mustafaozbag.org

(NASİHAT/54) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 01.10.2026

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 1 Ekim 2026 · 58:14

Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i hakkı, hak, batılı, batıl bilenlerden eylesin. Hakkı, hak gülüp, hakkı yaşayan ve haykıran, anlatan, tebliğ eden, batılı, batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin. Nerede Müslümanlara adaletsiz, haksız, hukuksuz davranılıyorsa, nerede Müslümanların kanına, namusuna, şerefine, haysiyetine, topraklarına tecavüz ediliyorsa, Cenab-ı Hak hepsinden intikamımızı alsın.
Müslümanlara zulmedenlerden intikamımızı alsın. Müslümanların kanını, namusunu, şerefini ayaklar altına alanlardan intikamımızı alsın. Rabbim bütün ümmet-i Muhammed'e yardım eylesin, ikram etsin, ihsan eylesin, hidayetini arttırsın, feraset nuruyla nurlandırsın, İsrail'i perperişan etsin, helak etsin, destekçilerini de yerle yeksan etsin, hepsini de dağıtsın, hepsinin güçlerini perişan etsin.
Rabbim cümlemize birlik ve beraberlik ihsan eylesin, Kur'an ve sünnet-i seneye sımsık yapışmak nasip eylesin, zekrullah ile dillerimizi ıslak eylesin, kalbimizi Allah sevgisi ile mamur eylesin, ecmain. 54. Nasihat Bakara Ayet 200 اعوذ بالله من الشيطان الرجيم Bismillahirrahmanirrahim اَذَا غَظَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللَّهَ كَذِكْرِكُمْ أَبَاءَكُمْ فَاذْكُرُوا اللَّهَ كَذِكْرِكُمْ مَا بَاءَكُمْ أَوْ أَشَدَّ ذِكْرًا
فَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الْآخِرَةِ مِنْ خَلَاةِ Bakara ayet 200 haç ibadetlerinizi bitirince atalarınızı zikrettiğiniz gibi veya daha fazlasıyla Allah'ı zikredin.
İnsanlardan bir kısmı Rabbimiz bize dünyada ver der. Bunların ahirete hiçbir nasibi yoktur. Cahiliye döneminde Araplar da kendilerince haç ibadetleri vardı. Kendilerince haç ibadetleri bittikten sonra Cahiliye, o müşrik Araplar böyle toplandıkları zamanlar normalde işte babalarının, dedelerinin ne kadar iyi olduğunu bağıra bağıra anlatırlardı. Bu normalde hani Müslümanların üzerinde de mesela bu böyle savaş zamanında kendi bahadırlıklarını anlatma, kendi iyiliklerini anlatma gibi bunu haykırma gibi bu usül Müslümanlar da sonra sadece savaş dönemine ait oldu. Mesela Hz. Ali Efendimiz savaş meydanına çıktığında böyle işte kendisinin bahadırlıklarını, Kureyş'in bahadırlıklarını anlatırdı. Hz. Peygamber bir sefer arkasından dedi ki, eğer cenk meydanda olmasaydı Ali helak oldu dedi. Yani bir kimsenin böyle kendi faziletlerini, kendi böyle iyi hallerini anlatması çok hoş değil. Onun helakına sebebiyet.
Bu normalde Cahiliye Araplarında da haç farizasını bitirdikten sonra bağıra bağıra. Ben felan olu, felan olu, felan olun, felan. İşte benim babam şöyle savaşırdı, şöyle cengaverdi, şöyle cömertti, şöyle insanlara yedirir içirirdi, şunu şöyle yapardı, bunu böyle yapardı diye var güçleriyle bağırırlardı. Tabi hak geldi, batıl zail oldu, İslam geldi. İslam gelince o müşriklerin batıl haç menakısları da değişti.
Mesela müşrikler gece anadan üreyen tavaf ediyorlardı. Onların ihramı anadan üreyendi. Gece tavaf ediyorlardı. Normalde kadın, erkek hepsi de çırılçıplak soyunur, Beytullah'a öyle tavaf ederlerdi. Normalde tabi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Mekke'ye fethedilip orada ilk haç farizasını yerine getirince, o zaman haccı menakısları, yani bütün ritüelleri, bütün farzları, vacipleri, sünnetleri, nafileleri yeniden dizayn edildi.
Böyle olunca Araplardaki bir kalıntı vardı. Bu kalıntı neydi? Müşriklerdeki şey, insanların atalarını çok yüksek sesle övmeleri, met etmeleriydi. Cenab-ı Hak bunu ayeti kerime ile değiştirdi. Diyor ki müşriklere, hani siz geçmişteki atalarınızı anardınız ya yüksek sesle, hani onların faziletlerini söylerdiniz, hani onların yaptıklarını anlatırdınız, bunlarla da övünürdünüz. Yani kendi sülalesiyle, kendi atalarıyla normalde müşrikler övünürlerdi. Ama Cenab-ı Hak ne yaptı? Bunu değiştirdi. Ve Cenab-ı Hak dedi ki haç farizalarının yerine getirdikten hemen sonra, geçmişte atalarınızı andığınızdan daha fazla, daha şedid bir şekilde Allah'ı zikredin dedi. Şimdi böyle olunca haç farizasını tamamlayıcı, haç farizasını normalde bu noktada tamam eden şey Allah'ı zikir.
Zaten haç, haç baştan sona, başlangıçtan sonuna kadar zikirle doludur. Zikirdir yani haç bir zikirdir. Normalde telbiyesiyle, tekbiriyle, ondan sonra bütün okunacak dualarıyla hepsi de bir zikirdir. Başka bir şey yoktur haçta. Haç baştan başa normalde işte ihrama girersiniz. Normalde ihram duasıyla beraber telbiye getirirsiniz, tekbir getirirsiniz. Tehlil getirirsiniz. Ve normalde ihramlık anda tekbirlerle, tehlillerle, telbiyelerle Beytullah'a gidersiniz. Arafat'a çıkarsınız. Arafat'a da çıkarken tekbirlerle, tehlillerle çıkarsınız. Oradan normalde Arafat'tan Müzdelifiye yine tekbirlerle, tehlillerle, telbiyelerle gidersiniz. Oradan tekrar şeytan taşlamaya gelirken tekbirlerle, tehlillerle, telbiyelerle gelirsiniz.
Şeytan taşlandıktan sonra lebbey kesilir, telbiye kesilir. Şeytan taşlanıncaya kadar tekbir, tehlil, telbiye öyle devam eder. Ve ne zaman şeytan taşlandı telbiye kesilir ama zikir devam eder. Ve haccı tamamlayan, haccı kemale erdiren, haccı kemale erdiren zikirdir. Zikir olmazsa hac kemale ermez ve normalde hac farizasını yerine getirdikten hemen sonra dedi, hac devam ediyor daha, kemale erdirecek. Tabiri caizse yani yemeği yemişin, üzerine tatlısını yemişin, üzerine kaymağını söylüyor Cenab-ı Hak. Diyor ki sen onun üzerine Allah'ı zikret. Bir de hani burada hani bazen derler ya zikir sesli miydi, sessiz miydi, yok sessiz zikir yokta, sessiz zikir bidatta, yok şu da buna, bu cahiller var ya böyle. Çok özür dilerim hakkınızı helal edin.
Hani sözüm meclisten dışarı olsun. Bunlar cahil, okumayan, okumadığı halde bildiğini söyleyen, okumamış ama okumuşlar kadar kendilerini bilgili zanneden, kara cahil bunlar. Ya bunların hangi tarikattan olduğu önemli değil, hangi cemaatten olduğu önemli değil. Yani bir kimse sesli zikre karşıysa o kimse din cahilidir ve kara cahildir. Ayetlerden haberi yoktur, hadislerden haberi yoktur, sünnet-i seniyeden haberi yoktur, haberi yok onun hiçbir şeyden. Ve haberi olmadığı halde tırnak içerisinde ne yazık ki bizim ülkemiz o hale geldi. İnsanlar din cahili ama senden benden fazla biliyorlar, ahkam kesiyorlar. Bilmediklerinden, bilmediklerinin üzerinden ahkam kesiyorlar.
Hani ben bazen diyorum ya, işte ben beyin cerrahlı üzerinde ahkam keseceğim. Ya otur oturduğun yere demezler mi ona? İşte bunlar da böyle din cahili. Oturuyorlar böyle sessiz zikrullah var mı? Siz bidat ettiniz, bidat yaptınız. Şimdi sessiz zikrullaha bidat diyen bir kimse ayeti kerimeyi inkar ediyor. Farkında değil. Cenab-ı Hak haç farizasını yerine getirdikten hemen sonra geçmiş atalarınızı aldığınızdan daha yüksek bir sesle Allah'ı zikredin diyor. Bakın bu cehri tarikat ve normalde cehri bir ibadet, cehri bir zikir yapılıyor. Ve bu açıktan oluyor. Bu gizli kapaklı değil. Bu böyle kenarda orada burada değil. Hani bu açıktan o kimse haç farizasını yerine getirdi mi getirdi. O kimse Allah'ı zikretmeye devam edecek. Bir de sessiz zikretmeye devam edecek ki haccı o ibadeti kemale ersin.
Bakın Kemal ersin diyor ki Cenab-ı Hak siz atalarınızı anmayınız. Atalarınızı anmayınız. Atalarınızı andığınız gibi de Allah'ı anmayınız. Hani siz atalarınızı anlıyordunuz ya hani onların iyiliklerini, güzelliklerini anlatıyordunuz, onların bahadırlıklarını anlatıyordunuz. Siz diyor bunlarla övünmeyin, bunları anmayın, bunlar gaflet. Yani bir kimse normalde atalarını övüyorsa atalarıyla alakalı kendince. Hani atasından hissi alması ayrı bir şey. Ama atalarıyla hava atıyorsa ortaya, atalarıyla böyle kendince ayrı bir havaya giriyorsa gaflete düştü o kimse. Cenab-ı Hak o gafletten kurtarıyor onu. Diyor ki sen atalarını anaraktan gaflete düştün. Atalarını anaraktan sen Allah'ı unuttun. Allah'ı unuttun. Sen Allah'ın zikredileceği yerde sen atalarını zikrettin veya Allah'ın zikredileceği yerde sen kendi yaptıklarını zikrettin.
Sen normalde kendince Allah'ı zikredeceğine ve Allah'ın zikir deryasına gireceğine ve gönlünde kalbinde zikrullahla inkişaf olması gerektiğinin bilincinden uzaklaştın. Sen kalktın atalarınla uğraştın. Sen kalktın kendi yaptıklarıyla uğraştın. Ve onları anlattın insanlara. Biz şöyle derviştik. Senin öyle dervişliğini istemiyorum ben. Sen nasılsın şimdi? Dün dünde kaldı cancağızın, bugün yeni şeyler söylemek lazım. Sen dün çok güzel haller görüyordun, şimdi görüyor musun? Sen dün çok güzel rüyalar görüyordun, şimdi görüyor musun? Sen dün çok güzel zikrullah yapıyordun, şimdi yapıyor musun? Sen neredesin şu anda? Ne yapıyorsun? Sen bırak geçmişi. Zaten İslam dünyasının veya bu Anadolu insanının en büyük handikaplarından birisi. Biz Osmanlı'da şöyleydik. Üç kıtada hüküm sürdük. Malazgirt'te dev gibi bir orduyu yendik. Şimdi? Şimdi ne yaptık biz? Şimdi ne yaptık?
Bu önemli. Dün biz şöyle yapıyorduk da böyle yapıyorduk da şimdi ne yapıyorsun? Onu daha ileriye götürebildin mi? Onu daha güzele götürebildin mi? Sen ne yaptın? Senin baban harika bir iş yapmış, sana malını yük bırakmış. Sen ne yaptın? Sen babanla övünme. Sen babanın bıraktığı bayrağı daha ileri götürdün mü? Götürmedin mi? Ona bak sen. Sen annenin bayrağını daha ileri götürdün mü? Götürmedin mi? Annenden daha iyi bir ev kadını mı oldun? Annenden daha iyi bir anne mi oldun? Annenden daha iyi ne oldun? Hanım mı oldun? Annenden daha iyi ne oldun sen? Ne oldun sen? Sen ona bak. Senin annenendir, senin ceddindir çok iyi insanlardı evet. Sen neredesin? Sen ne yaptın? Tırnak içerisinde bakın atalarınızı anmak müşrikler için diyor. Atalarını anmak normalde insanın gafleti.
O zaman sen kendini de meth etme. Sen ne yaptığına bak. Allah'ı çokça zikret. Sen dün dünde kaldı. Dünkü insanlar Çanakkale'de kaldılar. Çanakkale'de kaldı onlar. E ne oldu? Biz şimdi nerede? Çanakkale nerede? Biz neredeyiz? Çanakkale'de şöyleydik. Öyleydik. Şimdi neredeyiz? Ona bakalım biz. Şimdi ne yapıyoruz? Ona bakalım. İşte ayet-i kerime bizi, bizi geçmiş atalarımızı Allah'ı zikreder gibi zikretmekten uzaklaştırıyor.
Ve diyor ki Allah'ı anın, Allah'ı zikredin. Siz Allah'ı zikirle hemhal olun. Ve diyor dünyaya tapanlar var ya evet dünyayı kendilerine yurt edinip sanki dünyadan hiç gitmeyeceklermiş gibi davranan. Bize dünyada ver. Hani bazen etrafınızda vardır bu. Bana dünyada versin her şeyi. İyi tamam sana dünyada verecek her şeyi ama senin ahirette nasibin yok. Oysa Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dünyada da, dünyadan da, ahiretten de afiyet ister, bereket ister, lütuf ister, ikram ister. Hatta ayet-i kerimede ne der? Rabbimiz bize dünyada da ahirette de iyilik ver. O zaman mümin kimse hem dünyada da hem ahirette de iyilik ister, bereket ister, lütuf ister, ikram ister, ihsan ister, af ister.
Hem dünyada hem ahirette. Dünyalık olanların ahiretle işleri yoktur. Onlar iyilikleri, güzellikleri, hoşlukları, mal, mülk, para, pul, şan, şöhret, hava atmak onlar için dünyada. Hani benim dünyam düzgün olsun da ahiret ne olursa olsun. Değil öyle. Sen dünyada da ahirette de Allah'tan iyilik, güzellik, hoşluk, bereket, ihsan iste. Her ikisini de iste. Yani çift kanatlı ol. Dünyan da iyi olsun, ahiretin da hayırlı olsun. Bakın Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin duası ve ayet-i kerime belli. Dünyada da ahirette de iyilik. O zaman bir sufi, bir sufi, ben ahirette ahiret yolcusuyum deyip dünyayı terk edemez. Dünya nimetlerine sırtını dönemez. Dünya meşgalesini terk edemez. Eşini, çolunu, çocuğunu iyi geçindirmek zorunda.
Kendisini de iyi geçindirmek zorunda. O zaman biz dünyayı terk edip dünyayı bırakamayız. Biz ne işimiz var ise işimize sahip çıkacağız, dost doğru işimizi yapacağız. Ve Cenab-ı Hak'tan dünyada da ahirette de biz iyilik talep edeceğiz. Yalvaracağız Allah'a. Allah'tan isteyeceğiz bunu. Ve normalde Cenab-ı Hak burada bize normalde denge unsurunu önümüze koyuyor. İslam bir denge dinidir. Denge. Dengedir. İslam bir tarafını ağır bastırmaz. Yani bir tarafı yok saymaz. Dünyayı yok saymaz İslam. Bakın dünyayı yok saymaz. Dünyalık nimetleri yok saymaz. Dünyayı bırakın, terk edin demez. Hani hatta Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti'nin işareti budur. İşaret bu. Diyor ki bu o kimsenin ahiretle alakalı işleri, bu da dünyevi işleri.
O zaman normalde bu ne? Manevi. Bu ne? Maddi. O zaman maddi, dünyevi işlerimiz bakın çok az bir fark var. Öyle değil mi ikisinin arasında? Şimdi işaret parmağı olan ne? Dünyevi işlerimiz. Öbür orta parmak ne? O da normalde ahiret işlerimiz. Yani dinimiz, imanımız, ibadetimiz, zikrimiz. O zaman normalde evet bizim ahiretimiz biraz ağır basacak. Ama dünyayı terk etmek değil bu. Biz Cenab-ı Hak ne güzel bize bir yol açmış. Rabbimiz bize dünyada da ahirette de iyilik ver. Bize dünyada da ahirette de güzellik, lütuf, ikram, ihsan eyle. Hem dünyamızı mamur eyle hem de ahiretimizi mamur eyle. Bizim ikisi de bize lazım. Bizim öyle dünyayı terk eden sufi topluluklardan değiliz biz.
Biz Allah'ı zikrediyoruz deyip de dünyayı terk edenlerden değiliz. Biz dünyayı terk etmeyiz. Biz halkın içerisinde dururuz, işimizi gücümüzü yaparız biz. Biz kimseden şeyenillah dememek için çalışırız, gayret ederiz, koştururuz. Öyle biz sufiyiz, biz dervişiz gibisinden gidip de birilerinden zekat toplayacağız, birilerinden fıtra, sadaka toplayacağız, birilerinden yardım toplayacağız diye uğraşmayız. İstemeyiz biz. İstememek için de biz çalışırız, gayret ederiz, mücadele ederiz. Öyle kalkıp da yan gelmeyiz biz, yatmayız biz. Yan gelenler, yatanlar, işsiz dolaşanlar bizim topluluğumuzun desturuna uymayan kimseler. Böyle bir şey yok bizde. Biz gayret ederiz, biz mücadele ederiz. Biz dünyamızı da iyi olmasını isteriz.
Biz ahiretimizin de iyi olmasını isteriz. O yüzden Rabbim bize dünyada da ahirette de iyiliklerini bahşeylesin. Allah'ı çokça zikretmek yolunda yürürüz. Bakın Allah'ı çokça zikretmek yolunda yürürüz. Biz Allah'ı çokça zikretmek için uğraşırız. Her fiilimizi, her halimizi, her düşüncemizi, her bakışımızı, her dinleyişimizi zikrullah ile süsleriz. Biz bir şarkı da dinlesek, o şarkının içerisinde Allah'ı zikredecek bir unsur buluruz. Onu Allah'la bağlarız. Çünkü dünya üzerindeki şirk, müstesna, bütün kelamlar Allah'ı över. O şiir belki de bir kadını övüyormuş gibi olur. O kadını öve, o kadın da sonuç itibariyle Cenab-ı Hakk'ın cemal sıfatıdır. Normalde bunu caiz görmezler.
Sufi onu dinlerken kendince Allah'ın ne tip güzellikler yarattığını düşünür. Biz normalde bütün her şeye bakarken Allah'ın hikmeti noktasında, onun sıfatsal tecelliyatı noktasında bakarız. Sıfatsal tecelliyattır bu alemdeki bütün her şey. Sıfatsal tecelliyattır. Bir kısım zatı tecelliyatlar da vardır ama tecelliyat sıfatsaldır. Ve la faili illallah, Allah'tan başka fail bir şey yoktur. Allah yaratır her şeyi. Ve biz Allah'tan isteriz her şeyimizi. Biz dünyamızı da ahiretimizi de Allah'tan isteriz. Allah'ı zikrederiz. Biz şeyhimizden bir şey istemeyiz. Biz pirimizden bir şey istemeyiz. Biz normalde kalkıp da mezarlardan bir şey istemeyiz. Biz kabirlerden bir şey istemeyiz.
Biz ya Emir Sultan Hazretleri bana şunu ver, bunu ver demeyiz. Ey Emir Sultan, ey İftahat Hazretleri bize şunu ver, bizi bunu ver, bizi şundan kurtar demeyiz bunlar. Hepsi de şirktir. İyâken abudü ve iyâken estayin. Ancak Allah'ta, Allah'a ibadet eder, ancak Allah'tan isteriz. Başka hiç kimselerden hiçbir şey istemeyiz. Hiçbir şey istemeyiz. Bizim önümüze gelirse de reddetmeyiz. İstemeden önümüze gelmiş, reddetmeyiz biz onu. O Allah'ın lütfudur, ikramıdır, ihsanıdır. Helal dairede biz onu reddetmeyiz. Allah muhafaza eylesin. Öyle buradan kalkıp da işte bir de önünüze haram geldi. Ben istemeden geldi, ben bunu alayım. Böyle bir şey de yok.
Helal dairede. Allah muhafaza eylesin. O yüzden her gelenin arkaya geç. Ben rüşvet istemedim ama geldi, otur oturduğun yere. E ben istemedim ama bana bir şeviski getirmişler şu imzayı at diye. Otur oturduğun yere, öyle değil. Allah muhafaza eylesin. Biz haramlara dikkat ederiz. Biz haramlardan uzak dururuz. Biz farz ibadetlerimize dikkat ederiz. Biz farz ibadetlerimizi yerine getiririz. Yani eğer biz ahirette iyilik istiyorsak, biz Cenab-ı Hakk'ın bize çizmiş olduğu yoldan yürüyeceğiz. Biz Kur'an ve sünnet yolundan gideceğiz. Yani ahiret iyiliği. Hatta Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadisleri de vardır. Bize dünyada iyilik var. Cehennem azabından koru diye.
Rabbim cümlemizi cehennem azabından korusun. Cehennem azabından korunmak için haramlardan uzak durmamız gerekir. Cehennem azabından uzak, bizim korunmamız için farzları yerine getirmemiz gerekir. Farzları yerine getireceğiz. Namazlarımızı kılacağız. Bayan kardeşler, o kadar boya, o kadar ruj, o kadar ondan sonra ne bileyim yüzünüzü, gözünüzü boyuyorsunuz, ondan sonra namaz kılmaktan uzak duruyorsunuz. Neden? Makyajınız dökülecek, makyajınız gidecek diye. Ve ne yazık ki bayanların bir kısmı, bir kısmı makyaj yüzünden namazlarını terk ediyorlar. Makyaj yüzünden. Çünkü o pahalı pahalı ürünleri alıyorlar. O pahalı pahalı ürünleri aldıktan sonra o ürünlerin üzerine yıkayıp da abdest almaktan uzak duruyorlar. Allah bunun hesabını sorar.
O yüzden bayan kardeşler böyle ağır makyaj yapmasınlar. İşin bir de bu tarafı var. Kime süsleniyorsunuz? Sokağa çıkarken kime makyaj yapıyorsunuz? Eşlerinize süslenmeniz caizdir. Evin içerisinde süslenmeniz caizdir. Evin içerisinde paçoz gibi bir şekilde dolaşın, dışarı çıkarken iki diren bir çekirdek giyinin. Böyle bir şey yok. Böyle bir şey yok. Makyajınızdan dolayı namazı terk ediyorsunuz. Makyajınızdan dolayı fetva arıyorsunuz. Bütün namazları gece kılsak yatmazdan önce olur mu? Olmaz. Olmaz. Babalar, eşler, bu kadınların bu kadar makyaja düşmelerini engelleyin. Bir erkeğin hakkı var.
Eşini dışarı karşı süslendirmeme hakkı var. Evet, Allah'ı zikreden bir kadın bunu böyle yapmaz. Allah'ı zikreden bir kadın, Allah'a aşık bir kadın, Resulullah'a aşık olan bir kadın dışarı karşı süslenmez. Yok hayır. Kız çocukları daha on yaşından itibaren başlıyorlar artık makyaj yapmaya. On yaşından itibaren, dokuz yaşından, sekiz yaşından itibaren makyaj yapmaya alışıyorlar çocuklar şu anda. Önce makyajla kendilerini bozuyor. Bu batı öyledir çünkü. Sonra düzeltmek için bir daha size ayrı kremler satıyor. Makyaj yüzünden namaz terk edilir mi? Makyaj yüzünden namazı terk ediyorlar bayanlar.
Çalışıyorlar, okuyorlar, sokağa çıkıyorlar ya Allah muhafaza eylesin. Otantik olun, natural olun. Otantik olun, natural olun. Kendinizi boya küpünün içerisine sokup çıkarmayın. Yazık. Kime yaptın makyajı? Kime süslendin? Kime süslendin? Kime kokulandın da çıktın? Kime kokulandın da çıktın dışarı? Yani bir aslında ağır bir tane hadis var da dilimin ucuna kadar geliyor. Diyor ki bir kadın kokulanır da diyor dışarı çıkarsa başka erkekler de o kokuyu diyor alırsa zina etmiş gibi günaha girer. Allah muhafaza eylesin.
O yüzden zikreden erkekler, zikreden kadınlar Allah'a yakın olmaya çalışın. Mümin kadınlar, mümin erkekler Allah'a yakın olmanın yolunu arayın. Genç kızlar Allah'a yakın olmanın yolunu arayın. Bir namaza başlasanız böyle bir tesettürünüz düzgün olsa her gün Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemi görürsünüz. Allah'ın zikrini arttırsanız her gün geçmiş peygamberleri görürsünüz. Çünkü kadınlar çok çabuk yol alıyor. Duygusal varlıklar, muhabbetleri birden artıyor. Muhabbetleri birden artınca bakın şimdi içerideler veya sohbeti dinleyenler yani bir tövbe etsinler şimdi bir namaz kılsınlar. Bu akşam bak hemen Allah'ı zikretsinler hepsinin rüyaları değişir. Enteresan bir şey. Duygusal varlıklar ve hızla Allah'a yaklaşıyorlar.
Ama en enteresanı hızla da düşüyorlar. Toparlıyoruz deyince kadar paldır küldür, paldır küldür, paldır küldür. Han böyle sessiz değil, gürültülü düşüyorlar. Allah muhafaza eylesin. O yüzden Allah'ı zikredenler kendilerine dikkat edecekler. Farzları yerine getirecekler. Haramlardan uzak duracaklar. Dünyanın süsüne aldanmayacaklar. Gösterişe, şatata, şatafata düşmeyecekler. Dervişlik yapacaklar. Biz dervişlik yapacağız, sufilik yapacağız. Allah'a yakın olmanın yolunu arayacağız. Ümreye gidenler, hacca gidenler, gidecek olanlar. Bakın bunların hac, ömre hepsi de zikirdir. Allah'ı çokça zikredin onlarda. Çokça zikredin. Ümrenizi yaparken, haccınızı yaparken çokça zikredin.
Bırakın çarşıyı, marşıyı, hurmayı, zemzemi. Bırakın çarşılarda dolaşmayı, dükkanlarda dolaşmayı. Allah rahmet eylesin. Kendimi methetmek için söylemeyeceğim. 92'de Şeyh Efendi, Mustafa Efendi, bu kapıdan çıkma oğlum dedi bana. Ben kaç sefer oradan normalde hacca ömreye gittiysem, o kapı yasak. Ben çıkmadım oradan. Sonra bir Ramazan gününde Şeyh Efendi kendisi çıkardı o kapıdan beni. Önceden böyle gittiğimizde, Merve'nin üstünde bir köprü vardı. Oradan çarşıya çıkıyordu. İlk gidenler bilir değil mi Said? Bir köprü vardı, çarşıya çıkıyordu. Şeyh Efendi orayı bana yasaklamıştı. Sonra Şeyh Efendi ile beraber çıktık biz oradan. Bir çıktık çarşının göbeği. Hemen böyle çıkıyorsun çarşının göbeği. Çarşının göbeğiymiş orası.
Ondan sonra içimden dedim ki, Allah Allah beni dedim hani çarşıya çıkarmamış. Mustafa Efendi dedi, buyurun efendim dedim. Oğlum hiç buradan çıktın mı dedi. İmtihan hazır. Hiç çıkmadım efendim, siz yasaklamıştınız dedim. Âlâ dedi. Yani üzerinden 7-8 yıl geçti. Âlâ dedi. Oğlum burası dedi, çarşıya çıkıyor. İnsanlar dedi, hacca gelmiyor, ömreye gelmiyor. Sanki alışverişe geliyor dedi. Hemen namazı kılıyorlar dedi. Buradan dedi çarşıya dalıyorlar dedi. Bir de Araplarla kavga ediyorlar buradaki esnaflarla dedi. Esnaflarla da kavga ediyorlar dedi. Sen asla dedi, çarşıya çıkma dedi. Emredersiniz efendim dedim. Ve bir şeyde gittiğimizde, beni zorla çarşıya çıkardı, beraber çıktık.
Şunu al, bunu al, emredersiniz efendim. Şunu al, emredersiniz. Şunu al, emredersiniz. Böyle utanıyorum kendimden. Ondan sonra böyle birkaç tane dükkan gezdirdi beni. Medine-i Münevvere'de, Mekke'de de değil. Medine-i Münevvere'de. Böyle Mustafa Efendi gel buraya, giriyoruz şimdi. Şuradan şunu al bakayım, şuradan şunu al. Şuradan şunu al, emredersiniz efendim. Benim alışverişim o kadar. Said kaç sefer gittik seninle? Üç kere gittik. Hiç çarşıda gördün mü beni? Allah rahmet eylesin, biz de çarşıyı. Derviş zikirle uğraşır. Hacca ömreye gitti mi Allah'ı çokça zikredecek. Oralarda zikirle iştigal edecek.
Şuradan şunu yiyeyim, buradan bunu içeyim, buradan bunu alayım, buradan bu dükkana gideyim, yok şuraya gideyim. Bunlardan uzak duracak derviş. Derviş oraya zikretmeye gidiyor, ibadete gidiyor. Çarşı tavafına gitmiyor. Çarşı tavafı. Çarşı tavafına gitmiyor. Biz böyle gençlikte böyle, Hacı Murtaza kaç tavaf yapıyorduk günlük? Şu anda on yapıyorsun. O zamanlar on altı, on yedi, yirmi, yirmi beş tavaf yapardık günlük. Üç ömre yapardık günlük. Ali kaç tavaf yapıyorduk? Ben tavafı bir girdim, yandı ortalık.
Ben elim ayağım kesilinceye kadar birini bitiriyorum, ikinciyi, ikinciyi bitiriyorum, üçüncü, bitiyor dördüncü, bitiyor beşinci. Herkesin dili çıkıyor arkamda. Allah rahmet eylesin, Seyit Taş diyordu ki, kurban oldum, ne yorulduk ya. Oturabilirsin Hacı diyordu, ben hiç seslenmiyordum. Hani çıkalım diyor veya gireceğimiz zaman bakıyor şimdi, maşallah maşallah ne kalabalık, büyük izdiham, büyük izdiham. He Hacı büyük izdiham diyorum ben şimdi. Ben hiç dinlemiyorum, dalıyorum ben şimdi içeri. Arkamdan mecbur geliyordu Allah rahmet eylesin. Ama hiç gelmemezlik etmiyordu. Çünkü ömre zikir yeridir. Haç zikir yeridir. Aslında bütün az zikir yeridir. Ama orada her şey fazlasıyla yazılır. Fazlasıyla yazılır. O yüzden derviş denilen kimse Allah'ı çokça zikreder.
Ve bütün ibadetlerini zikirle, kemale erdirir. Namaz kıldınız değil mi? Namaz kıldıktan sonra ne yapıyorsunuz? Tevhid çekiyorsunuz. Namaz kılıyorsunuz. Ne yapıyorsunuz? Otuz üç subhanallah, otuz üç elhamdülillah. Otuz üç Allahu ekber diyorsunuz. Namazı kemale erdiriyor o zikir. İbadetinizi kemale erdiriyor o. Eksiği, noksanı tamamlıyor. Bizim hangi ibadetimiz tamdır? Allah beni affetsin. Ben kendi nefsim için konuşayım. Bizim neremiz tam ki? Hani deveye demişler ki, boynun eğri nerem doğru ki demiş. Benimki de o hesap. Hani neremiz doğru, neremiz tam ki bizim? Onu kemale erdirecek olan her ibadetten sonra Allah'ı zikirdir. Bakın her ibadetten sonra. Sabah namazını kıldın değil mi?
Bir yere gidiyorsun. Zikrullah yapa yapa git. Hiçbir şey bilmiyorsun. Evde başta. La ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah. Böyle bağıra bağıra yapın. Biraz adamlık yapın evde. Hey ya bu ses ne oluyor filan desinler. Eş, çoluk, çocuk böyle bir fevran etsin. Ne oluyor baba desin. Bir uyansın millet, tevhidle uyansın bir. Arada bir aykırılık yapın ya. Hani böyle bugüne kadar, yani beş parmağı geçmemiştir hanımı bana şikayet eden. Bu çok zikrediyor. Sen mi buna çok zikir verdin Mustafa abi? Son dönem bir iki kişi oldu. Efendim sen çok mu zikir verdin bu boyuna zikrediyor diye. Dört beş kişi. Demek ki diyor ben dört beş tane derviş var.
Geri kalanına benim gibi devrilmiş. Demek ki evde zikrullah yapan yok. E demek ki evde biraz zikrullah yapın. Sabah namazından sonra zikrullah yapın. Fosur fosur uyumayın. Sabah namazına kalkın. Sabah namazına kalkın. Sabah namazını uykuda geçirmeyin. Ondan sonra vaktiniz varsa zikrullah yapın. Hiç olmazsa üç tane, beş tane, on tane, yirmi tane tevhid oku evde. Veya yolda giderken bir tespit tevhid oku. Allah'ı zikret. Günün zikirle başlasın. Akşam olduğunda da zikirle bitir. Cenab-ı Hak sabah ve akşam normalde uyandığında zikrullah yaptın. Uyumak üzereyken de zikrullah yaptın.
Bu iki vakit arasını komple zikrullah yapmış gibi sevap yazacak. Hadis var bu konuda. Yattığınız yerde bile Allah'ı zikredin. Yattınız değil mi? Yattın. Başta la ilahe illallah, la ilahe illallah demen. Merak etme şeytan seni uyutacak hemen. Diyecek ki bu yattığı yerde zikrullah yapmaya başladı. Hemen uyutayım bunu. Ben şimdi ben uyuyamıyorum diyene diyorum ki tevhidle yat. Uyuyamıyor musun? Evet. Başta zikrullah. Anında uyursun diyorum. Sonra arıyor beni. Efendim gerçekten uyudum diyor. Zannediyor ki ben tevhid çektim de uyudum değil. Şeytan uyuttu seni. Hemen aldı seni pış pışladı. Bu dedi ki zikrullah yapacak da aman zikrullah yapmasın uyusun bir an önce. Hani var ya gece ders çekerken ben de oluyordur.
Ben ders çekerken öyle oluyordu işte. Şimdi başlıyorsun ders çekmeye işte salatu selam çekiyorsun kit kafa gidiyor. Şeytan uyutuyor seni. Öbürkü de hal göreceksin diye uğraşıyor. Hani yakaza geldi. Ha ha geldi. Şimdi geldi. Şimdi bir perde açılacak şimdi. Ha tamam bozma sen onu. Ha ne yapıyorsun o esnada tevhid çekiyorum ya. Tamam ya geliyor. Geliyor. Ha uyudun fosur fosur sonra. Ne hali ne yakazası. Şeytan seni uyutuyor. Bilhassa itikafa girdiğinde olur. Hani bekliyor ya. İlk üç gün yetmiş bin yetmiş bin yetmiş bin tevhid çekiyor. Bir de günlük virklerini çekecek. Tabi yetiştirmesi lazım. İyi güzel. Şimdi bir de şey bu ya. Adap bu.
İlk üç gün yetmiş bin yetmiş bin yetmiş bin çekerken peygamber efendimizi gördün. Sesini duydun. Sarını gördün. Ne bileyim işte ayakkabısını gördün. Tesbihini gördün. Kendince onun sakalını gördün. Saçını gördün. Gidiyor dediler. Bunların hepsi de mevcut. Şimdi normal bir de sohbetlerden de dinledin ya bunu şimdi. Şimdi o tevhid çekiyor ya. Birinci gün diri daha. Yeni şimdi itikafa girmiş. Birinci gün bütün diriliği üstünde. Şimdi la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah. işte on bin, yirmi bin, otuz bin kırk bin, elli bin hala daha bir şey yok ulan göremeyeceğim herhalde ben la ilahe illallah ümit kırılmaya başlıyor o esnada hafif bir uyku geliyor aha beklenen geliyor beklenen geliyor ikinci günde yok bir şey
en büyük ümit üçüncü gün üçüncü gün hiçbir uykuyu kaçırma üçüncü gün böyle hafiften geldi tamam şimdi gelebilir yakaza değil uyku ne oldu üçüncü gün yetmiş bin bitmedi yetmiş bin bitmedi gene yok bir şey Allah bir muhafaza eylesin ama inşallah olsun hepinizde de sizin o yüzden o esnada o uykuyu ona veren şeytan Allah'ı zikrederken uykunuz geldiyse hemen kalkın abdest alır gibi burnunuza üç sefer su verin ama güzel su verin böyle annemin tabiriyle yalan yapşak değil böyle su veriyormuş gibi değil böyle burnunuza güzelce su verin
atın suyu burnunuzdan bu sizi uyandırır demli çay için iki bardak üç bardak dört bardak değil siz zannedersiniz ki üçüncü dördüncü bayrakta bardakta uykum kaçacak hayır üçüncü bardakta siz o uyku verir çayı insana dördüncü bardakta uyutur seni Allah muhafaza eylesin velhasıl keram Allah'ı zikredelim kardeşler her halükarda Rabbim bizi zikredenlerden eylesin üzerinde icra ve haciz bulunan bir taşınmazın devlet tarafından icra yoluyla açık artırmaya çıkarılması ve bu taşınmazın ihaleye girilerek satın alınması dinen caiz midir
caizdir bu konuda çok soru soruyorlar bunu hanefiler caiz görmüşler bu böyle yok işte ahlım aldı yok şuydu yok buydu böyle bir şey yok o yüzden bu tip malların ihalesine girilir bu tip malların ihalesi alınır bunda herhangi bir dinen sakıncalı bir durum yok açık artırmalı çünkü ama öbür türlü işte kategülle yapıp da yok işte kimse buraya girmesin kabadayılık yapıp minnetin öyle hani ihaleye fesat karıştırmak bu caiz değil ihalelere fesat karıştırmak caiz değil ihalelerin sahibi belli ise bunlar caiz değil hani sahibi belli
ne demek işte normalde ihale ediyorlar ama böyle ondan sonra kimin alacağı belli özel ihale çıkarıyorlar şimdi ben daha önce orman işletmesinde ondan sonra yol ve inşaatta ihale yaptığım için iyi biliyorum mesela hangi firmaya verilecek x firma değil mi o x firma verecekse o x firmanın araç olarak nesi var araçlarında örneğin işte beş tane grader'i var on tane kamyonu var değil mi ondan sonra sen ihale çıkarırsın on tane grader'i yirmi tane kamyonu olanlar ihaleye girebilir diyoruz bizim zamanımızda öyleydi bu özel ihale
aslında özel değil ama özel ondan sonra bir de adam eğer bunları kiralama yoluyla kira kontratı getirirse de kabul etmezsin dersin ki onun muhtesinde olacak ona verilecek ya ya işte ruhsatlarını da getirin onlara bunlar uygun değil Allah bizi affetsin ev iş çocuklar döngüsünde daha iyi hizmet vermek ve motive olmak için yılda bir iki kez şehirden uzaklaşmak istemek yol gitmek istemek anormal bir durum mu bayan için yok neden anormal olsun seyahat edin sıhhat bulun hadis-i şerif o yüzden normalde bir kimsenin kadın veya
erkek seyahat etmesinde helal daridi bir sıkıntı yok ayrıca evlilikte ilişkiye yatırım yapmak istemek anormal mi bunu anlamadım ilişkiye yatırım yapmak duygusal olarak beslenmeyen bir bayandan kişisel bakımla bakımına özen göstermeyen bir eşin ilişkide aktif olmasını beklemesi normal mi değil bayanların da arzulaması için eşin ağız ve vücut bakımını ve davranışlarını özen gerekmez mi erkeklerin en fazla dikkat etmesi gerektiği konulardan birisi erkekler normalde ağız bakımlarını diş bakımlarını vücut bakımlarını çok iyi
yapmaları gerekir kadınlar da erkekler de bu konuda kadın erkek ayırt etmeyelim normalde hani bu erkekler için veyahut da mayanlar için soru bilmiyorum nerede önemli değil bakın normalde evli olsun olmasın bir kimse illaki evlilik şartı değil erkekler de kadınlar da normalde ağız ve vücut bakımlarına dikkat edecekler gerçekten erkeklerden de kadınlardan da vücudu kokan insanlar var bildiğiniz vücudu kokuyor kötü kokuyor Allah Resulü iyi koku bana sevdirildi dedi güzel koku güzel dedi iyi dedi güzel dedi güzel koku
sevdirildi dedi o zaman güzel koku sevdirildi kadınlar da erkekler de ağızlarına dikkat edecekler kadınlar da erkekler de vücut temizliklerine dikkat edecekler mesela genelde erkeklerin de kadınların da sabah kalktıklarında bir şey yemiyorlarsa ağızları kokar genel olarak yüzde 60'ı 70'i kokar hele bazılarının böyle sanki ırsıymış gibi yani o kadının annesi de kokuyor kadın da kokuyor kimisi ırsıymış gibi normalde Allah muhafaza eylesin boşanma sebebidir bunlar bir erkeğin vücudunun kokması boşanma sebebi o yüzden normal
yapabiliyorlarsa bu israf değil her gün duş olsun duş olsun kadınlar da erkekler de vücut temizliklerine dikkat etsinler koltuk altlarına kasıklarına dikkat etsinler temizlesinler en azı hanefilerde vücut temizliğinde buğday tanesi büyüklüğü kadardır insanın en fazlası bu da 3 günü 4 günü hadi bir haftaya mütalik olsun kimisinde çabuk uzamaz bu kimisinde çabuk uza o yüzden normalde koltuk altı tıraşlarına etek tıraşlarına dikkat edecekler bunlar ayıp değil bunları buradan konuşmam da ayıp değil hele dervişler kokmaması lazım
ben kendim görüyorum bazılarınızı hakkınızı helal edin yani dişleri fırçalı değil kimisiyle sarmaşıyorum şimdi millet tiksindiğimi aklınıza gelmesin sarmaşıyorum hafif bir koku var üzerinde vücudu kokuyor güzel kokacak dişlerini fırçalayacak veya misvaklayacak önemli değil ağız bakımına dikkat edecek vücut bakımına dikkat edecek kadınlar da erkekler de kadınlar da dikkat edecek kadınlar da kızartma kokusuyla dolaşmayacak evin içinde veya da çamaşır sulu kokuyla dolaşmayacaklar evin içinde çamaşır sulu eşofmanlarla
pijamalarla dolaşmayacaklar evin içinde onlar da eşlerine güzel alımlı çalımlı görünecekler dikkat edecekler onlar da evlerini temiz tutacaklar kendilerini temiz tutacaklar çocuklarını temiz tutacaklar onlar da kendilerini bakımlı tutacaklar bakımlı tutmak demek boya küpüsünü küpüne girip çıkmak demek değil temiz olacak kokmayacak kötü kokuk yok Allah muhafaza eylesin o yüzden evet yani ilişkiye yatırım yapmak derken bir kimsenin kendisine bakımla alakalıysa evet çünkü bakımsız kadın boşanma sebebi bakımsız erkek boşanma sebebi
kadının da erkeğin de üzerinden koku geliyorsa işte gidecek doktora kaç ay müsaade verdi o kokunun giderilmesi için tedavisi için 3 ay 4 ay 5 ay 6 ay 6 ay içerisinde tedavi ettirecek kendini önceden bunu şimdi bazen böyle söylüyorum yani hakkınızı helal edin annem anlatıyordu yani normalde diyelim ki bir kızı isteyecekler değil mi yani ben yakından örnek vereyim kuyucu evleneceği zaman bizim annem gitti gelinle yattı aynı odada bu ne dedim ben gece sayıklıyor mu dedi uyur gezer mi kokusu var mı nefesi kokuyor mu dedi
oğlum dedim siz hangi zamanda yaşıyorsunuz kafanız ne sizin dedim anneme sen bilmezsin dedi bana bak sen bilmezsin dedi bana normalde evet ona bakarlardı önceden şimdi millet sokakta tanışıyor sokakta evliyor kim bakacak ki daha ilerisini söyleyeyim oğlanın annesi kızla beraber yatıyor aynı yorganın altında değil ama yatağın yanında yatıyor gece sayıklıyor mu gece titriyor mu gece sayha atıyor mu gece dolaşıyor mu sayıklıyor mu sayıklıyorsa ne sayıklıyor sayıklıyorsa ne sayıklıyor korkuyorsa neden korkuyor
e şimdi evleniyor millet onca masraf ediyor bir bakıyor işte adamın kokusu var mesela kızını verecek olan adam damatla sarılma sarılma sarılma koku var mı veya kızın abisi amcası dayısı bir şey bir şey varsa hani böyle şeyin söyle ver şunu gelinin pardon damadın böyle nikah düşmeyen o sarılacak bakacak pardon damada sarılacak amcadır dayıdır öyle ya kızın amcası dayısı damada sarılacak bakacaklar kokusu var mı öyle ya nefesi kokuyor mu vücudu kokuyor mu takip edecekler deli dembelek birisi mi kalmadı hiç birisi Allah bizi affetsin
e erkekler kendileri buluyorlar çoğunluk kızlar kendileri bulunuyorlar dergahta az da olsa iyi babalara bir şey düşmüyor e sonra evleniyorlar üç ay sonra ne oldu e oğlan kokuyor ben bir ömür boyu nasıl bunu katlanacağım veyahut da kız kokuyor bir ömür boyu nasıl katlanacağım buna evet siz bana gelen soruları bilmediğinizden tuhaf gelmesin size size bunlar tuhaf gelmesin kadınlar kilolarına dikkat edecekler erkekler kilolarına dikkat edecekler evet dikkat edecek herkes eline geleni yiyemeyecek Allah muhafaza eylesin
haklarınızı helal edin bizden yana da helal olsun üç ihlas bir fatiha-i şerife amin eyyarabbi hasıl olan sevabı peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına cihar-i yari güzin efendilerimiz ebubekir sıddık ömer-ül faruk osman-ı zinnureyn ali el-murtazar radiyallahu an hazretlerinin ruhlarına aşere-i mübeşerenin evladı resulullah zevce-i resulullah imam-ı hasan imam-ı hüseyin yetmişki şöhedanın şehit-i kerbelanın bütün şöhedanın
tüm ashab-ı resulullah hazretlerinin ruhlarına imam-ımız imam-ı azam ebu hanife imam-ı şafi imam-ı malik imam-ı hamel ve bütün mezhep imamlarımızın ve ruhlarına nehdeyledik vasıl ve hissedar eyle ya rabbi haberdar eyle ya rabbi ve zatlarını himmetlerini şefaatlerini dualarını üzerimizden eksik eyleme ya rabbi üç ihlas bir fatiha-i şerife amin ya rabbi hasıl on sevabı pirimiz seyid abd-u kadir geylani seyid ahmed el rifai seyid ahmed el bedevi seyid ibrahim dusriki şeyh edilesen eşyazeli şahı nakşibendi
muhammedi bahaddin şahı mevlana celalettin rumi şahı hacı bektaşı veli şahı hacı bayramı veli mehmet muhiyittin üftade veysel karani muhiyittin arabi niyaz-ı mısri ve bütün pir ve piran efendilerimizin de ruhlarını ehdeyledik vasıl ve hissedar eyle ya rabbi haberdar eyle ya rabbi amin ve zatlarını himmetlerini şefaatlerini dualarını üzerimizden eksik eyleme ya rabbi amin üç ihlas bir fatihai şerife amin ya rabbi hasıl olan sevabı geçmiş üstadlarımızdan abdurrahim et tantavi abdurrahim en nişavi el haç el hafız ebu bekir
sıdkı çorumi hacı alayder efendi el haç çorumi mustafa anaç efendi nemşehir hacı abdurrah gübüz efendinin kaçuni dergahının kabbaş dergahının ve bütün geçmiş mürşidi kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin ruhlarına ya rabbi bilhassa üstadımız bayındırlı hacı mustafa özba beyefendi hazretlerinin ruhaniyetlerine cet ve dadaların ruhaniyetlerine yaşayan bütün mürşidi kamillerin velilerin evliyaların bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti muhammedin ruhaniyetlerine turuk veliyeden akraba o talukatlarımızdan
geçenlerin ruhlarında hediye eledik vasıl ve hissedar eyle ya rabbi haberdar eyle ya rabbi ve zatlarını himmetlerini şefaatlerini dualarını üzerimizden eksik eyleme ya rabbi amin ve selamun alel murselin ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin estağfirullah el azim el kerim el lezi la ilahe illa hu el hayyel kayyum ve tuubi ileyh eudü billahi mineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim eftali zikir fa'lemennâhu la ilahe la ilahe ehe el fatiha
mâ salavat allâh ümme salli âlâ seyyidina muhammedin ve âlâ aaa mühmet destur

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi