mustafaozbag.org

Mesnevi Şerîf Şerhi (1705.Beyit) 19.08.2023

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 20 Ağustos 2023 · 23:01

Ey'e azubillâh imbn-i şey unattains Reciim, Bismillahirrahmanirrahim, Eft'âne zikıru fâlemennâhu, La ismâ liegt, nevâ prefâlecek,얼 sırette, nâ 약 73% gündüzün krî ayınızı, yılınızı, ömrünüzü
hayırlı eylen Rabbim cümlemizde ve cümle ümmeti Muhammed'e Hakk'ı, Hak batıl Paige bilenlerden eylesin Hakk'ı, hak bilip, Hakça yaşamak, batılı, batıl bilip batıla karşı cihad eden kullarından eylesin. Amin. En son 1704. beyti okumuşuz. Ey aman bilmez bana hiç aman vermiyorsun. Sen yayına beni öldürmek için korumuşsun. Burayı okumuşuz. Yani tüccar diliyle hesaplaşıyor. Dili ne diyordu ki sen aman vermiyorsun. Bu konuda hiç bana da müsaade etmiyorsun. Sen işte beni öldürmek için bütün tezgahını kurmuşsun. Diyordu. Devam ediyor tüccar.
İşte benim kuşumu uçurdun. Zulüm ve sitem otlağında az otla. Ya bana cevap ver yahut insafa gel. yahut da bana neşe ve sevinç sebeplerinden birini al. Tüccar diyor ki ey dil ya kusurunu itiraf et. Otur. De ki ben hata yaptım. Kusur ettim. Yanlışlık yaptım. E özür diler. Helallık al. Çünkü o kusurunu söylemez. Kusurunu itiraf etmezsen o da kibirliliğe giriyor. Çünkü hadis-i şerifte Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki Müslüman insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir diye buyurdu.
Başka bir hadis-i şerifte de der ki bütün insanların mümin mümine ayırır. Müslüman diğer insanların elinden dilinden emin olduğu kimse mümin ise canından da emin olduğu kimse. Ona can koyar. İşte o ya sen değilsin senden bir eminlik olsun ya benden özür dile af dile hatanı kusurunu kendince itiraf et ya da eskilerden beni mutlu edecek beni mesut edecek beni mesrur edecek bir şey söyle.
Eyvah benim karanlığı yakıp mahveden nurum Eyvah benim gündüzü aydınlatan sabahım Vah benim güzel uçan ta sondan başlangıca kadar uçup gelen kuşum Burada şey tüccar artık kendisinden uçup giden kuşa yanıyor Eyvah beni karanlıklardan aydınlığa çıkaranım Eyvah beni nurlu sabahlara çıkaranım Vah benim varoluşun başlangıcından ebediyete koşanım çünkü bu şeyin Türkçesinde başlangıç ve sonuç ama kendi dilinde mebde ve
miat olarak geçiyor yani bu ister varlığın başlangıcı olarak alın ister ruhların yaratılması başlangıcı olarak alın ve o yüzden diyor vah benim güzel uçanım ta sondan başlangıca uçanım yani sondan dedi bir şeyin sonu var hayatın sonu var sondan başlangıca uçanım diyor böylece öyle olunca şey yapıyor ne o başlangıçtan sona dönüş yapıyor daireyi tamamlıyor hani o normalde onu sufiler şöyle tarif ederler bir elinize bir ışık alsanız fener alsanız veyahut da
bir ateş alsanız onu hızla çevirmiş olsanız 360 derece o 360 derece sanki komple bir daire olmuş gibi yanıyormuş gibi görünür bize ama değil o bir ateş parçası o komple o daireyi yoktur o zaman o ateş parçasını hızla döndürdüğünüzde o dairenin sonu ve başı belli olmaz işte Hz. Pir de hani bunu normalde ben Dudu'yu ruha atfettiğim ya tabi o Dudu öldü ölünce normalde şey tüccar onun arkasından feryat ediyor artık diyor ki vah eyvah çekiyor diyor ki o benim güzel uçanım sondan başa uçanım diye
onun arkasından tabiri caizse ağıt yakıyor çünkü elinden çıktı gitti artık o o öyle olunca ağıt yakıyor cahil insan ilelebet mihnete aşiktir cahil insan mihnete aşık olur hep mihnete duyar herkese ve her şeye çünkü cahildir o kendince karnını aç görür açlığını geçirmek için işte lokantacıya mihnet ekmeği elinde tutana mihnet maaşı elinde tutana mihnet hayatını mihnetin üzerinde geçirir hiçbir zaman özgürlüğünü elde edemez hiçbir zaman hür bir şekilde hareket edemez çünkü o cahildir cahil olunca o kimse özgürlüğünü
yitirir kalk fi kebete kadar la uksumi oku la uksumi malum şey belet suresi olması lazım o belet suresini diyor la uksumi şeye kadar oku o hani şüphesiz biz insanı zorluk ve sıkıntılar çeken bir varlık olarak yarattık diyor ya senin içinde önce yemin ediyor senin içinde bulunduğun şehre babaya ve ondan doğana yemin ederim ki biz insanı güçlüklere katlanacak şekilde yarattık yani normalde cahil insansın sen kalkıp da etrafa minnette etme sen güçlüklere dayanabilecek bir şekilde yaratıldın başına nasıl bir güçlük gelirse
gelsin senin yaratılışın fıtratın güçlüklere dayanabilecek şekilde çünkü kur'an-ı kerim'de de o belet suresi birden dörde kadar diyor ki en sonunda güçlükler biz insanı güçlüklere katlanacak şekilde yarattık insanoğlu güçlüklere katlanabilir minnet etmeye minnete düşmeye minnete düşmeye gerek yok sen o güçlüklerle mücadele edebilirsin onları dayanıklı bir şekilde yaratıldın açlıktır tokluktur sıcaktır soğuktur işte ormanda karda kışta ovada denizde bir insan hangi şartlarda olursa olsun ne durumda olursa olsun o zorluklara
dayanabilecek zorluklara katlanabilecek bir fıtratta yaratıldı insan hani ayeti kerimede tin suresinde olması lazım biz insanı ahseni takvim üzerine yarattık diyor ya sonra başka bir ayeti kerimede de onu aşağılardan aşağıya aldık diyor şimdi o zaman insan ahseni takvim üzerine yaratıldı ahseni takvim üzerine yaratılınca güçlüklere zorluklara katlanabilecek bir fıtratta yaratıldı ama insanlar ne yazık ki minnete düştüklerinden minnete düştüğü için ufacık bir güçlükten kendisini dağıtıyorlar ufacık bir sıkıntıdan kendisini
dağıtıyorlar böylece yaratılış fıtratlarının dışlarının dışına çıkıyorlar oysa insan bütün zorluklara katlanabilecek bir şekilde yaratıldı hiçbir zorluk kolay kolay insanı yenmez hiçbir zorluk Cenab-ı Hak zaten kaldıramayacağınız yükle yük yüklemeyiz dedi ölü olunca herhangi bir zorluk seni yenmez herhangi bir sıkıntı seni yenmez herhangi bir problem seni yenmez sen o sıkıntıyla o problemle nasıl baş edebileceğinin matematiğini bulamamışındır onun matematiğini bulamadığından dolayı bir sıkıntı seni sahip eder bir sıkıntı
sana sahip olur senin kralın olur bir hastalık senin kralın olur varlık senin kralın olur yokluk senin kralın olur bir dert bir gam bir kasvet senin kralın olur bakın bu senin zorluklara katlanılan mücadelenin senin kendinde fıtratını meydana çıkarmayışındandır bu fıtrat sende var Allah seni halife olarak yarattı sen zorluklarla mücadele edebilirsin zorluklarla mücadele etmelisin ki imtihanı geçebilirsin zorluklarla mücadele etmelisin ki sen mihnete düşmemelisin bakın mihnete düşmemelisin o zaman yiyeceğini içeceğini
alacağına borçlanacağına evleneceğine boşanacağına her şeyine dikkatli davran boşluğa düşme nefsine uyma heva hevesine uyma ne zorluk olursa olsun sen o zorluğun altından kalkabilecek kapasitedesin sen o sıkıntının üstesinden gelebilecek kapasitedesin ama ne yazık ki insanlar kendi fıtratlarında var olan bu gücü görmüyorlar kendi fıtratlarında var olan bu istidadı görmüyorlar küçücük bir zorlukta dağılıyorlar işte borçtur sıkıntıdır gamdır kasavettir eştir çocuktur annedir babadır varlıktır yokluktur anında dağılıyor
insanlar hele bugünün insanı hiç zorluklara gelemiyor oysa zorluk insanı kemale erdirir insanın manevi kuvvetini arttırır mücadele gücünü arttırır zorluk görmezse bir kimse hayatı bilmez hayatın tadını dalmaz o kimseyi pişiren zorluktur sıkıntıdır gamdır kasavettir neden çocuklarımız şimdi bizim biraz daha böyle şey hani rahatlar zorluk görmediler ben yaştakilerin büyük bir çoğunluğu zorluk gördü ailesi zengin değilse zorluk gördü sıkıntı çekti problem yaşadı yokluk gördü hala daha vardır benden küçüklerde de vardır
ama bu zorluk o kimsenin direncini arttırır herkes dağılırken o zorlukla mücadele eden kimse dağılmaz herkes yenilirken o zorluklara dayanan kimse yenilmez bu sefer karşıdaki kimseler patinaj ederler seni gözlerinde dağda büyütürler dağda büyütürler yenilgiyi baştan kabul ederler bakın yenilgiyi baştan kabul ederler bu isterse eş anne baba çocuk arkadaş kardeş dost kim olursa olsun bu sistem evet bu ne olursa olsun hastalık borç harç alamadın veremedin hepsi de dahil bunun içine sen zorluğa katlandıkça büyürsün zorluğa
katlandıkça yürüdükçe zorlukla mücadele ettikçe kemale erersin zorlukla mücadele ettikçe sen kendi kendine güçlenir büyür etrafındaki insanlar da çünkü insanın fıtratında gücün peşine gitmek vardır insanlar etrafında toplanmaya başlar neden o kimse güçlü bir karakter oluşturdu Allah insanı asleni takvim üzerine yarattı o zaman bu eksiklik bizim nefsimizden eğer ki biz mihnete düşmezle zorluklarla mücadele edersek o zaman durumumuz bizim farklı olacak Allah bizi onlardan eylesin insan insan normalde meşakkatlere maruz kaldığında
mücadele edecek sıkıntılara maruz kaldığında mücadele edecek insan bu tip şeylerle yaşadıkça ne yapacak bunlarla mücadele edecek ve bunlarla mücadele ederekten ne yapacak kendini kemale erdirecek ve kemale erdirdikten sonra o insan insan olacak ve baktığımız zaman da ayeti kerimenin sonunda diyor ki biz insanı güçlüklere katlanacak şekilde yarattık o zaman biz ne yapacağız o güçlüklere katlanacağız tabi burada o tüccar hayıflanıyor hayıflanırken de diyor ki cahil insan ilelebet mihnete aşıktır sen diyor laik sümü yoku
hazreti pir yani insan zorluklara katlanacak şekilde yaratıldı o zaman sen gel otur mücadele et o mücadele ile ne yap sen kendi zorluklarını aşmasını bil Allah bizi onlardan eylesin senin yüzünü gördüm de mihnetten kurtuldum senin ırmağında köpükten tortudan arındım işte o yine hazreti pir tutinin üzerinden yürüyor o zorluklara katlandı ya zorluklara katlanınca nefis mücadelesi yaptı nefsiyle aldıverdi o zorluklara katlandı sıkıntılara katlandı tabiri caizse seyr-i sülük çıkardı seyr-i sülük çıkarınca artık o gücü
kuvveti yerinde oldu maneviyatı yerinde oldu hatta ve hatta o ölmeden önce ölünüzün yolunu buldu o şiara mazhar oldu o sırra mazhar oldu artık onun dünyayla işi bağlantısı kalmadı çünkü o zorluklar o sıkıntılar onu o hale getirdi devam ediyor senin yüzünü gördüm de mihnetten kurtuldum senin ırmağında köpükten tortudan arındım diyor ki senin yüzünü gördüm kim yüzünü gördü ruh gördü kimin yüzünü gördü onun yüzünü gördü bir kez yüzünü gören sözünü duyan senin ben sizin Rabbiniz değil miyim hitabına erişen nasıl da senin sözünü
yüzünü unutur bütün aşıklar meclis kurmuşlar senin yüzünün güzelliği için tarifler tarifler üzerine sözler söylerler sevgilinin zülfünün arasından yüzünü gördüm diye kafası koparılmış kuşlar gibi çırpınıp dururlar senin cemalinden ayrı düşen bübbül gibi feryadına feryat eklemeyde sevgili senin sevginle benim gibiler harabat olmuş perişan bir hale gelmişler yüzünün hayali gönlümü gözümü kanlara gark etmede zülfünün rüzgarı ömrümü yerlere savurmada yüzünün güzelliği bütün varlığı tecelli etmiş ne tarafa dönsem cemalinleyim
her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır sırrının sahibi ne gözüme görünürsün ne de gözümden uzaksın senin yüzünün güzelliğini görmek aşıklara vaciptir haktır aşıkların senin yüzünü görebilmek için bu dünyaya gözlerini yumup ahirete gözlerini açanlardır işte o yüzü görünce o kimse mihnetten kurtuldu onun ırmağına daldı tortulardan köpüklerden kurtuldu onun rahmet ırmağına daldı rahmet ırmağına dalınca günahlardan kusurlardan karanlıklardan kurtuldu Allah bizi onlardan eylesin bu eyvah demeler bu acınmalar onu görmek
peşin ve elde olan kendi varlığından kesilmek hayali iledir benim eyvahlarım bu ihtiyar başıma bir genç sevdasıdır düştü ondandır gönlümle gizledim sır açığa çıktı bu eyvahlar bu acınmalar ondandır eyvah ki o kara gözlü Kabe kokulu Medine gülü yüzünden ciğerime nice gönül kanları damladı bu hayalle ömrümün gençliği sona erdi hala gözüm zülfünü gözetlemekte an be an hasreti sona ermedi dedik bu gecelik bitirdik evet hakkınızı helal edin bizden yana da helal olsun inşallah tabi bu hani
zorluklarla katlanmayla alakalı daha geniş tutabilirdim daha geniş yazmışım buraya bakmışım baktım şimdi buraya yazdığımı bağlı kalmayince kısa oldu herkesin yanıldığı yenildiği tuşa geldiği yer zorluklara katlanmak ve zorluklarla nasıl mücadele edilir bunun matematiğini bulamamak uğraşmamak Rabbim cümlemizi iyi eylesin cümlemizi affeylesin Allah'tan bir şey gelmezse önümüzdeki cumartesi bahçede aşure yapacağız inşallah son dakika golü olmazsa inşallah
olmaz önümüzdeki hafta cumartesi gün inşallah şeyde olacağız aşurede olacağız tabii orada küçük bir aşure sohbeti belki de yaparız inşallah ondan sonra aşureyi dağıtacağız orada semaya izin verirler mi vermezler mi bilmiyoruz son noktada ne olacak izin verirlerse inşallah semada ederiz izin vermezlerse biz devletle emniyetle karşı karşıya gelmeyiz yürür geçeriz inşallah o zaman sadece aşuremizi dökeriz Allah yardımcımız olsun bu da bir zorluk bununla mücadele etmek sabretmek onunla hukuk dairesinde kalarak hukuk içerisinde
gayret göstermek mücadele etmek bu da bu zorluk kolay değil Türkiye'de öyle bizim gibilerin bir şeyi kolayca yapması inşallah Rabbim kolaylaştırsın haklarınızı helal edin bizden yana da helal olsun inşallah LA

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi