mustafaozbag.org

Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti - 01.08.2024

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 3 Ağustos 2024 · 24:10

Selamun Aleyküm, Allah gecenizi hayırlı eylesin, gündüzünüzü hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i hakkı, hak, batıl, batıl bilenlerden eylesin, hakkı, hak bilip, hak yolunda mücadele eden, batıl, batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin, Rabbim ümmet-i Muhammed'i dirilsin, Ümmet-i Muhammed'i kafirlerin üzerinde hakim eylesin, Cenab-ı Hak Müslümanlara zulmeden kafirleri helak eylesin, bu siyonist, katil, İsrail ve destekçilerini helak eylesin, Rabbim Doğu Türkistan'a, Filistin'e özgürlük nasip eylesin.
Selamun Aleyküm, Müjdeler olsun, üveysi gören gözü ziyaret ettim, gelin siz de benim gözümü ziyaret edin, sözdeki göz ziyaret ettim deyiminizden ne anlamalıyız, göz nasıl ziyaret edilir? Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dururken neden üveysiyi gören gözü, eğer gören gözse, Hz. Muhammed Mustafa'nın gözünden daha mı kıymetli ki?
Hz. Ebubekir'den daha mı kıymetli Hz. Üveysi, Hz. Ömer'den, Osman'dan, Ali'den, Hz. Hasan'dan, Hz. Hüseyin'den daha mı kıymetli? Yani kıymetliler olarak, Hanefiler'de şöyle bir şey vardır, yani sahabenin içerisinde en kıymetli olanlar, en değerli olanlar, Hz. Ebubekir, Ömer, Osman, Ali, ondan sonra Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, sonra Aşere-i Mübeşşere gelir.
Yani normalde bu kıymet derecesini eğer ki bir kimse değiştirirse veyahut da farklı olarak bakarsa meseleye, o zaman işin çizgisi değişir. Yani biz örneğin bütün Pir Efendilerizi severiz, hepsini de severiz. Ama fazilet yönünden, en faziletli ise Abdülkadir Geylan Hazretleri'dir, ondan sonra Ahmet Er-Rufay Hazretleri'dir. Biz sahabenin hepsini de severiz, sahabenin hepsini severiz. Ama birinci derecede Hz. Ebubekir'dir, Radıallahu anh Hazretleri. O yüzden Veysel Karan Hazretleri, sahabe hükmünde bile değildir. Bir de yol çıkardılar sonradan, üveysilik diye. Hani şeyh kalmadı ya ortalıkta, ortalıkta şeyh bitti, ortalıkta veli, mürsidi, kamil yok.
Eee, biz üveysiyiz. Olur. Neden üveysisiniz? E zamanda, ahir zamanmış, mürsidi, kamil yokmuş. Hadisler var, onlar kıyamete kadar var olacağına dair. Sen hadisi inkar ettin, üveysiyim diyerekten. O hadisleri nereye koyacağız? Yok ama şöyle güzel. Hani bizim Hacı Oktay diyordu ya, en iyi şeyh, ölü şeyh diye. Tabii, neden? Sana bir şey demeyecek. Nefsine hakim ol demeyecek. Sana bir nasihatte bulunmayacak. Kızmayacak sana, darılmayacak sana. Veyahut da sert bakmayacak bir kimse yok. Hani sana böyle, ondan sonra bunu neden yaptın diye hesap soran bir kimse olmayacak.
Kafana göre takıl. Allah muhafaza eylesin. Evet. Birisi gelmişti de, kendisi de üveysiymiş. Eee, harika, güzel. Allah mübarek etsin dedim ben. Ardından yavaş yavaş, yavaş … Kendisi üveysiz şeyhiymiş. Dedim üveysiz şeyhi diye bir şey mi var? Bu kaldı ben öyle deyince. Kim verdi dedim sana şeyhliği? Sana kim şeyhsin dedi dedim. Bu kaldı ben öyle deyince. Dedim peygamber sallallahu aleyhi ve sellem mi söyledi? Öbür peygamberlerden birisi mi söyledi? Hazreti Ebu Bekir, Ömer, Osman Ali, Hazreti Hasan, Hazreti Hüseyin mi söyledi? Pir efendilerden kim söyledi? Abdülkadir Geylan Hazretleri mi?
Ahmet Arrufa Hazretleri mi? Kim sana şeyhsin dedi? Öyle ya. Bu kaldı şimdi. Bir de yani ortam öyleydi. Ben onu sandalye oturtturdum. Ben de böyle yerdeyim. O böyle bir böyle güzel böyle kuruldu böyle. Hani böyle ahkam kesecek. Dedim efendim size kim şeyh dedi? Size şeyhliği kim verdi? Durdu. Bana üveysilere soruyorum. Sizin şeyhiniz kim? Ona şeyhliği kim verdi? Çok basit. Kurumuşlar bir WhatsApp hattı. Herkes orada. Kıymetli kardeşler bugün şu esma çekilecek. Kıymetli kardeşler bugün böyle olacak.
O anlattılar oraya bir kimse giden bir kimse. Ben üveysi dervişim dedi. Üveysi dervişliği yok dedim. Üveysi dervişliği diye bir dervişlik yok. Allah bizi affetsin. Allah bizi affetsin. Her cuma hutübede Nahl suresi 90. ayeti şüphesiz Allah adaleti iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi. Burada şimdi parantez içerisinde iyilik yapmayı yani ihsanı demiş, yakınlara yardım etmeyi yani vermeyi demiş parantez içinde emreder.
Hayasızlığı, fenalık ve bayi, isyan, azgınlığı da yasaklar. O düşünüp tutarsınız diye size öğüt veriyor. Sorular. Bir ayet-i kerimeye göre iyilik etmek farz mıdır? İyilik farzdır. Bu konuda şek şüphe yok. Bir iyilik yapma fırsatın varken yapmamak veya elinden geleni yapmamak, imkanın varken ne mi lazımcı olmak, bana ne demek caiz midir? Caiz değildir. Haram mıdır? O duruma göre değişir. Ailene bakmakla yükümlüsün. Sırayla annene babana, yakın akrabana, uzak akrabana, yakın komşuna, uzak komşuna iyilik etmekle yükümlüsün denilebilir mi? Evet. İyilik yapılacak kişi Müslüman olmak zorunda mı? Öncelik sıralaması nasıl olmalı? Hadis şerfte diyor ki, senin yemeğini namaz kılanlar yesin.
Haniye suikasti ile ilgili kıymetli fikirlerinizi bizlerle paylaşır mısınız? Hamas liderinin İran'da öldürülmesi hakkında düşünceleriniz nelerdir? Hazreti Hüseyin'in küfede şehit olması ve Orta Doğu'daki bu tip olayların olması ve bizim duruşumuz nasıl olmalı? Hakkınızı helal edin. Evet. Haniye suikastinin üzerinde çok konuşulması gereken bir şey. Ona burada zaman yeter mi? Bilmiyorum. Yetmez. Haniye'ye olan bu suikast Türkiye'ye yapılmıştır. Bir Haniye'ye yapılan suikast Türkiye'ye yapılmıştır. Ama Türkiye'ye yapılırken Türkiye sınırları içerisinde yapılmadı. Allah'u alem Türkiye sınırları içerisinde o bir geldiydi.
Geldiğinde belki de yapacaklardı. O zaman için bir devlet temizlik yaptı. Belirli kimseleri belli noktada almışlardı herhalde tahmin ediyorum. Ve o aralar öyleydi hatırladığım kadarıyla. Ama tabii İran, İsrail'in çok rahat hareket edebildiği ülkelerden birisi. Farkındasınız o Haniye'ye gelmezden önce de İran, Mossad'a çalışan bir grup böyle elemanlar yakalandıydı. Mossad aşağı olarak yaklaşık 30'a yakın eleman yakalandı. Normalde ama Mossad'ın en rahat hareket ettiği ülkelerden, İslam ülkelerinden birisi İran'dır. Birisi Suudi Arabistan'dır, Ürdün'dür, Mısır'dır, Türkiye vardır. Yani Türkiye ajanlık yapanları topluyor ama Mossad istediği bilgiyi Türkiye'den alıyordu önceden. Çünkü Türkiye ile İsrail arasında güvenlik anlaşması var.
Güvenlik anlaşması gereğince Türkiye, İsrail'e ait herhangi bir şeyde bütün bilgileri veriyor. Vermek zorundaydı, anlaşma duruyordur, fes edemezler o anlaşmayı kolay kolay. Ama en rahat hareket edeceği ülkelerden birisi şeydir, İran'dır. Siz İran'la İsrail'i, ben bunu yıllardan beri söylüyorum, düşman beller herkes. Ben perde arkasında dost olduklarına inanıyorum. En azından birbirleriyle paylaştıklarına, birbirlerini kolladıklarına inanıyorum. Benim inancım bu. Ama perdenin önünde dövüşüyorlar, kayıkçı kavgası gibi. Hepsi de öyle yapıyor, İslam ülkelerinin hepsi de Türkiye'de dahil buna. Perde önünde kayıkçı kavgası yapıyorlar. Ama bu son hareket, Türkiye'yi belki de ya geriye doğru itecek ya da daha ileri adımlar atacak.
Çünkü söz konusu olan suikast, Cumhurbaşkanı'nın İsrail'e de gireriz sözünün üzerine oldu. Bunu söylerken de Filistin'deki, Türkiye'nin en önemli partneri diyebileceğimiz İsmail Haniye'ydi. Çünkü İsmail Haniye, Filistin'deki Sünni İslami hareketin başındadır. Öbürkün neydi? Bir tane daha vardı ya, Arafat'tan sonra gelen.
Mahmud Abbas, layık bir kimsedir, Arafat gibi. O da Mossad'a çalışır, Arafat gibi. Bunlar sizde tabii, daha önce söylediydim herhalde. Çünkü Arafat'ta Mossad'ın elemanıdır. O yerine geçen de Mossad'ın elemanıdır. Onları ayıran da, birbirlerinden ayıran da Mossad'tır. Yani bu Hamas'la, FKÖ'yü, Filistin Kurtuluş Örgütü denilen örgütü, birbirinden ayıran Mossad'tır.
Ama ha, Hamas'ın içerisinde Mossad'ın elemanları vardır, ne kadardır, ne kadar etkili değildir. Bunlar uzun analizler. Bakın, çok uzun analizler. Yani Hamas bir hareket etti mesela, o hareketin neticesinde kim zararı gördü? Hamas, yerli yeksan oldu ortalık, öyle değil mi? Mesela, Hanefi fıkhına göre o hareket edemezsiniz siz. Mağlup olacağınız bir savaşa giremezsiniz, Hanefi fıkhına göre. İnsanları zayi edemezsiniz, Hanefi fıkhına göre. Bunlar tabii, yabancı devletler giriyor işin içerisine. Yabancı, terör örgütleri kurulmuş yabancı, onlar giriyor işin içerisine. Bu işin içerisine böyle istihbaratlar giriyor. Yani bunlar böyle tek cepheden bakılarakta işin içinden çıkılacak olan şeyler değil.
Çünkü bir sürü derinlerde hareketler oluyor. O birbirleriyle alakalı o istihbarat teşkilatları, bir sürü şeyler kuruyorlar. Bir bakıyorsun işte ne kurmuşlardı, da iş. Kurulduğu günden beri ben dedim mi bunların İslam'la alakaları yok diye. Bunlar normalde İslami bir hareket örgütü değil. Bunları CIA, Mossad, bunlar beraber kuruyorlar orada. Onlar kaos çünkü. Yani ayet-i kerimelere baktığınızda, ayet-i kerimelere göre, eğer aklınızı, fikrinizi, düşüncenizi, analizlerinizi, Kur'an ve sünnete göre yaptığınızda, o zaman meselenin doğrusunu görürsünüz. Çünkü kafirler kaostan beslenirler. Mesela insanın nefsi kaostan beslenir. İnsanın nefsi heva hevesten beslenir.
İnsanın nefsi kavgadan, gürültüden, bağırıştan, çağrıştan beslenir. Evinizde de böyledir, işlerinizde de böyledir, her yerde böyledir. Birisi sert konuşuyorsa, evin içerisinde, toleransı yoksa, herkese bağırıp çağırıyorsa, onun nefsi kaostan besleniyor. Evinin adamı giriyor, ona hart hurt, buna hurt hurt, o kaostan besleniyor, o nefsine uyumuş, heva hevesine ilah edilmiş. Veya kadın, evde çocuklarına bağırış, çağırış, etrafı asıyor, kesiyor, bir sürü problem çıkarıyor, kadın, kadın heva hevesten besleniyor. Bir çıt yukarı, mesela İsrail'i kaostan beslenir. Dosdoğru yürüsen, sana çelme takar. Sen benim ayağımın altına ne yapma girdin der, döver seni. Vurur seni. İşleri kaostur, terör durumu.
Batı terörden beslenir, kaostan beslenir. Gelir senin ülkene bir örgüt kurar. Sen ne dersin ki, ülkeyi kurtaracağım. Evet, sağcısına, solcusuna, İslamcısına, sufisine örgüt kurar. Seni ayaklandırır, bir de destekleyeceğini söyler. Hatta der ki, devlet kurduracağım sana der. Kurdurur da sana devlet. İmparatorluğu yıkar. Ne yaptı? Gitti. Suud ailesini, yani şu anki Suud ailesinin dedelerini, birisi Ürdün kralı oldu, kardeşlerin. Birisi Irak kralı oldu, birisi Suriye kralı oldu. Onlara dedi ki, size krallık vereceğiz biz.
İngilizler yaptı. Onlar da kalktılar, özgürlüğümüze kavuşacağız. Osmanlı'yı atıyoruz diye attılar. Arkadan vurdular Osmanlı'yı. Arkadan vurdular. E tabi Yemen'de de bir paşanın birisi silah bıraktırdı komple. Biz onları görmeyiz. Bak, hepsi de organize halindedir bunlar. Hangi böyle kirli bir taşı kaldırsan, altından İngiliz çıkar. Geriye doğru gittiğinizde, meseleyi öğrenirsiniz. Bugünü ışık tutar. Bakın, bugünü ışık tutar. O yüzden konuşuruz, konuşuruz, konuşuruz. Bir sonuç elde etmeyiz. Bir sonuç elde etmeyiz.
Çünkü, kimin ahir zaman ya, ahir zaman olunca, sendenmiş gibi görünene bir bakıyorsun, ah senden değilmiş. Ah bir bakıyorsun, satmış seni. Kur'an, sünnet, vatan, millet çıkmış yola, takılmışsın peşine, ah bir bakmışsın, on yıl sonra başka bir şey çıkmış adamdan. Siyasiler, devlet erkanı, ne yazık ki böyle. Her yerde aynı. Ah bir bakmışsın, adam masonlardan madalya takıyor kendine. Yüksek liyakat nişanı. Bakın, siyasetçiler hangi masonlardan yüksek liyakat nişanı almış. Hepsine de bakın. Hepsine de bakın. Nereden mesela İngiliz kraliyet ailesinden ne nişanları almış.
Vali, kaymakam, siyasetçi, ekonomist. Gerçekten. Bunlara bakın. Ah hangi vakıftan nemalanmış. Ah filanca Alman vakfından. O nereden? Soros'tan. Haydi Soros'un teki olmuş. Bizde şimdi ne var? Tasavvuf vakfı var bizim. Ah bir bakıyorsunuz, tasavvuf vakfına, Soros'un vakfından milyon dolar gelmiş. Parayı veren düdüğü çalıyor. Bizde emredersiniz efendim deme noktasına gelmişiz. Ne oldu? Ne olacak ki? Hani bizim gibi fukara bir vakfa. Her ay örneğin atıyorum bunu. İşte ne kadar sizin ihtiyacınız var? Cafer'e dediler ki ne kadar ihtiyaç var? Cafer dedi ki ya aylık bizim gelin giderimiz. Mesela atıyorum iki yüz milyar alın size bir trilyon ya her ay.
Adam bir şey isteyecek senden o parayı veriyorsa. Adam daha bize bir şey vermeden tekkeye girerken böyle tekkenin sahibi gibi girdi. Cafer'e dedim. Cafer bu adam buranın sahibi gibi girdi dedim. Bu dedim yoksa bir şey verdi mi buraya? Vermek istedi almadık dedi. Almadığın halde böyle girdi dedim. Dedi ki bir de alsan dedim. Adam diyecek ki bu tekke benim. Adam geldi Rab Rab Rab. Bizde masada böyle her cumartesi Cafer'le böyle istişare ediyoruz. Şu mu oldu bu mu oldu? Geldi masanın başında durdu. Ben Cafer'den şikayetçiyim dedi. Ben de şikayetçiyim dedim ben şimdi. Ne oldu dedim ben? Ben dedi Fethullahçılara yardım ediyorum.
Nurcuları ediyorum, Süleymancıları ediyorum, şunları ediyorum, bunlara ediyorum sıralıyor böyle. Dedi buraya da yapmak istedim dedi. Cafer kabul etmedi dedi. Yok dedim etmiyor dedim. Haklı dedim. Veya istemiyor dedim. İşte baktım iş büyüyor böyle işte yapacağım diye. İyi tamam çay getir burada millet dedim. Çay içsin o zaman. O kadar yardım edeceğim diyen kimse var ya işte. Dedim ya sen beş kilo çay al. Beş kilo öyle şeker al. Tamam dedim bu kadar yeter. Burada başka bir şey lazım değil. Tamam dedi onları alacağım dedi. Adam normalde verirse senden bir şey ister. İster. Bekler. Şunu şöyle yap. Hatta akıl verir. Verdi adam beş lira.
Bunu böyle yapmasanız, şöyle yapsanız der. Nefis yaptırır insana. O yüzden araştırdığınızda kimisi Sorosçu çıkar, kimisi Masonik çıkar. Kimisi ne o ekonomik toplantı Davos muydu o? Kimisi Davosçu çıkar. Tabi. Yani bakar, yumuşak duranları seçiyorlar onlar. Onları televizyonları da çıkarıyorlar. Adam desek tek din İslam. İslam'dan son din İslam. Eğer Hz. Hz. Muhammed'in Mustafa'nın peygamberliğini kabul etmiyorsanız, kafirsiniz dese kim kabul eder onu? Ama şöyle diyeceğiniz yeni söz bu. Kardeş sen Allah'ın varlığına, birliğine inandın mı? İnandın.
Sen Müslümansın. Sen Müslümansın. İslam'sın. Sen Allah'a inan, Allah'ın varlığına inandıysan, cennetliksin senden. Yani Muhammed'i olmana gerek yok. Yeni söylen bu. Bu önceden ince ince söyleniyordu. Şimdi daha kalın, daha yaygın. Yani sen Allah'ın varlığını, birliğini kabul ettiysen cennetliksin. Hristiyan da olsan, Yahudi de olsan, hiç önemli değil. Hangi dine mensup olursan, ol. Sen Allah'ın varlığına inandıysan, İslam'sın, Müslümansın. O yüzden Muhammed'inmişsin, Hristiyan'mışın, Yahudi'mişsin önemli değil. Yeni söylem bu. Bunu söylediğin zaman seni çok seviyorlar. Eftari zikir fâle mennehu El-Fatiha mâ selâvâ ta'lar.
Amin. Ejme. Destur.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi