mustafaozbag.org

(NASİHAT/44) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 30.10.2025

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 30 Ekim 2025 · 28:37

Selamün aleyküm, Allah gecenizi hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i hakkı, hak, batılı, batıl bilenlerden eylesin, hakkı, hak bilip, hakkı yaşayan, hakkı haykıran, hakkı tebliğ eden, batılı, batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin, Nerede Müslümanların kanına, namusuna, şerefine, haysiyetine, topraklarına tecavüz eden var ise, o tecavüzcülerden Cenab-ı Hak intikamımızı alsın, Rabbim İsrail'i ve destekçilerini yerle yeksan eylesin, Doğu Türkistan'a özgürlük nasip eylesin,
Nerede haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevlerinde duran Müslümanlar var ise, hepsine özgürlük nasip eylesin, onları böyle yapanları Cenab-ı Hak helak eylesin, Rabbim Firavini sistemleri yerle bir eylesin, bizleri de affeylesin, bizleri de kendi yolunda eylesin, Kur'an'ı ve sünneti seni anlayıp yaşayanlardan eylesin, ecmain, 44. nasihatmış, bu gece Zariye Suresi ayet 55 dersimiz, inşallah.
A'udzu billahi minashşeytanirracim, bismillahirrahmanirrahim, Ve zekir fe inne zikiraten fe'ul mu'mininin, sadakallahu'l-raziyyin, Ayet-i Kerime'de Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine hitaben Cenab-ı Hak buyuruyor ki, Sen yine de zikret. Çünkü zikir mü'minlere fayda verir.
Bunun normalde meallerine bakarsanız, bu zikri meallerde genelde işte öğüt ver manasında almışlar. Ama ben biraz bu konuda meallere bakmıyorum. Ayet-i Kerime'nin kendi aslına baktığımızda, Ayet-i Kerime'nin aslında Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine hitaben, Sen yine de zikret. Zikir kelimesi geçiyor. O yüzden normalde ve zikir, zekir olarak geçiyor başında da. O yüzden sen yine zikret. Çünkü normalde devam ediyor, zikir mü'minlere fayda verir. Bu her ne kadar Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin şahsına münhasırmış gibi görünse de, bu normalde bütün mü'minleri, bütün iman eden, bütün herkesi bağlayan bir Ayet-i Kerime.
Sen zikret. Yani o yüzden bu bir emir. Bunu Hz. Peygamber'e söylerken bütün Müslümanlar için bu bir emir. Çünkü bu Kur'an hem maddeye hem manaya hitap eder. Hem peygambere hem geçmiş peygamberlere hitap eder. Hem de kendisinden sonra gelecek olan bütün kıyamete kadar bütün insanlığa hitap eder. Böyle olunca bütün insanlığa verilmiş bir manevi emirdir. Bir zahiri emirdir. O yüzden bütün herkes normalde zikretmekle, zikretmeye mecburdur. Zikretmekle emrolunmuştur. Böyle olunca o normalde zikir tabii kalbi ölü olanların kalplerini diriltir. Yani normalde bütün insanlar bu noktada büyük bir gafletin içerisine düşerler.
Günlük hayatlarında veyahut da ömürlerinde o gafletten kurtuluşun yegane tek yolu Allah'ı zikretmektir. O insan zikrederse gafletten kurtulur, zikrederse o kimse öğüt alır, zikrederse o kimsenin kalbi çalışır, zikrederse o kimsenin kalbinde Allah sevgisi oluşur. O yüzden normalde zikrullah yapan bir kimsenin kalbi ölüm uykusundan kurtulur. Eğer o kimse zikrullah yapmazsa o kimsenin kalbi ölüm uykusundan kurtulmaz. Yani bugün veyahut da dün de öyleydi. İnsanların kalpleri genel olarak ölüm uykusundadır. Yani o kalbi kararmıştır, kalbi katılaşmıştır, kalbi körleşmiştir. Onu normalde günlük olarak harekete geçirecek olan Allah'ı zikirdir. O yüzden zikir bir taraftan hatırlamaktır, bir taraftan zikir öğüttür, bir taraftan zikir manevi diriliştir.
O manevi dirilişi, o manevi öğütü alabilmek için o kimsenin muhakkak zikrullah etmesi lazım. Ve zikrullahla onun kalbi mümain olacak. Çünkü o zikrullah olmazsa onun kalbinde mutmainlik oluşmayacak. Mutmainlik oluşmayınca da Allah'a, peygambere, dine hep böyle kendince tam anlamıyla bağlı kalamayacak. Tam anlamıyla berrak bir şekilde imanın kemale ermeyecek. O yüzden normalde insanın kendi varlık amacından uzaklaşmış olacak. Oysa Cenab-ı Hak insanları kendisini tanısın, kendisini bilsin diye yarattı. Ve kendisini tanısın, kendisini bilsin diye yaratırken de kendi ruhundan üfledi insanlara. Kendi ruhundan üfleyince yani normalde kendisine yarattı. İnsan, bütün mahlukat, bütün varlık insana yaratılmıştır.
İnsan da Allah'a yaratılmıştır. İnsanın yaratılışı Allah'ın kendisinedir. Sizi varlığa yaratmadı. Varlığı size yarattı. Öyle olunca sen Allah'a aitsin. Allah seni kendisi için yarattı. Halifen dedi. O zaman senin kalbin mutmain olacak ki o normalde sen o aslına dönüşü gerçekleştiresin. Sen özüne dönüşü gerçekleştiresin. O safiyanı, ademiyeti bulabilirsin. Eğer normalde zikretmezsen sen o safili yakalayamayacaksın. O ademiyeti yakalayamayacaksın. Ademiyeti yakalarsan o zaman bütün esma sıfatların senin üzerinde maddi manevi, zahiri batını tecelli ettiğini göreceksin. Bunu idrak edeceksin. Yoksa sen idrak etsen de etmesen de maddi manevi bütün sıfatlar senin üzerinde tecelli ediyor.
Sen aslında kendi kıymetini bilmeyensin. Neden? Sen heva hevese düşüp, gaflete düşüp, dünyanın debdebesine aldanıp kendisinin, kendinin ne için yaratıldığının farkında değilsin. Unutuyorsun, gaflete düşüyorsun ve normalde böyle olunca da seni Cenab-ı Hak kendisi için yarattı. Sen bundan uzak oluyorsun. Oysa sen sıfatlar noktasında tecelligahsın. Yani aynasın. Cenab-ı Hak sana baktıkça kendi sıfatlarının tecelliyatını görüyor. Ama senin aynan kirli, tozlu, pisli. O yüzden kirli ve tozlu olduğu için sen kendi aynanda kendini veyahut da kendi aynanda onun sıfatsal tecelliyatını görmekten uzaksın. Çünkü sen ölülerdensin zikretmediğin için. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bir hadis-i şerifinde diyor ya sizleri ölüyle diri arasında farkı söyleyeyim mi?
Söyle ya Resulallah. Allah'ı zikredenler diri, Allah'ı zikretmeyenler de ölü gibidir. O zaman sen zikret. Çünkü zikirde nasihat vardır. Sen zikret. Zikirde hayır vardır. Şimdi diyeceksiniz ki zikirde nasıl nasihat olur? Sen Allah'ı çokça zikredersin. Cenab-ı Hak senin o parlak olan gönlüne ilham eder. Yani ayet-i kerime mucibince vahy eder. Biz onu normalde hep o ilham olarak nitelendirmişler. Ayet-i kerimelerde vahiy olarak geçer. Nasıl öğüt olur? Cenab-ı Hak senin kalbine ilham eder. İyiyi, doğruyu, güzeli senin kalbinde gösterir onu. Senin kalbin başlar çalışmaya. Senin kalbin çalışmaya başlayınca Allah'a yakinlik iyice artar. İyice artınca senin Cenab-ı Hak bilmediklerini sana öğretir.
Bakın bilmediklerinizi size öğretir. Allah'ı zikredene öğretir. Senin kalbine ilham eder. Ve sen Allah'a hakkıyla kulluk edersen Cenab-ı Hak seni kendi emanına alır. Kendi lütfü ilahisiyle, ikramıyla senin kalbini ihya eder. Senin kalbini parlatır. Ve kendi sevgisiyle doldurur orayı. Ve sen öylesine bir hale gelirsin ki Allah'ı zikrettikçe Allah'ın seni zikrettiğini işitir hale gelirsin. Allah'ın seni zikrettiğini normalde görür hale gelirsin. Ve bütün o mükevanatın zikrine ortak olmuş olursun. Ve mükevanatla beraber sen de o zikir senfonisine katılırsın ilk önce. Ama sonradan bütün mevcudat senin zikrinin senfonisine katılır. Yani artık sen hangi esmayı çekiyorsan o mükevanat etrafındaki senin etkalanın senin esmanı söylemeye başlar.
Önce sen etrafın esmasını söylersin ama sonra etraf senin esmanı söylemeye başlar. İşte o zaman sen adım adım artık o zikrullahın perdesinde halden hale geçer. Zikrullahın perdesinde zikrettiğinle baş başa kalırsın. O yüzden Hazreti Peygamber'in üzerinden söylüyor. Sen zikret. Evet. Senin dışında bir sürü olaylar olacak. Senin üzüleceğin, incineceğin olaylar olacak. Senin başına bir sürü imtihanlar gelecek, sıkıntılar gelecek. Her yerden bir sıkıntı yaşayabilirsin. Ama Cenab-ı Hak Peygamber'in üzerinden diyor ki sen zikret. Peygamberine de diyor sen zikret. Seni dinlemeyecekler. Sen tebliğ etmeye gideceksin. Seni dinlemeyecekler. Sen Allah yolunda koşmaya çalışacaksın.
Senin ayağına çelme takmaya çalışacaklar. Seni durdurmaya çalışacaklar. Nasıl Hazreti Peygamber'in sallallahu aleyhi ve sellemle alay ettilerse seninle de alay edecekler. Nasıl onu dinlemedilerse seni de dinlemeyecekler. Nasıl geçmiş peygamberlerin eşleri peygamberlere, kocalarına iman etmediyse peygamberlik noktasında nasıl geçmiş peygamberlerin çocukları kendi babalarına peygamberlik noktasında iman etmedilerse nasıl peygamberlerin akrabaları akrabaları onların peygamberliğini kabul etmediyse onların nasihatlerini kabul etmedi
onlara birçok zorluklar çıktı. Nemrut'la uğraştılar. Firavun'la uğraştılar. Eşcinsellerle uğraştılar. Haksızlıklarla, ursuzluklarla, hırsızlıklarla uğraştılar. Düzenbazlarla uğraştılar. Uğraştılar da uğraştılar. Kavmiyetçilerle uğraştılar. Bütün hepsiyle uğraştılar. Hepsiyle de savaştılar. Hepsiyle de didiştiler. Tabiri caizse peygamberlik zamanlarında bir berrak bir gün yüzü görmediler. Ömürleri mücadeleyle geçti. Ve peygamberin üzerinden Cenab-ı Hak bütün peygamberlere ve bütün müminlere hitap ediyor. Sen zikret. Senin başında ne olursa olsun sen neyle uğraşırsan uğraş neyle uğraşırsan uğraş hangi halde olursan ol hangi durumda olursan ol ister mürid adayı ol ister derviş adayı ol ister sufi adayı ol adına ne derlerse desinler ister şeyh ol ister mürşidi kamil ol sen ister havada uç ister denizin üzerinde yürü sen istediğin kadar mana ehli ol istediğin kadar keramet sahibi ol istediğin kadar senin üzerinde
bütün her şeye tecelli etsin. Sen istediğin kadar yerin dibinde gir istersen göklerde seyran eyle. Ne halde olursan ol ister günahkar ol ister münafik ol ister kafir ol ne olursan ol hangi haltı işlediysen işte nefsime söylüyorum bunu hangi günahı işlediysen işte hangi haltı işlediysen işte sen ama Allah'ı zikret. Çünkü Allah'ı zikredersen Allah da seni zikredecek. Çünkü Allah'ı zikredersen hele topluluk içerisinde zikredersen Cenab-ı Hak senin günahlarını hayra çevirecek. Seni kendi rahmet deryasına alacak. Kendi lütuf deryasına alacak. Kendi ikram deryasına alacak. Çünkü zikret müminlere fayda verir zikrullah. Zikret sadece sana fayda değil. Sen zikretmeye başladığında müminlere de fayda olacak.
Neden? Sen zikrediyorsun müminler seni görünce Allah hatırlarına gelecek. Sen zikrediyorsun insanlar sana bakınca mümin ise Müslüman ise Allah hatırına gelecek. Zikretmeye başlayacak. Sen öyle zikret ki senin dolaştığın yerde bütün müminler heyecanlansın kalpleri pırıldasın. Çünkü kalpler mümini görünce sevince boğulur. Kalpler mümini görünce zikrullahı duyunca o frekansı yakalayınca kalpler dirilir. Bütün kalpler dirilir. Bir sufinin kalbinden dolaştığı gezdiği yerde etki alanına göre oradaki müminlerin kalbi dirilir. Kalbi heyecana geçer. Onlar da zikrullah yapmaya başlar. En büyük nasihat Allah'ı zikirdir.
Çünkü Ankabut ayet 45'te en büyük ibadet Allah'ı zikirdir demiştir. O yüzden sen zikret. Ve sen zikredersen o zaman normalde bütün sadece kendini kurtarmayacaksın. Sen zikredersen faydası sadece sana değil. Müminlere de fayda verecek. Sadece sana fayda vermeyecek. Müminlere de fayda verecek. Ve seni gören müminler Allah'ı hatırlayacak. Seni gören müminler onlar da zikrullah'a başlayacak. Seni gören seni hisseden o frekansta duran kalpler seni hissedip zikrullah'a başlayacak. O yüzden sen zikret. Sen zikredersen ağaçlar hayvanlar börtü, böcek, deniz, kum bütün her şey seni gördüğünde zikrullah'ı gördüğünde heyecanlanacak.
Dağa bakacaksın dağ heyecanlanacak. Ağaca bakacaksın ağaç heyecanlanacak. Çünkü sen zikredersen sendeki o zikrullah'ın nuru etrafı ihata çek. Bu özel çünkü. Ağaç kendi başına kendi iradesiyle zikretmez. Ağacın zikrullah'ı iradesizdir. Otun çöpün zikrullah'ı iradesizdir. Hayvanın zikrullah'ı iradesizdir. Normalde göklerin zikri iradesizdir. Arşalya'nın zikri iradesizdir. Meleklerin zikrullah'ı iradesizdir. Onlarda cüz-i irade yoktur kendilerince. Oturup Huzisi Allah'ı zikretmen gibi bir dertleri yoktur. Onların zikrullah'ı cebri'dir. Bir kuşun zikrullah'ı cebri'dir. Sizin hücrelerinizin zikrullah'ı cebri'dir. Sen Allah'ı zikretsen de zikretmesen de senin hücren zikreder.
Buradaki önemli husus şu. Sen husisi manada Allah'ı zikredersen ve o zikrullah sende ihata olursa oturursa senin bütün hücrelerin o esmayı söylemeye başlar. Bunlar seyr-üsülükte görülen şeylerdir. Normalde sen oturursun üstadın sana bir esma vermiştir. Sen o esmaya devam ederken bakarsın ki bütün vücut o esmayı söylüyor. Bakarsın ki masa o esmayı söylüyor. Çiçekler o esmayı söylüyor. İçtiğin su o esmayı söylüyor. Aldığın nefes o esmayı söylüyor. Verdiğin nefes o esmayı söylüyor. Bakarsın ki o esma her yerde tecelli ediyor. Senin yediğinde o esma var. İçtiğinde o esma var. bütün esma bütün normalde senin etrafına yayıldı.
O yüzden sen zikret. Senin etrafında nurlanacak o zikirle. Bakın senin etrafında nurlanacak. Senin normalde eşin çoluğun çocuğun eğer mümin iseler o zikrullah'tan nasiplerini alacaklar. Ve o zikrullah'tan nasiplerini almıyorlarsa o zaman eşinde çoluğunda çocuğunda sıkıntı var. Sen gerçekten Allah'ı zikrediyorsan senin etrafında o zikrullah senfonisine katılması lazım. O zikrullah senfonisine katılmayanlar var ise o zaman normalde onlarda sıkıntı vardır. O yüzden zikredenleri ancak müminler sever. Zikredenleri müminler sever. Zikredenleri ancak kafirler düşmandır. Münafıklar düşmandır. Mürtedler düşmandır zikredenlere. Allah'ın zikrine ve zikredenlere düşman olan bir tek kafirler münafıklar mürtedlerdir.
Bir kimse Allah'ın zikrine düşman ise karşıysa ya kafirdir ya münafıktır ya mürtettir o. Ya gizli Hristiyandır ya gizli Sebateisttir ya gizli Ermenidir ya gizli Katoliktir ya gizli Ortodokstur ama adı Türk adıdır adı Müslüman adıdır Yakup olmuştur gibi bir şeydir. Yani Allah'ın zikrine karşı gelenler bilin ki katıksız kafirdir. Katıksız kafirdir. Bunları böyle cesaretli bir şekilde söylememişler. Söylemeyince de hani Allah'ın zikrine düşman olanları biz dost görmeye çalışmışız. Allah'ın zikrine düşman düşman olana dost olursan sen de kafir olursun. Allah'ın zikrine düşman olana sen dost olursan sen de kafir olursun.
Çünkü Allah'ın zikrine düşman olan kafirin ta kendisidir. Kafirin ta kendisidir. Şimdi diyeceksin benim annem düşman yok benim babam düşman yok benim eşim düşman yok benim çocuğum düşman beni ilgilendirmiyor. Ben Allah'ın dini beni ilgilendiriyor. Kim Allah'ın zikrine düşman ise kafirin ta kendisidir. Namaz da kılsa oruç da tutsa namaz da kılsa oruç da tutsa bin sefer hacca da gitse o kimse Allah'ın zikrine düşman ise kafirin ta kendisidir. Son nefesinde küfür ehli olarak göçer gider bu dünyadan. Bunda şek şüphe yok. Bunda şek şüphe yok. Allah'ın zikrine düşman olanla sen dost olamazsın.
Ona tebliğ edebilirsin. Ona nasihat edebilirsin. Ona söyleyebilirsin. Kardeş yapma etme Allah'ın zikrine düşman olursan bak küfre düşmüş olursun. Evliler eğer eşlerden birisi Allah'ın zikrine düşmansa nikahları düşmüştür. Tecdid iman tecdil nikah gerekli. Eğer o tecdil nikah tecdil iman olmaz size ondan doğacak olan çocuk annesi babası belli velidi zinadır. Sen zikret zikir müminlere faydalıdır. Ayet-i kerime bu. Sen zikret zikir müminlere faydalıdır. Zariyet ayet 55 Bunu meyalciler sen nasihat et olarak bunu değiştirmişler.
Rabbim bizleri ayet-i kerimeleri eyüp bükenlerden olmasın. Cenab-ı Hak kendisini zikrettirdiği kullarından eylesin. Her daim onu zikreden her daim ona muhabbet besleyen onu seven kullarından eylesin. Heva ve hevesini ilah edinip zikrullah'tan geri dönen ve şeytana kulluk eden kimselerden eylemesin. Ey tecmain. Üç ihlas bir fatiha-i şerife. Hasıl olan sevabı peygamber efendimiz Hz.
Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamberi zişan efendilerimizin ruhlarına. zihar-i yarı güzin efendilerimiz ebu bekir siddik ömer faruk osman zinnureyn ali murtaza radiyallahu an hazretlerinin ruhlarına. aşerim beşerenin evladı rasulullah zevce-i rasulullah imam hasan imam hüseyin yetmiş iki şöhedanın şehidi kerbelanın bütün şöhedanın tüm ashabı rasulullah hazretlerinin ruhlarına. imamız imam azam ebu hanife imam şafii imam maliki imam ham billi ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına ayrı ayrı hediye aldık vasıl ve hissedar eyle ya rabbi haberdar eyle ya rabbi ve zatlarını himmetlerini şefaatlerini dualarını üzerimizden eksik eyleme ya rabbi üç ihlas bir fatihai şerife hasıl olan sevabı pirimiz seyyid abdülkadir geylani seyyid ahmed el rifai seyyid ahmed el bedevi seyyid ibrahim dusiki şeyh ablesene şazeli şahı mevlana celaleddin rumi şahı
hacı bektaş veli şahı bayram veli mehmed muhiddin üftade veysel karani muhiddin arabi niyaz mısri ve bütün pir ve piran efendilerimizin ruhlarında hediye eledik vasıl ve hissedar eyle ya rabbi haberdar eyle ya rabbi feyzatlarını himmetlerini şefaatlerini dualarını üzerimizden ya rabbi amin üç ihlas bir fatihai şerife amin ve ya rabbi hasıl olan sevabı geçmiş üstadlarımızdan abdurrahim et tantavi abdurrahim en nişavi el haç el hafız edubekir sıddı ki çorumi hacı alaydar efendi el haç
çorul mustafa naç efendi nevşeyl hacı abdullah gürbüz efendinin kaçuni dergahının kabbaşi dergahının ve bütün geçmiş mürşidi kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin ruhlarına ya rabbi bilhassa üstadımız bayındırlı hacı mustafa özba beyefendi hazretlerinin ruhaniyetlerine ced ve dadalarının ruhaniyetlerine yaşayan bütün mürşidi kamillerin velilerin evliyaların bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti muhammedin ruhaniyetlerine turuk eliyeden akraba o talikatlarımızdan geçenlerinin ruhlarında hedieledik
vasıl ve hissedar eyle ya rabbi haberdar eyle ya rabbi ve izaklarını himmetlerini şefaatlerini dualarını üzerimizden eksik eyleme ya rabbi amin ve selamun alel mürselin ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin eûzü billahi mineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim eftali zikir fa'lamennâhû la ilâh eee fatiham selamat

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi