mustafaozbag.org

(NASİHAT/8) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 28.09.2023

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 29 Eylül 2023 · 1:03:12

Selamun Aleyküm. Aleykümselam. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Amin. Rabbim ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Amin. Cenab-ı Hak cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'e, hakkı hak, batıl, batıl bilenlerden eylesin. Amin. Hakkı hak bilip, hak yolunda mücadele eden, batılı, batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin. Amin. Rabbim tövbe edenlerden, namaz kılanlardan, oruç tutanlardan, Allah'ı zikredenlerden, Allah'ın hukukunu, hududunu bilip, o hukuk ve hudud dairesinde yaşayanlardan eylesin. Amin. E kış dönemi başladı. İnşallah Allah'tan bir şey gelmez, sağ olun yerinde olursa, yetiştirebilirsem. Perşembeleri gene, sufiliği ilgilendiren nasihatlere devam edeceğim.
İnşallah. Ama malum yaş 63 artık eskisi gibi değil. Bazen sağlık müsaade etmiyor. Bazen böyle işte engeller çıkarsa o zaman söyleyecek bir laf yok. Bu akşam 8. nasihat. Demek ki daha önce bir nasihatlara başlamışız. Bu da 8. nasihat. Müzemmin suresi ayet 8 ve 9. E'udzubillahimineşşeytanirracim.
Bismillahirrahmanirrahim. Bismillahirrahmanirrahim. Allah razı olsun. 8. ve 9. ayet Rabbinin adını zikret.
Bunun altını çizerekten söylüyorum. Rabbinin adını zikret. Çünkü hani diyorlar ya namazda zikirdir, şu da zikirdir, bu da zikirdir. Burada özellikle Cenab-ı Hak Rabbinin adını zikret. Her şeyi bırakıp yalnız O'na yönel. O doğunun da batının da Rabbidir. O'ndan başka ilah yoktur. O halde sen sadece O'nu vekil edin. Evet, bu malum Rabbinin adını zikret.
Her şeyi bırakıp yalnızca O'na yönel. Yani biz bu ayet-i kerimeye baktığımızda, bir kimsenin herhangi bir şeyi kendisine Rabd etmesi, herhangi bir şeye takılması, herhangi bir şey böyle ilintisini ileri dereceye götürmesi mümkün değil. Yani bu sufilikte tevhid vardır, tecrid vardır ya, bu resmen bunu bize anlatıyor.
Yani kendisini, kendini Allah'tan gayrı her şeyden tecrid et. Uzaklaş, ayır, bu konuda disiplinli ol. Yani o tecridi çünkü sadece O'na yönel denilince, bu böyle her şeyi de bırak. Bir de her şeyi bırak. Yani Allah'tan başkasını sevme. Allah'tan başka bir şeye gönül verme. Allah'tan başka bir şeyin peşine düşme. Senin kalbinde sadece Allah'ın zikri olsun. Sadece Allah'ın sevgisi olsun. Hakkın dışında olan her şeyden sıyrıl. Cenab-ı Hakk'ın birliğini tefekkür et. Allah'ın her şeyde sıfatlarının tecelliyatını tefekkür et. Ve O'na benzer hiçbir şeyin olmadığını idrak et.
O'nun sıfatlarının hiçbir şeye benzemediğini tefekkür et, idrak et. Ve sıyrıl. Masanın üzerinde bir sürü, masayı kalbin gibi gör. Masanın üzerinde bir sürü şey doldurmuşsun. Bütün her şeyi elinden tersinden at. Sadece kalbinde ok alsın. O'nun zikrini kalbine oturtturmaya, O'nun muhabbetini, O'nun sevgisini içine koymaya gayret et.
Yoksa Allah'la beraber bir şeyleri sever. Allah'la beraber bir şeyleri eş tutarsan küfre düşersin. O vahdaniyeti, o tevhidi kurgulayamazsın. O tevhide ulaşamazsın. Allah muhafaza eylesin. Ve her şeyinle, her şeyinle O'na yönel. Günlük bir işin varsa işini yap, bu işine engel değil. Ama işini bitirir bitirmez O'na yönel. Namazını kaçırma. Hiçbir iş senin namazının önüne geçmesin. Hiçbir iş, hiçbir meşgale senin zikrinin önüne geçmesin. Hiçbir meşgale senin cemaatle olan zikrinin önüne geçmesin. Eğer önüne geçen bir şey olursa Allah muhafaza eylesin. Sen burada sıkıntı yaşarsın.
Buraya öyle yazmışım. Kardeşler kalbinizi Allah'a yöneltin demişim. Kalbinizi Allah'a yöneltin. O size şah damarınızdan daha yakın. O bütün hücrelerinizi kendi nuruyla kaplamış vaziyette. Sen istesen de istemesen de, için dışın onun nuruyla dolu. Onun nuruyla dolu. Göğün de, doğunun da, batının da, yerin de, göğün de Rabbi o. Ondan başka bir ilah yok. O yüzden sen istesen de istemesen de, bütün mükevanatı o nuruyla doldurmuş. Sen ondan başka bir tarafa kafanı, gönlünü çevirme. O bütün her şeyiyle, ilmiyle, kudretiyle, kuvvetiyle, bütün her şeyi çepeçevre sarmış. Sen bunu görmekten uzaksın.
Bunu anlamaktan uzaksın. Sanki Allah senden çok uzakmış gibi davranıyorsun. Sanki o hesabı, kitabı vermeyecekmişsin gibi davranıyorsun. Değil. Sufilik bu değil. Sufilik ne? Sufilik ne? Sufilik her daim, her meselede, her şeyde Allah'ı gözetmek. Allah'ı gözetmek ne? Birinci derecede onun hukukunu gözetmek. Haramını, helalını gözetmek. Farzlarını gözetmek. Yapmakla mükellef olduklarını gözetmek. Kalbine başka bir şeyin sevgisi gelmemesi lazım. Mal sevgisi, dünya sevgisi, oraya oturmaması lazım. Eğer sen Allah'ı zikreder, Allah'ı seversen merak etme. Dünya senin peşinden gelir. Dünya senin önüne zelil bir şekilde gelir. Sen dünyayı sever, dünyanın peşinden gidersen, dünyayı yakalayamazsın hiçbir zaman.
Sen Allah'ın peşinden yürü. Allah'a olan ihlasını, samimiyetini kavî tut. Allah'ın haramlarından uzak dur. Allah'ın farzlarına sımsıkı yapış. Daim olarak Allah'ı zikretmeye çalış. Din bu manada samimiyettir. Sen dininde samimi ol. Sufilik samimiyettir. Sufilik yolunda sen samimi ol. Samimiyet nedir? Dini istismar etmemektir. Sen dini istismar etme. Makama, mevkiye çevirme dinini. Paraya, pula çevirme dinini. Veyahut da sen dinini siyasete çevirme. Sen dinini dünyevi şeylere çevirme. Dinini üç beş kuruş pahaya, üç beş makama satma. Ve kendi duygularını da, kendi imanını da heder etme.
Din bu konuda böyle yapılacak bir sistem değil. Böyle yapılacak bir inanç sistemi değil. Sen dinden makam kazanırsan, dinden mevki kazanırsan, dinden sen kendince cebini doldurursan, dini istismar edip de bir şeyler yaparsan ahiretin heba olur. O zaman sende münafıklık olur. Allah'ın sevgisi ikinci bir şeyi yanına istemez. Allah şirki haram etti. Allah'ı sev, Habibini sev, Allah'ı sevenleri sev, Habibini sevenleri sev. Dünyayı sevesin diye Allah sana kalp yaratmadı. Sen dünyaya aşık olasın diye Allah sana kalp yaratmadı. Allah kalbine manevi bir akıl verdi. Kalbine manevi bir göz verdi. Kalbine manevi bir kulak verdi.
Kalbine manevi bir dil verdi. Nasıl yukarıdaki beynine, göğüs, kulak, dil hepsini de ona dokunma duygusu, hepsini ona bağladıysa, manevi olarak da Cenab-ı Hak manevi bir kalbin içerisine manevi bir akıl, ben ona hani kalbi akıl diyorum ya, manevi bir akıl verdi sana. O manevi akla uy. Hani Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ya, size dedi müftüler fetva verirse de siz kalbinize danışın. Neden? Eğer o kalpte zikullah var ise, o kalpte din var ise, o kalpte ahlak var ise, o kalpte Kur'an ve sünnet var ise, o kalp çalışır. İman edenin kalbi çalışır. Aynen beyin gibi çalışır. Aynen akıl gibi çalışır. Onun da içinde kendine ait akıl vardır. Hani biz ona feraset nuru diyoruz ya, o zikrullah ile harekete geçiyor.
O takva ile harekete geçiyor. O haramlardan uzak durmakla harekete geçiyor. O böyle kendiliğinden harekete geçmesi, iman ile, islam ile, ihsan ile, o samimiyet ile, ihlas ile harekete geçiyor. O zikrullah ile harekete geçiyor. Kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur dediği şey o. Senin kalbinde manevi bir akıl var. Bunu normalde ilim ehli kabul eder etmez. İlim ehli bunu bilir bilmez. Ama manevi bir akıl var kalbin içerisinde. Aynen beynimizdeki akıl gibi. Zakiri akıl gibi kalbimizde de manevi bir akıl var. Kalbimizde bu bizim. İşte o her şeyi bırak, Rabbinin adını zikret. Kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur. Birbirini bitiştirdiğimizde o kalbin içerisindeki o feraset nuru zikrullah ile, haramlardan uzak durma ile, Üstadına muhabbet etme.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini sevme. Allah'a aşık olma ile o kalpteki nurlar çalışacak. O feraset nuru harekete geçecek. O kalbin içerisindeki o zannetmeyin onun böyle zahiri bir tecelliyatı yok. Kalbin içerisinde de küçücük küçücük zerrecikler var. O böyle küçücük zerrecikler kalbin içerisinde duruyor. O kalbin de kendine göre aklı, kendine göre normalde mantığı, kendine göre bir hafızası var. Kalp hıfzeder. Uyurken gördüğün rüyayı kalp hıfzeder. Ondan sonra beynin aklına gönderilir. Eğer o rüya salih bir rüya ise, bakın kalp hıfzeder o esnada. Çünkü ruhun en böyle tecelliyat merkezi, merkezi kalptir. Başka bir yer değildir.
Ruhun tecelliyat merkezi, tamamiyetle kalptir. Allah da kalbe tecelli eder. Allah kalbe tecelli eder. O zaman Allah o kalbe, o gönüle tecelli edecekse, o gönülde kir, pas kalmaması lazım. Rabbinin adını zikret. Doğunun da, batının da, yerin de, göğün de, bütün alemlerin, bütün perdelerin Rabbi Allah'tır. Ondan başka da ilah yoktur. La ilahe illa hu. Biz de derler ki bu hu isminin şerifini nereden buluyorsunuz? Kur'an'dan buluyoruz. O doğunun da batının da, o hu, o zamirdir. Ne zamiridir? O direk, direk, o vahdaniyeti bildirir. Direk zat zamiridir. Hu, o dediğinde o zat kastedilir.
Zat, yani Allah'ın zatı kastedilir. O yüzden kalbini, kalbini ondan başka bir şeyle doldurma. Rabbinin adını zikret. Ve başka şeylerle işini, alakanı kes. Sakın ha. Masivaya düşme. Boşluğa düşme. Boşluğa düşme. Çünkü zikrullaha devam edenlerin araları Allah'la hoştur, güzeldir. Güzeldir, muhabbetlidir. Çünkü Allah'ı zikredenler, gerçekte Allah'la konuşurlar. Allah'la sohbet ederler. Ayet-i kerimede kim Allah'ı zikrederse, Allah da onu zikreder buyurdu. O yüzden sen zikrullah ettikçe, Rabbinin adını andıkça, o da seni anıyor. O da seni dillendiriyor. Hatta başka bir hadis-i kudside ne diyor? Ben onu daha bir cemaat içinde beni anarsa, ben daha yüksek bir cemaat içerisinde onu anarım.
Cemaatle zikrullah yaptın. Birazdan burada cemaatle zikrullah yapacağız. Allah daha büyük bir cemaatin içerisinde, daha faziletlilerin, daha erdemlilerin, daha yüksek derecelerin içinde seni zikredecek. Şöyle tefekkür ederim ben bazen. Evet biz burada zikrullah yapacağız ama Cenab-ı Hak bizi peygamberlerine zikredecek. Bizi peygamberlerine tanıtacak. Bizi gökteki meleklerine tanıtacak. Bizi kendi dostlarına tanıtacak. Diyecek ki, ahir zaman ümmetinden, dünya o kadar onları sarmışken, nefis o kadar onları sarmışken, heva heves o kadar onları sarmışken, hadisleri inkar edenler, ayetleri inkar edenler, peygamberi inkar edenler, peygamberleri inkar edenler etraflarını sarmışken, her türlü haksızlık, hukuksuzluk, her türlü namussuzluk, şerefsizlik, haysiyetsizlik, hırsızlık, her türlü düzenbazlık etraflarını sarmışken, ve herkes dini istismar ederken, herkes sufili, dervişli istismar ederken, onlar öyle bir topluluk ki,
onlar birbirleriyle akraba olmadıkları halde, Allah için birbirlerini severler, toplandıklarında beni zikrederler. Ve aralarında maddi menfaatler yoktur. Onlar makam için, mevki için, siyaset için, oy için, parti için, belediyede iş bulmak için, devlette bir yerde atanmak için, toplanıp zikrullah yapmazlar. Ya onlar fi ise bilillah, Allah için Allah'ı zikrederler. Onları ne ahiret korkuları vardır, ne dünya korkuları, ne cehennem korkusundan dolayı toplanırlar, ne de cennet sevdasından dolayı toplanırlar, ne kadın sevdasından toplanırlar, ben oraya gideyim muhakkak bir kadınla oradan evlenirim, ne de ben oraya gideyim bir erkekle evlenirim, ne de ben oraya gideyim, benim işim orada düzelir, ne de işte ben oraya gittiğimde şöyle olur, böyle olur, dünyevi menfaatler olmadan, ahiret menfaatleri olmadan onlar sırf Allah'ı zikretmek için toplanan bir topluluk.
Ve Allah için birbirlerini seven, Allah için birbirlerini seven, Biz Sufiyiz deyip de birbirini ötelemeyen, birbirini itelemeyen, Biz Sufiyiz deyip de insanların üzerinde baskı kurmayan, Biz Sufiyiz deyip de bir başkasının cebindekine elini uzatmayan, Biz Sufiyiz deyip ona mal satmaya çalışan, ondan mal almaya çalışan değil, Ya sırf Fîsebilillah, Allah için toplananlar. İşte Allah sizi böyle toplananların arasında, benim tefekkürüm bu. Orada diyecek ki, bütün bu hendekleri atlayıp, bütün bu engelleri atlayıp, Onlar toplandılar, Allah'ı zikrettiler, Bu muhteşem bir şey, bu benim kendi tefekkürüm, tefekkürüm. Bu Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin diğer peygambere üstünlüğü gibi ümmetinin de diğer ümmetlere üstünlüğünü gösteren bir şey. Ve bundan Hz. Muhammed Mustafa'nın da memnun kalacağını, Hz. Muhammed Mustafa'nın da öbür peygamberlerin yanında şanını yükselteceği
öbür ümmetlerin içerisinde de bu ümmetin şanının yükseleceğine inanıyorum. Çünkü diyor ki beni bir cemaat içinde zikrullah zikreder. Beni bir cemaat içinde anarsanız ben daha yüce bir cemaat içinde sizleri anarım. İşte Allah'ı zikret. Rabbini zikret. Ondan başka ilah yok. Ve her şeyden kesit yani tecrid ol. Allah'ın zikriyle sükunet bul. Allah'ın zikriyle.
Sonra Allah'la sükunet bul. Allah'ın zikriyle sükunet ayrıdır. Allah'la sükunet ayrıdır. Allah'ın zikriyle sükunet perdesine ayağını at. Sonra Allah'la sükun bul. Çünkü Allah'ın Allah'la sükun bulmak Allah'la oturup haşa Allah'la konuşmak Allah'la Allah'la muhabbet etmektir.
Gönlünü Allah'a aç. O kirli yerlere gelmez. Padişah temiz yere tecelli eder. Padişah kirli bir kalbe tecelli etmez. Kalbinde kim varsa kalbinde gıybet varsa dedikodu varsa kalbinde haram kokular var ise kalbinde haramın ayak izleri var ise Rabbin oraya tecelli etmez. O yüzden ihmal etme. Günahlarına tövbe et. Her gün kalbini tövbeyle temizle. Subhanallah ve bihamdihi Subhanallahil azim ve bihamdihi Estağfurullah el azim diyerek kalbini parlat. Ve tabiri caizse Allah'la konuş. Ya Rabbi tövbemi ettim. Şimdi seni zikredeceğim.
Ben seni seninle zikretmek isterim. O temiz kalbe sen tecelli et. Beni affet. Beni affet ki o kalbe tecelliyatının kokusu gelsin. Beni affet ki o sıfatlılarının tecelliyatı gelsin. Beni affet ki senin sıfatlarının nasıl çalıştığını ben aşina olayım. Beni affet ki ben marifet nurunla nurlanayım. Beni affet ki ben feraset nuruyla nurlanayım. Beni affet ki ben zikrullahın nuruyla nurlanayım. Beni affet ki ben senin dilinle dilleneyim. Beni affet ki ben senin duyacak kulak nasip eyle. Beni affet ki benim kalbimin kulağı, benim kalbimin gözü, benim kalbimin dili, benim kalbimin hissiyatı çalışsın. ben o kalbimdeki senin nurunla gören, senin nurunla işiten, senin nurunla seninle konuşanlardan olayım.
Amin. Affet ki cümlemizi. Biz bu hallerle hallenelim. Affet ki biz senin dostun olalım. Affet ki biz senin velilerinden olalım. Affet ki biz senin evliyalarından olalım. Affet ki biz bu dünyanın garipleriyiz. sen bizim başımızı okşa. Sen bizim sakalımızı okşa. Sen bizim gönlümüzü okşa. Sen bizim elimizden tut. Sen bizim gözümüzden tut. Sen bizim kulağımızdan tut. Sen bizim gönlümüze tecelli et ki bizim gönlümüz başka bir şeylere kaymasın. Sen bizim elimizden tut ki biz başka yerlere savrulmayalım. Sen bizim ayağımızdan tut ki bizim ayağımız sırf sana doğru gelsin. İşte böyle olunca sen iyilikten ile iyiliğe koşarsın. Böyle olunca sen zikrullah'tan zikrullah'a koşarsın.
O merhamet edince o rahmet edince o lütfedince o ikram edince o senin elinden tutarsa o senin gönlünden tutarsa seni zikrinle hemhal eder. Seni marifetullah'ınla hemhal eder. Seni kendi nurunla hemhal eder. Seni kendi yoluyla yollandırır. Seni kendine doğru çeker tabiri caizse. Ama sen nankörlük edip ben nankörlük edip onu unutursak ona sırtımızı dönersek onu kalbimize kapatırsak onun olan ilişkimizi onun olan ilintimizi günah keballerle veya gaflete dalaraktan veya heva hevese dalaraktan veya birisine zulmederekten
birisine haksızlık yaparaktan eğer biz onunla olan ilintimizi kesersek biz o zaman yine orta yerde çırılçıplak kalırız. Rabbim bize öyle olmaktan muhafaza eylesin. O yüzden kimsenin hakkına hukukuna girmeyen kimsenin hakkını hukukunu rencide etmeyenlerden eylesin. Eşleriyle iyi geçinen çocuklarıyla iyi geçinen akrabalarıyla iyi geçiren derviş kardeşleriyle iyi geçinen kullarından eylesin. Etrafımızdaki insanlara eziyet veren etrafımızdaki insanlara zulmeden etrafımızdaki insanların gıybetini dedikodusunu yapan etrafımızdaki insanlara normalden ağza alınmayacak küfürler yapanlardan eylemesin. Bizi olduğumuz gibi görünenlerden göründüğümüz gibi olanlardan eylesin. Kalbimizi sufi kalbi haline getirsin.
Kalbimizi sufi kalbi haline getirsin ki o kalple biz Allah'a kurbiyet Allah'a yakınlık sağlayalım. O kalpte dünya sevgisi dünyaya bağlılık olmasın inşallah. Rabbim inşallah komple bizi bu halde fenaya ulaşanlardan eylesin. Fenaya ulaşanlar halkın içerisinde vahşi gibi görünürler. Deli gibi görünürler. Neden? Onlar Allah'ta fani olmuşlardır. Allah'ta o kalp eğer ki sufi kalbi olunca o Allah'a fenafillah makamına ulaşır. Fenafillah makamına ulaşınca o kalp başkasına yabancı olur. O kalbin sahibi de Allah'ın dostlarıyla dost habibiyle dost Allah'ın velilerine dost Allah düşmanlarına düşman olur.
Heva hevesine düşenler onlara bakınca düşman olur. Nefsine düşenler ona bakınca düşman olur. Kafirler ona bakınca düşman olur. Bazıları der ya işte herkes seni sever. Sevmez canım kardeşim. Sevmez. Sen Allah'a çok muti bir derviş olursan sen haramlardan uzak durursan haramzadeler seni sevmez. Sen haramlardan uzak durursan haramla iştigal edenler seni sevmez. Kafirler seni sevmez. Münafıklar seni sevmez. Her gün fiskın içinde günah keballerinin içerisinde yüzenler seni sevmez. imanın hakikatine vardıysan imanın hakikatine vardıysan ve sen imanda vahdeti bulduysan seni kafirler sevmez.
Seni münafıklar sevmez. Seni mürtedler sevmez. Seni müslümanmış gibi olanlar sevmezler. Aldanmayın. Hz. Peygamber'i müşrikler sevdi mi? Hz. Peygamber'i Yahudiler sevdi mi? Hz. peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini hıristiyanlar sevdi mi? Hz. peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini münafıklar sevdi mi? Hayır. Sevmedi. Ne dedi Allah? Sen onların dinlerine dönmedikçe onlar seni kabul etmezler dedi. Eğer kafirler seni kabul ediyorsa, münafıklar seni kabul ediyorsa, mürtedler seni kabul ediyorsa, bil ki sen imanın hakikatine ulaşmadın. Sen münafığın ta kendisisin.
Neden? Sen çünkü içki haramdır dediğinde içkiciler seni sevmez. Faiz haram dediğinde faizciler seni sevmez. Rüşvet haram dediğinde rüşvetçiler seni sevmez. Sen dininizi siyasete basamak etmeyin dediğinde dinini siyasete basamak edenler seni sevmez. Dinden geçinmeyen dediğinde dinden geçinenler seni sevmez. Dinini paraya çevirmeyin dediğinde dinini paraya çevirenler seni sevmez. İstemeyin, dilenmeyin. Müslüman dilenmez. Dilenmek haram edildi. Yasaklandı Müslümana. İstemeyin deyince hayatlarını Müslümanların cebine gözünü dikerekten hatta elini Müslümanların cebinden hiç çıkarmayanlar seni sevmezler.
Allah seni cami yaptırmakla mükellef kılmadı. Arz bütün Müslümanlara mescit. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin ihtişamlı mescidi yoktu. Yağmur yağdığında namaz kıldığı yer ıslanır. Her tarafı çamur olurdu. Öyle çıkardı mescitten. Cami yaptıracağız diye sen kapı kapı para toplayamazsın.
Camileri ticarethaneye çeviremezsin. Camilerin altına dükkan yapıyorlar. Camilerin altına dalışveriş merkezleri kuruyorlar. Yukarıda dünyayı unutun diyecek aşağıda dünya. Ondan sonra yönetim kurulu kira parası yüzünden kavga çıkarıyor birbiriyle. Oraya yönetim kuruyorlar. Yönetimin arasında bir kavga çıkıyor bir gürültü çıkıyor. Neden caminin altını dükkana kiraya vermişler? Bırakın diyorum Kur'an kursu yapın orayı bakıyorlar gözümün içine. Ne yapmaya geldiniz dedim. İşte kavga ettik. E kavga etmiştiniz çıkarın kiracı Kur'an kursu yapın dedim. İmam dedim geç her gece orada dedim insanlara fıkıh öğret dinini öğret.
Yok dünya sarmış Müslümanları her tarafını sarmış Müslümanların dünyaya aşık olmuş Müslüman gösterişe aşık olmuş modaya aşık olmuş lükse aşık olmuş lüks lüks edebiyatta edebiyatı güzel Müslümanların edebiyatı güzel peygamber karnına üç tane taş bağladı aç kaldı diye kim aç kaldı Allah adına kim aç kaldı hiç kimse aç kalmadı herkes yutuyor herkes yutuyor herkes harcıyor daha lüksüne moda denilen
o kapitalist sistemin kapitalist sistemin vahşetinin altında eziliyor şimdi moda bu şimdi trend bu gidiyor Müslümanlar en lüks restoranlarda yemek yiyor en lüks otellerde kalıyorlar en lüks tatil beldelerinden gidiyorlar ne bunlar Müslümanlar en lüks arabalara biniyorlar ne onlara da dünya yani onlara helal değil mi bir araba yirmi trilyon otuz trilyon kırk trilyon elli trilyon yüz trilyon içinden örtülü bir hanımefendi çıkıyor dolar yürüyor Müslümanlar yürürken şimdi ayakkabısı dolar gömleği dolar ceketi dolar pantolonu
dolar dolar yürüyor nereden edindiniz bunları bundan yirmi yıl önce kafanız çalışmıyor mudur şimdi mi kafanız çalıştı bundan yirmi yıl önce öyle değildiniz ne oldu iktidara geldiniz hangi parayla bunları kazandınız hangi rüşvetle aldınız hangi kayırmacılıkla aldınız hangi malı peşkeş çektiniz hangi kamu malını kendinizle peşkeş çektiniz hangi vergileri affettirdiniz kimin kanına girdiniz kimi tecavüz ettiniz hangi devlet malını peşkeş çektiniz nereden cevap veremez hiç kimse cevap veremez
müslümanlardaki bu lüks sarhoştu dünya sarhoştu müslümanlardaki gösteriş sarhoştu sarhoş sarhoş dünya sarhoşu hani içkiliyken namaza yaklaşmayınız neden sarhoş aklı yerinde değil dünya sarhoş ne yapcaz o nasıl namaza yaklaşacak lüks sarhoşluğunu ne yapcaz gösteriş sarhoşluğunu ne yapcaz şatafat sarhoşluğunu ne yapcaz desinler sarhoşluğunu ne yapcaz rüşvet sarhoşluğunu ne yapcaz haram sarhoşluğunu ne yapcaz bir tek içki içmek mi haram dünya sarhoşluğunun yanında içki daha az sakın içmeyin de daha azmış deyip
rüşvet sarhoşluğunun yanında içki sarhoşluğu hiçbir şey değil hiçbir şey değil kamu malının yemenin sarhoşluğunun yanında içki içmenin sarhoşluğu hiçbir şey değil ihalede yolsuzluk yapmanın sarhoşluğunun yanında içki sarhoşluğunun esamesi olmaz adam oturur bir yetmişlik içer devrilir ikinci yetmişliği içemez o da iyi içki içen hadi ikinciden bir kısım daha içsin içemez de içsin hadi adam işte üç tane otuz beşlik içsin yıkılır adam sonuçta uyur rüşvet sarhoşluğu ver Allah ver ye Allah ye doymak bilmiyor kamu malını
peşkeş çekmek doymak bilmiyor bilmiyor o yüzden Kur'an ve sünnete sımsıkı sahip olan sufiler sevilmezler imanın hakikatine ermiş olan bir sufiyi ancak imanın hakikatine ermiş olanlar sever ancak onu müminler sever mümin olanlar sever mümini mümin sever kafir mümini sevmez münafık mümini sevmez rüşvetçi mümini sevmez aleverici daleverici mümini sevmez işte o fena haline gelen sufi kafiri korkutur münafığı korkutur mürteti korkutur fasığı korkutur
ondan uzak dururlar hatta bazı kardeşlerimize dedikleri gibi bizi onunla aynı karaya getirme derler bizi yan yana getirme derler neden çünkü müminden korkar gayri mümin olanlar ondan böyle tırsarlar içindeki çünkü onun o münafıklık duygusu ona korku verir hani hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dedi ya dedi ki hiçbir peygambere verilmeyen bir özellik bana verildi dedi ki kafirler benden dedi kilometrelerce uzak olsalar da korkarlar onların dedi kalbine korku verildi kardeşler eğer ki ümmet-i muhammed
tam manasıyla imanın kemaline erse kafirler korkar ümmet-i muhammed den şimdi neden korkmuyorlar bizim imanımız kemale ermedi biz imanda hakikate ulaşmadık o yüzden korkmuyorlar istedikleri gibi bizi şamar oğlanına çeviriyorlar istedikleri gibi istedikleri gibi bizi ütüyorlar istedikleri gibi bizi sömürüyorlar istedikleri gibi bizi bize tecavüz ediyorlar istedikleri zaman kanımızı akıtıyorlar istedikleri zaman şanımızı şerefimizi haysiyetimizi namusumuzu iki paralık ediyorlar istedikleri zaman bizim paramızı pul ediyorlar
istedikleri zaman bizden mahallenin kabadayısının rüşvet şey aldığı gibi eee haraç aldığı gibi bizden haraç alıyorlar hemde bizdenmiş gibi görünenleri kullanaraktan yapıyorlar o yüzden fena fillah'a gelen bir sufiyi hiç kimse sevmez sonra ne beka billah beka hali ise beka hali ancak müminlere eminlik verir beka hali müminlere bir selametlik verir çünkü fena haline ulaşan bir mümin bir sufi başında üstadı olmasa dahi olmasa dahi onu zamanın piri zamanın kutbu onu nasibi çünkü o hale gelenin beka hali de tecelli eder
onu beka haliyle ne yapar tatlandırır Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hatta bizatihi ona ders verip onu beka haliyle hallendirir veyahut da İsa aleyhisselamı görevlendirip onu beka haliyle hallendirir ki o müminlere ferahlık verir o sufilere eminlik verir o sufilere bir dinginlik verir sufiler onu gördüklerinde bir dinginliğe ulaşırlar hani dedi ya onları gördüğünüzde onları gördüğünüzde sanki Allah'ı görmüş gibi olursunuz onlar temiz yüzlülerdir onları gördüğünüzde Allah hatırınıza gelir onların sohbetinde
Allah'ın sohbetine oturmuş gibi olursunuz demiş ya büyükler o hale gelir ve o hale gelen sufi yani kalbi parlattı kalbi tenvir etti kalbinin bağlarını kesti artık o fena haline ulaştı ondan sonra da beka haliyle hallendi o artık Allah'ın hakkın kapısında perişan bir vaziyette boynu bükük durur ama o iyilik meydanında koşuşturur durur o cihat meydanında gözü pektir o iyilik meydanında gözü pektir o hakkı ve hakikati anlatmakta gözü pektir onun gözüne korku inmez onun kalbi Allah'la hemhal olduğundan dolayı onun kalbine
Allah'tan başka hiçbir şeyin korkusu gelmez o korkuyu tanımaz bu manada o çünkü kalbini ona yasladı kalbini ona dayadı ve sufilik bir ağaç ise bunun üç tane ana dalı vardır sufilik bir ağaca benzetelim bunun üç ana dalı vardır bir normalde o kimsenin tevhid etme tecrid etme tefrid etme Arapça kelimeleri tevhid nedir tevhidi manası imanına zerrece şirk bulaşmaması dır tevhid budur onun imanına zerrece şirk bulaşmayacak şirkten uzak duracak tecridi manası nedir ihlastır ve sebeplere takılı kalmaktan kurtulmak bütün fiiliyatları
haktan bilmektir bu nedir bu da tecrittir ardından ne gidiyor ardından da tevrit tevridin manası nedir her hal ve olay karşısında Allah'tan başkasından yüz çevirip Allah'a her halde ve her şeyde ram olmaktır her şeyde ve tevrit tevrit yol iz işaret kelam lafız olmaksızın dilsiz dudaksız kulaksız yönsüz gölçsüz her şeyde onu seyretmek ve ona bağlanmaktır
tevrit her şeyde ona bağlanmaktır işte bu hale gelince bir derviş o zaman fenayı yakalar bu hale gelmedikçe hani ilmel yakîn aynel yakîn hakkel yakîn tevhid tecrid tevrit evet tevridin ana kaideleri vardır ana kaideleri tevridin her şeyde Allah'ı gözetmek Allah'tan ayrılmaktan korkmak her şeyde Allah'ı gözetmek sevgisi kabaran kimse Allah'ın cehenneminden
korkusu kalmaz ona ayrılık korkusu ayrılık gamı oturur yerleşir bir şartı kulluk vazifelerini bir tamam yerine getirmektir böyle yeni sufiler oluştu ya böyle işte namazsız oruçsuz zikirsiz fikirsiz böyle seviyoruz biz filan yok yalancı onlar onlar yol kesici onlar böyle buna inandılarsa küfür ehli kafir onlar buna inanarak söylüyorsa Allah muhafaza eylesin bir şartı tüm varlığınla Allah'ın emirlerini boyuna yersin tüm varlığınla bir zahiri emirleridir ki
bellidir şeriatı garradır iki batını emirlerdir ki kalbine gelen ilham ve tecelliyattır ver malını verirsin imanın kemale erdiyse o hale gelirsin malın sana ait olmadığını bilirsin hiçbir şeyin sana ait olmadığını bilirsin ve hiçbir şey benim diye sahiplenmezsin sözlerinde davranışlarında niyetinde hiçbir dünyevi menfaat gözetmeksiz gözetmezsin hiçbir şekilde
Allah muhafaza eylesin her anında Allah'ın sana şah damarından daha yakın olduğunu idrak edip o tefekkürde yaşarsın bu hale geldiysen evet sen o zaman gerçek bir sufi oldun Allah bizi onlardan eylesin Rabbim bizi bu yolda müstakim eylesin bu yolda tahkim eylesin bu yolda sabit eylesin bu yolda bizim son nefesimize kadar bizleri bu yolda eylesin son nefesimizde kendisini göre göre nefesini verenlerden eylesin kendisiyle konuşa konuşa nefesini verenlerden eylesin kendisiyle hemhal ola ola bu dünyadan göçüp gidenlerden
eylesin ecmain üç ihlas bir fatiha şerife amin ya rabbi aslan ve la vizat ve kain mevcudat peygamber emendimiz muhammed musafa sallallahu aleyhi ve selem efendimizin aziz pak ruh şeriflerine edeliydik vasileyle ya rabbi amin adem aleyh sen var iki sırasında gelmiş geçmiş bütün peygamber zişan resulü kirem efendilerimizin vasile ya rabbi diğer yarı gücün hazretler bebek sıdık
omer farik osman zünen aleyh murtaza imam aslan imam hüseyin yitmiş şu an hazretlerinin ashab-ı kiram el-beyt valide muhtemelenlerimizin imamız imamı azam eb anife imamı şaf imam malik muham muham imam matur imam meş imam buhar imam tirmizi imam müslüman davud imam yome hazretlerinin ruhundan ayra edirdik vasile ya rabbi haberdar eyle ya rabbi şefaat feyiz bereket imetlerin üzerimizden eksik eyleme ya rabbi üç ilas bir fatihe şerife ya rabbi asullahan sevabı pirimiz fiyiz hitaptır gadir gilani ahmet el-rufai ahmet
el-bedevi ibrahim edos ki şehe evlas el-i şah el-i akşı vende muhammed bahattin kata sallahu şah mevlana celalettin rumi hacı bek daeş vel acı bayram vel veysel kanal mahmut dahi halbet celbet uşak kıs sümbül söhre verdik köre ver daes şeyh muhtin arabi kudüs ve eşre forrum daes mehmet muhtin ve fıtada hazretleri karabaşı veli hazretleri niyaz imza hazretlerinin nerullarına ayra ediledik vasile ya rabbi haberdar eyle şefaat feyiz bereket ümmetlerinin üzerimizden eksik eleme ya rabbi üç ilas bir fatihe şerife amin ya rabbi
hasrullah sevabı büyükşey efendimiz abdurrahim tan tabi abdurrahim neşave el hafız hacı fikir baban inşallah efendinin çorumlu musha efendinin bayındırıl hacı musha nevşeli hacı billabı hazretlerinin huanetli kudüs senin hastan şeyhim üstadımız manevi bayındırıl musha fendi hazretlerinin huanetli kudüs yerlerine edeledik vasile ya rabbi cihet ve cededen nurdular edeledik vasile ya rabbi kapahşı dergahının ve bütün gitmişlerini olan edeledik vasile ya rabbi kaçını dergahının bütün gitmişlerini olan edeledik vasile ya rabbi şu anda burada bulunan bulunmayan kardeşlerimizin huanetlerine hayır edeledik vasile ya rabbi haberdar eyle ya rabbi büyüklerimizin şefaat feyiz bereketi metten üzerimizden eksik eyleme ya rabbi amin amin euzubillahimine şeytanirracim bismillahirrahmanirrahim astagfirullahel azim elkerime lezile ilahe illah el hayyul kayyumu ve tubile euzubillahimine şeytanirracim bismillahirrahmanirrahim innellahüm meleketuhu yusalluna le nebiyya yu lezine amenu sallu aleyhi sallu aleyhi ve sellimu teslima Allahümme salli ala seyyidi
amin şeytanirracim
bismillahirrahmanirrahim allahu yuhubi tebabine ve yuhubi mutetahhirin estağfirullahel azim estağfirullah halike el mülkül kadim estağfirullahel azim estağfirullah min küllü zemin
tövbe ya rabbi estağfirullah töptü ilallah vel heytü kalbi en masivallah estağfirullah estağfirullah özübillahimine şeytanirracim
bismillahirrahmanirrahim innehu innehu msüleymane ve innehu bismillahirrahmanirrahim halikü
halikü ya kudüs ya halikü ya denyan burha ya settar
ismi şerifine inanıyoruz ümmet-i muhammedin hatalarını kusurlarını günahlarını setreyle ya rabbi amin kabbar ismi şerifine inanıyoruz ümmet-i muhammedin hatalarını kusurlarını günahlarını affı mağfiret eyle ya rabbi amin özübillahimine şeydanirracim bismillahirrahmanirrahim efter zikeri faalemennehu la ilahe fatihama selavat

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi