Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 23 Mayıs 2021 · 1:31:11
Selamun aleyküm, hayırlı akşamlar, Allah gecenizi hayırlı eylesin, Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Cenab-ı Hak hakkı hak, batıl batıl bilenlerden eylesin, Rabbim cümlemizi Kur'an ve sünneti sımsıkı yapışan, Kur'an ve sünneti sımsıkı yaşayanlardan eylesin, inşâAllah. Bugün yine işte bir cumartesi sohbetinde beraberiz. Dünya ve Türkiye gündemi kalabalık. Bir tarafta Kudüs meselesi, Mescid-i Aksa meselesi, Kudüs ve Mescid-i Aksa'daki Türkiye'nin yoğun baskısı, dünya kamuoyunu bunu konuda bilgilendirmesi, tabiri caizse iyi bir dış siyasetle meseleyi gündemde tutması ve hem İstan Birliği'ni, teşkilatını, hem Avrupa Birliği'ni, hem ABD'yi, hem diğer ülkelerle yoğun diplomasıyla geçici de olsa bir ateşkes olması, böylece hiç olmazsa çocuk katliamlarının durması önemli bir meseleydi.
O yüzden ilk defa yüksek ağızlardan, yüksek sesle müdahale sinyalleri verildi. Tabi bu biraz her ne kadar çok böyle dillendirilmese de bu çok önemli bir şeydi. Ardından tabi bu Mbaya'dan beri, geçen haftanın konusuydu, Sedat Peker bombası, Türkiye'nin içine bir pimi çekilmiş el bombası gibi patlatıldı. Sedat Peker 1, 2, 3, 4, 5, 6 olarak videoları yayınladı. Böyle olunca iç siyaset komple Sedat Peker'in konuşmalarına yoğunlaştı.
Sedat Peker önce yavaş yavaş Berat Albayrak, ardından Mehmet Ağar, ardından Süleyman Soylu yavaş yavaş trendini yükseğe, yukarı doğru çekti. Tabi ne açıklayacak, ne açıklamayacak, bundan sonra daha neler söylenecek, neler söylenmeyecek yoğun bir gündem konusu. Ve herkes bu konuda da arkadaşlar benim yorumumu bekliyorlar. Hani ben ne diyeceğim, ne yapacağım diye. Ben genelde çok böyle günlük siyasi konulara değinmek istemediğimi defalarca arkadaşlara belirtmiştim. Çünkü günlük siyaset her gün değişir ama Sedat Peker'in çıkışı, Sedat Peker'in şu ana kadar yaptıkları farklı mecralarda farklı değerlendiriliyor. Öyle olunca da sadece Sedat Peker'in dışarı çıkışıyla alakalı değil ama bağlantıları, ilişkileri, bunları açık açık dillendirmesi, belgelerle konuşması, belgesi var demesi, hatta işte cep telefonlarının sinyallerine bakın demesi, işte oraya gitti mi gitmedi mi bunlara bakın demesi.
Ama bu konuda da henüz daha savcıların harekete geçmemesi veyahut da dillendirdiği meselelere gerekli yetkili ağızlar tarafından ciddi bir şekilde resmi ağızdan cevap verilmemesi de ayrı bir şey. Asıl bu konuda da başka bir şeye değinmek istiyorum. Şimdi az önce burada arkadaşlara da diyordum, bir kimse elinde bir bilgisayar olursa, çok basit bir şekilde görüntülü bilgisayardan demek ki dinleyenlerine, kendisinin takipçilerine istediği bir şekilde bir şeyi haberdar edecek veyahut da işte bir kamera, kameranın karşısına geçip bir kimse haber olmayan veyahut da oturmuş, klasikleşmiş, satılmış medyanın gündemden es geçtiği şeyleri
çok rahat bir şekilde gündeme taşıyacak insanlar artık. Bu dijital çağ dedikleri, aslında biraz da dijital faşistlik denilen ortam farklı bir yöne doğru gidiyor. Neden dijital faşistlik de diyorum. Canları isteyince bu sosyal medyanın kurucuları Facebook olsun, YouTube olsun, Telegram olsun veyahut da WhatsApp olsun zaman zaman İsrail'in aleyhine olan şeyleri çok rahat engelleyebiliyorlar ve sizi bu noktada körleştirip dilsizleştirebiliyorlar.
O yüzden de çok böyle güvenmemek lazım. Ama ve lakin sonuçta bir yol var mı? Var malum. Amerika seçimlerinde de bu sosyal medya çok etkili oldu ve Trump'ın devrilmesine sebep oldu sosyal medya. Demek ki sosyal medya üzerinden artık hükümetler zorlanabilecek, bakanlar, bakanlıklar zorlanabilecek veyahut da bir şeyin gündeme getirilmesi gerekiyorsa çok rahat getirilebilecek. Hatta ben biraz ciddi, biraz latife dedim tekkenin kapatılması için de sıra dizi, tekke bir kapatılması, tekke iki kapatılması diye sıra dizi programlar yapabilirler, çekilebilirler. Veyahut da bir şeye muhalefet edecekse bir kimse herhangi bir şey belgelendirip, herhangi bir şey söyleyebilip, bilgiyi toparlayıp sosyal medya aracılığıyla haklılığını anlatabilir veyahut da bir zulmü aktarabilir, bir eksikliği, bir yanlışlığı insanlara duyurabilir.
Bunlar tabii artık bundan sonra biraz daha aktif kullanılacağını gösteriyor. Önceden bu dijital dünyada sadece oturmuş medya kullanıyordu ama oturmuş medyanın haricinde de insanlar demek ki belli bir şeyleri gündeme getirip daha farklı dinlenebilecek. Örneğin işte Sedat Beker olayında olduğu gibi yani milyonlarca kez tıklanıp dinlenen bir fenomen haline geldi. Bu dijital dünya diliyle bütün herkes pür dikkat. Sedat Beker bu akşam işte yedincisi yayınlayacaktı. Yedincisi yayınlandı mı yayınlanmadı mı onu bekliyorlar. Baya baya gündemi sarsan açıklamalar yapıyor. Baya baya gündemi etkiliyor. Biz dahi bakın bugün burada buna değinmek zorunda kaldık. Ben tabii daha fazla hani ne değildir üzerinde değil.
İşte demek ki insanlar bir şeyi haberdar etmek istiyorlarsa, bir şeyi konuşmak istiyorlarsa çok rahat haberdar edip konuşabilecekler. İşin bu tarafına önemli değinmek istedim. Bu kadarlık bu gündemle alakalı kısa bir giriş yaptıktan sonra asıl konumuza geleceğiz. Asıl konumuz neydi? Sufi adaylarının, derviş adaylarının etrafa zarar vermemeleri, hiçbir şeye zarar vermemeleri. Bu konuda işte Allah'a zarar, peygambere zarar, velilere zarar vermesi, alimlere zarar ve eziyet vermesi, müminlere eziyet vermesinden devam ediyorduk. Bu akşam bu konuyla alakalı bir iki daha böyle ilave etmek istedim. Hani müminlere dil ile zararlılardan birisi de ne? Çirkin lakaplar takmak. Bu normalde günümüzde de çok fazla ya, birisine mesela bir kimse onun hoşuna gitmeyeceği bir lakap takıyor.
O kimse onunla tanınıyorsa, örneğin işte bizim tamirci Cevdet, örneğin bununla tanınıyor. Onunla tanınmasında bir beis yok. Veyahut da Cevdet ile alakalı Kerpe'den Cevdet mi diyorlar piyasada Cevdet Usta sana. İşte Cevdet Usta'ya lakap takmışlar, Kerpe'den Cevdet diye. Yani Kerpe'den Cevdet deyince Kerpe'den kullanmadan ondan sonra somonu civatayı sıktığından dolayı böyle elleri parmakları kuvvetli noktasında bu manada söylüyorlar değil mi? Ne oldu böyle bir şey mi yaptıydın, bir şey mi sıktıydın elinden orada mı kaldı? Mesela Cevdet bundan rahatsız değil, hatta tatlı bir tebessüm ediyor şimdi hoşuna gitti Kerpe'den Cevdet olarak tanınmasında. Ben de bilmiyordum öyle tanındığını, bizim Cevdet Usta var, şu var, bu var derken bir adam dedi ya bizim Kerpe'den Cevdet'ten mi bahsediyorsun dedi.
Dedim ben kaldım, dedim yani öyle mi deniliyor? Dediler ki bizim piyasada onun adı, lakabı Kerpe'den Cevdet, yani onunla tanınıyor. Bu öyle tanınmaktan hoşlanıyor mu? Evet böyle bir lakap takılmasında bir beis yok ama kişinin şahsın hoşuna gitmeyecek bir lakap takıldıysa o zaman bu ne olmuş oluyor? Dilimizde biz ona eziyet etmiş oluyoruz veya bir topluluk tamamiyetle dilimizde de eziyet edebiliriz. Mesela tırnak içerisinde söylüyorum bunu, pis Araplar, barbar Türkler. Şimdi böyle olunca komple bir topluluğa biz lakap takmış oluyoruz ki, işte bu çok büyük günah keballerden birisi oluyor. Pis Araplar deyince tırnak içerisinde söylüyorum. Buna Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri giriyor, Hazreti Ebubekir, Ömer, Osman, Hazreti Ali Efendimiz giriyor.
Yani sahabeler giriyor, bütün herkes giriyor. Veyahut da işte bu şeyhlerin hepsi böyle deyince bütün Adem'den beri şeyhlik yapan bütün herkes işin içerisine giriyor. Veyahut da bu dervişler böyle dendiğinde bütün dervişler giriyor. Veyahut da bu sufiler böyle dendiğinde bütün sufiler işin içerisine giriyor. Düşünebiliyor musunuz? İnsanlar dilleriyle ne kadar büyük günah keballeri düşüyorlar ve işte dese ki insanlar işte bütün dervişler böyle şunu yapıyorlar deseler mahşerdeki adamın hesabını düşünün. Mahşerde bütün dervişler toplanacak yani bütün dervişlerin hakkı ondan alınacak ve böylece o kimse cennete gidebilecekse gidecek. Yani ne kadar ağır bir zulüm, ne kadar ağır bir ızdırap, bütün dervişler demek, bütün sufiler demek, işte bütün ehli tarikat demek veya bütün şeyhler demek, bütün veliler demek, bunların hepsi böyle demek.
Bu böyle insanı gerçekten zora sokan şeyler. Öyle olunca işte Cenab-ı Hakk da bizi bu konuda uyarıyor. Hucuret ayet 11. Ey iman etmiş olanlar bir topluluk diğer topluluk ile alay etmesin. Belki de onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da kadınlarla belki onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi kendinizi ayıplamayın ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. Kim, imandan sonra fasıklık ne kötü attır. Kim de tövbe etmese, işte onlar zalimlerin ta kendileridir. O yüzden normalde o zaman bir topluluk diğer bir toplulukla ne yapacak? Alay etmeyecek. İşte Türklerin hepsi de böyledir. Arapların hepsi de böyledir. Veya Afrikalıların hepsi de böyledir. Veyahut da işte örneğin Balkanların hepsi böyledir.
Bir topluluk başka bir topluluğu alayvari olarak konuşmayacak. Veyahut da bir işte bu dervişler topluluğu böyledir. Veyahut da bu örnekliyorum işte Süleyman İlme Efendi Hazretlerinin topluluğu böyledir. Veya Süleymancılar böyledir. Veya ne bileyim işte bu Risalecilerin hepsi de böyledir. Bu Nakşibendilerin hepsi de böyledir deyip de onları alay almak, onların kötülüğünü kullanmak, onların kötülüğünü konuşmak. Bir topluluğun tamamiyetle kötülüğünü konuşmak ne yaptı? Bizi günahı kebahire soktu. Biz dilimizle onlara eziyet etmiş olduk. Veyahut da kadınlar kendi kadının topluluklarına, yani veyahut da kadın kadına, başka bir kadına alay alma. Onun yaptığı yemeğe alay alma. Onun kıyafetini alay alma. Onun yaptıklarıyla, ettikleriyle alay alma.
Veyahut komple kadın toplulukları, başka bir kadın topluluğunu alaya almak gibi. Ne yapıyor? Bu da bizim günahı kebahire sokmuş oluyor. Allah muhafaza eylesin. Kendi kendinizi de ayıplamayın. Hani kimisi böyle kendisi kendi çukurunu kazar, kendisini gömer ya. Hani işte benim nefsim işte köpek nefsim. Böyle der ya, bakın burada da bize işaret var. Kendi kendinizi de ayıplamayın. Allah seni ahsenin takvim üzerine yaratmış. Seni insan olarak yaratmış. Sen kendini ben köpekten yok daha adim. Yok ben eşekten daha adim. Yok ben şöyle bir adi mahlukatım. Yok ben böyle bir adiyim demek. Bu da ne oldu? Cenab-ı Hakk'ın yaratılışına, fıtratına aykırı bir söz olduğundan bu da ne oldu?
Kendi kendimizi ayıplamamız da bu nokta kendi kendimizi kötülememiz de bu ayet-i kerime mucibince yasaklandı. Ve birbirlerinizi de kötü lakapla çağırmayın. O zaman biz birbirlerimizle de ne yapacağız? Kötü lakaplar takıp, kötü lakaplarla onları çağırmayacağız. Ve imandan sonra fasıklık ne kötü attır dedi. Yani sen iman etmişsin. Sen İslam'ı yaşamaya çalışıyorsun. Böyle sen günahlara girmen, böyle yanlışlıklara düşmen kötü bir iş. O zaman ne yapacağız? Tövbe edeceğiz. Kim de tövbe etmezse, yani bu halinden geri dönmezse, bu halinden geri çıkmazsa ne olmuş olacağız? Biz de hatalı davranmış olacağız, biz de eksik davranmış olacağız ve tövbe etmez.
Geri dönersek, geri dönmezsek o zaman zalimlerin ta kendisiyiz. Bakın bir insan hata işleyebilir, bir insan günah işleyebilir, bir insan yanlışlık yapabilir, eksiklik yapabilir. İnsanız, nefsimizi uyarırız, şeytana uyarırız, bir yanlışlık yapabiliriz. Bu yanlışlıktan korkmak değil, tövbe etmemekten korkun. Çünkü tövbe edip geri dönüyorsanız Rabbim bizi affedecek. Ama tövbe edip geri dönmüyorsak o zaman biz zalimlerden olduk. Allah muhafaza eylesin. Cenab-ı Hak inşallah o Rahman bizi böyle kötülüklerden, böyle kötü hallerden korusun. Çünkü hadis-i şerifte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, hadis-i şerifte buyurdu ki, kibir böbürlenerek hakkı kabul etmemek ve insanları hor görmektir dedi.
Bakın kibir. Kibiri açıklarken ne yapacağız? Böbürlenerekten hakkı kabul etmemek. Yani Kur'an belli, sünnet seniye belli. Siz Kur'an ve sünnetin yasakladığı bir şeyi, Kur'an ve sünnetin emrettiği bir şeyi, göz göre göre karşı çıkıyorsunuz. Göz göre göre kabul etmiyorsunuz. O zaman siz Allah'a karşı kibirlendiniz. Diğeri hadis-i şerifte diyor ki, insanları hor görmektir. Yani siz ama eşinizi, ama çocuklarınız, ama komşularınız, ama arkadaşlarınız, ama bir topluluğu hor görmeyeceksiniz. Hor görmek yok. Bu kadınlar hepsi böyledir. Bu erkekler hepsi böyledir. Bu çocukların hepsi böyledir. Bu kavmin hepsi böyledir. Hor görmek yok. Hor görmek ne? Karşındaki kimseyi aşağılamak. Karşındaki kimseyi seni gördüğümde domuz gibi görüyorum.
Yok seni gördüğümde çakal gibi görüyorum. Yok seni gördüğümde it gibi görüyorum. Sen köpeğin tekisin. Sen hayvanın tekisin. Sen eşeğin tekisin. Hor görüyor onu. Veya sen şöylesin. Sen böylesin. Aşağılıyor, alçaltıyor. Bunların hepsi de ne olmuş oluyor? Kibirlinden dolayı yapıyor o kimse. Kibirli. Kibirli olduğu için etrafını hor ve hakir görüyor. Kibirlenenler ne oluyordu? Cehenneme odun oluyordu. Kibirlenenler ne oluyordu? Asla cennetin kokusunu alamıyorlardı. Kibirlenenler ne oluyordu? Cehennemde ebedi olarak kalıyorlardı. Kibirlenenler ne oluyordu? Allah'ın lanetine uğruyordu. Evde erkek adam kibirlendi. Kadına, çocuklara, başkasına. Evde lanetlik bir adam dolaşıyor tövbe etmezse.
Kadın kocasına veya çocuklarına kibirlendi. Evde lanetlik bir kadın dolaşıyor ortalıkta. Kibirlenen bir kimse Allah'ın lanetine uğrar. Allah muhafaza eylesin. O yüzden insanları alaya alan, kadın erkek hiç önemli değil. Bir topluluğu alaya alan, onlarla alay eden ne yapmış oldu? Kibirlenmiş oldu. Rabbim muhafaza eylesin. O yüzden hor gören insanlar, küçük gören insanlar Allah'a dost olamazlar. Allah'a yakın olamazlar. Çünkü belki de o hor görülen, alay edilen bir kimse Allah katında senden daha evladır. Senden daha iyidir. Hani genel olarak vardır ya, Allah'ı zikredenlerle alay ederler. Yok kafalarını böyle sallıyorlar da, yok deli olmuş gibi böyle yapıyorlar da.
Allah'a zikredenlerle de alay ederler. Namaz kılanlarla da alay ederler. İşte o kimsenin sakalıyla alay ederler. Cübbesiyle alay ederler. Sarıyla alay ederler. Veya kafasına işte bir şey geçirmiş filan, onunla alay ederler. Bunların hepsiyle alay edenler, ne yazık ki kibirlerinden dolayı alay ettiklerinden tövbe edip helallık almazlarsa, cehenneme doğru Allah muhafaza eylesin yol alırlar. O yüzden kıymetli dostlar, kıymetli kardeşler dilinizle topluluklara eziyet etmeyin. Dilinizle insanlara eziyet etmeyin. Dilinizle kardeşlerinize, arkadaşlarınıza eziyet etmeyin. Dilinizle annenize, babanıza eziyet etmeyin. Dilinizle eşlerinize, çocuklarınıza eziyet etmeyin. Allah muhafaza eylesin. Dilinizi korursanız eğer, dilinizi korursanız, dininizi korursunuz.
Allah muhafaza eylesin. Dilini korumayan, dinini koruyamaz. Dilini koruyacaksın. Bakın, günah-i keballerinin en büyükleri, cinsel uzuvlar ondan sonra dilledir. Cinsel uzuv nedir? O insanın fuhuşanmasıdır. Direkt, çok özür dilerim bunu, cinsel uzun fuhuş ve aynı zamanda da, erkeklerin kadınları arkadan kullanması, aynı zamanda da kadın kadına veya erkek erkeğe eşcinsel ilişkilerdir.
Bunlar cinsel suçlardır. Ama en önemli diğer unsur, dil iledir. Dil ile. O yüzden iftira edenler, laf dolaştıran nemmanlar, kovucular, gıybet edenler ve dil ile insanları alaya alanlar, Allah muhafaza eylesin, gerçekten ve gerçekten çetin bir hesap bekliyor onları. Rabbim muhafaza eylesin. Diğeri ne? Zan. Bizim en önemli, dikkat edeceğimiz birisi de insanlara kötü zanda bulunma. Yani işin aslını aslarını bilmeden, ondan sonra işin hakikatini bilmeden, bizim insanların üzerinde ne yapmamız? Zanda bulunmamız. Ayet-i Kerime'de de Cenab-ı Hak siz zannın fazlasından kaçınınız buyurdu. Yani işte bir kimse bir bayanla görüştü, yok bu bundan zina ediyordur ya.
Bunların arasında sıkıntılı bir şey vardır. Veyahut da bir bayan işte biraz dekolte gezdi, bu böyledir zaten ya filan gibisinden. Onun üzerinde iftira etmek, onun üzerinde kötü zanda bulunmak, onun üzerinde zannını daha da arttırmak, Allah muhafaza eylesin. Aileler yıkılıyor bugün bunlardan. Kadın kocası üzerinde zanda bulunuyor. İşte koca karısının üzerinde zanda bulunuyor. Bu beni aldatıyordur. Bu bana şöyle yapıyordur. Bu bana böyle ediyordur. Bu böyle ediyordur. Gözünle gördün mü? Hayır. Şahidin var mı? Hayır. Şuyun var mı? Hayır. Ya nereden bu kanıya vardın? Ben kadınım, duygumu bilmiyor muyum? Veya ben erkeğim, hissederim. Ben böyle düşünüyorum.
Ya nereden böyle bu kanıya vardın? Nereden bu noktaya ulaştın? Elindeki delilin ne? Yok. Ve aileler yıkılıyor. Aileler yıkılıyor. Gözüyle görmediği, kulağıyla duymadığı şeylere sırf zan üzerinden insanlar birbirlerini manevi olarak asıyorlar. Manevi olarak birbirlerini bu kötü zandan dolayı helak ediyorlar. Ve bunun sonu da yok ha. Çünkü ha şimdi bitecek, ha yarın bitecek diye beklemeyin. Bunlar din cahili insanlar. Ya bir kimse elinde bir delili olmadan konuşuyorsa din cahili o kimse. Allah hiç kimseye din cahili ne bir kadın varsın ne bir erkek varsın. Bu cahillerle uğraşmaktan insanın iki yakası bir araya gelmiyor. Yani erkek gidiyor eve bir bakıyor kadının yüzü beş karış.
Ne oldu? Yok bir şey. Ne oldu? İşte şu söyleme acaba böyle mi oldu diye kendi kendine sarmış. Veyahut da işte adam gidiyor eve yüzü beş karış. Ne oldu? Telefonla kimlerle konuştu acaba bugün? Getir telefonunu bana. Veyahut da eve kim geldi gitti? Ya canım kardeşim hayat böyle yaşanmaz. Yani buzağlı inek gibi hep arkanıza mı bakacaksınız? Neden bu kadar zan sahibisiniz? Neden bu kadar kötü zan sahibisiniz? Aileler yıkılıyor kıymetli kardeşlerim. Aileler yıkılıyor. İnsanlar birbirlerine zanlarından dolayı Allah muhafaza eylesin. Birbirlerine helak ediyorlar. Birbirlerine helak ediyorlar. Rabbim muhafaza eylesin inşallah. O yüzden biz ne yapacağız? Hiç kimseye biz kötü zanda bulunmayacağız.
Allah muhafaza eylesin. Bir de ne var? Bühtan. Yani bu ne? Bühtandan daha gıybetten daha kötü olan yalan. Allah muhafaza eylesin. Yani bu normalde insanı aşırı derecede üzen bir şeyler. Bir insanın üzerinde bühtanda bulunmak. Yani sen onun üzerine aslında iftira ediyorsun. Allah muhafaza eylesin. Bakın iftira ediyorsun. Dilinle bühtanda bulunmak çünkü yalan. Onun o kimsenin üzerine bir yalan bir şey söylüyorsun. Rabbim muhafaza eylesin. O yüzden Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri hadis-i şerifte buyurdu ki dikkat edin. Bunun altını çizin ve iyi dinleyin. Beş şeyin kefareti yoktur. Beş şey. Bakın beş şeyin kefareti yoktur.
Bunlar Allah'a şirk koşmak. Birincisi neymiş? Allah'a şirk koşmak. Kefareti yok. İkincisi ne? Haksız yere adam öldürmek. Bakın bunun da ne? Bunun da kefareti yok. Üçüncüsü ne? Mümine iftira atmak. Bakın bugün Ümmet-i Muhammed'in düşmüş olduğu çukur bu. Müminlere iftira atmak. Peygamberi atıyorlar. Allah'a atıyorlar iftira. Velilere atıyorlar. Şeyhlere atıyorlar. Alimlere iftira atıyorlar. Müminler müminlere iftira atıyor. Eşler birbirlerine iftira atıyor. İftira atıyorlar. Allah muhafaza eylesin. Dördüncüsü ne? Savaş alanından kaçmak. Dördüncüsü neymiş?
Savaş alanından kaçmak. Kur'an, sünnet, vatan, millet uğruna savaşırken sen oradan geri dönüyorsun. Mücadeleden geri dönüyorsun. Tornistan yapıyorsun, kaçıyorsun. Ben bunu açık konuşmak gerekirse bir mürşidi kamilden, bir veliden ders alıp dersi bırakıp çekip gitmek. Başka bir veliye, başka bir mürşide gitmiş olsa söyleyecek bir söz yok. Ama bıraktı, başka bir üstada, başka bir mürşide gitmedi. En önemli savaştan kaçtı, geri döndü. En önemli savaş neydi? Nefisle cihattı. Sen nefisle cihat meydanını bıraktın, gittin. Bunun kefareti yok. Bakın bunun kefareti yok. O yüzden ben ders alacak olan kardeşlere derim ki rüyanızda görün, öylesi alın. Ve ancak sen rüyanda görür bir yerden ders alırsan, yeniden sen başka bir rüya ile başka bir kimseye gidip ders alırsan, o ilk ders aldığın şeyhi bırakabilirsin.
Eğer kendinden, kendiliğinden, nefsinden bırakıp gittiysen, bunun kefareti yok. O yüzden bir yerden ders alacağınız zaman rüyanızda görerek ders alın. Rüyanızda görerek ders alın. Rüyanızda gördüğünüz sahih bir rüya ile ders aldınız. Dizinizi, boynunuzu, kalbinizi, nefsinizi kırın, orada oturun. Dövseler de, sövseler de, hakaret de etseler, ne derlerse desinler orada, sana ne yaparlarsa yapsınlar, sen de ki benim nefsime bunlar lazımmış, otur oturduğun yere.
Ben bazen derim ya, yani kim ne çile çekmedi ki, dönüp gitseydik biz dönüp gidecektik. Dönüp gitmek yok. Savaş meydanından kaçmak yok. Nefisle mücadele meydanından kaçıp gitmek, dönüp gitmek yok. Kaçıp gidenler, dönüp gidenler, ne yazık ki kefareti olmayan bir yola girmiş oluyorlar. Bunun kefareti yok. Allah muhafaza eylesin. Sen rüyanda görmüşsün, gitmişsin, bir üstattan ders almışsın. Ancak yeniden rüyada bir emir verilirse, git filancadan sen ders alacaksın denilirse, gideceksin filanca yerden ders alacaksın. Başka türlü senin dersi bırakma hakkın yok. Kefareti de yok diyorlar ya, neden ders vermiyorsun diye. Onlar dini bilmiyorlar.
Onlar bu hadis-i şerifi bilmiyorlar. Ben bunu defalarca bu hadis-i şerifi söylerken, böyle yorumladığımı söylüyorum da. Savaş meydanından kaçmak, sadece cenk meydanından kaçmak değil. Çünkü Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki, cenkten dönen, savaştan dönen ashabına dedi, Ey ashabım, küçük cihattan büyük cihada döndük. Ashab dedi ki, ya Resulallah karşımızda kim var? Kim bu büyük cihat? Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki, Nefis de olan cihat dedi. Cihadın büyü neymiş? Nefis de olan cihat. Bir kimse niçin sufilik yoluna girer? Neden bir mürşid-i kamile bağlanır? Nefsiyle cihat etmek için. Onu nefsiyle cihat etmede, onu bir alim, bir amir, bir hakim olarak gördüğünden dolayı ve rüyasında da görür, gider ona teslim olur.
Burada ne yapacak? Nefsiyle cihat edecek, mücadele edecek. İşte oradan geri dönerse o kimse, bunun kefareti yok. Allah muhafaza eylesin. Ve sonuncusu ne? Bu beş kişinin sonuncusu, başkasının hakkını kaybettirecek olan yalan şahitliği yapmak. Yani bir kimsenin hakkını kaybedecek o kimse. Haklı ama böyle sen ona kalkıyorsun, yalan şahitliği yapıyorsun. Yalan şahitlik de bu noktada kefareti olmayan günah-i kebahirlerden birisi. O zaman tekrar toparlıyorum. Kıymetli dostlar, hiç kimseye biz dilimizle ne yapacağız? Eziyet etmeyeceğiz, iftira etmeyeceğiz. Hiç kimseye gıybet etmeyeceğiz. Hiç kimseye nemmamlık, kovuculuk yapmayacağız. Hiç kimseye bühtanda bulunmayacağız. Onun üzerine yalan, isnat etmeyeceğiz.
Hiç kimsenin üzerinde, şuizanda bulunmayacağız. Hiç kimsenin üzerinde. Ve ne yapacağız? Allah muhafaza eylesin. Kimseye özellikle iftira atmayacağız. Kimseye. Ve biz asla ve asla nefisle olan cihattan geri dönmeyeceğiz. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Bu eziyet etme sohbetini bu akşam bitireyim. Biz aynı zamanda da ne yapacağız? Etrafımızdaki hayvanlara da eziyet etmeyeceğiz. Şimdi insanlar vahşileşti. Kendisine zarar vermeyen hayvanlara eziyet ediyorlar. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ne yaptı? Asla ve asla hayvanlara da eziyet etmedi. Yine bir hadis-i şerifte Abdullah İbni Mesud radıyallahu anh hazretleri naklediyor bunu.
Biz bir yolculukta Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle beraberdik. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ihtiyaç görmek için yanlarından ayrıldı. O sırada bir kuş gördük. İki tane de yavrusu vardı. Biz yavrularını aldık. Kuş ise aşağı yukarı çıkıp inerek çırpınmaya başladı. Resul-i Ekrem Efendimiz geldiğinde bu hali gördü ve şöyle buyurdu. Kim bu zavallının yavrusunu alarak ona eziyet etti çabuk yavrusunu geri verin dedi. Bu hadis-i şerif Ebu Davut'ta geçiyor. O yüzden normalde o zaman biz ne yapacağız? Biz kuşların yavrularına da yumurtalarına da eziyet etmeyeceğiz. Hani bizim böyle halk içerisinde bir oturmuş bir ata sözümüz vardır ya. Hani yuva bozanın yuvası bozulur derler.
Bunu ister bir kimsenin karı kocanın, bu da dilin eziyetlerindendir. Karı kocayı ayırmak için, o yuvayı dağıtmak için laf getirip götürmek olarak görün. Ya da bir kuşun yuvasını, bir hayvanın yuvasını bozmak olarak görün. Allah muhafaza eylesin. O yüzden asla ve asla ne yapacağız? Biz hayvanlara eziyet etmeyeceğiz. Hayvanları böyle işte vuraraktan, öldürerekten, avlayaraktan ihtiyacı yok o kimsenin. İki kilo et alacak ihtiyacın mı yok? Ördek havuna gidiyorlar, yüzlerce ördek vuruyorlar. Git iki kilo et al ye. Veya ata çıkıyorlar, ceylan vuruyorlar. Veya ne bileyim işte kalkıyorlar, herhangi bir av hayvanını vuruyorlar. Sanki iki kilo et alacak paraları yok. Allah muhafaza eylesin. Aklıma geleni söyleyeyim şimdi. Çatı katında bir kumru yuva yapmış oraya.
E tabi ben çıktım baktım, bir uçtu kumru. Ondan sonra hemen oradan dikildi. Dedim gel, yuvanın başına kon, işlevini devam ettir. Benden sana zarar gelmez dedim. Kuş geldi oturdu gene yumurtaların üzerine. Neyse bu geçen tadilat yaptıracağım, yukarıda iş var. Nafızı bizim çıkardım yukarı. Dedim nafız bak burada dedim bir kumru var. Yumurtaların üzerine oturuyor. Dedim buna sakın eziyet etme, sakın bunu ürkütme. Kuşa dedim ki bundan sana bir zarar gelmez. Bu burada iş yapacak dedim ben. Sen dedim bundan korkma. Nafıza dedim bak bunu sen korkutursan, buradan ürkütürsen dedim. Senin dervişlik elbiseyi dedim üzerinden çıkarırım bak dedim. Ondan sonra yok korkutmayacağım, ürkütmeyeceğim dedi.
Tabi kontrol ettim. Çalıştı birkaç gün nafız burada. Kuş baktım gayet normal oturuyor. Hiçbir şey yok. Soruyorum nafıza. Diyorum komşu ne durumda bizim? Gayet iyi diyor. Bir sıkıntı yok. E dedim korumak lazım, muhafaza etmek lazım. Neden? Gelmiş bizim çatımıza yuvasını yapmış. Emin görmüş orayı. Emin gördüğü için gelip yuva yapmış. O yüzden dündü galiba. Dün. Dün baktım uçmuş. Nafızla beraber yukarı çık dedik. Yuvada yok. Sonra yukarı doğru çıktım. Bir baktım yumurtalar çatlamış. Baya baya tüylenmiş yavrular. Maşallah yakında kuşlarımız uçacak Allah'ın izninden. O yüzden ne yapacağız? Etrafımızdaki hayvanlara da eziyet etmeyeceğiz. Yine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri böyle karınca uvası yanmış.
Onu gördü. Ondan sonra o böyle Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri karınca uvasının yanıklığını görünce derin bir üzüntü yaşadı kendince. Kim yaktı bunu dedi. Üzüntülü bir şekilde. Ateşle azap vermek sadece ateşin Rabbine mahsustur dedi. O yüzden kıymetli dostlar bazen zaman zaman haberlerde okuyoruz. İşte hayvanları yakıyorlar ateşle köpeği yakanlar, fareleri yakanlar, ateşle işte akrebi yakanlar, ateşle karınca uvalarını yakanlar, böcekleri yakanlar. Bunlar asla ve asla doğru değil. Asla ve doğru olmadığından dolayı Allah muhafaza eylesin. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri tarafından yasaklanmış.
Sufiler kuşlara, böceklere, herhangi bir karıncaya, herhangi bir canlı hayvana, yeşile zarar vermezler. Sufiler asla ve asla varlığın herhangi bir alanına göz göre göre zarar vermezler. Göz göre göre zarar verici unsurlardan kendilerini uzak tutarlar. Allah muhafaza eylesin. O yüzden asla ve asla etrafımızdaki canlı varlıklara zarar vermeyelim. Asla ve asla kurda, kuşa, karıncaya zarar vermeyelim. Çocuklara zarar vermeyelim. Kadınlara zarar vermeyelim. Anne, baba, yaşlılara zarar vermeyelim. Mümin kardeşlerimize zarar vermeyelim. Elimizi, dilimizi her türlü zarardan koruyalım, muhafaza edelim. Kıymetli dostlar, içimizden kötülük düşünmeyelim. Kötülük düşünmeyin.
Bunca insanların kötülük yaptığı, kötülük düşündüğü bir zamanda içinizi temiz tutun. Hiç kimse için kötülük düşünmeyin. Hiç kimse için tuzak kurmayın. Hiç kimse için kötülük düşünerekten, kötülük hesaplayarak bir iş yapmayın. Allah muhafaza eylesin. Derviş kardeşlerimiz tertemiz bir gönül ile Allah'ın huzuruna çıksınlar. Bir başkasının üzerinde de suizanda bulunmayın. Bir başkasının üzerinde, bir başkasının üzerinde, bühtanda bulunmayın. Bakın, onu kendi kendine konuştun, suizan yaptın. Onu bir başkasına söyledin, yalan. Ona iftira etmiş oldun. Gözün görmedi çünkü. Bir başkasının bir şeyine şahit oldun. İftira ettin. Hiç unutmuyorum ben.
Böyle telefonun elimde benim, işte bayan derviş kardeşler de boyuna, işte bana mesaj yazarlar. Telefonla bana bir şeyler sorarlar. Yanımda bir adam. Bu zakirli, o abi ya dedi. Bir sürü kadın seni arıyor ya dedi. Böyle baktım. Dedim evet arıyorlar dedim ben. O arkadaşın da, annesi de aramıştı. Ve o arkadaşla alakalı bana bir şeyler söyledi. Hani nasihat et, şöyle yap, böyle yap gibisinden. Böyle durdum, durdum, durdum. Allah'ım dedim ya, bütün kadınları zan altında bıraktı şimdi bu dedim. Bütün bayanları zan altında bıraktı dedim. Sonra biraz daha konuştu bu. Dedim annen de aradı. Bu kaldı şimdi. Bütün kadınları dedim zan altında bıraktın. Bütün herkes dedim zan altında bıraktın.
Bu söyleyecek bir laf yok. Tabii şu anda bana muhalefet edenlerden, sonra bir daha yanımda hiç taşımadım zaten. Ben hep derim zakirlere, yanınızda taşıyacağınız insana dikkat edin. Sır olsun. Neden? Zakir'i kadını arar, kızı arar. Arar herkes. Abi şu şöyle mi dolacak, abla bu böyle mi olacak diye. Onun yanında dolaşan insan sır olacak. Zakirler seçecek yanında dolaştırdı kimseleri. Veyahut da benim etrafımda olan insan sır olacak. Konuşmayacak bir şey. Veya gelmiş benimle özel bir şey konuşuyor. Ben konuşmuyorum, o gidiyor başka yerde konuşuyor. Ya benle özel konuşmuşum. Neden başka yerde gittin konuştun? Gidip konuşuyor başka yerde. Allah muhafaza eylesin.
İki kişinin konuştuğu, iki kişinin arasında kalır. Güven söz konusu olması lazım. O güven oturması lazım, yerleşmesi lazım. O yüzden kıymetli dostlar, kimsenin telefonuna bakmayın. Kimsenin özel eşyalarına bakmayın, incelemeyin. Ne dedi? Birbirlerinizi araştırmayın. Birbirlerinizin arkasından çekiştirmeyin. Birbirlerinizi gözetlemeyin. Allah muhafaza eylesin. Bunlar toplumun hastalıkları. Gözetleme canım kardeşim. Adımın telefonunu, kadının telefonunu gözetleme. Ben daha eşimin telefonuna bakmam. Ben çocuklarımın telefonuna bakmam. Bakmam. Güven. Ben bir arkadaşın telefonuna bakmam.
Yakın dairemdekiler görürler. Bakmam. Telefonunuz çalışıyor, çalıyor derim. Haber verir. Bakmayacak hiç kimse. Manevi körleşirsiniz. Ondan sonra arkadaşlar diyor. Efendim zikrullah yapıyor mu yapıyor mu ben hal göremiyorum. Yok benim içim açılmıyor. Yok benim dışım açılmıyor. Yok benim kalbim çalışmıyor. Olmaz. Sen kim ne yapıyor diye araştırmacı gazeteci gibi düşersen yollara. Olmaz. Sen eşinden çocuğundan şüphelenir. Eşinin çocuğunun hayatını alt üst edersen olmaz hiçbir şey. Kalben mühürlenirsiniz. Allah muhafaza eylesin. O yüzden kıymetli dostlar. Gözümüzü insanların üzerinden çekelim. Dilimizi insanların üzerinden çekelim.
Kulağımızı insanların üzerinden çekelim. Ve insanlara eziyet etmeyelim. Ve hayvanlara, yeşile, ota çöpe, denize eziyet etmeyelim. Bakın denizler kirlilikten geçilmiyor. Bakın göller kirlilikten geçilmiyor. Bakın nehirler kirlilikten geçilmiyor. Her yeri kirletiyoruz. Her şeyi kirletiyoruz. Kirletiyoruz. Dilimizde kirletiyoruz. Elimizde kirletiyoruz. Çöplerimizde kirletiyoruz. Sanayi artıklarımızda kirletiyoruz. Dünyayı kirletiyoruz. Allah bizi muhafaza eylesin. Cenab-ı Hak bizleri korusun. İnşallah. O yüzden bu eziyetle alakalı biz varlığın hiçbir karesine, hiçbir perdesine asla ve asla eziyet etmeyeceğiz. Allah bizi muhafaza eylesin.
Cenab-ı Hak cümlemizi korusun. İnşallah. Cenab-ı Hak inşallah, Rahman cümlemizi koruduğu kullarından eylesin. İnşallah. Önümüzdeki haftaya Allah izin verirse, sabırlı olmakla alakalı nasihatimize devam edeceğiz. Allah izin verirse inşallah. O yüzden daha bu dil ile müminlere eziyet etmekle alakalı konuları çoğaltabiliriz. Ama sonuçta bu konuyu artık bugün bitirmeyi kendimce hedefledim. Dedim Allah izin verirse inşallah önümüzdeki haftaya sabırla alakalı konuya girelim diye düşündüm. İnşallah önümüzdeki hafta cumartesi gün sabırla alakalı konuya devam edeceğiz. Allah'tan bir şey gelmezse inşallah. Tabii önümüzdeki salı gün yine telegramdaki sohbete devam edeceğiz.
Bilmiyorum halet-i ruhiyem o gün nasıl olur? Bu gündemle alakalı biraz da salı günü konuşmayı yeğliyorum inşallah. Cenab-ı Hak nasip ederse bununla alakalı böyle özele soru atarsanız ondan sonra bakabilirim onlara önümüzdeki salı günkü telegram sohbetiyle alakalı inşallah. Şimdi Allah izin verirse sorularınıza devam edeceğiz inşallah. Allah'tan bir şey gelmezse inşallah. Bu soru geçen haftadan kalmış bir tane. Selamun aleyküm hocam.
Hocam ben Kayseri'den yazıyorum. Birkaç yıldır peygamberlerimiz ve Allah'ı görüyorum rüyamda. İlk başta ne olduğunu anlamamışım. Ben de bir takım değişiklikler olmaya başladı. Sesler duyuyorum ve ışıklar görüyorum. Hatta bir keresinde bedenimden çıktım. Fakat gidemedim, engellendim. Bu yolda ilerlemek istiyorum. Hocam sizden ders istiyorum. Bir de hocam en son peygamberimi gördüğümde bana beyaz bir kağıt verdi. Açtığında içinde hiçbir şey yazmıyordu. Allah'ı görmek tabii ki mümkün değil. Onu tenzih eden. Fakat onu gördüğümde yanında az bir topluluk vardı. Bana da sen de gel der gibi bakıyordu bana. Bugün de istihare namazını yaptım. Sizin dersinizi alıp almayacağım için sizi kırmızı fesinizle ve kırmızı cübbenizi gördüm.
Ne anlama geliyor bilmiyorum. Hz. Ebu Bakir'i de gördüm fakat o rüyaydı. Arfta mıyım anlamadım. Bana börek getirdi, mutfağıma bırakıp atını atladı ve gitti. Birinde de Hz. İsa'yı gördüm. Mahşer yerindeydi. Bana dedi ki, sultanların hesapları uzun sürüyor dedi. Ben de ayaklarının altını öpüyordum ve ona dedim ki, sen cennet kokuyorsun dedim. Bir keresinde nurlu bir tünel çıktı karşıma ve o tünelde Allah'ın sonsuz sevgisini hissettim. Fakat giremedim o nurlu tünele. Korktum kendimi izliyorum orada. O çayı getir bana soğuk olsun. Ve hocam kalp gözüm açıldı ve bunların hepsi olurken ne anlama geldiğini bilmiyordum. Sonra ilim öğrenmeye başladım.
Youtube'dan değerli hocalarımızın sohbetlerini dinlemeye başladım. Ve öğrendim ki, şeyhiniz olmadan bu yolda ilerleme kat etmezsiniz diyorlar. Ve şu an geldiğim nokta tam anlamıyla çözemiyorum ama zaman kayması durumlar yaşıyorum. Ve beni başka yerlere götürüyorlar. Çok ilginç. Bana yardımcı olursanız çok sevinirim. Kendimi biraz çaresiz hissediyorum. Ne yapmam gerektiğini tam olarak bilemiyorum. Çünkü teheccüh namazlarımı yıllardır kılıyorum. Ve Youtube'dan öğrendiğim hocalardan zikir yapıyorum. Zikirleri yazarak yapıyorum. Hep bitkilerin zikir ettiklerini görüyorum. Bana yardım ederseniz çok sevinirim hocam. Allah rızası için. 2015'ten beri de hizmet ediyorum. Önce İHH'daydım.
Şimdi başka bir vakıftayım. Allah iyi eylesin. Rabbim güzel eylesin inşallah. Siz istare de yapmışsınız. Rüyanızda da görmüşsünüz. İnşallah sizin biatlaşmanızı kabul ettim. Ve dersinizi inşallah gönderiyorum. Allah mübarek eylesin. İnşallah siz bu dersi çekmeye başlayın. Aynı zamanda telegramda tasavvuf vakfı bayanlar grubu var. Oraya da inşallah girin. Bir kardeşe veyahut da benim telefonumu da ekleyip ben de sizi orada ekleyebilirim. İnşallah derslerinize devam edin. Görüşürüz.
Allah izni verirse inşallah. Selamun Aleyküm. Ölen hayvanlar bizler gibi cehenneme cennete mi gidiyorlar? Hayvanlar ne cennete ne cehenneme gidecek. Onları Cenab-ı Hak mahşer yerinde hesabı kitabı görülürken onların da hesabının kitabını görecek. Hayvanlardan insanların hayvanlar insanlardan alacaklarını alacaklar. Ve son nokta onları Cenab-ı Hak yokluk alevine inşallah gönderecek. Selamun Aleyküm.
İkindi ile akşam vakti arası uyumuşum bu kardeş dervişlerden. Arkadaşlar derviş kardeşler rüya yazmayın. Lütfen bunu defalarsa söyledim. Selamun Aleyküm. Benim ismim Tuncay Doğan. Almanya Oğuzburg şehrinde yaşıyorum. Eşim ayın 15'inden itibariyle zikirlere başladı. Ben de zikre daim olmak istiyorum. Şimdiden Rabbim razı olsun. Allah razı olsun. Allah yardımcınız olsun. Tuncay kardeş az önce sohbeti dinlediysen Deniz kardeş var Almanya'da inşallah.
O yüzden Deniz kardeşle irtibata gir. Deniz kardeşle irtibata girerekten inşallah onunla irtibatını çoğalt ve orada derslere devam et. Dersinle mübarek olsun inşallah. Selamun aleyküm. Park alanlarına belediye meyve ağaçları dikmiş. Meyveler yerleri dökülmüş. Herkes üstüne basıp ezip geçiyor. Meyve ağaçları kaldırımlarda da var. Buralarda meyveleri alıp eve götürmek uygun mudur? Yoksa sadece parkta mı yemek gerekir? Başkaları da yesin diyerek mi düşünmek gerekir? Böyle durumlarda nasıl davranmak lazım? Normalde eğer umumu açıksa belediye onlardan bir kar elde etmek için yapmadıysa ve umumu açıksa o zaman umum insanlar oradan yiyebilir.
Yerlere dökülenleri toplayabilirsiniz. Ama ağacın üstünden toplayıp eve götürmeniz çok uygun değil. Ama yere düşenler malum onlar heder olacaklar. O yüzden onların toplanmasında bir beis yok. Onların toplanıp eve götürülmesin dedi. Bir beis yok. Soru 2 ormanların çoğu devlet arazisi oluyor. Orada da meyve ağaçları kestan ağacı vesaire oluyor. Belediye parkı ve orman devlet arazisi arasında fark var mı yoktur. Böyle ormanlarda kendiliğinden hazinenin devletin yerlerinde kendiliğinden yetişmiş olan meyvelerin sebzelerin toplanmasında otların toplanmasında bir beis yok. Onlardan faydalanmakta bir beis yok. Parka bir kardeş fikih fıkıh bildiğini söyledi.
Parktaki meyve ağaçları dikildiği için belediye tarafından meyvelerini alıp eve götürmek doğru değil. Başkanların da hakkı var diyerek anlattı. Orman devlet arasındaki ağaçlar kendiliğinden bir yor orası farklı diyerek anlatınca ne kadar doğru olduğunu öğrenmek istiyoruz hayırlı akşamlar. İşte normalde parka ekti diyelim orada parka gelenler faydalansın diye ekilmiştir. Belediyeler çünkü halka hizmet için söz konusu ama normalde belediye kendine gelir getirsin diye bir şey yaptıysa bu hayır. O zaman da belediye oraya yazacak lütfen toplamayın diye. Öyle bir yazı yoksa herkes belediyenin bu noktada hizmetinden faydalanabilir. orada yiyeceği kadar koparabilir ama dalından koparıp eve götürmeyecek.
Dibine dökülenleri de toplayabilir. Selamun Aleyküm Derviş ablamız nokta nokta hoca ismini söylemeyim zikretmeyim dervişlerin kendisini çekemediklerini söylerken duyduk biz ne yapalım ki ya da nasıl davranalım derviş ablamız üzülmesin.
bu boş bir muhabbet yani bir kalkıp da bir derviş kardeş işte dervişler beni çekemiyor diye laf söylediğinde bütün oradaki dervişlerle helallaşması lazım. Yani dervişler onu çekemiyormuş. Neden? Çok mu kıymetliymiş o? Çok mu değerliymiş? Allah muhafaza eylesin. Bunlar kibir sözler. Rabbim muhafaza eylesin. O yüzden işte filanca ablamız şöyle dedi dervişler beni çekemiyor. Ha olur. bütün dervişlerden helallık kalacak. Bütün dervişlerden ve ayrı etten Allah'a tövbe edecek. Ben kibirlendim. Ben insanlara suizanda bulundum diye. Allah muhafaza eylesin inşallah.
Bir ümre yapan derviş ablamızın bizi haçta gördüğünü toplum içinde söylemesi doğrumuzdur. Doğruysa biz o günden beri iyi hissetmiyoruz. İyi hissetmeyiz bilemiyoruz. Olabilir, görünebilir. Bu iyi hissetmemenize gerek yok. Demek ki görmüş orada sizi. Bunlar yaşanabilir. Bununla bir sıkıntı yok. Hayırlı günler. Ben sizin grubunuzda bulunuyorum. Orada numaranızı aldım. Ben tasavvuf hakkında kendimi geliştirmek istiyorum. Fakat benim pek bir bütçem yok. Bu gelişimi şimdilik kitaplardan yapmak istiyorum. Bana Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi'nin Marifet Nami kitabını eğer sizde varsa yardım edebilir misiniz vermek için veya uygun bir fiyata.
Bende Marifet Nami yok. Ama bunun için illaki böyle tasavvuf hakkında geliştirmek istiyorsanız yani tasavvuf bir üstada bağlanaraktan gelişir. Bir ikincisi gruptaysanız oradaki gruptaki bayan kardeşler bir kütüphane oluşturdular. o kütüphanede bir hayli böyle hem Kur'an üzerine hem hadisler üzerine hem fıkıh üzerine hem de tasavvuf üzerine bir hayli kitap var. Oradan faydalanabilirsiniz. Bunda bir sıkıntı yok. Ama öbür türlü de yani Erzurumlu İbrahim Hakkı gazetelerinin marifet namesiyle de sufiliği öğrenmek için okumaya başlamanızı tavsiye etmem. Selamun aleyküm ben Almanya Lunen'den Şeyma dervişiniz Resul Çavuş'un Nisanlısıyım.
Dün Resul beni Deniz abiyle tanıştırdı. Ben ders almak istedim. O da size yönlendirdi. Buradan yazmamı söyledi. Lütfen beni kabul ederseniz ders almak istiyorum. İnşallah kardeş Almanya'ya selam ediyoruz. Dersinizi verdik inşallah. Allah mübarek eylesin. Selamun aleyküm Mustafa Bey. Ben gözlerinin annesi Serpil Güven. Yüzünüz ara ara gözümün önüne geliyor. Bazen sizi rüyamda görüyorum. Uygun görürseniz ders almak istiyorum. İnşallah. Allah mübarek eylesin. Cenab-ı Hak daim eylesin. Allah razı olsun. İnşallah. Selamun 8 yaşındaki kardeşim sırf pis olduğu için onu yıkamamız gerektiğini söylediğim için bana bıçak doğrulttu.
Üç gündür onun hatasını anlamasını beklerim. Ama tam tersine ailem hiçbir tepki göstermiyor. Aksine ben suçluymuşum gibi davranıyor. Kardeşim ileride kötü biri olursa korkuyorum ama ailem hiçbir şeyi dinlemiyor. Belki sizi dinlerler. İnşallah dinlerler. 8 yaşındaki bir çocuğun ablasına bıçak çekmesi doğru bir hareket değil. O yüzden çocuğa bunun anne babanın nasihat etmesi lazım. Söylemesi lazım. Evladım asla hiç kimse bıçak çekme. Hele ailene hiç çekme diye söylemesi lazım. Anne babalar çocuklarının arasında ayırım yapmadan onların Kur'an ve Sünnet dairesindeki yanlışlıklarına nasihat etmeliler. Söylemeliler. O yüzden anne babalar bu noktada herhangi bir hata ve kusur yapmamaya gayret etmeliler.
O yüzden 8 yaşındaki bir çocuğun ablasına bıçak çekmesi doğru değil. Selamun aleyküm benim babam yeni vefat etti. Biz bir erkek iki kız kardeşiz. Babam yoğun bakıma girmeden bir gece önce telefonda bütün varislerine aynı anda vasiyetini söyledi. Ve annem de ölmeden önce babama çocukları ayırmaması gerektiğini söylemişti. Fakat erkek kardeşim Kur'an'da erkeğe iki kıza bir yazıyor diyor. Vermezseniz size hakkımı helal etmiyorum diyor. Ne yapmamız gerektiğini konusunda bilgi rica ediyorum. Şu anda İslam hukuku yok. İslam hukukun olmadığı bir yerde İslam miras hukukunun da çalışması mümkün değil. Erkek kardeşin evlendiğinde eşi de normalde öyle mi ancak değil.
O yüzden İslam hukukunun olmadığı yerlerde İslam'ın herhangi bir hukuki hükmü uygulanmaz. Bu da bir fıkıh kaidesidir. Çünkü İslam hukuku yok. İslam hukukunun olmadığı bir yerde ya Darül Harp İmamı olur. Darül Harp İmamı o hukuku uygular. Darül Harp İmamı yoksa Hanefi'ye göre söylüyorum. Orada İslam hukuku uygulanmaz. İslam'ın miras hukuku da buna dahil. Selamun Aleyküm Hocam tüpleri bağlatmak caiz midir? Çocuğun cinsiyeti için okunacak dualar var. Kız ya da erkek olması için bunları okumak niyetlenmek caiz midir? Eğer bir kimse tüpleri bağlatma doktor kesinlikle ve kesinlikle bir daha çocuğun olursa şöyle olur böyle olur diye hayati bir tehlike söz konusu olursa evet tüpler bağlatılabilirler.
Eğer hayatı bir şey söz konusu değilse fıtratı bozmak olduğundan dolayı caiz değil. Fıtratı bozmak olduğundan dolayı. Bu kız veya çocuk olması için okunacak duaları bilmiyorum. Bunlara da çok itibar etmiyorum. Çünkü Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin dilinden olan dualarda hiç rastlamadım. Evliyaların büyük velilerin belki de böyle duaları olabilir. Onlara itiraz etmem. dua duadır. Ama ve lakin bu konuda bir hadis-i şerif okumadım. Allah bizi affetsin inşallah. Selamun Aleyküm bir sorum var. İki sene önce ben neyim hiçim gibi sorular vardı. Ebced Değer'in Ya Alim denildi. Önceleri korktum hala korkuyorum ama kafamda şimdilerde B harfinin anlamını öğrenmek istiyorum.
Gelip olaya geldiğimde Fatiha suresini okuyun demiştiniz bir bayana. Kur'an-ı Kerim'in kalbi Fatiha suresi yazıyor. Fatiha suresini okumak için Bismillahirrahmanirrahim diyoruz. Besmele ile başlıyoruz. Özden özde kitap okuduğunda da ben neyim? Hiçlik makamımsa bireysel ben öz ben ne farklılık var? Bütünümüzde var. Kur'an-ı Kerim okuyorum. Oku. evet okuyorum. Bak ama neye bakmalıyım? Kendime nereye bakmalıyım? B'nin sırrı ne? Ben dönüp dolaşıyorum ve geçenlerde biri bana Bab-ı Esrar adlı kitabı okumamı söyledi. Ben bu cümlelerde dolaşıyorum. Bana yardımcı olur musunuz? Neden? B suresi düşünüyorum. B'nin anlamı ne?
Canım kardeşim delinin birisi bir taş atıyor kuyuya. 48 tane akıl çıkartacağız diye uğraşıyor. Sen bunlara takılacağına dosdoğru abdestini alıp namazını kılsana. Bunlara takılacağına dosdoğru abdestini alıp la ilahe illallah zikrine devam etsana. Bunları okuyacağına İhlas suresi oku. Tövbe et. Tövbe et. Kur'an-ı Kerim oku. Dinini yaşamaya çalışsana. Sen bunlarla böyle Ebcedlerle ne bileyim B harfiyle V harfiyle A harfiyle uğraşacağına Allah'ı zikretmeye devam etsana. canım kardeşim benim Allah'ı zikret Allah'ı zikret Allah'ı zikir en büyük iştir ayeti kerime. Bunlarla kafanı bozarsın sen. Bunlarla kafanı bozarsın. Din bunlar değil.
Bunları böyle kendi kendisine bir yerlerden bir şeyler uyduran kimselerin arkalarına takılıp gidiyorsunuz. Kur'an ve sünnet olunca Kur'an ve sünnetin emirleri yerine getirilmek olunca uzak duruyorsunuz. B harfinin sırrına kavuşacağım. Bırak canım kardeşim sen Allah'ı zikret. Sana bir sır verilecekse gelir o. Sen Allah'a kulluk et. Bunu genel olarak söylüyorum. Abdestsiz adam abdesti yok. Abdest almasını bilmiyor. Kendince sırlar aleminde yürüyeceğim diye uğraşıyor. Alnı secdeye gelmemiş insanlar sırlar aleminde dolaşacağız diye uğraşıyor. farzları yerine getirmeyen insanlar sırlar aleminde dolaşacağız diye uğraşıyor.
Kadının başı açık her tarafı açık sırlar aleminde dolaşacak. Canım kardeşim önce farzları yerine getirsen örtün. Canım kardeşim bunu bütün herkese söylüyorum. Böyle bir şey çıktı şimdi. Kur'an sünnet orada haramlar helallar belli. İçkinin haram olduğu belli. Çıplaklığın haram olduğu belli. bikiniyle dolaşacak çakraları atlayacak herkes. İçki içecek çakraları geçecek herkes. Sofiler buna haram dedi. Ben içiyorum diyecek. Vuracak rakının dibine alemleri seyran edecek. Böyle bir din yok. Din Kur'an ve sünnet. Canım kardeşlerim Sufilik başta şeriata uymakla mümkün.
siz bir Allah Allah'ın varlıklarıyla alakalı bir sıra erecekseniz önce şeriatınız sımsık olacak. Diline geleni ye eline geleni eline geleni ye diline geleni de ondan sonra sırlar aleminde benden fazla konuşacaksın. Öyle mi? Abdest yok namaz yok oruç yok tesettür yok zikir yok fikir yok şükür yok herkes sırlar aleminde dolaşacak.
Yok böyle bir din benim bildiğim din böyle değil. Bütün herkese bu tavsiyem bu nasihatim. Dost doğru gusül abdest alın. Önce gusülünüzü dost doğru almasını öğrenin. Hanefi'ye göre gusülün farzı iki ağızda burnuna su vermek ve bütün vücudu temizlemek. Niyet ettim Ya Rabbi gusül abdestini almaya ağzına burnuna suyu verdin üç sefer ondan sonra bütün vücudu yıkadın. Kısasını aktardım size. Abdestin Hanefi'ye göre farzı dört. Kollarını yıkamak dirseklerin üstüne kadar yüzünü yıkamak başını mesletmek ayaklarını yıkamak. Bakın kısa kısa söylüyorum. Farzlarını söylüyorum size. Abdest almasını bilmiyor o kimse sırlar aleminde dolaşacağım diye uğraşıyor.
Sonra kafir cinnilerin musallatı altında inim inim iniyor. Allah muhafaza eylesin. O yüzden kardeşler din Kur'an ve sünnettir. Sufilik şeriatı yaşamaktan geçer. Şeriat nedir? Allah'ın farzlarını yerine getirmek haramlarından uzak durmaktır. Şeriat budur. Allah'ın farzlarını yerine getirmek haramlarından uzak durmaktır. Haramlardan uzak durmayan bir kimse Allah'a yakınlık peyda edemez. Farzları yerine getirmeyen bir kimse Allah'a yakınlık peyda edemez. Allah'a yakınlık peyda edecek olan kimse farzları yerine getirecek. Nafilelerle Allah'a yaklaşacak. Allah'ı sevecek, Resul'ünü sevecek, velileri sevecek, müminleri sevecek, Allah yolunda gidenleri sevecek.
eğer böyle bu sevgi olmazsa onda Allah'a yakın olamaz. Sen farzları yerine getir. Sen dostları bir guslet, dostları bir abdestini al, dostları bir beş vakit namazını kıl. Tesettürüne riayet et. Haramlardan uzak dur. Farzları yerine getir. Etrafına zarar verme. Elinden, dilinden, gözünden, kulağından, ayağından, cinsel organlarından kimseye zarar verme. Kimsenin parasına, malına, mülküne, karısına, kızına, arabasına, katına, yatına, gözünü dikme. Kimseye hasislik yapma, gıybet etme, dedikodu etme, iftira etme, bühtan etme, suizan etme.
Kalbini temiz tut. Kimseye suizanda bulunma, kötülük düşünme. Suizanda bulunma, kötülük düşünme. Kimseye iftira atma. Allah'a yakin olmanın yolları. İnsanlara hizmet et, yardımcı ol. Sofranı aç, yemek yedir, açları doyur, çıplakları giydir. İnsanlara yardım elini uzat. Hoşgörülü ol, toleranslı ol, güler yüzlü ol, tebessümlü ol. İnsanlara hizmet et ve insanları sev. Vatanını sev, milletini sev, dinini sev, Kur'an'ını sev, sünnet-i seneyi sev, Hz. Muhammed-i Mustafa'yı sev, Hz. Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali, bunları sev. Hz. Fatıma annemizi, Ehli Beyti sev, Hasan ile Hüseyin Efendimiz'i sev, sahabeyi sev, imamları, İmam-ı Azam'ı, İmam-ı Şafi'yi, İmam-ı Malik'i, İmam-ı Hanbeli'yi ve diğer imamları sev.
başta, başta Abdülkadir Geylan-ı Hazretleri olmak üzere, Ahmet-i Rıfai, Ahmet-i Bedevi, İbrahim-i Dusiki, Şeyhe Bile, Sanalı Şazeli, Şah-ı Nakşibenni, Muhammed-i Bahattin, Şah-ı Mevlana Celalettin, Rumi, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli, Veysel Karanı, Mahmud-i Dayı, Halvet-i Celvet-i, Uşak-ı, Şazeli, ne varsa, bütün tarikat pirlerini sev. Bütün geçmiş velileri sev, yaşayan velileri sev, dervişleri sev, müminleri sev. Allah'ı sevmeyenleri sevme. Açıktan haram işleyenleri sevme. Açıktan haram işliyor. Açıktan fuhuş yapıyor, açıktan içki içiyor, açıktan içki satıyor, açıktan faizci. Allah'a savaş açmış olanlara, sen de savaş aç.
Allah'ın haramını açıktan yayan, açıktan söyleyen, açıktan alkışlayan, açıktan destekleyenlere düşman olacaksın. Ya Musa, sen Allah'ın dostlarına dost, Allah'ın düşmanlarına düşman oldun mu? Peygamberi ne söylüyor bunu? Sen kakar Allah düşmanlarını dost edinirsen, nereden sen Allah'a dost olacaksın? Sen içkicisini, kumarcısını, faizcisini, fuhuşçusunu, yalancısını, dümencisini, gıybetçisini, dedikoducusunu, Allah'a savaş açmış olan kimseye, Allah'ın hükmüyle hükmetmeyen zalimleri, Allah'ın hükmüyle hükmetmeyen hakimleri, ondan sonra siyasetçileri sever, onları alkışlarsan, nasıl Allah'a dost olacaksın? Allah muhafaza eylesin.
O yüzden kıymetli dostlar, öyle beş vakit namazla da bitmez bu iş. Öyle otuz Ramazan oruç tutmakla bitmez bu iş. Allah'ın sevdiklerini seveceksin, Allah'ı sevenleri seveceksin, Allah'a savaş açanlara sen de savaş açacaksın, Allah'ın savaş açtıklarına sen de savaş açacaksın. Allah faizcilere savaş açar, Allah açıktan fuhuşçulara savaş açar, Allah kendi hukukunun ve hükmünün dışında olanlara savaş açar.
Sen nasıl onlarla dost olacaksın? eşcinsellerle dost, içkicilerle dost, kumarcılarla dost, faizcilerle dost, Allah'ın yasakladıklarını yapanlarla dost, ee? Bir de Allah'a dost. Nasıl böyle dostluk ya? Sen eşcinselcilere dostsan Allah'a düşmansın. Sen içkicilere dostsan Allah'a düşmansın. Sen faizcilerle dostsan Allah'a düşmansın. Sen açıktan adaletsizlikleri, haksızlıkları, hırsızlıkları, ursuzlukları yapanlarla dostsan Allah'a düşmansın. Nereye dostluk kuracaksın? Kendi kendini aldatıyor herkes. Sen bir şey yapmana gerek yok. Sen Allah'a düşmanlık yapan bir kimseye alkışlıyorsan sen de Allah'a düşmanlardan sayıldın. Allah'a dostluk yapan alkışlıyorsan Allah'a dost olanlardan sayıldın.
Yol keskin. Yol keskin. Sufilik. Münafıklığı kaldırmaz. Yol keskin. O yüzden hani Allah insanın kalbine gün içerisinde tecelli eder. Kalbinle ne var diye. Sen o esnada ne var kalbinde? Sen Allah'a düşmanlık yapanın yanında duracaksın. Bir de dost mu olacaksın? Allah muhafaza eylesin. O yüzden kıymetli dostlar, kıymetli kardeşler biz Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışacağız. Şeriatın hukukunu yerine getireceğiz. Kendi kendimizi aldatmayalım. Allah muhafaza eylesin. Selamun Aleyküm Hatay Yayledağ'dan derslere katılan Fatma Vurgun ders almak istiyor.
Telegram kullanmadığı için onun adını yazdım. Allah mübarek eylesin. Cenab-ı Ak daim eylesin. Rabbim muhafaza eylesin. Rabbim korusun. Her daim inşallah Kur'an ve sünnete sımsık yapışan kardeşlerimizden eylesin inşallah. Selamun Aleyküm Ben Hatay Yayledağ'dan Mehmet Utanç 76 yaşında annem Mecid'e buradaki derslere katılıyor. Uygun görürseniz sizden ders almak istiyor. Hayırlı akşamlar. Hayırlı akşamlar. Yayledağa selamlar. Allah yardımcınız olsun inşallah. Rabbim iyi eylesin inşallah. Şimdi Hatay'dan Yayledağ'ından ders alanlara bir anımı anlatayım artık. Orada baya kardeşlerimiz oldu. Suriye'den gelirken Şeyh Efendi Hazretleriyle orada yemek yediydik.
Öyle çok hoş mayit yukarıda böyle yolda Suriye yolunda. İnşallah sonra bir daha böyle geniş bir zamanda anlatayım inşallah. Güzel yerler Cenab-ı nasip etsin. Tekrar gidelim inşallah. Selamun Aleyküm Mustafa Dedeci'im LGS sınavına gireceğim bize dua eder misin? Allah yardımcınız olsun. Rabbim muhininiz olsun inşallah. Selamun Aleyküm müsaadenizle bir sorun vardı. Yunus Emre Hazretleri'nin Süleyman var Süleyman 'dan içeri sözünün manası nedir? Gecemiz hayır olsun. Sır Süleyman var Süleyman var Süleyman içeri kalbi nuru onun. İnşallah. Allah Allah hepinize nasip eylese. Bir sorun olacak da ahirette cinsel hayat nasıl olacak? Kadınlar hurleri veya erkekler kalmanları kıskanmayacak mı?
Yoksa Adem'de olduğu gibi yasak mı olacak? Neden kıskansınlar? Cennette kıskançlık olmayacak. Cennette kıskançlık olmayacağından dolayı kimse kimseyi kıskanmayacak. kıskançlık bu dünyaya aittir. Selamun Aleyküm ben 15 yaşındayım adım Kübra. Dün gece rüyamda sizi gördüm. Cumalı Kızıkköy'ünde ahşap bir odada siz ben annem vardık. Biz sizin bayramınızı kutladık. Sonrasında sizin telefonunuz çaldı. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve selam arıyordu. Telefonu açtınız anneme ve bana gözlerinizle işaret ettiniz. Telefonunuzu anneme doğru uzattınız. annem çok şaşırdı ve ne diyeyim ne yapayım gibi yüz ifadesi vardı.
Sonra telefonunuzu ben aldım. Zikretmeye başladım. Ben zikredince annem de zikretmeye başladı. Allah Allah demeye başladık. Sonra tekrardan bize işaret ettiniz. Biz de annemle Peygamber Efendimiz'in bayramını kutladık. Allah mübarek eylesin. Annen de sen de inşallah Allah Allah sayısız çekin bakalım. Allah yardımcınız olsun. Allah muharek eylesin. İnşallah. Selamun aleyküm arkadaşımın sorusudur. Arkadaşım kurban hissesine girdi. Kişi başı hisse bedeli 2550 TL düşüyormuş. Arkadaşım kurbanın satana iki müşteri götürdüğü için kurban kurban satıcısı hisse bedeli olarak 2000 TL alacağını söylemiş.
Diğer hisselerden ise 2550 TL alacak. Kurban satıcısının böyle yapması bir sıkıntı oluşturur mu? Oluşturmaz. O kimse ikram ediyor paradan. Bunda bir sıkıntı yok. Selamun aleyküm hocam dinlediğim bir sohbette namazın kazası olmaz diyordu. Geçmişte kılmadığım namazlarımız var. Onlar için ne yapabilirim? Hayırlı akşamlar. Hanefilerin bu konuda fetvası var. Namazın kazası olur. Geçmişte kılmadığın namazlarını kıl, tutmadığın oruçları tut canım kardeşim. Selamun aleyküm hocam. Benim kızım 8 yaşında takıntı sorunu var. Kendisi de yaptığı şeylerin saçma olduğunu farkında ancak çözemiyoruz.
Aynı zamanda bize sürekli karşı geliyor. Çok üzülüyorum. Bulduğum duaları okuyorum. Sizden Allah rızası için dua etmenizi istiyorum. Kızımın adı Zeynep. Duaya herkes kadar çok ihtiyacımız var. Kendimizden çok ona üzülüyorum. Geleceğine üzülüyorum. Çok teşekkür ederim. Hayırlı akşamlar. Allah muayneniz olsun. Allah yardımcınız olsun. Ama çocukla iletişim kurun. Yani çocuk onların farkındaysa çok üzerine gitmeyin. Zaman içerisinde büyüdüğünde inşallah geçer o. Şimdi siz onun üzerine varırsanız daha fazla bu sefer takıntı kalıcı olabilir. Allah muhafaza eylesin. O yüzden biraz rahat bırakın çocuğa. Sorum şu.
Hocam şimdi ölen bir kişi öldüğünde kabir azabı çekecek ya. Biz onun mezarına gideceğiz. Rahmetli bizim ona geldiğimizi ona ettiğimiz dualardan haberi olacak mı? Evet. Dua edin inşallah ölenlerinize. Selamun Aleyküm. İçimde sürekli suizan oluyor. Sürekli olumsuz düşünüyorum. Geçmişime takılıyorum. Geçmişte yaşananları düşünüp kendimi bunaltıyorum. Bu düşünceler fesatlanmak mıdır? İnsanları çekememek mi? Bana ne tavsiye edersiniz? Nasıl bir durumdan kurtulabilirim? Yani olumsuz düşünme kendinle alakalıysa tövbe et bırak. Geçmişinde ne yaşadıysan yaşadın. Yürü geç. Dün dünde kaldı cancağızım demiş Hazreti Mevlana.
Yoksa çok yorar seni. Hayatına devam edeceksin. Rabbim muhafaza eylesin inşallah. Selamun aleyküm hocam. Rüyada gökyüzünde Kur'an-ı Kerim'i açık bir şekilde görmek ne demek? Açıklar mısınız? Hızla Kur'an-ı Kerim'i öğren ve hızla Kur'an-ı Kerim'i yaşamaya gayret et inşallah. Hocam
selamun aleyküm hayırlı sohbetler. Hocam bana dediniz ya ders alırsan hakkımı helal ederim diye. Hocam acaba Antalya'da sohbet planınız var mı? Hiç canlı olarak sizi görmek dinlemek isterim inşallah. ha bir de ayağına davet edeceğim beni yani. Oy maşallah subhanallah. Emil Türk bir de ayağına davet edeceksin. Maşallah. İnşallah Cenab-ı Nazım etsin geliriz. Allah iyi etsin inşallah. Arkadaşım rüyasını sizinle paylaşmak istedi. Rüyası şöyle. Ağaçların çok olduğu bahçede babam ve babaannem var. Bir tane de hoca var. Yeşil kızılcık topladım. hoca kızılcıklar avucuna aldı.
Zar atar gibi sallayıp attı ve kırmızı oldu kızılcıklar. Hoca bir şeyler söylemeye başladı. O esnada gördüğüm görüntü köyümüzün mezarlığında birçok ağaç var ve mezarlıklar birbiriyle dip dibe gece vakti yağmur yağarken elinde bir çubuk olan beyaz elbise beş yaşlarına bir kız çocuğu ağlayarak lütfen bana yardım et dedi. Allah yardımcın olsun. Rabbim iyilik versin inşallah. Hocam selamun aleyküm ben bir bayan arkadaşım için Allah'a dua ettim. İyi bir mi kötü bir mi diye. Rüyamda göster dedim. Rüyamda size bağlı olan bir arkadaşım ondan uzak dur dedi. Hükmü nedir? E uzak dur demişler. Allah'a iyi etsin inşallah sen de uzak dur.
Selamun aleyküm eşim tüp mide ameliyatı olmak istiyor. Birkaç doktorla görüştük fakat kendimizce eşim ve benim korkularımız var. Görüşlerinizi alabilir miyiz? Kimisinde başarılı oluyor kimisinde başarılı olmuyor. Bu konuda bir şey diyemem. Ama gönül arz eder ki insanlar doğal yönlerden diyet yaparaktan zayıflasınlar. Böyle ameliyat olaraktan değil. İnşallah öyle zayıflar. Bunun için de o kimse diyetine dikkat edecek. İnşallah. Selamun aleyküm hocam. Ben evde fason iş dağıtıyorum bayanlara. Bana iş yapmak isteyen bir kardeş oldu. Gelip iş yaptı. Yaptığı işin ücretini almadı.
Düşük bulduğu için. Ama daha öncesinde konuşmuştuk fiyatları. Benimle tartıştı. Ben bu parayı sana fitre olarak veriyorum dedi. Çok uğraştım ama geri veremedim. Ben de onun hayrına ihtiyaç sahibi bir kardeşe verdim. Doğru mu yaptım? Evet. Bu gibi durumlarda nasıl davranmam gerekir? Yani fiyatı belliyse o kimse iş yapmış. Fiyatının sonu düşük görüyorsa parayı da almıyorsa gideceksin onun adına başka bir kimseye versen. Selamun aleyküm bankadan maaş kartıma promosyon veriyorlar. Kullanmak uygun mu? Uygun. Selamun aleyküm internet bankacılığından altın alışverişi altın hesabı uygun mudur?
Altın alışverişi altın hesabı altın olunca hanefilere göre altını normalde parasını vereceksin altını alacaksın. Altını göreceksin canlı canlı yani. Selamun aleyküm telegramım yok eşimden yazıyorum sizi rüyamda gördüm. Aynı masada annem siz oturup yemek yiyorduk. Sizin tabağınızda çok güzel bir yeşil dolmalar vardı. Ben tabağınızdan dolma almışım. Aynı zamanda sizden ders almak istiyorum. Allah'a emanet olun. Allah mübarek eylesin. Bereketleneceğine nasipleneceğine işaret. Mübarek olsun inşallah. Selam söyleyişine de. Hayırlı geceler la ilahe illallah nidasıyla uyanmak ve tekrar etmek ne anlama gelir?
La ilahe illallah ha devam et. İnşallah. Selamun aleyküm dersimi çekiyorum. Peygamber Efendimiz'i seni rüyamda göremiyorum. Dua eder misin? Rabbim en hayırlı yöne çevirsin inşallah. Cenab-ı Hak muinin olsun inşallah. Hayırlı akşamlar. Allah sizden razı olsun. Deniz Bey'le nasıl irtibata geçerim? Normalde şeyde telegramda tasavvuf vakfı erkekler grubu var. Onun içerisinde Deniz'i şey yap ekle kendine. Deniz Çavuşoğlu arkadaşın adı. Almanya'daki kardeşe söylüyorum.
Deniz Çavuşoğlu diye telegramda yazarsan çıkar zaten telefonu. Deniz'le inşallah irtibata gir. Almanya'da derslere katılın inşallah. Allah razı olsun. Hakkınızı helal edin. Cenab-ı Hak muinininiz olsun inşallah. Şimdi biz yine mutat üç sefer tevhidimizi çekip geceyi sonlandıracağız. bu arada da tabii ondan sonra güzel bir akşam oldu benim için. Hem telegramda hem YouTube canlı yayında. İnşallah bu böyle devam edecek. Salı günde YouTube'da devam edeceğiz. Allah perşembe günü de olmazsa bir yerlerde veya ben tek başıma telegramdan zikrullah yapabilirim. Bak bu böyle hoşuma gitti. Allah iyisin inşallah. eftali zikr fâlevennehu la ilahe illallah la ilahe el fâtiha mâ selavet amin ecme
Allah cümlenizden razı olsun gecenin sayırı olsun Rabbim oyuniniz olsun inşallah rahman önümüzdeki salı gün buluşacağız. geceniz hayır olsun işte Allah selamün aleyküm Allah'a besediniz.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.