mustafaozbag.org

Mesnevi Şerîf Şerhi (1355-1370. Beyit) 11.12.2021

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 12 Aralık 2021 · 1:13:33

La Resûlullah cemiyen enmiyâi vel mürselîn, elhamdülillâhi rabbil âlemîn. Geceniz hayır olsun inşâAllah.
Amin. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Amin. Rabbim ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Amin. Cenab-ı Hak cümlemizi hakkı hak, batıl batıl bilenlerden eylesin. Amin. Hakkı hak bilip, hak yolunda cihad eden, koşturan, mücadele eden, batılı batıl bilip, batıla karşı cihad eden, mücadele eden kullarından eylesin. Amin. Rabbim cümle ümmet-i Muhammed'i bir ve beraber eylesin. Amin. Ümmet-i Muhammed'e Kur'an ve sünnet-i seneyi sımsık yapışmayı nasip eylesin. Amin. Ümmet-i Muhammed'i ne aldatanlardan ne de aldananlardan eylesin. Amin. Aldanmaktan ve aldatmaktan Allah'a sığınırım, Allah'a sığınırız inşâAllah. Amin. Geceniz hayır olsun inşâAllah.
Amin. İnternette kopukluklar olabilir. O yüzden Telegram'dan takip et çok olan kardeşler sıkıntı yaşayabilirler. O yüzden mümkünse YouTube'dan takip edebilirler. Ama yok biz şu anda başka çaremiz yok diyenler var ise bu sıkıntıyı bu akşam böyle yaşayarak inşâAllah takip etmeye gayret etsinler. Yapabileceğimiz fazla bir şey yok bu konuda. Çünkü internet bağlarında sıkıntı var şu ana kadar aşılmış değil. Mesnevi sohbetlerine kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bin üç yüz elli beşinci beyitteyiz inşâAllah. Malum ben yine de çok böyle birkaç cümle içerisinde bugüne kadar geldiğimiz noktayı özetleyeyim. Bir tavşan vardı.
Tavşan akil, kamil bir aklı, kemal ehli bir kimseyi simgeliyordu. Bir de aslan vardı. Aslan da nefsi emmari isim geliyordu. Ve tavşan onu tuzağa çekti. Tuzağa çekerekten aslanı bir kuyunun başına getirdi. Aslan kuyunun içerideki suya baktı. Suda kendi resmini görünce ahmaklığına doymadı. Çünkü nefsi emmari ahmaktır. Ve o aslanı olan kimden dolayı kendisini kuyunun içerisine attı onu öldürmek için. Ve kuyunun içerisinde boğuldu. Böylece akil, fazıl, ferasetli olan o kamil zat nefsi emmari isimini onun öldürdü. Ve tavşan onu öldürdükten sonra kendi kavmine, ormana, güle oynaya koşmaya başladı. Ve insanlara müjde veriyordu.
Korktuğunuz, çekindiğiniz aslanı ben öldürdüm diye. Ve herkesi müjdelemek için, herkesi bu konuda haberdar etmek için, ilan etmek için ormana doğru koştu. Ve müjde, Allah o can düşmanının dişlerini söktü. Pençesiyle nice başları ezen düşmanı ölüm süpürgesi, çer çöp gibi süpürdü, gitti dedi. Ve tavşan, ormandaki diğer hayvanlara, bilhassa diğer tavşanlara, o aslanın öldüğünü müjdeledi. Aslanın öldüğünü, o aslanın ortadan kaybolduğunu, onların normalde artık etkisinin olmadığını, yetkisinin olmadığını, hiçbir şeyin olmadığını müjdeledi. Konu başlığı, av hayvanlarının tavşanın etrafında toplanıp onu övmeleri. O zaman bütün hayvanlar, sevinçli bir halde gülüp oynayarak onun yüzünü öptüler. Etrafına halkı oldular.
O çıra gibi ortalarındaydı. Bütün sahradakiler ona secde ettiler. Bu sefer o bütün ormanı kahriyle perişan eden, pençeleriyle dağıtan, kükremesiyle titreten o aslan tuzağa düşüp öldürülünce, işte bütün av hayvanları tavşanın etrafında dönüp ona temanna ettiler. Tabiri caizse ona secde ettiler. Sevinçlerini bir şekilde ona göstermeye çalıştılar. Ve halka teşkil ettiler etrafında. Ve tavşan ortada yanan bir nur gibi, bir mum gibi onları ışıklandırmaya, onları bu manada aydınlatmaya devam ediyorlardı. Ve bütün av hayvanları ona tazim ediyordu. Diyorlardı ki, sen gökten inek bir melek misin? Yoksa peri misin?
Hayır, ne meleksin ne peri. Sen erkek aslanların azrailisin. Ne olursan ol. Canımız sana kurban olsun. Ona galip geldin. Elin kolun sağ olsun. Allah bu suyu senin arkından akıttı. Eline koluna aferin. Yani Cenab-ı Hak sana bir kuvvet verdi, sana bir kudret verdi ve böylece sen aslanı alt ettin diye bütün av hayvanları ona temanna edip onu övmeye met etmeye başladılar. Ve işte o kuvvetin, o galebe çalan o hilenin senin üzerinden tecelli ettirdi, senin üzerinden Cenab-ı Hak verdi diye tavşana metü sena ediyorlardı. Ona diyorlardı ki, bir daha söyle, onu hileyle nasıl inandırdın, o zalimi düzenle nasıl kahrettin, bir daha söyle ki hikayen dertlere derman, canlara merhem olsun, bir daha söyle ki o sitemkarın zulmünden canlarımızda yüz binlerce yaralar var dediler.
Yani tavşana diyorlardı ki, nasıl bir hile kurdun, nasıl bir düzen kurdun, nasıl bir sistem kurdun ki sen bu aslanı alt ettin, sen nasıl bir oyun kurdun, sen nasıl bir tezgah kurdun tabiri caizse. Bu küçücük tavşansın, yani bir tavşanın aslanı alt etmesi mümkün değil, asla ve asla insanın aklına gelmez. Ama o küçücük tavşan o haline, o kocaman aslanı, o ormanlar kralını nasıl alt ettin, bize bunu anlat, bir daha anlat, bir daha anlat ki biz gelecek nesillere bunu anlatalım, gelecek nesillere biz bunun dersini verelim diye tavşana temanna etmeye devam ediyorlardı.
Ve tavşan dedi ki, ey ulular, tavşan dedi ki, ey ulular, Allah yardım etti. Yoksa dünyada bir tavşan kim oluyor ki? Koluma kuvvet, kalbime kudret verdi. Cenneti, huriyi kucağıma attı. Üstünlükler haktan gelir. Hallerin değişmesi de ondandır. Demek ki, her şey, kuvvet, kudret, güç Allah'ın elinde. O isterse, tavşanı aslana galip eder. Hani bizde bir tabir vardır ya, Cenab-ı Hak isterse, kedi fareye kurban eder diye, bir fare kedi alt edebilir mi?
Alt edemez. Ama isterse, bir fare kediye alt edebilir. Bir tavşan aslanı alt ettiği gibi. Ama bunun kudreti, bunun kuvveti, bunun aklı, bunun fikri, mantelitesi Allah'ın yardımıyla olur. Hadis suresi, ayet 28. Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve peygamberine inanın ki size rahmetini iki kat versin. Ve size ışığında yürüyeceğiniz nur lütfetsin. Ve sizi bağışlasın. Allah gafurdur, rahimdir. O zaman bir kimse Allah ve Resulüne itaat etti ve korktu. Buradaki korkudan kasıt ne? O kimsenin haramları işlememesi. Korkudan kasıt ne? O kimsenin farzları yerine getirmesi. Korku, avamın işidir. Avamı korkutursunuz.
Avamı. O cahil insanlar korkuyla terbiye olurlar. Cahil insanlar korkuyla terbiye ederler. İnsanlar için söylüyorum. İnsanların bir kısmı vardır ki Allah'tan korkar. Hak mıdır? Haktır. Ve onlar korkuyla yola girerler. Ne mutlu Allah'tan korkana. Ama bunun bir üstü nedir? Allah'ı sevmektir. Allah'ı seven kimse de doğru yola girer. Ve işte eğer ki Allah'tan korkar, peygambere inanırsa bir kimse, Cenab-ı Hak rahmetini iki katına çıkarır size. Ve aynı zamanda da ışığında yürüyeceğiniz, aydınlığında yürüyeceğiniz, Cenab-ı Hak kalbinize bir nur verir. Asıl önemli olan yer burası.
Eğer bir kimsenin kalbin nurlanmadıysa, onun karanlığını aydınlatacak kalbinde bir nur yok ise, onun yolunu aydınlatacak kalbinde bir nur yok ise, o her an çuvallamaya hazırdır. Her an batmaya hazırdır. Her an günahı kebahir işlemeye hazırdır. Her an serkeşlik yapmaya hazırdır. Bir anda nefsine uyup her türlü serkeşliği yapabilir. Sebep, onun kalbinde bir nur yok. Tavşan diyor ki, koluma kuvvet veren Allah'tır. Kalbime bir kudret verdi, bir kuvvet verdi, bunu veren de Allah'tır. O yüzden bir kimsenin Allah'tan, Allah ona yardım ederse bir kimseye, onun kafası tabiri caizse zehir gibi çalışır. Kimsenin görmediğini görür.
Cenab-ı Hak onun kalbine ilham ettiyse, kimsenin bilmediğini bilir. Cenab-ı Hak onun kalbine bir nur indirdiyse, herkesin bocaladığı yerde, onun işi asan gider. Herkesin çıkmaz sokağa düştüğü bir yerde, o çıkmaz sokağa girmez bile. Bu, Cenab-ı Hakk'ın yardımıdır, lütfudur, ikramıdır. Cenab-ı Hakk'ın ihsanıdır. Ama bunu kendisinden korkan ve peygamberine itaat edenlere verir. Bakın, kendisinden korkan, kendisine iman etmiş, Habibine iman etmiş ve Habibine tabi olmuş olanlara verir. Bir kimse Allah ve Resulünün varlığına iman edebilir, dine de iman edebilir. Ama Allah'tan korkmuyorsa, haramı haram görüp uzaklaşmıyorsa, farzı farz görüp yerine getirmiyorsa, Hz. Muhammed Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnet-i seniyyesini işlemiyorsa, onun kalbinde bu nur olmayacak.
Onun kalbinde feraset ilmi olmayacak. Onun kalbi çalışmıyor çünkü. O kimse Allah'ı çokça zikretmeli, Allah'ı sevmeli, Allah'ı çokça zikreder, Allah'ı severse, Cenab-ı Hakk'ın kalbine ne yapacak? Bir nur indirecek. Ve o nurla doğruyu görecek. O nurla isabet edecek. O nurla karanlığı, aydınlığa kavuşacak. Neden insanlar kendilerinde bu nur olmadığı için, kendilerinin kalbi çalışmadığı için bir kalbi çalışana giderler?
Gitmek zorunda. Ve o kalbi çalışana itaat etmek zorunda. Eğer o kalbi çalışana gitti de ona itaat etmezse yine aynı noktada kalır. Yine bir adım ileriye gidemez. Yine başka bir ayet-i kerimede. Ey iman edenler Allah'tan korkarsanız, o size iyi ile kötüyü ayırt edecek güç verir. Enfal Suresi ayet 29. Eğer o zaman Allah'tan korkarsanız, iyi ile kötüyü ayırt edecek, Allah size bir güç verecek. İyi ile kötüyü ayırt edecek, Allah size bir bilgi verecek. İyi ile kötüyü ayırt edebilecek, Cenab-ı Hak sizin kalbinize bir feraset indirecek. Ama Allah'tan korkarsanız olacak bu. Yani haramlardan uzak durursanız, Cenab-ı Hak'ın emirlerini yerine getirirseniz bu olacak.
E bunlar olmadan senin kalbin çalışır mı? Çalışmaz. Sen farzları yerine getireceksin. Haramlardan uzak duracaksın. Sünnet-i seniyeyi işleyeceksin. Allah'ı zikredeceksin. Allah'ı çokça zikredeceksin bir de. Az da değil, çokça zikredeceksin. Hani ayet-i kerimede sabah akşam Allah'ı zikredin diyor ya, Allah'ı çokça zikredin diyor ya başka bir ayet-i kerimede. Ve bu ayet-i kerimelerin tefsirini yine ayet-i kerime ile yapıyor ilk selef alimleri. Diyorlar ki, Allah'ı çokça zikretmek başka bir ayet-i kerimede ki siz namazlarınızı kıldıktan hemen sonra ayaktayken, otururken, yanlarınızın üzerine yatarken Allah'ı çokça zikredin. Ayet-i kerimesi ile ayet-i kerimeyi tefsir ediyorlar.
Bugün insanlık Allah'ın zikrinden uzak. Müslümanlar Allah'ın zikrinden uzak. Müslümanlar Allah'ın zikrinden uzak olduğundan dolayı iki yakaları bir araya gelmiyor. Müslümanlar Allah'ın zikrinden uzak olduğu için haramı haram olarak bilmiyorlar, helalı helal olarak bilmiyorlar, şüphelileri bilmiyorlar. Çünkü kalpleri çalışmıyor, kalplerinde bir nur yok, kalplerinde bir feraset yok, kalplerinde ne yazık ki karanlığı aydınlatacak Allah'ın nuru yok, ışığı yok.
Sebep haramlardan, sebep farzları yerine getirmemekten, sebep ibadetleri yerine getirmemekten. Müslümanlar namazsız hale geldi, Müslümanlar oruçsuz hale geldi, Müslümanlar zekatsız hale geldi, Müslüman namazı yok, Müslüman orucu yok, Müslüman zekatı yok, Müslüman haramı bol, helalı az haramı bol. Müslüman o hale geldi. Dini, ilmi yok, cahil, okumayan bir Müslüman, okutulmayan bir Müslüman, öğretilmeyen bir Müslüman. Hani diyorlar ya, işte Müslümanlar cahil, Müslümanların önünde Oxford vardı da okumadılar mı? Müslümanların önüne okul kondu da okumadılar mı? Müslümanların önüne medrese kondu da okunmadılar mı? Müslümanların önüne düzgün din adamları çıktı da dinlemediler mi?
Bu layık kesim, layık kesim, bu Müslümanları cahil bıraktı. 200 yıldır Müslümanlar cahil, şimdi Müslümanlar cahil olunca sapkın ne tarafa gideceği belli olmayan, ne tarafa gideceği belli olmayan, nasıl bir işe karışacağı belli olmayan, kimin elinde oyuncak olacağı belli olmayan bir topluluğa dönüştüler. Sebep, çünkü Müslümanlar Kur'an ve sünneti bilmiyorlar. Cahil bir din cahili oldu toplum, din cahili. Ve bunun içerisinde bir de böyle çok affedersiniz, kanı bozuk, sütü bozuk, dindarmış gibi görünen, din alimiymiş gibi görünen ama Müslümanlara ihanet eden, Müslüman toplumlara ihanet eden ama siz bunun adına şeyh deyin, ama bunun adına alim deyin, ama siz bunun adına siyasetçi deyin, ama siz buna işte din adamı deyin, ne derseniz deyin.
Bir de bunlar çıktı Müslümanların başına. Ve Müslümanların yollarını karıştırdılar. Müslümanlara temiz Kur'an ve sünnet ışığında bir din takdim edilmiyor. Cemaatler giriyor işin içerisine, bozuk fırkalar giriyor işin içerisine, bozuk ne yazık ki, akaitten bozuk, itikatten bozuk, amelden bozuk, topluluklar giriyor işin içerisine, fitneler giriyor, sapkınlıklar giriyor, her şey giriyor Müslümanların arasına. Çünkü Müslümanlar dinlerini dosdoğru öğrenebilecekleri bir kaynakları yok. Zaten birisi de dosdoğru ona din anlatıyorsa, millet de onu taşlıyor zaten. İşine gelmiyor. Müslümanların faizine göz yumcan, Müslümanların içkisine göz yumcan, Müslümanların çıplaklığına göz yumcan, Müslümanların hırsızlığına göz yumcan, Müslümanların ihalelerdeki yolsuzluklarına göz yumcan, Müslümanların rüşvetine göz yumcan, Müslümanların ayırmasına, kayırmasına göz yumcan, Müslümanların yaptığı her türlü pisliğe göz yumarsan seni alkışlıyorlar.
Ama sen bunu bir Müslüman yapamaz. İman üzerine zina edemezsin. İman üzerine içki içemezsin. İman üzerine hırsızlık edemezsin. İman üzerine Müslüman kardeşinden faiz alamazsın. İman üzerine sen yolsuzluk yapamazsın. İman üzerine ihalelerde yolsuzluk yapamazsın. İman üzerine fakir fukaranın hakkını, hukukunu yiyemezsin. İman üzerine insanları dinle aldatamazsın. İman üzerine insanlara din satamazsın. İman üzerine ben bir dini kitap yazdım deyip de Müslümanlardan onun parasını alıp ütemezsin. Yapamazsın bunları. Bunları söyleyeni de Tukak'a ilan ediyor. Müslümanlar ediyor yine. Yine Müslümanlar ediyor. Halifeleri şehit edenler Müslümanlar başkası değil.
Hz. Hüseyin Efendimiz'i şehit eden Müslümanlar başkası değil. Hz. Hasan Efendimiz'i şehit eden, zehirleyen Müslümanlar başkası değil. O şehit edecek olan cariye kadını hediye olarak gönderen Muaviye başkası değil. Başkası değil. İmam-ı Azam'ı hapse atan Müslümanlar, İmam-ı Azam'da hapiste kırbaçla öldüren Müslümanlar, Serasi'yi hapse atan Müslümanlar, Niyazi Mısri'yi süren Müslümanlar, Hallâc-ı Mansûr'u taşlayan Müslümanlar, Hallâc-ı Mansûr'u asan Müslümanlar, Müslüman bunlar.
Başkası değil. Seyyid Nesimi'nin derisini yüzmeye çalışan Müslümanlar, Bakın Müslümanlar, Başkası değil. Müslüman. La ila illallah Muhammeden Resulullah diyenleri, Irak'ta, Suriye'de cariye etmeye çalışanlar Müslümanlar, Camileri bombalayanlar Müslümanlar, Şu bu muhesepten, bu muhesepten deyip de katliam yapanlar Müslümanlar, Üzerine bomba sarıp, Camide patlatan, yolda patlatan, Belde patlatan Müslümanlar.
Evet. Sebep, Onlar gerçek dini, Gerçek dini öğrenmediler çünkü. Onlar Kur'an ve sünneti tam olarak öğrenmediler. Öğretilmedi. Şu anda da Türkiye'de öğretilmiyor. İmam hatiplerde öğretilmiyor. İlahiyatlarda öğretilmiyor. Camilerde öğretilmiyor. Öğretilmiyor. İmam hatiplerde hadisleri inkar öğreniyorlar. İlahiyatlarda hadisleri inkar öğreniyorlar. İmamların mezhepleri inkar öğreniyorlar. Hadisleri inkar etti. Ayeti kerimeleri kafana göre yorumla. Yani çok güzeldi. Bir reklam vardı.
Size Kur'an yeter diyen adamın 23 tane kitabı var. Kampanya yapmış. Televizyonda reklam. Bakın size Kur'an yeter diyen adamın 23 tane kitabı var. Kampanya yapmışlar. 23 tane kitap 100 kusur lira diye. Gece saat 4. Ben de dersten geldim. Haberleri izleyeceğim. Böyle geziniyorum ortalıkta. Yani Allah affetsin bunu söylemek istemem. Sabah namazını bekliyorum. Aa reklama bak. Size Kur'an yeter 23 tane kitabı var. Öldü. Neydi var diye bir tane. CHP milletvekili oldu. Yaşar Nuri. Size Kur'an yeter diyenin 23 tane kitabı var. Dedim ki Kur'an yeterse bu 23 tane kitabın neden kampanyası var? Kur'an yeterse senin 23 tane kitabını neden okuyayım ben ya?
Bakıyorsun. Kur'an yeter diyenlerin 20 tane, 10 tane, 15 tane kitapları var. Bu kitapları ne amaya yazdınız o zaman? Böyle aldatıyorlar bizi. Ne kadar güzel söz değil mi? Bize Kur'an yeter. Tamam. Adama diyorum ki Barbaros'un evinde tartışıyoruz. Değil mi Barbaros? Kaç yıl oldu? 18 yıl mı oldu? Maşallah o kadar oldu mu ya? Ne ihtiyarlamışım ben ya bak ya. Sen daha gencecik duruyorsun. Allah'ın nazardan saklasın. Adam daha gencecik maşallah ya. Biz çökmüşüz. 18 yıl olmuş. Barbaros'un evinde tartışıyoruz. Bir hafta geldiler böyle. Diyorum bana namazı tarif et. Öyle ya. Yani Kur'an-ı Kerim'de 200'e yakın namaz kılın diye ayet-i kerime var.
Bakın bu hani hadisleri inkar ediyorlar bize Kur'an yeter diyorlar ya. İlk soracağınız soru şu. Kur'an yeter mi yeter? Namazını kıl kardeşim. Nasıl? Ya 200'e yakın ayet var namazınızı kılın diye. Kılıyor musun namazı? Yok kılmıyor. Oruç tutuyor mu? Tutmuyor. Zekat veriyor mu? Vermiyor. Ama diyor ki Kur'an yeter bize. Bakın ibadet yok. Ya sen namaz kılmıyorsun. Sana ne? Yok. Konuşuyoruz. O hafta çok basit sorular soruyorum ben. Böyle konuşacak oluyor. Diyorum namazı tarif et. Kalk burada bir namaz kıl bize. Dediler ki önümüzdeki hafta hocamızı getireceğiz. Değil mi?
İyi getirin. Bir daha haftaya hocası geldi. Çok basit. Çok basit böyle. Alim olmana gerek yok. Bu kadar cahiller çünkü. Alim olmana gerek yok. Canım kardeşim zekatı ne kadar vereceğiz diyorum ben. Öyle ya. İşte ihtiyacından fazlası. Verdin mi sen hepsini? Ver hadi bana getir. Bir tanesi züccacı edici değil mi? Yani devlet geldi. Senin malına el koydu zekat olarak. Ne yapacaksın? Mıyık mıyık mıyıklıcan. Çok basit. Ver hadi. Hepsinin de malının zekat olarak. Çünkü İslam hukukunda, İslam devletinde zekatı devlet hesaplar. Devlet hesapladıktan sonra zekatını alır. Beytülmale koyar.
Fakire, fukaraya dağıtır. İyi. Zekatın ölçüsü yok. El koydu komple senin malına. Basit şeyler soruyorum ben. Ne kadar vereceğiz diyorum ben. İşte şöyle de bu. Ya kardeşim bana bir ölçü söyle. De ki şu kadar vereceksin. Bu ölçüyü de nereden aldığını söyle. Çünkü zekatın ölçüsü Kur'an'da yok. Yok. Hadiste var. Sünnet-i Resulullah'ta var. Dediler ki bir dahaki haftaya İstanbul imamını getireceğiz. Değil mi? Öyleydi değil mi? Yanlış hatırlamıyorum değil mi? Şeker var ya bende şimdi. Kristaller oynuyor bazen yerinde. Unutuveriyorum. Efendim? Bilgisayarla geldi.
Söz verirseniz atmayacağınızı, çöpe atmayacağınızı söz verirseniz size kitap getireceğim. Ha on dokuzdu değil mi o? Evet. Bir sürü kitap getirdik. Kalın kalın kitap. Evet. Hiç bakmadan uzun. Onlar da Kur'an yeter demişti. Evet. Onlar da Kur'an yeter demişti. Bunlar baş edemediler benim gibi bir fukara insanla. Bir dahaki haftaya da gelmediler zaten. Bir daha kocaman imamlarını getireceklerdi. O da gelmedi. Onlar kimin müridiydi biliyor musunuz? Edip yükselin. Şimdi hakaret ediyor ya bana şeyde, sosyal medyada. Tabi dava açtık. Yakalanması var. Amerika'da durduğundan gelemiyor. Geldiği anda havaalanından alacaklar. O tabi, onlar tabi edip yükseler. Söylediler o zaman için.
Onlar öyle haberleşiyorlar. Ondan sonra edip yükselin bende hırsı var, hıncı var. Talebeleri yenildi ya bana. O yüzden. Ama böyle bozuyorlar. Ümmet-i Muhammed'i böyle cahilleştiriyorlar. Böyle olunca Ümmet-i Muhammed ferasetten uzak. İyiyi, doğruyu, güzeli seçmekten uzak. Hayırı, hakikati seçmekten uzak. Cahil. Bilmiyor çünkü. Hele bir de daha da zır cahil. Böyle dini biliyormuş gibi geçinen bir kimsenin de önüne gitti mi yandı keten elva. Zır cahil bir Müslüman çıkıyor orta yere. Kaba, sabaha ne dediğini bilmeyen, ölçüsüz, an daval bir Müslüman çıkıyor. Acı bir şey bu. Acı. Nerede nasıl konuşacağını bilmeyen, nerede nasıl davranacağını bilmeyen, kime nasıl davranması gerektiğini bilmeyen, ferasetsiz, ilimsiz, akılsız bir Müslüman tipi çıkıyor.
Acı olan bu. O bizim din kardeşimiz mi? Evet. Buna üzülüyoruz zaten biz. Başka bir şey değil. Adı Müslüman çünkü. Buna üzülüyoruz biz. O bir şey yaparken bir de dini kullanaraktan yapıyor. Yani bir saygısızlık yapıyor, ben de namaz kılıyorum diyor. Canım kardeşim, senin namaz kılmanı bu saygısızlığı, bu saygısızlık namaz kılman ayrı, saygısızlık ayrı örtmüyor bu saygısızlığını senin.
Hırsız da namaz kılıyor. Diyor ki ben de namaz kılıyorum. Canım kardeşim sen hırsızsın ama bu kıldığın namaz seni kötülükten alıkoymalı. Eğer namaz seni kötülükten alıkoymuyorsa sen dostlar namaz kılmıyorsun. Sen namazın senin tamam değil. Namazı yüzüne paçavra gibi atılacak olan namazlardan kıldın. Çünkü ayeti kerimede namaz seni kötülüklerden alıkor diyor. Allah yalan söylemez. Namaz insanı kötülüklerden alıkor. Sen eşine kötülük yapıyorsan, çocuklarına kötülük yapıyorsan, komşularına kötülük yapıyorsan, arkadaşlarına kötülük yapıyorsan, annene babana kötülük yapıyorsan, çevrene kötülük yapıyorsan, sokağına kötülük yapıyorsan, devletine, milletine kötülük yapıyorsan, iman ettiğin dine kötülük yapıyorsan, senin namazın namaz değil.
Sıkıntı bu. Müslümanlar için sıkıntı bu. benim gibi sakalı bırakmış ama kötülük akıyor sakalının her damlasından cübbeyi giymiş kötülüğü örtüyor cübbenin altı kötü sarı sarmış takkeyi koymuş altında kötülük yatıyor konuşurken bizim dilimizden konuşuyor hadis-i şerif var ya hep söylüyorum ahir zamanda öyle insanlar olur ki sizin dilinizden konuşurlar sizinle beraber namaz kılarlar sizinle beraber namaz kılarlar ama onlar insanları helaka götürür onların ahlakları düzgün değildir muameleleri düzgün değildir alışverişleri
düzgün değildir aile ilişkileri düzgün değildir çocuklarıyla olan ilişkileri düzgün değildir ama konuşurken senin dilinden konuşur onların siyasetleri düzgün değildir onların devletleri düzgün değildir onların sistemleri düzgün değildir aldatırlar aldatmanın üzerine adaletsizlik üzerine hukuksuzluk üzerinedir ama konuşurken senin dilinden konuşur konuşurken hem böyle arabi bir şekilde ayeti kerimeleri okursana müthiş ezberindedir ayeti kerimeler ezberindedir hadis-i şerifler hemen hem arapçasını söyler hem bir de tefsir eder
senin dilinden konuşur ama gider orada ihalede oynaklık yapar gider kamunun malını iç eder gider ayırmacılık kayırmacılık yapar gider adaletsizlik yapar gider dolaşan hukukun içine çomağını sokar rüşvet ister senden yapması gereken iş yapmaz ama senin dilinden konuşur biz hacca gidiyoruz anlatıyorum ben karayoluyla bizim bayındır çeteyle beraber haç yolculuğundayız Suriye'ye girdik Murtaza burada mı?
yok mu? dedim Murtaza burada olsaydı o da gördüydü şimdi Suriye'de Türkiye sınırından çıktık Suriye sınırına girdik Suriye sınırında vize yaptıracağız ya önümüzde birkaç kişi var onlar da Arap vize yaptıracaklar şehre Suriye'ye girecekler şimdi o böyle Arapça konuşuyorlar ben de çat pat anlıyor mu ya böyle işte rüşvet istiyor oradaki amir omuzları kalabalık o adam da zavallı işte böyle bir para veriyor parayı böyle top gibi şey yapıyor camdan böyle basket atar gibi atıyor böyle diyor çabuk verin namaza gideceğim ben Nuri dedim
hem rüşvet istiyor hem namaza gideceğim diyor bu dedim diyor ki sallıyor namaza gideceğim diyor hani rüşveti verin beğenmiyor o az olan parayı bir para veriyor o hani vezne gibi yer var ya pasaportları veriyorsun açıktan açıktan parayı da açıktan veriyorsun rüşvet öyle kapalı değil açıktan rüşvet veriyorsun o rüşveti arkadaki komutan veya amir onu kabul etmiyor parayı böyle buruşturuyor top gibi yapıyor camın üstünden atıyor şeyin içine o öndeki adama bir de söylüyor sallıyor namaza gideceğim diyor dedim Nuri dedim lan adama
hem namaza gideceğim hem rüşvet alıyor dedim lan bu neresi dedim düzgün lan bu devlet batmaya mahkum dedim bakın bu devlet batmaya mahkum dedim bir devlet idaresinde rüşvetle iş görülüyorsa o devlet batmaya mahkumdur o devlet batmaya mahkumdur devlet vatandaşından rüşvet alıyorsa o devlet batmaya mahkumdur o adalet mekanizması batmaya mahkumdur o devlet sistemi batmaya mahkumdur dağılmaya mahkumdur sebep çünkü devlet kademelerinde rüşvet makul hale geldiyse makul hale geldiyse hayatın olağan
akışının içerisinde olağan bir şey geldiyse o devlette o belediyelerde o toplumda orası batmaya dağılmaya mahkumdur bir adalet sisteminde eğer ki rüşvet kol geziyorsa ve adalet parayla dağıtılıyorsa adalet parayla dağıtılıyorsa adalette milyonlar trilyonlar konuşuluyorsa o devlet batmaya o adalet mekanizması batmaya mahkumdur bu hangi devlet olursa olsun Osmanlı'nın batış sebeplerinden birisi de budur Osmanlı'da Yeniçeri ocağının bozulmasının bir sebebi budur Osmanlı'da maliyenin hazinenin bozulmasının bir sebebi budur
Osmanlı'da bozukluğun sebebi rüşvettir kayırmacılıktır tarihten ders almayan insanlar buna devam ederler o yüzden Osmanlı'da batışın sinyalleri buradandır Osmanlı'da devşirmeler belirli ailelerden olurdu Yeniçeri olacak olanlar devlet kademesinde yetiştirilecek olanlar evet gayrimüslim ama belirli ailelerdendir mesela hiçbir zaman ortodokslardan olmaz Sırplardan olmaz bunlardan devşirme alınmaz bunlardan genç alınmaz ama ne zaman ki Osmanlı'da bu işe bakan ağalar rüşvet alıp artık başka yerlerden de devşirme alınca
Yeniçeri bozulmuştur Yeniçeri'nin bozulma sebebidir bu mesela Osmanlı devşirme alacak ailede hırsız varsa oradan devşirme almaz ailede içki içen varsa devşirme almaz ailede fuhuş yapan varsa devşirme almaz sülalede sülalede hristiyan bir aile hristiyan bir sülalenin içerisinde fuhuş yapan hırsızlık yapan yüz kızartıcı suç işleyenden çocuğunu devşirme almaz Osmanlı bırakın Müslümanı gayrimüslim unsurları dahi böyle elekten geçirir evine gelin almıyor kızını vermiyor siz artık gelin alırken kız verirken kız alırken halinizi düşünün
Osmanlı devşirme yapacak ve o devşirme yapacak olan aileler sıraya giriyorlar sebep çünkü çocukları Osmanlı eğitirse paşa olacak devlette memur olacak hayatı kurtulacak onun aileler çocuklarını ellerinden tutuyorlar devşirme konseylerine kendileri götürürler benim çocuğum alın hani önceden askeri liseye girmek ayrı bir ayrıcalıklıydı ya askeri liseye girecek olanları önceden inini cibini araştırırlardı benim gençliğimde öyleydi halasına dayısına amcasına varıncaya kadar dedesini nenesine varıncaya kadar muhtarlarda
arım arım araştırılırdı hele kurmay olacaksa o kimse yedi sülalesini araştırırlardı önceden orada daha siz bilmezsiniz onları yedi sülalesi araştırılırdı yedi böyle dedesi dedesinin babası sülalesi sülalesinde hırsızlık var mı sülalesinde fuhuş var mı sülalesinde eşcinsellik var mı sülalesi nasıl tanınıyor orada o kurmay olacak olanların inini cibini araştırırlardı evet benim gençliğimde öyleydi şimdi nasıl bilmiyorum Osmanlı'da değiştireceğini böyle araştırıyordu ama bunlar ne zaman ki bozuldu Osmanlı battı şimdi
şimdi bütün İslam dünyası kana alıyor bakın rahat yüzü görmüyor iki yakası bir araya gelmiyor İslam dünyası sebep çünkü her türlü haramı her türlü melaneti her türlü yanlışlığı her türlü eksikliği kabullendiler Kur'an ve sünnet umurlarında değil insanların mevsimler değişiyor ya aralığın 15'i sıcaklık 22 derece aralığın 15'i 30 yıl önce Bursa'ya geldiğimde dedim ki ya ben nereye geldim belime kadar kar vardı belime kadar kar vardı ben ilk defa öyle kar gördüm
şimdi kar yağmıyor Bursa'ya evet yağmur yağmıyor kar yağmıyor insanlar düşünmüyorlar hiç hiç düşünmüyorlar bu bereketsizlik nereye kadar ve düşünebiliyor musunuz bir İslam toplumunda bir Müslüman bir beldede 10 yılda uyuşturucudan uyuşturucudan tedavi görmek isteyenler %1800 artmış ya %1800 artmış İslam memleketinde bu Allah Allah bizi affetsin bu neden Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışmadığımızda Kur'an ve sünnete yapışmadığımızdan dolayı biz kalbimizde feraset yok kolumuzda güç kuvveti yok aklımız ne yazık ki düzgün
çalışmıyor de ki ey mülkün sahibi olan Allah'ım sen mülkü dilediğine verirsin sen mülkü dilediğinin elinden alırsın sen dilediğini aziz edersin sen dilediğini zelil edersin hayır yalnız senin elindedir sen hiç şüphe yok ki her şeye kadirsin amin kuvvet onun kudret onun biz ona yaslanalım biz ona dayanalım biz ondan isteyelim biz ona kulluk edelim biz Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışalım onu kendimize rehber edinelim haramlarından uzak duralım farzlarını yerine getirelim inşallah konu başta yine tavşanın av hayvanlarına
buna sevinmeyin diye nasihat etmesi hak bu kuvvet kudreti zam ve yakin ehline nöbetle göstermektedir yani bu kudret bu kuvvet nöbet devri gibi bu kudret bu kuvvet bir toplulukta devamlı kalıcı değildir bir insanda devamlı kalıcı değildir bir ailede devamlı kalıcı değildir bakın insanlar yaşlanıyor yaşım 60 hadi 20 yaşındaki güç kuvvetin var mı yok hadi 30 yaşındaki hareketliliğin var mı yok değil mi İsmail kaç yaşındaydın o zaman 27 yaşındaydın şimdi kaç yaşındasın İsmail oldun mu o kadar vay hiç göstermeyen Demirtaşlılık
böyle bir şey herhalde oranın havasından mı suyundan mı nedendir atacağım kendimi Demirtaş'a geleceğim orada yukarıda bir yer varmış geleceğim Demirtaş bir memleket iyidir satmıyor nerede muhtar tutturmuş bir yer bir şey biz yabancıya yer satmıyoruz şuradan bir dönüm yer varsa alalım şuradan diyorum ben ondan sonra biz yabancıya yer satmıyoruz diyor yabancıyım yani ben iyi mi muhtarlıktan devireceğim haberi yok haberi yok muhtarlığın iki dudağımın arasında ondan sonra kalkıyorum bir de diyorsan yabancılara yer satmıyoruz
biz yüzüme söylüyor benim şimdi herkesin içinde söyleyeyim artık da bir şey gene yok mu satmıyorsunuz gene yabancılar bak yok diyor bir de gözümü korkutuyorlar birisi gelmiş oradan bir yer almış da hem herkes duysun iyidir de senat çalışıyorum şimdi bak işte yok oradan birisi bir yer almış bir yer alınca adam oraya bir tane küçücük bir kulübe koymuş buna telefon açmışlar muhtar yakalım mı bana anlatıyor benim gözümü korkutacak yani muhtar da demiş ki yakmayın bir gün müsaade edin ben halledeceğim demiş jandarma komutanına
söylemiş jandarma adamları sürmüş çıkarmış ben de böyle baktım gözümün ucundan hani dedim dişli bir adam olsa nereye yakacaksınız dedim öyle baktı dedim adam oraya konuşlansa telörgüden birine girse güm patlatsa ne yapacaksınız biz de patlatacağız diyor kine kaldırırız diyorsun bak bak geldi komple cemaat ne yapacaksın köyü boşaltıp gideceksin sonra Allah yiyesin inşallah aman koruyun köyünüzü satmayın dışarı kimseye ben ne olsun demirtaşa giderim ben sıkıntı değil onlar benim canım ciğerim zaten yok muhtarımız iyi ya
sıkıntı yok muhtarın muhtarlığında gözümüz yok gençler geldiler dediler ki böyle böyle Ercan abiye söyledi bizim muhtarımız olsun olmuyor mu dedim ben olmuyor dediler dedim Ercan gel bundan sonra muhtarsın dedim köyde tamam oldu elhamdülillah sonra bir kısmı küstü bana köyden ama değil mi evet küstüler olsun olsun Allah yiyesin inşallah evet muhtarın muhtarlığı da nöbeti var muhtarı çağırmamın bir sebebi de o o da nöbetini yapıyor şimdi bir müddet sonra o da muhtarlıktan düşecek muhtarlığı kalmayacak nöbet yani Allah
topluluklara belli zamanlarda belli güçler verir veya belli insanlara belli güçler verir bu şirket olabilir iş yapan bu bir cemaat olabilir bir tarikat olabilir bu bir parti olabilir bu bir mezhep olabilir bu bir meşrep olabilir bu bir birey olabilir bu birey de olabilir bu her şey olabilir bu normalde o kudret ve kuvveti Allah verir ona kudret ve kuvveti Allah ona verince o nereye harcadı zulme mi harcadı zalimliğe mi koştu harama mı koştu yanlışlığa mı koştu eksikliğe mi koştu o güç ve kuvveti elinde tutunca insan ne yaptı
veya o şirket güç ve kuvvete erişince ne yaptı veyahut da çalışan iş adamı olan veya dükkan çalıştıran bir kimse hani 3-5 kuruş buldu dağıldı derler ya 3-5 kuruşu buldu ne yaptı bakın ne yaptı çünkü o güç ve kudret nöbetteşe gelip gidiyor hani bir zamanlar güç kuvvet Emevilerdeydi sonra yıkıldı Abbasiler oldu sonra yıkıldı Selçuklular oldu sonra yıkıldı Osmanlılar oldu şimdi bakın İslam dünyasında güç yok İslam dünyasında hadis-i şerifte denizin üzerindeki köpük misali kalabalık ama güç yok kalabalık akıl yok kalabalık
kudret yok yok ben o yüzden diyorum bakıyorum İslam dünyasına Kur'an ve sünnetin en iyi yaşandığı algılandığı Anadolu yine ben İranlı Müslümanları Pakistanlı Müslümanları Afganistanlı Müslümanları Orta Doğu Müslümanlarının Balkan Müslümanlarını Haçta ömrede değişik vesilelerle ziyaretlerde tanımlayıp analiz ettikten sonra bu sonuca vardım bakıyorsunuz analiz ediyorsunuz toplulukların kimisinin cesareti yok cesareti yok yani toplum olarak cesaretli değiller o millet olarak cesaretli değiller korkaklar korkak cesareti
yok ölmeye korkuyor savaşmaya korkuyor o yüzden topluluklara baktığımda devletlere milletlere baktığımda diyorum ki İslam yeniden Anadolu'da neşhü neva bulacak buradan yeniden yeniden bir İslam medeniyeti doğacak ben buna canı gönülden çok inanıyorum ben kendimce diyorum ki bu medeniyette senin de bir tuzun olsun senin de bir tuğlan olsun bu topluluğun da bir tuzu olsun bir tuğlası olsun benim derdim bu yoksa İslam dünyaya hakim olacak olacak bu vaat edilmiş bu vaat edilmiş o vaat edilen şey olacaksa benim onda bir tuzum olsun
benim onda bir zerrece bir faydam olsun benim onun içerisinde zerrece olsa bir tuğlam olsun benim bir toprak kırıntım olsun o İslam medeniyetinin içinde çünkü Cenab-ı Hak vaat etmiş Cenab-ı Hak bunu söylemiş Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bunu beyan etmiş bugüne kadar Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri gelecekle alakalı ne beyan ettiyse bugüne kadar yaşanmış bundan sonrası da yaşanacak bunu 1400 yıl önceki sahabe iman etmiş görmeden inanmış kabul etmiş biz 1400 yıllık tarih sürecine
bakıyoruz yaşananları tespit ettiğimiz için bizde delilli şahitli bunlar yaşanmış görünmüş delilin şahidin var artık sen buna şehadet ediyorsun şu olacak demiş kisra yıkılacak demiş yıkılmış şimdi kisra yeniden kurmaya çalışıyorlar bizans fethedilecek demiş fethedilmiş şimdi bizansı yeniden kurmaya çalışıyorlar Yemen fethedilecek demiş Yemen fethedilmiş şimdi Yemen'den geri döndürmeye çalışıyorlar bakın bu gavur hadis-i şerifleri senden benden iyi biliyor o yüzden bu tecelli etmiş olmuş olan olayları geri döndürmeye
çalışıyor sizin gözünüzün önünde peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini küçük düşürmek için uğraşıyorlar bunu çünkü Yemen ihya olmuş Rahman'ın kokusunun geldiği yer hadis-i şerifle sahabet şimdi Yemen karman çorman kisra yıkılacak demiş kisra İran'ın olduğu yer kisra yani İran devleti yıkıldıktan sonra eski İran devleti yıkıldıktan sonra bir daha hiç orada İran devleti olmadı Osmanlı'dan sonra kurdular yarısı Azerbaycan Türk'ü hatta çoğunluk çoğunluk Türk oranı orası İslam olduktan sonra hep Türk devletleri
vardı hiçbir zaman orada başka bir devlet olmalı hiçbir zaman ama orada şimdi İran devleti var sakın İslam olarak görmeyin değil bakın geriye sayıyorlar o zaman bu kuvvet bu kudret nöbetleşe gider gelir insanlarda sahabete tecelliyatı Bedir'de sahabe galip geldi Bedir'de İslam sancağını dalgalandırdılar ama Uhud'da öyle olmadı hemen ardından Uhud oldu çünkü Bedir'den hemen sonra Uhud oldu Bedir'in intikamını almak için müşrikler tekrar yüklendiler Uhud galibi olmayan bir savaş oldu her iki taraftan da zayiat vardı
Müslümanlardan şehitler oldu öbür günlerden de ölüler oldu hiçbir zaman galibi olmayan bir savaş haline geldi bakın nöbet değişti siz gevşerseniz siz geri dönerseniz siz ipin ucunu kaçırırsanız nöbet başkasının eline geçer hani diyor ya ayet-i kerimede sizler diyor geri dönerseniz siz ipin ucunu kaçırırsanız Allah yeni bir kavim getirir onlar Allah'ı sever Allah da onları sever evet bu değişmez kuraldır Allah için sen sımsıkı yapış sımsıkı tutun sen gevşettiğin anda bil ki senin yerine bir başkası gelecektir gelecektir
değişmez kaidedir bu nöbetleşedir çünkü her şey sen kendi nöbetinde sağlam durmaya çalış sen kendi nöbetinde düzgün durmaya çalış sen kendi nöbetinde gözünü ufka daya yapacak olduğun işi düp düzgün yap bir gün o işin senden gittiğini görürsün kimseyi suçlama dergahta da aynıdır bu sen bir hizmeti düzgün yapmazsan bir gün o hizmeti düzgün yapan birini Cenab-ı Hak getirir oraya kimseyi kabahat bulma kimse birisi vardı geçmiş zamandan örneklendireyim çay dağıtıyordu çayı böyle yapıyordu adama sanki babasının malını veriyor
ben kalktım yavaşça bırak dedim çayı Nevşehir'de oluyor bu ben dağıtırım çayı ben dağıtıyorum ben buranın çaycısıyım ben de bu dergahın delisiyim bana dedi ki dedim ben istediğinin dersini alırsın istediğinin dersini verirsin istediğini kovarsın istediğini atarsın dedi bana seni dergahtan atarım şimdi dedim çık çay hocandan bu böyle kendine meczup ya böyle herkes ondan korkacak hesapta bu çıktı tabii ben herkese tebessümle çay dağıtıyorum dergahın çaycısı olarak anıldım ben sonra dergahın çaycısı onlar biraz kinayesine
söylüyorlardı yani ben zakirim ama dergahın çaycısı çaycısı olmak büyük şereftir o çayı düzgün dağıt güler yüzde dağıt narin ol nazik ol ince ol kaba olma sert davranma o Allah'ı zikretmeye gelmiş oraya o Allah'ın dostu senin kadar o da dost sen ona hizmet ediyorsun senin bir kat daha sevabın fazla senin veli nimetine o çay verdin kimse senin sevap ağacın o sebep sen ona hizmet ediyorsun hizmet etmek büyük bir cihattır ama düzgün edersen bırak dedim sen çay hocana girme benim geldiğimde ben çayları dağıtıyorum herkese
bizim için zakirmiş şeyhmiş önemli mi ondan sonra baktılar ki öyle değil Allah değiştirir Allah nöbeti düzgün tutmayanın nöbetini başka birisine verir devlet olarak sen Kur'an ve sünnete hizmet etmiyorsan yeni bir devlet verir Cenab-ı Hak bak Abbasiler hizmet edemedi Cenab-ı Hak Selçukluları verdi Selçuklular hizmet ettiler dine İslam'a sonra onlar da dağıldılar Cenab-ı Hak Osmanlı'yı çıkardı şimdi Osmanlı'da dağıldı 100 yıldır ümmet başsız şu anda 100 yıldır 100 yıldır ümmetin başı yok Cenab-ı Hak tez zamanda ümmete bir baş
nasip eylesin Amin İnşallah bu topraklardan neşv-i neva eylesin Amin İnşallah bu topraklardan bütün ümmet-i Muhammed'i koruyacak kollayacak hakkını hukukunu koruyacak Cenab-ı Hak idrak akıl güç ve kuvvet nasip eylesin Amin İnşallah bütün dünya insanlığına bütün dünyada ezilenlere hakkı yenilenlere tecavüzcülere tecavüz edilenlere hepsinde Cenab-ı Hak bütün insanların haklarını koruyacak bir sistem nasip eylesin Amin bu topraklardan nasip eylesin Amin Hristiyanı da insan Yahudisi de insan Budisti de insan Ateisti de insan
Dinsizi de insan İnsan insandır Nerede hakkı hukuku yeniliyorsa Nerede tecavüze uğruyorsa Nerede haksız yere öldürülüyorsa Müslüman bundan sorumludur Müslüman bundan sorumludur Ey iman edenler bütün insanlıktan sorumlusunuz Bütün hayvanlardan sorumlusunuz Bütün yeşilliklerden sorumlusunuz Bütün denizlerden sorumlusunuz Bütün dağlardan sorumlusunuz Gökten de sorumlusunuz Cinnilerden de sorumlusunuz Sorumlusunuz İnsansınız Sorumlusunuz Müslümansınız Sorumlusunuz Sorumlusunuz Himalayaların başında Himalayaların başında
Karın içerisinde Karın içerisinde Bir Budist kadına tecavüz ediliyorsa Kendi kızına tecavüz edilmiş gibi ciğerin yanması lazım Onu halinde göreceksin Onu rüyanda göreceksin Ona ağlayacaksın Onun için dua edeceksin Onun için dua edeceksin Amerika'nın zencisi Amerika'nın zencisi orada haksızlığa uğruyorsa Afrika'nın esmeri orada haksızlığa uğruyorsa Almanya'nın hansı haksızlığa uğruyorsa mümin bunun acısını çekecek diyecek ki sorumluyum evet bu idraka varmamız gerekiyor bir yerlerde balinaları katlediyorsa sorumludur
mümin bundan bir yerlerde yunus balıklarını katlediyorlarsa sorumludur mümin bundan bir yerlerde husisi ormanları yakıyorlarsa isterse Amerika'da olsun ister Afrika'da olsun ister Hindistan'da olsun ister Çin'de olsun isterse Japonya'da olsun isterse Bahama Adalarında olsun nerede olursa olsun birisine bir haksızlık yapılıyorsa mümin ondan sorumludur mümin ondan sorumludur o yüzden bütün dünyaya adalet getirecek bütün dünyaya nizam getirecek bütün dünyadaki haksızlıkları hırsızlıkları uğursuzlukları insana zarar veren
her şeyi durduracak bir sistem Cenab-ı Hak nasip eylesin amin ben bunun ümidi ve umudu için yaşıyorum inşallah Cenab-ı Hak nasip eylesin amin o yüzden bu kudret bu kuvvet döner dolaşır bunu yerli yerinde kullanmak gerekir eğer bu kudreti kuvveti Allah senden aldıysa uyan sen Allah'ın sevgilisisin sebep senden almış seni uyarmak için sen zulmetmişin bir yere Allah senden bir nimeti aldıysa uyan sen zulmetmişin haksızlık yapmışsın sen Allah'a sırtını dönmüşsün senden o nimeti almış uyanman için o lütuf o ikram şefkat
dokudu eğer sen zulmettikçe hala da güçleniyorsan cehennemde değil cehennemin içerisinde gayya kuyusunda yerini hazırla sen haram işledikçe sana bir şey dokunmuyorsa gayya kuyusunda yerin hazırlanıyor senin gayya kuyusunda sen müslümanları ezdikçe müslümanlara haksızlık hukuksuzluk ettikçe senin makamından mevkinden bir şey gitmiyorsa vallahi de billahi de tillahi de gayya kuyusunda yerin hazırlanıyor senin sen rüşveti aldıkça sen orada makamda duruyorsan sen haksızlık yaptıkça o mevkide duruyorsan sen uğursuzluk yaptıkça
orada sen oturuyorsan vallahi de billahi de tillahi de gayya kuyusunda yerini hazırla sebep seni öyle bir ceza bekliyor ki ibretlik hani bu şuna benzer firavun yokuş aşarı inerken ön ayakları uzarmış yokuş yukarı çıkarken atının arka ayakları uzarmış neden firavunun ateşi daha de şedid olacak bak iki bin yıl sonra iki bin yıl sonra iki bin yüz kusur yıl sonra firavun tekrar yeryüzüne çıktı ibret alem için ibret alem için ibretlik evet daha ibretlik çok şey çıkacak geçmiş peygamberlerden ve geçmiş zalimlerden çok şey çıkacak
ibret al ve onlar güç sarhoş oldular onlar kuvvet sarhoş oldular onlar şan şöhret sarhoş oldular Allah onları yerin dibine batırdı Allah onları yerin dibine batırdı bu nöbetleşedir o yüzden zulmediyorsan ve zulmettiğin halde benim kılıma bir şey dokunmuyor deyince sakın kendini Allah'a dost zannetme gayya kuyunda yerin hazırlanıyor gayya kuyunda yerin hazırlanıyor müminsen buna inan tövbe et dön geri tövbe et dön geri bir nimetin içindeyken nimet elinden alındıysa Allah seni seviyor tövbe et dön geri der ki de ki İbram gibi
ben nerede yanlış yaptım diye başta türkü çağırma evet bir şey var bu şefkat dökulu bu şefkat dökulu önceden ne güzel zikirlere geliyordun şimdi gelemiyorsun dikkat et dikkat et kendine gidiyorsun el sallıyorsun toparla kendini zikrullah halakasına oturmak nimetlerin en büyüdür dünya üzerinde en büyük nimet Allah'ı zikir halakasında oturmaktır dünya üzerinde en büyük nimettir en büyük nimettir zikir halakasında oturmak oturamadıysan dön Allah yana Allah Allah muhafaza eylesin ey ikbal nöbetine erişen kendine gel sevinme
sen nöbetle mukayyetsin hürlük taslama sakın nöbet sana geldi diye güç kuvvet sana geldi diye sakın ha böbürlenme sakın kibirlenme sakın gülüp oynama güç bende kuvvet bende deyip de şımarma sakın ha para bende pul bende şan bende şöhret bende deme gidecek yakında sakın kendi kendine bir şey oldum zannetme sakın edebini takın tevazunu takın alçak gönüllü ol Allah'a yalvar yakar nankörlerden olma sakın Allah'ı zikri unutma Allah'a ibadeti unutma Allah'a karşı gelme sakın Allah'tan korkmaya devam et bir nimet elinden gidiyorsa
tövbe et döngeri nerede kibirlendin nerede böbürlendin sen nerede aymazlık yaptın nerede haksızlık yaptın nerede ağrısızlık yaptın nerede uğursuzluk yaptın döngeri bak kendini toparla Allah muhafaza eylesin hadis hadis suresi ayet 22-23 yeryüzüne ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan evvel kitapta bulunmasın şübbesiz bu Allah'a göre kolaydır 23. sure kaybettiğinizde üzülmeyesiniz ve size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye Allah kendini beğenip böbürlenenleri sevmez sakın kaybettiğinize üzülmeyin verdiğinde de şımarmayın kaybetti deyin ki ben nefsime o yanlardan oldum o yüzden kaybettim verdi şımarma şımarma Allah'ın hiç hoşuna gitmeyen şey şımarıklık nimete şımarıklık şımarma 3 kuruş buldum diye şımarma 5 kuruşluk makama ulaştım diye şımarma şımarma şımarma tevazuna devam et dervişliğine devam et semazenline devam et mıtırıplığına devam et şımarma elinden
gittiğini görürsün şımarma ayağının ayağının altından kayıp gittiğini görürsün şımarma bir anda ayağının boşlukta kaldığını görürsün şımarma Kur'an ve sünnete sımsıkı yapış yoluna sımsıkı yapış hayatına devam et şımarmadan kibirlenmeden böbürlenmeden kendini bir şey sanmadan kendini bir şey sanmadan hayatına düzgün bir şekilde devam et yoksa elinden uçup gidecek her şey Allah'ın kulum yok biri gider biri gelir mezarlıklar vazgeçilmez insanlarla dolu dolu bütün nice şeyhler yatıyor Emir Sultan Hazretler'inle herkes
Emir Sultan Hazretler'inle okuyor malum oradaki şeyhleri görmüyor bile göz yok benim gibi hiç kimsede vazgeçilmez insanlar dolu bakın şurada Emir Sultan Hazretler'in şeyde tekkenin orada şeyhler yatıyor evet bakın tekke elimizden gitti ne yaptık nerede şımardık acaba nerede haksızlık yaptık nerede lakayt davrandık bir yerde bir şey yaptık kendi nefsimize de vuralım kendimizi temize çıkarmayalım kim bilir ne yaptık evet biz düzgün çalıştıramadık herhalde daha iyi çalışsaydı diyecektik ki biz yapamamışız daha iyi yapan geldi
e şimdi harabe oldu harabe e birisi de yok bunun birisi çekecek bunun cezasını ya biz çekeceğiz ya bizden alanlar çekecek birinin gayakuyusu hazırlanıyor birilerinin daha iyi yapan birisi çıksaydı diyecektik ki ya biz bunu layıkıyla yapamamışız diyecektik ki biz hakkıyla hizmet edememişiz Allah bizden aldı başkasına verdi daha kimseye vermedi ee duruyor öyle alanlar yandı keten helva şimdilik böyle düşünmekte doğru isabet ha bizden daha iyi çalıştırılan biri çıkar alkışlarız o zaman deriz ki biz layık değilmişiz çünkü
nöbetleşe gidiyor bu bizden sonra kim gelecek ha yok yapamadılar eyvah o alanların hesabını düşünemiyorum ben ben o alanların hesabını düşünemiyorum Allah muhafaza eylesin o yüzden siz bir yerde bir çıt diye bir şey yaparsınız başka yerde dalga olur o herkes kendine dikkat edecek Allah muhafaza eylesin Rabbim cümlemizi korusun inşallah saltanatı nöbetten üstün olan 22-27 olmuş burada keseyim hakkınızı helal edin 1370'den devam edeceğiz el fatihame selavat amin Allah
gecenizi hayır etsin inşallah onu anlam abone

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi