mustafaozbag.org

(NASİHAT/5) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 08.06.2023

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 9 Haziran 2023 · 55:13

Zikrullah'ın üzerine benim sohbetim biraz yavan kalır ama sizler haklarınızı bu konuda helal edin inşallah. Yavan yavan dinlemek zorunda kalacaksınız. O yüzden Rabbim beni affeylesin inşallah.
Bugünkü hazırladığımız sohbet konusu Allah'ın ipine sarılmakla alakalıydı. İnşallah kısa da olsa bu konuya değinelim inşallah. Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Ya'in amanut tabu Allah'a qatu qatihi qatu qatihi wa la tamutunna illa wa an muslimu wa'a'tasimu bi'habli Allahi jemii'an
wa la tafer'a'u wa'azkuru ni'meta Allahi wa'azkuru ni'meta Allahi wa'azkuru ni'meta Allahi alaykum min kuntum a'da'an fa'allefa bayna qulubikum fa'allefa bayna qulubikum fa'asbachtum ni'metihi wa'ala wa'ala şefah hufratin
şefah hufratin min Allah razı olsun Ali İmran Suresi ayet 102 ile 103 Ey iman edenler Allah razı olsun Allah razı olsun Ali İmran Suresi ayet 102 ile 103 Ey iman edenler Allah'tan nasıl korkmak lazımsa
öylece korkun ve her halde müslüman olarak can verin hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın ve sakın ayrılığa düşmeyin ve Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın hani siz düşman idiniz de o kalplerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz siz bir ateş uçurumunun tam kenarındayken sizi oradan doğru yola eresiniz diye kurtardı Allah ayetlerini size böylece açıklar sadakallahu lazim burada tabi konu başlığı olarak Allah'ın ipine sımsıkı sarılmak ama Cenab-ı Hak bu ayet-i kerimeden önce Allah'tan nasıl korkmamız gerekirse
öyle korkmamızı öğütüyor bundan bir önceki daha ayet-i kerime var Allah'a sımsıkı sarılın diyor aslında konu olarak Allah'a sımsıkı sarılından giriş yapacaktım fakat o burada bir şey kendimce sezinledim hani iman islam ihsan hadisi vardı ihsanla alakalı meselede önce zirveyi gösteriyordu Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Allah'ı görüyormuşçasına hayat yaşamanız diyordu sonra siz onu hani bu halde olmasanız dahi onun sizi her daim gördüğüne inanaraktan öyle yaşayın diyordu kalbime gelen o oldu ayet-i kerimenin aslında bir öncesi
Allah'a sımsıkı sarılın bu işin benim nazarımda zirvesi ondan sonra diyor ki Allah'tan hakkıyla nasıl korkmanız gerekirse öyle korkun sonra da diyor ki Allah'ın ipine sımsıkı sarılın burada kasıt Allah'ın ipinden kasıt Allah-u alem Allah'ın dini yani Kur'an ve sünnet bu işin avamla alakalı kısmı yani siz Allah'a sımsıkı sarılamazsanız Allah'tan hakkıyla hiç olmazsa korkun yani ve aynı zamanda bir alt kategori de Allah'ın ipine bari sarılın ben buradan yukarı doğru gitmeyi arzu ettim bu hafta dedim ki kendimce önce
Allah'ın ipine sımsıkı sarılmayı konuşalım yani zemini konuşalım ondan sonra üzerine merdivenle yürüyelim diye düşündüm diye düşündüm burada ayet-i kerimenin hilafına konuşmak değil o ayet-i kerimenin sıralamasını bozmak da değil kalbime gelen bu oldu hani önce zirveyi Cenab-ı Hak konuşmuş demiş ki Allah'a sımsıkı sarılın e şimdi Allah'ın dinine uymayan Allah'ın zemin olarak Kur'an ve sünnete tabi olmayan bir kimse Allah'ı sarılmayı anlatmak biraz güç o yüzden onu biz ilk önce olması gereken tabana çekelim olması gereken
taban ne o kimsenin Allah'ın ipine sımsıkı sarılması buradan normalde müfessirlere bakarsanız hepsi de işte Allah'ın ipi Kur'an'dır Allah'ın ipi İslam'dır Allah'ın ipi ondan sonra bu tip benzetmeler tefsirler okuyabilirsiniz burada Allah'ın ipi bu fakire göre bunda böyle söyleyen müfessirler de olmuş Kur'an ve sünnet yani bugün zaten dünya müslümanlarının en büyük handikapı Kur'an ve sünnete sımsıkı sarılmamaları Kur'an'ı önde tutmamaları sünnet-i seneyi önde tutmamaları ve ayet-i kerimede sonra diyor ki zaten tefrikaya düşmeyin
ayrılmayın diyor o yüzden biz bu manada Allah'a sımsıkı sarılmak olarak gördüğümüzde Kur'an ve sünneti öne koyacağız size iki şey bıraktım dedi Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem birisi Allah'ın kitabı Kur'an birisi de benim sünnet-i seniyemdir kim bu iki şeye sımsıkı sarılırsa o kurtuluşa erer dedi şimdi dünya üzerinde bu seküler dünya dediğimiz bu dünya ve o seküler dünyayı sömüren emperyalistler bizim Kur'an ve sünnete sarılmamızı istemiyorlar bu müslüman ülkelerde de oynanan büyük bir oyun var bu oynanan
oyun şu tarikatları hallettiler mezhepleri hallettiler sünnet-i seniyeti hallettiler şimdi sıra geldi Kur'an'ı halletmeye yani muhakkak ki Cenab-ı Hak Kur'an'ın koruyucusu benim diyor Kur'an'ın koruyucusu benim o zaman bu Kur'an'ı koruyacak olanlar koruyacak olanlar Allah'ın ipine sarılanlar bunu böyle gökten gelecek olan bir el Kur'an'ı koruyacak diye eylesin Müslümanlar Müslüman Allah'ın Kur'an'ını yaşayarak koruyacak yaşayarak sünnet-i seniyeti yaşayarak koruyacak ne yazık ki Ümmet-i Muhammed bu sekülerlikten nasibini alıyor
ve Kur'an ve sünnet-i seniyeti yaşamakta problem çekiyor ve biz Kur'an ve sünneti yaşamakta bir sürü bizim amalarımız var bir sürü bizim çekincelerimiz var biz artık sünnet-i seniyeti işlemekten utanıyoruz biz Kur'an ve sünnet-i seniyeti tebliğ etmekten utanıyoruz biz sünnet-i seniyeti yaşamaktan artık utanıyoruz çekinir hale geldik ve dinimizi yaşamaktan dinimizi haykırmaktan utanır hale geldik çekinir hale geldik oysa ayeti kerimede diyordu kınanmaktan korkmayanlar iman edip kınanmaktan korkmayanlar biz artık dinimizle
alakalı kınanmaktan korkar hale geldik bu seküler dünya seküler inanç seküler taavidi inançlar ve seküler baskılar ve müslümanların üzerindeki baskılar müslümanları ne yazık ki her gün adım adım geriye doğru götürüyor adım adım geriye götürünce müslümanlar kendi dinlerini yaşamaktan kendi doğrularını söylemekten haykırmaktan uzaklaşmaya başladılar ve tefrikaya da düştüler hani Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin yetmiş iki yetmiş üç fırkaya bölünecek yetmiş iki fırkayı dahilede olacak bir tanesi
fırkayı nacide kurtuluşta olacak denilen noktaya geldik inkarcıları artık hadis inkarcıları artık ayet inkarcıları ben Allah olsaydım böyle ayet indirmezdim mezhep inkarcılarının baskısı altında siyasetçilerin baskısı altında bakın siyasetçilerin baskısı altında devlet yönetimlerinin baskısı altında müslümanlar ne yazık ki Kur'an ve sünneti seni kendilerince yaşayamadıkları gibi veyahut da kasıtlı bir şekilde yaşamadıkları gibi ve aynı zamanda da anlatamaz hale geldiler ve öyle bir hale geldik ki müslümanların kendi içerisindeki
bir kısım eksiklikler noksanlıklar yanlışlıklar kamuoyunun önünde ama sosyal medyada daha da abartılaraktan anlatılınca biz dinimizi tam olarak anlatma dinimizi tam olarak yaşama noktasında sıkıntımız var sıkıntımız var biraz da kendimizi eleştirirsek bizlerde de sıkıntı var nerede ne konuşulacağını bilmeyen nerede nasıl davranılacağını bilmeyen ne bileyim nerede nasıl yürüleceğini bilmeyen nerede ne sohbetin edileceğini bilmeyen veyahut da bu konuda ehliyetsiz kimselerin davranış biçimlerinden dolayı da müslümanlar
ne yazık ki sıkıntı çekiyor ve müslümanlar o zaman da dinlerini tam anlatma dinlerini tam yaşama noktasında değiller ve biz Allah'ın ipine sımsıkı sarılanlardan olamıyoruz Allah'ın ipine sımsıkı sarılanlardan olmuş olsak birimiz bizim birimiz bine bedel olacak ama bizim birimiz bine bedel değil bakın bizim birimiz bine bedel değil biz artık anne baba korkusu eş korkusu çocuk korkusu devlet korkusu sistem korkusu ekonomik sistem korkusu bütün korkular bizim üzerimize toplanmış biz dinimizi tam olarak sımsıkı Allah'ın ipine
sarılıp yaşama noktasında değiliz ne yazık ki bakın değiliz bizim o kadar çok korkumuz var ki o kadar çok korkumuz var ki iş kaybederiz aşk kaybederiz eş kaybederiz çocuk kaybederiz kariyer kaybederiz sınıf kaybederiz konum kaybederiz bizim etrafımız var etrafımızı kaybederiz hep geri adım çekil geri adım çekil geri adım çekil ne yazık ki artık müslümanlar kendi dinlerinden imanlarından taviz verir hale geldiler buna sebep ne Allah'tan korkmadıkları için eğer Allah'tan hakkıyla korkmuş olsalardı bunlar bu noktaya gelmezdi
artık dervişler de sufiler de dervişim diyenler de ne yazık ki bu geri adımlardan nasiplerini alıyorlar ve bütün ümmet olarak biz bu bozulmaktan payımızı alıyoruz bu bozulmaktan payımızı alıyoruz ve biz sufiler olarak da Allah'ın ipine sımsıkı sarılmadığımızdan biz de bu bozulmadan paylarımızı alıyoruz diyeceksiniz ki sen nesin ben de payımı alıyorum ben sizlerden kendimi ayırt etmiyorum komple hepimizde adım adım nefes nefes biz Allah'ın ipine sımsıkı sarılmadığımızdan o bozulmayı o geri adım atmayı o gevşemeyi ne yazık ki
yaşıyoruz bunun sebebi ne? bunun sebebi Allah'tan hakkıyla korkmamızdan biz çünkü Allah korkusunu attık yani biz Allah'ı sevdirelim derken insanlara Allah sevgisini anlatırken Allah korkusunu unuttuk biraz daha oysa korkmadığımız için itaat etmiyoruz korkmuyoruz çünkü sevmek korkuyu getirir sevmenin kolunda korku var derken bunu anlatamamışım sevmek gerçekten bir kimse seviyorsa kolunda korkuyu getirir neden?
seven kimse maşunun kaşını kaldırmasından korkar hani azaptan korkmak değil kaşını kaldırırsa ne yaparız? küserse ne yaparız? darılırsa ne yaparız? bize selamımızı almazsa veya selamımıza cevap vermezse ne yaparız? veyahutta biz bir mazuratımızı anlatırsak bize cevap vermezse ne yaparız? sevenin içinde böyle bir inceden bir korkusu olması gerekir eğer seveni bu noktada o korku sevenin kalbinden o korku gittiyse o kimse onun sevgisi heva ve heves sevgisi olur heva ve heves sevgisi olduğu için en çok seven en büyük günahı işliyor en çok seven en büyük problemi çıkarıyor en çok seven en büyük edepsizliği yapıyor en çok seviyorum diyen en büyük terbiyesizliği yapıyor baktığın zaman kelamda çok seviyor seviyorsan korku olması lazımdı korkman lazımdı o edepsizliği yapmaman lazımdı seviyorsan korkman lazımdı
onun gözünün içine baka baka o günahı işlememen lazımdı seviyorsan korkman lazımdı aman ben bir hata yaparsam bir yanlışlık bir eksiklik yaparsam bana kaşını kaldırırsa diye düşünmen gerekiyordu ama her şey taverne muziği gibi yalan olduğundan bizim sevgilerimizle birer yalan sevgi oldu Allah'a karşı yalan sevgi oldu Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme karşı yalan sevgi oldu üstadımıza karşı yalan sevgimiz oldu eşlerimize çocuklarımıza arkadaşlarımıza dostlarımıza annelerimize babalarımıza çocuklarımıza karşı sevgimiz
yalan oldu bunun gerçek realitesi o sevginin realitesi yaşamaktan uzak oldu bir edebiyat oldu güzel bir şiir oldu şarkı oldu biz şarkıyı dinledik efkarlandık şiiri okuduk efkarlandık ama onu biz derinlemesine yaşamadık o yüzden sevgimizin yanında korku korku kalmadı kalmayınca biz o seviyoruz terenenesiyle her türlü haltı karıştırır her türlü haltı yer hale geldik hem ümmet olarak hem dervişler olarak evet bir başkası dışarıda daha büyük yanlışlıklar yaptı bizde içeride ona bize yakışmayacak olan yanlışlıklar yaptık
çünkü nasıl korkmak lazımsa öylece korkmadık şimdi bu ağır bir mesele nasıl korkmamız gerekir ve biz nasıl korkuyoruz nasıl korkmamız gerekir mademki hiç olmazsa sevemedik sevemediğimizden dolayı hataların yanlışlıkların eksikliklerin içine düştük nasıl korkmamız gerekirdi o korku bizi hataya bizi günaha götürmemesi gerekirdi o korku o ateş korkusu evimizde işyerimizde mahallemizde dergahımızda hissedilmesi gerekirdi evlerimizde o korku var mı evlerimizde o korku Allah'tan korkmayı yansıtabildik mi sabah namazında
ev halkı komple namaza kalkabildi mi yoksa herkes bir taraflarda kimse kimseye sabah namazına ev halkı komple kalkmıyorsa ki kalkılmıyor o zaman demek ki evin içerisinde Allah'tan bir korkudan emare yok bir emare olmuş olsa herkes bir fiil namaza kalkacak bahanemiz yok bende şeker var kafamı kaldırdığımda kaldıramıyorum sabahleyen yok işte şöyle yan geliyorum böyle düz geliyorum işte kafa bulanık oluyor onun problemi var onun tansiyonu var onun şekeri var onun kalbi var onun midesi var onda damar tıkanıklığı var onda
ciğer tıkanıklığı var o çok yorgun o çok stresli onun muhakkak yatması lazım sabah namazı yok ve bir haram işleniyor mu işleniyor bir müddet duruyoruz düğünlerimiz nişanlarımız eğlencelerimiz haram mı evet kıyafetlerimiz haram mı evet yolda yürüyüşlerimiz haram mı hayatı yaşayış tarzımızda haramlar var mı evet herhangi bir sebepten dolayı bu harama dur diyebiliyor muyuz hayır haramlar bizi sarmış mı evet ama o arkadaşımız utanır şimdi gücenir bize o akrabamız bize gücenir o bizim kardeşimiz gücenir o şöyle derse böyle olur
o şöyle olursa böyle olur biz hayatımızı Kur'an ve sünnete göre dizayn edeceğimizi dizayn edeceğimize biz ne yazık ki Kur'an ve sünnete hayatımıza göre dizayn etmeye çalışıyoruz dini yaşantımızı dini yaşantımızı hayatımıza göre dizayn ediyoruz ama olmaz ki bu zamanda da faiz almadan ticaret mi olur alıyoruz biz evet bu zamanda da böyle olur canım evet ama markette soruyor hacı efendi tavuk helal kesim mi markette bunu soruyor baktım tavuk helal kesim mi diye soruyor böyle omuzundan baktım tavuk helal kesim de dedim
biz helal mıyız böyle baktı o hacı efendi ağır bir söz söyledin hayır ağır bir şey söylemedim sen helal kesim arıyorsun midendeki helal mı senin kazancın helal senin kazancın helalsa sen helala doğru gideceksin zaten sen tavuğu yiyeceksin neden helal mı diye soruyorsun ki helal mı diye soruyorsan şüpheli zaten alma yeme onu biz tavuğun helalini haramını etin helalini haramını veya herhangi bir gıdada yok domuz ürünü var mı yok mu çok ince detayına kadar detaylandırıyoruz da ama namazımızı detaylandırmıyoruz orucumuzu
detaylandırmıyoruz zikrimizi detaylandırmıyoruz hareketlerimizi tarzımızı detaylandırmıyoruz dilimizden çıkanları detaylandırmıyoruz biz tavuğun haramını helalına bakıyoruz dilimizden çıkanın gıybet olup olmadığını iftira olup olmadığını ona bakmıyoruz veyahut da biz yiyecek olduğumuz herhangi bir konservenin haram mı helal mı olduğuna bakıyoruz ama evimizde eşimize davranırken haram mı helal mı ona bakmıyoruz biz konservenin neden imal edildiğine böyle kullanma kılavuzunu saatlerce okuyoruz ama çocuğumuzun hayatı
haram mı helal mı ona bakmıyoruz konserveyi incelediğimiz kadar çocuklarımızın haramlarını helallarını incelemiyoruz konserveyi incelediğimiz kadar eşlerimizin haramını helalını incelemiyoruz konserveyi incelediğimiz kadar önce kendi nefsimizin haramını helalını incelemiyoruz ama baktığımızda pro tip olarak sakalımız güzel haydarımız güzel sarığımız güzel konserveyi bakıyoruz o da çok güzel ama çocuklarımız gece nereye gitti gündüz nereye gitti namazı tamamladı mı namazı tamamlamadı mı tesettürüne dikkat etti mi etmez mi
erkek kız ayırmıyorum sebep erkeklerin de tesettürleri bozuk çünkü giyiyorlar streç pantolonları her tarafları meydanda onlar da çıkıyorlar meydana biz o çocukların genç delikanlı çocuk biz onun da bakmıyoruz kıyafetine bu nasıl bir don nasıl bir pantolon değil o don bu nasıl bir don streç her şeyin meydanda bununla dışarı çıkıyorsun bu Kur'an ve sünnete aykırı bu Hanefi'ye göre tesettüre aykırı biz o çocuklarımıza da diyemiyoruz ama konserveye bakıyoruz biz konserve helal mı haram mı diye okuyoruz biz veyahutta ne nerede ucuz
sonuna kadar araştırıyoruz ne nerede 1 lira ucuz araştırıyoruz ne nerede 1 lira ucuz diye araştırdığımız kadar biz kendimiz Kur'an ve sünneti nerede ne kadar yaşıyoruz nerede ne kadar yaşamıyoruz araştırmıyoruz ve Allah'ın dinine ne yazık ki biz sımsıkı yapışamıyoruz sımsıkı yapışamadığımızdan dolayı dağılıyoruz tefrikaya düşüyoruz bütün ümmeti Muhammed tefrikaya düşüyor ümmeti Muhammed tefrikaya düşüyor ve başlıyoruz biz emperyalistlerin istediği gibi bir din oluşturmaya çalışıyoruz biz emperyalistlerin sekülercilerin
oluşturmak istedikleri dini oluşturmaya çalışıyoruz bizim ellerimizle oluşturuyorlar bizdenmiş gibi görünenlerle oluşturuyorlar ve ne yazık ki biz adım şeytanın yoluna doğru gidiyoruz heva ve hevesine uyanların yoluna doğru gidiyoruz şunu çok keskin bir şekilde kendi hayatımıza adapte edemiyoruz bu sünneti seniyede var mı yok mu yok bırak yok bırak kardeşim bu kuran ve sünnete uygun mu değil mi değil bırak kardeşim bırak keskin bir şekilde bırak ben Mustafa Özbağ olarak yeni müslüman olduğum zamanki keskinliğimi arıyorum
kendimde ben kendi nefsimi söylüyorum bakın ben yeni müslüman olduğum zamanki Mustafa Özbağ'ı arıyorum o keskinliği arıyorum bu haram mı haram bırakıyordum ben hiç unutmuyorum ben bir bayram sabahı annem kız kardeşim ben dedemlere gidiyoruz anneannemlere annem bana yolda tembihliyor bak diyor dayının kızları seninle bayramlaşmak isterlerse bayramlaşacaksın onlarla diyor işte tokalaşacaksın sarmaşacaksın yoksa dönerim dönelim dedim ben annem annem durdu bu sefer nasıl yani dedi haram haramdır anne benden haramı isteme
bayramsa bayram seyransa seyran haramsa yapmayacağım dedim annem biraz rahmetli konuştu modurdandı bizim oranın tabiriyle ben dedemlerin bahçe kapısı var daha doğrusu dedemde bir avlu var bir de avlunun dışında bahçe var biz avlu kapısından içeri girdik Hacı Mehmet'in en büyük ablası var kulakları içindesinde çok sever beni o zaman da nişanlı beni bir gördü yeni mi evliydi acaba ki ya yeni evliydi herhalde yeni evliydi evlendi kimse de teyzemizin oğlu yetim teyzemizin oğlu yani teyzemiz vefat etmiş hemen o doğduktan sonra
tanımıyordu değil mi Reşat annesi tanımıyordu tabi evlenince şeyde yakın bir köye gitti beni gördü şimdi çok sever beni kulakları içindesin gerçekten de samimidir böyle sevgisinde beni gördü Mustafa diye koşturuyor sarmaşacak benimle ben dedim ki abla dur gelme kaldı böyle ondan sonra dedim abla haram ben böyle tatlı abla haram böyle kolları düştü hiç unutmuyorum Eszah'mış demek dedi neymiş dedim Eszah olan senden için derviş oldu dediler doğru demişler dedim doğru demişler neyse bayramın mübarek olsun şöyledir böyledir
bize annemin sülalesi şenşakraktır böyle hani donuk bir sülale değildir ben de öyleyimdir olabildiğim kadar şenşakrak olurum velhasıl kelam içeri girdik içeride de Ethem dayım var işte hanımı var kızları var küçük kızı var bizde yaşıt o o var ben içeri girdim dedemin elini öptüm anneannemin elini öptüm dayımın elini öptüm yengemin elini öptüm kıza gelince bayramı mübarek olsun dedim Ethem dayım kopardı fırtınayı bu ne oluyor şimdi dedi bu senin kardeşin değil mi dedi ben de döndüm dedeme dede dedim kardeşti Zehra ablamla
Reşet abimi neden evlendirdiniz dedim kardeş mi dedim değil dedi dedim dedim benim yaptığım doğru mu doğru dedi Ethem dayım biraz daha konuşacak oldu hıst sen dedi ona o sus demezdi hıst hele tabi Ethem dayım gene biraz bir şeyler pıtırdadı ama dedem orada ya şimdi ok mesela ne şu haram mı haram gitmiyorum ben haram mı haram yapmıyorum haram mı haram kestirip atıyorum bu çok büyük rahatlıkmış bu muhteşem bir rahatlıkmış sonradan heva heves giriyor işin içerisine işte yani şimdi kimse üzerine alınmasın diye ben buradan
işte Adnan alınırsa ya Cafer alınırsa bu hale geliyor sonradan insan alınsın kardeşim sen Kur'an ve sünnete sımsıkı yapış sen oradan taviz verme sen onu dosdoğru yaşa bırak alınan alınsın bırak kırılan kırılsın Allah kırılmasın sana karşı Allah gücenmesin sana karşı Allah sırtını dönmesin sana Allah seni o tarafa çeviriverirse ne olacak ya onlardan sayarsa seni ya orada bırakıverirse senin ne olacak Peygamberine dedi seni orada bırakıveririm dedi Peygamberine dedi seni orada bırakıveririm işte gücümüzün yettiğince
Allah'tan korkamadık korkmadık yani ayet-i kerimede tegabün alın altıda diyor ki ne kadar gücünüz yetiyorsa Allah'tan o kadar korkun evet biz gücümüzün yettiğince Allah'tan korkup Allah'ın ipine sımsıkı sarılamadık Allah'ın dinine sımsıkı sarılamadık Allah'ın dinini dosdoğru hayatımıza rapt edemedik biz bozulduk hani üzüm üzüme baka baka kararır ata sözü vardı ya bunu Hz. Mevlana mesnevisinde de bahseder üzüm üzüme baka baka kararır yani olgunlaşır manasında dedi yani üzüm üzüme baka baka kararır üzüm üzüme bakaraktan
olgunlaşır biz gün geçtikçe olgunlaşacağımıza ne yazık ki biz gün geçtikçe olgunluğumuzu terk eder hale geldik bütün ümmet olarak bütün Anadolu Müslümanları olarak biz bunu terk eder hale geldik ve düşünebiliyor musunuz toplumda 2013'e kadar son 2013'e kadar 10 yıl içerisinde uyuşturucudan tedavi olmak isteyenler yüzde dokuz yüz arttıysa 2013'e kadar uyuşturucu kullananlar yüzde bin altı yüz arttıysa geldiğimiz noktaya bakın ve sokaklarda ve okul önlerinde uyuşturucu eşkare eşkare dağıtılıyorsa dağıtılıyorsa bugün
benim yaşadığım sokağın içerisinde uyuşturucu operasyonu yapılıyorsa ve çok rahat bir şekilde her yerde bulunabiliyorsa bizim Allah'ın dinine sımsıkı sarılmadığımızdan biz Allah'ın dinine sımsıkı sarılmış olsaydık toplum bu hale gelmeyecekti kabahat önce bizde sufilerde sufiler işin özü kalbi mesabesindedir toplumun kalbi sufilerdir toplumun kalbi sufilerdir toplumun kalbi sufilerdir toplumun kalbi bozulursa yani sufiler bozulursa toplum bozulur hani bir hadis-i şerif var amirler bozulmadıkça alimler bozulmaz alimler bozulmadıkça
halk bozulmaz amirlerden bir şey beklemiyoruz artık amirlerden bir şey beklemeyin biz seküler bir devletin içerisinde yaşıyoruz biz seküler bir devlet sisteminin içindeyiz o yüzden amirlerden ve alimlerden bir şey beklemeyin evet bunu net bir şekilde söylüyorum amirlerden ve alimlerden yani amirlerden kastım siyasetçilerden ve bürokratlardan ve alimlerden kastım diyanetten artık ben bir şey beklemiyorum onlardan bir şey beklemiyorum onlardan bir şey beklemek benim nazarımda ölü gözünden yaş beklemek gibi bir şey bu
gereksiz bir ümit gereksiz bir hayal bu boş bir beklenti boş bir ümit artık iş başa düştü artık iş başa düştü artık müslümanlar derlenip toparlanıp önce bizler derlenip toparlanıp Kur'an ve sünneti seneye sımsıkı yapışıp kendi hayatımızı dizayn etmekle mükellefiz Allah bizden hesap soracaksa önce bunu soracak önce bunun hesabını bizden soracak biz dinimizi nereye kadar yaşandık ve dinimizi nereye kadar savunduk yeter müslümanlar artık geri çekilmekten susmaktan pısırıklıktan kurtulmaları lazım yani ne yazık ki müslümanlara
siyasetçiler hakaret ediyor bürokratlar hakaret ediyor LGBT'ciler hakaret ediyor PKK'lılar hakaret ediyor terör örgütleri hakaret ediyor ve müslümanlara önüne gelen hakaret ediyor particisi siyasetçisi hepsi de hakaret ediyor dinsizi dinsizi namussuzu şerefsizi dindarlara çok rahat hakaret ediyor çok rahat hareket ediyor hakaret ediyor sosyal medyada hakaret ediyor televizyonlarda hakaret ediyor çalıştıkları yerlerde hakaret ediyor her yerde hakarete uğruyor buna dur diyen yok buna ne yapıyorsunuz diyen yok buna seslenen yok
müslümanlar gün geçtikçe pısırıklaşıyor gün geçtikçe sakalları kısalıyor gün geçtikçe bakın sakalları kısalıyor gün geçtikçe pantolonları daralıyor erkeklere söylüyorum gün geçtikçe gömlekleri daralıyor bir bakıyorsunuz ki erkek body giymiş gömlek body yapıştırmış vücuduna aşmış bağrını bağrının kıllarını da almış öyle yürüyor altında daracık yine bir tane tight erkeğin bağrı açık kıllar alınmış öyle yürüyor annesi babası halası teyzesi ablası kardeşi kimse bana bir şey demiyor diyemiyor çocuk onun değil hacı annesi babası çocuk alkolik
hacı annesi babası çocuk eşcinsel hacı annesi babası kız eşcinsel hacı annesi babası kız işte malum fuhuş yapıyor sevgilisi var ne varmış bunda evet gayet normal bu hale geldik ama istersen bir şey söyle bir de işin o tarafı var yani kızını biraz sıkıştırmaya kalkıyor adam kaldırıyor telefonu babam beni taciz ediyor diyor tehdit ediyor babasını benim üzerime daha gelirsen diyor telefon açacağım şimdi babam beni taciz ediyor diyeceğim diyor aa evet adam bana telefon açıyor telefonunuzu bilmem nereden aldım kızım bana böyle böyle dedi ben şok oldum ben ne yapayım evi terk et dedim git
şimdi çok rahat kadınlar erkekleri uzaklaştırmalıyorlar al bir uzaklaştırma telefon açıyorsun üç ay uzaklaştırma veriyor sistem senin haklı haksız bakmıyor gitti adam üç ay nerede kalacak kimse bakmıyor kimse sormuyor gitti ya bu adam üç ay nerede kalacak ya sistem bunu da sormuyor hiç kimse bunu sormuyor sonra telefon açıyor dedim hocam sizin benim kocam evi terk etti ee onu geri getirmek için ne okumam lazım neden terk etti söyle bakalım neden terk etti işte kemdü kümdü uzaklaştırma aldırdın mı aldırdın neden aldırdın sesini yükseltti bana diyor
adam sesini yükseltmiş beni dövecek diye korkmuş hiç dövdüm o güne kadar diyorum ben hiç dövdü mü seni o güne kadar hayır ya diyorum hiç dövmemiş hiç vurmamış sesini yükseltti diye diyorum ben sen nasıl telefon açıp adama üç ay uzaklaştırma aldırdın kadınlar da Allah'ın dinini unuttu erkekler de ve gün geçtikçe gün geçtikçe bu artıyor artıyor yani kadını koruyacağız derken aileleri yıkıyoruz yani bir kadını adama üç ay uzaklaştırma alacak ben kendi nefsim için söyleyeyim ben bir daha o eve girmem ben bu ben kendi nefsim için söyleyeyim
ben o eve bir daha adım atmam öyle mi öyle selam aleyküm aleyküm selam üç ay değil otuz üç ay otuz üç ay değil otuz üç sene otuz üç sene değil üç yüz otuz sene Allah yoluna çık etsin derim çeker giderim ben bankta yaşarım sokakta yaşarım parampulum olmasa dahi bu nasıl bir şey ya bu hale geldik Allah'ın dini kalmadı bizim dinimiz de kalmadı o sırala neden boşanmak istiyorsun diyorum ben sırala bakayım kadın söylüyor söylüyor söylüyor not alıyorum ben erkeğe diyorum sen sırala benim sıralayacak bir şeyim yok diyor yani o şikâyetçi dedi
son dinlediğim vaka okudum kadına döndüm Kur'an ve sünnete göre mi hükmetmemi istiyorsun senin nefsine göre mi dedim yani hocam dedi Kur'an sünnet ne diyorsa o dedi ne diyorsa oysa dedim bu yazdıklarının hiç birisi de Kur'an sünnete göre boşanma sebebi değil sen nefsine uymuşsun heva hevesine uymuşsun sen dedim şeytan sana galip gelmiş çok tövbe et çok Allah'tan yalvar yakar nimet var senin başında dedim sen nimeti görmekten uzaksın sen körsün dedim döndü kocasına dedi ki biz buraya fırça yemeye geldik dedi fırça da yiyeceksin dedim
bak nefsine uymuşsun ne yapayım dedim sen bayansın diye dedim niye dediysen doğru mu demişsin hepsi de heva heves dedi bakın o hale geldik dini bilmiyor insanlar kadınlar da bilmiyor erkekler de bilmiyor dervişler de bilmiyor bayan dervişler de bilmiyor erkek dervişler de bilmiyor dervişler de bilmiyor dervişler de bilmiyor 35 yıldır okuyun diyorum 35 yıldır her evde bir kuduri olması lazım her evde bir ilmihal olması lazım her evde bir ilmihal olması lazım her evde dört ciltli bir fıkıh islam, hanefi fıkıh olması lazım
her evde her evde Her evde bir hiç olmasa meal okunması lazım. Her evde Riyay-ı Salih'in olması lazım, okunması lazım. Kıymetli kardeşler, yoksa Müslüman olarak ölünüz diyor Cenab-ı Hak. Bizim ne olarak öleceğimiz belli değil. Bizim biz La ilahe illallah Muhammedun Resulullah derken, nerede ayağımız kaydı, nerede dilimiz sürçtü, biz bunu bilmiyoruz.
Ve Cenab-ı Hak bize diyor ki Müslüman olarak ölün. Bakın bu emir vaki, Müslüman olarak ölün. O zaman kelime-i şehadet kedip dinimizi muhakkak yenilememiz, dinimizi öğrenmemiz ve öğrendiğimiz dini evlerimizde, iş yerlerimizde, kendi nefsimizde yaşamamız lazım. Biz bir yerden başlayalım, biz başlayalım arkadaşlar. Biz başlayalım. Biz kendi içimizde öyle bir hareket başlayalım ki Kur'an ve sünnetimizi tam anlamıyla okuyalım, öğrenelim ve hayata geçirelim. Birbirimize destek olalım. Hani diyor ya siz ayrılmayınız, ayrılmayalım. Birbirimize destek olalım. Kur'an ve sünneti seni yaşamada destek olalım. Yaşamada. Uyaralım, nasihat edelim.
Uyaralım, nasihat edelim. Birbirimizin koluna girelim. Heva ve heveslere geçit vermeyelim. Şeytaniyete geçit vermeyelim. Ve sımsıkı, Kur'an ve sünnet tarihinde durup, Allah'tan Müslüman olarak bu dünyadan göçüp gitmeyi dileyelim. Rabbim cümlemizi bu dünyadan Müslüman olarak göçüp gidenlerden eylesin. Cenab-ı Hak son nefesimize kadar Allah'ın üzerinde hüsn-ü zan besleyenlerden eylesin. Hüsn-ü zan besleyerekten öte aleme yürüyenlerden eylesin. Rabbim cümlemizi Kur'an ve sünneti seni'ye sımsıkı yapışanlardan eylesin. Haklarınızı helal edin. Eftali zekir fâlemen nehu El Fatiha mâ selavadâ.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi