Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 18 Nisan 2021 · 1:30:29
Selamun Aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin, gündüzünüzü hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Cenab-ı Hak tutmuş olduğunuz oruçları kabul eylesin. İnşâAllah Ramazan'ın sonunda affolmuş olan, cemalullah'a kavuşmuş olan, geçmiş günahları silinmiş, hayra çevrilmiş olan kullarından oluruz. İnşâAllah. Ramazan malum işte korona yine böyle peşimizi, yakamızı, paçamızı bırakmadı. Yine yaptı yapacağını. Böylece hemen hemen kısmi kapanma dediğimiz şeyler oldu. Hastaneler dolu, sağlık sektörü yorgun. Herkes yorgun. Normal vatandaşlar da yorgun, halk da yorgun, esnaflar yorgun. Herkes yorgun.
Tabi koronayla alakalı insanların psikolojileri de bozuldu. Bir hayli sıkıntılı süreçten geçiyor. İnşâAllah sabredeceğiz. İnşâAllah Allah'a zikredeceğiz. Allah'a tövbe edeceğiz. Allah'a yaslanacağız. Allah'a hamd edeceğiz. Bu sıkıntılı günleri, bu problemli günleri inşâAllah aşacağız. Geçmiş ümmetlerin başına gelenleri düşüneceğiz. Geçmiş ümmetlerin yaşamış olduğu sıkıntılara, imtihanlara bakacağız. Ve böylece inşâAllah bu sıkıntılı günleri, bu problemli günleri inşâAllah geçeceğiz. Aileler kendi içlerinde ilişkilerine dikkat etsinler, birbirlerine kırıcı davranmasınlar, birbirlerine seslerini yükseltmesinler, birbirleriyle iyi geçirmenin yolunu bozsunlar.
Çünkü çocuklar evde, işte herkes evde. Böyle olunca herhalde biraz alışkın olmadığımız bir durum, stres fazlalaşıyor. O yüzden inşâAllah büyükler, küçükler, herkes birbirine toleranslı davranıp, anlayışlı davranıp, bu sıkıntılı günleri geçirmenin yolunu bulacağız inşâAllah. Rabbim cümlemizi bu konuda sabırla, metanetle, afiyetle geçiren kullarından eylesin. Tabi bu böyle hızla kentleşme, sanayileşme, işte ne bileyim sosyoekonomik gelişmeler, dünyanın geldiği bu nokta böyle olunca bir hayli problemli günler geçiriliyor. Tabi her yönde problem var. Yani bu böyle insanların inanç dairesindeki akideleri de bozuldu. İnanç akideleri bozulunca insanlar büyük bir boşluğun içindeler.
O büyük bir boşluğun içerisine girince bu tip pandemiydi, hastalıktı, ne bileyim ekonomik darboğazdı veya savaştı. İnsanlar bundan çok çok çok … fazla etkileniyorlar. Bu böyle Allah'a iman, ahirete iman, bazı musibetlerin, sıkıntıların, belaların Allah'tan geldiğine iman söz konusu olmayınca insanlar dağılıyorlar. Allah muhafaza eylesin. Bireysel ciliğin öne çıktığı ve haz ve zevklerin öne çıktığı medeniyetsizlik yaşıyoruz. Yani bir medeniyetsizlik, bireysel ciliğin, hazın öne çıktığı bir ortamda. Öyle olunca başımıza gelen bir hastalıktan, bir sıkıntıdan, başımıza gelen bir musibetten çok çok çok çok fazla etkileniyoruz. Ne yazık ki Allah'a olan imanımızı, inancımızı yitirme noktasına geliyoruz.
Rabbim inşallah derlesin, toparlasın, düzenlesin inşallah. Bugün 11. nasihatımız var. 11. nasihatımız ne? Eziyet vermeme. Eziyete bulunmama. İşte hiç kimseye bir sıkıntımızın olmaması. Hani hadis-i şerifte Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri en hayırlınız etrafına hiç zorluk çıkarmayan, hiç problem çıkarmayan, hiç eziyet etmeyen, hiç kötülük etmeyen manasında söyledi ya. İşte bunun gibi. O zaman yine biz sohbete başladığımız yerden olursak, bu günümüz dünyasında her şey hızla dünyevileşiyor ve her şey manevi, moral olarak çöküntüye hazır. Ve bizim bu değerler manzumesi dediğimiz, kendi değerlerimizden hızla uzaklaşıyoruz. Öyle olunca ne yazık ki biz bu manevi, ruhi bunalımlara sokan etkenlerden bir hayli etkileniyoruz.
Yani bu öyle bir manevi ve ruhi bunalımlara sokan etken var ki, işte medya, dünyevileşme, internet ortamı ve internet ortamındaki yanlış bilgiler, felsefeler, fikirler, yanlış odak, yanlış bir temel bizi ne yazık ki manevi duygulardan, ulvi duygulardan uzaklaşıyoruz. Öyle olunca kimyasal edinimler, yani işte yiyeceklerdeki, içeceklerdeki, kullanılan eşyalardaki, bunlar bizim ne yazık ki fiziki dengemizi bozarken, ruhi dengemizi, manevi dengemizi de bozuyor.
Yediğimizi, içtiğimizi çünkü çok iyi dizayn edemiyoruz. Aynı şekilde yanlış fikirler elde ediyoruz. Yanlış fikirler elde edince, yanlış saplantılara gidince, bu sefer bizim fikri planımız da bozuluyor. Felsefi planımız da bozuluyor ve ne yazık ki biz bir türlü bu dengeyi oturtamıyoruz. Tabii bugünkü dünyanın geldiği bu kargaşa, bu kaosik yapı, insanlardaki din algısını kökten yok ediyor. Din algısını kökten yok edip, böyle ne yazık ki medeniyetsiz bir olgu bırakıyor orta yere. Biz ne yazık ki kültürsüzdüğü, medeniyetsizdüğü, kültürlülük ve medeniyet olarak algılanmaya başladık. Bireyin öne çıktığı, toplumsal hafızanın kaybolduğu, aile hafızasının kaybolduğu, büyük küçük ilişkisinin kaybolduğu, Allah-insan-kul-tanrı ilişkisinin kaybolduğu, peygamber-insan ilişkisinin kaybolduğu, insanın insanla olan ilişkisinin kaybolduğu, ne yazık ki kaosik bir durumdayız.
Ve böyle Allah-Peygamber inancı, din olgusu, namus, şeref, onur hisleri ortadan kalkınca, böyle orta yerde neydi belirsiz, iki ayaklı haşa hayvanlar gibi insanlar gürühu oluştu. Yani artık normalde bu kimselerin Allah inancı yok, peygamber inancı yok, namus, şeref inancı yok, haysiyet inancı yok. Ama bu isterse kendisine Müslümanım desin, ama Hristiyanım desin, ama İsevi'yim desin, ama Ateistim desin. Ne diyorsa desin, kendisini nasıl nitelendiriyorsa nitelendirsin. Kendince namus, şeref, haysiyet, onur düşüncesi kalmayınca, hatta insanlık düşüncesi yıkılıyor. Böyle olunca bu sefer bütün dünya üzerindeki hangi medeniyet dersek diyelim, hepsi de yıkılıyor, hepsi de zedeleniyor, hepsi de perperişan oluyor. Zaten normalde yıkılmazsa da birileri geliyor, deccaliyet o yıkılmayan, kendi işine gelmeyen, o kültürü yıkıyor, o yıkılmayan, kendi işine gelmeyen o inancın altını oymaya başlıyor.
Ve o yüzden insanlar bu kaosik yapıda birbirlerine eza ediyorlar, birbirlerine cefa ediyorlar, birbirlerine sıkıntı veriyorlar. Bizde bir sufi anlayışı var. Bu sufi anlayışı ne? Hiç kimseye zarar vermemek. Sufi anlayışı, hiç kimseye eza vermemek, hiçbir şeye cefa vermemek, hiçbir şeye zulmetmemek, hiçbir şeye rahatsız edecek, onu incitecek bir şey yapmamak. Böyle olunca hani mahlukata eza vermemek, mahlukata eziyet etmemek, mahlukat deyince de herkes hemen hayvan haklarına gidiyor aklı. Öyle enteresan, bize mesela bizim önümüze insan hakkından fazla hayvan haklarını koymaya başladılar. Yani normalde insanlar açlıktan ölüyorlar, insanlar uyuşturucunun pençesinde inim inim inliyorlar, insanlar fuhuş çetelerin elinde inim inim inliyorlar, insanlar anarşinin elinde inim inim inliyorlar, insanlar açlık olgusunun altında inim inim inliyorlar, insanlar zalim diktatörlerin yönetmiş olduğu devlet sistemlerinde inim inim inliyorlar ama o zalimliklerini demokrasi yaftasıyla, cumhuriyet yaftasıyla kapatıyorlar.
İşte bugün Filistin'de olanlar, bugün Çin'de, Doğu Türkistan'da olanlar, bugün işte Bangladeş'te olanlar, uzak doğuda Müslümanların başına gelen, hiç önemli değil hangi dinden olursa olsun, insanlar zulüm altında. Böyle olunca dünyada bir eza, bir cefa, bir katliam, dünya üzerinde bir kaosik yapı bir türlü ortadan kalkmıyor. Tabi bu kıyamet elametlerine baktığımızda bunların böyle olacağına dair çok rivayet var. Eyvallah, buna söyleyecek bir sözümüz yok ama Müslümanlar bu dairede nerede durmalı, Müslümanlar nasıl bir şey yapmalı, burası önemli olan. O yüzden normalde işte eza vermemek hiçbir şeye ve hiçbir kimseye. Normalde işte illaki eza maddi planda da olmuyor.
Eza aynı zamanda da ruhi bir eza da olabilir, bedeni eza da olabilir. Ama normalde bu veya tabi inanç noktasında da bir eza olabilir. Yani siz bedenine zarar vermiyorsunuzdur ama onun dinini yaşamasına müsaade etmiyorsanız, o zaman ona siz ruhi manada eza veriyorsunuz. Yani Müslümanlar dünya üzerinde dinlerini özgür bir şekilde yaşayamıyorlar. Özgür bir şekilde yaşayamayınca siz onlara ruhi bir eza veriyorsunuz. Veyahut da işte inananların inancına, herhangi bir inanan, önemli değil burası, Hristiyanların Hristiyan inancının, Yahudilerin Yahudilik inancına, Musevi inancına, veyahut da Müslümanların inancına, veyahut da bir Hindunun inancına, veyahut da bir Uzakdoğu felsefesinin bir inancına kalkıp da siz o inanç sahiplerine eziyet ediyorsanız, sıkıntı veriyorsanız, veyahut da onların inancını özgür bir şekilde yaşamalarına müsaade etmiyorsanız, onlara da eza, cefa veriyorsunuz.
O yüzden eza böyle dünyevi veya uhrevi zararların olduğu bir anlam ifade ediyor. Bunun biraz daha şeyi aslında eza kötülük, zulüm. Yani zulmediyor insanlar, eza veren insan zulmediyor. O yüzden bu böyle değişik, Kur'an'ın değişik ayetlerinde de bunlar geçiyor. Mesela eza kelimesi, Kur'an'da şiddet olarak geçer, ayıplama olarak geçer, iftira olarak geçer, yapılan iyiliğe başa kalkma olarak geçer, azap olarak geçer gibi.
Bunu Kur'an ayetleri de, bunu değişik ayet-i kerimelerde bu eza'yı veyahut da bu böyle eziyeti ölçe edinmiş. İşte örneklemek gerekirse, Nisa suresi 102'de, yağmur size eziyet verir veya hasta olursanız, olursanız silahları bırakmanızda bir günah yoktur diye eza orada, onun ayet-i kerimelerin başı ve öncesi var tabii. Kur'an'daki şiddetle alakalı tanımlamalarda geçiyor. Mesela yine haiz haliyle alakalı, Hz. Peygamber'e sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine sorunca, haiz halindeki kadınlardan uzaklaşın, temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın, ayet-i kerimesinde o bir eziyettir diyor, Cenab-ı Hak ayet-i kerimede. Şimdi öyle olunca, bu eza, bu eziyet, bu sıkıntı, insanların zulmü her alanda var.
E şimdi, ben böyle kendi kendime maddelendirdim, Allah'a eza verme, Resulüne eza, sahabeye eza, velilere eza, alimlere eza, müminlere eza, insanın kendi kendisine yapmış olduğu eza, genel insanlara eza, hayvanlara eza, bitkilere eza, doğaya genel eza, eşyaya eza gibi, insanı ilgilendiren, bütün alanlarda eza veren veya sıkıntı veren, insanların incittiği, birbirimize sıkıntı verdiğimiz alanlar var.
Tabii en önemlisi, ezada birinci derecede Allah'a eza vermek. Şunu diyebilirsiniz, ya bu nereden çıktı? İnsan kalkıp da Allah'a güç mü yetirebilir, Allah'a eza verebilir mi diyebilir. Aslında dolayısıyla kendimize eza o. Ama Ayet-i Kerime'de, Ashab Suresi Ayet 57, bu konuda çok önemli bize bir hüccet, delil. Çünkü Ashab Suresi Ayet 57'de diyor ki, şüphesiz Allah ve Resulüne eziyet edenleri. Demek ki insanlar, Allah ve Resulüne eziyet ediyorlar. Yani onlara eza veriyorlar. Ve bu, tabi Ayet-i Kerime'nin sonrası da çok böyle sarsıcı. Allah dünyada da, ahirette de lanetlemiş ve onlar için hor ve hakir yapan bir azap hazırlamıştır. O zaman, Allah ve Resulüne eziyet edenler için enteresan Ayet-i Kerime, lanetlik bir mesele var.
Yani burası en önemli mesele bu, tabi insanlar böyle hayvan hakları, bitki hakları, doğa hakları derken, Allah ve Resulüne olan eziyet edenler, bunlar gözden uzak duruyor. Müslümanlar için dahi bu gözlerden uzak. Yani bir kimse Allah ve Resulüne nasıl eziyet eder ve eziyet ederse nasıl Allah'ın lanetine uğrar ve dünyada da ahiretlikte nasıl lanetlik olur? Bunu ne yazık ki Müslümanım diyenleri eleştirmek için değil, uyandırmak için söylüyorum bunu. Müslümanlardan da bu bir haber. O zaman yani Allah'ın nasıl incitiriz, ona nasıl eza veririz, ona nasıl biz eziyet ederiz? Allah'ın varlığını, birliğini inkar etmek, peygamberlerine, kitaplarını inkar etmek, ona iman ederken aynı zamanda da şirk koşmak, hani iman etmiş ama şirk üzerine durmak ve hatta münafık yani iman etmediği halde iman ettiğini söylemek, kendi içsel dünyasında iman etmediği, yani en korkuncu, en zaten sıkıntılısı bu,
ama işte bir siyasi partiye yama olaraktan, oradan görünerekten bir şeyler kapmak ve hatta işte Müslümanların yanında durarak da maddi menfaatler elde etmek gibi böyle bir münafıkça tavır içerisinde bulunanlar ve aynı zamanda iki yüzlülük yapmak, Cenab-ı Hakk'ın emir ve yasaklarına muhalefet etmek, büyük günahları böyle fitursuz bir şekilde işlemek, Cenab-ı Hakk'a çocuk isnat etmek gibi, hani veyahut da işte Yahudilerin ayet-i kerimede belirlenen onun eli sıkıdır demeleri, Maide 64'te Yahudiler Allah'ın eli sıkıdır dediler,
dediklerinden ötürü elleri bağlansın ve kendilerine lanet olsun, Maide 64 veyahut da Allah cimridir, Allah fakirdir demek, Ali İmran ayet 181, Allah fakirdir demek, Bunun gibi bunlar hep böyle Allah'a eziyet eden, Allah ve Resulüne eziyet eden düşünce, fikir ve hareketler, bunun yanında işte yine Allah'a oğul isnat etmek veyahut da Meryem oğlu İsa'yı Rab kabul etmek, bunlar da sonuçta Allah'a eza, Allah ve Resulüne eziyet edenler, eza verenler hükmüne geçiyor, bunlar hep Allah'a eziyet verenler ve bunlarla alakalı,
Cenab-ı Hakk'ın ayet-i kerimede belirlediği, bunların hep böyle lanetlik olduklarıyla alakalı, yani bir kimse Allah'a eziyet ediyorsa, o Allah'ın lanetine uğramış olanlardan oluyor ve dünyada da, ahirette de onlar lanete uğrayacaklar veya işte Allah üç ilahın üçüncüsüdür diyenler, bunlar da kafirler malum, onlar da bu lanete uğrayacak olanlar, mainde 73 oda veya Üzeyir ve Mesih Allah'ın oğludur inancı, tövbe ayet 30 veya melekler Allah'ın kızlarıdır, Zuhruf ayet 20, Allah'a eş ve hanım isnat etmek, Enam ayet 101 Enam suresi veya Allah baba demek veya Allah bana zulmetti demek veya hani bir arada da bunu da buraya ilave edeyim,
tartışma çıkacak ama hani bir ara böyle birkaç tane video göndermişlerdi bana bir profesör, Allah bilmez diyordu, yani Allah gaybi de bilmez, Allah kader inancı da böyle enteresan bir noktada sarsılıyordu o zatın söylediğiyle, Ebu Fakir Sifiloca ile de herhalde tartışma, üstüne basa basa söylüyorlardı, diyorlardı ki hani tekrar tekrar söylüyorlardı Allah bilmez sözünü, o da büyük bir böyle ilmi kibirlilikle Allah bilmez diyordu, onlar diyorlardı ki ya nasıl böyle söylersin, yani Allah bir kulun ne yapacağını bilmez mi diyordu,
o da bilmez diyordu, ancak işte kul bir şeyi icra edince bilir diyordu, şimdi Allah bilmez derseniz, bu da Allah'a eziyet olmuş olur, bu da lanetliklerin içine girer, yani enteresan bir şey ve insanlar bu tip insanların peşinden gidiyorlar, yani ben özür diledi mi, geri döndü mü, dönmedi mi bu konuda bir bilgim yok, ama Allah bilmez diye bir kimse bunu dayatırsa, bunu diretirse, o da küfre düşmüş olur, o da lanetliklerin içinde olur, yani çünkü Allah gaybi bilmez, Allah kaderi bilmez, Allah yarını bilmez, Allah bir yıl sonrasını bilmez,
Allah bin yıl sonrasını bilmez, Allah beş bin yıl sonrasını bilmez dediğimizde, o zaman Allah'ın üzerinde ne yazık ki küfür üzerinde oluruz, ve tabiri caizse biz de o lanetliklerin içine gireriz, çünkü Allah el alimdir, bilendir, ezelidir, evvelidir ve ebedidir, o yüzden Allah ezelde ve ebette ne olacaksa, hepsini de bilir, Allah'ın bilgisi bütün her şeyi kuşatmıştır, o yüzden Allah bilmez demek de Allah'a eziyet etmek, eziyet etmenin hükmünün içine girer, bunun gibi Kur'an ayetlerinin herhangi birisini reddetmek,
Kur'an ayetlerinin herhangi birisinin üzerinde şek şüphe oluşturmak, ve Allah inancının üzerinde şek şüphe oluşturmak, Allah'a eziyettir, Allah'a eziyetin içerisinde tanımlanır, ve Allah'a bu manada eziyet edenler de, hem Allah'ın lanetine, hem de meleklerin lanetine uğramış olur, hem dünyada, hem de ahirette lanetlik olan kimselerden olur, Allah muhafaza eylesin, tabi Allah'ı incitmenin ayrı bir tecelliyatı da, Allah dostlarını incitmek anlamında, Cenab-ı Hakk'a onun kendisi hadisi kudüsü de öyle ifade etmiş, Allah buyurmuş ki,
her kim sevdiğim kuluma düşmanlık ederse, ben de ona harp ilan ederim, veya başka versiyonlarında kim Allah'ın veli kuluna savaş açarsa, Allah da ona savaş açar, ondan sonra gibi hadisi kudüsler var, o zaman da Allah'ı incitme nedir? Allah velilerini incittiniz, Allah dostlarını incittiniz, Allah dostlarına harp ilan ettiniz, o zaman da Cenab-ı Hak ne yaptı? bunu kendi üzerine aldı, Allah da onlara harp ilan etti. Ve onlar da lanetlik olurlar, Allah muhafaza eylesin. O yüzden kim Allah'a harp ilan ederse, o lanetlik olanlardan olur. Hani faizciler de lanetliktir ya, çünkü faizciler de Allah'a savaş açmış hükmündedirler. Çünkü açıktan faizcilik yapan ve müminlerden faiz alan, bu zamanda faizsiz olmaz diyen, veyahut da faizsiz alışveriş mümkün değil diyen, faiz olmadan olmaz diyen de ne yapmış oldu?
Allah'a savaş ilan etmiş oldu. O da ne yapmış oldu? O da lanetlik olanlardan oldu. Bakın, açıktan fuhuş işleyip fuhuşa devam edenler, açıktan içki içip içkiye devam edenler, açıktan kumar oynayıp kumara devam edenler, açıktan eşcinsellik yapanlar ve eşcinselliklerini devam ettirenler. Yani bunlar da normalde, hani açıktan kumar dediğimizde, kumar oynuyor, adam evinde oynuyordur, haberimiz yoktur. Ama biz onun devamlı kumar oynadığını biliyorsak, açıktan o zaman biz onu lanetlik olarak görebiliriz. Ama kendisi oynuyor, yine lanetlik ama biz ona hükmedemeyiz. Kendi kendine yaptığından dolayı. O yüzden bir kimse Allah dostlarına düşmanlık ettiyse, o da ne yaptı? O da bu konuda lanetlik olanlardan oldu. Şimdi, o zaman bir peygambere itaat etmeyen, peygamberi kabul etmeyen, peygamberin getirdiklerini kabul etmeyenler de lanetliklerdir.
O zaman Allah ve Resulüne eziyet edenlerin içerisine, peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin, peygamberliğini kabul etmeyen, onun sünnet-i senesini reddeden, onun komple hadislerini reddedenler de, bu lanetliklerin içine giriyor. Kıymetli dostlar, bu böyle, hani hafife alınacak bir şey değil. Bakın, hafife alınacak bir şey değil. O yüzden biz şimdi, içimizdeki olanları Rabbim biliyor. Biz saklasak da, gizlesek de, o biliyor. Öyle olunca, Allah'a eza verenler, Allah'a eziyet edenler, sıraladım, üç aşağı beş yukarı bunları. Tabii bunları arttırmak mümkün mü? Mümkün. Ama buradaki, bu kısa süredeki sohbetin, şey değil, nasıl söyleyeyim, zamanla alakalı sıkıntısı var.
Şimdi ikincisi, peygambere eza verenler, peygambere eza gösterenler. Şimdi, yine Ashab Suresi, ayeti 57'de çünkü, Allah'a ve Resulüne eziyet edenleri diyor. O zaman Allah'a ve Resulüne eziyet edenler, o zaman bu da, peygambere eziyet edenler var. Şimdi bu, son dönemlerde, yani yaklaşık bu hastalık, daha öncesinde, Hazreti Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin, sağlığında, peygambere eziyet etmek vardı. Müşrikler, Hazreti Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine, eziyet ediyorlardı. Taşladılar, örneğin. Veyahut da evinin önünde, üzerine, konuşmaktan, böyle utanıyorum ama, işte, deve işkembesi koydular. Ta ki, Hazreti Fatıma annemiz geldi, onun üzerinden, deve işkembesini aldı. Hazreti Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine, o halden kurtulmasına sebep oldu.
Veyahut da yoluna, işte, dikenler atmaklar. Onu böyle incitmek, onu eleştirmek, onu böyle toplumda, ikinci değil, beşinci sınıf vatandaş gibi görmek. Şimdi, normalde, Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin, sağlığında, çekmiş olduğu eziyetler. İşte, onu normalde, hicrete mecbur kılma, onu öldürmeye kalkışma, işte, Uhud'da dişinin kırılması, yanağının yara alması, veyahut da, işte, sahabelerin bazılarının, onun emirlerine tam itaat etmemesi gibi. İşte, bunlar da ne oldu? Peygamber'e hep böyle, kendi sağlığında, eziyet, kendi sağlığında, eza cefa oldu. Veyahut da bir, gaza sırasında, Hz. Aişe annemizin, tuvalete ihtiyacını görmek için, işte, kendi, tabiri caizse, tahte varanından inip, böyle, işte, tuvalete ihtiyacını göreceği zaman, kafilenin yola çıkması, sonradan o geriye kalması, sonra başka bir sahabenin onu, devesinin terkisine bindirip, kafileye yetiştirmesi, ondan sonra da, münafıkların, onun namusuyla alakalı, böyle iftira atmaları.
Bunlar, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri'nin, sağlığında, yaşamış olduğu eziyetler. Hoş, bazı, çok özür dilerim, mümin görünümünde kafirler, bazı münafıklar, Hz. Aişe annemize atılan bu iftirayı, hala da günümüzde, devam ettirmeye kalkıyorlar ya, bir de bu ayrı bir mesele tabi, ayrı bir hadise. Bunlar böyle, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri'nin, kendi sağlığında, yaşamış olduğu eziyetler, işte, amcasının onu yalanlaması, amcasının onu kötülemesi, amcasının ona değişik davranması, Mekke müşriklerinin ona karşı cephe açması,
ve onun getirmiş olduğu dini yalanlama, onun kendisine el eminken, onun kendisini yalanlama gibi, Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri'nin, üzerinde, sağlığında yaşamış olduğu eziyetler vardı. Şimdi, dünya genelinde, Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri, zahir olarak vefat etti, ama, eziyet devam ediyor. Nasıl eziyet devam ediyor? Şimdi, dünya genelinde, böyle, bütün dinleri ortadan kaldırıp, dinler arası, diyalog adı altında, böyle bir yeni bir din icat etme çalışmaları başladı. Öyle olduktan sonra, bu çalışmalara paralel bir şekilde, Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri'nin, işte, manevi kimliğine, manevi kişiliğine yönelik, böyle küçümseyici, saygınlığına zarar getirici, eylem ve davranışlar, sistemli bir şekilde, kamuoyuna sunuluyor.
Böyle olunca, işte, böyle, ardı ardına bunlar, bakın, ardı ardına bunlar yapıyorlar. Böyle bir, dünya üzerinde, çünkü, dünya üzerinde, felsefi olarak, ayakta duran bir tek, İslam dini kaldı. Muhammedi İslam dini kaldı. Öyle olunca, bu Muhammedi İslam dinini ifsad etmek, bozmak isteyen, batılılar, aynı zamanda bizim kendi içimizdeki münafıklar, Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri'ne saldırıyorlar. İçeride, onun hadislerine saldırıyorlar. İçeride hadis şeritleri reddediyorlar. Dışarıda da, Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri'nin, manevi kimliğine ve kişiliğine saldırıyorlar. İşte, malum zaman zaman, böyle, pis karikötürler, zaman zaman, işte, değişik, böyle, kimselerin açıklamaları, böyle, dünya Müslümanlığının üzerinde oynanan, farklı oyunlar bunlar.
Ama tabii, işin içerisinde bir de, bizim kendi içimizde olanlar var. Bunlar da ne yapıyorlar? Hadis-i Şerifleri reddediyorlar. Hadis-i Şerifleri reddederekten, onlar da Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri'ne, eza ve cefa veriyorlar. Farkındalar veya farkında değiller. Onlar bizdenmiş gibi görünüyorlar, ama hadisleri komple reddediyorlar. Onlar bizdenmiş gibi görünüyorlar. Bir hadis-i Şerif, mesela zayıf olabilir, hasen olmayabilir, işte ne bileyim, amel edilmeyen bir hadis-i Şerif olabilir. Onun üzerinden, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri'nin, hadisleriyle alay etme, veyahut da Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri'nin, sünnetleriyle alay etme noktasında duruyorlar ki, bunlar da Peygamber'e eza ve cefa çekenler, verenler.
Ve bunlar da tövbe edip geri dönmezlerse, dünyada da, ahirette de, Allah'ın lanetine uğrayacak olan kimseler. Sebep, yani yurt dışındakileri anlayacağız. Neden? İşte yurt dışında, ama Hristiyan, ama Yahudi, ama Ateist, ama ne bileyim, işte farklı dinlere mensup olanlar, İslam'ı biraz incelediklerinde, veyahut da doğru Müslümanları gördüklerinde, İslam'a karşı bir teveccüh, ve İslam oluyorlar. Bakın, İslam oluyorlar. Ve onların İslam olması, böyle işte, bu topraklarda doğup yaşamış olan Müslümanlardan, daha iyi bir Müslüman haline geliyorlar. Çünkü hani, bizim, bizde bunları görmek mümkün. Ben Müslümanım diyor, iftira atıyor. Ben Müslümanım diyor, gıybet ediyor. Ben Müslümanım diyor, kumar oynuyor. Ben Müslümanım diyor, içki içiyor.
Ben Müslümanım diyor, fuhuş yapıyor. Ben Müslümanım diyor, ne bileyim işte, adaletsiz davranıyor. Ben Müslümanım diyor, zulmediyor. Ben Müslümanım diyor, namaz yok. Ben Müslümanım diyor, oruç yok. Ben Müslümanım diyor, her türlü haramı işliyor. Ben Müslümanım diyor, her türlü sözü kullanıyor. Ben Müslümanım diyor, insanların namusuna iftira atıyor. Ben Müslümanım diyor, namuslu insanların arkasından gıybet ediyor gibi Müslümanların üzerinde Müslümanlara eziyet fiiliyatları çok fazla. Böyle olunca yurt dışındaki bir kimse veyahut da işte gayrimüslim bir kimse bizim bu Müslümanları görünce İslam bu mu ki diyor bir tereddüt ediyor. Ve gerçekten de ben de yeni böyle dinle tanıştığımda yani Müslümanlar bunlar mı? İslam bu mu diye ben bile tereddüt etmiştim. Çünkü hatta ben Allah rahmet eylesin Şeyh Efendi Hazretlerine söylüyordum gıybetin en fazlası burada, iftiranın
en fazlası burada, yalanın en fazlası burada işte insani ilişkilerin en zayıfı burada diye ben üstadıma diyordum efendim dervişlik buysa yani ben dervişliği böyle tanımış olsaydım ben derviş olmazdım diyordum ben. Bunu şeyhime söylüyordum. Sebep çünkü Müslümanlar yapmaması gereken bütün günah keballeri ben Müslümanım ben Müslümanım deyip tabiri caizse Allah'ın gözünün içine baka baka insanların gözünün içine baka baka işliyorlar. En ilginci, en çılgıncası, en zalimcesi bu zaten. Ya ben Müslümanım diyor insanın namusuna iftira atıyor. Ya Müslümansın nasıl bir kimsenin gözünde mi gördün fuh iş yaptığında onun fuhşuna sen cevap veriyorsun ona iftira atıyorsun. Sanki onunla beraber fuhş yapmış da onunla beraber onun namusunu kirlettiğini görmüş gibi insanların namusuna leke getiriyorlar.
Ve bir de kaçındıkları yer şurası bana böyle söylediler. Ben böyle duydum. Böyle ilginçlikler yaşanılıyor. Öyle olunca işte bir kimse İslam olacak, Müslüman olacak. Müslümanlara bakarsa Müslüman olmaz. Yani bu tip Müslümanlara bakarsa Müslüman olmaz. Zenginlerin şakşakçısı, yalakası, siyasetçilerin şakşakçısı, yalakası, ne bileyim makam sahiplerinin şakşakçısı, yalakası, Müslüman tiplemeleri var. Onlara bakılınca Müslüman olunmaz. Evet. Yani ben de bu ikilemi yaşadıydım çünkü. Yani gıybet etmemesi gereken insanlar gıybet ediyorsa veyahut da arkasından konuşmaması gereken insanlar. Ya bir Müslümanın arkasından neden konuşuyorsun? Bir derdin varsa git kendisiyle yüzleş, konuş, anlaş. Veya bir Müslümanın arkasından nasıl iftira atıyorsun?
Bir derdin varsa git onunla otur, konuş, anlaş. Ama öyle değil. Hele şimdi bu sosyal medya denilen şeyde iyice ortalık çığırından çıktı. Adam klavyenin başına geçiyor, kahraman, Efe adam. Ooo! İstediğine küfür ediyor adam. istediğine hakaret ediyor. Bu hale geldik. O yüzden normalde İslam dünyasının dışında olan gayrimüslim insanlar İslam'ı araştırınca hızla Müslüman oluyorlar. Öyle olunca İslam dünyasının dışındaki yapı Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin şahsi maneviyatına saldırıyor. Ve şahsi maneviyatına saldırınca enteresan bir şey. bizim siyasilerimiz böyle işte toplum önderlerimiz hepsi de böyle açıklamalar yapıyorlar. İşte Fransa'ya karşı Belçika'ya karşı ne bileyim işte kim böyle bir yayın yaptıysa ona karşı.
Ama ve lakin aynı şeyi yurdun içerisinde yapıyorlar. yani siz Fransa ayeti kerimeleri işte değiştirilmesi lazım. Kur'an'ın reform edilmesi lazım diyor. Herkes Fransa'ya kaykılacağım diye uğraşıyor. Aynı şeyi Türkiye'deki siyasiler söylüyor. Aynı şeyi Türkiye'deki ilahiyat profesörleri söylüyor. Onlara neden kaykılınmıyor? Enteresan bir şey. Ve gün geçtikçe ülkemizde de dinin olmazsa olmaz ögelerinin üzerinde tartışmalar fırtınalar koparılıyor. Ve bunlar ne yazık ki bunu kim yaparsa yapsın peygambere eziyet veriyorlar. Bunlar peygambere eza veriyorlar. Ya nasıl geçmiş Beni İsrail'ler Beni İsrail peygamberlerine eziyet verdilerse bir kısmını şehit ettiler öldürdüler bir kısmını topraklardan sürdüler bir kısmıyla alay ettiler Musa Aleyhisselam'la alay eder gibi.
işte Hud Aleyhisselam'la alay edilmesi gibi. Veyahut da Lut kavminin başına gönderilen Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam'la alay edilmesi gibi. E şimdi ne yazık ki aynı şeyler şahs-ı maneviyatta bunlar geçerli. Yani şu anda dünya üzerinde Lut kavminin işini yapan insanlar baş tacı oldu. faiz baş tacı fuhuş baş tacı baş tacı bunlara dokunmak bunlara konuşmak bunlara hayır demek mümkün değil. Allah ve Resulünün yasakladığı şeyleri açıktan yapmak işlemek erdemlilik oldu. Böylece biz Peygamber'e eziyet edenlerden olduk mu? Evet. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin alakalı hiçbir şey olmayan aslı astarı olmayan hikayeler üretmek veya Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin çok eşliliğini kerik görmek onun çok eşliliğine laf söylemek bununla alay etmek gibi bunlar Peygamber Sallallahu
Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin şahs-ı maneviyatını eziyet eden Hz. Muhammed Mustafa'ya zulmeden olgular oluşumlar ama bunlar ne yazık ki bugünkü günümüz dünyasında var ve günümüz dünyasında bunlar normalde hala da devam eden şeyler öyle olunca da Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'ne eziyetler devam ediyor meseleyi toparlayacağım kim Allah ve Resulüne eziyet ederse kim Allah ve Resulüne eziyet ederse Allah hem dünyada hem ahirette ona lanet ediyor kısacası bunu söyleyeyim size bakın ayette sabit Ahzab
Suresi ayet 57 kim Allah ve Resulüne eziyet ediyorsa Allah onlara dünyada da ahirette de lanet ediyor böyle olunca buradaki lanet Allah'ın laneti insanları bu eziyetlerden korumak muhafaza etmek için Allah kullarına zulmetmek istemez Allah kullarına zulmetmez ama ve lakin kullar böyle lanetlik işler yaparlarsa lanete düçar olurlar yoksa kendi kendine dinini yaşamaya çalışan bir kimseye Allah neden lanet etsin Allah muhafaza eylesin şunu da unutmayın hem Nisa 52'de geçer hem de Ahzab 65'de geçer buna dikkat edin hem Nisa
52'de hem Ahzab 65'de Allah bir kimseye lanet ederse artık onun yardım edeni ve dostu da bulunmaz o zaman bir kimse Allah ve Resulüne eziyet ediyorsa tövbe edip geri dönmezse bakın tövbe edip geri dönmezse işi çok zor bakın işi çok zor yani işte Allah'a peygamberlerine din gününe hesaba kitaba ahirete cennete cehenneme inanmayan bir kimse Allah'a eziyet etti Allah'a eza verdi Allah'ın peygamberlerine iman etmeyen Hz. Muhammed Mustafa'ya iman etmeyen Hz. Muhammed Mustafa'yla alay eden dalga geçen küçümseyen bu noktada
onu böyle şahsı maneviyetine aşağı indirmeye çalışanlar Hz. Muhammed Mustafa'ya eziyet etti ve bunlar Allah'ın lanetine uğrayacaklar sünneti seniye ile alay edenler sünneti seniye ile dalga geçenler sünneti seniyeyi küçümseyenler bunlar Allah Allah ve Resulüne eziyet edenler bunlar Allah'ın lanetliğine uğrayacaklar ve işte bir siyasi lider bir sünneti seniye ile dalga geçince arkasındaki kitle de dalga geçiyor veya tabi ilahiyat profesörü dalga geçiyor arkasındaki kitle de dalga geçiyor çünkü o kitle onun arkasında
devam ediyor onu alkışlıyor hani adamın birisi kürsüden dedi ya Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hz. de böyle salatu selam da getirmiyor peygamberin annesi öldü sen de anneni öldürecek misin dedi sünnet olduğu için dedi nasıl aşağılıyor bakın sünneti seniye veyahut da bu tip böyle Ramazan ya şimdi herkes bir mikrofon kapmış televizyonlardaki köşeleri kapmışlar insanların dinine nasıl ifsad edeceğiz diye uğraşıyor bir kısmı bakın bir kısmı din ifsadçısı bunların insanların imanlarını ifsad ediyorlar dinlerini
ifsad ediyorlar bir şeyi bozdun bunu bozdun yerine ne koyacaksın bunun yerine koyacak olduğun bir şey var mı yok doğruydu bu ama düzgündü siz bu suyun içerisine necaset atarsanız bu su hükmünden çıkar neden suyun içerisine necaset attınız necaset suyun kokusunu değiştirdi rengini değiştirdi tadını değiştirdi artık siz buna su diyemezsiniz din de böyle bir şeydir berraktır su gibidir siz oraya heva hevesinizi katarsanız siz oraya şeytanın desisesini koyarsanız siz oraya kafirlerin zanlarını sokarsanız orası bozulur
din kuran ve sünnettir size iki şey bırakıyorum kim bunlara sımsıkı savrulırsa kurtuluşa erer bu Allah'ın kitabı Kur'an ve benim sünneti seni başka bir hadis-i şerifte benim ehli beytimin yolu siz bunun içerisine kendinizden bir şey katıyorsanız ifsad ettiniz bozdunuz ve Allah'ın lanetine uğradınız eziyet ettiniz Allah ve Resulüne çünkü Allah muhafaza eylesin o yüzden yani Allah'a Resulüne velilerine savaş açanlar Allah'ın lanetine uğramış olan kimseler ve asla ve asla Allah da Allah bir kimseye de lanet ederse o laneti
ortadan kaldıracak olan kimse yok inşallah tövbe derler geri dönerler Rabbim onları pişman olup geri dönenlerden eylesin inşallah biraz herhalde uzun oldu bu sohbet biraz böyle şey oldu ama işte sonraki maddemiz bizim Allah'a peygambere eza ondan sonra sahabeye ezaydı sahabeyle alakalı da sahabenin kendi içlerindeki anlaşmazlıklara bakıp kendi içindeki meselelere bakıp onların üzerinde suizam beslemek onlara laf söylemek onlara mesela bazı fraksiyonlar var ya biz ona artık fraksiyon mu diyeceğiz veyahut da biz onlarla
hakkında üzerinde nasıl hükmedilir ben şimdi böyle şey yapmak istemiyorum işte bazı fraksiyonlar var suyu içerken Ebu Bekir'e lanet olsun Ömer'e Osman'a lanet olsun deyip su içenler Hz. Aişe annemize lanet okuyarak su içenler veyahut da onun temiz pak namusuna laf söyleyen veyahut da Hz. Ebu Bekir Ömer Osman'ın küfrüne fetva veren fraksiyonlar var bunlar da ne yapıyorlar bunlar da Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ashabına ne yapıyorlar eziyet ediyorlar Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
hazretleri buyurdu ki sahabeler hakkında Allah'tan korkun o zaman bizim kalkıp da benden sonra onları hedef almayın onları seven beni sevdiği için onları sevmiş olur onları buğz eden de bana buğz ettiği için onları buğz etmiş olur onları eziyet veren bana eziyet vermiş olur bana eziyet veren de Allah'a eziyet etmiş olur kim de Allah'a eziyet ederse Allah'ın onu yakalaması pek yakındır Tirmizi'de ve Ahmet bin Hanbel'de geçen hadis-i şerif bu uzun bir hadis-i şerif şimdi o zaman kıymetli kardeşler biz sahabelerin hepsinin de
ashabın hepsi hiçbirisine de dilimizi uzatmayız ashabım yıldızlar gibidir hangisine sarılırsanız beni bulursunuz hadis-i şerif ya işte Muaviye'ye de mi bir laf söyleyeceğiz söylemeyiz canım kardeşim biz söylemeyiz bizim ölçümüz bu biz söylemeyiz biz sahabenin hiçbirisine hakaret etmeyiz hiçbirisine lanet okumayız onların davası Allah'a ait Resulüne ait bizi ilgilendirmez o yüzden de sahabeye eziyet etmek istemeyiz Allah muhafaza velilere eziyet etmek istemeyiz Allah muhafaza eylesin inşallah önümüzdeki ders bundan devam
edeceğiz çünkü alimlere eziyet var müminlere eziyet var yani en sıkıntılı durumlardan birisi de bu alimlere eziyet var yani bir kimse Kur'an ve sünnet tarihinde yaşama ve yaşatma mücadelesi veriyor ve sünnet seneye sımsıkı sarılmış ona eziyet ediliyor müminlere eziyet ediliyor müminlere nasıl eziyet ediliyor yapmadığı işlerle alakalı iftiralar atılıyor üzerlerine bunlar da ayrı bir eziyet o yüzden önümüzdeki haftada inşallah buradan kaldığımız yerden bu eziyetlere devam edeceğiz ondan sonra hayvanlara eziyet var sonra
işte kuşlara hayvan haşeratı eziyet var sonra doğaya yeşile ağaçlara eziyet var genel olarak insanlığa eziyet var bunları inşallah daha teferratlı bir şekilde sırası geldikçe sohbet edeceğiz konuşacağız inşallah şimdi fitne ile alakalı birkaç hadisleri hazırladım inşallah fitne sohbetlerine de böyle kısa kısa devam edeceğiz Allah'tan bir şey gelmezse çünkü ahiri zaman fitne zamanı fitne zamanı olunca biz bu fitnelere karşı nasıl uyanık olacağız fitnelere karşı nasıl davranacağız bu fitneden kendimizi nasıl muhafaza edeceğiz
buna da dikkatli bir şekilde inşallah devam ederekten bunları da açıklaya kavuşturacağız evi Davud'dan bir hadis-i şerif Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdular ki bahtiyar fitneden kaçınan kimse ile belalarla karşılasınca sabreden kimsedir ne mutlu ona Ebu Davud yine hadis-i şerif fitne zamanında ibadet tıpkı bana hicret gibidir müslüm ve tirmizi de geçiyor bir hadis-i şerifte çeşinin
en hayırlı malının peşine takılıp dağ geçitlerini ve yağmur düşen yerleri takip edeceği koyunu koyunu olacağı yerleri takip edeceği koyunu olacağı zaman yakındır böylece dinini fitnelerden kaçırmış olur bu harim isim Ebu Davud Nesai'de geçiyor şimdi kıymetli kardeşler birinci hadis-i şerifte neydi birinci hadis-i şerifte fitne ve belalara karşı sabırlı olmaktı ikinci hadis-i şerif neydi bu ibadete kaçmak fitne zamanında Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine hicret etmek gibidir üçüncü hadis-i şerif
neydi üçüncü hadis-i şerifte işte dağ başlarına çekilme böyle işte koyunlarını otlatma hani böyle toplumun içerisinde çok haşır neşir olmama toplumun önünde olmama çobanlık yani toplumun önünde midir değildir yani toplumun önünden uzak durma ama şimdi en önemlisi ne sabır bakın oruçta sabırdır biz sabır ayındayız şu anda o zaman fitneler karşısında sabretmek fitneler karşısında belalar karşısında sabırlı davranmak ve toplumda öne geçmeye çalışmamak toplumun önünde olmamak fitne zamanı en önemli özellikler o zaman sıralıyoruz
şimdi fitne zamanında ne yapacağız bir sabırlı davranacağız iki ibadetlerimize dikkat edeceğiz üç toplumun çok içinde çok önünde olmayacağız ve biz kendimizce ibadetlerimizi yaparaktan dinimizi muhafaza edeceğiz bakın dinimizi muhafaza edeceğiz o zaman biz fitne bela musibet ne taraftan gelirse gelsin bizim irademizin dışında oluşan şeyler bunlar çünkü yani hadis inkarcıları bizim irademizin dışında oluşuyor bunlar veyahut da işte bir taraftan mezhepleri inkar edenler çıkıyor bizim irademizin dışında oluşuyor birileri
bir taraflarda bir tezgah kurguluyor birisinin başına çorap örmeye çalışıyorlar o kimsenin dışında oluşuyor bu veyahut da işte birileri üzerine olmayan bir suçu onun üzerine atıyorlar bu onun dışında oluşan şeyler böyle olunca nereden ne gelirse gelecek yani gelecek çünkü fitne zamanı birileri karanlık dehlizlerde bir oyun içerisine girecekler bir tezgah düzecekler onlar kuran ve sünnete açıktan savaşamayıp gizliden savaşan insanlar birisinin başına çorap örmek isteyecekler bilerek bilmeyerek fitne zamanı çünkü hani
mümin olarak geceleyecek kafir olarak sabahlayacak ya veya mümin olarak sabahlayacak kafir olarak geceleyecek fitne zamanının en önemli özelliklerinden birisi bu namaz kılıyordu ama sabahleyin bütün kafir özelliklerini üzerine topladı ve bir kimsenin üzerinde olmayan bir şeyi atılı bir suç attı onun üzerine bir iftira attı onun üzerine bakın o mümin sabahladı ama kafir geceledi şimdi müslümanların yanıldıkları yer burası yani yanı başımda namaz kılıyordu diyor canım kardeşim o mümin sabahladı kafir geceledi veya kafir
sabahladı mümin geceledi onun ne olacağı belli değil yani o kaygan bir zeminin içerisinde kendisini istikamete koymamış onun başındaki amir bunu böyle yapacaksın dedi yaptı veyahut da o bir herhangi bir zenginin parasından geçiniyordu ona yalakalık yapmak için böyle konuşan o böyle adam dedi o da öyle dedi mümindi ama o ama o esnada kafir geceledi enteresan bir şey bu illaki bu geceyi sabahı böyle mevcut gece sabah olarak görmeyin yani mümindi mümin olduğunda neydi onun için hayat gündüzdü ama anında kafir oldu hayat onun için
gece oldu anında isterse öğlende olsun isterse ikindi de olsun önemli değil bunun gibi şimdi o kimse anında bu fitne zamanı çünkü öyle bir şey yani fitne zamanıyla hadis-i şerrilerde ne diyor doğrular erdemli insanlar yalancı kabul edilecek yalancılar da doğru olarak kabul edilecek yani bir kimse doğru erdemli ama o yalancı olarak addedildi sebep fitne zamanı çünkü veyahut da bir kimse yalan söylüyor göz göre göre yalan söylüyor göz göre göre zulmediyor göz göre göre her şeyi yapıyor ama o bizden diye biz onu alkışlıyoruz
fitne zamanının tecelliyatları bunlar o zaman bir müslüman böyle bir fitne zamanında kimin doğru kimin yanlış olduğu belli değil adam sabahleyin mümin sabahladı akşamına kafir geceledi adam sabah namazında mümin de öğle namazında kafir oldu adam öğle namazında kafir ama ikindi namazında mümin oldu kimin ne yaptığı belli değil bakın böyle bir kaosik bir yapı var çünkü kaosik bir yapı gerçekten böyle hani insanın kafasını toparlayacak zamanı yok böyle olunca müslüman ne yapacak ibadete sarılacak müslüman ne yapacak sabredecek
çünkü onun başına bela musibet sıkıntı sarılacak bela musibet sıkıntı sarılınca o sabredecek sabır yolunu seçecek kendisine sebep çünkü fitneciler öyle bir şeydir ki böyle hani saz taneleri gibi ardı ardına gelir ya veya gecenin parça parça gelmesi gibi gelir ya fitneci insandan kork çekin sebep o çünkü gider başka bir tezgah daha kurar gider karanlık delinizlerde bir iftira daha oluşturur gider bir yerde iki üç tane yalancı şahit bulur bir şey patlatır senin aleyhine bakın fitne zamanı bu çünkü hiç umulmadık zamanda umulmadık
şeyler yaşayabilirsin o yüzden en zor şey fitneyle mücadele etmek fitnecilerle mücadele etmektir en zor şey çünkü sen müslümansın yalan söyleyemezsin gıybet edemezsin iftira atamazsın sen oyun kuramazsın tuzak kuramazsın bakın sen tuzak kuramazsın sen insanlara zulmedemezsin insanların arkasından konuşamazsın yapamazsın sen bunların hiçbirisini sebep sen çünkü müslümansın müminsin ama öbürkü fasık öbürkü münafık öbürkü kafir öbürkü fitneci senin hakkında gıybet eder dedikodu eder iftira eder olmayan şeyleri olmuş gibi gösterir
yaşanmayan şeyleri yaşanmış gibi gösterir hiç alakası olmayan şeyleri alakası varmış gibi gösterir fitne zamanı o fitnecinin teki çünkü Allah muhafaza eylesin böyle olunca o zaman müslümanlar ne yapacaklar mesele bu böyle bir fitne zamanında böyle bir kaos zamanında çünkü bilmiyorsun kimin ne olduğunu kimin nerede ne hazırladığını da bilmiyorsun ve işin enteresan noktası kendini savunamıyorsun da ben böyle bazen kendi kendime gülüyorum diyorum ya olmayan faturadan ceza yedin bunu anlatamadım hiç kimseye düşünebiliyor musunuz
ben bunu hiç kimseye anlatamadım anlatamadım bunu ben ve fitne zamanı kaos zamanı bakın bu normalde bir kim herhangi bir kimsenin başına gelmesi muhtemel mi evet ve ben bunu anlatamadıktan sonra hiç kimse anlatamaz bakın ben bunu anlatamadıktan sonra hiç kimse anlatamaz hakkımdaki iftiraların haddi hududu yok yani bunu hangi birisini düzelteceksin düzeltemezsin fitne zamanı kaos yani sosyal medyada bir haber tamam mesele bitti sen haklıymışsın haksız olursun anında anında çarmıha gerilirsin anında taşlanırsın bakın
anında taşlanırsın hiç haberin olmayan suçlar senin başına başına çorap olarak örülür fitne zamanı o zaman ne olacak bunlar müslümanın iradesinin dışında oluşan şeyler ya sen ne kadar sakınacağım kaçınacağım da desen kuran sünnet diyorsan vatan millet diyorsan kendince kuran ve sünnet mücadelesi veriyorsan ve bir topluluk oluşup bu mücadelenin içerisinde duruyorsa namusuna şerefine haysiyetine her şeyine laf söyleniyor evet fitne zamanı evet laf söyleniyor hiç hiç ya ummadığınız kurumlar laf söylüyor yani Türkiye'de
dinin dışında davranmayacak olan kurum olan diyanet diyanet dahi iftira atıyor bir insana müftüler iftira atıyor bir kısmı yani hepsini de diyemeyiz ama hakkımda iftira atıyorlar kürsülerden konuşuyorlar bakın fitne zamanı o yüzden böyle bir zamanla fitne zamanında ne yapacak sabır bu konuda en büyük müslümanın silahı sabır müslümanın en büyük sığınağı sabır müslümanın en büyük bu noktada böyle dermanı ve Cenab-ı Hak'tan bu fitne zamanında fitnecilere karşı fitnecilerin oyunlarına karşı Cenab-ı Hak'tan sabır diliyoruz
sebep yani başına her zaman için bir iş almam mümkün yani bir anda haliyet-i ruhiyeni bozup gidip birkaç kişiyi ateş etmen birkaç kişiyi dövmen sövmen mümkün Allah muhafaza eylesin ve ne yapacaksın sabredeceksin fitne zamanında en büyük silahının birisi sabır ikincisi ne o zaman hicret etmek gibi diyor ya ibadet hicret etmek gibidir o zaman sen kendini namazını dostları kılmaya orucunu dostları yapmaya Allah'ı zikretmeye kendini atacaksın sünneti seni yaşamaya kendini atacaksın bakacaksın eş çoluk çocuk etrafında arkadaşlar
böyle bir homojen yapı hijyen bir yapı oluşturacaksın kendince ve onun içerisinde yaşamaya çalışacaksın bakın onun içerisinde yani işte ben kendimce söyleyeyim benim arkadaşlarım dostlarım benim bizim sufi kardeşlerimiz ben dışarı taşımaya korkuyorum açıkça bakın Mustafa Özbağ korkar mı bu konuda korkuyorum diyorum ki yani insanın başına ne çorap örecekleri belli değil ne yapacakları belli değil enteresan bir şey sebep yani fitne çünkü karanlık dehlizlerde dolaşıyor her an için her şeyi yapabilirler adalet yok adalet
mekanizması doğru çalışmıyor namus şeref haysiyet rafa kaldırılmış Kur'an sünnet yani kitapta duruyor insanların fiiliyatlarına dökülmüyor öyle olunca sen hani iman eden müslümanlar iman eden müminler ne yazık ki dertlerini anlatamıyorlar ne yazık ki sıkıntılarını bu noktada gideremiyorlar ama bunların hepsi de hadis-i şeriflerde var hadis-i şerifleri neden inkar ediyorlar hadis-i şerifler bu fitnecileri bu bozguncuları hadis-i şerifler bu bizdenmiş gibi görünen münafıkları hadis-i şerifler bu bizdenmiş gibi görünen kafirleri
hadis-i şerifler Kur'an okuyup da hem de çok güzel Kur'an okuyup o Kur'an'ın boğazından aşağı inmeyenleri hadis-i şerifler iman ettip deyip de imansızlığın dibini yaşayanları hadis-i şerifler iman ettip müslümanıp deyip her türlü fuhşu haksızlığı hırsızlığı arsızlığı yapanları bizim önümüze seriyor çünkü o bize gösteriyor böyle ve bize gösteriyor hadis-i şerifleri inkar ediyorlar bakın bu fitnecilerin hepsi de hadisleri inkar eder bu fitnecilerin hepsi de sünnet-i seneyele alay ederler bu fitnecilerin hepsi de Kur'an ve sünnete
sımsıkı yapışmış olanları küçük görürler onlar alay ederler onları alay ederler sosyal medyada evde ailede akrabaların arasında nerede olursan ol eğer sen sünnet-i seneye sımsıkı yapıştıysan seni de alay edecekler seni ötekileştirecekler seni itecekler senin üzerinde baskı kurmaya çalışacaklar senin ailenin üzerinde çocuklarının üzerinde baskı kurup onları ötekileştirmeye çalışacaklar ve müminin müminden başka dostu kalmıyor ve bir bakıyorsun ki işte laf çakmalar laf atmalar onları böyle ötekileştirmeler bunu kimler yapıyor
bu fitneciler yapıyor bu zalimler yapıyor bu Allah ve Resulüne eziyet eden müminlere eziyet eden lanetlenmiş gürü yapıyor bunu ve bizim bu belki de dayımız amcamız teyzemiz halamız teyze çocuğumuz hala çocuğumuz akrabamız komşumuz iş çevresinden bir kimsemiz ama biz ona böyle sen lanetlik bir iş yaptın deyip de söyleyemiyoruz söyleyince de başımıza iş alıyoruz bunlar bizim etrafımızda bakın etrafımızda uzakta değil bunlar yani siz Kur'an ve sünnetin ölçüsünü bir toplumda söylediğinizde hemen ötekileştiriyorsunuz hemen irticacı
oluyorsunuz hemen mürteci oluyorsunuz hemen böyle aşırı dinci oluyorsunuz hemen siz böyle hemen hemen uzaklaştırılıyorsunuz her şeyden sebep Kur'an ve sünnet Kur'an ve sünnet o münafık gönüllere o kafir gönüllere o müşrik gönüllere o fasık gönüllere ağır geliyor çünkü onların yaptıklarına bakıyorlar fuhuş var kumar var hırsızlık var arsızlık var düzenbazlık var adam kayırma var haksız kazanç var haksız davranışlar var her türlü zalimlik zulüm var siz müslümanız deyince Kur'an sünnet deyince aranızda sırada dağlar oluşuyor
fitne zamanı çünkü Allah muhafaza eylesin o yüzden hani böyle bu zamanda müslümanın kaçacağı yer ibadettir müslümanın kaçacağı yer Allah'ı zikirdir müslümanın kaçacağı kendini koruyacağı yer sabırdır kapının önüne gelip küfredebilir sana yoldan geçerken laf atabilir sana bunları yaşadığım şeyleri söylüyorum bakın yaşadığım şeyleri söylüyorum birisini yönlendirilip sana sataştırabilir normal herkes gibi yoldan gidiyorsun yolda gidiyorsun herkes gibi yani senin sakalına bakıp laf atarlar hakaret ederler bunları yaşarsın
evet yani sen ona bir sataşsan bir laf söylesen sen suçlusun yine sen yine suçlusun hele biraz tanınıyorsan sokakta yürüyemezsin biraz tanınıyorsan kalabalık yerlerde yürüyemezsin her türlü tacize açıksın her türlü küfre açıksın her türlü hakarete açıksın tanınıyorsan Kur'an sünnet diyorsan vatan millet diyorsan tanınıyorsan sünnet seneyeden asla taviz vermiyorsan size tavsiyem çarşıya bacaya çıkmayın evet hakarete tacize tecavüze her şeye maruz kalabilirsiniz bir şey de yapamazsınız ona bakın hiçbir şey yapamazsınız
suçlu olursunuz o hadis-i şerif hemen aklıma gelir benim hani dağ başına gidip koyunların otladığı yerlerde yaşamak der ya ha şimdi dağ başında yaşayamıyorsun Kur'an sünnet mücadelesi vereceksin ya diyorsun ki bir ondan çıkma iş yerinden çıkma evinden çıkma hemen git bir taksi durağına taksi bin git yalnız bin yanına kimse oturmasın taksi dolmuşa da binme sebep her an için birisi kalkar küfredebilir sana seni taciz edebilir fitne zamanı senin sakalına laf söyleyebilir fitne zamanı sen bir şey yapamazsın asla olmasını
istemem tavsiye etmem bir kadının eteğinin kısalığına laf söyleyen bir kimse günlerce medyada konuşulur ama birinin sakalına tükürülmesi ona hakaret edilmesi hiçbir yerde konuşulmaz birinin dini bir ritüeli hiçbir yerde konuşulmaz bakın günün müslümanı Allah'ın lanetlemiş fiilyatları işleyenlere laf söylemez işte açıktan haram işleyen içkidir kumardır LGBT'dir fuhuştur çıplaklıktır açıktan haram işleyen faizciliktir bakın günün müslümanları bunlarla mücadele etmezler edemezler ama dini yaşamaya çalışan insanlarla alay ederler
onlara laf söylerler kendileri çok çağdaş müslüman dini en iyi onlar algılıyor hani zikrullah'tan bir kesit şey yapıyorsun paylaşıyorsun din bu mu böyle mi olur de bir tarafta içki içiyor ona baksana onun özgürlüğü ama yani içki içmek onun özgürlüğü benim istediğim gibi zikrullah yapmak benim özgürlüğüm değil LGBT'li olmak onun özgürlüğü benim ibadet etmem istediğim gibi ibadet etmem benim özgürlüğüm değil ve benim ibadetimin temelinde hadis-i şerif var temelinde Kur'an ayetleri var Allah'ı zikredin diye o kadar çok
ayet-i kerime var ki Allah'ı zikirle alakalı o kadar çok hadis-i şerif var ki buna laf söyler müslümanlar müslümanım diyenler köşe yazarlarıdır televizyonda profesörlerdir konuşmacılardır gazetelerde yazı yazanlar entelektüel takılanlar sosyal medyada cirit atanlar bakın sufilere Allah'ı zikredenlere Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışanlara ağızlarına geleni söylerler ama LGBT'ye gelince susarlar faize gelince susarlar içkiye gelince susarlar kumara gelince susarlar adam kayırmaya gelince susarlar adaletsizliğe gelince
susarlar konuşamazlar fitne zamanı o yüzden Allah bizi affetsin inşallah Cenab-ı Hak fitnelerden cümlemizi korusun fitnecilerden de bizi korusun bununla alakalı birkaç daha hadis-i şerif koymuşum sabırla alakalı ama inşallah yine böyle yarım kalsın bu da veyahut da bu kadarla tamamlamış olayalım saat çünkü 11'e 20 var şimdi az bir şey sorularınız var ben tekrar kardeşlere rica ediyorum kardeşler soru sormasınlar ilk defa izleyenler veyahut da işte dersi olmayan kardeşler sorular sorsunlar yetiştirelim inşallah Allah yiyesin
inşallah selamun aleyküm sormak istedim bir şey var sorular bitmişken sormak istedim mesela hanımlar ile diyaloglarımızda konuşabileceğimiz onca konu varken sufiler derin derya iken bizim özel meseleler sormamız konuşmamız uygun mudur evet malum bizim halkımız evlilik çocuk gibi soruları bile hiç tanımadığı kişiye pat diye görgüsüzce soran bir toplumda yaşıyoruz fakat biz de mi böyle yapalım bir hanım arkadaşa çocuk ne zaman ya da sen de evlenmiyor musun artık diye sormak uygun mu ya da makyaj yapmadığını bildiğimiz birine
topluluk içinde ooo makyaj yapmışsın diye nara atmak belki kişiyi mahcup durumda bırakmak uygun mudur belki basit bir konuğuma takıldığım için sormak istedim biz insanların özel hayatlarıyla özel daireleriyle ilgilenmeyiz bu tip sorular sormak çok uygun değil ama ne yazık ki bizdeki görgü kuralları çok değişti görgü kuralları çok değişince ne yazık ki insanlar bu eski terbiyeyi kaybettiler inşallah yeniden oluşur yeniden oluştururuz Allah izin verirse inşallah Allah Kur'an aşkına kabul buyurup
ders verin yol gösterin gönlüm sizi görünce duyunca sizicik oluyor hocam ben sizi birkaç zaman önce rüyamda gördüm çok yüksek bir binanın üstünde durup bir secdada üstünde dua ediyordunuz ben de binadan koşarak katları çıkıp yanınıza geldim ve sonra sizden hayır dua istedim sizde zikrini dersini yap yine görüşelim deyip gittiniz hocam yanınızdayken çok huzurlu ve güzel kokulu bir şekilde geçip gittiniz olumlu ya da olumsuz bir şey söylemediniz senin de dersini veriyoruz inşallah Allah mübarek etsin inşallah
Antalya'dan Fatime uzun zamandır Antalya'da olan zikrullah'a katılıyorum izniniz olursa ders almak istiyorum inşallah senin de dersini verelim inşallah Allah mübarek etsin Cenab-ı Hak devamlı eylesin inşallah Selamun Aleyküm Akşehir'den Aysa Sarı'nın kızı Beyza Rüyanda size ait gençlerin sizinle konuşup kafe gibi sizin işlettiğiniz bir mekana geldim babamın doğum günüymüş onun için üç tane hediye gönderdiniz ben de onları babama getirdim bir tanesinde cam içinde beyaz kumlar yukarıdan
akıyordu ve iyi ki doğdun yazıyordu daha önce de birkaç kez sizi rüyamda gördüm sizden ders almak istiyorum inşallah Beyza senin de dersini gönderdim inşallah Allah mübarek etsin selam söyle babana annene herkese inşallah Mustafa hocam hayırlı Ramazanlar sizi keyifle takip ediyoruz hocam bizim bir sıkıntımız var eşimin işleri hiç yok ne kira ödebiliyoruz ne de geçim sağlayabiliyoruz rızkımız sanki kesildi her kapı kapandı yedi aylık hamileyim üç çocuğum daha var sizden dua istiyorum Allah sizden razı olsun Allah yardımcınız olsun
Cenab-ı Hak hayırlı kapılarınızı açsın inşallah eşine de söyle sen de inşallah her sabah yüz tane Fatiha-i Şerif okuyun Allah'a dua edin Allah'a yalvarın Cenab-ı Hak hayırlısıyla rızkınızı genişleşsin inşallah iyilik ettiğin kişinin şerrinden sakın Mevlana neden Mevlana Hazretleri böyle söylemiş benzer bir sözü Hazreti Ömer de söylüyor şerrinden sözü ağır geliyor bir sufilerde bir şey vardır bir böyle kendi içlerinde bir ölçüdür birisine bir iyilik yaptıysan o kimse Allah muhafaza eylesin iyilik yaptığın kimse tabirim ağır olabilir ama
böyle nankörlerdense vefasızlardansa o size döner kötülük yapar bu nankörden vefasız olandan böyle iyiliğe karşı kötülük yapmak çünkü nankörlerin vefasızların şerlilerin işidir daha ağırı böyle işte südü bozuk böyle neydi belirsiz insanların işidir bu bu kimseler öyle kimselerdir ama biz müminiz mümin insan iyilik ile hemhal olur ve iyilik yapar birisinden de böyle bir şer gelirse bir sıkıntı gelirse de o şerre ve sıkıntıya sabreder o yüzden bu normal bir şeydir sufiler buna alışkındır o yüzden o böyle iyilik yaptığın
kimseden bir sıkıntı gelirse de bunun o yaptığın iyiliğin kabul olduğuna işarettir bizim için birisine yardımcı olursun yardım edersin o sana kalkar hançerler arkandan iş çevirir veyahut da gider senin aleyhine laflar söyler bu normal bir şey o yüzden sufi yolunda buna alışacak arkadaşlar kardeşler bir de bu işin imtihan şekli bu selamun aleyküm ramazanı şerifiniz mübarek olsun evimde teravih namazı kıldıktan sonra çocuklarla ufak bir zikrullah yaptık destür almayı unuttuk hakkınızı helal destüre ihtiyaç yok buradan tekrar
söylüyorum bay bayan bütün kardeşler herkes evinde zikrullah yapabilir yaptırabilir işte davet edebilir davetlere katılabilir bu konuda herhangi bir kimseden izne ihtiyaç yok zaman zaman böyle tabiri caizse böyle bana tekrar soruyorlar işte evimizde çocuklarla zikrullah yapacağız veya şunu yapacağız bunu yapacağız şöyle olacak böyle olacak ya canım kardeşim toptan izin verilmiş ne bir daha bir daha soruyorsunuz ben sizi özgürleştirmeye çalışıyorum siz hala da özgür olmak istemiyorsunuz böyle bir algı var bizim insanımızda
kimseye bir şey sormaya ihtiyacın yok Allah rızası için Allah için elinden bir şey geliyorsa Allah için Allah yolunda bir şey yapacaksan yap canım kardeşim birinin iznine ihtiyacın yok senin Kur'an belli sünnet belli bilmediğin bir şey var ise eyvallah siz zikir ehline sorunuz demiş sor bilmediğin bir şeyi sor ama bilmediğin bir şeyi sor eyvallah ama öbür türlü yol açık herkese Allah muhafaza eylesin yani ben Allah'ı zikredeceğim zikrettireceğim örneğin bu yolda koşturacağım benim önümde kime engel olacak kimse engel değil
kardeşlere soru sormayınız demiştim o yüzden tekrar soru sormuşlar hakkınızı helal edin inşallah selamun aleyküm annem rüyasında bir camide namaza duracağı zaman abdestsiz olduğunu fark edip abdest almak istiyorum onu bir türlü alamıyorum diyor bu rüyayı arara görüyorum diyor hikmeti nedir tecid-i iman tecid-i ikah gerektiği bir yerde bir sıkıntı var tövbe etsin imanını inşallah yeniden tazel etsin rabbi muhafaza inşallah selamun aleyküm
hocam size iki sorum olacaktı bir erkeklerin altın yüzlük takmak günah mı ikinci soru ise müslüman düğünü nasıl olmalı şimdiden teşekkür ederim hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri medine-i münevverede erkeklerin altın yüzü kolye ne bileyim bilezik altın aksesuar takmalarını yasakladı haram etti o yüzden bununla alakalı mütevatir derecede hadis-i şerifler var birileri de kalkıp şöyle diyorlar işte kur'an-ı kerim'de geçmediği için erkekler altın takabilir diyorlar değil kesin hadis var hadis olduğu için de
o hadis-i şerifte hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yasaklamış o yüzden erkeklerin altın yüzü kolye ne bileyim altın aksesuar takmaları caiz değil ama dişle alakalı bir pardon burunla alakalı bir hüküm var sahabenin birisinin burunu savaşta kesiliyor geliyor diyor ki ben benim hanımım genç benden tiksiniyor ben diyor demirden bir burun yaptırsam takma burun olur mu olur diyor o pas yapıyor sonra geliyor tekrar ben diyor bunu gümüşten yaptırsam olur mu olur diyor o da pas yapıyor bu sefer geliyor
diyor altından ben bir takma burun yaptırsam olur mu olur diyor bu sefer altından burun tabi pas yapmıyor koku yapmıyor böylece altından burun taktırıyor ben böyle hemen kısa notlar halinde hadis-i şerifi söyledim buradan hareket ederekten şafiler hatta hanefiler işte altın böyle diş kaplamaya veya altın diş takmayı veyahut da bir uzuvda mümkün değilse başka bir şey çünkü fıtrata uygun hale getirecek altından bir uzuv takılmasına müsaade etmişler bunu uygun görmüşler ama öbür türlü süs olarak aksesuar olarak erkeklerin altın
kullanmaları uygun görülmemiş müslüman düğünü nasıl olmalı bunda böyle bir hani müslümanın düğünü şöyle olmalı deyip de belli bir kategori koymak mümkün değil harama düşünmesin bu kadar yani nasıl haramı düşünmeyecek yani müslüman düğün yaparken de haram işlemez eğer haram varsa işin içerisinde uzak duracak kısaca Allah yiyesin inşallah sufiler arasında kardeşlik nasıl olmalı gruplaşmalar olması ne kadar doğru yani normalde herkes her yerde bir böyle tabiri caizse daha fazla candan sevdiği veyahut da insanın kendi
akrabasını sevmesi kendi mahallesindekileri sevmesi veya kendi şehrindekileri sevmesi gayet normaldir bu fıtridir bu veyahut da işte örneğin böyle üstadını çok sevenler bir grup olurlar birbirlerine daha iyi anlaşırlar daha az sevenler ondan daha az sevenler daha iyi anlaşırlar gibi böyle kendine ait kendi fıtratına kendi rengine uygun böyle bir topluluklar oluşabilir bu gayet normal bir şey yani bu böyle bir topluluğun içerisinde bunlar normal karşılanacak olan şeylerdir selamun aleyküm hayırlı ramazanlar aşağıda
anlayamadığım bir yazı bulunmaktı bu yazıyı açıklayıp yorumlayabilir misiniz bu noktada bu noktada İbn-i Arabi mecazi sevgilerinin en üstününün kadın sevgisi olduğunu söyler zira ona göre erkek hakkı katında müşahede ettiğinde hakkın kadında edilgen münfail harekete geçen bir tarzda zuhur etmiş olmasından dolayı onu zuhurunun edilgen münfail olmaklığına göre öte yandan hakkı kadının kendinden zuhur etmiş olması yani kendinden bir parça olması dolayısıyla kendi nefsinde müşahede ettiğinde onu hakkın kadındaki kendinde
etkin bir tarzda zuhur etmiş olmasından dolayı etkin fail olmaklığında görür ne var ki onun kendisinden olunun mütevekkil suretini aklına istiğzar getirmeksizin müşahede ettiğinde onu doğrudan haktan edilgen münfail olmaklığını görür ne var ki erkek hakkı en eksiksiz ve en kamil olarak kadında görür şuut çünkü bu şekilde hakkı hem etkin fail olmaklığında hem de edilgen münfail olmaklığından müşahede eder öte yandan hakkı yalnızca kendinde müşahede ettiğinde onu ancak edilgen olmaklığında görür şuut salim gülmeye başladı
arabi böyle pasajlarla anlaşılabilecek bir kimse değildir o yüzden bundan ben normalde bir kelime söyler işin içerisinden çıkar bir kimse kadını Allah'ın cemal sıfatının tecelliyatı olarak gördü mü mesele biter yani bütün varlığa baktığınızda bütün varlığın her tarafında Allah'ın sıfatları tecelli etmektedir kadının üzerinde ise Allah'ın cemal ism-i şerîfi tecelli etmektedir bu kadar kadın kadınınızı Allah'ın cemal ismi şerifinin tecelliyatı gördünüz mü bu meseleye idrak edersiniz Arabi okumak herkesin harcı değildir
bunu böyle söylüyorum hakkınızı helal edin veya mesnevi okumak Arabi okumak okur o kimse bir şey demiyorum hele böyle dil ağırsa daha da sıkıntı yaşar Allah muhafaza eylesin organize sanayiye giden tarlama 4 sene önce 45 bin lira verdiler konu mahkemeye taşındı mahkeme meblağı artırdı sanayi sahipleri yeni belirlenen meblağı kabul etmedi parayı geri alacakları söyleniyor bu durumda bu paranın zekatını vermem gerekir mi hayır şayet fabrikalar tarlayı alırsa paranın bende durduğu senenin 4 senenin
zekatını vermem gerekir mi evet hayırlı akşamlar tüp bebek yaptırıyorum muayene olacağım ve transfer günü oruç tutamayacağım günaha girer miyim ramazan bittikten sonra kaza alır tutacağım ama yine de günaha girmiş olur muyum sağlık söz konusu o yüzden günaha girmezseniz bir sıkıntı yok bazen abdest alırken burnuma suyu iyice çekmediğimi fark ettim bu şekilde abdest kabul olur mu inşallah selamun aleyküm hocam ben 11 yaşındayım gece çok uyanıyor ve korkudan arkamı dönemiyorum bunun için ne yapmalıyım sizi seviyorum
Allah yardımcın olsun Cenab-ı Hak inşallah korkuyu gönlünden atsın iyi akşamlar Allah'ın dinine nasıl hizmet edebilirim dini konuda haset hastalığından nasıl kurtulabilirim bir kimse dine hizmet edecekse ilk önce kendini o dini yaşayabilecek bilgi seviyesine getirecek inşallah onu yaşamaya başlarsa dine de hizmet etmiş olur Allah hasetten de cümlemizi korusun inşallah sorular bitti önümüzdeki hafta inşallah bu iki şeye ne o konuya devam edeceğiz fitneye ve nasihatlara inşallah yine kardeşlerimiz soru sormasın dışarıdan yeni
izleyen kardeşler sorularını soruyorlar onlar soruları devam edebilirler haklarınızı helal edin böyle ramazan günü çok da uzun sohbet etmek istemiyorum pandemi oruç her şey insanların üzerinde üstte üstte o yüzden inşallah rahman Rabbim azama devamlı ibadet edenler hoşuna gider sever biz de azama devamlı olanlardan olalım inşallah haklarınızı helal edin eftar-i zikr-fâle-ven-nâhûb la ilâh ehe illâh la ilâh ilâh el-fâtiha mâ selâvâta âmîn
ecma'in Allah gecenizi hayırlı eylesin Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin oruçlarınızı makbul ve kabul eylesin Cenab-ı Hak cümlemizi af olmuş olanlardan eylesin inşallah selamun aleyküm geceniz hayırlı olsun
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.