mustafaozbag.org

Mesnevi Şerîf Şerhi (1586.Beyit) 25.03.2023

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 26 Mart 2023 · 58:30

Euzübillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim, Eftâni zikrfâlemennâhu, Lââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââ Hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin.
Hakkı hak bilip hak yolunda mücadele eden, batılı batıl bilip batıla karşı cihad eden kullarından eylesin. Rabbim cümlemizi cümle ümmet-i Muhammed'i Kur'an ve sünnet-i seneye sımsıkı yapışanlardan eylesin. Kur'an ve sünnet-i seneye'nin yaşanması için, yaşatılması için mücadele eden kullarından eylesin. Rabbim dini, mübini, İslam'ı ayakta tutacak kullarından eylesin. Rabbim ülkemize, memleketimize, ümmet-i Muhammed'e faydalı olacak insanlar başımıza tesis eylesin. Rabbim terörden uzak, her türlü anarşiden uzak, her türlü sıkıntılardan uzak ülke eylesin. Ülkemize her türlü sıkıntıdan muhafaza eylesin. Her türlü afattan muhafaza eylesin. Rabbim ülkemizi yönetecek olanları Kur'an ve sünnet-i seneye uygun hale getirsin.
Kur'an ve sünnet-i seneye uygun bir şekilde bir yönetim tesis eylesin. Amin diyen dillerimizi nar-ı cehennemden azad eylesin. Amin. Amin. Anladığımız yerden devam ediyoruz 1586'dan. Amin. Tacir meselesine geri dönelim tekrar dedi. Evet.
Tacir'in kırda Hindistan dudularını görüp onlara dudusundan haber götürmesi. Konu başlığı bu. Hindistan uçlarına vuranınca Tacir, kırda birkaç dudu gördü. Bu bizim dudi kuşu derler eskiler. Bizde papağan gibi. Hani konuşmasını öğretiyorlar ya. Bizde bunun bugünkü o kuşun karşılığı papağan. Atını durdurup seslendi.
Dudu'nun selamını ve kendisine emanet ettiği sözleri söyledi. O dudulardan birisi bir hayli titredi ve düşüp öldü. Nefesi kesildi. Hani o tacir evinde besledi, kafesinde besledi. Dudu'nun işte söyledikleri vardı. işte hani diyordu ya hatırlayın işte ben kafesteyim siz özgürsünüz. Ben burada mahpus gibiyim. Ondan sonra siz orada tabiri caizse hür bir şekilde gidiyorsunuz diye sözlerini onu aktardı. O Dudu kendi halini ona aktarınca Dudu'lardan birisi titreyip orada can verdi. Veya can verir gibi yaptı. Öyle söyleyelim. Tacir bu haberi verdiğinden dolayı pişman oldu.
Dedi ki bir cana kıydım. Bu Dudu olsa olsa o Dudu cihazın akrabası olacak. Galiba bunların cisimleri iki, canları bir. Yani bunlar iki tane ayrı Dudu kuşu ama akraba, aynı kavimden. Birbirlerine kan bağı var ki hani bunların canları bir gibi. hani bunu böyle öyle ümmet kalmadı da hani Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri diyor ya ümmet bir vücut gibidir. Bir tarafında bir ağrı varsa bütün vücut ağrıyı hisseder diyor. Bütün vücut o ağrıyı çeker. Ümmet de böyledir diyor. Tabi ümmetin bu hali kalmadı şimdi. Yani bırakın ümmeti milletin dahi böyle bir hali kalmadı. Bıraktık akrabaların arasında dahi böyle bir hal yok. Bıraktık ailenin içerisinde dahi böyle bir hal yok.
Ailede birisi rahatsız olsa yani herkes rahatsız olmuş gibi olmuyor. Yani bu bizim iyice Kur'an sünnet ahlakından duygusundan uzak olmamızla alakalı. Allah bizi affesin. Oysa hani diyor ya hadis-i şerifte de ayeti kerimede de ancak müminler kardeştir. Ama o kardeşliği ne yazık ki tesis edemiyoruz. Ümmeti Muhammed'in en büyük eksikliklerinden birisi bu. Bu işin içerisine dünya giriyor, hırs giriyor, mal giriyor, kadın giriyor, makam giriyor. Bu kardeşlik tesis olmuyor. Bu böyle birbirlerini Allah için sevme, birbirlerine Allah için yardım etme, birbirinin Allah için koluna girme, birbirine Allah için destek olma, acısını paylaşma, sevincini paylaşma.
Bu ne yazık ki ümmetin içerisinde bu hızla yok oluyor. Ve yok olmaya da devam ediyor. Yani bir şey durur, ümit var olursun durduğunda. Dersin ki tamam bundan sonra iğme geri dönecek. Yani bu hal ortadan kalkacak ama ne yazık ki ümmetin içerisinde bu hal ortadan kalkmıyor. Ümmetin içerisine bir aşırı derecede bir ırkçılık koydular. Aşırı derecede bir ırkçılık koydular. O ırkçılık iki yüz yıldan beri ümmeti kemiriyor. Ve şu anda bu yüzyılda da bu yetmedi. Bir de bireyselciliği koydular. Şimdi o bireyselciliği de koyunca artık ümmetin hepsi de hemen hemen bireysel düşünmeye başladı. Hani hadis-i şerifte güzel edebiyatta güzel komşusu açken tok yatan bizden değildir.
Hiç kimsenin umrunda değil şu anda. Yani böyle bir şey yok. Burada açken tok yatan bizden değildir dediği sadece yemeğe bizi bağlıyoruz. Birisi açsa biz tok yatmayalım diye. Yani bu ne demek biliyor musunuz? Komşunun bir derdi var iken sen o dertle dertlenmiyorsan sen bizden değilsin. İlla ki aç olması şart değil burada. Veya bir derviş kardeşinin bir derdi varken sen o dertle dertlenmiyorsan senin dervişliğin problem hani sufilerde önce bir dervişte hâni olma vardır ya sufi kardeşinde fâni olma. Yani şeyhten önce o gelir. Şeyhte fâni olmadan önce dervişte fâni olma. Bu ne? Derviş kardeşinin canın yanınca senin de canın yanacak.
derviş kardeşinde bir sıkıntı varsa sen de o senin de o sıkıntıdan elem duyacaksın. İşte diyor ki burada cisimleri iki canları bir Dudu'yla alakalı. Yani cisimleri iki yani ikisi ayrı yerlerde ikisi ayrı yerlerde olmasına rağmen birisinin acısını çekti. O da düştü öldü. Diğerinin acısını çekti. Ayrı yerlerde diğerinin acısını çekmek. Bu büyük bir mesele. Bunu ümmet ne yazık ki kaybetti. Allah bizi affetsin. Bu işi neye yaptım? O haberi neye verdim? Bu münasebetsiz sözle bir çareyi yaktım yandırdım dedi tacir. Yani dedi ki ben ne ama bu sözü söyledim? Yani onun canından gitmesine sebep oldum.
Biri içer biri bakar kıyamet ondan koparmış. Ama ben mahzunum şeker hastasıyım ya. O yüzden dilim damağım kuruyor hakkınızı helal edin. İsteyen helal etmeyecek olan varsa da söylesin. Bizim artık yaşta geçiyor şeker dolunca biraz böyle dil damak kuruyor konuşurken hakkınızı helal edin inşallah. Bu dil çakmak taşıyla çakmak demiri gibidir. Dilden çıkan da ateşe benzer. Manasız yere gah hikaye yoluyla gah laf olsun diye çakmak taşıyla demirini birbirine vurma. Çakmak taşıyla çakmak demiri. Önceden bir şeyi yakmak için eskiler çakmak taşı dediğimiz yine doğadan taşlardan oluşan bir taş var.
Yine bir çakmak demiri denilen ayrı bir demir var. Onun üzerine böyle vurunca bu kıvılcım çıkarıyor. Kıvılcım çıkarınca da onunla bir şeyi tutuşturuyorsunuz. Onunla bir şeyi yakıyorsunuz. Bir ara böyle şeyler de vardı. Hani çakmaklar vardı. Ucunda küçücük bir çakmak taşı vardı. İncicik. Ondan sonra böyle çakmağın başında yuvarlak bir şey vardı. Vuruyordun. Kıvılcım çıkarıp yakıyordu çakmağı. Hala da aynı mu çakmaklar? Efendim? Şimdi manyet olur demek ki. Çakmak taştı. Çakmağın bilenler elini kaldırırsın. Büyük bir çoğunluğu cigara içmiş demek ki. Erkekler ancak onlar bilirler.
Ondan sonra kullanmış onlar. Çakmak taştı çakmaklar. Önceden onlar benzinliydi. Ondan sonra gazlıya çevrildi. Evet. Çakmak taşıyla çakmak demir. Dili ona benzetiyor. Dil yani doğru yerde kullanılmazsa sözler yani o yangın çıkarıyor. Yani bir şeyi yakıyor. Dilden çıkan da ateşe benzer. Yani dilden çıkan da ateşe benziyor. ya ateş hem sahibini yakıyor hem de gittiği yeri yakıyor. Dil öyle bir bu manada imtihan manasında bela bir şey. Dil kadar insanın başına bela başka bir şey yoktur. Bakın dil kadar büyük insanoğlunun başına büyük bir bela yoktur. Dil kadar da insanın kıymetlerini denen bir şey yoktur.
Dil hem insanı kıymetsiz eder alaşağı eder dil hem de insanı kıymetli eder. Dil hem bir toplumu yakar ateşe verir hem de bir toplumun kurtuluşuna sebep olur. Dil öyle bir şey der. İşte manasız yere gah hikaye yoluyla gah laf olsun diye çakmak taşıyla demirini birbirine vurma. Yani dilini doğru yerde doğru bir şekilde kullan. Hani hadis-i şerif var ya kul diyor cennete bir adım kaldı bir kulaç kaldı söylediği bir şey yüzünden cehenneme gitti. Söylediği bir söz yüzünden kul diyor cehenneme girecekti bir adım kaldı söylediği bir söz yüzünden o diyor cennete gitti. Dil bu kadar çok önemli.
Hani bu fakir derim ya dilini koruyan imanını korudu. dinini korudu. Dilini korursan dinini korucan korucan. Dilini korumadın dinini de koruyamadın. Kendi dinini. İslam'a kimse bir zarar veremez. İslam İslam'dur. Orada durur. Müslümanlar bozulurlar, dağılırlar, batarlar. Bunun dinle alakası yoktur. Müslüman'ın kendi aymazlığıdır. Müslüman'ın kendi anlamadığıdır. Müslüman'ın kendi dinini yaşamadığıdır. Müslüman'ın kendisinin dinini öğrenmediğidir. Sorumlusu Müslüman'dır. Bu batış ve çıkışlardan. Din, Kur'an ve sünnet orada durur. Sen onu alır, onunla amel edersen kurtuluşa erersin.
Sen onun dediklerini yerine getirirse bir toplum, toplum olarak kurtuluşa erer. bir toplum harfiyen dinini iyi anladı, yaşadı ve yaşattı, devlet bazında, millet bazında yükselir. Yok, anlamadı, yaşamadı, batar. Basit. Sen dinin hükümlerini kendince anlayıp, idrak edip, hayatına adapte edersen kurtuluşa erersin. Bunda dinin bir şeyi yoktur, dahli yoktur yani. Bunun gibi, işte o dille, dilini korursan sen kendi dinini de korursun. Dilini korumazsan, sen dinini de koruyamazsın, kendini de koruyamazsın. Dil çünkü. O yüzden Cenab-ı Hak birinci derecede insanları yarattı ve insanı yaratınca da insana bir dil verdi.
O dilin arkasına akıl verdi. O dil ve akılla insanlar anlamayı ve anlatmayı sağladı. Cenab-ı Hak insanların üzerinde. İnsan aklıyla anladı, diliyle anlattı anladığını. Ve bunu yaratan kim? Allah. Bakın tekrar söylüyorum. Aklıyla anladı, anladığını diliyle anlattı. Bu Cenab-ı Hakk'ın insanların üzerine vermiş olduğu bir fıtrat. Bu bütün insanların üzerinde var. O zaman anladığını anlatan ne? Dil. Bakın anladığını anlatan ne? Dil. Gördüğünü idrak edip akılla anlattıran anlattıran ne?
Dil. Duyduğunu akıl üzerinden idrak ettirip akıl üzerinden idrak ediyor ve bu duyduğunu aktaran ne? Dil. Dil bu kadar önemli. Ama bu dil sonuçta ya kalbe bağlı ya da akla bağlı. Sonuç itibariyle akıl eğer kalpten beslenirse kalpten beslenmiş olduğu ilmi dile döküp anlattı ya da nefisten beslendi.
Nefisten beslenince yine akıl onu dile döndürüp aktardı. İşte dil o yüzden ya Allah'ın emirlerini yerine getirip sünnet-i seneye tabi olup doğru söz söyledi ya da Kur'an ve sünnete tabi olmayıp doğru sözün zıt anlamı yanlış söz yanlış kelimeler cümleler ya da yanlış şey söyledi.
Ama burada eğer ki bir kimse Allah'tan korkar Allah'ın hukuku içerisinde durur Kur'an ve sünnet dairesinde konuşursa o doğru sözlü oldu. Eğer Allah'tan korkmaz Kur'an sünnet tarihinde kalmaz da hani az önce Pir'in dediği gibi manasız bir şekilde konuştu bu sefer bu sefer onun konuştuğu yangın çıkardı. Dil onu cehenneme sürükledi. Bakın dil onu cehenneme sürükledi. Dil ya onu cennete sürükledi. Sırat-ı müstakime götürdü. Dil ya da onu cehenneme götürdü. Allah muhafaza eylesin. Hidayetten uzaklaştı. Çünkü bazen insanlar genel olarak bir şeyin nereye gittiğini manasının ne olduğunu ne tarafa doğru konuştuğunun farkına varmaz.
Allah muhafaza eylesin. O cehennemlik amele onu götürür. Ama insan vardır ne konuştuğunun farkındadır. Bilincindedir. O farkında ve bilincinde olan kimse doğru sözlü olur. o dil onu cennete götürür. Bir hadis-i şerif var. Bab-ül Fithen'de geçer. Ben Buhari'de okuduyduğum. Öyle hatırlıyorum. Ahir zamanda öyle insanlar çıkar belagatlarıyla dilleriyle etrafındaki insanları komple cehenneme götürür diyor.
Öyle insanlar çıkar onlar belagatsızdır. Çok böyle hani insanları etkilemek amacıyla belagatlı konuşmayı tercih etmezler. Ama onlar da diyor insanları cennete gitmesine vesile olur. Şimdi dil var süslü konuşur. Süslü konuşaraktan insanları aldatır. Dil vardır süslü konuşmuyordur. Ama hakikati konuşuyordur. O insanları cennete doğru sürükler. Burada insanın nereye insanları topladığı çağırdığı önemlidir. Ya dil cennete çalışıyordur ya da dil cehenneme çalışıyordur. Allah muhafaza eylesin. Buhari'de Müslüm'de geçer hadis-i şerif. Kul manasını düşünmeden ve sonucundan korkmadan bir söz söyler.
Halbuki bu söz sebebiyle doğuyla batı arasından daha uzak bir mesafede cehenneme iner. Demek ki Hz. Pirdin dedi ya az önce manasız yere gah hikaye yoluyla gah laf olsun diye çakmak taşıyla demiri birbirine vurma diyordu. İşte hadis-i şerifte de diyor ki manasını ve sonucunu düşünmeden bir söz söyler o söz onu ne yapar? Cehenneme doğru yol aldırır. Allah muhafaza eylesin. O yüzden söz vardır insanı cehennemlik ede söz vardır insanı cennetlik ede söz vardır insanı Allah'a yaklaştıra söz vardır insanı Allah'tan uzaklaştıra o zaman sözümüze dilimize dikkat edeceğiz Allah muhafaza eylesin inşallah yine hadis-i şerifte tirimizi de geçiyor Ademoğlu sabaha erdi mi bütün azaları dile temen dile temenna edip bizim hakkımızda Allah'tan kork zira biz sana tabiyiz sen istikamette olursan biz de istikamette oluruz diye sen sapıtırsan biz de sapıtırız
diye dua ederler. E şimdi dil bu kadar önemli Allah muhafaza eylesin. Günay kebaillerin insan vücudundaki günay kebaillerin en önemli organlarından birisi dil. Dili korumak gerekir. Allah bizi dilini koruyanlardan eylesin inşallah. Bir de dil vardır mesela Kur'an'ı inkar ediyor. Kur'an'daki ayetleri inkar ediyor. Sünnet-i seni'yi inkar ediyor. Mezhepleri inkar ediyor. Dil. Dil var Kur'an'ı anlatıyor. Sünnet-i seni'yi anlatıyor. Mezhepleri anlatıyor. Bakın ikisi de dil. Allah bizim dilimizi hayra çevirdiklerinden eylesin. Hadis-i şerif ne diyor? Ya hayır söyle ya da sus.
Bu hadis-i şerifi bütün ümmeti Muhammed ezberinden biliyor da uygulamıyor. Bütün ümmet biliyor bu sözü. Ya hayır söyle ya sus. Bütün ümmet biliyor ama ne yalnız ki uygulamıyor. Ramazan mübarek günde dilimizi korursak orucumuzu da koruyacağız. Dilimizi gıybetten dedikodudan iftiradan kötü sözden korumamız gerekiyor. Yoksa orucun sevabı alıp götürecek. Orucun tecelliyatını alacak götürecek. Dili koruduk mu? Bu önemli. Eğer orucun sevabını korumak muhafaza etmek istiyorsak dilimizi muhafaza edeceğiz. Rabbimizi muhafaza eylesin inşallah. Boş sözlerden heva heves sözlerden nefsaniyet sözlerden Kur'an ve sünnete aykırı sözlerden dilimizi koruyacağız inşallah.
Zira ortalık karanlıktır. Her taraf pamuk dolu. Pamuk arasında kıvılcım nasıl durur? Yani o burada bir sohbet ediyoruz şimdi. Burada sohbet ederken herkesin fıtratı tabiatı karakteri anlaması idrak etmesi anlaması idrak etmesi hepsi de farklı farklı. Burada şimdi bay bayan herkes sohbet dinliyor. Herkesin istidadı da farklı burada. Bakın fıtratı farklı. İstidadı farklı. meçhul karanlık o konuşana bakış açısı da farklı. Herkesin bir konuşan var hani sözü söyleyen var bir de dinleyenler var.
Yani sözü söyleyen kimse sözünü tartarak söylemeli. Sebep bu bakış açısıyla karanlığa meçhule söylüyor çünkü. karşıdaki kimsenin algısı ne? Karşıdaki kimse o gün ne yaşadı? Dine bakış açısı, dindarlara bakış açısı, sufiliğe bakış açısı, şeyhe bakış açısı, sufiliğin içindeki hal ve hareketlere bakış açısı baktığınızda aslında her konuşmacı, her söz söyleyen, bilhassa topluma hitap ediyorsa karanlığa konuşuyor, meçhule konuşuyor.
Çünkü karşısındaki topluluğun algı seviyesi, anlama seviyesi, idrak seviyesi, istidat seviyesi hepsi de birbirlerinden farklı. Geldikleri kültür, yaşadıkları ortam, anlayış seviyeleri birbirlerinden farklı. Kafalarının, akıllarının idrak mekanizmaları da farklı. Birisi matematik kafalı, birisi edebiyat kafalı, birisi felsefe kafalı, birisi direkt böyle realist, akılcı, ayağı yere basan, maddeci kafalı. Biz şimdi normalde bir kimse bunları konuşurken, ortaya sohbet ederken, o sohbet eden de bu anlayış, bu idrak var mı, yok mu?
Hani nerede, ne konuşulacağını, nereden bir meselenin nasıl anlatılması gerektiğinin bilincinde mi? Veya karşısındaki kimselerin algı kabiliyetlerini, istidat kabiliyetlerini analiz edebilecek noktada mı, değil mi? Bakın, bunlar o kadar ince meseleler ki, siz bir doğruyu, doğru bir dille veyahut da siz bir doğruyu karşıdakinlerin anlayabileceği bir dille anlatmıyorsanız, asıl cahil olan sizsiniz.
Sebep, sen halkın anlamayacağı, insanların anlayamayacağı bir dil ile anlattın. Karşındakini analiz etmekten, karşındaki seviyeyi bu noktada idrak etmekten sen de uzaksın. Bakın, bu meseleler o kadar çok önemlidir ki, yani herkes, her şeyi, her yerde anlatacağım diye uğraşır. Bu doğru değildir. Bazen ben televizyonda bazı konuşmacıları görüyorum, mesela o konuşmacının yazılarını da biliyorum. Yani o konuşmacı muhteşem yazılar yazıyor. İşte köşe yazarı, muhteşem yazıyor, harika tespitleri var. Ama televizyonda konuşmaya çıkınca onları dile dökemiyor, konuşamıyor, hitap edemiyor.
Tabiri caizse, yani ortalığı yarıp geçiriyor. Ben içimden diyorum ki, ya televizyona çıkmak zorunda mısın? Yani televizyonda sen konuşmak zorunda mısın? Konuşurken batıyorsun. Onu kendisi idrak edemiyor tabi. Ve konuşacağım diye uğraşıyor. Halbuki onun hitabeti yok, konuşması yok, gerçekten baltayı taşa vuruyor. Halbuki o yazacak, yazmaya bakacak o. O yazaraktan Kur'an ve sünnete hizmet edecek. Kimisi konuşarak hizmet edecek. Herkesin bir alanı var. İşte ortalık karanlık evet her tarafta pamuk dolu. Yani ortalık karanlık sen bir söz kullanacağın zaman karşıdakilerin fıtratları, tabiatları, anlayışları, algıları, eğitim seviyeleri, anlayış seviyeleri hepsi de farklı farklı.
Hani bazen birisi çıkar ya hani işte meşhurdur ya sufilikte enel hak dedi ne demek istedi? Ya bunu normalde sen ulu orta bir yerde konuşuyorsun bunu ulu orta sen bunu soruyorsun bu sorunun ulu orta sorulmayacağını da bilmen gerekiyor. İşte sen de cahilsin soruyu soran. Sebep bu ulu orta sorulacak bir soru değil. Veyahut da Beyazıt-ı Beslami'nin sizin aradığınız Allah benim cübbenin altındadır sözünü o ulu orta soruyor. Ya sen bunun kendin idrak etmiş olsaydın bunu ulu orta sormazdın. İdrak edemediğinin de farkında değilsin. Sen cahilin birisin. Bunu ulu orta sorduğun için. Sen henüz daha süt içiyorsun. Ekmek de yemiyorsun. Ama sen süt içerken sen et yiyenlerin sorusunu istiyorsun.
Sen daha şeriatı bilmiyorsun. Sen kalkıyorsun marifetten soru soruyorsun. Ya sen önce şeriatı bir anla. Şeriatı bir idrak et. Ondan sonra marifetten konuşacaksan konuş. Bir yol yürü sen. Bir ızdırap çek. Bir nefis terbiyesi gör. Ben sonra işte o enal hak ne demek istedi deyince gecede yüz rekat nafile namaz kıldığında anlarsın bunu diyorum. Aa duruyor şimdi. O gecede yüz rekatı bırak beş vakit namaz dahi kılmıyor. O beş vakit namaz kılmadan enal hakkı anlayacağım diye uğraşıyor. Veya o işin edebiyatında bakın ben ne kadar derinlerdeyim enal hak soruyorum. Onu söyleyen zat gecede yüz rekat virt namazı kılıyordu. Kendince virt edilmişti. Her gece yüz rekat nafile namaz kılıyordu.
Sen benim gibi beş vakit namazı dahi kılmazken nereye yüz rekat enal haktan konuşmak istiyor. İşte söz var ortalık karanlık ortalık pamuk oraya çakmak taş atıyor. Oraya normalde gereksiz bir laf söylüyor. Böyle derviş sufi kardeşlerin de böyle şeyleri vardır ya yani daha bir topluluğe gidersin orada bir iki tane derviş vardır onlar çok iyi biliyordur. Efendim işte bir şey nasıl sevilmeli? Bu insanlar daha zikri bilmiyor namazı bilmiyor orucu bilmiyor abdesti bilmiyor ya bırak şimdi onlara şeyh sevgisi lazım değil onlara bu lazım değil şu anda onlara din anlatacaksın önce ama yok o çok seviyor ya çok aşık o veyahut da o gidiyor daha yeni birkaç kişi olmuşlar orada onlara öyle bir şeyh sevgisi anlatıyor ki onlar kalıyorlar böyle yani böyle bir sevgi ulaşamaz halbuki o kendisi dolaşmış değil ulaşsa fena fişeh olacak fena fişeh olsa rabıta ise böyle bir sohbetin orada
olmaması gerektiğini idrak edecek o da yok ama o manasız gereksiz sohbeti yapacak kendini farklı bir yere koyacak veyahut da işte bir kimse henüz daha kabir halini bilmiyor öbürki biliyor çok vay kabir halini gördüm de sen de yakında göreceksin senin de maneviyatın açılacak bak sen de açılacaksın bak ya daha o dur daha günlük yüz tevhid çekmiyor ya ya ona ne ama böyle söyledin ne ama böyle dedin veyahut da bir yere gitmiş bir arkadaş ders anlatacak oradakilere böyle bir sert davranışlar sert sözler dur ya dur sakin ol
sen ne bu ya sufilik bu değil ama bu sözler bu davranışlar ortalığı analiz edemediğinden ve konuşmacıların büyük bir çoğunluğu büyük bir çoğunluğu kendi nefsine konuşuyorlar yani nefislerini yüceltmek istiyorlar yani öyle bir sohbet etmeli ki oradakiler hiçbir şey anlamamalı demeleri lazım ki aa ya ne kadar derin konuştu ya hayır hiç de derin konuşmadı hiçbir şey anlamadınız çünkü sizi anlaşılmayan bir dille konuştu kendi nefsini göklere çıkarmak için yanlış İslam o değil İslam anlaşılır bir dille konuşmak ve dille
fitne çıkarmamak dille fitne çıkarmamak sen dille fitne çıkarıyorsan senin sufiliğin senin derviştin sınıfta kaldı hani var ya atla dese atlarım uçaktan böyle dervişlerin böyle baba dervişler yaparlar bunu şey efendi sana şöyle dese yapar mısın sen yapar mısın bir derviş birbirini tartıyor sana şöyle dese yapar mısın sana ne ya dil helaka götürüyor insanı veya dervişlerin içerisine fitne sokuyor o kimse kendi kendini düşünüyor demek ki ben yapamazmışım filanca abi bana böyle böyle dediğine göre haklılık payı vardır
ya ben yapamayacağım demek ki ya sana böyle bir şey diyen olmaz sana kimse bir şey demez ama baba derviş ya onlar der Allah muhafaza eylesin o yüzden dil doğru yerde doğru şekilde konuşmazsa ortalığı ateşe verir fitneye sebep olur oradaki topluluğun dağılmasına sebep olur oradaki topluluğa zarar getir Allah muhafaza eylesin oysa müslümanın dilinden diğer müslümanlar güvende olmaları gerekiyor bu sadece haram helal çizgisi değil diğer müslümanlar da emin olacaklar haram konuşmayacak gıbet konuşmayacak dedikodu yapmayacak
iftira etmeyecek laf taşımayacak diğer müslümanlar onun dilinden emin olacaklar ama bir de işin o tarafı var sen dilinle topluluğun içerisinde fitne çıkarmayacaksın topluluğun anlayamayacağı mevzuları daha da anlaşılmaz hale getirip konuşmayacaksın Allah muhafaza eylesin inşallah zalim onlardır ki gözlerini kapamışlar söyledikleri sözlerle bütün alemi yakmışlar yani o kimsenin gözünü kapatmış karşısındaki ve etrafındaki insanları analiz etmekten hallerini anlamaktan uzak onlar o kimsenin kafası karışık kalbi kararık
dili bulanık ve ortalığı ne yapıyor ateşe veriyor onun işi çarpaşık böyle işleri o tip insanların işleri de çarpaşık olur Allah muhafaza eylesin onların böyle kendilerine hakim değildir kendilerinin üzerinde doğruyu ve düzgünlüğü oluşturamazlar ama onlar normalde ortalığı ateşe verirler işte en yakınındaki sufi kardeşlerini dilleriyle rencide derler konuşmalarıyla kırarlar konuşmalarıyla incitirler eşlerini çocuklarını dilleriyle konuşmalarıyla incitirler kırarlar ortalığı onlar zalimdir bir kimse diliyle eşini çocuklarını
karısını kocasını annesini babasını derviş kardeşlerini etrafı kırıyorsa fatıyorsa onları bu noktada eziyorsa üzüyorsa zalimdir o bakın zalimdir ve onlar karşısındakini görmez gözünü kapatmış o söylediği sözlerle ailesini derviş kardeşlerini toplumu ifsad ediyor bu ailenin içerisinde eşler olabilir çocuklar olabilir derviş kardeşler olabilir dervişlerin birbirlerine karşı davranışlar olabilir ateşe veriyor ortalığı ortalığı kırıp döküyorlar bunlar günümüzde siyasetçi olabilir o siyasetçiler dillerine sahip değiller
ortalığı kırıyorlar ortalığı talan ediyorlar bir bakıyorsunuz Kur'an ve sünnete aykırı sözler söylüyorlar bir bakıyorsunuz müslümanları rencide edecek kıracak dökecek sözler söylüyorlar bir bakıyorsunuz dilleriyle terörü destekleyen mehmetçik katillerini destekleyen sözler söylüyorlar bir bakıyorsunuz yani mehmetçik katiliyle kol kola girmişler bir bakıyorsunuz vatanı bölmek parçalamak isteyenlerle kol kola girmişler Mustafa Özbağ da bunları dile getirince Mustafa Özbağ siyaset yapmış oluyor canım kardeşlerim ben bu
ülkede yaşayan bu topraklarda yaşayan dinimi de yaşamaya çalışan bir kimseyim evet ben parti siyaseti yapmam ama Kur'an sünnet vatan millet dairesinde doğru bildiğimi anlatırım evet vicdanım kanıyor benim yaralı 20 yaşına getir 20 yaşına büyüt ondan sonra devlete asker et bu millete asker et ondan sonra hain bir pusuda hain bir kurşun hain ellerinden çıksın onu toprağa ver ondan sonra siyasetçiyim diyenler o hain pusuyu kurup o hain pusuda hain mermiyi sıkanlarla kol kola geçsinler öyle mi ve sizde bunu halkın önünde
açıklayın o dil fitne dili o dil zalim dil zalim dil o dil şehit kanı bulaşmış olan kanlı bir dil o akıl şehidi görmeyen akıl o akıl vatanı görmeyen toprağı görmeyen milleti görmeyen akıl siyasi hırsına yenik düşmüş siyasi makama yenik düşmüş bir akıl beni ilgilendirmez hiçbir parti hiçbir parti beni ilgilendirmez beni ilgilendiren vatanım beni ilgilendiren milletim beni ilgilendiren kuranım sünnetim kalkacaksın sen kuranla alay edeceksin kim bu siyasetçi diliyle ateşe veriyor ortalığı kalkacaksın sen vatana millete
devlete mehmetçiye askere polise sivile çocuğa mermi sıkan ona kurşun atanla beraber olacaksın öyle mi bizde siyasete karışmayacağız diyeceğiz susacağız burada dilsiz şeytan değilim ben ben dilsiz şeytan değilim her türlü teröre karşıyım bu vatana bu millete bu topraklara gözünü dikmiş olana karşıyım bu toprakların bölünmesini isteyene karşıyım mehmetçiğin kanını dökene karşıyım mehmetçiye kim kurşun sıkıyorsa karşıyım devletin polisine siviline çoluğuna çocuğuna mermi sıkana karşıyım bu ister komünist olsun ister devrimciyim
desin ister ülkücüyüm desin ister islamcıyım desin ne diyorsa desin benim mehmetçime kurşun sıkıyor mu sıkıyor ben ona karşıyım kardeş benim topraklarımda sivillere bomba patlatıyor mu patlatıyor ben ona karşıyım ben ona düşmanım ben ona düşmanım o yüzden ne kadar terör örgütü varsa güvenlik kuvvetlerimize silah sıkan sivillerimizi şehit eden mehmetçimizi şehit eden adı ne varsa ne hepsine de karşıyım hepsine de onlara destek çıkanlara da karşıyım onlara arka çıkanlara da karşıyım onlara alkışlayanlara da karşıyım
onlara karşı olmakla kalmıyorum düşmanım evet benim ben saklı gizli değilim ortadayım ortadayım o neci olursa olsun beni ilgilendirmiyor bakın beni ilgilendirmiyor ben de devletin kanunlarından rahatsızım ben de anayasadan rahatsızım evet değişmesi gereken çok şey olduğunu ben de biliyorum ben de biliyorum ama bu terörle olacak bir şey değil islam terörle de gelmez bunu böyle dini bir kisi altında yapıyorlarsa da ona da karşıyım islam anarşiyle
gelmez islam terörle gelmez gelmez doğru yol değil bu ee sen kalkacaksın 20 yaşındaki gencecik çocuğu toprağa vereceğiz biz ondan sonra o toprağa verdiğimiz kimselerle kol kola siyaset yapacağız öyle mi sen benim canıma kastetmişsin canımı gömmüşüm ben toprağa bir de onlarla helallaşacakmışız kim kimden helallaşıyor ya 30 yıldır 35 yıldır 40 yıldır bu ülke kan kusmuş kızılcık şerbeti içtim demiş nereye helallaşıyorsun Allah muhafaza eylesin bunlar zalim evet
bunlar bu zalimler ki gözlerini kapatmışlar kalpleri kararmış kulakları tıkanmış hakikati görmüyorlar ve topluma ve topluma fitne yayıyorlar topluma vatan millet aşkından uzak söylemler söylüyorlar topluma kur'an ve sünnetten uzak şeyler söylüyorlar ey ümmet-i muhammed bunları dikkat edin ey ülkemin vatandaşları bunlara dikkat edin söze bakın söze eğer o söz sizi kiminle dost ediyor ona bakın sizi kan döken sivilleri sivilleri toplu katliamlar yapar gibi katliam eden kimselerle mi kol kola dolaştırıyor kimle dolaştırıyor
beni ilgilendirmiyor tekrar söylüyorum parti siyaseti beni ilgilendiren bu yani birileri kalkıyor bu ülkede açık bir şekilde açık bir şekilde terörist başı dediğimiz kimseyi cezaevinden çıkarmayı düşünüyor bunu açık bir şekilde söylüyor bu ülkenin insanları bunları bir de dinliyor ya o çocukların çocukların çocuk bildiğiniz çocuk bu çocukların katilinin hesabı sorulmayacak mı bu gencecik mehmetçiklerin katillerinin hesabı sorulmayacak mı bu göreve gitmiş polisi hemşerisi öğretmeni bunlar o terörün altında şehit olmuşlar
bunların hesabı sorulmayacak mı bu ülke insanı ne zaman unuttu ne zaman unuttu intihar bombacılarının bombaları patlatmasıyla 35-40 tane birden şehidin olduğunu bu ülke insanı ne zaman unuttu hendeklerin kazılıp da mehmetçiklerin orada mehmetçiklerin şehit düştüğünü bu ülke insanı ne zaman unuttu dağlarda mehmetçiklerin şehit olduğunu sıralanan bir sürü mehmetçik sırayla şehit olan mehmetçiklerini ne zaman unuttu ne zaman unuttunuz polislerimizin devlet güvenlik kuvvetlerimizin şehit olup kanlarının üzerinde kanlarının
üzerinde ayrılıkçı bayrakların dalgalandığını ne zaman unuttu bu ülke insanları içim içime sığmıyor içim içime sığmıyor kime sattınız kime peşkeş çektiniz kendinizi kime sattınız ya kaça sattınız kaça sattınız aklınızı fikrinizi ruhunuzu bedeninizi hangi siyahi bozuntusuna aklınızı kiraya verdiniz hangi Mossad yosmasına gittiniz kendinizi peşkeş çektiniz aklım almıyor aklım almıyor evet onlar zalimdir onları destekleyenler de zalimdir onları görmezlikten gelenler
de zalimdir bu sözleri söyleyenler de zalimdir terörü destekleyen terörle beraber olan sözler de zalimdir onları kullananlar da zalimdir onları destekleyenler de zalimdir onlarla kol kola girenler de zalimdir onları alkışlayanlar da zalimdir hepsi de zalimdir Allah zalimleri helak eylesin onlar çünkü onlar bu memlekete düşünen bu vatanı düşünen bu insanları düşünenler değildir onlar akıllarını dışarıdaki dışarıdaki ağa babalarını satmış insanlardır ister sağcı ister solcu ister devrimci ister kemalist ister atatürkçü
ister hani bugünkü dille öyle diyorlar ya islamcı ister müslüman adına ne derseniz deyin terörle kol kolaysa o kimse zalimdir o kimse haindir o kimse vatan düşmanı millet düşmanı kur'an düşmanı sünnet düşmanıdır onları destekleyen de böyledir o isterse beş vakit namaz kılsın kafasını secdeden kaldırmasın o teröristleri destekliyorsa vallahi de zalimdir billahi de zalimdir gideceği yerde vallahi de billahi de tillahi de cehennemdir evet zalim çünkü o zalim onların gözleri kapan bakın Hz. 1 diyor ki gözlerini kapamışlar
söyledikleri sözlerle bütün alemi yakmışlar bunlar çünkü zulüm öyle bir insanın gözüne gönlüne perde indirir ki zulme bulaşan zalimliğe bulaşan gönlü önce o zulme kayar onu böyle zulüm gibi görmez önce gönül kararır gönül kararınca göz kararır örter körleşir o kimse artık kalbi de onun körleşti gözü de körleşti ama makam ama mevki ama para ama pul ama gelecek ama bir şey ona sunulur o onunla örter kendini artık o kendi karanlık dünyasını aydınlık görür artık şeytanın vesvesesini o hakkın sesi olarak görür o namaz kılsa da
kendini kurtaramaz Hz. Pir diyor ki zalim onlardır ki gözleri kapamışlar gözlerini kapamışlar söyledikleri sözlerle bütün alemi yakmışlar onlar söyledikleri sözlerle alemi yakıyorlar ve bizim ülke insanımız unutuyor enteresan bir şey birisi çıkıp da şunu diyemiyor halk olarak vatandaş olarak siz ne söylüyorsunuz ya siz Mehmetçin kanını ne zaman şerbet edip içtiniz siz ya hangi içki mazasına meze ettiniz Mehmetçin kanını Mehmetçin kanını hangi bozuk odalarda sattınız Mehmetçin kanını siz CIA'ya mi peşkeş çektiniz kime
peşkeş çektiniz kime peşkeş çektiniz Mossad'a mı peşkeş çektiniz İngiltere'ye mi peşkeş çektiniz Avrupa Birliği'ne mi peşkeş çektiniz kanı akıt alan Mehmetçi'imiz ya nasıl peşkeş çektin zalim sakın bu konuşmalarımı Tayyip Erdoğan'ı desteklemek için konuştuğum düşüncesi böyle bir zayıf böyle bir bayağı bir düşünceye kapılmayın Tayyip Erdoğan gider başka bir kimse gelir önemli değil gidip gitmemesi kimin iktidar olup olmaması bu manada birisine Allah affetsin şakşakçısı olmayacağım ülkemi düşünüyorum böyle içim patlıyor
terör ve teröre destek verenlerle ortak hareket edenleri görünce içim bulanıyor midem bulanıyor necis bunlar bunlar bu toplumun içerisindeki pislikler bu topraklarda yaşayıp bu toprakların nimetlerini yiyen neciset bunlar evet pislik bunlar Allah bizi affetsin bir söz bir alemi yıkar ölmüş tilkileri aslan eder söz vardır kınından çıkmış kılıçtan daha keskin olur ve öldürücü bir silah haline gelir çünkü söz vardır insanlara fitneye koyar ve insanları cehenneme götürür söz vardır insanları
vatan haini yapar söz vardır insanları millet haini yapar söz vardır insanları kur'an haini yapar sünnet haini yapar o sözü o kimse kullanır belagatlı bir şekilde insanlar da onu alkışlar neye alkışlar sünnetin farkında değildir o ahmak işte o söz bir alemi yıkar geçer ve o alemin yıkıp geçtiğinin ne kendisi belki de farkında değildir ne de etrafı farkındadır Allah muhafaza eyleseyim o yüzden ama söz vardır öyle bir şey yapar ki ölmüş tilkileri aslan eder diyor ya insanları uyandırır kıymetli olan söz odur insanları
kendine getirir insanların hakikati görmesine vesile olur insanların hakikat yoluna girmesine vesile olur söz vardır o insanın kalbine dokunur kalbindeki perdeyi karanlık perdeyi kaldırmasına vesile olur bu söz işte ölmüş tilkilere aslan eden sözdür o yüzden söz vardır fitneden eser bırakmaz söz vardır insanları fitnenin içine koyar eğer normalde o söz alemi yıkıyorsa o söz Allah muhafaza eylesin cehennemliktir ama söz var alemi diriltiyorsa evet o söz insanı bu manada cennetlik eder hadis-i şerifte de dil kılıç darbesinden
daha tehlikeli olur demiş Ebu Davut Tirmizi İbni Mace haklarınızı helal edin saat çünkü 11 oldu bu benden kaynaklanan bir şey ramazan boyunca benim bu tip hallerime ne yazık ki sabredeceksiniz hakkınızı helal edin tekrar ben sohbet edince açılıyorum ama buraya sohbete atıncaya kadar biraz da zorlanıyorum yaş 62 kolay değil o yüzden öyle böyle bu ramazanı da geçireceğiz inşallah o yüzden tekrar huzurlarınızda hepinizden özür diliyorum bekletmek istemezdim vaktinizi de almak istemezdim ama bilmiyoruz ne zaman olur gün gelir
bunu da yapamayacak hale gelebiliriz o yüzden gücümüzün yettiğince inşallah Cenab-ı Hak kendi yolunda hizmet ettirmeye gayret ettirsin inşallah haklarınıza helal edin hayırlı ramazanlar hepinize de el-fatiha selamat amin

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi