mustafaozbag.org

Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 29.08.2024

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 30 Ağustos 2024 · 38:50

Selamun Aleyküm, Allah gecenizi hayırlı eylesin, Rabbim ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Cenâb-ı Hak Hakk'ı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin, Hakk'ı hak bilip, hak yolunda mücadele eden, batılı batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin, Rabbim bütün İslam âlemine dillik, birlik, beraberlik nasip eylesin, Rabbim cümlemize Kur'ân ve sünnetisi, neye sımsık yapışanlardan eylesin, Cenâb-ı Hakk, nerede Müslümanlara zulmedenler varsa zulmedenlerden, Cenâb-ı Hakk, Müslümanların intikamlarını alsın, İsrail'i yerle bir eylesin, Filistin'e özgürlük nasip eylesin, Çin'i dağıtsın, Doğu Türkistan'a özgürlük nasip eylesin, Irak'ta, Suriye'de, Filistin'de, Yemen'de, Mısır'da, Fas'ta,
Tunus'ta, Cezayir'de, Dünya üzerinde, nerede Müslümanlara zulmediliyorsa, Cenâb-ı Hakk, zalimlerden intikamı alsın. Eşim ay, sorular var, hakkınızı helal edin, ben biraz böyle kendimce sohbetim nasıl olacak bilmiyorum, çünkü önden dört tane diş söküldü, harfleri çıkarmakta zorlanabilirim, o yüzden biraz da böyle orada çok konuşunca ağrısız oluyor, dikişler daha alınmadı, götürebildiğim yere kadar götüreceğim, hakkınızı helal edin.
Seher vakti ne zaman başlar, ne zaman biter. Sabah namazı vaktiyle başlar, kerahat vaktine kadar devam eder, seher vakti. Seneler önce, Mehdiyet ile alakalı bir sohbetinizde, Ayasofya'yı manevi bir rumuz olarak gördüğünüzü, açılmasına dikkat etmemizi söylemiş idiniz. Yakın zamanda ise, cihad eden bir topluluğun, Irak, Suriye ve Orta Doğu coğrafyasından çıkmayacağını söylemiştiniz.
Soru bir güncel durumda bize, şuna dikkat edin dediğiniz bir nokta var mı? Biz, Kur'an ve sünneti sımsıkı yapışıp yaşamaya gayret ederiz. Bu analizm devleti idare edenlere, devleti idare edenlere analizm şu, gaza gelip, oyuna gelip, tezgaha gelip, İsrail ile savaşa tutuşmasınlar. Tekrar bunun altını çizeyim. Size de bütün dünya müslümanlarına bu tuhaf gelebilir.
Analizm benimkisi, Türkiye Cumhuriyeti devleti, gaza gelip, oyuna gelip, tezgaha gelip, İsrail ile sonu gelmeyecek bir savaşa katılmasın. Bu, normalde böyle bir şey yapılacaksa, bir Mehdi ordusu kurulsun. O Mehdi ordusu, bütün dünya müslümanlarına açık olsun. O Mehdi ordusuna, bütün İslam alemi katılsın. Oraya destek versin. Buna evet. Evet. Ama şu anda, Türkiye Cumhuriyeti devleti kendisine bir saldırı olmadan, eğer ki İsrail ile savaşırsa, doğru yapmamış olur. Buna dikkat edelim. Biz kendi dairemizde de, bu zamanda şimdi bundan sonra böyle daha da arttırabilirler bunu. Mehdi çıktı, Mehdi şunu yaptı, Mehdi bunu yaptı.
Mehdi yok orada dolaşıyor, yok burada dolaşıyor. Bu Mehdi ile alakalı algı operasyonlarına hiç kimse bakmayacak. Normalde çünkü bunu kullanabilirler, bunu kullanabilirler dediğim için de bu meselede özellikle herkes uyanık olacak. Mehdi'yi zuhur ettiğinde, bunu mümin olan herkes bunu görecek, bunu duyacak. O yüzden mümin olanlar bunu tanıyacak, bunu bilecek.
Bununla alakalı kimse bu manada şey olması, ne o? Aldanmaya gelmesi. Bundan sonra siyasi ortamdan, ekonomik ortamdan, sosyal ortamdan, her türlü yaşanan hadiselerden çok fazla iyilik beklemeyin. Ayağınızı yorganınıza göre değil, ayağınızı kısa uzatın. Tasarruf edin, tasarruflarınızı altında biriktirin. Borçlanmayın, gereksiz alışverişler yapmayın, kredi kartlarınızı doldurmayın. Bence temkinli ve tedbirli yaşayın. Bunu derviş kardeşlere hep söylerim, üzerine basa basa söylediğim şey bu. Temkinli ve tedbirli yaşayın. Ticaret yapanlar, ekonomiyi daha da iyiye gidecek diye düşünmesinler.
Belli müddet daha ekonomik olarak büyük bir durgunluk bekliyorum. Küçük değil, büyük bir durgunluk bekliyorum. O yüzden herkes tasarruf tedbirlerine dikkat etsin. Yeni yatırım yapacak olanlar, frene basarak yatırım yapsınlar. Borçlanmasınlar. Asla borçlanmayın. Allah bizi affetsin. Mehdiyete insanlar Kur'an sünneti duyarak ve irşad noktasında cihat ederken, ekonomik, bilimsel ve güçlü olma noktasında nasıl bir çizgiye uymalı? Bunların hepsi de devleti ilgilendiren şeyler. Ama ne kadar müsaade ederler, ne kadar müsaade etmezler, bunu bilemeyiz. Allah bizi yesin inşallah. Dayım Mehmet Fırat kaza geçirdi.
Bana Bursa'ya sohbete geldiğimde sizden ve ağabey kardeşlerden dua istememi söyledi. Şifa bulması için hürmet ederim. Rabbim şifalandırsın inşallah. İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman gerek yan yatarken, gerek otururken, gerek dikilirken bize dua eder. Kendisinden sıkıntısını gideriverdik mi sanki kendisine dokunan o sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi aldırmadan geçer gider.
İşte o aşırı gidenlere yaptıkları şeyler böyle güzel gelir. Yunus Suresi Ayet 12 Soru Ayet-i Kerim'de geçen aşırı gidenlerden olmamak için nelere dikkat etmeliyiz? Harama girmeyelim, heva hevesimize uymayalım, gaflete düşüp Allah'ın zikrini terk etmeyelim, ibadetleri terk etmeyelim, farzları sımsıkı yerine getirelim, nafilellerle Allah'a yaklaşalım, gafletten uzak olalım, dışarıdan bakıldığında Müslüman gibi görünen ama yaptığı ve söylediği sözler vatan ayinliğinin terinde olan birisi için bu mason demenin hükmü nedir?
Biz bir konuda elimizde bir bilgi yoksa biz ona bu masondur diyemeyiz. Mason olduğuna dair elimizde bir delil olması lazım. Öyle bir delil yoksa ona masonluk atfetmek, kafirlik çünkü. Allah muhafaza eylesin. Bunu elimizde delil olmadan bir şey diyemeyiz. Diyanet İşleri Başkanı'na mason denir mi? Ben diyemem. Elimde bu konuda bir delil yok. Nisa ayet 101 ayette eğer kafirlerin size fitne vermesinden korkarsanız, yeryüzünde sefere çıkınca namazlarını kısaltarak kılmanızda bir sakınca yoktur buyuruluyor. Günümüzde hele ki Türkiye şartlarında bir kafirin saldırısıyla karşılaşma durumu yok denilecek kadar az. Bu durumda seferlik yok mu bizler için geçerli mi?
Geçerli. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri sefere çıktığında namazlarını hep kısalttı. Hadis-i şerifte Allah'ın ikramı olarak söylüyor. O ikrama karşı çıkmakta küfür olur. Allah muhafaza eylesin. Bir kardeşin sorusunu yazıyorum. Bir bankanın kendi bünyesinde bir müzesi var. Bu müze ücretsiz olduğu için gelir gider ve maaşlar banka tarafından finanse ediliyor. Oğlu diyor ki onların kalkınmasına sebep olacağım. Tekel bayindi çalışmaktan ne farkı var bunun diyor. Diyanete sormuş haram demişler. Bu kan hakkında bizi aydınlatabilir misiniz? Peki Türkiye'de herhangi bir kurum ve kuruluş gösterin bana helal olsun. Normalde Diyanete sormuş Diyanetin kazancı helal mı ki?
Veya benim şirketim var ben ticaret yapıyorum. Benim kazancım komple helal mı ki? Şimdi şimdi hani işte vergiydi, sigortasıydı, muhtasardı, peşin peşin yatıyor. Önceden yatıramıyorduk. Faiz ödüyorduk. Diyanetle alakalı hem Anayasa Mahkemesi'nin bu noktada kararı var. Hem de Anayasa'da hükmü var. Diyanet layık bir kurumdur. Anayasa'da hükmü var. Diyanet layık bir kurumdur. Diyanet dahi layık bir kurumsa o zaman Türkiye'deki hangi kurumu siz dini göreceksiniz? Allah bizi affetsin. Evlilik görüşmesi yapılıp karar verildikten sonraki aşamada konuşmanın ölçüsü nemum olur. Karar verildiyse nikahı kıyacaksın, yürüceksin.
Kızını evlendirecek olan evlilik görüşmesi yaptırıyorsa, kızını o gün evlendirmeye hazır olacak. Oğluna evlilik görüştürmesi yapıyorsa, o gün oğlunu evlendirmeye hazır olacak. Görüş Allah görüş, görüş Allah görüş. Sanki Amerika, Rusya görüşmesi gibi. Görüştün bir iki sefer, ortak noktalar belli. Kur'an sünnet varsa bir insanın özel bir hukuku onu söyler. Bitti mi mesele? Bitti. Tamam. Allah'ın emri, peygamberin kavli, İmam-ı Azam'ın iştahı üzerine seni kızımıza istiyoruz. Bitti. Seni oğlumuza istiyoruz. Bitti. Bu hani hadi hazırlık süreci 5 gün, 10 gün, 20 gün sürsün.
Eyvallah. Bu kadar yani evlilik dediğiniz şey. Ama Türkiye'de böyle değil. Müslümanlar da böyle olması gerekirken, Müslümanlar da böyle değil. Git, gel, git, gel, git, gel, görüş, bir daha gel, görüş, bir daha gel, yok hadi istemeye git, yok işte söze git, nişana git, şuna git, buna git. Hadi yok kıyafet alınacak, git, gel, eşya alınacak, git, gel. Allah Allah Allah … Allah gençlere sabır versin. Ondan sonra millet evlenmekten korkuyor. Yani şu anda evliliklerin yüzde sekseni, doksanı sünnete uygun değil. Yüzde sekseni, doksanı sünnete uygun değil. Düğünler yüzde sekseni, doksanı sünnete uygun değil. İki genç evleniyor, herkes baldırı çıplak ortalıkta.
Çırıl çıplak her biri. Evlenenler ne yapıyor? Onların günahına, günahına sebep oluyor. Siz bir şer kapısı açarsanız, oradan kaç kişi geçerse, ondan nasibinizi alırsınız. Bir hayır kapısı açarsanız, oradan kaç kişi geçerse, ondan da nasibinizi alırsınız. Hadis-i şerif. Ne yaptı? Oğlan düğün yaptı. Geldi herkes baldırı çıplak, oynadı, hopladı, zıpladı, içti, bilmem ne yaptı. Hepsinden ne o, oğlan, düğünü oğlan yapıyor ya, oğlan hepsinden de aldı günahını, sırtlandı. Aldı günahını, sırtlandı. Hepsine de sebep oldu çünkü. Desek ki oğlana, hele kimisi böyle namazında, abdestinde, hatta derviş oğlanlar da var.
Desek ki gel içki iç, içmem der. Desek ki gel soyun, soyunmam der. Bu ne? Kız tarafı böyle istedi. Lan daha kafadan sen cebelez oldun. Kafadan onun her istediğini kabul ettin. Haramı kabul ediyorsun ya. Bitti. E çocuklar anne babayı da dinlemiyor şimdi. En acı tarafı o. Anne babanın boynu bükülüyor. Bana daha acı geleni söyleyeyim. Yani ben böyle, bu bana çok ağır geliyor, acı geliyor. Yani oğlanın veya kızın önemli değil. Anne babası yıllarını İslami mücadeleye vermiş. Yıllarını.
Ama bir cemaat, ama bir tarikat, ama bir kurum, kuruluş. Orada yıllarını vermiş. Ve evlat, anne babasının yıllarını verdiği o yola, babasının veya ailesinin arkasından kocaman bir gedik açıyor. Ona üzülüyorum ben. Yani o anne babaya desen ki, şunu yap yapmaz, bunu yap yapmaz, şöyle yap yapmaz. Taviz vermez yani. Ki vermemiştir 25 yıl, 30 yıl. Yani İslami hayatından taviz vermemiştir. Yılları geçmiştir. Koca çınar olmuştur o. Ama çocukları arkadan kocaman bir delik açıyor. Kocaman bir gedik açıyor. Ama bu gedik mukaddes değil. Şeytani bir gedik. Ve o evlat, anne babasının ne yaptığının farkında değil.
O evlat, anne babasının ne yaptığının farkında değil. Anne babasına en büyük, en büyük ızdırabı çektiriyor. En büyük ızdırabı çektiriyor. Yani bakıyorsun, söylenecek bir laf yok. Yani bu çok acı bir şey. Bu şu neye benziyor biliyor musunuz? Yani ben diyorum ya, mücahit diye yola çıktılar, müteahhit oldular. Ondan sonra it oldular. Nasıl bunlara laf söylüyorsam, çünkü inandı insanlar bunlara. Dediler ki bunlar Kur'an, sünnet, vatan, millet. Yürüyün, yürüdü herkes. Gece yaralarına kadar bayraklar astılar, flamallar astılar, pankartlar astılar. Onlar saf duygularla yürüdüler.
Aynı şey cemaatler, tarikatlar için de geçerli. Herkes Kur'an dedi, sünnet dedi, vatan dedi, millet dedi, yürüdü. Nereye yürüdüğüne sormadan, sorgulamadan yürüdü. Aa bir baktılar ki, belli bir zaman gelince satılmış bunlar. Baştaki kimseler satmış arkasındaki kitleyi. Bakın başkası, normal başlarındaki kimseler satmış arkasındaki kitleyi. Nasıl bu hüsransa, bakın bu büyük hüsran. Benim için büyük hüsran. Aynı şey bu evlilik meselelerinde çocukların, anne ve babalarının o devasa 20 yıllık, 30 yıllık, 40 yıllık İslami mücadelelerine arkadan çok büyük gedik açması. Bu çok acı.
Bu çok acı. Bunu normalde bir Müslümanın görmesini, çekmesini istemem. Bir Müslümanın bunu yaşamasını istemem. İstemem gerçekten. Ve bu çocuklar ne yazık ki farkında olmadan bu acıyı, bu ızdırabı anne ve babalarına yaşatıyorlar. Ve bir de bilhassa erkek evlatlar, bunu, kadını önemsizleştirdiğim için söylemiyorum. Evlenecekleri kadın için yapıyorlar bunu.
Oysa babanın hakkıdır. Bu Kur'an ve sünnete uygun değil bu hareket. Bu kadını boşayacaksın dese babanın hakkıdır. Bu kızla evlenmeyeceksin dese erkek babası babanın hakkıdır. Bakın babanın hakkıdır. Ama ne yazık ki çocuklar babalarına çok ağır bu kullanacak olduğum kelime ama bu ihanet ediyorlar. Anne ve babaların dini hayatlarına ihanet ediyorlar.
Anne babanın kendisine ihanet ediyorlar. Ve anne baba oğlunu veya kızını bu noktada evlendirirken mutlu değil. Mutlu değil. Rahat değil. Aslında anne baba da ona müsaade ettiği için o da harama giriyor. Anne baba buna müsaade ettiği için o da haram işlemiş oluyor. Aynen oradaki yapılandan, edilenden nasibini alıyor o da.
Orada bulunan da harama giriyor. Orada bulunan da harama giriyor. Yani kırılmasın, üzülmesin, incilmesin. Kardeşimizdir, arkadaşımızdır, gidelim orada bulunalım diyen kimse de harama giriyor. Bu iş o kadar çok yaygınlaştı ki insanlar artık bunun haram olduğuna dair önemsizleştiriyorlar bunu. Haram ya. Haram, bildiğiniz haram. Büyük günah kebair. Ve onu tasvip etse bir insan, o töreni, oradaki o düğünü, oradaki o İslam dışı hareketi tasvip etse, bu zamanda böyle oluyor, bu normal dese, o esnada ölse, o kimse küfür ehli olarak ölür. Hani biz şapkaya takmışız ya, haklı olarak. Bakın şapka yüzünden şehit oldu bir kimse.
Dedi ki bu şapka kafirlere benzemek için geyildiğinde küfre düşmüş olur. Tecdi-i diman, tecdi-i nikah gerekli dedi. Ve o kimse şapka takmadığı için asıldı, şehit oldu. Ya şimdi o zat dönse bize dese ki, ben sırf frenklere benzememek için şapka takmadım, şehit oldum. Siz benim arkamdan ne yaptınız dese, ona söyleyecek bir sözümüz yok bizim. İstiklal mahkemelerinde asılan şeyhlere, dervişlere, şapka yüzünden asılan o alimlere bizim söyleyecek bir sözümüz yok. Bizim Çanakkale şehitlerine söyleyecek bir sözümüz yok. Ben Gelivolu'ya gittim de boynu bükük geziyorum orada. 14 yaşındaki çocuk, 13 yaşındaki çocuk, 14 yaşındaki çocuk bu vatan için, bu millet için, Kur'an için, sünnet için şehit olmuş.
Zalim İngiliz, zalim İngiliz, oradaki Kızılay çadırını, sağlık çadırını, hastaneyi bombalamış. İsrail ne yaptıysa, İngilizler bize yaptı bu ülkede. Yunan yaptı bize bu ülkede. Fransızlar yaptı, İngilizler yaptı, İtalyanlar yaptı. İsrail şu anda Filistin'de ne yapıyorsa, Fransızı, İtalyanı, İngiliz'i, Yunanı hepsi de yaptı.
Biz unuttuk. Unutturdular bizi. Bizim ders kitaplarında geçmez bile onlar. Geçmez. Avrupa Birliği'ne gireceksiniz ya, Avrupa'ya köle olacaksınız ya. O yüzden Avrupa'ya düşman olamazsınız siz şimdi. Avrupa'nın neyi varsa getirecekler, hepsini de kabul edeceksiniz. Ne anladık biz şimdi? Çanakkale'de şehit düşenlerin yüzüne bakabilecek misiniz? İstiklal mahkemelerinde yargılanmadan asılan şeyhlerin, dervişlerin yüzüne bakabilecek misiniz? Âlimlerin yüzüne bakabilecek misiniz? Medrese hocalarının yüzüne bakabilecek misiniz? Bakamayacağız, ben bakamam. Şimdi fazlası yaşanıyor. Sokaklar çırılçıplak, düğünler çırılçıplak, caddeler çırılçıplak, her yer çırılçıplak.
Bundan rahatsızlık duymuyor kimse. Adamın gelini çırılçıplak, kızı çırılçıplak. Rahatsızlık duymuyor kimse bundan. Düğünler oluyor böyle, Kur'an sünnetin dışında. Herkes çırılçıplak geliyor oraya. Oynuyor, kalkıyor, zıplıyor. Rahatsız değil hiç kimse. Rabbim bizi uyandırsın. Cenab-ı Hak hidayete erdirsin. Bizleri Kur'an ve sünnet noktasında mücadele edenlerden eylesin. Cenab-ı Hak bizi hakkı hak batılı batılı bilenlerden eylesin. Bilip de yaşamayanlardan değil, bilip de yaşayanlardan eylesin. Bu konuda bize mücadele azimi versin. Cihat şuuru versin. Her halimizde Kur'an ve sünnet-i seneye bağlı kalmanın kuvvetini, kudretini, hikmetini bize bahşeylesin.
Yoksa durumumuz gerçekten zor. Allah muhafaza eylesin. Derviş kardeşlere nasihatim, evliliklerinizi, evlenecek olan kimseler, kısa, öz ve hızlı hareket edin. Nefislerinize uymayın. Heva hevesinize kurban etmeyin. Kendi nefsinizi ilahlaştırmayın. Din, dini bütün evlilikler yapın. Bunun sıkıntısını çok yaşarsınız sonra. Erkekler, gözünüzü Kur'an ve sünneti yaşayan kadına dikin. Evlenecekseniz, dinini yaşayan kadınlar alın. Heva hevesinize uymayın. Gidin tertemiz bir dervişle evlenin. Gidin tertemiz bir insanla evlenin. Kur'an ve sünneti yaşayan bir bayanla, hanımefendiyle evlenin. Ahlakı düzgün bir insanla evlenin.
Kız babaları, çocuklarınızı Kur'an ve sünnete uygun insanlarla evlendirin. Kimsenin zenginliğine, makamına, mevkisine bakmayın. Kimsenin. Kız babasısın, ahlaklı bir insan buldun değil mi? Adam ahlaklı veya derviş veya derviş değil, ahlaklı, düzgün, ibadetinde, harama, helala dikkat ediyor. Ver kardeşim kızını. Ver kardeşim, arkana bakma. Şunu mu yapacaksınız, bunu mu yapacaksınız? Ulan inek mi satıyorsun be edepsiz adam? Yok İslam'da böyle bir şey. Ben kendi kız kardeşimi evlendirirken, geldiler istemeye, dünür olacak olan adam, ee dünür ne istiyorsunuz söyleyin bakalım. Hani altın salkım.
Bir tuhafıma gitti benim, bir tuhafıma gitti. Allah'ım laf söylesem bir türlü, söylemesem bir türlü dayanamadım. Dedim inek mi alıyorsun sen ya? Damına inek mi alıyorsun sen dedim. Bunlar sustu hepsi de. Bu nasıl bir söz dedim ya? Daha o zaman İslam'la benim bağım bağlantım yok. Benim o zaman dinle bağım bağlantım yok. Eee dünür ne istiyorsunuz bakalım? Hiçbir şey istemiyoruz dedim. Ne istiyorsan tak, istersen hiçbir şey takma. İstersen hiçbir eşya alma. İstersen bir tane dedim, parça bir şey alma. Hiçbir şey alma dedim. Hiçbir şey istemiyoruz dedim. Dilenci miyiz biz dedim, bir şey isteyeceğiz senden. Kaldı. Böyle kaldılar. Dedim hiçbir şey istemiyoruz, istiyorsanız hiçbir şey yapmayın.
Ama yarın öbür gün dedim, bu kız evlendiğinde annenin evinden bunu mu getirdin diye dedim. Bir laf söylerseniz, valla da, billa da, tilla da Allah'a yemin olsun dedim. Anlı çatınıza ateş ederim, mermiyi yakarım dedim sizin anlı çatınıza. Bu kadar. Kaldı bunlar. Şimdi istiyorsanız isteyin, istemiyorsanız kalsın bu iş dedim. İnek satıyor sanki millet. Adam kızını evlendirmiyor. Tabirimi hoş görün. Bu İslam değil. İslam bu değil. Edebiyat sona, Fatma annemizin çeyizi bu kadardı. Hadi senin de öyle olsun. Hz. Ali Efendimiz bu kadardı.
Hadi senin de olsun. Ne istiyorsun? Bırak ne yapıyorlarsa yapsınlar. Ne ediyorlarsa etsinler. Öyle bir şey yok. Millet şimdi bir evleniyor. Önceden de aynıydı. Arkada tonlarca borç. Evleniyorlar. Kadın gelmiş, evlenmiş. Babası ona borç yapmış. Evlenen kızına borç yapıyor. Her ay evlenen kızı borç ediyor. Oğlan her ay borç ediyor. Evlendi bunlar sözde. Annesi babası kızına borç yapmış. Kızın borcu var. Borçla aldı adam kızı. Ne borcu bu? Çeyiz borcu. Çalış babam çalış. Öde babam öde. Kızını borçla göndermiş adam. Kız 20 taksit, 30 taksit ödeyeceğim diye uğraşıyor. Adamda da 20-30 taksit var. Bunlar evde ikisi de.
Kulu güç gibi oturuyorlar. Evlendi bunlar. O ona bakıyor. Cepte bir şey yok. O ona bakıyor. Cepte bir şey yok. Her ikisi de ay başını bekliyor. Herkes taksitler ödüyor. Bakıyor. Ellerinde bir şey yok. Allah muhafaza eylesin. O yüzden evliliklerinizi de sünnet üzere yapın. Zorlamayın kimseyi. Zorlamayın. Allah muhafaza eylesin. Ve nikah dört şey için yapılır. Dini için, güzelliği için, nesebi için, malı mülkü için. Siz dindar olanını seçiniz. Hadis-i şerifin son metni. Geçen gün paylaştım. Dindar seçmeyenler fakirlik sebebidir diyor. Dindar bir kimseyle evlenmezse kadın da erkek de fakirlik sebebidir diyor.
Hadis-i şerif canım kardeşim. Sen dindar olanı seç. Dindar olanı seçmiyorsan fakirliği bekle. Her yönden fakirliği bekle. Ekonomik olarak fakirliği bekle. Namus olarak fakirliği bekle. Şeref olarak fakirliği bekle. Fakirlik sadece ekonomik değildir. Huzur olarak fakirliği bekle. Biz fakirliği sadece ekonomik görüyoruz. Değil. Ahlakan da fakir olur insan. Şeref yönünden de fakir olur. Namus yönünden de fakir olur. Sen dindar olanı seç. Rabbim bizi onlardan eylesin. Üç ihlas bir fatiha-i şerife. Amin. Ya Rabbi hasıl olan sevabı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş Peygamber Efendimizin ruhlarına.
Cihari yarı güzin efendilerimiz Ebu Bekir Sıddik, Ömerül Faruk, Osmanızin Nureyn, Ali El Murtaza radiyallahu anh hazretlerinin ruhlarına. Aşere-i mübeşerenin, Evladi Resulullah, Zevce-i Resulullah, İmam-ı Hasan, İmam-ı Hüseyin, 72 şühedanın, Şehidi Kerbela'nın, bütün şühedanın, tüm ashabı Resulullah Hazretlerinin ruhlarına. İmamız İmam-ı Azam, Ebu Hanife, İmam-ı Şafi, İmam-ı Malik, İmam-ı Hameli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına ayrı ayrı hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. Amin. Haberdar eyle ya Rabbi. Amin. Feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Amin. Üç ihlas bir Fatiha-i Şerife.
Amin. Ya Rabbi, hasıl olan sevabı, Pirmi Seyyid Abdülkadir Geylani, Seyyid Ahmet El Rifai, Seyyid Ahmet El Bedevi, Seyyid İbrahim Dusiki, Şeyh Ebu Leseneş Şazeli, Şahı Nakşibenni Muhammed-i Bahaddin, Şahı Mevlana Celaleddin Rumi, Şahı Hacı Bektaş Veli, Şahı Hacı Bayram Veli, Mehmet Muhiddin Üftade Veli, Veysel Karani, Muhyiddin Arabi Niyaz-ı Mısri ve bütün Pir ve Piran Efendimizin ruhlarına da ayrı ayrı hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. Amin. Haberdar eyle ya Rabbi. Amin. Feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eylemeyiz. Ya Rabbi. Amin. Üç ihlas bir fatiha-i şerife. Ya Rabbi, hasıl olan sevabı, geçmiş üstadlarımızdan, Abdurrahim et Tantavi, Abdurrahim en Neşabi, El Haç, El Hafız, Ebu Bekir Sıddık'ı Çorumi, Hacı Ali Haydar Efendi, El Haç, Çorumlu Mustafa Anaç Efendi, Nevşehirli Hacı Abdullah Gürbüz Efendi'nin, Kaçuni Dergahı'nın, Kabbaşe Dergahı'nın
ve bütün geçmiş mürşidi kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına, Ya Rabbi bilhassa üstadımız, Bayındırlı Hacı Mustafa Özba, Beyefendi Hazretlerinin ruhaniyetlerine, Ced ve dadalarının ruhaniyetlerine, yaşayan bütün mürşidi kamillerin, velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin, ve ümmeti Muhammed'in ruhaniyetlerine, Turuk Aliye'den, akraba-ı talikatlarımızdan geçenlerinin ruhlarında hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle Ya Rabbi, haberdar eyle Ya Rabbi, feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme Ya Rabbi. Amin. Ve selamun alel mürselin, ve alihim elhamdülillahi rabbil alemin. Euzubillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim, Eftali zikir fa'le mennehu, La ilahe illallah, Bihama salavat,

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi