Allah gecenizi hayırlı eylesin. Amin. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Amin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip hak yolunda koşturan mücadele edenlerden eylesin. Batılı batıl bilip batıla karşı cihad eden, mücadele eden kullarından eylesin. Rabbim cümlemizin gönlüne feraset nuruyla nurlandırdığı gönüllerden eylesin. Rabbim cümlemizi Kur'an ve sünnet dairesinde daim olanlardan eylesin. Allah izin verirse inşallah mesnevi okumalarına kaldığımız yerden devam edeceğiz. Birkaç arkadaş bu tevhidle başlamayı işte yeni böyle bir başlıyorsunuz falan dedi. Dedim doğru olana anca erdik.
Önceden dedim Karabaş Veli Tekkesi Kültür Merkezi bize ait bir yer değildi. Orada belli bir resmi prosedür vardı. O resmi prosedürlere göre orada davranıyorduk. Ama burada böyle bir prosedür yok. Sufiler toplu olarak, cemaat olarak bir işe kalkıştırırlarken, bir şey yaparlarken Bismillahirrahmanirrahim fe alemen nehu ile başlarlar. Ayet-i kerimedir. O yüzden Kur'an'dan bir ayet-i kerime ile sohbete başlanmış olur. Ve böylece sohbet bitinceye kadar bütün o arada konuşulanlar meleyanın olmadığı müddetçe ibadetten sayılır. O yüzden bütün sufiler yemeğe başlarken, sohbete başlarken, neye başlarsa başlasınlar böyle üç tevhid okuyaraktan başlarlar.
Aynı zamanda üç elif miktarı üç sefer okuduğundan dolayı bir rivayette beş bin günahı affolduğu söylenir. Ama toplu olarak zikrullah yapıldığından dolayı o topluluğun içerisinde bulunanların hepsinin de geçmiş günahları affolmuş olur. Çünkü bu mesele hadis-i şerifle sabittir. Toplu halde zikrullah yapılınca orada bulunan hepsinin de geçmiş günahları affolmuş olur. Rabbim cümlemizi affolmuş olan kullarından eylesin inşallah. 1395'i okumuşuz en son geçen hafta. Gönül gözünü kıldan ve hastalıktan arıt. Sonra köşkünü görmeyi gözet. Yani geçen hafta gönül gözünü kıldan ve hastalıktan arıt. Yani gönül gözünü sen pasını sil.
Kalplerin pası neydi? Cilası. Pasını silen tevhitti, zikrullah'tı. Gönül gözünü arıt temizle ki sen manaya doğru bir gözün açılsın. Bir manayı gör. Bir manayla bağın, bağlantın olsun. Devam ediyoruz. Kimin canı heveslerden arınmışsa derhal tertemiz Allah tapusunu, Allah dergahını görür. Kimin canı heveslerden arınmışsa dünya üzerinde bütün insanların en büyük handikapı hevesleridir. Heva ve hevesleri diyebiliriz. Müslümanların da en büyük handikapı heva ve hevesleridir. Heva heves, Müslümanları dinden çıkaran, dinle bağını koparan ve Müslümanları helak eden en önemli şeytani duygulardan birisi.
Furkan ayet 43 Heva ve hevesini Tanrı edinen kimseyi gördün mü? Artık ona sen mi vekil olacaksın? Yani bir kimsenin, bir Müslümanın Kur'an ve sünneti bırakıp kendi heva ve hevesine tabi olması, elinde dini delilleri bırakıp kendince kendi heva ve hevesinin yoluna gitmesi. Kur'an belli, sünnet-i seneye belli, imamların iştahı belli. Bunların belli olmasına rağmen o kimsenin kendince kendi hevasının peşine koşması, kendi hevasını doğru görmesi ve hatta sufice konuşursak bunu, Kur'an belli, sünnet belli, imamların iştahı belli, sufiliğin genel kaideleri belli. Buna rağmen o kimsenin kendince kendi heva ve hevesinin peşine düşüp kendi dolmatik fikirlerine, kendi dolmatik ölçülerine tabi olması.
Yoksa sen onların çoğunun dinlediklerini veya aklettiklerini mi sanıyorsun? Başka değil, onlar dört ayaklı hayvanlar gibidirler. Hatta daha sapıktırlar. Bu heva hevesine düşenler, ayet-i kerime mucibince sapkın oluyorlar. Hayvandan daha aşağı mahluk oluyorlar. Yani o hayvandan daha aşağı mahluk olması, o insanların heva ve heveslerine, kendi sapkınlıklarına, kendi şeytani güdülerine ve dürtülerine tabi olmalarından dolayı.
Kur'an'da hüküm belli, Kur'an bir şeyi haram etmiş veya Kur'an'da hüküm belli, Kur'an o meseleyi hükmetmiş, meseleyi bitirmiş, ama o Kur'an'a karşı tavır alıyor. Veyahut da sünnet-i seniyede hadis-i şerifler belli, sünnet-i seniyenin hareket tarzı tavrı belli, sözler belli, ama o hadis-i şerife muhalif hareket ediyor. Veyahut da imamların iştahı belli, imamların iştahı belli olmasına rağmen o imamların iştahının dışında bir hareket tarzı koyuyor veya bir fikir koyuyor. İmamların iştahının dışında bununla alakalı bir ayet-i kerime var mı? Yok. Bununla alakalı bir hadis-i şerif var mı? Yok. Ama o kimse kendi heva ve hevesini peşine gidiyor.
Bence diyor. Bence diyeceği insanların kendi alanlarında yapabileceği şeyler vardır. ama bunların hadisle sabit olması gerekir. Veyah bunların imamlarının iştahı ile sabit olması gerekir. İmam-ı Azam'a göre örnekliyorum şimdi. İmam-ı Azam'a göre vitir namazı vaciptir. İmam Muhammed, İmam Yusuf'a göre nafiledir. Bir kimse şimdi Hanefi'ye göre ben vacip olarak algılıyorum. İşte ben vitir namazını kılıyorum. Deme hakkına sahip midir? Evet. Bir kimse şuna da sahiptir. Ben de Hanefi'yim. Ben İmam Muhammed'in, İmam Yusuf'un fetvasını uyuyorum. Vitir namazını normalde ben kendimce nafile hükmünde görüyorum. Diyebilir mi? El cevap diyebilir.
Bakın bence demiş olduğu şeyin yine arkasında ne var? Bir fetva var. Bir iştahat var. Bunun gibi insanların bence diyebileceği alanlar dinde var mıdır? Evet. Bir meselede birkaç tane hadis-i şerif bulmak mümkündür. Ve o hadis-i şerife göre sen içlerinden birisini seçebilirsin. Çok nafile namazlar vardır. Nafile namazlardan birini kendine sen virt edinebilirsin. Teheccüh namazı ayetle sabittir. Teheccüh namazını virt edinebilirsin. Evvabi namazını virt edinebilirsin. Dua namazını virt edinebilirsin. İşrah namazını virt edinebilirsin. Bakın bir sürü nafile namazlar çıktı. Yağmur namazı var, korku namazı var, savaşta kılınan namaz var. Yani bakın böyle namazlar çıktı bakın. Siz bunların içerisinden nafile olarak herhangi birisini kendinizce örnek alıp kendinizce ölçü alıp bir şey takip edebilirsiniz.
Ama bence öğlen namazının farzı olmaması lazım diyemezsiniz. Bu sizin için heva heves olur. bu sizin için şeytani bir şey olur. Veyahut da bence namaz beş vakit değil beş vakti nereden çıkardınız siz. Bu o zaman işte şeytani heva heves olabilir. Hani ülkede zaman içerisinde böyle değişik tartışmalar çıkıyor ya. Bilhassa kadınların başörtüsüyle alakalı çıkıyor. Kurbanla alakalı çıkıyor. Oruçla alakalı çıkıyor. Zekatla alakalı çıkıyor. Yani dini ibadetlerle alakalı bir yerden bir patlak alak veriyor. Bir tartışma çıkarıyorlar. O tartışmanın neticesinde bence diyor insanlar. Veyahut da belirli dini meselelerde tavizler başlıyor. Taviz başlıyor. Neymiş? Bu cuma hutbesi bir yıllık biz bir yıllık biz geçmişimizi hesaba çekecekmişsiniz.
Yeni miladi yıla girerken. Bunu diyanetin hutbesinden dinlemek kendi kendine diyorsun. Yani hutbeye de kattın. De ki canım kardeşlerim bu bizim dinimizde olmayan bir şeydir. Bizim adetimizde geleneğimizde görü göreneğimizde örfümüzde dinimizde yılbaşı kutlaması yoktur. Bunu söyle. Bunu söyleyemeyen bir dil bunu yumuşatmaya çalışıyor. Oluk oluk içkiler içiliyor. Fuhuşlar yapılıyor. Her türlü melanet işleniyor. Ve bu ümmetin çocukları yapıyor bunu. Bu ümmetin çocukları yabancılar değil. Bu ümmetin çocukları yapıyor. Ve bunu yumuşatmaya çalışıyor. Yumuşatma. Hadi şerif belli.
Siz kertenkele girse bir deliye siz de gireceksiniz kertenkele onlar girdiğinde onlar kim? Hristiyanlar ve Yahudiler mi? Evet diyor. Onlar kertenkele deliğine girse siz de gireceksiniz. O hale geldik. Bunu yumuşatmaya çalışıyor. Heva heves. Kur'an ve sünnetin içerisinde olmayan herhangi bir şey heva heves. Ya şeytanidir. Ya şeytanidir. Ya tağutidir Kur'an'ı tabirle. Ya da heva hevestir. Bunun başka bir şey yoktur. İşte bu heva hevesin içerisinde duruyorsa o zaman o kimse Allah'ın dergahını bulması mümkün değil. Allah'ın dergahını Allah'ın tapusunu dediği şey o. O zaman heva hevesle sen Kur'an sünnet yaşanan Kur'an ve sünnetin yaşandığı bir dergahta duramazsın.
Heva hevesle sen Kur'an ve sünnet daresinde olan bir yolda duramazsın. Sen heva hevesle sırat-ı mustakimde duramazsın. Sen heva hevesle o peygamberlerin o velilerin o inam edilen yolda duramazsın. Heva hevesle Kur'an sünnet bir yerde durması mümkün değil. Ve böylece sen o kalp temizliği olmadığından dolayı o gönül arılığı olmadığından dolayı sen doğruyu göremezsin. sen doğrunun içerisinde de olamazsın. Ya heva ve hevesten kurtulman lazım. Şeytanın yolundan dönmen lazım ki senin kalbin Allah'ın dergahına otursun. Yoksa sen Allah'ın dergahına oturman mümkün değil. Ve Kur'an yine onları heva hevesine düşkün olan heva hevesinin peşine düşenleri hayvandan daha aşağı bir mahluk olarak görüyor.
Hani başka ayet-i kerimede de siz nefisinize uyarsanız şeytana uyarsanız hayvandan daha aşağı mahluk olursunuz diyor. Bir tarafta diyor ki ayet-i kerimenin başında iman eder salih amel işlerseniz Allah'ın halifesisin. Ama yok sen iman ettiğin gibi yaşamazsan Kur'an sünnet dairesinde durmazsan hayvandan daha aşağı bir mahluk olursun. Ama insansın Allah seni eşref-i mahlukat olarak yaratmış ama sen şeytana uyaraktan heva hevesine uyaraktan kendi kendini hayvanlaştırdın. Bakın kendi kendini hayvanlaştırdın. Sen heva hevesine uyaraktan şeytana uyaraktan sen kendi kendine hayvanlar nasıl yaşıyorsa öyle yaşamaya başladın. Hayvanlar insan tanımaz hayvan tanımaz dişiyle erkek koklaşır sen de koklaştın hayvanlar gibi.
Dişiyle erkek hayvanlar hiçbir şey tanımaz ilişkiye girer sen de girdin insanların içinde. Değişmedi aranda bir fark yok. Yani hayvanlar bir parça et için kemik için birbirlerini boğazlar sen de bir parça dünyalık için birbirini boğazladın. Hayvanlar hırs sahibidir. Hırsından dolayı ne evlat tanır ne anne tanır ne baba tanır ne sülale tanır dağıtır ortalığı eee sen de heva hevesine uyarsan sen de dağıtırsın. Hayvanlar ne eş tanır ne çocuk tanır yani sen de hayvanlaştıysan ne eş tanırsın ne çocuk tanırsın. Ne bu benim kocam deyip saygı gösterirsin ne de bu benim karım deyip sevgi gösterirsin. Ne benim bu benim çocuklarım deyip onlara şefkatle merhametle yaklaşırsın ne de başka çocuklara yaklaşırsın. Hayvanlaşan bir insanın önünde hiçbir değer yoktur.
Allah muhafaza eylesin. İşte o gafil insanlar gafil insanlar heva hevesine düşenler dünyaya ahirete bütün önündeki objelerin hepsine de nefis penceresinden bakar. Nefis penceresinden baktığı için de o tabiri caizse cehennemdeki gayya kuyusuna layık olur. Allah muhafaza eylesin. Ve normalde bu tip heva hevesine uyan insanlarda cehalet böyle kol gezer. Tabiri caizse cehalet küpününün içerisine girerler. Ve onları ne yazık ki uyarman da bir şey elde edemezsin. Sebep çünkü o uyarıyaca da heva heves gözüyle bakar. Sen ona Kur'an sünnet tarihesinde anlatmaya çalışırsın ama o sana şeytan gözüyle gördüğünden o seni ötekileştirir. Seni dinlemek istemez. Sana paye vermek istemez.
Sen ona Kur'an sünnet tarihesinde anlatmaya çalışırsın. O heva hevesine uyduğundan dolayı seni reddeder. Senin sözlerini de reddeder. Senin davranış biçimini de reddeder. Sen dersin ki Kur'an ve sünnetin emri bu. Bu haram. Bunu işlemeyin. O senden uzaklaşır. O sana türlü bahaneler uydurur. Hatta sana iftira atar. Hatta senin ardında gıybet eder, dedikodu eder, senin ardından her şeyi yapar. Sebep? Çünkü o heva heves gözlüğüyle bakıyor. Çünkü o gaflet gözlüğünü taktı. Çünkü o şeytan gözlüğünü caiz olur. Şeytan gözlüğünü takınca faiz caiz olur. Şeytan gözlüğünü takınca hanımının bir anlamı olmaz. Şeytan gözlüğünü takınca çocuğunun bir anlamı olmaz. Şeytan gözlüğünü takınca vatanın, milletin, devletin, bayrağın, namusun, şerefin, haysiyetin hiçbirisinin değeri kalmaz.
Sebep? Onda çünkü şeytan gözlüğü var. Arkadaşlıkmış, vefaymış, bu senin eşinmiş, bu senin çocuğunmuş, bu senin kocanmış, hiçbir şeyin anlamı olmaz. Şeytan gözlüğü takınca yok 20 yıllık dostlumuş, yok 15 yıllık yol arkadaşımmış, yok şu kadar zamanlık dervişmiş, şu kadar zamanlık şeymiş, bunların hiçbir anlamı kalmaz. Sebep? Çünkü onda şeytan gözlüğü var. O artık onun kalbine, gönlüne şeytan oturdu. O önce heva hevesten yürüdü, şeytan onun için oturdu. Artık onun bakışı şeytani, görüşü şeytani, yürüyüşü şeytani, konuşması şeytani, nefes alıp vermesi şeytani, hareket etmesi şeytani, hedefi şeytani, her şey onun şeytani. O ayaklı yürüyen bir şeytan oldu.
Evet, bakın heva heves insanı nereye getirdi? Küçücük bir heva hevesler geçersiniz. Değil. Hani İslam kadınla erkeğin birbirine şehvetle bakmasını dahi yasakla. kız diyor buna. Hocam ne olmuş bakınca diyor. Kızım anlatıyorum. Kızım bak huş diyorum bakışmaktan başlar. İslam başlangıcını yasaklıyor. Kadınlar ve erkekler şehvetle birbirine yaklaşmayacaklar diyor. Bakın huşu durduruyor. Ve kadın ve erkek diyor kapalı odalarda nikah düşüyorsa baş başa kalmayacak diyor. Huşu önlüyor. Dedikodu önlüyor. diyorum anlatıyorum aynı yerde duruyor. Diyor ki ne var bunda?
Bakın heva heves gözlüğü böyle bir şeydir. Heva heves gözlüğü böyledir. Ne var bunda? Çok masum görünür. Masum görür. Veyahut kadınlar kıskançtır ya kocası bir kadından konuşuyordur. Kadın der ki ne konuşuyorsun onunla? Adam şunu der. Ne var bunda? senin karın konuşsa aynı şey diyeceksin mi? Senin karın konuşsa bir adamla kadın da desen ne var bunda diye.
Yutacaksın mı onu sen? Yutmayacaksın. Seninkini nasıl yutsun? Bakın ne var bunda ile? Heva heves adam diyor ki ne var bunda diyor. Ama hiçbir şey yok mu dedim ben? Hiçbir şey yok dedi. Peki eşin de böyle konuşsun durdu. Eşin de konuşsun bunda bir problem yoksa ne var bundaysa o da konuşsun. Ama ben erkeğim he erkeklerin heva hevesine uymaya hakları var kadınların yok öyle mi? Heva heves böyle bir şeydir. Şeytani güdü böyle bir şeydir. Küçük gösterir bir şeyi. Küçüldür Allah muhafaza eylesin. İşte bunların hepsi de bu heva hevese uyanlar hepsi de nefis gözlükleriyle şeytan gözlükleriyle bakarlar.
Cehaletin tad dibini görürler. Cehaletin içerisinde pervarsızca günahların içine düşerler. Bir müddet sonra pervarsızca fitursuzca günah işlerler. Fitursuz pervarsız günah işler. Şimdi ben 60 yaşındayım. Bizim gençliğimizde gençliğim dedim 15 yaşlarında bir kimse sarhoşluğunu saklardı. Utanırdı. Bakın sarhoşluğunu saklardı. Meyhanelerin bayındırda perdeleri kapanırdı. İçeride kim var görünmezdi. Utanırdı insan meyhanelerde içerken dışarıdan birisinin görmesini istemezdi. Düşünebiliyor musunuz? Utanırlardı.
Günah işlerken o insanlar utanırdı. İçki içerken utanırdı. Hiç kimse böyle bir fuşvari bir hareketin içerisine girmeye utanırlardı. Bunu toplumun önünde işlemeye utanırlardı. Yapamazlardı. bir düğünde içkili düğün olacaksa içki içenler arkada başka bir yerde otururlardı. Yapamazlardı. Utanırlardı. Bakın heva heves öyle bir noktaya geldi ki artık insanlarda utanma duygusu kalmadı. Herkes her türlü haramı bakın her türlü haramı her yerde pervarsız bir şekilde yaşıyor artık. Pervarsız bir şekilde. Önceden bir kadın fuhuş yapıyor olsa dahi saklardı bunu.
Bunun belli olmaması için bütün çabasını sarf ederdi. Şimdi saklamaya ihtiyacı duymuyorlar. Erkekler de saklamaya ihtiyacı duymuyor. Heva heves şeytan insanı zaptetti mi pervarsız bir şekilde günah işletir. Pervarsız bir şekilde o kimse saygısız olur. Pervarsız bir şekilde o kimse edepsiz olur. Yaşı büyükmüş küçükmüş ona bir hizmeti varmış ona bir faydası varmış onunla ilgilenmiş dinlemez o kimse sebep çünkü heva heves gözü şeytan gözü böyle bir şey der.
Allah muhafaza eylesin. Ve en enteresan Kur'an bunları tabir ederken diyor ki kötü işi kendisine süslendirilip de onu güzel gören bir midir? Yani kötü işi kendisine süslendirilmiş güzel görüyor. Bununla iyi insan salih amel işleyen bir midir? Değildir. İşte bu pervarsız bir şekilde günah işleyenler bu kötü işleri bu günahları sanki iyi bir şey yapıyormuş gibi işlerler. Adam gıybet eder o gıybeti doğruymuş gibi işler. İftira eder iftirayı doğruymuş gibi yapar. Sanki sevap işledi o gıybetten o iftiradan sanki bir müminin namusunu şerefini haysiyetini insanların önünde alaşağı etmekten sanki sevap işledi. Ya haram işledin nasıl bu harama göz yumdun? Nasıl bir insanın namusuna şerefine haysiyetine dil uzattın?
Dinlemez bu heva hevesine düşenler. Bu aynı bunlar bunlarda böyle kafir ahlakı vardır. Bunlarda müşrik ahlakı vardır. Heva hevesine düştü mü Müslüman gibi görünürler yalnız aldanır Ümmet-i Muhammed. Bakın Ümmet-i Muhammed aldanır. O çünkü Müslüman görünür. Zaten Ümmet-i Muhammed'in aldandığı en önemli yer burası. Yani onu bizdenmiş gibi görmek. Onu Müslümanmış gibi görmek. Canım kardeşim bu çatır çatır gıybet işliyor. Bu çatır çatır iftira atıyor. Bu çatır çatır haram işliyor. Haram işliyor bu. Göz göre göre haram işliyor. Ama biz onu bizden zannediyoruz. Bizim en büyük handikapımız da bu. O haramı işlerken hiç fitursuzca işliyor.
O gidiyor laf dolaştırıyor fitursuz bir şekilde. Biz onu bizden zannediyoruz. O gidiyor ona birisine söylüyor gidiyor öbürküne bir şey söylüyor gidiyor öbürküne bir şey söylüyor. Hani mesleminin ta en başlarında bir tane Yahudi ama Hristiyan vezir vardı ya o vezir ne yapıyordu? Her topluluğa gidip bir tomar veriyordu. Bir din öğretiyordu onlara. Ve onlara diyordu ki ben öldükten sonra sen bu vezirlik makamına geleceksin. Sakın bunu kimseye söyleme. Yedi tane sekiz tane dokuz tane tomar yaptı ve o tomarları da Hristiyanların içerisinde dağıttı. Aslında o meslevi de hikaye gibi görünen şey Hristiyanların içerisinde gerçek oldu. Ne yaptılar?
Hristiyanların içerisinde binin üzerinde İncil oldu. Bazı rivayetlerde üç bin tane İncil oldu. Ve bunların hepsi de bizimki hak deyip birbiriyle kavgaya tutuştular. Bu Müslümanlar da olmadı mı? Müslümanlar da oldu. Ne oldu? Bir dayış çıktı geri kalanlık kafirsin dedi bombalamaya başladı. Ve bizim ahmak Müslümanlar ilk önce alkışladı ona. Ya bu Müslümanları da katlediyor. Camii bombalayan bir Müslüman olabilir mi? Camii bombalayan bir Müslüman olabilir mi? Olamaz değil mi? Kabul ediyorsunuz değil mi? Olamaz. Evet. Peki cami cemaatini bombalayan bir Müslüman olabilir mi?
Peki herhangi bir cemaati bombalayan Müslüman olabilir mi? Herhangi bir Sufi topluluğu bombalayan insan Müslüman olabilir mi? E nerede kaldı şimdi? İllaki bir tane füzem atması lazım. Bakın Müslümanlar nerelerden açığa düşüyor. X cemaati bombalıyor mu Müslümanlar laflarıyla? Evet. Ölçü konuşmuyorlar. Bir Sufi cemaatini X cemaat bombalıyorlar mı Müslümanlar? Bombalıyorlar. Nerede kaldı? Hristiyanlardan farkımız ne oldu? Sonra Hristiyanlar İzmit'te toplandılar. Sile sile dört tane kitabı indirdiler.
Beş taneydi. Ondan sonra dörde indirdiler. Beşincisi neydi? Barnabas İncil'i. Neden onu kabul etmediler? Çünkü Barnabas İncil'in İsa Peygamber olarak geçiyordu. Onda İsa Tanrı'nın oğlu değildi. Onda Tanrı baba değildi. Onda İsa Tanrı'nın oğlu değildi. Onda Cebrail yine ruh olarak geçiyordu ama Tanrı'nın oğlu ruh olarak değildi. Bir melekti. Onu aforoz ettiler. Sebep? Onu düşün ki İsa Aleyhisselam peygamber olarak geçiyor. Barnabas İncil'i. Ve Barnabas İncil'ini küfür olarak itham ettiler. Yetmedi.
Şimdi Ortodokslar Katolikleri küfür ehli olarak görür. Bir Ortodoks Hristiyan bir Katolik Hristiyan'ı küfür ehli olarak görür. Bir Katolik Hristiyan da Ortodoks Hristiyan'ı küfür olarak görür. İkisi de birbirini küfür olarak itham eder. Yetmedi ne çıktı? Angelikan Kilisesi çıktı. Yetmedi ne çıktı? Almanya'dan Alman Papaz kim? Martin Luther çıktı. Bir de protestanlık kurdular. Bakın ne yaptılar? Bunlar dört tane İncil'e paylaşmak yetişmedi. Heva heves böyle bir şey. Bakın heva heves böyle bir şey. Aynı şey Müslümanların içerisinde oldu mu? Oldu. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve selam dua etti.
Ümmet-i Muhammed tefrika ayrılmasın dedi. Cenab-ı Tehir ettim dedi. Müslümanlar da tefrika ayrıldı mı? Ayrıldı. Birbirlerinin boğazlarını sıkıyorlar mı? Evet. Heva heves böyle bir şeydir. Sen Kur'an ve sünnete hizmet et kardeşim. Ne sen bir Müslümanın boğazına sarılıyorsun? Ama bir felsefesi olmayan bir ideali olmayan bir üretimi olmayan Müslümanları kötülemekle ömrünü geçirir.
Kur'an sünnete hizmet etmez. Allah muhafaza eylesin. Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayan onlar yoldan çıkan kimselerdir. Demek ki bu kalbi çalışmayanlar bu kalbini tenvir etmeyenler düzeltmeyenler Allah'ı unutan insanlar. Allah'ı unutunca da Allah da onları unuttu. Onlar Allah'ı unuttuğu için Allah onları unuttu. Ve böylece yani Allah'ın unutması ne demek? Allah da onlara sırtını döndü. Sen Allah'a sırtını döndün Allah da ona sırtını döndü. Rabbim muhafaza eylesin. Muhammed bu ateşten bu dumandan temizlendiğinden nereye yüz çevirirse orada Allah'ın cemalini gördü.
Hani Bakara ayet 115 var ya doğuda Allah'ındır batı da Allah'ındır ve her nereye dönerseniz Allah'ın veçi hani Allah'ın yüzü oradadır. İşte eğer sen bu kalbini tenvir eder kalbini temizler isen ve kalbin doğru istikamette yol giderse sen Allah'ın veçini görmeye başlarsın ve hangi cihetten bakarsan bak hangi yönden bakarsan bak insanı ilgilendiren altı yön vardır ya sağı solu önü arkası üstü altı hangi cihetten bakarsan bak hangi yönden bakarsan bak eğer senin kalbin temizlendiyse pak olduysa Allah'ın cemalini Allah'ın
sıfatlarını her cihette müşahede etmeye başlarsın. İşte sufiliği ilgilendiren yer burası sufi Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışıp nafilelerle Allah'a yaklaşıp Allah'ı sevince kalbi onun nurlanmaya başladı zikrullahla ve Cenab-ı Hak onun kalbine bir feraset nuru verdi onun kalbine bir hidayet nuru verdi onun kalbine bir istikamet nuru verdi onun kalbine zikri veledi yerleştirdi ve o nurla o kimse her nereye bakarsa Allah'ın sıfatlarının tecelliyatını gördü çünkü başka bir ayet-i kerimede Cenab-ı Hak diyor ki tam böyle
ayet-i kerimeyi okuyacaktım şey olarak göklerde ve yerde kim varsa hepsi de ondan ister o her gün bir şen içindedir yani o her an bir şey yaratır her an yaratma üzerinedir o her an ve her an her şeyi yaratandır ve her şey ne var ise her şey Allah'a muhtaçtır ve kendi hal-i lisanıyla Allah'tan ister sen bunun farkında varırsan harika idrakin açılmıştır kalbin açılmıştır senin hücrenin kendi lisanıyla zikri kendi lisanıyla Allah'tan istemesi vardır eğer o hücre zikirden kesilirse ölür Cenab-ı Hak
yenisini yaratır ölür Cenab-ı Hak yenisini yaratır sen bunun farkında değilsindir ve kainattaki her şey kainattaki her şey her an ölür Cenab-ı Hak her an ona yeniden hayat verir ve o her daim bir şen üzerine bir yaratma üzerinedir eğer sen kalbin puslanmaktan kurtulur da kalbin ilahi nur ile nurlanırsa sen her an baktığın yerde Allah'ın sıfatlarının tecelliyatını müşahede edersin ve her perdeden perdeye geç işte her yaratılışı her yaratılışı gözünün önünde tecelli ettiğinden dolayı hallacı mansur gibi enel hak dersin
o senin hakkındır o esnada sen çünkü o dil de o esnada senin değildir veyahut da beyaz besname gibi benim cübbemin altında sizin taptığınız var demek onun hakkıdır sebep çünkü o her an her an Cenab-ı Hak'ın sıfatsal tezahürünü görmektedir bütün yaratılanların bütün yaratılanların iki yüzü vardır bir yüzü hakka bakar daim bir yüzü de yaratılanlara halka bakar eğer ki hakka bakan gözünüz aydınlanmazsa her daim halka bakan gözünüz görür yani sizin gönül gözünüz açılmamış olur hakka bakan gözünüzü açmakla mükellefsiniz
Adem'den itibaren peygamberlerin indiriliş sebebi insanların hakikati görmesi içindir hakikat bu manada Allah'ın sıfatlarının tecelliyatına mazhar olmaktır ama bu sadece bir anlık değil sufi için hayretten hayrete perdeden perdeye hayretten hayrete perdeden perdeye hayret perde o sonsuz bir ilimdir sonsuz bir aşk dalgası sonsuz sonsuz bir veçhullah tır ve sufi bunun zevkini en zirvede yaşar ve sufi bir an olsun bu veçhullah'tan kendini alamaz ve veçhullah'tan kendisini alamadığı için de konuşan dil olur söyleyen dil olur
bakan gören göz olur tutan el olur yürüyen ayak olur onunla görür onunla duyar onunla işitir haline gelir ama bu ancak o kimsenin farzlara sımsık yapışıp sünnet-i seneyi işleyip Allah'ı sevmesi ve zikretmesiyle mümkündür bu hale ulaşan bir kimse hazâ velidir ve bu hale ulaşmadıysa bu halden haberi yoksa onun veliliği velilik değildir ona yüz on sekiz tane icazet verseniz yine veli değildir şeyhlik görevi yapar velilik ve mürşidlik ayrı bir şeydir istediğinize istediğiniz kadar şeyhlik icazeti verebilirsiniz dileyen
dilediği kadar şeyhlik icazeti de toplayabilir ama eğer ki o Allah'ın veçini sıfatsal tecelliyatlarını hayretten hayrete aşina değil ise perdeden perdeye aşina değil ise o asla ve asla mürşid-i kamil değildir şimdi kabir haline vakıf olmayan şeyhler var icazetli daha yolunbaşı rüya görmeyen şeyhler var bakın bunların hepsinin de bu yolda büyük hükmü ve hikmeti vardır bir kimse rüya görecek bir kimse hal görecek eğer o şeyhlik yoluna gidiyorsa o seyir üstlükte yürüyorsa sizin dergâhta her şey rüyaya bağlı evet rüyaya
bağlı biz sufi yetiştiriyoruz biz öven direk yetiştirmiyoruz evet rüya görecek o kimse bu dergâhta hep hal mi konuşulacak evet hal konuşulacak sebep o zikullah yapacak çünkü o Allah'ı sevecek halde görecek rüyada görecek sebep çünkü o manevi yolun icablarından birisi görmeden de yürür mü yürür ama sen mürşid sen göreceksin sen mürşid sen göreceksin görmekle müktellefsin görmüyorsan mürşid değilsin şeyh olabilirsin mürşid değilsin şeyhlik yapabilirsin ama mürşid değilsin veli değilsin öğretici veli
değilsin Allah muhafaza eylesin o yüzden onlar Allah her an bir şen üzerinedir o veçullah la hemhal olanlar Allah'ın şenine şahit olurlar o şahittir aynı zamanda Allah insanı yeryüzüne şahit olarak yarattı bir de kim şahit oluyor o zaman işte o her an Allah'ın şenini yakalayan kimse şahit oluyor o yeryüzünde şahit o aynı zamanda da mahşerde şahit Allah'ın peygamberleri Allah'ın mürşitleri velileri müminler hem dünyada şahittirler hem de mahşerde şahittirler ey sufi topluluğu Allah'ı zikreden sufiler kalbi harekete
geçen sufiler hem bu dünyada şahitsiniz hem de mahşerde şahitsiniz Allah mahşerde peygamberleriyle beraber velileri ve kalbi harekete geçen müminleri mahşer halkına şahit olarak gösterecek diyecekler ki bu peygamberleri gönderdim ben ey mahşer halkı siz bu peygamberlere iman etmediniz o yüzden Hz. Muhammed Mustafa şahit olun dedi şahit olun size Kur'an ve sünneti tebliğ ediyorum heva hevesinden konuşmuyorum Allah'ın izniyle şahitsiniz sizde sizde diyeceksiniz ki mahşerde evet size soracak diyecek ki bu ne size anlattı
siz diyeceksiniz ki evet bize Kur'an ve sünneti tebliğ etti bize Allah'ın sıfatlarını tebliğ etti bize batini hakikatleri tebliğ etti bize Allah'ı tanımayı Allah'ı bilmeyi tebliğ etti benim başka bir derdim yok evet şahittir mümin ve mahşerde şahitlik edecek peygamberler kaçacaklar diyecekler ki Ya Rabbi biz senin dinini kendi zamanımızda yaşayan müminlere tebliğ ettik müminler ayağa kalkacaklar şahidiz diyecekler evet bize Allah'ın dinini seni tebliğ etti veliler onlara ayağa kalkacaklar Cenab-ı Hakk onlara diyecek ki
siz kendi yaşadığınız zamanda insanlara benim dinimi tebliğ ettiniz mi onlar da diyecekler ki tebliğ ettik o yüzden sufiler önemlidir derim onu tabi olan sufiler ayağa kalkacaklar şahidiz bize Allah'ın dinini anlattı o yüzden bir mürşid-i kamilin hali olmak zorundadır rüyası olmak zorundadır olmalıdır olmuyorsa o mürşid-i kamil değildir bunun delilli ispatlı olması gerekir bir de bunun delilli ispatlı olması gerekir işte yeryüzünde veya gökyüzünde her ne var ise hepsi de fani ve geçicidir Allah'ın zatı bakidir baki olan
Allah'ın zatıdır her şey yürür gider ve mahşer yerinde ölümü tatmayan hiçbir varlık olmayacaktır Allah bakidir ama Allah bakidir Allah'ı tanımak o yüzden önemlidir ve bu ancak gönül ilmiyle mümkündür gönül ilmiyle bu nedir bu sufiliktir evet seni kötülüğe sevk eden vesveselere yoldaş oldukça senme veçullahı nasıl bilebilirsin ayeti kerimenin arapçasını söylemiş Hz. Pir bakar ayet 115 yani senin kalbin hep vesveselerin içerisinde durduğu müddetçe neden kalpte vesvese var zikrullah olmadığından hadis
şeftallah resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ne buyurdu şeytan dedi kalbin kapısında durur aynı böyle bir kalbi böyle bir burası gibi bir sufi haneye benzetin şeytan burada kapıda duruyor burada zikrullah var içeri giremiyor burada zikrullah kesildi o geliyor yerleşiyor vesvese başlıyor yerleşti vesvese başladı hadis şerifte diyor ki ne zaman diyor zikrullah kalbe yerleşti şeytan orayı terk eder öbür türlü zikrullah yok şeytan oraya yerleşti hastalığın bahane oldu kadınlığın bahane erkekliğin bahane çocuğun
bahane işin bahane yağmur yağdı bahane kar yağdı bahane hava soğudu bahane sıcak bahane orası kokuyordu ter kokuyordu bahane çünkü sebep şeytan oraya yerleşmiş şeytan oraya yerleşince müslümanı sevdirmez anneyi sevdirmez babayı sevdirmez dervişi sevdirmez dervişleri horhakir görür sufileri horhakir görür imani meseleleri horhakir görür sünnet seni horhakir görür genç adamsın bu sakal sana olmuşmuş şimdi yaşlanınca bırakırsın duyduk hep ya bunları onun kalbine şeytan oturmuş direk esnaf adamsın bu sakal ne ya sende
şeytan kalbine oturmuş sünnet seni laf söyletiyor sen de onu kırmayayım üzmeyeyim diye böyle hep yaptık bunları böyle susuyorsun bir şeysiz kalıyorsun sonra tecrübe zamanın içerisinde oluyor bu adam şeytanın sesi öyle bir şey deyince aa böyle dikkatli bakacaksın kalbine dur ne oldu kalbinde şeytanı gördüm bana böyle söyleyenlere böyle bakıyordum ben ne oldu bir şey mi oldu kalbinde şeytanı gördüm diyordum git ya sen kafeyi miydin ya şeytan görünür mü diyordu İbrahim görmüş İsmail görmüş Hacer görmüş Hz. Muhammed Mustafa
görmüş Ebu Hureyre görmüş Ömer görmüş Osman görmüş Ebu Bekir görmüş Ali görmüş Geylani görmüş Rufay Hazretleri görmüş Hz. Mevlana görmüş Pir Efendiler görmüş şeytanı görmüşler ya sen de aynı insansın sen de müminsin sen neden görmüyorsun şeytan görünmez diye bir şey yok melek görünmez diye bir şey yok nereden buldun bunu görünmez diye sana görünmüyor adı olan her şey görünür bir şeyin adı varsa ismi varsa görünür o görünmeyen hiçbir şey yoktur bir şey varlık alemini sudur ettiyse görünür sen görmüyorsun duvarın arkasını
yok mu göreceksin görmediğin için duvarın arkası var mı var neyle var ilmen var sizin için halen yok hal olarak göreceksin duvarın arkasını var çünkü atıyorum Tebriz'e giden var mı içinizde bir tane var Tebriz'e giden peki soruyorum diğerlerine Tebriz diye bir şehir var mı ilmen var öyle değil mi görmediniz orayı da görürseniz bir kişi görmüş diyecek ki ben gördüm aynen gördüm diyor değil mi aynen aynen görmek Tebriz'i gitti gördü diyor ki Tebriz var gördüm Tebriz'de yaşıyor diyor ki ben yaşıyorum içinde o yaşıyor
o artık yaşadığı için onunki aynen yakinden hakkel yakinliğe geçti demek ki şeytan var mı var görünür mü evet senin kalbine oturduğunda yerleştiğinde senin kötülüğe sevk ediyor seni vesveselere götürüyor seni Kur'an ve sünnetten dışarı çıkarıyor seni heva hevesine uyduruyor o çünkü senin yoldaşın şeytan oldu yoldaşın şeytan oldu senin yoldaşın şeytan olduğu için senin gördüğün baktığın her şey şeytan oldu ve sen o halinle Allah'ın veçini yani yüzünü yani Allah'ın her an sıfatlarının tecelliyatını izlemen seyretmen
seyrillah yapman mümkün değil Allah muhafaza eylesin ve o haldeyken sen kendi kendine güzel işler yapıyorum deme hak ve hakikate dön iman et tövbe et iman et tövbe et ve hakikate gel hakikate yoksa işin sıkıntılı Allah muhafaza eylesin şimdi tabi bunlar şeytan kalbine vesvese girince Hz. Pir diyor ya sen veçullahı bilemezsin bilemeyince ne oldun körlerden oldun masiretin kapalı Allah muhafaza eylesin küfür noktasına gidersen kalbin bile mühürlenir işin bir noktası var
küfür noktasına gidersen kalbin mühürleniverir ve Cenab-ı Hakk'ın o ayeti kerimesi tecelli eder onların kalpleri mühürlenmiştir gözleri kördür kulakları sağırdır görmezler ve duymazlar bu işin küfür noktasıdır artık o şeytan onun kalbine oturur yerleşirse Allah muhafaza eylesin o küfür noktasına gidebilir mi evet hatta bazı müslümanım diye geçinenler dahi bu noktada durur mu evet aldanma yaptıklarına bak söylediklerine bak Allah muhafaza eylesin çünkü o devamlı kötülüğe meylediyor şeytan bir kimsenin içine yerleşince
o kimse kötülüğe doğru kulaç atar kötülüğe doğru yelkan açar o kimse kötülüğe doğru gider ne tarafa gittiğine bak eğer devamlı kötülüğe doğru gidiyorsan bil ki kalbi mühürlenen neredensin tövbe etmek namaz kılmak yaptıklarından geri dönmek helallaşmak aklına gelmiyorsa Allah muhafaza eylesin o zaman kalbi mühürlenenlerden olabilirsin bazı şeylere inanıp bazı şeylere inanmamazlık ediyorsan yine dikkat et münafıklardan olursun onun da ayeti kerimesi var mı evet onlar için de diyor ki Allah yani onlarla alakalı onların
ışığını giderdi karanlıkların içerisinde görmez halde bırakıverdi bu münafıklar da Cenab-ı Hak onların kalplerinden nurunu aldı kalplerinden nurunu alınca onlar karanlığın içinde kaldılar ayeti kerime bakar ayet 17 18 Allah onların ışığına giderdi karanlıkların içerisinde görmez halde bırakıverdi sağırdırlar dilsizdirler kördürler artık onlar dönmezler bunlar münafıklarla alakalı o münafıklığın içerisinde kaldı müslüman göründü ama münafıklığın içinde kaldı dikkat edin o müslüman görünümlü kimseler müslümanların aleyhine
müminlerin aleyhine sufilerin aleyhine doğrunun aleyhine çalışır izle ne yaptığına bak yaptığı şey kurana sünnete uygun mu değil mi söylediği şey ümmet-i muhammedin hayrına mı zararına mı yaptığına bak söylediğine bak bu seni ayıktırır sen annendir babandır eşindir kardeşindir çocuğundur dostundur komşundur arkadaşındır hiç önemli değil kim ne oldu söyledikleri ve yaptıkları söyledikleri ve yaptıkları diyeceksin ya bunu bana söylüyorsun ama ümmet-i muhammedin bundan bir faydası var mı yok ne ama söyledin sen bunu söyledin ama
kur'an ve sünnet mücadelesinde bunun bir faydası var mı yok ne ama söyledin fesat çıkarıyor fitne çıkarıyor ortalık bulandırıyor müminlerin arasını bozuyor dikkat et Allah muhafaza eylesi ve insanların bir kısmı da bu benim konunun başına atmışım Araf 179 olsun and olsun ki biz cin ve insanların birçoğunu cehennem için yarattık insanların bir kısmı da cehennem için yaratılmış yani onlar öyle cehennemlik ameller işliyorlar ki öyle cehennemlik amellerin içinde ki Cenab-ı Hak diyor ki ben cehennemi bunlarla dolduracağım
sebep bunlar cehennemlik amelden geri dönmüyorlar tövbe etmiyorlar bunlar bunlar ne küfürlerinden geri dönüyorlar ne münafıklıklarından geri dönüyorlar ne müşrikliklerinden geri dönüyorlar bunlar küfr-i inadı bunlar böyle ayeti kerim olmaz diyorlar bunlar örtünmek farz değil diyorlar bunlar hadislerin komplesini inkar ediyorlar Kur'an-ı Kerim'i değiştirmeye çalışıyorlar reform etmeye çalışıyorlar dini reform etmeye çalışıyorlar faize helal demeye gayret ediyorlar faizi nereden helallaştıracağız diye oradan buradan
girip çıkıyorlar böyle dolanbaşlı yollardan bunlar ümmetin kafasını bulandırıyorlar bulanıklığa kocaman bir ümmeti bulanıklığa atıyorlar 1400 kadim 1400 yıllık İslam kadim dinini nereden ifsad edeceğiz diye uğraşıyorlar işte Allah bunlarla cehennemi dolduracak otur canım kardeşim bu kaç para 1 lira sen bundan 1 lirayı yatır ben sana 1 lira 10 kuruş vereceğim dediğin an faiz bu bankaya 1 lira yatırdım 1 lira 5 kuruş aldım faiz 5 kuruş faiz lütfu ustaya 5 lira
borcum var ödeyemedim lütfu usta 5 liraya 1 ay sonra vereyim 6 lira vereceğim dedi faiz 1 lirası müminin müminden faiz alması kabe duvarının dibinde anasını nikahlaması gibidir faiz yiyenler mezarlarından şeytan çarpmış gibi kaldırılır 2 tane de profesör bul altına imza atır yayınlat yok canım kardeşlerim benim biz dini kuran ve sünnetin emrettiği şekilde yaşayacağız kuran ve sünnet fazlalığı haram demiş haram bizim için haram desen ve haramı kabul etsen haram yemiş olacaksın dinden çıkmayacaksın ama sen fazlalığı
faiz değil dersen dinden çıktın bu çok büyük tehlike peki burası islam ülkesi değil islam ülkesinde müminle gayrimüslimin veya dinsizin arasında faiz yoktur hüküm var mı var hüküm imam-ı azamın mı evet bu yaşanmış mı sahabe döneminde evet hazret ebu bekir yaşamış diğer sahabeler yaşamış mı evet bunun hükmünü böyle versen alır kabul ederiz sıkıntı yok hüküm var ama sen toki'nin aldığı faiz değil dersen yok bankaların aldığı faiz değil dersen o zaman yok Allah muhafaza eylesin bu doğru değil o yüzden insanların büyük bir
çoğunluğu ve cehennem için bunların kalpleri vardır anlamazlar gözleri vardır görmezler kulakları vardır duymazlar onlar hayvanlar gibidirler hatta daha sapıktırlar işte onlar gafillerin takendileridir Araf 179 işte bunlar Kur'an ve sünnetin dışında hükmeden Kur'an ve sünnetin dışında dışında düşünen Kur'an ve sünnetin dışında yaşayıp bunu helal görenler adam içki içti haram haram olduğunu biliyorum içtim dedi tövbe et canım kardeşim Allah tüm günahları affeder bakın altını çiziyorum Allah'ın affetmeyeceği hiçbir günah yoktur
adam şirke düşer döner iman eder Allah onu da affeder sakın böyle bir şey düşünmeyin Allah şunu affetmez diye düşünmeyin tövbe eden herkes Allah affeder ama bir kimse içkiye devam ediyorsa Allah onu affetmez kumara devam ediyor fuşa devam ediyor Allah onu affetmez zinaya devam ediyor Allah onu affetmez eşcinselliğe devam ediyor Allah affetmez onu tövbe edip geri dönecek içkiyi içmeyecek kumara oynamayacak zinadan uzak duracak eşcinsellikten uzak duracak ben tövbe ettim bir daha dokunmayacağım diyecek tövbe ettim bir daha dokundurmayacağım
kendime diyecek diyorum yavrum sen erkek değil misin nasıl kendini dokunduruyorsun böyle bana bakıyor önce dedi ki sen anlamazsın anlamam tabii dedim ben böyle bir şey yaşamadım hiç dedim ama sen nasıl kendini dokunduruyorsun dedi biraz daha bana böyle anlatan olmadı ama hiç dedi anlatıyorum işte sana dedim şahitleneceksin dedim yarın öbür gün mahşere çıkacaksın orada da dedim şahitleneceksin diyecek ki diyecek ki Cenab-ı Hak dedim sana anlatan bir kulumu gönderdim onu da mı dinlemedin bu sonra girmiş Mustafa Özbadi'ye
sonra aradı hocam siz şeyh misiniz dedi yok değilim dedim ben ama dedi Google dedi sizden yıkılıyor ortalık dedi dedim yıkılır e dedi nasıl şeyh değilim diyorsunuz ben olamadım daha dedim olduğumda dedim belki dedim ilan edeceğim ama olamadım daha ben şeyh dedim böyle giderse de olamayacağım zaten dedim hocam nasıl bir insansınız dedi ya neden olamıyorsunuz dedi kadro yok dedim dolu şeyh çok kadro dolu çünkü dedim kadro yok gelebilir miyim gel dedim biraz daha konuşalım biraz daha konuştum inşallah tövbe edecek dönecek
bir daha yapmayacağım dedi dua edelim inşallah bir daha yapmasın inşallah Rabbim onları da haramlardan uzak tutsun bakın bu çocuklar bu ümmetin çocuğu bu toprakların çocukları bu haramları isteyenler bu ümmetin çocukları bu toprakların çocukları üzülmemek elde değil şehit kanlarıyla yoğrulmuş bu toprakların üzerinde eşcinsellik pohpohlanıyor eşcinsellik destekleniyor üzülmemek elde değil şehit kanlarıyla yoğrulmuş ecdat ata eşinden geçmiş çocuğunu koklayamamış cihad edeceğim islam edeceğim diye çocuğunu
koklayamadan şehit olmuş çocuğunu göremeden şehit olmuş eşiyle bir yıl iki yıl evli kalıp savaş meydanında şehit düşmüş o kadın evlenmemiş bu demiş şehit evladı buna üvey baba demiş ben göstermeyeyim ve insanlar toplum o şehit kadınlarına o şehit çocuklarına sahip çıkmış hiç kimse yan gözle bakmamışlar onları el üstünde tutmuşlar bu topraklar öyle islam olmuş ve bu toprakları ecdat bize böyle hediye bırakmış şimdi bu topraklarda düşünebiliyor musunuz Allah'ın laneti kol geziyor Allah'ın lanetlemiş olduğu ne kadar fiiliyat
var ise bu topraklarda kol geziyor üzülüyorum kendi kendime haberleri izliyorum bir kadın içki komasına girmiş upuzun yatmış bayılmış neymiş yılbaşıymış bütün melanetler işlendi düşünebiliyor musunuz bir gecede ve bunları yaşayanlar bunları işleyenler bu ümmetin çocukları bunların anneleri babaları müslüman bunların dedeleri neneleri müslüman bunların dedelerinin dedeleri müslüman bunların nenelerinin neneleri müslüman bunların ikinci kucak üçüncü kucak geriye doğru hepsi de müslüman hepsi de takva sahibi ve bu melanet
bu haram böyle kol geziyor ortalıkta ve bunların hepsi de ümmeti muhammedin çocukları dışarıdan gelmedi bunlar bunlar uzaydan gelmedi marsdan merihten gelmedi bunlar zaten marsdakiler merihtekiler inseler dünyada insan kalmayacak insan kalmayacak insanlar ödleri kopacak ölecek gidecek korkudan ölecek gidecek o normalde dünyanın dışındaki varlıklardan bir grubu inse dünyaya böyle iniverse şöyle bir televizyonlarda bir görünüverse bütün insanlar secdeye gidecekler bütün insanlar secdeye gider imtihanın bir anlamı kalmaz
imtihanın bir anlamı kalmaz o yüzden diyorum ben kalp gözünüz açılsın inşallah çalışın kardeşlerim Allah'ı sevin Resul'ünü sevin sünnet seniye tabi olun Allah'ı zikredin kardeşlerinize hizmet edin kardeşlerinizi sevin ve o zaman hakikate ereceksiniz o zaman hakikati göreceksiniz Allah'ın bizim zikrimize bizim ibadetimize ihtiyacının olmadığını o zaman göreceksiniz o zaman bakacaksınız ki sen farkında değilsin bütün hücren onu zikrediyor sen bakacaksın masa zikrediyor bu mouse zikrediyor bilgisayar zikrediyor telefon
zikrediyor bütün kainatın her zerresi kendi lisanıyla onu zikrediyor zaten bir kısmını görsen bir kısmını duysan senin zikrullahı bırakman mümkün değil bakın zikrullahı duyduğunuz anda zikrullahı bırakmanız mümkün değil insanlığınızdan utanırsınız müminliğinizden utanırsınız suvininizden utanırsınız dersiniz ki ya şu küçücük böcek böyle Allah'ı zikrediyor ben bu böcek kadar değilim ben bu papatya kadar değilim ben bu gül kadar değilim ben bu ağaç kadar değilim ben bu çiçek kadar değilim ben bu suyun içindeki hücre kadar
değilim o kesintisiz Allah'ı zikrediyor birazını duysanız böyle birazını yediğinizin içtiğinizin her şeyin zikrullah ettiğini görseniz duysanız alamazsınız kendinizi huzur burada huzur burada bütün her şey hele bir de Cenab-ı Hak öyle bir perdeye atarsa hepsine bir esma aynı esma muhteşem bir senfoni gece yarısı her şey aynı esmada hu celle celaluhu alamazsınız
kendinizi alamazsınız siz yorulursunuz onlar yorulmaz sizin uykunuz gelir onlar uyumaz hu devam ediyor katılırsın ama bir an insan gaflet işte o zaman o uyku da zikir bu peygamberlerin uykusu velilerin uykusu müminlerin uykusu böyle onları uyur görme diyor ya onların uykuları da uyanıklıktır onların uykuları da zikirdedir zikirle hu uyudu kafa gitti hu devam ediyor o devam ettiğini düşünüyor ama uykuda kendine geldi
hani kuş uykusu tavşan uykusu derler ya hemen uyanır ya tık kendine geldi esma devam ediyor bırakamazsın zikrullahı ertesi gün sen sarhoş hancı sarhoş yolcu sarhoş her şey sarhoş her yerde hu var gitti her şey tamam gitti bitti beklersin an be an yine böyle öyle bir hal yaşamayı o zaman sufiliğin tadı Allah bizi onlardan eylesin Allah muhafaza Allah muhafaza eylesin cümlemizi inşallah hac ayet 46 ne var ki yalnız gözler kör olmaz göğüslerde olan kalpler de körleşir bu körleşmekle alakalı çok ayeti kerime
aldım buraya ama böyle hani vaktinizi almayayım diye hızlı hızlı geçiyorum çünkü saati 10.30 etmişiz hakkınızı helal edin ben burada bırakayım bu kadar çok hazırlık yapmışım burayı inşallah önümüzdeki hafta vaktinizi almayayım ama bu seni kötülüğe sevk eden vesveselere yoldaş oldukça sen Allah'ın veçullahını göremezsinden devam edelim bunlar böyle bir yolda bir ölçü olarak kalsın inşallah o yüzden özellikle bunları böyle sindire sindire gidelim diye düşünüyorum hakkınızı helal edin yoksa öyle haddime değil öyle alimlik taslayacak
değiliz Rabbim bizi muhafaza eylesin öyle bir derdimiz yok alimlik taslamayla alakalı alim de olamadığımız için Rabbim korusun cümlemizi muhafaza eylesin haklarınızı helal edin helal edin bizden yana da helal olsun Allah rızası el fatih hemen selavat amin ya bir şeye niyet ettiydim aklıma geldi şimdi onunla geceyi bitireceğim diye kendi kendime şey yaptıydım niyet ettiydim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yatacağı zaman böyle bir dua edermiş
o dua ile ben bu geceyi sonlandırmak istedim hakkınızı helal edin o yüzden hep beraber peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dilinden dua edeceğiz Allah'ım yedi kat göğün ve yüce arşın Rabbi bizim Rabbimiz ve her şeyin Rabbi Ey Tevrat'ı İncil'i ve Kur'an'ı indiren taneyi ve çekirdeği yaratan senden başka hiçbir ilah yoktur senin boynundan tutup yakalayacağın her şeyin şerrinden sana sığınırım amin evvel sensin senden önce hiçbir şey yoktur ahir sensin senden sonra hiçbir şey yoktur zahir sensin senin üzerinde
hiçbir şey yoktur batın sensin senin altında hiçbir şey yoktur borcumuzu bize ödettir ve bizi fakirlikten kurtar el fatihama selavad amin ecmain haklarınızı helal edin bizden yanıda helal olsun inşallah geceniz hayırlı olsun tekrar
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.