mustafaozbag.org

(NASİHAT/13) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti -18.01.2024

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 19 Ocak 2024 · 1:21:56

Hayırlı eylesin. Amin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'e hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Amin. Hakkı hak bilip hak yolunda yaşama, batılı batıl bilip batıldan uzaklaşan kullarından eylesin. Amin. Rabbim Kur'an ve sünneti seni sımsıkı yapışıp Kur'an ve sünneti seni yaşayan ve yaşatan kullarından eylesin. Amin. Rabbim İslam âlemine, Müslümanlara zulmeden her kim varsa hepsini de kahri perişan eylesin. Amin. Müslümanları inancından dolayı, Müslüman olduklarından dolayı zulmedenleri Cenab-ı Hak perişan eylesin. Amin. Siyonistleri, İsrail'i ve yandaşlarını ve yanındakileri hepsini de kahri perişan eylesin. Amin.
Hepsini de dağıtsın inşallah. Amin. Birkaç soru var ondan sonra bu akşamki sohbet konumuz Maide 55 ve 56. ayet-i kerimeleri. Ama önce bu birkaç soruya inşallah cevap vermeye çalışalım. Tefsir kitabı olarak kimi tavsiye edersiniz? Ben genelde tefsir kitabı olarak birinci derecede bu taberi tefsiri var. Hemen hemen İslam dünyasının ikinci yazılan tefsiri diyebiliriz. Birincisi Hazreti Abbas'ın oğlu Abdullah'ındır. Enteresan bir şey. Böyle kalın bir cilttir. Onun Arapçası var bende ama henüz daha onun zannediyorum Türkçesi çıkmadı galiba. Onun olsun ama ben böyle bir hani bir yerden elime geçtiydi öyle. Elime geçti derken öyle satın aldıydım böyle bir şey olarak.
İlim kaybolmasın ortadan hani böyle bir kıymetli bir kitap olarak onu gördüm. Onu aldıydım. O İslam dünyasının ilk tefsiri denilebilir. Hazreti Abbas Efendimiz'in oğlu Abdullah'ın. Onu önemsedim. Sebebi şu Hazreti Abbas'ın oğlu Abdullah radıyallahu anh Hazretleri. Arap diline çok hakim bir kimsedir. Yani Arap diline hakim olmak şu. Yani hangi kelime, hangi cümlenin içerisinde kullanılırsa ne manaya gelir? Hangi mastar nerede kullanılırsa hani mana nerede değişir, nerede değişmez? Bu Arap diline hakimiyet önemli. Bu manada önemli. Zaten şu anda da insanların bocalamalarının sebebi bu. Böyle Arap diline hakim, alim çok az şu anda. Yani bunu işte Arapçanın o gramer yapısını çözecek, mastarlarını çözecek, köklerini çözecek.
Böyle baya baya bir ilim isteyen bir dal bu. Ama tabii belki de bu zorluktan dolayı o tek ciddik tefsiri Türkçe'ye çeviremiyorlar veya çevirmiyorlar. Bilemiyoruz onu ama Arapçası var. İkincisi en önemli benim nazarımda taberi tefsiri. Taberi tefsiri çünkü benim için neden önemli? Herhangi bir siyasi, ekonomik, askeri bir baskı altında yazılmadan, kalınmadan yazılmış olan tefsiri taberi o yüzden önemli.
Benim nazarımda önemli. Bir de şey var, böyle tabii son dönem elmalı var. Evet okunabilir. Tefsir-i Kebir var Fahrettin Razi'nin ama geniş bir de Fahrettin Razi üzerinde de değişik böyle yorumlar var. Hani bir kimse bunları bilirse ona göre hani okuyabilir. Ama normalde daha son dönem bir şey okumak istiyorsa Ömer Nasuh bilmeni okuyabilir. Tabi Yusuf hocamın bir önerceği varsa var mı hocam önercem bir şey? O ilahiyat çevresinde bunlar önemli. Hangi neyi okutuyorlar genelde ilahiyatlarda? Kendi tefsir kitaplarını okutuyorlar. Evet. Oralardan mı soruyorlar? Anladım.
Peki Allah razı olsun. Ben bu son dönem tefsirleri çok muhakkif değilim. Ondan sonra o bahsettiği ilahiyat hocalarının tefsirlerine de vakıf değilim. Çünkü hem yok bende alma ihtiyacı, bakma ihtiyacı da görmüyorum. Çünkü mesela taberi tefsiri genelde işte sahabelerin ve tabi'inlerin görüşlerini alır. Bazı yerlerde kendi görüşünü de koyar. İşte der ki şu böyle demiş, bu böyle demiş, bu böyle demiş, biz de böyle diyoruz der. O kendi görüşünü de koyar. Ama genelde tabi'nin sözlerini alır ilk alimlerin öyle söyleyeyim. Benim için şey, önemli bir de şey var. Hadislerle Kur'an tefsiri var. O da var ama ben genelde bu taberi tefsirini kullanıyorum.
Allah bizi affetsin. Sorunun ikinci kısmı. İnsanın hal ve hareketleri hızlı düşünme ve karar verme noktasında hızlı olması yanlış karar vermeye sebep oluyor. Daha ağırbaşlı ve vakur olmak için ne yapmalıyız? Ölümü düşünüp sükunet bulmak için tefekkür ettiğimizde fayda göremediysem, ben de dünyaya düşkünlük, dünya sevgisi fazla olduğunu anlamalıyım. Anlamalısın. Fazla olduğunu mu anlamalıyım? Hızlı ve ani karardan nasıl durgunlaşırız? Burada önemli olan hızlı ve ani karardan kaçınmak değil, doğru kararı görmektir. Bazen anlık kararlar söz konusu olur. Hızlı karar vermek zorunda kalabilirsiniz. O yüzden dur ben bir düşüneyim, bir tefekkür edeyim, sonra karar vereyim.
Böyle bir noktada olamayabilirsiniz. Hele böyle bir çağda, böyle bir zamanda, evet, sükunetli olmak, olayları irdelemek, incelemek, perde arkasına bakıp, işin hakikatine vakıf olup öyle karar vermek güzel bir şey. Ama buna ulaşmak için ölümü tefekkür etmek, sükunetli davranmak, yavaş hareket etmek, bunlar ilim olmadıktan sonra, bunun bir anlamı yok. Bu ani kararda seni isabet ettirecek olan şey, Kur'an ve sünnet bilgisidir. Eğer bu bilgiye hakim isen, bu bilgiye var ise, o zaman sen ani karardan zarar görmezsin. Çünkü bir meseleye, bir olaya bakarken, ayet ve hadis-i şerif mantığınca baktığında, bir problem yaşanmaz. Ama ayet ve hadis mantığıyla yaklaşmazsan, ayet bilgin yoksa, hadis bilgin yoksa, o zaman sen istediğin kadar bekle, sükunetli davran.
Bir şey çıkmaz burada. Ben yıllardan beri arkadaşlara şunu söylüyorum. Kur'an'ın yaşanmış hali, bakın, Kur'an'ın yaşanmış hali, Hz. Muhammed Mustafa'da. Hz. Muhammed Mustafa, Kur'an'ın yaşanmış hali. Tabiri caizse, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin, baştan sona bir Kur'an tefsiridir. Baştan sona. Bunun altını önemli çiziyorum. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hayatı, peygamberliğiyle beraber değil, doğumundan itibaren, başlı başına en mükemmel şekilde bir Kur'an tefsiridir. Hatta, öyle bir Kur'an tefsiridir ki, içinde şeriatı, tarikatı, hakikati, marifetullahı, bütün nefsin hallerini, her şeyini, varlığı baştan başta donatacak, varlığı baştan başa, bakın, baştan başa size anlatacak bir Kur'an tefsiridir.
Bu son dönem, son 150-200 yıldan beri, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin, hem hadislerine, hem sünnetlerine, hem işte kendi hayat standartlarına, yaşantısına, insanlar bilhassa önce batıda başlayan saldırı, sonra İslam dünyasının içine girdi. İslam dünyasının içine girince, İslam dünyasında da ahmaklar, kafirler, münafıklar, mürtedler, çok özür dilerim ama, zekası geri olanlar, münafıklar, bunları böyle sanki yitik mal bulmuş gibi aldılar, bunları İslam dünyasının içerisine zehir olarak akıttılar.
Zehir olarak akıtırken, Avrupalılık, çağdaşlık, Avrupa'ya benzeme, ne bileyim işte illericilik, bilmem necilik, bu tıp şeyleri bizim önümüze koydular. Hatta hala da bizim önümüzde, yani illericilik, çağdaşlık, böyle neyin illericiliği, neyin çağdaşlığı, kimse bunu sormaz. Bunu bizim önümüze koyaraktan, Müslümanları gerici, yobaz, kafası çalışmayan, bir şeyi anlamayan, bir şeyi idrak etmeyen bir kimliğe büründürdüler. Ve Müslümanlar da kendi kendilerine ekonomik geriliğini, siyasi geriliğini, ondan sonra askeri geriliğini, kültürel geriliğinin yenilgisi içerisinde, o batıdan gelen, işte ileri demokrasi, ne ileri demokrasi, İbneler'in birbiriyle evlenmesi, ileri demokrasi ne, fuhuşun serbest olması, ileri demokrasi ne, kumarın, içkinin, uyuşturucunun serbest olması, ileri demokrasi ne, anne babayı tanıma, Allah'ı tanıma, peygamberi tanıma, dini tanıma, hiçbir şeyi tanıma, ileri demokrasi ve çağdaşlık.
İleri demokrasi ne, din bağın olmasın, ileri demokrasi ne, milliyet bağın, millilik bağın olmasın, ileri demokrasi ne, aile bağın olmasın, ileri demokrasi ne, eş, çoluk, çocuk, anne, baba, dede, nine bağın kalmasın, sal yakasını gitsin. İleri demokrasi diye bizim önümüze koydukları bu. Çünkü kendi yaptıkları, inandıkları demokrasiye kendileri de inanmıyorlar. Kendi kurdukları kurumlara, kendileri de inanmıyorlar, dinlemiyorlar da zaten. Ama ne yazık ki bizim önümüze bunları koydular, biz de aldandık, bizim geçmişlerimiz aldandı, bugünkü nerede aldanıyor? Hala da bunları bizim önümüze koyuyorlar. Ne, ilericilik, çağdaşlık, demokrasi, insan hakları, nerede insan hakları hani?
Nerede demokrasi, Irak demokrasi mi geldi? Hani demokrasi getireceklerdi, kimin demokrasisini getireceklerdi, nerenin demokrasisini getireceklerdi? Komple katlettiler, öldürdüler, kadınlarını fuhuş yaptılar, zina ettiler, tecavüz ettiler, bıraktılar. Götürdüler, Lübnan'a sattılar, götürdüler kız çocuklarını nereye? İşte yeni patladı, leğon patladı şimdi. Gittiler, Amerikanın zenginlerine peşkeş çektiler. Gözümüzün önünde İsra reskerleri, Filistinli çocuklar alıyor, öyle değil mi? Herkes de diyor ya çocuklar alıyorsunuz, nereye götürdükleri çıktı meydana. Ne yaptıkları meydanda, hani insan hakları? Hepsi de laf, ben 30 yıldan beri sohbet ediyorum, 35 yıldan beri, 35 yıldan beri aynı şeyleri söylüyorum.
Diyorum ki batının hiçbir şeyine inanmayın, hepsi de birer sıvamadır. Altında başka bir şey atar. Senin gözünün önüne çıkarırlar. İleri demokrasi, çağdaşlık dediklerine kadınları soydular, soğana çevirdiler. Kadınları çırılçıplak bıraktılar meydana. Bu ileri demokrasi, bu çağdaşlık oldu. Allah bizi affetsin. Şimdi, biz sünnet-i seniyeden ayrıldıkça, Kur'an ve sünnetten ayrıldıkça, biz yerine bir şey koymadık ki. Yerine bir şey konmadı. Özellikle yerine bir şey konmadı. Özellikle yerine bir şey konmadı ki, yerine koyulacak bir şey de yok çünkü. Ve bizi asıl o zaman gerici yaptılar. Bakın, asıl o zaman gerici yaptılar. Dinsizlik, ateistlik, ondan sonra inanmamazlık, geçmişteydi. Yani bir Hristiyana bakıyorsun, o iyi sevi, ona gerici diyen yok, ona yobaz diyen yok.
Veya bir normalde Yahudi'ye bakıyorsunuz, daha geri değil mi? Musa Aleyhisselam'ın dinine tabirler. Kendilerince öyle diyorlar. E daha gerici. Onlara gerici diyebiliyor musun? Diyemiyorsun. Kötüleyemiyorsun bile. Sen kalkar şimdi, bugünkü Yahudilerin inancını kötülemeye kalk, seni perperişan ederler. Evet. Hiçbir şey diyemezsin. E daha geri. Ona bakmıyorlar. Velhasıl kelam bizi o hadislerden, o sünnet-i seniyeden kopardılar. Koparınca biz Kur'an'ı hiç anlamaz olduk. E dil, Kur'an dili de kalktı. Dilden de kopardılar. Şimdi de ne dediler ondan sonra? Anlamadığınız, bilmediğiniz Kur'an-ı Kerim'i okuyorsunuz. Ya bu dilden koparan sizsiniz.
Bu millet nereden anlayacak onu? Anlaması mümkün değil. Kur'an kurslarını iptal eden sizsiniz. Camilerde Kur'an-ı Kerim okunmasını, öğrenmesini iptal eden sizsiniz. Kur'an-ı Kerim okuyanları dipçikleyen sizsiniz. Kur'an'ları yakan sizsiniz. E bu millet nereden öğrenecek Kur'an-ı Kerim'i? Öğrenmesi mümkün değil. Dilini de öğrenmesi mümkün değil. E sonra? Sonra ikinci başlıyordu. Sonra bakın bunlar sanki vardı da bu insanlar öğrenmemiş gibi. Ardından salva başlıyor. Yani ayeti kerime zekattan bahsediyor. Siz ağlıyorsunuz. Evet bu insanlar normalde öğrenemediler. Kur'an-ı Kerim zekattan bahsediyor. Evet onlar hisleniyorlar, ağlıyorlar. Evet dilini bilmiyoruz. Doğru bilmiyoruz.
Ne yaptınız yani? Siz öğrettiniz de biz mi öğrenmek istemedik? Müslümansan sen ilkokulda İslam müfredatına göre, Hristiyansan ilkokulda Hristiyanlığı öğren, Yahudi sen ilkokulda Yahudili öğren dediniz mi? Hayır. Ama Hristiyanların kendine ait okulları oldu. Hristiyanların kendine ait okullarda Hristiyan dinini öğrendiler. Yahudilerin kendilerine ait okulları var. Yahudiler kendilerine ait olan okullarda kendi dinlerini öğrendiler. Masonların kendilerine ait okulları var. Masonlar kendi ellerine ait olan okullarda öğrendiler. Sebataycıların kendilerine ait okulları var. Sebataycılar da kendine ait okullarda öğrendiler. Peki Müslümanlar dinini nerede öğrenecek?
Hiçbir yerde öğrenmeyecek. Mehmet Emin Bey girdin mi gene Kota'ya ben? Sen beni oradan şey yap. Elini kaldır dikkatli konuş da. Ben tam gaz gidiyom gene. Şimdi normalde böyle olunca nereden öğrenecek Müslümanlar? Öğrenmesi mümkün değil. Bir de tutturduğunuz siz bütün din adamlarını, din alimlerini, sufileri, dervişleri kötü gösterdiniz. Yani ben gençliğimden hatırlıyorum. Filmlerde işte böyle karışık sakallı, elinde tesbih, namussuz bir adam tiplemesi. Kim başında hoca kisvesi, şapkası, takkesi, ırzcı, namussuz, şerefsiz tiplemeyi bu milletin önüne koydunuz. Herkes dedi ki ya bütün Müslümanlar böyle. Hatta hala da, hala da her türlü karikatür, her türlü kötüleme var mı?
Var ve hasabın bozuluyor. Sen AK Parti'ye düşman olabilirsin. Kime düşmansan düşmansın. Ne ama dini argümanlar kullanarak sen düşmanlığını beyan ediyorsun? Bu moda şimdi. AK Parti'nin hatası olabilir. Müslümanlıkla ne alakası var ya? İslam'la ne alakası var? Birisi dinden bahsedince AKP'nin adamı, AKP'nin hocası, AKP'nin şeyhi, AKP'nin insanı. Ne alakası var cahil adam? Din belli ama yok bizim insanımızı baskılıyorlar. Bakın bu baskılanmaktan kurtulamadık.
Bakın bu baskılanmaktan kurtulamadık. Yani hangi partiyi siz iktidara getirirseniz getirin, o kendi kendine böyle dindar, muhafazakar görünüyorsa, o da baskılanmaktan kurtulamıyor, o da bir şey yapamıyor. İşin en enteresanı da o. İşin en enteresanı da o. Böylece ne olmuş oldu? Biz sünnet-i seniyeden hızla uzaklaştık. Hızla uzaklaştık. E şimdi hızla uzaklaşınca hadis bilgisi yok. O kimse nasıl hızlı karar verebilecek? Veremeyecek. Ben diyorum ki, hep sohbetlerde arkadaşlar, çok hadis okuyun. Ahlaki hadisleri çok fazla okuyun. Muamele ile alakalı hadisleri çok okuyun. Bunlar sizde hayat yolunuzda, hayat yolunuzda. Sizin böyle hani kedi gözleri var ya, kedi gözü gibi yoldaki karanlıkta size ışık verecek.
Yolunuzu aydınlatacak olan kaideler, kurallar yolunu aydınlatacak, karşındaki kimseyi analiz edecek sende bilgi birikimi olacak. Sen bu hadisleri oku. Sen ahlaki ve muamele ile alakalı hadisleri oku. O hadisleri okumazsan sen kör karanlıkta yürüyeceksin. Kör karanlıkta. Bugün ümmet-i Muhammed, kör karanlıkta yürüyor. Sebep, o hadisleri okumadığından dolayı. Bize diyorlar ki, bir kimse namazı kıldı, tamam işini bitirdi. Değil canım kardeşim. Namaz muhakkak çok önemli ibadet. Ama senin günlük hayatını idame ettirecek, günlük hayatında aldığın kararlılarda isabet ettirecek olan en önemli bilgi, hadis-i şeriflerde.
Hadis-i şeriflerde. O hadis-i şerifleri okumadığınız müddetçe, hadis-i şerifleri okumadığınız müddetçe, siz kör karanlıkta yol almaya devam edeceksiniz. Bugünkü ümmet-i Muhammed'in kör karanlıkta yolunu bulamaması gibi. Kimi seveceğini, kimi sevmeyeceğini, kimin peşinden gideceğini, kimin peşinden gitmeyeceğini, ümmet-i Muhammed ne yazık ki farkında değil. Kim doğruyu söylüyor, kim doğruyu yaşıyor, kim hakikati haykırıyor, kim hakikati haykırmıyor, bunun farkında değil ümmet-i Muhammed. Sebebi, en önemli sebebi o kimselerin hadis bilgisinin olmamasından kaynaklanıyor. Hadis bilgisi yok. Neyin doğru olduğunu bilmiyor. Neyin doğru olduğunu bilmeyince de o kimse kararlarında da hata yapıyor, hayatında da ne yapıyor?
Hata yapıyor. Allah bizi affetsin. Kalp zikrinin başlaması için ne yapmalıyız? Kalp zikrinin başladığını nasıl anlarız? Kalbin bazen hızlı atıp aniden Allah'ı hatırlamak, kalp zikri ile alakalı mı? Normalde bir kimse önce dilini zikrullaha alıştıracak. Dilin zikrullahta ıslak olsun. Kalbi zikrullahın sende başlayabilmesi için o haramlar manzumesinden uzak duracaksın. En önemlisi ve farzları yerine getireceksin ve ahlakını güzelleştireceksin. Ahlakın güzelleşmez ise senin kalbin harekete geçmez. Haramlarla kalp harekete geçmez. Sen otursan, sabahtan akşama kadar zikrullah yapsan ama zikrullah'tan kesildiğin anda gıybet etsen, zikrullah'tan kesildiğin anda harama dalmış olsan, kalp zikrullaha oluşmaz sende.
O yüzden bu bir kimsenin dili zikrettiği gibi vücudu da zikredecek. Vücudun zikretmesinde Allah'ın sınırında yaşayacak o. Bu çok önemli. Senin Allah'ın sınırlarını aşmaman çok önemli. Eğer Allah'ın sınırlarını aşıyorsan o zaman kalp zikrullah etmez. Bu aniden hızlatıp yavaşlayan şey fiziki. Bunun normalde manevi bir hali yok. Mahmud Sami Ramazanoğlu hakkında bilginiz var mı? Kitaplarını okumamızı tavsiye eder misiniz? Bir bilgim yok. Kitaplarıyla da alakalı bir bilgim yok. O yüzden bu konuda bir bilgi veremeyeceğim. Hakkınızı helal edin. Günümüzde internet, sosyal ağlar ve oyunlar sebebiyle yeni nesil mitolojik varlıklara, düşmüş meleklere, değişik formlardaki varlıklara ve şeytanın çeşitli formlarda inanmaya başladılar.
Bu gibi olgular, olaylar var mıdır? Bunların hiçbirisini bilmiyorum. Bu mitolojik varlıklar, yeni nesil, nasıl böyle oyunlar oynuyorlar bunlarla alakalı bir bilgim yok. Ama sizin dediğiniz gibi böyle düşmüş melekler diyorsanız bu sıkıntılı. Çeşitli şeytanın çeşitli formlarına inanmıyor. Ve şeytanın normalde şeytan var, melekler de var, şeytan da var. Şeytana inanma gibi bir şey olabilir, bir şey diyemem. Bu olaylara İslam'ın içinde bir cevap var mıdır? Yani İslam her şeye cevap verecek böyle bir şey yok. Hayva haves, uzak duracaksınız bundan. Uzak duracaksınız. Bunlar normalde, ben bu ara iyice bir anti batıcı oldum. Yani öyleydim, iyice böyle sertleştim bu konuda.
Bu konuda o kadar çok içimde sertleşik var ki, hani yumuşatmaya da uğraşmıyorum hiç. Bakın yumuşatmaya da uğraşmıyorum. Yani bunun böyle bir, benim için imanın kemali ermesi gibi bir şey bu. O yüzden hepsi de batının oyunu at. Bu kadar basit. Ona cevap oluşturacağım diye uğraşmam. Mahavet bu konuda ne diyor? Ha işleri güçleri yok, sizin oyunlarınızla uğraşacaklar. Öyle mi? Sizin heva hevesinizle uğraşacaklar, oyunlarınızla uğraşacaklar. Öyle ya, toplanacaklar pir efendiler. Hani bu ümmet-i Muhammed'in çocukları oyun oynuyorlar. Haa bunlarla alakalı ne yapalım mı diyecekler. Sen yapacaksın. Çocuğunuzu apt-ı rapt altında tutacaksın, eğitacaksın.
Bizde şöyle bir alışkanlık var. Hani var ya şimdi, İsrail'de ne var şimdi? İşte Filistin'de İsrail'in normalde kıyımı var. Öyle değil mi? Soykırım yapıyor. Biz savaşmayacağız. Biz cihad etmeyeceğiz. Ne olacak? Maneviyat geçecek, savaşacak. Tabi. Biz Müslümanlar olarak sıcak sıcak yataklarımızda yatacağız. Biz Müslümanlar olarak ticaretimiz devam edecek, yememiz içmemiz devam edeceğiz, habire yiyeceğiz biz, eğleneceğiz, baldırı çıplak dolaşacağız her yerde. Özgürüz, hürüz, hürriyetiz, çağdaşız diyeceğiz. Biz AVM'leri dolduracağız, alışveriş merkezlerini dolduracağız, hakkı hak bilmeyeceğiz, batılı batıl bilmeyeceğiz. Musa'nın kavmi gibi diyeceğiz ki biz, ey Allah, sen meleklerini topla, git orada İsrail'le savaş.
Kim dedi bunu? Musa'nın kavmi dedi. Dediler ki Musa'ya, bu Callut tabi biz savaşıcı değiliz. Din senin, Allah'la beraber gidin savaşın dediler. Sonra Davut geldi, Callut'u yendi. Ümmet-i Muhammed ve bilhassa bizim ülkemizin insanı, ne yazık ki bu noktada, Müslümanlar da bu noktada.
Yani, orada bir zulüm var, nerede bir zulüm varsa, nerede bir haksızlık varsa, nerede bir adaletsizlik varsa, Müslümanlar kıllarını kıpırdatmayacaklar, asla bir şey yapmayacaklar. Allah, melekler, maneviyat, gidecek, savaşacak orada. Sen, sen hurmanlığına bakacaksın. Sen, sen hatunu terk etmeyeceksin. Hatunun yanında duracaksın. Sen, ya bugün hava çok soğuk veya çok sıcak, çok yağmurlu, çok karlı, sen ona bakacaksın. Üç tane sahabe örneğin var ya, onu örnekliyorum. Birisi ne dedi? Ya şimdi dedi, hurmaların toplama zamanı. Ya benim hurmaları toplamam lazım dedi. Öbürkü ne dedi? Öbürkü de hatunu bırakamadı. Öbürkü ne yaptı?
Ya dedi, bu havada, bu sıcakta dedi, ya nereye gidiyorsunuz dedi. Münafıklar da ortalıkta dolaştı. Sizi ölüme götürüyor peygamber dedi, münafıklar da. Bunlar ne yaptılar? Geri kaldılar. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri 30 bin kişilik orduyla gitti. Kimin üstüne gitti? Kimin üstüne gitti? Kendinden dört kat, beş kat fazla olan Bizans ordusunun üzerine gitti. Bizans ordusunun üzerine gitti. Bakmadı bunlar benden kalabalık diye. Geride kalanlar neden geride kaldılar? Bunlardan dolayı geri kaldılar. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Bizans ordusu geliyor diye haber alınca, ani karar aldı. Bakın hiç beklemedi. Bizans ordusu, Arap kavimlerinden de asker topluyor.
Arap kavimlerle beraber saldıracak yaklaşık bir milyona yakın asker toplanıyor. Böyle bir şey söylenince, yüz binin üzerinde asker toplanıyor, özür dilerim. Denilince, Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri istişaret etmedi. Bakın, ne yapalım demedi, ne yapacağız da demedi. Hızla cihat kararı aldı. Hiç zaman geçirmeden, istişare de etmeden. Cihat kararı aldı, herkes neyin varsa gelsin dedi cihada. Ve otuz bin kişilik orduyla yüz bin kişilik orduya yürüdü. Son savaş zaten. Sonuç itibariyle Müslümanlar zaferle döndüler geriye. Şimdi, ne yaptı Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri? Maneviyat kesin, savaşsın. Maneviyat bu konuda ne düşünüyor? Ya bunlar tembellik, bunlar korkaklık, bunlar aymazlık, bunlar cihat ruhundan uzak şeyler.
Kardeş, mücadele edeceksin. Eşine İslam'ı anlatacaksın, çocuğuna İslam'ı anlatacaksın. Eşini Kur'an ve sünnet tarihinde tutmaya çalışacaksın. Çocuğunu Kur'an ve sünnet tarihinde tutmaya çalışacaksın. Öğreteceksin. O çocuk ilim alacak bir yere göndereceksin. İngilizceyi öğreniyorlar, matematiği öğreniyorlar. Olmadık, bütün kursları alıyorlar. Evet, çocuklar alıyorlar. Üniversiteye girsin diye her türlü çabayı gösteriyoruz. Hep beraber gösteriyoruz. O çocuk Kur'an'ı öğrensin, dinini öğrensin diye o kadar çaba göstermiyoruz. Sonra diyoruz ki, maneviyat bu konuda ne der? Maneviyat bu konuda şunu diyor. Demiş zaten. Ne demiş Kur'an? Batıla karşı cihat edin demiş.
Batıl mı batıl, cihat et. Önce çocuğundan başla. Önce nefsinden başla. Annelerin elinde şeyler ne o? Telefonlar, akıllılar, akılsızlar. Önce anneleri bir kurtarsak, Önce bir babaları kurtarmamız lazım. Önce bir anne-babaları kurtaracağız. Anne-babaları kurtarırsak çocukları da kurtaracağız. Allah bizi affetsin. Bir on yıl sonra nesil değiştiğinde bu konular daha popüler olacak. Bunlara bir açıklama yapmak gerekir mi? Popülerliği geçtiler zaten. On yıl sonra ben, Allah bizi affetsin. Dünya ne tarafıya verilecek belli değil. Siz bugünü yaşayın. Günümüzde yaşananların bunlarla ilgisi var mı? Zülkarin aleyhisselam bunlarla bir ilgisi var mı? Hepsine de var diyeceğiz. Hepsinin bunların bizle hiç alakası yok diyeceğiz.
Biz bakalım böyle, Gaybî şeyler, Zülkarin aleyhisselam ne zaman çıkacak? Yecüc-mecüc ne zaman çıkacak? Öyle, Mehdi ne zaman çıkacak? Çıktığında ne yapacak? Evet, Mehdi çıktığında önce sen karşıya çıkacaksın. Mehdi'ye önce sen karşıya çıkacaksın. Neden biliyor musun? Mehdi senin alışılagelmiş olan din algında değil çünkü. Mehdi tam bir Kur'an ve sünnetle çıkacak. Mehdi deccal'la savaşacak. Bildiğiniz savaşacak, çok kan dökülecek. Nereden, sende bu din anlayışını yok ettiler.
Sen de bundan memnunsun. Bizim toplum Mehdi bekliyor. Arkadaşlar, bu ülkede fuhiş serbest, cayır cayır, herkes fuhiş yapıyor. Kumar serbest, içki serbest, uyuşturucu serbest, cayır cayır, herkes uyuşturucu kullanıyor. İlkokuldan başladılar. Geçenlerde Bursa'da arkadaşlar attılar, şeker gibi uyuşturucu. Bursa'da, Bursa'da. Şeker gibi uyuşturucu Bursa'da, okulların önünde interneti düştü. Doğru mu? İki tane semazan, sema edecek diye camide bekçilik yapan, camide önlem alan devlet, okulların önünde uyuşturucu satılıyor. Okulların önünde.
Camiden bahçesinde sema etmek yasak. Olanca, bekçisi, polisi orada bekliyor. bu şehirde devasa merdiven altıları ile beraber sayılamayacak kadar pavyon var. Sayılamayacak kadar meyhane var. Sayılamayacak kadar fuhiş evleri var. Fuhiş evleri. Ne mehdesi bekliyorsunuz siz de? Gittin bir apartmandan kiralık bir ev tuttun veyahut da bir ev aldın. Apartmanda fuhiş yapılan ev var. Ne yapacaksın?
Mehdi çıkınca halledecek merak etmeyin siz. Evet ya, hiç uğraşmayın. Ne yapabiliriz? Hiçbir şey yapamazsınız. Hiçbir şey yapamayacağınızı zaten gözünüzün önüne getirdiğiniz an, hiçbir şey yapamazsınız zaten. Hiçbir şey söyleyemezsiniz. Hiçbir şey diyemezsiniz. Diyecek ilminiz yok, diyecek bilginiz yok, diyecek cesaretiniz yok.
Evet, söyleyemezsiniz. Hatta birisi söylese, başına bir iş gelse, ya dili sivriydi zaten dersiniz. Anlatamazsınız. Bu haram diyemezsiniz. Evlerdeki eşlerinizi döversiniz, söversiniz, hakaret edersiniz erkeklere söylüyorum.
Çocuklarınızı döversiniz, söversiniz, hakaret edersiniz. Derviş kardeşlerinizi hakaret edersiniz, ters bakarsınız, tepeden bakarsınız. Derviş ya, onu terbiye etmeye kalkarsınız. Ama dışarıda kafire, gözünüzü kaldıramazsınız. Dışarıdaki münafığa, kaşınızı kaldıramazsınız. Dışarıdaki eş cinsiyle, içkicisine, kumarcısına, faizcisine, fuhuşçısına, ağzınızı açamazsınız.
Ama evdeki, erkeklere söylüyorum, evdeki eşlerinizi, istediğinizi söylersiniz. Çocuklarınıza, istediğinizi yaparsınız. Kafire, münafığa, mürtede, zalime gelince, susarsınız. Müslüman tipi bu. Müslüman tipi bu. Ama, Mehdi'yi bekleriz. Sensin Mehdi. Hadi çık, hakikate haykır. Beklenen Mehdi sensin. Hadi çık, Kur'an ve sünnete haykır. Evet. Haykır. Önce nefsine haykır. Önce nefsine haykır. Yecüc mecüc çıkmış, deccal çıkmış, kol geziyor ortalıkta.
Neyi Yecüc'ü, mecüc'ü bekliyorsun da? Deccal çıkmış, kol geziyor ortalıkta. Hadi şerif var. 33 tane yalıncı deccal çıkacak diyor. Demek ki, deccal var, var. Deccal çıkıyor. Deccal meydanda. Deccal içimizde. Başka bir yerde arama. Allah bizi affetsin. Recep ayında tövbelerinizi arttırın. Şaban ayında selatü selamı arttırın. Ramazan ayı için ne buyurmuştunuz, unutmuştum. Hakkınızı helal edin. Sen bunları arttır da. Rabbim iyi etsin inşallah. Recep ayı ile ilgili bazı günler için Hacı Amat'ın bazı bölgesel faydalarından bahsediliyor.
29'unda yapılan mide rahatsızlıklarına iyi gelir gibi bu konuda bir hadis bulamadık. Sizin görüşünüzü öğrenmek istiyoruz. Bu konuda benim de bir bilgim yok. Daha doğrusu böyle bir hadis denk kameli. Ben böyle yine sorular vaktimizi aldı ama ben niyet ettim bugün bu sohbeti yapacağım inşallah. 12. nasihat diye not almışım. Maide 55-56. Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim İnnemâ veliyyükmullâhu ve râsûlûhine âm vel-lezîne salâte ve yu'tûne zekâte Maide 55. ve 56. ayet-i kerimeler
55. ayet-i kerime Sizin dostunuz sadece Allah, O'nun peygamberi ve namazı kılan ve Allah'a boyun eğerek zekatı veren müminlerdir. 56. ayet-i kerime Kim Allah'ı, Resulünü ve iman edenleri dost edinirse şüphesiz ki Allah'ın taraftarları galip gelecektir. Evet, Sizin dostunuz sadece Allah, peygamberi ve namaz kılan Allah'a boyun eğerekten zekatı veren müminlerdir.
Demek ki inananların Cenab-ı Hak üç tane dost koymuş. Selefi vahabiler gibi sadece Allah dosttur, başka dost yoktur dememiş Cenab-ı Hak. Yani bir kimse işte bir veliyi, bir mürşidi kamili kendine dost olarak görürse Selefi vahabiler saldırıyorlar ya ona. Hani böyle bir şey olamaz. Sadece Allah dosttur. Veya hani var ya böyle dükkanlarda asarlar, dost istersen sana Allah yeter. Başka kimseye ihtiyacın yok, peygambere yok, müminlere yok, velilere yok. Ya dost istersen bir tekerleme var ya sana Allah yeter, mürşid istersen ne o sana Kur'an yeter.
Böyle bir tekerleme var ya dükkanlarda asılıdır. Hep ben yıllardır görürüm onu. Normalde bunun gibi bir şey değil yani bu. Demek ki ayeti kerimeye göre bir inanana, bir müslümana bir Allah dost, iki Resulullah dost, üç namazı kılan, dikkat edin, namazı kılan, zekatını veren müminler dost, namazını kılan, zekatını veren, bakın, dikkat edin ayeti kerimeyi, namazı kılan ve zekatını veren müminler ona dost.
Allah'a, Allah dost, Allah'a iman ettik. Eyvallah. Yani o normalde bir, o zaman hem imama Ahmet'te geçiyor, hem taberanede geçiyor. Kim Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına şehadet getirirse, Allah onu cehenneme haram kılar ve onun cenneti vacip kılar. Evet, biz Allah'a iman ettik. Varlığına, birliğine, bütün sıfatlarına. O zaman biz Allah'a iman ettiğimiz müddetçe, Allah bizim dostumuz. Ve yine Allah'ı Rab, benim de peygamber olduğuma yakinen inanana cehennem haram olur. Bu da hakimde geçiyor hadis-i şerif. O zaman biz Allah'ın Allah'lığına, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Allah'ın Resulü, Nebisi olduğuna iman ettik.
Ve ne oldu? Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de bizim dostumuz oldu. İslam beş şey üzerine kuruludur. Müslüm'de geçiyor hadis-i şerif. Allah'ın birliğine inanmak, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak, hacca gitmek. O zaman normalde bir kimse bakın tekrar ediyorum, Allah'a dost olmak için önce iman ettik. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliğini kabul ettik. Onun peygamberliğinin getirdiklerine de iman ettik. Sonra ne diyordu ayeti kerimede? Namaz kılan ve zekat veren. Ve İslam'ın beş şartı olan beş şartından namazı ve zekatı da ne yaptık? İman ettik ve kabul ettik. Ve böyle olunca o zaman bizim dostlarımız çıktı meydana.
Bir inanının iman edenin dostu Allah Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri namaz kılıp zekat veren Müslümanlar tekrar ediyorum namaz kılıp zekat verenler namaz kılmıyorsa zekat vermiyorsa Müslüman olabilir ama bizim dostumuz olamaz. Eğer bakın eğer bir kimse Allah'ı kabul etti peygamberini de kabul etti iman etti Müslüman oldu. Ama bizim dost olabilmemiz için namaz kılması lazım ve zekat vermesi lazım. Ayeti kerimede sadaka olarak geçiyor bu. Ama zekat vermesi lazım veya sadaka vermesi lazım.
Eğer namaz kılmıyorsa o kimse namaz kılmıyorsa eğer o kimse Müslüman olduğu halde müminim Müslümanım dediği halde zekat vermiyorsa o kimse bir Müslümanın bir müminin dostu olamaz. Dostu olamaz. O zaman dost kavramının dışına çıktı. Eğer bir Müslüman namaz kılmıyorsa zekat vermiyorsa Müslüman namaz kılmıyorsa zekat vermiyorsa bizim dostumuz olamaz o. Bu bizim ister evladımız olsun ister eşimiz olsun ister annemiz olsun ister babamız olsun ister iş arkadaşımız olsun ister kardeşimiz olsun bu kim olursa olsun dostluk kavramı bir Müslüman için namaz ve zekat oldu namaz ve zekat oldu haç olmadı bakın namaz ve zekat oldu neden namaz ve zekat namazdan kaçış yok aklın yerinde olduğu müddetçe namazını kılacaksın zekattan kaçış yok zekat çünkü parayla
alakalı zekatı vereceksin malla alakalı ha oruç yok oruç sağlıkla alakalı haç yok haç yol güvenliğiyle alakalı bunların oluşabilmesi için başka şartlar lazım namaz için hiçbir şart lazım değil namaz için hiçbir şart lazım değil abdest alacaksın namazını kılacaksın yataktasın teyemmüm edeceksin o namaz kılınacak o namazdan kaçış yok namazı kılmadın namazı kılmadın o zaman sen Allah'a da dost değilsin peygambere de dost değilsin bir mürşide bir veliye de dost değilsin müminlere de dost değilsin sen dostluk dairesinin
dışındasın ey iman edenler namaz kılanlar sizin dostunuz iman edenler zekat verenler sizin dostunuz iman edenler namaz kılmayanlar oruç tutmayanlar bile bile zekat vermeyenler bile bile kasti olarak bunları yapmıyorsa sizin dostunuz değil hani Musa'ya dedi ya ben ne yapabilirim ya Musa dostlarınla dost oldun düşmanıma düşman oldun mu dedi o zaman dostuna dost olacaksan senin dostların senin arkadaşların namaz kılanlardan olacak ticaret yapıyorsun her türlü müşteri gelebilir hiç sıkıntı değil hayat yaşıyorsun konun komşun var
her türlü konun komşun olabilir dost dediğin zaman dost dediğin zaman Müslüman ise namaz kılandan olacak Müslüman ise zekat verenden olacak ancak namaz kılan zekat veren Müslümanlar senin dostun olabilir diğerleri senin dostun olamaz dost edinirsen ayeti kerimenin dışına çıktın Allah'ın sınırının dışına çıktın ya bu şuydu da bu buydu da çok iyi insandı söylerler ya namaz kılmıyor ama çok iyi insan beni ilgilendirmiyor canım kardeşim bana beni ilgilendiren Allah'ın ayeti namaz kılmıyormuş ama çok iyi insanmış çok iyi
insan olmuş olsa Allah ona namazı ilham eder gönlüne çok iyi insan olmuş olsa iman eder o yeni çıktı ya bunlar namazın önemli değil iyi insan olman önemli namazın önemli namazın yoksa senin iyi insanlığının İslam dininde İslam'ın Allah'ın önünde bir nezdi yok hayır yok öyle bir şey kendi kendimize din üretmeyelim ayeti kerime belli ayeti kerime belli dinde son kale namazdır namazı olmayanın dini yoktur hadis-i şerif namaz dinin direğidir o yıkılırsa senin dinin yıkılır namazı önemsiz görmek yok zekatı önemsiz görmek yok
yani sadakayı yarım hurmayla da olsa cehennem ateşinizi söndürünüz o zaman dostluk kuracaksak Allah'a iman etmiş Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini kendisine rehber etmiş örnek etmiş namaz kılan zekat veren kimselerle beraber olacağız onlarla oturup kalkacağız onlarla dostluk kuracağız eğer o öyle değil ise Allah muhafaza eylesin o zaman sıkıntıdan biz kurtulamayız Ebu Davut'ta geçiyor hadis-i şerif namaz oruç ve zikir Allah yolunda harcamaktan sevap bakımından 700 kat fazladır o zaman namaza oruca
ve Allah'ı zikretmeye dikkat edeceğiz namaza oruca Allah'ı zikretmeye ve zekat vermeye dikkat edeceğiz dostlarımız bunlardan kurulu olacak arkadaşlıklarımız kardeşliklerimiz bu minval üzerinde olacak bu minval üzerinde sen namaz kılmayan bir kimseyi kendine dost edinirsen Allah'ı gücendirmiş Allah'ı küstürmüş olursun sen namaz kılmayanı kendine dost edinirsen Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini küstürmüş onu onu sen kendin ondan uzaklaşmış olursun sen zikrullah'tan uzak olanları kendine dost edinirsen
Allah seni onlardan eder zikrullah'tan uzak oluverirsin hani dedi ya kalbini onlara çeviriverim diye tehdit kalbin onlara çeviriverir sen namaz kılanlarla dost ol sen oruç tutanlarla dost ol sen Allah'ı zikredenlerle dost ol sen zekat verenlerle dost ol senin gerçek dostların bunlar olsun ama sen kalkıp da namaz kılana çemkirme oruç tutana çemkirme zikredene çemkirme sen zekat verene çemkirme sen müslümanlara çemkirme sen müslümanlara çemkiriyorsan vallahi de billahi de sen şeytan senin üzerinde tecelli etmiş müslümanları
hor hakir görüyorsan müslümanları sen öteleyip iteliyorsan şeytan sana galipken sen müslümanlara karşı şefkatli merhametli kafirlere karşı şedid olacaksın kafirlere karşı şefkatli merhametli müslümanlara karşı şedid olmayacaksın eğer öyle oluyorsan tersine oldu senin şeytan senin dostun olmuş ya senin Allah dostundur ya şeytan dostundur ya resulullah sallallahu aleyhi ve sellem senin dostundur ya da senin neyin nefsin dostundur ya sen müminler senin dostundur ya da kafirler senin dostundur ya Allah'ı zikredenler senin
dostundur ya da Allah'ı zikretmeyen ve Allah'ı zikretmeyip de münafıklık elbisesi giyenler senin dostundur eğer sen zikredenleri kendine dost tutmadıysan o zaman münafıklık elbisesi giyenlere dost oldun sen zikredenlere çemkirdin kötü baktıysan her gece zikrullah yaptığın derviş kardeşini horhakir gördüysen şeytan sende galip geldi şeytan sende galip geldi sen az zikrettin az zikrettin için münafıklık elbisesi giydin az zikretmeseydin sen derviş kardeşine çemkirmezdin az zikretmeseydin sen derviş kardeşini hatalı kusurlu
görmezdin bu Allah'ı zikrediyor bu benim dostum der onun hatasını kusurunu örterdin sen onun hatasını kusurunu örtmedin ona çemkirdin münafıklık elbisesi giydin bir kişinin zikrullah yapmasını engelledin sen kimin dostusun o zaman sen bir kimsenin Allah demesini engelledin sen kimin dostusun dervişlere gelince şahan kafirlere gelince sertçe böyle bir müminlik yok dervişlere gelince aslan kafirlere gelince kedi böyle bir müminlik yok dervişlere gelince sadaka vereceksin diye bir yardım edeceksin diye çay kaşığında kafirlere
gelince kazanla vereceksin böyle bir müminlik yok böyle bir müminlik yok kalkacaksın soysuza hırsıza uğursuzu alkışacaksın peşine düşacaksın meyanecinin keranecinin bağırcının pavyoncuyu destekleyeceksin peşine düşacaksın ama hiç dervişe gelince o sarını yandan bağladı yok o örtüsünü kenardan bağladı yok onun yürüyüşü şöyleydi diyeceksin onu kötüleyeceksin öyle mi bu müminlik değil bu dervişlik değil elin gavurunu alkışlayacaksın korkacaksın pısırıklı pısırıklığından elin siyonistini masonlığı alkışlayacaksın deccaliyeti
alkışlayacaksın iş islama gelince müslümanlara gelince cihad edenlere gelince kötülemek için ama ama şöyle de ama böyle de diyeceksin lafı yayacaksın bükçel böyle bir müminlik yok canım kardeşlerim sen ateisti sevemezsin sen ateistle dost olamazsın sen putperest dost olamazsın sen putçuyla dost olamazsın sen hristiyan ve yahudileri kendine dost tutamazsın sen münafıklığa açıkça belli olanı dost tutamazsın onunla dost olamazsın sen kuran ve sünneti kendisine ölçe eden rehber eden onu yaşayanla dost olabilirsin sen namaz
kılanla dost olabilirsin sen zekat verenle dost olabilirsin sen cömert müslümanla dost olabilirsin sen cimri müslümanla dost olamazsın sana cimrilik bulaşır sana cimrilik bulaşır sen namaz kılmayanla dost olamazsın namazı terk edersin onunla dost olursan sen zikrullaha gelmeyen kimseyle dost olamazsın bir gün seni zikrullahtan eder onunla dost olamazsın sen fasıkla dost olamazsın o seni bir gün fasık eder çünkü o seni fasık eder sen yoldan çıkmış sapkınlarla dost olamazsın o seni bir gün yoldan çıkarır Allah'ı gücendirirsin
onlardan oluverirsin heva hevesine kapılmış kimselerle dost olamazsın onlara kapılır gidersin Kur'an'ı kendisine ölçü etmeyen Kur'an'ın haram bize bildirdiğini haram görmeyen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin bize haram dediğini haram görmeyen kimseyle dost olamazsın evet ona dost olamazsın tebliğ edebilirsin anlatabilirsin söyleyebilirsin ticaret yapabilirsin sıkıntı yok ama dostun olamaz o senin onunla dost olamazsın onunla dost olursan Allah'la ipin kesilir bağ onunla dost olursan Hazreti Peygamber'le
sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine bağın kesilir onunla dost olursan müminlerle bağın kesilir müminlik vasfının zirve noktası o günkü velilerin üzerindedir mümin velilerin üzerinde tecelli eder asıl mümin kimdir Allah'tır en insanların içerisinde en yüksek derecede mümin kimdir Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem dir yaşayanların içerisinde en yüksek derecede mümin kimdir Allah'ın velileridir Allah'ın dostlarıdır sen eğer ki bu çizgiyi aşarsan bunlarla dostun kalmaz Allah muhafaza eylesin o yüzden tekrar altını
çiziyorum Müslümanın müminin dostu Allah'tır ikincisi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem dir sufiler için üçüncüsü üstadlarıdır sonra üstadla beraber namazını kılan zekatını veren Allah'ı zikreden ibadetlerini yapan müminlerdir kendine dost arıyorsan bunlardır bunların dışında olan dostluklar ne yazık ki Allah'la olan dostluğunun ipini keser biz çok samimiyiz onla ya dostluğum benim benim ondan saklım gizlim yok çok iyi insan namaz kılmıyor ama çok iyi insan namaz kılanlardan iyi namazı olmayanın dini yoktur hadis-i şerif
namazı olmayanın dini yoktur namazın yıkıldıysa dinin de yıkılmıştır kim namaz kılmıyorsa o senin dostun olamaz o senin arkadaşın olamaz o senin can ciğer kuzu sarman olamaz olursa ayeti kerimeye muhalefet etmiş olursun ayeti kerime belli maide 55 ve 56 sizin dostunuz sadece Allah onun peygamberi ve namazı kılan ve Allah'a boyun eğerek zekatı veren müminlerdir kim Allah'ı Resul'ünü ve iman edenleri dost edinirse şüphesiz ki Allah'ın taraftarları galip gelecektir üstüne de ne var müjde var galip geleceksin
kime önce nefsine karşı kime heva hevesine karşı kime şeytana karşı kime deccala karşı kime kafirlere karşı kime münafıklara karşı kime ateiste putpereste karşı kime dinsizlere karşı kime Allah'ın sınırını aşanlara karşı onlara karşı ne yapacaksın galip geleceksin Allah'ın vaadi haktır Allah vaadinden geri dönmez eğer sen böyle bir dostluk kurarsan kendine evet sen galiplerdensin bu galip gelmek böyle işte zengin olmak filan böyle öyle değil galip gelmek dinini Kur'an sünnet tarihisinde son nefesine kadar yaşayabilmek
son nefesinde Allah'ın cemalini seyrederekten bu dünyadan göçüp gitmektir Allah bizi onlardan eylesin Rabbim cümlemizi affı mağfiret eylesin Rabbim cümlemizi Kur'an ve sünneti sınniye sımsıkı yaşayanlardan eylesin Allah Allah hepinizden de razı olsun haklarınızı helal edin Allah razı olsun birkaç teşekkür unutuyorum bir bu hem şebuaruz hem regaib kandiliyle alakalı olan çalışmalarınızdan gayretlerinizden dolayı emeği geçen bütün herkese teşekkür ediyorum bu konuda hem Bursa hem Gelibolu Mevle Vahanesinde olan şebuaruzlarda
muhteşem bir program oldu Allah hepinizden de razı olsun inşallah ardından şebuaruz oldu şebuaruzda da şey regaib kandili oldu özür dilerim regaib kandilinde de arkadaşlar çok iyi çalıştılar bu konuda Allah razı olsun güzel bir gece oldu bir de unuttuydum normalde bayanlardan kurulu bu matbah ekibi var bu matbah ekibine yardımcı olan bu konuda destek olan bütün kardeşlerden de Allah razı olsun bu konuda başarılı bir çalışma yürütüyorlar Allah onlardan da sizlerden de destek olanlardan da razı olsun inşallah önümüzde
kandil var baya var ama daha değil mi gün olarak evet Allah hepinizden razı olsun tekrar üç nasbi fatiha şerife amin Ya Rabbi okumuş olduğumuz dualardan asıl olan sevabı evvelen bizzat fari kâinâ sevb-ı mevcudâ sevgili peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa aleyhissalatü ve selam efendimizi mübarek latif münevver ruh şeriflerine gelmiş geçmiş bütün peygamberlerimizin ruhlarına ciğar yârik yüzüne bebek kırsıd dikomer el-fârik osman zünnireyn aleyyel murtaza efendilerimizin ruh şeriflerine
aşare-i mübeşşerin evladı resulullah zevcatı resulullah sabr resulullah imam hasan imam müseyin 72 şuhada ve şehid kerbelanın tabi ve tebe-i tabinin efendilerimizin ruh şeriflerine imamız imam azam abanif imam şafi imam malik imam ham el-hazretler ruh şeriflerini yediledik sen vasıl ve istedar eyli ya rabbi amin imetlerini feyzatlarını teveccüdlerini şefaatlerini üzerlerimizden eksik etme ya rabbi amin üç ihlas bir fatiha-i şerife amin amin ya rabbi okumuş olduğumuz dualardan asıl olan sevabı pirimiz pir seyyid abdülkadir
gelani seyyid amin ya rabbi okumuş olduğumuz dualardan asıl olan sevabı geçmiş üstadlarımızdan abdülrahim tantavi abdülrahim neşabi el-hacel hafız-i bubikır
siddeki çorumi hacelaydır efendi çorunlu mustahha efendi nevşeril abdülillah eftelilerin ruh şeriflerine kaçını dergahın ve kabbaşı dergahın geçmişlerine gelmiş ve geçmişlerimizin ruhlarına ve yaşayanların ruhanetlerine haseten şeyhimiz üstadımız sultanımız bayındırılacı mustahha efendi hazretlerinin ruhaneti husaylarına cet ve cetlatların ruhlarına tüm derviş kardeşlerimizin ve ümmet-i mahmedin ruhaniyetlerine turi kalemizden vakırabayı talikatımızdan gelmiş ve geçmişlerimizin ruhlarına ve yaşayanların ruhanetlerine ayrı ayrı hediye eledik sen vasıl ve hissedari ya rabbi üstadımızın ümmetlerini feyiz ve altlarını teveccüdlerini şefaatlerini üzerlerimizden eksik etme ya rabbi amin estağfurullah el azim el lezi la ilahe illa hu el hayyel kayyuma ve tu bile yuzu billahi mineşşeytan racim bismillahirrahmanirrahim allaha yuhubbül tevabine ve yuhubbül mütetahhirin estağfurullah el azim estağfurullah el azim estağfurullah el azim estağfurullah el azim estağfurullah el azim estağfurullah el azim estağfurullah
el azim Estağfirullah el azim Ya malükel mülkül kadim Estağfirullah el azim Ya malükel mülkül kadim Estağfirullah el azim Ya malükel mülkül kadim Estağfirullah el azim Ya malükel mülkül kadim Estağfirullah el azim Estağfirullah el azim Min külli zembin tövbe ya Rabbi Estağfirullah el azim
Min külli zembin tövbe ya Rabbi Estağfirullah el azim Min külli zembin tövbe ya Rabbi Estağfirullah el azim Aman ya Rabbi Min külli zembin tövbe ya Rabbi Estağfirullah el azim Tübdil Allah el azim Ve le heytu kalbi anmasi valla Estağfirullah el azim Estağfirullah el azim Tübdil Allah el azim Ve le heytu kalbi anmasi valla Estağfirullah el azim Estağfirullah el azim Tübdil Allah el azim Ve le heytu kalbi anmasi valla Estağfirullah el azim
Tübdil Allah el azim Ve le heytu kalbi anmasi valla Euzu billahi mine şeytanir racim Bismillahirrahmanirrahim That also Yen debe Namega Bismillahirrahmana Bismillahirrahmanirrahim Ya Rahim, Ya Allah
Ya Subhan, Ya Sultan, Ya Allah Ya Deyyan, Ya Burhan, Ya Allah Ya Deyyan, Ya Burhan, Ya Allah Ya Deyyan, Ya Kurhan, Ya Allah Ya Hennan, Ya Mennan, Ya Allah Ya Hennan, Ya Mennan, Ya Allah
Ya Settar, Ya Gaffar, Ya Allah Ya Settar, Ya Gaffar, Ya Allah Ya settar, ya gaffar, ya Allah Ya settar, ya gaffar, ya Allah Gaffar ismi şerifine inanıyoruz bütün hatalarımızı, kusurlarımızı, günahlarımızı setreyle ya Rabbi Gaffar ismi şerifine inanıyoruz bütün hatalarımızı, kusurlarımızı, günahlarımızı affa muafuret eyle ya Rabbi Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim İnne Allahe ve Melayiketehü yusalluna aleynnebi Ya eyyuhellezine amenü sallu aleyhi ve sellimü teslima Allahümme salli ala seyyidina abiyyil ümmiyyum ve sellim
Allahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Eftel zikir fa'alemennâhu
Fatiha ma selavat

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi