Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 21 Mart 2021 · 2:27:53
Selamun Aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin, gününüzünüz hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Cenab-ı Hak bütün ümmet-i Muhammed'i Kur'an ve sünnet-i seneyi sımsıkı yapışıp, Kur'an ve sünnet-i seneyi sımsıkı yaşayan, Kur'an ve sünnet-i seneyi yaşanması için mücadele eden, etenlerden eylesin. İnşallah Rabbim komple ümmet-i Muhammed'i felaha kavuştursun, kurtuluşa kavuştursun. İnşallah o muhteşem manevi dirilişini gerçekleştirsin. Cenab-ı Hak nurunu tamamlamada bizlere de, kardeşlerimize de vesile eylesin. O uğurda bizi de çalışanlardan eylesin, inşallah. Bugün tabi sohbete başlarken bu İstanbul Sözleşmesi'ne değinmeden başlamayalım.
Malum Cumhurbaşkanlığı kararı ile İstanbul Sözleşmesi yürürlükten kaldırıldı. Öyle deniliyor açıklamada. İnşallah bunun arkası da gelir. Şöyle arkası da gelir. Aileyi ve aile yapısını bozan, Anadolu'daki geleneksel kadim, o İslam'la yorulmuş aile düzeninin, aile sisteminin yeniden kurulmasına vesile olacak bir düzenlemeler gelir. İnşallah o düzenlemelerle Anadolu topraklarında o birbirlerini seven, birbirlerine muhabbet besleyen, birbirlerinin koluna giren, birbirlerine destek çıkan, evliliklerini, nikahlarını sadece bu dünyalık değil ebedi aleme götürecek evlilikler nasip olur. İnşallah hiçbir kadın, hiçbir erkek, hiçbir çocuk bir haksız diye, bir uğursuz diye, bir zulme, bir zalimliğe maruz kalmaz.
İnşallah hiçbir fert, bu topraklarda yaşayanların hiçbir ferdinin zulümle, adaletsizlikle burnu kanamaz, zulümle adaletsizliğe uğramaz, zulümle adaletsiz bir dairede durmaz. İnşallah ve bu topraklarda adalet hakim olur, bu topraklarda muhabbet hakim olur, bu topraklarda iman hakim olur, bu topraklarda inşallah Cenab-ı Hakk'ın izni ilahisiyle bereket, lütuf, ikram hakim olur.
İnşallah bu topraklarda insanların kardeşliği hakim olur. Cenab-ı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri veda hutbesinde hepiniz bir tarağın dişlileri gibisiniz. Arap'ın acemi, acebin araba üstünlüğü yoktur dedi. O yüzden ey insanlar kardeş olun dedi. Bütün insanlığa kardeşlik muştusu verdi, müjdesi verdi. İnsanlar o yolu açtı. İnşallah o yüzden bir tarağın dişleri gibi oluruz. İşte o kadın üstünlüğü yok erkek üstünlüğü olarak algılamayız ne dinimizi ne de sosyal hayatımızı. Bir tarağın dişleri gibiyiz. Herkes muhakkak ki birbirine ihtiyacı var. Muhakkak ki hayat beraber yaşanıyor. Eş, çocuk, ondan sonra arkadaşlar, dostlar, akrabalar, anne, babalarla beraber yaşanıyor.
İnşallah bu topraklarda yine onlar hakim olur. Bireyin ve bireyselciliğin hegomanyasından, egoistliğinden kurtulup çoğul bir şekilde yaşamayı öğreniriz. Bu egoistlikten, bu bencillikten, bu kibirlilikten kurtuluruz. Komple insanların mutluluğu için, işte daha küçük dairede ülkenin mutluluğu için, daha küçük dairede ailelerin mutluluğu için gayret gösteren kullarından oluruz inşallah Cenab-ı Hakk'ın.
Nasihatlara devam ediyoruz. Bu akşamki nasihat da bu insanların dünya amalına olan tamahlarıyla alakalı. O yüzden bu dünya tamahından kurtulma, tabiri caizse züht ehli olma, eski dille. Ama bu züht ehli olma derken, işte nereye kadar bir kimse neye sahip olmalı, ne yapmalı, ne yapmamalı? Biraz bu akşam ondan bahsedeceğiz. Çünkü sufi bir yapılanmada, sufi bir yolda dünyayla olan ilişkimiz nasıl olacak? Yani dünyaya biz ne kadar meyletmeliyiz, ne yapmamalıyız, ne yapmalıyız? Bunu bu akşam biraz az bir şey konuşacağız. Tabi hep böyle eleştirilmiştir, sufiler bir lokma, bir hırkacı diye. Zaman zaman züht hareketini bir lokma, bir hırka gibi anlayanlar olmuş.
Zaman zaman zühti hareketleri bir çöle çekilip orada yaşamak olarak algılanmış. Zaman zaman zühti hareketler dağın başına çekilip, dağın başında bir mağarada veyahut da kendince kendine ait bir ibadethane yapıp orada yaşamak olarak algılanmış. İşte dağın başında veyahut da böyle insanların bulunmadığı yerlerde uzdet hayatı yaşamak biraz da böyle eski Hristiyan ve Yahudi geleneğinden gelme. O yüzden mesela İslam, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dinini hep şehirde yaşamış, mezrarlara gitmemiş, köylere gitmemiş bu manada. Gidebilirdi, bir köye yerleşebilirdi, bir köyde oturabilirdi veyahut da çöle çekilip çölde yaşayabilirdi veyahut da dağa çekilip dağda yaşayabilirdi. Bizi öyle bir din bırakabilirdi ama Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerin doğum yeri ve peygamberliğini ilan ettiği o bölgenin en büyük şehirlerinden birisi olan Mekke şehrinde oldu ve Mekke şehrinde doğdu, Mekke şehrinde büyüdü ve Mekke şehrinde
kırk yaşına gelince Cenab-ı Hak onun peygamberliğini ona tebliğ etti ve o tebliğden sonra Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Mekke müşrik devletinde onları dini tebliğ etmeye başladı. Vaktaki hicret emri geldi ve hicret emri Medine-i Münevvere'ye oldu. Bir köye değildi yine veyahut da böyle küçük bir kasabaya değildi veyahut da işte mezraya değildi. İşte çölde git tek başına yaşa, dağda git tek başına yaşa değildi. Medine-i Münevvere'ye hicret emri verildi ve Medine-i Münevvere de o zaman için yine büyük şehirlerden birisiydi. O yüzden Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri
dinini büyük şehirlerde yaşama ve yaşatma mücadelesi verdi. Köylerde değil. Köyleri küçümsemek, köyleri böyle azımsamak değil ama İslam dini bir şehir dinidir. Bunu belirtmeye çalışacağım. Muhakkak ki bir ülkenin köyleri de olacak, çiftçileri de olacak, sanatkarları da olacak, hayvana bakanlar da olacak, ziraatta ilgilenenler de olacak, esnaflıkla da ilgilenenler olacak, memurlar olacak, amirler olacak. Her türlü her şeyi olacak ama din bir şehir dini statüsünde yaşanmalı ve şehirlerde yaşanmalı. Mesela önceden köylerde Cuma bile kılınmazdı. Yani bir yerde Cuma
kılındığı zaman çünkü şehir hükmündeydi ve Hanefi'ye göre köy hükmünde olan yerlerde Cuma kılınmazdı. Oradaki Müslümanlar muhakkak şehre gidecekler ve şehirde Cuma'yı kılacaklar. Çünkü üç tane Cuma üst üste kılmazsa onun cenaze namazı kılınmaz diye hükümde vardı. Bu zorlayıcı hüküm. Neden? Çünkü insanlar gelecekler şehir hayatını görecekler ve oluşan siyasi, ekonomik, askeri, sosyal problemleri veyahut da yeni meseleleri öğrenecek ve öylece köyüne geri dönecek. O yüzden İslam şehir dini. O zaman züht kavramına bakarken biz şehrin içerisinde
züht ehli olacağız. Yani şehrin içerisinde yaşayacağız. Yaşayacak olduğumuz dini. Ve yaşayacak olduğumuz sufiliği de şehrin içinde yaşayacağız. Şehrin dışında değil veya mezra'ya çekilerekten, çekilerekten, dağın başına çekilerekten biz bir din, bir sufilik yaşama yolumuz yok, öyle bir düşüncemiz yok. Din bize bunu emretmiyor çünkü. Zaman zaman, ahir zamanla alakalı işte bir dağda çekilir orada, ağaç kabukları yemek zorunda kalsanız da orada yaşarsınız veyahut da bir köye çekilir orada yaşarsınız gibi hadis-i şerifler var ise de ama genel olarak hadis-i şerifler şehirlerde kalıp zalimlerle mücadele etme,
zulme boyun eğmeme, kafiri olan duygu, düşünce, his, her ne var ise onlara karşı gelme, onlarla mücadele etme olarak bize anlatır. Ve enteresan bir şey, zekat verin der bize din. Öyle olunca bizim dünyayı terk etme gibi bir şansımız yok. Veyahut da düşmanınızın silahından daha fazla bir silahla silahlanın der. O zaman bizim kalkıp da köylerde yaşama zühti bir hareket olarak işte şehirlerden uzakta yaşamayı biz din olarak kabul etmemiz mümkün değil. Ben sufilik olarak da onu kabul edenlerden değilim. O yüzden sufilik züht ehli ise
asıl yapması gereken o kimsenin dünya sevgisini gönlünden çıkarıp atmasıdır. Dünya derken bildiğiniz bu böyle illaki zenginlik sevgisi değil, lüks ev sevgisi, lüks araba sevgisi değil. Yani dünyaya karşı olan sevgisini ve muhabbetini o kimsenin kesmesidir. Hani çok hoşuma gider. Beyaz tip istami hazretlerinin uzetle alakalı bir sözü vardır. Beyaz tip istami kendi zamanının sufi veyahut da mürşitleriyle oluşurken uzetten dem açılır. Uzetten dem açılınca sohbet açılınca Beyaz tip istami hazretleri enteresan bir şey söyler. Der ki hani ben bir gün hani birinci gün üç gün yapar uzet.
Der ki benim üzzetim üç gün sürdü veyahut da benim zühtüm üç gün sürdü. Birinci gün dünya sevgisinden arındım der. Burası çok önemli kıymetli kardeşlerim. Beyaz tip istami buyuruyor. Birinci gün dünya sevgisinden kurtuldum. İkinci gün ahiret sevgisinden kurtuldum. Bakın ikinci gün ahiret sevgisinden kurtuldum. Üçüncü gün cennet sevgisinden kurtuldum. Özür dilerim. İkinci gün cennet ve ahiret sevgisinden kurtuldum. Üçüncü gün der Allah'ın sevgisiyle buluştum ve Allah'a aşık oldum. Şimdi o zaman sufinin üzleti veya sufinin zühtü çıktı ortaya. O zaman birinci gün biz dünya sevgisinden kurtulacağız. İkinci
gün cennet yani ahiret sevgisinden kurtulacağız. Üçüncü gün muhakkak ve muhakkak Allah aşkıyla tanışacağız. Veyahut da biz o zaman şöyle de bunu söyleyebiliriz. Bizim için züht ehli olmak züht ehli olmak. Bizim için bir kimsenin işte böyle kendince züht ehli görmesi az evi olması, yıkık bir evi olması veyahut da lüks bir arabası olmaması veyahut da işte villası olmaması demek değil. Yani bir kimse lüks bir evde oturmuyordur ama içer içinde lüks ev sevgisi vardır. Bu tamahı vardır. Bir kimse örneğin işte lüks arabası yoktur ama ve lakin o lüks araba sevdası yaşıyordur.
Yani bir kimse villada yaşamıyordur. O esnada biz onu böyle züht ehli gibi görebiliriz. Ama içinde villa sevgisi vardır. Burada söz konusu olan züht ehli olma, dünya sevgisini kalbinden dışarı çıkarma. Yani bir kimse örneğin işte kendince yani ne yapacağım ben lüks evi diyebilir ama parayı bulduğunda ne yapacağı önemlidir onun. Ya kendince işte ben bu gücü elime geçirirsem Kur'an ve sünneti uygulayacağım. Herkese Kur'an ve sünnet öğreteceğim deyip gücü eline geçirdiğinde Kur'an ve sünnetten hızla uzaklaşıp kendisini şeytaniyete,
nefsaniyete, heva ve hevese kaptırması, satmasıdır örneğin. İşte o yüzden imtihan insanın önüne geldiği andır. Hani birisine zulmetmeye gücün var, zulmetmeye gücün varken sen zulmetmiyorsan evet sen nefsinle mücadele ediyorsun, nefsinle cihat ediyorsun, sen doğru bir noktadasın. Birisinin boğazını sıkmaya gücün var senin ve o kimsenin boğazını sıkabilirsin istediğin anda ama sen onun boğazını sıkmıyorsan, onu zulmetmiyorsan o zaman nefis terbiyesi sen görmüşsün demektir. Nefis terbiyesi görmeyen insanlar o kitabi olarak anlatılan dinin uzaklaşın kaçın dediği şeylerle karşılaştıklarında
onun içerisinde kendilerini görüverirler. Yani bir kimse nefis terbiyesi görmemiş, nefsini terbiye etmemiş, bir şeyle de karşılaşmamış. Hani hadisi kutsi de der ya, gecenin yarısında hiç kimsenin duymayacağı, görmeyeceği bir anda böyle işte tanınmış bir kadın, bir gence gel dedi de diyor, o genç Allah'tan korkarım der ise, ben sana gelemem, ben senin teklifini kabul edemem der ise, hiçbir gölgenin bulunmadığı bir zamanda Cenab-ı Hak onu kendi gölgesinde gölgelendirecek diyor. Bakın o gencin böyle bir teklife gecenin yarısında kimse görmeyecek gidebilir mi? Evet. Ama o genç o ana kadar örneğin
böyle bir gayrimeşru bir ilişkiyle karşılaşmamış olabilir. Gayrimeşru bir ilişkiyle karşılaşmadığından o sabahtan akşama kadar huş haram diye sayıklayabilir. Ama ve lakin bununla karşılaştığında ne yaptı? Bununla karşılaştığında tıpış tıpış huş'a gitti mi, gitmedi mi? İşte nefis terbiyesi dediğimiz, nefisle mücadele dediğimiz nokta bu nokta. Biz sabahtan akşama kadar rüşvet alan da veren de namussuzdur diyelim. Ama bir makama geldiğimizde, bize rütbe verildiğinde, biz öyle diyen kimse rüşvet almaya başlayalım. İşte nefis terbiyesi orada başlıyor. Zühd hareketi orada
başlıyor. Yani normalde bir şeyle karşılaşmadıktan sonra sen onunla karşılaştığında ne yapacağın belli oluyor. Yoksa bir şeyle karşılaşmazsan hiçbir sıkıntı yok. Veyahut da birisi geliyor sana diyor ki, al bu lüks ev sana ait, bu bina sana ait veyahut da bu örneğin villa sana ait dediğinde senin ne yapacağın önemli. Veyahut da biraz para eline geçtiğinde sen gidip lüks villalara mı yatıracaksın? Düne kadar takva yapıyordun kendince, ben takva ehliyim, ben buradan dışarı çıkmam, ben evimden memnunum derken, parayı bulduğunda gittin, sen işte çok lüks bir evde mi kaldın? 3 milyonluk, 5 milyonluk, 10 milyonluk söylüyorlar şimdi. Bir kimsenin evi 10 trilyon, 12 trilyon, 15 trilyonluk evlerde oturuyorlarmış. Benim hafızalım almıyor.
Allah beni affetsin. Bir insanın villası 15 trilyon, 18 trilyonmuş, 20 trilyonmuş. Yani işte zenginin malı züğürdün çenesini ağrıtırmış. Bizimki de o hesap. Yani bu para eline geçtiğinde senin onu yapıp yapmadığın senin takvanı ortaya çıkacak, senin züht ehli olup olmadığını çıkaracak. Yoksa bir kimsenin işte başını sokacağı bir evi varsa, yuvası varsa, üstünü örteceği elbisesi var ise, işte hasbelkader böyle karnını doyuracağı bir rızkı varsa, ona dünya olarak ona yeter. Bakın dünya olarak ona yeter.
Veya hadis-i şerifte bir mümin için işte salih bir evi olan, salih bir bineği olan, onun evinin içerisinde de salih bir hanımı olana bu dünyalık olarak yeter bu üç şey diyor. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. O zaman salih bir evden anladığımız ne? İçinde misafirinin rahat edip kalabileceği, misafirinin yatıp kalkabileceği, hane halkının Kur'an ve sünnete uygun bir şekilde oturup yaşayabileceği bir salih ev. Salih evden kasıt bu. Yani salih ev çok gösterişçi demek değil. Veyahut da salih ev. Bugün örneğin işte bir kimsenin bir kızı, bir oğlu var ise, kıza bir oda lazım, oğlana bir oda lazım, anne babaya, eve beyne bir oda lazım. Etti üç tane yatak odası. Eee kıza ayrı banyo lazım, oğlana ayrı banyo lazım. Anne babaya da bir banyo lazım. Etti üç tane banyo. Eee normalde hadi tuvalet de iki tane olsun.
misafir filan gelebilir. Eee böyle bir hani İslami, salih bir ev olarak düşündüğümüzde, eee hane bireylerinin, yani kız çocuğunun ayrı banyosu ve odası, erkek çocuğunun ayrı banyo ve odası, erkek çocuklar için veya kız çocuklar için toplu olarak da düşünebiliriz. Eve misafir gelecek, bir odada misafire lazım. O zaman normalde bir odada misafire dediğimizde, onaya da bir banyo tuvalet lazım. Eee etti misafirle beraber üç, anneye de lazım bir eee oda ve banyo tuvalet ebeveyni. Eee etti dört oda. Eee normalde, normalde bakın salih bir evi ben tarif ediyorum size. Eee normalde haremlik selamlık
oturulacak ki öyle oturulur genelde. Tanıdık olur, tanımadık gelir. Eve çünkü misafir yabancısı gelir, herkes gelir. Bayanlar bir salonda otursa, erkekler de bir salonda otursa, salih bir ev. Bugünkü şartlarda dört oda iki salon oldu. Bakın dört oda iki salon oldu. O zaman biz zühte bakarken işte bir çadırda oturmayı filan düşünmüyoruz. Salih bir ev. Salih bir binek ne? Hadis-i şerif öyle çünkü. Salih bir binek. Senin menziline hızlı ve güvenli götürebilecek bir binek. Durumuna haline göre. Eee bir de salih eş lazım. Eee bu eve bu binekte olunca salih bir de eş lazım. Salih eş ne? Eşlerin birbirlerine iyi geçindiği, birbirlerinin hakkını hukukunu koruduğu, Eve her kim misafir gelirse, eşlerin misafirleri ağırladığı, çocuklarına Kur'an ve sünneti öğreten, çocuklarına hedef ve adabı öğreten, çocuklarının Kur'an ve sünnet dairesini yetiştirmeye çalışan salih eş. Hani nikah dört şey için yapılır.
Hadis-i şerif buradan da oraya geçelim. Nikah dört şey için yapılır. Eee dini için, Malı mülkü için, güzelliği için, nesebi, sülalesi için. Eee Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki, siz dindar olanı seçiniz. O zaman biz dindar bir eş seçeceğiz. Dindar bir eşten benim anladığım, dindar bir eşten benim anladığım, evet farzları yerine getiren, nafilelerle Allah'a yaklaşmaya çalışan, güzel ahlaklı, iyi ahlaklı eş. Kadın erkek ayırmıyorum. Bu din sadece erkeklere, sadece kadınlara değil, bütün herkese. O zaman salih bir eş dediğimizde, o kimse farzları yerine getiren, sünnetleri işleyen, sünnetleri işleyen bir kimse.
Böyle olunca, şimdi o zaman bizim züht kavramına bakış açımız bu minval üzerinde olmalı. Yani züht kavramına bakarken, işte biz gideceğiz, altı kişi, yedi kişi, bir aile, böyle iki odalı bir yerde oturacağız ve zühtü yaşıyoruz diye düşünmeyeceğiz. Böyle bir şey yok. Yani o zaman biz salih bir evde oturacağız. Kendimize göre, evet iki oda bir salonda oturabilir misin? Oturabilir misin? Oturabilirsin. Ama sen iki kişisindir. Birisini yatak odası yaparsın. Bir odaya da gelen misafirlerin gelir. Onu da misafir odası yaparsın. Salonda da misafirlerini ağırlayabilirsin. İki kişilik bir aile, yeni bir aile böyle bir yerde oturabilir. Ama bir çocuğ olduğunda ona bir oda daha lazım oldu. Ona erkek çocuğu oldu, kız çocuğu oldu. Farklı cinsten bir çocuğu daha olursa ona bir oda daha lazım oldu.
Sebep? Çünkü o erkek çocuk rahat bir şekilde soyunacak, giyinecek, duşunu alacak, banyosunu yapacak. Kız çocuk rahat bir şekilde soyunacak, giyinecek, banyosunu yapacak, temizliğini yapacak, ibadetini yapacak. İbadetini yapacak. Orada ne bileyim kendi özel ihtiyaçlarını görecek. Ona bir tane de oda lazım. Salih bir evi kastediyorum. O zaman züht kavramına bakarken, o zaman biz böyle temel ihtiyaçlarımızı görmeme veya temel ihtiyaçlardan uzak bir züht kavramı aklımıza gelmesin. Buradaki züht kavramından benim anladığım dünyevileşmemek. Yani bugünkü işte Avrupa'dan gelen dille seküler olmamak. Yani dünyevileşmemek. Dünyaya aşık olmamak. Dünyaya tapınmamak. Parayı bulduğumuzda gösterişe kapılıp şatafata şataata kapılıp kendi kendimizi küçük dağları biz yarattık edasıyla yürümemek. Veyahut da çok lüks eşyaların içerisinde oturmamak.
İşte ne bileyim böyle altın kaplama koltuklar, altın kaplama kaplar, altın kaplama kaşıklar, çatallar veyahut da işte böyle çok lüks, çok gösterişli evler, çok lüks, çok gösterişli kıyafetler, çok lüks, çok gösterişli arabalar. Bunlardan gücü yettiği halde bunları yapabilir, bunları yaşayabilir olduğu halde bunları yaşamamak işte o kimsenin züht ehli olduğunu gösteriyor. Yani o kimse aslında 10 trilyonluk arabaya binebilir mi? El cevap binebilir. Bilmiyorum 10 trilyona da araba var mıydı. Cevdet var mı 10 trilyon araba? Vay be! 10 trilyona araba var yani ha! Ne markası onun ya? Bentley var. Bentley var, 10 trilyon. Ferrari var, 10 trilyon. Mercedes'in Maybach'leri var, 10 trilyon.
Maşallah, subhanallah. Evet. Mesela örnekliyorum şimdi. O kimsenin 10 trilyonluk arabaya binmeye parası var. Tabii uçuk geliyor bize bu tip şeyler de. Tabii muhakkak vardır. Büyük iş adamları biniyordur, ne bileyim çok zenginler biniyordur bu tip arabalara. İşte o çok zenginler, bu tip arabaya binebilecek olan bir kimsenin makul. Onun için 10 trilyonlu değil de 5 trilyonlu diye binmesi onun için zühtür herhalde. Böyle bir şeyi yaşamadığımdan şimdi, böyle bir şeyi yaşamadığımdan örneklendiremiyorum. Yani kendi halimizde örneklendirelim. Yani bir kimsenin 1 trilyonluk arabaya binmeye muhtedirliği var mı? Var. Ama o zühti davranıyor. Yani bu kadar gösterişli bir arabaya gerek yok.
Ben 200-300 bin liralık bir arada benim işimi görür mü? Görür. Onunla geçiniyor. İşte o böyle şata-fata kaçmıyor, şata-ata kaçmıyor. Zühti bir hareket yapıyor. Veyahut da o kimsenin 1 trilyonluk evde oturmayan gücü muhtedir mi? Evet, o gidiyor. 300-400 liralık bir evde oturuyor. Bunun gibi. Ama burada normalde işte terk etmek, dünyayı terk etmek, alışverişi terk etmek, ne bileyim dünya ile hiç ilgilenmemek, zühtten, sufilik dairesinde zühtten anladığımız bu olmamalı. O yüzden biz dünyanın tatlılığına, hoşluğuna kendimizi kaptırmadan, dünyanın heva ve hevesine şatafatına düşmeden dinimizi yaşamağa, sufilimizi yaşamağa gayret etmeliyiz. Çünkü hadis-i şerifte de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Dünya tatlı ve hoştur.
Allah sizi ona varis kılacak ve nasıl hareket edeceğinize bakacaktır. Öyleyse dünyadan sakının. Bakın, burada hadis-i şerifte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki, Dünya tatlı ve hoştur. Allah da sizi ona varis kılacak. Yani Müslümanlar dünyaya varis olacak. Evet, oldular da zaman zaman. Veya şu anda da mesela dinini yaşıyorum diyen o kimseler var, dünyaya varis kılınmış. Ne yapmışlar? İşte mal, mülk, güç, kuvvet eline geçirmiş. Eline geçirdin de diyor, Allah sizi imtihan edecek. Bakacak, nasıl hareket edeceksiniz siz? Yani o mala, mülke, paraya, pula kavuştunuz. Cenab-ı Hak sizi izleyecek. Cenab-ı Hak sizi imtihan edecek. İmtihandasınız.
Ya siz nasıl hareket edeceksiniz? Yani o kazanmış olduğunuz servetinizle siz zekatınızı verip Kur'an ve sünnet yolunda mı harcıyorsunuz? İyilik yolunda mı harcıyorsunuz? Yoksa siz o serveti heva hevese mi döküyorsunuz? O serveti gösterişe mi döküyorsunuz? Siz o servetle işte ya sakalın var şimdi Antalya sahillerinde sen tatil yapamazsın. Eee sen bir iş programı gibi bir şey ayarla. Haydi Miami'ye git. Veyahut da haydi Bahama adalarına git. Neresiyse tatil yerleri. Eee orada git, orada seni gören eden yok. Sen heva ve hevese dal. Orada ne ellere ne yapacaksan yap. Neden? Orada çünkü senin iş çevrenden kimse yok. Senin cemaatinden, cemiyetinden, partinden, purtünden etrafta kimse yok.
Veyahut da git uzak doğuda kumarhanelerde kumar oyna. Yani git oralarda kumarhanede kumar oynarken bir de yakalan örneğin. Veyahut da nereden gittin? İşte parayı buldun kiminsin? Bilmem hangi siyasetçinin oğlusun. Bilmem hangi siyasetçinin hangi bakanın kızısın. Bilmem hangi bakanın sen oğlusun. Eee senin baban belediye başkanı olmasaydı. Senin baban bakan olmasaydı. Senin baban yüksek bürokrat olmasaydı. Sen onları yaşayabilir miydin? Yaşayamazdın. Ama böyle bir güç eline geçti senin. Sen öğretini öğrenmiş olduğun dininin öğretisini terk ettin. Ve gittin kendince heva hevese daldın. İşte bunlar sufiler için terih görülen şeyler. O zaman zühten anladığımız ne?
Dünyanın tatlılığına ve hoşluğuna kanmamamız. Ve dünya sevgisinden kurtulmamız. Bakın dünya sevgisinden kurtulmamız. Ve kendimizce nereye gideceğimizi de Cenab-ı Hak Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile bizi bu konuda uyarıyor. Diyor ki dünya melundur. İçindekiler de melundur. Ancak zikrullah ve zikrullaha yardımcı olanlarla alim veya mütealim olanlar hariç. O zaman dünya tatlı ve hoş ve dünya içindekiler melun. Ancak kimler melun değil? Ne tarafa sevk edilenler melun değil? Bakın ancak zikrullah ve zikrullaha yardımcı olanlar. Bakın birinciye nereye koydu? Hadis-i şerifte zikrullaha koydu. O zaman dünya melun, içindekiler de melun.
Ey melun olan dünya servetine kavuşmuş olan insanlar! Eğer zikrullaha gitmez, evlerinizi zikir bahçesine, cennet bahçesine, zikir halakasına çevirmezseniz, evlerinizde zikrullah halakası kurulmazsa veyahut da zikrullah halakasına kurulmasına yardımcı olmuyorsan sen de o evle beraber melun oldun.
Sen de o dünya hoşluluğuna ve tatlılığına kendini kaybettirdin ve melun oldun. Bakın melun oldun. Kurtuluş reçetesi Hz. Muhammed Mustafa'da yine sallallahu aleyhi ve sellem'de. Diyor ki dünya melundur, içindekiler de melundur. Dünya melundur, içindekiler de melundur. Üç sınıf koymuş zikrullah ve zikrullah'a yardımcı olanlar. Alim veya mütealim olanlar hariç. Dört, yani zikrullah, zikrullah'a yardımcı olanlar. Alim ve mütealim yani ilim ehli olanlar. Orada ilim okuyor alimin önünde. Bunun haricindekiler ne oldu? O melunlukta nasiplerini aldılar. Kıymetli dostlar, kıymetli kardeşlerim. Zenginlik düşmanı değiliz.
Zekat vermekle mükellefiz. Muhakkak ki dünya nimetlerinden de faydalanacağız. Ama o melunun, o melanetin içinden çıkmak istiyorsak, o melanette durmak istemiyorsak bir zikrullah. Otur zikrullah yaptır. Otur zikir yap. İkincisi, zikrullah yaptıramıyorsun sen. Sen halaka kuramıyorsun. Bu konuda bir yeteneğin yok, tanıdığın yok. O zaman zikrullah halakalarına yardımcı ol. Zikrullah yapanlara yardımcı ol. Zikrullah yapanlara destek ol. Zikrullah yapanların git, sen de orada halakaya otur. İlla ki herkes zikrullah yaptıracak diye bir kaide yok. Ama yaptırmaya bizim dergahımızda müsaade var mı?
Evet. Sen de zakirlik, çavuşluk sevdasına düşüp de illa ki işte ben yaptıracağım diye uğraşma. Bir arkadaşın orada yaptırıyorsa, bu akşam benim evde zikrullah var diyorsa, git seve seve katıl. Ben zakirim, ben çavuşum. Burada da zikrullahı ben yaptırmam lazım deme. Onu teşvik et. De ki kardeşim ne güzel evini açmışsın. Abi sen yaptır. Yok hadi bu akşam sen yaptır zikrullah evinde. Ne güzel bir şey, ne büyük mutluluk. Canım kardeşim, kız kardeşler için, bayanlar için. Oraya gitmiş, o zakir, çavuş oraya davet edilmiş ev sahibine. Hadi kardeşim bakayım sen zikrullahı yaptır burada. Her ev üstadımızın beyanıyla bir cennet bahçesi olsun.
Her ev bir zikirhane olsun. Her evde bir zikrullah yapılsın. İlla ki erkekler yaptıracak diye de kaide yok. Evde hanımefendi var. Hanımefendi de zikrullahı yaptırabilir mi? El cevap yaptırabilir. Veya evde kız çocuklarımız var. Yaptırabilirler mi? El cevap yaptırabilirler. Veya erkek çocuklarımız var. Onlar da yaptırabilirler mi? El cevap yaptırabilirler. Alışsınlar, öğrensinler, bilsinler. Nesilden nesile geçsin. Gönülden gönüle geçsin. Haris olmayın bu konuda. Dar gönüllü olmayın. Baskıcı olmayın. Benim gönlüm arzu eder ki bütün dünya üzerinde her evde zikrullah alakası kurulsun. Ve her evde zikrullah olsun. Her evin içerisinde Allah Allah nidaları yükselsin.
Bu ne büyük bir mutluluk. Bu ne büyük bir mutluluk. Her evde Allah nidaları yükseliyor. Düşünebiliyor musunuz? Her evde zikrullah yapılıyor. Düşünebiliyor musunuz? Ama bu böyle büyük bir itopya gibi gelebilir. Bunun temelini şimdiden atmamız lazım bizim. Her evde zikrullah olması lazım. Biz ancak deccaliyetin, şeytaniyetin, kafir cinnilerin tasallutundan böyle kurtulabiliriz.
Hane halkımızı da böyle kurtarabiliriz. Yoksa dünya üzerindeki deccaliyetin, şeytaniyetin, kafir cinnilerin tasallutu gün geçtikçe artıyor. Bunu böyle söylediğimde sanki kalpten bir şeymiş söylüyormuşum gibi algılanıyor. Maneviyatları yok insanların. Derinleşmiyorlar. Gönül gözleri açılmıyor. Kalp gözleri açılmıyor. Zahirde kalıyor herkes. Sebep az zikrettiklerinden ve Allah'ı sevemediklerinden dolayı. Allah'a aşık olun, Resulüne aşık olun, üstadlarınıza aşık olun. Allah ve Resulünün yolunda giden müminlere muhabbet besleyin, destek olun. Zikre aşık olun, zikirsiz duramayın. Her daim Allah'ın zikirde olsun gönlünüz. Önemli değil, önce tesbihle alıştır.
Otur bin tane la ilahe illallah, la ilahe illallah de. Otur 500 tane salatu selam çek. Elini tesbihle alıştır. Ama ondan sonra tesbihsiz de devam et. Dilin zikirle ıslak olsun. Gönlün zikirle diri olsun, diri. Her daim gönlünde Allah Allah'ın idaları çalkalansın. Allah Allah'ın idaları kalbinde böyle devamlı bir muştu şeklinde devamlı atsın. Ve kalbine muhakkak o zaman ilham gelecek senin. Hakikat pınarları kalbine doğacak. Neyin doğru, neyin yanlış, neyin eksik, neyin fazla olduğunu kalben, ilmen bileceksin. Bileceksin. Ama bu neyle mümkün? Zikirle mümkün. En melun olan dünya sevdasına, melun olan dünyanın içerisindeki eşya sevgisine kaptırdın kendini gittin.
Zikrullahı unuttun. Manto bakmaktan namazı bıraktın. Ayakkabı bakmaktan namazı bıraktın. Zikrullahı bıraktın. Gösteriş yapacağım derken zikrullahı bıraktın. Zikrullahı bıraktın. Zikri bıraktın. Dersi bıraktın. Korona sebep oldu. Dersi de çekmiyorsun, zikri de bıraktın. Nasıl olsa halakalar kurulmuyor dedin. Attın kendini kenara. Kur kardeşim evinde kur halakayı. Hane halkınla kur. Eşine zulmetme. Kocana zulmetme. Karına zulmetme. Çocuklarına zulmetme. Zikir halakasında toplanmaya yüzün olsun. Evlerinizde zikirle başlayın yemeğe. Sofra kuruldu mu? Kuruldu. Çoluk çocuk herkes sofraya oturdu mu? Oturdu.
Üç tane tevhid okuyarak da yemeğe başlıyor evinde. Sufilik sadece dergâhta değil. Evinde de devam etsin. Çünkü sen o yemeği zikirle başlamazsan yemek de mellun olacak. Bilmiyorsun farkında değilsin. Sen masada zikirle başlamazsan masada mellun olacak. Senin evinde zikrullah yoksa evinde mellun olacak. Senin araban zikrullaha hizmet etmiyorsa araban da mellun olacak. E sen de mellun olacaksın. Neden zikirden uzaksın çünkü. Bakın hadis-i şerif çok açık. Çok açık. Dünya mellundur. İçindekiler de mellundur. Ya ancak zikrullah ve zikrullaha yardımcı olanlar. O zaman zikrullaha yardımcı ol canım kardeşim. Kendin evini açamadın.
Evin ufaktı. İşte ne bileyim ya ben şimdi gelseler ağırlamağa kalksam. Bir şeyler lazım değil de kendi kendine öyle düşündün. O zaman zikir alakası nerede takip et. Git oraya otur. Git oraya otur. Allah'ı zikret. Zikrullah'a yardımcı ol. Birini götür oraya yardımcı ol. Birini götür oraya yardımcı ol. Haberi olmayana haberdar et. Haberi olmayana haberdar et. Bilgisiz olalım. Bilgilendir. Zikrullah'a yardımcı ol. Öbür günler kim? Alim. Ama alim de ben alimim deyip köşede oturmayacak. İlmini ne yapacak?
Yayacak. İlmini anlatacak. Evinde ben alimim diye oturmak yok. Ben alim deyip kitap yazıp satmak yok. yok. Ben alimim deyip ilmini paraya çevirmek yok. Fisebilillah dağıtacak. Dördüncüsü kim? O alimlere talebe olanlar. Bunlar da ne oldu? Melun olmaktan uzak durdular. O zaman Züht'e bakarken bu açıdan, bu pencereden bakacağız. Biz dünya sevgisinden uzaklaştıracağız derken kendimizi bu minval üzerinde oturtturacağız. Bu konuyu Hazreti Mevlana'nın mesnevisinden beytlerle kapatıyorum. Cenab-ı Pir Hazreti Mevlana Celalettin Rumi Hazretleri mesnevisinde böyle bu Züht ve dünya sevgisinden kurtulmayla alakalı muhteşemdir beyti. Dünya nedir?
Allah'tan gafil olmaktır. Kumaş, para ölçüp tartarak ticaret etmek ve kadın dünya değildir. Mal mülk sevgisini gönülden sürüp çıkardığındandır ki Süleyman ancak yoksul adını takındı. o zaman bize lazım olan ne? Mal mülk sevgisini gönlümüzden çıkarmak. Allah bizleri mal mülk sevgisini gönlünden çıkaran kullarından eylesin inşallah. şimdi tabi Allah'tan bir şey gelmezse sorularınıza devam edeceğiz. Biz çok sorudan kaçınmıyoruz. Sıkıntı yok. Sıra gelmeyince şikayetvari şeyler söylemeyin. Şu ana kadar 261 sorumuz var. Hamdolsun. Bundan da herhangi bir sıkıntımız yok.
o yüzden sıra geldiğince gücümüzün nispetince nefesimizi yetince sorularınıza inşallah cevaplamaya devam edeceğiz. Kaldığımız yerden yani artık kaç hafta öncesiyse oradan devam edeceğiz. 6-3'den kalmış mesela. Şu anda 20'si ne olmuş? 3 haftadan geri. Değil mi? 3 hafta. Evet. Belki de gündemi yakalayamayacağız böyle olunca ama yapacak bir şeyimiz yok. Selamun Aleyküm manevi dersi alınan birisi tekrar dersini geri alabilir mi? İzleyeceği yol nedir? Bu doğru sorular değil bunlar. Bir kimsenin manevi olarak dersi alınmaz. Bir kimsenin dersi alındıysa yüzüne söylenir. Biz senin dersini aldık denir.
Veyahut da bir kimsenin yolu dersi bıraktıysa o da der ki hakkınızı helal edin. Ben sizin dersinizi bıraktım. Yolun açık olsun. Bitti. Öbür türlü dersi çekmiştir çekmemiştir. Hata yapmıştır. Kusur işlemiştir. Öyle derse alınmaz. Bildiğimiz bu bizim. Hayırlı sohbetler hocam. Size bir şey sormak istiyorum. Geçen gece saat 3-0-3 ile 4 araları falandı. Rüya desem rüya değil gibiydi. Bir sesle uykumdan uyandım. Önemsemedim. Tekrar başıma yastığımı koydum. Ve kalbim çok hızlı atmaya başladı. Korku oldu bir anda. Sonra ben Ayet-el Kürsi Fatih'e dua okumaya başladım. Uyumak için gözlerimi kapattım.
Ama hala dua okuyorum. Sonra da bana bir ev gösterdiler. Yeşillikler içinde bu evi 3 ay sonra alacağımızı söylediler. Uyumuyorum ama gözlerim kapalı. Sağ tarafıma yüzüm dönük. Benim oğlum var 9 yaşında. Yanımda değil sol tarafıma dönerken oğlumu soruyorum. Yanıma almak istiyorum. Alabilecek miyim diye. Bana karşılık bana karşılık şeyler gösteriyorlar. Ben bir taraftan dua okuyorum ama sabah ezanı okunana kadar bu böyle devam etti. Sabah ezanı okumaya başlandı. gerisi yok. Allah hayırlısını eylesin. Bir şeyin etkisinde kalıp da görmüş olabilirsiniz. Allah hayra çevirsin inşallah. Selamun Aleyküm zikir çekerken namaz kılarken bir derviş üstadını düşünse bunda bir sıkıntı var mı?
Ve gün içerisinde bir derviş çok tevhid çekmesini mi? Çekmesini mi? Yoksa çok salavat çekmesini mi önerirsiniz? Biz normalde salavat da çekebilir. Tevhid de çekebilir. Ama tevhid benim kalam durumda Hazreti Allah. O yüzden tevhid çekmeye devam edin. Normalde öyle üstadın hatırına getirse namazda hatırına getirmesi bunlar böyle zoraki olmamalı. Zoraki olduğu zaman sıkıntı olur. Selamun Aleyküm günlük virdine ek olarak çekilmesi için esma verdiğiniz bir kişi biat yenileyince daha önce ek olarak verdiğiniz esma çekmeye devam eder mi? Evet. Selamun Aleyküm Mevleviliğe çok merakım var.
Tavsiyeniz nedir? İnceleyin, araştırın, soruşturun, okumaya çalışın. Elinizde bir eser var ise Allah'ım inşallah içinize sundursun. Allah'ım iyilik versin inşallah. Ben Bilal Baran 11 yaşındayım. Ders almak istiyorum. Ellerinizden öperim. Bilal söyle baban tarif etsin. 11-11 çekeceksin. Anne karnında çocuk için anne vir çekebilir mi? Sen inşallah kendi virdini çek. Çocuk da faydalanır. Merak etme. Çocuk senden ayrı değil şu anda. Selamun Aleyküm benim birinci sorum peygamberimizin sakalı, su içtiği, tas, ayak izi, pabuçları ve evinin videoları var.
Bunlar gerçek mi? Muhakkak gerçektir. Neden gerçek olmasın? Yani İsa Aleyhisselam'ın bazı şeyleri var olarak inanılıyor. Yani yaklaşık 2000 yıl geçmiş üzerinden. Bizim daha dinimiz genç. 1400 yıllık o yüzden olabilir. Neden olmasın? İkinci sorun bazı evlatlar var. Anneye babaya dayak, küfür, hakaret, her türlü zorbalık peşinde. Fakat anne baba kıyamayıp yine dua etmeye, hakkını helal ediyor. İçin yansa bile. Bu durumda yine de anne babaya bu davranışlarından dolayı Allah-u Teala'nın bu evlatlara cezası olmayacak mı? Yani anne babaya üf dayı demeyin izleyen ayet-i kerime var. Allah muhafaza eylesin.
O yüzden anne babalarımızı iyi geçinelim, üf bile demeyelim. Bir mürşidi kamil başka bir mürşidi kamile intisap eder mi? Bu biraz zor. Bir mürşidi kamilin başka bir mürşidi kamile intisap etmesi. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri emir buyurursa mesela ondan alınacak farklı bir ilim vardır. O zaman o kimse ona intisap edip ondan o ilmi alabilir mi? Alabilir. Böyle bir şey yaşanabilir mi? El cevap yaşanabilir. Allah'ın en hayırlısını versin inşallah. Yunus Baran 10 yaşındayım ben de ders almak istiyorum. Yunus sen de 10-10 çek inşallah.
Maşallah Baranlar coştu ya selamun aleyküm eşleri çalışan erkeklerin eşlerine ev işlerinde yardım etmesi gerekir mi? Çalışmasa da yardım edecek ki. Sünnet Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri eşlerine ev işlerinde yardımcı olurdu. İlla ki işte eşleri çalışan erkekler ev işlerine yardım eder eşleri çalışmayan ev işlerinde yardım etmez diye bir kaydı yok. Böyle bir şey yok. Sünnet Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kendi işini kendisi görmeye çalışan ev işlerinde eşine yardımcı olan bir peygamberdi. Kendi söküğünü kendisi diker.
Kendi yırtığını kendisi yamalar. Kendi işini kendisi görmeye çalışırdı. Bakın kendi işini kendisi görmeye çalışırdı. Sünnet bu. Ama evde ama iş yerinde ama dergahda ama tekkede kendi işinizi kendiniz görmeye gayret edin. Birisi sizin çantanızı taşımasın. Birisi sizin çocuğunuzu taşımasın. Birisi size yemek getirmesin. Birisi size çay getirmesin. Kendi işinizi kendiniz görmeye çalışın. Ama örnekliyorum bunu. İşte zikrullah oldu. Misavirhan ederken işte çay dağıtan görevliler var. Tamam. Sen çay dağıtan görevlilerin işine karışma. Yemek dağıtanlar var. Onların işine karışma. Otur. varsa hizmet edilecek bir şey git o görevliye söyle ben de hizmet edebilirim.
Ben de çay dağıtabilirim. Ben de temizlik yapabilirim. Ben de normalde yemek dağıtabilirim. Ben de bulaşıkları toplayabilirim. Ben bir şeyler yıkayabilirim. Ne yapabilirsen hizmet edin. Hizmet alan makbul değildir. Hizmet eden makbuldür. Kendine hizmet ettiren makbul değildir. bunları unutun. Değiştirin bunları. Zakir çavuş her neyse kendisine hizmet ettirmesin kimse. Derviş kardeşlerinden kendisini farklı bir noktaya koymasın. Koltuğa bile oturmasın. Kendine özellik sağlatmasın.
Hizmet etsin. Hizmet edin. Ben ders yaptırıyorum diye küçük dağları siz yarattınız gibi davranmayın. Allah muhafaza eylesin. O yüzden evde erkekler hizmet edin eşlerinize çocuklarınıza yardımcı olun. Bakın yardımcı olun. Siz Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem den daha mı büyüksünüz? Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem den daha mı kıymetlisiniz? Yani sofrayı kurarken işte eşinize yardım etseniz veya erkek çocuklar anneniz sofrayı kurarken yardım etseniz veya kız çocuklar anneniz sofrayı kurarken yardım etseniz sofrayı kaldırırken yardım etseniz evli kız çocuklar annenizin yanına gittiğinizde annenizin evini temiz bırakıp çıksanız evli erkekler annenize babanıza gittiğinizde onlara destek olsanız onlara yardımcı olsanız hizmet edin.
O yüzden çalışan erkekler ev işlerini yapması gerekir mi? Canım kardeşim eşin çalışmasa dahi hiç olmazsa teklif et. De ki sofrayı beraber kaldırabiliriz. Ne güzel bir mutluluk. Beraber kurabiliriz. Ne güzel mutluluk. Ne kadar güzel bir mutluluk. Benim eşim anlamaz. Böyle anlar. Yavaş yavaş. Benim eşim an davalın teki olsun. Sen böyle davranmaya çalış. Öğret. Elin beşikten mezara. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Selamun aleyküm.
Kişi köşesinden mi? Uzaktan mı izliyor? Durduğu nokta ne? Bunu bilmez mi? Bilmiyorsa neden bilmez? Normalde bilmiyorsa neden bilmez? Kalbi gaflettedir. Zikrullah'ta değildir. O yüzden bakın ben zikrullah'a çok önem veririm. Güzel ahlakı çok önem veririm. Hizmet etmeye çok önem veririm. Bunlar böyle din algımın temel taşlarıdır. Daim zikrullah'ı yakalamaya çalış. Abdestli dolaş. Farzları yerine getir. Ondan sonra muhakkak ve muhakkak muhakkak ve muhakkak sen insanlara yardımcı ol.
Hizmet et insanlara. Hizmet et. Ve o zaman normalde hani Allah'ı çokça zikreden kimselere bilmediklerini öğretiriz diyor Cenab-ı Hak. O zaman o bilmediklerini öğrenmeye başlar. Allah bizi onlardan eylesin. Hocam hayırlı akşamlar. Ben geceleri çok korkuyorum. Rüyalarımda özellikle eşimle ayrı yattığımızda dürtülerek uyandırılıyorum. Siyah silüetler görüyorum. Uyanıyorum ama hala görmeye devam ediyorum. Tabi ta ki biri yanıma gelene kadar. İlk bu tarz rüyaları lisede görmeye başladım. Çok fazla kara basan gelirdi.
Rüyalarım çok gerçekçeni. Yani uyandığımda da bir süre rüyanın içinde oluyorum. Tokat atılarak uyandım birinde. Gözümü açtım. Yanağım hala acıyordu. biri beni uyandırdı. En son rüyamda etrafımda mavi dalgalı alevler vardı. Yaklaşık bir metre boyundaydı. Eşim uyandı ama hala oradaydı. Bana baktı ve uzaklaştı. Uyanıktım ama hala görmeye devam ettim. Ailede böyle kara basan görenler vardır muhakkak. Veyahut da siz böyle lise çağlarında bu tip kara basan vari yaratıklarla bir bağlantı girmiş olabilirsiniz. Abdestsiz bir şeyler yapmış olabilirsiniz. Bunların birçok sebepleri var. O birçok sebeplerden birisi olabilir. Size tavsiyem yapabiliyorsanız yedi gün boyunca yüz tane felak, yüz tane nas, yüz tane Fatiha-i Şerife, yüz tane Ayet-ül Kürsi yedi gün boyunca bunlara niyet ederekten okumanız.
Rabbim inşallah kurtarsın. Konya Zehra Bayram ders almak istiyorum demiş. İnşallah Konya Zehra Bayram kardeşe ders verdik inşallah. Allah muarek eylesin. Cenab-ı Hak daim eylesin inşallah. Konya'da arkadaşlarımız var, bayan kardeşlerimiz var. İnşallah Zehra kardeş onlarla buluşmaya gayret et. Telegram'da tasavvuf vakfı bayan grubu var. Orayı bul onun sonra oradan Konya'daki kardeşlerle arkadaşlarla tanış görüş onlarla da inşallah bir araya gelmeye gayret edersiniz.
Allah'tan bir şey gelmezse inşallah. Selamun Aleyküm evlenecek olan bir kızın annesi ilk başta bir rahatsızlığı yok iken evlilik sürecinde anneye bipolar teşhisi konuldu.
Şu an kızın nikah gününe iki buçuk hafta kaldı ve anne kızına karşı çok öfkeli kızının eve gelmesini istemiyor evlenince çok mutsuz olacağını ve geri geleceğini söylüyor. Evlenecek olan kız sizce nikahı ertemeli mi? Bu durumda ne yapılmalı? Bipolar teşhisi konulunca onun söylediği şeyler geçerliliğini kaybeder. Rahatsız yani akli melekelerinde problem var. O yüzden kız anneye değil varsa babasına babası yoksa amcasına müracaat ederekten bu işini çözecek. Hatice Kangal 10 yaşındayım ben de ders almak istiyorum. Sen de 10-10 çek Hatice Kangal sana da annen öğretsin inşallah.
Selamun Aleyküm yeni gebe olan bir anne için çocuğun anne karnında maddi ve manevi yetişmesi için ne tavsiye edersiniz? Bir de bu süreçte babaya ne tavsiye edersiniz? Herkes Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışsın farzları yerine getirsin. Çocuklarınız bakın bunu bütün herkese söylüyorum. Çocuklarınız sizin padişahınız olmasın. Çocuğunuz için mi Allah'a ibadet edeceksiniz? Bu ne? canım kardeşim Allah'ın farzlarını yerine getir. Ne yapacaksın? Beyinde Allah'ın farzlarını yerine getirsin. Herkes Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışsın. Ne yapacaksınız? Anne karnında çocuğa namaz mı kıldırmaya gayret etsiniz? Allah bizi affetsin yapmayın inşallah. Selamun Aleyküm rüyamda sizi gördüm.
Bir de bazen olumlu ya da olumsuz şeyleri rüyamda görüyorum. Anı iki veya üç gün sonra onları canlı yaşıyorum. Bu hayra mı alamet? Anlayamadım yoksa ben mi eksikliğim? Allah razı olsun. Dualarında olmak dileğiyle Allah'a emanet olun. Allah yardımcının olsun. Rabbim iyilik versin inşallah. Sufi kardeşler buraya lütfen rüya yazmasınlar.
Selamun Aleyküm çok sıklıkla kendime kötü zanda bulunuyorum. Mesela bazı sohbetlerde bahsettiğiniz bütün olumsuz halleri otomatik olarak kendi üzerime alınıyorum. Vesvese mi yoksa gerçekten o hal üzerimde var mı ayırt edemiyorum. Böyle olunca kendimden ümidi keser hale geliyorum. Size tutunmak niyetiyle yazıyorum. Bana yardımcı olur musunuz? Bugünün insanları bilhassa gençler kendilerini bir kısmı çok çabuk gömüyorlar kendilerini. Yani böyle üç beş kişi daha olsa bir de toprak atsalar hiç çıkmayacaklar oradan. Kendinizi gömmenize gerek yok. Ama kendinizi arş-halada görmenize de gerek yok. Ne gömün kendinizi kara topraklara ne de kendinizi arş-halalarda görün.
Deyin ki hakkıyla kulluk edemedim ya muhabud. Peygamber sallallahu aleyhi ve selam hazretlerinin sözü bu. O yüzden sohbetlerden kendinizce kendi üzerine almanız gerekeni alın. Tövbe edin. Kendinizi düzeltin. Yolunuza devam edin. Selamun aleyküm hocam. Eşimin dayısı ve sizi ve cemaatiniz yakından olmasa da tanıma fırsatı buldum. Çok sık olmasa da tahkim etmez şansım olabiliyor. Bu gecede kendileri Gemlik'te misafirlerimiz oldular ve sizi dinliyoruz. Çok merak ettim. Bir konuyu sormak isterim. Özellikle şahsınızla ilgilidir merakım. Nasıl şeyh oldunuz? Size şeyhinizden geçen bir müsaade var mı? Varsa şeyhinizle bu konuda anınız var mı? Hayırlı sohbetleriniz olsun.
Ben şeyh olmadım. Ben şeyh de değilim. O yüzden nasıl şeyh oldunuz cevabı ne yazık ki havada kalacak. Gerçekten ve gerçekten ben hiç kendimi şeyh görmedim. Şeyh olduğumu da iddia etmedim. İddiada etmeyeceğim. Benim çünkü böyle bir şeyhlikle alakalı bir ilgim var. Alakam yok. bir kimse namaz kılarken zekrullah yaparken ya da günlük hayatına devam ederken hal görüyor.
Ama zahirine baktığımızda bu kimse farzlarında sünnete uygun yaşamaktan uzak olabiliyor. Bu durumda acaba hal ehli olmak farzlara sünnetlere bağlı olmaktan çıkıyor mu? Hal ehli olmak derinleşmek mi demektir? Derinleşmek ne demektir? Kişi ne yaparsa derinleşmiş olur. bu hal ile alakalı o kadar böyle yelpaze geniş ki yani şu yaparsa böyle hal görür, bu yaparsa böyle hal görmez. Bunlar böyle hepsi de hafaki şeyler. biz Kur'an ve Sünnet'e sımsıkı yapışıp Kur'an ve Sünnet'i yaşamaya gayret ederiz. Hal görünür görünmez. Birisi biz dışarıdan baktığımızda yaşamıyormuş gibi görebiliriz. Aldanabiliriz. O yüzden kesin kat'i bir sonuca eremeyebiliriz. Biz kendi nefsimize bakacağız. Biz kendimiz ne yapıyoruz?
Biz kendimiz ne yapamıyoruz? Ona bakacağız. Bu hep içimde bir acaba sorusu olarak kalıyor. kendime amaç olarak hal görmeyi koymuş değilim. Ama bu meseleyi sorup içimden tamamen çıkarmak ve kendimi tamamen zikre ve Allah yoluna hizmete vermek istiyorum. Doğru olan bu zaten. Sen kendini Allah yoluna bırak Allah'ı zikret. Kur'an ve Sünnet-i Sene'ye sımsıkı yapış haramlardan uzak dur farz ibadetlerini yerine getirme gayret et. Hal rüya görme düşüncesi ve perde olmasını istemiyorum. Allah yardımcın olsun. Doğru noktadasın inşallah. Yoğun şekilde selamlar aleyküm yoğun şekilde sınavlarımla ilgilendiğimden Telegram dijital ortamı yakından takip edemiyorum.
Bu hususta yola size edepsizlik etmiş olur muyum? Hayır. Derslerinizde sımsıkı çalışın. İşinizi takip edin. Yani illaki herkes Telegram'ı takip edecek. Medyada bulunacak. Onu buna olacak diye bir kaydı yok. Asla öyle düşünmeyin ya. Selamun aleyküm yıllardır içimi kemirdi. 2004'te eşim evi terk etti. Siz çocukları da ver dediniz. Biz yapmadık. Komşu imza topla at binadan yapamadık. Boşandık. Çocuklar bizde hakkınızı helal edin. Gücüm yoktu. Hiçbirini yapamadım. Hakkınızı helal edin. Ellerinizden öperiz. Allah yardımcınız olsun. Ne diyeyim? Normalde biz böyle İslam'ın hukukunu uygulamıyoruz.
İslam'ın hukukunu uygulamayınca böyle kendi kendimize kendi hukukumuzu oluşturuyoruz. Mesela din çocukların iaşesini bakımını eğitimini her şeyini babaya yüklemiş. Baba sorumlu. Baba adayı o sorumluluğu yerine getirmeyecekse evlenmesin. Veyahut da evlenecek olduğu hanımefendiye desin ki ben çocukların sorumluluğunu alamam. Ben çocuk bakmak istemiyorum. Benim çocuklara yetecek param pulum yok veya yetse dahi ben çocuk bakmak çocuk edinmek istemiyorum. O bayan ama evlenir ama evlenmez karar ona ait. Şimdi öbür türlü evin kadının da iaşesi çocukların da iaşesi Hanefi'ye göre erkeğe ait.
Bu kadın çalışmayacak kadın bir iş yapmayacak manası gelmez çıkmasın buradan. Yani Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin zamanında da kadınlar bir şeyler alır satarlardı, ticaret yaparlardı, pazar yerine bir şeyler getirirler satarlardı. O yüzden Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin zamanında sanki kadınlar odadan dışarı çıkmazdı gibi bir algıya sahip olmak veyahut da din düşmanlarının böyle bir algı oluşturmasına müsaade etmeyin.
Medine pazarında Müslüman kadınlar ürettiklerini getirir satarlardı. Medine pazarında. Hazreti Hatice annemiz Mekke'deydi. Tüccar bir kadındı. Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri de önce onun yanında çalışıyordu. Onun elemanı müdürü hükmündeydi. Evet. O yüzden sanki İslam böyle kadınların üretip çalışmasına karşıymış gibi bir algı oluşturuyorlar. Yok böyle bir şey. Bakın böyle bir şey yok. Ha o zaman normalde şimdi sorumluluk kimde? Erkekte. boşanacak diyelim ki kadın erkek anlaşamadılar boşanıyorlar. Çocuklar babaya ait. Çocuğun bakımı yaşısı her şeye baba ait. Çocuğu anne bakabilir mi? Evet. Akıl bali oluncaya kadar annenin hakkı bakmakla alakalı evet.
Ama bütün ücretini ve karşılığını babanın karşılaması lazım. Bizde öyle değil. Ayrılıyorlar çocuklar annede hepsi de. E baba erkek yani kılçıksız balık gibi çantası koltuğunun altında gidecek bir daha evlenecek. Evleniyor boyuna bir iki üç dört beş altı hepsinden birer çocuk ikişer çocuk hepsi de anasının yanında. Ben öyle diyorum. Üç tane çocukla bir adam hadi kalksın evlensin bakalım bir daha. İki tane çocuk yanında hadi gitsin evlensin bakalım bir daha. Evet. ama yok. Kadınlarımız ve kadınların aileleri bu konuda ne yazık ki İslam'ı uygulamıyorlar. Allah bizi affetsin.
Selamun Aleyküm. Tasavvuf yolunda derinleşme nedir? Sizin sürekli bu konuda nasihatleriniz olmuştur. fakat bir türlü bu konuyu kendi nefsi adıma yakalayamıyorum. Allah affetsin. Bana dua edin inşallah. Hani kim Allah'ı çokça zikrederse kim Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışırsa Allah ona bilmediklerini öğretir ya derinleşmenin bir adımı bu. Bilmediklerini Allah'ın ona öğretmesi görmediklerini göstermesi duymadıklarını duyurması derinleşme dediğimiz bu. Varlığın üzerindeki tecelliyatları sıfatsal tecelliyatlara mazhar olması Allah'ı tanıması Allah'ı bilme yolunda yürümesi Allah cümlemizi onlardan eylesin inşallah. Ben Ersin Aşkın'ın oğlu Kenan Aşkın 8 yaşındayım ders almak istiyorum.
Vay büyüdü demek 8 yaşına geldi bir daha. Tamam Aşkın 8-8 çek inşallah. Babana söyle inşallah senin dersini tarif etsin. Selamun Aleyküm Muhammed Efe Kutlu 13 yaşındayım ben de ders almak istiyorum. Tamam sen de babana söyle 13-13 çek inşallah. Selamun Aleyküm bir yakınımız yeni namazlarına ibadetlerine başladı.
İbadetlerini daha güzel yapmak için etrafında kulaktan duyma bilgili kişilerin hatalı bilgiler olduğunu konuşmalarından anlıyoruz. Bunlardan kurtulmak için ibadetlerini öğrenebileceği ve fıkıh bilgilerini öğrenmek istiyor. Bu durumda kişilere hangi kaynakları önerirseniz Kuduri Ver tek ciltli Ahmet Fikri Yavuz'un İslam ilmali var tek ciltli ondan sonra Fikri Yavuz'un hocası Ömer Nasuh bilmenin tek ciltlik bir İslam ilmali var onları alabilirsiniz.
Sufilik yolunda Sufinin manevi dünyasının eski kalması ne demektir? O kimse kendisini değiştiremiyor geliştiremiyor derinleşmiyor günü günü müsavi olan zarardadır hadis-i şerifi onun üzerinde tecelli ediyor. Siz kendinizi değiştirmedikçe Allah sizin hakkınızdaki hükmü değiştirmez ayeti kerimesi onun üzerinde değişiyor. Sufi her an kendini yenileyebilmeli her gün yenileyebilmeli ve dünya her gün yeniden kurulurken o da kendisini yenileyebilmeli o yenilemeyi gerçekleştiremezse evet gün geçtikçe eskir eskimesi mesela bir ticarethane olarak düşünün o kimsenin malları eskiyor eskiyor orada satılmıyor satılsa yeni mal gelecek yeni çeşit gelecek yeni ürünleri yakalayacak iş yapmıyor iş yapmayınca mal satamıyor mal satamayınca elindeki mal kalıyor bu sefer müşteri gelmiyor Sufi'nin en büyük handikapı da budur Sufi elindeki ürünleri pazarlayabilmeli
elindeki ürünle kalp dükkansı dil tüccardır der Sufi'ler o zaman sen kalbinden boyuna su çek hani hadis-i şerifte kuyudan su çekirdikçe kuyunun gözenekleri açıktır diyor ya bunu zahir anlamda düşünürseniz cinsel ilişki onunla alakalı söylenen bir hadis-i şerif çünkü ama bunu manevi olarak algılarsanız canım kardeşim sen her gün kuyudan su çek yani o suyu ne yapacaksın dağıtacaksın kuyudan suyu çıktın döktün etrafın yeşillenmeye başladı etrafın ağaçlanmaya başladı sen rüyayı görmüşsün kendine saklamışsın bunun bir anlamı yok
etrafına dağıt bilmediğin bir şey senin kalbine ilham olarak gelmiş bunu etrafına dağıt bunu bilmediğini öğrendin etrafına öğret ilmi saklama bilgiyi saklama aşkını saklama sevgini saklama cömert ol yemeğini saklama paranı saklama sağlığını saklama evini saklama eşyanı saklama cömert ol kendini değiştir eşyan eskisin Allah sana yenisini verecek kimde eskideceksin dervişlerde eskideceksin dervişlerde dervişlere sufilere yedireceksin sufileri misafir edeceksin sufileri sevceksin sufilerle iyi geçineceksin zikir ehliyle iyi geçineceksin
sen de zikredeceksin onlarla beraber zikredeceksin kalbini yenileceksin kendini yenileceksin her şeyini yenileceksin ama hımbıl hımbıl tembel tembel oturursa insanlar aymazlığa yakalanırsa körlüğe yakalanırsa hiçbir işe yaramaz kör köre ne gösterirsin ki ya tarif edersin bayna sağıra ne anlatırsın ki kalbi kör ve sağır olursa bir kimsenin ona ne anlatırsan anlat sen onu bir sürü hikmet anlatsan onun kulağı sağır gözü kör anlamayacak ki arif olan cevherini boş yere saçar mı saçmaz bir sefer söyler iki sefer söyler bakar anlamıyor
bir ikaz etti iki ikaz etti anlamıyor bir irşad etti iki irşad etti anlamıyor körler sağırlar birbirlerini ağırlar ne işin var orada bakın Allah tehditvari konuşuyor siz diyor iman edip iyi amel işlemezseniz Allah öyle bir kavim getirir ki yerine onlar Allah'ı sever Allah da onları sever kendini vazgeçilmez zannetme Cenab-ı Hak öyle bir yeniler ki öyle bir yeniler ki Allah onları sever onlar da Allah'ı sever yenileyin kendinizi değiştirin kendinizi ayeti kerime siz kendinizi değiştirmeyiniz yenilmedikçe Allah sizin üzerinizdeki
hükmü değiştirmez o zaman cömert olun kazandığınızı biriktirirseniz yeni kazanç gelmez size kuyuyu çalıştır suyu çek boyna Allah'ın hazinesi geniş Allah'ın hazinesi bitmez Allah yolunda harca merak etme gelir o sana Allah'ın hazinesi mi bitmiş haşa Allah'ın bilgi hazinesi mi bitti sen bilgini dağıt sen ilmini dağıt senin kalbine geleni anlat sen bildiğin ayeti kerimeleri bildiğin hadis-i şerifleri bildiğin fıkıh ölçüsünü anlat samimi ol ihlaslı ol Allah sana bilmediğini öğretir merak etme sen sen yeter ki ihlasla samimiyetle yürü
Allah senin yolunu açar Allah senin yolunu açar ben kendimi met etmek için demiyorum Allah'ın lütfu ilahisi ikramı ihsanı Mustafa Özbağ örnek biz mektep medrese mi gördük Cenab-ı Hak verdi biz oturup bir yerde ilim mi tahsil ettik Cenab-ı Hak verdi gönülleri evirip çevirecek olan mutmain edecek olan Allah sen yeter ki onu sev ona aşık ol onun yolunda yürü sen Muhammed Mustafa'nın izini takip et sen üstadının nefesini sesini takip et gaflete düşme sen heva hevese düşme istikametini bozma istikametini bozma sen odağını bozma
odağını karıştırma Allah'a itaat edin Resulüne itaat edin sizden olan emir sahiplerine itaat edin bitti başka bir şey tanıma üçünün haricindeki her şey şirk seni Allah'tan uzaklaştıran her şey şirk seni Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemden uzaklaştıran her şey şirk seni üstadından uzaklaştıran araya perde koyan her şey şirk öyle bir öyle tanı yoksa yenileyemezsiniz kendinizi derinleşemezsiniz derinleşemezsiniz Ahmet de bir şey der Mehmet de bir şey der Ayşe de Fatma da Hacca da herkes bir şey söyler yolda giderken
arkadaşım bir şey söyler komşu bir şey söyler iş arkadaşım bir şey söyler herkes bir şey söyler sen dinlersen o kadar çok sana bir şey söyleyecek olan var ki o kadar çok bilen var ki evde işin biliyor çocukların biliyor annen biliyor baban biliyor kayınvaliden biliyor kayınpederin biliyor amcaların biliyor dayıların biliyor teyzelerin biliyor halaların biliyor iş yerindeki arkadaşlarım biliyor herkes biliyor etrafındaki Cumhurbaşkanı'ndan tut dağdaki çobanına kadar Cumhurbaşkanı'ndan en ağır suçu işleyene kadar Cumhurbaşkanı'ndan
tut LGBT'lisine kadar hepsi de din biliyor hepsi de din din biliyor hepsi de dini akkab kesiyor sen hangi birini dinleyeceksin ya camideki hocası hacısı yeni namaza başlamış 90 yaşındaki dedesi yani yaşlanıncaya kadar her türlü haltı işlemiş ondan sonra bakmış ki artık gidecek gelecek hiçbir yer yok onun cami baklar camiye gelmiş 80 yaşında 90 yaşında camiye girmiş girsin Allah kabul etsin Allah Allah geçmiş günahlarını da affetsin ama o 80 yaşındaki adam gencecik 17 yaşındaki çocuk abdest almış namaz kılacak kısa kollu diye
ulu camide onun koluna koluna vuruyor olmaz haram diyor dinlersen o kadar çok sana söyleyecek olan var ki neler neler var o eski derviş o yeni derviş o çok biliyor o az biliyor o çavuştu o zakirdi o nakipti o hal dervişiydi o çok iyi rüya görür o öyle hal dervişi o öyle rüya ehli ki o öyle cömert ki o öyle abi ki o öyle abla ki kimi dinleyeceğiz ya evet hepsi de hepsi de bizim istikametimizi bozar eğer üstadımızın çizgisinde değil ise ben açık konuşacağım beni ilgilendirmiyor üstadımın çizgisinde değil mi ben hiç bakmazdım
ben üstadıma bakardım kim hal görüyormuş beni ilgilendirmez ben üstadıma bakarım kim iyi rüya görüyormuş beni ilgilendirmez ben üstadıma bakarım kim halifeymiş beni ilgilendirmez benim üstadım var mı ben ona bakarım ondan saptığı anda bir kimse hem eskir hem dağılır hem bayatlar hem kokuşur evet dervişin kokuşmusu olur mu olur dervişin bayatı olur mu olur sufinin eskisi olur mu olur sufinin küflüsü olur mu olur sufinin tozlusu olur mu olur her şey ne olur benim için en cedit olan üstadımdır başka bir kimse değildir
ben ona bakarım ha buradan şimdi şunu da çıkarmayın ha biz zahirlerini hiçbirisini dinlemez değil canım kardeşim zahir orada bizi dersimiz yaptıracak abilini ablalığını yaptıracak bitecek işimiz bizim benim manevi bana bir şey gelecekse bana üstadımdan gelecek başka kimseden değil bana üstadımdan gelecek ben onun dediğine bakarım ne diyorum Allah'ı zikredin çokça zikredin evlerinizi zikirhaneye çevirin kendinizi yenileyin Allah'ı sevin aşık olun Allah'a evet Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme aşık olun ya hadis-i şerif açık
annenizden babanızdan eşlerinizden çocuklarınızdan mallarınızdan canlarınızdan daha fazla beni sevmezseniz imanınız kemale ermez hadis-i şerif yani siz annenizden babanızdan eşinizden çocuklarınızdan mallarınızdan canlarınızdan fazla Hz. Muhammed Mustafa'yı seveceksiniz sallallahu aleyhi ve selleme imanın kemale ermez diyor hadis-i şerif bu bu silsileye geçmek için beni geçmen lazım sen kimsin ya şeyhi bulmak istiyorsan benden geçeceksin sen kimsin kardeşim ya sen kimsin şeyh misin sen mürşid-i kamil misin kimsin sen
şeyh efendi böyle kendine böyle hal süsü veriyor anlatıyorum ya böyle illaki bir şey diyecek işte şeyh efendi gözüne dikti senin şeyhin kim dedi ona o da Ali Baba Efendim dedi Ali Baba dedi kim şeyh efendinin nakibinin kapası tabi onun da oranın zakiri böyle işte illaki şeyh efendiyle görüştürecek dedim görüştürme bu normal değil dedim ben işte şöyle hal görüyor da böyle hal der bir şey de geldi şeyh efendiyi bir şeyler anlatmaya çalışıyor şeyh efendiyi böyle dinliyormuş gibi durdu durdu durdu aniden kafasını kaldırdı
senin şeyhin kim dedi Ali Baba Efendim dedi Ali Baba dedi Ali Abi de yanımızda döndü oranın zakirine oğlum Ali Baba imiş bunun şeyhi dedi bakın zakir heva hevesine uyarsa nefsine uyarsa farkında olmaz şeyhlik yapmaya başlar dervişlerin yolunu keser bir derviş istikametini karıştırırsa şeyhinden başka kendine aktaplar bulur Allah muhafaza eylesin o zaman eskir de o zaman küflenir de o zaman tozlanır da o zaman dağılır da o zaman paslanır da o zaman her şey olur Allah muhafaza eylesin selamun aleyküm hocam iyi akşamlar
ben 15 yaşındayım daha 2 yaşımdayken babam rahmetli oldu geçen gece bir rüya gördüm kara bir cami vardı bir kubbeliydi içeri girdikten sonra caminin bahçesinde tabu şeklinde ölüler vardı ve orada da babam da vardı yanına gittim uyanıktı gözlerini açıp kapatıyordu konuşamıyordu burnunu oynatıp duruyordu ama hiçbir şey anlayamadım sonra birden içeride gördüm kendimi sanki ışınlanmış gibi bir anda camiye girdim sonra caminin ikinci katına çıktığımda bir oda vardı ve kapı kolunda haç işareti vardı o kapıyı açtım ve büyü tarzı
bir şey yapıyorlardı tanımadım ölü bir kişiye sonra aşağı indim kapıyı kapatıp babamı içeriye almışlardı ve yanında bir ölü yatıyordu taputun içine yanında da bir adam oturuyordu yaşlı bir adam sonra yanlarına oturdum babam hala gözlerini oynatıp bana bir şeyler ima etmeye çalışıyordu sonra ölü adamın üstünde kitap gibi bir şey vardı koltukta oturan adam bana onu verdi ve o kitabın üstünde de bir adam vardı oradaki adam benimle konuşuyordu bana dedi ki iki nurdan birini seçeceksin bu nur mu bu nur mu diye adım nur
ben ona cevap veremeden uyandım anlatışımda bir kusur varsa hakkınızı helal edin Kur'an ve sünnetesim sıkı yapış ibadetlerini yerine getir Allah seni muhafaza eylesin inşallah selamun aleyküm sofra adabı hakkında bize nasihatte bulunabilir misiniz sağ elle yemek yiyeceksiniz mümkünse eğer belinizde ayaklarınızda bir rahatsızlık yoksa yerde oturacaksınız yerde yiyeceksiniz sünneti seniye rahatsızlığınız yoksa yerde oturup yemek sünnet ama işte örneğin dizi ağrıyor beli ağrıyor mecali yok yapacak bir durumu yok o zaman
masada yiyebilir mi her cevap yiyebilir mümkünse bütün hane bir tabaktan mümkün değilse iki tabaktan üç tabaktan yiyebilirler o da mümkün değilse evet herkes kendince kendi tabandan yiyebilir yemeği yerken besmele başında zikrullah yapmak besmele çekmek sağ elle yemek şapırdatmamak köpürdetmemek dökmeden yemek ve israf etmemek Allah bize onlardan eylesin sohbet esnasında sizin sohbetiniz veya başka bir bilgi içerikli video izlerken tamamıyla sohbete mi odaklanmalı yoksa zikir o esnada işten çekilmesi adaba aykırı olur mu
adaba aykırı olacak bir şey yok zikrullah her halde yapabilirsiniz inşallah kardeşin birisi buraya biatlaşma atmış biz ona biatlaşma gönderelim selamun aleyküm geçen haftaki sohbette yolun yarısında ya da çeyreğinde vazgeçecekseniz baştan çıkmayın yola demiştiniz
buradan yola çıkarak daha önce yarı yoldan mücadele etmeyi bırakmış birisi yeniden başlayacağında ilerideki kararlarını bilmiyorsa ne yapabilir tam toparlayamadım ve konuşma üslubum içinde özür dilerim yok toparlanmamış soru zaten soruyu bir daha toparla yaz inşallah selamun aleyküm benim ablam sürekli olarak her şeyi herkesi eleştiriyor herkesin kalbini kırıyor biz kardeşleri olarak ne yapmamız gerekiyor anne baba babasına da kırıcı cümleler kullanıyor annem çok üzülüyor bu duruma evladı olduğu için de ses çıkartamıyor
içine atıyor içine atmayacak söyleyecek siz haksızlıklar karşısında susan dizisi şeytandır zulmün karşısında bir kimse susmayacak ortalığı kırıp tufan ediyorsa ona nasihat edilecek ona söylenilecek susulmayacak dizisi şeytan olmamıza gerektirecek bir şey yok neden susalım ki Allah bizi affetsin yani şöyle bir şey var çocuklar böyle evve beynlerine karşı haksızlık yapıyorlar veya anne baba çocuğuna haksızlık yapmasın çocuklar da anne babalarına haksızlık yapmasın anne baba çocuğunu kalkıp da olur olmaz eleştirmesin
olur olmaz laf söylemesin olur olmaz onu gömmesin çocuk da annesine babasına seviyeli davransın yani böyle bir şey yok ortalığı kıracak fatacak herkes susacak yok öyle bir dünya selamun aleyküm her amelin bir coşkusu her coşkunun da bir gevşemesi vardır eğer coşku sahibi mutedil ve doğru hareket ederse ondan yana ümitli olun eğer ifradı sebebiyle parmakla gösteriliyorsa onu bir şey zannedip hesaba katmayın tirimizi bu hadis üzerinden bize olan nasihatınızı örneklerle açıklayabilir misiniz şimdi bir kimse sufiliğe yeni girer
coşar coşkulu coşkulu esnasında rüya görür hal görür bir de böyle ya ne iyi derviş denmek için başlar yapmaya Allah muhafaza eylesin ondan uzak duracaksın ona böyle payı vermeyeceksin mesela zaman zaman olur o böyle rüyasıyla öne çıkmak ister haliyle öne çıkmak ister o veyahut da işte kalbime ilham geldi der onunla öne çıkmak ister o ondan uzak duracaksın onu çok kale almayacaksın mutelil olma yani orta yolu takip edenine bakacaksın orta yolu takip edecek mi kimse orta yolu takip ediyorsa o doğru istikamet eder Allah bizi
onlardan eylesin inşallah selamun aleyküm bir bugün arkadaşımla dışarıdak kağıt toplayan birisi yanımıza geldi ve aç olduğunu parasının olmadığını söyledi biz de öğrenci olduğumuz için veremeyeceğimizi söyledik çantamda bozuk paralarım vardı o an içimden bütün dilencinin parası oluyor zaten biz de daha küçüğüz harçlığımız ailemiz veriyor diye düşündüm ama sonradan çok pişman oldum kendimi çok zalim hissedip üzüldüm kafamı çevirip odama bakıyorum şimdi her şeyim var ama onun yiyeceği ekmeği bile yok az da olsa neden çıkarıp
vermedim diyorum kendime bir daha böyle bir durumda karşılaşırsam ne yapmalıyım o kişiyi ilk kez görmüştüm ama bulup helallık alman gerekir mi helallık almanız gerekmez ama böyle her isteyene vereceğiz diye bir kaydı yok verebilir miyiz el cevap verebiliriz vermesek sorunlu muyuz değiliz bu sizin için geçer mi kişinin halini bilinçaltı etkiler mi ya da bir iki gün önceki yaşadıkları ya da kişi gördüğü şeyin gerçekten hal olup olmadığını nasıl anlar bilinçaltının ürettiği şeyleri hal zannedebilir mi bunları nasıl ayırt eder
normalde biz o bilinçaltında oluşan şeyleri hayalleme diyoruz hayalleme o kimsenin kendi bilincinin kendi aklının ürettiği şeyler mesela beyazlı bestamiyi gördü mü hiç hiç görmedi o yüzden normalde hal derken işte bu beyazlı bestami deyip kalbine bir ilham geldi bir zat gördü o beyazlı bestami o hal ama örneğin cevdeti tanıyor cevdeti kendince hayalledi o normalde hal değil ama cevdeti normal kıyafetinin dışında gördü işte o hal bakın tanıdığı bir şahıs tanıdığın kıyafetle kendi kendine hayalledin o hal değil o o hayalleme
oturdun düşündün kendi kendine bu işin bir tarafı ikinci tarafı şu ayırt etme uğraşma hiç takılma ona cana bakın bir lütfu ikramı olarak gör yani sen sabah yediğini öğlen bir daha yemeğe çalışıyor musun hayır bu da onun gibi bir şey hal hayal rüya geçecek bir ırmak düşünün o ırmaktan devamlı su akıyor sen o devamlı su akan ırmaktan bir bardak içtin geçti sen o suyu bir daha içemezsin oradan içeceğim diye uğraşıyorsan işte o artık hayal o doğru değil ve hatta mesela bir kısmı hal anlatır halinde mesela örneğin Hz. Peygamber
Sallallahu Aleyhi Vesellem Hazretleri hep aynı değil değil Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem Hazretleri halde de rüyada da hep aynı şekilde tecelli etmez aynı şekilde görüyorsan sen de eskidin sen de çürüdün sen de tozlandın sen de paslandın aslında sen aynı şeyi hayalliyorsun gördüğün bir şeyi sen sarıyorsun boyuna cd seyreder gibi aynı cd seyrediyorsun olmadı o hal değil her an yenilenecek selamun aleyküm ablamın sorusu eşiyle büyük bir kavga etmişler ablam eşine sözlü olarak karşılık verdiği için eniştem bundan dolayı rahatsız olduğu için kavga etmişler
sonra eniştem eniştem ablamak kuran'ı el bastırmış bir daha karşılık vermeyeceğim diye ablam kuran'ı el basmış ama eniştemin zoru ile dıştan eniştemin dediklerini tekrarlarken içinden Rabbim isteyerek yemin etmiyorum eşimin zoru ile söylüyorum demiş bunun üzerine evde herhangi bir olay olduğunda ablam karşılık verince eniştem kuran'ı el bastın diye ablama sürekli bunu hatırlatıyormuş ablam bu durumda ne yapması lazım ellerinizden öperim sonuçta din zahire göre hükmeder şeriata göre bir kimse kuran'ın üzerine yemin ettiyse ben böyle yapmayacağım diye o geçerlidir
öyle içimden ben bunu bunun baskısından yapıyorum bunun zorunla yapıyorum diye bir şey yok etmeyecekti o zaman yemin Ebu Tarif Adi İbni Hatim Etta'i Allah ondan razı olsun der ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle işittim bir kimse bir şey yapmak ve bırakmak üzere yemin eder sonra da onun zıtını Allah'ın rızasını daha uygun görürse o kimse yeminini bozarak takva uygun olanı yapsın Müslüm bu hadisi anlayamadım bir kimse dedi ki yemin olsun ki ben 3 kişiye sadaka vereceğim yemin etti ama sonradan 10 kişiye de sadaka verebilecek
bir hale ulaştı o zaman o yemini bozup 3 kişiye sadaka verme yeminini bozup 10 kişiye sadaka verebilir Allah'a yakınlaşma nasıl olur kalbimiz İhlaslı değilse ne yapmalıyız Allah ile dost olmayı çok istediğimiz halde azıcık bile ilerlemiyorsak nerede hata yapıyoruz farzlara sımsıkı yapışacaksınız nafilelerle Allah'a yaklaşacaksınız Allah ve Resulüne aşık olacaksınız Allah'ı zikredeceksiniz benim bildiğim bu selamun aleyküm bir ortamda devletin seçmiş olduğu bir imam varsa seçmiş değil atamış ilim noktasında ve ibadet noktasında
kendisinden daha üstün biri varsa biz imam olarak başımıza kimi seçmeliyiz ilim ve ibadette daha takva olanı seçeceksiniz selamun aleyküm 15 yıl önce rüyamlı bir Mevlan'ın bana hiç gitmediğim ama için için yandığım türbeyi bahçesini gezdirdi bizzat kendisi gezdirdi kapıda ne olursan o gel yazısı vardı altın renkli Arapça ben de onu okuyordum ve ne olursan o gel derken türbenin kapısında yazıyı sesli okurken uyandım o günden sonra düştüm Mevla Hanım'ın peşine sizce de ben Pir'ime intisap etmekle doğru bir yol izlemiş oluyor muyum?
yorumunuza duacıyım doğrudur Allah yoluna açık etsin inşallah devam et selamun aleyküm perdelenen kardeşler için aslında bir yol var dediniz bulabilseler dediniz yolu bulamıyoruz o yolu nasıl bulabiliriz? bitti zaten bu cumartesi son de dedim şu ana kadar hiçbir kimseden hiçbir doğru cevap gelmedi hem özele yazdılar hem sayfalara yazdılar ama normalde hiçbir doğru cevap gelmedi Allah hayırlısını eylesin inşallah oysa çok basit bir şeydi halbuki biz mahalle dargahında sizin tavsiye ettiğiniz günlük beş bin tevhidi üzerimize oturtturmak için haftalık sayısız tevhid çekiyoruz ara ara bağışlıyoruz yanlış bir şey yapmaktan korkuyoruz bu noktada ne buyurursunuz?
devam edin tevhid çekmenin nesi yanlış olacak? Kayseri'den Mesut Güler kucak dolusu selamlar ve saygılar ve aleyküm selam çocuklarımızı yetiştirirken israf edenlerden olmamak Allah'ın bizlere lütfettiğini hamd etmek gibi öğretileri verirken mesela oyuncağında sana nasip eden Allah ona iyi bakmalısın ya da bu kalem kağıt da Allah'ın lütfu gibi şey her şeye indirgeyip anlatmaya gayret etmeyi çocuk psikolojisi açısından uygun bir eğitim yolu olarak görüyor musunuz?
evet selamünaleyküm arkadaşlarım sakal tıraşının jilet veya ustura ile olmanın haram olduğunu duydum sakal tıraşı olmanın dinimizdeki hükmü nedir? bu Hz. Ali radiyallahu anh hazretleri yüzüne hiç jilet vurmadı ustura vurdurmadı Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri vurdurmadı sahabelerin büyük bir çoğunluğu bu noktada yüzüne hiç jilet vurdurmadı hiç böyle ustura ile sakal tıraşı olmadılar Adem'den Hz. Muhammed'in Mustafa'ya kadar sallallahu aleyhi ve selleme kadar bütün peygamberler sakallıydı sakalın bir tutamı
sünnettir erkeklerin böyle bir sakal sünneti yok pardon bayanların böyle bir sakal sünneti yok bu sadece erkeklere aittir yani kadınlar böyle sünnet deyip de şaka da olsa sakal ve bıyık bırakmayacaklar temizlenecekler işin bir de bu tarafı var evet normalde bir tutam bırakmak sünnet bir tutama kadar da bir kimse sakalını bırakabilir mi? her cevap bırakabilir mülteka tercümesinde geçer bir berber bir tutandan aşağı sakalını keserse kazandığı para haramdır der Allah muhafaza eylesin bir kimsenin işlediği günahtan gafletten çıkmak istemesi Allah'a razı olmadığı anlamına mı gelir? yok Allah ondan razı değil o yüzden bir kimse günah işlerse gaflete dalarsa ondan razı değildir o yüzden günahtan ve gafletten uzak duraraktan onun razıya şemsiyesinin altına girmiş olur kulun işlediği günaha razı olarak tövbe etmesi nasıl olur?
yani günah işlediği bu kadar nefsine uydu nefsine uyduğu için günah işlediği tövbe ediyor bu kadar Allah-u Teala rahatı ve dinginliği rızanın içine koymuştur darlığı ise sızlanmanın içine koymuştur onların alemi Ahmet Ar-ı Fah'ı sızlanmak nasıl olur? ya normalde işte bir kimse kazancından sızlanır işinden sızlanır sağlığından sızlanır üzerinde olan herhangi bir şeyden sızlanır bu hoş değildir şikayet etmek adım Elif ilahiyat öğrencisiyim ibadetlerimi ve nafilelerimi düzenli olarak yapmaya çalıştım fakat benim bu yaşıma
kadar hiçbir işim rast gitmedi gitmiyor da neden gitmiş işte ne güzel ilahiyat öğrencisi olmuşsun Allah'a hamd etsene ya ilahiyatta okuyorsun üniversitede okuyorsun ilahiyat öğrencisisin farzları yerine getiriyorsun nafileleri yerine getiriyorsun en önemli işinin rast gitmesi bu Allah'a hamd et Cenab-ı Hakk'a teşekkür et Allah'ı zikret farzları yerine getirmek nafileleri yerine getirmek büyük lütuf büyük ikram bir de ilahiyat öğrencisisin inşallah hadis inkarcısı fıkıh inkarcısı mezhep inkarcısı sufilik inkarcısı olmadan
inşallah oradan mezun olursun dost doğru Kur'an ve sünnet üzerine büyük lütuf büyük ikram çevren bile artık bunu kabullendi sen olursan olmaz sen eline atarsan olmaz ve aşırı unutkanım genellikle kitap okur ders çalıştırım ama çok unutkanım sizce sorun nerede Allah'ı zikret canım kardeşim unutkanlığın sebebi zikrin az olmasındandır zikre devam et seherlerde Allah'ı zikret abdesti dolaş öyle de işte sen atarsan olmaz sen tutarsan olmaz sen olursan olmaz sözü batıl insanı küfre götürür Allah muhafaza eylesin selamun aleyküm
sorum şu akıntı abdesti bozar mı? bununla ilgili net bir şeye ulaşamadım akıntı abdesti bozar net bu normalde rengi ne olursa olsun bozar eğer ay hali zamanında olduğunda ay hali rengi olunca zaten guslu gerektirir ama öbür türlü akıntının rengi ne olursa olsun o abdesti bozar bir de küçük çocuğa İslam'ı nasıl sevdirebiliriz? kardeşimi namazı alıştırıyorum bazen kılmak istemiyorum baskıcı davranıyorum baskıcı davranmayalım çocuklarımıza kardeşlerimize baskıcı davranmayalım mesela akıl bali olur böyle 25-30 yaşında olur da ona baskıcı olmaya gayret edersin veya 18 yaşından 15-16 yaşından büyüktür baskıcı davranırsınız ama ben ona da karşıyım selamun aleyküm hadislerde tembellikten sakınmakla ilgili birçok ibare var buradaki tembellik nedir?
günlük hayatta olan tembellik mi? yoksa ibadetler karşı olan tembelliklerimiz mi? ibadetlerde tembel olan günlük hayatta da tembeldir genel olarak günlük hayatta tembel olan ibadetlerde de tembeldir biz tembellikten Allah'a sığınalım her şeyi vaktinde zamanında yapmaya gayret edelim ben Üsküdar'dan Ayşe Ürün'ün torunuyum 15 yaşındayım uygun görürseniz sizden ders almak istiyorum evet inşallah sen de anneannene söyle sana ders tarif etsin inşallah 33-33 çek selamun aleyküm ben Sevim Şenar
şöyle kendimi özetleyeyim bugüne kadar boş yaşamış namaz öyle böyle tam bilmeden sünnetlerden bir haber boş konuşan biriydim sizi ve dergahınızı öğrenmeme vesile olan kardeşim ve eşi onlardan da sizden de Allah razı olsun yavaş yavaş bir şeyler öğrenmeye başladım mı acaba onu bile bilmiyorum Rabbim af eylesin siz de uygun görürseniz dergahınıza ve dersinize tabi olmak istiyorum Rabbime layık ona kulluk eden kul olma yolunu da olayım inşallah kendimi size anlatabilmişimdir inşallah evet Allah muinin olsun Cenab-ı Hak
daim eylesin Rabbim inşallah iki cihanda da aziz eylesin kendine dost eylesin biatınızı kabul ettik dersinizi de gönderdik Allah muharek eylesin inşallah selamun aleyküm aşağıdaki hadisi tam anlayamadım namaz esnasında mı dönüp tükürmek gerek namazdan sonra mı açıklayabilir misiniz Osman bin Ebil As Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ey Allah'ın Resulü şeytan benimle namazım ve kıraatım arasına girdi karıştırmama sebep oldu dedi bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu bu bu hinzip denilen şeytandır
onu hissettiğin an ondan Allah'a sığın ve sol tarafını üç defa tükür Osman dedi ki ben böyle yaptım Allah da onu benden uzaklaştırdı Müslüm Ahmet Nebevi şöyle demiştir hadiste vesvese verdiği zaman şeytandan Allah'a sığınıp sol tarafı üç defa tükürmenin müstahap olduğuna delil vardır evet bu namazın içerisinde de olabilir çünkü namazın içerisinde Eûnzubillahimine şeytanun racim demek namaza zarar vermez dünya kelamı değil ve sonuna üç seferde böyle yapmak bu da namazı ifsad etmez bozmaz yine dünya kelamı konuşmadın
çünkü selamun aleyküm bir sorum olacaktı oruca niyetlendim ve uyudum sabah aniden uyandım uyandığım gibi ağzıma acı yemek tadıyla karışık su geldi ve istem dışı yuttum ama ağzından çıkmadı geldiği gibi yuttum bu durum orucumu bozar mı kaza etmek gerekir mi normalde yuttuğunuz şey mesela ağzınıza direkt geldiyse ve bir ağız dolusu ise bunu yutumanız orucunuzu bozar bir ağız dolusu değil ise bunu dışarı atmanız lazımdı bir ağız dolusu kusmak orucu bozar çünkü bir ağız dolusu kusmadın böyle akıntı gibi geldi onu tükürüp
atacaktınız ben Baymurt'tan Seda bir terapi eğitimi almaya başladım inşallah önce kendimdeki eksiklikler için ardından çevremdeki insanların ihtiyaçları için kullanıp insanlara hizmet etmek istiyorum nefsime uymamak şifayı kendimden görmemek ve insanları koşabilmek için dua ve himmet isterim Allah muhafaza eylesin muhininiz olsun inşallah selamun aleyküm hocam
irade konusunda özgür irade noktasında İslam'a göre nasıl bir bakış açımız olmalı çok kötü ortamlarda yetişenlerle güzel bir ortamda eğitim olarak yetişenler arasındaki seçimlerdeki sorumluluk konusunda nasıl düşünmeliyiz ya da çevrenin seçimlerimizdeki etkisi olduğu halde özgür irademizi bilinçli bir şekilde kullandık demek için olaylara nasıl bakmalıyız olaya bağlı olaydaki ilmimize bilgimize tecrübemize bağlı mesela ekonomik bir yatırım yapacağız özgür irademle ben ekonomik yatırım yapacağım ekonomiyle alakalı bir
bilgin var mı yok o zaman özgür irade değil senin istişare etmen lazım sen istişare ederekten o konuda bilgili kimselere danışaraktan bir karar vereceksin o yüzden bir şeyde karar vereceğin zaman onu ehline soracaksın ehliyle istişare edeceksin günümüzde bazı filmler geçmiş tarihi canlandırmak insan psikolojisini daha iyi anlayabilmek adına verilebiliyor bizler de bunların bazılarını talil yapabilmek ya da insanı tanımak adına izleyebiliyoruz hatta çok güzel yapımda diyebiliriz tiyatro ya da sinemalar günümüzde kitleleri
çok etkiliyor müslümanlar olarak bu sanatlardan nasıl faydalanabilirsiniz tamamen reddetmek mi gerekir senaryo yazarı ya da sahne alan izleyen destekleyen tavsiye eden herkes haram işliyor mu demeliyiz daha önceden bize nasıl kıydınız danimarkalı gelin minyel abdullah gibi filmler islami bir bilinç kazandırılmak amaçlı çekilmişti çağrı filmi ve çeşitli alimlerin filmleri de öyle fakat oyunlar bayan erkek karışık oynanıyor biz bu sanatın neresinden durmalıyız teşekkür ederim yani makul ölçüde kur'an sünnet dairesinde
biz bu sanatları ben kendimce reddetmiyorum ve bunu reddeden herhangi bir fetva da bilmiyorum bu yüzden normalde bunu da kıyas ederken Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin şairi olan bir kimseden hareket ediyorum bunlar da reddetmiyorken Hz. Ayşe annemizin bebeklerinden veyahut da böyle kendinin oyuncaklarından hareket ediyorum bunları reddetmiyorum çünkü bayram günlerinde sahabelerin kendilerince kendi halk oyunlarını oynamasından dolayı bunları reddetmiyorum çünkü Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
hazretleri içine değişik ikonların yapılacağını bildiği halde Ayasofya'ya tükürüğüyle kumu gönderdi o yüzden normalde bazı şeylere bakarken dikkatli bakmakta fayda var hocam sarhoş olan bir kişinin namaza yaklaşmamasının hikmeti nedir kafası yerinde değil iradesini kullanamayanlar diğer hayırlı işlerde görev almamaya delil sayabiliriz sarhoşluk halini uyku hali gibi mi yoksa farklı mı değerlendirmek lazım normalde ona bakarsan bizim beni bazen derim ki ben sarhoşum ben hiçbir şeyden sorunlu değilim der atarım kenara
bizim sarhoşluğumuz tabi o normal zahir rakı şarap sarhoşluğu gibi değil buradaki sarhoşluktan kasıt rakı şarap sarhoşluğu veyahut da dünya sarhoşluğundu bunun içine katabiliriz kafama takılan bir soru var biz Allah'ı neden sevmeliyiz çok basit en alt seviyeden vermiş olduğu nimetler için diyor hadis-i şerifte vermiş olduğu nimetler için Allah'ı sevmeliyiz bizi yarattığı için mi sözde Allah'ı seviyorum diyor herkes sevmenin gerçek manada anlamı nedir sevmek aşıklık mıdır aşıklık nedir bu manada sevmenin bu manada anlamı
işareti ey ayet-i kerime ey habibim de ki eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun Allah'ı sevenler Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine uyacaklar sevmek aşıklık mı aşıklık işte bu orta parmağım ileriyse sevmek de onu bir aldı ismim bırak sayan Almanya'dan yazıyorum burada sizden derste olan resil çavuş kendi kardeşimin çektiği dersi çekiyorum izniniz olursa ise sizden ders almak istiyorum ellerinizden hürmetle öpüyorum ve üstadım sizi manevi babam olarak kabul ediyorum babam ben sizin manevi evlatınıza
ulaşmak istiyorum Allah muharek eylesin bırak sayan dersini gönderdik selam kabul etsin inşallah selam selamun aleyküm hocam geceniz nurlu olsun hocam eşinden iki tane vardı hangisinin eşim olduğunu bilemedim birisini döverek bayılttım ve kapının önüne koyarak bunu zabıtlara verin dedim ve aynı rüya içinde çok dehşet verici azaplara şahit oldum bir adamın çenesinden zincirle bağlanarak yerden yere çarpıldığını kafa tasının parçalandığına şahit oldum Rabbim muhafaza etsin bizleri hocam bu konuda bizleri bilinçlendirebilir
misiniz bizim ne yapmamız gerek biz çok aciz kaldık hanımım namaz kılmak istiyor ama bir türlü kalkıp kalamıyor buna engel ne olabilir lütfen bizi aydınlatın hızla tövbe edip hızla Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışın gördüğünüz şeyler cehennem perdeler Allah muhafaza eylesin rüyamda Arapça hocamın verdiği kelimeyi bulamıyorum sonra mahalledeki medreseye gidiyorum daha kapıyı çalmadan açılıyor ama kapı büyük ve eski oymalı bir kapı içeriden talebeler çıkıyor içeriden müthiş bir ışık fışkırıyor hocayı görünce selamun aleyküm
ve rahmatullah diyorum o da selamı alıyor ben hocam ben şu soruyu çözemedim yardım eder misin diyorum olur diyor ama yüzüne gözü deler gibi ışık kuruyor yüzü görünmüyor hocanın beni okul sırasında oturtuyor dışarıda ama ortada ne ev ne ağaç ne yol var bir şey yok altın harflerle kebirin yazıyor sonra bana diyor ki siz hep orucu yanlış tutuyorsunuz biz öyle tutmuyoruz diyor ne oldu sizlere diyor uyandım kıyafeti boydan keten rengi yakasız elbise vardı üzerinde sakalı sünnet seniye uygundu fakat yüzünü nurdan ışıktan
görmek imkansızdı rüya bu şekilde bir işaret ama ne bilemedim Rabbim hayır ile sonuçlandırsın inşallah farz ibadetlerini ve nafile ibadetlerine dikkat et eksiklerim var ölüm anını bazı namazlardan sonra rabıt etmek doğru mudur ölüm anını nasıl rabıt eyleriz insanların insanlara acı veren ölümü çokça zikrediniz aziz şerif ölümü düşün ölümü tefekkür et inşallah bir kardeşimiz kurban olurum nokta
Resulullah Efendimiz sallallahu ve selleme demiş şimdi kabarmayacağım ama bir daha normalde kardeşler buraya rüya yazarlarsa engelleyeceğim onları bilmiş olsunlar evet lütfen derviş kardeşlerimiz sufi kardeşlerimiz buraya rüya yazmasınlar bunu defalarca söyledim ama yani demek ki bir anlamı yok selamun aleyküm ben
derviş kardeşlerden esra ablam derviş değil ablam bazı gördüğü rüyanın yakın zamanlarda gerçekleştiğini söylüyor aynı zamanda rüyaların aile bireylerinde anlatıyor şu anda sohbetinizi dinliyor bu konuyla ilgili tavsiyeniz nedir Allah razı olsun Allah mübarek eylesin harika hiçbir sıkıntı yok bugün bir iş için dışarıdaydım direnci kılığında genç bir adam ve küçük bir kız çıktı karşıma para istedi yok deyince durumum yok eskiciden soba alacağım 200 lira lazım dedi baya durumunu anlattı cüzdanımda tam da istediği 200 lira vardı
onu harcamamak için köşe bucak saklıyordum o da tam o miktarı söyleyince verip vermemek arasında kaldım böyle durumlarda dilencilere verilir mi cebimde 5 TL vardı verdim siz ne buyurursunuz canım kardeşlerim hadis-i şerifte diyor ki sizin ekmeğinizi namaz kılanlar yesin ben vermiyorum kimseye bir insanı cömertlik yapacaksa önce ailesini yapacak cömertlik yapacaksa önce yakın dairesini yapacak tanıdığı bildiği kimselere yapacak benim bildiğim bu LGBT hakkında ne düşünüyorsunuz ne düşünüyorsunuz LGBT tabi denilince böyle hani şey olarak
belli ahlaksızlıkların toplandığı harfler LBGT hakkında ne düşünüyorsunuz bir Lüt aleyhisselam var bir de Lüt aleyhisselamın peygamber gönderildiği bir kavim var bu kavimler ne yapıyorlar eşcinseller şimdi yol iki tane ya eşcinselleri sevip destekleyeceksin onlardan olacaksın ya da peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ve peygamberlerin yolunda olacaksın onları destekleyeceksin orada duracaksın üç tane yol yok Adem'den Hz. Muhammed'i Mustafa'ya sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine kadar fıtrata aykırı olan
eşcinsellik hep lanetlenmiş hep lanetlenmiş hiçbir peygamber yoktur ki eşcinselliği lanetlememiş olsun bir tane peygamber yoktur eşcinsel olan bir tane peygamber yoktur ahlaksız olan bir tane peygamber yoktur böyle haksız hırsız arsız olan peygamberler Hz. Muhammed'i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde küçük zelle de yoktu diğer peygamberlerde böyle küçük zelleler oluştu hiçbirisi günahı kebal işlemedi günahı kebal ile iştigal etmedi o yüzden ben Mustafa Özbağ ben peygamberlerin yolundan gitmeyen gayret ediyorum
o yüzden tabiri caizse lutilerin ve lutilin yolundan değilim herkes seçimini yapacak peygamberlerin sıratı mustakimde olan yolunda mı gideceksin neyi seviyorsanız şeydeki Arapça karşılığı İbne yani Türkçe'de İbne zaten onlar da velev ki İbne'yiz diye pankart yazıyorlar öyle kendilerini tanımlıyorlar onların yolundan onlarla beraber mi gideceksin kişi sevdiğiyle beraber neyi seviyorsanız onlarla beraber haşr olacaksınız neyi destekliyorsanız desteklediğiniz şey ne ise siyasi parti hizip ahlaki bir hizip ekonomik bir hizip
siyasi bir hizip olabilir onlarla beraber haşr olacaksınız ben Adem'den Hz. Muhammed'i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine kadar gelen peygamberlerle haşr olmak istiyorum o yüzden onların yolundan gidiyorum yani peygamberin oğlu da olsanız eğer peygamberin yolundan değilseniz Nuh'un oğlu gibi olursunuz değişmez bir şey peygamberin izinden gitmiyorsanız isterseniz peygamberin amcası olun Ebi Cehil gibi yine cehennemlik olursunuz ebedi Allah muhafaza eylesin oğlum 7 yaşında ders almak istiyor
ne emredersiniz 7-7 çeksin oğluna söyle inşallah Selamun Aleyküm İzmir'den Mert İlahiyat Fakültesinde okuyorum had sanatıyla uğraşıyorum ayet yazılı had eserlerini satmak doğru mu? Siz orada ayet satmıyorsunuz had sanatını satıyorsunuz bu farklı Selamun Aleyküm rüyada veya halimizde Peygamber Efendimiz bir kişi için bu iyi kimsedir ya da durumu budur ya da bu kişi şu makamdadır dese o kişi de o anda halimizde ya da rüyamızda Peygamber Efendimizin huzurunda ise tevhile muhtaç mıdır?
Evet yoksa direkt doğru mudur? Bir de kişinin gördüğü rüya hal kendisini bağlar sözünü nasıl anlamalıyız? Öyle kendini bağlar Selamun Aleyküm bir eleştiri nasihat ve akıl verme arasında farkı açıklar mısınız? Cevdet sen neden böyle oturuyorsun ya? Bu eleştiri yani ben direkt eleştirdim onun oturuşunu ona nasihat edeceğim Cevdet sünnet olan oturuş işte yerde oturuyorsan mümkünse iki dizinin üstünde o da mümkün değilse bağdaş kurarak o da mümkün değilse tek ayağını dikerek oturabilirsin o da mümkün değilse sandalyede oturuyorsan veya koltukta oturuyorsan edepli bir şekilde oturabilirsin ayaklarını böyle pergel gibi açmazsın bacak bacak üstüne atmazsın çünkü erkek de kadın da bilhassa erkekler pantolonları dar olduğu için işte erkeklik uzuvlarının hatlarını göstermemeleri
lazım bu da haram şimdi erkeklerin de pantolonları dar erkeklik uzuvları belli oluyor o zaman sandalyede koltukta otururken ayaklarını birleştirecekler açmayacaklar uzuvları belli olmayacak bu ne şimdi bu nasihat bakın bu nasihat bu normalde ben oturuşu nasihat ettim şimdi akıl verme ne yani o kimse neyin ne olduğunu biliyor bildiği halde ona farklı bir şey söylüyor ya deme ben bunu şimdi oturuş şekillerini edebini adabını söyledim birisi kalktı bana şimdi nasihat değil bana akıl vermeye kalktı dedi ki öyle ben bunun edebini
biliyorum ya o da dedi ki koltuğun üzerine iki ayından beraber çıkacaksın üstünde oturacaksın odakıl veriyor iki iş yerinde şeflik yapıyorum ve iki kişiyi hoşlanmadığı bir şeyle itham ettim biri kırılmış hakkını helal etti ötekinin de zoruna gitmiş sorun yok dedi bu durumda yapabileceğim başka bir şey var mı haklarınıza helal edin ya normalde şeflik yapıyorsan iki kişiyi hoşlanmadığı bir şeyle itham etmen doğru değil çünkü itham hakkında delil olmayan bir şey kesinleşmiş bir delil yok suçlayamazsınız Allah muhafaza
eylesin inşallah Abdülkerim Yağcı'nın sağlık sorunlarından dolayı derslerinden çok geri kaldı fakat çocuğu fazla sıkmak istemiyoruz sıkmayın Abdülkerim'i Allah razı olsun inşallah Allah'ım şifa versin inşallah esma esma alamayan yol yürümeye çalışan bir sufi nefis mücadelesine girmemiş midir hayır şunu bir sefer kesin net bir teyit edip yazıp bir tarafa koyun bir kimse bir sufi yolundan ders aldıysa onun nefis mücadelesi başlamıştır aslında ders almazdan önce başlamıştır kolay değildir ders almak o yüzden esma verilir
verilmez az verilir çok verilir hangi esmada olursa olsun bunlar hem ölçü hem ölçü değil nasıl ölçü değil kimisi hiç esmasız gidiyor bu da olabilir hayırlı akşamlar benim sizden isteğim oğlum 6 yıllık evli tüp bebek tedavisine başladılar dua eder misiniz Geylani Hazretlerine tevhid başladım 30 bin oldu sizin önerebileceğiniz bir dua var mı yani Geylani Hazretlerine tevhid ona tevhid buna tevhid yok çekin tevhid atma 70 bin Allah dua edin çocuğunuzun üzerine inşallah Rabbim hayırlı evlat versin nefsi emmari yaşıyorum
nasıl baş edebilirim midemde pıt pıt atıyor la ilahe illallah çekerken esniyorum nefsimi nasıl yenebilirim yendiğim zaman nasıl anlarım hemen abdestini al farzları yerine getir farzları yerine getir emmari yenmiş olursun haramları işleme büyük günah keballeri emmari yenmiş olursun selamun aleyküm bir ben üniversite öğrencisiyim kendimi ders çalışma ve uyku düzeni olarak disiplin edemiyorum disiplin olma açısından öneri verir misiniz günlük hayatını yapman gerekenleri sıralayacaksın yapman gerekenleri sıralayacaksın
saate göre ve vaktin çocuğu olacaksın onların hepsini yerli yerine getireceksin tetizlikle kibiri nasıl ayırt edebiliriz ben bir başkasının kaşığından yiyemiyorum bir başkasının kullandığı yastığı kullanamıyorum eğer bunlar kibirse bunu nasıl aşabilirim bu kibir değil bir tetizlik takıntısı olmuşsun sen bunlar takıntı bu biraz daha artarsa psikolojik olarak tedavi görmen gerekebilir bir insan düşündüklerinden de hesaba çekilir mi şeriata göre çekilmez mesela haram olan bir erkeği düşünmek cinsel olarak değil de duygusal anlamda
haram mıdır bu eğer bu haramsa düşünceleri nasıl önleyebiliriz bu şeriata göre haram değildir ama sufiler kendi düşüncelerini de üzerinde zapturapt kurup onları da böyle sevk ve idare etmek isterler bunu da zikirle yaparlar haram düşünmeye başladıklarında Allah'ı zikrederler selamun aleyküm soru bir erkeğin maddi durumu iyi ise karısını çalıştırmak istemiyorsa lakin kadın kocasını dinlemiyorsa erkek ne yapmalı bu normalde karı koca arasında konuşulup söylenilecek bir şey ama hani bir erkek ailesini geçindirebilecek
makul ölçüde kazanıyorsa eşine diyebilir hani çalışma çalışmasan daha iyi olur diye ama normalde örnekliyorum bunu hep söylüyorum üniversite okumuş bayanlar genelde çalışmak istiyorlar yani neden okuduk ki bu kadar okudum madem çalışmayacağım neden okudum gibi söylemler üretiyorlar o yüzden bunu böyle evlenirken karşılıklı oturup bir anlaşmaya varmalarında fayda var bir kadın illaki çalışacağım diyebilir mi el cevap diyebilir o zaman da normalde erkeğin söyleyecek bir lafı kalabilir mi kalmaz ama ve lakin kadın çalışırken
erkeğe olan kadınlık vazifelerini bir tamam yerine getirmesi lazım getiremiyorsa sıkıntı olur erkek karısıyla ilişkiye girmek istiyorsa kadın ise her zaman işini bahan edip ilişkiye girmiyorsa erkek bu süreçte ne yapmalıdır oturacaklar problemleri çözmeye çalışacaklar bunun neden olmadığını söyleyecekler çünkü normal şartlarda işte hadis-i şerifte kadınlarınızın istediği zamanları anları kollayınız diyor hadis-i şerifte istediği zamanı anı kollayacak ama kadın hiç böyle bir zaman oluşturmuyorsa böyle bir şeye müsaade etmiyorsa
o zaman başka bir sıkıntı vardır erkeğin boşanma hakkı doğar selamun aleyküm adem ve havva aleyhisselamları şeytan cennete hangi şekilde kandırdı normalde o zaman için şeytan hangi şekilde derken normal gerçek şeklindeydi cennetten kovulunca onun şekli şemali değişti çerkenleşti erkekler grubunda anlatılan haller rüyalar eşlere anlatılabilir mi ya da dersi olmayanlara ibret olması için olabilir ya da olup biten olaylar isim verip ima edilmeden
görüşülük konuşulabilir mi o da olabilir sevgili kıymetli Allah'ın rengiyle boyanmışızdır onun renginden daha güzel bir renk var mı biz ona boyun eğen ibadet eden kullarız bakara 138 buradaki ayeti açıklar mısınız Allah'ın rengiyle renklenmek Allah'ın boyasıyla boyanmak Allah'a iman edip Resulünün getirdiklerini kabul etmek ve o yolda yürümektir bu yoksa hani bazısı bunun farklı manalarda söyleyip kendilerini farklı bir noktaya götürüyorlar o yüzden burada Kur'an sünnet bizim için olmazsa olmazdır Allah'ın rengiyle
renklenenler Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışanlar çünkü Cenab-ı Hak ey Habibim de ki eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun Allah'ın rengiyle renklenenler Hz. Muhammed Mustafa'ya uyanlardır Allah'ın rengiyle renklenenler ayet-i kerimede belirlenen o müminler ki Allah'ı şedid bir sevgiyle severler onlardır Allah bizi onlardan eylesin tasavvufta renksizlik makamı için nasihat verir misiniz bu renksizliğe ulaşmak şudur emmâre levvâme mülhüme mutmâin râdiye mârdiye safiye bu hale gelen bir kimse bu hale gelinceye kadar değişik renklerden
geçer bu değişik renklerden geçtikten sonra o hale gelir yani artık o bir mürşid-i kâmildir o bir pirdir o yüzden nefis meratiplerinin hepsini geçmiş bitmiştir anınız aşk gönlünüz nur olsun saygılarımla yolunun başı yolunun ortası yolunun sonu aşk olsun nefesin de aşk olsun inşallah aşkla kal özür dilerim Mesnevi Han sadece erkeklerden mi olur hayır illaki Mesnevi Han olmak için erkek olmak gerekmiyor herkes Mesnevi Han olabilir Selamun Aleyküm burada zikir yaptırsın
dediğiniz bir abimiz ben yapamam beceremem diyerek zikir yaptırmaktan kaçınıyor ne yapmamızı emredersiniz kaçınmasın ya söyle ona yavaş yavaş alışsın inşallah Selamun Aleyküm Allah'a inanmayan ve kızlarla sevgili olan bir kız öğrenci var iki kere ilaç içip intihar girişiminde bulunmuş aile sert çocuğun ruh halinden uzak baskı yapıyor şımarık olduğunu düşünüyor çocuk ailesiyle paylaşımda bulunmuyor arkadaşı da yok bütün vaktini internette geçirip oradan sevgili arkadaş buluyor kimseyle konuşmuyor bana kendini açıp anlatıyor
ama ailesinin bilmesini istemiyor sıkıntılı noktaları ailesiyle paylaşmayıp yardımcı olmayı istiyorum ne tavsiye edersiniz bu meseleyi Nigara ile görüşürsen daha iyi olur Allah yardımcınız olsun inşallah bu akşamlıkta bu kadar yetsin inşallah önümüzdeki hafta tekrar devam edeceğiz Cenab-ı Hak günahlarımızı affetsin Kur'an ve sünneti seneye sımsıkı yapışanlardan eylesin inşallah yine biz mutat tevhidimizi çekip gecemizi sonlandıracağız Allah izin verirse inşallah eftali zikir fa'ale mennehu la ilahe illallah la
ilahe el fatiha ma selamat amin Allah gecenizi hayırlı eylesin gündüzünüzü hayırlı eylesin ayınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin zikirsiz bir gününüz zikirsiz bir anınız olmasın inşallah diliniz zikirle her daim ıslak olsun selamun aleyküm
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.