mustafaozbag.org

SORU-CEVAP SOHBET 3 NİSAN 2021

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 4 Nisan 2021 · 2:44:25

Selamünaleyküm, hayırlı akşamlar, Allah gecenizi hayır etsin, Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Böyle tebessümlü oldu, burada muhabbet yarım kaldı, o yüzden tebessüm devam ediyor benden. Hani böyle Türkiye gündemini böyle kendi kendimize böyle inceden konuşuyorduk da, ne olur, şeyle, şimdi gündem aşı helal mı değil mi, işte Diyanet'ten birisi herhalde aşı helaldir diye fetvayı vermiş, tartışacak bir şey yok, bütün herkes oturmuş şimdi, pardon aşının helallığı değil, yani aşı orucu bozar mı, bozmaz mı diye, ben de diyorum ki, bizim Hacı Cafer'e, Ömer'e, Cevdet'e, ondan sonra Savaş'a, Salih.
Dedim ki ya, dur dedim, daha aşının içeriğini bilmiyor bu insanlar dedim. Yani aşı nereden üretildi, nasıl üretildi, ana maddesi ne, ana kaynağı ne, bunu bilmiyoruz biz, biz aşı hemen dedik ki, ne o, orucu bozmaz diye patlattık ya, daha aşının helal olup olmadığını araştırmadı Müslümanla. Yani bu aşı helal mı, temiz mi, bir Müslüman için helal bir ana maddeden mi üretildi, bilinmiyor ki bu. Yani bilinmediği halde aşının helal olup olmadığını bilmediğimiz halde, yani daha doğrusu ben bilmiyorum, böyle baktım, böyle kendimce internette işte takip ediyorum, bu aşı üretildi, işte geliyor, gidiyor, işte faydası oldu diye yazılardan sonra, bakıyorum hani aşının ana temel maddesi ne, domuzdan mı üretildi, ayıdan mı üretildi, tilkiden mi üretildi, necasetten mi üretildi, maymundan mı üretildi, neden üretildi, neden üretildi belli değil, ana ham maddesinin ne olduğu belli değil.
Biz hemen aşıya orucu bozmaz diye patlattık fetvayı. Tamam, zaten Türkiye'de gündem mi yok, ondan sonra her saat gündemin değişmesi lazım. Aslında yani şeye de ne o, diyanetteki, diyanete de ihtiyaç yok zaten, orucu bozar mı bozmaz mı diye, yani bizim bayındırlı Aytunçıra'ya sormaları lazım. Hazret orucu bozar mı bozmaz mı, ondan sonra aşı diye. Çünkü o da patlattı ya, teravih namazı yoktur diye, teravih namazı bidattır dedi. Yani artık doktorsun, doktor olduğun için aşının üzerine bir fetva versen, diyeceğiz ki doktor biliyordur. Ha demek ki onun yanında bilmediğimiz bir özelliği daha varmış. Maşallah subhanallah, ilahiyatçıymış aynı zamanda. Aynı zamanda dini meselelerde de otoriteymiş.
Onu da öğrendik. Maşallah subhanallah, Allah nazarlardan saklasın. Cenab-ı Hak böyle açıklama yapanların ilimlerini arttırsın her daim. Bayındır, mümbüt toprak. Maşallah subhanallah, çıkarıyor böyle, ülkenin hizmetine veriyor. O yüzden normalde kalkıp da diyanetten bir görevli kimsenin orucu bozmaz diye fetva vermesine gerek yoktu. Hazret çok ülkede, hazretlerden birisi o fetvayı verebilirdi. Diyanete de gerek yoktu. Yani işin en ilginç tarafı da şu, biz daha Coca-Cola'nın içeriğini bilmiyoruz. Yani bütün İslam dünyası kolanın içeriğini bilmediği halde, içinde ne olup ne olmadığını bilmediği halde, harıl harıl böyle tonlarca, litrelerce içiyor. Yani disen ki ne içtiğini biliyor musun?
Bilmiyor adam. Ve kolaya helaldir diye fetva veremez hiçbir kimse. Sebep içeriğini bilmiyor çünkü. Ya sen içeriğini bilmediğin bir şeye nasıl helal diyeceksin? Coca-Cola'nın içeriğini bilmiyor tam net olarak. Antalya'da birisi mahkemeye vermiş kola firmasını ve mahkemeye dahi içeriğini sunmamış adamlar. Yani siz kolaya helal diyemiyorsunuz. Dini tırnak içerisinde, dini hüküm olarak kolanın helal diyemiyorsunuz. Neden? İçeriğini bilmiyorsunuz. Neden? İçinde necaset mi var mı yok mu? İnsana faydalı, zararlı ne var ne yok bilmiyorsunuz çünkü. İçeriğini bilmediğin bir şey nasıl helal diyeceksin? Ben kendimce söylüyorum bunu. Ben helal diyemem. O yüzden de hiç içmiyorum zaten örnek.
Yakın çevreme de diyorum ki içmeyin. Buna helal denilemez. Yani bir şeyin helal olması için temiz olması lazım bir de. Yani kolanın içeriğinde ne var onu da bilmiyoruz. Hani konumuz kola değil ama ne konumuz işte aslında biz kendi kendimize burada sohbet ediyorduk. Ya diyorduk ya Türkiye'nin gündemine bak. Yani normalde aşının dahi helal olup olmadığını tespit edebilmeleri için bir sürü kuruldan geçmesi lazım. Kimya mühendisleri bakacak, genetik mühendisleri bakacak, tıp doktorları bakacak. İşte herkes bakacak ona. İşin enteresan tarafı bunların hepsinden okey alınacak, onay alınacak. Helal olduğuna dair ondan sonra o aşının helal olup olmadığı çıkacak meydana. Ama Müslümanların bir ağırlığı yok. Hani hadis-i şerifte ahir zamanda çok olacaksınız ama denizin üstündeki köpük misali bir ağırlığınız olmayacak diyor.
Ve normalde Bill Gates denilen adam hem Çin aşısının şirketine hem de Alman aşısının şirketine ortak. Ne tarafa dönersen dön, kimin aşısını kullanırsan kullan, para Bill Gates'e gidiyor. Yani bir de işin bu tarafı var. Yani sizin Çin aşısı almanız veyahut da Alman aşısı almanız veya İngiliz aşısı almanızın bir anlamı yok. Hepsinin temelinde Bill Gates gibi, işte ne bileyim birkaç tane şirketin Saros gibi, işte bazı şirketlerin parmağı var. Ya ne tarafa dönersen dön, vahşi kapitalizmin kölesisin. Ve Müslümanlar ve insanlık bu vahşi kapitalizmin köleliğinden nasıl kurtulacağına bakmıyor. Bakmıyor. Yani kalkıyoruz biz, işte fetva veriliyor, aşı orucu bozmaz deniliyor.
Haydi tamam aşı orucu bozar mı bozmaz mı? Biz ona bakıyoruz. Canım kardeşlerim, İslam yaşanmıyor, yaşanmıyor. Kur'an ve sünnetin hukukundan, hükmünden uzaklaşmışız. Kur'an ve sünnetin değerlerinden uzaklaşmışız. Kur'an ve sünnet değerlerine sahip çıkamıyoruz. Biz ona bakmıyoruz. Yani bir tarafta biz ana harteller tıkanmış, kapanmış, ana damarlar hiç sayılmış, kesilmiş. Biz kılcal damarında, kılcalındaki rahatsızlıklara bakıyoruz. İşin böyle enteresan noktası da bu zaten. Oturmuşuz, bütün Türkiye aşı orucu bozar mı bozmaz mı tartışıyor. Ha bozsan olacak, bozmasan olacak. Aşı olduğun gün git, sonra bir gün daha oruç tut aşı olduğun gün. Ne olmuş yani? Ama yok. Yani bir tartışma çıkıyor ya.
Her sene sakız orucu bozar mı bozmaz mı? Ha bu sene güneş kremi orucu bozar mı bozmaz mı? Güneş yağı orucu bozar mı bozmaz mı? Bakın tartıştığımız şeylere bakın, ülke gündemine bakın, ülkenin dini meselelerdeki gündemine, sığlığına, zayıflığına bakın. Buyuz yani biz. Ondan sonra da yani bizden ne beklenecek ki? Bizden hiçbir şey beklenmez. Biz o vahşi kapitalizmin köleliğine devam edeceğiz. Köleyiz her birimiz. Vahşi kapitalizm ne üretiyorsa onu tüketeceğiz. Ne yediriyorsa onu yiyeceğiz. Neyi içiriyorsa onu içeceğiz. Onların iyi dediğini iyi göreceğiz. Kötü dediğini kötü göreceğiz. Kur'an ne demiş? Sünnet-i Seneye ne demiş? İmamlar neye fetva vermiş? Bakmayacağız ki biz ona.
Saros ne diyorsa olacak. Bilgeys ne diyorsa olacak. Vahşi kapitalist sistem ne diyorsa olacak. Onlar bize diyecekler ki kertenkele deliğine girin. Biz de kertenkele deliğine gireceğiz diye uğraşacağız biz. O haldeyiz. Ne yazık ki o haldeyiz. Ve böyle hiç böyle gündem, böyle her gün gündem değişiyor. Asıl gündeme gelen yok. Yani Kur'an, sünnet yaşanmıyor. Haramlar oluk oluk akıyor. Her türlü adaletsizlik, zulüm, haksızlık, uğursuzluk, arsızlık. Böyle oluk oluk akıyor. Dünyanın her tarafında akıyor. Dünya insanlığı sömürülüyor. Müslümanlar sömürülüyor. Dünya insanlığı özgür değil. Müslümanlar özgür değil. Hür değil. Müslümanlar hiçbir zaman hem dini fikri olarak hem de fiili olarak yaşayamıyorlar.
Buna bakmıyoruz biz. Bununla alakalı konuşan yok. Oturmuşuz biz böyle boş muhabbetler yapıyoruz. Allah bizi affetsin inşallah. O yüzden tebessüm oydu. Yani yayına girerken ondan sonra tebessümün sebebi oydu. Biz böyle kendi kendimize, kendi halimize, ben yani kendi halimize, İslam dünyasının haline, ülkemizdeki Müslümanların haline kendimce böyle acı tebessüm derler ya. Böyle acı tebessüm yapıyordum. Hani başka uğraşacak bir şey yok çünkü. Yani oturmuşuz bir siyasi partinin yetkili bir kimsesi. Teravih yoktur diyor. İyi, güzel, harika, haydi. Tamam ya. Hazret teravih yok demiş. Tabii. Kur'an'da da geçmiyormuş ya teravih. O yüzden tamam. Kılmayabilir. Ardından Hazret'i destekleyen bir de Mustafa İslamoğlu çıktı.
Tabii. 9 yıl önce teravih var. 9 yıl sonra teravih de yok. O da ayrı bir şey. Çevir gel, döndür gel. Çevir gel, döndür gel. Bu hale geldik. Mustafa İslamoğlu'na sormak lazım. 9 yıl önce bilmediğini 9 yıl sonra nasıl öğrendin? Ne okudun? Nereden okudun? Sabahları ne içtin? Akşamları yatarken ne kullandın da kalktın teravih yoktur dedin. Hadi öbür gün teravih yoktur dedi. Tamam. Cahilliğinden. Sebep? Yani dini bilmediğinden. Biz çünkü onun gençliğini de çocukluğunu da biliyoruz. Ailesini, sülalesini biliyoruz. E tamam. O siyaseten bir açıklama yaptı. Eee? Mustafa İslamoğlu'nu nereye koyacağız şimdi? Şimdi demek ki bu Ramazan'da bunlar tartışılacak.
Sünni günden başka bir şey değil. Yani normalde memlekette dolar 7 liradan 8.30 liraya çıkmış. Ondan sonra memlekette asker ücretle geçirmek zormuş. Memlekette işsizlik had safhada, fuhuş had safhada, uyuşturucu had safhada. Haksızlıklar, uğursuzluklar, adaletsizlikler had safhada. Yani gerçekten büyük bir sıkıntı var, büyük bir problem var. Bu problemler, bu sıkıntılar had safhada. Yok hayır. Bunlar değil gündemimiz. Gündemimiz ne? Gündemimiz teravih namazı bidat mıdır, değil midir? Teravih namazı Kur'an'da geçmediğine göre bidattır, kılınmaması lazım. Veya teravih namazı kılınması lazım. Haydi dövüşelim hep beraber. Ya bidattır diyen kimse teravih namazına gidiyor sanki bütün 30 Ramazan.
Git gitme, karışma bari ya. Dinin, din bırak. Yaşayanların işi olsun, yaşamayanların işi olmasın. Allah bizi affetsin. Ama yok, gündemimiz bu. Allah muhafaza eylesin. Biz yine kardeşlere, nasihatlere devam edelim, tavsiyelere devam edelim. Bugün herhalde dokuzuncu nasihatımız, dokuzuncu tavsiyemiz olacak. Kardeşlere nasihatımız, kibirden uzak durun. Gururdan uzak durun. Kibir, kendini beğenmektir. Başkalarından kendini üstün görmektir. Ve bir başkasını böyle, kendisini bir başkasından üstün gördüğü için, başkalarına böyle aşağılayıcı davranışlarda bulunmaktır. Nefisle mücadelede en önemli tümseklerden birisidir.
Kibirin karşılığı ne? Tevazu. O zaman biz, sufiler topluluğu olarak, müminler olarak kibirlenmekten uzak durmalıyız. Ve hiç kimseden kendimizi üstün görmemeliyiz. Bakın, Kur'an ve sünnetin disturlarını konuşmak, Kur'an ve sünneti nasihat etmek, Kur'an ve tavsiyelerini etrafa yaymak, kibirlenmek değildir. Ama ve lakin ben biliyorum, benden başka kimse bilmiyor diyorsa, işte bu kibirdir. Veya bunu benden daha iyi bilen yok, bu en üstün benim, burada sizin en kıymetliğiniz benim diyorsa o kimse, Allah muhafaza eylesin. O zaman kibirlilerden oldu. Araf, ayet 146, Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden çevireceğim.
Onlar her ayeti görseler yine de inanmazlar. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Azgınlık yolunu görseler hemen onu yol edinirler. Bu ayetlerimizi yalanlamış olmalarından ve ondan gafil bulunmalarındandır. Araf 146, Demek ki kibirliler, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanlar, ve normalde Cenab-ı Hakk'ın ayetlerini kabul etmeyenler, ve Cenab-ı Hakk'ın doğru yolunu görseler dahi, o doğru yolda yürümeyenler, işte bunları Cenab-ı Hak enteresan bir şey, şirk noktasına koyuyor.
Demek ki bunlar ayetleri yalanlamış oluyorlar. Ayetleri yalanlamış olduklarından dolayı küfre düşmüş oluyorlar. Kur'an hani 6666 ayet olarak tanımlanır. Bu ayet-i kerimelerden birisini normalde bir kimse kabul etmemiş olsa, bu sefer o küfre düştü, şirke düştü. Ve ona inanmadıklarından dolayı, otomatikman kafirlerden oldu. Allah muhafaza eylesin. Ve o kafirliğe giden yol, onların yeryüzünde kibirli olarak yürümeleri, yeryüzünde kendi kendini büyüklük göstermeleri, ve yeryüzünde bu büyüklük taslamalarından dolayı, Allah muhafaza eylesin, Cenab-ı Hak onları küfürle itham etti. Yine Mü'min Suresi ayet 35'te, Allah büyüklük taslayan her zorbanın kalbini mühürler der.
Bir kimse kibirlenerekten zorbalık yapıyorsa, erkekler evde eş ve çocuklarınıza kibirlenerekten zorbalık yapıyorsanız, kadınlar evde eş ve çocuklarınıza kibirlenerekten zorbalık yapıyorsanız, bilin ki kalbiniz mühürlenecek. Ve siz kalbiniz mühürlü bir şekilde bu dünyadan göçüp gideceksiniz. Yani imansız gideceksiniz. Ve yine bir işveren eğer büyüklük taslayıp zorbalık yapıyorsa, ve yanında çalışanlara karşı, yanındaki etrafındaki kimselere karşı büyüklük yapıp zorbalık yapıyorsa, o yine de ne yapacak?
İşte kalbi mühürleneip gidecek. Devlet başkanları, valiler, komutanlar, idareciler, bu ayeti kerime bütün herkesi kapsıyor. Çünkü ayeti kerime bütün büyüklük taslayıp zorbalık yapanlar, yani büyüklük taslayıp zorbalık yapıyorsanız, adaletten uzaklaşıyorsanız, insanlara zulmediyorsanız, evet kalbiniz mühürlenerek gidecek. Sakın ha, insanlar aldanmasın. Onlar bizde oturup Kur'an-ı Kerim okuyabilirler. Onlar bizde oturup namaz kılabilirler. Onlar bizde oturup aynı halakada Allah'ı zikredebilirler de. Bunlar bizi aldatmasın. Bunlar bizi kandırmasın. O yüzden eğer onlar büyüklük taslayıp etrafına zorbalık yaparlarsa, Allah muhafaza eylesin.
Buradaki ayeti kerime çok şedid bir şekilde duruyor. Onun kalbini mühürler diyor Cenab-ı Hak. O yüzden bir sufi cemaatin içerisinde vazife alanlar, bir İslami cemaatin içerisinde vazife alanlar, büyüklük taslayıp etrafa zorbalık yaparsanız, kalbiniz mühürlenir. O yüzden eğer kime böyle büyüklükler tasladıysanız, gidin onlardan helallık alın, gidin onlardan özür dileyin. Eğer birisinin bu noktada büyüklük taslayıp kalbini incittiyseniz, büyüklük taslayıp onun kalbini kırdıysanız, gidip onlardan helallık alın, Allah muhafaza eylesin. Yoksa kibirlendiğinizden dolayı, bu kibrinizin altında boğulur, cehenneme odun olur, cehenneme taş olursunuz. Allah muhafaza eylesin. O yüzden asla ve asla hiç kimseye kibirlenmeyin.
Birinci derecede önce Allah'a kibirlenmeyin. Allah'a kibirlenmek ne demek? Cenab-ı Hakk'ın ayeti kerimelerini reddetmek, Cenab-ı Hakk'ın yolunu reddetmek, Kur'an ve sünnetin doğru gördüğü bir şeyi reddetmek, bilerek veya bilmeyerek reddetmek. İşte ben bilmiyordum, oku canım kardeşim. Müslümansan oku. Kalkıp da sen etrafa kibirlenme, büyüklük taslama. Bilmeden, dini de bilmeden, bu bidattı, bu işte ne bileyim, bu helaldı, bu haramdı. Oturup da kendi kendine fetva verme. Cehaletini gör. Cehaletini görerekten öğrenmeye çalış. Öğrenmeye çalış. Önemli değil senin profesör olman. Önemli değil senin siyasetçi olman. Önemli değil senin devlette bürokrasi olman, devlet bakanı olman, cumhurbaşkanı olman, başbakan olman.
Önemli değil. İslam dininin önünde, takvaca üstün olan Allah katında üstündür. Bilir bilmeden herkes din üzerinde, kendince işkembe-i kübrasından fetva vermesin. Ya bu İslam dini. Sokaktan geçerken, bakkaldan aldığınız bir paket bisküvi değil, bakkaldan ekmek almasını beceremeyecek olan insanlar, din üzerinde fetva veriyorlar.
İki tane kitap okumamış, din üzerinde herkes fetva veriyor ve kibirliliğinden dolayı veriyor. Kibirliliğinden dolayı, yalan yanlış fetva verdiği için cehennemlik olacaklar zaten. Sebep, Allah'ın ayetini reddetmiş oluyor. Kur'an ve sünnetin doğrularını reddetmiş oluyor. Allah muhafaza eylesin. O yüzden Hakk'a karşı Allah bildiğine inat eden her mütekebbir zorba, nihayet hüsrana uğradı. İbrahim Suresi ayet 15 ve ayet-i kerimeler dururken, Hz. Muhammed Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin uygulaması dururken, siz kalkıp da inat eder, mütekebbirlik yaparsanız, kibirlilik yaparsanız, hüsrana uğuracaksınız. Kibirlenenler, mütekebbir davrananlar, hüsrana uğuracaklar.
Hem bu dünyada hüsrana uğuracaklar, hem ahirette hüsrana uğuracaklar. O yüzden halka karşı kibirlenen siyasetçiler, halka karşı kibirlenen bürokratlar, yanındaki çalışanlara karşı kibirlenen iş adamları, etrafındaki insanlara kibirlenen her ne kim var ise, dünyada da, ahirette de hüsrana uğuracaklar. Kıymetli mümin kardeşlerim, kibirden uzaklasın, çünkü kibir şirk ile eşittir. Allah muhafaza eylesin. Cenab-ı Hak, kibirlenenleri sevmez. Kibirlilikte ileri gidenler, cehennem ateşini yalarlar. Allah muhafaza eylesin. Yine Mü'min suresi ayet 60. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yedirmeyenler, alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir. Allah'a kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler, namaz kılmayı kendine yediremeyen, örtünmeyi kendine yediremeyen, yok ben örtünürsem kocam ne der, yok ben örtünürsem benim etrafım ne der, yok ben örtünürsem benim arkadaşlarım ne der, yok ben örtünürsem benim çevrem bana ne der,
yok hanım sen örtünme, benim çevrem buna müsait değil, ben namaz kılacağım ama namaz kılmak benim çevremde müsait değil, bir namaz kılamıyorum ya, bir secdeye gidemiyorum ya, veyahut da şunu yapacağım ama benim çevrem buna müsait değil, ben ne yazık ki Allah'a karşı böyle zikrullah yapamıyorum, böyle bu zikr, böyle büyüklenmeden dolayı, kibrinden dolayı Allah'a ibadet etmeyen, Allah'ın farzlarını yerine getirmeyen, kibrinden dolayı Allah'ın haramlarının içerisinde yaşayan kimseler, ne yazık ki alçaltılmış olarak cehenneme gidecekler.
Rabbim muhafaza eylesin, hiç kimsenin böyle bir şey olmasını istemeyiz, nice böyle Müslümanım deyip de, kibrinden dolayı dışı Müslüman, içi kafir çok, Yunus'un deyimiyle. Yunus öyle demiş ya, dışı Müslüman, içi kafir çok durur diye. Ne yazık ki öyle ama, bu kibir belası, bu kibir hastalığı, nice firavunları yok etmiş, nice nemrutları alt etmiş, o yüzden kibirleniyorsa bir kimse, dine ve dindarlara karşı, bilin ki nemrutlaşmıştır, firavunlaşmıştır.
Tövbe etmezse, o bu dünyada da, ahirette de hüsrana uğrayacaktır. Hüsrana uğrayacak. O yüzden müminlere karşı kibirlenmeyin, Müslümanlara karşı kibirlenmeyin, etrafınızdaki insanlara karşı kibirlenmeyin, beğenmemezlik etmeyin. onun hatalarını, kusurlarına bakaraktan, bu mu ya filan demeyin. Allah muhafaza eylesin, cehenneme odun oluruz. Cenab-ı Hak korusun inşallah. O yüzden Allah'a kulluk etmeyi, kendi kibirlerine yediremeyenler, ne yazık ki alçaltılmış olarak, cehenneme gidecekler. Yeryüzünde büyüklük taslayaraktan yürüme. Sen ne yeri yarabilir, ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin. Bütün bunlar Rabbinin katında, çirkin sayılan günahlardır. İsra 37-38 yok bu fabrika benim, bu bina benim, bunları ben yaptım.
Büyüklenerekten yürü, etrafına böyle ahkam kes. Etrafını küçük gör. Sen o küçük dağları sen yarattın sanki, haşa. Vardır ya öyleleri. Çok biliyordur o. Her şeyde çok akıllı o. Dini de en iyi bilen o. Ticareti de en iyi bilen o. Sağlığı da en iyi bilen o. Her şeyde her şeyi en iyi bilen o. Allah muhafaza eylesin. Onun yanında bir şey, kimse bir şey bilmez ya, konuşamaz bile. Allah muhafaza eylesin. Onlar diyor, çok çirkin sayılan günahlardandır. Büyüklenmek taslayanlar. Lokman suresi ayet 18 İnsanları küçümseyip yüz çevirme. Yeryüzünde böbürlenerekten yürüme. Allah kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi şüphesiz ki sevmez.
O zaman ne yapacakmışız? Kibirden uzak duracağız canım kardeşlerim. Ve insanları küçük görüp onlardan yüz çevirmeyeceğiz. Bir fakir fukaradan yüz çevirip zengine dokuz takla atmayacaksın. Bir müminden yüz çevirip gidip de bürokraside orada burada bir makam sahibi olan kimsenin önünde on takla atmayacaksın. Bir mümin kimseden yüz çevirip gidip de bir siyasetçinin önünde on sekiz takla atmayacaksın. Dünyalık menfaatler için dışı Müslüman içi münafık, dışı Müslüman içi kafirlerin önünde takla atmayacaksın. Taklacı olmayacaksın, döneklerden olmayacaksın. Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışan bir kimsenin malı için, bir kimsenin makamı için, bir kimsenin mevkisi için onun önünde takla atarsan dininin yarısı gider dedi hadis-i şerifte Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem.
Ama ne yazık ki insanlar bu hale geldi şimdi. Ve bu ne yazık ki bu kibirlenen insanların kibirlerini arttıran da Müslümanlar. Oysa hadis-i şerifte Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki kibirlenene kibirleniniz. Birisi size kibirlendi mi ona kibirleniniz. Emir bu, emir, emir. Öyle tevazu edeceğim ben kibirlenene de kibirlenmem. Sen Hazreti Peygamber'den sallallahu aleyhi ve sellem'den daha mı çok biliyorsun? Kendince tevazu ehli yani. Kibirlenene dahi kibirlenmezmiş o. Sünnet ise niye bilmiyorsun sen? Sen çünkü mamanın kesileceğini düşünüyorsun. Sen zenginlerin, sen siyasetçilerin, sen bürokratların yalakası olmuşsun.
Evet, kibirlenene kibirleneceksin. Makamı ne olursa olsun. Birisi kibirlendi mi sana? Kibirleneceksin. Allah'a mı kibirlendi? Ona daha büyük, şedid bir şekilde kibirleneceksin. Sebep? Senin Rabbine kibirlendi. Resulullah'a mı kibirlendi sallallahu aleyhi ve sellem'e? Daha fazla kibirleneceksin. Taharetlenmesini bilmeyen az-ı şerifleri inkar ediyor. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde kibirleniyor. Böyle peygamber olmazmış. Sana mı soracaktı Cenab-ı Hak? Ben nasıl peygamber göndereyim diye? Müşriksin. Müşrikler de aynı şeyleri söylediler değişik bir şekilde. Dediler ki melek gönderseydi ya peygamber olarak. Dediler ki bu mu bize peygamberlik yapacak?
Dediler ki bundan mı peygamber olur? O da bizim gibi yiye, çiye, uyuyor. Şimdi de böyle müşrikler var. Müslümanım deyip Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin getirdikleriyle alay eden, sünnet-i seniyyesiyle alay eden, dışı Müslüman için müşrik çok. Ayrı zaman fitnesi hepsi de. Ve Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine kibirleniyor adam. Ona el pençe duracağım diye uğraşıyor daha. Allah muhafaza eylesin. Sufiler asla kibirlenmezler. Allah'a, Resulüne, Üstadlarına, kendine bir harf öğretenlere, mümin kardeşlerine asla kibirlenmezler. Kime kibirlenirler? Kendisine, Üstadına, Allah'a, Resulüne, kitabına kibirlenenlere kibirlenirler. Din yolunda saçını sakalını almış derviş.
Ona kibirleneceğim diye uğraşıyor kimse. 15 yıl, 20 yıl, 30 yıl bir Üstad'ın elini tutmuş. Orada dervişlik yapacağım diye uğraşmış o kimse. Ona kibirleneceğim diye uğraşıyor herkes. Allah muhafaza eylesin. O yüzden insanları küçümseyip, onlardan yüz çevirmek yok. Allah muhafaza eylesin inşallah. Cenab-ı Hak. Ve onlar yoldan sapınca, Allah da onların kalplerini saptırmıştır. Demek ki Allah durduğumuz yerde bizim kalbimizi saptırmıyor. Biz kibirleniyoruz, ondan sonra saptırıyor. Biz haramlara dalıyoruz, ondan sonra saptırıyor. Biz dilimize hakim olmuyoruz, gözümüze hakim olmuyoruz. Ondan sonra biz kendimiz sapıyoruz. O zaman bizim Allah'ı burada suçlamak yok. Öyle Allah durduğu yerde bir kulu ne yapmaz?
Zulmetmez, onu saptırmaz. Allah muhafaza eylesin. Hadis-i şerif, hesaptan bir yıl önce altı sınıf insan cehenneme girer. Bakın daha hesap görülmemiş daha. Hesap, kitap, mizan görülmemiş. Ondan bir yıl önce altı sınıf insan direkt cehenneme gidiyor. Bunlar haksızlıkları sebebiyle hükümdarlar. Yani adaletsiz hükümdar, adaletsiz devlet başkanı, adaletsiz hükümet başkanları, adaleti tesis edemeyen, adaleti tam anlamıyla sağlayamayan hükümet başkanları, cumhurbaşkanları, hükümdarlar.
Daha henüz hesap, kitap görülmeden cehenneme gideceksiniz. Allah'ın hükmüyle hükmetmeyenler, hüküm sahibi olup da, siz daha hesap, kitap görülmeden cehenneme gideceksiniz. Allah muhafaza eylesin. Enteresan hadis-i şerif, taassupları sebebiyle Araplar. Gerçekten de hadis-i şerife baktık, bugün kendi kendime düşündüm. Ya gerçekten böyle ırkçılık değil, bu Araplarda müthiş bir taassuf var. Ve dedim ki ya gerçekten, ya enteresan bir şey dedim ya. Saddak ya Resulallah dedim, saddak. Ahir zamanda şu Arapların düştüğü hale bakın nasıl taassupları var. Allah muhafaza eylesin. Evet, kibirleri sebebiyle ileri gelenler. Bir yerde adam işte parayı, malı, mülkü bulmuş, kibirleniyor.
Vali olmuş, hakim olmuş, belediye başkanı olmuş, işte müsteşar olmuş, milletvekili olmuş, kibirleniyor. Eşraftan bir kimse o, ileri gelen olmuş, kibirleniyor. Allah muhafaza eylesin. Hiyanetleri sebebiyle tüccarlar, kendisinden mal alıp satanları aldatanlar, kandıranlar. Bu hudeğin üstü ayrı, altı ayrı. Malın üstü ayrı, altı ayrı. Malın üstü güzel, altı kötü. Bu tüccarlar Allah muhafaza eylesin. Cehaletleri sebebiyle köylüler. Yani o zaman bakın, köylü cehalet ehli olmayacak. Dinini öğrenecek. Dinini öğrenmeyenler köylü hükmünde. Hangi şehirde yaşarsan yaşa.
Dinini bilmiyorsan cahilsin, köylü hükmündesin. Ve hasetleri sebebiyle alimler. Haset ediyor, kıskançlık yapıyor. Allah muhafaza eylesin. Bunlar da ne yapacaklar? Hiç kimse daha cehenneme girmeden, bunlar da ne yazık ki, pardon hiç kimsenin hesabı görülmeden, bunlar da cehenneme gidecekler. Allah muhafaza eylesin. Hazreti Pir'den, Beyt'le bu kibir bahsini kapatıyoruz. Hazreti Mevlana bu kibirle alakalı meselede buyuruyor ki, Akıl ve zeka sana kibir ve gurur verir. Aptal ol da gönlün doğru kalsın. Aptallık dediğim, halka iki kat maskara olan adamın ahmaklığı değildir. Bu aptallık, ona hayran olan adamın aptallığıdır.
Yani aslında hayrette kalmak, o yani. Kendilerini unutup, Yusuf'un yüzünü görenler, o güzelliğe dalıp kalanlar, bu yüzden ellerini doğrayanlar yok mu? İşte onlar aptaldır. Hayretle şu baştan akıl gitti mi, başındaki her tel saç, bir baş, bir akıl kesilir. Hayretle, yani sufi hayret dairesinde, hayret perdesinde kalacak. Her daim, o Cenab-ı Hakk'ın cemalini, her perdede sıfatsal tecelliyatını görecek. Evet, Allah muhafaza eylesin. Yine bir beytta, kibir, hırs, şehvet kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar. Yemin eder de ben onları ne zaman yedim, soğandan da çekinmekteyim, sarımsaktan da dersen, o yalan yemini edersen, nefesin kovuculuk eder.
Kokusu seninle beraber, oturanların dimanına vurur. O koku yüzünden dualar reddedilir. O kötü kalp, sözle kendisini gösterir. O zaman kibir, hırs ve haram şehvetten ne yapacağız? Uzak duracağız, kıymetli kardeşlerim. Nasihat babımız bitti. Şimdi, geçen hafta yine bir söz vermiştim. Bu sözümde neydi? Fitne ile alakalı küçük küçük fitne sohbetleri yapalım demiştim. İnşallah. O yüzden fitne sohbetlerinin birinci hadis-i şerifi diyebiliriz buna. Müslim rivayet etmiş bunu.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Tabi Huzeyfetül Yamani bunu bize naklediyor. Biliyorsunuz, Huzeyfetül Yamani, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin sır katiplerinden birisi. Hatta ashabın içerisindeki münafıkların listesini bilen oydu. O yüzden fitnelerle alakalı hadisleri de çok iyi bilir. Bu konuda o da bu hadisleri gayet iyi aktaranlardan birisi. O Huzeyfetül Yamani aktarıyor bunu. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i işittim demişti ki Fitneler tıpkı kamışlılardan örülen hasır gibi insanların kalbine çubuk çubuk atılır. Hangi kalbe bir fitne nüfuz ederse onda siyah bir leke hasıl olur.
Hangi kalpte onu reddederse onda beyaz bir benek hasıl olur. Böylece iki ayrı kalp ortaya çıkar. Biri cilalı taş gibi bembeyazdır. Dünyalar durdukça buna hiçbir fitne zarar vermez. Diğeri ise alaca siyahtır. Tepe taklak duran tesli gibi. Bu kalp ne iyiyi ne de ne iyiyi iyi ne de kötüyü kötü bilir.
O hevadan kendisine ne içirilmişse onu bilir. Hadis-i şerifte var. Hazreti Ömer'le radıyallahu anh hazretleriyle bağlantısı var. O yüzden normalde geri kalanını okumama gerek kalmalı. Şimdi hadis-i şerifin anlaşılması için iyilik ne kötülük ne?
Öyle ya. Çünkü hadis-i şerifte Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kamışlardan örülen hasır gibi insanın kalbine çubuk çubuk atılır. Yani fitne yavaş yavaş ürüyor, yavaş yavaş büyüyor, yavaş yavaş hareket ediyor. Yani biz şimdi Bayındır'da böyle bu kamışlardan hasır değil de böyle bizde şey derler, böyle işte gölgelik yaparlar, işte onunla alakalı böyle fidanların üzerine koyarlar, böyle kepenk deriz biz onlara, işte kargı deriz bize o kamışlara, o kargılardan böyle kepenk yaparlardı.
Onlar böyle tane tane örülür, hasır gibi. Onlar böyle hasır değil ama hasır gibi öyle örülür. Demek ki bakın o kargıların içi boştur kamışların, içi böyle hava doludur onların. Hatta eski damları onlar da yaparlardı, kışın soğuk geçirmez, yazın sıcak geçirmez. İçi hava dolu çünkü. İşte fitneyi kargıya benzetiyor. Diyor ki insanın kalbine böyle teker teker örülür bunlardan. İçi ne? Hava dolu kargının. Hava yani heva. Heva heva. Ve bu nasıl oluyor? Yavaş yavaş oluyor. Ve diyor bir kimse nüfuz ederse siyah bir leke olur. Eğer nüfuz ederse, nüfuz etmezse reddederse beyaz bir benek hasıl olur. O zaman o fitneyi kabul eden, fitnenin içinde olanların kalbi kararmaya başladı. Fitneyi reddeden bir kimse de ne oldu?
Kalbi bembeyaz oldu. İlham alan Allah'ın sıfatsal tecelliyatının tecelliyatına mazhar olan sıfatsal tecelliyatının tecelli ettiği bir mekan oldu. Eğer ki pi mi pak tertemiz olursa. O zaman biz şimdi hani iyilik ne, kötülük ne? Hani eski dilde maruf ve münker denir ya. Hani marufu emretmek. Yani iyiliği emretmek. Ve işte münkerden yasaklamak. Yani kötülüğü yasaklamak. Kötülükten uzak olmak. Yani bu o zaman maruf, yani iyilik, Kur'an ve sünnetin ve Kur'an ve sünnete dayalı aklın güzel bulduğu şeyler. Hani müminin diyor, güzel gördüğünü Allah da güzel görür. Hadis-i Kudsi ya, mümin nasıl güzel görür?
Kur'an ve sünnetin içindeyse, Kur'an ve sünnete dayalı bir şeyse, mümin onu güzel görür. İnsanların hayrını olsa, insanlara bir iyilikse, mümin onu güzel görür. Eğer helalsa, temiz ise, mümin onu güzel görür. İşte iyilik o zaman ne? Kur'an ve sünnetin kabul ettiği. Kur'an ve sünnetin, sünnete dayalı bir aklın kabul ettiği, iyi olarak gördüğü şeyler ne olmuş oldu? İyilik oldu. O zaman normalde biz temel olarak neyi ararız iyilikte? Kur'an ve sünnetin belirlediği, belirlediği hükümleri. Kur'an ve sünnetin tavsiyelerini ararız iyilikte. O zaman kötülük ne? Yani siz kitaplarda münker olarak da okuyabilirsiniz bunu. Ben münker olarak çok konuşmak istemiyorum. Hani genç kardeşlerimiz bu tip dile biraz yabancılar.
O yüzden ben yani bu dilleri kendimce, yapabildiğimce Türkçeleştirmeye, dili böyle ağırlaştırmamaya çalışıyorum. O zaman münker ne? Yine Kur'an ve sünnetin yasakladığı, özür dilerim. Kur'an ve sünnetin yapmayın dediği. Ve Kur'an ve sünnete dayalı akılların, yani müştehitlerin, yani Kur'an ve sünnete dayalı bir velinin, bir mürşidin yapmayın dediği. Ve hani biz dine, Kur'an, sünnet, icma-i ümmet olarak nitelendiririz ya. İcma-i ümmetin reddettiği, bu kötü dediği, bu yanlış dediği, bu haram dediği şeylerde ne olmuş oldu? Münker olmuş oldu. İşte, normalde bir çirkinliği, bir kötülüğü, bir şeyin zararı, Kur'an, sünnet ve icma-i ümmet tarafından teyit edildiyse, o zaman o ne olmuş oldu?
Bizim için reddedilmesi gereken bir olgu, bir olay, bir hadise, bir fikir olmuş oldu. Ve bu, normalde genel olarak insanların her ne kadar bireyin kendisini bağlasa da, bu böyle birey sadece bireyinle alakalı değildir. Herkesi ilgilendiren bir şeydir bu. İyilik de herkesi ilgilendirir, kötülük de herkesi ilgilendirir. Ya filanca yerdeki iyilik bizi ilgilendirmez diyemeyiz. Filanca yerdeki kötülük bizi ilgilendirmez diyemeyiz. Çünkü o kötülükle mücadele etmezsek, bir gün gelir o kötülük bizim kapımızı çalır. Bir gün gelir o kötülük bizim ailemizin içine siner. Bir gün gelir o kötülük bizim mahallemizin içerisine girer. Bir gün gelir o kötülük bizim ülkemizin, bizim kendi vatandaşlarımızın içine girer ve orayı ifsad eder, orayı bozar.
O yüzden kötülük benim yanımda, kötülük benim evimde değil, kötülük bende değil, kötülük benim sokağımda değil, kötülük benim şehrimde, benim ülkemde değil diye düşünmek Müslüman'ın işi değildir. Kötülük dünyanın bir ucunda da olsa onunla mücadele edilmesi gerekir. İyilik de dünyanın bir ucundaysa onun da alınması gerekir. Çünkü hikmet, müminin yitik malıdır dedi Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri. Nerede bulursa alır, onu almak önce Müslüman'ın hakkıdır dedi. Böyle olunca, yani kalkıp da biz böyle, kötülük bizde değil deyip de, biz onunla mücadele etmemezlik edemeyiz. Düşünebiliyor musunuz? Kur'an ve sünnetin yasakladığı ne kadar haram var ise, bu topraklar burcu burcu İslam iken, şu anda bu toprakların üzerinde yaşanıyor.
Ne kadar kötülük var ise, ne kadar haram var ise, Kur'an ve sünnetin reddettiği her ne var ise, bu topraklarda, bu topraklarda serbest bir şekilde yaşanıyor. Bakın, bundan iki yüz yıl önce, bundan üç yüz yıl önce, bu kötülükler bu topraklara hakim olur denseydi kimse inanmazdı. Ama kötülüklerle mücadelede zayıflık göstere göstere, kötü ve kötülerle mücadelede ne yazık ki, tam böyle dirayetli davranmadığımız için biz bu hale geldik.
Hiç kimsenin bunda suç, kabahat bulmayalım. Hiç kimseye, şimdi de dahil. O yüzden normalde bu büyük bir fitne, bakın bu büyük bir fitne ve bu fitne gün geçtikçe de artıyor. Yani daha düşünebiliyor musunuz? Bir Müslüman ülkede fuhuş haram değil. Bir Müslüman ülkede eşcinsellik haram ve yasak değil. Bir Müslüman ülkede Allah'ın haram ettiği hiçbir şey yasak değil.
Demek ki kötülükler, demek ki o kadar böyle çoğalmış ki, biz o kötülükler ne yazık ki bizim içimize işlemiş. Ve hadis-i şerif bize fitneye düşen kimsenin, Kur'an ve sünnetçe kötü bilinen bir şeyi de kötü görmeyeceğini ve buna mukabil kendisine içirilen, yutturulan, ben ona şimdi bugünkü hani dünya üzerinde yeni değerler sistemi diyeyim, yeni değerler sistemini normalde kendince doğru kabul edip, kendince iyi kabul edip, öyle hükmedip insanlar onu yiyip içiyorlar şimdi.
Yani düşünebiliyor musunuz? Rabbim heva ve hevesine uyan, Kur'an ve sünnetin reddettiği her neyse hepsinde heva, yani o hevayı da şirk olarak nitelendirirken, ümmet-i Muhammed bu fitnenin içinde ve ümmet-i Muhammed de bu fitneyle savaşmıyor. Ve Cenab-ı Hak o heva ve hevesi, heva ve hevesi yani kötülükleri iyi görme, Kur'an ve sünnetin haram ettiğini helal görme, iyi görmeyi şirk olarak kabul ediyor.
Furkan suresi ayet 43 ve 44, heva ve hevesini tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi onun üzerine vekil sen mi olacaksın? Hazreti Peygamber'e diyor sallallahu aleyhi ve selleme, yoksa sen onların çoğunun dinlediklerini veya aklettiklerini mi sanıyorsun? Başka değil onlar dört ayaklı hayvanlar gibidirler. Hatta daha da sapıktırlar. O zaman heva ve hevesini ilahlaştıran, yani kendince kendi heva ve hevesine uyup fitneye düşer kalan, o bugünkü dünya üzerindeki vahşi kapitalizmin sunmuş olduğu popüler kültür değerlerini, vahşi kapitalizmin bizim önümüze koymuş olduğu ölçüleri, kuralları kendimize Rab edindiğimizden dolayı ne yazık ki şirke düşmüş olduk.
En büyük fitne bu şu anda. Yani biz bozuk, kokuşmuş, kendisini bireyleri ilahlaştırmış batının ne yazık ki bozuk ve kokuşmuş değerlerini kendimize değer olarak aldığımız için ne yazık ki biz o şirk bataklığının içerisinde yüzenlerdeniz. Allah muhafaza eylesin ve kendi heva ve hevesimizi ve normalde kendi nefsimize göre bir şeyi güzel görüyoruz. Çünkü bizim heva ve hevesimiz bizi o tarafa doğru yönlendiriyor veyahut da bir kimse kendi nefsinin güzel gördüğü bir şeyi bize dayatıyor. Bize bu noktada zorbalık yapıyor ve bütün Müslümanlar heva ve hevesini ilah edinenlerin zorbalığı altında tarih boyunca inim inim inim inlemişler. Firavun, Nemrut, ne bileyim işte direkt değişik Yahudi krallar, değişik Yahudi komutanlar bunlar tarih boyunca tertemiz inanan insanların üzerinde kendi heva ve heveslerini tanrılaştırıp insanlara zulmetmişlerdir.
Ve şu anda da dünya üzerinde kendi heva ve heveslerini tanrılaştıran bu kapitalist sistemin, bu vahşi kapitalizmin kurucuları, uygulayıcıları bütün insanlığa şu anda zorbalık yapmakta, bütün insanlara zulmetmekteler. Ve insanlar da onların heva ve heveslerine, onların nefislerinden çıkan değerler manzumesine iman ettiğinden dolayı ne yazık ki şirk ehliler. Bu zamanda faizsiz ticaret olmaz, faiz olmadan olur mu? Bu zamanda 1400 yıl önceki hukukla mı hukuklanacağız? 1400 yıl önceki uygulamaları mı almalıyız şimdi diyen bir zihniyet? Kur'an ve sünneti ne yazık ki derdest edip, toplayıp dışarı atmış ve kendi şirkliğini, kendi küfürlüğünü ilan etmekte. Siz Kur'an ve sünnetin koymuş olduğu hükümleri, Kur'an ve sünnetin hukukunu ama tarihselciliğin arkasına sığınaraktan, ama hadis inkarcılığının arkasına sığınaraktan, ama işte iştahat alimlerinin, fetva alimlerinin, müştehit alimlerin, fetvaların onları yok kabul ederek,
mezhep düşmanlığının arkasına sığınaraktan, tertemiz Kur'an ve sünnetin hükümlerini yok kabul ediyorsanız, reddediyorsanız, ve herhangi bir şeyi kendinize sütre edip, bunlara savaş açtıysanız, fitnenin tam ortasındasınız. Tam ortasında ve ayet-i kerimeye göre de şirk üzerindesiniz. Allah muhafaza eylesin. O yüzden çünkü heva ve hevesini Tanrı edinen kimse, şirk üzerinedir, küfür üzerinedir. Birisinin heva ve hevesini de sen kendine Tanrı edinirsen, sen de şirk üzerinde olursun. O yüzden kıymetli Müslümanlar, ahir zaman böyle başka bir hadis-i şerifte fitnenin böyle çok sinsi bir şekilde yürüdüğü, fitnenin böyle tabiri caizse saman altından su yürütür gibi yürüdüğü bir zaman. O yüzden fitne gecenin karanlığında bir karıncanın yürüyüşü gibi yürüyor ahir zamanda.
Ve ne yazık ki fitne ahir zamanda bulutumsu bir şeymiş gibi kalplerimizde yer ediniyor bizim. Biz farkına varmıyoruz. Ama bir televizyon programını izlerken, ama bir tartışmayı izlerken, ama biz herhangi bir yazıyı okurken, ama biz okulda öğrencilik yaparken, ama resmi dairede memurluk yaparken, ama siyaset yaparken, ama resmi dairede bir makam, mevki sahibi olur, mevki sahibi isek, onları orada icra ederken, biz ne yazık ki o fitnenin göbende yaşayıp, o fitnenin sinsi bir şekilde bizim kalbimize girmesini önleyemiyoruz.
Allah muhafaza eylesin. O yüzden bu başka bir ayet-i kerimede de kötü işi kendisine süslendirilip de onu güzel gören bir midir? Yani salih amellerle işleyen bir midir? Muhakkak ki Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de hidayete erdirir. Öyleyse onlara üzülerek kendini harap etme. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine söylüyor. O yüzden normalde burada da sen onların üzerine sen mi vekil olacaksın? Ayet-i kerimesini unutmamak lazım. Demek ki kötü işi o kendisi kendince heva ve hevesine uyduğundan dolayı ona süslü geliyor, ona tatlı geliyor. Kur'an ve sünnetin haram ettiği bir şey ona tatlı geliyor. Kur'an ve sünnetin yasakladığı bir şey ona süslü geliyor.
Kur'an ve sünnete tabi olmak da ona acı geliyor. Kur'an ve sünnete tabi olmak ona zor geliyor. Kur'an ve sünnetin hükümlerini uygulamak ona zor geliyor. Ve ama Kur'an ve sünnetin dışındaki her şey ona çok kolay. Zaten nefis ve şeytan bunu istiyor. Yani dünya bunun üzerine kurulu şimdi. Heva ve hevesin, nefisin üstüne. Allah muhafaza eylesin. Rabbim korusun inşallah. O yüzden mesela zaman içerisinde böyle şey vardı ya, cahilliyeden örnekler var ya. Yani onlar böyle bir parlak taş bulunca hemen ona tapınırlardı. Sonra dağ parlağını bulunca giderler hemen ona tapınırlardı. Şimdi kendi kendinizi tefekkür edin. Ahir zaman. Biz bakıyoruz bir parlak taş.
O parlak diyoruz hemen ona tapınmaya başlıyoruz. Ardından dağ parlağı çıkıyor ona tapınmaya başlıyoruz. Kur'an ve sünneti unutuyoruz. Bu siyasette, ticarette, kültürde, ekonomide her yerde var bu. Allah muhafaza eylesin. O yüzden fitne ne yazık ki her yerde kol geziyor. Ve mevzuyu çok uzatmayacağım. Çok not almışım kendime. Bu fitne hadisinden çıkaracak olduğumuz sonuç şu. Günümüze çıkaracak olduğumuz hadis şu. Benim kendimce, kendi nefsimce çıkardığım sonuç şu. Dinsizlik, tüm dinlerin bir tek din çatısının altında toplanma düşüncesi. Hadis inkarcılığı, Kur'an-ı Kerim inkarcılığı veyahut da ayet-i kerimelerin inkarcılığı. Fakihleri yani mezhep imamlarını reddetme.
Mezhepleri reddetme. Sufiliği reddetme. Takva ehli olmayı reddetme. Müminliği reddetme. Nikah, edep, tesettür, haya, ibadet. Bütün her şeyi. Kur'an ve sünnetin emreti. Kur'an ve sünnetin övdüğü. Kur'an ve sünnetin bu noktada bize yapın dediği tavsiyeleri. Çağdaşlık adına. Hümanizm adına. Layıklık adına. Batıcılık adına. Popüler kültür adına. Bu normalde ne yazık ki vahşi kapitalizm adına. Bunları reddetmek. Bunlara sırtını dönmek. Allah'ın emirlerini gericilik olarak görmek. İrtica olarak görmek.
Kur'an ve sünneti çağdaşlık adına irticai bir faaliyet olarak görmek. Kur'an ve sünneti yaşayan insanları. Kur'an ve sünneti yaşayan insanları. Hor hakir görmek. Onları itmek. Onları ikinci, üçüncü değil, beşinci sınıf vatandaşmış gibi görmek. Ve Rabbimin her türlü haram kıldığı, yasakladığı LGBT'cilik gibi. Yani eşcinsellik, fuhuş, içki, kumar, açık saçık dolaşmak, ahlaksızlık, hayasızlık, rüşvet, her türlü kayırma, adaletsizlik, zalimliği, zulmü ve her çeşit kötülüğü ilericilik görmek.
Her türlü ahlaksızlığı, çukurluğu ilericilik görmek. İlericilik görmek. Yani düşünebiliyor musunuz? Fuhuş ilericilik olmuş. İçki ilericilik olmuş. Kumar ilericilik olmuş. LGBT'li olmak ilericilik olmuş. Çağdaşlık olmuş. Yani siz Allah'ın yasakladığı bütün her şeyi desteklemek, onları alkışlamak ilericilik, çağdaşlık. Ve Allah'ın yapın dediği, emrettiği her şeyde gericilik. Bundan daha fazla fitne mi lazım? Ve bir de o kötülükleri müdafaa etmek, o kötülükleri arka durmak, desteklemek, alkışlamak, o kötülüklerle mücadele etmemek ne yazık ki çağdaşlık olmuş, ilericilik olmuş. Popüler kültür, popüler bir hareket haline gelmiş. Allah muhafaza eylesin. İşte normalde bu tip insanlar, bu tip dairede duran insanlar ne yazık ki ahir zaman fitnesine bulaşmış ve kalpleri siyah lekelerle kararmış ve heva ve hevesine uydukları içinde kalpleri mühürlenmiş insanlar.
Rabbim bizleri bunlardan korusun, bunlardan bizleri uzak tutsun, bizi de bu hallerden uzak eylesin inşallah. E bu fitne hadisi de bugünlük bu kadar yetsin. Tam bir saat olmuş sohbet inşallah. Şimdi de küçük küçük inşallah sorularınıza başlayalım. Yine kardeşlerimiz soru yazmasınlar lütfen. Ama ilk defa dinleyenler, ilk defa karşılaşanlar soru yazabilirler. Hafta içerisinde bir yine olay oldu. Bununla alakalı böyle Türkiye'de gündem oldu. Bununla alakalı bir soru var. İnşallah bu soruyla başlayacağız soru cevaba. Ben televizyon haberlerinde görmedim ama görmüş arkadaşlar.
Herhalde şeyde sosyal medyada da görüntüleri varmış. Bir lüks aracında bir vatandaş uyuşturucu kullandığına dair bir şeyler varmış. Gördün mü sen Salim öyle bir şey? Görmedin. Sen gördün mü? Sen de görmedim. Evet. Adam hatta şey demiş ya sonra. Kokonin değil pudra şekeri kullanıyordum demiş. Öyle mi? Parti ile alakalı. Siyasi. Geçen hafta mı olmuş? Evet. Tamam. Bununla alakalı bir arkadaş böyle bir ısrar etti illaki. Bir sorun var. Bana cevaplandırır mısın diye onunla başlıyorum.
O gönderdi bana da. Ben şimdi o böyle uzun yazmış biraz. Adam göz altına alınmış sonra serbest bırakılmış. Ben hemen buradan şey yapıyorum. Ne o? Özetliyorum. Sonra kokain değil pudra şekeri demiş. Şaka yapıyorduk demiş. Asıl soru şu. Tanıdığımız bu kimseler kısa zamanda siyasetçilerin yanında çok çabuk zengin olabiliyorlar.
Şan şöhret sahibi olabiliyorlar. Bu çarkla alakalı bir bilginiz var mı? Bizi bilgilendirir misiniz? Soru bu. Yani işte siyasetçilerin yanında böyle bu çok çabuk zengin olan, lüks hayat yaşayan kimselerle alakalı. Şimdi canım kardeşlerim ben aktif siyaseti bırakılı çok oldu. Ama zaman zaman tabii Türkiye'deki siyasi partilerin, cemaatlerin çalışma sistemlerine uzak bir kimse de değilim.
E zaman zaman da bizim yanımızda konuşulanlar oluyor. İşte etrafta konuşulanlar oluyor. Bunlarla alakalı tabii muhakkak bir duyum sahibi, bir bilgi sahibi oluyoruz. Benim sufilikle başlayan aktif siyasetin dışında durmamın sebeplerinden birileri de bu. Çünkü bizim zamanımızda biz Muhsin Yazıcıoğlu, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun Ülke Ocakları Genel Başkanlığı zamanında ben bayındır Ülke Ocakları'nda yönetim kurulundaydım.
Bir de muhasiptim yani işin doğrusu. Yani para olmayan paradan sorumluydum. Neden olmayan paradan diyor? Normalde çünkü para yok. Para olmayınca olmadan sorumlu bir muhasiptim. Biz o zaman için üç hilal yapar alçıdan. İşte ne bileyim bozkurt yapar. Bu eğer bunları sataraktan dernek kirası ödeyeceğiz diye uğraşırdık. Para yok, bul yok, fukaralık diz boyu. Öyleydi. Ben o zamandan beri siyaseti bilirim. Üç aşağı beş yukarı. Şimdi tabii siyaset ne yazık ki parayla dönen bir şey. Yani bu parası ne yazık ki bizim ülkemizde veya başka batı ülkelerinde de, Amerika'da da, İngiltere'de de, Almanya'da da, Rusya'da da, Çin'de de siyaset parayla dönüyor.
Aslında demokrasi denilen aldatmaca, ben aldatmaca diyorum. Dünya üzerinde hiçbir yer demokrasiyle yönetilmez. Yok. Hiçbir yer. Bu bütün dünya insanlarını aldatmak için kurgulanan bir şeydir. Yani düşünebiliyor musunuz? Amerika'da şirketler partilere destek yaparlar. Hukukidir bu. Yani bu ne demek? Normal fukara sokaktaki adam partiye para verebilir mi? Veremez. O zaman siyasetçiye para verebilir mi? Veremez. O zaman ne yaparlar? Büyük şirketler kendi işine yarayacak olan kimseleri başkan seçerler. Yani işine yaramayacak olan bir kimseyi başkan seçer mi büyük şirketler? Dünyayı yönetme sevdasındalar.
Yani Bill Gates'e uymayan bir başkanım ayakta tutarlar mı? Tutmazlar. Veyahut da Bill Gates'in arkasındaki her neyse o güç. Yani o normalde başkan ayakta tutar mı? Ben Bill Gates'in dahi o paraya sahip olduğuna inanmıyorum. Bill Gates orta yerde görünen bir kukla gibi geliyor bana. Veyahut da o Elon Musk mıdır nedir o Tesla'nın sahibi? O dahi ben bir kukla gibi geliyor bana. Yedirmezler öyle onlara bu paraları. Zaten yiyemiyorlar da her neyse. Örneğin yani Türkiye'ye el alırsak Türkiye'deki kocaman şirketlerden izinsiz bir parti normalde ben zannetmiyorum iktidar yapsınlar. O yüzden bu büyük bir oyun. Bakın bu büyük bir oyun. Dünya üzerinde oynanan büyük bir oyun.
Yani yönetimde olanların ortak olduğu büyük bir oyun bu. Düşünsenize yani 20 yıldan beri Putin iktidar şeyde Rusya'da. Adam kanunla bir değişiklik daha yaptı bir 30 yılda Rusya'yı idare edecek. Yani Amerika'yı Amerika'da başkan seçilenler orta yerde piyondan başka bir şey değil. Asıl Amerika'yı idare edenler başkaları. İngiltere'yi siz kraliçe mi idare ediyor zannediyorsunuz? İngiltere'yi idare edenler ayrı. Yani o yüzden bu normalde ister bakın vahşi kapitalist sistem sizin hangi dine sahip olduğunuzu inancınızın ne olduğu onu ilgilendirmez. Vahşi kapitalist sistem kendi sömürüsüne bakar. Kim onun sömürüsüne cevap veriyorsa o orada iktidar olur.
Kim onun sömürüsüne cevap vermiyorsa o iktidardan uzaklaştırılır. Bakın net altını çizerekten söylüyorum. Vahşi kapitalist sistem kendi iktidarlarını oluşturur. Şimdi böyle olunca biz tabii yıllardır vatan millet sakar ya deyip vatan kurtaracağız, insanları kurtaracağız diye mücadele ediyoruz. Ümidimizi kesmedik. Bu noktada bir sıkıntımız yok. Ama çok eski zamanlardan gelen böyle bir işte siyasetçilerin etrafında duran insanların hızla zenginleştikleri. Bunlar genelde kimlerdir? Bakan danışmanları, milletvekili danışmanları, belediye başkanı danışmanları, belediye başkanlarının etrafındaki kimseler, belediye başkanları. Bakın parti ismi anmaksızın söylüyorum bunu.
Bütün partiler bunun içerisindedir. Hepsinin de kendi içlerinde böyle bir organizasyonları vardır. Birisi Kur'an ve sünnetle halifeliği getireceğim der. Bugün için söylemiyorum bunu. Birisi bütün Türk dünyasını birleştireceğim der. Birisi işte sosyal adalet getireceğim, işte sosyalizmi getireceğim der. Birisi komünizmi getireceğim der. Birisi ben küçük Amerika olacağım der. Birisi ben küçük İngiltere olacağım der. Gibi gibi. Bu partilerin hepsi de kendilerini dış kapitalist sistemden bir payende ararlar. Benim analizim bu. Buna ister katılsın insanlar ister katılmasınlar beni ilgilendirmiyor. Benim siyasete, dünya siyasetine ve ülke siyasetine bakış açım bu.
O yüzden bunlar böyle kendilerince mesela örneğin ben şimdi böyle benim gençliğimde ben aktif siyaseti bırakınca o zaman için işte ne vardı? İşte İslami noktada cemaatler vardı, tarikatlar vardı. Bir de neydi? İşte Milli Selamet Partisi vardı. Şimdi mesela Milli Selamet Partisi'nde işte neler vardı? Orada para toplayan kimseler vardı. Bayındır'da vardı bu. Bunlar böyle işte muasip gibi. Veyahut da bunlar böyle muhasebeci gibi. Bunlar böyle işte oradaki para işlerine bakan kimseler. Bu cemaatlerde de aynıydı. Fethullah Gülen'in cemaatinde, Süleyman İlmi Tunal'ın cemaatinde, yazıcılarda, okuyucularda. Hepsinde de para işleri vardı. Ve hepsi de bunlardan böyle para topluyorlardı.
Bunların böyle muasipleri var. Bunların böyle işte hani vardı ya meşhur ne mercimek vardı? Adı neydi? Muhasebeciydi ya. Savaş Refah Partisi'nin kasası olarak görülüyordu. Süleyman Mercimek mesela. Partinin kasasıydı mesela. Bunlar illerde, ilçelerde parayı toplayan, aynı şey cemaatler için de geçerli. Aynı şey tarikatlar için de geçerli. Paraları toplayan insanlar vardır. Veyahut da işte bir yerde bir ihale var. Bir yerde bir belediyeyi ele aldılar diyelim ki. O belediye başkanı bir şey ihale edecek, ihale etti. O müteahhitten muhakkak bir şey alırlar. Bu alan müteahhitler, müasipler, bu alan işte müfettişler bunlar var muhakkak. Ve bunlardan nemalanırlar.
Bunları toplayan aracı insanlar vardır. Bu aracı insanlar bunları toplar genel merkeze doğru götürür. Yani dava var ya, kutsal bir davamız var. Kutsal davamız ne? Bütün Türk dünyasını bir araya toplamak. Kutsal davamız ne? Bütün İslam, Müslümanları bir araya toplamak. Kutsal davamız ne? Osmanlıyı yeniden kurmak. Kutsal davamız ne? Bütün dünyaya okullar açmak, yurtlar açmak. Bütün dünyayı İslam anlatmak. Kutsal davamız ne? Bütün herkesi hafız etmek. Kutsal davamız ne? Herkesi nakşivende etmek. Herkesi mevlevi etmek. Herkesi normal kadiri etmek. Herkesin kendince bir kutsallaştırdığı bir dava var. Ve bu kutsal davaların kutsal liderleri var. Bakın kutsal liderleri var.
Bu kutsal liderlerin dedikleri, dediği, dedik, astık, astık, kestik, kestik. Emrinin dışına çıkmak mümkün değil. Ve bütün nemalar toplanır. Ben zaman zaman derim ya, ben sağ olduğum müddetçe bu toplulukta para toplanmayacak. Bu topluluğun içerisine para girmeyecek derim. Evet. Bunlar bende bu kararlar alınırken, bendeki tecrübelerle alınmış kararlardır. Ve asla derim ki, benim adıma, topluluk adına bir kimse sizden para isterse vermeyin. Şimdi bunları toplayanlar, bunları devşirenler, bunları aracı olanlar, kendi içlerinden de bunlardan nemalanırlar. Milletvekili danışmanı.
Ne iş yapar milletvekili danışmanı? Biliyor musunuz siz? İş takip eder. Evet. Bakan danışmanı iş takip eder. Belediye başkanı danışmanı iş takip eder. Bu kaçınılmazdır. Bunlar iş takip ederken, mesela işte bir milletvekili dosya taşır, iş takip eder, ne bileyim bir bürokratla işi çözer. Bunlar da orta yerde paralar da döner.
Bu orta yerde paralar dönerken, bu paralar bir yerlerde toplanır. Toplandığı zaman o bir yer büyük paralara hükmetmeye başlar. Yani bir belediye durup durduğu yerde neden bir daha kaldırım ihalesi yapar? Bir belediye, daha önceki belediye başkanı bir şey yapmış, bozuyor bir daha yapıyor. Neden yapıyor? Hiç soran soruşturan var mı? Ha kanuna uygun ha yapılan. Nasıl kanuna uygun? Zaten kendilerine uygun o kocaman sistem kendisine uygun kanunları çıkarmış zaten. O kocaman sistem vatandaşa uygun kanun çıkarmıyor zaten. Yani bu vatandaş, bu halk hesap sorabiliyor mu? Bir ay önce dolar yedi liraydı, bir ay sonra sekiz üç yüz.
Aradaki bin üç yüz lirayı kim aldı diye hesap sorabiliyor mu? Hayır. Bunu mahkemeye verebiliyor mu? Hayır. Bunu savcılığa şikayet edilip de savcılıktan buna bir soruşturma açılıyor mu? Hayır. Ya biz merkez bankasının tam hissedarlarını bilmiyoruz ya. Mecliste soru soruyorlar merkez bankasının hissedarlarının açıklanmasını diye açıklanmıyor. Ya merkez bankası bu devletin, bu halkın bankası değil mi? Evet. Ya kim hissedarları biliyor muyuz? Hayır. Ya meclisteki milletvekili bilmiyor. Vatandaş nereden bilsin? Meclisteki milletvekili bilmiyor. Allah-u Alem merkez bankasının başkanı dahi bilmiyordur onu. E şimdi böyle olunca orta yerde paralar kaynıyor tabii.
Yani diyelim ki bir bakan veya tabii herhangi bir bakan yardımcısı, herhangi bir genel merkez başkan yardımcısı, meclis başkan yardımcısının veyahut da ne bileyim işte bu tip makam sahiplerinin etrafında böyle bir sürü danışmanlar var ya. O danışmanlar dosya getiriyor, para getiriyor, pul getiriyor. İşte onlar bir yerlerde toplanıyor. Onlar bir yerlerde toplanıp devasa paralar oluyor, yurt dışında yatırımlar oluyor, bir yerlere peşkeş çekiliyor, filan pişman. Bunların arasından işte bu danışmanlar da kendilerine pay çıkarıyorlar. Yani o başkan yardımcısının ondan haberi yok, o belediye başkanının ondan haberi yok ama para istememişler yani o işten ama ortadan nemalanıyor, alıyor.
E alınca da bir anda bir bakıyorsunuz, lüks hayat başlıyor, servet, arabalar değişiyor, önce kılık kıyafet değişiyor, sonra araba değişiyor, sonra evler değişiyor, sonra her şey değişiyor. Aradan böyle, o çocuk herhalde cahil bir çocuktu, kaldıramadı herhalde bu kadar parayı. Böyle arada ya da birbirlerinin arasında para alışverişinde bir sıkıntı çıktı, öyle orta yere döküldü. Şimdi, bununla alakalı, sakın ha bir partiye düşmanlık yapmayın, bütün partilerde var bu. Bütün siyasetçilerde var. Bütün yüksek bürokratlarda bunların görülmeleri mümkün. Bunu durdurmak mümkün mü? Değil. Bakın bu ümitsizlik mi? Değil. Ama bunu durdurmak neden mümkün değil? Çark ona göre olmuş çünkü. İşleyen çark, kanun, hüküm, her şey ona göre ayarlanıyor.
Mesela işte, birisi diyor ki, şu kadar israf etmişler, bu kadar araba almışlar, kiralamışlar, o bir katını daha alıyor. Hani İstanbul'da topluyorlardı ya arabaları, gülüyordum ben. İçimden diyordum ki, yapma. Neden? Ya sen bir katını yapacaksın şimdi onun. Şimdi o bir katını daha yaptı. Kaç araba vardı? Üç bin araba vardı. Altı yedi bin araba oldu. Yapma. Seni orada tutmazlar çünkü yoksa. Bunun gibi ben, o yüzden Allah muhafaza eylesin kardeşlerimizi, arkadaşlarımızı derim ki, siyasetten uzak durun. Bu çark, zannetmeyin sadece siyasi partilerde değil. Ya cemaatlerde de aynı. Hangi cemaat olursa olsun.
Sevgili kardeşlerim, burada bir Kur'an kursu yapıyoruz diyorsa orada tamam iş bit, başlamış abicim orada. Veyahut da sevgili kardeşlerim burada bir cami inşaatımız var yardım edelim diyorsa iş başlamış orada. Orada iş başlamış. Sevgili mümin kardeşlerim şuraya şuraya yardım edin diye bir söylem geliştirildiyse orada iş başlamış. Kutsal davaya kutsal paralar toplayalım. Herkesin bir kutsal davası var çünkü. Ve herkes de kutsal zaten. Bunda bir sıkıntı yok. O yüzden o kutsal davaya yardımcı olmak için, kutsal davanın ayakta olması, yürümesi için de her yol mübah. Her yol mübah. Her yol mübah.
Ayet-i Kerime'ye sığınıyoruz. Sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidiniz. Ne muhteşem ayet-i Kerime. Bütün herkesin tabiri caizse yolunu tıkıyor. Bütün herkesin tabiri caizse tam tamını tıkıyor, çanını tıkıyor. Bütün herkesin. Senden ücret istemeyenin peşinden gitti. Birisi ben sana Kur'an öğretiyorum deyip ücret istiyorsa, birisi hafızlık için senden ücret istiyorsa, birisi senden din için, kutsal davası için para istiyorsa, uzak dur canım kardeşim.
Benden sana tavsiye ve nasihat. Tavsiye ve nasihat sana. Birisi kalkar da kutsal davası için senden para istiyorsa, kutsal davası için senden bir emek istiyor, ücretini vermiyorsa, uzak dur oradan. Uzak dur. Orası heva ve hevesine kapılmış. Orası maddi menfaatlerin üzerine kurulmuş bir yer. Benim bildiğim bu. O yüzden Rabbim cümlemizi inşallah her türlü fitnelerden, her türlü yanlışlıklardan ve eksikliklerden muhafaza eylesin inşallah. O yüzden bunlar bitmez, bunlar tükenmez. Evet, sakın bunlar bitecek diye düşünmeyin. A Parti geldi böyle oldu, B Parti geldiğinde böyle olmaz diye düşünmeyin. Ben 59 yaşındayım, 14-15 yaşından beri siyaseti de bilirim, hiç değişmedi bir şey.
Hiç değişmedi bir şey. Hani bir mümin olarak, bir müslüman olarak düşünüyorum, hiç değişmedi. Bazen arkadaşlarımız yanılmışlardı böyle, hani Refah Partisi geldiğinde bu işler böyle olmayacak dedi, güldüydüm ben. dedim, iktidarı gelince görürsünüz. Belediyelerde ve sonra bir iktidar ortaklığı olunca, gördü bütün herkes. Okçular tepesini önce onlar terk ettiler. O yüzden ben, aa işte bizde öyle olmaz, yok canım kardeşim, bir parayı topla da göreyim ben seni. Yani düşünebiliyor musunuz? Mesela bakın, ülkede en fazla konuşulan şey zekattır. Ve Müslümanların zekatına herkes gözünü diker, akbaba gibi.
Akbaba gibi. Her şeye, dağa, taşa dahi zekat toplayacağız diye uğraşıyorlar. Akbaba gibi üşüşmüşler Müslümanların tepesine. Hem Müslümanlara düşmanlar, hem müminlere düşmanlar, hem de onların paralarını alacağız, derilerini alacağız, kurbanlarını alacağız diye akbaba gibi üşüşürler. Hem laikliği savunurlar, hem anayasada değişmez kural olarak laikliği koyarlar.
Ama asla ve asla din ve dindarları da rahat bırakmazlar. O yüzden değişmez bir şey. Allah bizi affetsin inşallah. Cenab-ı Hak cümlemizi korusun inşallah. Selamünaleyküm. Müsaadenizle itikafla ilgili birkaç soru sormak istiyorum. Herkes itikafa girebilir mi? Evet. Bayanlar, lohusa ve ay hali olmadığı müddetçe herkes itikafa girebilir. İtikafa girmek için belli bir zaman var mıdır? Ramazan ayı, Recep ayı gibi. İtikaf nafile, itikaflarda hiçbir zaman zaman söz konusu değildir. Ama Ramazan'da Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Medine-i Münevvere'de son 10 gün hep itikafa girmiş. Genel olarak özür dilerim. Bir yıl ilk 10 gün girmiş. İkinci yıl ortasındaki 10 yıl girmiş.
Üçüncü yıl sona son 10 gün girmiş. Sonraki yıllarda hep son 10 gün girmiş itikafa. Bir de aşure ayında girmiş itikafa. O yüzden şeriaten mezhep imamları gün koymamışlar, saat koymamışlar. Ama Ramazan itikafı son 10 gün. İtikafa 10 gün mi girmek gerekir? Bir gün de olsa girilebilir mi? Girilebilir. Telegram kanalında 10 günlük itikafın nasıl yapılması gerektiğini anlatmışsınız. Eğer bir günlük girilebiliyorsa nasıl ibadet etmemiz gerektiğini anlatabilir misiniz? Erkekler itikafları camilerde yapıyorlar. Sünnet bu veya mescitlerde cuma kılınan yerlerde olması lazım. Bilhassa Ramazan itikafı. Bayanlar da evlerde girecekler.
Bir günlük itikafa giren işte akşam namazında niyet ederse bir dahaki akşam namazında çıkacak. Biz kardeşlerimize Tehid-i Şerif'i tavsiye ediyoruz zikir olarak. Annemle olan biatlaşmanızda önceki çekilen ve şu anki çektiğimiz dersi birlikte atmışsınız. Karışıklık olmuş o zaman. Normalde bazı kardeşlerimizde o karışıklık olmuş. Herhalde benim burada bir bilgisayarda ayrı, öbür bilgisayarda ayrı herhalde bu. Zannediyorum öyle olmuş. O yüzden şuna burada bir bakayım hangisi var? Ben şimdi size bir ders atıyorum.
Annen de inşallah sen de bu attığım dersi çekeceksiniz. Hz. İbrahim aleyhisselam Yahudilikte ve Hristiyanlıkta din büyüğü ve atası olarak kabul edilir. Kur'an'da geçen bilgilere göre Kabe Hz. İbrahim tarafından yeniden inşa edilmiştir.
Ve Hz. İbrahim haç vazifesinin yapılmasını söylemekte. Bütün bu bilgilere göre Yahudi ve Hristiyanlar için Kabe'yi kutsal mekan olarak kabul etmezler. Ha niçin? Ve Hz. İbrahim'in de farz olan haç vazifesini yapmazlar. Her ikisi de çünkü hani böyle tabiri caizse ifsad olmuştur, bozulmuştur. O yüzden yapmazlar ve o yüzden Hz. Muhammed Mustafa'ya gönderilmiştir zaten dinler ifsad olduğu için.
İyi akşamlar, bir eşcinsellik hastalık mıdır? Evet, eşcinsellik bir hastalıktır. Amerika'da bunun çok geniş bir şekilde araştırmaları yapıldı, incelemeleri yapıldı. Bu konuda çok geniş bir şekilde çalışmalar yapıldı. Ve Amerika eşcinselliğin bir hastalık olduğuna hakkında raporlar yayınladılar. Eşcinsellik bir hastalık. Ama aradan yıllar geçti, 25-30 yıl geçti. Bu vahşi kapitalist sistem Hristiyanlıktan da Yahudilikten de vazgeçti. Bakın bu vahşi kapitalist sistemin böyle değişik şeyleri var. Organizasyonları var. Zaman içerisinde yayılmış. Mesela örneğin şimdi dünya üzerindeki Hristiyanlık tek mi? Değil.
Yahudilik tek mi? Değil. İslam tek mi? Değil. Bakın dinleri ve dindarları parçalıyorlar. Şimdi katolik Hristiyanlar ayrı, ortodoks Hristiyanlar ayrı, protestan Hristiyanlar ayrı, Angelikan kilisesi ayrı, Fransa'nın kilisesi ayrı. Amerika, Amerika'nın kilisesi ayrı. Amerika'da evangelistler ayrı, bilmem kimler ayrı. Bakın hepsi de ayrı ayrı. Yahudiler, Amerika'daki Yahudiler ikiye üçe bölünmüş. İngiltere'deki Yahudiler, Almanya'da, Polonya'daki, Rusya'daki Yahudiler, Çin'deki Yahudiler, Türkiye'deki Yahudiler ve İsrail'deki Yahudiler. Hepsi de ayrı ayrı bunlar. Bu vahşi kapitalist, deccali sistemi bütün her şeyi böyle karman çorman ediyor.
Ve kendi hedefine doğru koşuyor. Böyle olunca eşcinsellik bundan 30 yıl önce vahşi kapitalist sistemine göre hastalıktı, şimdi hastalık değil. Şimdi eşcinsellik destekleniyor. Bakın bütün hastanesi, postanesi, sanatçıları, tiyatrocıları, kendisini çağdaş gören, popüler kültür sahiplerinin hepsi de eşcinsel destekçisi. Devletler dahil, yani Türkiye Cumhuriyeti devleti de İstanbul Sözleşmesi ile eşcinsel destekçisi oldu çıktı. Daha hala da o mesele bitmiş değil. Bakın sakın ha bu mesele Türkiye'de bitti gitti diye böyle kendi kendilerine hava yapıyorlar. Hayır. Dolar gibi bunlar. Gördüğü yerden geri dönmüyor. Onu gördü.
Kökü kazınmıyor onun. Yerleşiyorlar onlar. Kötülük yerleşiyor. Biz kötülükle yüzeysel mücadele ediyoruz. Yüzeysel. Hadi eşcinselliği yasaklayın. Hadi yasaklayın. Hadi suç kabul edin onu. Tırnak içerisinde. Hümanist, insan hakları, insancılık buna aykırı değil mi? Allah değil bakın. Allah'ın haram etmesi düşünülmüyor. Ben şimdi böyle söyleyeyim. Oho insanlık düşmanıyım ben. İşte her türlü düşmanlık var bende. Bu ülkede zaten siz eşcinsellik haram lanetlenmiş bir fiiliyattır dediğinizde sizin başınıza bir çorap örüyorlar zaten. Bunun daha ilk imzalanmazdan önce bunları bunları bunları bunları yapacaklar.
Önümüzdeki büyük tehlike bu dediğimden dolayı başımızı çorap örüyorlar boyuna. Sebep? Çünkü bunun hazırlığını yapıyorlar. Neden hadisleri inkar ediyorlar? Eşcinsellerle alakalı lanetleyici hadislerin hepsi de lanetleyen şeylerin hepsi de hadis çünkü. Hepsi de hadis. Ve bunu ne için, nasıl yapıyorlar? İnsanlık olarak yapıyorlar. İnsan hakları olarak gösteriyorlar. İnsan hakkı bu. Fuş insan hakkı. Kumar insan hakkı. Uyuşturucu insan hakkı. Eşcinsellik insan hakkı. Allah'ın haramlarını gözeten yok. Çağdaş bir birey fuşu, eşcinselliği, kumarı, her türlü pisliği Allah'ın haram ettiği her şeyi kabul etmek zorunda. Kim çağdaş?
Bunları yapanlar çağdaş. Bunları alkışlayanlar çağdaş. Hadisi sosyal medyada bana hakaret ettikleri kadar eşcinsellere hakaret etsinler. Edemezler. Edemezler bakın. Hadi diyanet bana suç duyurusunda bulunduğu kadar eşcinsel dernekler hakkında da suç duyurusunda bulunsun hadi. Yapamaz. Bakın yapamaz. Siz bir eşcinsel derneğe gidip de şikayet edemezsiniz. Hiçbirinizin de aklına gelmez zaten bu. Şeytan sizin aklınızı mühürlemiş. Kendi mühürünü koymuş. Deccal sizin aklınızı, kalbinizi mühürlemiş. Siz eşcinsel derneği savcılığa şikayet edemezsiniz.
Burada sapkınlık var. Burada cinsel taciz var. Burada işte insanlara taciz ediliyor. Burada insanlara şu yapılıyor, bu yapılıyor diye şikayet edemezsiniz. Diyanet de şikayet edemez. Ama diyanet nerede bir sufi var onu tefe koyar. Diyanet nerede ahlaklı bir müslüman var onun hakkında suç duyurusunda bulunur. Nerede ahlaklı bir mümin var belediye başkanları hakkında laf atar, valiler atar, milletvekilleri atar, bakanlar atar.
Herkes onun hakkında aleyhine atar. Siz bir eşcinsel derneğe dokunamazsınız bu ülkede. Siz bir eşcinsel derneği siz kontrol bile edemezsiniz. Eşcinsel derneğin defterlerini bile kontrol edemezsiniz siz. Evet soros var ya size yapmadığını bırakmaz sonra. O vahşi kapitalist deccali sistem var ya size yapmadığını bırakmaz.
Döver sizi. Sizi döver. O yüzden bir mümin kimsenin hakkı bir eşcinsel kadar yoktur ülkede. Yoktur. Tedavisi var mıdır? Evet. Hastalık varsa tedavisi de olacak muhakkak. Olmaz mı? Ama siz eşcinselleri, alkışlar, eşcinselleri makul kabul ederseniz hiç kimse tedavi olmaz.
Özür dilerim hakkınızı helal edin. Selamünaleyküm. Ayvalıktan İlker kardeşimizin size selamı var. Sizleri çok özledik. Mehmet Allah mübarek eylesin. Allah'a selam söyle herkese inşallah. Bir erkeğin eşinin kıskanmasının dindeki yeri nedir? Kıskanmanın sınırı olur mu?
Herhangi bir sebepten aramızda bir kıskançlık olduğunda kıskanan erkek kendine güvenmeyen erkektir. Ve diğer hemcislerinden kendisini aşağıda gören erkektir deyip kestirip atıyor. Sizce nasıl davranmalıyım? Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kıskançtı. Hatta hadis-i şerifte sahabelere dedi ki, hepinizden ben fazla kıskançım. O yüzden bir erkek eşini, çoluğunu çocuğunu hemcislerinden kıskanır. Bu onun böyle kendine güvenmediğinden dolayı değildir. Eşini ve çoluğunu, çocuğunu sevdiğinden ve kıymet verdiğinden kıskanır. Seven ve kıymet veren sevdiği ve kıymet verdiği şeyleri kıskanır. Dinde değeri vardır. İçerinde domuz pankreası olan ilaç içmek caiz midir?
Ben içmiyorum. Ben içmiyorum. Hz. Vahşi Müslüman olduktan sonra Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Selamünaleyküm, kalabalık bir sosyal medya grubunda bir kişinin hatalı davranışını ikaz etmek veya bir olayla ilgili tebrik etmek için belli sayıda kişinin ikazı veya tebriği yeterli olur mu?
Yoksa herkes kendinden sorumlu olduğu için herkesin yapması mı gerekir? Ya normalde birisi ona nasihat ediyorsa, bu doğru değil diyorsa yeterli. Veyahut da tebrik etmek için de birkaç kişi tebrik ediyorsa veya herkes tanıyorsa, herkes de tebrik edebilir. Bunda bir sıkıntı yok. Benim anladığım şey ise bu biraz abartılı gidiyor. Yani o topluluğun içerisinde biraz bazı şeyler abartılı. Zakirler herhangi bir faaliyetle alakalı her şeyi üstada bildirirler mi? Yoksa kendi içlerinde serbest mi derler? Mesela istişareler veya geziler, toplantılar gibi. Genelde istişareyle götürmeleri gerekir. Hani illaki üstada haber verilecek diye bir kaydı yok. Ama üstada muhalif bir şey ise o zaman sıkıntılıdır.
Hani işte örneğin, bütün ülke dersi şu günlerde yapacak dedi. O dedi ki ben bu günü kabul etmiyorum, şu gün yapacağım dedi. Bu biraz sıkıntılı bir şeydir. Ama öbür türlü zakir kardeşler de kendi etrafındaki arkadaşlarıyla, kardeşleriyle istişare etmeleri gerekir. Bir konuya hükmetecekleri zaman istişaresiz karar almamaları lazım. Çünkü hem ayet var hem hadis-i şerif var. İşlerimizi istişareyle, şuurayla götüreceğiz. O yüzden böyle kendi kendimize kararlar almayacağız. Bir zakir, bütün arkadaşları ilgilendiren bir meselede istişare etmeli. Ama bir kişiyi ilgilendiren bir meselede o kişiyle de istişare etmeli. Böyle ben yaptım oldu demesi hoş bir şey değil.
Vahşi Müslüman olduktan sonra Peygamber Efendimiz, ona arka sıralarda durmasını söylemiş. Peki ashab ona nasıl davranmış? Bu konuda çok fazla bir bilgim yok. Ama ashab da onun Hz. Ebubekir seviyesini gördüğünü zannetmiyorum. Selamünaleyküm. Geceniz hayırları vesile olsun.
Sağlığınıza duacıyız. Afınıza sığınarak bir konuda sizden yardım talep ederim. Geçenlerde size yazdığım konuda özel hal yaşayan arkadaşın, sizin rehberliğinize ihtiyacı var. Sünni bir ailede yetişen Muhammed El-Bakır soyundan olduğunu ve kendisinin özel hal olduğunu söylüyor. Kendisine nasıl bir yol olmasını söyleyeyim, tavsiyeniz ne derdir? Bu son yazdığını özelden bana sorabilirsin. Yani orası tutarlı değil çünkü onu söyleyeyim.
Yani herkes kendince özel bir hal yaşayabilir. Herkes kendince özel bir durumu da olabilir. Yani biz sufiler olarak bunlara çok itibar etmeyiz. Yani özel bir hali olabilir olabilir. Herkesin hali özel zaten. Sufilik öğretisinde her şahsın hali özeldir. Yolu da özeldir. O yüzden bir kimsenin kendine böyle özellik atfetmesi kibirdir zaten. Allah muhafaza eylesin. Merhaba Niyazi Kahveci okunmasını tavsiye eder misiniz? İniş sırası ve sebepleri ile Kur'an-ı Kerim tercümesi kitabı. Hiç bildiğim yok. Yani Niyazi Kahveci'yi de tanımıyorum. O yüzden ben böyle çok Kur'an-ı Kerim tercümelerinden fazla faydalanamıyorum.
Hakkınızı helal edin. Ben biraz daha böyle tefsirimsi tefsirlerden faydalanıyorum. Öyle söyleyeyim. O yüzden bu tip, hele son dönem yazılanların hiçbirisinden haberim yok. Bakın, hiçbirisinden haberim yok. İbn-i Kesir'den faydalanabiliyorum. Taberi'den faydalanıyorum. Ondan sonra. Elmalı Muhammed Yazır'ın tefsiri var. Ondan zaman zaman faydalanıyorum. Normalde işte Ruh-ül Beyan tefsiri var. Yani çok geniş olmasa da ondan faydalanıyorum. Bunun gibi. Ama genel olarak yani tefsir noktasında faydalandığım İbn-i Kesir'in hadislerle olan o tefsirinden çok faydalanıyorum. Bir de Taberi'den faydalanıyorum. İşin doğrusu. Yani Taberi'de, İbn-i Kesir'de ayet-i kerimelere, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadisleri ışığında baktığından dolayı onlardan faydalanıyorum.
Ben de hani tefsir-i kebir, fahret-i razinin var mı var. Ondan sonra şey bu sebebin üzüllü tefsir kitabı var mı var. Ama hani benim asıl faydalandığım Taberi tefsir ile İbn-i Kesir. Yani onları ben Allah affetsin. Ben dini böyle konuşmak istemiyorum ama ben dini Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadislerinin ışığında yaşamayı seviyorum. Yani çok eminim o konuda çünkü böyle bana bir eminlik geliyor. Yani o ayet-i kerimeyi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin tefsir ettiği gibi anlamaya çalışıyorum. Veya dini Hz. Muhammed-i Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hem fiiliyatında hem fikriyatında yaşamak istiyorum. Bu benim böyle daha emin, daha güvenilir geliyor bana.
O yüzden böyle sonradan oluşan şeylerden uzak tutmaya gayret ediyorum kendimi. Kardeşlerimize de bunu tavsiye ediyorum. Gidin bir Taberi tefsir alın. Gidin bir İbn-i Kesir tefsir alın alacaksanız. Veyahut da zannediyorum sanal kütüphanelerde var galiba bizde değil mi bunlar? Var. Bunları indirebilirsiniz oradan. Ama ben şimdi böyle sizin dediğiniz o bilhassa son zamanlarda yazılan, son zamanlarda çıkan o kitaplara filan fişman onlara çok bakasım gelmiyor. Çok zamanım da yok zaten. Ben faydalanıyorum dedim yani bir ayeti kerimeye bakacaksam oradan bakıyorum, onlardan bakıyorum gibi. Hakkınızı helal edin. Evli kişinin rüyasında görücüler gelmesi, bekar görmesi. Böyle rüya yazılmaz canım kardeşim. Rüyanızı bir bütün olarak anlatacaksınız inşallah. Selamünaleyküm.
Perde inmiş bir derviş. Üstadıyla manevi alemde nasıl helallaşır, neler yapması gerekir. Normalde o olabilir. Bizde bir yanlışlık da şu. Efendim hakkını helal et. Helal olsun. Helallaşma o değildir. Ben sizin hakkınızda böyle böyle böyle böyle yaptım. Ben sizin hakkınıza tecavüz ettim. Bana hakkınızı helal eder misiniz? Bitti. Bizde öyle değil. Bir hatam kusurum olmuştur. Hakkınızı helal edin. Helal olsun canım kardeşim. Git. Bak işine. Ben şurada böyle böyle böyle yaptım. Mesela işte kim? Ben çavuşum. Ben arkadaşlara birkaç sefer böyle böyle davrandım. Böyle yaptım efendim.
Arkadaşlarla helallaştım. Sizinle de helallaşmak istiyorum. Ben çünkü sizin orada emrinizi çiğnedim. Ben orada sizin hilafınızla konuştum. Ben orada şu hatayı yaptım. Şu kusuru yaptım. Şu yanlışlığı yaptım. Veya ben zakirim. Ben efendim bilemedim. Burada böyle böyle bir hata yaptım. Burada böyle böyle bir yanlışlık yaptım. Burada bir eksiklik yaptım. Hakkınızı helal edin. Efendim ben burada arkadaşlarla işte neyim? Semazenbaşıyım. Ben burada semazenbaşıyım. Bir semazen kardeşimizin ben kalbini kırdım. Onu incittim. Onun semazenliğinin sonu oldu. O yüzden ben o kardeşimle helallaşmaya çalışıyorum. Helallaşamıyorum. Veya ben o kardeşimle helallaştım.
Sizle de helallaşmak istiyorum. Bu olması lazım. Ama yok. Böyle bir helallaşma yani sünnet seni olarak işlenmiyor. Salim hakkını bana helal et. E helal olsun. Ben Salim hakkında bir şey dedim mi demedim mi? Bilmiyor Salim. Ben Salim'e diyorum ki Salim senin hakkında gıybet ettim. Arkandan konuştum. Hakkını helal et. Oldu değil mi bir sefer Salim? Öyle mi dedim. Senin hakkında konuştum dedim. Değil mi? Ben hatırlıyorum. Salim senin hakkında konuştum dedim. Arkadaşlarının yanında dedim. Hakkını helal et dedim. Ben o da helal olsun dedim. Bitti. Veyahut da bazen arkadaşlara derim ben. Hakkını da konuştum. Hakkını helal et. Evet. Senin hakkında konuştum mu?
Yaptım mı seninle ben? Yapmadım ben. Konuşmamıştım senin hakkında demek ki. Kötülüğüne konuşmamışım demek ki. Bir kimse çünkü mesela örneğin. Bir sufi, bir çavuş, bir zakir, dergın adabını, erkanını açtı. Nerede açtı? İlk yerde açtı. Ama o gün nefsine uydu. Ama o asnada biliyordu, bilmiyordu. Bunu sunacak, ortaya koyacak. Yok hakkını helal et. Helal olsun. Ben de ne diyorum? Bütün arkadaşlarımıza, kardeşlerimize hakkımız helal olsun. Böyle helal olacaklar. Buysa aradı diyorum ben. Asın al, helal olsun. Herkese. Bütün derviş kardeşlerimize. Sıkıntı değil. Ama doğru o değil. Selamun aleyküm. Ehliyet almak, yolda hizmet etmek için niyet ettim.
Duanıza muhtacım, himmetinize ihtiyacım var. İnşallah Allah yardımcı olsun. İnşallah canım kardeşim. Kimler kabirde Peygamber Efendimiz'i görür? Ya da kimler kabirde Ehli Beyti yani Peygamber Efendimiz'in ailesini görür? Kaynak belirtir misiniz? Kaynak yok. Yani bu bir hal. O yüzden Allah kime nasip ederse, Allah kime verirse onlar görür. Selamun aleyküm.
Geceniz mübarek olsun. Benim sorum, beni arayarak benim ve oğlumun kıyafetlerimizi kimin aldığını sorup bilmemezlikten gelerek sorması yalan konuşarak sonra kendisinin de aslında kıyafetlerimizi alan kişiler arasında olduğu ortaya çıkıp sanki daha evvel beni aramamış konuşmamış gibi grupta işte biz karar vermiştik alınma kararına demesi yani bu ne kadar doğru ve diğer dervişlerin herkesin içinde senin ailenin neler yaptılar demesi bu ne kadar doğru yapılan iki paket geçen sene erzaktı.
Bunları iade edeceğim bu arada ve bu olanlarla siz neden tepkisiz kaldınız? Siz demediniz mi yalanın karşısında dik durun bu kim olursa olsun ben dik durunca bu mu gelmeliydi başımıza ben sizi rüyamda görüp de gözyaşlarımı sildiğinizde neden buna müdahale etmediniz? Allah razı olsun kırgın ve buruk bir aile bıraktığınız için eyvallah canım kardeşim hata kusur hepimiz için demek ki bir hata yapmışız bir kusur işlemişiz.
söz konusu olan kardeş siz iseniz sizinle alakalı ben arkadaşlara söylemiştim bakın ilgilenin görüşün ne var ne yok diye arkadaşlar sizinle alakalı görüştülerdi ondan sonra neyin ne olduğunu bana anlatmışlardı. o yüzden ilgilenmedi sözü biraz ağır eğer söz konusu olan aynı kardeşleriz. Bana gelen bütün şikayetleri ben ilgili kardeşlere yönlendiririm onlardan da sonucunu alırım derim ki bu işte ilgilenin bir bakın burada ne var ne yok sonra bana sonucunu söyleyin derim.
sizinle de alakalı ben ilgili kardeşlere yönlendirdim ne oldu ne gitti bana ona göre bir bilgi verin bir rapor sunun dedim arkadaşlar da bana bilgi verdiler rapor sundular ilgilenmedim değil yani. selamünaleyküm küçük oğlum 7,5 yaşında her şeyden korkuyor tek başına odada duramıyor tuvaletine yalnız gidemiyor yalnız uyuyamıyor korkuyor korkular çok fazla annenin yanında bir kartı var yanına geliyor yanıma geliyor gibi şeyler söylüyor ne yapmalıyım felak nasıl okuyun üzerine inşallah Cenab-ı Hak şifa versin.
selamünaleyküm ben 30 yaşına kadar ateist olarak yaşadım 8 ay önce sebepsiz yere Kur'an okumaya başladım ve tövbe ettim o günden itibaren rüyalar görüyorum namazlarımı kaçırmadan kılmaya elimden geldikçe nafileler kılmaya çalışıyorum birkaç ay önce rüyamda hu zikrini çekip geri uyuduğumu gördüm ancak o sıralar oturamıyor ayak ayak üstüne atamıyordum her an Allah'ı anıyor zikir çekiyordum içimden yatağım ve bastığım toprak bile titriyordu alkülü zinaya bıraktım yemeğimi olabildiğince az yemeğe çok üstüme gelselerdi kimseyi kırmamaya başladım ben hu zikrini çekmeye başladım ve bir takım olaylar yaşadım ancak bu gördüklerim harikulade şeylerdi sizde çekmeye devam etmeli miyim ne kadar çekmeliyim bugün tam olarak tanımlanamazsam da bir takım şeyler görüyorum Rabbim beni
korur ama bir mürşidim yok cahilim ellerinizden öperim önce inşallah bir mürşid bul kendine Cenab-ı Hak inşallah bir buldursun ondan sonra da inşallah o sana bir yol çize selamünaleyküm ben Erkut Dağlar Güler'in kızı Cemanur Dağlar Güler 17 yaşındayım rüyamda peygamber efendimizi sizi ve İranlı Muhammed Azami'yi gördüm yeşil sarıklıydınız oturup sohbet ediyordunuz ama ne konuşuluyordu hatırlamıyorum eğer kabul ederseniz sizden ders almak istiyorum vay Cemanur Erkut inşallah senin dersini gönderdim Allah mübarek eylesin inşallah
bu hüccetli ders oluyor işte böyle hüccetli ders selamünaleyküm hayırlı akşamlar Allah nasip ederse 27 Mart'ta nikahın var eee bugün ayın 4'ü nikah geçmiş Allah mübarek eylesin inşallah Allah mutlu mesut eylesin her yerde sessiz zikir yapılır mı banyodayken yapmakta sıkıntı var mıdır yan banyoda tuvalette yapmamaya gayret edin sesli inşallah selamünaleyküm ben bugün panik atak krizi geçirdim nasıl bir tedavi olmam gerekiyor ne yapmam gerekiyor sürekli vesvese dinimizle sizinle ailemle ilgili ne yapmam gerekiyor
tevhide devam dininle alakalı vesvese geldiğinde hemen kelime-i şehadet getireceksin eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü en muhammeden abduhu ve resuluhu diyeceksin inşallah selamünaleyküm haftada bir gün bizi yetmiyor bir gün daha en azından sizi görebilsek Allah razı olsun ama ben artık yaşlanıyorum ya 59 yaşındayım Kur'an'ı açık bırakmak günah mı hiç okumadım ama açık bırakmanıza gerek yok selamünaleyküm hocam sohbetinizi severek dinliyoruz benim sorum iş yoğunluğumdan dolayı çoğu zaman dışarıda yemek yiyoruz
ama yediğimiz yerlerde ürünlerin temizliği ile ilgili bilgi sahibi değiliz bu konakında bilmeden yediğimiz helal şeyleri olmuyor ürünlerde sıkıntı yaşar mıyız bir de sizin gittiğiniz veya önereceğiniz bir yer var mı canım kardeşim Allah yardımcı olasın inşallah ben de öyle çok dışarıda yemek yiyen bir kimse değilim yani benim yemek yediğim yerler de belli yani birkaç tanedir Bursa'nın içinde onda bir misafir gelirse birini götürmek zorunda kalırsam oraya giderim işte normalde kebap yiyeceksem Kasım usta'ya giderim
yok işte ne bileyim genel olarak ona gidiyoruz başka bir yerleri de fazla bilmiyoruz zaten bir misafir götürdüğüm zaman oluyor öbür türlü çok dışarıda yemek yiyen bir kimse değiliz selamünaleyküm daim zikir ne demektir her an Allah'ı zikredip her anda Cenab-ı Hakk'ın sıfatsal tecevliyatlarına mahzar olmak seyretmek yedi aylık kızım uyurken ağlıyor zor uyanıyor Allah'ı zikredin abdesti çocuklarınıza emzirin abdesti dolaşmaya gayret edin Allah'ım iyi etsin inşallah o rüyamda aşırı yağmur yağıyordu cami camı açıyordum bana geliyordu
sonra ben de kapatmak zorunda kaldım inşallah bereket olacak hayatın bir de meşgul olduğum için dersimi çekemiyorum 35 vermiştiniz 10 yapar mısınız hadi yaptık yeter ki çek sen dersini ben Taner Kahraman'ın kızı Sümeyye 8 yaşındayım ders almak istiyorum söyle annene babana 8-8 sana inşallah öğresinler namazı yanlışlıkla istemeden giyirsek namazı baştan mı kılmalıyız?
hayır selamun aleyküm bir süredir karmaşa içinde yaşıyor gibi hissediyorum kaybolmuş gibiyim hafızlığım var pişirmedim yıllardır almam gereken ilimler var aynı zamanda ders de veriyorum ama hiçbir şey düzenli yapmıyorum kendimle aramın da iyi olmadığını fark ettim moralim bozuluyor ne buyurursunuz? genel olarak karmaşadan nasıl kurtulabilirim? Allah'ı zikret, dingin ol böyle sakin ol yapman gerekenleri yap yapman gerekenleri sorunlu olmadan yapmaman gerekenlerin üzerine düşünme ve onlarla alakalı bir şey yapma kargaşaya ve karmaşaya sebebiyet verme selamun aleyküm cinsel iktidarsızlık ve isteksizlik problemi yaşıyorum eşim ile aramızda soğukluk var bunu nasıl aşabiliriz?
önce eşinin olan soğukluğuna gider sonra varsa bir rahatsızlık onun için doktora git inşallah meseleyi hallet ama erkeklerde de kadınlarda da eşler arasında problem varsa cinsel isteksizlik ve soğukluk da arkasından gelir hocam tüm hücrelerimiz zikir halindedir genetiği ile oynanmış bir çok şey yemek zorunda kalıyoruz vücudumuzun zikri bozulur mu? bozulursa nasıl düzeltilir? tövbe edeceğiz helal ve temiz şeyler yiyeceğiz ben 13 yaşındayım 3 senedir dersimi 11-11 çekiyorum aynı şekilde devam edeceğim hayırlı akşamlar 15-15 çek inşallah hadi bakalım selamun aleyküm muhudeden ben İzmit'ten Pelin Topal 11 yaşındayım sizden ders almak istiyorum annene söyle 11-11 sana inşallah ders tarif etsin selamun aleyküm anlayamadığım bazı konular var ve cahilliğinden dolayı sorularını da hata ettiysem aferin 1- peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin Türk olduğuna dair görüşler var
bu konuyu merak ediyorum bilginize muhtacım ya normalde bu öyle zaten görüş değil ki Hz. peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hz. İbrahim soyundan E İbrahim'in babası Azer zaten Türk öyle olunca zaten otomatikman öyle oluyor biz öyle öğrendik biz öyle biliyoruz Bakara 228 ayette geçen erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır sözünü bizlere açıklar mısınız Bakara 228 Bakalım kardeşim Bakara 228 ne demiş bakalım Bakara 228'e bakalım 228 boşanmış kadınlar
kendi kendilerinize 3 adet ve temizlenme müttedi beklerler eğer onlar Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah'ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal olmaz eğer barışmak isterlerse kocaları onları geri almaya daha layıktırlar erkeklerin kadınların üzerinde hakları olduğu gibi kadınların da onlar üzerinde hakları vardır erkekler erkekler onların üzerinde bir dereceye sahiptirler Allah azizdir ve hakimdir buradaki dereceden kastı onlardan daha fazla hakka sahiptir manası değil yani normalde bu
bir derece daha fazla hakka sahiptir dediği şey fıtrat olarak yaratılış olarak bir de Allah alem yani o kimse hani erkek eş ve çocuklarına bakmakla mükellef o yüzden onlara Kur'an ve sünneti öğretmek ve yaşatmakla mükellef bu onun üzerinde derece olarak farkı selamun aleyküm ben Sena benim bir arkadaşımın kuzeni sübliminal yapmış
Youtube'a sınavda odaklanma sübliminalı yazmış sonra sadece ona odaklanarak ve olacağına inanarak dinlemiş videoyu 15-20 dakika sonra sabah sınava girdiğinde sınavı kolayca yapıp 95 almış sübliminal günah mıdır böyle bir şey günah değil ama derse hiç çalışmasa sübliminal yapsa yani sınava odaklansa hiç çalışmadan olabilir mi böyle bir şey selamun aleyküm dersimizi çekerken bazen çocuğumuz huysuzluk yapabiliyor veya evde bir problem çıkabiliyor o an dersimizi bölmek zorunda kalıyorum acaba derse oturdu mu bölmeden mi çek
bölmeden çekmek daha hoş ama olamıyorsa kaldığınız yerden devam edeceksiniz insanlara iyilik yapma noktasında veya yardımda bulunma noktasında sınırımız çizgimiz ne olmalıdır bu konuda nefsimizi zorlayan şeyler olduğunda vericilikten sonra kendimizde sıkıntı yaşadığımızda nerede durmalıyız bu herkese göre değişir o yüzden hayata bakış açısı girer her şey girer o yüzden o ölçüyü herkes kendince kendisi oturtturmaya çalışacak selamun aleyküm inşallah nefis göze bir etki edebilir mi namaz kılarken bazen secda diye göre
renkler çok canlanıyor bazen siyah bazen karıncalanıyor sanki beyazımsı bir şey alnımızı koyduğumuzda yere daire şeklinde dönüyor sanki bazen de elim ayağım beyazlanıyor sanki odaklandığım için mi oluyor aklım bir durum mu yoksa nefis mi yapıyoruz hayırlı geceler selamun aleyküm ders almak istemiştim ben ama size söylerken niyetimi açıklamamıştım ve siz de rüya görmemi söylemiştiniz sabırla bekleyeyim mi nasibim mi yoksa istememdeki niyetimi size açıklamam gerekir mi çok şükür acele etmiyorum vardır bir hayır eksiyim diye bekliyorum şu an
biz genelde kardeşlerimiz ders rüyalarını görerekten ders alsınlar diye düşünüyoruz ama sizin başka bir niyetiniz varsa siz verirsiniz ister açıklayın ister açıklamaya sıkıntı yok akşam kirli bulaşıkları yıkamadan bırakmanın doğru olmadığını cinlilerin musallat olduğunu duymuştum yalnız bulaşık makinesini bulaşıkları sudan geçirip koysam da makine dolmadığı için makineyi çalıştırmadan içinde bulaşık bıraktım oluyor bunda bir yanlışlık yok bir sıkıntı yok eğmen kahraman 12 yaşındayım kahraman 12-12 çek inşallah ben Mehmet Eren Koç 11 yaşındayım ders almak istiyorum 11-11 çek inşallah
selamünaleyküm iş yerinde 7 kişi çalışıyoruz müdür yanına çağırıp ofis içinde olan durumları konuşup istişare etmek istiyorum bana şahıs bazı sorular söylüyor bazen ben bunları anlatırken sanki iş arkadaşlarımın arkasından gıybet ediyormuş gibi hissiyatta bulunuyorum söylemesem bir dert söylesem bin dert oluyor müdür tam performansa çalışmayanlara uyarmamı söylüyor fakat benim diğer arkadaşlardan statü olarak bir farkım olmadığı için bunu yapmak istemiyorum bu hususta görüşlerinizi istirham eder misiniz ya normalde orada böyle bir şey hani arkadaşlarını uyarman doğru değil
herkesin statüsü aynı müdür orada olup bir tane görmek istiyorsa alsın masasını sizle beraber çalışsın İslam'da yönetim biçimi nasıldır halk nasıl temsil edilir yönetim kademesi nasıldır bununla alakalı çok uzun böyle sohbetler manzumesi vardı bunu da bir arkadaşımız zannediyorum bitti galiba bu geldiydi değil misiniz İslam'da siyaset olarak şey gelmedi daha değil mi bunu bir arkadaşımız o sohbetleri yazıya çevirdi herhalde bitti miydi bitmedi miydi tam şimdi toparlayamayacağım ben onu bana özelden sohbeti dinliyordur o bitti mi bitmedi mi onu bana bir atarsa
şimdi burada şey yapalım hemen bildirelim bu İslam'da neydi İslam'da siyaset miydi neydi veyahut neydi o bizim Hakan'ın sorduğu sorular vardı onlara cevaplar verdiydik ya biz uzun bir zaman geçti onu normalde siyasal İslam'la alakalıydı değil mi adı neydi onun böyle başlangıç olarak siyasal İslam mıydı evet onu Neslihan yazıyordu ama ona şimdi şey olunca haber gelince buradan söyleyelim o bitirmek üzereydi onu bastıracaktım çünkü onu Risale olarak selamünaleyküm geçen günkü sohbetinizde dersi alınan yap geldi anında bitmemiş en kısa zamanda bitecekmiş inşallah
o yüzden bununla alakalı hatta onu şey yapacağız çünkü kitaplaştıracağım onu da hızla onu böyle bastıracağız inşallah arkadaşları yine dağıtacağız bir hizmet olarak az kalmış yani bir İslami bir yönetim biçimi nasıl olmalı diye bir hayli uzun bir sohbetler malzemesi oldu onu inşallah ben de böyle bir nasıl olması gerektiğiyle alakalı ben de merak ediyorum ne oldu dedi diye inşallah bitince hemen kitaplaştıralım veyahut da en azından böyle pdf formatında yayınlayabiliriz onu öyle yayınlayalım inşallah geçen günkü sohbetinizde dersi alınan kişi de üstadının rüyasında görür demiştiniz perdelenen derviç perdelendiğini nasıl anlar
Allah muhafaza perdelendiysek eğer bunu nasıl aşarız ya da aşabilir miyiz sorumlu bilmeyerek bir atam olduysa özür dilerim herkes için perdelenebilir o yüzden normalde ki o kimse kendince analiz edecek ya da gelecek ben nerede yanlış yaptım diyecek soğuracak o da bir yol böylece o yanlışın hatasını çıkaracak ortaya özür dilecek helalaşacak bitecek inşallah selamünaleyküm esnemenin kötü bir şey olduğunu biliyorum ama ne zaman namaza dursam sanki o anı bekliyormuşum gibi büyük büyük esnemeye başlıyorum kendimi nasıl terbiye edebilirim esnemek şeytandan hapşırmak Allah'tan der hadis-i şerifte o yüzden bir kimse hani esneme geldiğinde
hemen kendi içinden tevhid çekebilir salatu selam getirebilir inşallah selamünaleyküm geceniz mübarek olsun emanet ve ehliyet kitabında namaz bahsinde namazda sütre bölümünde sütrenin miktarını bir kulaç veya biraz daha fazla olarak belirtmiş biz bayanlar namazda kol çantamızı sütre olarak önümüze koyuyoruz bu şeklinde uygun mu uygun bir sohbetinizde bu yolun hakkını verin dediniz bu yolun hakkı nasıl verilir farzları yerine getirip nafilelerle Allah'a yaklaşmak Allah'ı çok zikretmek çok sevmekle hakkı verilir gençlere nasıl bu yolu anlatılıp amel etmelerini sağlayabiliriz biz bu konuda çok iyi ve düzgün olmaya çalışacağız
çocuklarımıza örgün olacağız banyoda ya da tuvalette cep telefonundan video şarkı dinlemekte sakınca nedir çok uygun değil ama şimdi yeni gençler böyle banyoda tuvalette böyle işte şarkı dinleyecekler türkü dinleyecekler böyle kendilerince böyle şeyler yapıyorlar ben çok uygun görmüyorum ama haram diyemem selamünaleyküm insanların gizli yönlerini istemeden kendimce bu huyu var veya vardır deyip tanımlıyorum bu davranışı açmak için ne önerirsiniz tanımlamakta bir sıkıntı yok bunu bir başkasına aktarmak sıkıntı var selamünaleyküm hayatımda bütün terslikler beni buluyor istediğim hiçbir şey olmuyor
tam bir şey olacakken olmuyor bütün aksilikler beni buluyor ne yapmalıyım dualarınızı bekliyorum kısmetim kapalı hiçbir şey olmuyor hem eş anlamında hem de iş anlamında hiç kabul etmem böyle şeyleri yok kısmetim kapalı yok işte bulamıyorum edemiyorum yapamıyorum hatta bir kusur vardır tövbe ederiz derleriniz toparlanınız nerede hata yaptığımızı nerede yanlış yaptığımızı bakarız devam ederiz hayatımıza yolumuza selamünaleyküm hayırlı akşamlar ben daha önce istanbul'da oturuyordum dergahınıza gelmiştim şimdi ders almak istiyorum şimdi neredesiniz daha önce istanbul'da oturuyormuşsunuz
şimdi neredesiniz inşallah size de ders verelim bulunduğunuz yerde arkadaşlarımız kardeşlerimiz vardır bulunduğunuz yeri inşallah söylerseniz veyahut da kardeşlerimizde inşallah buluşun görüşün konuşun inşallah ben istanbul'dan zeynep anadolu sizden ders almak istiyorum evlenmeyi düşündüğüm kişi beni beklemeyip terk etti benden kaçmamı ailemi hiçe saymamı istedi her şey olacakken o vazgeçmeyi seçti ve bana hakkını helal
etmedi onunla bir daha görüşmek dahi istemiyorum ne yapmam gerekir o senden helallık alması lazım yani orada bir sıkıntı var yani o mu senden makul ve mutat şeyler istememiş o senden gitmek için bahane üretmiş o senden kaçmak için bahane üretmiş o yüzden o senden helallık almalı istanbul'dan ilk nur ince dersinizi gönderiyorum Allah mübarek etsin inşallah Allah daim eylesin selamun aleyküm genelleme yaparak konuşmak gıybet ve zannıdır mesela bütün müslümanlar şu günahı işliyor derse evet genelleme yapmak olmalı mesela ankaralılar tembeldir ama
uzak durun demek ya da bilmem nereller kabadır onlardan adam çıkmaz demek evet bu genellemek doğru değil bütün herkese helallaşması lazım bir kimsenin böyle selamun aleyküm kaş aldırmak günah mıdır normalde kaş aldırmanın konumuna göre fıtratın dışında bir kaş söz konusu ise evet onu fıtrata uygun haline getirmek lazım sen hayırlı akşamlar sende de ateş vardır yani nefsin ateş gibi olan sıfatları vardır lakin firavunda olan o ateşin kudret ve saltanat odunları sende yoktur ve eğer firavundaki kudret ve saltanat sende de olsa senden de onun fiilleri gibi fiiller sadır olurdu buyururlar
kudret mal ticaret makam dünyevi nimetler bunların odun olması nasıl engelleriniz bunların hepsinde Kur'an ve sünneti hizmetçi edersen o zaman cehenneme odun olmaz elinde varsa bir devlet kudreti Kur'an ve sünnete yöneteceksin elinde bir makam varsa kudret ve sünnete hizmet ettireceksin elinde ticaret malı varsa Kur'an ve sünnete hizmet ettireceksin o yüzden Kur'an ve sünnete hizmet etmeyen Mal, mülk, makam, mevki ne varsa hepsi de cehenneme ateş olur Selamünaleyküm sorum zekat ile ilgili Ben bir evlilik yaptım düğünde takılan altınlarım iki yıl kadar bende kaldı
Sonrasında araba almak için bozdurduk seksen gramdan fazla Ama tam olarak gramını hatırlamıyorum Sonrasında bir yıldan sonrası için zekatı nasıl hesaplamam gerekiyor Zekatı vermediğim için pişman oldum Günahından korkuyorum bu konuda ne tavsiye edersiniz Normalde seksen gramdan fazla ise yaklaşık İşte doksan gram veya yüz gram üzerinde tutacaksın Ve işte onun yüzde iki buçuğunu vereceksin bu Kırk'ta bir veriliyor çünkü Geçmiş zekatının borcunu olarak ödeyeceksin Başka bir sorun da Komşum sabahları zikirlerini çekerken
Kur'an-ı Kerim dinliyormuş Bu şekilde yapılması uygun mu olabilir Bunda bir sıkıntı yok Selamünaleyküm İsman Burak Sayan Almanya'da yazıyorum Sizi rüyamda gördüm Allah mübarek eylesin inşallah Selamünaleyküm Ben ayın yakın çekim olan fotoğraflarına baktığım zaman Hep sema dönen kişilerin şekillerini görüyorum sanki Özellikle kazımışlar gibi Ben bunu etrafımdaki insanlara söyleyince Dalga geçiyorlar benden Ama ben görüyorum hep aynı duruş Hep aynı büyüklükte Hayal olabilir mi bu Hep aynı görüyorsan sıkıntı var Selamünaleyküm
Size sormamı istediler Diş dolgusu ve kaplama caiz mi Çıkış yolu var mıdır Caiz Hanefi'ye göre de Şafi'ye göre de Diş dolgusu da Kaplaması da caiz Selamünaleyküm Ben bir kardeşin evinde Zikrullah'a katıldım Zikrullah'tayken bir anda Kendimi yıkık binaların arasında gördüm Ve bir çıkış bulamadım derken Sizi bir yürüyen merdivende oturmuş Bana baktığınızı gördüm Kendi kendime ben galimat çıkmaz sokaktayım Diye söylendim Sonra biraz daha ilerledim Çıkışı bulabilmek için Bu defa sizi Kanepede oturmuş Kardeşle yaptığımız
Zikrullah'a tebessüm ederek Seyrettiğinizi gördüm Zikrullah'a devam Berat kandili tebrih atmış Kardeşimiz ama E geçti artık Selamünaleyküm hocam Yaklaşık 2-3 ay önce Sizi Kendisinden Kur'an-ı Kerim dersleri Bir hanım talebeniz sayesine tanıdım Sohbetlerinizden etkilenerek Mürşidimi bulmak vasıtasıyla Bir müddet rüyaya yattım Çoğunlukla gördüğüm rüyaları hatırlayamadım Fakat iki kere sizi tanımama vesile olan Hanımı mürşidim olarak gördüm Daha sonra beceremediğimi Bir yerde yanlış yaptığımı düşünerek Rüyaya yatmaktan vazgeçtim
Daha sonra rüyamda Şeytanın sizin suretinizde bürünerek Benimle dalga geçtiğini Bulamadın mı Hala mürşidini Tabi olamadın mı Bana diye sizin suretinizi göstererek Konuştuğunu gördüm Çok korkarak uyandım Uzun süre korku etkisinde kaldığım için Size yazamadım Ama bir şey kaçırıyormuş Aldanıyormuş Hissinden kurtulamadığım için Size sormak istedim Bu rüyaların anlamı nedir E işte yani gördüğün halde İntisap etmediğin için Sen ne dalga geçmiş Sen inşallah İstişareye devam et Bu ne İbrahim mi çalıyor dışarıda Hay maşallah
Subhanallah Mahallede canlı ya Mahallede korona yok ya Bu çok güzel bakın Selamun Aleyküm Geceniz nur olsun Berat kandiniz mübarek olsun Bir yerde tesbih namazı kılınıyorsa Kılmayı bilmeyen biri Online olarak bağlanıp Oraya ya da YouTube'a videolara uyarak Kendi evinde tesbih namazı kılabilir mi?
Evet Diyanete bu soruyu sorun bakalım ya Gerçekten Diyanetin fetva sayfasına sorun Ne cevap verecekler merak ediyorum Hatta ilave edin Bir kısmı Bir kimse işte yani Online olarak Cuma kılabilir mi evinde? Online olarak Beş vakit namazı Yani camiye Camideki imama tabi olarak Hani bir kamera koyacak camiye mesela İşte kameradan online olarak Evinde namaz kılabilir mi? Öyle ya Enteresan sorular ya Güzel Geceniz mübarek olsun hocam Sizinle bir rüyamı paylaşmıştım Siz de bana yolun belli olmuş Mevlevilik Üstadın daha belli olmamış demiştiniz Son gördüğüm rüyamda Siz cemaatle namaz kıldıracaktınız Baya kalabalıktı Ben de sizin iki sıra arkanızdaydım Ve sizi görmeye çalışıyordum Yorumunuzu bekliyorum Gönlümde hep sizden ders almak geçiyordu Sağ olun var olun Ben de senin dersini gönderiyorum kardeşim Allah mübarek eylesin Ne güzel Rüyasında göre göre böyle ders almak Bir kimsenin Şeytan nefisi insanı böyle boş bırakmaz çünkü
Rüyanızda göre göre Rüyanızda göre göre ders alın Bir yerden ders mi alacaksınız Rüyanızda sahih olarak göreceksiniz En sağlamı bu Selamünaleyküm Allah için Peygamber Efendimiz İslam dini Ve üstadımız için ne yapabilir Bazıları bize öldüğünde Allah'ın huzurunda Böyle mi sadece İbadetle mi çıkacaksın Allah için ne yaptın dedi Sorun samimi şekildedir Hakkınızı helal edin Musa Aleyhisselam'a Allah için sev Allah için nefret et diyor Buğz et O yüzden biz Allah için sever Allah için buğz ederiz Kur'an ve sünnet yolunda çalışırız
Selamünaleyküm Çalışan işçiler itikaf ibadeti nasıl yapabilir Yani uykuda normalde bir kimse Bir saat iki saat itikaf edebilir Bunda bir sıkıntı yok Bir sohbette bir iş yerine çalışan Bayan peçeli geziyor Erkekleri servis yapmıyor diye Bahsetmiştiniz Her iş yerinin ortamın bir kılık kıyafeti Düzeni var gibi konuşmuştunuz Tam kelimesiyle Hatırlamıyorum Turizm işine müşteri ile irtibatta olan kişiyi Başının tesettürlü olmasını Nereye koyabiliriz Bununla ilgili yorumunuz nedir Yapabilir bunda bir sıkıntı yok Tesettürle
Bir otelde müşterilerini Persepsiyonda ağırlayabilir Problem yok Yolun ortasında çeyreğinde vazgeçecekseniz Baştan gelmeyin gibi şeyler demiştiniz Tam hatırlayamıyorum Özür dilerim Daha önce mücadeleden geri durmuş Dönmüş bir insan Bir daha yapmayacağından emin olamıyorsa Ne yapabilir Bu noktada Kur'an sünnet mücadele noktasında kararlı olmak için Tavsiyelerinizi öğrenebilir miyim Kararlı duracak yani Kendine güvenmiyorsa Ben dönebilirim ben yapmayabilirim diyorsa Çıkmayacak yola Selamun Aleyküm Bazı sorularda danıştığımız zaman
Geri dönüşü olmayan durumlarda Sorduğumuz konuyla alakalı Ne düşünmeliyiz Kendi isnihatifinize göre Kendiniz iştahat edeceksiniz Eğer size geri dönüşü olmadıysa Kendiniz iştahat edeceksiniz Sizi bağlayan bir meseledir Her felak nas ve Fatiha okuyorum Sabah işe giderken otobüste Yüz defa Resulullah ruhuna Bu yaptığım Beni hep kötülüklerden koruyup Hem de sevap olur mu? Yaptığım ne kadar doğru Yani okumam Doğru, Fatiha, felak nas Devamlı okunabilir Bunda bir sıkıntı yok Ölümle ıslah olmak Ölmeden önce ölmeyi yaşamak mıdır? İnsanlar ölmeden önce ölmeyi yaşasa Selamun aleyküm Mustafa dedem Ben Zehra Yağmurlu 10 yaşındayım Ders almak istiyorum Bir de sorum olacaktı Yanlış olduğunu bildiğim bir çizgi filmi İzlemeye devam edersem Yine yanlış bir davranış yapmış olur muyum?
Yanlış bir davranış yapmış olursun On onda dersini çek hadi bakalım Size bir sorum olacaktı Taşları vücudunuzdaki etkileri gerçek mi? Evet Üzerimizde taşımalı mıyız? Örnek olarak Selenik taşını Vücutta olumsuzlukları çektiği söyleniyor Ve de suyun ölü olduğu özel bir taş varmış Atılınca canlandığı Yarayışlı olduğu söylüyorlar Bunları kullanmakta sakınca var mı? Sonuçta akik kullanmak sünnet Akiğin de insan üzerinde olumlu sonuçları var Bayanım eşimin ve benim fitrem ablama düşüyor mu? Düşer Ablamın evi var oturuyor Biri evden de kiralıyor Cüz'ü miktarda maaş alıyor Geçinemiyor Bir okul çocuğu var Bir de evlendirmek durumunda olduğu bir oğlu var Teşekkür ederim Bunda bir sıkıntı yok Verebilirsiniz Bu akşamlık da yetsin bakalım inşallah Allah'ın izninden Malum bu geçen hafta Bosna Becisi Meşayih Şeyhi Sırrı Efendi Hazretleri Hakkın rahmetine kavuştu O yüzden bütün kardeşlere
Böyle bir ricade bulunduk Sırrı Efendi için Kelime-i Tevhid Hatimleri Kur'an-ı Kerim Hatimleri Salat-u Selam Hatimleri Selam Hatimleri çekildi Allah razı olsun hepinizden de Bilhalli Bilhalli Hem çok arkadaş Hem bana özelden yazdılar Hem sayfada paylaşmışlar Hamdü Sena olsun Hepsi de ayrı ayrı bu konuda Tevhid Hatimleri ve Kur'an-ı Kerim Hatimleri çekildi Malum Bosna'ya karşı böyle bir içimizde Bir duygusallığımız var Orada da kardeşlerimiz var Arkadaşlarımız var Sırrı Efendi'nin tabi Oğlu İlhan'la da görüştük Aynı zamanda Sırrı Efendi'nin yeğeni olan Kazım Efendi'yle de görüştük
Hepsinde sizlere selamları var ayrı ayrı Allah razı olsun hepsinden de İnşallah en kısa zamanda Onlar bizi ziyarete geleceklerini söylediler Biz de onları ziyarete gideceğimizi söyledik Dua Selamlaştık Allah razı olsun hepsinden de E tabi korona tedbirleri E tabi korona tedbirleri Bosna'da da var Aslında gidecektik cenazeye Ama orada da tedbirler çok sıkı bir şekildeymiş Hatta Sırrı Efendi meclisi meşayih başkanı olduğu için Ona böyle biraz tabiri caizse tanınmış bir kişi olduğundan seslenmemişler Ama yine 35-40 kişiyle cenazesi kaldırılmış
Yani orada da korona tedbirleri üst seviyede alınmış Yani onlarda da bu noktada sıkıntı var O yüzden cenazeye de gidemedik Ama telefonla taziyelerimizi bildirdik Görüştük Hepsinde sizlere selamları var O yüzden inşallah şimdi Bir kısa tevhid çekeceğiz Allah izin verirse ondan sonra da Biz komple okunan tevhid hatimlerini Okunan Kur'an-ı Kerim hatimlerini Okunan salatu selam hatimlerini Yapılan bütün bu noktada Sırrı Efendi için yapılan bütün Çekilen yapılan ibadetler inşallah Bağışlamasını da burada yapalım diye düşündük
Oraya taziyeye gidemedik Orada bunu yapamadık Hiç olmazsa burada yapalım dedik Gönüller bir olsun uzaklıkları yakın eder Allah İnşallah Cenab-ı Hak onu da merhametiyle rahmetiyle muamelede bulunsun Sevdiğimiz saydığımız bir büyüğümüzdü Yani Osmanlı'da kalan geleneği ve Osmanlı'dan gelen bir şiarı devam ettiriyorlar Sırrı Efendi orada meclisi meşayi başkanı olduğu halde Gerçekten böyle şataatsız şatafatsız bir hayatı vardı Küçük bir tekkesi vardı evinin kenarında eviyle bitişik Orada zikirlerine devam ediyorlardı Orada kendisi mücadeleye devam ediyordu
Kolay şeyler yaşamamışlar Bosna malum bir komünist zulmün altından çıktı Savaşın altından çıktı Orada sıkıntılı, derin mücadele oldu Kolay bir hayat yaşamadılar O yüzden orada da tekkeler kapandı Camiler kapandı Medreseler kapandı Orada da tekke şeyhlerine zulümler oldu Baskılar oldu Orada da dervişlere baskılar oldu Buna rağmen onlar tekkelerin kapanmaması Zikrullah'ın sona ermemesi Sufilin sona ermemesi için mücadele ettiler orada da Onlar bu mücadelelerinde kolay bir mücadele değildi Yanlarında da hiç kimse yoktu
Ama Cenab-ı Hak'a hamdü sena olsun Şimdi Bosna'da Türkiye'den daha rahat Tekkelerde zikrullah devam ediyor Şeyhler derslerine devam ettiriyorlar Maşallah Oradaki hizmetleri de devam ediyor İnşallah sırrı efendinin oğlu İlhan da Babasından kalan bu bayrağı İleriye doğru götürecek İleriye doğru taşıyacak inşallah Cenab-ı Hak cümlesini ve cümlemizi Kur'an ve sünnete sımsıkı bağlı olarak durarak Sufiliği yaşayanlardan eylesin inşallah Eftali zikr fâlevennâhu La ilahe illallah La ilahe illallah Elhamdülillah Ya Resulullah
Esselatu Vesselam Aleyke Ya Habibullah Esselatu Vesselam Aleyke Ya Nebiyyallah Esselatu Vesselam Aleyke Ya Seyyidi Evveline Vel Ahirin Velhamdülillahi Rabbil Alemin Ya Rabbi hatalarımızı, günahlarımızı, kusurlarımızı affeyle Ya Rabbi yanlışlıklarımızı, eksikliklerimizi, noksanlıklarımızı affeyle Ya Rabbi bilerek veya bilmeyerek işlediklerimizi affeyle Ya Rabbi bütün kardeşlerimizin sırrı efendi hazretleri için okudukları Kur'an-ı Kerim hatimlerini, tevhid hatimlerini, salatu selam hatimlerini Evvela bizzat fahri kainat, sebebi mevcudat
Sevgili Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri Mübarek Ruh şevklerine Adem Aleyhisselam'la her ikisinin arasına gelmiş Geçmiş bütün Peygamber-i Zişan Efendilerimizin Mübarek Ruh şevklerine Cihar-ı Yarı Gızın Ebu Bekır Sattık, Ömer-ül Faruk, Osman-ı Zunurin Ali El Murtaza Radiyallahu Han Efendilerimizin Evladı Resulullah Sevcihat-ı Resulullah, Ashab-ı Resulullah, Şühedâ-i Resulullah İmamız İmam-ı Azam-ı Ebu Hanife İmam-ı Şafi, İmam Maliki, İmam-ı Hanbeli, İmam-ı Eşari, İmam-ı Maturidi, İmam-ı Muhammed, İmam Yusuf
Tüm İmam-ı İmam-ı İmam-ı Hazretleri Mübarek Ruh şevklerine Pirimiz Pir Seyyid Abdülkadir-i Geylan'ı, Pirimiz Seyyid Ahmet-i Rufay Pirimiz Seyyid Ahmet-i Albedevi, Pirimiz Seyyid İbrahim Duzuki Şeyh-i Abil Esanalı Şazeli, Şah-ı Nakşibenni Muhammed-i Bahaddin Şah-ı Mevlana Celalettin Rumi, Hacı Bektaş ve Hacı Bayramı ve Veysel Karan'ı Mahmudu Dayı Halvet-i Celvet-i Uşak-i Sümbül-i Sühre Verdi, Küfre Verdi Şeyh Muhyiddin Arabi Bütün Pir-i Piran Hazretleri Mübarek Ruh şevklerine Hediyeledik Vasıl ve Sadar Eyle Ya Rabbi Haberdar Eyle Ya Rabbi Ya Rabbi Geçmiş Bütün Velilerin, Mürşidi Kamillerin, Evliyaların Aşıkan, Sadikan, Mühban, Ehliman La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah Diyen Mümin ve Minat'ın Ruhlarına Bilhassa Bosnalı Meclis-i Mesai Başkanı Sırr Efendi Hazretlerinin de Mübarek Ruhlarını Hediyeledik Vasıl ve Sadar Eyle Ya Rabbi Bosnadaki Kardeşlerimizin ve Oradaki Sisilerinin de Ruhlarını Hediyeledik Ruhaniyetlerini Hediyeledik Vasıl ve Sadar Eyle Ya Rabbi Yaşayan Mürşidi Kamillerin, Velilerin, Evliyaların Aşıkan, Sadikan, Mühban, Ehliman
La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah Diyen Mümin ve Minat'ın Ruhaniyetlerini Hediyeledik Vasıl ve Sadar Eyle Ya Rabbi Tüm Kardeşlerimizin Geçmişlerine ve Gelecek Zürriyetlerinin de Ruhlarına ve Ruhaniyetlerini Hediyeledik Vasıl ve Sadar Eyle Ya Rabbi Ya Rabbi Hatalarımızı, Kusurlarımızı, Günahlarımızı Hayra Çevirdiğin Kullarından Eyle Bizleri Kur'an ve Sünnet-i Seniye Sımsıkı Yapışan Kullarından Eyle Bizlerin Rızıklarını Helal ve Bol Eyle Memleketimizi de Kur'an ve Sünnet-i Seniye Yaşayan Memleketlerden Eyle Bütün İslam Alemini Kur'an ve Sünnet-i Seniye Sımsıkı Yapışıp
Yaşayan ve Yaşatan Kullarından Eyle Müşkülatlarımızı Def Eyle Sıkıntılarımızı Def Eyle Vermurat Olanların Muratlarını Hal Eyle Borçlularımıza Edalar Nasip Eyle Dertlerimize Dermanlar Nasip Eyle Ey Merhametlilerin En Merhametlisi Şu Anda Hastalıktan İnim İnim İnyenlere Yardım Eyle Onlara Şifalar Nasip Eyle Ey Merhametlilerin En Merhametlisi Cümlemizi Seni Seven Sana Aşık Olan Habibine Aşık Olan Kullarından Eyle Subhane Rabbike Rabbil İzzetanma Yesifun Ve Selamin Alel Mürselin Velhamdülillahi Rabbil Alemin El Fatiha
Selamat Amin Ejmi Allah Razı Olsun Haklarınızı Helal Edin Geceniz Hayır Olsun Cenab-ı Hak Muayineniz Olsun Selamun Aleyküm

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi