rahatsızlandı. Sizden dua istiyorum. Allah hayırlı şifa versin inşallah. Cenab-ı Hak en hayırlı yöne çevirsin. Teravih yerine kaza namazlarının farzını kılmayı düşünüyorum. Bu kaza namazları nasıl kılmalıyım?
Niyet ve kılma şekli farz kaza namazına göre mi olmalı? Kaza namazı kıl ama Ramazan'da gel şu dört rekat veya en az sekiz rekat da teravih kıl. Ramazan'ın Ramazan olduğu da böyle idrak edelim anlasın inşallah. Yayın, görüntü, ses, Türk bayrağı harika size ve yayın ekibine teşekkür ediyoruz. Hayırlı Ramazanlar. Valla Salim'in işleri. Allah razı olsun Salim böyle bu meseleyi iyi götürüyor inşallah. Selamun Aleyküm. Üç veya dört ya da daha fazla arkadaş birleşip aramızda yüz lira toplayıp ihtiyaç sahibi kardeşlere para olarak ya da sizin dediğiniz gibi Ramazan paketi hazırlasak uygun olur mu? Olur.
Allah yardımcınız olsun. Cenab-ı Hak inşallah hayırınızı, hasanetinizi arttırsın. Hocam selamun Aleyküm. Bu bahsedilen bireysel kredi diyelim ki çektim ve ben bu çektiğim krediden bu muharek Ramazan ayında onunla bir kısmını maddi durumu olmayan bir kişiye hayır vermek istiyorum. Ver. Hocam ayrıca abdest alıp duamı ediyorum. Yalnız tövbe haşa ama istemedikçe Allah'a küfür ediyorum. İstemsizce bundan çok ama çok sıkıntı diyorum. Ne yapmalıyım? Tövbeye devam, zikrullaha devam, Allah kalbine ilham eylesin inşallah. Selamun Aleyküm. Karı koca birlikte cemaat yaparak teravih namazı kılabilir miyiz? Kılabilirsiniz. Efendim gece ibadet ederken odada Allah varmış gibi hissederekten ibadet ederken aklıma gelen tüm dünyada şu an ibadet eden birçok insan var.
Allah benim yanımda nasıl olacak laki de yok ya da yok zannedip şüphe ya da kaygıya düşüyorum. Bunun sebebi şeytanın vesvesesi mi? Evet. Ve bu kaygıyı üzerimden nasıl atabilirim? Allah'ı zikirle. Çünkü Allah'ı görüyormuşçasına ibadet etmenin zevkinden mahrum olmak istemiyoruz. Allah'ı zikredin. Selamun Aleyküm. Kur'an meyalı ya da tefsir okurken kafamda bütünlük sağlayamıyorum. Tabiri caizse kopuk kopuk oluyor. Bunun sebebi Allah'ı bilmemen mi? Olabilir. Selamun Aleyküm Üstad'ım. Minnet nedir? Şükürsüzlüğümüzü nasıl giderebiliriz? Bir şeyde yoğunlaşamamak sorunumu nasıl çözebilirim? Müslümanlar, müminler sadece Allah'a minnet duygusu duyarlar. Şükürsüzlüğü nasıl gideriz? Her şeye hamd ederekten gidebiliriz.
Yoğunlaşmak bir şeyi yoğunlaştırırsak, kendimizi oraya adapte edersek yoğunlaşırız. Selamun Aleyküm. Sizden ders aldığımda ilk zamanlar idrak edemediğimden, cahilliğinden, nefsimden derslerimi uzun bir dönem çekmedim. Şu an düzenli çekiyorum. Hakkınızı helal edin. Helal olsun. Allah muayinin olsun inşallah. Selamun Aleyküm. Gelip olduğundan selamlar sizi çok özledik. Oğlum lise 1'de okuyor. Namaz kılmaya ikna edemiyorum. Bir türlü oruç tutacak. İnşallah sizden ders almak istiyor. Ders almak için sizi bekleyelim mi? Ya da şimdi ders verebilir misiniz? Namazları da ileri zamanlarda kıllarım diyor. Dua eder misiniz? Belki ders çekmeye başlayınca namaza ve Kur'an'a başlar diye umut ediyorum.
33-33. Sen kendi dersinden ona da tarif et inşallah. Selamun Aleyküm hocam. Rüyamızda Peygamber Efendimizin kabrini bir şekilde görmek neye işarettir? İnşallah onun sünneti seniyelerini işlemeye, onun şefaatine nail olmaya, inşallah zahirende onun kabri şerifini ziyaret etmeye. Öyle teyvil edelim Allah'ın izniyle. Selamun Aleyküm. İstihare namazına yatmak ne kadar doğrudur? Hangi durumlarda yapılabilir? Üstad'a bağlı bir kimsenin bunu yapması ne kadar doğru olur? Bunun yerine rüyasında üstadından istemesi ya da cevap beklemesi doğru olur mu? Allah razı olsun. Normalde istihare için rüyaya yatmak sünneti seniyeli yok. Sonradan bunu bazı ulemalar, bazıları bunu böyle söylemişler.
İstihare iki rekat namaz kılıp kalbine gelen ilhamla hareket etmek. Doğru istihare bu. Selamun Aleyküm. Bu virüs zamanında bir kişi Türkiye'den yurt dışına ziyaret amaçlı gelebilir mi? Teşekkürler, hayırlı geceler. Valla bilmiyorum ki bu konuda kanuni durum nedir, ne yapıyor devlet bu konuda alakalı. Gelmeye kalksa yurt dışındaki hangi devlet onu kabul eder, hangisi kabul etmez. Bu konuda bir bilgi mi yok? Bir sorun daha olacaktı. Aileden biri bize Kur'an-ı Kerim okuyacak. Biz de onu kameralı ve görüntülü olarak dinleyeceğiz. Acaba biz de hatim etmiş olur muyuz? İnşallah olursunuz. Devam edin. Mesnevi üçüncü ciltte altı yüz yirmi beşinci beyt. İnsanların uğradıkları bela ve mihnet. Dikkat edersen anlarsın ki alışmadıkları şeylerden meydana gelir.
Yazıyor. Efendim bu beyti Afrika'daki insanların açtığı ve başka yerlerdeki insanların zulüm görmeleriyle bağdaştıramıyorum. Açıkları açıklayabilir misiniz? Yani insanların uğradıkları bela ve mihnet alışmadıkları şeylerden meydana gelir dediği insanların kendi fıtratının dışında olan şeylere seslenmeyince. Kur'an-ı Sünnet insanın kendi fıtratıdır. Cenab-ı Hak bizim yaratılışımızın fıtratına uygun bir şekilde Kur'an onu yaşayan, fıtrata uygun yaşayan bir Hz. Muhammed Mustafa, bir peygamber göndermiş. Biz Kur'an ve Sünnet bizim fıtratımıza uygundur. Dışındakiler fıtratımıza uygun değildir. Mesela içki içmek fıtratı uygun değildir. Kumar oynamak fıtratı uygun değildir.
İşte ensest ilişkiler fıtrata uygun değildir. Cenab-ı Hak'ın haramları fıtrata uygun değildir. Bunları işlersek evet bela ve musibet bize gelir. Zekat vermemek fıtrata uygun değildir. İki biri ile evlenmeyi düşünüyorum. Bu kişi geçmişte hata yapmış, tövbe de ediyor bunun için ama ben hazmedemiyorum hatasını. Tövbe ettiği için bizim de yanlışını görmezden gelmemiz zorunu mu olur? Yoksa razı olmamaya hakkımız var mıdır? Yani evlilik iki tarafın karşılıklı anlaşmasıyla olacak olan bir şey. Herkesin geçmiş dönemde hataları, kusurları, yanlışlıkları, eksiklikleri olmuştur. Bir kimse tövbe edip geri döndüysen hiç günah işlememiş gibidir. Hem ayet-i kerime hem hadis-i şerif vardır bu konuda. Allah affeder de insanlar affetmezler. Sıkıntı bu zaten.
Selamun Aleyküm. Fatiha suresi de din gününün sahibi diyor bunun anlamı. Din gününün sahibi mahşerde hesabın, kitabın olacağı gün. Teravih namazı iki rekat kılınmaz diyor çevrendekiler. Bu konakın adı şerif var mıdır? Ne diyebilirim çevrendekilere? Bu konuda bu fıkıhta geçerlidir bu. Onu da söylüyorum zaten en az sekiz rekat kılmaya gayret edin ama eğer kılamıyorsanız hiç olmazsa iki rekat dahi olsa kılın diyorum. Selamun Aleyküm Peygamber Efendimiz rüyamda bana seni Mehdi Aleyküm Resulü'nün ordusuna asker seçtim dedi.
Hayırlı geceler. Allah mübarek eylesin inşallah. Cenab-ı Hak muhafaza eylesin. Ne kadar güzel ya. büyük bir müjde. O yüzden mübarek olsun inşallah. Çok güzel. Allah muhafaza eylesin inşallah. Selamun Aleyküm Hocam. Eşim emekli bir yıldır çalışmıyor. Ben çalışıyorum. Evimiz kira. Ben bazen sabredemiyorum. Tavır alıyorum. Günahımı görüyorum.
Evet. Allah muhafaza eylesin. Eşin emekli. Zaten çalışmış, emekli olmuş. ona ne tavır alıyorsun? Allah'ı yesin inşallah. Selamun Aleyküm. Ben şeker, tansiyon, astım ve kanser hastalığıyla mücadele ediyorum. Oruç tutmak istiyorum ama müsaade etmiyor. Peki bu durumda ne yapmalıyım? Normalde bu kadar hastalık varsa tutma zaten. Bu hastalıklarını arttırır senin daha oruç tutarsan. Allah bilir yine. Ama doktorlar seni tutmana müsaade etmezler. O zaman eğer durumu yerindeyse gün başına bir kişiye doyuracak kadar fidye vereceksin. Bir sufi üstadının muhabbetini ve sevgisini nasıl kazanabilir? Üstadın sevgisini, muhabbetini istemeyin.
Siz sevin, siz muhabbet besleyin. Selamun Aleyküm. Geçen hafta rüyamda vitir namazını kılmak için namaza duruyorum. Siz de bir derviş ağabeyle önde bir şey konuşuyorsunuz. Ben birinci rekatı kılarken kalbime şöyle geldi. Siz diyorsunuz ki bu şimdi niye namaza durdu? Kalbime böyle geliyor. Ben de ayaktayken selam verip namazdan çıkıyorum. Sonra daha uygun bir yerde kılayım diye giderken siz ismimi söylediniz. Mustafa diye o an uyandım. Allah hayırlısını versin. Allah yardımcın olsun inşallah. Selamun Aleyküm. Ben Boşnak ailenin çocuğuyum. Ailece size her zaman takip ediyoruz. Özellikle eşim sayesinde sizi tanıdık. Yakanızdaki Sibreniske rozeti takmanız bizi mutlu etti.
Hayırlı ramazanda. Allah razı olsun inşallah. Cenab-ı Hak ben Sibreniske rozetini takıyorum. Bütün şehitler adına takıyorum. Tabi son dönem en fazla orada şehit verdi Müslümanlar. Sırf zalimleri tarafından hunharca katledildiler. Ellerinde silah yoktu, tank yoktu, tüfek yoktu. O yüzden bütün şehitleri seviyoruz. Bosna şehitlerini biraz daha herhalde fazla seviyoruz. Bosna'yı da seviyoruz. Allah razı olsun hepsinden de. Cenab-ı Hak bütün ümmeti Muhammed'in şehitlerine rahmet etsin inşallah. Selamun Aleyküm hocam. Evimizde kedi besliyoruz. Namaz için bir sakıncası var mı? Kedi için söyleyecekleriniz var mı? Annem kediyi istemiyor şu anda. Canlı yayınızda. Onu ikna eder misiniz? Ne yazık ki ikna edemeyeceğim.
Allah'ı yesin inşallah. Normalde kedinin arttığı Hanefilere göre şey değil, necis değil. Evde kedi beslenmesiyle alakalı söyleyecek bir sözüm yok. Ama tabii Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri nehyetmemiş. Ebu Hureyre adı da zaten kedilerin babası demek. Ama anneniz istemiyorsa bence annenize itaat edin. Annenize tabi olun. Selamun Aleyküm. Bir kimse o dergahta o an için mürşidi kamil ile görüşmekten çekinmiş ise ve o dergahta ders vermeyi yetkili kimseden ders almış ise ve bir süre sonra o kimse rüyasında o mürşidi kamil ile sarılıp mürşidin ona ismini ve nerli olduğunu sorduysa ve kimse de söylediyse o mürşid ile biatlaşmış olur mu?
Olur. Hayırlı geceler hocam. Abim namazında ve dinini yaşıyor. Fakat ben namaz kılmıyorum ve bekarım. De onun bana dinsiz ve kafir gözüyle bakıyor. Bu doğru değil. Bu yüzden anlaşamıyoruz ve kavgalıyız. İnşallah ben de başlayacağım namazı ama onun yaptığı doğru mu? Onun yaptığı doğru değil. Bir kimse namaz kılmıyor diye ona dinsiz ve kafir denmez. Bir soru üzerine bağlı bulunduğunuz şeyhe sorun sizin seyir-i sülukunu hangi peygamber veya sahabe veya pir efendi yönetiyor diye söylemiştiniz. Yani bir derviş mutmainliğe gelmeden önce de herhangi bir gitgellerde olan dervişi de eline alan biri olur mu? Kendisinin haberi olmasa nasıl bilecek o zaman?
Kendisinin haberi olması lazım. Bu şuna benziyor. Hani Niyazi Mısır diyor ya, karınca gibi küçük küçük adımlar atarsın ama kendini meleklerden üstün görürsün. Tırnağında bir damla su görürsün ama kendini umanda zannedersin diyor. Bu da ona benziyor. Yani evet bir sufi ders aldığında seyir-i sülükü başlar, başlar ama o da başladı. Yani o seyir-i sülükün ortasına gelmiş gibi, seyir-i sülükü sanki yarılamış gibi veyahut da belli bir noktaya gelmiş gibi hissetmesin kendini. Bu normalde üstadının rahmeti, bereketi, lütfu, ikramıdır onun seyir-i sülükünün başlaması. Orada ders aldı, seyir-i sülükü başladı. Öyle havalanıp da kendini seyir-i sülükünün ortasında görmesin.
O manada söyledim ben. Ha bir kimse kendisinin havalanmasının hakkı var mıdır? Vardır. Gerek yok kardeşler, bu yol havalanma yolu değil. Selamun Aleyküm. Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun. Bende 4-5 aydır duygu, körlüğü veya sağırlığı var. Hiç kimseye güvenemiyorum.
Biraz araştırma yaptım. Aleksitimi olabileceği yazıyordu. Kendim de sağlıkçıyım. Bu durum hakkında ne yapabilirim? Sağlıkçısın demek ki bulmuşsun. Duygu, körlüğünün cevabı demek ki böyleymiş. Benim bildiğim bir şey değil. Duygu, körlüğü yaşıyorsa insan benim bildiğim çok tövbe edecek. Yani duygu, körlüğü yaşamak demek o kimsenin duygusuzlaşması demek. Duygusuzlaşmasan insanlar haram işleyen insanlardır. Kalpleri kararır. Kalpleri kararınca da o kimse duygusuzlaştırır. O yüzden ya annesiyle babasıyla problemi vardır ya da büyük günah kebayler işlemiştir ki o kimse duygu, körlüğü yaşıyordur. Çok tövbe etmesi lazım, çok zikretmesi lazım o kimsenin. Kabir azabı hakkında bilgi almak istiyorum.
Allah sana rüyanda göstersin. İnşallah sen de dayan. En güzel bilgi öyledir. Kabir azabıyla alakalı. Ya da kabir azabı çeken kimseleri rüyanda görürsün. İnşallah o görmeye de dayanırsın. O zaman kabir azabı daha bilgili olmuş olur. Selamun Aleyküm. Evlenmeden önce biriyle beraber olmak günah mı? Eğer normalde arada bir nikah yok ise, arada bir nikah olmayan her ilişki büyük günah kebay'dir.
Zina hükmündedir. Sahurda yemeğe başlarken mi niyet ettim Allah için oruç tutmaya demeliyim yoksa yemekten sonra o? Pessiniz ya. Mübareksiniz. Alkışlıyorum sizi. Normalde imsak vaktine kadar niyetlenebilirsiniz. O yüzden veya bir kimsenin sahur yemeğine kakması dahi hanefilerce niyet yerine geçer. Selamun Aleyküm.
Bir kardeşin interneti olmadığı için sohbeti dinleyemiyorum. Soruyu onun adına yazıyorum. Sahurda ezanı yarım saat kala niyetleniyorum. Sonra su içmek istiyorum. Ama niyetlendim diye su içmiyorum. Niyet ettikten sonra ezana daha var iken su içilmez mi? Normalde biz ezana yakın niyetlenelim inşallah. Selamun Aleyküm. Evimizde eşlerimiz de yatsı namazı ve teravih namazını cemaat edip kılabilir miyiz? Evet. Onu normalde eşleriniz yalnız onu da az önce söyleyemedim. Bir secde boyu arkanızda olacak. Yanınızda olmayacak kadınlar. Selamun Aleyküm. Peygamber Efendimizin nurunu gördüm rüyamda. Ama kendisini hiç göremedim. Nerede eksiklik yapıyorum acaba? Hayırlı geceler. Tövbe edelim, zikrullah'a devam edelim. Sünnet-i seneye sımsıkı sarılalım.
Nurunu görmüşsün. O da önemsiz olacak bir nokta değil. Derviş kardeşler rüya yazmasın dedim. Hakkınızı helal edin. Selamun Aleyküm. Gaflete düştüğüm zamanlar oldu. Arada derslerimi çekemediğim zamanlar oldu. Hakkınızı helal edin. Helal olsun derslerinizi çekin inşallah. Bir kişi halinde Mehdi'yi görüyorsa, yüz gerçekten Mehdi'nin yüzü müdür? Onundur. Selamun Aleyküm. Ramazanımız mübarek olsun. Amin. İnşallah Kur'an'ı hatim etmek ya da birinden takip etmek aynı şey midir? Hayırlı geceler. İnşallah aynıdır. Selamun Aleyküm üstadım.
Yine ben Kütahya'dan çok unutkanlığım var. Okuduğum hadisler falan aklımda kalmıyor. Tekrar bir daha okuyorum. Bir öneriniz var mı? Unutkanlığımı nasıl yenebilirim? Harama bakma Allah'ı çokça zikret. Selamun Aleyküm. Çayın dışında içtiğiniz ne? Çok keyfi içiyorsunuz. Şifa veriyorsunuz. Sağlı olsun. Bu benim bitki çayım. İçinde yeşil çaydan tutundu. 4-5 tane daha içinde çay var. Şeker hastalığıyla alakalı. Evet, keyifli içiyorum. Allah razı olsun inşallah. İçinde şeker ne o? Zeytin yaprağı var.
Yeşil çay var. Sinamiki var. Ondan sonra biberiye var. Kekik suyu var. Daha karabaş otu var. Birkaç tane daha var içinde. 6-7 tane bitkiden olan çay. Isırgan tohumu var. Selamun Aleyküm. Cumanız ve Ramazanız muharek olsun. Amin. Hocam benim sorum şu. Benim şeker, tansiyon, kolesterol ve kalp rahatsızlığım var. Ben oruç tutmakta zorlanıyorum. Ve bu yüzden bir hayli borcum oldu. Ama tutamadım. Fidye verecek durumda yok. Ben ne yapmalıyım? Allah affetsin. Hiçbir şey yapmayacaksın. Eğer verilecek fidye edine. Yoksa bir şey yapman gerekmiyor. Ömer Nasuh Bilmen'in imalinde hata yolu ile yiyip içmekte orucu bozar yazıyor. Örnek olarak abdeste boğazdan aşağı su kaçması diyor.
Anlayamadım. Teşekkür ederim. İnşallah önümüzdeki hafta söyleyeceğiz ama evet hata yolu yiyip içmek. Unutaraktan yemek içmek ayrı. Hata yoluyla yiyip içmek ayrı. Unutarak yemek içmek. Bir insan unuttu. Bir şey yedi. Unuttama. Yürüdü. Geçti gitti. Hiç yapmadı. Hata yolu yemek. Yani yemeğin tadına bakarken yedi. Bir şeyin normalde çocuğuna mama yaptı. Mamanın tadına bakarken yedi. O hata yolu yemek bu. Bu orucu bozar. Bu normalde ceza gerektirmez. Kaza gerektirir. Hata yolu yiyip içmek. Normalde öbürkü unutarak tane yiyip içmek. Unutaraktan yedi içti unuttama. Hatırına geldi bıraktı. Orucu oruç onun. Ama hata yerine hatayla yedi. Yani abdest alırken dikkat etmedi. Abdestten alırken dikkat etmeyince ağzına aldığı suyu içti.
Hata yoluyla. Evet orucu bozar. Sufi sadece üstadının rüyasında görmesi yeterli midir? Bu da yol mudur? O da yoludur canım kardeşim. Selamun Aleyküm. Ben ders almıştım. Ara ara çekiyordum daha önce. Ama şimdi düzenli çekmeye gayret ediyorum. Hakkınızı helal edin. Helal olsun. Selamun Aleyküm demiş bir kimse. Ve Aleyküm Selam. O soru yozacak ama soruyu herhalde yetiştiremedi. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Şimdiden Ramazanınız mübarek eylesin. Oruçlarınızı mübarek eylesin. Sahurunuzu mübarek eylesin. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Bizleri evlerinize misafir ettiniz. Allah gecenizi mübarek eylesin inşallah.
Hakkınızı helal edin. Allah'tan bir şey gelmezse. Cumartesi gün saat 9.30'da başlayacağız. Çünkü Ramazan oruçlu olacak herkes. Malum biz de oruçlu olacağız. Benim de Ramazanlarda biraz böyle oruç tutmaya gayret ediyorum. Bugüne kadar hiç bırakmadım ama. Oruç tutunca biraz böyle şeker hastası olduğumdan sarsıntı yaşıyorum. O yüzden anca toparlarız. Anca kafamızı toparlarız diye. 9.30'a aldık sohbeti. Allah izin verirse inşallah. Cumartesi günü saat 9.30'da yine burada olacağız. Daha sorular geliyor. Bu kalan soruları da önümüzdeki haftaya devam ettiririz inşallah. Geceniz hayır olsun. Allah mübarek eylesin. Rabbim yar ve yardımcınız olsun inşallah.
Nice Ramazanlarda buluşuruz. Selamun Aleyküm.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.