mustafaozbag.org

Mesnevi Şerîf Şerhi (1491. Beyit) 10.12.2022

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 11 Aralık 2022 · 1:01:34

Euzubillahimineşşeytanurrecim, Bismillahirrahmanirrahim, Meftel, Zikr, Fâlemennâhû, Lââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââ hak batılı batıl bilenlerden
eylesin. Rabbim cümle ve cümle ümmet-i Muhammed'i Kur'an ve sünnet-i seneye sımsık yapışanlardan eylesin. Kur'an ve sünnet-i seneyeyi yaşayanlardan ve yaşatanlardan eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i Allah yolunda, Resulullah yolunda Sufilik yolunda koşanlardan eylesin. Ecmain. Biraz geciktik.
Misafirlerimiz vardı. Bir de hani şair demiş ya beni bu havalar bu hale getirdi diye. O yüzden bizi de bu havalar bu hale getiriyor. Lodos vurdu mu Lodos ilk önce bize vuruyor. Şeker hastalarına vurur Lodos ilk önce. Biz Bayındır'ın yanık bahrığında Poyraz'a alışkınız. Lodos'a çok alışkın değiliz. Poyraz Poyraz insanı dinç eder, diri eder. Lodos da insanı hımbıllaştırır böyle Allah affetsin elini ayağını döker orta yere. O yüzden şeker hastaları için Lodos bu konuda biraz daha şey iyi gelmiyor şeker hastalarına öyle diyelim.
Rabbim inşallah cümleyi ve cümle ümmet-i Muhammed'i her türlü rahatsızlıktan korusun şifa versin inşallah. Evet. En son 1490. beyt okuduyduk geçen hafta. Adem aleyhisselam ile alakalı günah ettiği halde edeb-i riayet ederek Allah'a isnat etmedi. Allah'ın halk ettiğini gizledi. O suçu kendine atfettiğinden ihsane nail oldu. Burayı okumuştum. Yani Adem'e Cenab-ı Hak kısaca tarif etmek gerekirse Kur'an'ı tabirle Allah Adem'i yarattı.
Tabi bunun böyle kaçıncı Adem olduğu ile alakalı bahse girmiyorum. Bu insanı kamil olan ve ilk nebi şey olarak fiziki olarak yoksa ilk nebi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri öbür türlü vücuda bürünmüş ilk nebi olarak Adem aleyhisselam ve ilk insan o Adem hani sonradan Cenab-ı Hak bu dünyayı kaç kez kurdu kaç kez yıktı kaç kez ne yaptı bunu sayacak noktada değiliz.
Bahsettiğimiz o Adem ve hani ağaca yaklaşma dedi veyahut da işte bu meyveye yaklaşma dedi söyledi işte ilk önce Havva annemiz gitti yaklaştı sonra Adem'i çağırdı Adem gitti ona yaklaştı ve böylece Allah'ın emrini yerine getirmemiş oldu Allah'ın emrine muhalefet etti tabiri caizse gaflete düştü bunu ulema zelle unuttu bu unuttuğundan oraya gitti buna ulema zelle diyor unuttuğundan dolayı o gitti o hataya işleyince Cenab-ı Hak da ne dedi cennetimden dışarı çıkacaksınız cennetten dışarı çıktı ve o hatayı işleyince Adem
dedi ki ben nefsim biz nefsimize zulmedenlerden olduk dedi hatasını kusurunu yanlışlığını eksikliğini kabul etti Allah ininde şeytan ise bunu kabul etmedi o yüzden Adem ve çocukları hata günah işleyince dönerler tövbe ederler ve bu meşhurdur ayeti kerimede onların tövbesi Rabbimiz biz kendimize zulmettik eğer sen bizi bağışlamaz bize merhamet etmezsen kesinlikle hüsrana uğrayanlardan oluruz dediler Araf suresi ayet 23 ve Adem aleyhisselam bu tövbesiyle bu tövbesiyle hem Cenab-ı Hak'ın emrine karşı geldiğini itiraf etmiş
oldu suçunu itiraf etti aynı zamanda pişmanlık duyduğunu dile getirdi bunu önüne koydu aynı zamanda da kendi nefsini kötüledi bir başkasına bahane bulmadı kabahat bulmadı Allah'a kabahat bulmadı kendi nefsini kötüledi ve aynı zamanda tövbeye teşebbüs etti yani tövbe kapısına dayandı tabiri caizse aynı zamanda da Allah'ın rahmetinden ümidi kesmedi şimdi Adem'in çocuklarına Adem Aleyhisselam bir yol açtı ne suç işlersen işte ne günah işlersen işte ne hata işlersen işte bunu itiraf et bunu söyle Allah'a karşı suç işlediysen
Allah'a itiraf et de ki ben namazlarımı dostları kılamadım de ki ben oruçlarımı dostları tutamadım de ki ben bir zekatımı tam olarak veremedim Allah'a karşı suç işledin Allah'a karşı suçunu itiraf et veyahut da bir şahsa karşı suç işledin o zaman şahsın karşısına git ona karşı da suçunu itiraf et de ki ben sana karşı şu hatayı yaptım ben sana karşı şu yanlış yaptım onu o şahsın kendisine itiraf et şimdi bazen geliyorlar işte Musab hocam ya hakkını helal et neden diyorum ben ya hakkını helal et ya neden kardeşim hakkını helal edeyim
ben sana böyle duruyor şimdi diyorum ne söylediysem bana söyle helal edilecek bir şey mi helal edilmeyecek bir şey mi öyle ya bakıyor şimdi ya Müslümanlar hakkını helal et Müslüman da dedim gıybet etmez dedikodu etmez iftira etmez yalan söylemez sen demek ki dedikodu ettin gıybet ettin iftira ettin senin dilinden ben emin değilim ben şimdi ona böyle bakıyor şimdi siz dedim alışmışsınız birisinin arkasından atıp tutmaya ondan sonra hakkını helal et yok dedim söyle ne yaptın bu duruyor şimdi ben de yola çıkacağım arabaya bir şeyler
taşıyorum tekrar sohbete gideceğim bir yere bir şeyler taşıyorum bu böyle durdu dedim bak diyemiyorsun dedim hakkımda ne söylediğini böyle bakıyor şimdi sen dedim benim dervişimden önce denk gelmiş olsaydın sen daha dedim benim adımı dedim anamazdın benim adımı andığın anda senin dilini ensenden koparırdım dedim böyle bakıyor şimdi bana ama dedim dervişlik yıktı bizi dedim sen dedim ne yaptığını söylemiyorsan ben de hakkımı helal etmiyorum mahşerde dedim böyle gırtlağından tutacağım senin dedim böyle havaya kaldıracağım
seni silkeleyeceğim diyeceğim ki dedim ben Rabbim ben bundan şikayetçiyim rengi mengi gitti bunun yine söyleyemedi ne dediğini ağır bir şey söylemiş demek ki söyleyemiyor Allah muhafaza eylesin işte o kimse ne yapacak tövbe eden kimse itiraf edecek sonra o pişmanlık duyacak ondan nedamet duyacak ki tövbesi kabul olsun onun o nedamet o pişmanlık onda görülecek sonra o nefsini kötüleyecek başka bir ayet-i kerimeden yine peygamberin bir peygamberin dilinden diyor ya ben nefsimi temize çıkaranlardan olmam nefsini temize
çıkaranlardan olmayacak diyecek ki hatalı benim yanlış benim eksik benim her türlü eksiklik ve noksanlık bana ait diyecek ve nefsini bu ne yapacak kötüleyecek temize çıkarmayacak ardından tövbeye teşebbüs edecek tövbenin bir dille olanı var estağfurullah lazim subhanallahî ve bihamdî subhanallahî lazim ve bihamdî estağfurullah lazim bu tövbenin dil ile olanı bir de hal ile olanı var ne eğer bir yanlışlık eksiklik noksanlık yaptıysa birisinin hakkına hukukuna tecavüz ettiyse birisine karşı bir suçu olduysa bir zararı
olduysa gidecek onunla helallaşacak bu da fiili tövbe gidecek onu o zararı telafi edecek o zararı telafi ettikten sonra Rabbine ayrıyeten tövbe edecek ardından ne rahmetten ümidini kesmemek Adem'in yolu demek ki her zaman için tövbe kapısı açık rahmetten ümidini kesme rahmetten ümidini kesmek şeytanın işidir şeytanın vesvesesidir onun için de ayrıyeten tövbeye ihtiyaç vardır ve gerçekten bu beş ana maddeye riayet ederse bir kimse ve böylece tövbe ederse hiç günah işlememiş gibidir bakın hiç günah işlememiş
gibidir ama bu tövbenin kaidelerine uyacak işte Adem aleyhisselam da tövbenin kaidelerine uydu tövbenin kaidelerine uyunca da Cenab-ı Hak onun tövbesini kabul etti katından ona lütfetti ikram etti ihsan etti soyundan peygamberler verdi Rabbimiz onlardan eylesin Adem tövbe ettikten sonra Allah ey Adem o suçu o mühennetleri sende ben yaratmadım mı Adem tövbe edince Cenab-ı Hak dedi ki yani o suçu o hali ben yarattım senin üzerinde hani Musa aleyhisselamla Adem aleyhisselamın Miraç'ta bir aralarındaki tabiri caizse söz
diyalosu var ya hani Musa aleyhisselam Adem aleyhisselamın diyor ya hani sen diyor eğer o ağaca yaklaşmasaydın yani Cenab-ı Hak'ın yasağını sen hani delmeseydin bu insanlar hani yeryüzüne gelmeyecekti Musa Adem aleyhisselamın cevabı muhteşem diyor ki henüz daha ben yaratılmazdan önce 40 bin yıl önce diyor benim kaderime yazılan veyahut da Allah'ın kaderine takdirine yazılan bir şeyden dolayı mı beni sorunlu tutuyorsun Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki Adem'in kelamı Adem Musa'yı yendi diyor
ve bu hani uykudayken söylediklerinizden ve yaptıklarınızdan delinin söylediklerinden ve yaptıklarından bir de unutanın unutmaktan insanlar hani bir cezaya maruz kalmaz hani affedilir ya hadis-i şerif öyle ya unuttuklarınızdan sorumlu değilsiniz der aslında unuttuklarınızdan sorumlu değilsinizin işareti Adem aleyhisselam'dır çünkü Adem aleyhisselam Allah'ın emrini unuttu ve o hata işledi böylece son peygamber son nebi insanların en kemale ermiş hali gelmiş geçmiş ne kadar insan olursa olsun gelecek ne kadar insan
gelirse gelsin kemalatına asla ulaşamayacağı olan Hz. Muhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri atası Adem'i de tabiri caizse unuttuklarınızdan sorumlu değilsiniz diyerekten o sorumluluğunun olmadığını bize beyan etti işte Cenab-ı Hak dedi ki hepsini ben yarattım sana o benim takdirim benim kazam değil miydi özür getirirken niye onu gizledin dedi Adem de ona cevap verdi dedi ki ey Rabbim korktum edebi terk etmedim deyince Allah işte ben de onun için seni kayırdım dedi yani edebi terk etmedi hatayı kusuru
eksikliği kendi nefsinden gördü ayeti kerimede de Kur'an-ı Kerim'de ne dedi Cenab-ı Hak siz size bir şey isabet ederse yanlışlık olarak eksiklik olarak onu nefsinizden görün bir iyilik isabet etti onu Rabbinizden görün ama size bir kötülük isabeti etti onu nefsinizden görün o zaman işte Adem Aleyhisselam da hatayı kusuru kendi nefsine yükledi Cenab-ı Hak'a yüklemedi bir başkasına yüklemedi bir başkasına yüklemek Cenab-ı Hak'a yüklemek şeytanın işi bizim toplumumuzda vardır ya birisi bir yanlışlık yaptı ona büyüğü yapılmıştır
ona muska yapılmıştır ona bir şey içirilmiştir ona bir şey yedirilmiştir o böyle yapacak bir kimse değildir çünkü Allah Allah bunu bir de bana söylüyorlar diyorum o zaman yani sen büyüğüyle muskayla ondan sonra bunları yapabileceksin yani öyle mi Allah'ın ilminin kudretinin Cenab-ı Hak'ın farzlarının vaciplerinin haramlarının bir bağlantısı yok sana büyüğü yapacaklar sen haram işleyeceksin öyle mi büyüğü yapmışlardır ona veya ona bir muska yapmışlardır öyle yapmıştır suçu başkasına yüklüyor veya var ya meşhur şeytana uydum
ulan uyma kim dedi sana şeytana uyu diye sen kendi nefsine uydun şeytana uydun şimdi nefsinin hatasını kusurunu şeytana yüklüyor nefsinin hatasını kusurunu Ahmet'e Mehmet'e başkasına yüklüyor ya bu suçu sen işledin hata senin suç senin kabahat senin neden başkasına yükleyeceğim diye uğraşıyorsun Adem'in yolunu tut nefsini temize çıkarma de ki bu yanlışlığı ben yaptım bu sözü ben söyledim bu hainliği ben yaptım bu yanlışlığı ben yaptım bu edepsizliği ben yaptım ikili ilişkilerde de aynı dinliyorum kadınla erkeği hiç suçlu
kimse yok nam'a geldiniz buraya dedim geçenlerde iki kişiye böyle durdular e sen dedim suçsuzsun kadına adama döndüm senin de suçun yok ikiniz de dedim sütten çıkmış ak kaşık gibisiniz ben mi suçluyum dedim ya böyle baktılar bana dedim siz buraya ne yapmaya geldiniz madem sen suçsuzsun kadın olarak erkek olarak sen de suçsuzsun neden tartışıyorsunuz evde neden kavga ediyorsunuz neden boşanma haline geldiniz madem ikiniz de suçsuzsunuz bu kavga nereden çıktı bu tartışma nereden çıktı birisi demiyor ki ben nefsime uydum
diye islam toplumunda en büyük handikap bu karı koca arasında ben nefsime uydum diyen yok evlat anne baba arasında ben nefsime uydum diyen yok hele anne baba çocuğuna karşı kibirli kimmiş ki ondan özür dilecek neymiş ki kim oluyormuş ki hata yaptıysan o çocuktan özür dile o çocukta özür dileme kültürü oluşsun özür dileme eğitimi oluşsun yanlışlık yapan hata yapan özür dilesin ki hem de çocuğunun önünde özür dilesin ki o çocukta bu oluşsun anneler babalara karşı hata yaptıysanız çocuğunuzun önünde özür dileyin babalar
eşlerinize karşı hata yaptıysanız çocuğunuzun önünde özür dileyin de ki hanım senden özür dilerim hakkını helal et böyle konuşmamam gerekirdi benim neden o kültür o eğitim o çocuklara kalsın kendini dikme nemrutlaşma firavunlaşma şeytanlaşma kendini dikerekten nemruti bir tavır takınma tevazulu ol kibre düşme Adem'in yolunu tut Adem'in yolunu tutmazsan şeytanın yolundasın Allah muhafaza eylesin işte Hz. Adem dedi ki Allah'a ben korktum edeb ettim ben senin üzerine noksan sıfat bir şey koymayı edeb ettim Allah noksan sıfatlardan
münezzehtir o yüzden sufiler bu terbiyeye riayet ederler asla noksan sıfatları Allah'ın üzerine atfetmemeye özen gösterirler asla eksik sıfatları Hz. Muhammed Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin üzerine atfetmemeye gayret gösterirler bunun terbiyesi bunun yolu üstattan başlar sufiler için sufiler üstadları peygamber değildir Allah da değildir ama onun üzerinde eksik sıfatı kondurmazlar edep ederler derler ki ben görmedim muhakkak vardır yanlışlığı da vardır eksikliği de vardır noksanlığı vardır insandır
kuldur ama ben görmedim bitti onun üzerinde bir eksiklik noksanlık atfetmezler bu bir terbiyedir bu çünkü Hz. Muhammed Mustafa'nın üzerinde de öyle sufiler düşünürler hani bazen diyorum ya benim peygamber inancımda Hz. Muhammed Mustafa'nın üzerinde eksiklik noksanlık hata kusur yoktur ben o yüzden derim bütün hadisler benim için sahihtir beni ilgilendirmez İmam Buhari almış mı eserini almış Kütübü Siddha almış mı almış Tirmizi İbn-i Maci Ebu Davud almış mı kitabını almış benim için hepsi de sahihtir onların zayıf dedikleri
zayıf sahiht dedikleri sahihtir ben başka bir şey bilmem sebep ben Peygamber Sallallahu Vesselam Hazretlerinin üzerinde hata kusur atfetmek istemem hani yüzünü ekşitti var ya bir ayeti kerime herkes hani sanki peygamber orada hata yaptı da yüzünü hani ekşitti derler ben o ayeti kerime dahi öyle almam yok benim için Hazreti Peygamber Sallallahu Vesselam Hazretleri hata yapmamıştır onun çünkü hatası dahi bizim hata olarak gördüğümüz dahi hikmettir rahmettir berekettir lütuftur ikramdır inanan inansın inanmayan inanmazsın
benim Hazreti Muhammed Mustafa'nın üzerinde peygamberlik inancım budur onun üzerinde hata kusur eksiklik noksanlık asla üzerinde düşünmem Allah Allah Allah'ın Allah'ın direk korumasında çünkü ayeti kerimede o heva ve hevesinden bir şey söylemedi bir şey yapmadı ayeti kerimesi de bunun tescili eğer eğer o edep aşılırsa zaten ondan sonra sen bu şimdiki zırtobozlar gibi peygamber de hata işledi o da yanlış yaptı o da eksiklik yaptı o da tövbe etti Allah da onun tövbesini kabul etti temizledi zırtobozluğuna düşersin dilimi
affedin sizler özür dilerim ama bunlar zırtoboz Hazreti Peygamber sallallahu ve sellem hazretlerinin üzerinde hata yaptı o da günahkardı o da yanlışlık yaptı diyenler zırtobozun ta kendisi cahilin ta kendisi Hazreti Muhammed Mustafa'ya böyle diyerekten o heva ve hevesinden bir şey yapmadı ayeti kerimesini inkar ettiklerinden kafirlerin ta kendileri ayeti kerimeyi inkar ediyor o yüzden diyorum ya dinlemeyin onları diye işte edep etti bu Adem'in edebi Adem'in edebi o Adem edeb etti Cenab-ı Hakk'ın üzerine bir şey atfetmedi
biz de edeb ederiz Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin üzerinde eksiklik eksiklik noksanlık atfetmeyiz Allah'ın üzerine hiç atfetmeyiz hani o Süleymaniye Vakfı'nın başındaki ne o Abdülaziz Bayındır mıydı önceden isim söylemiyordum şimdi artık isim de söylüyorum o Abdülaziz Bayındır bir videosunu izledim diyor ki Allah kaderi bilmez kulun bir nefes sonra ne yapacağını bilmez diyor ve bunların arkasında ilahiyatta adam ilahiyatta profesör bunların yetiştirdiği öğrenciler talebeler var bunun arkasında
giden kendisini dinleyen tefsir öğrencileri var adam haşa sümme haşa diyor ki Allah kulunun bir nefes sonra ne yapacağını ne edeceğini bilmez diyor Cenab-ı Hak birçok ayet-i kerimede kendisinin bilen olarak nitelendiriyor Allah alimdir hakimdir Allah alimdir kudret sahibidir birçok ayet-i kerime var Allah'ın alimliğini ve bilmesiyle alakalı adam koca profesör diyor ki Allah kulunun bir nefesi sonra ne yapacağını bilmez haşa Allah bilir işte edep Allah'ı noksan sıfatlardan da ne yaparız tenzih ederiz Cenab-ı Hakk'ın
üzerine de noksan sıfat atfetmeyiz atfedilmez atfeden kimse küfre düşer şirke düşer Allah muhafaza eylesin işte Adem Aleyhisselam da diyor ki ben edeb ettim senin üzerinde bir noksan sıfat senin üzerinde bir noksanlık atfetmedim hürmet eden hürmet görür yani Adem hürmet etti Cenab-ı Hak'a Cenab-ı Hak'a hürmet edince Allah Allah da ona hürmet gösterdi ne yaptı onu affetti ne yaptı Adem ona hürmetkar davranınca o da Adem'e lütufkar davrandı o da Adem'e ikram etti ihsan etti ve Havva annemiz de onu buluşturdu bir rivayette
kırk yıl bir rivayette yüz yıl bir rivayette iki yüz yıl Adem aleyhisselam gözyaşı döktü Havva'sına ulaşmak için ey erkek milleti kaç yıl göz yaşı döktünüz Havva'nıza ulaşmak için ne kadar uğraştınız Havva'nıza ulaşmak için gözyaşı döktünüz mü hiç ya atanız Adem gözyaşı döktü Ne için Havva için bildiğiniz gözyaşı döktü yalvardı iki yüz yıl yalvardı Cenab-ı Hak lütfetti ikram etti Havva'yla onları buluşturdu sonra ne muhteşem Havva'ymış hem cennetten çıkmasına sebep oldu hem iki yüz yıl yalvardı İsmail'de diyor
iki saat bile yalvarmam diyor gülüyor boyunla orada şeker getiren badem şekerlemesi yer yani sen Cenab-ı Hak'a şeker götürürsen badem şekerlemesi yersin kim bir adım gelirse Allah ona on adım gelir kim Allah'a on adım gelirse Allah ona yüz adım gelir kim Allah'a yüz adım gelirse Allah ona koşar demek ki şeker getirene Cenab-ı Hak badem şekeri hediye ediyor bir üstünü hediye ediyor mislini veriyor sana sen tövbe diyorsun yarabbi beni affeyle diyorsun en az senin bin günahını affediyor sayısız günahını affediyor en az
bire on veriyor bire on veriyor en az demek ki şeker getirenlerine badem şekeri veriyor tatlı konuşursan Cenab-ı Hak sana tatlı verir insanlarla iyi görüşürsen yumuşak huylu olursan yumuşaklık yumuşak huyluluk görürsün sert konuşursan sertlik görürsün ters konuşursan terslik görürsün kibirlenirsen hadis-i şerif insanlar da sana kibirlenir neden insanlar bana kibirleniyor diye başkasına sorma kendine sor neden insanlar beni dinlemiyor başkasına sorma kendine sor neden insanlar bana itaat etmiyor başkasına sorma kendine
sor bunu hep kendine sor kendinle hesaplaş bugün gündüz anlattım biraz ben dedim hiç acımam birisi yalnız kalmış kardeş sen herkese ters yaptın ki yalnız kaldın insanlara ters yapmasaydın yalnız mı kalırdın işte bunun kimsesi yok oğlu nerede filancı yerde kızı nerede pişman ciğerde ee neden oğlu kızı bakmıyor buna ses yok sen oğluna kızına ne yanlışlık yaptın ki sen annene babana ne yanlışlık yaptın ki sen etrafına ne yanlışlık yaptın ki böyle kaldın bugün gündüz dedim ben anneme dahi aynı şeyi söylüyordum annem böyle
şek şüphe diyordu bakılacak mıyım bakılmayacak mıyım diye anneme dedim anne kendinden et nasıl dedi masbaya dedim bize dedim haram meme verdiysen bize haram yedirdiysen annene babana bakmadıysan dinlemediysen ben de seni dinlemeyeceğim dedim bakmayacağım ama ben şahidim dedim senin üzerinde sen dedim babaanneme baktın sen dedim dedeme baktın baba dedeme sen dedim anneanneme kendi annesine baktın sen dedim dedeme de baktın kendi babasına da baktın o yüzden merak etme dedim Allah seni asla dedim rezil rüsvay etmeyecek
dedim senin de evlatların sana bakacak hani meşhur kısa ya demiş evladım şu ağacın dibine bırak beni neden baba demiş oğlum ben de vakti zamanı geldiğinde babanı buraya bırak dedim demiş sen de beni oraya bırak çocuk o zaman anlamış ha demiş ki babam dedemi buraya bırakmış ben de babamı buraya bırakıyorum dönmüş sırtında babası dönmüş geriye zinciri kırmış orada sen iyilik yap zinciri kır sen tövbe et zinciri kır sen ademiyet faslına geç zinciri kır sen hürmet et zinciri kır o kötü zinciri kır o nefsaniyet zincirini kır
o şeytaniyet zincirini kır kır o zinciri annen baban ne yaptıysa yapmış yanlışsa annenin babanın yolu takip etme o zinciri kır oradan bakın takip etme o zinciri kır sen doğru yolda yürü sıratı müstakimde yürü ve insanlara şeker gibi davran tebessümlü ol güler yüzlü ol kaba konuşma sert konuşma tepeden konuşma kibirlenme insanlara iyilik yap etrafına iyilik yap itrafına toleranslı davran ki Allah seni sevsin bunların hepsinde Allah için yap Allah'ı sev Allah'ı sev nefesini Allah için alıp vermeye gayret et bir iş yapacaksın
Allah için yap sohbet edeceksin Allah için yap Mustafa Özba zikrullah yapacaksın Allah için yap Mustafa Özba çay dağıtacaksın Allah için çay dağıt Mustafa Özba bir yere gideceksin Allah için yap Allah'la aranı düzelt Allah'la aranı düzelirse merak etme mahlukatıyla da aran düzelir Allah'la aran bozuk mahlukatıyla aran düzgün olsan olacak ki Allah'la aran düzgün mahlukatla bozuk olsan olacak ki sen Allah'la aranı düzel Allah için yap bunu öyle yaparsan Allah senin birine on verir senin onuna yüz verir senin yüzüne bin verir
senin binine milyar verir milyon verir sen Allah'la aranı düzeltmeye bak temiz şeyler temizler içindir bu pirin bu sözü benim çok hoşuma gider bu öyle çok hoşuma gider ki bu söz muhteşem bir şeydir muhteşem temiz şeyler temizler içindir bakın bir temizliğin içindeseniz bir güzel bir hareketin içindeyseniz siz zikrullah halakasının da duruyorsanız evet Allah'ın lütfu, ikramı, ihsanı başınızdan aşağı inmiş sizin ancak ancak temizler temizler halakayı zikrullahta durabilir çünkü ancak temizler ancak temiz olanlar
mürşidi kamillerin dervişi olabilir ancak temiz olanlar o yolda yürüyebilir ancak temiz olanlar Hz. Muhammed Mustafa'yı sallallahu aleyhi ve sellem'i rüyalarında görürler hallerinde görürler ancak temiz olanlar sahabeleri rüyalarında görürler hallerinde görürler ancak temiz olanlar mürşidi kamilleri rüyalarında hallerinde görürler ancak temiz olanlar halakayı zikrullahta ölünceye kadar dururlar bu temizlere aittir temiz olmayanların temizlerin yanında işi yoktur bize inham ettin ihsan ettin lütfettin ikram ettin katından nimetlendirdin
katından lütuflandırdın katından rızıklandırdın katından affettin katından dualarını kabul ettin her şeyi katından direkt hemhal oldun o peygamberler o veliler o salihler var ya evet bizleri onlarla beraber eyle amin onların hepsi de temiz temiz olan o peygamberlere o salihlere o velilere o şehitlere ancak temiz insanlar layık olur o yüzden kendine dikkat et Mustafa Özba o temizler topluluğundan atılmamak için o temizler topluluğundan uzaklaşmamak için kendini temiz tut tövbeni düzgün eyle zikrullahını düzgün eyle
hal ve hareketlerini düzgün eyle çünkü temizlerin içerisine kirli girmez ya Allah onu temizler alır içine çok kirlidir kapıya gelir boynunu büker girer içeri Allah o anda temizler onu Allah için kötülük yoktur Allah için zorluk yoktur Allah için ötelemek yoktur Allah onu o esnada temizler ben öyle inanırım ben derim ki adam girdi temizlendi halakada ilk zikrullahta ya ben buraya ilk defa geldim evet yani ben gözümün önünde zikrullah yapmaya başladığımda sakallı birilerini gördüm sarıklı birilerini gördüm Allah anında
temizlemiş onu anında Allah anında onun gönül perdesini de açmış anında onun gözünü de açmış anında açmış Allah için zorluk bir şey yok çünkü temizlerin içerisine ancak temizler girer Allah bizi son nefesimize kadar temizlerin içerisinde eylesin amin zikredenlerle beraber eylesin amin tövbe edenlerle beraber eylesin amin yolunda cihad ettirdikleriyle beraber eylesin amin katından nimetlendirdikleriyle beraber eylesin amin katından lütuflandırdıklarıyla beraber eylesin amin katından rızıklandırdıklarıyla beraber eylesin
amin katından kalbine doğruyu iyiyi güzeli hakikati ilham ettirdikleriyle beraber eylesin amin katından ilmi ledünle ilimlendirdikleriyle son nefesimize kadar beraber eylesin amin Rabbim deccaliyete dalan şeytaniyete dalan nefsaniyete dalan şeytanın yoluna giden sapkınlardan sapıklardan bizleri muhafaza eylesin amin bizleri muhafaza eylediği gibi bütün ümmeti Muhammed'i de muhafaza eylesin amin kötülerden kötülüklerden şerden şerlilerden şeytana tapanlardan şeytanlaşmışlardan nefsine tapanlardan nefsini ilahlaştıranlardan
aklına tapanlardan aklını ilahlaştıranlardan Rabbim cümlemizi muhafaza eylesin amin bizleri onların yanında eylemesin amin bizleri onların peşinde eylemesin amin nefsimize uyup gaflete düşüp şeytaniyete uyup onların dillerini nefeslerini gönlümüze kalbimize oturtturup bunları doğru gösterip şaşırttıklarından eylemesin amin şaşkınlardan eylemesin amin sapkınlardan eylemesin amin yolunu kaybetmiş olanlardan eylemesin amin istikametini kaybetmiş olanlardan eylemesin amin hep Rabbimin huzuruna biz tövbimizle zikrullahımızla
iyiliğimizle gidelim inşallah amin sevgiliyi hoş tut hoşluk gör sevgiliyi hoş tut hoşluk gör Allah'ın gönlünü hoş tut Allah'ı incitecek Allah'la aranı bozacak Allah'la aranı perdeleyecek Allah'la arana uzaklık getirecek her türlü fiilden hal ve hareketlerden uzak ol hoş tut ki hoşluk gör Allah'a sırtını dönme ki o da sana sırtını dönmesin sen Allah'ı unutma ki o da seni unutmasın tövbeyle hatırla zikirle hatırla namazla hatırla oruçla hatırla iyilikle hatırla tebessümle hatırla hoş görülü olaraktan hatırla Allah'la
olan ilişkini asla ve asla incitme perdeleme Allah'la olan ilişkini asla soğutma asla uzaklaştırma dilinden yarabbiyi düşürme dilinden tevhidi düşürme her daim onunla alışverişte ol her daim onun kullarına merhametli davran lütufkar davran ikramlı davran onun kullarınla onun için iyi davran iyi geçin onun için ama kullar seni sevsin diye değil o yüzden sevgiliyi hoş tut sevgiliyi hoş tut sevgiliyi hoş tut ki hoşluk gör itiraz etme isyan etme inkar etme sırtını dönme hoş tut sevgiliyi e sen hem seviyorum diyorsun
hem itiraz ediyorsun hem seviyorum hem sırtını dönüyorsun hem seviyorum hem inkar ediyorsun bu nasıl Allah'ı sevmek hem seviyorum zikretmiyorsun seviyorum namaz kılmıyorsun seviyorum diyorsun emirlerini yerine getirmiyorsun bu nasıl sevmek hoş tutmuyorsun Allah'ın sana vermiş olduğu bahşetmiş olduğu nimetleri de hoş tut nimete nankörlük etme hamd edenlere nimetlerini arttırır hamd edenlere sen Allah'a hamd et elindekine elindekinden dolayı teşekkür et avamın işidir ama teşekkür et ne diyor Cenab-ı Cenab-ı Resulullah
Allah'ı size verdiği nimetlerden dolayı sevin bu avamın işidir bak hiç olmasa avamın işini yap sana vermiş olduğu nimetlerden dolayı onu sev sana vermiş olduğu nimetlerden dolayı şurada oturuyorsun buna dahi hamd et Allah diyorsun buna hamd et bakın o zikrullah halakasına oturmanın dahi karşılığını veremezsin hangi hamd edersen et o halakayı zikrullah'ta oturmanın karşılığı bu dünyada yok hamd et Allah'a hamd ettiğin için de ayrıca hamd et hamd ettiğin için de ayrıca hamd et neden hamd edemezdin iyilikler
ondan hamd edebiliyorsan ayrıca hamd et hamd etmeyenler Allah'ın nimetine nankörlük edenlerdir Allah onlardan nimetini alır hamd etmeyenler hep böyle yüzü asık olanlar hep mutsuz hep yüzü asık hep yüzü mahkeme duvarı gibi tebessüm etmiyor hep böyle bir şeye böyle harika bir şey var bir bir tas çorba var hamd etmiyor küçük görüyor yüzü asık hep hard ortalığa bunlar Allah muhafaza eylesin son nefesleri tehlikededir hamd edin halinize hamd edin durumunuza hamd edin isyan etmeyin inkar etmeyin sırtınızı dönmeyin Allah'ın
vermiş olduğu nimetleri yerli yerinde kullanın israf etmeyin bir şeyi atmayın dökmeyin bozmayın kadınlar dolaplarınızda kilerlerinizde bozduğunuz kurtlandırdığınız böceklendirdiğiniz attığınız her şeyden Allah hesap soracak erkekler yaptığınız israflardan Allah hesap soracak hesap soracak bu cimrilik değil sen yemiyorsan yiyecek birisine ver hediye et sen giymiyorsan giyecek birisine ver hediye et kadınlar pişirmeyeceğinizi almayın şimdi insanlar israfa alıştılar ay açık büfe kahvaltıya gittik doldurdun tabağı yemedin
tabağı doldurdun yemedin ne oldu çöpe attın israf ettin sen israfçının tekisin Allah israf edenleri sevmez ayeti kerime Allah israf edenleri sevmez kimle yemek yedim ben Allah'ın sevmediğiyle yemek yedim neden israf etti tabağında bıraktı attı tabağındakini Allah'ın sevmediği fiiliyatı işleyen ne yemek yedim Mustafa Özva dedim neden bıraktın tabağında bu şeyi aa sen bilmiyor musun dedim yok bilmiyorum dedim e yan taraftaki masalara baksana ben bilmiyor musun sen dedim ben yandaki masalara bakmam hiç tabağındakini dedim
yemeyen bitirmeyen kimse Allah'a nankör insandır dedim ne yapacaksın atacaksın mı şimdi onu dedim durdu yemek yiyoruz yıllar öncesinin arkadaşı yıllardır görüşmemişiz konuşmamışız yalvar yakar oldu yalvar yakar oldu bir sefer görüşelim gelemem gidemem ancak dedim oraya sohbete geldiğimde görüşebiliriz iyi tamam gittik dedi kahvaltıya bekliyorum iyi geleyim kahvaltıya geleyim bir alışveriş merkezinde dedim ya burası ne böyle alışveriş market dedi girmiyor musun yok girmiyorum dedim hiç mi girmiyorsun dedi valla bizim
bir tane özgür var dedim benim kılık kıyafet işleriyle o ilgileniyor dedim ben mecbur kalırsam dedim onun yanına gidiyorum dedim bir de Murat'a anlattım bizim Murat'la şeye git dedik nereye gidiyor o neydi o kent meydanına bir elbise vardı değiştirecektik Murat'a dedim Murat ya değişecek bir elbise var dedim ben ondan sonra Murat'ın koluna girdim kent meydanına girince sanki böyle başka bir dünyaya girmişim gibi Murat'ın kolunda girme yurdum kent meydanına dedim ki yok ya burası ne olmuş böyle dedim kendi kendime ilk defa girdik
Murat'la beraber onu anlattım dedim ya ben dedim böyle yerlere girip çıkmıyorum bunlar dedim kapitalist sistemin mabetleri gibi ben dedim mecbur kalmayınca girmiyorum onlar dedim ondan sonra ne yapıyorsun çarşıda bir sürü esnaf var dedim küçük esnaf benim işim dedim ben giderim onlardan alırım hep dedim ondan sonra ben dedim alışveriş merkezlerine girmemiş dedim zaten dedim tanıdık bir sürü derviş kardeş de var giderim ne lazımsa onlardan alırım kaç para şu para verir çıkarım dedim ben girmiyorum alışveriş merkezlerine dedim orada kahvaltı yapıyoruz meşhur bir marka yerde günlerden de pazar herkes geliyor böyle ben şimdi bakmıyorum ya hiçbir tarafa işte geldi garson ne istersiniz işte açık bir feşif yok dedim ben ben öyle şeyler istemiyorum bana dedim bir ayıp söylemesi zeytinyağlı dedim bir omlet yap bana bu kadar dedim ondan sonra ben başka bir şey istemiyorum dedim ondan sonra işte peynir zeytin bu kadar dedim iyi aa ben de aynısından yiyeyim tamam sen de aynısından yiye ben tabii ne olacak iki yumurta benim gibi bir yetmiş sekiz boy
kilo doksan iki yumurta ne olacak ben sende oturdu mu ben onu iki yumurta yerim neyse iki yumurta işte ekmeksiz yiyoruz zaten ilaçları koyduk malum şeyler şeker ilaçları ondan sonra işte büyüdüm ondan bir tane ilaç büyüdüm ondan bir tane daha ilaç bu sofrayı şeyde tabakta yemek bırakıyor bu şimdi ben bitirdim iki yumurtayı bakıyorum ne yapacak diye bu yemiyor aa ya Mustafa Özbağ'ın masasına oturacak bir kimse heva hevesine uyacak Mustafa Özbağ da susacak dedim hop bir dakika neden yemiyorsun dedim bir şey mi al içinden kıl mı çıktı
tüyü mü çıktı ne oldu dilime kadar geldi dese ki kıl çıktı kıl senin olunca senin gibi olunca kadar bir şey olmaz kıllı da olsa ye diyeceğim şimdi millet tırıl ya ay içinden saç çıktı ne olmuş saç çıktıysa ye ye beni saçı al kenara koy ye al saçı koy kenara ye ne olmuş saç çıktıysa evde yiyorsan ya eşinin saçıdır ya kızının saçıdır ya çocuğunun saçıdır yabancı mı ya ha erkeklerin tabağında çıkarsa dikkat etsin der kadın onu buldu mu başlar bu kimin saçı ulan kimin saçı olacak senin saçın işte yok bu benim saçım değil
bu biraz kahverengeye gitmiş yok bu bordeye gitmiş sen buradan bir kavga çıkar efendim biz senin yanına gelmek istiyoruz ne oldu bir saç meselesi var oğlum ne saç meselesi var efendim yemek yerken benim tabağımdan saç çıktı ee hanım buradan işi yürüttü dedi kaldım söyleyecek laf yok tebrik ediyorum onu dedim al getir buraya saçla beraber gelmiş onu koymuş peçetenin içerisine saçı büyük delil bu eşim beni aldatıyor hüküm de bu böyle baktım sen dedim imam hatiplisin değil mi dedim ben evet dedi hala dedim ya seninle anlaşırız
dedim hanımına ben şimdi bu bakıyor şimdi hanımı ben anlaşırız dedim ya böyle yaptım demedin mi hani beni haklı tutacak hani öyle demiş gideceğiz demiş hocana beni haklı tutacak demiş dedim sen dedim beni aldatıyor dedin değil mi dedim ben evet dedi sen dedim bu doğruysa gıybet ettin doğru değilse iftira ettin sen dedim eşinin zina ettiğini gördün mü dedim ben hayır dedi zaten gördüm desen dedim ben üç tane daha senin yanına dedim ben normalde üç erkek bir kadın şahit isteyeceğim yine dedim görmedin değil mi nereden aldattın
o hükmettin dedim bu durdu şimdi şimdi dedim bu adam seni boşasa hakkıdır neden iftira attın çünkü ona dedim nasıl basbayağı iftira dedim en büyük günahlardan birisi dedim saçtan buraya nasıl geldin dedim şunu bana anlat ben zaten ondan şüpheleniyordum ondan sonra bu son zamanlarda onu akşam saat dokuzda eve gelmeye başladı nasıl dokuzda geliyor işte altı buçuk yedide işten çıkıyormuş geliyormuş derviş yemek yiyormuş derse gidiyormuş dokuz buçuk onda eve geliyormuş bu onda şüphe uyandırmış çocuğa döndüm nereye gidiyorsun
çocuk başladı sıralama şurada dersler şuraya gidiyor burada dersler buraya gidiyor içime kalbime gelen çocuk dersi kaçış noktası yapmış demiş evde bunun bıdı bıdısıyla uğraşacağımı derse gideyim ibadet edeyim demiş içime gelen o oldu dedim sen yavrum dedim yedi gün full derse git çocuk böyle baktı dedim bununla baş edilmez çünkü dedim tabaktan çıkan kıldan buraya geldiyse dedim evde yanmıştır tüketen helva dedim çocuk böyle baktı bana efendim halim sana malumdur dedi ben eve gireceğim zaman üstü başımı silkeliyorum dedi
bir şey üzerimden görünmesin diye dedi bir alışveriş merkezine girmiş böyle bir market gibi bir yere bu kendiliğinden pıs diye koku çıkıyor ya hani bizim dükkanda da vardı ondan bir ara hani kendiliğinden koku fışkırtıyor ya elektrikli sen oradan geçerken koku fışkırt bunun üzerine pıs diye sen eve git bu koku o kadının kokusu bir anlattılar gülmekten öleceğim Allah'ım dedim ya Rabbi ya Resul şu dervişlerin başına gelene bak evet ne yapacakmışız hoş tutacakmışız sevgili eşler birbirinizi hoş tutun çocuklar annelerinizi
babalarınızı hoş tutun anne babalar çocuklarınızı hoş tutun dervişler birbirlerinizi hoş tutun hoşluk görün incit incin yani incitirsen kesin incineceksin birini incittin ondan incineceksin bu kesin o zaman incitme ki incinmeyesin incitirsen bunda çıkış yolun yok incineceksin aldatırsan aldanacaksın çıkış yolun yok men dakkada dukka zerrece hayır yeşlenin hayrı karşılıksız kalmaz zerrece şer yeşlenin şerri cezasız kalmaz ama men dakkada dukka ne yaptıysan onu bulacaksın ne ektiysen onu bişeceksin ektiğini bişeceksin
başka bir şey biçmeyeceksin zulüm eken zulüm bişecek ateş eken ateş bitecek hainlik eken hainlik bişecek doğruluk eken doğruluk bişecek iyilik eken iyilik bişecek kötülük eken kötülük bişecek hani İsa Aleyhisselam'ın sözüdür ya ateş eken kor bişecek ateş eken kor bişecek o zaman sen iyilik ek iyilik biç Allah bizleri affeylesin amin buradan devam edeceğiz ey gönül cebirli ihtiyarı birbirinden ayırt etmek için bir misal getir de ikisini de anlayasın bu konu başlığı inşallah bu konu başlığından önümüzdeki hafta ayın kaçı önümüzdeki hafta
17'si önümüzdeki hafta şebaruz cafer veyahut da ömer birisi oradan baksın evet önümüzdeki hafta şebaruz değil mi cumartesi evet önümüzdeki hafta bayramlaşmanın olduğu yerde bahçe davet davette şebaruz programımız var duyanlar duymayanlara tebliğ etsinler yer ve gök halkı davettedir önümüzdeki cumartesi akşamı o yüzden burada bir program olmayacak ancak misafirler için şeyden sonra programdan sonra açılabilir gelen giden olursa ama burada sema da olmayacak değil mi sema da olmayacak burada bir program olmayacak önümüzdeki hafta
bayramlaşmanın olduğu yerde bahçe davette şebaruz var uzaktan yakından nereden gelirse gelsin kardeşler ikramımız var o yüzden Allah izin verirse yine mutat pilavımız kavurmamız olacak inşallah onu sonra yani o yüzden özellikle böyle utana utana söylüyorum bunu ama bahçe davette şebaruz programı yapacağız inşallah bütün herkes önümüzdeki hafta cumartesi gün bahçe davete davetli ikinci programın henüz daha bir sonucu evet Allah izin verirsem Erunos programı içinde müracaat edildi yine bu senede geçen sene güvenlik sakıncalarından
dolayı valilik makamı onay vermemişti ama dava açıldı dava açıldıktan sonra da dava kazanıldı böyle bir şeyinin hukuksuz olduğuna dair biz şimdi tekrar müracaat ettik önümüzdeki bir dahaki haftaya cuma olursa onu da ilan edeceğiz olursa izin çıkarsa o zaman bir dahaki cumaya da inşallah Mürunos da bu sefer şeybaros yapacağız Allah izin verirse önümüzdeki program bunlar haklarınızı helal edin bizden yana da helal olsun el fatiha ama selavat amin ecma

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi