mustafaozbag.org

REGAİP KANDİLİ SOHBET - 26.01.2023

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 28 Ocak 2023 · 1:11:13

clî gîlâin fîlezî gîlâin fîr âlbi私ilin zelidâin irşemelâ biz seyinmez. Çekileceğimiz dil.
Cenâb-ı Hakrı's fish şeridlerine de ima, düzgünlü bir şekilde, ızdıraflı bir şekilde geçiril. Ya da çünkü İslam coğrafyası, Müslümanlar canlarına, manuslarına onlara işkence çektirmesi.
Suriye'de, İran'da, Irak'ta, Yemen'de, Geçtiğimiz Temmuz'da, İngiltere'de, Bütün her yerin, söylediğin ve sizlerin hukuksuzluğun, İslam coğrafyası, İslam'ın lütfundan, ikramından, ihsanından uzak bir şekilde baskı altında yaşarken andil neşesi olur. İnsanlar sevinç ve sürur içerisinde geceleri yaşar bilemem.
İslam dünyası hücum edilir. İsveç'te, İsviçre'de, Avrupa'da bilemem. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve 1400 yılında hükmüsalli olacak maktan, işte kendi kendine sosyal medyada terin etmekten geçemez.
Çünkü Kur'an'ın hükmü kaldırıldı, geçemez. Çünkü bizim din, İslam'ımız, imanımız, mümkünlüğümüz ziyata geçiremez. İmanımıza, biz İslam'ımıza, dinimize sahip çıkamadık. Bir kısmımız, Mehdi A'la Resul bekledi. Dedi ki, Mehdi Keşah'ın ölçemdeki şeyhlerimiz inandı, yaşadığınız gibi inanırsınız. Sözüne geldik.
İnden önceki atalarımız da, bundan 200 yıla kadar, 250 yıla kadar gelen Müslümanlar da, bir gibi yaşamadılar. Ve bize bırak, bize bırak bir din öğretisi oldu. Ona da şükrediyor. Kimisi dinden, imandan sürdürdüler.
İstediği hakaret, İslam dininin ve yaşadığı mücadele eder. Sizin kutsu bir şey değil Türkçesi.
En şezif bir şey. Biz kendimiz vereceğiz.
Polislerle bir kere yürüyemezsiniz derler. Neden? Üzülebilirler sonra. Ne üsüyorum? Net diyen,
İslâm kuvvetimizin de, Cuma'ya,
cılız birer ses çıkararak, onların kınamasına gittiler.
Az önce kardeşimizin okunduğu, birinci ay. Dikkatleri açıklayan bir kitaptır. Alemlerin indirildiğinde asla şükür. İşte yapmış olduğu, günlerini terk yerine bir şey konulamam.
Karşısında ezilenler, yenilenler, nafıklı, mültetli, müşrikli. Sütlerinin bozuk oldu.
Yenilgisini. Dikkatler için bir şifa,
iman edenler için bir hidayet ve rahmettir. Kur'an 1400 yıldan beri hidayet vazifesi, şifa vazifesi. Bir şifa, bir yuduf, bir ikram, bir ihsan alır. İctimai hayatına, geçtine, Rab'tan, hidayetine, iki sırtını göndermek.
Kur'an'ın hükümlerini çiğnemekte, Müslüman'ız değil, yakını terk etmekte, Müslüman'ız değil, Kur'an'ı, kardeşimizin okuduğu, 108, ey Muammet, ey insanlar, Rabbiniz tarafından hak geldi. Kendi vekil değilim. Kendi sağlığında, insanlara öğretti, Kerim'i, İslam veyini, her bir şekilde yaşattı.
Ve hadis-i şerifte buydu ki, İslam, %50'si yaşandı, benim zamanımda %25'i yaşandı, ahir zaman, %25'i yaşanacak dedi. Biz ahir zamanın hangi dilimindeyiz? Beşi, inşallah bizler, veya bizlerin çocuklarının çocukları, onların çocukları, yakak yaşar, kafirler, münafıklar, müşrikler, istemese de, İslam'ın rahmetini, bereketini, lütfen'ı, ikramını, ihsanını görmüş olur.
Bütün dünya, hidayet nuruyla, nuruyla, ve o gelecek nesiller, İslam'ı en güzel şekilde, yaşarlar. Ve kimse, kimsenin, bekçisi değildir. Biz seni onların üzerinde, bekçi tayin etmedikler. Hadis-i şerifte, Hazreti Peygamber, sallallahu ve sellem hazretleri, ellerinizin altındakilerden, sorumlusunuz buyuruyor. Biz, ellerimizin altındakilerden, sorumluyuz. Rabbim, cümle, tüm kardeşlerimizin, ellerinin altındakileri, hepsini de, Allah'ın çizmiş olduğu, hidayet yoluna, Allah'ın nuruna, Hazreti Muhammed Mustafa'nın, ruhaniyetine ve nuraniyetine, tabi etmek için, uğraşırlar.
İnşallah. Ve, biz inşallah, Kur'an'ın, ve Hazreti Muhammed Mustafa'nın, uyanlardan oluruz. İnşallah. Bugün kandim, Recep'inlik perşemdesi, Recep ayı, Allah'ın, Şaban, benim ayım demiş, Allah Resulü sallallahu ve sellem. Ramazan'da, Ümmetimin ayı demiş, Recep ayında, çokça zikredelim. Kerimede, çokça zikredin, sonra kaybı kerimede de, sabah, akşam, zikredin derdi. Recep ayında, Allah'ı çokça zikredelim, çokça tövbe edelim.
Helallaşalım, birbirlerimizle. Karlarımız, kusurlarımız olmuştur. Yanlışlıklarımız, eksikliklerimiz olmuştur. Birbirlerimize karşı, yetemediğimiz yerler olmuştur. Laf söylemişimdir, laf söylemişimdir, kırmışımdır, üzmüşüzdür. O yüzden, birbirlerimizle, helallaşalım, birbirlerimizle, hayırlaşalım, birbirlerimizin, gönlünü alalım. Recep ayında, inşallah, Recep ayında, üstlüklerimizi, giderelim, kılıklarımızı giderelim, birbirlerimize karşı olalım. Çünkü, muhabbet edecek, ay olmalı.
Çünkü, ümmeti muhammede. O yüzden, muhakkak ve muhakkak, bu ayda, Allah'ı çok zikredip, Allah'a çok tövbe edip, etrafımızla, helalleşelim, birinci derecede, eşlerimizle, çocuklarımızla, akrabalarımızla, kime gönlümüz kırık ise, gönlümüz kırık, gönlük kırık olan. Kimin kırık? Benim kırık. Peki, benim gönlüm incilikti. Çünkü kırdığımın, şimdi kalmadı değil. İrinci adımı bizzat. Hani, atarılır, göbürlerine kırılırsa, kırılmış, ilk adımı atan bu, cennete ötegüler.
Cennet iştiyakıyla, bunu yapmanızdan da, birbirimiz akrabalar, eşlerinizi yitirmenizi istiyor. Dargınlıklarınızı yitirmenizi istiyor. Kardeşlerinizi, akrabalarınızı, eşlerinizi, çocuklarımızla olan bağlarınızı, kuvvetlendirmenizi istiyor. Kufiler, ancak nefislerine darılırlar, ancak nefislerine kiserler, ancak nefisleriyle mücadele ederler.
Başkalarına karşı kırk günlükleri, kızgınlıkları olmaz. O yüzden, bu mübarek, günlerde ve gecelerde, birbirlerimize, çünkü ve gayet rahat edilen demek. Biz ona rağbetimizi arttıralım, gücümüzü arttıralım, sevgilisi, kardeşliğimizi arttıralım, birbirlerimize karşı olan, duygularımızı arttıralım, inşallah. O yüzden, bu ayı, zikirle, tövbeyle geçirden, aylardan olsun bizim için. Önce bana hakkınızı helal edin. Helal! Hakkınızı helal edin. Helal! Hakkınızı helal edin. Böyle içinden, lan hebar nasıl söylesin? Yine de ben, geçen pandemde de öyle oluydu değil mi?
Kardeşler, birbirlerinizi, haklarınızı helal ediyor musunuz? Haklarınızı helal ediyor musunuz? O gerisi, adam acaba, diyecek mi, deneyecek mi diye, öyle takip ediyorum. Buradan evet, haklarınızı helal ediyor musunuz? Varsa gene bir alacaklığı, böyle bir ticaretine karışmayız. O yüzden, birisinin alacağı vardır, borcu vardır, o ayrı mesele. Bir dervişlik ve kardeşlik, hukuku açısından söylüyorum. Benim helalımın hepsini dikin alıyor. Varsa içinde de borcu morcunu olan söylesin. Ölürüm kalır mı? Bir de arkamdan bir şey olmasın. Ben diyorum ki, bu borcun morcun yok. Ona göre diyorum ben. Bir de kimse olmaz. Bir devlete borundum.
İstanbul'da diyor, helal olsun demeyeyim. Halim işaret. Bir tutarsa, ona sekiz cennet kapısı açılır.
Hiç istiyordum yok. Döndüm de dağın yeşilini görsün. Bir tarafa döndüm.
İşte Recep ayı. Geçmiş günahlıların bağışlanmıştır. Haydi. Amele yeniden başla. Kim daha çok borç tutarsa, Allah ona daha sevap verin. Dervişli şerif, Dervişli'nin ilk başlarında, Abdullah Efendi Hazretleri, Hazretleri, Hazreti şerif vardı.
Aklı ileri olan, Müslüman kardeşler, Diyorlardı ki, Hadis var, Güniyet'in talibinde geçiyor. Ya Güniyet'in talibinde, Müslüman meyuslu hadis var. Ondan da amel edilmez filan. Sonradan biraz bana böyle, Tabiri caizse, İşlenmeye başlayınca, Diyordum ki, Ne zararı var bu hadis-i şerifin? Seni küfre mi götürüyor? Seni nereye götürüyor? İnsanı zarara götüren bir şey yok.
Düşünsenize, Ne kadar ümit var edildi. Ümit var olun. Allah'a kadar, Biz an besleneyin. Ümit var olun. Yeter ki biz bunu zikredebiliriz.
İçine düştüyseniz, Düştüyseniz geri dönün. Sizi affedecek olan bir Allah var. Geri dönün. Münahta ısrar var. O bütün varlıkları, Ona sırtınıza, Kesintiye uğranılacak bir yer yok.
Tuvalete girsin. Zikrullah onun kalbinden, Gümbür gümbür kendiliğinden gelse, O zikrullahı kesmek için dahi, Uğraşılmaz. Sikirsiz geçirdiğin gündür. Demek ki Allah Resulü, Sallallahu aleyhi ve sellem, O şerife göre, Üstünde, Rivayetinden anlıyoruz.
Çünkü, Hazreti Ayşe'nin, Ayında, Tutamadığımız oruçları, Seder, Bunların, Veselam Hazretleri, Oruç tutardı. Çok oruç tuttuğu için, Ayları oruçlu geçirdiği için, Onlar da, Kaza oruçlarını, Recep ve, Şaban ayında yaparlardı. Bir gün oruç tutup, Bir gün yemek, Hani sahabeden bir kimse, Diyor ki, Ya Resulallah, Benim gücüm, Kuvvetim yerinde, Havsiye.
Diyor ki, Ramazan ucu sana yeter. Diyor ki, Fazlasına gücüm yeter. Ayın başında, Ortasında, Sonunda diyordur. Fazlasına gücüm yeter. Pazartesi, Perşembe tutup, Fazlasına gücüm yeter, Ya Resulallah deyince, Bir gün boş, Bir gün dolu tutup, Oruçlu geçirmek, İslam'da yoktur. En fazla oruç nedir? Bir gün boş, Bir gün doludur. Bunu da o sahabe diyor ki, Yaşı geçince, İhtiyar'ıya ulaşınca, Keşke, Allah Resulü'nün bu konuda, Çok böyle, Israr etmeseydim. Çünkü diyor, Yaş geçince, Yaşlanınca, Bu bana, Ağır gelmeye başladı. Allah, Bizleri iyi eylesin. Recep ayında, Allah'a çok istiğfar edin.
Çünkü, Allah-u Teala'nın, Recep ayının, Her vaktinde, Cehennenden azal ettiği, Kulları vardır. Ayrıca, Öyle köşkler vardır ki, Recep ayında, Oruç tutanlar girer. Öyle köşkler, Ve çok tövbe edenler, Ne olacak? Kurtulmuş olacak. Değilimi, Bu hadis-i şerifi, Bize rivayet etmiş. Yine, Beyhakiden, Bu hadis-i şerifi, Olar geriye çevirilmez. Bu gece. Diğer günlerdeki, Diğer haftalardaki, Cuma gecesi, Kurban bayramı, Geceleridir.
Recep ayının, Şaban ayının, Ramazan ayının, Bir de geçilenlerden evlisi. Bunu yayınladım, Ama burada da söyleyeyim. Bu seneki, Ramazan dövbe programını, İptal ettik. Ama, Bir grubu, Otelde konaklatmak, Yakın yürüme mesafesinde, Bir otelde konaklatmak, Mümkün olmadı.
Birkaç firmayla, Ve en son gittiğimiz, Firmayla da görüştük. Dün gece, Son gittiğimiz firmayla, Bir daha görüştük. Çünkü firma sahibiz. Bir gün daha müsaade istedim ben de. Dedi ki, Gündel için, Mekke'ye gidiyoruz. Orada, Huzis gibi daha, Bazı görüşmeler yapayım, Sizin için. Eğer, Bunu, İzgulayabilirsek, Başarabilirsek, Dedi ki, İnşallah, Götürürüz. Dün, Geceki son, Görüşmeler neticesinde, Bütün arkadaşları bir otelde konaklatmak mümkün olmadı. Bulamadılar, Yapamadılar, Hayal yapamadılar. Biraz daha, Başka birkaç firmadan daha, Teklif almıştık. Normalde, Yapılan tekliflerden fazla, Bir de firma söz konusu diyor.
Böyle küçük küçük kardeşlerle istişare ettik. Kolay değil. Dört yüz kişi gidilse, İki bin dolar olsa, Sekiz yüz bin dolar. O da yaklaşık, Bugünkü kurlar on beş trilyon falan yapıyor. Bu, Böyle güvenilebilecek bir yere, Verilebilecek bir para değil. E Mustafa Özbar da, Altmış üç yaşından sonra, Kur'un altına girebilecek noktada değil. O yüzden, Kendi kendimize, Ve, İrkaç arkadaşlara, İstişare ederekten, Tanımadığımız, Bilmediğimiz bir firmaya, Güvenemeyeceğimizi, Oradaki kardeşler, Oraya götürdüğümüz kardeşler, Üzülür diye düşündük. Orada şu anda, Bizim eski derviş kardeşlerden birisi var, Haç ömreş yapar. Onunla da, Orada devamlı görüşme halindedik.
O da, Abi sen yapamazsın, Tetiz adamsın, Onun olsun, Üzülürsün, Buralarda hasta olursun, Buralarda eskisi gibi değil, Burada baya baya sıkıntı var diye, Defalarca hep bana ondan ses kayıt attı. Öyle olunca, Tabi biz de, Dün gece, Bu istişarelerin sonucunda, Ömre programını, İptal ettik. Topluluk olarak, Tasavvuf farklılığı, İptal ettik. Arkadaşlar, Kardeşler, Kendi başlarını, Çekmiş, Gidebilirler, Kimseye bakanla yasaklayacak, Veyahut da, Eller edecek değiliz. Biz de, Kur'an resimiyet tarihesinde, Herkes sür, Dilediği zaman, Dilediğinde, Ziyaret edebilirim, Davut edebilirim, Herkes gör. Ama, Üzüldük, Ben kendimiyim, Nefsime üzüldük.
İnşallah, Cenab-ı Hak, Tekrar tekrar, Nansip eder. Ama, Dua edelim, İnşallah, Cenab-ı Hak, Toplu bir şekilde, Hep beraber, Yine, Emre yakın, Nansip olsun. İnşallah. Son ayet-i kerimeyle, Sohbetimi, Katamak istiyorum. Esselam'ın, Zilin, Ayet 29, Bizden herhangi bir mal, İstemiyorum.
Biz, Dini, Dibetlerimizden, Ücret, Toplamadık. Bizi getirdi, Hiç kimse, Der, Bir şey istemeden, Derviş kardeşlerimizi, Ticari bir meta, Görmeden, Derviş kardeşlerimizden, Beklemeksizin, Hamdolsun, 35 yılımızı bitirdik.
Allah ömür verirse, Allah nefes verirse, Yine, Bu şekilde, Bu dünyadan, Göçüp, Gitmeyi, Arzu edelim. Ayet-i kerimeleri, Özellikle, Her büyük toplantıda, İşlemeye çalışıyorum. Ki, Ne yazık ki, Ümmet-i Muhammed, Sevgi, Bu, Metayet, İslam, Hizmetini, İnsanlardan, Para satmak, Gazete satmak, CD satmak, Olarak görmüş.
Biz, Küçük de olsak, Göstermeye çalışıyoruz, Diye, Kendimizi, Şihar edildik.
Ama bireysel olarak, Yazıyorlar, Ben, Tekrar etmek istiyorum. Bu konuda, Bir çekindim, Diyorum. Biz, Hiçbir zaman, Kardeşlerimize, Şu partiye, Oy verip, Bir telkende bulun, Bugüne kadar. Ben, Bir söz çıkmak, Dolaylı olarak, Laf gönderen, Destekleyicilerde, Kendilerine, Benim tavrım, Ve benim tavsiyem bu.
Benim siyasetim, Hayırsız olan, İşleri de, Eleştirin. Benim, Diyelim, Kur'an ve Sünnetlerine, Tabir indim. Tümfilerin, Yolunu takip edin. Çok takip etmek istemem. Hüseyin Efendimiz, Nerede bir zulüm varsa, Nerede bir haksızlık, Adaletsiz, Cüzdük varsa, Burada yanlışlık var derim. Dilim sivridir, Sivridir. Sivridir. Sünnet-i Seneye yolunda, Sivridir.
Vatanın yolunda, Sivridir. Milletin yolunda, Sivridir. Sivridir, Dilimden, Rahatsız oluyorlarmış. İsterse, Vermesinler. Her bir kurumundan, Makamdı, Maldı, Mevkiydi, İhadeydi, Kapçak değil. Kurumundan, Kuruluşundan, Bir fayda sağlamaya çalışan bir kimse de değiliz. İhale, Kapma yolunda da değiliz. Buradayız, Dindik havadayız. Varsınlar, Aramızda, Verin, Ostan, Yer tutalım, Bize verin, Biz orada, Çevir'iniz yapalım diyor, Diye, İstediğimizde, Bir sürü, Her yerde, Kalsınlar, Hiç önemli değil.
Bir tarafımız, Eksilmez. İzim yok, Kalkarlarsa, Kalsın, Tuzak bozucu Allah'tır. Allah bugüne kadar kurmuş oldukları bütün tuzakları bozdu. İman etmişim onun tuzak bozuculuğuna. Sonunda tuzaklarının Cenab-ı Hak tarafından bozulacağına iman ediyorum, inanıyorum. O yüzden bu dil kuruşunu duyamayacak hiç kimse. Benden siyasetçi alıp duyamayacak hiç kimse. Ama benden şunu duyacaksınız. Herkes duyacak.
Müşvet'e karşı islami görüntünün altında her türlü haksızlığa, hukuksuzluğe, adaletsizliğe, her türlü zalimliğe, her türlü zulme karşı, benim karşı olduğum daha önemli şey, İslami kıyafetin, İslami felsefenin, İslami duruşun içerisinde kendisini gösterip, her türlü haksızlığı, hukuksuzluğu, her türlü yakanlara karşı. Hüseyin isen mücadele edersin.
Hüseyin isen sünneti sımsıkı yapışır, Kur'an ve sünnetin emirlerini hem kendi nefsinde yaşar, hem bunun savaşını verirsin. Ehli sünnet isen, ehli sünnet isen, adış şerrilerine iman ettiysen, üç kağıtçılık eder, ihalelerde yolluk yapıyorsak ve ihalelerde haksızlığı, biz de deriz kalın camilerini sizin olsun. Cevabımız, siyaset üstü, siyaset üstü, siyaset, siyaset bu topluluktan üstün değil, onların iştahı üzerinde yürüyen, ilk sufilerin yolundan giden bir topluluk.
O yüzden, siyasetçiden, partiden, kurdiden, bürokrattan, bir çekilece, lafımızı, sözümüze, başkanıya da inşa gibi çarmıha gelen, Hüseyin'i şehit ettiniz. Çok affedersiniz, kendin dışarı, Mustafa Öztürk'ünün açık, bölümümüzde açık, kurşunu da kazınız, sevgiye muhabbet etmeniz yok.
Kandil günü bunlar için, bunlardan dolayı sizi üzdüğüm için ayrıyeten, hepinizden ayrı ayrı, burunluk olmuş. Hiç boşanmıyor, bir boşaltalımdır, oraya gidelimdir, her yerden. Dertleşecek, diyecek ki, geldim ya Resulallah, günahımla, kusurumla, hatamla, yanlışlığımla, eksikliğimle geldim.
Esselamu aleyke ya Resulallah diyecek. Aleyke ya Habiballah diyecek. Bir derdini anlatacak, boşaltacak orada. Bir derde dertleşecek peygamberiyle. Bu kadar zalimleştiği, dünyanın bu kadar hainleştiği bir zamanda, hiçe kendisini Habibin'in kucağına atacak, Habibin'in bölgesine sığınacak, onu dahi yasaklamışlar. Kimisi, Bab-ı Selam'dan ziyaret edemeden geri dönüyormuş. Burada kaldık. Rabbim inşallah cümlemize at, cümlemize yardım eylesin. Katından muhafaza eylesin. İkram eylesin. Herlerimizi hayra çevirsin. Katından günahlarımızı sevaba çevirsin. Katından birimize sayısız versin. Katından küçücük bir zikrimizi çoğalsın, bereketlendirsin.
Katından küçücük duamıza, lütfuyla, ikramıyla, ihsanıyla, bizden, istediğimizden çok çok fazlasını versin. Katından çocuklarımıza Rezat ismiyle rızıklandırsın. Katından çocuklarımıza hidayet eylesin. Katından eşlerimize, akrabalarımıza, arkadaşlarımıza, kardeşlerimize yardım eylesin. Katından hepimize hüsn-ahlak nasip eylesin. Katından hepimize işlerimizi kolaylaştırsın. Katından dünyamızı kolaylaştırsın. Katından ahiretimizi kolaylaştırsın. Katından yolumuzu kolaylaştırsın. Katından bize olan, verecek olduğu rızkı kolaylaştırsın. Katından hayırlı, helal, ünfettiklerinden eylesin. Katından ikram ettiklerinden eylesin. Katından kendine dost ettiklerinden eylesin.
Katından dostlarının hala kurduklarından eylesin. Böyle dost eylesin. Düşmanlarına düşman eylesin. Katından bizleri sevdikleriyle beraber ondan bizleri Hazreti Hüseyin Efendimiz'in yolundan eylesin. Katından ehli beytinden eylesin.
Ehli beytinin yolu, ehli beyti lütuflandırdı, ikramlandırdı. Onları katından şereflendirdi gibi ikramlandırsın. Katından kendisi hasret olanları. Ama yine hasretimizi dindirdiklerinden eylesin.
Katından onun yüzüne, cemaline, baka baka. Yürü, eşe güvenle. Mahşer elinden tutsun. O gölgenin bunu kimsenin, hiç kimseye yardım eder.
O mahşer yerinde katından, nurdan, binlerden, elbiseler giydirdiklerinden eylesin. Katında sübrelerden eylesin.
Cevap vertsin. Orduklarında münadi melek. Bunlar dünya arasında bir menfaat gözetler, infak eylesin.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi