mustafaozbag.org

MEVLEVİ ALAYI AÇILIŞ KONUŞMASI VE KORTEJ - 22.04.2018

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 26 Nisan 2018 · 23:51

Ağırınızı, gecenizi, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Ağzı. Kıymetli dostlar, kıymetli kardeşlerim, hepiniz de hoş geldiniz. Yol çıkarken bir şey canımı acıtırdı. Bu canımı acıtan şey, sanki sufilerin vatan ve millet sevgisinin olmadığına dair şaiyalar çıkardı. Bu şaiyalar beni çok üzerdi.
Ben kendimce bunun böyle olmadığını, Sufilin, Kur'an sütnet, vatan millet sevdasıyla yanıp tutuşmak olduğuna inanıyordum. Hamdolsun ki benim geldiğim, yetiştiğim dergah, vatanın savunmasında, kurtuluş savaşında en önde olan dergahlardan birisiydi. Çorum'daki Çorumlu Hacı Mustafa Efendi'den önceki Hacı Laydar Efendi Hazretleri, Anadolu'nun yeniden işgalden kurtulup vatan haline gelmesi için, bütün dermişleriyle beraber Kuvvayi Milliye katılıp vatanın yeniden kurtulmasından pay sahibi olan bir dergahtı.
Ben de o dergahın bir hizmetçisi, o dergahın bir talibi olaraktan böyle bir dergahta bulunmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyordum. Çünkü benim bulunduğum dergah, Londra'da Buckingham Sarayı'nın soğuk karanlık menfezlerinde kurulmuş bir dergah değildi. Benim bulunduğum dergah, NATO'nun karanlık odalarında kurulmuş bir dergah değildi.
Benim bulunduğum dergah, Moskova'nın, KGB'nin karanlık dehlizlerinde kurulan bir dergah değildi. Benim bulunduğum dergah, Mossad'ın kurup, büyütüp, eline bomba ve keleş silahı koyup, Müslümanları katlettiren bir dergah değildi. Benim bulunduğum dergah, Kur'an sevgisiyle, Muhammed-i Mustafa aşkıyla, vatan ve millet sevgisiyle yanıt tutuşan bir dergahtı.
Benim bulunduğum dergah, kendimce, Bedir'i unutmayan, Uhud'u unutmayıp ondan ders çıkaran, Malazgirt'i unutmayan ve Malazgirt'in ışığında Muhaç'ı, Kosova'yı, en son Çanakkale'yi unutmayan bir dergahtı. Eğer Çanakkale'yi unutursa bir topluluk, o topluluğun dağılmaya mahkum olduğunu biliyordum. Benim içinde bulunduğum dergah, bu manada Çanakkale'yi, Çanakkale'de şüheda şerbetini içenleri, unutan bir dergah değildi.
Benim bulunduğum dergah, Kurtuluş Savaşı'nı es geçen, Kurtuluş Savaşı'nı görmeyen, vatanın yeniden ihya edilmesi için, yollara dökülen sütçü imanlarından tutun da, Denizli Müftüsü'nden tutun da, hepsinde unutulmaması gereken dergahtı. O yüzden, kardeşlerim, yola çıkarken sadece ve sadece, sufilik yaşayalım, başka bir şey yaşamayalım diyen bir düşünceye sahip değildim.
O yüzden, vatan bizim için terk edilecek, bırakıp gidilecek, uğrunda mücadele edilmeyecek bir toprak parçası değildi. Biz, dergah olarak, bu yüzyılda, bu dönemde, üzerimize düşen vazifeleri yapmakla mükelleftik. Huzurlarınızda, 28 Şubat'ta, beni yalnız bırakmayıp, benimle beraber mücadeleye devam eden, dergahın kepengini indirmeden, basılmayı, horlanmayı, sorgulanmayı, karakollarda sürünmeyi, göze alıp, zikrullaha ve dergah çalışmalarına devam eden, kardeşlerime huzurunuzda bir daha teşekkür ediyorum.
Çünkü, onlarla beraber, biz, 28 Şubat'a, Kur'an-Sünnet sevdasıyla, vatan-millet sevdasıyla direnen yegane topluluktur. Kendi dergahımızda dahi, ödemiş, Sivas, Nevşehir ve biloğun, Türkiye'deki bulunan dergahlar, kepenklerini indirirken, Bursa, Bayındır, hiçbir zaman kepenklerini indirmediler.
Onlar her şeyi göze alıp, 28 Şubat'la mücadele etmeye devam ettiler. Gün geldi, başımıza 15 Temmuz çöreklenmeye kalktı. 15 Temmuz'da, bu dergah, üzerine düşen vazifeyi yeniden yaptı. Henüz daha kimse ortalığa dökülmeden, bu dergah, bu fakirin bir tek tweetiyle, bir tek haberiyle, Bütün şehirlerde meydana çıkaraktan, 15 Temmuz'a karşı en büyük mücadelenin önünde durdu.
Canlarını düşünmeden, mallarını düşünmeden, eşlerini, çocuklarını düşünmeden, Uhud'da nasıl gittiyse Asap, Bedir'de nasıl gittiyse, Malazgirt'te nasıl gittiyse, Çanakkak'te nasıl gittiyse, bütün kardeşlerimiz 15 Temmuz'da oklara dökülüp, Yezidi darbesinin önünde durdu. Göğsünü siper etti, bedenini siper etti, Yezidilere geçit vermedi. O yüzden biz bu manada gazi bir dergahız. Haldolsun, hepinize de huzurlarınızda bu manada teşekkür ediyorum. Çanakkale Meydanı'ndan İstanbul'a kadar, Bursa Meydanı'ndan İzmir Bayındıranlar, Konya, Ankara, Akşehir, Yunak, Hepsi de İzmir, Sakarya, Hepsi de tek vücut.
15 Temmuz'da yapılması gerekeni yaptı. Ve eğer yine vatan, millet, Tehlike söz konusu olursa, Yine Kur'an'ımıza, sünnetimize, Vatanımıza, milletimize Bir saldırı olursa, Biz tek vücut halde, Yine onunla mücadele etmeye hazırız. Kıymetli dostlar, Bu, Çanakkale'de, Mevlevi alayı düzenleyip, B.S. Makinliğini, İlk önce, Belki de bazı kardeşlerimiz, Bu nereden çıktı deyip, Anlayamamıştı. Etraftan, Kardeşlerimizin dışından, Değişik dedikodular söz konusuydu.
Dostlarım, 15 Temmuz gösterdi ki, Bir ve beraber hareket etmek, Çanakkale'yi unutmamak, Önemli bir duyguymuş. Peki, Unutulmaması gerekiyor. Şimdi, Sizlere ayrıyeten bakıyorum, Bu nostaljiyi yaşattığınız için de, Ayrıca teşekkür ediyorum, İçimdekini birden çıkarıvereyim. Böyle, Kültür, Rengarenk, Bütün renkleri üzerimizde taşıyaraktan, Burada olmanız, Büyük mutluluk duyuyorum. İşte Anadolu bu. İşte bizim insanımız bu. Her şeyinle, Rengarenk, Bahar bahçesi gibi, Gül bahçesi gibi, Karanfil bahçesi gibi, Tüm renkler, Üzerimizde, Ve tüm renklerimizi, Orta yere koyaraktan gidiyoruz.
Renklerimizi reddetmek, Renklerimizi ötelemek, Renklerimizi ikinci sınıf, Üçüncü sınıfa koymak, Bizim işimiz değil. Biz, Bütünüyle hep beraber, Kardeşiz. Bütünüyle hep beraber, Bu toprakların insanlarıyız. Ve bu topraklarda, Doğduk, Bu topraklar uğruna, Can vermeye hazırız. O yüzden, Böyle rengarenk gelen kardeşlere de, Ayrıca teşekkür ediyorum. Sohbetin arasını kesip, Ne bileyim, Tırnak içerisinde bunu dağılın. Kıymetli dostlarım, Biz her yıl, Çanakkale'de, Çanakkale şehitlerini anma, Ve, Ta, Hz. Peygamber, Sallallahu aleyhi ve sellem, Hazretlerinden itibaren, Hatta, Adem'den itibaren, Ne kadar, Kur'an ve sünnet, Vatan ve millet düşüncesiyle, Ölümü, Soğuk tatlı şerbet gibi içmiş, Bütün şehedaya, Bütün şehedaya, Bir minnet, Bir hatırlama, Onlara dua, Onları unutmadığımızı, Göstermek için, Bu yürüyüşümüzü, Devam ettireceğiz.
Kıymetli dostlar, Türkiye'nin içinde bulunduğu durumda, Suriye'de, Veya PKK'yla, Veya değişik terör örgütleriyle, Mücadele eden, Onlarla, Yaka yakaya, Paça paçaya, Mücadele eden, Güvenlik kuvvetlerimizi, Ve şehit düşenlerimizi de, Unutmadan, Bu yürüyüşümüz, Devam edecek. Sizleri, Daha fazla burada, Sıcağın altında, Bekletmek istemiyorum. İnşallah, Zaten, Kardeşliğimiz baki, Her daim konuşacağız, Her daim sohbet edeceğiz. İnşallah, Yürüyüşümüze başlayalım, Vaktinle, Yürüyüşümüzü bitirelim, İnşallah tekrar, Burada toplanalım. Gününüz mübarek olsun, Geceniz mübarek olsun, Ayınız yılınız mübarek olsun, Bu manada, Cepheye sema, Yürüyüşünüz mübarek olsun, İnşallah, Yolda, Yürüyüş yaparken, Şehitlikte, Mala yani, Konuşmalardan, Mala yani, Davranışlardan, Uzak duralım, Dua edelim, Yolda zikredelim,
İnşallah, Hepsini de, Şehitlikte, Bağışlayalım. Allah razı olsun, Gününüz hayır olsun, Selamün aleyküm, Allah'a emanet olun, İnşallah.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi