MESNEVİ SOHBETİ - İzmir / Gaziemir - 18 Kasım 2018
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 20 Kasım 2018 · 1:57:53
Birisinin de yüzü de cemâlullah olmuştur. Veliler bu manada ikiye ayrılırlar. Pir seviyesinde olan veliler, tabiri caizse Allah'ın cemali onların üzerine aksetmiştir.
Hadis-i Kudsiler'de Allah'ın öyle kulları vardır ki onlara bakıldığında Allah hatıra gelir. Bu onlarla alakalıdır. Bu velilikte artık üç seviyelere gelmiş kimsedir. Birisi de vardır, o devamlı Allah'ın cemalini görür. Bu da onun bir alt seviyesidir. Normalde onlar da bu kırkların içerisinde onlar da velilerdir. Hz. Pir bu iki kişiyi bize önemli bir şekilde beyan ettikten sonra her ikisinin yüzüne de bak. Her ikisinin yüzünü de hatırında tut. Her ikisinin yüzüne bak. Yani ister o cemalullahın tecelliyatı olsun, isterse o her daim cemali seyretsin. Bu velilerle karşılaştığınızda, bu velileri tanıdığınızda her daim onların yüzlerine bak.
Onların yüzlerini tanı, onların yüzlerini hatırında tut. Hani ayet-i kerimede salihlerle beraber ol. Ayet-i kerimede salihleri kendine vesile et. Ayet-i kerimede Ya Rabbi bizleri salihlerden eyle. Veyahut da başka ayet-i kerimede siz salihlerin yolunu tutun. Veyahut da Fatiha-i Şerife'nin son ayetinde Ya Rabbi bizleri o salihlerden eyle. O peygamberlerin, nebilerin inam ettiğin, o kimselerin yanında eyle diye dua ettiğimiz işte o salihler. Bir, ya onlar Allah'ın cemali noktasına gelmişlerdir. Cenab-ı Hak onların her daim cemalullahlarına, cemallerine tecelli eder. Ya da o veli bir kimse her daim Allah'ın cemalini görür. Her daim Allah'ın cemalini gören kimse fena makamındadır.
Cemalullah olan da beka makamındadır. O artık son nokta beka billaha gelmiştir. Cemal onun üzerinde tecelli eder. O yüzden normalde bir hani yine zayıf hadisi olarak nitelendirirler. Siz salihlerle, ehli tasavvufla, sufile, Allah'la oturmak isteyenler, Allah'la sohbet etmek isteyenler, Allah'ın o veli kullarıyla beraber otursun. Onların sohbetine katılsın. Hadis-i şerifi de bu beyandıdır. İşte Hazreti Mevlana Celat-ı Rum Hazretleri diyor ki, bu iki kimseyi iyi tanı, bu iki kimseyi iyi bil, bu iki kimseyi yüzlerini hatırında tut. Onların yaptıklarını, ettiklerini, yürüdüklerini, davranışlarını, sözlerini hatırında tut. Burada yüzünü hatırında tut demek sadece cemalini değil.
Onların söylediklerini, onların işaret ettiklerini, onların nasihatlerini iyi dinle. Onların yolundan yürü. Onlarla hemhal olmaya çalış. Bu normalde direkt Hazreti Pir bu iki zatı söylüyor. Başka bir şey söylemiyor. Ve diyor ki, sen hizmet dolayısıyla yüz tanır olman mümkündür. Sen bu yola girersen, insanların yüzlerine aşina olursun. Yüzlerini tanırsın. Hani hadisi şerif var, isterken temiz yüzlerden isteyiniz diye. Bir esnaf olursa bir kimse, mesela üç aşağı beş yukarı kim temiz, kim değil onu tespit eder. Veyahut da dinle ilgili alakalıysa bir kimse, Kur'an ve sünneti iyi öğrendiyse, insanların yüzlerine baktığında insanların simalarından ne olduklarını çıkarabilir.
İnsanın siması kalbinin aynası gibidir. Siması. O yüzden simaya bak, kalbini oku derler, sufiler. Bir kimsenin simasını bakınca, onun kalbini okuma feraseti olur sufilerde. Bu neyle olur? Bu farzları yerine getirme, nafilelerle Allah'a yaklaşmakla olur. Cenab-ı Hak onun kalbine o zikrullah'tan bir nur verir. Zikrullah yaptıkça, o nur onun kalbini ihata eder. Parlaklaştırır ve onun kalbi ilham alır. O artık baktığında Allah'ın ferasetiyle bakar. O hani müminin bakışından çekininiz. O Allah'ın nuruyla bakar. Veya müminin bakışından çekininiz. O Allah'ın feraset nuruyla bakar dediği şey odur. O kimse zikrullah kalbine yerleşirse ve onun da keşf açıldığında o zikrullahın nuruyla, o keşifin nuruyla, o mükaşefe nuruyla bakar.
Sen saklarsın kendince, sen kendince gizlersin ama Cenab-ı Hak ona ayağın eder. Sen örtersin, Allah ona açar. İşin hakikatini gösterir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bize dua eder. Duasını bize söylüyor. Diyor ki ya Rabbi bana eşyanın hakikatini göster. Bana hakikati göster. Hakikate doğru koşturtur. Bizim çünkü zahiren gördüklerimiz doğru olmayabilir. İşin hakikati başka olabilir. Gözümüz yanılmış olabilir. Gözümüzde farklı bir perde oluşmuş olabilir. Biz doğru görmeyebiliriz. Cenab-ı Hakk'ın ancak hakikatiyle doğruyu görürüz. Cenab-ı Hakk'ın yardımı ile doğruyu görürüz. Cenab-ı Hakk'ın yardımıyla, keşf Allah'ın yardımıyla'dır.
Mükaşefe Allah'ın yardımıyla'dır. Kalbin nurlanması Allah'ın yardımıyla'dır. Ve sufiliğin yolu budur. Gerçek manada. Sufilik mal peşinde koşmaz, makam peşinde koşmaz, şöhret peşinde koşmaz. Sufi kimse, kendince dünya ve dünyalıklarla alakalı değildir. Zaten bir sufi toplulukta dünya ve dünyalıklarla alakalı bir şeyler konuşuluyorsa, orası samimiyetini ve niyetini kaybetmiştir.
Sufi topluluklar iş bulma kurumu değildir. Eş bulma kurumu değildir. Aş bulma kurumu değildir. Makam, mevki dağıtılan yer değildir. Torpil yapılan yer değildir. Aman belediyeye bizim arkadaşımız girsin yeri değildir. Aman işte şuraya bizim kardeşlerimiz girsin yeri değildir. Sufi topluluklar gerçek manada insanların işiyle, aşıyla, eşiyle ilgilenmez. İnsanların kalbiyle, maneviyatıyla ilgilenir. Biz insanların kalbiyle, maneviyatıyla ilgileniriz. Bizi ilgilendirmez, çok zenginmiş, çok fakirmiş. Bizi ilgilendirmez, o bürokrat olarak çok büyük bir noktadaymış, yok işçiymiş. Bizi ilgilendirmez bunlar. Biz o kimsenin mana tarafına bakarız. Yok işte o çok pahalı elbiseler giyiyormuş, o çok ucuz elbiseler giyiyormuş.
Bizi ilgilendirmez. Biz onun isteriz ki Allah'a yakın olsun. O yüzden normalde bir kimse bu tip işlerle uğraşmaya başladığında veya hayat tecrübesiyle yüz tanır hale gelir. Yüz tanır hale gelince hepimizde vardır ya, büyüklerimiz böyle derlerdi bize. Bırak ya şunun yüzünde meymenet yok zaten. Neden? İşte onun yüzü böyle cazibeli değil. Bir kimse, iyi bir kimse ise onun iyiliği yüzüne vurur. Temiz bir kimse ise onun temizliği yüzüne vurur. Vurur. Konuşmasına gerek yoktur. Bir kimse gitsin kenara otursun. Gerçekten içiyle dışıyla temiz bir kimse olsun. O oradaki etki alanı hemen oluşur. Hemen oluşur.
Gemide, trende, vapurda, otobüste, bir topluluk içerisinde. Gerçekten içi temiz bir kimse bir köşeye otursun. O oraya etkisi altına alır. Allah iyilerle beraberdir. Allah iyilerin etkisini fazlalaştırır. Kötülerin etkisini fazlalaştırmaz. Cenab-ı Hak iyilere yardım eder. Kötülere yardım etmez. Bakın kötülere yardım etmez. Bir yanlışlık yaparsa bir kimse o yanlışlığı patlatır, orta yere çıkarır Cenab-ı Hak. Bir eksiklik orta yere çıkarır. Önünüzde görürsünüz onu. Kendi kendinize dersiniz ki. Ben burada yanlış yaptım. O yüzden bu feraset iyilikten geçer. İyilikten.
Çok ibadetten değil, iyilikten. Çok namaz kılmaktan değil, iyilikten, iyi ahlaktan. Namaz kılacak mıyız? Namaz farz. Oruç farz. Haramlardan uzak durmak farz. Ama asıl kıymetli olan iyiliktir. Allah bizi onlardan eylesin. Hz. Mevla'na bir grup insan daha bize söylüyor. Zira nice insan suratlı şeytan vardır.
İki grup insan var. Birisi Allah'ın cemali olmuş. Birisi her daim cemale bakıyor. Bir de ne var? İnsan suratlı şeytanlar var. İnsan suratlı. Şimdi, geçmiş dönemlerde bazı insanlar şeytanı çıplak gözle de görürdü. Sonra böyle millet bunlarla, bu meselelerle alay eder hale geldi.
Bunları sufiler konuşmaz oldular. Bunu konuşan kimselere de biz deli muamelesi yaptık. Hadi ya bırak ya kafayı yemiş ya şeytanı gördüğünü söylüyor filan. Arkadaşlar, bir şey Allah tarafından yaratıldı da, varlık alemine gönderildiyse o şey görülür. O şey bilinir. Şeytan bir varlıktır, görünür. Bildiğiniz görünür. Allah görünecek, peygamber görünecek, şeytan görünmeyecek. Öyle bir şey yok. Allah görünecek, peygamber görünecek, Cebrail aleyhisselam görünecek, melekler görünecek, şeytan görünmeyecek. Şeytan da görünür. Hem kalp gözüyle görünür, hem çıplak gözle görülür.
İlk önce o kimse şeytanın fiiliyatını tanır. İnsanın üzerinden veya direkt kendisine. Direkt kendisine insan şeytan vesvese verir. Direkt kendisiyle alakalı. Şimdi yola çıkma, kaza yapabilirsin. Bak havada yağıştı, şeytan vesvese veriyor. Nereye gideceksin? Derse gideceksin. Kardeşim, sen Allah'ın zikrine giderken, bir hayır işe giderken, ölürsen şehit olursun. Bir hayır işine giderken, kaza yaparsan bereket olur o sana. Lütuf olur, ikram olur, ihsan olur. Biz bunu unuttuk. Biz bir hayır işine, bir ibadete, bir zikre giderken başımıza bir şey gelirse diye korkuyoruz. Gelsin kardeşim, gelsin.
Şehit ol. Kötü mü? Allah yolunda bir zorluk çek. Allah yolunda bir sıkıntı çek. Cennet ucuz mu? Ama şeytan bize vesvese verir. Gitme, yapma, etme, öyle yapma, böyle yapma. Bu şeytanın bizim içimizden vesvesesidir. Bir de şeytanın vazifesini yapan iki ayaklılar vardır. Ben öyle derim. Yani insan. O seni şeytani yollara sürükler. Seni hayırdan, hasenetten, zikirden, fikirden, şükürden, hamdden uzaklaştırır seni. O iki ayaklı şeytan. Ya işte camiye gitmek istiyorum. Ya sen irticacı mı olacaksın camiye gidip de? Ya ben bir zikir halakasına gideceğim, zikre gideceğim. Yeni FETÖ'cüsünüz siz. Ya Allah'ı zikredeceğiz, kafe yemeyeceksin sen orada.
Ben ara sıra söylüyorum ya, ben İzmir'in bayındır kazasındanım. Otuz iki yıldır benim kafeyi kırmamı bekliyorlar. Bana otuz iki yıl önce dediler ki sen kafeyi kırarsın, kafeyi yersin sen. Halbuki biz kafeyi yemişiz, haberinlerinde yok onların. Önceden yemişiz. Onlar kafe yememi bekliyorlar benim. Neden? Bu toplumun içerisine koydular bunu. Bir kimse Allah'ı severse kafeyi yer. Bir kimse Allah'ı sever, Allah'a aşık olursa o normalde yoldan çıkar. Dizleni bozulur. Ne bilemiş de bir şeyler gelir onun başına. Bizim bayındırda da Allah rahmet eylesin. Melami bir tekacı Abdullah abimiz vardı bizim. Allah rahmet eylesin. O böyle şeydi böyle biraz iyiydi kendisi öyle diyeyim.
Ben böyle yeni, herkes bayındırdı onu diyordu. Yok sen uçtum Abdullah gibi olacaksın. Allah Allah. O mübarek adam da kendisi Melami'ydi. Kendi kendine bir gün dedim ya Abdullah abi ne oldu da sana böyle diyorlar. enteresan bir adam. Dedim ne oldu da abi dedim sana böyle diyorlar. Bak Mustafa'cığım dedi. Ben gece zikir yaparken dedi. Bana dediler ki dedi. Ey Abdullah. Sen oldun. Şöyle bir çık. Bayındır Ovası'nı bir pike yap. Bir tecelli et. Bir seyret. Bunu ciddi ciddi söylüyor adam. Ee Abdullah abi dedim. Gece saat iki buçuk. Biz bayındır da hükümet binasından aşağı doğru yürüyoruz. Millet bize selam bile vermiyor. Abdullah abiyle dolaşmak ayrı bir mesele zaten.
Ee Abdullah abi dedim. Onun böyle üç, dört katlı bir dördüncü katta duruyordu. Onun tek odalı bir evi vardı onun. Araba yığın kahvelerinin altında. O evde zaten sekiz, dokuz, on tane hisse var. Ona da bir oda düşmüş kardeşlerden. O odada yaşıyordu. Bekar kendisi. Bu pencereyi açıyor. Allah diyor. Atıyor kendini. Bu kadar davasında samimi adam. Beni tuttular Mustafa'cığım diyor. Yoksa benim diyor. Daha fazla diyor. Kırığım çıkığım olurdu. Tabi Abdullah abi de kol kanat kırık alçıda. Abdullah abi bir müddet öyle evde filan durdu. Biz de samimiyiz. Dedemin bakkal dükkanı var. Biz haftada bir tekele gidiyoruz. Tekel malzemelerini alıyoruz. Siz seni bilmezsiniz o yılları.
Tekele gidiyorsun. İşte gaz yağ alacaksın. Gaz yağı yok. İşte beş kilo gaz yağ veriyor. İşte sigara alacaksın. İki kilo sigara veriyor. İşte çay alacaksın. On kilo çay veriyor. Biz onları alıyoruz. Bir çuvalın içerisine koyuyoruz. Parasını yatırıyoruz. Tekele bakkal dükkanına getiriyoruz. Bakkal dükkanında çay, tezgah altından satılıyor. Yok. Sigara yok. Yok bildiğiniz yok. O yıllar. Burada 57-58 yaşında olan var mı? Elini kaldırsın. Bir, iki, üç, dört, beş. Evet, altı. Onlar beni iyi anlıyorlar şimdi. Gerçekten biz öyle yaşadık.
O günleri gördük biz. Böyle pantolonun düğmesi koptu, attı. Mümkün mü ya böyle bir şey? Kenarı yırtıldı, attı. Mümkün değil böyle bir şey. Böyle bir şey mümkün değil. O yıllar. Şimdi biz Abdullah abiyle samimiyiz. O yıllardan, çocukluğumuzdan samimiyiz. İnsanlar onun psikolojik rahatsızlığını görmüyorlar. Herkes öyle olacak diye düşünüyorlar. Veyahut da böyle örnekler vardır ya başka bir şeyden rahatsızdır bir kimse. İşte o der ki ya kafeyi bozacaksın sen. Tarikata girer, derviş olursun, kafeyi bozarsın dedikleri Türkiye'de tarikatlar yok. Dervişler yok. Tarikat ve dervişlerin dışındaki insanların yüzde sekseni antidepresan kullanıyor şu anda.
dünya üzerinde en fazla antidepresan kullanan ülke Türkiye. Antidepresanlılar sufilere geliyorlar. Selamun aleyküm aleyküm selamım. Hocam ben hap kullanıyorum. Bir okur musun bana? Bırak diyorum antidepresanı. Bırak. Allah'ı zikret diyorum. Allah'a teslim olan antidepresan kullanır mı? Allah'ı sevenin antidepresanla işi ne? Allah'a aşık olanın antidepresanla işi ne? Allah'a aşık başına ne geldiyse sevgilimden geldi diyecek öpecek.
Bu neden böyle oldu da ben neden hasta oldum da bu kadar hastalık benim buldu da damat neden böyle yaptı gelin neden böyle yaptı hanım neden böyle yaptı yolda giderken neden bu böyle oldu şu neden böyle oldu şu şu neden buldu ooo sufi öyle değil ki aldı hepsini bir bohça yaptı torbaya koydu koydu kenara sevgiliden çeyiz geldi öptüm başıma koydum ben Allah demeye devam edeyim diyecek etrafındakiler kafayı bozacak onun kafası düzgün neden Allah'a teslim Allah'a teslim ne oldu kaza oldu millet telaş ediyor ben namaza
durdum Allahu ekber arabayı vurdum ben bizim Allah rahmet eylesi Hacı Mehmet'le Demirtaşlı Şeyh Efendi'ye gidiyoruz sabahleyin bizim Demirtaşlı İsmail aradı selamun aleyküm aleyküm selam abi bir şey anlatacağım İsmail anlatma dedim biliyorum anlatacağını abi anlatmam lazım İsmail anlatma anlatayım abi iyi anlat İsmail dedim abi kaza yapıyorsunuz biliyorum anlatma diye o yüzden söyledim sana dedim Allah anahtarı verdi bana abi sen kullan ne diyorsun yok sen kullan dedi iyi ben biraz gittim anahtarı gene verdim dedim sen kullan
ben kaza yapmaktan korkmuyorum ben onların dervişliğine bir şey olacak diye korkuyorum diyorum ki bu hani Hacı Mehmet'ten de değil arka taraf dolu yok yolda gidiyorum birisi bizi solladı bu ne solluyor bizde ya bu araba gitmiyor mu dedi gidiyor be Hacı Mehmet abi dedim e bassana be abi dedi ya bastım adamı solladım sonra geçtim yine kenara bir daha solladı o çocuk da bizi bu ne dedi ya bizde kafam yapıyor aa yok Mustafa Özbağ kaçacak bir şey yok dedim ben koyverdim yakasına tam Polatlı'dan rampaya doğru aşağı doğru
giderken öndeki bir fren yap öndeki banka müdürü atmış da gidiyor adam tatilden geliyor o fren yapınca bir ortadaki araba ona vurdu ben de arkadan ona vurdum tam baktım da aynı rüyamda gördüğüm gibi iki tane far indi aşağı çektim el frenini aldım secda diye yan tarafa gittim Allahu Ekber namaza durdum eşi diyormuş ki bir de namaza durdu ne kadar rahat bir de namaz kılıyor diyormuş ne kadar rahat ben durdum namaza trafik geldi baktı etti yazdılar çizdiler benim namaz bitiyor Allahu Ekber ben bir daha namaza duruyorum
Allahu Ekber ben bir daha namaza duruyorum bitti işlemler gittik arabanın ön iki tane farını değiştirdik bitti iki tane farı kırıldı dedim bitti mi Hacı Mehmet abi bitti hadi yürü biz yoldan geri dönmüyoruz yine şimdi Sufi Allah'a teslim Allah'a teslim olunca başına ne gelirse gelsin Allah'tan geldi attı kenara sarmaya başlamadı sarıyor anti depresanı içiyor 32 yıldır ben kafayı yiyeceğim diye bekleyenler kafayı yediler onlar yedi kafayı ben buradayım bakın 32 yıldır sonra Allah yiyesin şimdi bir de kimler varmış insan suratlı şeytanlar
bunların vazifeleri ne bunların vazifeleri insanları Allah'tan uzaklaştırmak Allah'ın yolundan uzaklaştırmak tertemiz Kur'an sünnet yolundan uzaklaştırmak insanları hayırdan hasenetten doğrudan hakikatten uzaklaştırmak insanları zikir halakasından Kur'an'dan Kur'an'ın hükümlerinden uzaklaştırmak bunların işi ne bu şeytan çünkü bize Kur'an ve sünnete iman edip amel etmemizi istemez ya direk kendisi bize vesvese verir ya da iki ayaklı şeytan aslında insan görünümündekiler onları gönderir bana gönderdikleri gibi sen bir gün
kafayı üşüteceksin Allah rahmet eylesin annem öyle dediydi bana kafayı üşüteceksin geleceksin bakmayacağım sana dedi ben de dedim üşütür gelirsen bakma zaten dedim kafayı üşütür gelirsen bakma Cenab-ı Hak'a hamdolsun biz baktık son dönem yani üşütmedik yani ama o bu herkes olabilir şeytanın vazifesini herkes yapabilir bir tek bu temiz yüzlü o iki grup insan yapmaz geri kalan herkes yapabilir herkes de tecelli edebilir bu o yüzden sakın ya yok ya bunda tecelli etmez hayır bu iki grubun haricinde herkesin şekline ve şemanına girer
şeytan beytullahın şekline şemaline girmez şeytan peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin şekline şemaline girmez şeytan adem aleyhisselamla her ikisinin arasında gelmiş geçmiş bütün peygamberler dahil onların şekline şemaline girmez şeytan hazreti ebu bekür ömer osman ali aşere-i mübeşşerinin şekline şemaline girmez şeytan büyük velilerin şekline ve şemaline girmez bunların şekline şemaline girmez diğer bütün insanların şekline şemaline girer zamanın pirleri olan Allah'ın cemali noktasında olanların ve kırkların
şekline şemaline girmez çünkü Allah hadisi şerifte ve hadisi kudside öyle diyor onlarla dinini ayakta tutar Tirmizi'nin imamı Hanbel'in naklettiği hadis o Allah diyor bu kırklarla bu kırklarla dinini ayakta tutar bu kırk tane veliyle dinini ayakta tuttuğundan dolayı o kırk velinin şekline şemaline şeytan girmez diğer herkesin girer bakın herkesin girer rüyada da girer gerçekte de girer şeytan o yüzden o zaman ne bir bize vesvese verir iki insan görünümündeki kimselerin üzerinden gelir bir bir de normal bir insandır
o şeytanın emrine girmiştir şeytanın askerliğini yapıyordur bir de ayrıca şeytan bildiğiniz insan görünümünde gelir size siz onu işte arkadaşınız zannedebilirsiniz siz onu işte kardeşiniz zannedebilirsiniz ciddi ciddi söylüyorum onu böyle size absürt bir şey söylüyorsa eüzü besmele çekin hemen kalbinize vesvese geldi eüzü besmele çekin hemen anında veya birisi dedi ki hadi birader bu gece bir kordan yapalım lingo lingo şişeleri de açalım felekten bir gece çatalım eüzü besmele çek hemen hemen de ki eüzü billahimine
şeytanirracim bismillahirrahmanirrahim geldi iki ayaklısı de başta içinden tevhide la ilahe illallah ona de ki kardeşim gel camiye gidelim ona de ki kardeşim gel şurada bir Allah'ı zikredelim nasıl bas be la ilahe illallah la ilahe illallah diyeceğiz gel şurada Allah'ı zikredelim sizden kaçıp gidiyorsa hızla uzaklaşıyorsa o şeytanın kendisi bu size tuhaf gelir şimdi insanların büyük bir çoğunluğu insan görünümündeki şeytanların kandırmacısına gidiyor insan görünümünde ete kemiğe bürünmüş insan görünümünde bir insan
var şeytanın emrine girmiş şeytana askerlik yapıyor bir insan var şeytan bakın direkt veya bir insan var kafir cinni onu zapt etmiş farkında değil o kafir cinninin emrinde bunlar bu toplumda yaşıyorlar benim uçuk muhabbet ettiğimi düşünebilirler bunu dinleyenler ne alakası var ya bu adam kafeyi yemiş kırmış uçmuş gitmiş bunu diyor şimdi insanlar o insanların büyük bir çoğunluğu antidepresan kullanıyorlar onlarda şeytanın ve kafir cinnilerin etkisini açık onlar altını çizin bu sözümün antidepresan içenler şeytanın ve kafir
cinnilerin tasallutu altında onların yönlendirmesi altında daha ilerisini söylüyorum bunu sağlık bakanlığının ve bütün devlet kurumlarındaki devleti idare edenlerin duymasını istiyorum antidepresanlarla insanların sağlıkları bozuluyor maneviyatları bozuluyor maneviyatları bozuluyor antidepresanlarla kullanılan ilaçlarla insanların maneviyatları bozuluyor kullanılan ilaçların içerisine uyuşturucu maddeler kullanılıyor bu uyuşturucu maddelerle insanlar Kur'an'dan sünnetten Allah'tan vatan sevgisinden millet sevgisinden
uzaklaştırılıyor büyük bir büyük bir handikaf var önümüzde insanlar sağlıklarına kavuşacaklarını düşünürken sağlıkları bozuluyor bu antidepresan kullananlar antidepresan yazan doktorlar bilinçsizce ne yazık ki bizim insanlarımıza iyilik yapmıyorlar iyilik yapmıyorlar Allah muhafaza eylesin ve şeytan hem bizim damarlarımızda hem insanların damarlarında tabiri caizse kol geziyor ve Hazreti Mevlana diyor ki nice insan suratlı şeytan vardır binaenaleyh her ele el vermek layık
değildir o yüzden her veliyim diyene her şeyhim diyene her cemaatim tarikatım diyene el verme diyor doğrusunu bul hakikatini bul bir gömlek almak için on tane mağaza dolaşan insanlar bir sufi topluluğaya gidecekseniz neden araştırmıyorsunuz neden sormuyorsunuz neden bir topluluk kur'an ve sünnet kaidelerine uyuyor mu uymuyor mu diye araştırmadan soruşturmadan herkes gidiyor oraya giriyor Allah muhafaza eylesin o yüzden her ele el verilmez senin parana mı geldi senin puluna mı geldi senin namusuna mı geldi senin şerefine
haysiyetine mi geldi neyine geldi araştırıp sormak gerek Allah bizi muhafaza eylesin ve şeytan ve şeytanlaşmış şerrinden insanların şerrinden Allah'a sığınmak gerek bu konuda sabahleyin kalktığınızda dua edin ya Rabbi beni şeytanın ve şeytanın vesvesesinden muhafaza eyle bizi şeytanlaşmış insanların bizi tesirinden bizleri muhafaza eyle diye dua etmemiz lazım kuş tutan avcı kuşu avlamak için ıslık çalar ötme taklidi yapar aşağılık kişi dervişlerin sözlerini bir selim kalpli kişiye afsun okumak onu afsunlamak için çalar
şimdi ne yaparlar avcılar avcılar aldatırlar aldatmak caiz değildir kuşu dahi aldatamazsınız balığı dahi aldatamazsınız sufi aldatmaz sufi ava gitse avda av kuşunu aldatmaz ördek ötüşü yapan yapma bir örtek gölün üstüne koyup ördek uçuşunu teybe bağlayıp veya kuşa bağlayıp öttürüp ördeklerin oraya konmasını sağlamaz sufi aldatan bizden değil dedi insan hayvan ne olursa olsun aldatan bizden değil dedi o yüzden sufi için gizli bir ajanda
yoktur olmamalı bir topluluğun gizli ajandası olmaz olmamalı din ise devletlerin gizli ajandaları olur insanların birbirlerine karşı gizli ajandaları olmaz bir sufi topluluğun gizli ajandası olmaz olmamalı sufiler çünkü aldatmazlar aldatamazlar siz bir sufi olarak balık tutmaya gittiğinizde siz oltanın ucuna solucan koyamazsınız oltanın ucuna solucan koyup balık avlayan kimse sufi ahlakından değildir su birinketisinin üzerine bir tane yapma ördek koyan plastikten ördek koyup avlanan kimse sufi değildir aldatmaz hayvanlara
tuzak kuran sufi değildir sufi sufiler tuzak kurmazlar sufi ahlak tuzakla işi yoktur yolun sonunu söyler sufi yolun sonunu söyler gideceği yolu söyler sufi der ki yolumuz bu kaidemiz bu şartlarımız bu hukukumuz bu gideceğimiz istikamet bu ben derim sohbetlerde arkadaşlar sufilik kolay değil kolay gösterenler yalan söylüyorlar aldatıyorlar o nefsi terbiye etmek nefsi dizginlemek kadar dünya üzerinde zor bir şey yoktur o yüzden hazreti muhammedi mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri
dedi ki savaştan dönüyorlardı dedi ki küçük savaştan büyük savaşa dönüyoruz dediler ki ey resulullah ey muhammed sallallahu aleyhi ve sellem önümüzde kim var ki dedi ki nefis var nefis bu göğüs boşluğunuzda bulunan nefis var en büyük mücadele budur nefsiyle mücadele edemeyen savaş meydanlarında müşrikle savaşamazlar nefis mücadelesini bitiremeyen bir kimse hiçbir mücadelede başarılı olmaz o kimseyi bürokrat yapsan nefsiyle mücadele etmediği için nereden çalacağım çırpacağım nereden insan kayıracağım diye uğraşır o adamı
siyasetçi yapsan ya bir iki kişinin işini dosyasını halletsem de birkaç milyon dolar alsam diye bakar o kimse gitseniz siz nefisle terbiyesini yapmamış olsanız çok özür dilerim küçümsediğimden dolayı değil apartmanınıza kapıcı yapsanız milletin namusuna tasallut olur bir liraya tasallut eder o nefsini terbiye etmeyen bir kimseyi ister kapıcı edin ister başbakan edin değişmez bir şey nefsini terbiye etmediyse bir kimse onun nerede bozulacağı belli değildir o yüzden en büyük savaştır nefisle olan savaş sufilik nefisle
mücadelenin üzerine kuruludur siz nefsinizle hep mücadele edersiniz her daim bunun yolu farzları yerine getirmek haramlardan uzak durmaktır namaz namaz kılmadan sufi olunmaz oruç tutmadan farzları yerine getirmeden sufi olunmaz bir kimse Allah'ın gözünün içine baka baka haram işliyorsa sufi olunmaz bu televizyonlarda söylenenlere bakmayın siz aldatmaca sufilik zor bir yoldur zor bir yoldur kolay yol değildir ben insanlar sohbet ederlerken tanıtırlarken hani böyle kolaycısık bir yolmuş gibi gösteriyorlar Allah'ım diyorum ya
diyorum bütün zorluklar bize mi bize diyorum ya şeyle çay kaşıyla millete kepçeyle kazandın mı diyorum böyle bir şey yok nefisle mücadele lazım otur oturacaksın kalkacaksın yürü yürüceksin bu haram eğleme bu haram işleme bu haram konuşma bu haram elini uzatma dilini uzatma gözünü uzatma haramlardan uzak dur ezan okun da abdestini al namaz kıl sufi her daim abdestle dolaşmaya çalışacak neden ölürse şehit olacak neden her an ibadete hazır olacak neden her an zikrullah hazır olacak neden şeytanın vesvesesinden şeytanın tasallutundan
muhafaza olacak neden Allah o kulun kalbine ilham edecek senin ne yiyip ne yiyemeyeceğini dahi ilham edecek senin kalbine Allah kuluyla bu kadar ilgilidir senin hangi yoldan gideceğini dahi ilham eder navigasyon gibi senin kalbine gelir sağa dön dönersin sağa aa bakarsın aradığın yer buraymış dersin Allah kalbine ilham eder arıya vahyeden arıya ilham eden insana ilham etmez mi dağa ilham eden dağı konuşturan ağacı konuşturan insanın kalbini konuşturmaz mı suya ilham eden suya emreden tatlı su ve acı su birbirine karışma diyor
ikisi yan yana karışmıyor senin kalbindeki acıyı ve tatlıyı karıştırtırır mı karıştırtırmaz sen ona yaslan ona dayan onu sev onun emrini tut onun yolundan git şeytanın yolundan değil şeytanın yolundan değil şeytan sana kumarı içkiyi fahşiyatı fuhşiyatı emreder şeytan sana sapkınlığı emreder şeytan der ki ya bu hadisler doğru mu değil at hepsinde şeytan der ki ya bu Kuran-ı Kerim korunup da geldi mümkün mü at hepsinde şeytan der ki ya bu Kuran'ı bir daha elden geçirmemiz lazım bizim at bu şeytan bunlar direk şeytan
şeytanın işi o şeytan der ki şurana dövme yaptır buranı kestir buranı biştir böyle çok güzel görüneceksin kadın bütün vücudunu dövme yaptırmış gelmiş bir de gösteriyor bana caiz mi diyor dedim seninle evlenecek olan adama acıyorum dedim senin dedim gerçek tenine dokunamayacak dedim durdu o zannediyor ki ben işte sen şeytanın işini yaptın şöyle aramış onu söyleyeceğim zannediyor dedim ya seninle evlenecek olan adamı düşünüyorum ne kadar şanssız bir adam dedim senin gerçek tenine dokunamayacak dedim sen onun elinin sıcaklığını
hissedemeyeceksin onun teninin sıcaklığını hissedemeyeceksin sen onun sevgisini elinden alamayacaksın dedim buna üzüldüm şimdi dedim ya ne dedin sen şimdi bana dedi e dedim öyle değil mi bu senin gerçek tenin mi şimdi dedim değil dedim nasıl hissedeceksin hissedemezsin Allah bize fıtratımızı bozmamamızı söylüyor e dedim sen fıtrat bozdun Allah bize diyor ki ben sizi ah seni takvim üzerine yarattım ah seni takvim üzerine en güzel şekilde e sen ne yaptın ha oraya bir tane ejderha resmi çizdin ha çok güzel oldu kadının kolunda
ejderha kadın ve kolunda ejderha dövmesi dedim hiç olmaz bir papatya yaptıraydın bir gül yaptıraydın bir lale yaptıraydın bir çiçek yaptıraydın dedim ha böyle bakıyor şimdi bana ejderhane dedim ya ejderhane kadının kolunda ejderhane bakıyor bana böyle valla dedi ben dedi sordum sizi dedi bana dediler ki dedi enteresan bir adam az söylemişler dedi ne ol dedim ha siz ultra enteresansınız dedi ya ben de dedim ki dedi siz dedi hani tipik işte senin abdestin olmaz namazın olmaz orucun olmaz bunları söyleyeceksin diye düşündüm
dedi ön fikirlisin dedim bu dövmeden dolayı nasıl basmaya dedim bu dövmenin altında da dedim kafir ciniler cirit atıyor şimdi dedim şeytan bunun altında cirit atıyor dedim bunu şeytan yaptırdı çünkü sana dedim bu şeytanın eseri senin üzerinde dedim ne yapacağım tövbe edeceksin abdestin abdest olur namazın namazı olur devam et dedim cahilliğinde yapmışsın diyeceksin ki dedim ben ya Rabbi cahildim aldandım kandım şeytanın yolundan gittim bu cahilliği yaptım beni affet onun affetmeyeceği hiçbir günah yoktur yeter ki biz ona
tövbe edelim yeter ki biz ona diyelim ki ya Rabbi ben hata yaptım ben yanlış yaptım ben eksik yaptım hata yapmak eksiklik yapmak yanlışlık yapmak edebe uymamak adaba uymamak insanların içinde ama kendi nefsime ama başkalarına karşı yanlışlıklar ve eksiklikler yapmak kul olarak bana ait ama ben seni tanıdım seni bildim seni Rab bildim ya Rabbi beni affet hepimizi affet hepimizi cümlemizi affettin kulların zümresine ilhak eyle hepimizi bu toplantıdan bu topluluktan bu mekandan af olmuş olarak çıkanlardan veda olanlardan
eyle amin bu konuda da ne var hadisi kutsi var bir menfaati olmadan aynı kavimden olmadan birbirlerini Allah için sevip toplanıp orada Allah'ı zikredenler af olmuş olarak kalksınlar bu büyük bir müjde bizim kapımızın kapının önünde cd satılmayacak kitap satılmayacak dergi satılmayacak pamuk eller cebe demeyeceğiz bu işler parasız olmaz kardeşler para verin demeyeceğiz benden de istemeyin hepinize para veremem ee aramızda para ilişkisi yok akraba ilişkisi de yok bakıyorum burada benim akrabadan bir dayımın oğlu Mehmet Koyucu var
o da akraba hukukuyla burada değil ha bir de ne o kız kardeşimin oğlu var başka burada akraba hukuku yok ee o zaman biz buraya Allah için toplandık biz Allah için buradayız ee burada da parti propagandası yok siyasi konuşma yok bizi ilgilendirmez ben asla parti konuşmam hiç ben derim ki parti dediğiniz olgu 5 yıllıktır 10 yıllıktır en kabadayı ülkede her 10 yılda bir 15 yılda bir darbe olduğundan en eski parti 10 yıllıktır bizde 15 yıllıktır ben 1400 yıllık hatta
Adem'den beri gelen bir yolun içindeyim Adem'den beri benim yolum ta ötelerden geliyor Adem'in de öncesinden geliyor henüz daha Adem su ve çamur arasındayken benim yolum vardı henüz daha Adem'e ruh üflenmemişti benim yolum vardı ben çok eski mitolojik bir hikayeyim o yüzden 5 yıllık 10 yıllık 20 yıllık 50 yıllık 100 yıllık yollar benim için yol değildir o yolları yol olarak görmem hiç hiç görmedim bir sufi hareket 1000 yıllık 1500 yıllık 3000 yıllık değildir Adem yok iken
henüz daha su ve çamur arasındayken biz halakayı zikrullahta onu zikrediyorduk o yüzden kısa metrajcı işler benim işim değildir bizim işimiz uzun metrajcı işlerdir o yüzden siyasetçiler beni çok sevmezler ben rüşvet yiyenlere bangır bangır bağırırım rüşvet yiyen bürokratlar beni sevmez rüşvet yiyen siyasetçiler beni sevmez ben Kur'an ve sünneti haykırırım Kur'an ve sünnete uymayanlar beni sevmezler umurumda da değil kim sever kim sevmez ben doğru bildiğimi söylerim o yüzden şeytan bizi
ve bütün toplumları kandırmaya çalışır şeytan ya direk kendisini insan suretinde gösterir ya bir insanın üzerine tecelli eder onun üzerinden gelir ya da bizim içimize vesvese eder öyle gelir ya da kendi suretiyle görünür kendi suretiyle görünürse seni aldatmak için gelmez seni korkutmak için gelir şeytan şeytan kendi suretiyle geldiğinde seni korkutmak için gelir bir rüyada gelir iki gözünü kapattığında halde gelir üç çıplak gözle de görürsün o korkuyu açtığın anda şeytana galip gelirsin artık şeytan seni
kolay kolay aldatamaz o zaman bir yeni vefat eden bir kimsenin kabrinin başına gittiğinde onu direkt görürsün ölüm esnasında bir kimsenin başına gittiğinde onu direkt görürsün direkt rüyanda zaten görürsün gördüğünde de zaten sen o hale gelince o senden hızla uzaklaşır onu görene çünkü sufi yolunda bir de esma verilir ya da o esnada o kimse kalben o esmayı söyler o küçülür uzaklaşır gider senden şeytanı öldüremezsin senin şeytanını öldüreceğim ben aldatıyor yalan söylüyor hiç
şeytanın musallat olmadığı kimse Hz. Muhammed Mustafa'dır sallallahu aleyhi ve sellem üç ameliyatı vardır bir yedi yaşında kalbini yardılar biliyorsunuz öyle değil mi bir de ne yaptı yetiştiğinde gençlik çağında kalbini yardılar bir de ne zaman miraçtan önce üç ameliyat manevi o yüzden Hz. Muhammed Mustafa hatasızdır işte kuş tutacak olan avcı kuş taklidi yapar aldatır insanları dervişlikle aldatacak olan kimse dervişlik taklidi yapar aldatır ticaret ehlini aldatacaksa bir kimse çok büyük tüccarmış gibi kendini gösterir
aldatır çok zengin gösterir kendini aldatır bir kimse bir kadını aldatacaksa onun sevdiği şeyleri öğrenir aldatır onu işte kadını tanıyor neye düşkün makama ben hakimim der makama düşkün bizim gizli görevimiz var der aldatacak onu kızcağız da beklemiş hep gizli görevli bir adam bekliyor ne oldu dedim sonunda bu örnekleri real hayattan veriyorum ben ne çıktı dedim adam işsiz mi çıktı dedim ben böyle baktı bana nereden bildin dedi e dedim böyleleri hep işsiz çıkar dedim kimisi borçlu çıkar dedim bir de gelir senin kredi
kartını alır dedim senin maaş kartını alır dedim ne yaptın maaş kartını verdin mi ne yazık ki verdim kredi kartını verdin dedim verdim kaç para ödedin ondan sonra dedim söylemeyeyim hocam yok yok söyle itiraf et dedim derslerde ders olarak anlatayım dedim 20 kusur milyara mal oldu bana dedi bir kimse aldatacaksa siz neyi seviyorsanız onun taklidini yapar onunla aldatırlar sizi Allah'la aldatır aldatır peygamberle aldatır aldatır şeyhle aldatır sizi aldatır aldatmaz demiyor hani çobanın birisi gelmiş Hz.
Mevlana'ya demiş ki ey Mevlana demiş Hz. Şems'ten sana selam getirdim hemen cübbesini çıkarmış vermiş bakmış cübbe çok pahalı utanmış demiş yalan söyledim beni affet demiş yalan söylediğini bildiğimden demiş cübbeyi verdim ama doğru söyleseydin canımı verirdim sana demiş benim sevdiğimin demiş yalandan da olsa selamını getirene ne vermem ki demiş sufi mantığıdır bu gerçek sufiler sevdikleriyle aldatıldıklarının bildikleri halde bundan mutlu olurlar neyle aldattın beni
beni sevdiğimle aldattın şikayetçi değilim senin hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve selem hazretlerine hayberin fethinden sonra bir yahudi kadın sordu soruşturdu dediler ki kuzu budunu tandır kuzu budunu sever hazreti peygamber bir tane kuzu budu yaptı tandırda içine zehir koydu getirdi hazreti peygamber efendimize kuzu budunu seviyordu ya o da önce sahabelere ikram etti sonra kendisi yedi zehirlendiklerini anladılar kadını bulun gelin kadını buldular geldiler kadına dedi ki affettim seni git kadın gitti ama o
yiyen sahabelerden iki tanesi öldü zehirlenmekten o zaman onu rejim ettirdi sonradan ve kendi hastalığında dedi ki ya Ayşe o Yahudi kadının dedi zehrinden dolayı böyle ateşler içerisinde kıvranıyor ölümüne yakın o ne yaptı zehir etkisini gösterdi biz sevdiğimizle sevdiklerimizin bizi aldatmasına seslenmeyiz pek böyle enteresan bir kafamız var bizim bizi aldatmaya kalkarsa bir kimse tebessüm ederiz kendini aldatıyor deriz Allah bizi affetsin aşağılık kişi dervişlerin sözlerini bir selim kalpli kişiye afsun okumak onu
afsunlamak için çalar yani ne yapar işte evliya minkıbeleri söyler ne yapar o milleti kandırmak için kalkar sanki onları kendisi yaşamış gibi anlatır ne yapar dervişlik satar şeyhlik satar müritlik satar Allah muhafaza eylesin kıymetli kardeşler sufinin bir damla gözyaşının karşılığı hiçbir şey değildir gerçek sufinin bir damla gözyaşının karşılığı bu dünyada yoktur pahası yoktur Allah bizi onlardan eylesin inşallah o yüzden her ele el vermek uyuğun değildir bakın Hz. Pir ondan sonra ne diyor erlerin huyu açıklık ve sıcaklıktır
erlerin huyu açıklık ve sıcaklıktır o kimse gizli ajandası yoktur Allah muhafaza eylesin önümüzdeki aydan buradan devam edelim diyeceğim ama edemeyeceğiz sebep önümüzdeki ay şebu arhus programımız var önümüzdeki ay ayın kaçı Hacı Mehmet önümüzdeki ay 23 Aralık 23 Aralık da burada inşallah şebu arhus programımız var bütün kardeşler ve kardeşlerin davet edeceği kardeşler de davetlidir hepsi de o yüzden Allah izin verirsi 23 Aralık'ta bu seneki bizim şebu arhus temamız Hz. Mevlana'da hoşgörü o yüzden 23 Aralık'ta inşallah
Mevlevilerin her sene Aralık ayında düzenledikleri şebu arhus burada da her sene düzenliyoruz onu düzenleyeceğiz inşallah Sema dersleri hoca yokmuş yeni bir Sema hocası olabilir mi ne zaman Sema dersi olacak Sema elbisem ne zaman olacak hocam Mevlid Kandiliniz mübarek olsun cümlemizin Mevlid Kandil'i mübarek olsun inşallah bu bayanlarla mı alakalı erkeklerle mi alakalı erkeklerin var herhalde değil mi Hacı Mehmet erkeklerin var herhalde bayanlarla alakalı bu bayanlarla alakalı Ebru Kardeş'e müracaat edin inşallah bir çözüme
ulaştırırlar efendim canım öyle mi tamam o zaman orada daha henüz oluşmamıştır daha hocası yoktur inşallah onu biz konuşuruz onunla bir istişare ederiz eğer bu konuda ehil yatkın bir kimse varsa onu da hoca tayin ederiz inşallah başlatırız kurs o semayı semay eğitimini bitiren kimse semazen elbisesini sen eğitimi bitirirsen elbisen bana ait olur sen nasıl istersen diktiririm ben sana hayatımıza almak istediğimiz kişinin belli noktalarda iradesinde zayıflık mevcut bu konuda nasıl uyarmak nasıl davranmak
gerek şimdi bu bayanda ayrı tecelli eder erkekte ayrı tecelli eder yani bu soruyu soran bayansa mesela bir erkekte böyle iradesinde zayıflık mevcut ise o kimsede böyle bir hayatın cenderesinden geçmemiştir bir tecrübe sahibi olmamıştır ya da yetişme stili sistemi öyledir o yüzden öyle bir irade zayıflığı varsa bir erkekte evin reisi olacak herkes onun elinin altında olacak bunlar ileride problem olabilir irade zayıflığı bayandaysa bir erkeğin iradesi güçlüyse o bayanı yürütmesi götürmesi mümkündür bunda bir sıkıntı
olmaz orada güçlü bir iradesi güçlü bir erkek tercih etmeli zaten bayanlar genel olarak iradesi güçlü erkeği tercih ederler kendi iç dünyalarında bu bir hayvani duygu gibidir ama doğrudur kadın için iradesi güçlü bir erkek mükemmel bir erkektir iradesi güçlü erkek hanımını hiç kimsenin önünde ezmez ezdirmez laf söylemez laf söyletmez iradesi güçlü bir erkeğin eşine çoluğuna çocuğuna evine barkına dokunmak mümkün değildir iradesi güçlü
bir erkek kadınlar için zormuş gibi görünür ama kadın ona hani makul dairede makul noktada itaat etti mi uçurur adam ona bu doğa kanunu gibidir erkeğin iradesinin güçlü olması zulmetmesi değildir iradesi güçlü erkek kadının gözüne yumruk vuran adam değildir o zayıf adamdır kadının gözüne yumruk varan kimse zayıf adam karakteri oturmamış kimliğe oturmamış kişiliğe oturmamış ahlakı oturmamış kimsedir bir erkek eşini olur olmaz dövüyorsa onun kimlik ve kişilik bunalımı vardır bir sufi kadına el kaldırmaz çocuğa el kaldırmaz
bir sufi anne çocuğunu dövmez bir sufi baba çocuğunu dövmez bu iradesizlik değildir iradedir bu irade budur o yüzden normalde bu tahmin ediyorum bayan bir kardeş sormuş bunu yazısı çok muntazam çünkü erkekler böyle muntazam yazı yazmazlar adamlar genelde doktor yazısı gibi karalarlar bu güzel yazılmış o yüzden iradesinde zayıflık mevcut bu konuda nasıl uyarmak nasıl davranmak gerekir bu noktada o kimseye nasihat edilebilir söylenebilinir yani bunun ben yani
bu şekilde bir kadın söylediğinde hallolacağını zannetmiyorum öfkemizi yenmemizin yolu nedir nefisle mücadele dediğim şey bu öfke doğru noktada iyidir doğru noktada değil ise kötüdür öfkeyi yok edemezsiniz öfkeyi yönlendirirsiniz yakın dairenize karşı öfkenizi yutun ha gidip maça ben öfkemi burada atıyorum deyip de futbolcuya hakeme ana avrat küfretmek yok neymiş de öfkesini orada atıyormuş ulan oğlum aramış diyorsun elin futbolcusunu hakiminin küfretiyorsun hocam biz de stresi orada atıyoruz küfrederek mi stres atıyorsun
git namaz kıl kızdığımızda çokça kalp kırmak gibi bir alışkanlığımız var dilimizi tutmak için nefsimize söz geçirmek için ne yapmak lazım öyle bir şey olduğunda dilini damağına daya başta Allah deme şehitler ile ilgili soru mu olacak herkes şehit olur mu önce iman ehli olması gerekir şehitlik dini bir kavramdır dini bir kavram dini bir kavram olduğu için o kimse önce önce iman ehli olacak şehitler bir Kur'an sünnet yolunda öldürülenler iki zulmen öldürülenler üç hastalık neticesinde ölenler Kur'an sünnet için ölen
Allah için cihad eden Allah yolunda koşturan Kur'an ve sünnetin yaşanması ve yaşatılması için mücadele ederken yolda ölen kimse bu illaki savaş meydanında olması şart değil biz hep beraber Allah için buraya toplandık burada başımıza bir şey gelmiş olsa şehidiz hepimizle neden Allah için toplandık burası öyle bir topluluk başımıza bir şey gelse Allah yolunda şehit olduk biz eyvallah bu Kur'an sünnet tarihisinde şehit olmalı ama birey olarak o kimsenin iman etmiş olması lazım iman etmek Allah'ın varlığına birliğine meleklerine
peygamberlerine kitaplarına din gününe hesaba kitaba cennete cehenneme bunlara kadere iman etmektir bunların işlerinden birisine iman etmesi imanın iman olmaz o Mustafa İslamoğlu'nun kadere iman yoktur sözünün kale almayın hadis var bu konuda o hadisleri inkar ettiği için böyle söylüyor öbürküsü neydi sonradan zulmen öldürülmek zulmen öldürülmek ne bir kimse geldi sizi zulmen öldürdü haksız şehit oldunuz veyahut da bir hastalıktan öldünüz hastalık isterse karın ağrısı olsun isterse baş ağrısı olsun iman ehlisiniz karnınız
ağrıdı öldünüz sebep ne karın ağrısı şehitsiniz bir hadis-i şerifte devasız hastalıktan der başka hadis-i şerifte ne kadar daraltıyorsunuz işte sıtmadan ölen şehittir şundan ölen şehittir diye hadis-i şerif var oradan baktığımızda bir kimse başı ağrısa dişi ağrısa ölse iman ehliyse şehittir o yüzden sufiler devamlı abdesti dolaşırlar hadis-i şerif var abdesti ölen de şehit hükmündedir Allah diyor ki haşa ey kullarım ben sizi affetmek için bahane arıyorum o bahane de size ait diyor bir bahaneniz olsun inşallah sufilik
mezhep midir hayır sufilik meşreptir bir zevktir tattır haldir mezhep işte normalde şimdi bu uzun bir mesele dünya üzerinde bir siyasi mezhepler var bir de ameli itikadi mezhepler var siyasi mezhep ne şia siyasi mezhep ne vahabilik bunlar siyasi mezheptir bir de akait mezhepleri vardır rafizlik gibi kaderiye cebriye gibi bunlar nedir bunlar akaitle alakalıdır bir de ameli mezhepler vardır hanefi şafi maniki hanbele gibi bunlar ameli mezheptir şimdi mezhep deyince iş uzun aslında ama biz kendi kendimize
ne deriz anadolu müslümanlar biz hanefiyiz veya biz şafiyiz biz sünniyiz der çıkarız işin içinden ama normalde bu mesele böyle uzun boyutlu bir şey kürtaj yapan doktor ve yanında olan sekreter yardımcıları aynı günaha ortak olurlar mı kürtajın normalde belli bir hali ahvali zamanı sebepleri dereceleri var bu böyle hükmedilmez buna bu noktada bu böyle şahsa münhasır bir şey olur biz her kürtaja haram dersek işin içinden çıkamayız çünkü 15 yaşındaki kız ile 60 yaşındaki erkeğin evlenmesi dine ve hukuken uygun mudur yani bu
noktada dini ve hukuki olarak herhangi bir yasaklayıcı bir şey yok bizim o en büyük müteahhitimiz neydi ağa oğlu yani bir problem oluyor mu adam evleniyor veya 15 yaşında neydi o aleyna tilki neydi neydi o yani şarkıcılık yaptı çıktı hiçbir şey olmadı bir de kendinden çok çok büyük bir de sevgilisi vardı magazinle işim yok ama soru sorunca böyle cevaplandırınca bende herkes susuyor ona bir şey diyen var mı Türkiye'de yok arkadaşlar Türkiye'de fuhuş
yapmak yasak değil fuhuş yapanların yaşını mı soruyorsunuz eşcinsellik yapmak suç değil şurada kapının önünde birisi eşcinsel ilişki yaşamış olsa siz ona ne yapıyorsunuz diyemezsiniz bir kimse açıktan fuhuş yapsa siz ona hiçbir şey diyemezsiniz açıktan fuhuş yapsa hiçbir şey diyemezsiniz twitter'da facebook'da bütün sosyal medyada fuhuş yapan kadınların boy boy resimleri ve telefon numaraları hür bir şekilde hür bir şekilde serbest dünya üzerinde
şeytanlar serbest melekler mahpus şeytan ve şeytanın emrettiği her şey serbest Allah'ın emrettikleri yasak dünya üzerinde Allah neyi haram kıldıysa dünya üzerinde hepsi de serbest Türkiye dahil buna Allah neyi haram kıldıysa bütün dünya üzerinde Türkiye dahil serbest siz onu biz hür bir ülkeyiz deyip yasa çıkaramıyorsunuz o yüzden bir kimse 15 yaşındaymış şu anda Türkiye'de fuhuş yaşı
13 Türkiye'de uyuşturucu yaşı 11 uyuşturucu yaşı 11 fuhuş yaşı 13 Türkiye'de fuhuş yapan kızlar 20 yaşına gelince eskiyor ihtiyarlıyor iş yapamaz hale geliyor o hale geldik bunları görmüyoruz geliyorlar peygamber 12 yaşındaki kızı almış sen mi hesapladın yaşını kim hesapladı yaşını Hz.
Aişe annemiz evlendiğinde 18 yaşındaydı yaşını 12 diyenler doğru hesaplamıyorlar doğru hesaplamıyorlar kaldı ki 1400 yıl önce doğru hesaplanmamış olabilir böyle bir şey yapılabilir eyvallah bunu tartışacağımıza gelin ülkede kadınların etlerinden para kazanılıyor bunu tartışalım gelin bu ülkede bilmem kaç tane bilmem ne evi var o bilmem ne evlerinde bilmem kaç tane kadın yaşıyor ve o kadın o bilmem ne evlerine müracaat eden Türkiye'de 200 bin kadın var müsaade istiyorlar bekliyorlar 200 bin kadın var
müracaat etmişler bilmem ne evlerine biz bu evlerde çalışmak istiyoruz diye toplum bunu görmüyor görmek istemiyor bunu arkadaşlar kardeşler devlet yetkilileri bürokratlar siyasetçiler toplumların toplumun içerisindeki toplum önderi gibi görünenler bu kadınlar uzaydan gelmedi bu kadınlar Merih'ten gelmedi bu kadınlar Ukrayna'dan gelmedi Polonya'dan gelmedi velev ki gelse dahi insan nereye koyacağız bunu ya o kadınlar dost doğru hareket etmemiş ya cahillik yapmış ya hata yapmış ya kim yapmaz ki ya kim yapmaz neden kimse
sizlerin kimsesi olamıyoruz neden düşene bir tekme daha vuruyoruz kimden öğrendik biz bunu biz bunu kimden öğrendik nereden öğrendik biz bunu ya bunu görmüyor hiç kimse iki şarkı söyleyen iki klip çektiren bunu yapınca hiçbir şey olmuyor kimse bir şey demiyor Allah'ın lanetledikleri lanetledikleri erkekliğe özenen kadınlar kadınlara özenen erkekler televizyonlarda baş gösteriyor biz onları şarkıcı türkücü modelist stilist alkışlıyoruz bu oyna Türkiye'nin gündemi
kim o bir tane genç bir erkek mi kadın mı ne olduğu belli değil ya ne Kerimcan adı da Kerim her şeye uyuyor Türkiye'nin gündemi bu düşünebiliyor musunuz Orta Doğu Kan Gölü'ne dönmüş şeytanist deccalist güçler Orta Doğu Kan Gölü'ne çevirmişler Suriye diye bir ülke kalmamış Irak yıkıldı Tanrımar oldu ardından Suriye diye bir ülke kalmadı her an için ülkeye saldırabilirler Türkiye'ye NATO dediğimiz şey her an bizi bir gecede bombalayabilir hem de bizim kendi ülkemizdeki üstlerinden Libya'yı
bombaladılar bizi neden bombalamasınlar istedikleri anda istedikleri yeri bombalıyorlar bizi neden bombalamasınlar ülkede ekonomiyle alakalı sıkıntılar var dolar bir gecede beş yedi yüz altı yedi yüz ertesi gün beş üç yüz seviniyoruz beş üç yüze indi diye ülkede sokaklarda dolaşılmıyor eğitimle alakalı sıkıntı var sağlıkla alakalı sıkıntı var adalet mekanizmasıyla alakalı sıkıntı var var kardeşim biz bu ülkenin insanlarıyız biz burada doğduk burada öleceğiz bu devlet bizim bu millet bizim bu yollar bizim bu sokaklar
bizim bu insanlar bizim bizden hepsi de benim iki tane pasaportum yok üç tane pasaportum yok benim yurt dışına kaçacak bir şeyim yok ben buradayım ben çocuklarıma adaletli temiz bir ülke bırakamamanın sancısını yaşıyorum ben diyorum ki benim torunlarım nasıl bir ülkede yaşayacak benim torunlarımın başına ne gelecek geçtim çocuklarıma çocuklarımız kurtulmadı ama bu ülkenin gündemi Kerimcan bu ülkenin gündemine bak Arda Turan gitmiş de bilmem küme silah çekmiş de bu ülkenin gündemine herhangi bir şarkıcı bilmem nerede
sahne almış da orada şu olmuş da bu olmuş da gündeme bak aldatılıyoruz kandırılıyoruz aldatılıyoruz kandırılıyoruz boş magazinlerle uyutuluyoruz gündemimiz bu olmasın gündemimiz ahlaklı bir nesil olsun gündemimiz karakterli bir nesil olsun gündemimiz ahlaklı bir ülke adaletli bir ülke gündemimiz çocuklarımızın dosdoğru büyüyeceği bir ülke gündemimiz avangelistlerin emperyalistlerin deccalistlerin şeytanistlerin istediklerini istediği gibi at koşturturan bir ülke olmasın aldatılıyoruz sunni
tartışmalarla aldatılıyoruz hem dini olarak hem siyasi olarak hem ekonomik olarak hem askeri olarak gerçeği görmüyoruz hakikati görmüyoruz cebinizde yirmi bin dolar olsa ne olacak çocuğunuz uyuşturucunun pençesine düşerse zenginliğinizin bir anlamı kalacak mı çocuğunuz huş çetelerinin içine düşerse zenginliğinizin bir anlamı kalacak mı ülkenin bir kısmı bin beş yüz lira maaşla yaşayacağım diye uğraşırken bir kısmı devasa villalarda yaşarken bir gün sosyal patlama çıkar maazallah o devasa villalarda yaşayanların yaşantılarına
bir çomak sokarsa gündemimiz bu olmalı gündemimiz bunlar değil okulların önünde on bir yaşında çocuklara uyuşturucu satılıyor okula giden çocuklarımıza her sabah tembih ediyoruz sakın ha bak size bir sigara verirler bir sigara verseler dahi içmeyin almayın bir dumanla uyuşturucu müptelasına tutulmanız mümkün bir sefer kullanmakla 21 yaşında taze fidan dal gibi olan çocuğa diyorum ki yavrum nasıl alıştın kaç yaşındaydın baba diyor 12 yaşındaydım dersler diyor
ağır geldi arkadaşım dedi ki diyor yak bir sigara ya bak kafan rahatlayacak bir sigara yaktım diyor gerçekten kafam rahatladı diyor ooo böyle hiç düşünmedim diyor stresten kurtuldum diyor çocuğu dikkatle dinliyorum sonra diyorum ben ertesi gün bir sigara daha verdi diyor üçüncü gün diyor ben istedim diyor yahu sigaradan bana bir tane verir misin dedi ki diyor iki lira iki lirayı verdim diyor iki gün sonra beş liraya çıkardı diyor bir sigara beş lira bir sigara beş lira her gün beş lira vermeye başladım diyor harçım vardı
çünkü diyor bir müddet sonra diyor bir sigara yetmedi babamın diyor şeyi var bakkal diyeceğim geliyor marketi var ee diyor ki ilk hırsızlığımı babamın kasasından yaptım okuldan çıkınca diyor ertesi günkü uyuşturucu parasını diyor kasadan almaya başladım babam uyandı dükkana sokmadı diyor bu sefer diyor annemin çantasından almaya başladım bu sefer o da vermedi diyor sonra ne yaptın dedim ben sonra bir gün dedi yolda dedi ortaokuldan bir arkadaşımı gördüm dedi dedim ki dedi çok özür dilerim hepinizden de çıkarılan cebindeki
paraları dedim dedi o vermek istemedi dedi bir tokat oradan vurdum bir tokat oradan vurdum dedi cebindeki paraları aldım kaç paraydı dedim yüz yirmi liraydı baba dedi ne oldu sonra dedim o gitti dedi babasına söylemiş babası şikayet etmiş yüz yirmi liraya gasp etmekten çocuk cezaevine girdim dedi yirmi sekiz şubatta çuvarlarla bankalardan para götürenler ellerini kollarını sallaya bu ülkede gezdiler yüz yirmi lirayı gasp eden çocuğu içeri attık biz gündemimiz bu olmalı bence geçen aykı sohbetinizde kırk günlük günaha düşmeden
bir süreçten bahsetmiştiniz kalbe ilimlerin gelmesi hakkında bir kırk günlük sürece sigara da dahil midir ya sigara içenin kalbine dumandan başka bir şey girmez hanefiye göre işte eski iştahat edenler sigaraya ilk çıktığı yıllarda onun hastalığını onun durumunu bilmediklerinden dolayı mekruh demişler kardeşim sigara illeti yani hastalığı derdi kesinleşen sabitleşen bir şey insana en fazla zarar veren keyif maddelerinden biri o yüzden haram zaten Atatürk ile görüşmenizi anlattığınız sohbetinizi bir arkadaşım ile izledik
arkadaşım görüşmenizdeki Yunan'ı İzmir'den döktüğünüz gibi mi yine İzmir'den mi kısmına takıldı İzmir'i olumsuz bir konuma soktu gibi düşünüyor size sormak istedim kast edilen İzmir'den denize dökmek nedir arkadaşlar şeytan ve şeytani güçler her sabah denize otağını kurarlar ve denizden saldırırlar Anadolu'yu çökertmek isteyenler önce denizden saldırmadılar mı Anadolu'ya girenler Mersin limanından girmedi mi Hatay limanından girmedi mi Anadolu'ya girenler İzmir limanından girmedi mi Anadolu'ya girenler Çanakkale boğazından
İstanbul'a geçip İstanbul'u işgal etmediler mi düşman geldiği yerden kovulur insan kaybettiği yerde ararsa bulur kaybını İzmir'i ne kötüleyim ben İzmirliyim zaten İzmir'i kötülemem ülkemin hiçbir yerini kötülemem ben vatanını milletini seven devletine sahip bir kimseyim ben devletçi bir insanımdır vatansız bir insan yaşayamaz milleti olmadan
bir insan yaşayamaz devleti olmadan yaşayamaz yanlışlıklar var eksiklikler var noksanlıklar var her şey var devlet de benim vatan da benim millet de benim sonuna kadar sahip çıkar mücadelesini veririm sonuna kadar ben İngilizlerin lordlar kamerasında kurduğu dergah değilim ben CIA'nin kurduğu dergah değilim ben Mossad'ın kurduğu bir dergah değilim ben şeytanış güçlerin karanlık dehlizlerde kurduğu dergah değilim ben Shakespeare'i Şeyhbir yapan dergah değilim ben biz
Prens Charles'ı da Müslüman biz Prens Charles'ı Müslüman diyen dergah değilim ben Kraliçe İngiliz Kraliyet ailesi Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin soyundan diyen dergah değilim ben İngiliz uşağı CIA bozması Mossad kurması bir dergah değilim benim bağlı bulunduğum dergah Kurtuluş Savaşı'na bizatihi dervişleriyle parasıyla canlarıyla katılmış Kuvvayi Milliyeci bir dergah benim ben bunu seçerekten girmedim buraya yalnız benim baba dedem Yunan zindanlarında işkence görmüş sırtındaki işkence izleriyle
ölmüş Osmanlı'ya devletine çalışmış bir kimse benim anne dedem İzmir'in bayındır kazasında Yunanistan İzmir'i işgal edip içeri doğru yürüdüğünde yanındaki arkadaşlarıyla beraber dağa çıkıp efelik yapmış Yunan'ın peşinden koşturmuş Kuyucu Mehmet Efe bayındırlı anne tarafım benim çocukluğumuzda biz onun efelikten kalma efelikten kalma malzemelerini ilkokulda Efe kıyafeti olarak giyer zevbek oynardık biz halk oyunlarında onun cepkeni onun işte Kur'an'lı onun bir iki daha parçası vardı böyle eşyası annem giderdi oradan alır
getirirdi abim benden büyük ya abime giydirirdi onları abim Ahmet'i onun kıymetliydi bana artanlar kalırdı böyle fotoğrafımız var bizim dedim anne dedem o Yunan'a silah çekmiş Yunan'a alkışlayanlardan değil Yunan'a çiçek verenlerden değil bayındır da kim Yunan'a alkışladı bayındır da kim Yunan komutanına iş birliği yaptı bütün sülaleleri biliyordu birisinden bahsedildiğinde böyle kafasını eğer hmm de gidiyor eşek keratalar de bırakın şunu ben sonra yalnız kaldığımda derdim dede neden bırakın dedin onun filancasının
fişmancası vardı burada Yunan komutan vardı ondan rakı içiyordu o Yunan komutanına rakı içen adamın sülalesini silip atan dedem bütün bayındırı bilirdi ara boyun kahvelerinden eve gelinceye kadar eğer sokakta kadınlar varsa onun körükçü çizmesinin cızırtısını bir de java motor sikletinin egzozundan yapılma bastonunun sesini duyar millet kaçardı kenara Mehmet Efe geliyor diye benim aslım neslim geldiğim yer belli o yüzden İzmir'i neden kötüleyim benim vatan olarak gördüğüm yer de sadece Anadolu değil bunu da söylerim ben
benim atalarım en son nereden çekildilerse oraya kadar benim vatanım bir Bosna'ya gidin görün bir Osmanlı'nın çekildiği yerleri gerçekten gidin görün oradaki Müslümanlar biz boşnakız demiyorlar biz Arnavutuz demiyorlar biz Türküz diyorlar Prizen'de dolaşıyoruz oraya Şebaruz için gittik Prizen'de dolaşıyoruz ben hüznümden hüznümden hiçbir yeri göremedim insanlar biz Türküz biz Müslümanız bir tanesi kulağıma
eğildi ne zaman geleceksiniz dedi ne zaman geleceksiniz siz ister kabul edin ister kabul etmeyin böyle o yüzden biz düşmanı dökeceğiz denize bize kim düşmanlık yapıyorsa ülkemize milletimize vatanımıza Kur'an'ımıza sünnetimize değerlerimize kim düşmanlık yapıyorsa karşısında bu Anadolu'nun insanını görecek parti siyaset meşrep mezhef farkı gözetmek sizin biz biriz ben öyle görüyorum şeker fabrikalarının satışı ve sonuçlarını değerlendirir misiniz valla bir tarafım satılsın istiyor
bir tarafım satılmasın istiyor satılsın istiyor bunlar arpalık çünkü bu tip devletin işletmeleri düzgün işletilmiyor belediyeler her yerlere girer kültür merkezi her yerlerin başına birer tane müdür birer tane memur amir bilmem ne arpalık ha Bursa'da soruyorum şimdi ya bu kardeş tanıştırıyorlar o merhaba merhaba ben filanca yer kültür merkezinin müdürüyüm Allah Allah birine dedim ne iş yapıyorsun orada böyle baktı hangi seçimi kaybettin de oraya müdür oldun dedim ses yok ya seçim kaybeden irtifa kaybeden bir yere müdür oluyor
bunu parti siyaseti olarak bunu görmeyin bunu bir vatandaş olarak vatanını milletini devletini seven bir kimse olarak bunu söylüyorum valla da billa da tillada çok üzgünüm üzgünlüğümün sebebi şu ehliyat liyakat bu adam bunu başarır mı başarmaz mı demeden atamalar oluyor her zaman her yerde bu şu parti geldi de bu parti hep ben bunu çocukluğumdan beri görüyorum ben ortaokuldan beri görüyorum ben biraz erken siyasetin içerisine girdim ortaokulda başladım x parti diye nitelendirmiyorum ya bu ülke bundan kurtulmadığı müddetçe
kurtulamaz hiçbir şekilde hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri mekke'yi fethetti mekke'yi fethedince damat hazreti ali efendimiz mekke'ye hizmet eden aileden gitti kabe'nin anahtarını aldı hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini geldi getirdi huzura geldi ardından anahtarın sahibi olan kimse geldi dedi ki ey muhammed müslüman değil bu adam sen de bilirsin ki dedi benim ceddimin ceddimin yani 500 yıldan beri biz bu kabe'ye hizmet ederiz bu kabe'ye gelenlere hizmet ederiz ama damadın
ali kabe'nin anahtarını benden aldı dedi Allah resulü hazreti ali efendimize döndü hazreti ali efendimiz dedi ki ya resulallah ben sana getirmek için aldım ala koy koydu ona dedi ki al anahtarı müşrik bu adam bu adam müşrik dedi ki beytullah'a ve kabe'ye gelenlere hizmet etmekte ehliyetli ve liyakatlısınız 500 yıldan beri siz hizmet eder sizin aileniz sizin sülaleniz eder bu sizin hakkınız size layık al anahtarı dedi adam dedi ki ey muhammed senin dininin dikkat edin senin dininin adaleti bu mu o da dedi ki
evet benim dinimin adaleti bu eğer dedi senin dininin adaleti buysa vallâhide billahide tillahide ben müslüman oldum dedi ne yapmam gerekiyor eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resuluhu adam müslüman oldu canım kardeşlerim bir kimse ehliyetli ve liyakatlıysa müşrik dahi olsa onun vazifesini tevdi edeceksin ehliyesiz ve liyakatsızsa ona vazife vermeyeceksin verdin ehliyesizliğini ve liyakatsızlığını gördün onun vazifesini geri alacaksın adalet budur adalet budur
hak budur hukuk budur sınav yapıyorsun ee bu bizim cemaattan soruları ona verelim bunu 20 yıl önce bağırıyordum ben bizim eski arkadaşlar bilirler yapmayın bu bizim tarikattan alma kardeşim ya alma yapma e bu bizim bu bizden o ondan o şundan o bundan bu değil bu değil o yüzden şeker fabrikaları veya herhangi x bir fabrika x bir kurum devlete ait kurum e nerede seçim kaybedenler var ya oranın şeyinde yönetim kurulunda ya başkanlığında harpalık Allah bizi affetsin gözlerimizi nasıl haramdan
koruyabiliriz yani sonuçta kalbimizi koruyalım bu göze ne kadar adam birisi Allah efendim bir karış eteği ölçtün mü oğlum dedim bir karış oldunuza sen bir karış olunca kadar baktın sen göz zinası işledin birinci bakıl Allah'tan ikincisi nefisten üçüncüsü şeytandan bakma bakma ilgilenme Allah'ı zikret ilgilenme gözümüzü mü yumalım yum demiyorum ki sana Allah'ı zikredersen o duygu senden gider dervişin üstadına karşı sorumlulukları nelerdir nasihatlarını dinlesin yeter ailem namaz kılmıyor bu durumları beni çok üzüyor
onların namazı ve sufiliğe nasıl davet ederim hiç konuşma sen dost doğru ol sen sufiler sözle nasihat etmezler haliyle nasihat ederler yani eylem fiiliyat sen ne namazını kılmadın demeyiz biz biz namazımızı kılarız sen ne böyle demeyiz biz doğrusunu yaparız sen doğrusunu yap evde sen doğrusunu yap sen doğrusan dosdoğru yürürsen merak etme hepsi düzelir kaza namazı borcu olan kişi vakit namazlarını kılar iken sünnetlerin yerine kaza kılabilir mi evet darül harp nedir şu an darül harpta
mıyız tesettürün ölçüsü nedir tesettürde peçe gerekli midir islamın hukukunun yaşanmadığı her yer darül harptir hanefi fıkıhlar fıkıhçılarınca şu an darül harptemiz bütün dünya darül harpte yani islamın hukukunun benim bildiğim icra edildiği bir yer yok tam olarak suudi arabistan dahil buna tesettürün ölçüsü nedir normalde erkeklerin tesettürü diz kapağıyla göbek deliğinin arasını kapatmaktır bayanların normalde dışarı karşı tesettürleri evin dışından karşı yüz el ayak hariç vücutları belli olmadı ve içi görülmedi
mütteçe tesettürdür peçe gerekli midir demiş bir kardeş normalde peçe böyle hani fitnes söz konusu olacaksa diye uygun görenler olmuş ama peçe tesettürün şartlarından değil hanefiye göre ayrı zamana göre zina yapanlarda unutkanlık muhakkak hastalık olacakmış bu doğru mu evet zina yapanlarda unutkanlık çok olur içki içenler kumar oynayanlar haramlarla iştigal edenler fazlaca unutkan olurlar müslüman müşriğe rüşvet verir mi verir darül harpte müslüman işini görmek için görmüyorsa müşriğe rüşvet verir rüşvet müşriklere
müşrikler alabilirler onlar da haram helal duygusu olmadığı için bir müşrik rüşvet alabilir müslüman asla rüşvet almaz mümin rüşvet almaz sizden olan emir sahiplerine uyundan yola çıkarak yönetici cumhurbaşkanı bu anlamda değerlendirilir mi sizden olan emir sahipleri sizden sizdense kimse sizden siz onu emir sahibi olarak görebilirsiniz ben size bir emir sahibi tarif edeyim mi islama göre islama göre emir sahibi bir seçilmiş olması lazım iki kuran ve sünneti kendisine ölçe edilmesi lazım
üç islam hukukunu kendisine hukuk etmesi lazım bir müslüman için bizden emir sahibi odur bulabildiniz mi biz erkekler olarak sizi tasavvuf vakfı izmir ilk temsilciliği gazi emir binasında görmeyi çok özledik gerçekten ben de çok gelmek istiyorum yaş mı geçiyor ne oluyorsa böyle bir zamanla alakalı şeyim var derdim var inan olun bunu samimiyetimle söylüyorum baya bütün kardeşler için öyle bir gelmek istiyorum ki bunu böyle kendi kendime
işte şu ay yapayım bu ay yapayım bir türlü beceremiyorum hatta Hacı Nuri'ye dedim Hacı Nuri dedim şu dedemin dedim yerini alalım orayı da dedim bir güzel yıkalım altını dedim bir güzel orayı dedim ben dergah yapalım ilk benim zikrullah'a başladığımız yer bizim izm bayındırda Hacı Oktay'la beraber biz baş başa orada gaz lambasının ışığının altında tahtanın üzerine çok zikrullah yaptık iki kişi zikrullah yapardık biz orada avare avare çıkardık sonra iki kişiyiz üç iki üçüncüsü yok bazen Oktay da gelmezdi ben o gelmedi
bu gelmedi demezdim Oktay gelmeyince lambayı da kapatırdım gaz lambasını silmek sıkıntılı oluyor iş oluyor ya oranın suyu da yoktu elektriği de yoktu bir tek işte dedemden kalma gaz lambası dedemden kalma çapıt kilim dedemden kalma bir tane çapıt divan gibi bir şey vardı ben lambayı da ışığı da kapatır sanki zahiren cemaat kalabalıkmış gibi üç ihlas bir fatiha şerife okurum ben sesli bağışlarım evvela bizat fahri kainat sebebi mevcudat sevgili peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretler mübarek ruhu şeriflerine
üç ihlas bir fatiha şerife benim yolumun başlangıcı bu fâlemennehû la ilahe illallah la ilahe illallah başlardım zikrullah'a ondan sonra darbi cehri hafi bağırırım bir de bir an bir baktım ki yalnız değilmişim hiç hiç beni yalnız bırakmamışsın herhalde biraz da o günleri özel hiçbir şey yok para yok
pul yok su yok koltuk yok şan yok şöhret yok hiçbir şey yok gözünü kapatıyorsun ayrı bir alem açılıyor yaşlanıyorum herhalde biraz da duygusala bağlıyorum bizden böyle diyorum ki Mustafa Ezba tık kenara çekilme ölümü beklemek de hoşuma gitmiyor sana yakışmaz diyorum sen kanının son damlasına nefesinin sonuna kadar Kur'an sünnet vatan millet mücadelesine devam etmen lazım diyorum diyorum bu tecrübeni
aktarman lazım çekilme kenara tam böyle kendimce işte bir tarafa yaslanacağım zaman gene bir perde açılıyor biz gene çekilemiyoruz kenara o yüzden bazen kendi kendime diyorum bir ay iki ay böyle hiçbir şey böyle programlar koymayayım hiçbir yere diyorum böyle gideyim arkadaşlarla hemhal olayım dervişlik güzel şeydir burası gibi değildir burada resmiyet olur az bir şey daha hoş ben resmiyet tanımam da ama orada böyle arkadaşlarla oturursun çay içersin zikrullah yaparsın sohbet edersin daha candan olur böyle daha ciğerden olur
bir de bizde paradır puldur makamdır mevkidir yasaktır bizde konuşulmaz hiç istenilmez böyle şeyler muhabbetimiz yoktur bizim işimiz sufiliktir dervişliktir kardeşliktir güzel olur isterim ki hepinizde yaşayıp tadın öyle geleceğim inşallah ama bir laf var ya dönüşüm muhteşem olacaktır geleceğim muhteşem olacak e içimdekini söyleyivereyim en kötü ihtimalle tabutumda geleceğim toprağımız orası hadi nuriye hazır demeyelim inşallah bakınız helal edin
bu son soru sahibi de hakkını helal etsin neyse onun da gönlü kalmasın efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin sünneti denilince hareket davranış ya da sözlerini anlıyoruz bir velinin ya da bir kardeşin Abdülkadir Geylan'ın gibi davranış biçimini sünnet olarak görebilir miyiz yok onun sünneti bu diyebiliriz de o da öbür sünnetle karıştırılacağı için denmez ona edep denir bu Abdülkadir Geylan Hazretleri'nin edebi bu işte üstadımızın edebi bu filanca zatın edebi demek daha uygun Allah bizi edebe mugayir hareket edenlerden
eylemesin hakkınızı helal edin bu son meselelerde duygusala bağladık biraz ama ne yapalım biz de böyleyiz işte bugün yazdık kimine dar geliyoruz kimine geniş kimine kısa geliyoruz kimine uzun kimisine iyi kimisine kötü ben kendi memleketim olarak gördüğüm için çok rahat konuşuyorum kalbime dilime ne geliyorsa onu diyorum sürçülisan ettiysek üzdüysek hakkınızı helal edin geceniz hayır olsun işiniz müsaitse semaya kalın Allah'ı zikredin selamun aleyküm
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.