Miraç Kandili Sohbet - Karabaş-i Veli Tekkesi - 2 Nisan 2019
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 2 Nisan 2019 · 1:02:57
Miraç kandiliniz mübarek olsun. Telefondan, oradan, buradan, ulaşılabilen her yerden ulaşıp kandilimi mübareklediler. Hiçbirisine de hemen hemen dönemedim. Herhalde zannediyorum bütün arkadaşlarım, büyük birçok telefon açanlar kandilleşmek için açmışlardı. Onlara da cevap veremedik bugün. O yüzden cevap veremediğimiz için hepsinin de kandilleri buradan mübarek olsun. Allah nice kandillerde bir ve beraber eylesin inşallah. Rabbim Ümmet-i Muhammed'i bu mübarek günleri unutanlardan eylemeseydim. Malum bugün Miraç kandili.
Allah peygamberlerini mucizelerle desteklemiş, onları mucizelerle süslemiş, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine de nice mucizeler nasip eylemiş. Bu mucizelerin en önemlilerinden birisi İsra ve Miraç kandili. Hem ayetle hem de hadis-i şeriflerle sabit olan Cenab-ı Hakk'ın Hz. Muhammed'i Mustafa'ya bahşettiği bir mucize.
Bunun üzerinde değişik zamanlarda değişik tartışmalar olmuş. Ama bu İsra ve Miraç ayetle sabit olduğu için inkarı, insanı küfre götüren, inkarı, bu noktada maddi manevi insanı helaka götüren bir mucize. Çünkü Cenab-ı Hakk bu mucizesini Kur'an-ı Kerim'deki ayet-i kerime ile sabitlemiş.
Ben böyle bir şeyi söyleyiveren bir tipim, hakkınızı helal edin. Bu meselede Ümmet-i Muhammed'in gözünden kaçan bir mesele var. Biz her sene bütün ümmet toplanıp Miraç'ı tabi ondan önce İsra'yı İsra hadisesini ardından da işte Miraç'ı konuşur, dağılırız. Bunu yine konuşacağız inşallah da benim bu böyle bir sonradan söyleyeceğim, baştan söyleyivereyim diye ağzımdan çıktı gitti. Bununla alakalı İslam dünyasının içinden ve dışından değişik çalışmalar var. Bu değişik çalışmaları biraz siyonizm kokuyor.
Neden siyonizm kokuyor? Çünkü bu çalışmalarda enteresan iddialar var. Bu enteresan iddialar Muhammed Hamidullah'tan tutun da Abduh'a kadar hem İslam dünyasının içinden hem de dışından farklı tavır, farklı görüş ve düşünceler var.
Hazreti Mevlana Celalat-i Rumah Hazretleri sen seli baştan önüne der ya başka bir beytte daha henüz sivilceyken çubanın hastalık sen onunla mücadele et onu kurut der. Bu konuda o farklı görüş, farklı düşünceler Mescid-i Aksa ile alakalı. Bu hani İsra Suresi ayet 1'de Kulu Muhammed'i geceleyin delillerini göstermek için Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığı Mescid-i Aksa'ya götüren Allah çevresini mübarek kıldığı Mescid-i Aksa'ya götüren Allah Mescid-i Haram belli Mescid-i Haram neresi?
Beytullah Mescid-i Aksa neresi? Bizim için Kudüs Burası ile alakalı İslam dünyası içeriden ve dışarıdan ince ince kuşatma altında Biz Müslümanlar safiyane bir şekilde Hz. Muhammed-i Mustafa'nın bütün peygamberlere imam olduğu ve Hz. Muhammed-i Mustafa'nın İsra-Miraç sabahında Ebu Cehil ve arkadaşlarının Mescid-i Aksa nasıldı diye sorduklarında Hz. Muhammed-i Mustafa'nın o esnada Mescid-i Aksa önüme geldi ben mescidi tarif etmeye başladım dediği mescidin manevi bir mescid olduğu yeryüzünde olmadığı
göklerde olduğu söz konusu olan Mescid-i Aksa'nın Kudüs'te olmadığına dair görüş olmadığına dair fikir beyan ediyorlar bu ince ince insanların içerisine entelektüel gibi görünen Müslümanların içerisinde yer bulmaya başladı ve ince ince bunu Ümmet-i Muhammed'e anlatmaya başladılar ince ince bunu Ümmet-i Muhammed'in kafasına yazmaya başladılar böylece Ümmet-i Muhammed'in ayetle sabit olduğu Hz. Muhammed-i Mustafa'nın sünnetiyle sabit olduğu ve en az 20 tane sahabenin naklettiği ve 20 tane sahabe bu meseleyi naklederken
Hz. Muhammed-i Mustafa'nın üstüne basa basa Mescid-i Cebrail Aleyhisselam'ın gözünün önüne getirip oradaki o daha önce Mescid-i Aksa'daki Mescid-i Gören Mescid-i Gören sahabelere bunun anlatıldığını bilmelerine rağmen bu Mescid-i Aksa'nın Kur'an-ı Kerim'de beyan edilen bu Mescid-i Aksa'nın şu anki Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'nın olmadığını ve bunun tabiri caizse semada böyle bir manevi bir mescid olduğunu ve Hz. Muhammed-i Mustafa'nın orada namazı kıldırdığını oraya ziyaret ettiğini Kudüs'te bağının ve bağlantısının
olmadığı iddiası var bu normalde bu meselede de bazı kaynaklar öne sürmüşler bu kaynakların aslı astarı yok hadis-i şerifler varken ayet-i kerime varken ama ne yazık ki bu Muhammed Hamidullah ve Mısır Eser şeyhliği yapan Mason Abdü ve bu zevatın yetiştirmiş olduğu bu takım Ümmet-i Muhammed'in içerisinde tatlı tatlı ince ince bunu işliyor ve ne yazık ki bu ilahiyat fakültelerinde değişik mahverlerde işleniyor ve bir müddet sonra Müslümanların Mescid-i Aksa Kudüs düşüncesinin fikriyatının Mescid-i Aksa'nın yeniden Müslümanların
elini kolunu sallaya sallaya yaşayabildiği yaşayabileceği ibadet edeceği konumdan dışarı çıkarma çalışmaları bunlar ve bizim zaten bizim elimizden zaten Ayasofya gitmiş şimdi sıra Kudüs'te Mescid olarak Kudüs'ü de Müslümanlar Mescid noktasında kaybetmek üzereler yarın öbür gün kaybedildiğinde belki de bir infial olmasın diye söyleyecekleri şey şu zaten orası Ayet-i Kerime'de bahsedilen Hadis-i Şerifler'de bahsedilen Mescid değil bu mescid semada bir yerde bunun hani hırsız minareyi çalacaksa kılıfını hazırlarmış ya
bunun kılıfını hazırlıyorlar ve Ümmet-i Muhammed asıl bu tehlikeyi görmüyor biz hepimiz şimdi Mirac'ı kutlarken Mirac'ı konuşurken Mirac'ın o manevi havasını soluklanırken asıl tehlikeyi görmezden geleceğiz asıl tehlikeyi göremeyeceğiz kıymetli kardeşler biz Mescid-i Aksa'nın hem içeriden hem dışarıdan kuşatılmış bir zamanda Mirac'ı Mirac'ı anlatmaya ve yaşamaya çalışıyoruz Kudüs ve Mescid-i Aksa her La ilahe illallah Muhammed-i Resulullah diyen bir kimsenin davasıdır Kudüs İsrail işgalinden kurtulmadığı müddetçe Müslümanların
yatakta rahat bir şekilde yatmaları ve uyumaları imanlarının zayıfladığına imanlarının olgunlaşmadığına işarettir ve şimdi bütün mescitlerde bütün camilerde Mirac'ta neler olup gittiğini anlatılacak ama asıl tehlike anlatılmayacak asıl tehlike öngörülmeyecek Kudüs'ün şu anda işgal altında olduğu ve bu pis Siyonist Yahudilerin her gün orada kan akıttığı Müslümanları katlettiği ve Mescid-i Aksa'yı canlarının istediği zaman büyük bir bölümünü kapattığı hatta küçük bir bölümünde sadece yaşlara ibadete açıldığını biz hiç
görmeyeceğiz bunu birileri dile getirir bunları birileri söylerse o fundamentalist İslamcı olacak o siyasi İslamcı olacak o terörist olacak o terörist bir İslamcı olacak adı da bu olacak eğer normalde Kudüs işgal altında Kudüs işgal altında olduğundan dolayı Müslümanlar bundan sorumlu Kudüs Müslümanların ilk önce kendince kıblegahı kıblegahımız bizim bu noktada işgal altında kıblegahımız hür değil kıblegahımız hür değil iken biz İsra ve Miracı konuşacağız bunu başından konuşmazsak bunu başından yerli yerine koymazsak
bu hakkı yerine getirmiş olmayız olamayız bütün İslam dünyası bilsin bütün Müslümanlar bilsin Kudüs ve Mescid-i Aksa işgal altında Müslümanlar Mescid-i Aksa'da ibadet edemiyor Müslümanlar Mescid-i Aksa'da hür değil Müslümanlar Mescid-i Aksa'da harıl harıl kanlara akıtılıyor Onların suçu vardı yoktu Oradaki halkın suçu vardı yoktu Onlar ayardı aymazdı Onlar bilirdi bilmezdi Onlar davasına sahipti değildi Bu ayrı bir tartışma Bu ayrı bir tartışma Onlar davasına sahip çıkmadı diye biz de mi sahip çıkmayacağız Kabe Arapların mı
Kabe Suudun mu Filistin Kudüs kimin ki Mescid-i Aksa kimin ki Oradakiler sahip çıkmadı diye biz de mi sahip çıkmayacağız Oradakiler değer kıymet bilmedi diye biz de mi değer kıymet bilmeyeceğiz Oradakiler davayı sattı diye biz de mi satacağız Allah muhafaza eylesin Şimdiden bir uyarı bunu her İsra Miraç kandilinde uyarmaya devam edeceğim Tekrar söylüyorum İslam dünyasının içerisinde fitili çekilmiş bir bomba gibi bu Mevcut Mescid-i Aksa'nın ayeti kerimede belirtilen Mescid-i Aksa olmadığını ve bu
Mescid-i Aksa'nın uzayda manevi bir mescid olduğunu söyleyip bizim Kudüs'le Mescid-i Aksa'yla bağımızı koparmaya çalışıyorlar bunu İslam dünyasının içerisinde satılık fikri satılık kalbi satılık aklı satılık vücudu satılık kendisini din alimi diyen profesör diyen nice kimseler bunu savunuyorlar bunlar kalemlerini satmışlar gönüllerini satmışlar imanlarını satmışlar fikirlerini satmışlar neydi belirsiz olmuşlar bunlar siyanist İsrail'in güdümüne girmişler bunlar herhalde siyanist İsrail bunları seçmece aldı götürdü
Mossad'ın karanlık dehlizlerinde kanlarını mı değiştirdi sütlerini mi değiştirdi akıllarını mı değiştirdi nelerini değiştirdiyse değiştirdi İslam dünyasının içerisine bunları tekrar saldı bunların makamları ne olursa olsun mevkileri ne olursa olsun bunlar beyni kalbi aklı satılmış sütü bozuk kanı bozuk insanlar kim Kudüs ve Meksid-i Aksa davası yoksa ve bu davayı rafa kaldırdıysa bunu konuşmuyorsa evet o davayı satmıştır kanında ve sütünde bozukluk vardır Rabbim bizi onlardan eylemesin bizleri onlarla mücadele eden
kullarından eylesin bizleri Mescid-i Aksa ve Kudüs davasını güden kullarından eylesin bizleri Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadis-i şerifi mücibince İslam dünyasının en önemli üçüncü Mescidini unutanlardan eylemesin kim Beytullah'a doğru yola çıkarsa nasıl yola çıkarsa çıksın bu onun ziyareti hakkıdır ve haktır ziyaret boyunca attığı her adıma sevap vardır kim Medine-i Münevvere'yi ziyarete çıkarsa attığı her adıma sevap vardır kim Mescid-i Aksa'ya doğru yola çıkarsa attığı her adıma sevap vardır
o yüzden Mescid-i Aksa'yı da Kudüs'ü de unutmayacağız ve bu tehlikeyi de her Miraç kandilinde hatırlatacağız ve hatırlatmaya devam edeceğiz inşallah işte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bu konuda birçok rivayet var Miraç'la alakalı ben o rivayetleri de malum geçmiş sohbetlerden hafiften bir hatırlatmakta fayda var 3 Miraç var 3 farklı hadis var çünkü 3 farklı hadisten 3 Miraç çıkıyor tabi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri İslam'ı bütün insanlığa tebliğ etmek insanların hidayetine
vesile olmak için son peygamber olması hesabıyla var gücüyle çalışmakta var gücüyle mücadele etmekte o sert haşin gaddar acımasız Mekke müşrikleriyle tabiri caizse her gün yaka paça olmakta her gün problem yaşamakta her gün ölüm tehlikesinin altında işini mücadelesini gayretini göstermekte ve peygamberliğinin başından itibaren yıllar yılları kovalarken ve her türlü sıkıntı dert çile üst üste eklenirken Hz. Muhammed Mustafa da her gün üzüntüsüne üzüntü kederine keder çilesine çile katarken en sonunda en büyük insanların
içerisinde destekçisi olan eşi Hz. Hatice annemiz de vefat edince malum dedesi vefat etti malum Ali'nin babası vefat etti böylece Hz. Muhammed Mustafa'nın Kureyş ların içerisinde en önemli kendisini destekleyecek olan kimseleri teker teker kaybetmeye başladı çileler zorluklar normalde sıkıntılar bunlar üst üste gelirken o canhıraç insanların mutluluğu ve huzuru için insanların hidayete kavuşması için her gün yeniden her gün yeniden ve yeniden her sabah mücadelesine devam ediyordu ta ki ne zamana kadar işte Taif'e gidinceye
kadar Taif'te çocuklar onu taşlayınca Taif'in içine giremeyince en fazla üzüldüğü günlerden bir gün ve arkasında müşrikler takip etmekte öldürmek için çünkü her gün ölüm tehlikesi yaşamakta ha bugün öldürülecek ha yarın öldürülecek ha bugün öldürülecek ha yarın öldürülecek müşrikler kiralık katiller tutmakta ve onu takip ettirmekteler bu hadiseler günden güne trendini arttırmakta trendini arttırınca en son böyle bir hani seyahatta rahmet vardır bir öyle bir Mekke'nin dışına çıkıp Taif'e gitmeyi arzu eder ama Taif'te de
içeri giremez müşrikler Taif'teki küçük çocukları kandırır yeni yetişenleri ve Hazreti Muhammed Mustafa'ya sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine Taif'e girmezden önce onu taşlarlar tabiri caizse taş yağmuruna tutarlar Hazreti Muhammed Mustafa yaralanır berelenir geri döner arkasında kiralık kiralık katiller ve amcasının kızı Ümmühani'nin evine sığınır Ümmühani Hazreti Ali Radiyallahu An Hazretlerinin Hazreti Cafer'in ablası Hazreti Muhammed Mustafa'nın amcasının kızı Hazreti Muhammed Mustafa babası vefat ettikten sonra
malum o amcasının yanında büyüdü öyle olunca ailenin içinde birbirleriyle çok samimiler birbirleriyle çok dostlar dostlar tabi Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin amcasının kızının evine gelir kapıya vurur Ümmühani içeriden bağırır kim o o da der ki amcan oğlu Muhammed'im kabul edersen misafir geldin buyurur tabi Ümmühani Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine aşıktır tabiri caizse manevi olarak Hazreti Muhammed'i Mustafa'yı çok sever her şeyden fazla sever ama Ümmühani'nin
kocası da müşriktir o İslam'ı kabul etmemiştir İslam'ı kabul edenlerden değildir ve Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ona beni misafir eder misin deyince senin gibi doğru sözlü emin şerefli misafire can feda deyip içeri alır ve der ki keşke haber verseydin sana bir şeyler hazırlardım sana yiyecek içecek bir şeyler yapardım Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri öylesine üzgündür öylesine hicran öylesine yorgun öylesine üzgündür ki taşlanmış yaralanmış arkasında kiralık katiller var
tebliğ edemedi ne mi yansın islamı onlara anlatamadına mı yansın o esnada tayifte rüzgardan sorumlu melek gelir dağlardan sorumlu melek gelir cebrail aleyhisselam gelir derler onun üzüntüsüne onun o hicranına gökteki melekler tabiri caizse hepsi de ayakta kendilerini yırtarcasına hazreti muhammed mustafa'dan bir işaret bekler cebrail aleyhisselam bir tarafında dağların sorumlu olduğu melek bir tarafında rüzgarların sorumlu olduğu melekle gelir der ki ey muhammed emret bu benim sağımdaki dağlardan sorumlu olan melektir
bu solumdaki de rüzgarlardan sorumlu olan melektir işaret et bu tayifi yerle yeksan edelim dağı kaldıralım tayfin üzerine koyalım derler hazreti muhammed mustafa meşhur sözünü söyler der ki ben onların neslinden iman edecek onların neslinden hidayete erecek onların neslinden islama hizmet edecek olanları görüyorum o yüzden ümmetine lanet edici ümmetini helak edici bir peygamber olarak anılmak istemem der çünkü geçmiş peygamberlerin büyük bir çoğunluğu kendisine eziyet eden kendisine iman etmeyen kendisinin getirilmiş olduğu
risaleti kabul etmeyen kimselerin helak olmaları için dua etmişlerdir hud aleyhisselam gibi nuh aleyhisselam gibi hazreti muhammed mustafa böyle bir peygamber olmak istemez ben şefkat peygamberiyim ben merhamet peygamberiyim ben af peygamberiyim noktasında durmaktadır o halet ruhiye ile ümmühanın evine atar kendini der ki bana bir oda ver bana bir oda ver ben yiyecek istemiyorum içecek istemiyorum ben hiçbir şey istemiyorum bana sadece bir oda ver der ümmühanı aslında evine misafir olduğu kimsenin çok önemli bir zat
olduğunun farkındadır ama kanı bozulmamış sütü bozulmamış insanların ve kavimlerin ademden öncesinden gelen bir düsturları vardır misafirleri Allah misafiridir o misafiri yedirmek içirmek korumak ve kollamak insanlığın en önemli bir disturudur kıymetli dostlar tekrar söylüyorum misafiri korumak sığınan kimseyi kollamak onu yedirmek içirmek onun namusunu şerefini haysiyetini canını malını çolunu çocuğunu korumak insanlığın en büyük erdemliliklerinden birisidir bu erdemlilik henüz daha adem su
ve çamur arasındayken Allah'ın velilerine Allah'ın dostlarına Allah'ın şehitlerine öğretilmiş bir disturdur bu öyle bir erdemliliktir ki bu bu ilmi ilahiden gelen bir öğretidir bu o kimsenin dini imanı o kimsenin felsefesi inancı ırkı önemli değildir birisi sana sığındıysa birisi senin misafirinse birisi senin elinin altına girdiyse sen canını malını her şeyini feda eder onun namusunu şerefini haysiyetini canını çolunu çocuğunu korursun bu ademden önce ilmi ilahiden gelen bir disturdur ümmü hanide
o kadın haliyle onu yapmıştır hazreti muhammedi mustafa tehlike altındadır bütün mekke hazreti muhammedi mustafa'nın ölüm müjdesini almak için beklemektedir bütün mekke müşrikleri güçlerinin yettiğince kiralık katiller bulup hazreti muhammedi mustafa'nın arkasına takmışlardır hepsi de onu katletmek için hepsi de onu öldürmek için birbirleriyle sıraya girmiş vaziyetelerdir ümmü hani bunun bilincinde ve bunun bilgisindedir babası ebu talibin kılıcını alır omuzuna asar kapının önüne çıkar ve sabaha kadar ümmü
hani evin etrafında hazreti muhammedi mustafa'ya zarar verecek hiç kimse dolaşmasın diye nöbet tutar o kureyş'in bahadır kadınıdır o kureyş'in cesur kadınıdır o hazreti muhammedi mustafa'nın amcasının kızıdır der ki ey muhammed sallallahu aleyhi ve selleme sen emin bir şekilde benim evimde misafir olursun ona bir oda açar onu odada küçük bir şilte yayar ona der ki biraz bal şerbeti getireyim istemem der
içecek bir şey ister misin der hazreti muhammedi mustafa istemem der bana yalnız kalacak bir oda lazım der bir peygamber düşünün kendi evinde dahi emniyette değil ümmühani kapının önündedir kılıç boynundadır gelene geçene de sorar kimdir o diye ümmühaninin kılıcının pırıltısını görenler kapının önünden geçemezler içeride o alemlere rahmet gönderilen hazreti muhammedi mustafa vardır hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yorgun üzgün kederli ne kadar secdede kaldığı belli değil Allah'a yalvarır
Allah'a yakarır Allah'a dua eder namaza namaz ekler duaya dua ekler tabiri caizse hasırın üzerine hafiften uyku ile uyanıklık arasında bir hal zuhur eder işte o zaman yukarılardan bir ses ötelerden bir ses habibimi getirin bana o yukarılardan sese uyan cebrail aleyhisselam refakatında bütün melekler hazreti muhammedi mustafa'ya tabiri caizse uyandırırlar ve derler ki kalk ötelerden bir davet var ötelere doğru
yolculuk var ve önce hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine alırlar zemzebin başına getirirler göğsünü bu tabiri caizse şu boşluk var ya nününüzün altında o boşluktan aşarı doğru midenin üstünde bu göğüs kafesine kadar yararlar hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin mübarek kalbini çıkarırlar zemzemle yıkarlar hazreti cebrail aleyhisselam hikmetle imanla hidayetle kalbi tekrar doldurur ve kalp yerine konularaktan yolculuk başlar tabi bu yolculuk malum hep anlatılır ama böyle
küçük küçük dokunaraktan gideyim işte birinci kat gök birinci kat gökte adem aleyhisselamla ondan sonra isa aleyhisselamla ondan sonra yahya yusuf harun musa sonra yedinci kat gökte de ibrahim aleyhisselamla görüşür bütün göklerdeki varlığın içerisindeki mücevheratlar varlığın içerisindeki kıymetler bütün gök süslenmiştir bütün gök bütün şaşasıyla hazreti muhammedi mustafayı beklemektedir böylece ta nereye kadar giderler yürürler malum kur'an-ı kerim'de bahsedilen necm suresindeki iki yay aralığına kadar yürürler tabi oraya
o noktaya gelince de hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini sidretül münteha denilen yerde cebrail aleyhisselam bırakır onu ve bundan sonra yalnız yürüyeceksin der ve necm suresi 9'dan 12'ye kadar derken araları iki yay aralığı kadar kısaldı veya daha az Allah kulu muhammede vahyedeceğini vahyetti onun gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı şimdi siz onun gözleriyle gördüğü şey hakkında münakaşa mı ediyorsunuz ayeti kerimesinin mucibince hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri cenabı hakla
tabiri caizse bu akıldan bu fikirden bu normalde tariften münezzeh olan bir şekilde cenabı hakla görüşür biz ben tırnak içerisinde biz derken sizleri de içine kataraktan söylüyorum bunu biz hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin cenabı hakı cemal cemale gördüğünü onun cemaline müşerref olduğunu bu noktada cenabı hakın ona sarttığını ve hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde gözünün gördüğünü gönlünün yalanlamadığını ayeti kerime öyle diyor çünkü ona inanırız tabi zaman zaman
peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine sahabeler sorarlar önemli olan Ebu Zerif ifari sorar der ki onu tam olarak gördün mü o da der ki o nurdur nurdur bir insan gibi görünmesi mümkün değil manasında söyler ve miraç hadisesi böylece vuku bulur tabi miraç hadisesinde önemli şeylerden birisi namazın farz olması en önemli şeylerden birisi de Bakara'nın son iki ayetinin Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine aracısız direkt vahyedilmesi burası çok önemli Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
hazretlerine Bakara'nın son iki ayeti kerimesi aracısız Cenab-ı Hak tarafından direkt vahyedilmesi o ana kadar ve ondan sonra bu tip şeyler mesela vahy Cebrail aleyhisselam üzerinden gelirken Bakara'nın son iki ayeti direkt Cenab-ı Hak'tan Hz. Muhammed Mustafa'ya vahyedilmiştir bu özellik çok önemli bu ayrıntı çok önemli en önemlilerden birisi de nedir işte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine namazın farz kılınması tabi namazın daha önce Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine namaz farz kılınmıştı
ama namazını kılıyordu ümmete farz böylece ümmete de beş vakit namaz farz kılındı bu miraçtan sonradır o yüzden miraç olur olmaz miraçtan sonra Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri tabi bu yolculuğun sonunda namazı tebliğ etti tabi bu yolculuk esnasında bunu hadis kitaplarından okumanız mümkün Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ahiret hayatının nasıl olacağını onlardan kesintileri perdeleri Allah yolunda şehit olanların makamlarını Firavun tarafından öldüren kadın ve çocuklarının hallerini
normalde namaz kılmayanların gördüğü azapları zina eden faizle iştigal edenlerin cehennemde neler olduğunu işte kasten adam öldürenlerin normalde emanete ihanet edenlerin kamunun malını çalan çırpan hırsızlık eden kamunun malının hakkını hukukuna tecavüz edenlerin yapmadığı halde insanlara vaaz eden vaizlerin hafız olduğu halde hafız olmaları gibi yaşamayanların dervişim dervişliğin dervişliğin tecelliyatını üzerlerine bulundurmayanların insanları dinle aldatan insanları yolla aldatan insanları mukaddesatlarla aldatanların
ahirette başlarına ne geleceğini cehennemler cehennemde nasıl azap çekeceğini bu gıybet edenlerin iftira edenlerin insanların namuslarını şereflerini haysiyetlerini dilleriyle iki parla daki etmeye çalışanların ne hallere düşeceğini bunların azaplarının ne olduğunu Hz. Muhammed Mustafa bunları bu yolculuk esnasında hepsinde teker teker görmüştür ve aynı zamanda da cenneti de görmüştür cehennemi gördüğü gibi cennete girenlerin hangi amellerle cennete girdiklerini cennette nasıl bir hayat yaşatıldığını cennette nasıl bir
hayat yaşatılacağını Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hepsine de şahit olmuştur hepsine de bu normalde yaklaşık 20 tane sahabenin ayrı ayrı zamanlarda ayrı ayrı şekilde naklettiği hadis-i şeriflerden cem edilmiş olarak ben size bunları söylüyorum yani normalde Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri farklı zamanlarda farklı sahabelere hem Mekke döneminde hem Medine döneminde bu miraçla alakalı meseleler sorulduğunda onlara bunları anlatmıştır hep ve bunları da normalde bazı sahabeler
yazıya dökmüşler bazı sahabeler ezberleyip bir başkasına ezberletmişler ilim olarak tabi o yüzden Allah'a iman eden Resulüne iman eden din gününe hesaba kitaba iman eden ve bu imanlarının neticesinde amellerine riayet eden bu imanlarının neticesinde amellerine riayet eden müminlerin nasıl bir cennet hayatı yaşayacağı nasıl bir hayata bu noktada şahitlik edeceği o hayatın ebedi olduğuna dair de hep bu estantaneleri Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri miraç hadisesinde yaşayıp tabi sidretil müntahaya
kadar ne kadar bu normalde varlıkta hangi derecede hangi dairede hangi katta ne var ise hepsinde Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bir an üzerine enteresan bir şey de bu şimşek gibi bunların bir tamamı hepsinde yaşayıp yeniden geri dönmüştür tabi bu benim kendimce tırnak içerisinde savunduğum üç miraçtan ilkidir ehli sünnet bu noktada İslam dünyası üçe bölünmüş vaziyette bir kısmı der ki iki tane miraç var bir kısmı der ki üç tane miraç var bir kısmı der ki bir tane miraç var şimdi üç tane miraç var
diyen üç tane ayrı ayrı miraçın olduğunu savunurlar işte iki tane diyen iki tane miraç olduğunu savunur bu fakir üç tane olduğunu savunanlardan üç miraçın ilki olarak görürüm Ümmühani'nin evinde olanı ikinci miraç da bunların çünkü hadis başlangıçları da farklı farklı ikincisi Hz. Muhammed Mustafa'nın Kabe duvarına yaslanmışken yapmış olduğu miraçtır bu ikinci hadis-i şeriftir bu enteresandır birinci hadis-i şerif Ümmühani'nin evi olarak nitelendirir ve bu hadise Ümmühani'nin evinde olmuştur Ümmühani'nin evinden dışarı çıktıktan sonra Ümmühani'nin evinde olduğunu müşrikler bilir bütün gece sabah olduğunda çünkü Ebu Cehil Ümmühani'nin evinin etrafında dolaşmakta çünkü Ebu Cehil de Ümmühani'nin amcası Ebu Cehil de Ümmühani'nin amcası onu Ümmühani'nin evinde öldüremeyeceklerini Ümmühani'nin evinde
katledemeyeceklerini biliyorlar enteresan hadis de bu zaten Ümmühani'nin evinden çıktıktan sonra Ebu Cehil'in sorduğu şey şu ey Muhammed bu gecede bir şey oldu mu alay edercesine bu gecede bir şey yaşadın mı bu gecede bize bir şey söyleyecek misin dediğinde Hz. Muhammed Mustafa'nın verdiği cevap enteresan evet bu gecede bir şeyler oldu size anlatacaklarım var Ebu Cehil soruyor ne oldu ki Allah beni bu gece miraç ettirdi ayet-i kerimeyi söylüyor beni miraç ettirdi Ebu Cehil diyor ki
dur neler oldu anlatıyor ona anlatınca dur diyor bekle bunu diyor diğerlerine de anlatır mısın herkes anlatırım Ebu Cehil hemen avanesine haber veriyor koşun maden buldu ya koşun ne var bakın diyor şey ne anlatacak Muhammed ne anlatacak Ebu Cehil özellikle çünkü normalde hani ne oldu bu gece diye soruyor ona o da başlıyor anlatmaya bunu diyor herkes anlatır mısın evet deyince o da başlıyor şeye anlatmaya diyor ki bana Burak getirildi şöyle oldu böyle oldu şu oldu bu oldu öbür şeylere de anlatıyor müşriklere de anlatıyor
müşriklerden iki tanesi Mescid-i Aksa'yı biliyor o iki tanesi diyor ki hadi diyor bize Mescid-i Aksa'yı anlat bize Mescid-i Aksa'yı anlat öyle deyince hemen bu anlattığım hadis şeyde var Rudani'de var bu anlattığım mesele ben buradan net okumak istemiyorum şimdi böyle aklımda kalanları söylüyorum Rudani'den Miraç meselesinde bu hadis-i şerifi görebilirsiniz bu nakli bu Ebu Cehil olan diyelektili o zaman müşriklerin içerisinde iki tane şey var Mescid-i Aksa'yı
bilen müşrik var onlar diyorlar ki bize Mescid-i Aksa'yı anlat bak ne diyor ey Kaab bin Lüeyb oğulları çabuk gelin diye seslendi şey sesleniyor Ebu Cehil geldiler ve Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme dönerek haydi bana anlattıklarını şu kavmine de anlat dedi ve Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem anlatmaya başladı bu gece bana yolculuk yaptırıldı diye nereye diye sordular Hz. Muhammed Mustafa'nın anlatma sebebi şu bunların gönülleri yumuşar gönüllerine bir hidayet nuru damlar bunlar bu mucizevi hadiseyi dinlerler de
Müslüman olurlar hidayete ererler diye düşünüyor hava atmak maksadıyla değil onların hidayetine sebep olur vesile olur maksadıyla anlatıyor o yüzden sufilerde de rüya ve hal o kimsenin hidayetine vesile olacaksa anlatılır ona vesile olmayacaksa öyle bir iştahat o kimsenin kendine aittir vesile olmayacaksa anlatılmaz nereye diye sordular o da beyt-i makdis'e dedi sonra hemen aramızda mı oluverdin dedi evet deyince herkes şaşırmış kimisi alkışlamış kimisi elini başına koymuş Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellemin
yalan söylediğini veya bunu uydurduğunu sanmışlar ve sormuşlar peki bizi mescidi anlatabilir misin tabi işlerine beyt-i makdis'e gidip oradaki mescidi görenler ve tanıyanlar da vardı Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu bunun üzerine mescidi anlatmaya başladım bir yerde takılacak gibi oldum hemen aradaki perde açıldı dikkat edin hemen aradaki perde açıldı ve mescid ukaylinin evinin yanına kondu baktım ve rahatça her tarafını görerek anlattım halk ayağa kalkıp şöyle demekten kendilerini alamadılar her şeyi doğru
ve yerli yerince söyledi her şeyi doğru ve yerli yerince söyledi bu Ümmühani'nin evinde olan Miraç Ümmühani'nin evinde çünkü Ebu Cehil'in yani Kureyşlilerin Ebu Taliplerin sokağı burası böyle bir sokak düşünün orada bütün Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin dedesinin evi kendisinin doğduğu ev ondan sonra Ebu Talib'in evi Ebu Cehil'in evi hepsi de bir sırada onlar hepsi bir yerde çünkü hepsi de birbirine yakın hepsi de birbirinin içinde böyle bir mahalle düşünün o mahalle komple Kureyşlilerin içinde bir sokak
var bir cadde var orası da Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin dedesinin babasının amcalarının evleri var bu birinci Miraç bu birinci Miraç tekrar altını çizerekten söylüyorum Ümmühani'nin evinde olan Miraç ikincisi ikincisinin hadis-i şerif başlangıcı Kabe'de Hicr veya Hatim denilen yerdeyken Hazreti Peygamber anlatıyor bunu ben oradayken yani Kabe'nin avlusunda Hatim'de ya da Hicr'de yatarken kimisi de uyku ve uyanıklar arasındayken dedi biri geldi şurandan diyor boğazını gösteriyor göğsümü
yardı boğazından göğsünün bitimine kadar olan kısmı kastederekten kalbimi çıkardı sonra içi iman dolu altın bir leğen getirildi kalbim güzelce yıkandı ve yerine konulup kapatıldı bu ikinci yolculuğun başlangıç yeri Beytullah bunlarda takdim tehir olabilir mi olabilir bir şey demiyorum takdim tehiri bilmeyen var mı kaldırın bilmemek ayıp bir şey değil evet vayda takdim tehir ne biliyor musunuz mesela ayıp değil bu bir şey biraz muhasebe dili nerede bizim muhasebeci yok mu bizim savaş yok mu bunlarda adamın mali müşaviri
adamın yanından ayrılır mı hiç ya nasıl benim mali müşaviri var ya bende nerede dedim de buradayım demesi lazım ya tamam takdim tehirine erken el alım var evet rakamların yer değişmesi takdim tehirudur muhasebe dilidir mesela 686 diyeceğinize mesela pardon 689 diyeceğinize 989 diyebilirsiniz 689 yerine mesela 9'da 8'i yer değiştiririz 698 yazarsınız hesaplarken de bunu yapabilirsiniz sonunda bakacağınız mizanı tuttururken 20 kuruş mu 30 kuruş mu hangisi tutmuyor sonra başlayacağınız iki rakam mı birden toplayacağınız
toplayacağınız toplayacağınız öyle mesela aylık mizan tutturacaksanız 1 aylık bütün işlemleri 6 aylık mizan tutturacaksanız 6 aylık bütün işlemleri 1 yıllık mizan tutturacaksanız 365 günlük bütün işleri teker elden geçirip nerede takdim tehir yaptığınızı bulup hesabı düzeltseniz senin işin kolay bu takım çok güzel uydu sana yok gözünün rengine uydu yok bedeninin rengine uydu sat takımın var mı seninle takdim tehir yok görmüşsüm onlar ne çekmiş bak yani ben bunları kendimce birinci ikinci üçüncü diye sıraladım bunlar
farklı sıralarda olabilir bir ile iki yer değiştirebilir üçüncüsünün yer değiştirdiğine inanmıyorum ikincisi kabe'de olan uyku ile uyanıklık arasında yolculuk kabe'den başladı birincisinin yolculuğu Übnihani'nin evinden başladı ve hemen Taif olayının gecesi bakın tekrar söylüyorum Taif olayının gecesi üçüncüsü ben bunu normalde hani ilmel yakin aynel yakin hakkel yakin olarak da görüyorum miracı da ben ilmel yakin miraç aynel yakin miraç hakkel yakin miraç olarak görüyorum üçüncüsü de benim kendimce en kapsamlı hali
en kapsamlı en geniş bu noktada zirvesi o söz konusu olan hani Allah ona sarktı noktasına kadar gidilen miraç onda da ne onu da Ebu Zer naklediyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin şöyle buyurdu anlattı ben Mekke'deyken evimin tavanı yarıldı buradaki tabir değişti bakın evimin tavanı yarıldı ve Cibril iniverdi evimin tavanı yarıldı ve Cibril iniverdi göğsümü açıp zemzem suyu ile yıkadı bunda zemzeme gitme yok göğsünü açtı zemzemle yıkadı sonra iman ve hikmet dolu olan bir altın leğeni getirip
içindekileri kalbime boşalttı sonra kapattı sonra elimden tutup beni göğe çıkardı bu normalde benim kendimce üçüncü miraç bunu böyle teferruatlı bir şekilde bu gece anlatmak istedim çünkü önümüzdeki miraçlarda Allah izin verirse bu miraçlarda olan şeyleri anlatmaya başlayacağız Allah izin verirse inşallah hepsini bir gecede miraçı bitirmek miraçı bir tamam etmek mümkün ama bu böyle tam teferruatlı bir anlama olmuyor benim nazarımda Allah izin verirse inşallah bu miraç bir sohbet olsun öyle diyelim bu üçüncü miraç ve bundan sonra
normalde Cebrail'in refakatinde üçüncü miraç tekrar oluyor normalde işte peygamberler filan bunlar üçüncü miraçta olduğunu inanıyorum tabi hazreti mevlana celalettin rımı hazretleri de normalde miraçla alakalı ne demiş ondan da bir şey katmadan miraç sohbetini sonlandırmak istemedim o öyle bir kişiydi ki imtihan günü yani miraçta yedi göğün hazinesine karşı hem göz yüzünü yumdu hem gönlünü kapadı yedi göğün hazinesine hem yüzünü yumdu hem de gönlünü kapadı onu görmek için yedi kat gökten uçtan uca hurlerle melekler
dolmuştur hepsi kendilerini onun için bezemişti fakat onda sevgiliye aşktan sevgiliye meyil ve muhabbetten başka bir heva ve heves nerede ki o Allah ululuyla Allah celaliyle öyle dolmuştur ki bu derece bu makama Allah ehli bile yol bulamaz bizim makamımıza ne bir şeriat sahibi peygamber erişebilir ne melek hatta ne de ruh dedi artık düşünün anlayın göz Allah'tan başka bir yere şaşmadı meyletmedi sırrına mazharız karga değiliz alemi renk renk boyayan Allah sarhoşuyuz bağım bahçenin sarhoşu değil buyurdu göklerin akılların
hazineleri bile peygamberin gözüne bir çöp kadar ehemmiyetsiz görünürse artık Mekke Şam Irak ne oluyor ki onlar için savaşsın onlara iştiyak çeksin ancak gönlü kötü olan onun işlerini kendi bilgisizliğine kendi hırsına göre mukayese eden kişi onun hakkında böyle bir şüpheye düşer sarı camdan bakarsan güneşin nurunu sapsarı görürsün o gök ve sarı camı kır da eri ve tozu gör atlı bir er atını koştururken tozu dumana katar etrafta bir tozdur kalkar sen tozu Allah eri sanırsın iblis de tozu gördü bu toprağın feridir benim
gibi ateş alınlı birisinden nasıl üstün olur dedi sen azizleri ince insan gördükçe bil ki bu görüş iblisin mirasıdır be inatçı iblisin oğlu olmasan o köpeğin mirası nasıl olur da sana düşer ben köpek değilim Allah hastanıyım Allah hastanı suretten kurtulandır dünya hastanı av ve rızık arar Allah hastanı hürlük velü Rabbim nice miraç kandillerini kutlamayı nice miraç kandillerinde ibadet etmeyi nasip eylesin Cenab-ı Hak nice miraç kandillerini huzurla mutlulukla aşk ile geceyi dolduranlardan geceyi kutlayanlardan eylesin
bu gece bol bol tövbe edin kılabiliyorsanız nafile namazlar kılın kaza namazları kılın Allah'ı zikredin miracı kendinize tefekkür edin düşünün ve geceyi inşallah öyle sonlandırın bu gecelerle alakalı sohbetlerde biz yeni bir din getirici değiliz var olan elimizdeki ayet hadis neler varsa kendimizden bir şey katmadan kendimizce sohbetler sohbetler etmeye çalışıyoruz tabi bu nereye ne şekilde anlaşılır bunu bilemeyiz ama biz Kur'an sünnet tarihisinde bütün kandillerimize sahip çıkıp kandillerimizi kutlamaya kandillerimizi
bu noktada bir ve beraber olarak yaşamaya devam edeceğiz inşallah bayan kardeşler için itikaf var yan tarafta bayan misafirhanesinde inşallah semadan sonra da dışarıdan gelen bayanlarla alakalı varsa soru cevapları kısa bir sohbetimiz olacak sonra bayanların itikafı olacak ve gece son bulacak Allah gecenizi hayırlı eylesin hakkınızı helal edin selamun aleyküm
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.