mustafaozbag.org

TASAVVUF VAKFI MERKEZ (MUSTAFA ÖZBAĞ SOHBETLER) 16 NİSAN 2020

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 18 Nisan 2020 · 3:58:15

Selamun Aleyküm, cümleten hayırlı akşamlar, Cenab-ı Hak gecenizi hayırlı eylesin. Şartları biraz zorladık, yine canlı yayına devam etmek istedik. O yüzden inşallah Allah'tan bir şey gelmezse bu koronayla alakalı toplu ibadetler serbest oluncaya kadar böyle salı, perşembe yapabilirsek cumartesilerde internet üzerinden sohbet etmeye, internet üzerinden sizlerle muhabbet etmeye devam edeceğiz.
Bu tabii geçen hafta küçük bir talihsizlik yaşandı diyelim. Şikayet edilmişiz. Şikayet edilince işte emniyetten arkadaşlar gelmişler. Arkadaşlardan rica etmişler. Demişler ki böyle böyle işte vakıflarda toplanmak uygun değil diye. Aslında biz bir eğitim yapmıyorduk orada. Sadece böyle canlı sohbet ediyorduk. Biz de bu günlerde devletin güvenlik kuvvetleriyle herhangi bir olumsuzluk yaşamayalım.
Onlar da çünkü gerçekten zor şartlarda görev yapıyorlar diye sohbeti sonlandırdık. Dedik ki önümüzdeki haftaya devam ederiz. İnşallah bu haftadan itibaren bir aksilik, bir sıkıntı çıkmazsa salı, perşembe yapabilirsek orası net değil. Cumartesi günü ve cumartesileri de devam edecek. İnşallah bu sokağa çıkma yasağının kalktığında zaten cumartesileri inşallah onu da devam ettireceğiz.
Birkaç bu deccalla alakalı sohbeti böyle kısa kesmek zorunda kaldıydık. Bu akşam daha fazla sorularınıza yönereceğim inşallah. Geçen hafta çünkü sorulara bakamadık. Hem ilan ettik sorularınızı cevaplandıracağız diye. O yüzden bu sene, bu hafta daha fazla sorularınıza ağırlık vereceğim. Ama ve lakin deccalla alakalı böyle birkaç tane hadis-i şerifi de inşallah okuyalım. Ondan sonra inşallah sorularınıza cevap vereceğim. Ki yani bu soru cevap şeklinde belki de bu gece büyük bir çoğunluğunu geçireceğiz. Vakitle alakalı bir problemimiz yok. Ama malum biz de belli bir zamanda inşallah kendimiz de eğer yorulunca kadar, bu noktada arkadaşların, kardeşlerin göz kapakları düşüneceği kadar biz burada olacağız inşallah.
Geçen deccalla alakalı çok okumak isteyip de okuyamadığım bir hadis-i şerif vardı. Ebu Seyyid radiyallahu anh hazretleri naklediyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün yanımıza geldi. Biz o sırada Mesih deccalı müzakere ediyorduk. Dediler ki, ben size nazarımda sizin için Mesih deccaldan daha ürkütücü bir şey haber vereyim mi? Evet ey Allah'ın Resulü, söyleyin dedik. Şirki hafidir. Yani gizli şirk. Mesela kişi kalkar, namazı kılar. Bu namazını kendisine bakanlar sebebiyle güzel kılar. İşte bu gizli şirke bir örnektir buyurdular. Kıymetli dostlar, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri defalarca hep ümmetini gizli şirkten sakındırmıştır.
O kadar çok gizli şirkten sakındırmış ki bununla alakalı çokça hadis-i şerif var. Cenab-ı Hak Kur'an'ında da insanları şirkten sakındırmış. Bunu imamlar değişik noktalarda ele almışlar. Hani imani meselelerde gizli şirk, işte ibadetle alakalı meselelerde gizli şirk diye ayırt edebiliriz. Veya Allah'ın sıfatlarıyla alakalı gizli şirk diye bunları tasnif edebiliriz. Buradaki söz konusu olan namazla alakalı mesele, ibadetlerle alakalı. Yani bir kimse ibadetini gösteriş için yaparsa, bu namazdan hareket ederekten biz bütün ibadetleri bununla beraber kıyaslayabiliriz. O zaman bir kimse namazını bir başkası beğensin, bir başkası namaz kılıyor bak desinler diye namazını kıldıysa, gizli şirk olmuş oldu.
Veya Ramazan-ı Şerif geliyor, işte orucunu, aa bak oruç tutuyor, vay ne kadar takva ehli desinler diye orucunu tutuyorsa, yine gizli şirk oldu. Veyahut da işte bu Ramazan boyunca zekat, sadaka vermek malum İslam dünyasının en büyük ibadetlerinden birisi, Hadis-i Şerif'te Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Ramazan ayıyla alakalı oruç ve infak etmektir diyor. Yani o kimsenin Ramazan ayında infakı çokça öne getirmesi, yani zekatını vermesi, zekatın haricinde sadakasını vermesi, fakir fukarayı gözetmesi söz konusu oluyor. Böyle olunca o kimse zekatını verirken gösterişten uzak, yani bak işte zekatını veriyorlar, bak zekatını ne güzel veriyor desinler diye değil, sırf Allah için ibadetlerini yapması.
Veyahut da sufiler Allah'ı zikrederlerken, zikir halakasında, ay işte ne kadar aşkla zikrediyor, ya ne kadar aşkla bak işte kafasını salladı, yok ne kadar aşkla böyle işte etrafında parmakla gösterildi zikrullahı yaparken desinler diye zikrullah yapan gizli şirke düşmüş oluyor. Veyahut da zikrullah halakalarında belli bir edep terbiye vardır. Bu edep terbiye nedir? İşte belli bir ses düzenini kaçırmamaktır. Halakanın edebini, adabını, erkanını kaybetmemektir. Verilen, verdiği, verildiği şekilde çekmek gibi. İçinden birisi bu kurallara uymuyorsa ve gösterişe, şatahata, şatafata düştüyse, o da bu şirk ehli olmuş oluyor. O yüzden ibadetlerimizi helak eden, bu noktada ibadetlerimizi karşılıksız bırakan gizli şirktir.
Her türlü ibadetimizi Allah katında sıfıra indiren şey gizli şirktir. Buna dikkat etmek, bunu bu noktada gizli şirke düşmemek için ihlas ve samimiyetle ibadet etmek, ihlas ve samimiyeti kaybetmeden sırf Allah için insanların yanında ibadet etmek. Çünkü genelde bu tip gösterişler bir toplulukta olur. Toplu ibadetlerde olur. Evin içerisinde eşine, çocuğuna karşı olan ibadetlerde olur. Arkadaşların yanında olur. Bu tip toplu ibadetlerin içerisindeki en büyük tehlikelerden birisi de bu gizli şirktir. Cenab-ı Hak cümlemizi bu tip gizli şirke düşmekten, gizli şirkle yaşamaktan muhafaza eylesin. Ümmet bunun üzerinde çokça durmalı. Gösteriş için namaz kılmamalı.
Gösteriş için zekat vermemeli. Gösteriş için oruç tutmamalı. Gösteriş için hacca gitmemeli. Gösteriş için herhangi bir tasattukta bulunmamalı. Gösteriş için savaşmamalı. Gösteriş için mücadele etmemeli. Her türlü gösterişten kendisini muhafaza etmeli, korumalı. Hani işte sahabeden bir kimse de ne kadar kahraman desinler diye savaşmıştı ya. İşte o da şehit oldu denildiğinde Allah Resulü dedi ki hayır şehit olmadı. Koştular baktılar, o da kahramanlık için savaşmış. Rabbim bizi öyle olmaktan muhafaza eylesin inşallah. O yüzden kıymetli dostlar şirkten, gösterişten, şatafattan, şataattan uzak duralım. Orta ümmet olalım. Orta ümmet olalım. Her türlü aşırılıktan, her türlü ölçüsüzlükten uzak duralım inşallah.
Haklarınızı helal edin. Şimdi geçen haftadan hiç sorularınıza bakamadık. Bu hafta bir hayli soru var. Şimdiden 57 tane olmuş. Bu sorularınıza bakıp cevap vermeye gayret edeceğiz. Sakın sorunun adedini söyledim. Sorularınızdan bıktığımızı düşünmeyin. Biz soru sorulmaktan hoşlanırız. Şeyhimin dediği gibi bildiğimizin alimiyiz, bilmediğimizin de talibiyiz. Maşallah bir kardeş, bir virüsle alakalı çok uzun bir şiir paylaşmış bizimle. Teşekkür ediyoruz kendisine.
Arkadaşlar, kıymetli dostlar bu soru sayfasına böyle işte Cumanız mübarek olsun gibi resimli böyle hazır mübarekler veyahut da ne bileyim işte burada yayınlanmasını istediğiniz herhangi bir makale, herhangi bir ses kayıtı bunları buradan okuyamıyoruz. Bunları buradan seslenemiyoruz. O yüzden kusurumuza bakmayın. Bir soru sorarsanız, bilirsek cevaplandırırız inşallah. Bir kardeş bir şey soracaktım demiş, sormamış. Sorabilirsiniz. Selamun Aleyküm. Youtube Tasavvuf Vakfı kanalı telif yemiş. Hocamızı nereden izleyip dinleyebiliriz? Yardımcı olun. Allah sizlerden razı olsun demiş. Bir sıkıntı yokmuş. Yani bir telif yeme gibi böyle bir şey yok.
Yok oran değil mi Salim? Yok. Telif yesek yayın yapamayız diyorsunuz. Evet. Peki. Benim bildiğim teknik konular değil. Telifi biz koydunuz. Telifi siz koydunuz. Sizin videolarınız alınmasın diye. Videolar bir başkası tarafından alınmıyor. Evet. Bununla alakalı problem yaşadık. Normalde videoları işte böyle önünü başını kırpıp ortasından bir şeyi alıp ortalığa böyle bizi kötülemek isteyenler videoları böyle yayınlıyorlar.
Bunu geçen bir hayli bununla alakalı problem yaşadık çünkü. Böyle çok problem yaşayınca ben böyle şeylerde problemler alışkınım. Arkadaşlar böyle bir karar almışlar. Demişler ki biz böyle telif koyacağız. Ben de bu konuda onların bu kararlarına saygı duydum. Yoksa ben tiftiklenmekten, işte eleştirilmekten, ne bileyim bu noktada herhangi bir haksızlığa uğramaktan şey değilim. Alıştık artık çünkü bunlara. Selamun Aleyküm. Cinlerden korkuyorum. Yalnızken ve geceleri ne yapsam aklıma gelirler. Tek başıma zikir yaparken birden korkup bırakıyorum. Ne yapmalıyım? Korkaklığın şerrinden, fakirliğin şerrinden, kabrin şerrinden, cehennemin şerrinden, deccalın şerrinden, ahir zaman fitnelerinin şerrinden.
Allah'a sığınırım demiş Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri. O yüzden bu cinlerle korkmak, toplum arasında böyle çocuklarla beraber konuşurken veya başka bir şeylerle konuşurken insanları korkuturlar. Merak etmeyin. Öyle korkulacak birer varlık değil. İnsanlardan korkun, cinnilerden korkmayın. Merak etmeyin. Yani müminleri size zarar vermez. Ders almak istiyorum demiş bir arkadaşımız. Ona normalde cep telefon numarasını atacağız. O yüzden bu kardeşimiz az bir şey beni bekleyecek. Ben ne yazık ki numara benim ezberimde değil. Ezberlemeyi de hiç düşünmüyorum.
Ne TC'mi ezberlemişimdir. Ne cep numaramı. O yüzden kusura bakmayın. Telefon numarasını genelde hani böyle veriyorum. Arkadaşlar böyle müsait olduğum zamanlar her telefona cevap vermeye gayret ederim. Yazılana cevap vermeye gayret ederim. O yüzden hani birkaç sefer böyle aradıklarında cevap verilmezse bize gönül koymasınlar. Öyle söyleyelim. Selamun Aleyküm. Eskiden insanlar birbirlerine yardım eder idi. Şimdi bazı insanların birbirine eyvallahı yok. Emanet alan geri vermiyor. Ya da ben başkalardan isteyeceğime kredi çekerim düşüncesi var.
Bu şimdi insanların birbirlerinin arasında güven bunalımı yaşıyorlar. Güven bunalımı yaşayanlar kendi dairelerinde haksız değiller. Muhakkak birisi onlardan bir şey istedi. Bir şey isteyince de o da verdi. Ama o kimse o arkadaşa güvenli bir şekilde davranmadı. Böyle olunca insanlar birbirlerine bu noktada güvenmemekte haklı oluyorlar. Gönül arzu ederdi ki herkes ahde vefasızlık etmesin. Sözünü yerine getirsin. O münafıklık alametlerinden birisi onun üzerinde tecelli etmesin. Yani çünkü verdiği sözü yerine getirmemek münafıklık alametlerinden birisi. En güzel ibadetlerden birisi de borcu zamanında ödemek. Ne yazık ki insanlar ellerinde ödemeye fırsat varken ödeyebilecekken ödemiyorlar.
Ödemediklerinde insanlara zulmetmiş oluyorlar. Haksızlık yapmış oluyorlar. Veyahut da ödeyemeyecekleri halde şu gün öderim deyip elden borç alıyorlar. Onu da ödemiyorlar. Öyle olunca artık insanlar etrafına yardımcı olmaktan kendi kendini uzaklaştırmaya başlıyor. Bu bütün hepimizin suçu. Gönül arzu eder ki herkes birbirine güvensin. Birbirine güvenerekten ticaretin hayatına devam etsin. Ama bu da bir kıyamet alameti. Hadis-i Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri diyor ki, ahir zamanda öyle bir zaman gelecek ki, işte bir bölgede bir berdede filanca kimse emin insandır, güvenilir insandır diyecekler. Yani böyle bir kişi gösterecekler.
O yüzden bu da ahir zaman alametlerinden birisi. Ve insanlar kimseye eyvallahı yok, kredi çekerim, öderim meselesi de insanların bu noktada etrafından bir istiyor, iki istiyor. Kimse de ona yardımcı olmayınca bankalar da bu noktada çok kolaylık sağlıyorlar. Faizlerini alaraktan gidip kredi çekiyorlar, işlerini görüyorlar. Bazı insanlar ellerinde var, alıyor. Bazılarında da olmadığı halde borç ya da kredilerle alıyorlar. İnsanlar dolayısıyla kimin ihtiyaç sahibi olduğunu çözemiyor. Bize tavsiyeleriniz nelerdir? Gerçekten bugün için gerçek bir şekilde ihtiyaç sahibini görmek, bulmak biraz zor. Ama böyle biz, ben kendi adıma söyleyeyim, biz kendi adımıza söyleyelim.
Biz böyle bütün kardeşler olarak birbirimizi iyi tanımladığımızdan, bildiğimizden bu noktada bir sıkıntımız yok. Üç aşağı beş yukarı, nerede kime ne lazım, nerede kime ne lazım değil. Bunun bilincindeyiz, bunun bilgisi var bizde. Ama gerçekten kime ne lazım, kime ne lazım değil. Böyle sosyal bir hayatı yoksa, böyle bir topluluğun içerisinde değilse, onların böyle yerleri tespit etmeleri çok zor.
Bir Almanya'dan bir kardeşimizi almış. Ben üç sene öncesi rüyamda Peygamber Efendimiz'i arkası dönük asasıyla ve önünde uzun boylu birini gördüm. O an Hz. Ali radiyallahu anh olarak hissettim. Ve bana tebliğ et, Peygamber Efendimiz de tebliğ ediyordu dedi. Sonra kırk beş rakam gösterildi. Ben o günden beri hep bazı sıkıntıda onlara rastlasınlar diye günlük yüz estağfurullah, yüz salavat, yüz tehvit çekmelerini söylüyor.
Ve böylece çok insanlara verdim yapıyorlar ellerinden geldikçe ve huzur bulduklarını söylüyorlar. Ben de çok mutlu oluyorum. Ben sizden bin bir hediye verdi aldım. Bundan sonra bunu verebilir miyim? Verebilirsiniz. Bir kardeşimiz Ramazan'da gökyüzünde beklenen alametler diye çok uzunca bir yazı paylaşmış. Okuyamadığım için özür dilerim. Hakkınızı helal edin. Selamun Aleyküm. Yecüc ve Mecüc çıktığında arkasından gidenler kimler olacak? İman edenler mi? İman etmemiş olanlar mı peşinden gidecek? Yecüc ve Mecüc'in peşinden hiç kimse gitmeyecek. Yecüc ve Mecüc peşinden gidilecek bir noktada değil. Eğer söz vermiş olmayayım, fırsatımız olursa, deccalı konuştuk.
Bunun ardından aslında İsa Aleyhisselam'ı konuşmamız lazım. Çünkü sıralama öyle. Önce aslında Mehdi ile deccal baş başa çıkacak. Ardından İsa Aleyhisselam zuhur edecek. İsa Aleyhisselam ve Süfyan ordusu, Mehdi ve İsa Aleyhisselam bir tarafta, deccal ve Süfyan ordusu bir tarafta büyük bir savaş olacak. O savaştan inanmayanlar mağlup ayrılacaklar. Ardından Yecüc ile Mecüc yeryüzünde zuhur edecek. Sıralama böyle. Eğer böyle kıyamet elametlerinden başladık. Eğer vaktimiz olur, gücümüz yeter hazırlanabilirsek, böyle bir sıralama yapabiliriz. Geçen hafta Mehdi Aleyhisselam'ın dünyada olmadığını söylemiştiniz. Bu daha doğmadığı anlamına mı gelir?
Mehdi Aleyhisselam çıkması için tüm alametlerin hepsinin de çıktığını da söylemiştiniz. Bu benim kendi tespitim. Kendimce Mehdi Aleyhisselam'ın, ben dünyada, dünya perdesinde henüz zuhur etmediğine inanıyorum. Ama Mehdi ile alakalı bu on büyük alametin başlangıcıdır. Mehdi Aleyhisselam'ın zuhur etmesi ve deccal'ın zuhur etmesi. Bu her ikisinin henüz daha zuhur etmediğine inanıyorum. Bu benim kendi inancım. O yüzden ama alametlere baktığımızda zahir olarak bütün alametler çıktı mı? Bence çıktı. Ama kendisi çıktı mı? Hayır. Ne zaman çıkar? Yine bilemeyiz. Bu noktada tarih vermek, gün vermek benim işim değil. Allah bizi kendisine kul, Habibine ümmet etsin.
Önemli olan bu. Ben Diyarbakır'dan yazıyorum. Çok acil bir hastamız var. Allah rızası için sizden dua bekliyoruz. Allah yardımcınız olsun. Rabbim hayırlı şifa versin. Cenab-ı Hak nerede bir hasta var ise, nerede bir sıkıntılı bir durum var ise, hepsini hayırlısıyla şifa versin inşallah. bilhassa hastanelerde mücadele eden, insanların sağlığına kavuşturmak için koşuşturan sağlık personeline Allah yardım etsin.
Onlar da muhafaza eylesin inşallah. Selamün aleyküm. Ben kalabalık bir ailede yaşıyorum. Ev işlerinden ne oturarak, rabıtalı zikretmeye, ne de ders çalışmaya fırsat bulabiliyorum. Akşam da erkenden uykum geliyor. Uyanınca tekrardan işe koyulurum. Ne tavsiye edersiniz? Siz böyle aklınıza geldikçe bol bol Allah'ı zikredin. Bol bol Cenab-ı Hak'ı tevhidle veyahut da sayısız tevhidle, sayısız Allah ismasıyla zikredin inşallah. Karşıma çıkan hiçbir şeyin üstesinden gelemiyorum. Hep zorlanıp elime yüzüme bulaştırıyorum. Sonunda karşılaştığım hiçbir şeye sabredememiş oluyorum. İmtihansa kaybediyorum.
Kırk yaşına geldim. Hep bir daha kine diyorum. Normalde bir kimse bir şeyin üstesinden gelemediğine kendi kendisine inandırması, onun psikolojik olarak kendisini çok geriye atar. Muhakkak ki biz elimizden gelen, başarabildiğimiz, becerebildiğimiz bir şeyler vardır. Bakın bununla alakalı bir, mesela birisi gelse benden şimdi dese ki, Çin ördeği, Pekin ördeği yapar mısın? Ben bilmediğim bir şey, ben nasıl yaparım derim. Yapamam ben derim. Ben onu yaparım dersem, ben bilmediğim bir işe kalkışmış olurum ki, sonunda onun da başarısız olabilirim. O yüzden başarının yolu, bir kimsenin ilk önce bildiği işlerde küçük küçük başarılar yapması. Ve bir üstüne, bir üstüne, bir çıt üstüne, bir çıt üstüne öyle devam etmesi.
Yani bir kimse ticaret yapacaksa, birden devasa bir ticaretle işinin içine giremez ki. Ne yapacak? İşte imalat yapacaksa, küçük küçük imalatlar yapacak. Ne bileyim ticaret yapacaksa, küçük küçük ticaretler yaparaktan onu götürmeye çalışacak. O yüzden biz kendimizi utandıracağımız, kendimizi ezdireceğimiz, büyük konuşmaktan, büyük işlere girişmekten kendimizi muhafaza edelim. Yapabileceklerimizi yapmaya, ufak ufak da olsa gayret edelim. Ve sonunda başarının geleceğine inanıyorum. İnşallah. Tabi Allah'tan niyaz etmek, Allah'tan dua etmek, Allah'tan başarı istemeyi de unutmayalım. Selamun Aleyküm. İstemeden sürekli tövbe ettiğim, yanlış olduğunu bilip pişman olduğum haramlara tekrardan düşüp haram işliyorum.
Bundan nasıl kurtarabilirim? Bu duruma çok üzülüyorum. Ne olur benim için dua edin, tavsiye verir misiniz? Şimdi bir kimse bir haramı istemeden işlemez. Bir şey istemeden yapmaz. Bu bizim kendi kendimizi aldatmamız. Ya ben sana istemeden küfür ettim. Geç kardeşim bunu ya. Ben seni gelsem, dövsem şimdi desem ki istemeden ben seni dövdüm. Doğru olur mu? Biz bu noktada istemeden yaptım diyerekten suçu kendi üzerimizden atmayı bırakalım. Haram işledik. Evet ben haram işledim. Ben bile bile işledim bu haramı. Ya Rabbi beni affeyle. Bir kimsenin hata yapması nedir? Bilmediği bir meselede hata yapar. Kıymetli dostlar, içki içmek haram mı? Haram. Bir kimse bilmeden içki içer mi?
Kumar oynamak haram mı? Haram. Haram olduğunu biliyor mu? Evet. Ya elimde olmadan oynadım. Böyle bir şey yok. Veya gıybet etmek haram mı? Haram. Ya işte kardeşinin hoşuna gitmeyen bir şeyi doğru dahi olsa arkasından konuşman gıybet. Doğru değilse iftirah. Ya ne yapma konuştun? E ben bilmeden konuştum. Ya bilmediğin bir şeyi neden konuştun? Biz bir şeyi bilerekten yaparız. Ha bilmediğimiz bir şey muhakkak vardır. Bizden dinin çok ince ayrıntı bölgeleri vardır. Ayrıntı perdeleri vardır. Biz orayı bilemiyoruzdur. Bilemediğimiz bir yerde kendimizce acaba böyle midir der. Biz onu konuşuruz. Ama bu böyle bilemediğimiz bir noktada eksik iştahat etmemizi Allah bizden hesabını sormaz.
Der ki iştahatta yanılana bir sevap. İştahatta isabet edene on sevap. O zaman biz günah kebailleri bile bile işliyoruz. Kendi kendimizi aldatmayalım. Bunun yolu ne? Bunun yolu tövbe. Tövbenin birinci derecesine dil ile tövbe etmek. Estağfurullah lazım. Ya Rabbi ben bir daha bu günahları işlememeye söz verdim. Karar verdim. Bir daha işlemeyeceğim. Bunun fiili olan tövbesi o günahı bir daha işlememek. Bunun hakikati ne? Kalbinden dahi o günah geçmeyecek. O zaman o iş hakikate erdi demektir. Allah bizim tövbelerimizi hakiki manada tövbelerden eylesin. Bizleri de o hakikate erdirdiği kullarından eylesin inşallah. Selamun Aleyküm.
Abdullah bin Selam diyor ki. Ve Aleyküm Selam. Elinde dikmek üzere olduğu bir hurma fidanı bulunurken deccalın çıktığını duysan onu dikmek için sakın acele etme. Zira insanlar için bundan sonra belli bir hayat vardır. Ben normalde kıyametin koptuğunu bilseniz dahi dikiniz diyebiliyorum hadis-i şerifi. Bu hadis-i şerifin kaynağını kardeşimiz yazarsa biz onun bu konuda tekrar bu meseleye bakalım.
Bakın bir hadis-i şerif bunu çok iyi biliyorum. Elinizde bir fidan kıyametin koptuğunu hurma bilhassa hurma dikmek.
Bu hurma dikmek Allah'ı zikretmek. Kıyametin koptuğunu görseniz dahi bir hurma fidanı dikin. Kim subhanallahı ve bihamdihi subhanallahı lazim ve bihamdihi der ise veya başka bir rivayette kim subhanallahı der ise veya başka bir rivayette kim subhanallahı ve bihamdihi der ise cennette onun adına bir hurma ağacı dikilir. Bir hurma meyvesi verecek bir ağaç dikilir der. Şimdi ben o hadis-i şerifi buna bağlıyorum. Yani normalde kıyamet kopacak zaten ama işte o kıyamet kopacak ama sen birisine zikri tavsiye et. Birisinin gönlünü yeşertmeyi tavsiye et. Birisine sen Allah'ı zikirle müjdele. O kimse son nefesinde de olsa Allah'ı zikretsin.
O kimse kıyametin koptuğunu görse de Allah'ı zikretsin. Allah'ı zikretsin ki Cenab-ı Hak onun adına onun adına cennette hurma ağaçları diksin. Onun adına hurma bahçelikleri yapsın. Ve onun adına ekilen o hurma ağacından o bir gün mutlaka cennete girip o hurma ağacından ne yapacaktır? Meyvesinden yiyecektir. Yani cennetlik olacaktır. Kıymetli dostlar, nerede olursanız olun, hangi halde olursanız olun, kıyametin koptuğunu görseniz dahi Allah'ı zikredin. Çünkü Allah'ı zikir en büyük iştir. Bu zikrullaha karşı olan, zikrullaha düşman olan, zikrullahla alay eden, alay eden sünnet-i seniye tanımaz, sünnet-i seniye bilmez, Kur'an ayetlerini inkar edenlere bakmayın.
Onların münafıklıklarına, onların küfürlerine aldanmayın. Allah'ı zikretmek en büyük iştir. Cenab-ı Hak ayet-i kerimede ayaktayken, otururken, yanlarınızın üzerine yatarken Allah'ı çokça zikredin demiş. O yüzden sabah akşam Allah'ı zikredin demiş. Sabah akşam ve başka bir ayet-i kerimede Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin demiş. O yüzden bizim çokça zikretmemiz lazım. O hurma ağacı dikme de herhalde bununla alakalı olabilir. Bir. İkincisi, edeb-ül müfrette geçiyormuş. Bunu şimdi yazmış normalde. O zaman buna farklı bakmamız lazım. Deccal çıkmış, kıyamet kopuyor. O zaman sen o yeşil hurma fidanı dikmekte acele etme. Yani Deccaldan sonra daha hayat var.
Sen mümin isen, o zaman Deccal'la mücadele etmek, Deccal'la savaşmak, bir kimseyi normalde zikrullahı tebliğ etmekten daha faydalı olmuş olabilir o zaman için. Allah'u verin. Doğrusunu Allah bilir. Emir sahibi kimdir? Özellikleri nedir? Teşekkür ederim. Hayırlı geceler. Hayırlı geceler inşallah ve aleyküm selam. Emir sahipleri ikiye ayrılır. Bir, devlet başkanları. Bunu normalde İmam Maturidi çok önemli bir şekilde, bunu daha önce bir derste anlatmıştım. İmam Maturidi bunu çok iyi bir şekilde ayırır. Allah'a itaat edin, Resulüne itaat edin, sizden olan emir sahiplerine itaat edin. Bu devlet başkanıyla alakalıdır. Bir de hani siz Allah'a itaat edin, Resulüne itaat edin, sizden olan emir sahiplerine itaat edin ki onlar size dinle alakalı bir yol açarlar.
Bilmediğinizi size öğretirler der ayet-i kerimede. Bu da normalde hani ulemaya, velilere, mürşitlere, ondan sonra alimlere olan itahtır. O yüzden emir sahibi kimdir? O zaman birinci derecede Kur'an ve sünneti kendisine kitap olarak görmüş ve inanmış. Ve Kur'an ve sünneti uygulayan devlet başkanı, İslami literatürde emir sahibidir. Diğeri nedir? Diğeri de Kur'an ve sünneti kendine ölçü etmiş. Kur'an ve sünnetten bir ölçü çıkaran, fıkıh çıkaran, Kur'an ve sünnetten bize bir bilgi çıkaran, Kur'an ve sünnetten, Kur'an ve sünneti yaşamamızla alakalı bize bir iştah çıkaran da kısaca emir sahibidir. Selamun aleyküm.
Sorum şu, benim kullanma alanıma kuş yavruladı. Yavruları büyüyüp uçtuktan sonra yuvasını başka yere koysam günahı var mı? Ya da yuvaya atarsam günahı var mı? Belki bugünkü konumuz değil ama cevaplanabilirse sevinirim. Bu normalde size kalmış bir şey. Ama eğer normalde kuşun yuvası böyle sizi rahatsız edecek. Genelde kuşlar yuva yaptıklarında oraya çok pisliyorlar. Yani benim tarasta da var bu sıkıntı. Ben yuvayı bozamadım. Ondan sonra işte yumurtladılar. Ardından işte kumruların yavruları oldu. Yavrularını uçurdu. Ondan sonra ben bozamadım. Bu yuva orada durdu. Bir dahaki seneye kullanan olmadı. Sonra bir dahaki seneye işte rüzgar mı uçurdu artık ne olduysa oldu. O bozuldu.
Kendiliğinden bozuldu. Ama bu sene böyle bir şey olmadı. Ben bozmazdım. Eğer normalde çok rahatsız edici bir noktada değilse. Ama rahatsız edici bir noktada ise içinde yavru yok, yumurta yok. O yüzden bozmanızda da bir beis olmaz. Selamun Aleyküm. Deccala tabi olacak olan Müslümanlar günde üç vakit namaz kılanlar. Yani namazları vaktinde kılmayıp cem ederek kılanlar olacaklar. Kaynak el müstederek denilmektedir. Burada kast edilen cem ederek kılınan namaz nasıldır? Normalde zorunlulukta veya seyahat halindeyken veya hastalıklı olanların veya rahatsız olanların öğleyle ikindiği ve akşamla yatsıyı cem etmeleri. Veya Hanefilere göre Arafat'a çıkanların öğleyle ikindiği cem etmeleri ve Müzdelife'ye gittiklerinde akşamla yatsıyı cem etmeleri.
Cem bu. Ama buradaki kast edilen böyle üç vakit namaz kılanlar yarın namazları vaktinde kılmayıp cem ederek kılanlar olacak diye müstedirekte bu hadis-i şerif alınmış. Ben Deccal ile alakalı olan kütüb-i sidde hadislerinde bunu göremedim, bulamadım bunu. Böyle bir hadis-i şerif ben yoktur demiyorum biliyorsunuz ama ilk defa bunu burada okudum, duydum. O yüzden olabilir yani insanlar öyle bir zaman gelebilir, öyle bir zamanda sırf böyle vaktinde namazı kılmamak için böyle kendi heva ve heveslerinden de cem etmiş olabilirler. Selamünaleyküm kalp gözünü açamayan bir sufi mürşidine bağlı olduğu sürece Deccal çıktığı zaman kendini Deccal'dan koruyabilir mi? İnşallah koruyabilir. Çünkü illaki bütün dervişlerin, aha kahven bitmemişti ya. Neyse sıkıntı değil.
Normalde illaki bütün dervişlerin kalp gözleri açılacak diye bir kaide yok. Böyle bir şey olursa, o derviş şeyhine olan bağlılığı devam ettiği müddetçe bir sıkıntı yaşamaz. Selamünaleyküm. Bir sohbetinizde nefis meratiplerinden mülhümeye gelen bir derviş artık kendisinin değildir demiştiniz. Bunu nasıl anlamalıyız? Bir de hangi nefis merhalesinden sonra bir derviş 300 veya 500'lerden olur?
Yani normalde şimdi emmari, levvame, mülhüme, mutmainne, râ diye, mardiye, safi olarak gider. Yani o kimse artık böyle mülhümeye gelince, evet o kimse artık kendisinin değildir dedim. O biraz daha böyle nefis meratiplerinden yukarı doğru çıkacak, nefis meratiplerinden yukarı doğru çıkacağı için artık kendisinin olmasın. Yani heva hevesine uymasın, nefsine uymasın artık inşallah. Selamünaleyküm. Allah'a, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme, üstadımıza olan muhabbetimizi, sevgimizi nasıl arttırabiliriz? Bazen kendimizi duygusuz, soğukmuş gibi hissediyorum ve kendimi böyle hissettiğimden çok suçluyum. Bu tarz durumlarda ne yapabilirim?
Kıymetli dostlar, Allah'a itaat, malum Cenab-ı Hak'ın haram-helal çizgisine bakıp farzları yerine getirmektir. Resulullah'a olan itaatle onun sünnetlerini yerine getirmektir. Üstad'a da muhabbet, onun tavsiyelerine uymaktır. Bunlar normalde insanların muhabbeti arttıkça, onlara olan normalde mesela işte Cenab-ı Hak'ın sınırlarını arttırmada daha da ince, sınırlarına uymada daha da ince davranır. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin sünneti seneyesini işlemede daha ince davranmaya başlar. Bu böylece sevdikçe ince davranışlar artar inşallah. Sosyal ilişki, selamünaleyküm, aleykümselam. Sosyal ilişkilerimde, günlük yaşayışımda ve dervişliğimde çok yüzeysel düşünüyorum. Deccali sistemin getirilerine çok çabuk kapılıp mana kavramını yitiriyorum.
Buna nasıl engel olabilirim? Ben normalde hayatı savaşmak ve sevmek olarak nitelendiririm. Savaşmak, şeytaniyetle ve deccaliyetle savaşmak. Normalde ben sevmek olarak nitelendiririm. Bu da Allah'ı, Resul'ünü ve bizden olan emir sahiplerini sevmekle alakalı. O zaman bir kimse sevdikçe o yüzeyselliği kalkar. Mümin kardeşlerini, derviş kardeşlerini sevdikçe o yüzeyselliği kalkar. Eğer haramlarla mücadele ederse, o zaman deccalla olan mücadelesi de başlamış olur. Haramlarla mücadeleye devam edeceğiz inşallah. Merhaba, hükümetin Amerika, İngiltere gibi ülkelere karşılıksız sağlık malzemesi götürmesine nasıl bakıyorsunuz? Bu ülkeler fakir değil, üst fiyattan satılması gerekmez miydi?
Bu normalde hükümet, devletler nezdinde böyle üst perdeden satma yaşını ben olumlu görüyorum. Yani farklı pencereden bakmak istiyorum. Yani zalim, zalimdir ama zalimin zalimliğini bir şekilde durdurmanın bir yolu varsa, evet biz ona normalde zalimin zalimliğini durdurmaya çalışalım değişik şeylerle. Bir de başka bir şey söylemek istiyorum. Şimdi bütün dünya üzerinde İslamofobi denilen, İslam dünyasını kötü gösteren, İslam dünyasını böyle sıkıntılı gösteren bir anlayış var. Ama Türkiye'nin, hemen hemen İslam dünyasının, bilhassa Sünni kesimin, lideri konumunda duran Türkiye'nin, Amerika gibi, İngiltere gibi, İspanya gibi, İtalya gibi, Bulgaristan gibi, işte Macaristan, Sırbistan, buralara hep, çünkü Türkiye sağlık malzemesi gönderdi, yardım etti.
Afrika ülkelerine, yani normalde Afrika'da da Türkiye var, onlara gönderdi. İşte Suriye, Irak zaten gönderdi malum. Buralara sağlık malzemesi göndermesi, oradaki insanların Türkiye ve İslam'a bakış açılarını değiştireceğine inanıyorum. Bu, ben bu noktada olumlu görüyorum. Ki değiştirdi, örneğin işte İtalya'nın, İngiltere'si, ne bileyim İspanya'sı, Almanya'sı, Türkiye'ye teşekkür bildirdiler. Ve böylece, oralarda yaşayan Müslümanlara karşı daha sempatik bakmaya başladılar. Daha olumlu görmeye başladılar. Ve İslam'a karşı bir olumlu bir bakışları oldu. Kıymetli dostlar, şöyle görelim. Yani eğer ki biz, İslam dünyasının haricindeki dünyaya değişik bir şekilde kendimizi anlatabiliyorsak, meramımızı anlatabiliyorsak, onların düşmanlıklarını törpüleyebiliyorsak, biz büyük işler yapmışız demektir.
Yalnız şurada şunu, ben not düşeyim. Bu sağlıkla alakalı malzemelerin yurt dışına ihracatında devlet biraz daha müsamakar davranmalı. Bizim de tekstilimiz özel olarak, ey biraz para kazansın, yurda dolar getirsinler biraz, döviz getirsinler. Bu konuda bu yasaklamayı gevşetmesini, hiç olmazsa bu yurt dışına sağlıkla alakalı malzemelerin ihracatına müsaade etmesini isterdim.
Selamünaleyküm, ben 16 yaşındayım. Sohbetlerinizi annem ile birlikte dinliyoruz. Ben bir soru sormak istiyorum. Mehdi mi önce gelecek yoksa Deccal mı? Ben bunu çok anlayamadım, şimdiden çok teşekkür ederim. Bazı rivayetler var, Deccal çıkar hemen ardından Mehdi çıkar diye. Bazı rivayetler var, Mehdi çıkar hemen Deccal çıkar. Ben o Deccal çıkar hemen ardından Mehdi çıkar ayet demişim, hadislerini kendime ölçü alıyorum. Yani benim ölçü aldığım Deccal çıkacak, hemen akabinde Mehdi Ali Resul çıkacak. Benim inancım bu. Selamünaleyküm size bir sorumuz olacak. Acaba Hazreti Mehdi Aleyhisselam doğdu mu? Şu zamanda kendisi dünyada mı?
Bir diğer sorum da, acaba Deccal olarak günümüzde interneti söyleyebilir miyiz? Ben, sohbetin başında da böyle bir soru vardı. Doğduğuna bu noktada inanmıyorum. Yani doğduğuna dair, benim görmüş olduğum bir rüya yok. Benim doğduğuna dair herhangi bir tespitim yok. Bu görülecekse ya rüyada görülecek, ya halde görülecek. Sufilerce öyledir. Yani rüyasında görürse, halinde görürse, ben rüyamda gördüm, halimde gördüm, doğmuş der. Onun için delil olur. Ben böyle bir rüya veya hal görmedim. O yüzden ben doğduğuna inanmıyorum diyorum. Bu bir. İkincisi, doğmayan kimse normal dünyada olması mümkün değil zaten. Üçüncü sorunuz da, Deccal olarak günümüzde interneti söyleyebilir miyiz diyor.
Yani ben interneti söyleyebilecek noktada değilim. Yani interneti, biz şimdi internetten örneğin sohbet ediyoruz. Neden interneti Deccal olarak görelim? Doğru yerde, doğru zamanda, doğru şekilde kullanılıyorsa, ilim ve teknoloji bundan bir sıkıntı olacağına inanmıyorum. Selamun Aleyküm Hocam. Öncelikle geceniz mübarek olsun. Bir sorum olacak müsaadenizle. Tarikat-ı Muhammedi dersi alıp, seyri sülüke başlayan birinin yaşamış olduğu hallerden sonra gelen manevi esintiler, tefekkür ve gelen tevekkül nimetlerine karşı bu kişi hamd ve şükürlere nasıl devam edebilir ve neler yapabilir? Ve bu durumda nasıl yorumlamalıyız? Ellerinizden öper hürmetler ederim.
Yani bir kimse bir yerden ders aldıysa, bu tip hallerini, bu tip meselelerini, bu tip durumlarını gidip o ders aldığı yere müracaat edecek. O yüzden normalde bir de seyri sülüke başlamış bu kardeş. Seyri sülüke başladıysa, bunu üstadına gidip, üstadına müracaat edip, bende böyle haller oluyor, böyle meseleler var, bunları ne buyurursunuz diye ona sorması gerekir.
Şu an dükkanımda sizi dinlerken müşteri bekliyorum. Bir anda bereketlendi mekanım. Bu virüsü, hastalığı, Rabbim ceza mı verdi Müslümanlara? Ejdemiler haddini bilmiyor da, ya bizler niye, daha mı kötü olduk, onlardan Müslüman olarak sağlıkla kalın demiş. Biz Cenab-ı Hak bir şey ceza olarak mı verdi, bir uyarı olarak mı verdi, bir lütuf olarak mı verdi, bunun üzerine hükmetme noktasında değiliz. Ama biz sufiler olarak her bela, musibeti, sıkıntıyı bir lütuf olarak görürüz. Bizim için Allah'tan gelen her şey, başımıza gelen her şey, onun lütuf, ikramıdır, onun ihsanıdır. Biz herkesin bela, musibet, sıkıntı gördüğü şeyi, biz lütuf olarak görürüz. Biz ikram olarak görürüz. Biz bu noktada hamd ederiz. Cenab-ı Hak da inşallah hamd edenlere, şükredenlere nimetlerini arttırırız.
Biz öyle görürüz. İnsanlar hastalığa karşı farklı bakarlar. Biz sufi anlayışında farklı bakarız. Hazreti Peygamber de, sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de öyle bakmış. Hatta bir Müslümanın başı ağrılsa, ölse, karnı ağrılsa, ölse, yüksek ateşe tutulsa, ölse, onlar şehit hükmündedir demiş. Biz bu noktada böyle bir hastalıkla, böyle bir devasız bir hastalıkla ölen bir kimseyi de biz kendimiz şehit hükmünde görürüz. O bir başkasını. Mesela işte örnekliyorum şimdi bunu. Bir kısım insanlar bunu farklı algılayabilip eleştirebilirler. Malum Haydarbaş vefat etti. Haydarbaş vefat edince de bir kısım insanlar aleyhine onca şey söyledi. İyiliğiyle kötülüğüyle bir kimse ruhunu Allah'a teslim etmiş gitmiş.
Neden öldü? İşte devasız bir hastalıktan öldü. Ya nereden biliyorsunuz Cenab-ı Hakk'ın onu temizleyip de huzurunu almadığını? O yüzden biz ölülerimizin arkasından hüsnü niyet, ölülerimizin arkasından iyi şeyler konuşalım. Yani bir kişiye dahi beş kişiye, on kişiye, yirmi kişiye Allah demeye öğrettiyse, yani o kimse kurtuluşa erdi demektir. Bir kimseye, on kişiye, elli kişiye, yüz kişiye Kur'an ve sünneti öğrettiyse, onlar haramdan uzaklaşmaya öğrettiyse, neden o kimsenin arkasından biz hayırla konuşmayalım? Ölülerimizin arkasından hayırla konuşalım. O yüzden biz bir devasız bir hastalığa düştüyse bir Müslüman, ona sabrettiyse, ona normalde isyan etmediyse, onunla tatlı bir şekilde mücadele ettiyse, bu şifa aramamak değil buradan kastımız.
Veyahut da o hastalığa deva aramamak değil kastımız. Ama o kimse ona hastalığına deva ararken, ona şifa ararken, onun ömrü sona ermiş olsa, biz o devasız hastalıktan ölen kimselerin şehit olduğuna inanırız. Çünkü bu inancımızı destekleyen çokça hadis-i şerif var. Biz kendi kendimize, heva hevesimizden değil bu. Çokça hadis var. O yüzden bu tip hastalıklar, o zamanlar vebavmış mesela, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri vebayla alakalı bu hadis-i şerifi söylemiş. Bugün de bir sürü adı konulmamış, adı konulmuş virüsler var. İşte yok üretildiydi, yok üretilmediydi, yok laboratuvardan kaçtı gitti deli danalar gibi, yok işte kuşlar gibi uçtu laboratuvardan, bulaştı bilmem kimseye.
Yani bir taraftan, bir yerden bir sızıntı olacak, kaçacak, gidecek, uçacak, gidecek, bulaşacak bir yere. İnsanlar da bununla mücadele edecekler ama Müslüman iman etmiş bir kimse, iman etmiş bir kimse. Başına gelen bela, musibet, sıkıntı, hastalık, dert, gam, kasvet bunlardan isyan etmez. Bunlarla haline göre, durumuna göre en güzel şekilde mücadele eder. Ecel geldiyse, yapacak bir şey yok. Cenab-ı Hak cümlemizi temiz bir şekilde huzuruna aldığı kullarından eylesin inşallah. Selamun Aleyküm, anne babaya itaat hususunda bir konuda, anne ve babanın istekleri birbirine çatışıyorsa, evlet hangisine itaat edilmeli? Burada itaat birinci derecede babayadır.
Çünkü Ad-ı Şerif'te Allah'tan sonra babaya itaat edilir diyor. Eğer babanın söylediği şey Kur'an'a, sünnete, ilme, fenne, bilgiye uygun ise, babaya itaat edilir. Anne, rahmete, merhamete, bakıma layıktır. Başka bir Ad-ı Şerif'te de öyle diyor çünkü. O yüzden birinci derecede babaya itaat ederiz. Hayırlı akşamlar, bu geceyi bize ayırdığınız için teşekkür ederiz. Deccalı veya Mesihî yapılanmalar modern çağda insanları nasıl yönlendirmektedir? Bu bağlamda kapitalizm, kapitalist düzen, deccaliyetin kuklası mıdır? Sohbette birçok deccallar çıkacak, peki birçok mehdiler de çıkacak mıdır? Bu arada hamdolsun deccal ile ilgili sohbet konumuz da deccali sistemlerin zoruna gitmiş. Bize her yer tekke. Eyvallah.
Şimdi deccal birey olarak, şahıs olarak çıkacağına inanıyorum. Mehdi'nin de birey olarak, şahıs olarak çıkacağına inanıyorum. Simgesel olarak. Yani bir Mehdi'yi temsil eden bir şahıs çıkacak. Bir Mehdi'yi temsil eden bir şahıs çıkacak. Ama bunlar hepsi de bir sistemle olacağına inanıyorum. Şu anda dünya üzerinde Kur'an ve sünnet, sünnete dayalı bir sistem yok. Öyle olunca, Kur'an ve sünnete dayalı bir sistem olmayınca, dünya komple deccalist bir sistemin elinin altında. Deccal çıktı mı? Hayır. Ama evlatları, çocukları, deccalın şeyhleri, velileri, hocaları, alimleri, devlet başkanları sistemi çalışıyor mu? Evet. Bakın bütün dünya üzerindeki bütün sistemleri ben deccalist bir sistem olarak nitelendiriyorum.
Kur'an ve sünnetin dışında her ne var ise deccalidir, şeytanidir, heva ve hevestir. Bunlar normalde devletleri ilgilendiren yerleri vardır, kurumları ilgilendiren yerler vardır, bireyleri ilgilendiren yerler vardır. Bunlar ayrı ayrıdır. Bunları taslif etmek mümkündür. Aynı şekilde Mehdi'yi de öyle görüyorum. Mehdi normalde birey olarak çıkacaktır ama Mehdiyet de bir sistemdir. Ben normalde Kur'an ve sünnete hizmet eden, Kur'an ve sünnetin ayakta kalması için, Kur'an ve sünnetin yaşanması için mücadele eden herkesi de Mehdiyet sisteminin içerisinde görüyorum. Bir tarafta Mehdiyet sistemi şu anda, bir tarafta da deccaliyet sistemi bir tarafta. Bunun her ikisinin de çatışması, kavgası, savaşı devam ediyor dünya üzerinde.
Birey olarak simgesel isimler çıkmamış olsa da sistemler birbirleriyle savaşmaya devam ediyorlar. Hem de bu sadece maddi alanda değil, metafizik alanda da devam ediyor. Yani kafir cinnilerin Müslümanlara musallat olması, kafir cinnilerin Müslümanları musallat olup onları Kur'an ve sünnetten uzaklaştırmaya çalışması metafizik manada bir savaştır. Metafizik manada savaştır. Bir kimsenin üzerinde büyülerin olması, bir kimseye büyülerle saldırılması veya cifircilerin oturup, işte Kur'an ve sünnet tarihinde mücadele eden velilere, şeyhlere, siyaset adamlarına bu cifircilerin oturup, cifir ilmiyle onların işte ölmeleri için değişik böyle huruf kullanaraktan, cifir kullanaraktan böyle ta Harut'la Marut'a kadar gidecek değişik büyüler kullanaraktan onları öldürmeye kalkmaları, onları hastalandırmaya çalışmaları, onları dağıtmaya çalışmaları, onların içerisine fitne koymaya çalışmaları.
Bunlar dünya üzerinde devam ediyor. Bunlar normalde dünyada zahiren konuşulabilen şeyler değil. Bakın bu deccalist sistemler sizin, bizim bilmediğimiz nice şeylerle uğraşıyorlar. Cinni taifesiyle irtibatlar kurduruyorlar. Cinni taifesiyle irtibatlar kurdurup, Müslümanların arasına fitne sokmaya çalışıyorlar. Mesela İsrail'in moslatı, CIA, ondan sonra İngiltere'nin gizli servisi, Rusya'nın gizli servisi bunlarla uğraşıyor.
Uğraşıyor, bunlarla ilgileniyor. Amerikalılar bunlarla ilgileniyorlar ve bunlarla ilgilenerekten bunlarla ilgilenecek kimselerle de uğraşıyorlar. İslam dünyasının içerisinde bunları bilen kimseleri alıp ülkelerine götürüyorlar. Onlara devasa villalar tutuyorlar, devasa villalarda bakıyorlar. Bunların cifir ve huruf ilimleriyle Müslüman liderlere karşı, Müslüman topluluklara karşı değişik şeyler okutuyorlar. Değişik bu noktada büyüler, değişik bu noktada metafizik olguların içerisine giriyorlar. Bunu normalde dünya Müslümanları bunun farkında değil. Çünkü farkında olmayışlarının sebebi Allah'ı zikretmemeleri. Allah'ı zikretmiyorlar, kalpleri açılmıyor. Allah'ı zikretmiyorlar, rüyaları açılmıyor. Allah'ı zikretmiyorlar, bu noktada halleri açılmıyor.
Halleri açılmayınca da çok özür dilerim ama kör oluyorlar, sağır oluyorlar. Etraflarında dönen metafizik hadiselerden haberleri olmuyor. Biraz böyle haberi olmaya çalışanlar da paraya bozuluyorlar, makama bozuluyorlar, kadınlara bozuluyorlar. Şan ve şöhrete bozuluyorlar. Ne yazık ki. Ve o yüzden normalde bu deccalist sistem meselenin metafiziyle de ilgili. Mehdiyet de meselenin metafiziyle ilgileniyor. İlgilenmiyor değil. O yüzden Mehdi'nin şu anda manevi komutanları hükmünde olan veliler, Mehdi'nin şu anda manevi komutanları, manevi askerleri hükmünde olan, kalbi çalışan, hal ehli olan sufiler de ama bilerek ama bilmeyerek. Bir kısmı çünkü bilmiyor. Bir kısmı velilerin maneviyatları kendilerinden habersiz kullanır Cenab-ı Hak onları.
O velinin ruhaniyeti gider birisini boğar. O velinin ruhaniyeti gider birisinin ağzını burnunu kırar. O velinin ruhaniyeti gider birisini tıkar. O velinin ruhaniyeti gider birisini zincirlere bağlar. Bunlar metafizik meseleler. Bunlar konuşulmadığından, bunlar bilinmediğinden meselenin Mehdiyet'in ve Deccaliyet'in metafizik tarafı hiç konuşulmuyor. Metafizik tarafının konuşulmayışının sebebi bu noktada etkin ve yetkin kimselerin olmayışından. Yani manevi halleri açık olmayışlarından. Asıl mücadele, asıl savaş metafizik alanda geçiyor. Çünkü metafizikte eğer ki Mehdiyet yenilirse o zaman iş çok sıkıntılı. Metafizikte yenilirse ve komple metafizikte yenilmesi demek Allah muhafaza eylesin bundan Deccaliyet'in bütün her yeri sarması demek.
Rabbim korusun inşallah. O yüzden Allah'ı zikreden insanlar, zikirlerini arttıracaklar. Allah'ı zikreden insanlar takvalarını arttıracaklar. Allah'ı zikirle tanışanlar haramlardan uzak tutacaklar kendilerini. Göz göre göre bile bile haram işlememeye gayret edecekler. Bakın kıymetli dostlar, hangi şeyhe intisap ederseniz edin. Muhakkak ki üstadınız mürşidi kamil ise ve üstadınızı bir rüya yoluyla, hal yoluyla bulduysanız o sizin için mükemmeldir. Ama velev ki böyle bir kimseye gitmedi. Ben ümmetçi bir insanım. Ben sufi bir insan olmaya gayret ediyorum. Ve bütün nereden ders alırsa alsın hepsini de sufi olarak görüyorum. Başıma tac ederim. Onların ayaklarının altının turabı olurum.
Onların ayaklarının turabı olurum. Onların hizmetçisi olurum. Bu noktada benim dergah ayrımım, şeyh ayrımım yoktur. Ben nerede bir sufi görürsem, nerede bir derviş görürsem, ben ona hizmet etmeye gayret ederim. Nerede bir zikir alakası görürsem, orada oturur ben Allah'ı zikrederim. Nerede bir sohbet alakası görürsem, oturur ben orada sohbete katılırım, dinlerim. Bu noktada bir sıkıntım yok benim. O yüzden bu sözüm benim bütün ümmet-i Muhammed'in sufilerine. Allah'ı çokça zikredin. Farzları yerine getirin. Nafilelerle Allah'a yaklaşın. Haramlardan uzak durun. Kendinizi biraz daha bu noktada batinileştirin, kalbileştirin ve kalp gözünüzün açılmasına gayret edin. Bununla alakalı bu dünyaya harama gözlerini kapat.
Bu dünyanın haramını kulaklarına kapat. Bu dünyanın haramını elini uzatma. Bu dünyanın haramını cinsel uzuvlarını uzatma. Bu dünyanın haramını dilini uzatma. Bu dünyanın haramını, kalbini döndürme. Gel ne olursun? Allah'ı zikirle tanışmışsın. Bir üstadın elini tutmuşsun. Bu kim olursa olsun. Bakın tekrar söylüyorum. Bu kim olursa olsun. O üstadın elini sımsıkı tut. Onun zikrini sımsıkı tut. Kalbini bozma. Yürü. Allah seninle beraber. Resul seninle beraber. Gökteki melekler seninle beraber. Bütün veliler seninle beraber. Sen yeter ki dosdoğru yolunda yürü. Mehdi de o zaman normalde geldiğinde senin başını okşayacaktır. İsa da senin başını okşayacaktır.
Deccal seni gördüğünde sinirlenecektir. Senin gittiğin yerde fitne çıkaracaktır. Senin etrafında fitne çıkaracaktır. Deccaliyet, deccaliyetini yapacaktır. Mehdiyette mehdiyetini yapacaktır. Sen yeter ki, sen yeter ki o mehdiyet üzerinde yürüyenlerden ol. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Deccalı şeytanın bir emsali olarak düşünebilir miyiz? Yani normalde deccal müteşabi. Şeytan da müteşabi. Bu noktada bir kimse ben böyle düşünebilir miyim dediğinde ben derim ki düşünebilirsin. Ama ben öyle düşünmüyorum. Yani söz konusu olan Allah'a karşı savaşan sapmış bir nefis midir? Yoksa bir hastalık gibi Allah'ın kullarını imtihan etmek üzere yarattığı bir oluşum mu?
Yani burada deccal iradesi söz konusu mudur? Evet deccalın iradesi söz konusudur. O yüzden ben deccalı hastalık gibi görmüyorum. Veya bir nefis olarak da görmüyorum. Ben bir sistem olarak görüyorum bunu. Kur'an ve sünnetin karşısında her ne var ise bu hukuk sistemi, ticaret sistemi, bankacılık sistemi, aile sistemi, boşanma sistemi, evlenme sistemi, eğitim sistemi, bütün tamamiyetle ben bunu normalde Kur'an ve sünnetin dışında her ne var ise onu deccaliyet ve şeytaniyet olarak görüyorum.
Selamun aleyküm. Bursa Kozluören Köyü'nden sizi izliyoruz. Hacı anneniz size selam var. Ve aleyküm selam. Kozluörenler maşallah. Her derste bir selam gönderiyorlar. Selamun aleyküm. Hayırlı akşamlar. Recep Karataş. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Medine deccal şehre gelecek. Şehrin kapılarında bir melek bulacak. Ve Medine'ye sokulmayacağını. Mühcen rivayette bu olayın şu an yaşanmakta mıdır? Yoksa kıyamete kadar devam edecek mi? Teşekkürler. Normalde böyle birkaç tane hadis-i şerif var. Deccal'ın Medine'ye giremeyeceğine dair, Medine dağlarında bekleyen meleklerin olduğuna dair ve onların ellerinde kılıçların olduğuna dair ve onlarla deccal gireceği zaman meleklerin onu Şam'a doğru yönlendireceğine dair hadisler var.
Bu ne zamandır? Bunu normalde zaman olarak bir şey söylemen mümkün değil. Yine Recep Karataş. Deccal'ın tek gölü olduğunu, Allah'ın tek gözü değildir rivayet edilmiş. Tek gözü olduğunu, Allah'ın tek gözü değildir rivayet edilmiş. Şeytan neden tek gözlüdür? Rabbimiz neden tek gözlü olmadığı rivayet belirtilmiş. Burada normalde tek gözü vardır. Bir gözü şaşıdır veya gözleri şaşıdır diye rivayetler var gözlerle. Yani o bir gözü vardır, gözü kördür, hakkı göremez. Ben onu müteşabih, manevi olarak yorumlayayım. Ha zahiren o kimse çıktığında bir gözü kör olabilir mi? Evet. Ama buradaki müteşabih olarak baktığımızda ben onu hak ve hakikati görmemek olarak nitelendiriyorum.
Gözünün şaşılığını ve körlüğünü. Selamun aleyküm Recep Karataş. Ömer bin Hattab sahte peygamberin kellesini alayım dediğinde Resulullah buyurdu. Bu deccal ise senin ona gücün yetmezdi. Yetmez diye buyurmuştur. Deccalleri kimin öldürmeye yetkisi ve kimin gücü yeter teşekkür ediyorum. Bu normalde sahabenin içerisinde, şimdi ismi aklıma gelmedi. S ile başlayan bir kimse vardı. Onunla alakalı, onun deccala benzediğini söylemişlerdi. Ve onun deccal olduğu söylenmişti. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine, Hz. Ömer Efendimiz geldi ben onun kellesini alayım mı dedi. Dedi ki, deccası bunun sana gücün yetmez. Değilse de bir kimseye katletmiş olursun.
O yüzden onu men etti. Normalde deccalı öldürmeye, Mehdi'nin gücü yetecek. Selamünaleyküm. Recep Karataş, deccal kimin emrinde? Mehdi ve askerleriyle savaşmasını söyleyecek biri var mı? Teşekkür ederim. Deccal şeytanın emrinde, şeytani bir varlık. O yüzden heva ve hevesine uymuş. Şeytani bir varlık ve şeytana çalışıyor. Savaşmasını da şeytan söyleyecek. Sosyal medya kullanıcıları, fenomenler, iki veya üç kişi birleşip video çekimlerine devam ediyor.
TV'ler devam ediyor, programlar ediyor. O halde herkese her şeyi şikayet etsin. Yani normalde, ama onlar deccaliyete hizmet ediyorlar. Deccaliyete hizmet edince onlara bir şey olmaz. Bütün dünya üzerinde, Türkiye'de dahil ve hep böyle söylerim. Deccaliyet serbesttir, Mehdi'yet yasaktır. Allah bizi yesin inşallah. Selamünaleyküm.
Bir mazuratım olacaktı. Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun inşallah. Allah razı olsun. Bazı haller var, anlamlarını bilmiyorum. Mustafa hocamızın videosunu izledim, keşif ile ilgili. Aynı haller arada bir zuhur ediyor. Sorum şu, mükaşefe ve keşifte nasıl bir ibadete veya tertiple çıkarım? Şu an zuhur eden ilahi hallerden dolayı hangi derecede veya mertebede oluyoruz acaba?
Kur'an-ı Kerim, hadis-i şeriflere dikkat edeceğiz. Ve bu gelen halleri de herkese söyleyemeyiz. Peygamber sevgisi ve Allah sevgisi zuhur ediyor. Yardımcı olur musunuz Allah razı olsun. Bu konuda ne yazık ki böyle uzaktan bu meseleye yardımcı olmamız, bu meseleyle ilgilenmemiz biraz zor. Bu tip meseleler karşılıklı konuşulup görüşülmesi gereken şeyler. Yazışmakla olacak olan şeyler değil. Bir üstadınız yoksa bir üstad bulun önce. Bir üstada intisap edin inşallah. Normalde o üstadınız size muhakkak bir yol gösterecektir. Selamun aleyküm hocam. Size bir sorum olacak. Kendimize yasin fetih cüzhatimi bağışlayabilir miyiz? Kendi kendinize de bağışlayabilirsiniz. Bunda bir sıkıntı yok.
Allah iyi etsin inşallah. Arkadaşlar çok uzun rüya yazmışsınız hakkınızı helal edin. Yine bir kardeşimiz Cüneyd-i Bağdadi'nin bir sözünü paylaşmış burada Allah razı olsun.
Ramazanda gökyüzünde belirtilen alametler diye o uzun bir yazı vardı ya onu paylaşmış bir arkadaşımız. Selamun aleyküm. Deccaliyeti bir sistem olarak görebilir miyiz? Ben öyle görüyorum. Yani muhakkak onun başında şu anda simgeleyen Deccal'ın bir oğlu, torunu veyahut da Nemli'nin ondan önce gelmiş olan bir Deccal vardır.
Ebu Cehil gibi, daha geriye doğru gittiğimiz Firavun gibi bir sistem olarak görebiliyor. Görüyorum ben. Deccaliyetin altındaki sistemleri, kurumları, anlayışları, yönetimleri listeleyebilir miyiz? Demiş. Bütün uluslararası batı sistemini komple bunun içerisinde görüyorum. Deccaliyete bağlı bir kurum ve kişilerin kullandıkları ortak düşünce, slogan fikirleri var mıdır, nelerdir? Kur'an ve sünnetin dışında ne kadar fikir, düşünce, slogan ne varsa hepsini de reddediyorum o yüzden. Müslüman görünümlü olanlar da var mı? Var. Onlar kaderin imandan olduğunu inkar ediyorlar, hadise sabit onlar Deccal'ın askerleridir diye. İşte hadisleri inkar ediyorlar var, onlar da Müslümanların içerisinde de onları var.
Bunları tanımak, tedbir almanın yolları nelerdir? Kur'an ve sünneti ve imamların iştahdını çok iyi öğreneceğiz. Bir şey Kur'an'ın, sünnetin ve imamların iştahdının dışındaysa atıldır, batıldır atacağız. Karşı çıkacağız ona inşallah. Her birimizin, selamun aleyküm, aleyküm selam. Her birimizin payına ciddi bir sabır düşen bir süreçteyiz. Ve Müslüman'ın başına gelen her sıkıntının bir rahmet olacağı hadislerle geçiyor. Peki Müslüman sıkıntılar karşısında nasıl davranırsa rahmet olur? Gerçek manada sabır nedir? Bize bir problem, bir sıkıntı gelebilir. Bu normalde rızık darlığı olabilir. Bu böyle normal akması gereken bir şeyin normal akmaması. Bu nedir?
İşte rızık darlığıdır, iş sıkıntısıdır. Bu nedir? Sıhhatla alakalı, vücudumuzla alakalı sıhhat sıkıntısıdır. Bu nedir? İşte bekarız, anne baba evde problem var, sıkıntı var. Veya evliyiz, kendi evimizde problem var, sıkıntı var. Veya anne babayız, çocuklarımızla alakalı sıkıntı var. Bu noktada normalde hani biz sizi ayet-i kerime var ya veya biz hadis-i şeriflerle de komple biz onu böyle bütünleştirelim. Mallarınızla, canlarınızla, anne babalarınızla, eşlerinizle, çocuklarınızla imtihan ederiz. Biz sizi rızık darlığıyla imtihan ederiz, açlıkla imtihan ederiz, hastalıklarla imtihan ederiz, zalim kimselerle imtihan ederiz, adaletsizliklerle imtihan ederiz. Yani Müslüman'ın bu dünyada sıkıntısı bitmez zaten. Bitiyorsa o kimse imanını bir ölçsün, bitsin bir yeniden dönsün, iman etsin.
Hani ayet-i kerime de diyor ya iyi iman edenler iman ediniz diye. Eğer bir Müslüman'ın sıkıntısı yok ise bu dünyada dönsün, iman etsin. Bir problemi yoksa dönsün, iman etsin. Hatta sufice söyleyeyim ben bunu. O kimsenin evinde, işinde, aşında bir sıkıntı yok ise o dönsün hem sufiliğine baksın hem imanına baksın. Sebep? Arkadaş sen dost doğru la la illallah der, Allah'ı zikreder, sufilikte koşturacağım dersen, senin eşinden problem çıkar, senin çocuklarından problem çıkar, senin işinden problem çıkar, senin aşından problem çıkar, çıkar. Sağlığından problem çıkar, çıkar. Şeytan, şeytan sendeki, sendeki kafir cinnileri dürtükler. O kafir cinniler ama midene, ama bağırsağına, ama kalbine, ama damarlarına dokunur senin.
Onlar senin üzerinde dolaşıyor ki zaten. Siz onun adına virüs diyorsunuz. Bilim onun adına virüs diyor. Ben onları kafir cinni olarak nitelendiriyorum. Benim vücudumda da var, senin vücudunda da var, herkesin vücudunda var. Ama o kafir cinnileri baskılayan, kafir cinnileri baskılayan senin iyiliğinle, ben sufice düşünüyorum bunu, senin ibadetlerinle, farzları yerine getirmenle, Allah'ı sevmenle, çok zikretmenle bastırılıyor.
Allah'ın da orduları var. Bu noktada manevi manada, mümin cinniler de var. Onlar da senin vücudunda. Ve mümin cinniler zikirle, tövbeyle, farzlarla, nafilelerle kuvvetleniyorlar. Kuvvetlenince o kafir cinnilerin üzerine Allah Allah nidalarıyla yürüyorlar. Ve o kafir cinniler senin vücudunun her tarafını saramıyor. Sarar mı bir gün sarar ama acı vermez sana. Bir gün bütün vücudunu senin sarar mı sarar, sardığı an ecelini bekle. Eğer bundan haberin var ise. Nasıl ecelini bekle? Sardı, gidiyor. Sen tevhidine devam et. Sen zikrullahına devam et. Sen ibadetlerine devam et. Bil ki artık vaktin gelmiştir. Ne zaman gelir bilemeyiz. Oradan geri döner, geri döner.
Birden kuvvetlenir, birden kuvvetlenir. Bize düşen o. Biz sabredip, Allah'ı zikredip yapmamız gerekeni yaparız. Mümin yapması gerekeni yapar. Mümin yarın için, ertesi gün için değil, şu anda yapması gerekeni yapar. Ben ne yapmam lazım? Ben bugün herkese ilan etmişim, bugün sohbet edeceğim. Ben yapmam gerekeni yapıyorum. Ben bugün sohbet ediyorum. Soru-cevap şeklinde sohbetimiz devam ediyor. Yapmamız gereken bu çünkü benim şu anda. Ben yarın ne yapmam gerekiyorsa, ben de yarın onu yapacağım. Bu bütün alanlar da aynı. Allah bizi iyilerden eylesin cümlemizi inşallah. Selamün aleyküm. Evde ayrıca kızlı erkekli toplu bir şekilde zikrullah yapılabilir mi?
Yapılabilir. Hiç kimse birbirine haram değil çünkü. Sizi çok seviyorum. Allah'a emanet olun. Allah da seni sevsin inşallah. Peygamberler seni sevsin. Melekler seni sevsin inşallah. İman nedir? Nasıl kuvvetlendirilir? Sahici iman sahibi nasıl olunur? Allah'a yakınlık nasıl artar? Meşhur ya Cibril hadisi var. Hani Cebrail aleyhisselam geliyor Hazreti Peygamber'e sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine toplu bir şekilde bütün sahabeler de var. İman nedir ya Resulallah diyor. Sallallahu aleyhi ve sellem. O da diyor ki Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, kitaplarına, din gününe, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna.
Kadere daha devam ediyor. İman etmendir diyor. İslam nedir? İşte kelime-i şahadet getirmen, namaz kılman, oruç tutman, zekat vermen, hacca gitmen. İhsan nedir? Allah'ı görüyormuşçasına yaşamandır. Göremesen dahi onun her daim seni gördüğünü hissetmendir. Kıyamet ne zaman kopar diyor. Ondan sonra kıyamet alametlerini söylüyor. Ne zaman kopar deyince diyor ki sorulanın, sorulanın sorandan daha farklı bir bilgisi yoktur diyor. Yani sorulanla sorulanın daha farklı bir bilgisi yok. Yani ne zaman kopacağını bilmiyorum demiyor. Yani ikimizin de bilgisi aynı noktadadır bu konuda diye söylüyor. Ardından kıyamet alametlerini sıralıyor. Şimdi iman nedir?
Allah'a iman etmektir. Varlığına, birliğine, tekliğine, meleklerine iman etmektir. Melekleri var. Bakın Allah'a ve meleklerine göz görmüyor bunlar normal şekilde. Ondan sonra peygamberlerine, peygamberi görenler oldu. Biz göremedik zahir olarak ama görenler oldu. Bir kitap verdi Cenab-ı Hak ona. O kitabı okuyanlar, o kitabı hıfz edenler oldu mu? Evet oldu. Bugüne kadar geldi mi? Evet geldi. Değişti mi hiç? Hayır. Ne yaptık? Peygamber'e, bütün peygamberlere ve bütün peygamberlerin kitaplarına. Ve hesaba çekileceğimize. Yani bu dünyada kalıcı değiliz. Ya bu dünyadan gideceğiz. Ötelerden geldik. Ötelere doğru kanat çırpıp gidiyoruz. Bunlara iman edeceğiz. Nasıl kuvvetlenilir?
İslam'la kuvvetlenir. Yani o iman etti, imanımızı İslam'a dönüştürdüğümüzde ne yapar? Kuvvetlenir. Ardından sahici iman nasıldır? O iman zaman içerisinde kemaler. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Selamun aleyküm evde namaz vakitlerinde eşlerimizle namaza durarak cemaat oluşturmuş oluyor muyuz? Eğer normalde bir erkek, arkasında iki erkek, iki de kadın varsa cemaat oluşmuş olur.
Çünkü üç kişi olunca cemaat oluşmuş oluyor. Öyle namazınızı kılın. Allah niyetlerimizi bizim halis ve sahih eylesin. Sıkıntı yok. Cemaat halinde namazımızı kılalım inşallah. Numaranızı verir misiniz? Hakkınızı helal edin demiş kardeş. Önverelim. İnşallah.
Numarayı vermekten sakınan bir kimse değiliz. Ama numarayı ele geçiren, ooo, ara Allah ara. Bir de rüya anlatacak. Veyahut da işte ne bileyim, başka bir şey anlatacak. Üç sefer, beş sefer, on sefer, yirmi sefer, otuz sefer. Ne yapamazlar arayanlar var da söylemeyeyim. Şimdi onlar kendilerini biliyorlar. Sonra alınıyorlar. Üç yüz sefer bilen arayan vardı bir günde. Yedi yüz sefer arayan olmuştu bir günde. Bir polis arkadaş geldi. Öyle içimden getirdim. Dedim ya gelse de. Ona telefon açtırsam dedim. Geldi say dedim. Bu ne kadar aramış cevapsız aramaları. Yedi yüz kusur saydı.
Yedi yüz kusur sefer aramış dedi. Ara dedim. De ki dedim ben polis memuruyum. Bu arkadaş şikayetçi de dedim. Evet. Yoksa numarayı vermekten inticap etmiyoruz. Allah bizi affetsin. Saat üçte rüya görüyor. Üçte rüya anlatıyorlar. Beşte rüya görüyor. Uyanır rüyanmaz. Ben hazırım ya. Ben hiç uyumuyorum. Uyanır rüyanmaz arıyor. Bir rüya gördüm. Allah iyiliğini versin herkesin inşallah. Ne yapalım? Onlar da lazım. Evlere kapandığımız günden beri çok yiyor. Çok uyuyorum. Of of of. Yeme problemimi sizin de dediğiniz gibi oruç tutarak aşmaya çalışıyorum. Fakat uyku düzenim hiç kalmadı. Altıdan önce yatamıyorum. Ne? Bu yüzden çok geç kalkıyorum. Ne yapabilirim?
Sizin gibi az uykuyla dinç olabilmem için dua eder misiniz? Allah yardımcınız olsun. Derdiniz olsa uyuyamazsınız ya. Derdiniz yok da o yüzden uyuyorsunuz. Allah dert gam kaysavet vermesin inşallah. Selamun aleyküm. Hayırlı geceler. Hazreti Adem ve Havva'nın soyundan insanların ilk çoğalmaya başlaması kardeşler arasında evliliklerden mi oldu? Aynı şekilde insanlar Nuh Aleyhisselam'ın gemisine binmeyip helak olduktan sonra yine kardeşler arası evlilikler üreme mi gözlendi? Teşekkür ederim. Hayırlı geceler dilerim. Bu soruyu çok sorarlar. Bu soruyu öyle bir sorarlar ki yani Adem'den sonra kardeş evliliğim oldu diye. Bazı böyle tesirciler Adem ile Havva'nın çoğalmasıyla alakalı analizler etmişler, iştahat etmişler.
İşte Adem ile Havva annemiz ilk etapta altı ayda bir doğum yaparlarmış. Bir batımda bir kız bir erkek doğurmuş. İkinci batımda da bir kız bir erkek doğurur. Birinci ve ikinci batımdaki kız ve erkekleri çapraz evlendirerekten Adem Aleyhisselam böyle devam ettirdiğine dair, soyunun böyle devam ettirdiğine dair bir ibare var. Normalde bununla alakalı ben şimdi bir hadis okudum desem tam şeyimde değil, hıfzımda değil. Ama böyle ibarelerin var olduğunu biliyorum. Bunun üzerinden insanlar Adem ile Havva enses ilişkilerinin içerisine mi girdi, kardeşi mi evlendirdiler? Bir grup böyle bunu çatıyor. Bir böyle ileri akıllı bir kimse de, bu Türkiye'deki profesör bunlar, bunlar da diyorlar ki evrimi reddetmiyoruz.
Evet, Darwin'in evrim teorisini yani maymundan üretilme ve türetilmeyi kabul ediyorlar. Diyorlar ki maymundan evrimleşerekten geldik. Bakın bununla bunu böyle götürüyorlar. Şimdi o maymundan ürediğini türediğini söyleyenlere bu cevabım. Maymundan üreyip türemedik. Maymundan üreyip türediğini söylemek, batının henüz daha, henüz daha teoriden ileriye götüremediği Darwin teorisine teslim olmak demek. Bunu şimdi siz Darwin teorisine, teori bakın daha. Bu teori, henüz ispatlanmamış bir teori, siz ispatlanmış gibi kabul etmeniz, hangi ilim, hangi mantık, hangi din, hangi kaideye uyar ki?
Ispatlanmamış, delillenmemiş, birisi bir teori yazmış, o teoriden sen kalkmışsın, Müslüman olarak ve Müslüman din profesörü olarak, kocaman kocaman tefsirleriniz var bir de. Televizyon, televizyon dolaşıyor bir taneniz. Öbürkü de televizyon, televizyon dolaşıyor. Bir ekipsiniz siz. Kiminiz kaderi inkar ediyor, kiminiz mucizeyi inkar ediyor, kiminiz hadisleri inkar ediyor. Ve bu ekip, bütün Türkiye'nin dini algısını ifsad ediyor. Darwin teorisini bu şekilde kabul ediyorlar. Ve ne yazık ki Müslümanların akıllarını bulandırıyor. Yani normalde batı bir aşı sistemi bakın, 3 kişide, 5 kişide, 10 kişide uyguladın, bundan sonuç aldın, diyor ki sonuç aldın saymam ben bunu. Ben Dünya Sağlık Örgütü'yüm, bu aşı diyor en az 2 yıldan önce çıkmaz diyor.
Ve Dünya Sağlık Örgütü olarak da diyor, ben o aşıyı tasdiklemem diyor. Ya bir kimse Dünya Sağlık Örgütü, bu ilaç firmalarının ve ilaç sektörünün emrinde olan Dünya Sağlık Örgütü dahi bir aşıyı tasdiklemek için, bir aşıyı normalde aşı vurulabilir demek için, kendince saçma dahi olsa bilimsel deneylerden geçirdiğini iddia edip aşıyı piyasaya sürüyor. Be kardeşler, be insanlar, be profesörler, bu Darwin teorisi henüz daha bilimsel olarak, bilimsel olarak delinlenmemişken, siz neyi delinlenmiş olarak kabul ediyorsunuz? Bilim adına bir aşıyı dahi delinlenmediği müddetçe kabul etmeyen batı, Darwin teorisini nasıl kabul ediyor ki? Bunun arkasında deccaliyet var, bunun arkasında şeytaniyet var, bunun arkasında bütün dinlere düşmanlık var.
Çünkü Adem'in topraktan yaratıldığını, Havva'nın da Adem'den yaratıldığını ve ilk insanların da Adem ve Havva'dan yaratıldığını, hem normalde eski ahit, hem yeni ahit, hem Kur'an-ı Kerim böyle inanmış iken, sizler deccalist sistemin uşakları, bütün dinlere karşı olan o deccalist sistemin sözünü söylüyorsunuz. Allah onlara imanın hakikatini tattırsın inşallah, söyleyeceğimiz söz bu. Evet böyle bir ibare var, kardeşlerin arasında evlendiğine dair, bir batımdan doğanın, bir batımdan doğanla evlendiğine dair. O gün için hukuk, hüküm böyle olmuş, biz ona iman ediyoruz, bu kadar basit. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem, kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremez buyurmuş.
Asla cennete giremez diye, asla as var bir de. Ve kalbinde zerre kadar iman bulunan kimse sonunda cennete girecektir buyurmuş. İnsanlar arasında la ilahe illallah Muhammeden Resulullah deyip iman etmiş fakat ne yazık ki kibir dolu olan insanlar var. Bunların halinin hükmü nedir? Biz onlara imansız diyemeyiz ama bu hadis-i şerifi söyleriz. Deriz ki gönlünde zerreçe kibir bulunan asla cennete giremez. Onların imanları ne yazık ki gırtlaklarından aşağı inmiyor demek ki. Selamun Aleyküm efendim, gösterilen rüyaları bu dönemde kime anlatacağız? Ne yapmamızı önerirsiniz? Sorumlu kardeşlerimiz var, onları rüyalarınıza anlatabilirsiniz. Öğlen namazının ve yaslı namazının son sünnetlerinin dört rekat kılınması, nafile namazlar yerine geçer diye duydum, bilgilendirilmişsiniz.
Evet, hadis-i şerifler var, bazen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri öğlen namazının son iki rekatı, dört rekat olarak kıldığına dair, yine normalde yaslı namazının son sünnetlerinin de dört rekat kılınına dair hadis-i şerifler var. Bir de nisan yağmurları ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Hadis-i şerif okumuştum bir zamanlar, nisan yağmurlarının şifa olduğuna dair. Hatta Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri nisanda yağmur yağarsa böyle çıkar, üstünü de soyar, ıslanırmış. Selamünaleyküm, namaz kılarken gözümü kapatmaya ihtiyacı hissediyorum. Böyle huşu buluyorum. Fakat selamlayıp gözümü açtığımda biraz kıbleden yönümü dönmüş buluyorum.
Namazıma zarar var mı? Normalde örnek kıble diyelim ki güneye doğru kılınan bir yer. Eğer tam böyle güneyden kıbleyi döndürmediyseniz kendinizi namazınız namaz. Gönül arzu eder ki, çünkü namazın dışındaki farzlarından birisidir istikbal-i kıble. Gönül arzu eder ki hiç böyle bir yanılsama, yanlama olmasın. Ama böyle tam doğuya dönerseniz bu sefer namazınız fasit olur. İkinci sorum, evlendiğim günden beri sürekli negatif bakan, ön yargılı davranan, sürekli kusur aramakla meşgul, her şeyi kendinin bildiğini düşünüp sürekli başkalarına yaptırmaya çalışan bir görümcem var. Onunla bir aya gelince içim kararıyor, çok ağırlık yapıyor. Laf sözünü kaldıramıyorum, çarpıntı yapıyor. Artık onunla tartışmaktansa görüşmezsem aile huzur için günaha girmiş olur muyum?
O geldiğinde Allah'ı zikret, tevhide devam et, la la illallah, la la illallah de geç. Gelecek gidecek yani normalde durduramayacaksınız ki hiç. İnsan görümcesini durduramazsın. Hele görümceler öyle görümcelik yapacaksa, kaynanılılar böyle şerid bir şekilde kaynanılık yapacaksa, durdurmak mümkün değil. Bizim toplumumuzun imtihanı bu. Allah yiyesin inşallah. İçinden çıkamadığım durumlar var, kalbime sıkıntı çöktürüyor. Namazımı, kaza namazlarımı, namazımı, zikrimi, dersimi çekiyorum elhamdülillah ama kalbimden sıkıntı gitmiyor. Allah yardımcın olsun. Tevhidi çek böyle, la ilahe illallah, la ilahe illallah diye gönlünü sere sere Allah'ı zikret inşallah.
Selamun Aleyküm. Geçen ay çalıştığım iş yerine bir kişi zimmetine para geçirmiş. Suçlu bulundu, para geri alındı. Ama aynı departmanda olduğumuz için bize de zorla ve tehditle istifa imzalattılar. Ben bundan sonra hakkım yasal yollardan aramalı mıyım, ne yapmalıyım? Yasal yoldan ara, ne yapmaz zorla, istifa zorlatıyorlar ki. Böyle bir şey yok. Yasal yoldan ara hakkını. Selamun Aleyküm kazaya kalan namazlarımızı nasıl kılmalıyız? Mümkünse tertip derler onu, tertibe dayalı olarak kılınır. Ben arkadaşlarım bu zamanda eğer tertibe dayalı kılabileceklerse ayakta alkışlarım. Ama öbür türlü işte her namazdan sonra kılabildiğince, Ya Rabbi öğlen namazının farzını kıldıktan sonra son sünnetini öyle yapabilir.
En son kılamadım. Son öğlen namazının farzının kazasına niyet ettim diyebilir. Yasının son sünnetini en son kılamadım. Yasının farzının kazası diyebilir. Selamun Aleyküm bir ayetin mealinde imanınız sayesinde sizi hidayete erdirdik. Ben iman ile hidayete aynı şey olarak biliyordum. İman ile hidayet nasıl anlamalıyız? Bir kimse iman eder ama iman etti dini yaşamazsa hidayet noktasında sıkıntı vardır. Allah bizi affetsin. Selamun Aleyküm. Anneannem bu soruları sormamı rica etti. Kendisi 75 yaşında diz protezlerinden dolayı yere oturup kalkmakta zorluk çekiyor. Bir namaz kılarken yere oturup ayaklarını uzattığında secde ve rükuyu karıştırdığını söylüyor.
Sandalyede ya da koltukta namaz kılabilir mi? Sünnet-i Seniyye'de tarif edilirken yerde oturarak kalacak. İşte yerde oturacak, ayaklarını uzatacak. Bu noktada o böyle secde ve rükuyu hatırlamaya gayret etsin. Bu onun akıl sağlığı için de önemli. Karıştırdığında normalde rükuda kaldıysa rükuda kaldığına hükmetsin. Secdede kaldıysa secdede kaldığına hükmetsin. Bu noktada sıkıntı değil. Ama illaki ben böyle işte sandalyede kılacağım diyorsa da kılabilir. Bunda bir beis yok ama sünnet olan, anlatılan oturduğu yerde kılması. İki bir kitapta namaz borcu olan sünnet kılmasın, kaza kılsın şeklinde bir yazı okumuş. Kaza ve sünnet namazları nasıl kılacağını öğrenmek istiyor. Sünnet namazları yerine kazalarını kılabilir mi?
Hanefiler, İmam-ı Azam sünnet namazlarının yerine kaza kılamaz hükmü verdiği söyleniyor. Sonradan o hükümden vazgeçtiğini söyleniyor. Ama Hanefilerin içerisinde bu hükmü verenler var. O yüzden sünnet namazlarının yerine kaza kılabilirler. Anneannene de selam söyle inşallah. Selamun Aleyküm. Sufilik yolunda teslimiyetin ölçüsü nedir? Normalde teslimiyet bu noktada Kur'an, sünnet ve imamların iştahı dairesinde bir kimse teslim olur. Bizim yolumuzda biz birinci derecede Kur'an, sonra sünnet, sonra imamların iştahı, sonra ilk velilerin koyduğu ölçülere bakarız. O yüzden yol Kur'an, sünnet, imamların iştahı ve ilk velilerin koymuş olduğu ölçülere uygun ise bizim için yoldur.
Sufiliğe bakarken de öyle bakarız. O zaman teslimiyete bakarken de o dairede bakarız. Yani o hani böyle alay ederekten söylerler ya, mürid mürşidinin önünde işte ölü gibi olacak, gassal gibi olacak filan gibisinden. Yani normalde bizim müritliğimiz Kur'an, sünnet imamların iştahı dairesindedir. Biz böyle üstadımıza veyahut da herhangi bir kimseye Kur'an'ın, sünnetin nehyettiği, Kur'an ve sünnetin yasakladığı bir şeyde biz itaat etmeyiz.
Ona tabit olmayız. Biz Kur'an ve sünnetin dışındaki bir şeyde hikmet de görmeyiz. Bizim öyle bir sufi anlayışımız yok. Biz Kur'an'a, sünnete, imamların iştahına bağlı bir sufilik, Kur'an'a, sünnete, imamların iştahına bağlı bir teslimiyet ölçüsü öngörülürüz. Bir derviş şeyhi ile yakınlık kurabilmek için, pişmek için önce zakirine mi teslim olması gerekiyor? Bizim böyle bir öğretimiz yoktur. Bütün herkes üstadına bağlıdır. Önce zakirde pişeceksin diye de bir kaide yoktur bizim yolumuzda. Herkes üstadına teslim olur. Üstadına teslim olduktan sonra üstadının öngörüsü neyse ona doğru gider. Zakirler bizim abilerimizdir. Bizim büyüklerimizdir. Kur'an sünnet dairesinde, oradaki çalışmalar dairesinde biz onlara tabi oluruz.
Bu noktada bizim onlara karşı da bir aykırılığımız, onlara karşı da herhangi bir edepsizliğimiz olmaz. Ama onlar bizim üstadımız değildir. O yüzden biz onları üstad mesafesinde görmeyiz. Sufi dergahın yerarşik yapısı ve mürid-mürşid ilişkisinin nasıl olması gerektiği ile alakalı bilgi verebilir misiniz? Bizde o kadar çok sert bir hiyerarşi yoktur. Herkes üstadına bu noktada Kur'an sünnet dairesinde tabidir. Bir yerde ders yapıyorlarsa orada ders yaptıran bir kardeş vardır. Ona da orada ders dairesinde, ders noktasında tabi olurlar. Bu kadar hiyerarşiye boğmaya gerek yok ortalığı. Selamun Aleyküm, hayırlı geceler. Kıyamete yakın hiçbir kadın doğum yapmayacağı diye bir rivayet söyleniyor.
Bu ne kadar doğru. Normalde böyle bir şeyi çok okumadım. Allah affetsin, okumadığım bir şey için hükmetmem mümkün değil. Selamun Aleyküm, namaz kılarken çocuklarımız önümüze yatıyorlar. Onların üstünden secde etsek bir sıkıntı olur mu? Yoksa elimizle müdahale etsek olur mu? Mümkünse elinizle müdahale edin ama çocuklarınız böyle sert müdahale etmeyin. Çocuklar namazdan korkmasınlar. Allah muhafaza eylesin inşallah. Selamun Aleyküm, karabasan nedir? İnsan üzerinde ne gibi etkisi olur? Karabasan'ı engelleyebilir miyiz? Geceniz hayır olsun. Normalde o gece insanın görmüş olduğu bir rüyadır aslında karabasan. O yüzden normalde o böyle hani siz bir kötü rüya gördüğünüzde solunuza tükürüp Eyyüzü Besmele çekin diyor ya.
Bu onunla alakalıdır. Karabasandan kurtulmak o kimsenin işte hem abdestine dikkat edecek, yediğine içtiğine konuştuğuna dikkat edecek, dolaştığı yerlere dikkat edecek, tövbeye dikkat edecek. Allah yardımcısı olsun inşallah. Selamun Aleyküm, deccal günümüz insanını esareti altına alırken en çok hangi kozunu kullanıyor, nelere aldanıp en çok hangi konularda yıkılıyoruz? Bu insanların durumuna konumuna göre değişir ama umumi olarak söyleyecek olursak, insanlar şimdi namazlarını terk ediyorlar, oruçlarını terk ediyorlar, haramları normalde çok rahat yaşıyorlar. Helal daireyi terk edip haram dairede yaşıyorlar. Deccal haram daireyi çok sever. Şeytan haram daireyi çok sever. Heva heves haram daireyi çok sever.
O yüzden namaz kılmamayı şeytan ve deccal insanda destekler. Kılmaması için. Mesela bayanlar için tesettürsüz dolaşmayı destekler. Böyle o örtü onları sıkar, örtünmek onları sıkar, sanki ikinci sınıf vatandaşı olacakmış gibi gelir. Ve ki Türkiye'de örtünenler ikinci sınıfta değil, her daim üçüncü, dördüncü sınıf vatandaştı önceden. Beşinci sınıf vatandaştı. Okullara alınmıyorlardı. Ne bileyim resmi dairelere alınmıyorlardı. Bunları gördük, yaşadık Türkiye'de. Hastanelere alınmıyordu. Bunları gördük, yaşadık. Okul önlerinde emniyet kuvvetleri çocukların, kızların başörtülerini çekiyorlardı. Bunları normalde yaşadık biz bu ülkede. Şimdi bu layık kesim bunları böyle konuşunca daha siz bunları mı konuşuyorsunuz?
Ya bunları yaşadık ama bunları unutamıyoruz ki biz. Bunları unutamadığımızdan konuşuyoruz. Ve bakın, hala da bugün yine internet haberlerinde vardı. Yani bir örtülü bir bayan, eczaneye gitmiş bir ihtiyacını görmek için, işte maske almak için. Orada başka bir bayan, siz kafanızı örtüyorsunuz ya o sizi korur deyip ona hakaret etmiş. Yani bunlar bitmiyor Türkiye'de. Ya ne yazık ki bitmiyor. Ya bırakın Müslümanlarla savaşmayın, İslamla savaşmayın, örtülü kadınlarla savaşmayın, sakallı adamlarla savaşmayın. Hepsi de bu memleketin insanı ya. Bu toprakların insanları. Hani ne oldu?
Bak İran olmadı Türkiye. 30 yıldan beri öyle korkutuyordunuz insanları. Türkiye İran olacak diyordunuz. Ben 30 yıl önce de diyordum, Türkiye İran olmaz asla diye. Bak olmadı. Demek ki olmayacakmış. Sebep, İran'ın din anlayışıyla Türkiye'nin din anlayışının arasında, Anadolu'daki din anlayışının arasında dağlar kadar fark var. Suudi Arabistan'daki bugün mevcut din anlayışıyla Anadolu'daki din anlayışının arasında dağlar kadar fark var. Ama siz bunu görmek istemiyorsunuz. Adam daha televizyonda kendim dinlememiş olsam yüreğim gam yemeyecek. Adam teravih namazına 30 kusur rekat dedi. Ya kendim dinledim. Ya bilmiyorsan bilmiyorum de. Arkadaş ben dini meselelerde cahilim.
Bana dini meseleler sormayın de. Benim kalkıp şimdi örneğin tıptan bahsetmem doğru mu ya? Ben diyebilir miyim şimdi ameliyat böyle olur, kalp nakli böyle olur, işte karaciğer nakli şöyle olur. Herkes güler bana. Biz de size gülüyoruz. Nerede görülmüş, nerede görülmüş teravih 30 kusur rekat? Nerede görülmüş belediyelerin zekat toplaması? Nerede görülmüş? Nereden buldunuz bu fetvayı? Kim verdi size bu fetvayı? Şimdi oturdunuz, oturdunuz, oturdunuz. Herkes Müslümanları tuh kaka yaparken, Müslümanları tükürürken, Müslümanları aşağılarken, Müslümanları normalde kapılardan geri döndürürken, şimdi zekatlarına mı göz diktiniz? Zekatlarına göz diktiniz.
Allah bizi iyi etsin inşallah. O yüzden deccal, Kur'an ve sünnetin dışındaki her şey, imamların iştahdının dışındaki her şey. Allah bizi affetsin inşallah. Selamun Aleyküm, hayırlı geceler. Üzerimde büyü olduğundan şüpheleniyorum. Havas ilmi ile uğraşanlar yardım alsam caiz olur mu? Aslında en iyisi kendi kendime bir şifa bulup uygulamak olur. Felak ve Nas suresi defalarca okudum, sürekli hatim de indiriyorum. Çok zikirle meşgulum ama bir şifa bulamadım. Bana dua eder misiniz lütfen? 20 yıldır ne evlenebildim ne iş bulabildim. Çalıştığım yerlerden çok çalışmama rağmen hep haksızlığa uğrayıp kovuldum.
Allah razı olsun. Allah yardımcınız olsun. Gerçekten bu kolay bir şeyler değil. Ama ve lakin ben bunların böyle üzerinde büyü var, büyüyle böyle olduğuna inananlardan değilim. İşte ben çok çalıştım, çok çalıştığım halde kovuldum. Buna inananlardan değilim. Ben çok iş yeri çalıştırdım. Benim yanımda çok arkadaş çalıştı. Çok çalışan bir kimseyi neden kovayım ben? Kovmam. Var mı öyle bir şey? İş yerinin sahibi ahmak mı? Bunlara katılmıyorum. Çok zikrettim, şifa bulamadım. Buna da katılmıyorum. Yok. Zikretmek öyle böyle Allah Allah Allah … demek değil. O zikretmek sadece öyle değil. Onda bir sıkıntı var. Allah yiyesin inşallah. Selamünaleyküm abi.
Bugün oruca niyet etmiştim. Baş ağrısı ve istifra etmeyle orucumu bozmak zorunda kaldım. Kefaret var mı? Ramazan ayında da böyle ağır olursa ne yapmalıyız? Allah razı olsun. Normalde nafile bir orucu bozan kimse bir günlük yine nafile vacip olur bozunca. Bir gün oruç tutacak. Kefareti bir gün. Ramazan ayında böyle de yine ağrı olursa, böyle Ramazan ayında da çok sıkıntılı olursa bozarsan yine bir güne bir gün. O Ramazan ayında keyfi bozanadır o 60 gün kefaret. Öbür türlü bir rahatsızlıktan, bir hastalıktan veya yolculuktan dolayı veya hamilelikten veya çocuk emzirmekten dolayı bozarsa bir kimse bir güne bir gün olur Ramazan'da da. Selamünaleyküm.
Rüyamda sizi gördüm. Bir sofra kurulmuştu. Güler yüzünüzle beni sofraya yer göstererek oturtdunuz. Mübarek olsun. Efendim bir insanın ölüm korkusu nasıl olmalıdır? Bugünlerde insanlar evde nasıl davranmalılar? Ölüm korkusu Müslüman için olmamalı. Müslüman son nefeste nasıl ölürüm diye düşünmeli. Onun için de nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz demiş ya adı şeritte. Biz iyi yaşayalım, iyi ölelim inşallah. İlk defa zekat vereceğim, ilk defa veren el olacağım. Bunun için çok mutluyum. Ancak nasıl verileceği konusunda bilgisizim. Zekat nasıl verilir? Kaç kişiye verilmesi sünnettir? Kişi başına ne kadar vermem uygun olur?
Namazı var mıdır? Vereceğim kişiye bu benim zekatımdır demem gerekti mi? Bilgilendirirseniz size verilirim. Nisat miktarı para eğer bir yıl sizde durduysa, ikinci yıl o paranın kırkta biri zekat olarak verilir. Kime verilir? Önce fakirlere, ondan sonra miskinlere, ondan sonra Allah yolunda cihad eden, koşturan kimselere verilir. Kaç kişiye verilir? İstersen bir kişiye ver, ister birkaç kişiye ver. Nasıl istersen öyle ver. Namazı var mı? Ön zekat namazı diye bir namaz yok. Verecen kimseye bu benim zekatımdır demen gerekmez dersen de bir şey gerekmez. Deme, hiç gerek yok. Geceniz hayır olsun inşallah, amin cümlemize. Size iki sorum olacak.
Birincisi Bakara suresi 43 ve 83 ayetlerde Allah-u Teala İsrail oğullarına namazınızı dosdoğru kılınız ve zekatınızı veriniz buyuruyor. İslam'dan önce de namaz var mıydı? Sizden öncekinlere namaz kılındığı gibi size de namaz farz kılındı. Sizden öncekinlere oruç farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Sizden öncekinlere zekat farz kılındığı gibi size de farz kılındı. O yüzden İslam geçmiş peygamberlerden itibaren devam eder. Bizden önceki nere de bütün peygamberlere namaz da, zekat da, oruç da, farz kılınmış da. İkinci sorum Kur'an'daki secde ayetleri. Secde kelimesi geçen her ayette secde yapmıyoruz. Bu neye göre belirleniyor? Bunu Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri belirlemiş.
O belirlediği secde ayetler belli. Onlar okunduğunda secde edilmesi gerekiyor. Selamun Aleyküm, hayırlı akşamlar. Peygamber Efendimizin anne, babası ve dedesi imanla mı göç ettiler? Dua edin bize de inşallah diye. Bunlar ulema ikiye ayrılmış vaziyette. Bir kısmı diyor ki iman ile göçtü, bir kısmı diyor ki iman ile göçmedi. Biz ayet-i kerimede seni çok temiz bir soydan, temiz bir nesepten yarattık diyor. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri için. O yüzden biz iman üzerine öldüklerine inanıyoruz. Selamun Aleyküm, bir hadiste berda denen mevkide bir ordunun yere batırılacağından bahsediyor diyor. Bunu açıklar mısınız?
Mehdi Aleyhisselam kendisine biat edilmeden önce bir alim veya bir siyasetçi olarak çaba uğraş gösterecek mi? Ya normalde hadis-i şeriflerde böyle çaba göstereceğine dair bir hadis-i şerif yok. Deccal'ın ölümüyle ilgili iki ayrı rivayet var. Biri Hızır Aleyhisselam Deccal'ı öldüreceği, diğerinde İsa Aleyhisselam'ın kokusunu aldığında erir diye rivayet ediyor. Biz İsa Aleyhisselam'ın öldüreceğini ama Mehdi zuhur ettikten sonra Hızır'ın da zuhur edeceğini, Mehdi zuhur ettikten sonra Ashab-ı Keyf'in de zuhur edeceğini, uyanacağına inanıyoruz. O yüzden Mehdi çıktı dediklerinde Ashab-ı Keyf nerede diyeceğiz? Mehdi çıktı dediklerinde Hızır nerede diyeceğiz? İnşallah diyeceğimiz çok şey var.
Selamun Aleyküm, hayırlı akşamlar, hayırlı akşamlar. Bilakis Allah onu İsa'yı kendi nezdine kaldırmıştır. Allah izzet ve hikmet sahibidir. Nisa 158 Nisa 158'de belirttiğine göre İsa Aleyhisselam ölmeden mi Allah'ın nezdine kaldırıldı? Biz öyle inanıyoruz. Hadis-i şerifler öyle çünkü. Her nefis ölümü tadıcıdır, dünya hayatı geçicidir. Sonra bize döndürüleceksiniz. Anköpüt 57 İsa Aleyhisselam eğer ölmediyse ayetten yola çıkarak tekrar dünyaya gelip ölmesi gerektiğini söyleyip Mesih'e inanışan delil olarak sunabilir miyiz? Evet. Bir düşünür toplumda suçların artması aslında toplumun bozulmasının göstergesidir demiş.
Peki üstadım 5-10 yılda içki, zina, uyuşturucu toplumumuzda neden arttı? Nasıl iyiye gitmiyor mu? Hız da artıyor. Bununla olan mücadele yetersiz kalıyor. Deccaliyet ve şeytaniyet bu noktada çok, ne yazık ki yeteri kadar biz onlara karşı duramıyoruz. Deccaliyet, şeytaniyet her tarafı sarıyor. Her tarafı sarmış vaziyette. Ve acı bir şey. Suç oranı hızla artıyor. Bu acı bir şey. Hepimize, bütün Müslümanlara çokça iş düşüyor. Hep beraber mücadele etmemiz lazım. Hep beraber kötülüklerle mücadele etmemiz lazım. İnşallah Cenab-ı Hakk o mücadele edenlerden eylesin bizleri. El ve ayak terlemesi için ne yapmalıyız? Okunacak dua var mı? Bir dua bilmiyorum ama ve lakin bunu geçenlerde bir arkadaş da sorduydu.
Bir yerde bununla alakalı bir şey okumuştum ama nerede okuduğumu hatırlayamıyorum. Eğer bunu bulabilirsem inşallah ilan edeceğim. Eski eşimi rüyamda önce evli olarak sonra da yasak ilişki yaşarken görüyorum sürekli. Şu an evli değilim.
Bu rüyalar bir soruna mı işarettir? Rüyalarınızı tam olarak dinlemem lazım. Hakkınızı helal edin inşallah. Selamun Aleyküm. Bir sorum olacaktı. Benim düğünde ve kızımın doğumunda takılan altınlarım var. Geçen sene çalışıyordum. Zekatını verdim. Bu sene çalışmıyorum. Eşim çalışıyor. Fakat ev kredisi ödüyoruz. Altınlarımın zekatını yine de verecek miyim? Eğer zekatını ben verecek isem kendi gelir param olmadığından verirken altınların içinden bozdurup vermek uygun olur mu? Altınların içinden bozdurup vereceksin. Çocuğunun altınları, doğumda takılan altınları çocuğuna ait. O yüzden onları ayrı hesaplayacaksın. Kendi altınlarını ayrı hesaplayacaksın. Öyle vereceksin.
Dabbetül Arz çıktığında tövbe kapısı kapanır mı? Bu yerin altında yaşayan varlık insanların anılarına yazı yazar mı? Dabbetül Arz çıktığında tövbe kapısının kapanacağına dair söyleyenler var. Ama güneş batıdan doğduğunda o. Belki de ardı ardına olacaktır o. Ardı ardına olacağı için normalde tövbe kapısı kapandı denilebilirler. Selamun Aleyküm bize ait olmayan tek oda bir evde kötü bir çevrede yaşıyoruz. Ev sahibi olup buradan gidebilmek için biriktirdiğimiz altın vs. paranın zekatını vermemiz icap eder mi? Nisab miktarındaysa evet vereceksiniz. Biriktirdiğiniz para nisab miktarındaysa vereceksiniz.
Bayanlar günlük namazlarına kâhmet getirirler mi? Getirirlerse güzel olur. Selamun Aleyküm. Nefisle mücadelede zaman zaman iniş ve çıkışlar yaşıyorum. Nefis terbiyesi nasıl olmalı? Bu bütün Müslümanlar için geçerli. Zaman zaman inişler olacak, çıkışlar olacak. Biz tövbeye devam edeceğiz. Zikrullah'a devam edeceğiz. Normalde biz aşağı indik diye yerinmeyeceğiz. Yukarı çıktık diye övünmeyeceğiz. Bu hepimiz için geçerli. Önemli olan istikamet sahibi olmak. Yani farz ibadetlerini yerine getirmek, haramlarla mücadele edebile devam etmek. Biz günahsızlığı yakalama derdimiz yok bizim. Yani günahsızlığı yakalama derdine normalde hani ayet-i kerime var ya hiçbiriniz günah işlememiş olsa Allah öyle bir kavim yaratır.
Onlar günah işlerler. Ondan sonra tövbe ederler. Allah da onların tövbelerini kabul eder. O yüzden biz günah da işleyen olacağız. Ama bile bile ama kasti günah işlediğimizde de tövbe edeceğiz. Birine zarar verdiğimizde gidip helallaşacağız. İnşallah böylece bu dünya hayatını sonlandırıp yürüyeceğiz gideceğiz. Koronavirüs sonrası dünya ve insan üzerine nasıl etkiler bırakacaktır? Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı söyleniyor. Ne olacak ki eskisi gibi olmayıp yollar mı yıkılacak, köprüler mi yıkılacak? Eskisi gibi olmayıp alışveriş merkezlerini mi yıkacak insanlar? Eskisi gibi olmayıp hayat standartlarını aşağı mı çekecekler? 20 gün sonra, 30 gün sonra, 2 ay sonra herkes her şeyi unutur. Yani bu ülkede deprem oldu.
Yani ben o Gölcük, İzmit, Sakarya o bölgeye gittim, gördüm o depremi. Hem de bir gün sonra, iki gün sonra gördüm. Ve bütün Türkiye o depremi gördü, o depremi yaşadı. Ne oldu ki? 5 ay sonra herkes, hani tabiri caizse eski ama meskitas oldu. Yani bu ülke terör gördü. Günde 100 kişi ölüyordu, bombalar patlıyordu her yerde. Unuttu insanlar. Yine eski hamam eskitas oldu. Bakın, unutuyor insanlar. Bu ülkede, ben şimdi tekrar oraya geleceğim, 28 Şubat'ı yaşadı bu ülke. Unutuyor insanlar. Daha üniversite otobüsü değil, üniversiteye giden belediye otobüsünde, kızlarımızın başları zorla açılıyordu. Unuttu insanlar bunları.
Arkadaşlar, bizler bir evde, bir yerde toplandığımızda, 3 sefer, la ilahe illallah derken daha basılıyorduk. Unuttu insanlar bunları. O yüzden ne zorluklar yaşamışlar insanoğlu? Unutuyor, sonradan gelenler. Bizler de unutuyoruz. Biz şimdi kendi kendimize çok sıkıntı yapıyoruz. Mesela kimisi böyle kendini hırslandırıyor. Korona günleri bitsin, işte şöyle açılacak, böyle saçılacak, şöyle gezecek, şöyle yiyecek, böyle içecek, şöyle tatile gidecek, şöyle para harcayacak. Yani nereye eskisi gibi olmayacak? Ya normalde yok işte değişecek. Ne değişecek? Dünya gösterişten mi uzaklaşacak? Şatafattan mı uzaklaşacak? Şataattan mı uzaklaşacak? Devasa binalar yapmaktan mı uzaklaşacak?
Yoksa devasa alışveriş merkezleri kurmaktan mı uzaklaşacak? Ne yapacaksınız? New York'u yıkıp yeniden mi yapacak ABD? Ne yapacaksınız? İstanbul'u yıkıp yeniden mi yapacaksınız? Ne yapacaksınız? Ne yapacaksınız? Devasa beş yıldızlı otellerinizi yıkıp yeniden mi yapacaksınız? Ne yapacaksınız? Kanunları mı değiştireceksiniz? Örnekliyorum şimdi koronavirüsü geçtikten sonra hiçbir şey ertesi geçmiş gibi olmayacak. Hangi hukuk düzenlemesini yapacaksınız ki? İçkiyi yasak mı edeceksiniz? Kumarı yasak mı edeceksiniz? Fuhuşi yasak mı edeceksiniz? Hangi kanun düzenlemesini yapacak ki ABD ve Avrupa? Hangi zulümden geri dönecekler ki? Ne oldu?
Korona oldu da ne oldu? ABD Orta Doğu'daki askerlerini mi çekti? Ne oldu? Korona oldu da ne oldu? Rusya askerlerini mi çekti? Orta Doğu'da barış mı oldu? Suriye huzura mı kavuştu? Korona oldu da ne oldu? Irak huzura mı kavuştu? Afganistan huzura mı kavuştu? Pakistan huzura mı kavuştu? Korona oldu da ne oldu? Çin'de Doğu Türkistan, Keşmir huzura mı kavuştu? Özgürlüğüne mi kavuştu? Korona oldu da ne oldu? Filistin özgür mü? Mescid-i Aksa özgür mü? Korona oldu da ne oldu? Mekke özgür mü? Medine-i Münevvere özgür mü? Korona oldu da ne oldu? Ayasofya özgür mü? Ne değişecek? Paris'in ortasına cami mi kurulacak? Ne değişecek? Londra'nın ortasına cami mi kurulacak? Ne değişecek?
Berlin'in ortasına cami mi kurulacak? Ne değişecek? Ne değişecek? İsrail zulmetmekten, kan akıtmaktan, Filistin'deki Müslümanların kafasına, üstüne, evlerine bomba dökmekten geri mi kalacak? Ne değişecek? Amerika ya ben bu evangelistlikten vazgeçeyim. Bu terör devleti İsrail oradaki masum sivilleri katlediyor. Bundan sonra müsaade etmeyeyim mi diyecek? Aldatıyorlar bizi. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak deyip bizim önümüzde bir rüya koyuyorlar. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak deyip kendi zenginliklerini örtüyorlar. Ne yapacaklar? Dünya gelirinin yüzde seksenini elinde tutan iki bin aile veya iki bin tane şirket gelirlerinden vazgeçip dünya insanlığına mı dağıtacaklar?
Ne yapacaklar? Şimdi göstermelik adam normalde bilmem kaç trilyon dolar sermayesi var. Onun içerisinde çok affedersiniz bir sepet yumurtanın içerisinden bir tane yumurta hediye etmek gibi. Bir tane yumurta işte koronavirüsüyle alakalı işte yardım kampanyası yaptı. Göz boyaması bunların hepsi de. Sömürmekten vaz mı geçecekler? Bizi izlemekten vaz mı geçecekler? Bizi takip etmekten vaz mı geçecekler? Bize algı operasyonu yapmaktan vaz mı geçecekler? Medyayı ellerine geçirmekten vaz mı geçecekler? Medyayı hür bırakıp doğruyu, gerçeği, hakikati anlatan bir medya mı olacak önümüzde? Televizyonda insanlar hak ve hakikati mi anlatacak? Siyasetçiler hak ve hakikati mi anlatacak?
Kocaman o devasa şirketler hak ve hakikatin yanında mı duracak? Birleşmiş Milletler hak ve hakikatin yanında mı duracak? İNESCO'su, Sentos'u, Centos'u, İMF'si hak ve hakikatin yanında mı duracak? Ne değişecek? Dünya üzerinde faiz yasak mı edilecek? Ne değişecek? Dünya üzerinde fuhuş yasak mı edilecek? Ne değişecek? Dünya üzerinde eşcinsel ilişkiler yasak mı edilecek? Ne değişecek? Dünya üzerinde çocuk fuhuşunu durduracaklar mı? Ne değişecek? Şimdi normalde uzak doğuda 9 yaşındaki kızlar fuhuşta kullanılırken ve uzak doğuda 13 yaşına, 14 yaşına, 15 yaşına gelen kızlar fuhuşta kullanılamaz artık, ihtiyarladı denilirken bunlar son mu bulacak? Ne değişecek? Belçika'da fuhuşa açık olan caddeler mi kapatılacak?
Amsterdam'da fuhuşa açık olan caddeler mi kapatılacak? Hollanda'da uyuşturucuya açık, fuhuşa açık, kumarhaneye açık caddeler, oteller mi kapatılacak? Ne değişecek? Kıbrıs'taki fuhuş, Kıbrıs'taki uyuşturucu, Kıbrıs'taki kumar mı değişecek? Bırakın kardeşler ya. Ne değişecek? Terör mü değişecek? Ne değişecek? Daesh mi bitecek? PKK mı bitecek? Bakın insanlar koronayla mücadele ederken bizim askerimiz doğuda, güneydoğuda, Daesh'ten PKK ile savaşıyor. Ne değişecek? Daha yeni değişecek diyorsunuz. Daha yeni 5 tane sivil vatandaşımız katledildi güneydoğuda. Daha yeni askerimiz şehit oldu. Ne değişecek? Değişmez kardeşim. Değişmez. Aldatıyorlar bizi, kandırılıyoruz biz.
Yanıltıyorlar bizi. Bize diyorlar ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Nereye olmayacak? Neyi değiştireceksiniz? Birleşmiş Milletler'in hukuku mu değişecek? IMF'nin hukuku mu değişecek? İngiltere'nin emperyalisti mi değişecek? Fransa'nın emperyalisti mi değişecek? Almanya'nın emperyalisti mi değişecek? ABD'nin emperyalisti mi değişecek? Rusya'nın emperyalisti mi değişecek? İsrail'in teröristliği mi değişecek? Mısır'da Sisi'nin teröristini mi değişecek? Mısır Sisi'nin normalde İsrail'le Yunanistan'la beraber ortaklaşıyor Türkiye cephe kurması mı değişecek? Ah canım kardeşlerim benim ah. Ah canım kardeşlerim ah. Televizyonlarda gördüğünüz, duyduğunuz her şeyin büyük bir çoğunluğuna inanmayın.
Siz Kur'an sünnet gözlüğü bakın kendinize. Kur'an'ı iyi öğrenin, sünnet isen iyi öğrenin. İmanların iştahatını iyi öğrenin. Dünya olaylarını ve ülkenizdeki olayları ve etrafınızdaki olayları, ailenizdeki olayları buna göre yorumlayın. O zaman doğru yorum sahibi olabilirsiniz. Ne değişecek evlerimizde? Çocuklarımız beş vakit namaz mı kılacaklar? Ne değişecek evlerimizde? Örtünmeyen çocuklarımız örtünecek. Namaz kılmayan erkek çocuklarımız namaz mı kılacak? Ne değişecek? Çocuklarımız israftan uzak mı duracak? Ne değişecek? Kadınlarımız israftan, dedikodudan, gıybetten uzak mı duracak? Ne değişecek? Erkeklerimiz gösterişten, şataattan, şatafattan uzak mı duracak?
Ne değişecek? İnsanlar kalkıp da şimdi devasa evler almayacak, devasa villalar almayacak, milyonluk, milyon dolarlık arabalara binmeyecekler mi? Bunlardan mı uzak duracaklar? Ne değişecekler? İnsanlar yürürlerken kolundaki saat işte yirmi bin dolar, ayağındaki ayakkabı üç bin dolar, üzerindeki gömlek bin dolar. Bunlar mı değişecek? Ne değişecek canım kardeşim? Evet, değişmeyecek, fukara fukaralığına devam edecek. Değişmeyecek, gösteriş budalaları gösterişliğine devam edecek. Değişmeyecek, kibirliler kibirliliklerine devam edecek. Değişmeyecek, adaletsizliklerine devam edecek. Değişmeyecek, değişmeyecek canım kardeşim. Değiştirmek için mücadele etmek lazım, değiştirmek için gayret etmek lazım, değiştirmek için cihat etmek lazım.
Şimdi koronavirüsü kalksın, herkes sürüler halinde alışveriş merkezlerine dolacak. Sürüler halinde yiyecek, sürüler halinde içecek. Ne değişecek? Ya bir cumartesi, pazar sokağa çıkma yasağı oldu. Sanki açlık geliyor. Herkes marketlere daldı ya. Herkes marketlere daldı. Allah bizi affetsin inşallah. Özür dilerim, hakkınızı helal edin. Selamun Aleyküm, kız çocuklarının kaza oruç borçları kaç yaşında başlar? Teşekkür ederim, hayırlı akşamlar. Kız çocuklar, çocuk da zaten normalde bali oluncaya kadar oruç tutmaları ister tutarlar, ister tutmazlar. Bali olduktan sonra tutmadıkları oruçları kaza ederler.
Selamun Aleyküm, evva bin duha ve tehecüh namazlarının kılmamızdaki faydalar neler? Peygamberimiz bu namazlarını nasıl kılardı? Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri akşam namazından sonra iki rekat, dört rekat veya altı rekat evva bin namazı kılardı. Evva bin namazı altı rekattan fazla kılınmaz. İki rekattır en azı, ortası dört rekattır. Duhada normalde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri en fazla, onu da bazı rivayetlerde altı rekat, bazı rivayetlerde on rekat olarak kılardı. Teheccühün namazı da aynı, en fazla on rekattır. Onda iki ile on rekat arasında kılınırdı. Normalde bu nafile namazlar hükmündedir. Nafile namaz kılındığı gibi kılınır.
Selamun aleyküm. Bu geceki konunun dışında bir soru olacak ama önümüzde Ramazan, üç buçuk aylık emzirdiğim bebeğim var. Oruç tutabilir miyim? Emzirirken bir şey yiyip içilebilir mi? Emzirirken sol elle yemek yiyip içilebilir mi? Hayırlı geceleriniz olsun. Normalde çocuklar, hamileler, yolcular, hastalar, çok yaşlılar oruç tutamayabilirler diye ayet-i kerimede hüküm açık. O yüzden normalde bir kimse çocuğunu emzirirken eğer ki oruç tutamayacak noktadaysa tutmayabilir. Normalde emzirme işlemi bitince, çocuk büyüyünce orucunu kaza edebilir, orucunu tutabilir. Yok normalde ölüm var, kalım var, ben tutamazsam, böyle ölürsem diye düşünürse bunun fidyesini verebilir. Sonra da tekrar orucunu tutabilir.
Emzirirken bir şey yiyip içebilirsiniz. Bunda bir sıkıntı yok. İşte sağ elle yemek sünnet ama olmadı, denk gelmedi. Yemeniz lazım. Sol elle de yiyebilirsiniz. Sol elle yemek kıyamet değil. Sünnete karşı, sünnete aykırı. Ama sırf sünnete aykırı olsun diye yapmıyorsunuz. Bir zorunlulukta yapıyorsunuz. O yüzden bir sıkıntı olmaz. Selamun Aleyküm. Ben 13 yaşındayım. Bir sorum olacaktı. Gözümüzdeki perdeler inse nasıl olurdu? Perdeler kalksa nasıl olurdu demesi lazım herhalde. Allah iyi yesin. İnşallah Cenab-ı Hak senin gözündeki perdeleri kaldırsın. Rabbim göz açık olanlardan eylesin inşallah. Selamun Aleyküm.
Hayırlısıyla sizinle, kardeşlerimle en kısa zamanda kavuşa bulmak için çok dua ediyorum. Dergahımızı çok özledim. Allah yar ve yardımcınız olsun. Hürmetler ederim. Gazemir'den Pınar Ali Beyoğlu. Aleyküm selam. Allah razı olsun. Cenab-ı Hak inşallah. Ve bir beraber eylesin. Benim dikkat sorunum var. Dersimizin bağışlamalarındaki pir efendilerimizin hepsini ezberleyemiyorum. Her şeyi ezberleyemiyorum. Ama o bölümü ezberleyemediğim için istediğim her yerde dersimi yapamıyorum. Ders kağıdımı sürekli yanımda taşımayı unutuyorum. Sadece pir efendilerimiz desem ya da yapsam acaba yardımcı olabilir misiniz? Siz ezberlemeye gayret edin. Hem bu ezberlerseniz dikkat sorununuzu da halledeceğine inanıyorum.
O yüzden pir efendileri ezberlemeye gayret edin inşallah. Müjde nedir? Müjde bir kimsenin sevineceği bir haber vermektir. Yani müjde o kimse bilmiyordu onu müjdeledin. O müjdelenilen şeyle ummadığı bir şey gördü, ummadığı bir şey tattı, ummadığı bir şey yaşadı. O sevindi. Yani sevindir manasında müjde, sevinmek. İki müjdeleyin ad-ı şerifini nasıl uygulayabiliriz? Yani cehennemden bahsetmekse cennetle bahsetmek, sevgiyle bahsetmek, sevdirmeye çalışmak. O manada müjdeleyin. Yani sen bu işi yaparsan cennete girersin. Müjdelemek. Sen beş vakit namazı kılarsan Cenab-ı Hak senin cennetini alır.
Müjdelemek. Sen orucunu tutarsan affolursun. Müjdelemek. Selamun aleyküm. Benim sorum Nemil suresinde geçen dabbe nedir? Kelime kökeni olarak örümcek ağı diyorlar. Ve bunun dünyanın her yerine yayılan internete benzetiyorlar. Sizce doğru. Müteşabih bunlar. Bugün için dabbeyi normalde internete benzetirler. Yarın internet ağı kalkar ortadan. Örneğin. İnternet dediğiniz şey çok yavaş şu anda. İnternet dediğiniz şey çok yavaş. İnternet dediğiniz şey sizin için devasa bir şey gibi görünüyor. Değil. Gerçekten değil. Bugün internet dediniz yanılırsınız. Müteşabih çünkü. Otuz yıl sonra internet dediğiniz şeyi çöpe atılacak.
O zaman ne diyeceksiniz? Çöpe atılacak. Ben göremem belki de de çöpe atıldığını. Ama bizden sonrakiler internet denilen ağın çöpe atıldığını görecekler. İnternet ağı diye bir şey olmayacak. Evet. Bakın internet ağı diye bir şey olmayacak. Kalmayacak. Bu eski teknolojiyi yeniden yok etmek için devasa para harcayacaklar. Şaşırdınız değil mi? Buradaki nerede şaşırdılar? O yüzden şimdi kalkıp interneti deccal şey ne o dabbe olarak nitelendirirsek.
Ben nitelendirirsem. Bundan otuz yıl kırk yıl sonra. Ne biçim adammış ya. Ne dabbesi ya. Bunu da dabbe mi görmüş derler. Mesela dabbeyi daha öncekiler ne görmüşler? Yerden çıkacak olan bir hayvan. Öyle görmüşler. Bakın dabbe, mehdi, deccal, İsa aleyhisselam. Bunların işte duman, bir yerin batırılması. Bunların hepsi de müteşabihtir. Bunları yorumlamaya kalkmak, bunları yorumlamaya çalışmak ve yorumladığı şeyi iddia etmek, ilim olarak insanı doğru yere götürmez. Bir kimsenin kendisinin gördüğü bir rüya vardır. Bu meselelerle alakalı. O zaman o rüya onun kendisini bağlar. Bunları da söylemek çok hoş değil. Mesela ben İsa aleyhisselam ile alakalı bir şeyimi anlatsam şimdi, bu ooo işte öyle oldu, böyle oldu denir.
20 yıl sonra o şey değişebilir. Çünkü ben çok mehdi rüyası dinledim örneğin. Ben çok mehdi zamanı dinledim. Şu zaman çıkacak, bu zaman çıkacak diye. O yüzden müteşabihlerle alakalı meselelerde çok keskin konuşmamakta fayda var. Net söylüyorum bunu, davbe internet değil. Net söylüyorum. İnterneti de gözünüzde çok büyütmeyin. Bir üfürüklük canı var internetin. Yapınca bitecek. Evet. Selamünaleyküm efendim. Muhammed ben bir rüyamda bana bir şeyler veriyor. Bir ki bana bir şeyler diyordu. Yanında yaveri vardı. Ne dediğini anlamayınca yaklaştım. Yüz yüze gelince tek gözlü deccal olduğunu gördüm. Yüzüne la ilahe illallah dedim.
Sonra gözü normale döndü. Kendimi yatağımda uyur vaziyette karabasanla boğuşurken gördüm. Bu sefer zikir olarak la ilahe illallah derken benimle birlikte dergahdaki kardesişlerin yüksek sesle zikre eşlik ettiğini duydum. Deprem olur gibi iki kez oldu. Kurtulamayınca sağ elimi kurtarıp ihlası okurken yedi sekiz yaşlarında bir kız çocuğu odama girdi. Hiçbir şey yokmuş ki bana bakıyordu. O da aydınlandı. O da aydınlandı. Uyandım. Efendim bana da numaranızı verir misiniz? Numaranızı sizden ders almak için istedim. Allah yardımcın olsun inşallah. İyi hadi verdim numaramı sana da. Maşallah.
Bugün soru hiç aşağı düşmedi. Elhamdülillah. Şikayetimiz yok. Selamun Aleyküm. Çocuğuma bazen bağırıyorum sonra çok pişman oluyorum ama eşişten geçmiş oluyorum. Bu konuda ne yapabilirim? Hadisi şerif. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri diyor ki, Kadınların kötüleri çocuklarına bağıranlardır. Yaşlı erkeklerin kötüleri gençliğe özenenlerdir. Allah muhafaza eylesin. Yaşlı erkeklerin kötüleri saçlarını sakallarını boyayanlardır. Genç görünmek için. Onlar ancak cihada çıkarlarsa saçlarını ve sakallarını boyamak onlara müsaade edilmiş. Veya evlenecekleri zaman saçlarını ve sakallarını boyalamalara müsaade edilmiş. Yazıklar olsun mu diyor lanet olsun mu?
Şimdi tam orayı kestiremeyeceğim. Gençliğe özenenler diyor. Yaşlılığında gençliğe özenenler. Allah muhafaza eylesin. O yüzden kadınların kötüleri çocuklarına bağırır. Çocuklarınıza bağırmayın inşallah. Annem seyr-i sülûk nedir diye soruyor. Geceniz hayırlı olsun inşallah. Bu seyr-i sülûk tasavvufi manada bir üstada intisap edip üstadın Kur'an sünnet dairesindeki doğrularını, tavsiyelerini kendisine ölçe edip kendisini terbiyeye, güzel ahlaka, ibadete yönlendirmektir.
Öncelikle sohbetiniz için sizlere teşekkür ederim. Benim sorum önceki sohbetlerinizde bahsettiğiniz Arabi Hazretlerinin hangi Adem, kaçıncı Adem sorularıyla ilgili. Hem de bu dünyanın kendi kıyametini yaşadıktan sonra ardından Allah'ın yeniden bir insan ırkını, yeni bir yeryüzü üzerine yaratabileceğini söylemenizle alakalı olacaktı.
Burada özellikle Hazreti İbni Arabi'nin hangi Adem sorusunda Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem durumu ve konumu her Adem'in zamanında nasıl tecelli etmiştir ve gelecekte olası böyle bir yeni yaratılışta onun evvel ve ahir peygamberlik makamı o dünyada nasıl tecelli edebilir? Bu noktada yine bizim kıyametimizin ardından hesaba çekilirken tüm peygamberlerin ve velilerin toplanacağını söylemiştiniz. Sonraki yaratılan alemlerin kendi içlerinde kendi peygamber ve velilerinin tecellilerini buradan düşünebilmemiz mümkün müdür? Sorun biraz uzun oldu. Sanırım, özür dilerim. Her şey için sizlere sonsuz teşekkürler. Sonra bir hayli uzun olmuş tabii de sıkıntı değil. Biz böyle adım adım gitmeye seviyoruz. Önce hangi Adem? Normalde İbni Arabi Hazretlerinin kendi haliyle alakalı, yani çok Adem gördüğünü, o yüzden dünyanın hangi Adem derken normalde Adem'le alakalı meseleyi müteşabih baktığını, o yüzden hangi Adem diye sorar. İnsanlığın başlangıcındaki Adem ile, sonradan değişik insanlık dünyanın üzerinde gelen tufanlarla,
mesela Nuh Aleyhisselam da ikinci Adem olarak bahsedilir. Böyle olunca o zaman Adem'den önce Ademlerin olması muhtemeldir. Buna öyle söyleyelim. İbni Arabi'nin hangi Adem sorusunda peygamber efendimizin durumu ve konumu her Adem'in zamanında nasıl tecelli etmiştir? Normalde Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adı, hemen kalbime geleni söylüyorum. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadis-i şerifi var. Adem henüz daha toprak yani çamur iken ben peygamber idim diyor. Öyle olunca Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliği evvelidir. Bu noktada Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliği ebedidir.
Yani ebedi olarak da peygamberdir. Biz şimdi normalde bunu Arabi gözlüğüyle, mantığıyla bakarsak bu alem bir rüyadan ibarettir. Bir rüyadan ibaretse bir kimse bir rüyanın içerisinde farklı farklı çokça rüyalar görebilir. O zaman bir kimsenin çok farklı boyutlarda, çok farklı hayat standartlarda yaşayabilir. Ve Hazreti Muhammed Mustafa'nın da sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde, bu benim kendi şahsi, kişisel inancım. Peygamberliğinin son bulmadığını, farklı farklı perdelerde, alemlerde peygamberliğinin devam ettiğine inananlardanım. Velilerin de veliliklerinin bu dünyayla son bulmadığını, farklı farklı perdelerde ve farklı alemlerde veliliklerinin de devam ettiğine inananlardanım. Çünkü normalde bizim hayatımız dünya ile sınırlı değil.
Başlangıcımız da dünya ile sınırlı değil. Bu açıdan bakarsak, başlangıç noktamızı da biz Arabi'nin kendince oturtturduğu, yerleştirdiği, ilk yaratılıştan sonraki ayağını sabit eden başlarsak biz bu meseleyi, o zaman bizim için hayatın ayağını sabit ede başladığı, ne zaman başladığı belli olmayan bir zaman diliminde ayağını sabit ede başladığını ve ne zaman, nerede, hangi hayatları yaşadığımızı bilen biliyordur muhakkak, bilmeyen bilmiyordur.
Ayağını sabit eden itibaren, hatta daha geriye doğru da gidebilir veya ileriye doğru gidebilir. İlericilik, gericilik burada ileri veya geri, bu da tam net bir şey değil anlamamız açısından. Ana rahmine düştüğümüzden itibaren biz geriden mi geldik, ileriye doğru mu gidiyoruz? Yoksa çok çok çok … ileriden geriye doğru mu düştük? Bu da ayrı bir mesele, bu da ayrı bir anlayış, ayrı bir tartışma konusu olabilir. Ben yani geriye düştüğümüze inanıyorum çünkü, ileriye gittiğimize inanmıyorum bu manada. Ama sonuçta eğer ki biz gerçekten Kur'an ve sünneti sımsıkı yapışar, Allah'a aşık olur, Resulünün izlerini takip eder, kendimize bir mürşid, bir yol gösterici bulursak, yine o ileri safhayı yakalayacağımızı, daireyi tamamlayacağımıza inanıyorum.
Biz zirveden geldiğimize inanıyorum. Biz zirveden aşağıların aşağısına geldik, biz şimdi buradan tekrar zirveye doğru tırmanabileceğiz, tırmanırsak tırmanabileceğiz. Bu açıdan bakarsak, o zaman bizim geliş noktamızda da bir sürü alemler içerisinde alem var, bizim gidiş noktamızda da bir sürü alemler içerisinde alem var. Ve her alemde Hz. Muhammed-i Mustafa'nın ruhaneti ve nuraneti mevcuttur. Hangi perdeye giderseniz gidin, onun ruhanetini ve nuranetini buluşmanız, onunla ulaşmanız mümkündür. Öyle olunca Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle alakalı ona itaat edin, ayet-i kerimesini biz her noktada itaat olarak algılarız.
Hatta bilemediğiniz bir meseleyi Kur'an'a ve sünnete götürün, yani peygamberine götürün dediğimizde biz bunun dahi bugün için geçerli olduğunu inanırız. Biz normalde bir meselede hani zora düştüğümüzde biz yazılı hadis-i şeriflere bakarız, daha da zora düştüğümüzde yazılı olmayan Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle manada tecelli ettiği, halde tecelli ettiği, işaret ettiği şeyleri de kendimize delil olarak görüyoruz. O yüzden ama bu bizim kendimize delil olur. Bu başkasına delil olmaz. O yüzden Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliği son bulmamıştır. O bütün ümmetlerinin başındadır. O sadece bugün yaşayan Müslümanların peygamberi değildir. Daha ilk evvelinden Adem'in, Adem'in, Adem'inden itibaren bütün Adem'den, Adem'lerden gelen bütün hepsi de İslam'dır.
Hepsinin peygamberidir. Ve gelecek olan bütün insan zürriyetinin de peygamberi hükmündedir. O böyle kısa akıllıların, ham kafalılarının, böyle dar kalplerin, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hor, hakir, küçük görmesi sizi aldatmasın, kandırmasın. Onlar tanımıyorlar, onlar bilmiyorlar. Onlar Hz. Muhammed Mustafa'yı sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini gerçekten tanımış olsalar, bilmiş olsalar, insanların içerisinde sevebilecekleri en mükemmel insan olarak onu görürlerdi.
Ve onun ayak izlerini takip etmeyi bir şeref, bir cihat olarak görürlerdi. O yüzden onlar bundan uzaklaşıyorlar ne yazık ki. O yüzden Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliği de son bulmamıştır. Velilerin bu manada velilikleri de son bulmamıştır. Ama bu zamanda bu perdede yaşayan bir veliye intisap etmemiz bizim en doğrusu olandır. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Kısa zamanda bu kadar toparlayabildim. Hakkınızı helal edin. Selamünaleyküm hocam. Sizden ders almak hususunda telefonla mesaj almıştım. Sanırım uygun değildiniz. Ankara'da ikametgah ediyorum. Hocam ne yapmam gerekir? Yarıncı olur musunuz?
Sizde Ankara'daki bir kardeşin, bizim ders veren kardeşin telefonunu da ben size atayım inşallah. Kendi telefonumu da atayım. Ama ona ulaşabilirsiniz her halükarda. Kusura bakmayın. Ankara'daki bir arkadaşın telefonunu size attım. Benim telefonum sizde olması lazımdı ama bir türlü şey olmadı.
Ne o? Kusura bakmayın. Yani ben müsait olduğum anlarda telefonu açıyorum. Aklınıza öyle bir şey gelmesin. Ama müsait olamadığım zamanlarda da olmuyor. Bu noktada yapabileceğim bir şey yok. Lütfen bu konuda beni mazur görün. Selamünaleyküm. Adım Yusuf Burak. Bak ışık sizi çok özledim. Bu özlem ne zaman bitecek? Bak buradayız işte. Allah iyesin inşallah. Allah yardımcınız olsun inşallah. Özlem gidiyoruz. Selamünaleyküm. Diyanet İşleri Başkanlığı Zekatların Dayanışma Kampanyaları Vasıtasıyla Toplanıp Hak Sahiplerine Ulaştırılması Caizdir diye bir açıklama yaptı. Ramazan ayına yaklaştığımız şu günlerde bizlere tavsiyelerinizi lütuf ederseniz seviniriz.
Ayrıca sohbetin yanı sıra görüntü kalitesi ve sunum da çok güzel. Allah sizlerden razı olsun. Kardeşler uğraştılar. Bugün gerçekten dünden böyle bir keşif yaptılar. Dünden keşif yaptıktan sonra bugün sabahtan itibaren böyle canhıraş yaklaşık 9-10 kişi son fasılda teknik ekip diyorlar değil mi televizyonlarda? Teknik ekip olarak son fasılda 3-4 tane arkadaş burada bir hayli mücadele ettiler.
Ben tabii mücadele eden sonuçta Cafer, Ömer kardeş, lastikçi bizim Ömer Eser, Yunus Kaba, ondan sonra Ali vardı Semazenbaşı o daha burada, Salim var, moderatör gibi burada oturuyor. Ondan sonra Salih var malum o zaten şey, ekibe yeni katıldığı Onur var bir de. Onur da ekibe yeni katılmış maşallah ateş gibi delikanlılar.
Ekibin bir kısmı da içeride çayım bitince çayımı getiriyorlar Allah razı olsun hepsinden de. Ama bugün gerçekten çok çalıştılar. Tabii bizim marangoz Burhan, yeğeni, yanında elemanı bugün bir hayli çalıştılar arkadaşlar Allah razı olsun. Hepsini de teker teker teşekkür ediyorum. İsmini unuttumumuz kaldı mı ya? Salim başka kim vardı? Mühasebeci Erkan'ın söylediğim, bir de Ahmet Can sandalye, merdiveni yetiştirdi Allah razı olsun. Bir aile çalıştı arkadaşlar. Herhalde bir ara on kişi falan geçtiydik değil mi? Evet. Bugün yayına hazırlamak için iyi mücadele etti arkadaşlar. Allah razı olsun. Teşekkür ediyoruz hepsine de.
Allah emeklerini zayi etmesin inşallah. Evet, Diyanet İşleri Başkanlığı zekatların dayanışma kampanyalarının vasıtasıyla toplanıp hak sahiplerine ulaştırılması caizdir. Eyvallah Diyanet İşleri böyle bir fetva verdiyse o kendisini bağlıyor tabii. O normalde Diyanet'in böyle birçok fetvası var, değişik fetvaları var. Uymak isteyenler o fetvalara uyabilirler. Devlet bu konuda açıklama yaptı, zekatlarınızı bu bağış kampanyasına verebilirsiniz diye. Vermek isteyenler verebilirler. Biz bu işlere pek karışmayız. Şey, onun açıklamasını duydum. İstanbul Belediye Başkanı zekatlarınızı bize verebilirsiniz, bağışta bulunabilirsiniz demiş. Onun da açıklaması var.
Yani sonuçta zekatlar buraya vermek isteyenleri kalkıp da önüne geçip de siz buraya veremezsiniz deme noktasında değilim. Ben Kur'an-ı Kerim'deki ayet-i kerimeleri söylüyorum. Zekat bir fakirlere, iki miskinlere. Türkiye için bu benim genellediğim şey. Türkiye Cumhuriyeti, devleti içerisinde duran Müslümanlar için söylüyorum. Bu benim algım, bu benim anlayışım, bu benim inancım. Ben zekat vereceksem eğer, ben Türkiye'de bir fakir bulurum, benim etrafımda çok, ondan sonra onlardan birisine kendi elimle götürürüm, ne vermek istiyorsam veririm. Veyahut da bildiğim, tanıdığım bir kimse varsa, ona derim ki al senin etrafında vardır, üç kişi, beş kişi, on kişi varsa bunları dağıtıver kardeşim derim.
İnandığım, bildiğim, gördüğüm bir kimseye. İki, ben kendimce söylüyorum. Miskinlere veririm. Böyle evi barkı yok. Fakirlere dediğim fakir nedir? İmam-ı Azam'a göre çalışıyor, çabalıyor, yetiştiremiyor. Onlar fakirdir. Nisan miktarı kadar kenarda parası yok. O fakirdir. İkincisi miskin. İşte bir gün buluyor, bir gün bulamıyor iş. Bir gün çalışıyor, bir gün çalışmıyor. Bir gün çalışıyor, üç gün yiyor. Miskin. Onlara verilebilir. Türkiye'de üçüncü olarak benim verebileceğim, din yolunda uğraşan, koşturan, cihad eden, mücadele eden, anlatan, gayret eden, sohbetlere giden, zikrullahlara giden, bunu anlatan kimse örneğin. Bunun mücadelesine girmiş bir kimse.
Ben buna verirdim, ben verecek olsam. Öyle söyleyeyim. Ve normalde örnekliyorum ben, bunu ta otuz yıldan beri söylüyorum. Ben bir vakfe zekat vermem, ben bir derneğe zekat vermem, ben vermem. Ben bir partiye zekat vermem, vermem. Bu benim kendi şahsi duruşum. Ha bir kimse kendisi verebilir, verebilir, beni ilgilendirmez kimseye bir şey demem. Kimseye bir şey söylemem. Bakın, zaman zaman zekat toplayan dernekler, vakıflar oldu. Bu zekat toplayan dernekler, vakıflar, zekatları doğru yerlere götürmedikleri tespit edildi. Zaman zaman kurban topladılar bu vakıflar, bu dernekler. Sonra bunlar basına yansıdı. Kurbanların kesilmediğine dair, değişik şeylerin olduğuna dair.
O yüzden ben, hani Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri demiş ki, ibadetleri benden gördüğünüz gibi yapın. Ben ondan gördüğüm gibi yaparım. O zaman giderim bir fukarayı bulurum, ben onun eline veririm. Veyahut da işte ne bileyim, evine bir şey alırım. Veyahut da ona ulaştırırım ben onu. Ben kendim yapamıyorsam, daha birisiyle ulaştırırım. Ama ulaştıracağım kimse de güvenilir bir kimse olacak. İnandığım bir kimse olacak. Güvendiğim, inanmadığım bir kimseye de yapmam onu. Allah beni affetsin. Şüpheci görebilirsiniz beni. Bu benim tecrübemle alakalı. Zaman zaman çünkü mesela işte, bizde bir kardeş vardı, zekat topluyordu. Sonradan işte zekatların ne olduğu, ne gittiği belli olmadı.
Filan fişman bir sürü işler çıkıyor sonra. Allah muhafaza eylesin. İstanbul Pendik'ten selamün aleyküm, aleyküm selam. İyi akşamlar hocam bir kişi tevhidi kelimeyi uzatarak söylemezse nasıl söylemeli? Ramazan erikçe hayırlı yayınlar. Yani normalde tevhid la ilahe illallah aldı tesbih eline. La ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah diye Allah'ı zikretti. O üç elif miktarını uzatmak hadislerde var. Biz onu cemaat halindeyken yaparız. La'yı üç elif miktarını da uzatırız. Öbür türlü kendi kendinize Allah'ı zikrederken uzatmanıza gerek yok. Selamün aleyküm. Peygamberler Tarihi adlı kitapta, Peygamber Efendimizin gölgesinin yere düşmediğine dair bir ibare okuduk. Merak ettik doğru mudur?
Olmuştur, doğrudur, vardır böyle bir rivayet. Bunun doğru olup olmadığını tasdik etme makamında değilim canım kardeşim benim. İkinci soruyu da sormak istiyorum müsaadenizle. Estağfurullah sorun. Az evvel bir başka soruda kadının kocasının arkasında namaza durması soruldu. Cevabı tam anlayamadım. Kadın kocasının arkasında namaza dururken imama tabi olur gibi mi niyet etmeli? Evet. Sadece ben ve eşim namaz kılarken cemaat olmuş oluyor mu? Olmuyor. Ama sana tabi olabilir mi? Evet. Selamün aleyküm. Kızım, amine, kübra dünyaya geldi. İmmetleriniz inşaat dualarınızı eksik etmeyin. Allah mübarek eylesin.
Cenab-ı Hak cümleye hayırlı evlat versin inşallah. Tasavvuf ıstılağında pir makamı ne demektir? Her mürşidi kamil olanlar pir midir? Eğer öyleyse kendi adlarına tarikat kurabilirler mi? Pir makamı yedilerdir. Hani üçler, beşler, yediler hadis-i şerifte geçer ya sonra kırklar. Bu yedi kişi pir makamındadır. Bunlar kendi adlarıyla, kendi isimleriyle tarikat kurabilirler mi? Evet. Kübrevi tarikatı gibi. Ondan sonra eşrefollu Rumi Hazretleri'nin eşrefi tarikatı gibi. Normalde bunlar kendi isimlerini. Mesela Üftada Hazretleri'nin tarikatı gibi. Onlar kendi isimlerine, kendi adlarına tarikat kurabilirler mi? Yani kendi sağlıklarına belki de bunu denirttirmezler. Ama öldükten sonra onların adına bir yol açılabilir mi?
Evet, millet rüyasında görür. Rüyasında gördükten sonra mesela işte Halidi kolu gibi Halidi Bağdadi'den gelir. Normalde bunun gibi böyle bir pir makamına gelen bir kimse, böyle bir kol, yol açılabilir mi? Evet, arkasından gelenler bunun rüyalarında görürler. Bunun rüyalarında, hallerinde görürlerse onlar da biz işte ilk kola bağlıyız diyebilirler. Bunda bir sıkıntı yok. Selamun Aleyküm, geceniz mübarek olsun. Gizli olan bir şeyi bulmak için Esma-ül Hüsna'a geçen Allah'ın isimlerinden anlamlarına bakarak belli bir sayıda çekebilir miyiz? Veya istareye, rüyaya yatabilir miyiz? Yatabilirsek neleri okumamız ve zikretmemiz gerekiyor? Allah sizden razı olsun. Belli bir tesbihat çekip rüyada görebilir miyiz?
Yani normalde bunlarla alakalı bu tip şeyleri yazan eserler, kitaplar var. Ben hiçbirisine de itibar etmiyorum. Benim itibar edeceğim hadiste sahih olması lazım. O yüzden hadis şeriflerde yoksa onlara itibar etmiyorum. Birileri böyle şeylere itibar edip bunu yapabilirler mi? Allah'ın isimlerini belli bir sayılarda çekebilirler mi? Evet, yani normalde istare yapabilirler mi? Evet, belli zikirlerden sonra belli dualar edip belli şeylerde istare yapabilirler mi? Evet ama bana sorarlarsa ben yapmam. Ben sünnet-i seniyede ne varsa onu tavsiye eder, onu yaparım. Hayırlı geceler. Ya öğrenen ol, ya öğreten ol. Ya dinleyen ol, ya da ilmi seven ol. Fakat sakın beşincisi olma yoksa helak olursun.
Bu hadisteki beşincisi olma dediği nedir? Cahillerden olma. İsyan edenlerden olma. İnkar edenlerden olma. Allah bizi muhafaza eylesin inşallah. Selamun Aleyküm efendim. Hadis inkarcı tayfanın diline doladığı hanımların sünnet olayını açıklar mısınız? Normalde bu çok eski bir gelenek. Bu Orta Doğu'da ve Mısır'daki kadınların, Afrika'daki kadınların normalde sünnetiyle alakalı. Bu İslam öncesi vardı. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buna seslenmedi. Yani bunu yapmayın demedi, yasaklamadı. Yapın da demedi. O yüzden bu normalde genelde çok eski bir gelenek, eski bir kadınların yapmış olduğu bir işler.
O yüzden yapılır yapılmaz bu illaki bir şey değil. Bunu böyle büyütmenin de bir anlamı yok. Bir kadın bunu isterse yaptırır, isterse yaptırmaz. Onda bir sıkıntı yok. Büyütülecek bir şey de yok. Yani normalde tarih, insanlık tarihi neler yapmışlar, neler denemişler, neler söylemişler. Yani bunu normalde kadının bu noktada sünnet olması kadına bir zarar değil. Hatta tıbben faydalı olduğuna dair şimdi tıpçılar konuşuyor. Eee? Demek ki çok eski bir, mesela bunu hadis inkarcıların diline dolamadı, bir şey kalmadı zaten. Korona maymunları öldürmüyor. Eğer maymundan gelseydik biz de ölmezdik. Çok güzel. Allah yiyesin inşallah ya. Onların bir kısmı maymundan gelmiş olabilir sebep.
Çünkü Cenab-ı Hak bu artık hangi kavimdi, hangi perdede yaptı, hangi Adem'in çocuklarını maymuna çevirdi bilemiyoruz ki. Cenab-ı Hak ayet-i kerimede bir kısım insanları maymuna çevirdiğini, bir kısım insanları da timsaha çevirdiğine dair rivayetler var. Demek ki onların belki de ataları maymun olabilir. Benimki Adem aleyhisselam. Ramazan bayramı yaklaştığı teyze kızı İngiltere'de yaşamakta. Bayramda muhtemelen Türkiye'ye gelecek İngiltere'de ateist İngiliz biriyle evlendi. Teyzem kızı için Müslüman diyor. Teyzem kızı için Müslüman diyor. Teyze kızı ateist eşinin Müslüman olması için ne yapabilirim, ne yapabiliriz? Çok zor bir şey.
Eğer teyzenin kızı Müslümansa, evlendiği erkek ateistse zaten dini nikahı olmadı. Çünkü Müslüman bir kızın ateist bir adamla evlenmesi caiz değil. Ben İslam hukuku açısından söylüyorum. Ben İngiltere hukuku, Türkiye hukuku için söylemiyorum. Allah selametlik versin inşallah. Selamun aleyküm. Gelip oldan selamlar sizi çok özledik. Mevlevane'yi de ne zaman biter bu ayrılık? İnşallah en kısa zamanda biter. Rabbim iyi eylesin inşallah. Selamun aleyküm. Nişanlım çok agresif ve agresif olunca ağır konuşuyor. Bu durumda ne yapmalıyım?
Okuyabileceğim bir dua var mı acaba? Ben konuşmayayım. Ben konuşmayayım. Böyle agresif bir kimseye okunacak bir dua bilmiyorum. Allah beni affetsin gerçekten. La havle ve la kuvvete illa billahi illa aliyel azim çekebilirsin. Ama agresiflik, sinirlilik şeytandan. Bu hadis-i şerifi biliyorum. Yani bir kimse sinirlenmesi, agresif davranması şeytani bir şey. Ve agresif, sinirli davranan bir kimsenin ağır konuşması da heva ve hevesine uyduğunu, ahlakının iyi olmadığını gösterir. Allah muhafaza eylesin. 20 yaşından küçük kardeşim var. Hafta sonu ailecek köydeki evimize gitmeyi düşünüyoruz. 20 yaşından küçük kardeşimin bu sebeple dışarı çıkması uygun olur mu? Devlet yasakladı 20 yaşına kadar olan bütün çocukları.
Ama özel bir izin alın deyin ki böyle böyle köyde tarım yapıyoruz. Tarım yapacağımız için köye gitmemiz lazım. Tarım yapanlara müsaade ediyor. Valilikten izin alın, öyle gidebilirsiniz. Öğrenci iken aldığım krediyi ödemek için para biriktirdim. Şu an o parayla araba almayı düşünüyorum. Ama kesin karar veremedim. Sizce biriktirdim parayı, nereye harcamamayayım? Siz bilirsiniz. Bu krediyi nereden aldığınızı bilmiyorum çünkü. O yüzden yani normalde mesela diyelim ki bir vakıf vermiştir. Vakıf sizden hemen istemiyordur. Ne bileyim bir şeyler vardır. Bir sürü kredi var çünkü. O yüzden bir şey diyemiyorum.
Siz bilirsiniz dedim. Selamun aleyküm. Ailemde aynı evde karantina altında olan var. Ona ayrı yemek verdiğimizde çoğunu yemiyor. Ve ben de yiyemediğimden dolayı çöpe gidiyor. Çöpe atan da benim. Bu noktada kendimi suçlu hissediyorum. İsraf ediyormuşum gibi sürekli ne tavsiye edersiniz? Az verin. Yani çok vermenize gerek yok. Karantinada diye. Tabaklarını küçültün. Az verin. Bunda bir sıkıntı yok. Çöpe gitmesin. Selamun aleyküm. Sürekli sonum ne olacak diye düşünüp duruyorum. Şu an zikredebiliyorum. Ama ya son nefesimizde imansız gidersem diye. Sürekli içimde sıkıntı ve vesvese var. Ne tavsiye ederseniz. Ben öyle düşünmüyorum. Ben sonumu ne olacak diye düşünmüyorum.
Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz öyle diriltilirsiniz. Hadis-i şerifini kendime ölçe alıyorum. Diyorum ki yaşadığım gibi öleceğim. O zaman ben Kur'an'a, sünnete, imana, İslam'a uygun yaşayayım. Ona göre uygun olarak da bir öleceğim. Hani diyor ya dilin Allah'ın zikriyle ıslak olsun. Dilimi Allah'ın zikriyle ıslak etmeye gayret ediyorum. Selamun Aleyküm, hayırlı akşamlar. Kalbin açılması nedir? Ellerinizden öperim. Yolda yürüyorsun Allah'ı zikrede zikrede. Şimdi sağdan salim çıkacak diyorsun. Tak salim çıkıyor. Veya yolda yürüyorsun. Orada kabristanlık yok. Oradan kabirden birisi diyor ki Esselamun Aleyküm ben burada kabirde yatıyorum.
Beni burada hiç kimse bilmiyor diyor. Kalbin açılması bu. Kalbin açılması daha ileri boyut. Yani karşındaki kimse konuşuyor sana ama sen onun gerçeğini, söylediğinin gerçeğini film şeridi gibi farklı bir pencerede izliyorsun. Ve onun yalan söylediğini görüyorsun. Ama ona yalancısını da diyemiyorsun. Bu kalbin açılması. Karşındaki kimse aslında çok kızıyor sana. Kalbinde neler neler neler neler geçiliyor. Ama izine tebessüm ediyor ya. Sen onun tebessümüne bakıp sen de ona tebessüm ediyorsun. Ama onun kalbinden, senin hakkında neler geçirdiğini Cenab-ı Hak sana gösteriyor. Kalbin açılması bu. Daha ileri boyutları var. Bu kadarı yeter herhalde.
Selamünaleyküm Ey Muhammed biz senden önce hiçbir elçi ve hiçbir peygamber göndermedik ki, o bir şey temenni ettiği zaman şeytan onun arzusuna şüpheler karıştırmasın. Bunun üzerine Allah şeytanın karıştırdığı şüpheyi giderir. Sonra da Allah ayetlerini tahkim eder, güçlendirir. Allah alimdir, her şeyi bilir, hakimdir, hikmet sahibidir. Ayetini nasıl anlamalıyız? Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden önceki peygamberlerin küçük zelleleri oldu. Kalplerine böyle küçük küçük şeyler indi. Allah onları tedavi etti, terbiye etti. Yine aynı selamünaleyküm. Bazen bana bir korku geliyor son nefeste imanımı.
Kaybetmekten çok korkuyorum. Bunu nasıl yenerim? Kıymetli kardeşler bunlar kaygı bozuklukları. Bak az önce de böyle birkaç tane daha böyle soru geldi. Bunlar kaygı bozukluğu. Bunlar hep hayata şüpheyle bakarlar. O yüzden siz hayatınızı düzeltin, yaşantınızı düzeltin. Ne yapın? Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışın. Namazlarını dost doğru kılın. Haramlardan uzak durun. Allah'ı çokça zikredin. Bu hadis-i şerifi kendinize ölçe edinin. Nasıl yaşarsanız öyle öleceksiniz. Allah bizi onlardan eylesin. Selamunaleyküm. Ben on yıldan beridir derslere geliyorum ve günlük virdimi çekiyorum. Ama rüyamda sizi göremiyorum. Ben nerede hata yapıyorum?
Bu konu yüzünden çok üzgünüm. Allah üzgünlüğünü gidersin. Cenab-ı Hak gönlünün muradını versin inşallah. Rabbim muhafaza eylesin. Sımsıkı yapışalım inşallah. Selamunaleyküm. Şuur nedir? Nasıl şuurumuzu arttırabiliriz? Yani bir şeyin doğrusunu, iyisini bilip onu yaşamak. Bir de toplumumuzda yaşanan bazı olayların tüm Müslümanlara mal edilmesi. Bundan dolayı tüm Müslümanlar genelinde hakaret edilmesine, ömrecilerin davranışları gibi. Özellikle sosyal yaşantımızda cevap vermede zorlanıyor ve üzülüyoruz. Nasıl tepki vermeliyiz? Zaten normalde en büyük problem bu. Müslümanların ahlakı, sosyal medyadaki ahlaklar, sosyal medyadaki ahlaklarla aynı seviyede değil. Sosyal medyada öyle ahlaksızlıklar var ki, öyle ahlaksız sözler, öyle ahlaksız davranışlar var ki, bir Müslümanın ona cevap vermesi mümkün değil.
Sosyal medya denilen şey bu manada gerçekten çok kirli kullanılıyor. Hiçbirisine cevap vermeye çalışmayın. Yani normalde benim Twitter'a da yazıyor adam, cahil, cüheylâ, böyle hakaret ediyor, böyle pis pis konuşuyor. Yani normalde cahil, bildiğiniz cahil. Ama onlara cevap vermeye kalksan bitmez ki, sonu yok. O yüzden biz işimize bakalım. Kur'an ve sünneti birbirimize tebliğ edelim. Kur'an ve sünneti birbirimize tavsiye edelim. Adam hakaret etmek için beni takip ediyor. Ya düşünebiliyor musunuz? Adam hakaret etmek için takip ediyor. Bir şey öğrenmek için değil. Yani bir hadisten alıntı yapıyorum. Altını üstünü tırnaklıyorum. Bir de hadis-i şerif yazıyorum.
Bu hadisi uydurdun sen diyor bana. Sonra bir başkası cevap yazmış. Hadis-i şerifin komplesini vermiş. Cahil insanlar, kaba kaba konuşuyorlar, hakaret ediyorlar. Bildiğin hakaret ediyor. Ama mümin, müminin aynasıdır. Eee normalde bunlarda kendilerini aynada görüyorlar. Ne görüyor? Hakaret ediyor. Kendini aynada görüyor. Biz hakaret edemeyiz ki, biz güfredemeyiz. Biz aşağı kelimeler kullanamayız. Kullanıyor bunlar. Yani bir de böyle namazında, abdestinde, orucundaymış gibi, sanki Kur'an ve sünnete bağlıymış gibi kimseler kullanıyor bunu. Yani Müslüman odur ki, dilinden diğer Müslümanlar, elinden diğer Müslümanlar emindirler. Ya sosyal medyada hangi Müslümanın dilinden emin olacağız şimdi?
Adam sakallı resmini koymuş. Adam istediği küfrü yapıyor, istediği hakareti yapıyor. Hadi bir de bakıyorsun böyle, bu hakaretleri yapanlar, bu küfürleri yapanlar, böyle bir cemaatin, bir tarikatın, bir partinin, yani İslami kesimden söylüyorum, mensubu gibi görünüyorlar. Enteresan şey bu. Hadi belli bir Türkiye'de böyle ateist, dinsiz, layık kesim var. Onları biliyoruz zaten. Onlar tamam. Onlara söyleyecek bir sözüm yok. Onların böyle genç nesilleri böyle çok çirkefçe konuşuyor. Hadi onların olgunları böyle değil. Ama İslami kesimde aynı şeyden nemalanıyor. Hadi o kimse ahlaksız, o kimse seviyesiz, o kimse ateist, onu söylüyor. Ve Müslümanım diyen kimse, sen nesin?
Sen ne söylüyorsun? O yüzden normalde o sosyal medyada konuşmayın bile, cevap bile vermeyin. Ya adam normalde muhafazakarmış gibi görünen, muhafazakarmış gibi bilinen adam, ya gazetesinde yalan söylüyor. Adam benimle alakalı gazetesinde tutuklandı Mustafa Özbaa dedi. Bir de yalan haberi de çaktı altına üstüne. Ya kendim okumamış olsam, diyeceğim ki ya yok ya böyle bir şey yapmamıştır hiç kimse. İşte neydi o şehir medya mı, Bursa medya mı ne? Şehir medya. Neydi o adamın adı? Nezir Asaroğlu. Adam yazdı. Tutuklandığımı yazdı benim. Yazıyor. Sosyal medya böyle bir yalan bir medya. Ve işin en ilginç noktası, yalan haberin cezası yok Türkiye'de. Yani bir kimse bir gazeteci, bir basın kartı eline tutuşturdu, istediği kadar yalan haber yapabiliyor.
Yargıtay böyle karar vermiş. Şimdi Cumhurbaşkanı olan, daha önce Başbakanımız olan Tayyip Erdoğan için Oda TV'de böyle bir yalan haber olmuş. Tayyip Erdoğan da o zaman için mahkemeye vermiş. O zamanlar Başbakan ya, işte böyle belli bir mücadele, savaş devam ediyor. Oda TV'nin yalan haberine, Yargıtay yalan haber yapabilir diye iştahat etmiş. Bana avukat söyledi. Ben çünkü bu adamı mahkemeye veremiyoruz mu? Yalan haber yaptı bu adam dedim ben. Versek de bir şey çıkmaz. Çünkü yalan haberin cezası yok. Yargıtay'ın bu kararından dolayı dedi. Arkadaşlar, böyle bir ülkede yaşıyoruz. Yalan haberin, yalan haberin Türkiye'de cezası yok. Yalancılığın cezası yok. Fuhuş'un cezası yok.
Kumar'ın cezası yok. O yüzden bangır bangır bağırıyorum. Haramlar cezasız bu ülkede. Adam hakaret ediyor istediği gibi. Adam yalan haber yazıyor istediği gibi. Adam medyada da yalan söylüyor. Her yerde yalan söylüyor. Ve normalde o yalanı da arttırıyor. Diğer haber ajanslarına göndermiş adam. Bu şehir medya denilen yer diğer medyalara da göndermiş. Tutuklandı Mustafa Özbağ diye. E canı sıkılıyor ya. Canının sıkılması da ne? Beninki yalan haber değil. Yani adam gitmiş orada İnegöl'ün dağının tepesindeki yerine. Turizm imarı çıkarmış. Biz de onu dillendirince kızdı bize. Huu hu. Selamun aleyküm.
Ben de evde başı açık ve eşofmanla dolaşıyorum. Bunun günahı var mı? Başı açık olursan evde melekler senden kaçarmış diyorlar. Bu ne kadar doğru. Cebrail aleyhisselam Hazreti Ayşe annemiz öyle dolaşırken vahiy getirecekti. O yüzden vahiy getireceği zaman Cebrail aleyhisselam Hazreti Ayşe annemiz başı açık dolaşıyor diye gelmedi. Eğer senin eşine de vahiy gelecekse ve Cebrail aleyhisselam inecekse sen de başın açık dolaşma canım kardeşim. Selamun aleyküm. Ellerinizde nasil et de öperiz. Sizi çok özledik. Tekirdağ tasavvuf vakı olarak hayırlı geceler diliyoruz. Allah razı olsun. Şu an baktığımızda insanların haramları fütursuzca işleyebildiği bunların da yasak olmadığını bir düzen ve zamandayken deccal ile deccalı sistemin daha fazla insanların üstünde ne etkisi olacaktır?
Daha daha bundan daha fazlası var. Hadis-i şerifte diyor ya yani gelecek günleri arayacaksınız diyor. Geçmiş günleri arayacaksınız gelecekte diyor. Daha da artacak daha da artacak daha da artacak diyor. O yüzden evet biz mücadele edeceğiz daha iyi olması için. Biz mücadele edeceğiz Kur'an sünnetine hakim olması için. Bizim işimiz o. Bizim normalde bugün için yapacağımız o. Ama geleceği Allah biliyor. Efendim ismim Meltem ismimi değiştirmeye gerek var mı? Valla bence bir sakıncası yok. Bilmiyorum ki neden değiştireceksin. Selamun Aleyküm. Sizi rüyamda bir ara sık sık görüyordum. Uzun zamandır göremiyorum ve çok üzülüyorum.
Size rüya çok şeyi anlatmak istiyorum. Ama sizi görünce anlatacaklarımı anlatamıyorum. Buna da çok üzülüyorum. Allah yardımcın olsun Rabbime iyilik versin inşallah. Selamun Aleyküm. Öğle ve yatsı namazlarının son sünnetlerini kılmaya sürekli vir dedinsek olur mu? Harika olur. Zaten kılmanız lazım. İbni Ömer radıyallahu anh'dan rivayetle Nebi sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki Her kim Kur'an'ın üçte birini okursa mutlaka ona peygambere verilen Kur'an bilgisinin üçte biri verilmiştir.
Her kim Kur'an'ın yarısını okursa muhakkak ki peygambere verilen Kur'an bilgisinin yarısı ona verilmiştir. Her kim Kur'an'ın üçte ikisini okursa muhakkak ki peygambere verilen Kur'an bilgisinin üçte ikisi kendisine verilmiştir. Her kim Kur'an'ın tamamını okursa muhakkak ona peygambere verilen Kur'an bilgisinin tamamı verilmiş olur. Ancak ona vahy edilmez. Harika. Bu hadisteki HSL için, Kur'an'ı Arapça mı okumalıyız? Yani normalde mümkünse Kur'an'ı kendi dilinden okumak, kendi dilinden ezberlememiz lazım. Ama aynı zamanda da Kur'an'ın normalde mealini de bilmemiz lazım. İnşallah.
Enes radiyallahu anh'dan ona vebayı sorduklarına şöyle dedi. O size bir rahmettir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in bir duasıdır. O bu duayı Rabbine ümmetinden kargaşa, cinayetleri kaldırmasını dileyince, bu dilediğini Allah kendine vermediği zaman yapmış ve şöyle demiştir. Allah'ım veba ve ölümle. Eyvallah. Bu noktada sohbetin başında dediğim gibi, biz bütün hastalıklarını lütuf olarak görürüz. Vana selam olsun. Sol bacağımda sorun var. Oturarak namaz kılarken iki bacağımı da mı uzatarak kılmalıyım? Yoksa sadece sorun olanı mı? İkisi de olabilir. Anne babaya zekat haberleri olmadan verilebilir mi? Çocukların anne babalarına zekat vermeleri uygun değil. Annesinin annesine, annesinin annesine, babasına, babasının babasına, babasının babasına.
Bunlara zekat vermesi caiz değil. Babanın çocuğuna, çocuğunun çocuğuna zekat vermesi caiz değil. Bir arkadaşım mal almam için sermaye olarak bir miktar, selamun aleyküm, aleyküm selam. Bir arkadaşım mal almam için sermaye olarak bir miktar para vermek istiyor. Sadece bu alım-satımdan kaynaklanan kazanca ortak olsa, hiçbir emek vermediği için, sadece para verdiği için, bu ticaretten kazanılan kar payı faiz olur mu? Olmaz. O sermaye ondan çalışmak senden kar ortaklığı yapıyor. Alacaksınız, satacaksınız. Karı ortak olarak paylaşacaksınız. Çünkü zararı da mı ortak, karı da mı ortak, onu da konuşun. Kar zararı ortaklığı mı? Onu da konuşun. Selamun aleyküm. Ben rahmetli Somuncu Baba'nın damadı Yunus Dağlı. Ve aleyküm selam.
Ailecek sizi dinliyoruz, sizi çok özledik. Allah mümininiz olsun, geceniz, cumanız mübarek olsun. Allah razı olsun. Selam söyle bütün aileye inşallah. Selamun aleyküm. Hayırlı akşamlar. Tasavvufta renklerin anlamları var mıdır? Evet. Rüyada görülen renklerin nefis meratibleriyle ilişkisi var mıdır? Evet. Selamun aleyküm. Sizi seviyoruz. Deccalistlere rağmen bize sohbet ettiğiniz için teşekkür ederiz. Allah razı olsun. Allah da sizi sevsin. Selamun aleyküm. Ben hep Kur'an-ı Kerim'i, Arapçasını çok okumak istiyorum ama bir türlü okuyamıyorum. Dua eder misiniz? Allah yardımcınız olsun inşallah. Selamun aleyküm. İdris aleyhisselam cennette yaşıyor mu?
Sağ mı? Evet yaşıyor. Sağ. Zikretmek, oturup zikretmek dışında farzları uyup nafilelerle yaklaşmak mıdır? Değilse zikretmek nedir? Zikir büyük bir şemşiyedir. Oturup zikretmeyi içine alır, namaz kılmayı içine alır, nafilelerle Allah'a yaklaşmayı içine alır, ondan sonra haramlardan uzak durmayı içine alır, bütün her şeyi içine alır. Selamun aleyküm. Malum evlerdeyiz. Açıklamalı olarak fıkıh ve hadis kitaplarından hangi kitapları önerebilir misiniz? Sizden razı olsun. Normalde hadis kitabı Riyay-ı Salih'in olabilir, tergip olabilir örneğin. Daha geniş. Fıkıh kitabı da El-Hidaye olabilir. Geçen hafta sizi ve kardeşleri bizim evde zikre topluyorum.
Fakat virüsten dolayı gizliden yapmaya çalışıyorum. Size de her şeye göze aldım. Diyorum bir de zikre gelen arkadaşlar kapının önünde şehriyeli pilav dağıtıyoruz. Bundan ben de yiyorum. Oh afiyet olsun, nur olsun inşallah. Gene başladık Riyay'ılara. Vallahi hakkınızı helal edin. Yani normalde selamun aleyküm. Namazda gözlerimi kapatman mahsuru var mı? İmam-ı Azam'a göre mahsurlu demişler. Sıkıntı yok. Selamun aleyküm. Nurculardan konuştuğum biri bana dedi. Mehdi'den kasıt. Bediüzzaman Hazretleri'nin Risale-i Nur ve Recep Tayyip Erdoğan'dan, İsa'dan kasıt ise de Hristiyanların düşüncelerinin yayılması bu ayeti hadisi reddetmeye girer mi?
Girmez. Herkes istediğini, Mehdi istediğini İsa görebilir. Nafile oruç tutarken adetinden dolayı orucu bozulursa orucu yerine tekrar tutması gerekir mi? Evet, abid diye kimlere denir? Allah'a ibadet edenlere. Yüce Allah bir kutsi hadiste şöyle buyurmaktadır. Ben ortakların ortağından uzağım bir kimse başkasını benimle ortak tutarak bir amel işlerse, ben o kimseye ortak koştuğu terk ederim. Amelin emrini ortak koştuğumdan alsın diyor bu hadisteki ortaklığından kastedilene gizli şirk. Ulema diye kimlere denir?
Alimlere ulema denir. Müteşabih diye çok kullanıyorsunuz. Ne demektir? Anlamı kesin olmayan, hukuki değil. İstismar ne demektir? Bir şeyi böyle şey, farklı bir noktaya götürmek, istismar etmek. Birisi sana hayır olsun diye bir şey söylüyor, sen onu istismar ediyorsun. Sanki böyle bir makam veriliyor, o makamı istismar ediyorsun, kötü niyette kullanıyorsun gibi. Selamun Aleyküm, benim engelli bir kızım var. Kızımın okuldan yardım yapılıyor, zekat olarak dendi. Bizim durumumuz ortal, eşimin rızası yok. Bizim durumumuz iyi ihtiyacı olan alsın diyor. Biz bu durum yardım alırsak helal midir? Normalde eğer ki nisap miktarı kadar kenarda paranız var ise, onlar da size bu yardımı yaptılarsa, onu alın bir başkasına verin.
Onlar da incili kırılabilirler. Ya da gidin onlara usulünle uygun bir şekilde kendinizin, sizin zekata tabi olmadığınızı söyleyin. Eğer zekata tabiyseniz alın çünkü verilen hediye almamak ona muhtaç olmak olur. Allah muhafaza eylesin. Selamun Aleyküm, kız çocuklarının saçlarını üç numarayı vurmasında bir sakınca var mı? Eğer normalde kestirmek istiyorsa, bu noktada işte hani bir kepek olur, bir rahatsızlık olur, bir sakınca olmaz. Ama erkeğe benzemek için olursa sakınca olur. Allah muhafaza eylesin. Sorun, bütün bu deccaliyet fitnelerine karşı müminlerin durumu nedir?
Kendilerince Allah'ı sevmeye, zikretmeye gayret eder müminler deccaliyetten korkmalı mıdır? Deccaliyet onlara etkisi nedir? Ya normalde şimdi Müslümanların bazen hallerine baktığımızda, ümitsizlik deryasına kapılacak gibi oluyoruz. Ama yeniden silkelenip tövbe edip diyoruz ki, yok derlenip toparlanmamız lazım. Bu deccaliyeti yenmemiz lazım diyoruz. İnşallah öyle olanlardan olalım. İnşallah. Bir de bazen verdiğimizin ilk halindeki, La ilahe illallahü vehtahu la şerikele lehul mülkü ve lehul hamdu ve hua la kulli şeyin kadir zikrini özlediğimi hissediyorum. Günde yüz tane bütün herkes isteyen yapabilir onu. Mecburiyet yok.
Hadiste sabit çünkü o. Selamun aleyküm. Ben bir markette çalışıyorum. Virüsten dolayı annem ve babam işten çıkmamı istiyor. Ama ben de çalışmak istiyorum. Ne yapmalıyım? Ya normalde eğer işe ihtiyacın olmamış olsa çalışmazdın. Demek ki işe ihtiyacın var çalışıyorsun. Annen baban bu noktada senin ihtiyaçlarını göreceklerse çıkabilirsin.
Hocam birini seviyorsan o biliyor ve konuşuyor. O kişiye ne yapmak gerek? Bu kişi sizin dervişiniz. Git işte Allah'ın emrini koy evlen. Rüya okumayacağım. Hocam eşim evde her şeye karışıyor.
Her şeye kızıyor. Bu da bazen beni ve çocukları üzüyor. Şu anda sizi dinliyor. Tavsiyelerinizi bekliyoruz. Eğer normalde kızmak şeytani bir şey. O yüzden kim olursa olsun gönül arzu eder ki Kur'an ve sünnete uygun davransın. Kur'an ve sünnete uygun hareketler etsin. Sizler de tatlı tatlı olan Kur'an ve sünneti anlatın inşallah. Selamun Aleyküm. Hayırlı akşamlar. Allah razı olsun Aleyküm Selam. Zekatımızın bir kısmını Ramazan ayı içerisinde. Kalan kısmını Ramazan ayından sonraki aylarda vermemiz uygun olur mu? Olur. Onda bir sıkıntı yok. İster yani Ramazan ayında hepsini verebiliyorsanız. Nur ala nur. Ama veremiyorsanız normalde Ramazan'dan sonra da verebilirsiniz.
Bunda bir sıkıntı yok. Selamun Aleyküm. Kaç Adem vardı? Saymadım ki. Belki izleyemeyeceğim ama tebrik ederim sizi. Durmak yok demiş. Eyvallah.
Selamun Aleyküm. Benim eşim şu an hastanede yatıyor. Duanızı istiyoruz. Allah mümininiz olsun inşallah. Ben namaz kılarken böyle içim kıpır kıpır oluyor. Harika. Sizi dinlerken tevhid çekiyorum. Bir sakıncası var mı? Yok. Allah yardımcınız olsun inşallah. Kızım nişanlı, dini nikahlı. Oruç fitresini bizim mi vermemiz lazım?
Nişanlısı mı hakkınızı helal edin? Nikahı kıydıysa nişanlı değil. Nikahı kıymışsınız. O onun eşi olmuş. O hatta bir kimse, bir kadını, bir kızı kendisine nikahladıysa, onun yemesinden, içmesinden, giymesinden, her şeyinden sorumludur. Hatta annesinin, babasının yanında kalıyorsa o kadın, annesinin babasından helallık alması lazım. Kaç ay durdu? Üç ay durdu. Üç ay burada durdu. Ben masrafını karşılayayım. Üç ayda ne kadar yedi? Örneğin binerlerden üç bin lira deyip teklif etmesi lazım. Veya helallaşması lazım. Selamun Aleyküm. İşrah namazı güneşten kaç dakika sonra kılınabilir? Bir mızrak boyut çıktıktan sonra. Hayırlı akşamlar, ben Fransa'da yaşıyorum.
Benim fitremi babam ödese olur mu? Yoksa benim ona fitre miktarını yollamam mı gerekir? Baban sizin adınıza niyetlenip onu verebilir. Kusura bakmayın, birkaç kişi sordu fakat şunu anlayamadım. Eşimle ben yan yana namaz kılıyoruz. İkimiz de kendimiz ferdi olarak kılıyoruz. Eşim yine de benden önde mi kılması lazım? Kadın erkek namaz kılarken ister ona tabi olsun ister olmasın. Bir insan boyu yani secde boyu arkasında kılması lazım. Kadının yan yana kılması erkeğin namazını fasit eder. Hakkınızı helal edin. Sünnet-i seneye de gizli bir şey bulmak için tavsiye edeceğiniz bir hadis-i şerif var mı? Yok, bilmiyorum.
Bir de bunu yapmak için üstadımızdan izin almamız gerekir mi? Ya normalde üstadından izinsiz bir şey, böyle şeylere kalkışman çok hoş olmaz zaten. 10 yaşındayım, Ramazan orucunu tutup sonra da anneme hediye etmek istiyorum. Olur mu? Ramazan orucunu tut, sevabını annene hediye et. Yayın, ses, görüntü çok güzel. Allah başta sizden ve meygeçenlerden razı olsun. Allah razı olsun inşallah. Ramazan bayramında inşallah sizlerle doya daya bayramlaşabiliriz. İnşallah. Selamun Aleyküm. Benim komşum nisab miktarı altın var ama kayınpederine borç vermiş. Günü belli değil, bunun zekat vermesi gerekiyor mu? Hayır. O ne zaman para eline geçti?
Para eline geçecek. Bir yıl kendisinde duracak, ondan sonra verecek yine. Selamun Aleyküm. Sağlık personeliyim. Sağlık personelinin çoğunda bir kaygı var. İnsanlar korona oldular ya da olacaklar diye oturup ağlıyorlar. Acaba biz mi çok iyi niyetiz yoksa insanlar mı karamsar? Bu psikolojik baskıdan etkilenmemek için, sağlık çalışanlar için tavsiyeleriniz nelerdir? Allah yardımcılar olsun, gerçekten kolay şeyler yaşamıyorlar. Bütün sağlık çalışanlara hep tavsiyelerde bulunuyorum. Bizim kardeşlerin hepsine de ve bize ulaşanlara. Diyorum ki bol bol Allah'ı zikredin, Allah'a isyan etmeyin. Bu başınıza geldi. Bu gerçekten sağlık çalışanları şu anda bu korona virüsünden dolayı ölmüş olsalar şehit hükmündeler.
Aslında bu virüsten dolayı öyle sağlık çalışanların devlet şehit hükmü oluşturması lazım. Çünkü yani gerçekten zor şartlarda şu anda görev yapıyorlar. Allah onların yardımcıları olsun. Ama sağlıkçıların hepsi de bu benim kendimce onlara önerilerim. Abdestli olmaya gayret etsinler. O bütün her şeylerini abdestli bir şekilde giysinler. Çıkarmadıkları müddetçe onların üzerlerine mest edebilirler abdestleri kaçtığında. Öyle namazlarını kılabilirler. Ve Allah'ı çokça zikretsinler. Tehide devam etsinler. La ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah diye. Ve Cenab-ı Hakk'a da yalvarsınlar ya Rabbi hastalarımıza şifa ver diye. Bu normalde dinsiz imansızlara bakmayın.
Siz böyle imanlı bir şekilde, ihlaslı bir şekilde hastalarınıza yaklaşın. Bunu bir vatan meselesi olarak görün. Bunu böyle bir vatan meselesi olarak görün ki canhıraş çalışın. Yani şöyle düşünün. Bunların hepsi de birer birer tecrübe olarak görün. Örnek diyorum. Bir savaş oldu. Bir deprem oldu. Bir felaket oldu. Böyle şeyler yaşandı. İnsanlar bu tip şeylere alışkın olması lazım. Alışması lazım. Bilemiyoruz ki Cenab-ı Hak bizim önümüze ne koyuyor. Bakın aniden bütün dünyaya Allah'a çıplama gibi attı bir virüs. Başımıza ne geleceği belli değil. Valla zengin dinlemedi, fakir dinlemedi. Kral dinlemedi, kraliçe dinlemedi, sokaktaki insan dinlemedi. Herkese yavaşça musulcem girdi.
Görünmeyen bir şey bir de. Süliyet gibi, hayal gibi. Girdi, herkesi çepeçevre sardı. Koca İngiltere Başbakanını bilen yatırdığı yere. Bak kraliçe burnunu dışarı çıkaramıyor. Bütün ne yapıyor bakın koca koca devlet adamları her gün boyuna şey yapıyorlar. Ne o? Kendilerine test yaptırıyorlar. Zenginler kendilerine test yaptırıyorlar. Kimse burnunu dışarı çıkaramıyor. Cenab-ı Hakk'ın hikmeti, takdiri bu. Ekonomileri hallat fama gibi atıyor. Bak dolar oldu 7 bin lira neredeyse. Şimdi hani zenginlikleriniz nerede kaldı? Yani bir tane maske alamıyorlar, bir tane maske yapamıyorlar, bir maske bulamıyorlar. Bu normalde Cenab-ı Hakk'ın takdiri. O yüzden sağlık çalışanlarımız gerçekten harika bir iş yapıyorlar.
Bunu normalde şimdi hani hükümet düşmanları, devlet düşmanları habire saldırıyorlar bana. Ben sağlıkla alakalı, bu son koronavirüsle alakalı, devlet harika, hükümet harika yönetti bunu deyince çok kızıyorlar bana. Ya neden kızıyorsunuz? Normalde şu anda uluslararası arenada en iyi devletlerden birisiyiz koronayı bu noktada yönetmekte. Yok sakladılar, yok gizlediler, yok şöyle yapıyorlar. Ya bunlar bitmiyor. O yüzden sağlık çalışanları, Allah size yardım etsin, Cenab-ı Hak kalbinize basiret versin, elinize Cenab-ı Hak basiret versin, gözünüze basiret versin. Yaptığınızı ettiğinizi Allah sizin gönlünüze, kalbinize ilham etsin. İlham ile yürüyüp şu insanların şifasına sebep olun.
Allah muhineniz olsun, Allah'ı zikretmeye devam edin inşallah. Yine sağlık çalışanından devam ediyoruz. İki tane çocuğum var, birisi küçük. Onlara bakarken, ev işleri vesaire yaparken namazların sünnetini dahi kılamıyorum. Ama kim bana kavuşmayı dilerse ben ona kavuşmayı isterim. Hadisi şerifine inanarak güzel bir ahiret hayatı hayalliyorum. Bir kimsenin hali, rüyası açık değilken bu hayaller ham hayal midir? Değil. Allah yardımcın olsun, sağlık çalışanı. Hem çocuklarını götür, hem eşini götür, hem sağlık çalışanı olarak devam et. Cihad ediyorsunuz siz. Allah yardımcınız olsun inşallah. Hocam hayırlı akşamlar. İlk sorum Kur'an'da onlarca bilimsel delil olduğu söylenmesine rağmen, neden bunları gören bilim adamlara iman etmiyorlar?
Bu deliller kesin deliller değiller mi yoksa? İman ediyorlar, asıl bilim adamları Allah'ın varlığına iman ediyor ki. Yani bugün Avrupalı dediğiniz o bilim adamları hepsi de Allah'ın varlığına iman ediyorlar. Demiyorlar ki bu düzen, bu kainat mümkün değil, bir ilahsız olmaz demiyorlar ki. Onların büyük bir çoğunluk peygamberi tanımlamıyorlar. İsa Aleyhisselam'ın peygamberliğine inanıyorlar. Asıl zaten bilim adamları Allah'a iman ediyor ki. Ama onlar peygambere iman etmiyorlar. İkinci sorum Rum Suresi'nde bahsedilen ayetlerde Hazreti Muhammed'in ayetleri savaştan sonra yazmadığına dair kanıt var mıdır? Yani normalde bu ayet-i kerimelerin üzerindeki tartışmaların hepsi de boş.
Sünnet-i hadis şeritlerinin üzerindeki tartışmaların hepsi de boş. İnsanların bu noktada kalplerine vesvese sokuyorlar. Başka bir şey değil. Üçüncü sorum Allah neden büyü gibi şeylerin olmasına izin verir? Bu kadere müdahale değil midir? İyiler iyiliklerini yapacaklar. Kötüler kötülüklerini yapacaklar. Hesaba çekilecek cehennem boşuna yaratılmadı. Dördüncü sorum. Kur'an'da Nuh'un gemisi için cüdiye oturdu diyor. Tevrat'ta ağrı dağına ama son çalışmalar geminin ağrı dağrı üzerinde olduğunu gösteriyor. Kur'an'da cüdi diye kesin bir şey yok. Bu da müteşavih. Ve son sorum Kur'an'da delillerden bahsediyor ama İslam hala inanç boyutunda bir din. Bu kesin bir delil olmadığı anlamına gelmez.
Değil bütün dinler inanç üzerine kuruludur. Dinin hepsi de inancın üzerindedir. O yüzden dinin koymuş olduğu kurallar delillendirilecek diye bir kaydı yok. İnancın üzerine. İbrahim ateş yakmadı. İnanç yani bunu eski ahitte yeni ahitte söyler. Kur'an'da söyler. İnancı üzerine kuruluyor o. Selamün aleyküm ben Polatlı'dan Mustafa Er.
Değişen ders kağıdı kadınlar için mi değişti yoksa erkek kardeşler için de yeni ders bir kağıdı mı çekeceğiz? Herkes yeni bir ders kağıtlarına çekecekler inşallah. Ukbe bin Amir anlatıyor.
Ya Resulallah sen bizi tebliğe gönderiyorsun ve biz bazı insanların yanında konaklıyoruz. Ama onlar bize ikramda bulunmuyorlar. Bu hususta ne buyurursunuz dedim. Resulallah buyurdu ki bir kavmin yanında konaklar onlar da size misafirin yanında yapılması gereken ikramı yaparlarsa kabul ediniz. Eğer bunu yapmazlarsa onların vermesi gereken misafir hakkını onlardan alınız. Bu harim ve zalim. Misafir hakkını alınız derken bu hadisten ne anlamalıyız? Normalde misafir hakkı onlardan işte diyelim ki onun orada ekmeği var. Ekmeğinden alabilirsiniz. O manada diyor. Bu hadis-i şerife karşı gelmekteyiz. Sufiler onu da almamışlar. Selamun aleyküm. Ben tansiyon hastasıyım. Oruç tutamıyorum ilaç kullanımdan dolayı.
Ne yapmam lazım? Eğer mali durumun yerindeyse bunun normalde işte 30 günlük oruç cezasını, fitresini vereceksin. 15 senedir tansiyon hastasıyım. Bunun fitresini vermem lazım mı? Eğer lazımsa durumu iyi olanlar altını ya da kenarda parası mı olması lazım? Tutamadığı orucu fitresini vermek için kişinin. Normalde eğer 15 yıldır vermediyse parası da varsa fitresini verecek. Yok parası yok ise, daha yeni paraya sahip olduysa o zaman yeni olduğunu, yeni tutamadığı oruçları verecek. Geriye yönelik de vermeye gayret edecek inşallah. Bekar bir kişi şehvetini veya kendince gözlemlediği gizli şehvetini nasıl yenmeli ve terbiye etmeli? Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri orucu tavsiye ediyor.
Diyor ki oruç tutun. Bir de anne babalara diyor ki çocuklarınızı hızla evlendirin. Selamun aleyküm. İki sorum var. Bir, dervişin zekat istemesi uygun mudur? Yani çok naçar kaldıysa olabilir, isteyebilir. İki, birinci oğlum için bir akika kurbanı kestik. İkinci çocuğum da erkek. Hangisi için akika kurbanı kesmeliyim? Normalde eğer mümkün ise erkek çocuklar için iki koyun kesilecek. Var ise. Yoksa illa ki akika kurbanı kesilecek diye bir kaide yok. Ercüment Oval açıklama yapmış. Bir aydır laboratuvarda çalıştığımız bir ilacın ismini 23 Nisan'da açıklayacaktır. Ancak o kadar etkili duruyor ki insanların hayatını kurtarabilir. İnsanların hayatından gün çalmak istemedik.
Acilen dornaz alfa hastaların tedavisinde klinik testlere alınmalı. Kahramanlarıma teşekkür ederim. Maşallah Allah muharek etsin inşallah. Sevindik ya. Yani şu normalde koronayla alakalı istiyorum ki, dua ediyorum ki gerçekten Türkiye bununla alakalı hem aşısını hem tedaviden ilacını bulsun. Çünkü biz inanamayacağız dışarıdan birisi gelirse buna. Ve Türkiye bunu becerirse, başarırsa bundan sonraki bütün virüs saldırılarına veya virüslere karşı dirençli olacağız. İnşallah. Allah başarı ihsan etsin. Siz bir menkıbe anlatırken veya kendinizle ilgili geçmişte yaşadığınız bir olayı anlatırken bunların hepsi insanın gözünün önüne gelmesi. Hal midir yoksa hayal midir?
Haldir. Yatsı ve öğlenin sünnetini dörde tamamlasak sürekli böyle kılsak uygun olur mu? Olur. Selamünaleyküm. Evlatları arasında ayırım yapan fakat ibadetlerini de aksatmayan bir anneyi evladın uyarması mümkün müdür? Nasıl uyarabilir? Evlat, anne üzerinde bu ayırımdan dolayı hak sahibi olur mu? Yani gönül arzu eder ki anne babalar çocuklarının arasında ayırım yapmasınlar. Çocuklarının arasında bu noktada ayırıma gidecek şeyler yapmasınlar. Böyle bir şey olduğunda çocuklar tatlı bir şekilde anne babalarını uyarabilirler, onlara söyleyebilirler. İnşallah faydalı olur.
Gerçekten çocuklar bu noktada psikolojik olarak çok etkileniyorlar sonra. Zaruri ihtiyaçlar ev, araba, dükkan dışında üzerinden bir yıl geçmiş nisap miktarından çok daha fazla mal için zekat verilir mi? Mal değil. Mesela arsa, örneğin normalde bir arsayı alıp satmak için o kimse aldıysa onun alış fiyatından zekatını verecek. Daire alıp satmak için aldıysa daire var, alıp satmak için aldı. Onun zekatını verecek. Ama daire var orada boş duruyor, kiraya da vermemiş. Ona zekat lazım değil. Hiçbir şey yapmıyor. Veyahut da işte o kimsede daire var, kiraya vermiş, kira alıyor ama parayı yiyor. Gene zekat vermeyecek. Kadın ve erkek kendi arasına nikah kıyabilir mi?
Kıyabilir. Nikahı nikah attır. Nikah geçerlidir. Hanefi'ye göre söylüyorum. Ondan sonra ama bunu sonradan şahitlendirmesi gerekir. İnsanların birbiri üzerindeki baskı kurma çabasının tam olarak ne anlama geldiğini söyleyebilir misiniz? Tanrılık, ilahlık, yani insanlar birbirlerinin üzerinde baskı kurmaya çalışması ilahlığı özenmesidir.
Bu ister Müslüman, ister gayrimüslim olsun. Ayet-i Kerim, hadis-i şerifte veda hutvesinde Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri Ey insanlar, hepiniz Adem'in çocuklarısınız, bir tarığın dişleri gibisiniz, birbirlerinizde üstünlüğünüz yok, kardeş olunuz, üstünlük ancak takvadadır buyurdu. Öyle olunca insanların birbirlerinin üzerinde üstünlük kurmaları ilahlık olmuş oluyor. Allah muhafaza eylesin. Bir de bugünlerde çok fazla alkol alma isteğiyle savaşıyorum, zikir ve dua bunları yapıyorum ama yine de bununla başa çıkamıyorum. Bana haber ver, Mansur şarap içelim o zaman. Aman sakın ha, Allah muhafaza eylesin. Arkadaşlar, rüya okumacağım.
Selamun Aleyküm. Eşim başka bir yerden derse ama üstadının rüyasında göremiyor. Sizi birkaç kere gördü. Bunun nedenleri nelerdir? Teşekkür ederim. Allah yardımcısı olsun, Cenab-ı Hak muhine olsun inşallah. İnşallah. Malum sosyal mesafeyi koruyarak sizinle görüşme yapabilir miyiz? Ofisiniz açık ise. Ofis açık ama normalde işte burada olduğum zaman var, olmadığım zaman var. O yüzden buradan geri dönerseniz benim üzerimde bu noktada hakkınız kalmasın. Biz bu noktada ofisi kimseye kapatmadık. Devlet kapatırsa eyvallah, kapatırız. Ama devlet kapatmadığı müddetçe biz de kapatmayız. Normalde herkes kendini muhafaza etsin.
Ben kendimle alakalı diye, benden arkadaşlar kendilerini muhafaza etsinler. Ben benden muhafaza etsinler diye uzak duruyorum. Ben çünkü normalde her yere gidiyorum, herkeste görüşüyorum. Ben korona taşıyıcısı olabilirim. O yüzden benden muhafaza edin kendinizi diye düşünüyorum. Yani başka bir şeyden dolayı değil. Selamünaleyküm. Yeni dersten ben de çekebilir miyim? Biz normalde dersini aldığımız kardeşlerin hiçbirisine de ders vermiyoruz şu ana kadar. Veyahut da dersi bırakanların veya derslerini aldıklarımızın derslerini geri iade etmedik şu ana kadar. Selamünaleyküm. On yaşındayım, çok tablet telefonu oynuyorum. Ne yapıp da azaltabilirim? Ver annene tableti, telefonu.
De ki bana günlük iki saat vereceksin annede. Selamünaleyküm. Ölünün altı üstü diye bir şey var mı? Valla bilmiyorum. Varsa da ben bilmiyorum demek ki. Ooo ben bitti zannettiydim. Bitmemiş daha. Selamünaleyküm. Şöyle bir rivayet duydum. Deccal çıkınca bir elinde Hazreti Süleyman'ın mührü, bir elinde de Hazreti Musa'nın asası olacak. Yalan. Mühriyle kafirleri işaretleyip asayla onları yerle bir edecek. Bu rivayet doğru mu? Hiç okumadım. Ya da doğrusu nedir? Ayrıca deccaliye sistem bizimle istediği kadar uğraşabilir.
Biz her yer tekke yeter ki siz başımızda olun. Estağfurullah. Allah iyi etsin inşallah. Normalde deccal çıktığında onun anında iki kaşının ortasında kafir diye yazacağı. ve bütün herkesin okuyacağını biliyorum. Arkadaşlar, dünyayla alakalı bir şey konuşmayacağım demiştim. Allah razı olsun. Hakkınızı ilan et. Selamünaleyküm. Allah gecinden versin. Hayırlı uzun ömürler versin Cenab-ı Hak sizlere. Eğer her fane gibi aniden hak vaki olsa ilan edilmiş bir halifeniz yok. Evet yok. İstişare ve istihare yapın demiştiniz. Evet.
Kadiriler genelde şeyhleri vefat edince çil yavrusu gibi dağılıyorlar. Herkes ben horozum diyor. Bir kişi üzerine ittifak edemiyorlar. Dört. Bu konuda işaret ettiniz. Dergah içinde ya da dışında birileri var mı? Şu anda dergah içinde veya dışında birileri yok. Ama genel olarak cehri zikrullah yapanlarda bu çil yavrusu gibi dağılma ne yazık ki tecelli ediyor.
Genel olarak bu konuda evvelki istişare ve istihare söylemlerinizi ilave edeceğiniz neler olabilir? Normalde aslında Çorumlu Hacı Mustafa Efendi Hazretleri de bunu söylemiş ama bunu uyguladılar, uygulamadılar. Geçmişe yönelik bunu tartışmak istemiyorum. Çorumlu Hacı Mustafa Efendi demiş ki benden sonra zakirler toplansın, istihare yapsınlar, bir üstada bağlansınlar demiş. Bu şimdi geçmiş dönemin tartışmaları bu noktada bir şey söylemek istemiyorum. Ama bir yol, bir adab, bir erkan çıkması için söylüyorum. Hepimiz o ölüm denilen şeyi tatacağız. Bu dünyadan göçüp gideceğiz. Bütün kardeşlere tavsiyem şu. Zakir kardeşler toplanıp, hepsi de böyle bir itikafa niyet edip, itikafta istiharelere, istişarelere devam edip, on gün sonunda ortak bir şekilde bir araya gelip, hep beraber böyle bir şey konuşabilirler.
Eğer bir kimseye işaret etmezsek. İşin açıkçası ben de Allah'a dua ediyorum. Cenab-ı Hak birisini göstersin, bir işaret çıksın diye. Allah biliyor içimdekini. Normalde ölmezden evvel böyle bir şey olmaması için, çil yavrusu gibi dağılmak tabirine düşmemek için. Ben Allah'a dua ediyorum. Cenab-ı Hak bir kimseyi göstersin, bir yeri bize bildirsin diye. Eğer böyle bir şey, inşallah kardeşler görürler rüyalarında bizden sonra, oraya intisap ederler. Gönül bunu arzu eder. Zakir kardeşlerin hepsinde istihare ve istişare ederekten tek bir yere bağlanıp meseleyi bitirmeleri, inşallah. Gönül arzu eder, kardeşlerimizin içinden yetişsinler.
Ümit var olduklarımız var, öyle söyleyeyim. Bu ümit var olduklarımız, inşallah ümitlerimizi boşa çıkarmaz. Bu konuda gayret ederler, çalışırlar, mücadele ederler. Nefislerine uymazlar. Gözümüz arkada kalmaz, öyle söyleyelim. Tabii bu işler maddi hesaba, kitaba da bakmıyor. Yetişecek dediğin bir kimseye bir bakıyorsun dağılıp gidiyor. Bu dağılır gider dediğin kimse toparlıyor, yetişiyor. Bu aklın işi değil yani. Öyle olunca da üzerine çok fazla da düşemiyoruz. İnşallah arkadaşlara, kardeşler bu noktada bize bir işaret verilirse, biz de bu noktada işareti saklama cihetinde değiliz. Allah biliyor içimdekini. Ya nasıl söyleyeyim, Çorumlacı Mustafa Efendi'den sonraki gibi, Nevşehir Abdullah Gürbüz Efendi'den sonraki gibi bir şeyin olmasını istemem.
Böyle bir şeyin yaşanmasını da istemem. Her kim olursa olsun, böyle insanlar kendi içinde bulundukları grubun geleceğini düşünmeli. Ve kendi heva heveslerine, kendi şahsi duruşlarına, durumlarına bakmamalı. Bana neden verilmedi, ben neden olamadım gibi bir hasisliğe düşmemeli. Kim rüyada görünürse ona gidip intisap edilmeli. Bu işin en doğru noktası. Daha da bu işin farklı cenahları var. Ama zaman içerisinde onları da inşallah söyleriz. Ama sakladım, gizledim böyle işte buydu, şuydu, böyle bir şey yok. Başka yerlerde başka şeyler konuşulmuş. Bunların konuşulmasına da çok taraftar değilim. Bu noktada vakti saati zamanı gelince Cenab-ı Hak ne tecelli ettirse ettirir.
Alem boş değil. Allah iyi etsin inşallah. Selamun Aleyküm. Bir erkek ile bayan aynı ortamda olmamak şartıyla ortak iş yapabilir mi? Yapabilir. Neden yapmasın ki? Aynı ortamda derken bir dükkanda da yapabilirler. Öyle ya. Yani dükkan halka açık bir yerdir. Olabilir. Selamun Aleyküm. Ben muhasebe ofis çalışanıyım. İşim gereği öğlen ve ikindi namazlarını çoğu zaman kılamıyorum. Araçla dışarıda olduğum için. Eve geldiğimde nasıl kılmam gerekti? Beni bu konuda aline atırsanız çok sevinirim. Öyle neyi kılamadın? Öğlen ne ikindiği. Eve gelir gelmez. Eğer kerahat vakti değse önce öğleyi kılacaksın. Sonra ikindiği kılacaksın. İşte sonra akşam namazını kılacaksın inşallah.
Ben Ankara dergandan Emir, Tahir, Sarı ben ders almak istiyorum. Beni Ankara, Zakir, Erdoğan mutlu yönlendirdi. Üstadım Allah razı olsun. Tamam Erdoğan versin senin dersini inşallah. Selamun Aleyküm. Benim şahsi görüşüm Amerika ikiz kulelere kendisi saldırıp sonra Müslümanları öldürmek için bunu bahane yaptı. Şu an koronavirüsün başkenti Amerika durumu bahane edip Çin'e karşı bir hareket olabilir mi? Zor. Selamun Aleyküm. Twitter'da yayınladığınız Abuzer kimdir? Korona ile ilgili yorumlar yapıyor. İkinize de saygı ve sevgilerimi sanıyorum.
Abuzer bizim Abuzer'imiz ya. Mahallemizde bu noktada koronayla alakalı otorite. Selamun Aleyküm. Rafi bin Hüdeyd'den Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem elinde bir iğne gördüm. Bu nedir diye sordum. Şöyle buyurdu. Bununla zikredip öğüt alıyorum. Taberani. Zayıf bir isnat da. Bu hadis-i şeriften ne anlamalıyız? Hayırlı geceler. Demek ki normalde o zikirle de bütün mükavenat zikreder. Bütün eşya zikreder. O da o esnada iğne ile zikrediyormuş demek ki. Selamun Aleyküm. Geçen haftaki sohbetinizde Mehdi'nin dünyaya daha gelmediğini yanlış anlamadıysam söylemiştiniz. Mehdi geldiğinde kaç yaşında Mehdi olduğunu anlayacak.
Şükraniye Mahallesi Sadullah Türkay. Ya normalde Mehdi genelde genel manada söylüyorum manevi vazifeler 40 yaşında verilir. O da herhalde 40 yaşında verilir inşallah. Selamun Aleyküm. Hayırlı geceler. Her hafta programınızı ailecek izliyoruz. Yecüc ile Mecüc nedir? İkisi kardeş midir? Yoksa bir sistem midir? Şimdiden teşekkür ederim. Bizim için de dua ederseniz sevinirim. Yecüc ise Mecüc'ün normalde kardeş değil. Ama teyze çocuklar gibi. Öyle söyleyeyim size. Böyle bir topluluğun iki ayrı kavmi onlar. İnşallah onunla alakalı da sohbet ederiz. Gemli'ye selamlar.
Allah razı olsun. Teşekkür ederiz inşallah. İşiniz gücünüz rast gelsin inşallah. Hayırlı akşamlar. Psikolojik rahatsızlıklarda bir imtihan olarak görebilir miyiz? Ben öyle görüyorum. Selamun Aleyküm. Sizi rüya yoluyla değil arkadaş vasıtasıyla buldum. Dersimi çekmeye çalışıyorum. Nasıl olur? Harika. Devam et. Allah yardımcın olsun. Rabbim iyilik versin. Allah kabul etsin inşallah. Selamun Aleyküm. Bu sürecin sonuçlarından zikir halakaları olumsuz yönde etkilenecek mi? Bilemeyiz ama normalde bugüne kadar zikir halakaları hiçbir sürecin sonunda olumsuz olarak etkilenmediler. İnşallah bunun sonunda da etkilenmezler.
İnşallah zikir halakaları devam eder. Ama yani bir kıymet bilelim. Bu bize ders oldu böyle. Öyle söyleyeyim. Hayırlı akşamlar hocam. Benim iki sorum olacaktı. Bir, herhangi bir büyüğümüz rüyada görmesek, herhangi bir işareti almasak veya aldıysak da anlamadıysak. Bir büyüğümüze intisap edemeyiz anlamına gelir mi? Gelmez. İnsanlar intisap edebilirler. Arkadaşlar, herkesin herhangi bir kimseye intisap etme hakkı var. Kimse bunu, neden sen buraya intisap ediyorsun? Deme hakkına sahip değil. Ben intisap ediyorum kardeşim. İstediğim yere gider intisap ederim. Bu karşılıklı iki ahitleşme, intisap edeceğim kimse beni kabul ediyorsa, ben de onu kabul ediyorsam intisap bitmiştir.
Bu kadar basit. Ben rüyamda görmeden de intisap edebilirim. Edebilirim. Görüp de edebilirim. Görüp de edebilirim. Bu karşıdaki kimsenin kabulüyle alakalı. İki, bir iyilik yapmayı düşündüğüm zaman hemen içimden bir ses. Yap da senin için iyi desinler, seni ölsünler diye bir şeyler söylüyor. Bazen oluyor da beni de rahatsız ediyor. Sen iyiliğine devam et. Ne diyorsa desin o içindeki. Desin sana gösteriş için yapıyor. Desin sana şataat yapıyor. Ne diyorsa desin. Sen iyiliğe devam et. Selamun Aleyküm. Benim doğuştan sağ gözümde sıkıntı var. Görmüyor. Deccal sohbetinde kendimi deccal gibi gördüm. Pes ya. Onun askeri gibi. Pes.
Aslında Mehdi sohbetinde de Mehdi'ye hizmet ediyor gibi görmüştüm. Tamam öyle gör işte. Bu gidiş gelişler normal midir? Psikoloğu görmem lazım mı? Gel bir döveyim ben seni. Zahiri olarak sağ gözü görmeyenler deccal midir? Onun askeri midir? Hayır ne alakası var kardeşim ya. Allah iyi etsin inşallah. Derdi olan neylesin? Neylesin? Derdi olan otursun derdin var diye. Derdine kendine şarap edip bol bol içsin. Toplu zikiri sordular kızlı erkekli olur mu diye. Ama şuydu. Cehri kadın erkek karışık halka olur mu demek istediler. Olmaz canım kardeşim. Olmaz. Kadınla erkekle halaka kurup orada zikrullah olmaz. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri öyle yapmadı hiç.
O yüzden normalde bizim büyüklerimiz de yapmadı. Kadınlar mesela işte ayrı bir bölümde erkekler ayrı bir bölümde zikrullah olur. Ama aynı halakada kadın erkek karışık olmaz. Biz yapmayız canım kardeşim. Selamünaleyküm. Hocam bu soruları soranlar şaka mı? Yoksa cahillikten para kazanan kişiler mi? Yazık zamanınızı çalıyorlar. Böyle zamanlarda deccal türküsü nedir? İlimsel bir şeyler olsun. Sizi de eskiye çekiyorlar. Hayırlı geceler. Olsun kardeşlerimize hakaret etme ya. Cahillikten para kazanıyorlar diye. Neden onları cahil görme noktasında oluyorsun?
Yani ben de derim ki kardeşlere böyle cahil demen hoş değil. Kimsenin kimseye hakaret etmeye hakkı yok. Arkadaşlar cahil birinci derecede kafirlerdir. İkinci derecede cahil, cahilliğini bilmeyenlerdir. Ya normalde bir Müslümana cahil demek için biraz böyle düşünelim. Allah muhafaza eylesin. La ilahe illallah Muhammeden Resulullah demiş o kimse. Müslüman olmuş. Biz ona nasıl cahil diyelim ki? Cahil kelimesi kullanacağımız kimse. Bir, gayrimüslim, kafirdir. Şirk ehlidir. İki, cahil diyeceğimiz kimse. O zır cahildir artık iyice böyle. Kara cahildir. Onu da normal, cahilliğini de bilmiyordur. Bir de ona cahil denir.
Öbür türlü Allah tanımaz, peygamber tanımaz kimselere cahil denir. Müslümana cahil denmez. İyi geceler bir sorum olacak. İlla ki bir dervişe tabi olmamız lazım. Tabi olmazsak ne olur? Bağlı olmak için illa ki rüyamı görmek lazım. İlla ki tabi olunacak diye bir kaydı yok. İlla ki ders alınacak diye bir kaydı yok. Benim nazarım da yok. Bir kimse tabi olmadan da hayatını yaşayabilir. Herkes aynı noktada olacak diye böyle bir şey söyleyemeyiz. Selamun aleyküm. Hep sizden sonrası için bu sorular soruluyor. Peki sizden sonra hiç kimse olmayacak ve horozluk da etmemek, rüyasında görse bile sizden başkasına üstadım, şeyhim, babam dememek yola ve dine yanlış yapmıştık olur mu?
Evet. Olmaz. Herkes istihar yapacak, istişare yapacak. Yeni şeyhe intisap edecek. Selamun aleyküm. Manevi vazifeler kırk yaşında verilir dediniz. Buna göre bir kimse kırk yaşından önce nefis meratiplerini tamamlayamaz mı? Tamamlayabilir. Selamun aleyküm bizlere, çocuklarımıza ve Ümmet-i Muhammed'e namaz sevgisi, namazlarımızı miraç lezzetinde aşkında daimi kılmamız için dua edermişsiniz. Allah muhininiz olsun. Selamun aleyküm.
Sohbet esnasında hastalıkların cinni taifesiyle alakalı olarak bizleri rahatsız ettiğini söylediniz. Şu an yaşanan virüs illetinde cinni taifesinin rolü var mıdır? Hayırlı geceler. Sana da hayırlı geceler. Günlük virdimiz mi değişti? Hayır. Normalde vird her yerde var. Her yerde de devam ediyor. Vird'i değiştirdik ama bayağı oldu. Allah razı olsun. Hakkınızı helal edin. Bütün soruları cevaplandırdım. Haftaya kalan soru kalmadı. Daha doğrusu ne zaman? Bugün ne günlerden? Perşembe, salı günü inşallah tekrar buluşacağız. Cumartesi günü eğer becerebilirsek, yapabilirsem ilan edeceğim. İnşallah yine sadece soru cevap kısa bir sohbet olsun istiyorum.
İnşallah yapabilirsem, becerebilirsem onu yapacağım inşallah. Eğer yapamazsam, beceremezsem hakkınızı helal edin. Salı gün görüşürüz, buluşuruz inşallah. Allah hayırlı ömür verirse, Allah nefes verirse inşallah sohbetlerimize devam edeceğiz. Hakkınızı tekrar tekrar helal edin. Birbirlerimize dua edelim. Bugünlerimizi gelip geçecek inşallah. Selamun Aleyküm.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi