TASAVVUF VAKFI MERKEZ (MUSTAFA ÖZBAĞ SOHBETLER) - 22 ŞUBAT 2020
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 22 Şubat 2020 · 2:05:24
Selamün aleyküm. Hepimiz de hoş geldiniz. Abi bu karşen, bugün akşam buradaydı. İran'dan misafirimiz var. O yüzden bu kardeşle inşallah bir iki kelam etsin istedim size de. Hem bir tanışmış olalım. Hem de inşallah tanıştığımız kardeşimiz devam etsin. İnşallah. O yüzden kardeş de size bir selam versin. Selamün aleyküm canlılar, nasılsınız? Herkes iyi.
Bu fakirin, Cahit'in adı Muhammed Ezzinlu. Tebriz şehrinden, Şems Tebrizi şehrinden, İran'dan, İran'ın canlarından, pürdaşlarından, herkese çok herkese çok selamı var edilsin. Tek tek izin. Onu takdim ediyorum. Otuz senedir bu yolda Allah Taal'a lütfetmiş eylet ediyoruz. Elhamdülillah. Cumhuriyet İran Efendimizin lütfü inayetine şambil olduk. Bizim baba da zaten Mesnevi'den. Yeti şehirde, İran'da, elhamdülillah, məstəvi toplantılar varmış. Sokratlarımız olur, zikirlər olur, samalar olur, farklılık halar olur. Çox şehirde, impirlerin huzuruna çıxdım. Amma, bir, acayip bir şeydir.
Ben yaşadım. Bir zat mübarek, bir sürü ziyaret ettim. Ama bu ziyaret surette değildir, sirette. Bülürsünüz, zaten susuz ne arıyar? Su arıyar. Bir naqıs ne arıyar? Bir kamili arıyar. Bir damla nereye arıyar? O, o gyanusu arıyar. Bir ney, ney istana arıyar. Zaten Mevlana Hazretleri de, Mesnevi de, şöyle anlatır. Ama tekce bu değri. O kamil de naqısı arıyar. O su da susuzu arıyar. Yəni, asıl miğnatis kamildədir. Bu fəkirin aqısı çəkər. Mevlana Hazretleri nə söyləyir? Bərəvid ey hərifan, bir keşid, yavrə mağraub, bəmənav vərid, axər sənəmə qoriz para gedin.
Benim o yaramı neredə olsa bulun, gətirin. Onu gətirin. Ona yapdığım bir işlər vardır, bir şeylər vardır. Əlhəmdə vəlillə, bu fəkir nəsib-i qismət oldu üstadımın. Əlin öhbək. Çox lütfə etdilər. Bir toprağı yerdən götürdülər. O gözəl gül kokuyən, cənnət kokuyən, gözəl nəfəslərindən üflədilər. Amma bir şeylər anlatmaq lazımdır. Siz cəmaat bursanın gözəl süfrəli, gözəl musafirpərver insanlarısınız. Amma bakar mısınız, rica edərim, bir məsnəvidə də vardır. Aman, sakın, ey salik, öz kafava görə şeyhini, ustadını heç ondan bərabər bülmə. Bülürsünüz, insan bir zaman olar, nəfsi əmmarı, nəfsi səxarı, nəfsi məkarı.
Ondan sonra bala bala, bu nəfis kamilləşər, mükəmməllığa geçər, nəfsi ləvvamı, ondan sonra nəfsi natiqə, nəfsi mülhümə, nəfsi natiqə, nəfsi mütmənin raziyə mərziyə, ya ayət həl-nəfsi mütmənin ərcəyə ilə Ərəbək. Ondan sonra bir şey olar, əfəndiyyə bu tarz baxmaq lazım. O zaman olar, fənaifillah olandan sonra, bu göz olar, eynullah, əl olar, yədullah, qan olar, sarallah, vücud olar, məzhərullah, o adama ayətullah söylənir.
Yəni, Allahın, Allahın əli yox, qolu yox, gözü yox, amma evliya bu tarz bir şeylər. Onlara biz sığışıb, onların kölkəsində, onların himmətindən yol yersək, inşallah biz də bu naqıslığımızı kamillə tərəf gedəriz. Biz bura üz sürməyə gəldik. Yəni, ən böyük hediəmi gəttim əfendime. Şöyle bir hediə gəttim ki, əfəndimin dərgahında, heç bir dərgahında yoxdur, fakir niyaz gəttim. Bülürsünüz, bu yoxsulun dilinçinin nəyi olar? Niyaz olar. Qəniyədə nə var? Kamillik vardır. Huzuruna gətirib, niyaz gətiririk huzurlarına. İnşallah, əmmətlərinə möhtacız. İnşallah, harlı dualarızdan, sizlərin tək-təkin harlı dualarızda, İranda da yarlar, canlar, bu gözəl nəfəslər, bu gözəl atişlər, bu eşqilər, orada gəlsin inşallah.
Orada bir rıqta. İnşallah, beraber yaparız. Sizi çok çok seviyorum. Eyvallah, kusura bakmıyım. Benim türküm çok iyiydi eyri. Eyvallah. Həmətlərinə, niyaz gətiririk, o çok, o da gəlirik. Efendim, her zaman videolarda bakardı, söylər, eşqanımız, Kur'an ve sünnetten işarıya çıkmalıdır.
Kur'an-ı Kerim'in, hediyelel, eyvallah. Biz de, efendimizin yolundan gəliriyoruz. Ondan sonra, bir kitabınızı, yaşadığımız kitabı getirdim. Bizim yarılak canlar yetişerde yaptığımızı, özgümüzü anlatmaya, canlara getirdim. İlk safhası gösteriyorum. İkinci sayfası. İkinci sayfası, ondan sonra canlar, rekorda. Elanlı. Elanlı. Ondan sonra, ııı, bir şey anlatmak istedim. İki, ııı, biliyorsunuz. Tekşer, burada, ustadın sözü geçerli deyip, bayrağ işaretimizi geliyordur. Sağ olun. Eyvallah. Eyvallah. İran bayrağı. O, ay maalesef. Bunlar da, ııı, adınız ya bayrağı.
Evet, bunların yanına aslanın kuruldu. İnşallah. Efendimiz sorun maddeleri, eee, can veriyor. Şeker kimin, canlarımızda oturur, bizim acil vücudumuzda olduğu, acil nefes-i emmareni şekere dönüyor. İranımızda, farklı şekerlerden dönüyor. bir de bir şey vardı, kanımızda olduğu yeri, Allah ne söylüyor? Neden yiyip, Allah söyler? O ağızdan, eee, kalba geçiyor. Allah, ne söyledikçe, eyvallah. Allah söyledikçe, ağızdan köle geçiyor. Onda kan, yani böyle latifiyel çarpıyor, tüm damarlardan geçiyor. Bizim kanımızın, hediyesini, zafran getirdi, İran'ın kaliteli zafranlarından getirdi. Efendimiz, gül, yani her zaman, nerede olsa, ona bahçe kemalarıyor, çiçeklenir.
İsfahan'ın, el yapım, ııı, gül danlarından çek, dedi. Adıcı, gül takılıyor. İran. Gül, gül, çok eski bir eserlerden şey vardı, ııı yazdık, gözet haklı usfatları var, Ya Hazreti Mevlana. Musaadi yazdım, inşallah dergahımızda. Üstadımız, çok güzel, yani Allah hem güzel suret vermiş, hem güzel siret vermiş. Yaman gözden korumaktan ötürü, bir halı kokutturdum. Eee, ben de kaldı, yazdı bu neki, yani Allah yaman gözlerden korusun, İran, hafizimizin, hafizimizin, güzel el yapım, Allah'ın adına katılıyor.
Afiyet olsun. Şimdi biz yazdığımızda baktık, takip edelim, Allah. Şimdi çantı saklısı, çok önemli. Allah razı olsun. Mert'in adı. Dediği kadarı. Allah razı olsun. İnşallah, kardeşlere çok sevap. Allah razı olsun. Biz kardeşimizle tabi o ııı normalde Instagram'dan bir halı bana ulaşmak için uğraşmış. Ben de Instagram mesajlarına çok bakamadığımdan dolayı böyle bir mesafe oluşturdum. Sonra bakınca böyle bir cevap yapmıştım. Böyle. Sonradan işte telefon numarası, WhatsApp derken görüşme, konuşma, devam edin.
Allah razı olsun. davet ettiler. Ben de dedim, duvara gelemez. Ben de dedim, baharda geleceğim. Öyle deyilince Allah razı olsun. Allah razı olsun. Gel. Bir maalik harçlandırız zaten beraber inşallah. Kardeşlerimiz, ebediyeniz devam eder. Allah razı olsun. Bu ııı sorulara devam edeceğiz.
İnşallah kaldığımız yerden. Ben aslında kendisine dediydim, bize bugün Mesnevi'den biraz sohbet ettiği. Ama haklı olarak gerçekten Mesnevi sohbetine hazırlanılmasını gerekiyor. O da hayır demedi. Ben hani hazırlanayım gibisinden. Dedim, bir dahaki geldiğinde senden dinleyelim artık dedim. Öyle şey oldu. Kaldı. İnşallah bir dahaki ziyaretlerimizde Allah'ın izniyle kardeşimizden Mesnevi dinleyeceğiz. inşallah. Bu devletle alakalı pardon İslam'da siyasetle alakalı sorulara devam edeceğiz.
İnşallah. 22. sayfada kalmışız. Şimdi ana konuya geçelim. İslami devlet nasıl olmalı? Soru işareti neden olmuyor? Soru bu. İslami devlet nasıl olmalı? Ve neden olmuyor? Tabii dört halifeden sonra İslam dünyası bunu kendi içerisinde çok tartışmış. Zaman zaman Emeviler, Abbasilerin o baskılı dönemlerinde bunu tartışanlar zulme uğramışlar. Ehlibeyt zulme uğramış. Çünkü Emevilerin devlet kuruluşu dört halife dönemindeki devlet kuruluşu gibi değil. Öyle olunca Ehlibeyt buna itiraz etmiş.
İtiraz edince Ehlibeyt ve aynı zamanda Ehlibeyt gibi düşünenler Emevilerin bu noktada araları açılmış, değişik sıkıntılar yaşanmış. Ve bu İslami devlet nasıl olmalı hep tartışma konusu olmuş. Tabi zaman zaman neden olmuyor diye bu da tartışma konusu olmuş. Bunu tekrar geleceğiz başa. Kitabın konusu çağdaş İslami hareketlerdir. Yani İslam bir din olduğu kadar siyasal bir ideoloji olarak da gören ve böylece kendilerini belli bir gelenekten kopuk olarak tanımlayan eylemci gruplar. İslami geleneğin siyaseti ele alışıyla Müslüman ülkelerdeki rejimler ve kurumlar gerçeği arasında bir nedensellik bağı kurmayı hatta dolayısız bir anlatımı reddeden yazar bununla birlikte bu geleneğin etkileri kuşkusuz mevcuttur der.
Ulemanın külliyatında aynı şekilde yinelenen Selefilerin 1900. yüzyıl reformcuları olarak parantez içerisine almış ve İslamcıların metinlerinde de açık seçik olan İslami siyaset İslami siyasal muhayile olarak adlandırılan adlandırılabilecek bir şey vardır. Bu muayile İslami kültür ile aynı şey değildir. Bir başka klasik külliyet felsefe başka fikirler başka uygulamalar bu muayilenin dışında kafayı oran aydınlar vardır. Fakat belli bir paradigmanın egemenliğindeki bir İslami siyasal muayilenin varlığını kabul etmek için ulemanın olduğu kadar İslamcıların literatürünü gözden geçirmek camiler camiler ve dinlemek yeterli olacaktır.
Bu peygamber ve dört halife dönemindeki ilk müminlerin paradigmasıdır. İlk cemaat döneminden sonra Müslüman aleminde her zaman fiilen özerk bir siyasal alan bulunmuştur. Bu alanın özerkliği üzerine siyasal bir düşünce geliştirilmemiştir. Hicretin birinci yüzyılının sonundan itibaren siyasal iktidar Sultan Emir ile dinsel iktidar halife arasında fiilen bir ayrılık oluşmuş. Bu kurumsallaşmıştır. İslam'da devlete karşı kayıtsız bir sivil toplum vardır. Şark despotizmi yoktur. Devletin kendisinin bir amacı vardır. Müslüman iyi bir Müslüman olarak yaşamasını sağlamak. A lorodi İslam et modernite Evet.
Bu İslami devlet nasıl olmalı? İslami devlet oluşurken hangi noktadan oluşmalı? Bununla alakalı çok tartışma var. İslam dünyasının kendi içerisinde bu tartışmaya katılanlar çok az. Bu tartışmalar özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde daha da alevlenmiş, daha da fazlalaşmış ve Osmanlı İmparatorluğu yıkıldıktan sonra bu batıda da İslam dünyasında da daha da tartışılır hale gelmiş. Bunun sebebi şu, Müslüman ülkeler, İslam ülkeleri Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem den sonra Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve ondan sonra Osmanlı kendilerince İslam ülkeleri kendi içlerinde kendilerine ait bir devlet kurgusu, kendilerine ait bir devletleri olmuş. ve bu devletler Müslümanların kendi içerisinde zaman zaman hataları, kusurları, eksiklikleri de olsa kendi tebalarının nefislerini, nesillerini, akıllarını, mallarını, dinlerini korumuşlar.
Ama ne zaman ki en son İslam devleti olmayan ama Müslümanların bütün hak ve hukukunu koruyan Osmanlı yıkıldıktan sonra işte ondan sonra Curcuna başlamış. Curcuna'nın başlama sebeplerinden birisi şu Osmanlı yıkıldıktan sonra malum emperyalist ülkeler kendilerince cetvelleri alıp Osmanlı'dan kalan bütün ülkeleri kendilerince ayrıştırdılar, böldüler, sınır koydular ve bütün ülkelere de Osmanlı'nın döneminde başladı bu.
Milliyetçiliği, milliyetçiliği de değil, aşırı derecede bir ırkçılığı, aşırı derecede bir ulusalcılığı koydular orta yere. Çünkü bölmenin en önemli noktalarından birisi oydu. Osmanlı kocaman bir mozaikti. Her türlü ırkın, her türlü inanışın özgür bir şekilde kendi içerisinde yaşadığı bir yerdi. Bunu belki de Emeviler, Abbasiler, Selçuklulardan sonra en iyi organize eden bu konuda bu üç devlet deneyiminden sonra belki de bu üç devletin de şartlarından daha uygun şartlarda bunları uyguladılar. Ama emperyalizm ve emperyalist uşaklar Osmanlı'nın yeniden ayaklanmasını, yeniden ayağa kalkmasını istemiyorlardı.
Ve böylece Osmanlı'nın içerisindeki değişik ırkları ırkçılık, ulusalcılık, milliyetçilik akımları içerisinde birbirlerini düşman ettiler. Birbirlerini ayırdılar. Biz burayı görmezsek bundan sonraki konuşacaklarımızı anlamakta güçlük çekeriz çünkü. Önce burayı görmemiz lazım. Düşünün işte halifeliğin merkezi konumunda olan Türkiye'de aşırı derecede bir ulusalcılık ve Kemalizm hakim oldu.
İşte İran'da Şah oldu, Şah'ın ayrı bir rejimi oldu. Suriye'de Arap ırkçılığının üzerine bir devlet, Irak'ta Arap ırkçılığının üzerine bir devlet, Suudi Arabistan'da Selefi Vahabi bir çizgide Vahabilik baş gösterdi. Vahabiliğin üzerine bir devlet oluştu. İşte Yemen'de, Bahreyn'de, Kuvvet'te, buradaki devletler, devletçiklerde farklı farklı oluşumlar oldu. Mısır'a geçtiğimizde aşırı bir despot bir sistem ve o despot sisteminin altında inim inim inleyen Müslümanlar. Mısır'dan ileri doğru gittiğimizde Fas, Tunus, Cezayir aynı. Şimdi bütün İslam dünyası parça parça bölündü ve bütün İslam dünyasında bölünen ülkeler kendilerince hangi yumuşak karınları varsa neresine dokunulduğunda canlar acıyacaksa oralarına dokundu emperyalistler.
ve bunları yaparken de İslam dünyasının kendi içerisinde ama ilim ehliymiş gibi görünen ama tarikat şeyhimiş gibi görünen ama tefsirciymiş gibi görünen farklı farklı toplumun içerisindeki kimseler ama satın alınaraktan ama korkutularaktan ama başlarına bir çorap örülerekten değişik bir noktalara çekildi. Ve İslam dünyası tabiri caizse halkı Müslüman ama devletleri kafir bir devlet haline geldi. Ve kafir bir devlet olunca Müslümanlar kendi içlerindeki sistemle mücadele etmek zorunda kaldılar. Sebep bazı ülkelerde Kur'an yasaklandı, bazı ülkelerde namaz yasaklandı, bazı ülkelerde başörtüsü yasaklandı, bazı ülkelerde Kur'an-ı Kerim'in öğrenilmesi, öğretilmesi yasaklandı. bütün İslam dünyasında bakın burası çok önemli, bütün İslam dünyasında sufi yapılanmalar yasaklandı, lav edildi, kapatıldı.
Bütün İslam dünyasında. Serbest bırakılanlar da Kur'an-ı Sünnet dairesinde olmayanlara göz yumdular. Geri kalan hepsine de ne yaptılar? Hepsini de dağıttılar, hepsini de perperişan ettiler. Ve İslam dünyası kendi iç sorunlarıyla boğuşur hale geldi, hala da aynı. Bakın, hala da aynı. Ve İslam dünyasında değişik tepkiler oluşmaya başladı. Değişik tepkiler oluşurken yeniden bir İslam devleti nasıl kurulurun yolunu kendi kendilerine aramaya başladılar. Bir kısmı tepeden inme. Bakın, bir kısmı tepeden inme. yani bunu normalde şey daha fazla kullanır. Mısır'da tefsir yazan neydi adı?
Seyyid kutup bunu daha fazla kullanır. Biraz böyle sosyalist, komünist ağzı kullanarak İslami devrim der. Mesela Filistin Kurtuluş Örgütü de bu tip söylemlere yakındır. veyahut da biz Mısır'daki Müslüman kardeşler Suriye'de bu İhvan-i Müslüman olarak ismin değiştirir. İşte Fas'ta, Tunus'ta, Cezayet farklı isimler adı altındadır. Böyle bir örgütlenme vardır. Ama ben o örgütlenmenin arkasında da İngilizlerin olduğunu düşünürüm. Çünkü o örgütlenmenin temelinde Mısırlı Abduh vardır. Masondur kendisi. İşte o örgütlenmenin içerisinde mesela örneğin Mevdudi bir kısım insanlar tutabilir. Ben fazla tutmuyorum. Afgani bir kısım insanlar tutabilirler. Ben tutmuyorum.
Bunlar normalde çünkü nereden beslendikleri nasıl beslendikleri ayrı bir tartışma konusudur. Bunlar mesela ihtilalle bir İslami devletin oluşacağını tepeden inme bir devletin oluşacağını düşünürler. Normalde bir veçeden öyledir ve biraz daha selefi vahabi çizgisi de aynı şeyi düşünür. Derler ki onlar yani böyle bir tepeden inme bir devrim olsun bir ihtilal olsun devlet İslam olsun devlet İslam olduktan sonra halk teba mecbur buna dönecek der.
Ve batı burası çok önemli batı bu argümanları kullanaraktan bütün İslam dünyasını terörist ilan eder. fundamalist ilan eder. Der ki siz böyle zorla İslam'ı getireceksiniz. Ki Türkiye'de de bununla alakalı tartışmalar vardır ya ve batı bir örneği de İran'ı gösterir. İmam Hümeyni'nin normalde Şah'ı devirip ardından İslam devrimi derler ya İslam devrimi olarak gösterir.
Ve batı der ki İran Hümeyni rejimi İslam devrimiyle bu normalde Kuzey Afrika ülkelerinde ve Mısır'da ve Suriye'de ve Irak'taki o Müslüman kardeşler veya ihvan Müslüminin çizgisi birbirinden etkilenir. Çünkü İran Hümeyni rejiminden ve derler ki siz böyle fundamalist bir yapıya sahipsiniz. Kalkacaksınız zorla İslam'ı getireceksiniz. Zorla İslam'ı getirerekten insanları keseceksiniz bişeceksiniz o yüzden siz teröristsiniz der. Batı bunu hem İslam dünyasının içerisinde besler mesela Selefi Vahabiliğin kurucusu İngilizlerdir. Osmanlı'yı Orta Doğu'da vurmak için Osmanlı'yı Orta Doğu'dan çıkarmak için Selefi Vahabi İngilizler kurar. Ben bu konu başka bir gecenin konusu olabilir.
İhvan-i Müslüman kardeşler ve Arafat'ın başında bulunduğu Filistin Kurtuluş Örgütü ile de alakalı farklı değerlendirmelerin var. Bu da ayrı bir konuşulur. Şimdi bir kısım İslam dünyası normalde bu çizgiye bakaraktan Batı bu çizgiyi de destekleyerekten bakın Batı bu çizgiyi de destekler. Çünkü bu çizgi içinde tabiri caizse Batı'nın tabiriyle anarşi üreten terörist üreten bir çizgidir.
Bunun içerisinden işte son dönem Daesh çıkar. Ondan önce Nusra çıkar. Ondan önce neydi El-Kaide çıkar. Ondan önce Bakı Haram çıkar. Ondan önce bilmem Afganistan'da şu çıkar. Çıkar da çıkar. Bakın çıkar da çıkar. Orası çünkü bu anlayışta bu görüşte üretilir boyuna. Yani bataklık gibidir. Bugün Daesh'i bu miadını doldurdu deyip kenara koysalar yarın örneğin Caiz çıkar. Bir şey çıkar yani. O çıkan şeyde yine de söylemi odur. Bir İslam devleti kuracaktır. Bakın söylemi de odur. İslam devleti kuracaktır. Bir grup böyledir. Ben bütün dünya üzerindeki İslami devlet kurmaya çalışanların fikir yapılarını size analiz etmeye çalışıyorum.
Bir yapı da şudur. Bu ikinci yapıdır. Bu ikinci yapı batı modernitesiyle anlaşıp bakın bu ikinci yapıdır. Batı modernizmle batı modernitesiyle anlaşıp anlaşıp böyle bir batının ben onu öyle yorumluyorum. Batının hegemonyasında bir İslam devleti kurmak. Adı İslam devleti ama. Ama ne kanunu ne hukuku ne de kaideleri İslam olmayan ama böyle adı İslam devleti olan işte böyle entelektüellerin böyle Kur'an ve sünneti tam algılayamayanların tipik batıcı Müslümanların istediği bir İslam devletidir bu. Bu da ayrı bir hayaldir. Hani bu soruyu yazan kimse hani muayyile diyor ya muayyile dediği hayal.
Hayal ürünü bir şey. Hayal ediyor yani insanlar bunu. Bu İslam dünyasında ikinci grup kesimdir. Bu ikinci grup kesim entel dantel kesimi diyebiliriz bunu. Yani kapitalist sistemle mücadele etmeyen dünya vahşi kapitalist sistemi dünya deccaliyet sistemini barışaraktan onlarla kol kola girerekten böyle bir İslam devleti kurmak. Bunu bir parantez açmak istiyorum. Son dönemde eski Cumhurbaşkanı'nın şeyini ne o söylemini de buna ilave etmek istiyorum. Bir önceki Cumhurbaşkanı ne dedi? Dünya üzerinde siyasal İslam bitmiştir dedi. Bakın bu söz ne biliyor musunuz? Dünya üzerinde İslami bir devlet bir daha kurulamaz demektir.
Dünya üzerinde İslam devleti olmayacak demektir. Bu mesajdır. Kime mesajdır? Emperyalist ağababalara mesajdır. Kime mesajdır? Deccalistlere mesajdır. onlara mesaj gönderiyor. Diyor ki ben İslam devleti kurma İslam'ın devletleşmesini istemiyorum. Böyle bir derdim yok. Beni destekleyin. Benim arkamda durun. Emperyalizmin hakkını ve hukukunu koruyacak kimse benim diyor. Bunun Türkçesi budur. Türkiye'de bunu hiç kimse de böyle yorumlamaz cesaret edemez. Gannuşi'nin yoluna girmiştir. Onun İslam dünyasındaki fikir babası Gannuşi'dir.
Gannuşi'yi de açın bakın son açıklamalarını okuyun. Bakın İslam dünyası kendi içinden çevrelenmek isteniyor. Ben onu okuduğumda Gannuşi aklıma geldi. Gannuşi kimdir? Kuzey Afrika'da İslami hareketin başındaki kimsedir. O kimse de son dönem açıklaması vardır. O da aynı zamanda İslami siyasetin son bulduğunu kendisinin İslam siyasetçisi olmadığını söylemiştir. Şimdi bunlar kimlerdir? Bunlar batıyla batı vahşi kapitalist emperyalistlerle kol kola olup aklını fikrini kalbini ruhunu onlara satmış kimselerdir. Bu da bir gruptur. İslami devleti savunanlar. İslam devletinin olması lazım diyenler. Bunlar da bir gruptur. Bunlar batının su yolundadır. Yani ABD'nin İngiltere'nin AB'nin bildiğiniz emperyalistlerin su yolundadır.
Sömürülmeye devam. Sömürülmeye devam. Her türlü her şeye devam. Ama adı ne? Müslüman hani yıllardır aynı terenenli söylenir ya camiler kapalı mı ki? Açık sizin namazınıza bir şey mi diyen var? Yok. Sizin ezanınıza bir şey mi diyen var? Yok. Müslüman sen ibadetine bak. Ne oldu? İslam sadece namaz kılmakta kaldı. Oruç tutmakta kaldı. İslam nerede kaldı? Sadece senin evinin içinde ve aynı zamanda da caminin içinde kaldı. Bir müddet böyleydi. Şimdi evinin içinde de kalmadı. Camide de kalmadı. İslam şimdi camide de yok. Evinin içinde de yok. Bakın böyle dediler bize. Ama şu anda İslam ne evlerimizde var ne de camilerimizde var.
Sokakta zaten yok. Okulda zaten yok. Devletin içinde zaten yok. Hukuk sisteminde yok. Ekonomik sistemde yok. Askeri sistemde yok. Hiçbir sistemde İslam yok. Ama bize yıllardır böyle tanımlandık. Şimdi üçüncü grup ben bunları kendimce gruplandım. Ben üç gruba topladım bunları. Üçüncü grup İslami devlet isteyenler. Bunlar da bu fakir gibi ben kendimi o grubun içerisinde görüyorum. klasik geleneksel naturel Kur'an sünnet dairesinde Kur'an sünnet dairesinde Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ve dört halife dönemini ve ehli beyti kendisine ölçü alan bir sistem arayışında olanlar.
Ben yıllardır derim ya bizim aradığımız ölçü bizim inanışımızda olan Kur'an ve sünnette mevcut. Bizim modelimizde Kur'an'da sünnette Hz. Ebubekir Ömer Osman Ali döneminde mevcut. Bir şeye örnekleme bakacaksak biz oradan örnekler alabiliriz. Hem bunu bu noktada devletin yapılanması devletin siyaseti ekonomisi askeriyesi sosyal hayatı düzenlemesi ceza hukuku hem de kendi halkın içerisindeki kendi halkın içerisindeki dini inanış akidesi fıkıhı felsefesi tasavvufu sufisi bunun hepsi de hem inanış noktasında ve yaşantı
noktasında bizim kendi inanış dairemizde mevcut hem de aynı zamanda meseleye siyasi mantaliteyle bakacaksak siyasal olarak da İslam'ın nasıl bir devlet kurması gerektiği nelere dikkat etmesi gerektiği de bizim Kur'an sünnet dairemizde mevcut o zaman biz eğer ki İslami bir devlet modeli oluşturacaksak böyle bir model oluşturulmak isteniyorsa biz geriye döndüğümüzde bizim kendi inanç sistemimizde bu mevcut bu Mustafa Özbağca söylüyorum bunu biz bir halifenin nasıl olması gerektiğini döner Kur'an sünnet tarihisinden bakarız
buluruz da onu ve onun üzerinde iştihad edilmesi gerekiyorsa iştihad ederiz biz bir halife seçiminin nasıl olmasını biz döneriz Hz. Ebubekir Efendimizin seçiminden Hz. Ömer Efendimizin seçiminden Hz. Osman Efendimizin seçiminden Hz. Ali Efendimizin seçiminden Hz. Hasan radiyallahu an hazretlerinin kısa da olsa seçiminden kendimize örnekler çıkararak bir devlet başkanının nasıl seçilmesi gerektiğini biz kendimiz buna iştihad ederiz bizim batıdan bir şey almamıza emperyalistlerden öğüt almamıza ABD'den fikir almamıza
İngiltere'nin karanlık Buckingham sarayından bir şeyler almamıza gerek yok birileri Türkiye'de veya İslam dünyasının değişik yerlerinde işte siyasal İslam bitmiştir demesiyle bitmez çünkü sebep İslam devletsiz yaşayamaz çünkü daha doğrusu Müslümanlar İslami bir devlet olmadan yaşayamaz Müslümanlar devletsiz de yaşayamaz en kötü devlet devletsizlikten iyidir bu ayrı bir şeydir bakın en kötü devlet devletsizlikten iyidir bu ayrı bir şeydir ama Müslümanın Müslümanın devletsiz bir sistemde yaşaması mümkün değildir sebep
çünkü hukuk kalmaz çünkü ahlak kalmaz çünkü din kalmaz çünkü sizin sufiliğiniz de kalmaz kalmaz e öyle olunca bu da üçüncü grup İslam devleti savunucuları öyle söyleyeyim bunun en kuvvetli akımı bakın bunun en kuvvetli akımı sufilerin içerisindedir en kuvvetli akımı klasik natural eskiden geçmişten alıp günümüze getirme isteği en kuvvetli şekilde sufilerde vardır çünkü sufiler biraz daha gelenekçi bu manada biraz daha kökçüdür öz köklerine dönmek isterler bakın sufiler kökçüdür bakar öz kökü nereli biz hala da mesnevi okuruz
sufi öz köküne bakar biz hala da Geylan Hazretleri'nin Fethur Rabbani'sini okuruz öz köküne bakar biz hala da Ahmet Er Rufa Hazretleri'nin işte hak yolcusunun disturlarını okuruz hala da Ahmet Er Rufa Hazretleri'nin onların alemini okuruz yeterli bize bunlar biz döneriz Kuşeyri Risalesi'ni okuruz biz öz kökçüyüzdür çünkü biz döneriz Kur'an'a bakarız biz döneriz sünnete bakarız sufi akım öz kökçüdür geleneksel sufi akımı öz kökünü bırakmaz ve öz kökten ayrılmaz gelenekçi sufi akımdır bu bakın gelenekçi sufi akım siz nereye
giderseniz gidin gelenekçi bir sufi akımla karşılaştığınızda hiç yabancılık çekmezsiniz zikir vuruşları farklı olabilir esmalar farklı olabilir nefis meratiplerinin isimleri farklı olabilir ama öğrete aynıdır bakın öğrete aynıdır muhakkak renklilik vardır çeşitlilik vardır muhakkak renklilik ve çeşitlilik vardır ama aykırılık yoktur bunun en yüksek derecede savunucuları dünya üzerinde öz köklerine sahip çıkan sufilerdir benim bu söylediklerim ama bunlar tepeden inme bir tepeden inme bir ihtilalle devrimle bir İslam'ın
gelmesinden yana değillerdir onlar anlata anlata tebliğ ede nasihat ede İslam'ın gelmesini isterler bu öz kökçüler anarşiye girmezler ellerine silah almazlar sebep onlar çünkü yolun sevgiden muhabbetten aşktan yolun nasihattan tebliğden geçtiğini öğrenebilirler ve derler ki biz ölünce kadar tebliğ edeceğiz anlatacağız eğer bir ülkenin bütün insanları doğru İslam'ı öğrenirler doğru İslam'ı yaşarlarsa mesele biter diye düşünürler bunun ikinci veçesi nedir Sufilikten mada geri kalan Türkiye'deki yapılanmalar gibi değişik
cemaat oluşumlarıdır bunlar kendisini İngiltere'ye CIA'ya ABD'ye İngiliz mosladına satmayan bir cemaatsal bir yapılanma varsa ki çok azdır bakın çok azdır çünkü Sufiler hak ve hakikat noktasındaki Sufiler manaya göre giderler hani geçen bir perşembe günü dedim ya üstadını rüyasında görenler elini kaldırsın dedim yine kaldırın evet bakın teşekkür ederim sebebi şu kendimi büyütmek için söylemiyorum böyle bir derdimin olmadığını herkes bilir zaten burada Sufilerin kendince delilidir bu bakın delilidir yani eğer o kimseler
o üstadı rüyalarında görmüyorlarsa ona intisap etmezler kalbi mutmain olmaz ona öyle olunca o dervişen grubu aldatılmaz yani bir İngiliz soytarısını siz oraya oturtturdunuzda o tutmaz orada ama Vahabilik tutar Vahabilik kurucusu İngiliz soytarısıdır sebep çünkü orada rüyaya ihtiyaç yoktur maneviyete ihtiyaç yoktur parayı basarsın makam verirsin mevki verirsin etrafına beş on tane yalak salak verirsin meseleyi halledersin bir de dersin ki biz sizi burada devlet yapacağız aha bu da sizin Diyanet İşleri Başkanınız olacak der
sen de tamam dersin halifeye de karşı çıkarsın dikkat edin dikkat edin Müslümanlar Osmanlı'da bir halife varken halifeye karşı çıkarlar halife var mı var kim karşı çıkar şimdiki Suud'un başındaki onların dedeleri dedeleri birisi onların dedeleri onlar üç kardeş birisi Ürdün'e kral olur birisi Irak'a kral olur Irak mı Suriye mi Suriye kral olur birisi de Yemen'e kral olur evet komple Suud ailesidir
kardeşlerin hepsi de bir yere kral eder kim eder İngiliz eder İngiliz eder ve halifeye karşı çıkaraktan yıkarlar lafımı şuraya bağlayacağım şimdi Suud krallığına birisi karşı çıksa Suud krallığı ne yapar despot bir şekilde yerle eksan eder bunu da kimse konuşamaz neden biliyor musunuz bunu konuşan kimselere Suud'un konsolosluğu duyarsa vize vermiyor ne ömre vizesi ne haç vizesi veriyor ne ömre vizesi veriyor ne haç vizesi veriyor şimdi bu üç grupta dünya üzerine ne istiyorlar İslami devlet istiyorlar bunların en sıkıntılı
kısmı birinci kısımdı batı bunları kullanıyor ikinci kısmı da batı kullanıyor anlatım üçüncü grubu batı tam olarak kullanamıyor zaten sıkıntı da burada batı bunları tam kullanamadığından dolayı dikkat edin tırnak içerisinde İslam dünyasındaki bütün sufiler bütün sufiler mevcut sistemleri tarafından baskı altındadır islam islam tırnak içerisinde islam dünyasında hak ve hakikat noktasında duran bütün sufiler yani bunu biz halk tabiriyle söylediğimizde tarikatlar ben tarikatı kabul etmem biliyorsunuz sufilik derim bütün sufiler
kendi içlerinde bulunan sistemler tarafından baskı altındadır sebep çünkü onlar birer gizli tehlikedir sistemler için niçin tehlikedir çünkü onlar klasik klasik natural İslam'ı savunup yaşamak çalışanlardır o yüzdendir şimdi böyle bir giriş yaptıktan sonra ana konu hani İslam devleti nasıl olmalı öyle ya yani biz şimdi tipik işte böyle ya İslam devleti böyle olmalı dememiz meseleyi böyle işte Kur'an sünnete ay tamam da bunu biraz açalım biraz bunu anlaşılır hale getirelim şimdi din yani İslam bir insan fıtratına uygun bir dindir
iki doğanın evrenin dünyanın hayatın yeşilliğin bütün yaratılmış olan bütün fıtrata uygun bir dindir yani sadece insan fıtratına uygun bir din değildir bütün evrensel varlık aleminin fıtratına uygun bir dindir çünkü Cenab-ı Hak ayeti kerimelerde yeryüzünde fesat çıkarmayın der yani siz ağacı da korursunuz taşı da korursunuz börtübeceği de korumak zorundasınız siz insanların gelip geçtiği yerleri kirletemezsiniz hadis-i şerif siz insanların suyundan faydalandığı yere bevledemezsiniz insanların suyundan faydalandığı yere
çok özür dilerim siz lağımlarınızı bağlayamazsınız fesat çıkaramazsınız siz denizleri kirletemezsiniz siz yeşillikleri kirletemezsiniz siz hayvanları katledemezsiniz bakın İslam doğanın fıtratına da uygun bir dindir siz avlanacağız deyip de bütün balıkları yok edemezsiniz ecinden cücinden beraber yok edemezsiniz siz bu balıkları satacağız biz buradan ekonomik bir girdi yapacağız deyip balık neslini yok edemezsiniz siz üç aylık kuzuyu kesemezsiniz aslında İslam olarak siz üç aylık dört aylık beş aylık kuzuyu kesemezsiniz
siz süt kuzu yiyemezsiniz yiyemezsiniz İslam olursanız sebep Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yasaklar bir de siz taze dişileri hayvanları da kesemezsiniz siz bir düveyi kesemezsiniz ancak sütten kesildiyse ancak kısırsa düveyi kesebilirsiniz siz bir dişi koyunu kesemezsiniz ancak sütten kesildiyse doğurmuyorsa kısırsa kesebilirsiniz siz üç aylık dört aylık kuzuyu kesemezsiniz üç aylık dört aylık keçiyi kesemezsiniz ancak annesinin boyuna geldiğinde kesersiniz bu sadece kurban için geçerli olan
bir şey değildir normalde de bu geçerlidir o yüzden İslam doğanın fıtratına da uygundur siz zehirlerle maden çıkaramazsınız siz meyvelerinizi sebzelerinizi zehirleyemezsiniz kuşları düşünmek zorundasınız zehirleyemezsiniz fitne çıkaramazsınız siz siz toprağı zehirleyemezsiniz ilaç adı altında toprağı zehirleyemezsiniz siz İslam natüreldir İslam natüreldir size fesat çıkarttırmaz o zaman normalde biz şimdi bunu ben bunu uzattıkça uzatırım ekonomik olarak da siz fesat çıkaramazsınız siyasal olarak da fesat çıkaramazsınız
askeri olarak da fesat çıkaramazsınız siz hayatınızı fıtratınıza uygun yaşamak zorundasınız fıtrata uygundur İslam ama bu kapitalist emperyalistler bir sürü izim ekleyebiliriz bunlara biz hepsi de insan fıtratıyla savaşır o zaman İslam devlet anlayışında temel esaslar çıkar ortaya bu temel esasları ben yine kendi kafamdan çıkarmış değilim imamların iştahatları bütün akayetçilerin bu noktada ortak noktası bir İslam insanların nefislerini korumakla mükelleftir nefsi korumak yani şahsın kimliğin kişiliğin kendisini koruması
iki nesli korumak zorundadır İslam devletinin vazifeleri ve nasıl oluşması gerektiği üç aklı korumalıdır dört malı korumalıdır beş dini korumalıdır sistem İslam sistemi İslam devleti veyahut da devlet dediğimiz sistem organ nefsimizi koruyacak neslimizi koruyacak aklımızı koruyacak malımızı koruyacak dinimizi koruyacak ama ne yazık ki İslam kapitalizmle bir tarafta gün geldi komünizmle bir tarafta gün geldi mao sosyalizmiyle veya komünizmiyle bir tarafta farklı izimlerle farklı izimlerle ve farklı izimlerin haince
gattarca zalimce hunharca baskısının altında can çekişiyor ve bu baskının altında bütün dünya insanları bakın bütün dünya insanları sadece Müslümanlar değil sefillikle rezillikle tabiri caizse pas paye bir şekilde bir hayat yaşamakta bu mesele sadece Müslümanların meselesi değil bu mesele bütün dünya insanlığının meselesi bu mesele sadece sufilerin meselesi değil bu mesele sadece ben Müslümanım diyenlerin meselesi değil bu mesele bütün dünya insanlığının meselesi bütün dünya insanlığı rezilliğin pas paye
alının altında inim inim inliyor bütün dünya insanlığı ekonomik olarak sosyal olarak din olarak akıl olarak nefis olarak mal olarak perperişan bir vaziyette ve bunun farkına varılmaması için her türlü algı her türlü değiştirme dönüştürme sistemleri mevcut aslında şu anda dünyanın en büyük dünyanın en büyük düşmanı emperyalist kapitalist sistem en büyük deccal en büyük diktatör en büyük karşısındakine nefes alma hakkı tanımayan yegane tek sistem bakın yegane tek sistem sizin dininiz ırkınız sizin
mezhebiniz meşrebiniz devletinizin hiçbir resamesi yok hiçbir kıymeti yok bakın hiçbir kıymeti yok bu deccalist kapitalist emperyalist sistem bütün dünya insanlığını sömürüyor bütün dünya insanlığını sömürüyor bütün dünya insanlığını zulmediyor bütün dünya insanlığını katlediyor katlediyor göz göre göre katlediyor göz göre göre sömürüyor göz göre göre vahşice insanların üzerine atlıyor yırtıcı hayvanlar bunlardan daha merhametli yırtıcı hayvanlar yılan gelir sizi bir sefer ısırır zehrini akıtır gider siz o zehirden
kurtulursanız canınızı kurtarırsınız bunlar öyle değil bunlar ısırdıkça ısırıyor bunlar kan döktükçe döküyor kana doymuyor bunlar paraya doymuyor bunlar zalimliğe doymuyorlar zulme doymuyor bunlar bunlar zalimlikte zulümde kanda topta tüfekte ortalığı barut kokusu almasında ortalıkta kimyasal silahların dolaşmasından zevk duyayan şeytani bir durum bu şeytani bir durum bizler görmüyoruz dünya üzerinde bu batılın bu tağutun öyle bir zulmü var ki insanlar çok özür dilerim iki dilim ekmeğin peşinde koştuğundan dolayı perdelenmiş
vaziyette veyahut da insanlar önlerine beyhuda heva ve heves hedefler konularaktan o hedefe koşuyorum diyen insanlar perdelenmiş vaziyette perdeliyiz hepimizde hepimiz perdelendiğimiz için sabah vahşi bir dünyaya gözümüzü açtığımızda açtığımızın farkında değiliz akşam olduğunda yine vahşi bir dünyaya gözümüzü kapattığımızın farkında değiliz vahşet kol geziyor kan kol geziyor zulüm kol geziyor her yerde her yerde ve bu vahşete karşı bu zulme karşı bu kan dökülmesine karşı dünya insanlığı aciz ve insanlar bir Mehdi gelecek
ümidini de yok ediyor bu vahşi kapitalist sistem diyor ki o ümidinizi de yok edin içimizdeki beyinsizler tarafından onun gelmeyeceği insanın inmeyeceği söyleniyor bunu söyleyenler bunun iddia edenleri şeytanlaştırıyor taşlatıyor tabiri caizse ve insanların ümidini kırıyor ve bir ülkenin bir ülkenin islami cemaat ve cemiyetlerin içerisinde çıkıp büyümüş ingilizlerin ekmeğini yiymiş ve insanlar ne yazık ki onu görememiş ve o kimse devlet başkanlığı yapmış ve o kimse çıkıp diyor ki dünya üzerinde siyasal islam bitmiştir
bu ne demek biliyor musunuz ey müslümanlar bu deccalist ve kapitalist sistemin zulmünün altında inlemeye devam edin gelin bu kapitalist ve deccalist sistemle barışın bununla kavga etmeyin tecavüz mutlaksa çin ateşsözü gibi zevk almaya bakın bakın bu batılılar sizi daha da sömürsünler bu batılılar sizi daha da fazla tecavüz etsinler bu batılılar sizin yer altı yer üstü zenginliğiniz ne varsa hepsini ütsünler siz tarih boyunca değil ebediyen rezil ve zebil bir şekilde yaşayın bunun türkçesi bu bakın bunun türkçesi bu
yani siz islami bir mücadele vermeyin bu sefilliğe devam edin bu selefileri anlatmayacağım onları geçtim şimdi bu şeye geçmek istiyorum bu sıraladığım beş şeyi anlatmak istiyorum çünkü soruyu soran başta diyor ya islami devlet nasıl olmalı öyle ya nasıl olmalı bir nefsi koruma şimdi baştan şunu söyleyelim dinin islam dininin bakın bu kaçınılmazdır islam dininin devletten hükümetten ayrılması yani devletten ve hükümetten ayrılması yani bize layıklık diyorlar ya
bunu bize sorduklarında ne dediler layıklık din devlet işlerinden ayrılması dediler hiç ayrılmadı bakın hiç ayrılmadı herkes dine parmağını sokuyor burnunu sokuyor bir makam sahibiyse o kimse herkesten çok biliyorlar adam burnunu sokuyor parmağını sokuyor son olaylar büyükşehir belediye başkanı burnunu sokuyor parmağını sokuyor din sen belediye başkanısın baksana sen yol köprü su yap fakir fukarayı besle doyur sana ne dinle alakalı mesele yok hani din devlet ayrı ayrı o hali karışıyor
hani ayrı kardeşim din devlet size ne ayrı değil mi karışıyor burnunu sokuyor herkes sokuyor sen kimsin büyükşehir belediye başkanısın sana ne sufi topluluktan sen oy almaya baksana ama karışıyor sen kimsin karışacak kimse demiyor adam ne sosyolog karışıyor adam ne iktisatçı karışıyor adam ne ya doktor bildiğin hastanede profesör doktor karışıyor Allah Allah din hiçbir şey karışmayacak
ama herkes dine karışacak bakın herkes dine karışacak hani kardeşim layıklık din ve devlet işlerinin ayrılmasıydı neden karışıyor o zaman devlet dine layıklık madem din ve devlet işlerinin karışımı karışmayacaktı diyanet neden devlete bağlı özerk yap neden karışıyor demek ki öyle değil ama bu global sistem dediğimiz tekrar söylüyorum burada ülke sınırı yok burada ülke adı yok ülke sınırı ve
ülke adı yok burada global sistem dediğimiz sistem dine karışıyor eğer din bu noktada sadece ibadet ve kendi vicdanında dua sisteminde sokuyor hatta zaman zaman ibadete de karışıyor siz cuma günü cuma namazına gidemezsiniz mesainiz varsa devlet dairesindeseniz dine de karıştı ibadete de karıştı siz beş vakit namazınızı camide kılamazsınız bakın ibadete de karıştı ama istenilen şu dünya üzerinde istenilen şu ne güzel onlara göre hristiyanlığı halletmişler pazar gününü tatil yapmışlar din ihtiyacını
pazar gün kiliseye gidip aa yaptın bu mesele bitti iki ilahi dinledin bir vaaz dinledin bitti tamam bu kadar bu senin dini ihtiyacını karşılayacak kadar bu yeter ev bize de bize de pazar günü tatil içerideki yahudileri düşünmek lazım onlar da ibadet edecekler cumartesi de tatil bizde e müslümanlar cuma namazına gidecek olmaz öyle herkes cuma namazına gider mi ya cuma tatil yapılır mı hadi referandum yapın ülkede cuma tatil olsun mu olmasın mı diye şu anda referandum yaparlarsa cuma tatil olsun çıkar 50 yıl sonu ne çıkar
belli değil bakın 50 yıl sonu ne çıkacağı belli değil şu anda cuma tatil olsun çıkar eğer Türkiye'deki bütün İslami duyarlılığa sahip olan topluluklar var güçleriyle İslam'ı anlatır İslam'ın yaşanmasını sarlarlarsa bu ayrı mesele evet normalde o zaman İslam sadece dua sadece ibadet noktasına indirgenmesi mümkün değil şu anda indirgenmiş vaziyette ve devletten ve hükümetten ve hukuktan ve bu noktadaki bütün her şeyden ayrışmış vaziyette yani çıkarılmış vaziyette yani herkes Müslümanlara kızıyor ülkede herkes Müslümanlara
ve İslam'a kızıyor ya neden kızıyorsunuz bu ülke 100 seneden beri batı medeniyeti dediğiniz o çarpık o bozuk o kokuşmuş o rezil o pas paye hukuk sistemiyle idare ediliyor bu ülkede 100 yıldan beri İslami öğretim yok İslami eğitim yok İslami hukuk yok İslami bir sosyal hayat yok hala da yok ve bütün İslam dünyasında Müslümanlar devşirildi bütün İslam dünyasında Müslümanlar değiştirildi ve son 20 yıl 30 yıldan beri hızla değiştirildi ve Müslümanlar
baskıdan kurtuldukça kapitalistleştiler Müslümanlar baskıdan kurtuldukça emperyalizmin emrine girdi kapitalizmin emrine girdi Müslümanlar şu anda kapitalizmin içindeki kapitalistlerden daha fazla kapitalist iPhone'un en yüksek derecede satıldığı ülkelerden birisiyiz Türkiye olarak Avrupa'dan daha fazla lüks araba Avrupa'dan daha fazla bizde lüks hayat Avrupa'dan bizde daha fazla orada insanlar hafta sonları alışveriş merkezlerine gidiyorlar haftalık ihtiyaçlarını alıyorlar gidiyorlar evlerine kapanıyorlar bütün hafta
boyunca onu yiyip içiyorlar bizlerde her gün açık her gün hınca hınç dolu hepsi de hepsinin önünde her gün binlerce araba var bir tane kötü araba yok arabayı park edecek yer yok arabayı park edecek yer bizim özgür bu kent meydanındaydı bazen gidiyordum oraya öğlenden sonra gittiğimde arabayı park etmek için iki kat aşağı iniyorsun park edecek yer yok o ne o İzmir yolunda dağ Orhaneli yoluna giden orada ne var Carrefour var önünde araba park edecek yer yok ya sabah İzmir'e sohbete gidiyorum sabahtan ne işiniz var orada
bir sürü araba var orada sordum sonra dediler ki kahvaltıya geliyorlar oraya orada kahvaltı satan yerler varmış öyle mi şimdi millet de öyle diyemez şimdi girdiğim belli olacak gittiğim belli olacak sen gidiyorsundur aybe gitmiyor musun sabah hanım müsaade etmiyor aferin iyi derviş olmuş en iyi derviş kılıbık derviş hanım nereye müsaade eder sonra gideceksin helalın var böyle açık açık söyleyemez herkes aferin böyle söylüyor millet demirtaştan evlenmeyecek bir şey değil burada mı kendisi vay sen ne kurnaz esnafsın
sen ya sen ne uyanık esnafsın sen ya ay avladı tabi bizim kız da diyordur şimdi ay geril artık nerede yukarıda elini kaldır gördün mü tamam valla yaptı yapacağını hanım müsaade etmiyor dedi attı kenara ahil hanım var maşallah aferin demirtaş bayındır ya biraz o yüzden ondan kaynaklanıyor şimdi insanlar ya normalde o kapitalist sistemin hayal standardını yaşıyor islami sistemin hayal standardını değil neyse ve kapitalist sistem normalde bu islam topraklarının tamamını bakın ben ülke ülke ayırmıyorum tamamını sömürmek
egemenlik altına almak ondan sonra ve bütün islam topraklarını ve dünya topraklarını abd'nin zaman zaman avrupa birliğinin zaman zaman rusya'nın zaman zaman çinin onlar arasında bir dövüş yapıyorlar ya inanmayın onlar onlar diyor ki sen çok yedin biraz ben yiyeceğim diyor ona operasyon yapıyor ben yiyeceğim biraz diyor o yediriyor ona biraz ondan sonra o yiyeceğim diyor o yedirenler de dönüyor arkaya milletten yiyor bütün insanlardan yiyor onlar değişmiyor bir şey onlar kendi aralarında paylaşıyorlar bir tarafta rusya
bir tarafta çin bir tarafta avrupa birliği ingiltere içindeydi şimdi ayrıldı şimdi ingiltere ayrı bir sas çalıyor şimdi bir tarafta avede avrupa birliğinin başını çeken fransa ile almanya önceden ingiltere'de ingiltere onların kafaları beyinleriydi o ayrıldı şimdi o dedi ki yeter benim bugüne kadar böyle yaşadığım ee ben dedi bayrağı çekiyorum ben de artık kendi başıma dedi bir oyun kurucu olacağım dedi yeniden tarih sahnesine çıktı 100 yıl sonra yeniden tarih sahnesine çıktı o da emperyalistir bakın o da emperyalistir
böylece şimdi dünya üzerinde çete oluştu yeni bir çete bu yeni çetede ne bir tarafta çin var bir tarafta rusya var etti 2 bir tarafta abd var etti 3 bir tarafta ingiltere var etti 4 bir tarafta da avrupa birliği var etti 5 bu dünya üzerinde beşli çete bunlar bakın beşli çete bu beşli çete ingiltere'ye ayıran da finansçılar paracılar dediler ki ayrıl şeyden avrupa birliğinden ayrıldılar ingilizlerin kendi küçük şirketleri hollanda'ya gitti ama ingiltere'ye büyük kocamanlar geliyor şimdi abd'yi parayla döveceğiz diyen
amerikanın silah gücüne kafa tutanlar onlar geliyor şimdi ingiltere'ye onların onların para kazanmaya bakıyorlar abd'ye diyorlar ki bu orta doğuda sen çok savaş çıkarıyorsun savaş çıkarma biz bir ipek yolu kuracağız bu ipek yoluna sen karşı çıkıyorsun fazla pay istiyorsun mesele bu her neyse bunlar dünya üzerinde dünya üzerinde hiçbir ülkede hiçbir devlette kendi emperyalizmlerinin dışında bir şey istemiyorlar o venezuelde hristiyan değil mi orası hristiyan değil mi evet ne yaptılar operasyon yapıyorlar sen diyorlar
hristiyan olman önemli değil sen bu petrolü tek başına yiyemezsin suudi arabistan'a operasyon yaptıkları gibi oraya da yapıyorlar yani o hristiyanmış önemli değil kardeşim senin dininin önemi yok sen o emperyalist beşli çeteyi doyuracaksın sen onların yüzdeliklerini vereceksin onlar seni sömürecekler bakın onlar seni sömürecekler sen sömürüye açık olacaksın onlarla anlaşacaksın diyeceksin ki ey beşli çetenin batı tarafı batının da İngiliz tarafı ben senin kurumlarında çalıştım sen beni tanıyorsun ben de seni tanıyorum
bak açıklamamı da yaptım dünya üzerinde siyasal İslam bitmiştir dedim beni gör artık beni gör darbe mi yapacaksınız başıma başa geçireceksiniz beni veyahut da ne yapacaksanız yapın hangi entrikaları uygulayacaksanız uygulayın ben Türkiye'nin başına geçeyim İngiliz sermayesinin adamı olayım bu başınızdaki adam kalktı zaten İngiltere Merkez Bankası'nda duran dört yüz yetmiş beş ton altının dört yüz tonunu aldı getirdi ülkeye zaten bu yanlış yaptı elimde kılıç olsa kesmeye doyamayacağım bu zalimliklere karşı ve ne ne yapıyor
o zaman bu komple bu hani İslam devleti siyasal İslam dedikleri devlet istenmesin diye bütün emperyalistler içeriden ve dışarıdan bütün ajanlarıyla ne yapıyorlar İslam'ın devletleşmesini hükümet etmesini istemiyorlar ve istemeyince normalde diyorlar ki komple siz siz dini devletleşmesini istemeyin ya kardeşim biz nereye kadar dini imam hatiplerde tutacağız biz nereye kadar dini ilahiyatlarda tutacağız yani bu imam hatiplerde sadece dua ve ibadetten başka bir şey biz öğretmeyeceğiz mi bu ilahiyatçılar toplanıp sadece
dini ibadet ve dua kısmıyla mı ilgilenecekler siz hiç bir ilahiyat profesörü gördünüz mü Türkiye'de bir İslam devleti nasıl olmalı diye bir risale yazsın siz bir diyanet dişlerinin teşkilatında herhangi bir kimse gördünüz mü İslam devlet sistemi nasıl olmalıdır diye bir araştırma yapsın ben bilmediğim için soruyorum size ben araştırmıyorum çünkü yani kim ne yazdı bakmıyorum ben o yüzden size soruyorum bir bakın bakalım böyle bir kitap yayınlanmış mı böyle bir çalışma olmuş mu İslam devlet sistemi nasıl olmalı böyle bir çalışma
böyle bir kitap var mı böyle bir iş oldu da gerçekten haberimiz mi yok bilelim çeviri istemiyorum yani İslam devlet hukuku var ben de çeviri istemiyorum yok bana Mevdudin'in de eserini getirmeyin çeviri istemiyorum yıllar önce gördüydüm Mevdudin'in İslam devlet sistemiyle alakalı ne gülmüştüm ne gülmüştüm az bir şey bakmıştım onu incelemiştim ne gülmüştüm ne gülmüştüm diyorum bunları istemiyorum yok yani ülkede böyle bir şey oldu mu yok neden çünkü bütün dünya üzerinde din denince ibadet ve dua kısmı söz konusudur
ibadet ve dua ibadet ve duanın dışında bir din düşünülmez yani din devletleşmesi dinin hükümet etmesi dini kaidelerle devlet ve hükümet kurulması mümkün değildir emperyalist kaidelerle bunun devam etmesi lazım emperyalist kaidelerle bir islam devlet sisteminde birinci madde nefsi korumak nefsi korumak demek ki insanın can emniyeti bir kimsenin beden emniyeti bu hani daha önce sohbette de dedim bir şey ya islamdır ya cahilidir ya da tağuttur ortası arası yoktur diye keskin bir şekilde ayırdıydım hatırlayın hiç ortada
durmadım hala da durmuyorum islam nettir kuranıyla sünnetiyle imamların iştadıyla nettir islam nettir ayeti kerimeleriyle hadisi şerifleriyle fıkıhıyla akaidıyla kelamıyla felsefesiyle sosyolojisiyle psikolojisiyle nettir kardeşim net islam sosyalizisi yok diye düşünmeyin sosyalizisi de vardır islam psikolojisi yok diye düşünmeyin psikolojisi de vardır ya islamda felsefe yoktur felsefe de vardır kardeşim gazali oturmuş felsefecilere cevap vermiş felsefe yok dese dahi felsefecilere cevap vermiş demek ki felsefesi de var
zaten mümkün değil islam kendi içerisinde sufiliği geliştirmiş bugün Muhyiddin Arabi'yi çözememiş bir dünya var entelektüel dünya dediğiniz dünyada Muhyiddin İbni Arabi'nin sözlerini çözememiş Hz. Mevlana Celaletin Rum Hazretleri'nin sözlerini çözememiş kendilerince entelektüel görünen bir dünya var bakın kendilerini entelektüel gören kendi kendilerinin biz bilgi çağındayız deyip bize bilgi çağıda yutturdukları kan kokusu barıt kokusu zulüm kokusunu orta yere saçtıkları bir dünya var ve bu dünyanın kendi içerisinde
kendi ürettiği o zalimlerin şakşakçılıklı payandıları diyorlar ki dünya bilgi sistemi bilgi dünyası kardeşim şu bilgi dünyası dediğin dünyada sen daha henüz Hz. Mevlana Celaletin Rum Hazretleri'nin mesnevisindeki divanı kebirindeki beytlerinin ne anlama geldiğini çözemiyorsan Muhyiddin İbni Arabi Hazretleri'nin füsusunu fütuhatını çözemiyorsan hangi bilgi dünyasından bahsediyorsun bana siz ancak laboratuvarlara kapatılır yarı insan yarı hayvan askerler yetiştirmeye çalışırsınız siz laboratuvarlara kapanır değişik bakteriler
üretip dünya insanlığını katletmeye uğraşırsınız siz laboratuvarlara kapatıp bir küçücük bir bombayla kaç bin tane insanın ölümüne sebep oluruz kaç bin tane insan öldürmemiz lazım siz onun araştırmasını yaparsınız siz oturursunuz karanlık tehlizlerde nerenin altını var nerenin petrolü var nerenin hangi madeni var oraya çökelim nasıl onu çıkartalım da biz onunla nasıl zengin olanı çözersiniz batı demek bu demek batı demek bu demek daha fazla zehir satalım daha fazla zehirleyelim batı demek bu demek ve öldürürsünüz ve öldürmeyi
çok seversiniz o yüzden nefsi koruyamaz cahili ve tauti sistemler insanların can emniyeti yok dünya üzerinde hiçbir yerin can emniyeti yok bakın müslümanların hiç yok dünya üzerinde hiç kimsenin can emniyeti yok müslümanların hiç yok daha daha dün Almanya'da 11 kişi hunharca katledildi nerede can emniyeti var her gün Suriye'de her gün Irak'ta her gün Filistin'de her gün Mısır'da Tunus'ta Fas'ta Cezayir'de Lübnan'da Afganistan'da Pakistan'da Doğu Türkistan'da Ermeniler'de kalan Azerbaycan'da her yerde müslümanların
her gün hunharca kanı akıtılmakta dünyanın gözünün önünde bu cahili ve taati sistemler hangi can emniyetini sağlayacak her gün Amerika'da her gün İngiltere'de her gün Fransa'da insanların can emniyeti yok nerede can emniyeti var müslümanların hiçbir yerde yok zaten düşünebiliyor musunuz şu anda Suriye'de 5 milyon insan hicret etmiş vaziyette göçebe Suriye'den 5 milyon insan nerede can emniyeti var 5 milyon insan bunun 4 milyon ne 5'i 7-8 milyon insanın can emniyeti yok bunun 4.5 milyon Türkiye'de zaten can emniyeti
nerede can emniyeti Irak'ta can emniyetin var her gün bomba patlıyor bir yerde Filistin'de can emniyetin var adam uçağı kaldırıyor gece bombalıyor neresi olursa olsun Fransa'da sarı yelekler mavi yelekler kırmızı yelekler bir giriyorlar tufan talaneciler ortalığı nerede can emniyeti Almanya'da yeni ırçılık başladı ırçılık ne demek Müslüman düşmanlığı demek adam girdi takır takır öldürdü 5 tane Türk nerede can emniyeti var daha geçenlerde Avustralya'da adam camileri bastı camilerde insanları Müslümanları şehit etti
katletti nerede can emniyeti var kardeşim demek ki bu tauti ve cahili sistemler insanların can emniyetini sağlayamıyor İslami bir sistem can emniyetini sağlar sağlamak zorundadır adamın canı sıkılıyor güm güm güm öldürüyor kadınları öldürüyor çocukları öldürüyor Türkiye'de fazla uzağa gitmeyin her gün bir kadın cinayeti işleniyor ülkede her gün bir çocuk cinayeti var ya nerede can emniyeti var ya çöp konteynerinden çocuk çıkıyor bu ülkede çöp konteynerinden nerede can emniyeti çöpe atmışlar çocuğu hani vicdan hani merhamet
hani insanlık nerede ya nerede eğitildi bu insan bu insan nerede eğitildi hangi eğitimi aldı da gitti karısını atmış sefer bıçakladı da öldürdü hangi eğitimi aldı da gitti karısını çoluğunu çocuğunu hepsine birer carcor boşalttı ölmemiştir deyip döndü bir daha carcor boşalttı bu nerede aldı bu eğitimi ya hangi eğitimi aldı bu insan nerede eğitimi aldı ya annesini dövüyor bu nerede bu eğitimi aldı ya annesine tecavüz ediyor nerede aldı bu eğitimi ya kız kardeşine tecavüz ediyor bu eğitimi nerede aldı bu çocuk bu insan
nerede aldı bu eğitimi demek ki can emniyeti yok insanların can emniyetleri yok çünkü dünya emperyalist sistemi buradan sömürür geçinir senin canının ehemmiyeti yoktur kimin canı önemlidir yukarıda tepedeki o emperyalist sistemin başındaki zaman zaman söylüyorum ya ben diyeyim iki bin şirket sen de üç bin şirket bunların can emniyeti vardır geri kalan hiç kimsenin can emniyeti yoktur bak Çin'e bir virüs bulaştırdılar adamın ekonomisini yok ediyorlar canlarını yok ediyorlar bütün fabrikalar kapalı yollarda hiç kimse yok
şimdi nereye bakın dikkat edin nereye bulaştırıyor ikinci İran'ı diyor ki sırada Türkiye var mesaj veriyor İpek yolunu ne yapıyor İpek yolunun savunucusu Çin İran Türkiye bir de nerede görüldü İngiltere'de komple yol İpek yolu Türkiye diyor ki bak bu İpek yolcularla beraber olma bu virüsü diyor senin kapına kadar getirdim gel benimle anlaş benim emrime gir seni teyet geçeyim diyor seni teyet geçeyim diyor ben bunu anlıyorum herkes başka bir şey anlayabilir o zaman
can emniyeti dünya insanlığının var mı yok Müslümanların hiç yok o zaman devletin İslami bir sistemin birinci derecede görevi tebaasının can emniyetini hani burada soruda diyordu ya İslami devlet nasıl olmalı evet birinci de kendi tebaasının canını korumalı her türlü virüsten her türlü baruttan her türlü bombadan her türlü kimyasal silahtan ne yapacak tebaasını koracak ikincisi nesli korumak mesela siz kapitalist sisteme gittiğinizde o deccalist sisteme gittiğinizde o emperyalist sisteme gittiğinizde nesliyle alakalı
hiçbir şey bulamaz göremezsiniz nesli korumak diye bir dertleri yoktur yani bir kadın istediği sperm bankasından gidip istediği sperm'i alıp hamile kalıp çocuğunu doğurabilir babası hiç ki önemli değildir veya dileyen kadın dilediği erkekle cinsel ilişkiye girip dilediği zaman çocuk doğurabilir hiç önemli değildir nesil koruma gibi bir dertleri yoktur bu emperyalist sistemin bakın nesli koruma gibi bir dertleri yoktur o yüzden neden dertleri yoktur çünkü o emperyalist sistem ölümlerden para kazandığı gibi fuhuştan da
para kazanır bir kimsenin nesil hani benim babam bu onun babası bu bunun babası bu bir köke doğru iniştir kökle bağını kes senin baban kim bilmiyor nasıl bas ben siper bankasından almışlar bağı kesti sülaleyi kesti akrabalığı kesti Abdurrahim'i görüyorum şimdi Abdurrahim Demirtaş'ta kaç tane amcam var dört tane var dördü de orada mı çocuklarını tanıyorsun amca çocuklarını tanıyorsun dedeni tanıdın mı orada dedesini de tanıyor ben şimdi babasını tanıyorum ben o yüzden soruyorum ama düşünebiliyor musunuz bir kimseye sorduk
baban kim bilmiyorum neden siper bankasından alınmışım size bu tuhaf şimdi değil mi tuhaf değil batıda bunu alıştırdılar tamam bir çocuk doğurmanı için şeye gerek yok ne o adama ihtiyaç yok hatta doğurmak için kadına da ihtiyaç yok nasıl kiralık anneler var istediğin kadının yumurtasını al istediğin erkeğin sipermini de al git kiralık annede normalde onu döllettir o çocuğu al sen annesi sen de değsin annesini de tanımıyorsun babasını da tanımıyorsun çocuğa soracaklar senin annen kim bilmiyorum siper bankasından siper
yumurta bankasından siper bankasından alınmışım baban babam da siper bankasından alınmış ee annen baban kim belli değil nesil yok yok oldu mu oldu bu batının nesil derdi var mı yok sebep sebebi ama bunun arkasındaki sebebi görmemiz lazım sebebi ne insanların akrabalık ve aile bağlarını korumak akrabalık ve aile bağlarından onları onları koparmak böylece tek başına dımdızlak bir kimse koymak ve o kimseyi sömürmek istediği gibi kullanmak onu evet e neslin korunması kaldı mı yok ve nesli koruma noktasında komple bütün dünya
sınıfta kalıyor mu evet sadece müslümanlar değil şimdi bir şey diyeceğim tuhafınıza gidecek ya islam dünyası biz müslümanız denilen bir ülkede bilmem ne evler olur mu belçika'da ne farkımız var belçika'ya gitmedim belçika'ya gidenler söylüyorlar önceden esnaflar çok giderlerdi böyle işte tekstilciler tabii tekstilci oldu mu müşteri ziyaretine gidiyorlar mal satmaya gidiyorlar fuara gidiyorlar Avrupa'ya gidiyorlar gidince de geziyorlar oraları görüyorlar mı görüyorlar ondan sonra geliyorlar anlatıyorlar o zaman bu tağuti sistemler
bu cahili sistemlerin nesil koruma dertleri yok ama İslam nesli korur huşu engeller nesli korur insanların soyunu sopunu muhafaza eder böylece aile bağlarını sülale bağlarını aile ve sülale aidiyetini perçinler bakın perçinler üçüncü madde aklı korumak aklın korunması İslam İslami devlet sistemi tebaasının aklını korur kıymetli kardeşler son on yılın içerisinde uyuşturucu bataklığına düşen kimseler devlet istatistiklerini açıklıyorum yüzde bin altı yüz kusur artmış tedavi isteyenler
yüzde sekiz yüz yetmiş artmış bu deccalist sistem bütün dünyayı uyuşturucuya boğdu ve bu uyuşturucu kimyasal kafa gidiyor adam kullanınca buna kim savaş açıyor sufiler o yüzden onlar da sufilere savaş açıyorlar siz bir yerde uyuşturucuyu insanlardan kurtarmaya çalışıyorsunuz o bakıyor bu diyor bize uygun değil bunları yok etmemiz lazım değişik kanallardan sizi yok etmeye çalışıyorlar sebep siz çünkü uyuşturucuya savaş açmışsınız siz diyorsunuz ki tabi olanlarınıza nefsinizi koruyun neslinizi koruyun aklınızı koruyun
bu deccalist sisteme savaş açmaktır bu şeytani sisteme savaş açmaktır bu ülkeyi bütün dünyayı zapturapt altına almış emperyalizme karşı mücadeledir nefsini koru neslini koru aklını koru dedim mi adamın bütün tüyleri diken diken oluyor dördüncüsü ne bakın insan bunları korumak zorunda dördüncüsü ne malını korumak ben diyorum ki malınızı koruyun bana soruyorlar işte bu kağıt miat alalım mı ben diyorum öyle şeylere kafam basmaz öyle şeylere kafam benim çalışmaz çalışın kardeşim koşturun mücadele edin ticaret yapın üretin
öyle kağıtlara üç kağıda bakmayın diyorum çünkü üç kağıtla milletin parasını alıyorlar ne yapıyor sen maden çıkarıyorsun sen petrol çıkarıyorsun sen petrol çıkarıyorsun sana kağıt veriyor Çin üretiyor Çin'e önce kağıt veriyor ne dolar sonra Çin'e diyor ki getir o dolarları sana beyaz kağıt vereyim diyor o ne Amerikan Merkez Bankası'nın tahvilleri Amerikan Merkez Bankası tahvillerini veriyor Amerika Merkez Bankası'na kim borç veriyor biliyor musunuz dünyanın en batık bankası Amerikan Merkez Bankası dünyanın en büyük
borçlu ülkesi ABD ABD'nin bütün borcu Amerikan Merkez Bankası'nın üzerinde ve Amerikan Merkez Bankası'nın hiç kimseye borçlarını ödeme tahvidi yok yani o kağıtları altına çeviremez hiçbir kimse Amerikan Merkez Bankası 1933'te onu yayınladı zaten dedi ki elindeki elinizdeki beyaz kağıtların karşılığı altın olarak bende yok dedi hiç kimse de bir şey diyemedim sustu zaten ve o beyaz kağıtların hiçbir hükmü yok devletleri sömürdü mü evet mal emniyeti kaldı mı hayır Amerikan Merkez Bankası'nın başındaki nerede Yahudi iki tane
büyük aile ne o birisi roktefiller birisi öbürkün neydi Roşil evet paralar nereye gidiyor ikisine gidiyor onlar paylaşıyorlar onlar şimdi merkezlerini nereye aldılar Londra'ya Amerika'dan çıktılar ikisi de şirket merkezlerini Londra'ya aldılar anladınız mı şimdi Londra'nın değerini onlar kraliçeyle barış yaptılar analarına gittiler analarının kucağına gittiler e bir laf daha söyleyeyim şimdi içimdekini bizim genelkurmay başkanımız da kimle konuşuyordu dün haberlerde dinliyordum İngiltere genelkurmay başkanıyla çocuğun
başı sıkışınca nereye gidecek anasına gidecek yani paranın merkezine gitti meseleyi toparlayıp yani bu tağuti ve bu İslam dışı olan sistemler insanların mallarını korumazlar insanların paralarını korumazlar basarlar orada kağıdı bütün insanların eline tutuştururlar sizin elinizde kağıt vardır herhangi bir ülkenin herhangi bir kağıt parası karşılığı altın değildir elinizdeki paranın karşılığı altın değilse siz ütüldünüz elinizdeki paranın karşılığı tekrar söylüyorum altın değilse siz ütüldünüz bir daha söyleyeyim mi
kim üttü emperyalistler üttü seyret artık kağıt kaç paraya çıktı kaç paraya indi vay dolar altı bin kaç oldu altı bin altı bin altı bin yüz oldu vay dolar altı bin yüz oldu sen elli lira kazanacağım diye uğraş dolar bozdur dolar kağıt lan kağıt yarın bir rüzgar isti altı bin sekiz yüz oldu bir rüzgar isti beş bin sekiz yüz indi kağıt ya rüzgarın esmesinden uçuşur mu uçuşur rüzgarın esmesinden etkilenir mi etkilenir bir şey etkilenmez toprak rüzgarın uçuşmasından etkilenmez ne maden en kıymetlisi ne altın deprem olsa
kaybolmaz yangın olsa yanmaz evde yangın çıktı eritemez onu o durur kağıt yanar ama o yanmaz toprak bir yere gitmez üç kağıda getiremezsiniz toprağa parayı üç kağıda getirirsiniz bir fısıltıya yılır şu kağıt işte borsada kazanacakmış fısıltı hüra herkes gider o kağıda yatırım yapar üç gün beş gün çıkar ondan sonra çak bir aşağı iner kağıtlar elinde kalır yenilen Allah yenilen sıcak havalarda iyi olur mal emniyeti kaldı mı hayır malı korudu mu hayır
kara borsa kumar hepsi de oraya gider mi evet işte şans oyunları hepsi oraya gider mi gider böylece ne yapar faiz faiz malı korumaz o senin daha kursağına girmeyen ekmek lokmasını alır faiz ya yiyeceksin tam böyle ağzına götüreceksin faiz alır senin ekmeğini her ekmekten sen yıllık şu anda yüzde dokuz nokta dokuz faiz ediyorsun her ekmeğe siz diyorsunuz ki ya bankayla ne işimiz var bizim bizim bankayla bir işimiz yok faiz nereden alıyor evet bütün ülkeden alıyor merkez bankası faizleri kaça indirdi yüzde on nokta ikiye
bu ne demek biliyor musun diyor ki bütün Türkiye halkı yıllık yüzde on faiz alıcı ödeyeceksiniz herkese diyor diyor ki bütün Türkiye halkı siz diyor yıllık yüzde on bütün gelirlerinizden faiz ödeyeceksiniz nerede malı korumak sen diyorsun ki benim yüz lira sermayen vardı yıl sonunda yüzde on'u gitti doksan lira kaldı sende sen onu yüz on lira yapman için senin yıl sonuna kadar yüzde yirmi kar etmen lazım ki sonunda yüzde on kar kalacak sana sebep yüzde on'u çünkü devlet aldı yani merkez bankası aldı yani merkez bankasının
üzerinde emperyalistler aldı emperyalistler aldı komple devletten aldıkları öbür şirketlerden geri kalan öbür alışverişlerden onlar hariç malı koruyabildi mi hayır koruyamadığı gibi bir de ne yaptı bize tüketimi dayattı bütün topluluklara herkes tüketici müthiş tüketiciyiz saymadım saymasını sevmedimden sayıyorum yirmi tane gömleğim vardır bunları konuşan benim benim yirmiye yakın gömleğim vardır yazlık kışlık dahil vardır aklıma geldi sayayım bari ama saymayayım sayma alışkanlığım olmaz vardır ama tüketim tükettiriyor bize
tükettiriyor özgür diyor baba kampanya başladı diyor özgür neredesin baktım gene kampanya yapıyorsun İGS'yi ne yaptın ya öyle üç al bir ödeme üç takım veri alacak veya üç tane malzeme alacak bir tane mi ödeyecek bak amma reklamını yaptım özgür senin reklamını yaptım geçen derse giderken gördüm kocaman tabela asmış üç al bir öde diye sen mi yaptın onu komple firma mı yaptı firma yaptı aldırıyor sana teşekkür ederim özgür işin gücün rast gelsin Allah başarı ihsan eylesin ne yaptırdı tüketime zorladı seni tüketime zorladı
ihtiyacın olmayan şeyi aldıttırdı sana bakın ihtiyacın olmayan aldın işte neye ihtiyacın var bir ayakkabıyı dedi ki bir ayakkabı 199 lira ikinci ayakkabı 100 lira sen ikinci ayakkabıyı aldın ne yaptın iki ayakkabı aldın 299 lira yani 300 lira aslında bir ayakkabıyı sen 150 liraya aldın lan ayakkabının zaten kendisi 100 lira 110 lira adam 150 liradan iki ayakkabı sattı sana tüketti senin malını korumadı şimdi can emniyeti yok mal emniyeti yok nesil emniyeti yok akıl emniyeti yok bu dört tane emniyetin olmadığı bir dünyada
din emniyeti kalır mı? kalmaz dünya üzerinde hiçbir insanın din emniyeti yok çünkü hiçbir insanın can emniyeti yok hiçbir insanın nesep namus emniyeti yok hiçbir insanın akıl emniyeti yok hiçbir insanın mal emniyeti yok dört tane emniyetin olmadığı bir dünyada din emniyeti hiç yoktur arkadaşlar İslam o insanların din emniyetini de korur bakın birinci derecede İslam insanın can emniyetini korudu ikinci derecede İslam bak birinci derecede din emniyetini korumuyor onun dikkat edin İslam devlet sisteminde birinci korunacak olan şey
din emniyeti değil birinci korunacak olan kimsenin can emniyeti İslam devleti önce tebaasının canını korur ondan sonra neslini namusunu korur ondan sonra o kimsenin aklını korur ondan sonra o kimsenin malını korur ondan sonra o kimsenin dinini korur birinci korumaya alınacak olan şey din değildir önce insandır çünkü bakın önce insandır din insan içindir insan din için değildir din insan içindir bunun tersi nedir insan din içindir değil din insan içindir din bir insanın canından
kıymetli değildir dikkat edin insan kıymetlidir insan kıymetlidir islam bunu böyle emreder der ki insan kıymetlidir neden insan halifedir çünkü e şimdi burada soruyu yazan islami devlet nasıl olmalı işte böyle beş unsuru yerine getirmeli böyle olursa bunun tabi alt argümanları var devletin yapılanması bakanlıkların yapılanması hukukun yapılanması ekonominin yapılanması bunlar farklı farklı uzun konular Allah bizi muhafaza eylesin korusun biz şeyden bu a loronghi buradan devam edeceğiz
inşallah şuraya devam yazayım yani 23. sayfanın sonraki paragrafından bunu kim ilgileniyorsa bunu alın ben karıştıracağım çünkü bunu buradan karıştırmadan alın inşallah sorularınıza da bakayım saatte 11 oldu hoş sema olmuyor burada nasıl olsa değil mi caferi evet dövüş antrenmanına gidiyorum ve antrenmana başlamadan önce adına kamil denilen simgesel bir cisme selam veriyoruz ve sonrasında antrenman başlıyor tam bir cehalet işte no shintozim Japonya'nın yerli ve milli dinidir ve shintozimi dini
kami inana içerir kami inancı hayat için önemli olan rüzgar yağmur ağaç dağ ırmak ve bereket gibi anlayış ve şeylerin şeklini alan kutsal ruhlar olarak ifade edilir bu yaptığımız şeyde Allah'a şirk koşma durumu olur mu evet ne yapmamız gerek Allah'a secde et ya Allah'a secdeden neyin önünde eğilecek selam verecek bazen zaman zaman anlatıyorum ya bu kültür parkın karşısındaydı onların yerleri bir gün götürdüler o kırmızı noktalı hatun var ya kocaman onun kocaman bir tane portresini koymuştuk gelen böyle kırmızıya bakıyor
selam veriyor yemin ediyorum dışarı çıkarken de kırmızıya bakaraktan geri geri çıkıyorlar ulan dedim bunu bir şey efendiye yapsalar tefe koyarlar herkese vay siz böyle yapıyorsunuz şirk yapıyorsunuz işte ilahlaştırıyorsunuz diye o kırmızı noktalı kadını ilahlaştırıyorlar o kadar çok ilahe var ki dünya üzerinde o kadar çok ilahe var ki Allah bizi muhafaza eylesin çok iki üç yıl önce ders almadan zikrinize ve sohbetinize geldim bir süre ve çabuk zamanda rüya ve ilham gibi şeyler yaşadım maneviyat olarak ama ne oldu bilinmez
kendimi günahın içinde buldum her şeyi kaybettim şimdi sıkıca ders alarak geliyorum sorum şu ki bu aşkı ilhamı tekrar nasıl yakalayabilirim tekrar ulaşabilir miyim günahlar işledikten sonra İlyas Kölük'ün selamı var aleyküm selam tövbe kapısı açıktır kim tövbe eder geri dönerse hiç günah işlememiş gibidir hadis-i şerif bu hadis-i şerif uzun baştan alayım hiçbir kimse yoktur ki bir günah onun alnından perçeminden tutmamış olsun hiçbir kimse yoktur ki bir tek peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ve önceki
peygamberler onlar büyük günah yoktur onlarda küçücük hatalar vardır hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de o da yoktur şimdi yeni yeni müşrikler çıkıyor o da günah işlemiştir Allah onu affetmiştir diyor değil o hiç günah işlemedi inancın kamili ve safisi budur hazreti muhammedi mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri büyük küçük hiçbir günah işlemedi geri kalan herkesle günah görülür mü evet veliymiş mürşidi kamilmiş kim olursa olsun bir günah onu perçeminden tutar bakın perçeminden tutar hadis-i sabit
ben şöyle demek benim hakkımdır ben şeyhimin günah işlediğine şahit olmadım günahsızdır demiyorum ben şahit olmadım ben 18 yıl hasbelkader biz yani yılın yarısını beraber geçirdik diyebiliriz ben şahit olmadım başkası şahit olmuştur beni ilgilendirmez ama ben şeyhimi günahsız görmedim hiç bu sıkıntılı bir durum zaten hiç kimse yoktur ki onun perçeminden bir günah tutmamış bir günah onu tutmamış olsun hadis-i şerif devam eder günah işleyenlerin en hayırlısı günahına tövbe edenlerdir günahına tövbe edenler hadis-i şerif devam eder
hiç günah işlememiş gibidir Allah bizi onlardan eylesin bu bir ikincisi ben bugün bayan sohbetinde de söyledim bunu benim ümit kapımdır o kendimce benim ümit kapımdır benim ümit kapım toplu şekilde yapılan zikrullahlardır benim ümit kapımdır o ben o hadis-i şerif okuduğumdan beri yıllar yıllar yıllar yıllar önce benim ümit kapımdır o ben şöyle düşünürüm benim ümit kapım hadis-i şerif imam-ı hambel nakleder ya bir kimse bir cemaatle zikrullaha katılırsa oradan af olmuş olarak kalkar Allah o cemaatle zikrullahın bereketinden
onun geçmiş günahlarını affettiği gibi geçmiş günahlarını hayra çevirir bu hadis-i şerif benim için ümit kapısıdır ben kendi kendime şöyle derim ya Rabbi beni zikir halakalarından uzak eyleme bütün kardeşlerimizi de uzak eyleme her halükarda zorlansak da nefsimize de uysak şeytana da uysak her tarafımızdan böyle demir bukağlarla çekseler de biz o zikrullah halakasına oturmayı Cenab-ı Hak bize nasip eylesin çünkü ardından hadis-i şerifte muhteşem bir müjde var diyor ki günahları affolmuş olduğu gibi hayra çevrilir bir de
malum bizim içimizde para yoktur pul yoktur makam yoktur mevki yoktur biz para katmayız dergahımıza Allah için buradayız der Allah için geliriz Allah için toplanırız Allah için severiz üstadımızı derviş kardeşlerimizi ihvan kardeşlerimizi Allah için severiz biz iş ve işçi bulma kurumu değiliz biz finans kurumu da değiliz millete borç para dağıtalım biz isteyici de değiliz hiç kimseden de bir şey istemeyiz hiç kimseden de bir şey beklemeyiz ummayız ummak insanı köleleştirir biz ummayız da biz ne umarız ne isteriz bak ne umarız
ne isteriz ne işçi bulma kurumuyuz ne de finans kurumuyuz biz Allah için birbirini seven Allah için toplanan toplandığında Allah için Allah sohbeti yapan Resulullah sohbeti yapan Allah'ı zikreden bir topluluğuz ben bunun korunmasını istiyorum sağ olduğum müddetçe ben bunu korumaya gayret edeceğim arkamızdan gelen kardeşler bunu gayret edecekler bunu koruyacaklar bizden sonra da bu emaneti böyle götürecekler bakın böyle götürecekler hiçbir zaman paraya, makama, mevkiye tevessül etmeyecekler hiçbir zaman kardeşliklerini
yok etmeyecekler inkıtaya uğratmayacaklar bununla da alakalı müjde var bununla da alakalı müjde var ne var? onlar akraba olmadıkları halde aynı kavimden olmadıkları halde aynı kavimden olmadıkları halde birbirlerinden birbirlerinden menfaatleri olmadıkları halde birbirlerini Allah için severler hadisi kudsi ve toplandıklarında Allah'ı zikrederler toplandıklarında Allah'ı zikrederler iki hususiyetleri var bir Allah için toplanıyorlar mal, mülk, makam, mevki, para, pul değil ikincisi ne?
Allah'ı zikrediyorlar ve diyor müjde hiçbir gölgenin bulunmadığı o mahşer yerinde Allah'ın gölgesinde gölgelenirler benim derdim bu o yüzden bir kardeş günah işlemiştir işlemişsizdir kardeşim hepimiz işleriz hepimiz hala da işleriz biz günahkar bir topluluğuz evet biz günahsız bir topluluk değiliz biz günahkar bir topluluğuz ben kendim nefsim için söylüyorum ben günahkar bir insanım bunu böyle tevazı mevazı için ay sen günah istememişsin desinler diye demiyorum ciddi ciddi söylüyorum sizden saklım gizlim yok benim
ben günahkar bir insanım benim de ümit ettiğim yerler bunlar bakın benim de ümit ettiğim yerler bunlar herkesin bir ümit kapısı olacak ya benim de ümit ettiğim yerler bunlar benim söylememe gerek yok ki hiç birinizin parası, pulu, malı, mülkü beni ilgilendirmez hiç ilgilendirmedi beni ilgilendiren sizin Allah demeniz başka bir derdim yok o yüzden hepimiz günahkarızdır hepimiz günah işleriz hepimiz hata yaparız hepimiz bir şeyin içerisinde bulanırız bulanırız veya bir şey bize doğru gelir öyle ya illa biz gideceğiz diye bir kayda yok
bir şey bize gelir bir şey bize gelir ümidimizi kesmeyiz en kısa zamanda bir zikrullah alakasına oturur la ilahe illallah Deriz, günahlarımızın affolduğuna inanırız.
Deriz, günahlarımızın affolduğuna inanırız ve hadis-i şerifin tecelli ettiğine inanırız. Oradan affolmuş olarak kalkınız. Buna inanırız. Bu inanç üzerinde yaşarız. Bu demek değildir ki, gidin hutsisi günah işleyin. Bu değil. Bakın derdim bu değil. Ama günahlarımızdan bu şekilde kurtulacağımıza, bu şekilde Allah'ın bizi temizleyeceğine inanırız. İnancımız bu. Allah bizi bu inanç üzerinde inşallah yaşatsın ve nefeslerimizi bu inanç üzerinde alsın inşallah. Kaza namazı borcu olan bir kimse akşam namazı sünnetinin yerine akşam namazının farzının kazasının kılsa olur mu?
Olur. Hanefiler mağazaları olmaz demiş ama olur. Sonradan gelenler fetva vermişler. Haklarınızı helal edin. Helal olsun. Bizden yana da helal olsun inşallah. Geceniz mübarek olsun. Önümüzdeki perşembe malum burada olacak şey. Ne o? İftar. Kandil. Şimdi çalışmaları görmüşsünüzdür. Osman Gazi Belediyesi komple ne o? Burayı böyle bir düzenliyor. Herhalde asfaltlayacakmış orayı. Allah izin verirse inşallah önümüzdeki perşembe gün baya baya burası büyükmüş. Böyle bugün Hacı Cafer gezdirdi beni. Ondan sonra muhtar da hesaplamış. Bin dört yüz metekareymiş bu boş alayım. Hatta Hacı Cafer dedi aynı dedi şey gibi yapacağız.
Ne o? Gelibolu gibi yapacağız dedi masaları filan dedi. Bin dört yüz metekare olunca baya metekare. Bir de asfaltlanacak orası şimdi. Asfaltlanınca düp düzgün bir yer olacak. Şimdi öylesi olunca bütün il, ilçe, bütün her taraf inşallah iftara davetli. O yüzden iftarı burada normalde inşallah burada icra edeceğiz. İftardan sonra da inşallah burada gene sohbetimiz olacak. Aldığı yere kadar, ufak ama aldığı yere kadar inşallah o gün görüşeceğiz. Bu kadar söyleyeyim miyiz? Değil mi Hacı Cafer? Daha fazla söylemiyorum, konuşmayayım yani. Tamam. Peki geceniz hayır olsun. Hakkınızı helal edin inşallah. Yarın malum şeydeyiz, Gelibolu'dayız inşallah. Gelibolu'ya gelenlerle orada buluşuruz inşallah.
Geceniz hayır olsun. Allah'a emanet olun inşallah.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.