mustafaozbag.org

SORU-CEVAP SOHBET

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 21 Şubat 2021 · 2:33:50

Selamun Aleyküm, hayırlı geceler. Allah gecenizi, gündüzünüzü mübarek eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü, nefeslerinizi mübarek eylesin. Cenab-ı Hak her nefeste Allah'ı zikreden, her nefeste Cenab-ı Hak'ın sıfatsal tecelliyatlarına mazhar olan kullarından eylesin. Gönlümüzde Allah aşkını, Muhammed sevdasını hiçbir zaman dindirmesin, bitirmesin. Cenab-ı Hak her daim hakkı hak, batılı batılı bilenlerden eylesin inşallah. Böyle kendimce evet sırf soru cevap yapıyoruz ama böyle her sohbetten önce nasıl olsa başka bir soru cevaptan başka bir şey yapmıyoruz. Böyle maddeler halinde bir iki böyle tespit ettiğim nasihatler, tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Bundan sonraki sohbetlerde Allah izin verirse inşallah devam ettirirse Rabbim.
Böyle bir iki maddeler halinde böyle işte nasihatler, tavsiyeler diyebilirsiniz. Öyle bir şeyler ayarlayayım dedim inşallah. Onunla inşallah sohbetimize başlıyoruz Allah izin verirse inşallah. Başlık olarak da kardeşlere tavsiyeler, nasihatler diye öyle bir başlık attım. Maddelendirdim kendimce onları. İnşallah bundan sonraki sohbetlerden böyle çok sıkmadan ondan sonra böyle iki üç madde halinde bunları böyle nasihat alındı. Yolun adabı, erkanı, edebi, ölçüsü, distürü niteliğinde inşallah sohbet edelim, nasihat edelim. Arkadaşlara, kardeşlere, birliklerimize aktaralım diye düşünüyorum. Şimdi tabii sufiliğin en önemli, en önemli, elzem olan bence şeyi bir insanın ahdine vefa göstermesi. Ahdinde durması.
Bir ahdimiz var, o hani Nahül suresi ayet 91'de geçen, ahitleştiğiniz zaman Allah'ın ahdini yerine getirin. Yani normalde bir ahitle alakalı bir bu günlük işlerimizde ahitleştiğimizde Allah'ın ahdini yerine getireceğiz. Ama bir ahit daha var. Önemli olan o ahit zaten, hani kalü bela dediğimiz ahit. Yani Cenab-ı Hak ruhları yarattı, ruhları yarattıktan sonra onlara dedi, sordu, ben sizin Rabbiniz değil miyim?
Bütün ruhlar cevap verdiler. Hepsi de evet sen bizim Rabbimizsin dediler. Bizim ilk ahdimiz ruhlar aleminde. Biz birinci ahdimizi orada verdik. Bunu akil olarak hissederiz, hissetmeyiz, biliriz, bilmeyiz. Bu farklı bir şey. Ama bu bütün ruhlar aleminde, bütün ruhların Cenab-ı Hakk'a vermiş olduğu ahdimiz. Ve ikinci ahit ne oluyor? O zaman dünya üzerinde, dünyada verdiğimiz ahitler oluyor. İşte o da ne diyor? Ahitleştiğiniz zaman Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak sağlama bağladığınız yeminleri bozmayın. Allah yaptıklarınızı şüphesiz bilir. Bu da yeryüzünde insani olarak değişik devletle olan ahit olabilir. İşte ne bileyim bir kurum kuruluşla alakalı olabilir.
Bir ticarette olabilir. Ama bir de ne var? Bir de işte yolla alakalı var. Bir kimse rüyasında işte bir tecelliyatla bir üstad buluyor, bir mürşid buluyor. Adına biz ister şeyh diyelim, ister üstad diyelim, ister mürşid diyelim. Yani herkesin kullandığı ister kutup diyelim, herkes kendince o yolun başındaki kimseye atfedilen, o isimle isimlendirilen şahsa veya yola bir biatlaşma, bir akitleşme oluyor. Bu ahitte vefa gösteren, ahdinde durma ve ahdini yerine getirme en önemli insanın vazifelerinden birisi. O yüzden sufilik yolunda da biz bir üstada bir ahit veriyoruz, onunla biatlaşıyoruz, onunla normalde bir sözleşiyoruz. Ve bu ahitleşmemizde, bu sözleşmemizde ne yapmamız lazım? Bizim sımsıkı durmamız lazım.
Nasıl Cenab-ı Hakk'a ruhlar aleminde vermiş olduğumuz ahdimize itina gösterip, o ahdi bozmaktan imtina ediyorsak ve Cenab-ı Hakk'ın emrettiklerini yerine getirmeye gayret ediyorsak, bir üstada verilen sözün de, bir üstada verilen ahdin de yerine getirilmesi lazım. Ve o ahdi bozmamamız lazım. O ahdin bize yüklediği mükellefiyetleri harfiyen yerine getirmemiz lazım. Tabi bunun hemen akabinde ben kitap ve sünnete sımsıkı sarılmaya koydum. Tabi bu ahit ne yapacak? Bir kimsenin bu ahdi Kur'an ve sünnetle sabitlenmiş olacak. Bir sufi, sufilik yolunda bir üstadı rüyasında gördü, halinde gördü. Her neyse ama şeriaten, ama manen o kimsenin üstadlığına kani oldu.
veyahut da manevi bir tecelliyatla onun üstadlığını gördü, ona biat etti, ondan ders aldı. Ve bu ahdinde sabit olacak, ahdini bozmayacak ve bu ahdinden geri dönmeyecek. Aynı zamanda da ahdinin hukukunu yerine getirecek. Bu o zaman Kur'an sünneti hemen yanında getirdi. O zaman bir sufinin yolculuk esnasında en önemli disturlardan birisi de kitaba yani Kur'an-ı Kerim'e ve sünnet-i seniyeye sımsıkı sarılması.
Bu da normalde Allah'a itaat edin, Resulüne itaat edin birçok ayeti kerimeler var. Aynı zamanda da İmam Malik'in vattasında aktardığı hadis-i şerif var. Bu Rudani'de de geçer, bu hadis-i şerif. İşte bu hadis-i şerif kütüb-i siddede de geçer. Bu hadis-i şerifi hemen hemen bütün hadis kitaplarında bulmak mümkündür. Nedir? Size iki şeyi bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar Allah'ın kitabı ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin sünnetidir. O zaman biz bir üstada intisap ettiğimizde, bir üstada bağlandığımızda ahdi bozmayacağız. Ahdi bozmazken bizim bağlılığımız Kur'an ve sünnet dairesinde olacak. Kur'an ve sünnete uygun ise üstadın söyledikleri, biz asla ve asla onlara itiraz etmeyeceğiz.
Ve ona bağlı kalmaya devam edeceğiz. Bize bir şey söyledi, şunu şöyle yapın dedi, şunu şöyle yapın dediğinde biz harfiyen onu öyle yerine getireceğiz. Bu konuda normalde insanlar kendi heva ve heveslerinden yorum yapmadan, kendilerince ya orada mı şunu mu demek istedi, bunu mu demek istedi, yok öyle miydi, yok böyle miydi demeden, hani çok özür dilerim, sufi kardeşleri ben Yahudilere benzetmek istemem ya, hani Cenab-ı Hak Yahudilere bir büyükbaş hayvan kurban edin denilince, bir sığır kurban edin deyince, işte sığır boynuzlu mu olacak, boynuzsuz mu olacak, yok işte sarı renk mi olacak, siyah renk mi olacak, beyaz renk mi olacak,
yok işte gözleri ela mı olacak, yok kuyruğu kısa mı olacak, kuyruğu uzun mu olacak gibisinden heva ve heveslerine daldılar, şeytana daldılar. Bu yolda, sufilik yolunda da üstad veya işte şeyh veyahut da bizim adına ne diyorlarsa bir şey söylediğinde, o kimse kendi kendine işte sarı mı olacaktı, beyaz mı olacaktı, kırmızı mı olacaktı, yok boynuzlu mu olacaktı, boynuzlu mu olacaktı diye düşünmeyecek. Ona demiş ki, büyükbaş bir tane hayvan kurban et, destur bismillahirrahmanirrahim, bir tane büyükbaş kurbanı kurban edecek. Eğer renk söyleseydi, söylerdi. Boynuzlu boynuzsuz deseydi, söylerdi. Şöyle olsun, böyle olsun deseydi, söylerdi. Ama o bir şey söylemiş, o söylediği gibi tecelli ettireceksin, kurbanı keseceksin.
Eğer yok, kendi kendine veya bir başkası, ya onu demek istemedi de bunu demek istedi. Yok öyle oldu da da böyle oldu da. Ya sana üstadın ne dedi? Bir tane büyükbaş hayvan kes dedi. Kes. Veyahut da ne dedi? Herkes birer tane büyükbaş hayvan kessin. Arkadaşlar toplanın benim yanımda, hepiniz de hayvanlarınızı buraya getirin, biz burada keseceğiz. Böyle demedi canım kardeşim. Herkes kurbanını kessin dedi. Herkes kurbanını kesecek. Bir yerde toplanın, orada kessin demedi çünkü. Örnekliyorum bunu. Şimdi o zaman bir kimsenin üstadına olan ahdi, ahdi, ha durdun yerde bozulmadı canım, ahdin duruyor. Ama sana bir şey söyledi. Sen o söylediğin şeyi kendi kendine yorumladın, kendi kendine sen şerh ettin onu.
E bir anlamı kalmadı onun. Sen o vermiş oldun, ahdi bozdun. Sen o yeminini yerine getirmedin. Sen o sözünü yerine getirmedin. Sen ahdi bozanlardan oldun. Sen ahdi bozanlardan olduğun halde sen kendince ahdinin durduğunu düşünüyorsun. Yani bazen böyle zaman zaman, Şeyh Efendi'nin zamanından kalan şeyleri tecrübe olarak aktarırım ben böyle. İşte bazen Şeyh Efendi Hazretleri, oğlum şunu şöyle yaptılar birisine. O kimse işte o öyle demek istedi de, böyle demek istedi de, yok şunu demek istedi de, yok bunu demek istedi de. Veyahut da bazen zakir kardeşler de onu yapardı. Yani Şeyh Efendi oradaki bir dervişlere şunu şöyle yapın demiş. Zakir atar kendini orta yere.
O böyle demek istedi. Siz böyle yapın. Canım kardeşim, üstadının sözüne söz koymak, üstadının sözüne şerh etmek, üstadının sözünü kendi kendine öyle değil de böyle dedi demek. E yani kimin haddine ki bu manada? Değil. O yüzden normalde insanlar ahitlerinde dosdoğru duracaklar, ahitlerini bozmayacaklar. Üstad'a bir söz vermiş. Veya üstad sana bir şey söylemiş. Demiş ki bunu al camdan at. Al camdan at kardeşim. Sana kapıdan dışarı çıkar demedi ki. Camdan at dedi sana. Ya o camdan at dediyse de kapıdan çıkar manasındadır. Sen kapıdan çıkar. Canım kardeşim sen ne ama şerh düşüyorsun? Sen ne ama dervişin yolunu kesiyorsun? Sen ne ama sufi kardeşinin yolunu kesiyorsun?
O kardeş de ne ama yolunu kestiriyor? Kimse kim başındaki? Abi kusura bakma böyle yapamayız. Üstad böyle bunu emretti. Biz böyle yapalım bunu. Neden demiyor? Kendi akdini bozuyor. Bakın kendi akdini bozuyor. O zaman biz akitlerimize sımsıkı yapışacağız. Biz akitlerimize Kur'an sünnet dairesinde hiçbir zaman taviz verenlerden olmayacağız. Bir yola girmişiz biz. Bakın bir yola girmişiz. Ben bazen zaman zaman arkadaşlara mesela işte bayanlara da erkeklere de bunu böyle yap diyorum ben. İşte öyle mi yapsaydık da böyle mi? Kendi bildiğin gibi yap o zaman diyorum. Bu sefer kendi bildiğin gibi yap deyince de ya üzülüyor. Ya canım kardeşim madem ki sen kendi bildiğin gibi yapacaktın.
Ne ama istişare ediyorsun? Madem ki sen kendi bildiğin yoldan gidecektin. Sen ne ama gittin bir üstada intisap ettin ki? Sen madem ki biliyorsun yolunu Allah yoluna çıkarsın. Bak git işine. Ama bu o kimsenin aslında bir hatını bozuyor. Bir de şöyle bir sufilerde şey var. Allah beni affetsin. Yani aldanma var. Yani gitti bir üstada bağlandı işi bitti. Bakın dün de paylaştım bunu arkadaşlara. Bakın Nuh Aleyhisselam oğlunu Cenab-ı Hak o senin ailenden değil dedi. Neden? O çünkü kötü işler yaptı dedi. O yüzden hiç kimse böyle bir eminlik sevdasına kapılmasın. Hiç kimse işte ben yanı başındayım. Yok dizinin dibindeyim.
Yok işte ben kalbine taht kurdum. Yok ben şunu yaptım bunu yaptım. Deyip de kötü işler yapmasın. E o zaman? O zaman Ayet-i Kerime öyle sabit. Nuh'un oğlu aileden sayılmadıysa. Bazı peygamberlerin eşleri aileden sayılmadıysa. O zaman biz oturup kendi kendimize dikkat edeceğiz. Biraz daha disiplinli olmaya, biraz daha yolun adabına, erkanına, riayet etmeye gayret edeceğiz. Ve asla ve asla, asla ve asla biz ahidimizden, Kur'an ve sünnetten taviz vermeyeceğiz. Birisi üstadımızın sözüne muhalefet ediyorsa, kendince öyle değil böyle demek istedi diyorsa, öyle değil böyle olacak diyorsa, onun da nefsine uyduğunu, heva ve hevese uyduğunu göreceğiz ve diyeceğiz canım kardeşim, o böyle söyledi, biz onu böyle yaparız diyeceğiz.
Ve o kardeşimizi de, o arkadaşımızı da uyaracağız. Bir ölçü daha konuşmak istiyorum. İnsanların, etraftaki insanların iltifatlarına kanma, onların bakışlarına, onun sizi süzüşlerine böyle kanmak, onların övüşlerine, onların metü senalarına gönül kaydırmak.
Şimdi, bu sufilerin ayağını kaydıran en önemli etken maddelerden birisi. İster zakir olsun, ister çavuş olsun, ister ders yaptıran kimse olsun, ister normal derviş kardeşimiz olsun, hiç önemli değil. Bir vazifeli olsun, vazifesiz olsun, önemli değil. Birileri normalde ona iltifat gösteriyorsa, işte onu met ediyorsa, böyle onunla alakalı, ona böyle farklı davranıyorsa, o kardeşimiz, o iltifatları, o bakışları kabul ediyorsa kendi nefsinde ve insanları memnun etme yoluna girdiyse, o da en büyük handikaplardan birisidir.
Bunlar, sufilikte insanların maneviyatını helak eden, insanları helak eden hastalıklardır. O yüzden biz etrafımızdaki bizi öven, bizi met eden, bize iltifat edenlere biz kanmayacağız. Bunlarla alakalı kendimizi ölçüde tutacağız. Bir sufinin, sufili, üstadıyla alakalıdır. Sufiler şöyle düşünürler, kendi üzerinde bir iyilik var ise, üstadının öğretisi Allah'ın nimetidir, bereketidir, lütfudur. O kimsenin kendisiyle alakalı değildir. Çünkü Cenab-ı Hak ayet-i kerimede, iyilikleri Rabbinizden, kötülükleri de nefsinizden emretti. O zaman iyilikler bizim Rabbimizdendir.
Bize iyiliği öğreten de aslında gerçek manada Allah'tır. Ama o iyiliği öğretirken, Cenab-ı Hak bizim üstadımızı bize vesile etmiştir, bize sebep etmiştir. O zaman biz iyiliklerimizi üstadımızdan öğrendik, vesile olarak. Ve bizim üzerimizde bir iyilik var ise, üstadımızın vesilesidir. Ama Allah'ın lütfu, ikramı, ihsanıdır. Çünkü iyilikleri yaratan, iyilikleri bize birinci derecede anlatan Allah'tır. Öyle olunca, bize birisi iltifat etmeye kalktığında, birisi bize böyle üzerimizdeki olumlu bir şeyleri, böyle havalara çıkardığında, biz onu bileceğiz ki, o bizim üstadımızın öğretisidir. Ve bize gelir gelmez, biz onların nazarlarını direkt üstadımıza çevireceğiz.
Diyeceğiz ki, bizim üzerimizde gördüğünüz her ne varsa, üstadımızın bu konuda öğretisiyle mümkündür. Ve öğretisiyle olmuştur deyip, biz o gelen iltifatları, o gelen nazarları üzerimizden atmaya çalışacağız. Ve onlara kanmayacağız. İnsanların en büyük handikapı, en büyük insanların bu noktada açmazı, etraftaki iltifatların, etraftaki beğenmelerin, etraftaki onların böyle işte arş hale çıkarmalara insanların kanmasıdır. Bu, sufiler için zehirli birer ok gibidir. Sufiler bu zehirli okları ne yapacaklar? Kendi bedenlerine saplanmasını, kendi kalplerine saplanmasını önleyecekler. Ve böylece halkın, akrabaların, insanların, dervişlerin onlara karşı olan iltifatlarına kanmayıp yollarına devam edecekler. Toparlıyorum bu geceyi.
O zaman bir, biz ahitlerimize sımsıkı sadık kalacağız. Hem ruhlar aleminde verdiğimiz olan ahde sadık olacağız. Hem de üstadımıza vermiş olduğumuz ahde sadık olacağız. Hem de dünyevi işlerimizde vermiş olduğumuz ahitlere ne yapacağız? Ahdimize sadık kalacağız. Bu böyle evlilik dahil, eş, çoluk, çocuk dahil buna. Ticaret dahil. İkincisi, biz Kur'an ve sünnete, mu ahitlerimize Kur'an ve sünnet dahilinde tabi olacağız. Sözlerimizi Kur'an ve sünnet dahilinde tutacağız. Kur'an ve sünnetten sapma asla olmayacak. Üç, biz aynı zamanda da halkın bize olan rağbetini, insanların bize met etmesini, iltifat etmesine kanmayacağız inşallah. Önümüzdeki haftalarda da yine böyle küçük küçük tespitlerde bulunup, nasihatlerde bulunup inşallah sohbetlerimize devam edeceğiz.
Bir kimse bazı konularda eskiden yaşadığı heyecanı, içindeki kıpırtıyı rüyasında görüp eskiden yaşadığını, şimdise kaybettiğini fark edip o duygu tekrar yaşayabilmek için niyam olalım. Biz tövbe ederiz, koşturmaya devam ederiz.
Bakın bir kimse koştururken, böyle koşarken, böyle yürüyüşe geçmiş olsa bir daha koşturmak için tembellik yapabilir veya bir şeyde böyle hızlı giderken yavaşlamış olsa bir daha hızlanmakta güçlük çekebilir. O yüzden belli bir tempoda koşmaya devam edeceksiniz ve aynı zamanda da ya benim eski aşkım yok, muhabbetim yok, tövbe et canım kardeşim. Ya bir dervişin, sufinin kalbini kırdın, birisinin ayağına bastın, belki de ondan dolayı böyle bir şey oluyor. Etrafınla helallaş, etrafınla samimiyetini kur, devam et inşallah. Hayırlı akşamlar bir sorum olacak. Kayınvalidem bir üstade bağlanmak için istareye yatmış ancak rüyasında ayaklarından dizlerine kadar kabarcıklar ve irini sivilceler görmüş.
Şimdi bana diyor ki ben kimseye tabi olmayayım, eğer tevil ederseniz çok sevinirim. Tövbe edecek, istareye devam edecek inşallah. Selamünaleyküm. Ayasofya Cami İmamı Mehmet Boynukalın yeni anayasada layıklık olmasın, kaldırılsın demiş. Gazeteci Hadi Özışık'ta Boynukalın'a cevap olarak sen kimsin, hangi vasıfla bunu söyleyebiliyorsun?
Sen sadece beş vakit namaz kıldıran birisin. Kimden güç alıyorsun dedi. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir? Ben o tartışmayı gördüm. Hadi Özışık'ın o canlı yayında söylediklerini de tekrar tekrar bir daha dinledim. Yanlış mı duyuyorum acaba diye. Sonra da onu paylaştım zaten. Hani kendi hesaplarımda, sosyal medyada. Gerçekten çok üzücü bir durum bu. Yani bir mümine yakışmayacak bir sözler, galiz küfürler ve Mehmet Boynukalın, yani araştırdığım İslam hukukçusu bir profesör. Yani kendi dalı, yani Mehmet Boynukalın'ın dalı, İslam hukuk profesörü. Öyle olunca o konuşmayacak da kim konuşacak?
Yani asıl konuşması gereken onlar. Amma ve lakin bu Hadi Özışık, Süleyman Özışık kardeşler, ne yazık ki böyle enteresan işleri var. Böyle enteresan sözleri var. Sonradan işte özür dilemişler sözde bir böyle bir tekrar toparlamaya çalışmışlar. Ama yine onu da dinledim. Öyle ya, hani bir insan hata yapar, hatasından döner tövbe eder. Hatasından dönüp tövbe edince hiç günah işlememiştir der. Aynı platformda o kimse özrünü diler, toparlar ortalığı. Deriz ki, ya evet herkes hata yapabilir, herkes şeytana uyabilir, herkes nefsine uyabilir. Böyle bir şey olabilir. O yüzden geri dönmüş dedi, deriz biz.
Ama ben o geri dönüş videosu olarak tanzim edilen o videoyu da izledim. Öyle tam bir geri dönüş değil. Yani meseleyi 28, o geri dönüş videosunda dolaşıyorlar boyuna. 28 Şubat'ta ne sıkıntılar çekmişlerdi, ne problemler yaşamışlardı. Herkes yaşadı. 28 Şubat'ta Kur'an ve Sünnet diyenlerden sıkıntı yaşayan, hepimiz yaşadık. Ama yani bu 28 Şubat'ta problem yaşadık diye biz şimdi anayasada layıklık olmasın diyen bir İslam hukuk profesörüne hakaret mi etmemiz gerekiyor? Veyahut da bu konuda onları eleştirenlere neler söylemiş o Hadi Özışık? Bir izleyin onu, bir dinleyin. Akitte ben onu gördüm şeyde.
Dedim yani bunlar nasıl hani İslami meselelere savunacaklar diye düşündüm. Yani o dil, İslam dili değil hiçbir zaman. Bir Müslümana, bir mümine söylenilecek bir dil değil. Ancak bir kafire diyebilirsiniz öyle. Ancak bir münafığa diyebilirsiniz. Ama elinizde de münafık olduğuna dair delil olması lazım. Ama ne yazık ki ülkede böyle bir kaosik bir yapı var. Yani bir müminin, bir Müslümanın yani anayasada layıklık olmasın diye söyleyen bir kimseye bu kadar ağır bir şekilde bence saldırması çok ayrı alamet değil. Yani bir Müslüman kimse evet layıklık olmasın der. Neden demesin? Yani Allah'ın kanunlarının dışında herhangi bir şeyi o kimsenin, iman eden bir kimsenin reddetmesi lazım.
Bir Müslüman, bir Müslümanın, bir Müminin Allah'ın çizmiş olduğu kaidenin dışında bir şey istemesi küfür zaten. Boynun kalın hocanın da bunu böyle söylemesi gayet normal bir şey. Ama herhalde böyle hani o profesör onca ilim yapmış ve İslam hukuk profesörü olmuş. Demek ki hani o kimse camide beş vakit namaz kılıp bırakacak yani başka bir şey söylemeyecek.
Bu çok acı bir şey, ağır bir şey bu. Ve bu konuda da yani böyle olsun dedi diye yani işte Allah affetsin, hadi öz ışıkta ağzına geleni söyleyecek. Bu çok hoş bir şey değil. Bu böyle örtülecek bir mesele de değil. Ama yani bir de bunu böyle hani sonraki videolarında Tayyip Erdoğan'ı korumak için böyle yaptıklarını söylüyorlar.
İslam liderlerin dini mi, İslam belli bir makam ve mevkilerinin dini mi, onlara göre mi ayarlayacağız dini? Yani X parti liderini korumak için İslam'ın emirlerini yutacağız mı biz? Bu dedim ya sonraki video daha da sıkıntılı diye, toparlayacağız diye uğraşırlarken daha da sıkıntılı insan ama şeytana uyarsa, heva hevesine uyarsa böyle olur.
Toparlayacağım derken dağıtır daha. Yani o esnada özür dileyip tövbe edip geri çekileceğine insan nefsi hala da mücadele eder. Batar, dağıtır kendini. Onlar da iki kardeş dağıtmışlar kendilerini. Allah muhafaza eylesin inşallah. Bitcoin caiz mi? Helallık ve haramlık noktası var mıdır? Küpeliden selamlar. Aleyküm selam. Selam söyle herkese inşallah. Bakın Bitcoin caiz mi, değil mi diye bu fetvanın altından kalkmak mümkün değil. Yani ona bakarsan dolar da caiz mi, değil mi diye bakılır. Ona bakarsan kağıt para ne kadar caiz ne kadar değile bakılır. Yani İslam ekonomi hukukuna göre biz kağıt parayı kabul edelim mi, etmeyelim mi?
Bu dahi tartışılır. Bakın bu dahi tartışılır. Sebep, yani İslam ekonomik kuralları böyle bugünkü kapitalist sistem kurallarına bağlı değildir. Öyle olunca biz İslam hukukunun bulunduğu bir ülkede yaşamıyoruz. O yüzden bu caiz mi, değil mi? Canım kardeşim, biz caiz değil desek, yarın öbür gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti Bitcoin'le iş yapacağız dese, bir karar alsa ne yapacağız? Bazı merkez bankaları Bitcoin'le iş yapacaklarına dair açıklamalarda bulundular. Veyahut da işte bazı büyük şirketler de Bitcoin'le olan ödemeleri kabul edeceklerini söylediler. Yani o zaman yarın öbür gün Merkez Bankası bir açıklama yapar da Bitcoin'le de işte ödemeler yapılabilir deyince ne diyeceğiz biz şimdi? Caiz midir diyeceğiz, değil midir diyeceğiz.
Büyük bir kandırmaca var. Amerika dolardan çıkmak istiyor zaten. Dolardan çıkıp Bitcoin'e döndürecekler. Bitcoin'e döndürdükten sonra doların fişini çekecekler. Ardından da Bitcoin'in fişini çekecekler. Sebep, Bitcoin'de elinizde kağıt bile yok. Öbür paralarda elinizde bir kağıt var. İşe yarasa da yaramasa da. Bitcoin'de elinizde kağıt da yok. Sana çek fişi, paran gitti. Fişi çektin, paran gitti. Öbür gün de borsada elinde bir kağıt var. Gittin bir şirketin hissesini aldın. Hissedersin şirkete. Hayır şirket battı, senin de paran battı. Eyvallah. Kağıdın battı. Dolar elinde kağıt var. Bitcoin'de elinde ne var?
Savaş ne var ellerinde? Sadece bir hesap var, değil mi? Numara var. Başka bir şey yok. Müşteri numarası var. Para yok değil mi elinde hiç? Banka hesabı gibi gidip şuradan dolar çekeyim ki diyemiyorsun. Sisteme giremedin bitti. Sistem kimin elinde o da belli değil. Sistem kimin elinde o da belli değil. İyi ki yeminle mali müşavir burada. Yani Bitcoin'in sistemi kimin elinde belli değil. Allah Allah. Yani bir anda Bitcoin yok olabilir dünya üzerinden. Evet. Yani şimdi böyle açıl, ben bildiğim bir şey değil. Buradan işte mali müşavirimiz savaş burada. Ona soruyorum şimdi.
Benim Bitcoin ile falan bir işim yok. Ona soruyorum. O da diyor ki böyle bir şey. Hani fiş çekildi, iş bitti. Yani milyon doların vardı, sıfır dolar oldu. Öyle mi? Milyon Bitcoin'in vardı, sıfır oldu. Yani şey yok. Yani orta yerde çünkü onun hesabını verecek bir merkez bankası da yok. Kimse yok. Muhatabın yok. Öbür gün de Amerikan Merkez Bankası değil muhatap ama var bir muhatap para. Evet. Bu öyle bakıldığında işte İslam hukuku olmuş olsa hani yaşadığınız yerde buna bu şartlarda, bu bilgiyle mümkün değil, caiz değil der. Selamünaleyküm. Mürşid-i Kamil nasıl ve ne zaman bulunur? Valla arayan bulurmuş.
Hep meşhur bu söz. Sufilerin dilinde konuşulur bu. Hadis-i Kudsi olduğu söylenir. Bazıları zayıf olduğu söylenir. Arayan bulurmuş. Bulan tanırmış. Tanıyan severmiş. Seven aşık olurmuş. Aşık olana da Allah da aşık olurmuş. O yüzden Mürşid-i Kamil nasıl bulunur? Aramakla bulunur. Ama bir bayırlilere de demiş ki, her arayan bulamaz. İnşallah Cenab-ı Hak sana buldursun. İnşallah. Ne zaman bulunur? Bu o kimsenin aramasıyla alakalı. Yani Cenab-ı Hak inşallah o ararken ne zaman kısmet ederse o zaman bulunur. Selamun Aleyküm. Benim yedi yaşında oğlum var. Sürekli benim ve babasının öleceğinden korkuyor. Bu korkusunu nasıl geçirebilirim?
Sürekli ölümün hak olduğunu anlatıyorum. Ama babam sigaradan ölecek. Anne sen de ölürsen ben ne yapayım? Deyip hıçkara çıra ağlıyor. Ve bunu her gece tekrarlıyor. Bu süreç iki aydır devam ediyor. Sizden cevap bekliyor. Her soru okunduğunda anne benim sorum mu diye soruyor. Allah razı olsun. Gezeniz hayır olsun. Yani normalde çocukları böyle küçük yaşta terbiye ederken anne babalar, işte bak öleyim de görürsün. Bak öldüğüm de görürsün. Öleyim de bir görsen gibisinden çocukları böyle tehditvari, kendilerinin ölmeleriyle çocuklarını tehdit veya terbiye etmeye çalışıyorlar. Bir kısmı böyle yapıyor. Böyle olunca da çocuklarda böyle bir anne babayı kaybetme korkusu oturuyor. Ama bir kısmında da işte böyle bir izledikleri bir filmden, izledikleri bir ne bileyim herhangi bir şeyden, okudukları bir şeyden, o çocuk işte bir anne baba kaybolduğunda, ondan sonra veya öldüğünde çok sıkıntılar yaşanılan bir, örneğin işte bir Sezercik filmini izlediyse çocuk,
o da böyle bir tramvaya girebiliyor. O yüzden ölüm herkesle alakalı. Hak ama çocukları böyle terbiye etmemek lazım. Çocukların psikolojisini bozacak terbiye sistemlerinden uzak durmak lazım. Allah inşallah izliyorsa, annesine babasına sağlıklı, hayırlı ömür versin inşallah. O da bu korkudan kurtulsun. Rabbim onu kurtarsın inşallah. Bana bu soruları sormuş bir arkadaşım, ben ne cevap vereyim hocam? Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır diye bir söz var ya, İmam Rabbani'nin illa bu anlamda destek almak mı gerekir? Birinden Maide suresinde, vesileler arayınız derken bahsedilen bu mudur aslında? Yani bütün ibadetler birer vesiledir.
Aynı zamanda bir üstad da, Kur'an ve Sünnet tarihisindeki bir üstad da vesiledir. Sonuçta bir kimse, az önce sohbetin başında da maddeler halinde anlattıydık. Onların hepsi de ne olur? Birer vesile olur. Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır sözü, bazılarınca Abdülkadir Geylana Hazretleri'nin sözü olarak kabul edilmiş. Bazıları zayıf hadis olarak kabul edilmiş. Biz bir zayıf hadis kabul etseler dahi, ben onu sahih hadis olarak kabul ediyorum. Ve gerçekten de, bir kimsenin üstadı yok ise, evet o kimsenin üstadı şeytandır. Diye ben de o söze katılıyorum. İstediğim bir evliliğe ailemin karşı çıkması karşısında ne yapmam gerekir? Yani normalde bir kadın olarak buna baktığımızda, ailesini ikna etmeye çalışsın.
Yani Hanefi'ye göre bir kadın, bir kız çocuğu, hiç evlenmemiş bir kimse, bir kimseyle evlenebilir mi? El cevap evlenebilir. Ama ve lakin Şafi'ye göre evlenemez. Ama bizim kardeşlerimize tavsiyemiz, ailenizi ikna ederekten evlenmeye gayret ediniz. Anne babalara da diyorum, anne babalar kız çocuklarının ve erkek çocuklarının evliliklerine karşı çıkarlarken, haklı gerekçelerle karşı çıksınlar. Kadın ehl-i sünnet üzerine yaşıyorken, eşi öyle yaşamıyorsa kadın ne yapması gerekiyor? Burada erkeğin ehl-i sünnetin dışında yaşaması demek, küfür üzerine yaşaması demek. O zaman kadın iman ehli, yok erkek iman ehli değilse, zaten nikahları fasit oldu. İslam hukukuna göre. Bir de neden kırmızı, yeşil, sarık takmanızın anlamı nedir?
Normalde aşkı simgeliyor ya, o yüzden ben böyle kırmızı, sarık takmayı seviyorum. Hocam selamünaleyküm, iyi akşamlar. Ben bir seferinde sol tarafa uyuduğum zaman, istem dışı birisi, beni sağ tarafına döndüm, gözümü açtım, zaman aşağı yukarı 2.05 boyunda bir zenci gördüm, namaz kılıyordu, tam kıbleye dönmüş, nizami bir şekilde namaz kılıyordu. Kendi kendime dedim, acaba rüya mı? Gözümü ovaladım, baktım, halen nizami bir şekilde namazında devam ediyordu. Sabah namazına sonra içim geçti, kısa bir süre gözümü açtığımda gitmiş. Bu ne anlamı geliyor? Hocam şimdiden teşekkürler. Yani senin hidayetine sebep olması için, Cenab-ı Hak sana bir hal yaşatmış. İnşallah Rabbim hidayet eylesin inşallah.
İnşallah sen o namazı kılan adam ol. Hocam kayınbabam bize hep küfür ediyor. 65 yaşında, gelin evlat ayırımı yapıyor. Eve hep huzursuzluk katıyor. Olmuş insanlara bile demediğini bırakmıyor. Ne yapmalıyız? Yani büyüklerin böyle edepsizlikleri, adapsızlıkları var ise, 65 yaşında, yaştı. O yüzden inşallah, yani bu böyle küfürle, ne bileyim bu tip şeylere, gelinlere söylenmesi çok hoş değil. İnşallah eşinize söyleyin, babasıyla konuşsun. Konuşsun inşallah. Selamun Aleyküm, ben 9 yaşındayım.
Ben namazı çok sıkılıyorum. Namazı çok sıkılıyorum. Seve seve nasıl kılabilirim? Allah kalbine, gönlüne inşallah namaz sevgisi versin. Seve seve kıl inşallah. Selamun Aleyküm, Selamun Aleyküm, rüya göremiyorum diyen kardeşlerimize, metafizik olarak bir önerim olacak. Eğer uygun görürseniz, iki tane hoparlör mıknatı salıp, yastığınızın altına 30 cm arayla koyun. saat 5-6 civarlarında, B vitamini alın. Allah'ın izniyle rüyaların net bir şekilde görülecektir. Allah razı olsun. Enteresan bir şey gerçekten. İlk defa duyuyorum bak böyle bir şeye. Demek ki, yastığının altına, 30 cm arayla, iki tane hoparlör mıknatısı koyacak. ama gündüz 5-6 civarında da B vitamini alacak. Bu da enteresan bir tavsiye.
İlk defa duyuyorum gerçekten. Rüya göremiyorum, görsem de kısa sürede ne gördüğümü unutuyorum, ne yapabilirim. Bakın metafizik bir şey var. Az önce arkadaşımız tarif etti. Yastığınızda yarım metre arayla, iki tane hoparlör mıknatısı koyacaksınız. Saat 5-6 gibi de inşallah B vitamini alırsanız, rüya görülmüşsünüz ve parlak olurmuş rüya. Enteresan bir şey. İlk defa duydum. Bunu sohbetlerde böyle rüya göremiyorum diyenlere, şey yapacağım inşallah, tavsiye edeceğim. Selamun Aleyküm. Eşim yıllar önce erkek kardeşimle ciddi boyutta kavga etmişler. O zamandan bugüne görüşmüyorlar. Benim de onunla görüşmemi asla istemiyor. En ufak bir şüphe de bana hakkını helal etmeyeceğini, etmediğini söyler.
Ben çok üzülüyorum ve kardeşimin kızı var, dünya tatlısı. Ben onu görmeye gidiyorum, silip atamıyorum. Bu durumda da ben ne yapayım? Sonuçta benim kardeşim, beraber büyüdük, etle tırnak gibiyiz. Kocana tabi olacaksın. Kardeşinle görüşme demiş. Kardeşinle görüşmeyeceksin. Ama kardeşinin çocuklarıyla, eşiyle görüşebilirsin. Bunda bir sıkıntı yok. Eşim için kardeş, kardeşin eş, eş silinir mi? Bu silmek değil. Eşin şu anda görüşmeni istemiyor. Eşine tabi olacağım. Bunda bir sıkıntı yok. Ben gizli saklı görüşmek istemiyorum. Görüşme zaten hakkımı helal etmem demiş adam. Ben yaşayacağım onları önceden rüyamda görüyorum. Yaşayacağım olayları önceden rüyamda görüyorum.
Gördüğüm olayları yaşıyorum. Bu güzel bir hal mi? Harika. Allah yardımcın olsun. Devam et inşallah. Selamun aleyküm. Cumartesi ve pazar günleri nafile oruçlar tek tutulabilir mi? Tutulabilir dediniz. Oruçlarımızı eğer kazaya da niyetlenmesek yine tek gün cumartesi ya da pazar tutulabilir mi? Evet. Bayındır'dan kucak dolusu sevgi ve selamlar. Aleyküm selam. Bayındır'a selam olsun inşallah. Bir tek cuma günü tek gün oruç tutulmaz. Perşembe cuma evet tutulur. Cuma cumartesi evet tutulur. Diğer günlerin hepsinde de tek gün oruç tutulabilir. Cuma Müslümanların bayramı olduğu için cuma günü tek gün oruç tutulmaz. Cumartesi malum Yahudilerin bayramıdır günüdür.
Pazar günü de Hristiyanların bayramı günüdür. O günlerde oruç tutmak daha evladır hatta. Muhalefet olduğu için selamun aleyküm. Az önce az uyuyun demiştiniz. Az uyumak ve dinç uyanmak için izlememiz gereken yol nedir? Kaç saat uyumalıyız? Yani o kimsenin günlük aktifliğiyle alakalı tabi bu ama yani Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti az uyuyun, az yiyin, az konuşun demiş. O yüzden biz de az uyumaya gayret edeceğiz. Yani sabah namazına kalkalım inşallah. Örneğin. Selamun Aleyküm. Benim adım Ahmet.
10 yaşındayım. Rüyamda evindeyim. Sonra posta kutusundan mesaj geldi. Postayı açtım. İçinden şu anki dedemin ölmüş babası yani büyük dedemin yolladığı. küçüklük fotoğraflarım vardı. Onlara bakıp duygulanırken arkadan büyük dedem bana sarıldı ve birlikte yemek yedik. Ben rüyada 25 yaşındayım. Bu arada sonra benim elimi tutup bin kere haksızlığa uğramak, bir kere haksızlık etmekten iyidir oğlum dedi. Rüyam bu kadar. Allah muharek eylesin. Kimseye haksızlık yapma inşallah. Selamun Aleyküm. Üstad'a bir sorum olacaktı. Ben daha önce Türk Silahlı Kuvvetleri'nde askeri personeldim. Suriye'de görev alıyordum. Mevcut zor şartlar vardı. İbadet etmekte çok zorlanıyordum. İşimi, ibadetime engel olduğu için gönlüm rahat değildi ve mesleği bırakmak zorunda kaldım.
Bu noktada yanlış mı yaptım diye düşünüyorum. Vatanı savunmak ve nöbet tutmak çok kutsal bir görev ama ibadet önce gelmeli diye düşündüm. Bu konudaki düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum. Teşekkürler. Allah'a emanet olun. Bizimle daha önce iltibata girmiş olsaydın, yani hem ibadetlerini hem de vatan hizmetini yerine getirebilirdin. O yüzden bunun ikisini bir götürmek mümkündü. Ben Fatma, dokuz yaşındayım. Sizden ders almak istiyorum. İyi akşamlar. Olur, dokuz dokuz çek inşallah. Annen baban sana tarif etsin dersini. Selamun Aleyküm hocam. Mürşidi vefat eden bir kişi ne yapmalıdır?
İyi geceler. Şimdiden teşekkür ederim. Üstadı vefat eden kimse muhakkak eğer üstadı birisine işaret ettiyse ona gider intisap eder. Üstadı birisine işaret etmediyse istihar yapar, sorar, soruşturur. Yeni bir üstadı intisap eder. Bu mesele biter. Selamun Aleyküm. Sabah namazına uyanamıyorum. Alarmla kapattığımı hatırlıyorum. Bazen namaza uyandığımda da uyanabiliyormuşum deyip tekrar uyudum oluyor. Uyandığımda bu hali analiz edebiliyorum. Ancak neden uyudum, neden kalkamadım gibi uykunun ağırlığından kurtulmak için nasihat eder misiniz? Allah az uyuyanlardan eylesin. Cenab-ı Hak sabah namazına kalkanlardan eylesin inşallah.
Selamun Aleyküm. Sarıklılardaki renklerin anlamı neyi ifade etmektedir? Normalde tarikatlar kendilerince birer renk tayin etmişler. Örneğin ruh faaliler siyah sarmış, kadirliler yeşil sarmış, nakşibendiler beyaz sarmış. Bunların hepsi de sünnet. Bütün renkler sünnet. O yüzden sünneti seneyi yerine getiriyorlar. Selamun Aleyküm. Gençler, ebeveynlerini intihar etmekte tehdit ediyor ve intihar denemeleri de yapıyorlar. Bu neden anne babalar korkup sınır ve kural koyamıyor? Bu durumda onlara nasıl bir yol önerilebilenir? Yani çocuklar, anne babalar neden korkuyorlarsa veya üzerlerinde neden titriyorlarsa, yani neden şunu yaparlarsa çok korkarız, bunu yaparlarsa diye böyle kendilerince ne korkuyorlarsa, çocuklar bunu tespit ettiklerinde anne babalarını bununla tehdit ediyorlar.
Yani siz korktuğunuzda imtihan oluyorsunuz. Cenab-ı Hak nereden korkuyorsanız, karşınızdaki kimseler sizin o korktuğunuz alandan sizi vurmaya çalışıyorlar. İşte siz hani çocuğunu hiçbir anne baba kaybetmek istemez. İşte çocuklar bunu yakalarlarsa kendilerince intihar etmekten onları korkutuyor. Veyahut da evi terk etmekten korkutuyor. Veyahut da işte ne bileyim başka bir yere gitmekten korkutuyor. Bunun gibi. O yüzden çocuklar ne yazık ki, ne yazık ki ama bu korkularla anne ve babalardan istediklerini yapıyorlar. Allah muhafaza eylesin inşallah. Selamun Aleyküm.
Şu an imsak 6.28. Bu dakikaya kadar su içebilir miyiz? İmsak vaktine kadar su da içebilirsiniz, yemek de yiyebilirsiniz. Bunda bir sıkıntı yok. Bazen zikir esnasında ağlıyoruz, burnumuz akıyor. Sümük herhangi bir yerimize bulaşabiliyor. Sümük necis midir? Temizlenmesi gerekir. 7 yaşında ders aldık.
9-9 çekin demiştiniz. 15 oldum. Maşallah baya büyümüşün. İyi 33-33 çekin inşallah hadi bakalım. Eşimin rüyasını aktarmak istedim. Kendisi dersli değil. Eşimle eski ıssız bir sokakta yürüyoruz ve tahtadan bir merdivenle doğru tırmanıyoruz. Ya bu akşam ben rüya dinlemesem, rüya okumasam iyi olacak gibi geliyor. Hakkınızı helal edin inşallah. Bunu sonra önümüzdeki haftalara atın gene tekrar bakalım inşallah. Erkekler grubuna nasıl girebiliriz? İsmi veya linki var mı varsa rica etsem söyler misiniz? Yani sizin telegramı yüklemişsiniz ama telefonunuz orada olması lazım. Değil mi?
Telefonunu bilmemiz lazım. Oradan tanıdığınız bir arkadaş, bir kardeş varsa eğer onlar sizi ekleyebiliyorlar değil mi öyle? Onlar ekleyebilirler oraya, eklenebilirsiniz inşallah. Bir de benim üç yaşlarımda oğlum var, tekkedeki ilahileri dinleyince semazanlar gibi dönüyor, sarık sarmayı seviyor. Ben de video atınca efendimin iznini aldım mı dediler. İzin almanıza gerek yok kardeşim ya. Çocuklarınızı ne güzel sema etsinler, Allah'ı zikretsinler evde. Harika. Selamünaleyküm sizden ders alabilir miyim? Alabilir miyim? Alabilirsin inşallah bir rüya görür, bize o rüyanı atarsan inşallah ders veririz. Selamünaleyküm.
Saçımızı, tırnaklarımızı atacak bir yerimiz yoksa çöpe atabilir miyiz? Yapacak bir şey yok. Olabilir. Oğlum küçük yaşından beri tırnaklarını yiyor.
Şimdi yirmi iki yaşında nasıl vazgeçirebilirim? Eldiven taksın. Selamünaleyküm. Sormak yaşamaktır. Sormasak dinimizi nasıl öğrenip nasıl yaşayacağız? Bu cemaatlerde veyahut da şeyh efendiler sizin kadar topluma eğilmiyorlar. Onun için Allah sizden razı olsun. Güzin abla konusu falan değildir. Hayatın içinde olan gerçeklerdir. Allah'a emanet olun. Eyvallah. Geçen hafta öyle bir talihsiz bir söz vardı. Güzin abla sorularını bırakın demişlerdi. Hatay Yayladağından selamlar. Ve aleyküm selam Mehmet kardeş. Hatay'a selam olsun inşallah. Selamünaleyküm hocam.
Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Hakkınızı helal eder misiniz? Hocam Allah rızası için okuyun. Hocam size Allah'a şikayet edeceğim. Gönlümü çaldığınız için. Hocam okumayacağınızı. Amin. Allah razı olsun demiş. Okumuşuz demek ki. Selamünaleyküm hocam. Hazreti Mevlana mesnevede benim bu övüşüm övmeyi terk etmenin ta kendisidir. Çünkü bu övüş varlık delilidir. Varlık ise hatadır. Onun varlığına karşı yok olmak gerekir. Onun huzurunda varlık nedir? Manasız bir şeyden ibarettir buyuruyor. Yani diyor ki yol, din nedir, kitap nedir bilmemektir. Peygamberleri insan zannederek onları taklide kalkışmak, ilahlık iddia etmektir.
Bana göre Mevlana bu yüzden kuyumcu Selahattin'i kendi yerine geçirmiştir. Mevlana'nın Allah'ı met etmek hatadır sözünden başka bir mana veremedim. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Allah'ı met etmekten, met etmek neden hata olsun? Büyüklerin sözleri ancak şerhi büyüklerle alakalıdır. Hazreti Mevlana mesnevede böyle söylerken, o bir kul olarak ne kadar biz onu öersek öyelim, ne kadar methetersek methedelim, sonuçta bütün övüşlerin ve methedilişler ona yetmez.
Orada acizliğini gösterdiğine işarettir. Ben öyle algılayayım onu. Hazreti Ali radiyallahu anh, zaman zaman gönlünüzü dinlendirin. Çünkü gönül yorulduğu zaman körleşir buyurmuştur. İhya-i Hülmüttin üçüncü cin. Hazreti Ali radiyallahu anh sözündeki inceliği kavrayamadım. Gönlümüz ne ile yorulur, ne ile dinlenir? Kur'an ve sünnetin dışında, Allah'ın zikrinin dışında, Allah'ın muhabbetinin dışındaki her şey gönlümüzü yorar. Selamun Aleyküm. Gördüğümüz rüyayı sorabiliyor muyuz? Genelde arkadaşlar soruyorlar. Merhaba hocam, ben birkaç sorum olacaktı. Ben 29 yaşında kadın vücudunda doğmuş, fakat kendini çocukluğundan beri erkek gibi hisseden ve kadınlardan hoşlanan biriyim.
Ergenliğimde de ne kadar kendimi eve kapatsam da, erkeklerden hoşlanmaya çalışsam da, bu düşüncelerden kendimi soyutlamaya çalışsam da, kadın gibi olmaya çalışsam da maalesef olmadı. Sürece başladım, yakında hormon tedavisi alacağım ve ameliyat olacağım. İlk sorum şu hocam, bu şekilde kesinlikle yaşayamıyorum ve kendimi çok kötü hissediyorum. Vücudumu görmek istemiyorum. Kadın olduğumu zannet söyledikleri zaman sinirlerim çok bozuluyor. Kız dedikleri zaman içimden resmen bağırıyorum. Bu yüzden intihar düşüncelerim oluşuyor. Bu nedenden ötürü, bu bedenle yaşayamıyor, sürekli bunalıma giriyorum. Acaba intihar daha mı makbuldür cinsiyet değiştirmekten? Her ikisi de kötü ki, yani bir kimsenin Cenab-ı Hakk'ın fıtraten yarattığı, kendi fıtri yaratılışını beğenmemekte, intihar etmekte ikisi de kötü.
Şimdi, ancak şöyle bir şey olabilir. Mesela sizin iki cinsel huzunuz var ise, ve siz kadın görünümünde olup da erkeklik organından bevlediyorsanız, o zaman sizin erkekliğe dönüş operasyonu yapabilirsiniz. Ama öbür türlü, bu bir psikolojik vaka olarak görüyorum ben bunu. Yani bir kimse kadın vücuduna sahip, kadın organına sahip, erkek organına sahip değil ise, o kimse kadın olarak yaşamaya devam edecek. Geri kalanı psikolojik vaka. Aynı şey erkekler için de geçerli. Erkek de eğer normalde kadınlık organı var ise, yani çift organlıysa, ve kadınlık organından küçük abdestini yapıyorsa, o zaman o erkek görünümünden kadınlığa doğru, hani operasyonlarla o tarafa doğru geçer, meyleder.
Öyle olması gerekir zaten onun. Neden? Çünkü Hanefiler de bu konuda, veya Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadis-i şerifine binayet söylemişler. Çünkü hadis-i şerifte hani erkek mi, kadın mı, böyle hani çift cinsiyetli olanların mirastan anlayacakları payla alakalı bir soru var burada. Hani diyorlar ki, böyle çift cinsiyetli, literatürde hünsa deniliyor onlara. Çift cinsiyetli olunca, hani biz onu kadın hükmünde mi göreceğiz, erkek hükmünde mi göreceğiz, mirastan nasıl pay onlara ayıracağız diye böyle bir şey söz konusu olunca, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, çok özür dilerim ama bevle ettiği yere bakın demiş. Eğer erkeklik organından bevle diyorsa, o kimse erkek hükmünde.
Yok, kadınlık organından bevle diyorsa, o kimse kadın hükmünde. Geri kalan hepsi de psikolojik vaka. Evet, buna çevresel faktörler, yetiştirilmeler, bir sürü bunlara yan etkiler olabilir. Ama genel manada psikolojik. Yoksa işte bir kimse kalkıp, ben kadın vücudunu beğenmiyorum, erkek olacağım. Erkek vücudunu beğenmiyorum, kadın olacağım. Bunun sonu yok çünkü bu işin. Bu Allah'ın yarattığı fıtrata karşı çıkmak. Ve bu psikolojik vaka, genel olarak buna tutulanların ailelerinde problem oluyor, hayatlarında problem oluyor. Hani önceden sarkıntılıya uğramış oluyorlar filan filan. O yüzden normalde bu şekilde, hani işte ben intihar mı edeyim, ondan sonra işte erkek mi olayım?
Canım kardeşim, kadınsan erkek olmak da Allah'ın lanetine uğrayacak bir şey, intihar etmek de Allah'ın lanetine uğrulanacak bir şey. Yani bir kimse cinsiyet değiştiriyorsa Allah'ın lanetine uğruyor, intihar ederse Allah'ın lanetine uğruyor. Bakın, intihar ederse de. Çünkü lanet olsun o kimselere ki, hani işte eşcinselliğe özenirler, erkekken kadınlığa, kadınken erkekliğe özenirler. Onlara lanet olsun. Öyle olunca şimdi o kimse hangi tarafa doğru yönelmeye çalışıyorsa Allah'ın lanetine uğruyor. İntihar, intihar edene de Allah lanet etsin diye hadis-i şerif var. O yüzden o kimse normalde cinsiyet değiştirmeyi düşünmeyecek. Diyelim intihar etmedim ve cinsiyet değiştirdim. Dinime göre erkek olarak yaşadım.
Evlendim, yuvamızı kurdum. İbadetlerim kabul olacak mı? Canım kardeşim, sen erkek oldun diyelim. Senden sperm gelecek mi? Senin bir cinsel uzvun olacak mı? O cinsel uzvun çalışacak mı senin? Sen nereye evleniyorsun? Veyahut da kadın oldun. Erkektin, kadın oldun. Senin normalde bir kadın gibi cinsel uzvun olabilir mi? Sen normal bir kadın gibi ay hali görüp kadın gibi yumurtalıkların olabilir mi? Sen bir kadın gibi doğurabilir misin? Bu fıtrata aykırı. Yani bu normalde bugün bunlar kıyamet alameti. Yani şu anda dünyada yaşanan bu eşcinsel eğilimlerin hepsi de kıyamet alameti.
Ve bu eşcinsel eğilimleri makul görmek, bunları mazur karşılamak kıyamet alameti. Lanetlik iş bunlar. Bakın lanetlik iş bunlar. Allah lanet ediyor. Bir Müslümanın bile bile bunları yapması caiz değil, uygun değil. Yapamazlar. Yapamazlar. O yüzden diyelim ki intihar etmedin, cinsiyet değiştirdin. Evet, erkek oldun. Hangi kadınla evlenebilirsin ki sen? Mümkün değil bu. Yani kadının cinsel ilişkiye girmesi de kadının hakkı. Bir kadının hakkı. Eğer bir erkek onunla cinsel ilişkiye giremeyecek noktada ise, kadının boşanma hakkı doğuyor. Allah bizi affetsin.
Gerçekten dinime göre yaşamak istiyorum. Gerçekten dinine göre yaşamak istiyorsan, Cenab-ı Hak seni nasıl yarattıysa öyle yaşamaya devam edeceksin. Seni kadın yaratmış, sen kadın yaşamaya gayret edeceksin, kadın yaşamaya devam edeceksin inşallah. Allah'a karşı çok mahcup hissediyorum kendimi. Namaz kılmak istiyorum ama erkek gibi hissediyorum kendimi. Erkek gibi kıza kılarsam Allah'a mahcup. Kadın gibi kılarsam psikolojim alt üst olacak. Ne olursunuz bana ne yapmamı söyleyin. Canım kardeşim benim, kim cinsiyet değiştirirse baştan söylediğim gibi, yani erkeklik organından bevlediyorsa erkektir, kadınlık organından bevlediyorsa kadındır.
Kim bunu değiştirmeye kalkarsa Allah'ın laneti onun üzerinedir. O yüzden asla ve asla cinsiyet değiştirmeyi düşünme. Kadınlık duygularını arttırmak, kadınlık duygularını arttırıcı hormon tedavisi, kadınlık duygularını arttırıcı psikolojik destek alabilirsin. Benim sana tavsiyem bu. Hormonlarım kadınlık hormonuna göre, erkeklik hormonu 3 kat daha fazla ve vücudum erkeklik hormonu daha çok salgılıyor.
Bu nedenle doktorlar iç organlarıma da bakacaklar. Acaba çift cinsiyet miyim diye. Bunun tedavisi mümkün. Hormon tedavisi mümkün. Erkeklik hormonlarını aşağı indirip kadınlık hormonlarını yukarı çıkarmak mümkün. Ki mesela işte kadınlar ay halinden kesildikten sonra böyle bir erkekleşmeye başlarlar. Mesela bıyıkları çıkar, sakalları çıkar. Bu onların yaşlandıktan sonra hormonlarındaki karışıklıklarındandır. O yüzden bu kadınlarda da erkeklerde de böyle hormonal bozukluklar görmek mümkün. Bir sevdiğim var ve onunla evlenmek istiyorum. İleri zamanda cinsiyet değişince acaba o benle evlendiğinde günaha girmiş oluyor mu? Yani o seninle evlenemez ki zaten. Nasıl evleneceksiniz?
Her ikiniz de kadınsınız. Dinime göre yaşamayı, Hz. Peygamberimizin sünnetinden gitmeyi çok istiyorum. Lütfen beni cevapsız bırakmayın. Şimdiden çok teşekkür ederim. O zaman Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetine yaşamak istiyorsan, onun sözlerine uy, cinsiyet değiştirme canım kardeşim. Hayırlı akşamlar, virdimizi çekerken ne düşünmeliyiz? Allah'ı zikret canım kardeşim. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i düşün. Annem koku kullanmaz. Aslı mı var yıllardır ama bazı zamanlar evi ve eli gül kokuyor. Bazen vücudu mübareklerden konuşunca miskamber vuruyor evde. O an yayılıyor buna bizzat şahidin bunun anlamı ne olabilir?
Ne güzel Allah'ın kokusuyla kokulanmış. Allah mübarek etsin inşallah. Canım kardeşim buraya sesli mesaj atmışsınız ama ne yazık ki buradan sesli mesajı dinlememiz mümkün değil. Selamun Aleyküm hocam. Ben babamı kaybettim. 30 gün sonra rüyada babamı gördüm. Sitede anlatmak istedim. Hocam babamın mezarına gittim. Arabam vardı. Mezara geldiğim zaman mezar açmışlar. Babam kefen yırtmış. Mezarda oturuyordu çıplak şekilde. Ben de hemen aldım arabaya. Üçlerimi çıkardım. Babama giydirdim ama gözü kapalıydı. Çakmakla evlerini işittim sonra uyandım. Lütfen mesajı görün. Çakmakla evlerini, ellerini ısıttım sonra uyandım demiş.
İnşallah babana dua et. Cenab-ı Hak babanın taksiratını affı mağfiret eylesin inşallah. Selamun Aleyküm. Sitenizde bulunan Mevlevi Virdi ile ilgili bilgi verir misiniz? Bildiğiniz Mevlevi Virdi. Bir kimse günlük virdi olarak onu çekebilir. Bu. Bir de kulluk bilinci dediğiniz şey. Nasıl orta oturtabiliriz bu bilinci? Allah'ın yaratıcı, bizim de onun kulluğu olduğumuzu biliyoruz. Fakat bunun idrakini nasıl verebiliriz? Kur'an ve sünnete bağlı olarak yaşamak. Kulluk bilinci bu. Bilebildiğimiz. Kalbi birkaç yere bağlamak insanı harap eder. Bir yerde olan her yere kavuşur, her yere dağılan hiçbir yer bulamaz.
Sözü meşhurdur. Allah-u Teala Muhammed Aleyhisselam'ın nurlu caddesinde bulundursun. İmam Rabbani Hazretleri mektubat. Bu söz ile anlatılmak isteneni biraz açıklayabilir misiniz? Tam olarak nasıl anlamalıyız? Allah'a itaat edin, Resulüne itaat edin, sizden olan emir sahiplerine itaat edin. Bu konuda bir kimse Allah'a itaat kuran, sünnete itaat Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, bizden olan emir sahipleri de ama devlet başkanı ama bizim üstadımız. O yüzden ben bu meşhur sözü çok severim. Bir kimse bir üstada bağlanacak, başka bir yere dağıtmayacak kendini. Bakın bir üstada bağlanacak. Şimdi insanlar bir üstada da bağlansa kendilerini dağıtıyorlar. Yani nasıl dağıtıyorlar? Mesela işte üstadla beraber yandan çark şirklere düşüyorlar. Ya üstada bağlama, yani üstad böyle söyledi ama ya zakirimiz de böyle dedi.
Ya üstadın sözüne baksana sen. Ya üstadımız böyle dedi ama filanca Hoca Efendi de böyle dedi. Filanca Şeyh Efendi de böyle dedi. Kardeşim senin üstadın bir tane, iki değil. O yüzden ne yapacak? O kimse birkaç yere kalbini bağlamayacak. Üstadına sımsık yapışacak. O kimse başka bir şeye kendini bağlamayacak. Sünnet seneye sımsık yapışacak. O kimse başka bir yere kendisini bağlamayacak. Kur'an'a sımsık yapışacak. Benim bildiğim bu. Allah bizi affetsin inşallah. Selamun Aleyküm, hayırlı geceler. Ben ablamın adına yazıyorum. Ablama 20 yıl önce birileri büyü yapıp bunun ikram yolu ile yedirdiler. 15 gün kadar manevi olarak çok ciddi rahatsızlıklar yaşadı o dönem için.
Köylerinde bir hocaya gittiler. Hoca Kur'an'dan ayetler yazdı. İki sene boyunca üzerinde taşıdı. O zaman zarfı içerisinde iyi oldu. Ama şöyle bir sıkıntısı var. 3-4 seneye bir rahatsızlanıyor. Bunun üzerine bir başka hoca gitmiş. Hocana demiş ki, nazar seni bu şekilde rahatsız ediyor. Korku duası ve nazar ayeti yazıp üzerine takıyor. 3 sene takılı olsun demiş ama çıkardıktan sonra tekrar rahatsızlanıyor. Şimdi geçen ay yine nüksetti. Yine bir hoca gitti ve korku nazar ayeti taktı. Taktığı anda bayılıyor. 5 dakika kadar bir baygınlık yaşıyor. Kalben ve ruhen rahatsızlıklar yaşıyor. Bir nevi. Pek kendinde olmuyor. Sizden çok dua istiyor. Bu durumda ne yapmasını önerirsiniz.
Allah'a yardımcı olsun. Cenab-ı Hak şifa versin. Biz Felaknas Suresi Ayet-i Kürsi'yi tavsiye ederiz. Bunlardan okusun inşallah. Cenab-ı Hak üzerinde her ne var ise Rabbim inşallah şifa versin. Üzerinden atsın inşallah. Bu tip bu muskadır, hocadır bildiğimiz işler değil kardeşlerim. Hakkınızı helal edin. Selamün aleyküm. Geceniz mübarek olsun. Emanet ve Ehliyet kitabında namaz bahsi bölümünde kadınlarla erkekler namaz kılarken bir hizada bulunmaları namazı ifsad edecekler. Dolayısıyla kadınlar geride durur. Eğer ikisi aynı namazda müşterik oldukları halde kadın erkeğin hizasında durursa erkeğin namazı eğer imam kadınlara da imamet niyet etmişse fasit olur buyurulmaktadır.
Peki kadın için cemaatle namaz kılmaya niyet edilmediyse yan yana kılınan namazda durum ne oluyor? Ya sonuçta kadın bir namaz kılarken asla ve asla erkeğin önünde namaz kılmayacak. Fasit oluyor. Selamün aleyküm. Gün içerisinde dudaklarımı kıpırdatmadan kalbi olarak zikrediyorum. Bazen kitap okurken bazen de bir şeyle meşgul olmayıp sadece kalbi zikir halindeyken kalbim patlayacak gibi oluyor. Ben onu tavsiye edersin. Cehriye hiç sıkıntı yok. Ben çoğu zaman gücümün üstünde gördüğüm şeylerden uzak duruyorum. Hiç Allah yardım eder diye düşünmüyorum.
Genellikle sebepler dairesinde hareket ediyorum. Bu Allah'a yeterince teslim olmadığım için yanlış bir tutumsa nasıl kurtulabilirim? Sebepler dairesinde yaşamak sünneti seniye. Bundan kurtulmaya çalışma. Bir mürşidi kamilin sözünü kendince yorumlamaya ya da şert düşmeye bir örnek verir misiniz? Eğer böyle bir huyumuz varsa nasıl kurtulabiliriz? Söz belli. Şunu şöyle yapın dedi. Bunun haricindeki her şey şer, her şey heva hevesi. Nasıl bir örnek vereyim ki? Çok basit yani bu böyle. Buradan bu koltuktan kalk, bu koltuğa otur dedim. O kimse o koltuktan kalktı, sandalyeye gitti oturdu. Ya sandalyeyi kastetmiştir dedi. Heva hevesi ne oyunu?
Bunu bazen arkadaşlara şöyle söylüyorum. Ümredeyiz. Allah rahmet eylesin, Şeyh Efendi o zaman üç aylığına gitti. Onlar bizden önce gitti. Biz de Ümre ziyaret için Medine'de buluştuk. İşte bir akşam namazına Şeyh Efendi gelmedi. Bunu hep söylerim ben. Yatsıya da gelmedi, teravide gelmedi. Biz yatsıdan sonra gittik birkaç arkadaşına. Ufuzun yatıyor. Hasta olmuş yani. İşte biraz konuştuk falan. Dedi buradan camdan rutubet geliyor dedi. Koku geliyor oradan dedi. Bir arkadaş da oradan yani bizim Bursa'dan değil. Kokladı camı açtı. Hiçbir koku yok burada dedi. Var oğlum dedi o.
O gene yok dedi. Döndü bana. Var mı Mustafa Efendi dedi. Var efendim dedim ben. Şimdi bir üstadın var dediğine yok demen senin. Kur'an ve sünnetin dışında mı? Değil. Kur'an ve sünnetinin içinde mi? Evet. O oradan o kokuyu duymuş olabilir mi? Evet. İsterse hal olsun. Sen ona karşı çıkma. Sen ona şerh düşme. Veyahut da Ankara'ya gidiyorsun. O dedi ki Bilecik tarafından gidelim. Öyle ya oradan da yol var. Dedi ki İzmit tarafından. Dedi ki Ankara'ya İzmit tarafından gidelim. Sen ona deme. İnegöl bozu yük üzerinden gidelim. Dağ kestirmeliyi. Sana soran oldu mu? Oradan demiş.
Oradan git sen. Bunu böyle zaman zaman yakın olan dervişler bunu yapar. Bunu böyle zakirler yapar. Çavuşlar yapar. Yakın dairedeki dervişler yapar. Yani kendilerince ya bunu böyle demek istemiştir der. Aslında doğru değildir. Sana yakın yolu mu sordu? Sana uzak yolu mu sordu? Sana bunu nasıl mı yapalım diye sordu. Sana bir şey sormamış. Bunu böyle yap demiş. Yap. Bunu böyle zaman zaman benim diğer zakir arkadaşlarla, kardeşlerle de atışmam olurdu. Yani şöyle atışmam olurdu. Şeyh Efendi bir yerde der ki bunu böyle yapın. Orada zakir illaki şerh düşeceğim diye uğraşır. dervişlere şerh düşer orada. Mesela diyelim ki işte camide toplanmayın dedi.
Ya camide toplanmayın demiş. Toplanma camide. Ama o zakir ya, o zakir çok biliyor ya. O zakir başlar. İşte bu camide camiyi kastetti. Biz başka camide toplanabiliriz. Değil canım kardeşim ya. sana camide toplanmayın demiş. Ben şimdi diyorum ki, ya canım kardeşim sen ne amaçlar düşüyorsun? Demiş ki camide toplanmayın. Hiçbir camide toplanma. Sen ne amaçlar düşüyorsun? Bizim burayı kastetmemiştir. Ya senin orayı kastetmediyse özel sana söylemesi gerekirdi. Yok. O özel bir zakir çünkü. bunun gibi insanlar şerh düşerler. Veyahut da işte kendini bilgiç gören dervişler, kendini bilgiç gören zakirler, kendini bilgiç gören çavuşlar kendilerince böyle şerh düşerler bir şeye.
Yani onun söylediğini işte reddetmiyor. Ama buradan gidelim diyor. Akıl veriyor. Veyahut da bunu böyle demek istedi diyor. Veyahut da bunu böyle yapmak istedi diyor. Sana sorduk mu kardeşim? Bu şerh düşme sıkıntılı bir şey. Bu normalde dervişlerin de yolunu keser. Bu şerh düşenin de yolunu keser. Bir üstad normalde ona şerh düşsen ne olacak, düşmesen ne olacak? Kendileri zarar eder çünkü. Yani örnekliyorum. Şeyh Efendi bakardı böyle. Hani işte anladığım şerh düşmü kendi kafasından yapıyor. O hani derviş de gelir onu söyler bir de Şeyh Efendi'ye. İşte şöyle yapıyoruz. Evladım kim dedi bunu size der? İşte efendim zakirimiz dedi. Kafasına sallardı Şeyh Efendi. Zakire bir şey demiyor.
Hani böyle. Yani gördün mü usta Efendi oğlum şeyhlik yapıyor derdi. Bu sıkıntılı bir durum çünkü. O zakir onu anlamadı zanneder. Veyahut da derviş onu anlamadı zanneder. Veyahut da bir de yakınım der ya o. Bir de o şeyhe çok yakındır. benim her zaman söylediğim laf şu vardır. Şeyhe yakın olan harfiyen uyacak. Çünkü o şeyhe yakın uymadığının şeyh anında tespit eder onu.
Ona at dediğinde atacak o. Bak at dediğinde atacak. Tut dediğinde tutacak o. O yüzden bu birinci şeyhin etrafında birinci halaka. Kadınlar erkekler önemli değil. Zakirler. zakir olmayabilir de. Kim olursa olsun hiç onlar böyle şerh filan düşmeyecekler. At demiş at. Veyahut da varsa bir bu konuda bir bildiğin bunu böyle böyle yapsak olur mu der. Tatlı bir şekilde. Öbür türlü şerh düşme. Sıkıntılı bir durum. Allah muhafaza eylesi. Selamun Aleyküm. Sizin bizi bizden çok sevdiğinizi biliyorum ama ben kendi nefsim için size layık bir evlat olamadım.
Gerçek manada sevemedim. Siz bizi gönlünüzden ayırmayın. Tövbe ediyorum. Tövbeye de tövbe ediyorum. Lütfen hakkınızı helal eder misiniz? En nisyan kardeşe siz dost dediniz. Ben kendi nefsim için savunamadım. Yüzümüz yoktur ama helallik isterim. Lütfen hakkınızı helal ederse ne mutlu bize. Ya bu konu böyle baya gündemde. Şimdi bu helallik da gündemde. Benim bir kendi nefsimi ilgilendiren bir şey var ise bütün kardeşlere arkadaşlara hakkım helal olsun. Şimdi bir kimsenin birkaç yönü var. Yani bunlardan birisine bir kimsenin özel kendi nefsi ile alakalı. ben nefsimden geçmişim.
Hakkım helal olsun. Bütün derci kardeşlere. Ama bir de yolun hakkı var. Bakın yolun hakkı. Ben orada çok titizimdir. Şimdi bunu böyle biraz açayım da arkadaşlar bu konuyu da biraz böyle daha derinlemesine teneffüs etsinler. ben kendimi bir şey gördüğümden veya bir yerde bulunduğumdan dolayı değil. Bunu kendime anlatmama gerek yok. Şimdi canım kardeşlerim benim kendi nefsimle alakalı malımdır paramdır pulumdur helal hoş olsun. Veya arkadaşlar benim kendimle kendimi bağlayan bir şeyden bir şey söylemişlerdir. Helal hoş olsun. Ben şimdi biraz bu meseleyi açacağım dedim ya açayım biraz. ben kendimce bir mürşidi kamile bağlanmam gerektiğini düşündüm.
Gördüğüm rüyalar gördüğüm haller yaşadığım şeyler vardı kendi kendime zikrederken. Ben Nevşeyli Abdullah Gürbüz Efendi'ye bağlandım. Zakirlik nedir bilmiyordum. Nevşeyli Abdullah Gürbüz Efendi beni zakir ilan etti. Ben rüya yorumu nedir bilmiyordum. Bana rüya yorabilirsin bundan sonra hal yorabilirsin dedi. Benim nakiplik derdim yoktu. O bana dedi ki sen nakipsin. Benim nakibi nükabbalık derdim yoktu. Dedi ki bana sen nakibi nükabbasın. Benim şeyhlik derdim yoktu. Maksadı ne olursa olsun beni şeyh diye kendisi ilan ettirdi. Şimdi ben bugüne kadar hiç kimseden zakirlik istemedim.
Nakiplik istemedim. Nükabbalık istemedim. Şeyhlik istemedim. İcazet istemedim. Hiçbir şey istemedim. Hiç kimseden. Ben şeyhlik icazeti derdim de yoktu benim. Bana şeyhlik icazeti verdiler. Benim bir iddiam yoktu. Kabbaşi dedi ki sen hem Hasan Efendimiz'den hem Hüseyin Efendimiz'den soyun geliyor. Sen Hüseyin'isin dedi. Aynı zamanda dedi ki sen Abdülkadir Geylan Hazretleri'nin torunusun. Benim bir iddiam yok hiçbir şeyde. Şimdi bir kimlik düşünün zakirlik istememiş, nakiplik istememiş, nükabalık istememiş, şeyhlik istememiş, icadet hiçbir şey istememiş. Bana şeyhim dedi ki oğlum dedi kim rüyasında kimi görüyorsa ona gidip intisap etsin.
Tamam. Ben bütün arkadaşlara da bunu söyledim. Dedim rüyanızda gören intisap edin. Tamam. Rüyasında görenler geldiler intisap ettiler. Bütün arkadaşlara, bütün kardeşlere söylüyorum bunu. Canım kardeşim, Mustafa Özbağ kendi nefsinden orta yere çıkmış bir kimse değil. Mustafa Özbağ kendi nefsinden ben zakir oldum, nakip oldum, nükabba oldum, sabahleyen kalkıp şeyh oldum deyip de orta yere çıkmış bir kimse değil.
Beni orta yere kim sürdüyse, kimler sürdüyse, ne sürdüyse ben yol olarak görüyorum onları. O yüzden sen benim üstadlığıma laf söylüyorsan, sen benim herhangi bir şeyime bir şey yapıyorsan, karşı geliyorsan, benimle alakan yok. Yolun içindeki nerle alakan var. Mustafa Özbağ nefsi yok ki burada. Ben şeyhim diye orta yere çıkmış olsam, sen gel benden bu konuda helallik iste, ben de vereyim. Ama beni şeyh olarak orta yere sürenlere işiniz sizin. Kelin sahibi var canım kardeşim. Bunu böyle çok dillendirmek istemiyorum. Benim yaşadığım hayat Allah'ın lütfu, ikramı, ihsanı, desteği olmazsa yaşanacak bir hayat değil.
Ben kendi hayatıma kendim bakıyorum, ben kendim hayrette kalıyorum. Benim hayatım öyle normal bir insanın yaşayacağı bir hayat değil. Normal bir insanın kaldırabileceği bir hayat da değil. Normal bir insanın götürebileceği bir hayat da değil. Bu Allah'ın lütfu, ikramı, ihsanı, Allah'ın bu konuda inayeti, Allah'ın vermiş olduğu kudret, kuvvet, ilmi olmazsa Vallahi de, billahi de, tillahi de Mustafa Özbağ bunun zerresini kaldıramaz, götüremez.
O yüzden benden helallık istiyorlar kardeşler. Diyorum ki arkadaşlar, kardeşler, ben yolun sahibi değilim ki, ben Geylan Hazretleri'nin hakkını ben mi helal edeceğim? İsa Aleyhisselam'ın hakkını ben mi helal edeceğim? Hz. Muhammed Mustafa'nın hakkını ben mi helal edeceğim? Ahmet Rufay Hazretleri'nin hakkını ben mi helal edeceğim? Hz. Mevlana Celaleti Rum Hazretleri'nin hakkını ben mi helal edeceğim? Hasan ile Hüseyin Efendimiz'lerimizin hakkını ben mi helal edeceğim? Hz. Hz. Hz. Fatıma Annemiz'in hakkını ben mi helal edeceğim? Benim sakalımı okşayanın hakkını ben mi helal edeceğim? Benim başımı okşayanın hakkını ben mi helal edeceğim? Beni orta yere çıkaranın hakkını ben mi helal edeceğim?
Benim değil ki. Bu o zaman zaten varlık olur. Benlik olur zaten bu. Bu benle alakalı değil canım kardeşim. Ben kendiliğinden orta yere çıkmış bir insan değilim. şeyhim ne demiş bana? Ben şeyhime itaat etmişim. Oğlum kimi rüyalarını görüyorlarsa ona bağlansınlar. Emredersiniz efendim. Ben hala daha diyorum bakan az önce bir arkadaş ders istedi rüyanda görürsen veririm dedim. Sebep canım kardeşim o rüyayı ben mi gösteriyorum ona ya? Rüyasında Abdülkadir Geylan Hazretleri ben miyim? Rüyasında Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri ben miyim ki onun hakkını ben ben helal edeyim haklarını.
Bana ait değil. O yüzden kusurama bakmayın. Hakkınızı helal edin. Bu normalde bir kardeşimiz de bana yazdı özelden. Yani dedi içim dayanmıyor. Ben bunu dedi paylaşayım mı? Ben o kardeşimize bu kadar insanların bizim kardeşlerimizin bu kadar ona tepki koyacaklarını üç aşağı beş yukarı tahmin ettiğimden dolayı ben dedim ki kendine bir isim bul böyle dedim yayınla bir isim bul kendine dedim ismi bana söyledi tamam olabilir dedim.
Ya ben çok üzüldüm. Ben çok üzüldüm o kardeşimiz adına. Dedim ki yani ben kendi nefsime vurdum öğretememişim dedim kimseye bir şey. Bu farklı cenahlarda devam ediyor daha. Yazık biz kimseye bir şey anlatamayız bu saatten sonra. Ben böyle çok hani agresifçe düşünüp agresifçe hareket edebilecek bir kimseyim. Ya ben gider yeniden sıfırdan Allah bana lütfeder yeniden kurarım her şeyi. Ben birisinin dergâhına konmadım çünkü.
ben birisinin mirasını yemiyorum. Ben ne şeyhim Abdullah Efendi Hazretleri'nin dergâhına kondum ne de x bir kimsenin dergâhına kondum. Ben babamın sağlığında kendi paramı kazanmaya başladım. O gündür bugündür Cenab-ı Hak'a hamdü senâ olsun. Ben alnımın terini yiyorum. Her konuda. Ben dergâh'a girdiğimde de hazır bir dergâh bulmadım. Bayındır'da benden başka hiç kimse derviş değildi. Cenab-ı Hak'a hamdü senâ olsun. Bayındır'da hâlâ da zikrullah devam ediyor. Hâlâ da orada ilk yola gittiğimiz kardeşler derslerine devam ediyorlar.
Ben ödemişe gittim. Şeyhim beni ödemişe göçürdü. Orada da hiç derviş yoktu. Cenab-ı Hak'a hamdü senâ lar olsun. Orada da sıfırdan kurdum. Bursa'ya geldim. Bursa'da yada sıfırdan kurdum. Cenab-ı Hak'a hamdü senâ olsun. Konya'sı, Kayseri'si, Samsun'u, Şeyh Efendi'nin zamanında, dolaştığım, gezdiğim yerlerdi, Bozuyuk, İstanbul, her neyse bunları konuşmak istemiyorum. Cenab-ı Hak lütfeder, ikram eder, ihsan eder. Ben sıfırdan yeniden kurarım Allah'ın izniyle. Bakın, sıfırdan kurarım. Derim ki alın her şeyini sizin olsun. Benim hiçbir şeyim yok. Cenab-ı Hak bana tekrar verir. benim meşhur sözümdür. Sabah olur, yeni bir dünya kurulur. Ben o yeni bir dünyada mücadeleye başlarım.
O yüzden bu konuda böyle hani tehditvari değil bu. Ama çok üzüldüm. Çok üzüldüm. Yani çünkü hani bu kime olsa üzülürdüm ama. Bakın, kime olsa üzülürdüm. Benim meşhur bir sözüm vardır. Evinde bir böyle tohumla çiçek büyütmeyen beni anlamaz. Evinde yumurtadan bir civcivi büyütmeyen beni anlamaz. Bir kimseyi sokaktan alıp gelip de orada ona bir yol yordam öğretmeyen beni anlamaz. Bakın beni anlamaz. Bizim Semazen Ersin'in eşi bana küçücük böyle bu kadarcık bir limon fidanı getirmişti.
Ağaç oldu benim şimdi yukarıda o. Ben onu hala da bir derviş gibi bakıyorum ona. Ağaç oldu bakın. Dördüncü sefer ben onun saksısını değiştirdim. Ona bir şey olacak diye ben böyle titizlenirim ve içimden derim ki işte bir derviş böyle yetişiyor derim. Yani ona titizlendiğim kadar bir şeye titizlenmem. Bu kim olursa olsun bu toplulukta kimse kimseye hakaret etmeye hakkı yok. Kimsenin kimseye zulmetmeye hakkı yok. Kimsenin kimseye yanlış konuşmaya hakkı yok. Konuştu. Nefsine oydu konuştu. Dön kardeşim özür dile. Dön kardeşim oradan.
Bu yolun sahibi var. Bu yolun sahibi ben değilim. Ama bu yolun sahibi var. bu yola emek döken bu yola gözyaşı döken bu yola terini döken insanlar var. Sen bunun hakkından gelemezsin. Altından kalkamazsın. Kalkamazsın. Bu herkes için geçerli. Herkes anne kuzusu. Herkes sevgiyle, muhabbetle, saygıyla yolu yürüyecek. E şimdi ben bütün kardeşlere tavsiyem şu. Bir yerde haksızlık var. göğsünü siper et canım kardeşim. Bir yerde yanlışlık var. Nasihat et canım kardeşim. Bir yerde eksiklik var.
Eksikliği nasihat et canım kardeşim. Bu kimden gelirse gelsin. Bu kim olursa olsun. Bu kim olursa olsun. O x di de söyleyemedik. Hadi otur oturduğun yere. Kur'an sünnet bizim disturumuz. Bizim disturumuz Kur'an sünnet. Nerede bir haksızlık gördüğünüzde elinizde mümkün değilse dilinizde o da mümkün değilse kalben buz ederekten önlemeye çalıştınız ki bu da imanın en zayıf noktasıdır.
Orada kardeşine hakaret ediliyor. Sen susacaksın. Öyle mi? Kim olursa olsun. veyahut o kimse üstadından izin almış bir şey söylemiş. Sana ne canım kardeşim? Üstadından izin almış bir şey söylemiş orada. Sana mı düştü şer düşmek? Sana mı düştü? Yazık. Gerçekten yazık. Samimi söylüyorum çok yazık. Samimi söylüyorum. Biraz insanda sufi düşüncesi olmuş olsa biraz biraz yazdığı hali okusa orada yazdığı hali okusa utancından yerin dibine girmesi lazım herkesin herkesin utancından yerin dibine girmesi lazım demesi lazım ki ya ya kendi kendine hesaba çekmesi
lazım. Biz orta yerde dervişlik satıyoruz ha tanımadığımız bilmediğimiz neler varmış demesi lazım. Ya da elhamdülillah üstadımızın böyle dervişleri varmış desin. Cenab-ı Hakk'a hamd ediyorum yolumuzda beraber yürüdüğümüz böyle derviş kardeşlerimiz varmış desin. İkisinden biri yaşaması lazım. Bir tarafında utanç olacak diyecek ki ya bunu yaşamış o kimse öbür taraftan diyecek ki hamdolsun böyle yaşayan kardeşlerimiz varmış. Ama körlük var ya veya kıskançlık diyelim veya hamagatlık diyelim veya ne dersek diyelim yazık ki yazık.
Bu sadece bir kişiye iki kişiye değil komplesine. Yazık ki yazık. Hem kadınlara hem erkeklere yazık ki yazık. Evet. Bakın tekrar tekrar söylüyorum. Hem kadınlara hem de erkeklere yazık ki yazık. bayanların kısmında o hali anlatmıştı. Evet. Ben şuna inanıyorum. Bayanların büyük bir kısmı onu alıp erkeklere atmıştır. Büyük bir kısmı. Erkeklerin de o anlatılan halden bir kısmının haberi vardır. O yoksa şimdi bayanlar eşlerinin hesaplarını atsınlar. Onlar erkekler sayfasında onlar erkekler sayfasında o hali kullansınlar. Yayınlasınlar orada. Ben büyük bir mutluluk duydum.
Böyle bir kardeşimiz var. Hamduttim Allah'a. Ama yani arkadaşlar ne yazık ki kıymet bilmediler. Bu bir. İkincisi hadi bir kardeşimiz bu konuda hatalı davrandı. Dönüp kimse ona nasihat etmedi. Onu hatadan geri döndürmeye çalışmadılar. Herkes edeb ettik. Karışamadık. Seslenemedik. Bir şey diyemedik. İyi. Ne oldu şimdi? Şimdi de o arkadaşı çarmıha geriyorlar. Taşlıyor herkes şimdi onu. İkisi de yanlıştı. İkisi de yanlıştı. O da bizim kardeşimiz ya. Hata yaptı.
Yaptı. Yanlış yaptı. Yaptı. Eksiklik yaptı. Yaptı ya. Her hata yapanı, her yanlışlık yapanı katletecek misiniz? Acabasızca mı saldıracaksınız? Hani adaletten sapmayacaktık biz? Yarın o kardeşle de yüz yüze bakacaksınız. Onunla da yüz yüze bakacaksınız ya. Bu kadar acımasızlık mı öğrettim size? İfrat ve tevritte gidip geliyor insanlar. O arkadaşımız da şimdi bu sohbeti dinliyordur büyük bir ihtimalle ve böyle soruların geleceğini de tahmin etmiştir. Arkadaşlar Kur'an'a ve sünnete uyun.
Arkadaşlar dergahın adabına erkanına uyun. Arkadaşlar bir üstad gördüyseniz bir kimseye üstadınızı dinleyin, itaat edin ve uygulayın, icraat edin. İcraat edin. Kur'an'ı öğrenin, dinleyin, icraat edin, yaşayın. Sünnet-i seni öğrenin, dinleyin, öğrenin, yaşayın, itaat edin. Yaşayın onu. Üstadınızın sözü dinle, itaat et, yaşa onu ya, yaşa. Ama böyle değil. Çok acı. Çok acı. Kıyamet elameti bunlar. Çok acı. Ne o hali anlatan arkadaşa davranılan tutum doğru ne de öyle davranan kardeşe yapılan katliam doğru.
İki katliam birden yaşıyoruz. Acı. Acı, acı. O kardeşimiz de nefsine uydu. Bir hata yaptı. Yanlış yaptı. Eksik yaptı. Yaptı. Dönüp ne nasihat etmedi hiç kimse ona ya? Özelden ne yazıp nasihat etmedi?
Abla burada yanlış yapıyorsun, eksik yapıyorsun diye. Veya abi burada yanlış yapıyorsun, eksik yapıyorsun. Bu yazı, bu sayfada yayınlanıyorsun. Üstadımızın haberi var ki yayınlanıyor. ne bana sormadınız. Hiç olmadık şeyleri soruyorsunuz da bunları neden sormuyorsunuz? Bir sürü yorumlar yapıyorsunuz. Evet, ikisi de sıkıntılı. O kardeşimizin yaptığı da sıkıntılı. Yanlış. Yanlış. Ama o kardeşimizi böyle infaz etmek de yanlış. Din nasihattır, din nasihattır, din nasihattır. Ben bunu söylüyorum, bunu kendim dinliyorum demek ki sadece.
dön, nasihat et canım kardeşim. Abla bu hatalı da, bu yanlış da, bunu böyle yapma da, bu sözü geri al, bu sözü sil de, dön, bu kardeşimizden helallık al de, ondan özür dile de, dön, söyle. O dönmedi, o zaman yaz. Bu söz doğru değil, üstadımızın edebi, adabı da bu değil. Bu sayfada hiç kimse, kimseye hakaret edemez. En baştan söyledim. kimse kimseye hakaret etmeyecek, kimse kimseye küçümsemeyecek, kimse kimseye yanlış davranmayacak. Bu mu? Bizim ahlakımız bu olması lazım. Olmadı. Olmadı. Paylaşıyorlar mı erkekler sayfasında hali?
Okudun mu? Duydun mu hiç öyle bir hal bugüne kadar? Onu ancak beşin sonunda altıncı esmada olanlar görebilir. Bir üstadın yaşadığı hali, yaşadığı hali ancak beşin sonunda altıncı esmadaki kimseler görebilir.
Herkesin saçını başını yolup çökmesi lazım. Ama yok. Tekrar söylüyorum. Hepimiz hataya açıkız. Bugün başka bir kardeşimiz, bugün bu kardeşimiz hata yaptı, başka bir gün başka bir kardeşimiz hata yapacak. Taşlayacak mısınız hep? Selamun Aleyküm Mustafa Bey. iki sorum olacaktı. Bir, sizi bir düğünde gördüm ve bayanların sizin fotoğrafınızı ya da videonuzu çektiğini fark ettim. Bir bayanın telefonunda bir erkeğin videosu ya da fotoğrafının olması ne kadar doğru? İki, geçen haftalarda sohbetinizin birinde Kur'an sünnet dışında bir şey söylüyorsam bildirin biz de yanlışımızı düzeltelim demiştiniz.
Ben Bursa'daki kapanan tekkede geçen senelerde birkaç kişi ile sohbetim olmuştu. Bazı sorular sordum da üstadımızın dediğine inanırız, araştırmayız denilmişti. Sonuçta kuluz, o an yanlış bir şey söyleyebiliriz, farkına varmayız. Söylediklerinizi teyit için araştırılmaması ne kadar doğru? Allah'a emanet olun. Sen araştır canım kardeşim söylediklerimizin Kur'an ve sünnete uygun olup olmadığını. Yani bir sufi araştırmaya ihtiyacı duymuyorsa suçlu mu oldu? Bir, ikincisi yani ne olmuş benim fotoğrafım her yerde var, televizyon izlemiyor musun sen? Evinde televizyon yok mu? Boş muhabbet bunlar. Selamun Aleyküm, çok ağır hasta bir kimsenin vücudunun tüm fonksiyonları, işlevlerini yerine getiremiyorken, sadece bilinci açık iken, kendisinin ölümü arzu etmesi, bunun için dua etmesi, hastalığına sabır etmemek midir?
Ya da Allah'a karşı isyan mıdır? hastanın kendi sorusu böyle bir hakkın var mıdır talep etme gibi yok. Allah'tan herkes hayırlı ömür isteyecek, o yüzden hayırlı ömürü talep edecek ve hastalığına sabredecek ki şehit sevabı olsun, Allah muhafaza eylesin. selamünaleyküm taşı atan değil, attıran bizden değildir. Abdülkadir Geylani Pirler Pirinin bu sözünü bize anlatır mısınız? Üstteki soruyu geçen hafta yazmıştım, ancak bu haftaya kaldı. Sanırım içinde olduğumuz durumu da açıklayıcı olmuş, Allah razı olsun. Eyvallah, yani normalde sufilik, dervişlik, tarikat adı altında yanlışlıklar yapılıyorsa, onlar ne yazık ki taşı attıran oluyorlar işte.
Selamünaleyküm hocam, ben evlilik düşündüğüm için kişi için çoğu kez istihare yaptım, bir şey göremeydim, sonra benim için yatanlar oldu, renkleri iyi işaret ediyorlar ama beni görmüyorlardı. Sizce bu kişi bana hayırlı olmadığı için mi? Kimse bir şey göremiyor. Sen otur, evlenecek olduğun kimseyle önce istişare et. İstişareden sonra şüphe etersen sen kendin istihare yap inşallah. Yol bu. Selamünaleyküm maddi durumu olmayan bir ailede çabamla elimden geleni yaparak eğitimini tamamlamış biriyim. Fakat tercih ettim alan fatratıma uymadı. İş dünyası beni sevmedi. Ben de onu. Şimdi bir anneyim ama evde olmak da yeterli gelmiyor bana. Bu noktada benim gibi hisseden kadınlara ne tavsiye edersiniz?
Bu noktada bazen Allah'ın benim üzerimde istediği kader buymuş. Belki de dış dünya bana göre değil diyorum. Doğru mu düşünüyorum? yani şeyin neydi? Mesleğin neydi? Neyin eğitimini, öğretimini yaptığını bilmiyorum. O yüzden bu konuda yorumlama mümkün değil. Ama benim böyle bir kadercilik anlayışım da yok. Yani işte Allah bana bunu takdir etmemiştir diye düşünmem.
Efendim biz ettik siz etmeyin. Siz bize affedin özür dileriz. Allah'ım selamun aleyküm. Yaşanan olaylarda daha ferasetli bakmak, hak ve batıl ayırmak için neler yapabiliriz? Bazen doğru yapıyorum zannederken çok büyük yanlışlıklar yapıyorum. Ben hep derim kardeşler hiç olmasa çok hadis okuyun, fıkıh okuyun. Yani bu sizin yanlış yapmanızı bile bile yanlış yapmanızı büyük bir ölçüde engeller. Üstadınızı iyi dinleyin. bu da sufiler için. İyi dinleyin, itaat edin. Böyle yanlışların telafisi ne olur? Tövbe, tövbe, tövbe. Bir daha o yanlışlığı yapmama. Allah'ım yesin inşallah.
Hata yaptığımız kişi üstad ve üstadın sevdiği ise herkese hata yapılabilir. Önemli olan tövbe, samimiyet, ihlas. Oradan geri dönme. Kalbimin içinin acıdığını, içimin sıkıştığını bugün hissettim. hamdolsun. Tövbe etmek için verdi Rabbim dedim. Sonra mahşerde halimiz ne olacak bizim dedim. Allah bizi, beni affetsin. Hata, kusur etmemek için susmak ile susunca deysin şeytan olmayı nasıl ayırt edeceksin? Allah idrak veraset versin. Duanıza, affınıza sığınıyorum. Eyvallah. Yani sonuçta orta yerde bir haksızlıklar varsa bu bizim en sevdiğimiz kimseden dahi gelebilir. Ona karşı susan deysin şeytan.
nasihat et kardeşim. O haksızlığı önüne, o zulmü önüne, o yanlışlığı önüne. Allah bizi affetsin. Selamun aleyküm hocam. Benim sorum rüya ile ilgili. Rüyamda bir sürü küçük balık gördüm. Hepsi siyahtı. Ben sadece bir tanesini aldım. Geri kalın da çekmecede bıraktım. Annem yanındaydı. İlk defa size mesaj yazıyorum. Cenab-ı Hak bereketlendirecek inşallah. Rabbim bereketlendirsin inşallah. Efendim bu zamana kadar eşimiz, işimiz, çocuklarımız, paramız, pulumuz, birçok şey için yanınıza geldik.
Sorular sorduk. Allah razı olsun hiç kimseyi geri çevirmediniz. Ancak en çok lazım olan şey feraset için bilgi ve dua istemedik. Özür dilerim. Hakkınızı helal edin. Bir kimse nasıl feraset sahibi olabilir? Allah çok zikredecek. Allah'ı çok zikredecek. Allah'ı tövbe edecek. Allah'la ilişki kuracak inşallah. Selamun Aleyküm. Bir istikametsizlikten kurtulma yolu nedir? Kur'an ve sünnete sımsıka yapışmaktır. Kişiye gelecekle ilgili bir kesit gösterildiğinde ya da duyurulduğunda bu bir kavga, tartışma gibi bir şey ise de ne yapmalı? Yani duydun ya da gördün devam et yaşantına mı yoksa hayırlısı ve Allah adalet tesisiyle düa mı etmeli? Günlük hayatına devam et.
Kişi kalbime geldiğini düşündüğü şeyleri yaparken akla vuruyorsa bundan kurtulmalı yolu nedir? Akıl da bir yoldur bunda bir sıkıntı yok. Tesettüre girmek için emin olmayı beklemeli mi? Sabit olup kararından dönmemek için. Bu yani insana bağlı insanlar böyle gitgeller yaşıyorsa eminliği bekleyebilirler. Allah'a Resulüne ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin sözüne tabi olmak ve teslim olmak için sizden dua istiyorum. Allah muaynin olsun. Düşüncelerimi topladığım düşüncelerimi kelimeye dökmediğim sohbette ya da sohbet dışında denilenleri algılamakta güçlük çektiğim zamanlar oldu. Bunun için ne önerirsiniz? Bir daha sorun. oruçlu olduğumu gün için unutmuş gibiyim. Namazda ne kıldığımı kaçıncı rekatta olduğumu unutuyorum. Dünyalık düşünmekten duanıza önerinize talibim.
Allah'ı çokça zikret. Gerek kardeşlerle gerek ailemle ailem dergahtan değil gerek tek başına zaman geçirken Allah'a odaklanma konusunda sıkıntı yaşadığım oluyor. Ne önerirsiniz? Tevhide la ilahe ilallah'a devam et. Bu kardeşe daha yeni cevap verdim. Sorduğumuz sorulara cevap verecekmişsiniz diye ben yani küçük balık gören kardeş sorunuza cevap verdim. Hemen anında attınız sorduğumuz sorulara cevap verecekmişsiniz diye. Verdim sizin sorunuza cevap. Siz kaçırdınız herhalde. Bazı zamanlar okuduğumu anlamakta güçlük çekiyorum. Sorduğum soruların cevabı içinden geçerli. İçinde geçerli bu. Duyduğum nasihatler içinde geçerli. Allah yardımcın olsun inşallah. selamun aleyküm.
sizi internetten takip ediyorum. Size istihareye rüyamı anlatmak istiyorum. Yorumu var mıdır? Yoksa istihare devam etmeli miyim diye sormak istedim. Ben şeyhimi bulmak için istihareye yatıyorum. Bir rüyamda küçük bir yerdeyim. Ben kırdan sorumluymuşum gibi odanın içinde bir küfede un dolu ağzı açık. Onun ağzını kapatmaya çalışıyoruz. İlkinde kapattığım kapak büyük geliyor. İkincisinde ise tam geliyor. Sonra demir taşın içinde yarıdan az su görüyorum. Sonra sahibini bekliyorum. Ama gelmiyor. Sonra ben oradan çekiyorum. Bir pencereden yukarı doğru çıkmaya çalışıyorum. Beni oradan indiriyorlar. Bekle diyorlar. İki rüyamda ise yolda giderken insanlara süt ikram ettiğimi görüyorum.
Sütün tadına bakıyorum. Çok lezzetli. Bir süt bunu da insanlara söylüyorum. Sonra bir bardak kalıyor. Onu içmeye niyetleniyorum. Fakat arkamdan gelen bir hanım istiyor. Onu da ona ikram ediyorum. Aklımda kaldığı şekilde anlattım. Süt hayra işaret, ilme işaret. Etrafınıza bu konuda faydanız var ama kendiniz faydalanamıyorsunuz. Devam edin istariye inşallah. Selamün Aleyküm Üstadım. Dergâhtaki kutuşmalar, gruplaşmalar verilince ben de defaatle maruz kaldım. Uzaklaşma sebebim bundandır.
Hem de kardeşliğe en ihtiyacım olduğu dönemde yapılanlar ve dış sanmama her durumda yanındayız. Yakın hızı duramasak da demiş. Orada kardeşlerin şeylerini atmış. Buradan şimdi nasıl kendi numaramı nasıl atabilirim buna Salim? Buradan bu görüntüyü kendi numaramı atabilir miyim? İlet diyeceğim değil mi? Evet. Kendimi mi seçeceğim buradan şimdi? Çıkma da. Seni şey yapabilir vermeyeyim.
Yok. Tamam öyle yapalım inşallah bir şey yapalım. He tamam. Ben kayıtlı değilim ya burada değil mi? Ondan kaynaklanıyor. Değil mi? Kendimi de kaydedeyim o zaman buraya. Bunun fotoğrafını çeksem olur değil mi?
Ben Bayburt'tan buraya atanan bir kardeş ve Silveysiz sizi tanıdım. Henüz rüyamda sizi görmedim ama müsaadenizle ders almak istiyorum. İyi. Hadi bakalım sana da ters veririm. Selamun aleyküm
hocam. Hayızlıyken kadınlar ezberlerindeki sureleri dua ve zikir niyetiyle okuyabilirler mi? Yani kesik kesik okumaları lazım. İlmi halde bu şekilde geçiyor. Fakat bazı hocalar farklı şekilde söylüyor. Gerçekten kafam karışıyor. Hiçbir okuma ve zikir yapmazsam ben çok korkuyorum ve sinirli olumsuz duygular içinde oluyorum. Ne yapmalıyım? Zikredebilirsin, dua edebilirsin. Fatiha'yı örneğin dua şeklinde kesik kesik okuyabilirsin. Ama normalde Allah'ı zikir en büyük iştir ankıbüt. O yüzden Allah'ı zikredin. Selamun aleyküm kimden rivayet edildiğini unuttum ama okumuştum adı şerifte buyurulduğu üzere ben Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin bir ay boyunca sabah namazının sünnetinde kafirim ve İhlas suresini okuduğunu duydum buyuruluyor.
İhlas suresinin faziletli Recep ayında şahayane büyüklükte bildiriliyor. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bu hadis-i şerife göre bir ay sürecince sünnet namazlarda kafir ve İhlas suresinin okunması Recep ayında olabilir. Okula olabilir. İstediğiniz zaman okuyabilirsiniz. Sıkıntı yok. Benim aşırı derecede bir korkum var. Yılanlardan çok korkuyorum. Nedense hep aklıma geliyor. İçim üperiyor. on tevhid çöküyorum. Ama anlık sakinleşiyorum. Ama kurtulmak istiyorum bu korkumdan. Tavsiyeleriniz nelerdir? Eğer o hayvan bakan yerlerde bir yılan filan varsa git onu bir başını okşa bir ben. Korkun atarsın. Yani yüzleş onunla. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdular ki Allah'a hiçbir peygamber ve halife göndermedi ki onun için iki tane arkadaş olmasın.
Biri ona iyiliği emreder ve onu kötülükten men eder. Diğeri de ona zarar vermeye çalışır. Kötü arkadaştan sakınan kimse elbette korunmuş olur. Evi Davut hadisi. Buradaki arkadaştan kasıt nedir? Hem zahiren dışarıda kendi içinde de nefsi. Hayırlı geceler. Utanıyorum. Çok günah işliyorum. Eksiğim çok. Aynaya bakmaya, namaz kılmaya utanıyorum. Yine yapıp yine tövbe etmeye utanıyorum. Bu içinde bulunduğum bunalımda nasıl kurtarabilirim? Bir de bazen o kadar eksik bir yalnız hissediyorum ki bunun için ne yapmam gerekiyor? Bilmiyorum. Bana bir yol gösterir misiniz? Hakkınızı helal edin.
Tövbe dön bir daha işleme. Tövbe dön bir daha işleme. İnşallah. Selamun Aleyküm. Hac suresi 46. ayette yeryüzünde hiç dolaşmıyorlar mı kibret almış kalplere yahut işitmiş kulaklara sahip olsunlar? Şu bu gerçek ki gözler körleşmez fakat göğüslerdeki kalpler körleşir. Kalbin körleşmesi nasıl olur? Kalbimizin her daim görmesi için ne yapmalıyız? Kalbin pasını zikullah giderir. Kalp paslandıysa onu giderecek olan zikirdir. abdesttir, namazdır, Allah'a itaattir, Resulüne itaattir. Allah ve Resulüne itaat edersek, Allah ve Resulünün izinden yürürsek o zaman kalplerimiz Allah'ın izinden körlükten kurtulur.
Zikrullah kalbin pasını siler. İnşallah zikirle kalplerimizin körlüğünden kurtuluruz. Nisa suresi ayet 43 ey iman edinler siz sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar yolcu olan müstesna olmak üzere cünüp iken gusül edince kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculuk halinde bulunursanız yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse ya da kadınlara dokunup da bu durumlarda sulabım su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprağa yönelin teğmüm edin. Yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesi Allah çok affedici ve boğuşlayıcıdır. Bu ayeti biraz açıklar mısınız? Yolcu iken gusül abdestimiz bozulursa gusül abdesti almadan belirmeyiz. Bunun zaruret noktası var mıdır? Yolcu iken de gusül abdestsiz namaz kılamasın. Gusletmen gerekli yolcusun. Eğer namaz vaktinin içerisinde bir suya ulaşabileceğine inanıyorsan o suya ulaşınca kadar yürü.
Yok inanmıyorsan teğmüm et namazını kıl. Terk eden siz olmayın dediniz. Affedici olun dediniz. Bir sefer yapan bir daha yapar da dediniz. buna göre arkadaş eş ticaret ilişkilerinde ölçümüz duruşumuz ne olmalı? Terk eden siz olmayın. Yani bir kimse ama bir arkadaşınız eşiniz sizi terk ettiyse de yapacak bir şeyiniz yok. Affedici olun. Bir kimse hata yapar, kusuru işler, yanlışlık yapar, sizden özür diler, geri dönerse aleyhlerine yollar amayın, affedin. bir sefer yapan bir daha yapar. Evet, sizi bir sefer yaralayın, bir daha yaralayabilir. Mümin bir dedikten iki sefer ısırılmaz. O zaman dikkatli olun, temkinli olun. Selamun Aleyküm.
Kızım prematüre doğdu. Aynı dönem dudağım başka bir erkek çocuğunun annesinin sütü yetersizliğinden dolayı kendi sütümüzden verdik. Doktor ailenin sütü kabul etmeden ancak çocuğun sağlığı için zorunlu olduğunu söyledi. Ailenin bundan haber olmadan sütü verdik. Bu durumda benim o aileyi bulmam gerekir mi? Ne yapmalıyım? Eski eşimin din ile alakası yok. Çocuklar 12 yaşında. Yani gerçekten sıkıntılı o ailenin haberi olmadan o sütün verilmemesi lazımdı. Yoksa onlar süt kardeşi oldular şimdi. Allah muhafaza eylesin. Yani o aileyi sen tanıyorsan örneğin bir sıkıntı yok. Sen tanıyorsun çünkü onlar senin çocuğunla evlenmeye kalkarlarsa filan süt kardeşlik var çünkü ondan korunacaksın.
Selam Manzur Yavaş'ın gençler tarafından bir sonraki Cumhurbaşkanı olması isteniyor. Mansur Yavaş hakkında ne düşünüyorsunuz? Biz şahıslar hakkında bir şey konuşmayız. Kim kimi seçer, kim ne olur ona bir şey diyemeyiz. Yani bizi ilgilendiren bir mesele değil. Türkiye'de siyaset bir gece uzun, bir saatte değişir her şey.
Bir yerlerden birisi bir düğmeye basar, Mansur Yavaş istenirken örneğin işte bir başka kimse çıkabilir. O yüzden bu Cumhurbaşkanlığı seçimi öyle basit hesaplar değil. Muhterem Üstadım bize Allah ve Resulünün aşkını anlatabilir misiniz? Ey Habibim de ki eğer Allah'ı seviyorsanız bize uyun, bana uyun. O yüzden Allah'ı sevmek Peygamber sallallahu aleyhi ve selam hazretlerine sünnetlerine uymaktan geçer. Muhterem Üstadım insanın işini ve maddi imkanlarını kaybetme korkusu tevekkül ve iman eksikliğinden mi kaynaklanmaktadır? Dünyevi korkuların izalesi için ne yapmak gerekir?
Az bir şey korku olsun ya işini kaybetmekten bu daha sıkı durur o zaman. Bu kadar birazcık korku lazım. Muhterem Üstadım babam dört ay önce vefat etti. görmüyorum. Çok üzülüyorum. Sürekli dua edip hediye ediyorum babam daha fazla ne yapabilirim? Yapılabilecek bu. Başka bir şey yok. Allah iyi etsin inşallah. Selamun Aleyküm iki yaşındaki bebeğim evde sessiz zikir çektiğimde ya da zikir halakasına katıldığım o anda ne yapıyor ise bırakıp kucağıma gelir ve benimle bütün esmaları söylüyor.
Bu durumda nasıl davranım gerekir? Hiçbir şey davranmana gerek yok. Devam et inşallah. Güzel bir selamun Aleyküm faciri günahları açıktan işleyen yaptıkları insanlara anlatmaktan çekinmiyor musunuz? İnsanların onu bilmesi ondan kaçınması için kendisinde bulunan kötü vasıfları anlatın. Beyhaki hadis-i şerifini biraz açabilir misiniz? Bu hadis ile gıybeti nasıl ayırt etmek gerekir? Örnek vererek açıklayabilir misiniz? Bir kimse meyhane çalıştırıyor. Çalıştırıyor. Meyhaneci olarak bilinmesinde bir beis yok. Bir kimse faizle para satıyor. Faizci olarak bilinmesinde bir beis yok. Bir kimse işte kadın pazarlıyor. Onun bu mesleğiyle söylenmesinde bir beis yok.
Yani bir günah kebari açıktan bir kimse işliyorsa onların o açıktan işlenen günah kebari adlandırılmalarında bir beis yok. Bazı akrabalarımız hepimizden para istiyor. Vermeyince düşman oluyor. İhtiyaçları diyor bize düşen nedir? normalde ihtiyacı olsun olmasın. Yani vermek zorunda değilsiniz. İhtiyacı ister olsun ister olmasın. Yani bir kimse ihtiyacı olsa da para isteyince vermeyince neden kötü olacak ki? Yanlış. Selamun Aleyküm sorulan sorular buradan mı soruluyor? Evet. Sohbet esnasında mı soruluyor? Daha önce bir yardımcı olabilir misiniz?
Herkes ne zaman istiyorsa soruyor. Sonra sırası gelince biz buradan okuyoruz. Selamun Aleyküm birkaç sorum olacak. İnsan kendisine hayırlı olan birinin hayırlı olduğunu Allah tarafından tevafuk olunduğunu nasıl anlar? Peşi sıra dizilen bu bir tevafuklar zinciri varsa bu tevafukların şeytandan olması mümkün mü? Yoksa gelenin Allah'ın lütfu ihsanı olarak mı görülmeli? Diğer sorum ise bir zatın kerametler göstermesi. Onun hakiki bir Allah dostu olduğunun ispatı olması için yeterli midir? Bunu nasıl anlayabiliriz? Keramet yetmez. Kur'an ve sünnet ve onun istikameti de bakılması lazım. Birinci sorunuz da yani tevafuklar zinciri olabilir. Biz yine onun Kur'an ve sünneti uygun olup olmadığına bakarız.
Selamun Aleyküm hocam yıllar içinde çokça geldim gittim tekkeye çok çok sevdiğim insanlar var aranızda hep bir sempatim oldu size ve dergaha ama devamlılığım bir türlü olmadı. Bir gün rüyamda yüzünü görmesen de Peygamber Efendimiz'i hissettim. O olduğunu bedenen yanımda gördüm ve çokça zikir etmelisin veyahut da benzeri şeyleri yapmalısın diye konuştu benimle. Namazımı eksik etmem fakat eksik yanlış bir şeyler mi yapıyorum acaba? Ama uyandığımda o his, o ferahlığı anlatamam. Mutlu uyandım. Gözlerim dolu dolu ağlayarak uyandım. Kötü bir şey hissetmedim. yorumlayabilir misiniz? Allah'ı çokça zikret. Allah'ı çokça zikret. Tehvitten başla la ilahe illallah'tan inşallah. Selamun aleyküm hocam.
Ben bir kişiye hakkımı helal etmiyorum. Hatta eğer o kişi benden önce vefat edersin cenazesine gidip helal etmiyorum demek istiyorum. Ben de günahkar olur muyum? Olmazsın. Eğer gerçekten hakkım var ise ben hakkımı helal etmiyorum diyebilirsin. ve orada da mirasçıları ama şimdiden söyle sana hakkımı helal etmiyorum diye. Öldüğünün ölmesini bekleme. Şimdiden sonra belki de telafi edecek, özür dilecek, senden helallık almaya çalışacak, maddi ise telafi edecek. Şimdiden söyle ona hakkımı helal etmiyorum diye. Selamun aleyküm. Kayınvalidem bir süre önce kayınpederim ile beraber koronadan evde uzun süre yattılar. Hastane evde tedavi vermişti ve eşim kayınvalideme zat halinizin tavsiyesini yapmadan önce çokça tevhid çekmesini söylemişti.
Aynı gece rüyasında aksakallı zatlar geldi. Kalk şu fincandan iç demişler. Sonra üç ayrı fincan bulmak suretiyle nurani bir içecek içirmişler. Toparlanın can üzülme eşine de bakarsın demişler. Uyanmış ve aynı gün Allah'ım da olsun iyileştim toparlandım dedi. Bu manada sufi eğitiminin bir öğretisi olarak sebep oldunuz. Allah razı olsun. Estağfurullah. Allah'ım şifa versin inşallah. Allah'ı zikir her türlü şifadır. Hocam İznik'te bir tekke açılması için ön ayak olamaz mısınız? Cevaplarınızı bekliyoruz. Canım kardeşim bir tekke vardı kapattılar. Ondan sonra o yüzden bizi açmaya çalışsak da kapatırlar şimdi.
İnşallah Allah'ım nasip etsin inşallah. Selamun aleyküm hocam. Dayımın oğlu beni her gördüğünde bana bende büyük büyü var bana yardım et diyor. Ben de kendi kendine vesvese yapıyorsun. Felakna soku bir şey olmaz. Allah'ın izniyle diyorum. Ne yapmamız gerekiyor bu durumlarda? Aynen öyle. Söylediğin yeterli. Felakna sokacak inşallah. Selamun aleyküm hanımıma sormadan misafir çağırmam uygun mudur? Teşekkür ederim. Hayırlı geceler. Normalde evde hazırlık yapacak olan kadın evinin temiz olup olmadığı önemli. İşte hazırlık yapacak, pasta mı yapacak, börek mi yapacak önemli. O yüzden eşinize haber vermekte fayda var.
Selamun aleyküm. Geniz akıntısı orucu bozar mı? Bazen nütkunduğumda geniz akıntısı yaşadığım oluyor. Orucumda zedelenme yaşıyor muyum? Şüpheye düşme. Hayatına devam et. orucuna devam et. evet aynen bu soru dönmüş gelmiş tekrar. De ki evlenmek istediğim kişiyle aranızdaki dokuz yaş ailemin bu işe razı gelmemesi için geçerli sebep midir? Değildir. Yaş farkı geçerli sebep değildir. Atmanca çok uzun yazmışsın. Atmanca bu yazdığın her şeyi bana kopyalayıp at.
Amerika uzay aracının Mars'a indiğini ve orada video görüntüler gönderdiğini iddia ediyor. Kısa video ve görüntüleri izledim. Bana inanırıcı gelmedi. Bu konu hakkında fikriniz nedir? Olabilir. Ama sonuçta böyle bir şey yaptıklarını söylüyorlar. Teknolojik olarak doğru mudur, değil midir, mümkün müdür? Bir şey diyemem. Dedeciğim Allah'ın koruması sizin üzerinize olsun. Biz şeyhimizi rüyamızda daha sık görebilmek için ne yapmamızı tavsiye edersiniz ve ben sizi gördüğümde rüyamı unutmak istemiyorum. Bir de son zamanlarda tüm gördüklerimi çoğunlukla unutuyorum.
Bazen de gördüğüm rüyaların hep şerlerinin bana zarar vermesi, vurmaları, itmeleri, gözlerini gözlerime dikmelerini hatırlıyorum. Acaba onlar mı unutuyorlar? Bana Üstad'ın babamın yazdığı Kur'an'daki ayetleri üstümde taşıdığımda zararı hafifliyor. Yastığımın altına koyup uyuduğumda yine ağır etkileniyorum. Üstümdeki gibi olmuyor etkisi. Bunlardan korunmak istiyorum. Siz ne tavsiye edersiniz? Felak Nas devam et inşallah. Selamun Aleyküm İzmir'den Erdem Efendim Kur'an-ı Kerim Alak Suresi ile başlayan yani iniş sırasına göre olan var.
Bir de Fatiha Suresi ile başlayan var. Bu düzenleme ne için neye göre yapılmıştır? İkisi arasında fark var mıdır? Biz bir tanesi için tercih yapmalı mıyız? Hürmetlerinizden öperim saygılar sunarım. O duruma göre değişebilir. Mesela bir insanın dini hayatının başlangıcı için yorumlayacaksak veya bir hareketin veya bir İslam topluluğunun bir yerde nasıl yapması gerektiği ile alakalı yorumlayacaksak Alak Suresi'nden dolayı başlamamız lazım. Yok oradaki İslam toplumunda İslam oturduysa o zaman Fatiha Suresi'nden itibaren başlamamız lazım. Selamun Aleyküm annem 63 yaşında sizin dervişiniz belinde 12 tane platin var.
Şu anda belindeki omurgalar çıkmış. Doktorlar ameliyat olacağını ama çok riski olacağını söylüyor. Masada kalma şansı var. Sizinle danışmak istedim. Belden anlayan kırıkçılar bilhassa anneannem adına konuşuyorum. Sizden himmet istiyoruz. Ne yapmalıyız sizden haber bekliyorum. Yani çok bildiğim bir konu değil. Normal telefondan bana ulaşırsanız bu konuda bizim Abdullah var. Doktor Abdullah beyin cerrahinde çalışıyor. O bu konuda yardımcı olabilir. Onun bir analiz etmesi lazım. Ben onun analizine de inanırım. Bana normal numaradan ulaşırsanız sizi Abdullah ile görüştürürüm inşallah. Selamun Aleyküm Sürekli kibirlenen bir nefsi nasıl alt edebiliriz?
İnsanları istemsizce horhakir görmenin önüne nasıl geçebiliriz? Bu istemsizce değildir. Bu bilinçlidir. O yüzden bu yetiştirilmeyle de alakalı olabilir. Allah muhafaza eylesin. Kibirlilik büyük bir rahatsızlık. Gönlünde zerrece kibir bulunan asla cennetime giremez. Hadis-i Kudsi gönlünde zerrece kibir bulunan cennete kırk yıl öteden kokusunu dahi alamaz diyor. Allah muhafaza eylesin inşallah. O yüzden etrafındaki ve karşısındaki herkesi eşdeğer gör. Yozlaşmış bir toplumun temelden düzelebilmesi için hangi mesleki alanlara yönelebiliriz? Öğretmenlik onun en başında Allah inşallah doğruyu anlatacak öğretim üyeleri öğretmenler nasip eylesin bize.
Selamun Aleyküm öncelikle ben istareye yattım Mürşidi Kamil için sonuç göremedim. Daha sonra Gavs-ı Sani Hazretlerine intisap ettim. Tekrar istare yapmam lazım. Bence bir yere intisap etmişsin. Yoluna devam et derim. Kimseyi yolundan alık koymak istemem. Selamun Aleyküm elimizde olmadan uykuya kalıp sahur yapamayınca sabah hezana uyandığımızda orucu niyet etsek oruç tutabilir miyiz? Evet. Selamun Aleyküm bir bayanın erkeklere özel camide dergahta tekkede veya sosyal medya plafonda birkaç kelam etmesi veya sohbet etmesi doğru mudur dinen hükmü nedir? Hakkınızı helal edin. Biz genelde kardeşlerimizin uzak durmalarını söylüyoruz. O yüzden kadınlar kadınları anlatsınlar erkekler erkekler anlatsınlar ama böyle bir iş yerinde bu ayrı bir mesele iş yerinde olabilir bir hani topluluğun içerisinde olabilir ama özel bir noktada olması hoş değil.
Selamun Aleyküm evlerimize gözümüze gönlümüze hoş geldiniz. Eyvallah. Tevhid-i ermek tevhid ehli olmak nedir? İman etmektir. Nasıl olunur açarsanız çok sevinirim. İman eder dininizi yaşarsanız tevhid ehli olursunuz. bunun elamice bir tarifi var. Bu orada orası kokuyor ama bu soru senin değil. Yani bunu bir yerden okumuşsun oradan soruyorsun. İnşallah o halde gelebilirsin. Selamun Aleyküm akşamki sohbet için soru gönderebilir miyim? Tasavvuf hakkında gönüllü olarak bir bayan olarak nasıl çalışabiliriz? Şu anda bir faaliyetimiz yok. Aktif bir şekilde ama yine şeyde telegramda bayanların bir topluluğu var.
Oraya girip orada neler yapıyorlar, neler ediyorlar dijital ortamda bakabilirsiniz veyahut da işte oradaki sohbetlere, çalışmalara katılabilirsiniz şimdilik. Selamun Aleyküm Kur'an'dan ayet ezberi yapıyorum. Birkaç saat geçtikten sonra ezberimde hiçbir şey kalmıyor ve tekrar ezber yapmak durumunda kalıyorum. Bunun bir sebebi var mıdır? Bazıları zor ezberleyebilir, devam edeceksiniz. Bunda bir sıkıntı yok. Cinsel ilişki sonrasında cinsel organında kanam alıyor. Sebebini bilmiyorum. Gusül aldıktan sonra da kanama devam etmişse tekrar gusül almak gerekir mi? Tekrar gusül almak gerekmez. ama bir doktora görünseniz iyi olur.
Bayan da olsanız, erkek de olsanız bir doktora görünün. Çünkü burada şahsı bilemedik. Hayırlı akşamlar, kayınvalidemlerle aynı binadayız ama her gelenime karışıyor, evime karışıyorlar, eşyalarımı yerini değiştiriyorlar. Kiraya gitmek gibi bir durum da yok. Ailem dağılacak diye korkuyorum. Bebeklerin göbek bağını ne yapmalıyız? Bebeklerin göbek bağını gömeceksiniz bir toprağa. Ama kayınvalideler bu kadar gelinlerinin evlerinde çok böyle oğullarının evlerinde çok böyle etkili olmasalar iyi olur. Selamun Aleyküm izninizle ders almak istiyorum.
13 yaşındayım 10 gün önce görmüşsüm. Vay bayağı büyümüşsün ya. İnşallah 13-13 çek hadi bakalım seninle. Selamun Aleyküm dediğiniz ben Nur Sari 8 yaşındayım sizden ders almak istiyorum. bir de bir kere rüyamda Peygamber Efendimiz'i rüyamda gördüm ama yüzünü görmedim. Geçen hafta zikrullah yaparken yine Peygamber Efendimiz'i gördüm. vücudunu ve saçlarını gördüm. Uzun ve kıvırcıkta Allah razı olsun. Allah mübarek eylesin inşallah. Sen de 8-8 çek dersin inşallah. Selamun Aleyküm. Ben Abdurrahman Viyana'dan benim bir sorum olacaktı. Ben sohbetleri internetten dinliyorum. Aynı sohbeti tekrar ediyorsun ya da bir başka sefer dinledim de sanki bazı yerleri ilk defa dinliyormuşum gibi oluyor.
Soru düşünüyorum ben nerede ya da ne yanlış yaptım dinlediğim sohbeti neden her sefer başka şeyler çıkıyor sizce neden oluyor bana bir tavsiye verebilir misiniz? Demek ki öyle oluyor. Öyle oluyor demek ki yapacak bir şey yok. Allah yardımcınız olsun inşallah. Devam dinlemeye. Affınıza sığınarak söylüyorum. Dervişlere hem rakip hem kardeş nasıl olacağız? Allah affetsin kıskançlık yapıyorum. Pek kimseyle görüşmek istemiyorum. Bu normal midir? Değil. Değilse ölçüsü nedir? Yok. Kıskanmak yok. Allah muhafaza eylesin. Rakip olmak da yok. Kardeşliğimizi artıracağız inşallah. Bu akşamlık bu kadar yetsin. Yarım saat eksik olsun bugün inşallah.
Haklarınızı bana hilal edin. İnşallah. Biz bu akşam böyle yarım saat erken kapatalım geceyi. Cenab-ı Hak cümlemizi affı mahfret eylesin. Cenab-ı Hak cümlemizi korusun inşallah. eftali zikir fâle mennâhûm la ilahe el fâtiha mâ selavat âmîn geceniz hayırlı olsun
gündüzünüz hayırlı olsun ayınız yılınız ömrünüz hayırlı olsun Cenab-ı Hak cümlemizin gönüllerine hak hak batılı batıl olanı olana ilahe ilham eylesin. Selamun aleyküm hayırlı geceler.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi