Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 18 Nisan 2025 · 29:13
Selamün aleyküm, Allah gecenizi hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'e hakkı, hak, batılı, batıl bilenlerden eylesin. Hakkı, hak bilip, hakça yaşayan, batılı, batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin. Nerede Müslümanlara zulmediliyorsa, Cenab-ı Hak zulmedenlerden intikamımızı alsın. Müslümanların kanını, şanını, şerefini, haysiyetini ayaklar altına alan, Müslümanlara hukuksuz davranan kim varsa, Cenab-ı Hak hepsine de helak eylesin. Bu İsrail'i ve yandaşlarını dağıtsın. Doğu Türkistan'a özgürlük nasip eylesin. Ben sosyal medyadan, okuldan, arkadaş ortamlarından sapkın şeylere maruz kalıyorum. Bunlardan korunmam için bana bir çözüm yolu gösterebilir misiniz?
Sosyal medyayı terk et. Okulda beni rahatsız ediyorlar, ne yapabilirim? Moralim de çok bozuluyor. Şikayet et savcılığa. İnsan sürekli ilim almaya muhtaç mıdır? Evet. İlim almayan insanın hali nicedir? Cahildir. İlim Çin'de de olsa Müslüman'ın yitik malıdır. Gidin alınız demiş. Bir kimse bu noktada hem zahiri hem batini ilimden uzak duruyorsa, her daim cehalet çamuruna saplanmış bir vakitte hayat yaşar. Kader insana ne hikmetle bildirildi? Biz kaderin varlığına iman ederiz. Ne olduğunu bilmeyiz. O yüzden biz bu noktada, Allah bizi affetsin derim ya ben, olmuş bir şey kaderdir.
Dersini al, yürü. Olmayan bir şey senin cüzi iradenin noktasındadır. Sen hesabını, kitabını yap, ona göre gayretini göster, çalışmanı yap. Bu olmayan bir şey, bilmiyorsun çünkü. Yarın olmayan bir şey, gelmedi daha henüz. O yüzden sen bugünden cüzi iradenle ne yapacağını planla. Biz kaderin varlığına iman ettik. Kader nedir? Bunun üzerinde çok tartışma var, hiç girmeye gerek yok. Sufi anın çocuğudur, anını yaşar. O esnada elinde ne var ise elindekini yaşar. O esnada önünde ne var ise onu yaşar. Ama biz bu noktada kaderiyeci değiliz. Yani kaderimizde bu varmış, biz bunu yaşadık. Biz bunu böyle söylemeyiz. Çünkü sizin önünüzde, sizin yaptıklarınız vardır.
Ayet-i Kerime. Biz elimizin ürününü, elimizin emeğini yeriz. Ve kendi cüzi irademizle bir yere doğru yürürüz, koşarız. Yani kendi kendimize bakarız. Hava bulutlu, şemşeği alırız elimize. Cüzi irade bu. Yağmaz. O külli irade. O bizi ilgilendirmiyor. Biz hava şartlarını sevk ve idare edecek bir kimse değiliz. O yüzden o bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren, bizim cüzi irademizde olan şey. Olmuş, o kader bitti. Şöyle olsaydı böyle olurdu, böyle olsaydı şöyle olurdu. Bunlar farazi şeyler. O esnada senin normalde aklın, fikrin, hesabın, kitabın, onu yapmaya muktedirliğin yaptın, bitti. Hata işlediysen tövbe et, ondan dersini al, yürü. Birine zarar verdiysen git helallaş.
Git onunla helallaş, hayatına devam et. Normal. Çünkü olan şey kader. Olmamış. Cüzi irade. Ben dine de, hayatıma da cüzi irade noktasından bakarım. Cüzi irade. Orada ben cüzi irademle yürürken başıma ne gelecek, ne gelmeyecek. Bunu bildiğim bir şey yok. Başıma gelecek olan gelecek. Ama veyahut da ben o esnada bir karar aldım. Kararım hatalı olabilir, yanlış olabilir, eksik olabilir. Hatta günah da olabilir. Benim cüzi iradem. Yani biz işlediğimiz günahlara kaderimiz buymuş, bu da değil. Veyahut da cebriye, ben mecbur bu günahı işledim, bu da değil. Yok kardeş, ben bile bile işledim günahı. Bu cüzi irade. Ben bile bile bu yola girdim.
Cüzi irade. Bakın cüzi irade. Ben bir tarikata girmeye karar verdim. Bir şeyhe gitmeye karar verdim. Cüzi irade. Ben cüzi irademle, dedim ki yeter senin böyle koşturdun. Ezan okunuyordu, namaza başladım. Cüzi irade. Cenab-ı Hakk'ın lütfu, ikramı, ihsanı, hidayeti bunu reddetmiyorum. Böyle bir şey yok. Ama cüzi irade. Ben sorumluyum hayatımdan. Bakın hayatımdan sorumluyum. Cüzi irade. Cenab-ı Hakk beni hayatımdan sorguya çekecek. Cüzi iradem var çünkü benim. Ama yaşandı. Ben yine cüzi irademle yaşadım onu. Evet, kader dedim. Çıktım işin içinden. Hesabını verecek miyim? Evet. Hesabını vereceğim onun.
O yüzden dine de, ben hayatıma da cüzi irade noktasından bakarım. Kendi hayatıma da cüzi iradeden bakarım. Cenab-ı Hakk, ben size doğru yolu gösterdim. Dileyen bu yoldan yürüsün demiş. Serbest bırakmış. Ayet-i Kerime böyle. İmam Maturidi de bu Ayet-i Kerime'yi kendine ölçü almış. Demiş ki, biz bu dinde zorlama yoktur. Dileyen Cenab-ı Hakk'ın bu doğru yolundan, hidayet yolundan gider. Dilemeyen gitmez. Allah senin kulağından tutup seni doğru yola getirmez. Sen doğru yolu talep edersin. Cenab-ı Hakk senin talebine göre, o doğru yolu sana açar. Sen yanlışa gitmeyi talep edersin. Sana yanlışı da yaratır. Sen doğruya gitmeye kendin cüzi iradenle karar vereceksin.
Cenab-ı Hakk senin kulağından tutup, büyük günah kebairlerden, yedi tane büyük günah kebair var ya, birisine Allah'ı şirk birinci derecede. Allah senin kulağından tutup Allah'a şirk noktasında seni götürmüyor. Sen kendin tercih ediyorsun bunu. İkincisi ne? Anne babaya asi olmak. Cenab-ı Hakk senin kulağından tutup zorla annene babana asi ol demiyor ki. Zorla annene babanı kır, dök, ez bunu söylemiyor. Zorla annenle babanla kavga et, küs demiyor sana. Ya bunu sen kendi nefsine uyaraktan yapıyorsun. Cüzi iraden. Bak sen kendin nefsine uyuyorsun burada. Sen Allah'ın hükmünü bırakıyorsun. Allah'ın hukukunu bırakıyorsun. Kendince, kendi nefsince haklısın sen. Annen baban hata yaptı.
E ha yaptı, yaptı ne olmuş? İntikam mı alacaksın annenle babanla? Sen onunla iyi geçinmek zorundasın. Cüzi iraden. E namuslu insanlara iftira atmak. Büyük günah kebairlerden birisi. Sen namuslu insanların namusuna iftira atarsan, bu cüzi iraden senin. Bu günaha kendin koştun. E cenk meydandan, savaş meydandan geri dönmek. Günah kebailerden birisi bu. Sen Allah yolundan geri dönüyorsan, kendin dönüyorsun. Birisi seni zorla geri döndürmüyor. Hani sahabelerin yaptığı gibi, hurma bahçeliklerini bırakamadılar. Allah yolundan geri durdular. Onları normalde geri durduran şey, Cenab-ı Hakk'ın cebriye noktasında değil ki, kendi nefislerini uydular.
Sen Allah yolundan geri döndün. Ne yaptın? Nefsine uydun. Heva hevesine uydun. Malını düşündün. Eşini düşündün. Çocuklarını düşündün. Ne derler dedin. Etrafı düşündün. Sistemi düşündün. Her şeyi düşündün. Nefis sana her şeyi koydu önüne. Şeytan her türlü vesveseyi verdi. Ola ben bu Allah yolundan döneyim dedin. Yani cenk meydanı sadece savaş alanı değil, nefisle mücadele edecek. En büyük cihat demiş Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem. E bunun gibi ne öbürü ne? Mesela riba, faiz. Sen Müslüman kimseden ne ama faiz yiyorsun kardeşim. Mümin müminden faiz alır mı? Almaz. E günah keballerden birisi bu. E sen bunun kendi cüz-i iradenle yapıyorsun. Veya yalan söylüyorsun. En büyük günah keballerden birisi bu.
İnsanları aldatıyorsun, kandırıyorsun. Allah muhafaza eylesin. E bunların bütün günah keballerinin hepsini de kendi cüz-i iradenle işliyorsun. Birisi senin kafana silah dayı bu günah keballeri işte demiyor. O yüzden bizde kaderiyecilik yok. Bizde cebriyecilik de yok. Bizde cüz-i irademiz var. Biz hayatımızdan sorumluyuz. Biz Allah'a karşı hesap vereceğiz. Allah'a hesap vereceksek o zaman cüz-i irademiz var. Ve Cenab-ı Hak da bizim nasıl bir yol izlememiz gerektiğini, nasıl bir hayat yaşamamız gerektiğini Kur'an'ıyla ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle bize bildirmiş. Bize düşen vazife Kur'an ve sünnete uymak. Allah bizi onlardan eylesin.
Kaderin varlığını bilmek insanın hangi işine yarar? Psikolojik olarak rahatlatır insana. Nasıl rahatlatır? Olmuş ya kaderimiz böyle der çıkarız işin içinden. Psikolojik olarak neden böyle oldu, niçin böyle oldu, nasıl böyle oldu, şöyle olsaydı böyle olurdu, böyle olsaydı şöyle olurdu bizim psikolojimizi bozar. Şu anda insanların psikolojilerinin bozulmasının bir sebebi bu. Psikolojileri bozuk insanların. Olmuş hadisenin üzerine bina yapıyorlar. Sabahtan akşama kadar bunu düşünüyor. Üstünden üç yıl geçmiş, beş yıl geçmiş, on yıl geçmiş, hala da bunları düşünerekten kendi kendine helak ediyor. Psikolojisini bozuyor. Ne olduysa oldu ya dün dünde kaldı canım kardeşim ya. Yeni bir hayat kur.
Yeni bir hayat kur. İflas ettiysen ettin. Allah'ın kapısı mı kapalı? Yürü, koş, çalış, Allah senin önünü açar. Eşin seni terk ettiyse terk etti ya. Eş mi yok? Kadın erkek, önemli değil. Sen doğruysan, iyisen, yürü. Sen ne kendi kendine sarıyor boyuna. Dinliyorum ben kadınları da erkekleri de. Sarıyor. Hele kadınlar on yıl önce ne olduğunu unutmuyorlar. Yirmi yıl önce ne olduğunu unutmuyorlar. Sarıyor boyuna. Diyom ya üzerinden otuz yıl geçmiş, hala daha bunu mu düşünüyorsun? Hiç aklından çıkmıyor ki diyor. Psikolojisini bozmuşsun diyorum. Hangi doktora giderse gitsin, hangi psikiyatriye giderse gitsin.
Gidecek, verecek, hapı yutacak, evin içerisinde dolaşan, böyle hilkat garibesi gibi bir kadın. Erkekler de aynı. Mümin, mümin, mümin. Allah'a iman etmiş bir kimsenin psikolojisi bozulmaz. Bir dervişin, bir sufinin psikolojisi bozulmaz. Allah'a teslimdir çünkü o. Mümin demek Allah'a teslim olan insan. Başına ne geldiyse geldi ya. Bir tek senin başına mı geldi? Bir tek sen mi çektin o zorluğu? Bir tek sen mi problem yaşadın? Bir tek sen mi iflas ettin? Bir tek senin mi eşin terk etti? Bir tek senin mi çocuğun naran bozuldu? Bir tek sen mi bu dünyada problem yaşadın? Problemi yaşamayan insan mı var?
Hele bu zamanda, bu devirde, bu ülkede yaşıyorsan risk altındasın her. Eee? Psikolojisini bozmakla düzelecek mi? Hayır, mücadele edeceksin. Yeniden hayat kurulması gerekiyorsa yeniden kuracaksın. Yeniden iş kurulması gerekiyor, kuracaksın. Yeniden evlenmek gerekiyor, evleneceksin. Yeniden çoluk çocuk sahibi olmak gerekiyor, olacaksın. Hayat devam ediyor, hayatı yaşayacaksın. Bu noktada da özgüvenin olacak. Haram işlemeyeceksin. Özgüvenin var deyip de zulmetmeyeceksin. Ama psikolojini bozacak bir şey yok. Öyle bir şey yok. Sufinin psikolojisi dirençlidir, sağlamdır. Bozulmaz öyle. Yürür problemse problem, Allah Allah'ın idalarıyla yürür.
Yanlış yaptı, gider yanlış yaptı kimseden kardeş hakkını helal et. Bunu yaptım der. Eşse gider, eşine der ki hakkını helal et. Ben bunu yaptım, yanlış yaptım. Özür dilerim senden. Pısırıklık yok. Ne yapalım işte böyle, haydi bozdu psikolojiyi, boyunu düşünüyor. Sarıyor boyuna geriye doğru. Sar Allah sar, sar Allah sar. Kadınlar da iyice sarıyorlar. Erkekler sarıyor, erkek adamsın diyorum. Ne yapman sarıyorsun geriye doğru. Bırak geçtin, yürüdün, bitti. Eşim beni istemedi. Lan eş mi yok memlekette diyorum, yürü. İstemediyse kendisi düşünsün diyorum. Sen adamsın ya. Yürü. E kadın diyor benim eşim istemedi. Kendine bak, düzelt, yürü.
Adam gene istemiyorsa yürüsün gitsin, baksın. O da kendine bir iş arasın. Psikolojiyi bozmaya değmez. Psikolojini sağlam tut. Yenilme. Hayat seni yenmesin. Yenmesin. Sen hayatı yen. Başına gelen hadiseler seni yenmesin. Sen yen onları teker teker. Çık onun içinden. Okyanustasın, tek başınasın. Vurmuş dalgalar senin. Eyvallah vurmuş. Hep vuracak. Rüzgar bir taraftan vuracak. Dalgalar bir taraftan vuracak. Sen gemini sağlam tut. Yürü. Allah'a iman etmişsin. Habibine iman etmişsin. Sen bir yola girmişsin. Sen o yolda yürüyorsun. İman etmişsin. Okyanusun dalgası da vız gelir tırıs gider.
Fırtına da sana vız gelir tırıs gider. Senin tozunu silkeler sadece. Sen de dersin ki elhamdülillah ya tozum silkelendi temizlendim. Yürü. Yürü. Psikolojini bozma. O yüzden kaderin varlığını bilmek sufiler için limandır. Dersin ki kader buymuş. Tamam bitti. Hatta ben şurada hata yaptım. Burada hata yaptım. Derim bitiririm meseleyi. Bitti. Dersimi alırım. Bunları bir daha yapma derim. Eyvallah. Kaderi yedici değilimdir ben. Burada şunu yaptım. Burada bunu yaptım. Bu da benim başıma geldi. Geldi. Tamam bitti. Bu kadar. Hesabı görer atarım kenara. Yoksa hayat yaşanmaz hale gelir. Yok.
Ben Allah'ın yeryüzündeki halifesi olarak yaratıldım. Allah beni kendisi için yarattı. Dünya ve içindekiler teferruattır. Başka bir şey değildir benim için. Allah çünkü beni kendisi için yarattı. Ben onu tanımak, bilmek, zikretmek, ona hamd etmekle mükellefim. Bitti. Ne gelecekse gelecek başımıza. Bu böyle şataat değil. Ne gönderirsen gönder manası değil. Allah bizi affetsin. Öyle değil. Ama gelecek ondan geliyor. O zaman kalkıp da isyan etmek yok. Allah bizi affetsin. Kaderin varlığından haberdar olmamak insanın yaşamında nasıl bir eksikliğe neden olur? Kafir olur o kimse. Biz kaderin varlığına iman ederiz çünkü.
Rabbim o iman üzerinde yaşayanlardan eylesin. Görmüş olduğum bazı rüyaları gördükten sonra gerçekte yaşadığım, gördüğümüz rüyaların gerçek olacağına inanmamızda sakınca olur mu? Hiç sakınca yok. Ne sakınca olsun? Sufiler için normal şeyler bunlar. Hatta öyle gece rüya görüp de ertesi gün yaşamak daha işin başı. Yürürken göreceksin rüyayı. Uyanıkken göreceksin rüyayı. Yolda yürüyorsun, yolda yürürken rüyayı göreceksin. Ne yaşayacağını göreceksin, yürüyeceksin yine. Hitap gelirse buradan gitme, buradan git derlerse oradan git. Öbür türlü yürü. Sufilik o.
Yolda yürürken rüyayı görmektir sufilik. Uyanıkken rüya gören lazım bize. Zikrullah'ta hani hal görür ya insan. Bu nedir? Uyanıkken rüya görmektir. Rüyadır o da. Uyanıkken görmektir. Bu artacak daha. Orada kalma. Yolda yürürken de o rüyayı gör. Yolda yürürken de. Rabbim cümlemizin maneviyatını derinleştirsin. Anne sütü kansere iyi geliyormuş. Kanser hastası biri için anne sütü istediler. Sütü müsağıp vermem de bir sakınca var mı? Cinsiyet fark eder mi? Bir sakınca yok. Belli bir yaştan sonra zaten anne sütü o kimse alan kimse süt kardeşler. O yüzden sıkıntı olmaz.
Ama anne sütü satılmaz. Anne sütü bir karşılık olarak satılmaz. Verilmez bu. Perşembe zikrullahında söylenen ilahiler bizim zikrullaha adapte olmamızı sağlıyor. Fakat zikrullah temposuyla ilahi ritme uymadığı zaman dikkatimiz dağılıyor. Bu konuda iyileştirme yapılabilir mi? Normalde perşembeleri uzun zamandan beri böyle bir tempo düşüklüğü filan yaşamıyoruz biz. Yani birkaç böyle yaşandı. Arkadaşları da bu konuda nasihatvari bir şekilde uyarma demeyeyim söyledim. Arkadaşlar da bu konuda şey yaptılar. Yani bunu biraz daha ellerinden geldiğince iyileştirdiler. Bu konuda ben bayadan beri tempoda bir düşüklük görmüyorum.
Siz görüyor musunuz? Görüyorsanız söyleyin. Ben böyle tempo düşüklüğüne çok böyle alışkın değilimdir çünkü. Ben normalde hani tempoyu arttırdığımda arttırır herkes Allah razı olsun. Kardeşler de zikrullahı yapan kardeşler de bana alışkınlardır öyle uzun yıllardan beri. O yüzden ben bayadan beri bir tempo düşüklüğü hissetmiyorum. Cumartesi günü bayan zikrullahında söylenen ilahilerle zikrullah akıp gidiyor. Hakkınızı helal edin. Gerçekten amacımız eleştirmek değil ama gerçekten zikrullaha kendimizi vermekte çok zorlanıyoruz. Yani normalde bayadan beri bunu nasıl algıladığınızı bilmiyorum ama ben bayadan beri bu konuda bir rahatsızlık duymuyorum.
Çünkü bu konuya da tetiz davranırım. Tempo düşüklüğü, dağınıklık benim canımı sıkar. Yani ben böyle güldür güldür zikrullahı severim. Güldür güldür koşturmayı severim. Öyle hani zikrullah canlı, heyecanlı, böyle ilahiler canlı, heyecanlı olacak. Sema'da da aynı. Ben semada da ağır ilahi istemem. Genelde sema ilahileri çalışan arkadaşlar bilirler hani böyle başlangıcından yavaş, sonradan dembe dem, hızlanarak giderler. Zikrullah da aynıdır. Başlangıcı önce alıştırma gibidir, yavaş başlar. Ondan sonra dembe dem esmalar hızlanır. En sonunda en zirveye, bayrağı dikeriz Allah'ın izinden öyle olur.
O yüzden ilahiciyi kardeşler bu konuda benim bir rahatsızlığım yok. Yani insanız bazen tempo düştüğü olur. Veyahut da ilahi seçiminde hani farklı bir tercih olabilir ama onlar beni yakalarlar ben hemen darbeye geçiveririm. Onlar da anlarlar ben darbeye geçince. Ha derler bu ilahi huymamış buraya. Hemen onlar da reportarı değiştirirler. O yüzden dilsiz dudaksız anlaşırız biz onlarla. Elhamdülillah. Onlar beni yakalarlar Allah'ın izinden. Kendimi bir yere koymak için söylemiyorum ama yakalarlar onları. O yüzden bir sıkıntı olmaz. Rabbimizi affeylesin. Nefsimizi uydurmasın inşallah. Üç ihlas bir fatiha-i şerefe. Amin.
Ya Rabbi, hasıl olan sevabı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına. Cihari yari güzin efendilerimiz Ebu Bekir Sıddık, Ömerül Faruk, Osman Ezin Nureyn, Ali El Murtaza radıyallahu anh hazretlerinin ruhlarına. Aşere-i mübeşşerenin evladı Resulullah, Zevce-i Resulullah, İmam-ı Hasan, İmam Hüseyin, 72 şehirlerini, Şehid-i Kerbela'nın, bütün şehedanın tüm ashab-ı Resulullah hazretlerinin ruhlarına. Amin. İmamız İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Şafi, İmam-ı Maliki, İmam-ı Hameli ve bütün mezheb-i imamlarımızın ruhlarına hediye edildik. Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. Amin. Haberdar eyle ya Rabbi. Amin. Feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Amin. Üç ihlas bir fatiha-i şerife.
Ey Rabbi, hasıl olan sevabı, Pirimiz, Seyyid Abdülkadir Geylani, Seyyid Ahmet el-Rifai, Seyyid Ahmet el-Bedevi, Seyyid İbrahim Dursaki, Şeyh Ebu Lesene Şazeli, Şahı Nakşibenni Muhammed-i Bahaddin, Şahı Mevlana Celaleddin Rumi, Şahı Hacı Bektaşi Veli, Şahı Hacı Bayramı Veli, Mehmet Muhittin Üftade, Veysel Karani Muhittin Arabi Niyaz-ı Mısri'yi ve bütün Pir ve Piran efendilerimizin ruhlarında hediye edildik.
Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. Haberdar eyle ya Rabbi. Amin. Feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Amin. Üç ihlas bir fatiha-i şerife. Ya Rabbi, hasıl olan sevabı geçmiş üstadlarımızdan Abdurrahim-i Tantavi, Abdurrahim-i Nişavi, El-Hac-i El-Hafız, Ebu Bekir Sıddık-i Çorumi, Hacı Ali Aydar Efendi, El-Hac-i Çorunlu Mustafa Anaç Efendi, Nevşehirli Hacı Abdullah Gürbüz Efendi'nin, Kaçuni dergahının, Kabbaşi dergahının ve bütün geçmiş mürşidi kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına.
Ya Rabbi bilhassa üstadımız, Bayındırlı Hacı Mustafa Özba, Beyefendi Hazretlerinin ruhaniyetlerine, Ced ve dadalarının ruhaniyetlerine, yaşayan bütün mürşidi kamillerin, velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti Muhammed'in ruhaniyetlerine, Turuk Aliye'den, akraba ve talukatlarımızdan geçenlerin ruhlarında hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi, haberdar eyle ya Rabbi, ve eczatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Amin. Ve selamun alel mürselin. Ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Eftali zikir fe'le mennehu. El Fatiha ma salavat Allah.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.