mustafaozbag.org

Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 08.08.2024

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 9 Ağustos 2024 · 34:40

Gecenizi hayırlı eylesin, Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin, hakkı hak bilip, hakça yaşayan, batılı batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin, Rabbim Filistin'i özgür eylesin, Doğu Türkistan'ı özgür eylesin, bu Siyonist İsrail'i yerle eksan eylesin, destekçilerini yerle eksan eylesin, ümmet-i Muhammed'i bir ve beraber eylesin, ecmeyin.
Tövbe nedir, hükmü nedir? Tövbe edince zahiri ve batini neler olur? İnsanın yaşantısında veya mana noktasında değişiklikler olur mu? Hiçbir kimse yoktur ki, peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ve peygamberleri ayırt ederekten bu hadis-i şerifi naklediyorum, hiçbir kimse yoktur ki bir günah onun perçeminden tutmamış olsun, hadis-i şerif. Öyle deyince sahabe soruyor, diyor, ya Resulallah, ümmetin hali nice olur? Ondan sonra diyor ki, tövbeden hiç günah işlememiş gibidir, hadis-i şerifte. Tövbe nedir? Bir kimse bir hata, bir kusur işlediğinde bizim gibi zayıf Müslümanlar için oradan dönmesidir, geri dönmesidir. Bir dille tövbe vardır, işte bir kimsenin en azından, en kısasından estağfurullah el-azim demesi veyahut da biraz daha uzunluğundan, subhanallah ve bihamdihi subhanallah el-azim ve bihamdihi estağfurullah el-azim demesi gibi.
Bu o kimsenin diliyle olan tövbesidir. Bu da tövbe midir? Tövbedir. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, ben günde en az yüz kez Rabbime tövbe ederim der. O zaman tövbenin dille olanı var. Bu nedir? En azı estağfurullah el-azimdir. Bir de hal olanı, yani bu normalde dille tövbe, bir de halle tövbe var. Bu halle tövbe ne? O kimsenin o günaha bir daha geri dönmemesi. Bu da fiili tövbedir. Yani o kimse fiilen tövbe etti, o günaha bir daha dönmedi. Bir de kalbi tövbe vardır. Kalbi tövbe de o kimsenin o günahı bir daha kalbinden dahi geçirmemesidir. O zaman ilmel yakin, aynel yakin, hakkel yakin söz konusu oldu. İlmel yakin ne demek? Dil ile tövbe etti. Hakkel yakinle, aynel yakinle o kimse normalde fiili tövbe etti.
Bunun en ileri noktası kalben tövbe etti. Artık o kimse bir daha o günaha dönüş kapısı, onu da kapandı. Kalbinden dahi geçirmedi. Ve normalde işte böyle tövbe ederse bir kimse, yani kalben de tövbe etmiş olursa, o kimsenin kalbindeki karanlık, kalbindeki perde, kalbindeki o tabiri caizse Allah'la o kimseyi perdeleyen günahlardan kurtulmuş oldu. Onun hani perdesi açıldı, bir Müslümanın gönlünde yetmiş bin zulmet perdesi vardır dediği o perdeler ne oldu? Yavaş yavaş açılmaya başladı ve batini, zahiri ne olur? Zahiri o kimse artık o günahtan kurtulmuş olur. O günaha girmez, o günahla haşır neşir olmaz. Bunun batini nedir? İşte adım adım o kimsenin o günahı aklından, kalbinden dahi geçirmemesidir.
Onu hiç düşünmemesidir ki, işte o kalbi artık onun o günahla alakalı temizlenmeye, o günahla alakalı pak olmaya başladı. İnsanın yaşantısında veya mana noktasında değişiklikler olur mu? Her halde, her halde ama iyiliğe doğru ama kötülüğe doğru insanda değişiklikler olur. Yeter ki o kimse o hali kendi üzerinde tecelli ettirsin. Yani bilhassa seyr-i sülûk noktasında sufiler bir şeyden geri dönerlerse ondan bir daha geri dönmemeleri gerekir. Yani tövbe etti, geri döndü, bir de artık o hale geri dönmemesi lazım. Ama insanız, hepimiz hata yaparız, kusur işleriz, yanlışlık yaparız, hepimiz günaha gireriz, hepimiz için geçerli bu. Oradan tövbe eder, ruce ederiz.
Hem dille tövbe eder, hem hal ile tövbe eder, hem de kalp ile tövbe edip geri dönmeye gayret ederiz. İstiğfar nedir? Tövbe ve istiğfar farklı şeyler midir? Değildir. Hemen hemen aynı şeylerdir. O yüzden tövbe de istiğfar da farklı şeyler değildir. Allah bizi hakkıyla tövbe edenlerden eylesin. Tövbe bir de ayrıyeten zikir şemsiyesinin altındadır. Tövbe aynı zamanda da zikrullah'tır. Yani Allah'ı zikretmektir. O yüzden Allah'ı zikretmektir derken, şimdi birazdan bir zikrullah yapacağız. Bu bir ayrı bir zikir. Tövbe etmek de ayrıyeten zikirdir. Kısas nedir? Bakara suresi 179. ayet. Kısassa sizin için hayat vardır. Ayet-i kerimesinin de belirtildiği gibi. Kısas yapılabilir mi?
Günümüzde kısas yapılabilir mi? Yapılıyorsa şartları nedir? Kısas bu manada, hani tabiri caizse göze göz, cana candır. Veyahut da kola koldur, ayağa ayaktır. Yani bir kimse bir suç işledi, bu suçun karşılığı İslami hükümlerce neyse odur. Ama genelde kısas, hani haksız yere birisinin öldürülmesiyle alakalıdır. Hani oraya dem vurulur. Bir kimse bir kimseyi haksız yere veya haklı yere önemli değil, öldürdü. Öldürdüyse ona kısas uygulanır. Haklı ise haklılığının durumuna göre değişir bu. Ama normalde kısas odur. E kısas bizim için hayat vardır. Evet, yani sen öldürüleceğini bilsen, karşıdaki masum bir insanı öldürmezsin. Veyahut da senin de kolunun kesileceğini bilsen, veyahut da bileğinin kesileceğini bilsen, bir daha bir daha dikkat edersin birisinin canını yakmaya örneğin.
Ama kısas olmadığı için herkes herkesin canını istediği gibi yakıyor. Günümüzde kısas yapılabilir mi? Yapılabilir ama İslam'ın şeriatinin hukuk olarak uygulanmış olması gerekir. İslam şeriat, İslam'ın şeriatı yani hukuku uygulanıyorsa, o uygulanan beldede, bölgede, ülkede kısas olur. Uygulanmıyorsa, orası zaten Darül Harp hükmündedir. O zaman İslam'ın hukuku olmadığından dolayı Darül Harptir. Darül Harpte de kısaslar uygulanmaz diye hadis-i şerif nettir. O yüzden bir yer Darül Harp ise, mesela Almanya Darül Harptir, kısas uygulayamazsınız. Örneğin, İslam hukukunu kendisine hukuk olarak kabul etmeyen bir ülkede kısas uygulaması yoktur. Orada da kendi başınıza da kısas uygulayamazsınız.
Bazen böyle cemaatler veyahut da bir topluluk veya bir grup böyle kendince İslam'ın hukuku uyguluyormuş gibi davranıyorlar. Bu doğru değildir. O yüzden kısasın uygulanması için bir İslam devletinin veyahut da oradaki o topluluğun her şeyiyle İslam hukukuna uygun davranılması gerekir. Beliniz ziyai gibi eğilinceye kadar namaz kılsanız ve ok gibi zayıflayıncaya kadar oruç tutsanız, sizin için iki birden daha sevimliyse istikamete erişmiş olmazsınız.
İstikamet nedir? İstikamet bir kimsenin Kur'an ve sünnet yolunda hem düşünmesi hem yürümesidir. Neden bunu düşünmesi olarak da koydum? Şimdi insanlar var mesela Kur'an sünnet tarihinde düşünmüyorlar. Fikirleri bozuk, akayetleri bozuk. Amelleri düzgün örneğin ama akayeti bozuk. Böyle olunca o kimsenin normalde istikamet ehli değil. İstikamet ehli olabilmesi için o kimsenin hem fikri yapısı hem de ameli yapısı normalde o kimsenin istikamet üzerine olacak. Kur'an ve sünnet üzerine olacak. Eğer Kur'an ve sünnet üzerinde değilse o istikamet üzerinde değildir. Şimdi hem istikamet olacak hem de o kimsede aynı zamanda istikameti destekleyen istikrar olacak.
İstikrar nedir? Bir kimsede düzgün bir şekilde o hali yürütmesidir. İstikrar da odur. Yani bir gün namaz kılıyor, ertesi gün kılmıyor. İstikrarı bozuk. Orucu bir gün tutuyor. Ramazan orucunda ertesi gün Ramazan orucunda gevşeklik yapıyor. İstikrarı bozuk. O kimse bir gün dersi çekiyor, ertesi gün çekmiyor. İstikrarı bozuk. O kimse istikrallı bir şekilde yürümüyor. Bakın dini meselelerde istikrarı olmayanın ikili ilişkilerde veyahut da toplumsal ilişkilerinde, aile ilişkilerinde istikrarı olmaz. İstikrar o kimsenin kişiliği, kimliği açısından size çok büyük bir ölçü verir. Yani etrafınızdaki insanların istikrarı ile değerlendirin. İstikrarı.
Yani bir kimse var mesela, derviş Allah razı olsun ders almış. Bir hafta derse geliyor, bir hafta derse gelmiyor. Veyahut da dersi başka bir şeyle değiştiriyor. İşte dayımlar geldi de işte yok halamlar geldi, yok halamın dünürünün bilmem nesi geldi filan. O kimse istikrarını değiştirdi. Yani yok canım kardeşim benim perşembe günleri dersim var. Bu perşembe günleri dersim benim hiç kimse engelleyemez. Ben o perşembe dersine gideceğim veya benim istikrarım bu. Benim mahallemde ders var. Ben oraya haftanın bir güne gideceğim. İşte bir günü de perşembe günü derse gideceğim. Bu istikrarı o kimse koruması gerekir. İstikrar budur. Beş vakit namaz farz. İstikrar odur.
O kimse beş vakit namaz farzı kılacak. İstikrarlı. Bakın dini konularda bu büyük bir ölçüdür. Dini konularda bir kimsenin istikrarı bozuksa o kimsenin ikili, üçlü, beşli ilişkilerinde de istikrarı bozuktur. Bunu tecrübeyle ben çok sefer bunu tecrübe etmişimdir. Bak çok sefer tecrübe etmişimdir. O istikrarlı insan, istikrarlı insan böyle tabiri caizse askeri, disiplinli bir şekilde yürür. İstikrarlı insan. İstikrarı yoksa o kimsenin bir rüzgar eser dağılır. Bir ayağı çukura basar dağılır. Bir çamura girer dağılır. İstikrarı sıkıntılı onun. O kimse, o kimseyle yol yürürken dikkat et. Duygusal olarak zigzaglar çiziyor. O kimseye dikkat et. O istikrar noktasında sıkıntı. Şimdi istikamet doğru, evet.
İstikamet bir kimsenin hani şu anda mesela fikri yapıda istikamet çok önemli. Yani o kimse düşünürken düşünce yapısında, akait noktasında Kur'an sünnet tarihesinde düşünecek. Yapısı bu olacak. Şimdi bakıyorsunuz namazında, abdesinde, orucunda entelektel gibi duruyor. Veyahut da profesör ve hatta işte büyük bir din âlimi fakat fikri yapısı bozuk. Yani akaiti bozuk. O kimsenin Kur'an'daki ayetleri çarpıtıyor, hadis-i şerifleri reddediyor, hadis-i şeriflerle alakalı şüpheli şeyler konuşuyor. O kimsede istikamet bozukluğu var. O kimsede istikamet bozukluğu varsa o normalde, Allah beni affetsin, tehlikeli bir nokta. Şimdi insanlar normalde istikamette bunu aramıyor.
İstikamette aradığı şey onun namaz, abdest, namaz, abdest onda istikrar muhakkak lazım. Ama bugünün insanında Allah affetsin fikri yapıda istikrar yok, istikamet yok. Fikri yapıda, istikameti bozuk fikri yapıda. Konuşuyorsunuz biraz konuşmaya başlayınca bakıyorsunuz kader inkarcısı. Biraz konuşmaya bakıyorsunuz kabir azabı yok diyor. Biraz konuşmaya başlıyorsunuz hadis-i şerifleri inkar ediyor. Veyahut da işte diyor ki dokuz tane hadis-i şerif vardır sahih olan. Geri kalan sahih değildir. Hadisler üzerinde tartışma açıyor. Veyahut da biraz konuşuyorsunuz mezhepler üzerinde tartışma yapıyor. Bir bakıyorsunuz mezhepsiz bir kimse çıkıyor ortaya yere.
Ne İmam-ı Azam ne İmam-ı Şafii ne İmam-ı Maliki ne İmam-ı Hanbel. Yani bütün imamları aldı çok affedersiniz çöpe attı. Bu adam o imamlardan daha fazla bir imam. O çok biliyor. Onda istikamet de bozuk, istikrar da bozuk. Bakın istikamet de bozuk, istikrar da bozuk. Veyahut da bir müteşabih bir ayetin üzerinde tartışacak insan arıyor. Bırak kardeşim müteşabihi sen nasıl anlıyorsan anla. Bu normalde illaki o anlayışını bana dikte etmeye de çalışma. Burada ne oldu? O kimsenin istikameti de bozuldu, istikrarı da bozuldu. Şimdi böyle olunca o kimse ne tarafa gideceği belli olmayan, ne tarafa gideceği belli olmayan, istikameti ve istikrarı bozuk bir kimse çıktı ortaya yere.
En tehlikelisi. Sebep bizdenmiş gibi görünüyor çünkü. Sebep bir bakmışsın derviş gibi görünüyor burada. Ders almış, sıkıntı değil. Laf dinlemiyor, söz dinlemiyor, istikametini bozuyor, istikrarını bozuyor ama derviş aramızda. Bunu böyle yapma diyorsun, yapıyor. Yapma dediğimiz halde yapıyor. Veyahut da arkadan dolaşıyor, sanki görmeyecekmişiz, duymayacakmışız gibi davranıyor. Yapıyor yapacağını. Onda istikamet de bozuk, istikrar da bozuk. Allah muhafaza eylesin. İkinin birden daha sevimli olmasını açıklar mısınız? Allah ona her şeyden sevimli ve sevgili gelecek. Müminin kemale ermesi, Allah'ın ona her şeyden sevgili olması. Her şeyden sevgili gelmesi.
Seveceğin en yüksekteki, en yüksek konumda senin duygu olarak, kalp olarak, ruh olarak, beden olarak, için dışın olarak en yüksekte Allah olacak. Allah gözünün gördüğü, görmediği, her şeyden sevgili gelmedikçe kemale eremezsin. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri gözünün gördüğü, görmediği, yaratılmışlardan en sevgili gelmedikçe kemale eremezsin.
Bak, yaratılmışlardan diyorum. Allah yaratan, her şeyden en fazla sevgili ve sevimli gelen Allah Celle Celaluhu. Ondan sonra her şeyden fazla sevgili ve sevgili gelen Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. Eğer sende bu böyle tecelli etmezse o zaman kemale ermez. Cumatesi sohbetinde bahsettiğiniz huzur ehliyle istikametin bağı var mıdır? Zaten o istikamet yolunda yürürse huzur ehli olur. İstikamet yolunda yürümezse o kimse huzur ehli olamaz. Rabbim bizleri istikamet ehli eylesin. Bir de istikrarlı eylesin. Eğer istikamet ehli ve istikrarlı olursak o zaman inşallah biz o huzura erenlerden oluruz. İnşallah o huzur ehlinden oluruz.
Aramızda Bosna'dan misafirlerimiz var. Allah razı olsun her ikisinden de. Bir mikrofon verin ondan sonra bir inşallah selamlama yapsınlar. Mustafa abiye de bir tane şey verin, mikrofon verin. Hoş o ne söylerlerse söylesinler kafasına göre tercüme diyor geçiyor. Yani bir paragraf söylüyor, söyleyen ondan sonra o bir paragrafı keyfi yerindeyse bir cümle, keyfi yerinde değilse iki kelimeyle hallediyor. Bunu da söyle. Allah razı olsun. Ciljena braćo.
Selam aleikum warahmetullahi wabarakjatu. Lijepoj atmosferi Na ovom halu Koji nas sve prožima Koji nas sve povezuje U tevhidu U našem dini islamu Sa salamom I salavatom prema dragom Peygamberu Muhammedu sallallahu aleyhi ve sellem I ovom našem lijepom džematu Şimdi ben Vahid Fazlović Bosna Hersek Tuzla kantonu Müftisi Tuzla'ya gelenler Orada program yaptığımızda tanıyanlar Yanındaki Ahmet Hatuniş de Behran Begova Medresesinin Direktörü, müdürü
Aynı zamanda Hepinize teşekkürü bir borç Böyle bir atmosferde Böyle bir ortamda bulunduğumuz için Allah'ın adına Allah'ın zikirlerini Yapacağımız için fazlasıyla Mutluyuz, memnunuz Üstadımıza da Sevgi ve saygılarını iletiyor Hvala Allahu Dzeleşanuhu Veçeras Veçeras U Ovoj Allah'ovoj kuçi Kao veliku snagu Duhovnu snagu Snagu imana Islama Ihsana Veçeras Yeni Bu Burda bu akşam bu salonda Gördüm bir şey Islamın Allahın ve Güçinü kuvvetini ve birlikteliğini Hep birlikte görüyoruz Bu bizim İslâm birde için de Önemli bir
Artılardan birisi Bu ayet teki gibi Allah'ın yolunda olmak, Allah'ın birliğini, beraberliğini, ibadetle yapmak ve herkesin yapabildiği kadar yapabilmesi bunlardan en önemlisi.
Vi ste ljudi tekije to podrazumijeva i u našoj povijesti i danas da nastojimo dosegnuti, dokučiti koliko godi je moguće više ono što jeste suština našeg ibadeta, suština našeg odnosa sa našim gospodarom Allah'om en iyi şekilde yapabildiğimizin daha üstüne yapabilmek görevlerimizden birisi.
Na tom putu je najsavršeniji uzor Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, a poslije njega oni koji su ga najvjernije slijedili na njegovom putu, sunnetu i poštovali njegov hadis. Yani bunda bizim rehberimiz, yoldaşımız, her şey öğreten, peygamber efendimizin hadisleri ve sunnetlerini yerine getirebilmek, en önemli vazifelerimizden birisi olması lazım. Allah'a de Şanohu je odredio da u svakom vremenu žive učeni i pobožni ljudi, iznimno pobožni ljudi, nasljednici poslanika Muhammed aleyhi sallallahu aleyhi ve sellem, nasljednici svi Allah'ovi poslanika. Ova zemlja ovdje, ovaj narod ovdje imao velike autoritete u povijesti, ima i danas. Biz hepimizin Allah yolunda peygamber efendimizin söylediklerini yapmak, bu topraklarda yapabildiğimizin en iyisini yapmak, onun yolundan gitmek, ana hedeflerimizden, ana amaçlarımızdan biri olması lazım.
Od ranije znamo vašeg poštovanog šejhefendiju, susetali smo se ranije, nosimo od prvoga suseta vrlo značajne, duboke dojmove. Zahvalni smo ljudima kao šte vaš uvaženi šejh na hizmetu ovdje najprije, dakle u svojoj sredini ali onda univerzalno, dakle svugdje po svijetu. Yani sizin šejhinizi daha önceden tanıyoruz, biliyoruz, onun yaptığı hizmetleri de biliyoruz, hem bu kendi topraklarında hem de ülke dışındaki yerlerde yaptığı hizmetleri biliyoruz ve devamını diliyoruz.
Molim Allah'ađe lešanhu da nam uveća snagu, snagu cijelog našeg ummeta, snagu muslimana koji su pod zulumom, kao što su muslimani Palestine i Gaze i mnogi drugi muslimani. Mi iz Bosne dobro razumijemo njihov hal i udovismo neprestano. Biz Bosnalılar olarak dünyadaki muslimanların çektiği zulumu, şu andaki Filistin'deki, Gazeteki problemleri biliyoruz, onun için de daha fazla İslam'a birliğe sarılmamız lazım.
Sve vam opučujem bratski selam. Sa mnom je zajedno i moj brat Ahmed Efendija Hatunić, direktor Behran Begove medrese u Tuzli. Dolazimo iz jedne bosansko-hercegovačke regije u kojoj živi dosta muslimana, u kojoj su muslimani većina. Iz jednog velikog centra, najvažnijeg centra u Bosni i Hercegovini postoje Sarajeva i to je centar iz kojeg se obilato pomažu muslimani u Podrinju, muslimani na kojim je izvršen genocid u Bosni i Hercegovini, muslimani u Srebrenici.
Biz Sarajeva'dan sonra Bosna-Hercegovini içersindeki en büyük şehir olan Tuzla'dan geliyoruz. Tuzla'nın Bosna'da ayrı bir özelliği var. %95'i Müslüman olan bir yerdir. Biz orada zulmü, Genesuti, Sojkırm'u gördük. Nasıl olarak Srebrenica, Tuzla'nın içerisinde kalan bir bölgedir. Muslimani Bosni su Allahovom, Celešanuhu, Voljom imali mnoge kušnje, naučili su lekcije, iako stalno učim, ale naučili su neke važne lekcije.
Muslimani u Bosni su dio umeta koji želi da istraje na Allahovom putu. Yani Bosna'daki Müslümanlar gördükleri zulümlerden ve şeylerden sonra ümmet olarak İslam'a daha fazla soruluyorlar ve daha fazla İslam'ı öğrenmek istiyorlar ve öğrenmek için de çaba sarf ediyorlar. Naş put je put istikameta. O tome govorio veçerasi Şeyh Efendi'a. Želimo da nas taj put vodi do uzvişenog cilja, do zadovoljstva našeg gospodara Allah'a, Celešanuhu. Yani biz Allah yolunda yapması gerekenler ne için yapmak için burda iş ve yapmak da devam edeceğiz. Bu da nas taj put nece mu imati istraha, nece mu sejalostiti, kako kaže Allah je zašanuhu, Astaidu billah, inna lezine kalu rabunallahu, thumme istekamu te tenezzelu aleyhimul melaiketu, edla tehafu, vela tahzenu ve ebširu bil cenneti leti kuntum tu'adun.
Sadakallahu ladim. Biz bu yolda, hiçbir şeyden korkmadan, İslam yolunda, az önce okuduğu ayetteki gibi, her şey yapma devam edeceğiz ve öğrenmeyi de devam edeceğiz. Privilegija je da nas je počastio, Şeyh Efendi'a da kažemo nekoliko riječi. Esselamu alaikum wa rahmetullahi wa barakatuhu. Sizle birlikte olmaktan çok mutluyum. Üstadımun dediği gibi söz verdi ve hepinize Allah yolunda olmayı nasip eylesin inşallah. Tamam. Üçihlas ve fatihah i şerefa. Amin.
Ya Rabbi, hasıl olan sevabı, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş Peygamber Efendimizin ruhlarına. Cihari yari güzin Efendilerimiz Ebu Bekir Sıddık, Ömer'ül Faruk, Osman-ı Zinnureyn, Ali'l-Murtaza radiyallahu an hazretlerinin ruhlarına. Aşeri mübeşerenin, Evlad Resulullah, Zevce-i Resulullah, İmam-ı Hasan, İmam-ı Hüseyin, 72 şühedanın, Şehidi Kerbelanın, bütün şühedanın, tüm ashabı Resulullah hazretlerinin ruhlarına. İmamımız İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Şafi, İmam Maliki, İmam-ı Hambeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına ayrı ayrı hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi, haberdar eyle ya Rabbi, feyzatlarını, himmetlerini, şefatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Üç İhlas bir Fatiha-i Şerife. Ya Rabbi, hasıl olan sevabı, Pirimiz Seyyid Abdülkadir Geylani, Seyyid Ahmet El Rifai, Seyyid Ahmet El Bedevi, Seyyid İbrahim Duziki, Şeyh Ebu Hasen-i Şazeli, Şah-ı Nakşibendi Muhammed-i Bahaddin, Şah-ı Mevlana Celaleddin Rumi, Şah-ı Hacı Bektaş-ı Veli, Şah-ı Hacı Bayram-ı Veli, Mehmet-i Muhyiddin Üftade Veli,
Veysel Karani, Muhyiddin Arabi Niyaz-ı Mısri ve bütün Pir ve Piran efendilerimizin ruhlarına da ayrı ayrı hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi, haberdar eyle ya Rabbi, feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme. Üç İhlas bir Fatiha-i Şerife. Rabbi, hasıl olan sevabı, geçmiş iş üstadlarımızdan, Abdurrahim Et Tantavi, Abdurrahim Enni Şabi, El Haç, El Hafız, Ebu Bekir Sıddıki Çorumi, Hacı Ali Aydar Efendi, El Haç Çorumlu Mustafa Anaç Efendi, Nevşehirli Hacı Abdullah Gürbüz Efendi'nin,
Kaçuni Dergahı'nın, Kabbaşi Dergahı'nın ve bütün geçmiş mürşedik amillerin, velilerin, evriyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına. Ya Rabbi, bilhassa üstadımız, Bayındırlı Hacı Mustafa Özbağ Beyefendi Hazretlerinin ruhaniyetlerine, Ced ve dadalarının ruhaniyetlerine, yaşayan bütün mürşedik amillerin, velilerin, evriyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti Muhammed'in ruhaniyetlerine, Turuk Aliye'den, akraba ve talikatlarımızdan geçenlerin ruhlarına da hediyeledik. Vâsıl ve hissedâr eyle ya Rabbi, haberdar eyle ya Rabbi, feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Amin. Ve selâmün alel mürselîn, ve âlihim velhamdülillâhi rabbil âlemîn. Euzü billâhi mineşşeytanirracîm, bismillâhirrahmanirrahîm. Eftâli zikir fa'lemennâhû. Allah razıleyhi Duty'sil vatihâh Azturullah Eftâliahlah Azturullah Fathâli

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi