(NASİHAT/48) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 27.11.2025
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 27 Kasım 2025 · 1:03:51
Selamünaleyküm, Allah gecenizi hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i hakkı, hak batılı, batıl bilenlerden eylesin, hakkı, hak gülüp, hakkı yaşayan ve haykıran, batılı, batıl bilip, batıla karşı cihat eden kullarından eylesin, Nerede Müslümanların kanına, namusuna, şerefine, haysiyetine tecavüz ediliyorsa, nerede Müslümanlara haksız ve hukuksuz davranılıyorsa, Cenab-ı Hak hepsinin de intikamını alsın, İsrail'i ve destekçilerini yerle yeksan eylesin, dağıtsın, batırsın, Doğu Türkistan'a özgürlük nasip eylesin, özgürlüklerini yitirmiş olan bütün Müslümanlara Cenab-ı Hak özgürlük nasip eylesin,
Size ayetlerini gösteren, sizin için gökten rızık indiren O'dur. Allah'a yönelenden başkası zikretmez. Evet yine köken olarak bir zikir geçen ama onu mealcilerin farklı bir şekilde meallendirdiği veya tefsircilerin farklı bir şekilde tefsir ettiği ayetlerden birisi. Tabi ayetin başlangıcında size ayetlerini gösteren, Cenab-ı Hak o zaman ayetleri insanlara gösteriyor ve normalde delillendiriyor.
Allah kendi varlığıyla alakalı bütün insanlara delillerini apaçık sunuyor. O yüzden eski tefsirciler, selef alimleri, seleften sonrakiler bunların hepsi de Allah'ın varlığıyla alakalı herhangi bir konuya girmemişler. Çünkü hani bir kimse Allah'ın varlığıyla alakalı inkar ediyorsa, bu konuda varlığını kabul etmiyorsa onların akıllı olmadıklarına hükmetmişler. Yani o kimsede az bir şey akıl olmuş olsa, az bir şey idrak olmuş olsa Allah'ın varlığıyla alakalı şüphe düşmez, Allah'ın varlığını kabul eder. Bu hükme varmışlar ve Cenab-ı Hak da bütün insanlara sadece inananlara değil, bütün insanlara ayetlerini gösteriyor, ayetlerini açıklıyor. Ve yine Fusulet ayet 53'te bunu böyle ilk dervişliğimin başlangıcında Melami meşrepli olan, Bayındır'daki Melamiler bu ayeti kerimeyi çok söylerler, konuşurlardı.
Ehli Sufi bu ayeti kerimenin üzerine çok konuşur. Fusulet ayet 53, Kur'an'ın hak olduğu onlar için apaçık ortaya çıkıncaya kadar biz onlara delillerimizi hem dış alemde hem de kendi iç alemlerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetişmez mi? Yetmez mi? Şimdi Cenab-ı Hak o zaman hem dış alem dediğimiz varlık aleminde hem de bizim kendi iç alemimizde Cenab-ı Hak kendi ayetlerini gösteriyor. Yani hem zahirde hem batında Cenab-ı Hak kendi ayetlerini, delillerini insanlara gösteriyor. Dışarıdaki delili anladık, gözümüzün gördüğü, kulağımızın duyduğu, elimizin tuttuğu, dilimizin tattığı, burnumuzun kokladığı varlıkla alakalı bu.
Ama hani eski dilde enfüste ve afakta Cenab-ı Hak kendisini gösteriyor. Enfüste ve afatta. Biz onlara delillerimizi hem dış alemde hem de iç alemde onlara göstereceğiz. Yani hem içimizde hem de dışımızda. Bir de burada normalde insanları ayırt etmiyor. Mü'mindi, münafıktı, kafirdi, mürtetti, hristiyandı, yahudiydi ayırt etmiyor. İnsanlara diyor. Ve Cenab-ı Hak bütün insanlara hem iç alemde enfüste ve afakta kendi varlığının delillerini insanlara gösteriyor. Böyle olunca bir kimsenin Allah'ın varlığını inkar etmesi mümkün değil. O zaman hem dış alemde hem de iç alemde Cenab-ı Hak kendi varlığıyla alakalı delilleri sunuyor. İkinci ayet-i kerime gökten rızık indiren odur.
Yani normalde gökten yağmur yağdıran, kar yağdıran, dolu yağdıran, güneşle ısıtan, güneşten hani belli bir enerjinin gelmesi, toprağın böyle bitkileri bitirmesi komple eski yine tefsirciler bunu böyle tefsir etmişler. Ve yine Nâhülü suresi 65'te gökten su indirip onunla öldükten sonra yeryüzünde hayat veren Allah'tır.
Şüphesiz ki bunda işiten bir millet için büyük ibret vardır. O zaman normalde bütün Zariye suresinde de rızıklar semadadır der. Zariye suresinde de normalde rızıklar semadadır der. Rızıklar semadadır. Ayet-i kerimin önünde var da rızıklar semadadır der. O zaman normalde bize asıl rızkı zahir olarak bize rızkı indiren de Allah. Ama bir de işin batini tarafı var. Rızık sadece zahir değil çünkü yani bir kimsenin hidayete ulaşması da rızıktır. Bir kimsenin Allah'a yaklaşması da manevi rızıktır. O yüzden senin kalbine gelen ilham da manevi rızıktır. Senin kalbine gelen hikmet manevi rızıktır. Sana hidayetin inmesi manevi rızıktır.
Senin normalde seher vakti Allah'ı zikrederken, tevhid çekerken, senin kalbine inan veyahut da zikrullah yaparken senin gözünün önüne serilen manevi haller veyahut halakayı zikrullahta yaşadığın manevi haller de manevi rızıktır. Bunların hepsini normalde biz evet manevi hal, rüya falan bunlarla tarif ederiz. Ama bunların hepsi de nedir? Manevi rızıktır. Ve bu Cenab-ı Hak'tan sana gelir. Hadis-i Şerif'te de Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri kim bildiğiyle amel ederse Allah ona bilmediğini öğretir der. İmam-ı Hanbel'den bu Hadis-i Şerif. Yani kim bildiğiyle amel ederse Allah ona bilmediğini öğretir. Bu da manevi rızıktır. Yani sen Allah'a yaslanır, Allah'a dayanır.
Onunla olan irtibatını kuvvetlendirirsen, sen normalde bildiklerinle de amel edersen, Allah senin kalbine bilmediğini sana öğretir. Allah senin gözünün önüne bilmediğini getirir. Allah senin kulağına bilmediğini üfler. Kulağına üfler senin. O yüzden sen bildiklerinle amel edersen, bilmediklerini Cenab-ı Hak sana öğretecek. Ayet-i Kerime'de kim Allah'tan hakkıyla korkarsa Allah ona bilmediklerini öğretir der. O zaman o kimse Allah'tan hakkıyla korkmak haramlara düşmemektir. O zaman o kimse o zaman ne yapacak? Cenab-ı Hak ona bilmediklerini öğretecek. Hud Suresi Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah ait olmasın. Ve yeryüzünde gördüğünüz maddi manevi canlıların hepsinde rızkı Allah'a aittir.
Bu noktada Cenab-ı Hak rızkı kendi üzerine vacip kılmıştır. Hem manevi rızkı vacip kılmıştır. Hem de maddi rızkı kendi üzerine Cenab-ı Hak vacip kılmıştır. O zaman manevi rızk olarak kim bana bir adım yaklaşırsa Allah ona on adım yaklaşır. Kim on adım yaklaşırsa Allah ona yüz adım yaklaşır. Kim ona yüz adım yaklaşırsa yüz adım yaklaşırsa Allah ona koşarak gelir. O zaman bu bir maddi manevi rızıkla alakalıdır. Bir kimsenin Allah'a yaklaşması onun maddi manevi rızkına kefildir. E şimdi normalde Allah'ı muhafaza eylesin. Kimisi de ne yapar? Onlara Cenab-ı Hak der ya onlara bir kimse Allah'ın zikrini terk ederse Allah diyor ona bir geçim darlığı verir. O zaman bir kimse zikretmezse zikirden uzak durursa maddi manevi ona Cenab-ı Hak bir geçim darlığı verir.
Onu rızıkla alakalı demiyor bakın. Geçim darlığı verir. O zaman o kimse Allah'tan uzaklaştıkça da bir geçim darlığı verecek. Allah'a yönelenden başkası da Allah'ı zikretmez. Burada Allah'a yönelmesidir. O yüzden normalde Cenab-ı Hak varlığıyla birliğiyle alakalı delillerini gösterdi. Cenab-ı Hak hem içsel alemde hem dışsal alemde ayet-i kerimeleri ve kendi bilinmeklerini insanların önüne attı.
Ve aynı zamanda da insanların bütün rızıkla alakalı şüphelerini, rızıkla alakalı endişelerini Cenab-ı Hak kendi üzerine aldı. Şimdi bir, ayetlerini maddi manevi size açıkladı ve delillendirdi kendisinin var olduğunu. İki, ve sizin insanların en fazla burada şüpheye düştüğü, ayağının kaydığı yer rızıkla alakalı. Ve Cenab-ı Hak rızkı da dedi ki, bana ait rızkınız. Rızkınız da bana ait. O zaman üçüncüsü, üçüncü ayet-i kerimin, üçüncü, bu komple ayetin üçüncü maddesine Allah'a yönelenlerden başka bir kimse Allah'ı zikretmez. O zaman normalde burada kula düşecek olan şey Allah'ı zikretmesi. Allah'ı tanıması, Allah'ı bilmesi.
Bu yolda yürümesi o kimsenin. Çünkü normalde Cenab-ı Hak üzerine, hani kendi üzerinde ayetlerini sergiledi. İçsel ve dışsal ve rızkı kendi üzerine aldı. Senin yapacak olduğun şey Allah'ı zikretmek. Burada ayet-i kerimede Allah'a yönelme olarak mü'nip sözü geçer. Ayet-i kerimede. Mü'nip, iman eden, ibadet eden, zikreden, istiğfar eden, tevbe ve dua ederek Allah'a yönelmek anlamında kullanılıyor.
Mü'nip. Bugün birkaç tane daha biraz böyle araştırırsanız mü'nip sözünün geçtiği altı yedi tane ayet-i kerime bulursunuz. Şeyde, Kur'an-ı Kerim'de. Ama burada bir tanesini ben örnek olarak aldım. İbrahim suresi ayet-i 75 şüphesiz ki İbrahim çok halim, selim, çok duygulu ve Allah'a yönelen bir kimseydi. Yani oradaki mü'nip Allah'a yönelmek. Yani Allah'a mü'nip olan bir kimseydi. Burada Allah'a yönelmek. Ama bakın bunun normalde öncekin çok halim ve selim İbrahim Aleyhisselam'ın en önemli özelliklerinden birisi halim, selim bir şey olması. Ve duygulu bir kimse. Allah'ı seviyor. Allah'a karşı sonsuz bir duygusu var. Ve insanlara karşı çok halim ve selim.
Ve üçüncü İbrahim Aleyhisselam'ın üçüncü özelliği mü'nip. yani Allah'a iman eden, ibadet eden, Allah'a yakın olmaya çalışan, Allah'ı çokça zikreden bir kimse. Yani mü'nitti dediğimizde o kimse Kur'an'ı terimle söylediğimizde imanla, ihlasla, samimiyetle, aşkla, muhabbetle Allah'a yaklaşan, Allah'a yakın olmaya çalışan. Enfal ayet 2 Mü'minler ancak o kimselerdir ki Allah zikredildiği zaman kalpleri ürperir. İşte bu normalde Allah'a mü'nip olan yaklaşmaya çalışanlar Allah'ı zikrederler. Enfal suresinde de Cenab-ı Hak diyor ki mü'minler o kimseler ki Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer.
İşte o mü'nip olan o mü'minler Allah'ı zikrederler. Mü'nip olmayanlar Allah'a yakın olmayanlar Allah'ı zikretmezler ya da münafıklar Allah'ı az zikrederler. Çünkü başka bir ayet-i kerimede de münafıklar Allah'ı az zikrederler der. Sahabe sorar Hz. Peygamber'e sallallahu aleyhi ve selleme yani biz nasıl çok zikreden oluruz? O da ayet-i kerimeyi söyler. Namazlardan hemen sonra o iman edenler namazlarını kıldıktan hemen sonra ayaktayken otururken yanlarının üzerine yatarken Allah'ı çokça zikrederler. Bu ayeti kerimeyi söyler ve Hz. Abbas'ın oğlu Abdullah der ki bir kimse ayaktayken otururken yanlarının üzerine yattığında bu Allah'ı çokça zikredenlerin sınıfına girer der.
Ve yine Ebu Derda'dan nakledilen hadis-i şerifte Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri size amellerinizin en hayırlısını sizin derecenizi en çok arttıracak melikiniz nezninde en temiz sizin için altın ve gümüş bağışlamanızdan daha hayırlı sizin için düşmanlarınızla karşılaşıp onların boyunlarını vurmanızdan onların da sizin boyunlarınızı vurmalarından daha hayırlı amelinizi haber vereyim mi?
Bu nedir ey Allah'ın Resulü dediler Allah'ı zikretmektir buyurdu. Tirmizi'de İbn-i Mace'de İmam Hamel'de geçiyor. Ve normalde o zaman Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri burada normalde altın ve gümüş bağışlamanızdan dediği zekat sadaka ardından düşmanlarınızla karşılaşıp boyunlarını vurmanızdan dediği cihat yani çıktın savaş meydanına düşmanın boynunu vurdun.
İkinci düşman senin boynunu vurdu. Şehit oldun. Bakın ikincisi ne? Düşman sizin boynunuzu vurdu. Şehit oldun. Bundan daha evla daha kıymetli daha faziletli amelinizi söyleyeyim mi? Söyle ya Resulullah Allah'ı zikirdir. Demek ki Allah'ı zikretmek Allah'ı zikretmek zekat vermekten de cihat etmekten de cihat meydanında düşmanın boynunu vurmak veya senin boynunun vurması yani şehit olmandan da daha faziletlidir.
Allah'ı zikretmek. O yüzden normalde bütün ibadetler Allah'a yaklaşmakla alakalıdır. Namaz Allah'a yaklaşmakla alakalıdır. Zekat Allah'a yaklaşmakla alakalıdır. Oruç Allah'a yaklaşmakla alakalıdır. Ama normalde bu bütün cihat Allah'a yaklaşmakla alakalıdır. Hepsi de bakın yapılan normalde farz ibadetler veya nafile ibadetler bütün hepsi de Allah'a yaklaşmakla alakalı ibadetlerdir. Ama bunların en yücesi en yükseği en yükseği Allah'ın zikirdir. Allah'a Allah'ın zikirdir. Allah'ın zikrederken zikrin en faziletlisi de la ilahe illallah'tır. Zikrin en faziletlisi ve bütün sahabe bütün tabi'in teba'i tabi'in bütün arifi billah olan bütün zatların hepsinde ortak buluştukları nokta tevhiddir.
La ilahe illallah'tır. Ve Cenab-ı Hakk'ın peygamberleri göndermesi peygamberlerle beraber kitap ve hikmet göndermesi hepsi de yeryüzünde tevhidin hakim olmasıyla alakalıdır. Yani Allah'ın bilinmesi Allah'ın tanınması Allah'ın zikredilmesi ile alakalıdır. Ve bütün peygamberlerin çağırdığı nokta tevhiddir. La ilahe illallah'tır. Kurtuluş ondadır çünkü. O yüzden normalde aslında İslam'ın hakikati İslam'ın hakikati İslam'ın özü durduğu nokta tevhiddir. İslam'ın özünü özü tevhiddir. Bütün İslam çarkı tevhidin üzerinde döner.
Tevhidsiz bir İslam çarkı düşünülemez. Zikirsiz bir Müslüman düşünülemez. Bakın düşünülemez. Bir Müslüman zikirsiz düşünülemez. O yüzden münafıklık alameti hükmüne koymuş. O münafıklar var ya ayet-i kerime Allah'ı az zikrederler. münafıklık alameti Allah'ı az zikretmek. Çünkü İslam burada normalde o tevhidin üzerinde döndüğü için la ilahe illallah'ın üzerinde döndüğü içindir. Bütün ibadetler bütün hayır hasenetler bütün yapılacak olan işler tevhidin üzerine kuruludur. Yani o tevhid içerisinde imanı alır tevhid içerisinde ameli alır tevhid içerisinde ahlak alır tevhid bütün ibadetleri içine alır ve bütün ibadetlerin bütün Allah'a yaklaşma sebeplerinin yollarının buluştuğu merkez tevhiddir.
La ilahe illallah'tır. Ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yeryüzü La ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum der. Bunlar bize unutturulan hadisler. bakın Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yeryüzü La ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum diyen peygamberdir. o zaman ümmet kendisine hedef olarak yeryüzü La ilahe illallah deyinceye kadar mücadele etmek cihat etmek tebliğ etmek bununla alakalı hedefe bunu koyup koşmakla mükelleftir. Hayatın hayatın merkezi budur. dinin nasıl merkezi La ilahe illallah ise senin bir müminin de hayatı La ilahe illallah tır.
Ve yeryüzü La ilahe illallah deyinceye kadar mücadele etmekle memurdur Müslüman olan kimse. O yüzden ben sufiliği kenara çekilip Allah'ı zikretmek olarak nitelendirmem. Yok hayır. Tüm sufi kardeşler kendi bulundukları alanda kendi bulundukları mahalde tevhide davet edecekler insanları. İslam'a davet edecekler. Allah'ın zikrine davet edecekler. Bakın tarikatınıza davet edin demiyorum. Şeyhinize davet edin demiyorum. Mezhebinize meşrebinize yolunuza davet edin demiyorum. Bütün insanları tevhide davet etmekle mükellefiz. Nasıl İslam tevhidin merkezinde tevhidin etrafında o çarkta yürümekse dönmek ise o çarkın içerisinde biz mümin olarak Müslüman olarak tevhidi kendi merkezimize alıp o merkezin etrafında dönmekle mükellefiz.
Ve zikirsiz bir hayat zikirsiz bir gün zikirsiz bir yatak zikirsiz bir gündüz veya gece zikirsiz bir yürüyüş o kimsenin hesabını veremeyeceği veyahut da sonuçta hesap vereceği bir şeydir. o yüzden gününüz ayınız yılınız ömrünüz o tevhid üzerine olup zikrullah ile geçmek zorundadır. O yüzden o zikrullah ister dil ile olsun ister kalb ile olsun ister sır ile olsun ister ruh ile olsun bütün her şey ile sende tecelli etmesi gerekir. hem fiilyatta yani senin dışarı karşı olan fiilyatlarında yani afakta hem de iç alemde enfüste o tevhidin sende oturması lazım.
Yani sen hem dışsal dünyada hem de içsel dünyada o tevhidi ve o tevhid düşüncesini oturtturman lazım. Yani dil ile zikretmen lazım. Bu muhakkak. Yani bunu küçümsediğimi zannetmeyin. Çünkü zikrullah dil ile başlar. Bırak küçümseyenler küçümsesin seni. Sen otur dil ile tevhid çek. Sen kendinde bunu küçümseme. Şeytan sana vesvese verir. Yıllardır sen zikrullah gidiyorsun hala da dil ile zikrediyorsun der. Bu şeytanın vesvesesidir. Vallahi de billahi de tillahi de dil ile Allah'ı zikretmekte cihattır. Bu konuda şeytanın vesvesesini kır. Yok hal göremedin. yok rüya göremedin. Yok bunca yıldır dervişsin. Bir şeye eremedin. Bu normalde şeytan sana bu vesveseyi verir.
Elhamdülillah ben hiçbir şeye eremedim de kendini hiçliğe at tevhide devam et. Bazen arkadaşlar böyle işte bir şey oluyor. Ben tevhide devam et diyorum. Çok özür derim. Bazen onu küçümsüyorlar. Hani Musa aleyhisselamın kıssası gibi. Kıssası gibi. Hani Musa aleyhisselam demiş ki nasıl ibadet edeyim? Ne yapayım? Nasıl zikredeyim? Tevhide devam et demiş. Demiş ya Rabbi bunu herkes yapıyor. Hani Musa kendine özel bir şey istiyor. Bakın Musa kendine özel bir şey istiyor. Özel bir esma istiyor. Bazen derviş kardeşler de işte şu var bu var şu var bu var böyle anlatıyor. Ben tevhide devam et diyorum. Hani ben içsel dünyada o diyor ki ya bunu herkese söylüyorsun.
Ya Musalaşma. Cenab-ı Hak Musa'ya dedi. Peygamberine dedi. Kelimullahına dedi. Tevhide devam et deyince Musa dedi ki bunu herkes söylüyor. Herkes yapıyor. Ya Musa tevhidimi hafife mi alıyorsun? İkaz geldi anında. Tevhidimi hafife mi alıyorsun? Bütün varlığı dedi. Bir kefe koysan tevhidimi bir kefe koysa tevhidim ağır basardı dedi. Kardeş hani Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hastalığına birisi hastayım dedi. Ona dedi ki bal şerbeti iç. Geldi dedi ki geçmedi dedi ki o bal şerbeti iç bir daha. Üçüncüsünde bir daha geldi. Yine bal şerbeti iç deyince hani ben içiyorum deyince bu sefer onun midesine göbeğine elini uzattı.
Dedi ki bu mu yalan söylüyor ben mi yalan söylüyorum dedi. Ya bu yalancı ya ben yalancıyım dedi. Bu sefer sahabe tövbe etti evet şifası geldi. Şimdi tevhide devam et deyince sakın ha bir başkası da olabilir. Sana şakadan da birisi öyle söylese Allah razı olsun kardeşim de. Bu uyarı Allah'tan de o tevhide devam et. Çünkü tevhid her şeye ağır basar. Allah'ı zikir her şeye ağır basar. En fazileti ibadettir. Rabbim o ibadeti bizleri edenlerden eylesin. son kelam ankıbüt ayet 45 Ey Muhammed sana vahyolunan kitabı oku. Hani bazen derler ya böyle itiraz edecekler ya namaz da zikirdir.
Otur edepsizlik yapma cahil adam. Biz namazın zikir olduğunu bilmiyor muyuz? Veyahut da işte der ki yani namaz da zikir. İyi kardeş namaz da zikir. Kabul ettik. Bakın ayet-i kerime ne diyor? Küstahlık yapma. Kendi kendine kendi kendine bilgiçlik taslama. Otur oturduğun yere. Sen Allah'ı zikretmek istemiyorsun. Sen Allah'ı zikretmek istemiyorsun. Münafıklık alameti var senin üzerinde. Zaten münafıklar Allah'ın zikrine karşı çıkar. Münafıklar Allah'ı az zikreder. Münafıklar hem zikir yapanı zikredeni hem de zikrullah'a karşı hem zikre karşılardır hem de zikredene karşılardır. Onlar Müslümanız derler münafıktır onlar.
Düşman olan kafirdir. Ve bir kimse zikre ve zikredilene düşman olarak ölürse kafir olarak ölür. Bakın zikre ve zikreder zikredene bir zikir var bir de zikreden var. Zikredene neden düşman? zikrettiği için düşman. Kafir olarak ölür. Yaklaşın böyle yanaş kımıldan yaklaşın yer açın yeni gelen kardeşlere.
Şimdi Ankavut ayet 45'te Ey Muhammed sana vahyolunan kitabı oku. Yani Kur'an-ı Kerim'i oku. Buradaki okumak ne? Sadece okumak değil. Ya? Onu yaşamak. Evet oku. Dur. Devam ediyoruz. Çünkü Ayet-i Kerime'de oku diyor. Buradan normalde okumayı da hafife alma. Hani çıkıyor bir kısım ilahiyat profesörleri hani işte namazda siz bu Ayet-i Kerime'yi okuyorsunuz. İşte Ayet-i Kerime faizden bahsediyor. Orada Hacı amca ağlıyor. Ya onun ağlaması Kur'an'dan ilahi bir kelam. Anlamadan ağlıyor. Ya bırak anlamadan ağlasın. Sen anladın da ne oldu? Sen anladın küfre düştün. Sen anladın da ne oldu? Anlayıp akılsızlardan oldun. Anladın da ne oldu? Münafıklardan oldun. Allah muhafaza eylesin.
E alay etme. Bu Müslümanlar Kur'an-ı Kerim ilmi vardı da öğretiliyordu da öğrenmediler mi? Daha düne kadar Kur'an kursları yasaktı bu ülkede. Hatta çıktı siyasetçinin birisi dedi ki bu Kur'an kurslarını kapatacaksın bu medreseleri kapatacaksın bir tane buldezer alacaksın hepsini de yıkacaksın dedi. Müslümanlar bir ses çıkarabildi mi ona? Çıksaydı bir Müslüman siyasetçi yok da görmedik çıksaydı deseydi bu genel evlerini yıkacaksın buldozerle bu meyhaneleri buldozerle yıkacaksın bu genel evlerinin buldozerle yıkacaksın dese ne olurdu acaba Türkiye? Birisi çıkıp dedi mi yıllardır Manukyan bu memleketin kadınlarını gitti pazarladı sattı vergi rekortmeni oldu birisi kalkıp da bu Manukyan'ın kerhanelerini yıkacaksın bir buldozer bulacaksın hepsini yerle yeksan edeceksin dedi mi?
ne İmam Nikah'ı İmam Nikah'ın kim kıydıysa at can içeri diyor iyi bir tanesi de çıkıp diyor mu fuhuş yapanı kim fuhuş yaptırdıysa fuhuşa ne açtıysa at can içeri diyebiliyor mu? diyemiyor hiç kimse Müslümanlar Şamaroğlan'ı gibi o diyor ki bütün medreselerini yıkacaksın olmadı zaten 28 Şubat'ta ne yaptılar gittiler el koydular herkes sustu 28 Şubat biz devam devam ediyor dediğimizde kızdı herkes bize istediği zaman el koyar yine evet değişmez bir şey Allah bizi affetsin ayet-i kerimeye dönüyoruz
amkabit ayet 45 sana vahyolunan kitabı oku namazı dosdoğru kıl şüphesiz ki namaz insanı fuhuş ve kötü şeylerden alıkoyar bakın kur'an-ı kerim okumayı ayırdı namaz kılmayı da ayırdı ey benim cahil müslüman kardeşim ey profesör unvanlı cahil müslüman kardeşim profesör unvanlı cahil müslüman kardeşim okuduğunu anlayamayan profesör ilahiyatçı kardeşim okuduğunu anlamaktan uzak olan uzak olan diyanetçi ilahiyatçı profesör kardeşlerim okuduğunuzu anlamaktan mı istemiyorsunuz yoksa anlamıyor musunuz siz Allah'ı az zikrettiğinizden
dolayı sizin kalbi aklınız zaten çalışmaz vaziyette Allah'ı zikrettiğinizden dolayı aklınızda çalışmıyor normal aklınızda çalışmıyor oda donmuş vaziyette çünkü akılsızsınız akıllı gibi görünseniz de ayeti kerimenin sonunda diyor ki Allah'ı zikretmek elbette en büyük ibadettir alın bu ayeti kerimeyi böyle kendinize böyle bir muska yapın muska yapın bu cahil kısma söylüyorum asın boynunuza bunu bu ayeti kerimeyi boynuna assan bu boynuna asdın o muska dahi senin kurtuluşuna sebep olur öyle kalkıp da televizyonlarda orada
burada bunu söyleyenler deccalizme hizmet eden emperyalizme hizmet eden tağuta hizmet eden kimseler başka bir şey değil bunlar direk münafık insanlar Allah'ın zikrine düşman olan savaş açan kimseler kafirden başka bir şey değildir başka hiçbir şey değildir zikredenleri horhakir görenler münafıktan başka bir şey değildir zikredenlerle alay edenler imansız bu dünyadan göçüp giderler imansız göçerler bu dünyadan imansız Kur'an'la alay edenler hani bir arada dedi ya bakara takara tukara diye birisi imansız göçer gider
siz Kur'an'la alay edemezsiniz siz Hz. Muhammed'i Mustafa'yla sallallahu aleyhi ve sellemle ve onun sünnet seniyesiyle alay edemezsiniz onun hadisleriyle alakalı alay edemezsiniz dinin herhangi bir rükmünü yaşayan bir kimseyle alay edemezsiniz gidip orada taş atıyorlar şeytan taşlıyorlar ha ha ha sen o rükünle alay edemezsin bu senin münafıklığını gösteriyor ne buluyorsunuz Beytullah'a gidip tavaf etmekte taş işte sen bunu küçümseyemezsin haç ibadetini küçümseyemezsin Beytullah'ı tavaf etmeyi küçümseyemezsin küçümsersen
kafir olarak bu dünyadan göçüp gidersin Allah muhafaza eylesin o yüzden Allah'ı zikretmek en büyük iştir Allah'ı zikredenlerde münip olan insanlardır yani Allah'a yakın olan insanlar Allah'ı zikreder Allah'tan uzak olanlar Allah'ı zikretmez der o Allah'tan uzaktır o kendince kendi haklılığını söyler durur ama yıllardır dinliyorum ben de onların hepsinde onlar kendilerince kimisi der ki Hz. Peygamber böyle zikretmedi öyle ya bir sürü hadis koyarsın önüne bu sefer der ki bu hadisler doğru mu Buhar'den Müslim'den Tirmizi'den
indirirsin aşağı onlara da inanmaz çünkü o inanmayacak Rabbim bizleri inananlardan eylesin Cenab-ı Hak bizleri her daim zikredenlerden eylesin Ezmayin Kur'an-ı Kerim-i Ali Tefsir İlmihal ve Hadis Kitabı olarak hangi kitapları okumamı tavsiye edersiniz bunları zaman zaman Telegram sayfasında paylaşıyorum ama tekrar mesela meal okuyacaksınız yani hangi meali tavsiye edeyim ki ben size yani okuyun bir meal de gidin işte elmalının mealini okuyun örnekliyorum bunu onu dahi çevirenler bazı yerlerini kafalarına göre çevirerekten
değiştirerekten sadeleştiriyorlar yani meal gerçekten sıkıntılı bir durum ama okumayın diyemem yani böyle bir şey söylemem yani elmalının mealini okuyabilirsiniz sıkıntı yok tefsir olarak taberi tefsirini ben çok eski bir tefsirdir genel olarak taberi tefsirine bakıyorum hani bir mesele bir sohbet filan hazırlayacaksam ona bakıyorum genel olarak ona bakabilirsiniz hadis kitabı da burada da normalde mali durumunuz uygunsa gidin kütübü siddeye alın ibrahim cananın ve hatta rudaniye alın cemil fevayet alın 16 cilt normalde
tirmizi alabilirsiniz diyanetin bastırdığı riya-ü salim var 3 cilt nevevinin hani mali durumunuz yetmezse onu alabilirsiniz gibi tergip var terhif ve tergip var 7 cilt onun normalde o tergip ve terhibi yazarı şafidir kendisi ama onda da böyle hani hadis olarak doyurucu bir kitap onu alabilirsiniz hadis kitap olarak başka ilmihal demiş ilmihal olarak da eğer mümkünse hani kuduri tek cilt var ona bakabilirsiniz bir de el-hidaye var 4 cilt ona bakabilirsiniz daha geniş istiyorum derseniz İbn-i Abidin'i alabilirsiniz Fetevay-i Hindi'i
alabilirsiniz Serahsin'in mepsutu var onu alabilirsiniz daha geniş bu kadar 3 erkek çocuk annesiyim eşim eşim çocuklarımla beni çok aşağılayarak konuşuyor çocuk bakmanın çok zor olduğundan yakınıp boşanıp emekli olup başka yere gitmek istediğini söylüyor sonra da çok iyi bir şekilde derse gelip mülayim oluyor öyle oluyorlar genelde evet emekliliğini beklemesin şimdiden boşansın alsın çocuklarım da gitsin o zaman öyle yani buraya gelince herkes mülayim burada mülayim herkes Allah bize affetsin bunlar normalde işte
burada oturan kimseyi derinden yaralayan meseleler şimdi bir mücadele veriyorsunuz ve yani şimdi diyeceksiniz herkesin sevabı günahı kendine evet eyvallah biz isteriz ki herkes iyi olsun şimdi biz arkadaşları kardeşleri böyle kendi kardeşimiz canımız evladımız gibi görüyoruz böyle olunca hani şöyle düşünün işte bir çocuğunuz var çocuğunuzun eksikliğini veya kusurunu gelip birisi sizin yüzünüze söylüyor örnek e o anne baba nasıl üzülüyorsa
çöküyorsa e burada oturan da çöküyor bunun daha ağırları var yani ben yıllardır bangır bangır bağırırım eşlerinizi dövmeyin sövmeyin hakaret etmeyin zulmetmeyin normalde bazen öyle diyorum ya bunu rüyanızda görseniz ertesi gün şakülünüz kayar e görüyorsun bunu görüyorsun e uyanıyorsun veya uyanıksın yani dua ediyorsun yalvarıyorsun yakarıyorsun bazen böyle tekrar konuları burada konuşmaya artık ben bile utanıyorum neden ya bunu defalarca söylüyorum
bunu defalarca anlatıyorum yapmayın diyorum yapmayın nasıl söyleyeyim yani bedduam edeyim o vuran elin kurusun mu diyeyim yani bir üstad konumundaki bir kimse böyle bir beddua eder mi etmez ama canın yanıyor insanın canın yanıyor yani senin kız kardeşinin birisi kafasını gözünü kırsa ne yaparsın senin kızının birisi kafasını gözünü kırsa ne yaparsın cenabı hak ayeti kerimede eşleriniz size Allah'tan bir emanettir demiş ne yaparsınız Allah muhafaza eylesin
gerçekten üzücü şeyler hatta daha ilerisini söyleyeyim zaman zaman bunları böyle gördüğümde yaşadığımda böyle bizatihi kendi kendime şunu dediğim zamanlar çok Mustafa Özbağ hani seni dinleyen yok eden yok çekil kenara yani yapacak bir şey yok yani sen normalde demek ki dinlenilecek bir insan değilsin sözünde geçerli değil gerçekten bunu zaman zaman düşünmüyor değilim yani çekil kenara diyorum yani diyorum ki tamam kenara çekilmekte sünnet-i seneye de var çünkü yani bir kimsenin darül harpte yani tebliği bırakıp bir köşeye çekilmesi de
sünnet-i seneye de var ha benim yolum mu değil ben hiçbir zaman böyle bir hani en şedid zamanda dahi böyle bir şey düşünmedim ama bu tip şeyler insanı üzüyor beni üzüyor ben derinden etkileniyorum etkilenmiyorum desem yalan söylemiş olurum veyahut da işte böyle İslam'ın adabına erkanına ahlakına verdiğimiz mücadeleye uygun olmayan bir davranış bu ne olursa olsun bunları böyle dervişlerden görünce gerçekten üzülüyorum yani ben onu böyle çabuk atlatabilen bir kimse değilim duygusal bir insanım ben dışım kaba gibi görünür
ama ben fazla etkileniyorum bu sefer diyorum ki hatta kendi kendime işte bir yerde bir şeye şahit oluyorum bir daha diyorum düğün dernekte nişanlı nikahlı gitmeyeyim diyorum üzüleceğime gitmeyeyim diyorum veyahut da işte bir şey oluyor görüyorum diyorum ki bundan sonra diyorum işte bundan uzak durayım veyahut da işte elinle birisini evlendiriyorsun problem çıkıyor bir bakıyorsun adam dövmüş onu kadını diyorum ki bundan sonra kimsenin evliliğine karışmayayım bundan sonra diyorum yapma Mustafa Özbağ geri çekil diyorum
sebep ya kardeş ya o kızı sana dövesin diye mi verdik ne diye verdik sana zulmedesin diye mi verdik ağzını burnunu kırasın diye mi verdik neden verdik bunlar üzücü şeyler Allah bizi affetsin veyahut da işte kadını aşağıladı ne geçti eline boşa ya sen o kadını aşağılayacağını boşa kardeş sen onu döveceğini boşa yeminle söylüyorum boşa valla da billa da tilla da yediğimden yedireceğim içtimden içireceğim ya boşa ya boşa rezzak olan Allah
ben onu duymayayım yeter Allah muhafaza eylesin Allah anıldığı zaman kalplerin ürpermesi nedir kalbin ürpermesinin fiziksel belirtileri nelerdir kalbin ama sevinçle huşu içerisine bürünmesi ama hayret noktasında debdebeyi yaşaması hayret perdesinden hayret perdesine geçmesi Rabbim Allah'ı öyle zikredenlerden eylesin üç ihlas bir Fatiha-i Şerife peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem
hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına cihar yari güzin efendilerimiz ebubekir Sıddık Ömer'ül Faruk Osman'ı Zinnureyn Ali'l-Murtaza radallahu anh hazretlerinin ruhlarına haşer-i mübeşşerenin evlad-i resulullah zevci-i resulullah imam-ı hasan imam-ı hüseyin yetmiş iki şöhedanın şehidi kerbelanın bütün şöhedanın tüm ashab-ı resulullah hazretlerinin ruhlarına imam-ımız imam-ı azam ebu hanife imam-ı şafi imam-ı maliki imam-ı hanbeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına hediye edik vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi haberdar eyle ya Rabbi feyzatlarını himmetlerini şefaatlerini dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi üç ihlas bir fatihayı şerife amin hasıl olan sevabı pirimiz Seyyid Abdülkadir Geylani Seyyid Ahmed el Rifai Seyyid Ahmed el Bedevi Seyyid İbrahim Dursuki Şeyh Ebu Lesan'a Şazeli Şahı Nakşibenni Muhammed-i Bahaddin Şahı Mevlana Celaleddin Rumi Şahı Hacı Bektaşı Veli Şahı Hacı Bayramı Veli Mehmet Muhyiddin Üftade Veysel Karani Muhyiddin Arabi Niyazı Mısri ve bütün Pir ve Piran efendilerimizin
ruhlarında hediye edik vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi haberdar eyle ya Rabbi ve zatlarını himmetlerini şefaatlerini dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi amin üç ihlas bir fatihayı şerife amin amin hasıl olan sevabı geçmiş üstadlarımızdan Abdurrahim Tantavi Abdurrahim Enni Şavi elhaç elhafız Ebu Bekir Sıddıkı Çorumi Hacı Ali Haydar Efendi elhaç Çorulu Mustafa Anaç Efendi Nevşeyli Hacı Abdullah Gürbüz Efendi'nin Kaçuni dergahının Kabbaşi dergahının ve bütün geçmiş mürşidi kamillerin velilerin evliyaların
dervişlerin müminlerin ruhlarına ya Rabbi bilhassa Üstadımız bayındırlı Hacı Mustafa Özba Beyefendi Hazretlerinin ruhaniyetlerine çet ve dadalarının ruhaniyetlerine yaşayan bütün mürşidi kamillerin velilerin evliyaların bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti Muhammed'in ruhaniyetlerine Ruhk ve liyeden akraba ve talukatlarımızdan geçenlerin ruhlarında hediiledik vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi haberdar eyle ya Rabbi ve zatlarını himmetlerini şefaatlerini dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi Amin Amin Estağfirullah
El Azim El Kerim El Lezi La İlahe İlla Huu El Hayyel Kayyum Ve Etubi İleyh Estağfirullah El Azim Estağfirullah El Azim Estağfirullah El Azim Estağfirullah El Azim Estağfirullah El Azim Estağfirullah El Azim Estağfirullah El Azim Estağfirullah El El drain Estağfirullah El Azim Ya Malik el mülkü'nün kadim Estağfirullah
Ülken kadim, estağfirullah Ülken kadim, estağfirullah Estağfirullah, a'biden min tövbe ya Rabbi Estağfirullah, min kulli İnnehu min Süleyman ve innehu Bismillahirrahmanirrahim
Sadakallahu'l-azim Bismillahirrahmanirrahim Bismillahirrahmanirrahim Sultan
Settar Gaffar
Ya Settar Settar ismine inanıyoruz, günahlarımızı setreyle ya Rabbi Amin Gaffar ismine inanıyoruz, günahlarımızı affeyle ya Rabbi Amin Euzubillahirrahmanirrahim Bismillahirrahmanirrahim İnne allâhe ve melâiketehû yusallûne alen nebî Ya eyyühellezine âmenû Sallû aleyhi ve sellimû teslimâ Sadakallahu'l-azîm Allâhümme sallî alâ seyyidînâ Muhammed'in Afzal zikr fa'alam ennehu Allah