mustafaozbag.org

Mesnevi Şerîf Şerhi (1066-1075. Beyit) SORU - CEVAP

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 20 Aralık 2020 · 3:05:36

Selamun Aleyküm, hayırlı geceler, Allah gecenizi, gündüzünüzü, gününüzü, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Cenab-ı Hak her nefeste Kur'an ve sünnet-i seni yaşayan, yaşatan, her nefeste Allah'ı zikreden, her nefeste Allah'la her daim alâka kuran, alışveriş yapan kullarından eylesin inşâAllah. Malum, şunun sesini de kapatalım, bu korona günlerinde böyle sohbet ediyoruz, böyle programlar yapıyoruz, her ne kadar dijital alemde dijital bir şekilde görüşme oluyorsa da bu günlerimize şükredelim, hamd edelim.
İnşâAllah, ülkemiz bu pandemiden çok fazla hasar vermeden, hasar almadan çıkar. İnşâAllah, insanlarımız bu pandemi sürecinde evlerinde oturanlar psikolojilerini bozmazlar, kendi kendilerine heder etmezler. İnşâAllah, Cenab-ı Hak'ın izni inayetiyle bu pandemi günlerini atlatırız. Biraz uzun sürdü. İnsanlar psikolojik olarak etkilendiler. Çocuklar psikolojik olarak etkilendi. Kadınlar, erkekler, herkes bir şekilde biraz fazla etkilendiler. Bu ara, bu dönem, bu etkinin bir hayli tesirlerini görüyoruz, tecelliyatını görüyoruz. Ekonomik sıkıntılar, sosyal sıkıntılar biraz fazlalaşmaya başladı. Cenab-ı Hak inşâAllah korusun, muhafaza eylesin.
Malum, bugün Gaziantep'te de bir patlama oldu. Orada ölenlerin Rabbim günahlarını affeylesin, rahmet etsin, lütfuyla, ikramıyla onları yargılasın. Geride kalan yakınlarına sabır versin. Onlara gönül derinliği ve genişliği versin. Ülkemize de geçmiş olsun. Yani böyle ülkenin içerisindeki felaketler, sıkıntılar ama doğal felaketler. Ama böyle işte deprem gibi, sel gibi. Allah muhafaza eylesin. Bu tabi ardından bir de kuraklık var. Bağıra bağıra gelen, ben geliyorum diyen bir kuraklık da var. Rabbim inşâAllah hayırlı rahmetler, bereketler ihsan eylesin. Ülkemizi muhafaza eylesin.
Bizim günahlarımıza, kusurlarımıza, hatalarımıza, isyanlarımıza bakmadan içimizdeki iyiler hürmetine, çocuklar hürmetine, dağda, ovada yaşayan kuşlar, kurtlar, hayvanlar hürmetine. Cenab-ı Hak rahmetini bize bağışlasın, lütfunu, ikramını bize bağışlasın inşâAllah. Ülke olarak hem içeride koronadır, ekonomiktir, bu tip maddi manevi sıkıntılar var iken, dışarıda da malum sıkıntılar var.
İşte ABD kendince böyle bir kota uygulamaya kalktı. İşte savunma sanayiyle alakalı kendince yaptırım uygulamaya kalktı. Türkiye'ye Avrupa'da yaptırımı düşünüyor. Haçlı seferleri geçen haftadan kaldıydı, devam ediyor. Bakın Haçlı seferleri dediğimizde bu belki de çok ağırmış gibi geliyor. Ama ve lakin kafirler tek millettir. Ayet-i kerimesi hükmünce Avrupa Birliği ambargoyu konuşurken, ABD savunma sanayimize ambargoyu açıkladı. Gerçekten Türkiye bunlarla mücadele etmeli. Ama içerideki bazı çatlak, patlak, kanından, sütünden şüphelendiğimiz sesler ambargo olsun da bir gününü görsün bu insanlar deyip, bu ambargoyu alkışlayanlar, bıyıklarının altında tatlı bir tebessümle iyi ki oldu diyenler var.
Bunlar ne yazık ki Haçlı seferlerinin içerideki yamaları. Allah bizi affetsin. Bunlar böyle ülkenin başına bir felaket geldiğinde, o felaketi alkışlayanlardan, her hükümetin ama kendisinden ama bazı uygulamalarından rahatsız olabilirsiniz. Benim de bazı uygulamalarından rahatsız olduğum yerler var. Ama ve lakin devlet, hükümet, millet el ele bu dış meselelerde bir ve beraber olmalı, tek vücut olmalı, direnmeliyiz. Türkiye hem Karabağ'da, Azerbaycan'la beraber Ermenistan, orta yerde görünen devlet ama arkasında İran, Fransa, Amerika, Rusya, Çin hepsiyle mücadele ediyor. Suriye'de ona keza Amerika'yla, Rusya'yla, Çin'le, Avrupa Birliği'yle Suriye'de mücadele ediyor.
Irak'ta mücadele ediyor. Görüntüde PKK var. PKK'nın arkasında ne kadar terör devletlerini destekleyen ve terörü destekleyen ABD, Avrupa Birliği, Mossad, İsrail, Mısır, Suudi Arabistan ne dersen, Suriye'de onlarla mücadele ediyor. Irak'ta onlarla mücadele ediyor. Akdeniz'de yine onlarla mücadele ediyor. Ege ona keza onlarla mücadele ediliyor. O yüzden bu mücadeleden Türkiye'nin şu anda bir milim dahi geri adım atmaması lazım. Eğer dışarıdaki Karadağ, Irak, Suriye, Filistin, Doğu Akdeniz, Ege, Libya alanlarından Türkiye Cumhuriyeti, devleti ve hükümeti ve milleti bir milim buralardan geriye adım atarsa, bilin ki Türkiye daha da sıkıntılı bir döneme girer.
Türkiye'nin üzerine hadis-i şerifte buyurulduğu gibi hani kafirlerin akbabalar gibi başınıza üşüştüğünü görüyorum dediği hadis-i şerif bizim üzerimizde tecelli edecek gibi duruyor. Eğer geri adım atarsak, o yüzden Türkiye'nin dış politika dairesinde ne Karabağ'dan, ne Irak'tan, ne Suriye'den, ne Filistin'den, ne Kuzey, Doğu Akdeniz'den, ne de Libya'dan geri çekilmemeli.
Hatta Afrika'daki ağırlığını daha da arttırmalı. Sadece Libya ile kalmamalı. Fas, Tunus, Cezayir o ülkelerle de ortak işler yapmalı. Onlarla da ortaklığını perçinlemeli. Daha ileriye götürmeli. Bir çıt daha ileri Mısır'la da problemlerini çözmeli. Mısır'la da problemlerini çözerekten Mısır'ı o şer ittifakından koparmalı. Mısır'ı şer ittifakından kopararaktan Akdeniz böylece eski mutlu günlerine dönebilir inşallah. Temennimiz bu. O yüzden böyle basit bayığı muhalefet etmek yerine doğru hamlelerde, doğru yerlerde, doğru şeylerin yapılması için destek olunması lazım. Ama işte benim de rahatsız olduğum, benim de eleştirdiğim, olmasın böyle olmamalı dediğim yerler muhakkak var.
Bunları da sohbetlerin arasında zaten zaman zaman dile getiriyorum. Ama muhakkak ve muhakkak Türkiye bu dış meselelerle alakalı uğraşırken içeriden fire vermemeli, içeriden çatlak sesler çıkmamalı. İçeriden bu konuları varsa bir ellerinde doğru fikirleri, yapıcı fikirleri bunları açıklamalı. Ama kalkıp da işte ABD'ye memleketi şikayet etmek, memleketin hükümetini şikayet etmek, Avrupa Birliği'ne gidip memleketin hükümetini şikayet etmek, ne bileyim işte gidip onlardan aman dilemek çok hoş şeyler değil.
Hiç hoş da değil. Sevmeyebilirsiniz, ne bileyim işte tasvip etmeyebilirsiniz. Gidip de elin gavuruna memleketi şikayet etmenin bir anlamı yok. Ben öyle düşünüyorum. Allah bizi affetsin. İnşallah Cenab-ı Hak ülkemizi, memleketimizi bu darboğazdan çıkarsın. Ülkemizi idare edenlere de akıl versin, fikir versin, feraset versin. Onlara doğruyu isabet ettirecek, doğruyu hareket ettirecek, doğruyu fiiliyata dökecek cesaret ve feraset versin. İnşallah iyi olur, inşallah güzel olur. Ha içerideki problemler yok mu? Var. Belediyelerde problem var. Ne yazık ki işte siyasetçilerde içeride problem var. İşte malum milletvekili kure ekmek yiyorlarsa işte demek ki Türkiye iyi gibisinden bir laf söyledi.
Ortalık ayağa kalktı. Yani böyle densiz sözlerden, densiz kelimelerden siyasetçilerin, ne bileyim işte idarecilerin uzak durması lazım. Ülkenin insanı sosyal olarak, ekonomik olarak bir hayli sıkıntıda. O yüzden siyasetçiler, maaşlı bürokratlar bir sıkıntı yaşamıyor olabilirler. O sıkıntı yaşamadıklarından dolayı rahat kendilerini hissedip böyle yüksekten tepeden konuşabiliyorlar. Dillerini muhafaza edecekler. Belediyeler biraz daha dikkatli davranacak. Kaldırım yenileceğine, fakir fukaranın kursağına bir kaşık sıcak çorba girsin diye uğraşacaklar. Habire kaldırım yeniliyorlar, habire işte sokakları yenileyeceğiz diye uğraşıyorlar. Minnet aç, doğalgazını ödeyemiyor, elektriğini ödemiyor, suyunu ödeyemiyor.
Ne bileyim çoluğu çocuğu işsiz kalmış evde oturuyorlar. Veyahut da maaşlar böyle gülünç rakamlarda. Bakıyorum ben belediyeler kaldırım taşı değiştiriyorlar. Bakıyorum ben belediyeler işte bilmem ne kadar kaç ton asal töktük diyor. Yani insanlar aç diyoruz biz, onlar biz asfalt tüktük diyor. İnsanlar aç diyoruz biz, onlar kaldırım taşı değiştireceğiz diye uğraşıyor. Bunlar sıkıntılı. Yani bütün belediyelerle alakalı bu. Bütün böyle parti gözetmeksizin söylüyorum. Belediyeleri böyle yemleme yeri gibi görüyorlar. Etraflarına peşkeş çekilecek, etraflarına, yandaşlarına, paranın, pulun, makamın üleşildiği bir yer olarak duruyor. Ne yazık ki. Ve insanlar bundan rahatsız, oldukça rahatsız.
Toplum bundan oldukça rahatsız. Onlar tabi bunların farkında değiller belki de. Halkın içerisine karışamıyorlar. Asıl konuşması gereken istişare edecek, istişare edecekleri yerlerle istişare etmiyorlar. Mesela belediye başkanları veya belediye başkan yardımcıları, böyle insanlara hizmet eden, yardım götüren vakıf temsilcilerini, vakıf başkanlarını toplayıp, durumunuz nedir, ne haldedir, ne kadar elinizde fukara adresi var, hepsine birer erzak dağıtalım veya hepsine bir beşer yüz lira para dağıtalım, hepsinin gidelim kapılarını çalalım, böyle bir çalışmaları yok.
Benim bulunduğum, benim gidip geldiğim yerlerde bu tip çalışmalar yok. Oysa bu zamanda şimdi belediyelerin daha aktif bu işlerin üzerine yoğunlaşmaları lazım. İnşallah içerideki bir sosyal patlamayı, sosyal faciayı önleme açısından, belediyeler bu konuda daha aktif rol oynayabilirler. Ama gel gelelim, böyle bir üzerlerinde ölü toprağı var. Allah cümlesine feraset versin inşallah. 1066. Beyt'ten devam ediyoruz. Akıl, Cebrail gibi, ey Ahmet bir adım daha atarsam yanarım. Sen beni bırak, bundan sonra sen ileri yürü. Ey Can Sultanı, benim hattım bu karardır der. Akıl bir yere kadar insanı götürür. Hani meşhurdur, ya büyükler öyle söylemişler. Akıl, imanı buluncaya kadardır demişler.
Neden? Çünkü imanı bulunca akıl o imana teslim olmalı. Aklın vazifesi, Kur'an ve sünnete teslim olmaktır. İmana teslim olmaktır. Ve akıl, oraya kadar insanı götürür. Ve akıl orada, tabiri caizse Cebrail gibi, bundan sonrası benim işim değil der. Orada iman çalışır, teslimiyet çalışır. Orada itaat çalışır çünkü. Akıl, o imanda, o teslimiyette durma noktasında lazımdır. O Cebrail, hani ey Ahmet bir adım daha atarsam yanarım dediği yer, hani Miraç'la alakalı. Hani Miraç'ta Cenab-ı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine bir yere kadar gitti. Dedi ki, beni bu makamda bırak. Ben daha ileriye gidemem.
Benim haddim burası. Neresidir? Sidretül münteha. Ve Sidretül münteha'ya gelince Cebrail aleyhisselam dedi ki, benim işim burada bitti. Ben bundan sonrasını yolda sana mihmandarlık edemeyeceğim. Bundan sonra sen bu yolu, geri kalan yolu tek başına yürüyeceksin dedi. Ve o güne kadar meleklerin, peygamberlerin, o güne kadar ve ondan sonra gelmiş, gelecek ne kadar, her ne var ise hepsinin üstünde bir noktaya getirdi.
Sidretül münteha'ya kadar. Ve orada Cebrail aleyhisselam dedi ki, benim yerim buraya kadar. Bundan sonrası artık yalnız yürüyeceksin dedi. Bakın, bütün peygamberler dediğimde, insin ve cinsin, diğer semavatta veyahut da diğer perdelerdeki peygamberler de dahil buna. Farklı alemlerde, değişik alemlerde yaşayan peygamberlerin, nebilerin, veliler de bunun içerisinde. Hz. Muhammed Mustafa bütün insanlığa inse ve cinse bütün varlıklara peygamber olarak gönderildi. Öyle olunca, hani zannetmeyin ki, başka alemlerde yaşayan varlıkların, peygamberlerinin altında bir peygamberlik değil bu. Bu, bütün peygamberlerin üstünde bir peygamberlik. Yani, diğer arzlarda da, diğer semavatlardaki oluşumların, varlıkların peygamberlerinden de, onların bütün en üstün noktasındaki peygamberlerinden de, Hz. Muhammed Mustafa hepsinin de üstündedir.
Yani, siz hangi perdede, hangi alemde, hangi boyuta geçerseniz geçin, Hz. Muhammed Mustafa'nın ruhaniyeti ve nuraniyeti size mihmandarlık eder. O yüzden, Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin önüne geçecek, yaratılmış olan bir varlık yoktur. Veyahut da, yaratılacak olan bir varlık da yoktur. O yüzden, yaratılmış ve yaratılacak olanların en şereflisi ve mükellefi, en yüce noktaya giden, Hz. Muhammed Mustafa'dır, sallallahu aleyhi ve sellem.
Hani, başka bir alemde, başka bir perdede, dünya arzına gönderilmiş peygamberlerin benzerleri bir peygamberler olsa da, veya dünya arzına göndermiş veliler gibi benzeri veliler olsa da, hiçbir varlık yaratılmış, Hz. Muhammed Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin üstünde değildir. O yüzden, Hz. Peygamber, sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, Cebrail aleyhisselamla Miraç hadisesinde, Sidretül Münteha'ya kadar gelir.
Ve Sidretül Münteha'dan sonra, Cebrail aleyhisselam der ki, bundan sonra artık sen, kendin yürüyeceksin. Benim yolum buraya kadar, benim yerim buraya kadar. Ben Sidretül Münteha'yı, bütün varlığın şekli ve şemale büründüğünün en üst makamı, son makamı, sınırı olarak görüyorum. Ondan sonrası artık, şekilden, şemalden, ondan sonrası artık böyle, aklın erebileceği bir nokta değil. Sidretül Münteha'dan sonra, aklın oraya ulaşması, aklın orada bir hüküm sahip olması mümkün değil. Bu öyle bir sınır ki, burada Cebrail aleyhisselamı akıl olarak, aklın en mükemmeli olarak nitelendirmiş olsak, onun da sınırı oraya kadar. Ondan sonrası artık, Cebrail aleyhisselamın dahi yürüyemeyeceği bir yol ki, o yol, ümmeti olmasından büyük şeref duyduğumuz, Muhammed-i Mustafa'ya ait, sallallahu aleyhi ve selleme.
Ve orası, Muhammed-i Mustafa'ya açılmış bir kapı, ona açılmış bir yol. Ama bunun üzerinde, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin o miracı, urucu devam etti, devam edince de Necm suresi ayet 9-10-11, hani meşhur ya, derken araları iki yay aralığı kadar kısaldı veya daha az. Allah, kulu Muhammed'e vahyedeceğini vahyetti. Bakın, Allah, kulu Muhammed'e vahyedeceğini vahyetti. Onun gözünün gördüğünü, gönlü yalanlamadı. Hani burada, böyle bir kısım, kendisini alim hükmünde görenler, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, işte Cenab-ı Hak'ı görmedi, Allah'la olmadı diyorlar ya, bir de ben onlara katılanlardan değilim biliyorsunuz.
Burası, Cenab-ı Hak ile Hz. Muhammed'in Mustafa'nın, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ikisinin birbirine vustat olması. Bu konuda yaklaştıkça yaklaşmanın, yaklaştıkça yaklaşmanın en zirve noktası olarak görüyorum. Necm suresi de bu yaklaşmanın delili hükmünde. Ve böylece, bu yücelik, bu miraçtaki, bu hal, Hz. Muhammed Mustafa'dan sallallahu aleyhi ve sellemden sonra, hiçbir yaratılmışa verilmeyecek olan, verilmesi mümkün olmayan bir makam.
O yüzden biz, nasıl bir peygambere iman edip, nasıl bir peygamberin peşinden gittiğimizin, bilincine varalım inşallah. Ve o Fahri Kainat Efendimiz'e ümmet olmanın şükranını, hamdini Allah'a yerine getirmeye çalışalım. İşte akıl dediğimiz nesne, akıl dediğimiz olgu, bizi buraya kadar götürür. Ve bizi götürebileceği en zirve noktası, Sıdretül Müntahâ'dır. bir yaratılmışın, bir varlığın, aklının gidebileceği yer burasıdır. Akıl, buraya kadar ancak kendince, kendisini var edebilir. Bakın, sakın ha, bu Cebrail aleyhisselamın geldiği, bu zirve noktaya başka bir kimse gelemez demiyorum.
Çünkü buraya kadar da ne yapabilir? Herhangi bir peygamber o halde hallenebilir. Herhangi bir Hz. Muhammed Mustafa'nın ümmetinden olan bir veli, Sıdretül Müntahâ'ya kadar gidebilir mi? El cevap gidebilir. Ama varlığın şekle ve şemale büründüğünün son sınırıdır orası. Akıl da o son sınıra kadar gider de, o son sınırdan sonrasına artık vazifesi bitmiş olur. Tembellik yüzünden, şükür ve sabırda mahrum kalan, ancak şunu bilir, ayağını cebir tutmuştur. Bana bunu Allah vermiş demektedir. Hani insanlar vardır ya, din yolunda tembeldir. Din yolunda tembel olanlar, kendilerince cebriyete düşerler. İşte Allah bize ne kadar verdiyse onu alacağız.
Veyahut da dünyevi işlerinde tembeldir. Dünyevi işlerinde tembel olduğu için, kendilerince de derler ki, ya bizim nasibimiz, kısmetimiz bu kadarmış. Tembelliğini, aymazlığını, cahilliğini, kendi nefsine değil de Allah'a yuklar. Haşa, Allah muhafaza eylesin. Oysa o tembelliği yüzünden, sabretmez, şükretmez, hamd etmez, ibadet etmez. Tembelliği yüzünden, dünyevi işlerinde başarısız olur, dünyevi işlerinde hata yapar, kusur işler. Ama yapmış olduğu bu hataları, kusurları kendisinde görmez, Allah'a atı eder. Der ki işte, yani bu kadar nasip etti bana. Oysa Cenab-ı Hak yolumuzda mücahede edenlerin, yollarını açarız buyurmuş. Yani siz Allah yolunda mücadele ederseniz, Cenab-ı Hak sizin yolunuzu açar.
Siz dünya yolunda mücadele ederseniz, Allah sizin yolunuzu açar. Siz Kur'an ve sünnetin yaşanması ve yaşatılması için mücadele ederseniz, Allah sizin yolunuzu açar. Allah neden dininin yaşanmasını isteyen bir kimsenin yolunu kapatsın? Allah neden işte Kur'an ve sünnetin yaşanması ve yaşatılması için, cihad eden, mücadele eden bir kimsenin yolunu kapatsın? Allah zalim değil. Ama bu cebriye düşüncesi, insanları ne yazık ki Allah'ı suçlandırma noktasına getiriyor. Cebiri iddia eden, hasta değilken kendisini hasta göstermiştir. Nihayet de hastalık o kimseyi sıhhatten ayırmıştır. Peygamber şakacıktan hastalanış, gerçekten hastalık getirir. Ve o adam nihayet mum gibi söner gider dedi.
E şimdi o cebirle alakalı malum 3-4 hafta önce, bir hayli sohbet etmiştik hatırlıyorsanız. E şimdi cebirle, cebiri iddia eden kimse, yani hasta değilken aslında, kendi kendisini hasta gösteriyor. Nihayetinde de ne oluyor? Hasta olmuş oluyor. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adettir, Buhari'de geçen hadis-i şerifte, yalandan sakının çünkü yalan günaha, günah da cehenneme sürükler diyor. Bir kimse hasta değilken hastayım derse, o kimse yalan söylemiş oldu. E yalan olunca günaha, günah da onu cehenneme götürdü. Demek ki hasta değilken hastayım demek dahi, o insanı yalandan dolayı büyük günah-ı kebari götürdü. Ve Hz. Pir'in deyimiyle, o kimse hasta olmadığı halde, hastayım diye yalan söyleyince de, o hastalık da karşı karşıya geldi.
O yüzden cebir düşüncesi, felsefesi de, bir kimsenin hasta değilken, kendisini hasta görmesi. Allah muhafaza eylesin. Cebir ne demektir? Kırık sarmak. Yahut kopmuş damarı bağlamak. Madem ki bu yolda ayağını kırmadın, kiminle alay ediyorsun? Ayağını neye sardın? Cebir ne demek? Kırık sarmak. Yani bir kimsenin kolu kırılır, onun kolunu kırdığında, mecbur onun kolunu sarmak zorunda kalırsın. Neden? Çünkü kolu yamuk onun kaynar. Veyahut da bir damarı kopar ya insanın, mecbur sen o damarı tekrar dikeceksin. Cebir budur. Yani fıtratından ayrılmış bir şeyi, fıtratına çevirmek cebirdir. Bir cebir böyle anlamak gerekir. Yoksa cebir, bu hani cebriyecilerin anladığı gibi bir şey değildir. Burada tabii, kırıp sarmak, damar bağlamak, damar bağlamayı dersek, buna ben farklı, biraz müteşabih baktım bu meseleye.
Nasıl, işte neden kırık sarmak cebirdir? İşte bir kimse, damar bağlamak, kırık sarmak, nefsiyle mücadele etmektir. Yani sen nefsiyle mücadele edeceksin ki, o nefsinle mücadele ederekten, Allah'a yaklaşmanın yolunu arayacaksın. Yoksa normalde nefsiyle mücadele etmeyen, kendi kendine işte kudret ve kuvvet ve haktandır. Bizim bir gidecek yolumuz varsa, o bize gösterir. Yok işte normalde, ya siz mücadeleyi bırakan insanlar, kendilerince cebriyete düşerler. Oysa cebriyet, ehli sünnetin terk ettiği bir inanış biçimidir. Nefsiyle mücadele etmek, hakkı aramak, hak yolunda koşmak, Kur'an ve sünneti yaşama ve yaşatma mücadelesi vermek, bizim vazifemizdir.
Yoksa Cenab-ı Hak bize ne kadar nasip edecek? Otur bakalım. Benim böyle, sufiliğimin ilk dönemlerinde tanıdığım kimseler vardı. Böyle işte yol gitmek lazım, şeyhi bulmak lazım, e bul ara, ondan sonra bize nasip değil. Ya nasıl nasip değil sana? Nereden biliyorsun sen, lef-i muhafızı mı okudun? Sana ana kitaptan kendine bilgi mi geliyor? Neyin nasip, neyin nasip olmadığını bileceksin? Ana kitabı mı, ana kitabı mı keşfettin sen? Ondan sonra neyin ne olduğunu bileceksin? Sen kalk, sana düşen aramak, sana düşen yol almak, sana düşen koku almaya çalışmak, sana düşen Kur'an ve sünneti, yaşama ve yaşatma mücadelesinin içerisinde bulunmak. Ha sen otur oturduğun yerde, ondan sonra de ki bizim nasibimiz bu kadarmış.
Nereden biliyorsun? Çalışsana, gayret etsene, mücadele etsene. Filancı yerde zikrullah varmış, gitsene. Filancı yerde sohbet varmış, gitsene. Fişmancı yerde bir üstad varmış, gidip ziyaret etsene, sohbetine katılsana, onun zikrullahına katılsana. Sen oturduğun yerden, oturduğun yerde, sen istiyorsun ki bütün kapılar bana açılsın. Ha kısmetinde varsa gelecekmiş senin. Sen çalış, gayret et. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, müşrikler Medine kapısına dayanınca, Allah bizi kurtarır deyip oturmadı. Muhakkak Allah kurtardı ama, Allah o sahabelerin elinden, o Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin elinden kurtardı, Medine'yi.
Onların ellerini vesile etti. Sen neden vesile olmayasın? Musa'nın kavmi gibi. Ey Musa sen git, Rabbinle beraber, bu müşriklerle savaş mı diyenlerden olacaksın? Hayır. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, savaştan savaşa geçti. Mücadeleden mücadeleye geçti. Hiçbir zaman da mücadeleden geri kalmadı ki. Herden mücadele etti. O 23 yıllık peygamberlik hayatına düşünebiliyor musunuz? Şu ana kadar 1400 kusur yıl oldu. O 23 yıllık peygamberlik hayatına 1400 yılı sığdırdı. Daha ebediyete kadar olan hayatı sığdırdı. Gelmişi geçmişi sığdırdı 23 yıla. Sen ne diye oturuyorsun?
Sen ne diye tembellik yapıyorsun? Sen ne diye çalışmaktan vazgeçiyorsun? Sen ne diye mücadele etmekten vazgeçiyorsun? Sen ne diye heva ve hevesine uymaktan vazgeçmiyorsun? Sen ne diye nefsinle mücadele etmiyorsun? Sen ne diye şeytanınla mücadele etmiyorsun? Sen ne diye kafirlerle mücadele etmiyorsun? Sen ne diye kafirlikle mücadele etmiyorsun? Sen ne diye münafıklıkla mücadele etmiyorsun? Sen ne diye Allah'ın aram ettiği fiiliyatlarla mücadele etmiyorsun? Mücadele et. Sen cihad etmekle emrolundun. Hem nefsinle cihad edeceksin. Hem de şeytan ve şeytanlaşmış olgularla cihad edeceksin. Hem kendi nefsinle cihad ederken dış alemde de gavurluklarla mücadele edeceksin.
Kur'an ve sünnetin dışındakilerle mücadele edeceksin. O yüzden yani mücadele etmediğin halde mücadele ediyormuş gibi göstermen senin dinle alay etmen. Allah muhafaza eylesin. Madem ki sen Hazreti Pir diyor ki madem ki bu yolda ayağını kırmadın kiminle alay ediyorsun? Ayağını neye sardın? Madem ki sen nefsinle mücadele etmedin? Madem ki sen şeytanla mücadele etmedin? Madem ki sen tembellik ettin, yobazlık ettin, aymazlık ettin, korkaklık ettin. Nefsinle, şeytanla, deccaliyetle mücadele etmedin. Ne diye sen elini kolunu sarıyorsun sanki nefsinle mücadele etmiş gibi oluyorsun? Bu aynı zamanda bir kısım ehli tasavvufum diyene de cevap. Hani var ya namazımız kılındı, orucumuz tutuldu diyenler.
Oturuyor o kimse kendince namaza gidenlerle de alay ediyor. Bu da benim sufilemin ilk yıllarında yaşadığım bir şey. Ezan okunuyor, öğlen ezan okunuyor. Kahveye oturmuşlar. Kahvenin önü otururken gölgeliğe oturmuşlar. Biz de namaza gidiyoruz. Hadi hadi gidin bakalım siz. Sizi çağırıyorlar. Sizi, onların namazı kılındı. Böyle bir saçmalık, böyle bir sapkınlık olabilir mi? Veyahut da şimdi namazımız kılındı demiyorlar da, namaz işte yeni yola gidenlere farzmış. Eee bir müddet sonra namaz kılınmasa da olurmuş. Onlar her daim namazdaymış. Bak bak sapıklığa bak. Sapkınlığa bak. Yolda kendi kendine tevil çıkaranlara bak. Bunların bir de tasavvuf, ehli tasavvuf bunlar.
Bunlar bir de kendilerinin sufi süsü veriyor. İşte Hazreti Pir diyor ki, madem yolda ayağını kırmadın sen, madem gidip bir üstadın dizinin dibinde oturmadın, madem ki sen nefsinle mücadele etmedin, madem ki sen haramlarla mücadele içerisinde değilsin, ne diye başını gözünü sarıyorsun? Ne diyesen sanki yolda ayağın kırılmış gibi, yolda sanki nefis mücadelesi vermiş gibi, sanki yolda sen nefsinle mücadele etmişin gibi bir süs veriyorsun. Münafıklık alamete. Hani namazı terk eden, namazı kılmayan bir kimsenin namazı kılıyormuş gibi davranması. Veyahut da orucu terk etmiş, oruçla hiç alakası yok, oruç tutuyormuş gibi davranması. Hani ya oradan bir ihale kapacak, ya oradan bir para pul alacak, ya oradan bir dünyalık bir menfaatı var, ondanmış gibi görünecek.
Veyahut da belediyede bir işe girecek, kamu da bir işe girecek, böylece hani kendisini namaz kılan, oruç tutan, İslammış gibi gösterecek, Müslümanlardanmış gibi gösterecek. Hükümet, işte Atatürkçü bir hükümet olur da, hoş bütün hükümetler Atatürkçüdür. Atatürkçünün dışında, Atatürkçülüğün dışında bir parti kurmak, Türkiye'de mümkün değil. O yüzden bütün kurulan siyasi partilerin hepsi de, Atatürk İlke ve İnkılapları Dairesi'nde parti kurar. O yüzden bir partiye kalkıp da, sen Atatürkçü değilsin, deme lüksü, hiç kimsenin haddi değil. O yüzden bütün partiler, Atatürk İlke ve İnkılapları Dairesi'nde kurulur. Buna PKK'yı destekleyen partiler de dahil, terör örgütünü destekleyen partiler de dahil, onlar da Atatürk İlke ve İnkılapları Dairesi'nde parti kurarlar.
Hani, şimdi konuyu dağıtmayayım, şimdi bir kimse, Kur'an ve sünnet üzerinde nefisle mücadele etmedi, şeytanla mücadele etmedi, herhangi bir şeyle mücadele etmedi, ama mücadele ediyormuş gibi göründü. Sebep, X parti iktidarda, X parti iktidarda olduğu için, işe girmek için namaz kıldığını, oruç tuttuğunu göstermek lazım. Başka bir X parti iktidarda, veya belediyede, orada da ne kadar içki içtiğini, ne kadar böyle, Kur'an ve sünnet dışında, bir hayat yaşadığını göstermen gerekiyor. Sebep, iki yüzlüsün, münafıksın, bir işe girmek için, bir iş kapmak için öyle davranıyorsun. Akça kavak yaprağı gibisin, rüzgar nereden eserse, o tarafa doğru dönüyorsun.
Senin omurgan yok. Omurgasızsın sen. Parayı, makamı, kadını, gücü gördüğünde, ne taraftaysa o tarafa doğru dönüyorsun. Kimliksiz, kişiliksiz sen. Münafıklık alameti sendeki. Ama, her gittiğin yere de sen, kolu sargılı gidiyorsun sen. Ayağı sargılı gidiyorsun. Sebep, diyorsun ki, ben bu yolda ne mücadeleler ettim. Ben bu yolda ne sıkıntılar çektim. Oysa hiçbir sıkıntı çekmedin. Hiçbir mücadele etmedin. Sen o yolda ayak kırmadın. Sen o yolda senin başın, gözün kırılmadı. Sen o yolda kınanmadın aslında. Neden? Düne kadar X'tin, şimdi Y oldun. Yates'in yine X olursun, sonra yine Y olursun. Sen boyuna yanar döner, gider gelirsin sen. Sen Müslümanı gördüğünde, Müslüman gibi konuşur.
Münafığı gördüğünde, münafık gibi konuşur. Kafiri gördüğünde, kafir gibi konuşursun. Sen tam bir, tabiri caizse, her zamanın insanısın. Yani, münafığın ta kendisisin. İşte Hz. 1 diyor ki, madem ki yolda ayağını kırmadın, kiminle alay ediyorsun, ayağını neye sardın? Yani, madem ki sen bir yolda çile çekmedin, madem ki yolda sen bir sıkıntıya rağm olmadın, madem ki sen bir yolda dosdoğru giderken, o yolun gereklerini yerine getirmedin, namına getirmiş gibi davranıyorsun. Hani böyle, insanlar vardır, insanları aldatmak için. dervişlerde de vardır, bu sufilerde de vardır. Öyle süslü, haydariler giyerler, sarıklar, sararlar, ve öyle bir duruşları vardır. Sanki o yolda çok çile çekmiş, sanki o yolda çok şeyler görmüş gibi. Baba derviş, anne derviş, hükmüne varırlar. Aldatırlar insanı, kandırırlar, Allah muhafaza eylesin.
Aslında hiç, o yolda durmamıştır da. Şimdi zaman zaman, şimdi gelen giden olmuyor tabi uzun zamandan beri. İşte, Abdullah Efendinin yanındaymış. Allah kimmiş o? Filanca, yok tanımıyorum diyorum ben. Nasıl tanımıyorsun? Canım kardeşim, biz Şeyh Efendi Hazretleri'nin yanındayken bu adam yoktu. Kimi, kimsesi, kim bu? Aa, diyorlar ya, işte Abdullah Efendinin yanındaymış da, şöyleymiş de, nerede oturuyor filan? Yok abicim diyorum ben, tanımıyoruz biz. Böyle bir adam yoktu yanında. Ama o sanki, onun yanında ömrünü geçirmiş. Öyle bir hava veriyor. Öyle bir, süs veriyor kendince. Allah Allah diyorum ya kendi kendime. Yaşadığında yanında kimse durmadı. Zor geldi insanlara. Evini bırakmak zor geldi. İşini bırakmak zor geldi. Parasını bırakmak zor geldi.
Malını mülkünü bırakmak zor geldi. Evlendikten sonra, öldükten sonra Şeyh Efendi, kolay. nasıl olsa sağ değil ya, bizim Hacı Oktay'ın dediği gibi, en güzel Şeyh diyor, ölü Şeyh diyor. Sebep dedi mi Hacı Oktay? Ondan sonra ne olacak diyor ya, ölü Şeyh gibisi var mı diyor. Hiçbir şey önemli değil diyor. Doğru söylüyor. En iyi Şeyh, ölü Şeyh. sebep, ya sana gel demez, git demez, otur demez, kalk demez, şunu yaptın mı demez, yapmadın mı demez. Herkes kendi kafasından şeyhlik yapar. Nereye bağlısın? X Şeyh Efendi'ye. Aa, gidip görüşüyor musun? Öldü, vefat etti. Aa, e nasıl olacak? O öldüğünde kılıcı daha keskin onun. Böyle bir şey var. Allah muhafaza eylesin inşallah.
Bunlar bir de namaz kılan, mücadele eden, koşuşturan insanları kınıyorlar, alay ediyorlar. Bir de işin bu tarafı var. Allah muhafaza eylesin. Çalışma yolunda, ayağı kırılana derhal Burak geldi, ona bindi. Din emirlerini yüklenmişti. Şimdi kendi bindi. Ferman kabul ediciydi. Makbul oldu. Şimdi çalışan, yani Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Allah yolunda, din yolunda çalışınca Cenab-ı Hak ona ne yaptı? Miraç hediye etti. Yani ona Burak gönderdi. Bir müddet Burak'la gitti. Sidiretül müntahadan sonra refrefle gitti. Ha, demek ki bir müddet Burak, ondan sonra özür dilerim. Bir müddet Burak, ondan sonra refref namazı peygamberlere ve bütün velilere kıldırdıktan sonra refrefle semalara doğru yükseldi.
Şimdi, demek ki din yolunda çalışana, din yolunda koşturana Allah Burak verdi. İşlerini daha hızlı götürmek için ve onun normalde din yolunda mücadele etmesinin bir tabiri caizse ödüllüydü. Yani bu böyle din yolunda durmayanlar, çalışmayanlar, koşuşturmayanların kendilerini öyle göstermeleri insanı üzüyor.
Allah muhafaza eylesin. bir de şunu duyardım ben, biz işte din yolunda 23 seneyi bitirdik, bizden ibadet bitti, sakit oldu. İsra ayet 78-79 Kendisini ibadetten uzaklaştıranlar, kendisini namazdan uzaklaştıranlar, kendisini Kur'an ve sünnetin emirlerinden uzaklaştıranlar, iyi dinleyin. İsra 78-79 Güneşin batıya kaymasından gecenin karanlığına kadar geçen vakitler içinde namazı kıl. Sabah namazını da kıl. Doğrusu sabah namazında melekler hazır bulunur. Ey Muhammed gecenin bir bölümünde sadece sana mahsus nafile namazı kıl. Muhakkak Rabbin seni övülmüş bir makama erdirecektir.
Buhari Müslümin İmam-ı Malik'ten rivayetine göre Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hz. diyor ki gece melekleri ve gündüz melekleri sizin peşinizden koşuşurlar. Sabah ve ikindi namazında toplanırlar. Sizinle beraber bulunanlar göğe çıktıklarında Allah-u Teala sizi onlardan daha iyi bildiği halde meleklerine sorar. Ve kulumu nedir onu da terk ettiniz buyurur. Onlar da onların yanına vardığımızda namaz kılıyorlardı. Yanlarından ayrıldığımızda da yine namaz kılıyorlardı der. Şimdi işte biz hakikate erdik. Biz idrak ettik. artık biz böyle manevi haller içerisinde oruc ediyoruz. O yüzden amel etmeye ihtiyacımız kalmadı.
Diyenlere de cevap namazı terk edenlere de bu cevap. kıymetli kardeşler Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ölünceye kadar namazı hiç terk etmedi. Kıymetli müslümanlar ey iman edenler ey iman edenler namazı terk etmeyin. Namazı terk etmeyin. Ne halde olursanız olun vazifeniz işiniz dünyevi makamınız haliniz ahvaliniz zenginliğiniz fakirliğiniz kadınlığınız kızlığınız erkekliğiniz hangi cinsiyetten olursanız olun hangi halde olursanız olun hangi günaha batarsanız batın hangi günahın içerisinde debeleniyorsanız debelenin ama namazı kılın namazı bırakmayın ne yaparsanız yapın namazı bırakmayın namaz sizi edeplendirecektir namaz sizi kötülüklerden alıkoyacaktır namaz sizin her daim dininizi diri tutmanıza vesile olacaktır namaz her daim sizin temiz olmanıza
vesile olacaktır namaz her daim sizin Allah'a kulluk yaptığınızın göstergesi olacaktır ve namazsız bir Müslüman düşünülemez namazı olmayan bir Müslümanın dininin yıkılması kesindir bakın kesindir sebep hadis-i şerifte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki dinin direği namazdır yine hadis-i şerifte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki dinde son yıkılan kale namazdır o yüzden kıymetli dostlar kıymetli kardeşler ey ümmeti Muhammed namazınızı kılın hangi halde olursanız olun namazınızı kılın
namazsız bir Müslüman düşünülemez namazsız bir Müslüman düşünülemez neden bunun üzerinde böyle duruyorum ya ne güzel örtülü mesdure kadın namaz kılmıyor ne güzel sakallı adam namaz kılmıyor namaz kılmıyor ilahiyet profesörü namaz kılmıyor bildiğiniz namazı kılmıyor cami imamlarının içinde cami imamlarının içerisinde imamların imamların tatil günlerinde namaz kılmadığı vaki ya tatil gününde adamın haftada bir tatili var ya haftada bir tatilinde namazı kılmıyor namazı da tatil ediyor kıymetli dostlar namazlarımızı kılalım
namazı kaçırmayalım bakın Cenab-ı Hak peygamberine diyor ki bak peygamberine diyor güneşin batıya kaymasından gecenin karanlığına kadar geçen vakitler içinde namazı kıl sabah namazında kıl ve sabah namazında namazında doğrusu melekler hazır bulunur hani bir hadis-i şerif var ya kim kırk gün sabah namazını kalkar cemaatle eda eder ise erkekler için aslında ayırmamış erkek bayan orada da tefsirciler ayırıyor hadis-i şerifte diyor ki kim kırk gün bir rivayette cemaatle bir bazı rivayetlerde sabah namazı olarak geçiriyor
kim kırk gün sabah namazının vaktinde kılarsa Cenab-ı Hak onun kalbine diyor nurdan bir nehir akıtır onun kalbine ilham verir onun kalbine ikram eder onun kalbinin maneviyatını açar onun kalbine hikmet verir onun kalbinden hikmet çıkar onun kalbinden hikmet pınarları coşar çıkar ya bu kadar önemli bu kadar önemli namaz o yüzden namazsız bir müslüman düşünülmesi mümkün değil Allah muhafaza eylesin e şimdi çalışma yolunda ayağı kırılana bırak veriyorsa canım kardeşim benim dinin emirlerini yüklenmiş Hz. Muhammed'i Mustafa
Hz. Muhammed'i Mustafa'ya dinin emirlerini yükleyen Allah sana yüklemeyecek mi seni neden eskesin senin ne özelliğin var bir özelliği olacak olsaydı Hz. Muhammed Mustafa'nın özelliği olurdu derdik ey Muhammed senden namazı kaldırdım ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ayetleri kendi dizayn etmiş olsaydı kendi nefsini neden zorluya soksun hani çıktı ya şimdi böyle ayet mi olur diye adam veya şimdi öyle söyleyenler çok rahat bir şekilde Türkiye'de Kur'an'ı kerime eleştirebiliyorlar ya çok rahat bir şekilde
yani şu ülkeye bakın yani hiç kimse Atatürk'ü Atatürk'e kötü söz söylemesin hiç kimse geçmiş kimselere kötü söz söylemesin eyvallah Kur'an'a neden söyleniyor Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme neden söyleniyor Kur'an'ı eleştirmek Kur'an'a laf söylemek Kur'an ayetleriyle alay etmek Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini eleştirmek Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini sünnetleriyle hadisleriyle alay etmek serbest yani Fransa oradaki bazı şeylerden dolayı biz Fransa'ya kızıyoruz ülkemize
bakmıyoruz Fransa'dan önce ülkemize bakın sosyal medyada Kur'an'ı kerimle alay edenler ayet-i kerimelerle alay edenler ayet-i kerimelere karşı laflar söyleyenler Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kendisiyle alay edenler ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadisleriyle sünnetleriyle alay edenler inkar edenler Fransa'ya gitmenize gerek yok memlekette bir çok memlekette çok kimisi düşmanlığından münafıklığından kafirliğinden yapıyor kimisi ben sufiyim diye yapıyor bir de bunlar da var
yani o kimse kendince öyle bir sufi öyle bir sufi ki hadisleri inkar ediyor ibadetleri inkar ediyor Allah muhafaza eylesin o yüzden bakın Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin namazları ve dini namazı emrettikten sonra Cenab-ı Hak diyor ki muhakkak Rabbin seni övülmüş bir makama erdirecektir ama sen namazlarını kılacaksın gece namazını kılacaksın ondan sonra övülmüş makama erileceksin ey kendisini övülmüş makama erdirildiğini zanneden sufi kardeş gece namazını ne yaptın gece zikrini ne yaptın seher zikrini
ne yaptın boş laklak yaptın uyudun ona buna laf yetiştireceğim derken gece namazını da bıraktın dersini de bıraktın ama iyi sufilik cakası satıyorsun namazı da kaydırıyorsun arada ama bir dervişsin bir dervişsin bir dervişsin devrilmişsin farkında değilsin Allah muhafaza eylesin o yüzden kıymetli dostlar o dinin emirlerini yerine getireceksin dinin emirlerini yerine getirdiğinde Cenab-ı Hak muhakkak ki adildir hakimdir seni mübarek bir makama erdirecektir Allah muhafaza eylesin söz verdik değil mi bir dahaki ay hafta
sohbeti kısa tutacağız diye iyi gene bir saat olmuş biz burada sohbeti son verelim inşallah Allah'tan bir şey gelmezse önümüzdeki hafta devam edelim sohbetimize 1066'dan 1066'dan başlamışık 1075'den devam edeceğiz şimdi inşallah önümüzdeki hafta Allah izin verirse Ben'a bak nasip ederse 1075'inci beytten inşallah devam edeceğiz bu beytler normalde bende bir mesnevi tercümesi var o mesnevi tercümesinden ben böyle beytleri oradan
takip ettiriyorum o yüzden tabi bazen de okucak olduğumuz beyti söylüyorum ki hani siz belki de farklı tercüme takip ediyorsanız o beyti bilin de oradan takip edin diye şimdiye kadar padişahın fermanını kabul eder o fermanı uyardı bundan sonra askere ferman verir bu beytten devam edeceğiz önümüzdeki hafta bendeki mesnevi tercümesine göre 1075'inci beyt maşallah ya bayağıdır iyi geldik Allah iyi etsin bakalım inşallah Cenab-ı Hak inşallah nasip ederdi kendi sema hanemizde kendi mevlevi hanemizde devam ederiz inşallah
onları okumaya Allah izin verir inşallah şimdi geçen haftadan olan sorular da var hepsini de inşallah cevaplandırmaya gayret edeceğiz bu geçen haftadan kalan soru Hocam selamun aleyküm yılbaşı kampanyasından faydalanmak günah mıdır yılbaşı kampanyasının ne olduğunu bilmiyorum ama yılbaşı kutlamak yılbaşında yılbaşı niyetiyle bir tane çerez dağı ağzına atsa gavullara benzemekten dolayı günahı kebar işlemiş olur ne yazık ki biz
hani hadis-i şerif var sizler onlar kertenkele'nin deliğine girseler sizler de gireceksiniz diye onlar kim ya Resulullah Hristiyan ve Yahudiler mi deyince sahabe sorunca evet diyor biz ne yazık ki her şeyimizi Hristiyan ve Yahudilerin o kötü ahlakına Hristiyan ve Yahudilerin kötülüklerini kendimize rapt etmeye başladık şimdi de böyle bir yılbaşı furyası uzun senelerden beri var yılbaşı eğlenceleri yılbaşı kutlamaları bu gavur adeti o yüzden Kur'an ve sünnet bunu reddeder neh eder Fransa'dan kardeşimiz
yazmış Allah razı olsun Allah yardımcınız olsun inşallah selamun aleyküm eşim çoğu cumaya gitmiyor bu yüzden cumaları uyarıyorum ama bazen tersiyor hırpalıyor beni böyle yapınca da ben artık bugün cuma günü cumaya git demiyorum bir kere başka da üstelemiyorum önceki gibi o da isterse gidiyor istemezse gitmiyor bunun üzerine bir de kayınpederim kocasını cumaya gönderen karışır diyor ben de bu duruma kısıyorum çocuk küçükken yetişir diyorum ama bilmiyorum sizce karısı mıdır kocasını cumaya gönderen yoksa küçükken babası
mıdır peşine takıp öğreten götüren cuma hanefi'ye göre söylüyorum hangi noktada hangi durumda olursa olsun farzdır o yüzden karısı cumaya gönderecek diye bir kaydı yok herkes erkekler hanefiler sonradan kadınlar evlerinde kılabilirler öğle namazı olarak diye fetva vermişler işte erkeklerin hür bali olanlar cumaya gitmeleri gerekir demiş o yüzden cuma farz cumaya gidecek kadın gönderecek diye bir kaydı yok erkeğin kendisinin gitmesi lazım selamünaleyküm hayırlı akşamlar ben Erzurum'dan böyle isimlerinizi yazıyorsunuz
ben de okuyorum hakkınızı helal yani yoksa başka türlü okumama Erzurum'da Murat Bostancıoğlu kızım eşim ve ben dersiyim 9 yaşında oğlum var ellerinizden öper ona da ders almak isteriz izniniz olursa o da 12-12 çeksin inşallah 12 tane günlük tevhid çeksin 12 tane de salatu selam çeksin inşallah selamünaleyküm hayırlı akşamlar aynen selamünaleyküm akşam ile yatsı arasında ve de sabah namazından işrak vaktine kadar camide kalıp dersimi çekip ibadet etmeye gayret ediyorum etikafa niyet edebilir miyim evet her camiye girdiğinizde
çıkıncaya kadar diye niyet edebilirsiniz Cenab-ı Hak etikaf sevabı verir inşallah selamünaleyküm biraz altınımız mevcut güvenli bir semtte değiliz bankadan uzak durmaya çalışıyoruz ama bir çare bulamadık bozdurup TL olarak altın hesabına yatırsak altın hesabında altının değer artışına göre para artsa veya değer kaybetse bu sıkıntılı mıdır hakkınızı helal edin şimdi normalde altın hesabı diye bir altın hesabı oluştururlar bankalarda bunu İslam hukukuna göre buna bakarsanız bu hani İslam hukukunun icra edildiği bir yerden
bu caiz olmaz doğru olmaz çünkü yani altını başka bir paraya çevirirken böyle bir saatlik dahi vade olsa artma eksilme olmasa dahi faiz olur veya parayı başka bir cins parayla değiştirmeye kalksanız bir saatlik iki saatlik vade dahi olsa yine faiz olur arada fark olmamış olsa dahi bu bir farklı bir sohbet konusu o yüzden şimdi İslam hukukunun olduğu bir yerde siz bankaya altını 24 ayar altın olarak götürüp bırakacaksınız bankadan sonra gidip yeniden 24 ayar altın olarak alacaksınız ama işlem böyle değil bankalar bunu yaparken
işte götürdüğün 24 ayar 100 gram altın kaç para x para o parayı alıyor diyor ki altın hesabına koydum o günkü altın kuru kaç parası ondan yazıyor herhalde bir dahaki gittiğinde parayı istemeyi yine altın kurundan veriyor sana zannediyorsam ama düşüyor ama düşüyor ama yükseğe işte bu altın değil bunun adı öyle söyleyeyim altın altın değil o yüzden bu biraz sıkıntılı bir durum Hanefi'ye göre ama İslam hukukunun geçerli olmadığı ekonomide ondan sonra ekonomik kanunlarda ceza kanunda aile kanunda icra iflas kanunda herhangi bir kanunu
hiçbir kanunda İslam hukuku yok Türkiye'de böyle İslam hukuku İslam hukuku olmayan bir ülkede devletle devletle olan ilişkilerde İslam hukuku aramak veya resmi kurumlarda İslam hukuku aramak boş bir şey bunu bir kere unutun yani böyle bir ikilem yaşıyor bütün herkes yani Fransa'daki bir Müslümanla Türkiye'deki bir Müslümanın hukuksal açısından çok fazla bir farkı yok hukuki olarak şimdi orada mesela işte Müslümanların üzerinde baskı uygulanıyor diyor bundan 15 yıl önce de burada uygulanıyordu hala da uygulanıyor Türkiye'de de
Türkiye'de İslam hür değil ki Türkiye'de İslam'ı yaşayanlar tam manasıyla hür değil ki bu bütün dünya üzerinde büyük bir handikap büyük bir problem bu sanki Suudi Arabistan'da hür mü değil yani dünya üzerinde bakın İslam hür değil İslam nasıl hür değil Müslümanlar üzerinden hür değil yani bir dünya üzerinde bir Müslüman gerçekten tam olarak hakiki olarak dinini yaşayamıyor sebep devleti yok çünkü bakın devleti yok e biz şimdi ne yapıyoruz mesela soruyorlar hep soruyorlar işte bankayla olan muamelerimiz muamelerimiz ne oluyor
faiz oluyor yani İslam hukuku açısından baktığımızda faiz oluyor ama biz İslam hukukunun olmadığı bir ülkede yaşıyor isek o zaman bizim devletle veya resmi kurumlarla olan aramızdaki meseleler faiz olmuyor ben ne yaparım benim normalde bankalarla işim yok nasıl işim yok benim emekli maaşımda bankaya yatıyor sonuçta işim yok derken dahi bankaya yatıyor orayla yine bir bulaşıklık yaşanıyor mu yaşanıyor bu yine geçen haftadan bir şey rüya vardı ben helallaşmıştım geçen hafta
rüyayı yormayacağım selamun aleyküm bir problemle karşılaştığımda çoğu zaman ümitsizliğe kapılıyorum ve telaşlanıyorum kendimi güçsüz hissediyorum bu durumdan nasıl kurtulabilirim yani problemler dünya hayatında yaşıyorsunuz problem yaşayacaksınız sıkıntı yaşayacaksınız her şeyi yaşayacaksınız kendinizi güçsüz hissetmenize gerek yok gayret edeceğiniz mücadele edeceğiniz problemin rengine şekline şemaline göre bir mücadele yolu çizeceksiniz inşallah selamun aleyküm kur'an-ı kerimde cüz okurken internetten de aynı anda
takip ediyorum bunda bir sıkıntı olur mu olmaz kur'an'ı okuyun Allah'ın izninden inşallah hocam hayırlı geceler eğitim amaçlı bir bayanın sosyal medyada çocuk hikayesi seklendirmesi caiz midir neden caiz olmasın ki yani bayanın nameli sesi haram yoksa çocuk eğitimi için hikaye seslendirmesinde bir sıkıntı görmüyorum yani çünkü kadının nameli sesi yani kadının bir başka bir erkeği cezbetmek için veyahut da işte hür bir kadının şarkı söylemesi böyle karşıdaki erkeği eğlendirmesi haram olan erkeği eğlendirmesi İslam hukukuna göre
caiz değil ama normalde hikaye seslendirmek bunda bir Hanefi'ye göre söylüyorum bunda bir sıkıntı yok ya da görüntüsü olmadan sadece seslendirme yapması uygun mudur uygun çocuk kitaplar için canlı resmi yapılıyor ve resimler oyuncak gibi düşünülebilir mi düşünülebilir böyle o resimler benim bildiğim gibi böyle işte karikatürizm siye resimler veyahut da böyle işte tombul çocuk resimleri gibi resimler benim bildiğim resimlerse bunda bir sıkıntı yok hikayeler için kurgular yapılıyor kurgu olduğu bilindiği halde hikaye yazmak
yalan kategorisine girer mi nasıl bir bakış açısı gerekir bir kimse kendince adı üzerine hikaye zaten adı üzerine hikaye olunca kurgunun üzerinde olur ama bu kurgulama yapmaktansa böyle işte biz çok zengin ve derin bir kültüre sahibiz çok zengin ve derin kültüre sahip olduğumuz için hikayelendireceğimiz şeylerin temelinde bir şey olmalı mesela sahabelerin hayatından kesitler olabilir bir sahabenin hayatından kesitler olabilir ne bileyim islam dünyasının içerisinde bilhassa bizim ülkemizin çokça kahramanı var onların
normalde hayatlarından bir kesintiler olabilir bu daha tatlı daha öğretici olur gibi geliyor bana hayırlı geceler Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek ile yaratılanı severiz yaratından ötürü düsturundaki dengeyi nasıl sağlamak gerekir normalde biz haramlara karşıyız haramı işleyenler farklı bir şeydir özür dilerim biz haramlara karşıyız biz haramı sevmeyiz Allah sevmez o yüzden Allah lütilere lanet eder biz lütilik fiiliyatını işleyen kimseyi neden sevelim ki lütilikten tövbe etsin eyvallah ondan sonra biz ona
muhabbet besleyelim bunda bir sıkıntı yok selamun aleyküm eşimiz ev ve şahsımızla ilgili istişarelerde her şeye olmaz diyor ya da erteliyor hanımının kendi kararlarıyla alakalı kararlarında arkasında durmuyorsa hanımı eşine nasıl davranmalı yani normalde eğer bir hanımın kendine ait bir işi var ise erkeğin erkeğin o işine karışması hanım istemiyorsa erkeğin o işine karışması caiz değil uygun değil mesela diyelim ki hanımının babasından kalan bir dükkanı var orayı kiraya vermiş erkeğin ona karışması uygun değil kadın ona
istişare ederse erkek fikrini söyler veya kadın derse ki burada bana yardımcı olur musun adam müsaitse yardımcı olur değilse yardımcı olmaz adamın da derdi değil yani o yüzden burada böyle ev ve şahsımızla alakalı istişareler dediğinizde farklı şeyler bunlar evin içerisinde yani adam size danışmadan mutfağın yerini mi değiştiriyor veyahut da adam size danışmadan yatak odasının yerini mi değiştiriyor adam size danışmadan örneğin evin içerisinde farklı bir tadilat mı yapıyor bu ev ve şahsımızla dediğinizde değişiyor
şahsınızın neyiyle alakalı istişarelere kapalı örneğin bunlar farklı farklı şeyler böyle toptan bir şekilde bunlara cevap vermek biraz zor selamünaleyküm efendim bir arkadaşımız bizden sayıyla süre okumamızı isterse niyetini bilmeden okuyalım mı ne buyurursunuz bu çok moda oldu birine bir şey böyle işte aman işte şu kadar Yasin bana okur musun ya Allah Allah yani bir kimse Kur'an-ı Kerim okuyor kardeşim ya neden sana Yasin okusun öldün mü ki veyahut da işte şu kadar Ayet-i Kerime'yi bu kadar okunması lazım sen de okur musun
hatta zaman zaman böyle bana dahi söyleyen oluyor işte selamun aleyküm aleyküm selam hocam şunu bu kadar okur musun ya neden okuyayım yani Allah için okuyalım eyvallah ama sen niye niyet ettin niye niyet etmedin bilmiyoruz ben okumuyorum bizim isteğimiz dışında önümüze gelenler kader midir Allah'tan geldi bu deyip razı olmak mı gerekir valla iyilikler Rabbinizden kötülükler de nefsinizdendir Ayet-i Kerime belli benim önüme kötülük geldiyse nefsimdendir mücadele edeceğim önüme iyilik geldi Rabbimdendir alacağım başıma
tac edeceğim ama kötülük geldi nefsimdendir benim neden onu Allah'tan geldi bu deyip de ben ona razı olayım kötülüğe razı mı olacaksınız böyle bir şey yok selamun aleyküm ben 14 yaşındayım ve ilkokuldan beri çok yakın olduğum bir arkadaşım var geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu bir paylaşımda LGBT'ye destek verdiğini gördüm çok kısa bir konuşmamız oldu ben dinimizde bunun lanetlenmiş bir iş olduğunu kimsenin cinsiyetini değiştirme hakkı olmadığını ve bir kızın bir kıza bir erkeğin bir erkeğe aşık olamayacağını anlatmaya çalışsam da
sürekli ben de biliyorum dinimizde olmadığını ve bu yapanın günahı kimse ilgilendirmez aşk sınır tanımaz ve ben de destek veriyorum dedi bunun üzerinde ben şaşırıp kalsam da yine onu uyarmaya çalıştım düzgünce ve benim uyarım üzerine bu konu hakkında konuşmak istemediğini bu konuyu kapatmamızı istedi ben de onu sıkmamak için hemen konuyu kapattım çok yakınlarımızda bile LGBT'ye destek verenler var ve destek veren çoğu kişi konuşmaya ve dinlemeye cesaret edemeyip ve katlanamayıp konuyu kapatmak istiyorlar bunun lanetlik
yanlış bir iş olduğunu nasıl açıklayacağız özellikle dinlemeye katlanamayanlara anlatmak çok zor doğruyu nasıl yaymamız gerek böyle böyle söyleyeceğiz yapacak bir şey yok bu lanetlik bir iş herkese nasihat edeceğiz uyaracağız tatlı tatlı söyleyeceğiz yumuşak yumuşak söyleyeceğiz onları uyaracağız inşallah selamun aleyküm yaklaşık bir sene olacak ki sizlerden toplu zekir ve sema programlarına maalesef ayrı kaldık geçtiğimiz haftada sufiler her şeyin eskisi gibi olmasını istemezler yeniye adepte olurlar dediniz bu yaşadığımız
pandemi ve zahiren ayrılık sürecinin ardından normale dönüldüğünde bizlerin durumu ne olacak öngörünüz ve hayaliniz nedir merakımız haddimizi açtıysa hakkınızı helal helal helal olsun yani normalde hiçbir zaman eskiyi yaşayamazsınız yani bazen arkadaşlar da zaman zaman böyle sufilik uzun süreçte benim için Allah affetsin büyüklenmek için söylemiyorum yaklaşık 33-34 yıl oldu baktığınız zaman eskiyi yeniden yaşamanız mümkün değil dünü bugüne taşımanız da getirmeniz de mümkün değil ben bazen arkadaşlara diyorum hadi Abdullah Efendi'yle
beraber ömre yapın mümkün mü? değil neden? yani geçti o günler bitti yani normalde o gündü yapılacak olan iş bugün değil veyahut da işte mesela mesela Bursa'ya geldiğimin ilk yıllarındaki gibi arkadaşlarla evlerde toplanıyorduk böyle ne bileyim yemekler yeniliyordu evlerde sohbetler zikirler oluyordu hadi eskiyi getir bakalım mümkün değil veyahut da şimdi bakın işte evlerde sohbetler zikrullahlar yapılacaktı evlere de yasak getirdiler yani dediler ki akşam 9'dan sonra işte pandemiden dolayı o da yasak bu sefer evlerde de
zikrullah olmuyor evlerde de sohbet olmuyor bakın yani bir hastalık geliyor hastalık insanların bütün hayat standartlarını karıştırıyor değiştiriyor o yüzden hiçbir zaman eskisi gibi olmaz nereye eskisi gibi olacak o mümkün değil ama muhakkak ki yeniden yenilenip yeniden nefes alıp yeniden bir şeyler olur mu muhakkak olur olmalı zaten o yüzden sufiler ben benim sufilik anlayışım Hz. Pir der ya dün dünde kaldı cancağızım bugün yeni şeyler söylemek lazım dün dünde kaldı dünde kalanı hayıflanmak dünde kalanı ah vah etmek
keşke etmenin bir anlamı yok yeni bir gün başlıyor yeni bir hayat başlıyor yeni bir günde yeni bir hayatta sen yeniden yenilenerekten devam edeceksin bir insan dünkü resme baktıkça resmin bütün ayrıntılarını görmüştür dünkü resim bitti yani bir daha bir daha bir daha bak hatıranı canlandırırsın başka bir şey olmaz ne olur sen bir daha yaşayabilir misin onu yaşayamazsın o yaşandı bitti bunun gibi dün dünde kaldı cancağızım o zaman şimdi bakın işte canlı yayında internetten buradan sohbet etmeye çalışıyoruz gayret etmeye
çalışıyoruz bunu götürmeye çalışıyoruz sebep işte en azından sorularımızı cevaplayalım birbirimizi kaybetmeyelim birbirimizi unutmayalım soğutmayalım kendimizi canlı tutalım bu konuda daha diri olmaya gayret edelim diye mücadele ediyoruz yani Cenab-ı Hak kendi yolunda mücadele edeni yolunu açar Cenab-ı Hak böyle bir yol açtı şimdi bu yolda şimdilik devam ediyoruz muhakkak Cenab-ı Hak bir kapı aralacaktır ben hep öyle derim bir şey benden gidince ben üzülmem gidene neden üzülmem ben kendimce şöyle derim Allah daha iyisini
daha yenisini daha güzelini verecek derim ben çünkü zamanla hani elbise eskir ya ama eskimese de ya külü alırsın ya kilo verirsin elbiseyi değiştirmek zorunda kalırsın e şimdi bunun gibi normalde elbiseyi değiştirme vakti geldiğinde ya sen büyümüşündür ya da küçülmüşündür ikisinden biri büyüdüysen daha farklı bir elbise gelecektir sana küçüldüysen daha farklı bir elbise gelecektir ama sonuçta senin için daha iyisidir daha yenisidir o yüzden asla ve asla ümitsizliğe düşmemek gerekir Cenab-ı Hakkı inşallah bugüne kadar
33 yıl az değil 33 yıl rezil cebil etmediyse bugüne kadar getirdiyse inşallah bugünden sonra da son nefesimize kadar götürür inşallah son nefesimize nefesimize kadar Kur'an sünnet tarihinde bu sufilik yaşama Kur'an sünnet tarihinde sufiliğe hizmet etme yaşatma ve yaşatma mücadelesinde sizleri de bizleri de daim o yüzden zaman zaman bu tip sıkıntılar yaşanır biz şimdi 12 Eylül'ü yaşadığımızda pardon özür dilerim 28 Şubat'ı yaşadığımızdan dolayı biz bu tip sıkıntıları alışkınız aşinayız öyle söyleyelim yani 28 Şubat'ta da
bazı yerlerde dersleri iptal ettiler sıkıntılı zamanlarda dersler yaptık işte basıldık dövüldük sövüldük sürüldük bir sürü işler oldu her neyse oldu bitti gitti ama bir baktık ki ardından işte elenenler olmuş yıkılanlar olmuş dağılanlar olmuş işte onlar bir kısmı kendisi toparlayabilenler toparlayabildi toparlanamayanlar dağıldı gitti hala daha dağınıklıkları devam ediyor bu tip süreçlerde insanın dağılana da neden dağıldın demem ben yani derim ki nefesi bu kadarmış rengi bu kadarmış yolu bu kadarmış Allah yardımcısı olsun
der çıkarım işin içinden o yüzden gidenin pek arkasından ağlamam biraz eleştirilirim bu konuda hani sen gidenin yüzüne bakmıyorsun diye ben gidenin yüzüne bakmam derim ki Allah yolunu açık etsin buradan daha iyi buradan daha güzel buradan daha derin buradan daha geniş buradan daha olgun bir kapı göstersin Allah ona bizim bu konuda bir sıkıntımız yok o yüzden güneşi bırakıp aya gidiyorsa işte o yolun münafığı olur yolun mürtede olur o Allah muhafaza eylesin yani bir kimse Hz. Muhammed Mustafa'yı bırakıp işte ben başka bir
peygambere iman ettim derse o iman etmiş sayılmaz o yüzden sufilik yolunda da bir kimse örnekli için söylüyorum bunu tam bir mürşid-i kamili tam bir veli bırakır da tam bir mürşid-i kamili olmayan tam bir veli olmayan bir kimseye intisap ederse o da yolun mürtede olmuş olur Allah muhafaza eylesin o böyle sıkıntı yaşar o yüzden sıkıntılı şeylerdir bunlar böyle zamanlarda yani böyle sıkıntılı zamanlarda bir kimsenin yolunu dersini sahiplenmesi sıkı tutması savrulmaması ondan sonra az da olsa fırsatları değerlendirip
dersine devam etmesi çok önemlidir o yüzden kardeşlerimiz böyle kendilerine sahip çıkacaklar muhafaza edecekler buradan şu çıkarımı da yapmayın aman işte cemaat dağılmaması için etrafındaki insanların dağılmaması için mücadele diyor canım kardeşlerim benim derdim siz dersiniz yoksa bugüne kadar Rabbim vermiş hamdü sena olsun tekrar verir yani sen kendini böyle şimdi böyle kötü bir söz söylemek istemedimden dolayı abi yani bir söz söylemek istemedimden dolayı sen kendini dev aynasında görme yani herkesin yeri dolar
mezarlıklar yeri doldurulmayacak olan insanlarla dolu velilerle şeyhlerle amirlerle alimlerle dervişlerle dolu o yüzden hiç kimse kendini dev aynasında görmesin kendince sımsıkı tutunmaya gayret etsin derslerine sımsıkı tutunsun namazlarına sımsıkı tutunsun yoluna sımsıkı tutunsun gerçekten bu normalde bir gün gelir pandemi de biter bir gün gelir hastalık da biter bir gün gelir sıkıntılar biter yeniden o bahar gelir çiçekler açar ama sen nerede olacaksın orası önemli o yüzden inşallah bizde kendimizce kendi dairemizde
kendi aklımızda kendi fikrimizde kendi gücümüzde Allah'ın bahşettiğiyle yeni bir oluşumun içine hamd olsun sena olsun girdik inşallah Cenab-ı Hak bahşeder lütfeder ikram eder ihsan eder ben Cafer'e diyorum Cafer hadi pandemi bittiğinde bizim şu işlerimiz de bitsin diyorum onu da sıkıştırıyorum biraz böyle işte o Ömer İsmail böyle bir şey yapıyoruz sıkıştırıyoruz onları onlar da haklarını helal etsinler bizde inşallah böyle yeni döneme girerken yeni şeylerle girmek istiyoruz inşallah o yüzden kendinizce kendi dairenizde
mücadelenizi gayretinizi duruşunuzu sıkı bir şekilde devam ettireceksiniz inşallah Rabbim bizi onlardan eylesin ortalama 5 yıldır aynı dairede oturmaktayım her yıl tefetüfe oranına göre zam yapıldı kiramızı aksatmadık ev sahibim 1600 TL kira ödediğimiz daireye 3000 TL zam yapmak istedi veremeyeceğimi beyan ettim ev sahibim başka bir daire bakmamızı istedi bu gibi durumda nasıl hareket etmeliyiz bu gibi zamlar adaletli bir yaklaşım mıdır anlaşmanıza bağlı kira akitleri
karşılıklı anlaşmayla var bunu İslam hukuk açısından söylüyorsanız bir kimse sizinle bir yıllık kira akdi yaptı bir yıl sonra kira akdiniz biter adam size çık dediğinde çıkmak zorunda kalırsınız 5 yıllık kira akdi yaptınız 5 yıl sonunda adam size çık derse çıkmak zorunda kalırsınız veyahut da istediği fiyatı verirsiniz bu İslam hukuku ama bir de normal devletin kendince bir hukuku var bu devleti yaşıyorsanız bu devleti yaşadığınız için tefetüfe ne kadarsa siz kira artışınızı tefetüfe üzerinden yapın götürün adamın
banka hesabına yatırın o mahkemeye versin sizi çıkarmak için bu da devletin hukuku o yüzden böyle 3000 TL isteyemez devletin hukukuna göre eğer ama onun kira kontratını ne yazık ki bir yıllık yapıyorlar büyük bir çoğunluk bir yıllık yapınca kira kontratını vakti gelmezden 15 gün önce adam çık diyebilir size o zaman siz de mecbur kalırsanız çıkmak için ya da kirayı artırmak zorunda kalırsanız ama tabi bu hal hoş bir hal değil Allah'ı yesin inşallah selamun aleyküm sayın hocam bankalara çok borcum var ödeyemedikçe de
borcum iki katına çıktı ne yapmam gerekiyor Rabbim nasip ederse borcumu bitirip evlenmek istiyorum benim aynı durumda olan müslüman kardeşlerim için dua edermişsiniz Allah'ım muhininiz olsun canım kardeşim ne yapma bankalara gidiyorsunuz ne yapma bankalarla iş yapıyorsunuz selamun aleyküm öncelikle şimdiden bayramınızı tebrik ediyorum Allah azze ve celle gayretlerinizi ve himmetlerinizi toplumunuz üzerinizde daim kılsın ve bereketlendirsin
ben zamanında tasavvufu ve sufiliği şirk olarak gören kalalardan biriydim bu yönde araştırmalar yapan ve tarikatların içinde malum birçok örnekleriyle deliller ve kendimce hücretlere sahip olduğumu düşünen bir kimseydim rüyada sizi görerek ve sizin sohbetlerinizle düşünce dünyam bir anda değişti rüyada görerek size intisap ettim fakat dersi sizin bizzat şahsınızdan değil icazet verdiğiniz birinden aldım dersimi çekmeye başladığımda rüyada yine sizi gördüm ismimle beni umudunuz ve sarıldığınız haller ve rüyalar yaşadım
ve girdime devam ettim ve fakat bu halleri ve rüyaları size anlatma fırsatı yakalayamadım ve bu korona araya gelince hiç fırsatı yakalayamadım rüyalarım hallerim kesildi ve acaba atıldım mı terk edildim mi gibi endişeler başladı artık rüya ve hal yaşamıyorum rüyalarımın en sonuncusunu size anlatmak isterim bir koç vardı ve 3 ip bağlıydı o koça bu iplerden birini ben tutuyordum diğerlerini de tanımadım 2 kişi tutuyordu koç ayaktaydı ve sizin elinizde bir bıçak koçun gırtlağına sapladınız ve kanlar aktı bu rüyadan sonra
başka rüya görmedim en son yaşadığım halde hay esması uyku ile uyanıklık arasında bağırarak hay hay hay Allah idi bundan sonra başka hal yaşamadım size anlatmadığım için mi bu haller ve rüyalar kesildi dervişin ben derviş olabildim mi bilmiyorum üstadından alacağı eğitim onun yaşadığı haller ve rüyalar ile mi olur ile mi doğru orantılıdır her bir dervişin bir esması mı vardır ben tasavvufu şirk olarak gören cahil bir ukala iken 360 derece dönmeme sebep oldunuz ders aldım ve size intisap ettim bundan sonraki yol haritam
ve eğitimim nasıl olacak ve kime danışacağım bilmiyorum demirtaşta oturuyorum canım kardeşim sen çok yakınsın bir gel sen benim yanıma inşallah demirtaş bizim yerimiz ya sen demirtaş sen bir gel inşallah benim yanıma Allah yardımcı olsun inşallah selamun aleyküm ben sizden ders aldım bursa dışında yaşıyorum ama alkol içtim nefsime uydum günah işledim dersimi aksattım namazlarımı aksattım şimdi toparlanmak yeniden yola girmek istiyorum bana hakkınızı helal edermişsiniz dersime kaldığım yerden
devam edebilir miyim teşekkür ederim dersine devam hakkımız helal olsun dersine devam et namazına devam et yoluna devam et tövbe et Cenab-ı Hak tövbeleri kabul edendir Allah muaynin olsun inşallah selamun aleyküm perşembe günü olsun cumartesi günü olsun evden çıktığımızda yürüdüğümüz yolda bir camide vakit namazı kılıp zikrullah'a ya da sohbete gelirdik ruh halimizde değişik bir durum ve ferahlık vardı malum uzun zamandır bu durumlardan uzağız ve bu da bizleri ister istemez etkiledi sanki farklı bir süreci girdik sanki bir ceza gibi
ve daha da farklı kötü durumlara doğru gidiyoruz yağış yok depremler çoğalıyor insanların gözü doymuyor her gün gözümüzün önünde çöpe gider nimetler diğer yandan bir dilim ekmeği muhtaç ve açlıktan ölen insanlar ne zaman efendim ferahlık ve genişlik ne zaman müslümanların zalimlere karşı galip gelişi çok mu uzak ne zaman zikir halkalarıyla coşmamız inşallah Cenab-ı Hak en kısa zamanda nasip eylesin tesisi eylesin evet zor bu süreçten geçiyoruz inşallah Cenab-ı Hak bu sürecin sonunda ferahlığa kavuşturacak inşallah
üstadım selamun aleyküm biraz önce söylediklerinizden hareketle kendimi terbiye etmek için kırk gün boyunca haramlara ve helallara dikkat etmeye ederek yaşamaya niyet etmek istiyorum kırk gününü tamamlayabilir miyim bilmiyorum ama ne kadar devam edersem o kadar iyidir diye düşündüm Allah yardımcın olsun sen ömür boyu inşallah haramlardan uzak bir hayat yaşamaya niyetlen selamun aleyküm küfür etme alışkanlığı olan küfredince rahatladığını söyleyen kimselere ne gibi tavsiyelerde bulunabiliriz nefsine
oymuş o heva ve hevesine oymuş kendisini şeytana adapt etmiş bir kimse ya da gerçekten psikolojik rahatsız tedavi olması rahatsız vardır öyle insanlar psikolojik rahatsızlıklar olan onlardan birisi Allah muhafaza emez hazreti şems batini midir evet ama sizin bildiğiniz batinilerden değil Allah'ın zahir sıfatı da var batın sıfatı da var bütün velilerin üzerinde hem zahir sıfatı hem batın sıfatı tecelli eder o yüzden bütün veliler aynı zamanda batinidir yani bütün
insanlar aynı zamanda batinidir ki ama o hani tarihte geçen şiadan ayrılma batinilikte değil bu bu ayrı ama yani işte böyle hazreti şemse laf söyleyecek hazreti mevlana'ya laf söyleyecek olan insanlar böyle iftiralarda bulunuyorlar Allah muhafaza eylesin hazreti mevlana mesnevi de mesnevi vahdet dükkanıdır diyor mesnevi de methedilen kişiler Allah mıdır yok mesnevi vahdet dükkanıdır derken yani mesnevi birliği anlatır la ilahe illallah da birliğinin birliktir zaten tekliktir yani o yüzden mesnevi vahdet dükkanıdır
derken yani birliği anlatır tabiri caizse fisusun şerhi gibi algılayalım öyle ben algılıyorum selamun aleyküm bu kadar dert ve sıkıntı dinlüyorsunuz Allah razı olsun siz de insansınız dert ve sıkıntılarınızı anlatıp rahatlıyor musunuz bu sıkıntılı bir soru biraz öyle olmuyor yani bizim öyle dert ve sıkıntılarımızı anlatabileceğimiz bir yaşayan insan yok hatta yani benim için yaşamayanlardan da yok öyle söyleyeyim bir ara
şeyde ne o çok seneler önce Uludağ'da bakacaktı bir çam ağacı seçtim kendime o da Hazreti Ali Efendimiz gidip bir kuyuyu anlatıyormuş ya o böyle kalbime geldiydi bakacağı çıkıp orada bir çam ağacına böyle anlatıyordum biraz böyle aslında aslında çam ağacı şey ne o işin görüntüsü sonra bir gün ne olduysa oldu böyle genelde oraya işte dersten sonra 12'den 1'den sonra filan gidiyordum şimdi rahat konuşuyorum gitmiyorum artık o yüzden neyse bir gün gündüz gittim oraya nereden gittiysem gündüz gittim bir baktım çam ağacı
her tarafından reçin akıyor ağlıyor böyle baktım bir suret gördüm ağlıyor orada yok dedim ya sen dedim bundan sonra buna da anlatma ondan sonra öyle hiç kimseye anlatmamaya şey yaptık benim öyle bir anlatma şeyim yoktur zaten oldum olası çok öncesinden dervişlik öncesinden de böyle bir derdimi sıkıntımı böyle anlatayım böyle bir içimi açayım böyle bir halim yok ne yazık ki hala da o devam ediyor işin şeyi şu daha da kötümlaşıyor aslında kendi kendime bakıyorum daha da kötümlaşıyorsun yani hiç kimseye hiçbir şey söylemiyorsun
ondan sonra bu sıkıntılı senin için diyorum ama söyleyemiyoruz yapamıyoruz öyle bir şeye alışmamışız hayırlısı şikayetçi değilim yok bir sıkıntı yok bizim derdimiz dert değil ya var ya senin derdin dert midir benim derdin yanında diye o yüzden şükür hamdolsun dertsiz bir dünya hayal etmiyoruz dertsiz bir hayal hayal etmiyoruz öyle sıkıntısız bir dünya hayatı hayal etmiyoruz ben en azından etmiyorum o yüzden dünya dediğiniz şey acılı dertli sıkıntılı böyle üzerine fazlaca acı sıkıntı sos gibi görünümleri öyle sıkılmış
bir dünya hayatı o yüzden acısız sıkıntısız dertsiz bir hayat hayat değiller böyle meşhurdur benim kendimce kendi tezlerim acısız yemek acısız hayat acısız arkadaş acısız dost acısız eş tat vermez insana insanın etrafı bu benim kendi felsefem etrafı acılarla sıkıntılarla yorulmuş insanlardan ulaşacak çünkü o bir yol gidiyorsun ama evlilik hayatı ama iş hayatı ama aşk hayatı ama neyin varsa sevgilin de varsa aşk hayatı da yaşıyorsan işin de varsa bu hayatın bütün perdeleriyle geçerli acılı olacak biraz sıkıntılı olacak
dertli olacak problemli olacak iniş çıkışları olacak yokuşları olacak dikenleri olacak taşlıkları olacak olacak yani insan arkadaşını dostunu eşini sevgilisini arkadaşlarını yol arkadaşlarını her şeyini yolda tanır sıkıntının içerisinde tanır hastalığın içerisinde tanır iflasın içerisinde tanır ondan sonra ne bileyim o yüzden öyle tanır insan onları yani bir bakarsın böyle o kimse seninle çok samimi çok iyi ama sen bir sıkıntıya düştüğünde göremezsin yanında dersin ki kendince bir sıkıntıda gitti bir problemde gitti
veyahut da bir öteye git dedin o öteye git dedin de çıktı gitti gibi veyahut da bir baskı olur bir sıkıntı olur bir şey lazım olur o esnada ve o öyle görür bırakır gider seni mesela ben iflas ettim de büyük bir çoğunluk bizden para isterse diye çekip gittiydi yanımdan ayırılmıştı etrafımızdan ayırılmıştı veyahut da ne bileyim işte 28 Şubat'ta bırakıp gidenler oldu örneğin böyle sıkıntılı zamanlarda problemli zamanlarda bütün herkes rengini boyasını kilosunu ondan sonra boyunu posunu adamlığını kadınlığını ciğerini
kanlılığını kansızlığını sütü bozukluğunu süt süzlüğünü veya sütü temizliğini gösterir o yüzden sıkıntı dert gam kasvet acı problem hem seni pişirdiği gibi senin etrafını da ya pişirir ya da pişirerekten sağlamlaştırır ya da onlar bırakırlar giderler o yüzden ben ben her zaman benim felsefem odur gidene neden gidiyorsun demem kendince haklıdır mesela işte birisi gelir der ki ben böyle sıkıntıya gelemem ben gidiyorum Allah yolunu açık etsin sonra tekrar gelir o mesela işte ben gelmem yok kardeşim geçti bitti yok öyle bir şey
yani bu böyle bir şey o yüzden hepimizin başına gelecek veyahut da bazılarının başına gelmiyor görüyorum ben mesela veyahut da izliyorum maşallah Cenab-ı Hak buna da böyle bir hayat vermiş ama bizim kardeşlerin büyük bir çoğunluğu bakın büyük bir çoğunluğu yani gamın sıkıntısı derdi problemi acısı fazla olan arkadaşlar biz böyle fıkara garip bir dergahız eğer dergah denilecekse topluluğuz öyle diyelim yani bizim hani kendimizce arkadaşlarım böyle bazen zaman zaman sohbet esnasında ya filanca işte hali vakti yerinde
bir derdi yoktur diyor gülüyorum ben çünkü o kimseyi tanıyorum ya yani normalde bizim şu anda arkadaşlarımızın içerisinde topyekun söylüyorum dertsiz gamsız kedersiz sıkıntısız hiç kimse yok hamdolsun böyle biz dertlerin sıkıntıların gamın kederin acının bol olduğu bir topluluğuz hamdolsun bundan da ben şikayetçi değilim Cenab-ı Hakk'a hamdolsun kadınlar erkekler evliler bekarlılar işte büyük iş yapanlar küçük iş yapanlar memuru işçisi bütün hepsi de bir yerde hepsi de gamlı dertli sıkıntılı problemli onu sonra bir taraftan
kanadı kırık yani biz biz böyle kanadı kırıklar gönlü kırıklar içi kırıklar böyle üzüntülüler sıkıntılılar bir yerde toplanmışız kimisi anasından kimisi babasından kimi eşinden kimi dostundan kimi çocuğundan kimisi ne bileyim işte herhangi bir yerden bir yerden bir kanca ona takılmış bir yerden bir hançer yemiş bir yerden bir çelme yemiş bir yerden bir problem yaşamış o yüzden bu şey değil dinlemekten de gocunmam yorulmam Cenab-ı Hakk'a hamdolsun Allah sağlık sıhhatı afiyet verdiği müddetçe dinlemeye arkadaşların dertleriyle
dertlenmeye gamlanmaya problemlerini çözmekte vesile olmaya ne bileyim acılarını dindirmekte vesile olmaya devam edeceğiz inşallah şükür selamun aleyküm yakın derecede bir akrabam var ve aile olarak hepimiz bu kişinin şizofren olarak rahatsız olduğunu görebiliyoruz mesela bir ortamda iki üç aile oturup muhabbet ederken o kişi olmadık bir şeyden sen öyle dedin veya bu tavrın manaydı diyerekten sert bir şekilde tepki gösterebiliyor ve ortamın gerilmesine sebep oluyor ailedeki büyükler ya da aklı selim birisi o yardımda
hemen saldırıya geçiyor ve asla kabul etmiyor peki bu durumda bu kişiye nasıl yardımcı olabiliriz o şizofrenler böyle panik ataklılar ondan sonra psikolojisi böyle bozuk kimseler rahatsızlıklarının kabullenmiyorlar ondan sonra böyle değişik bir haldeler onlara rahatsızsınız derseniz bu büyük bir sıkıntı veya panik atak büyük sıkıntı o böyle değişik agresif hareketler yapıyor küçücük bir şey büyütüyor mesela işte sizofren olanlar olmayan şeyleri olmuş gibi kabul ediyorlar öyle davranıyorlar bu gibi şeyler yaşanıyor
insanlarda ve bu böyle bugün geçtikçe zaman içerisinde artıyor işin en ilginç yanı bu bu böyle arttıkça da bunların toplum içerisindeki tavır davranışlar böyle sıkıntılı olmaya başlıyor yani bunlar olmayan bir şey olmuş gibi gösteriyorlar ne bileyim yaşanmamış bir şey yaşanmış gibi zannediyorlar işte ailenin içerisinde veyahut da toplumun içerisinde bir şeyi ona yönelik bir şey olduğunu zannediyorlar yani dünyanın böyle kendi üzerlerinde veya kendi etraflarında döndüklerini düşünüyorlar yani normalde böyle bir şey ki
bu böyle hani siz böyle ortaya bir laf söylemiş olsanız sanki ona söylemiş oluyorsunuz bu böyle aile içerisinde olsun toplumda olsun her yerde bunlar var bu böyle şizofraniden fazla böyle bipolar bipolarım diyorlar bipolar bozukluğu bunlar bunlar bu bu bipolar bozukluğu olanlar her şeyi kendi üzerlerine alıyorlar bu normalde ailelerin içerisinde doluyor mesela işte siz normal bir şey söylüyorsunuz normal bir şey söylediniz de bana söylediniz diyor bu zaman zaman şeyde de oluyor mesela ben twitter'de bir şey paylaşıyorum
bana söyledin diyor ya sana söyleyecek olsan direkt sana söylerim sana neden söyleyeyim veya sen üzerine aldıysan alındın ama bunlar genelde böyle bipolar bozukluğu olanlar yaşıyor bunu yani işte twitter'de 8 bin kişi varsa bilmiyorum kaç bin kişi takipçi işte 8 bin 500 kişiden 5 kişi 10 kişi yani 8 bin 500 kişiden 5 kişi bunu bana mı söyledin Allah Allah he sana söyledim ne yapacaksın döveceksin mi yapma o zaman öyle bir şey aslında şunu demiyor yani evet bu bende var benim üzerimde bu da var Allah beni affetsin veyahut
evet ben böyle konuşuyorum tövbe ediyorum Allah beni affetsin böyle bir şey söylemiyorlar çünkü yani bu tip psikolojik rahatsızlıkları olanlar tecrübe bende bu psikolojik rahatsızlıkları olanlar kendilerince kendi psikolojik rahatsızlıklarını kabullenmek istemiyorlar bu şeker hastalarının şekerini kabul etmediği gibi şeker hastaları da psikolojisi bozuluyor şeker hastaları da psikolojisinin bozulduktan sonra bir müddet sonra bende şeker yok diyorlar bunu da annemden biliyorum ben veya yakın dairede şeker hastalarından
biliyorum ben iyileştim ya benim şekerim yok diyor patlatıyor bir kilo baklavayı ondan sonra şeker 700 oluyor yani ya şeker hastasın işte ne kabullenmiyorsun veyahut da değişik bir hastalığı olan kimse var hastalığını kabullenmiyor ben hasta değilim diyor ya hastasın hastalığını kabullen ne kabullenmiyorsun ama bu psikolojik rahatsızlıkları olanlar hiç kabul etmiyor olanlar böyle bipolar öyle diyelim biz sıkıntılı olanlar artık bu artınca şizofreniye geçiyor zaten önce panik atakla başlıyor veya psikolojik takıntılarla
başlıyor bu insanlarla mesela panik atak hastalığı olanlar bipolar olmaya aday veya psikolojik psikolojik rahatsızlıkları olanlar yani takıntılı olanlar mesela bipolar olmaya adaylar yani o eğer takıntısını psikolojikliğini tespit edebilir edebilir onu orada tutabilirse bir sıkıntı yok ama bunun bir çıt üstü bir çıt üstü bipolar bozukluk ben böyle bu konularda çok hani uzman mı kimse değilim ben tecrübemle söylüyorum bunu muhakkak bayan kardeşlerinden bu konuda eğitim almış olan kardeşlerimiz var bayanlar bu konuda
bilgi alabilirler onlardan erkeklerden bu konuda eğitim alan var mı yok mu bilmiyorum ama bayanlardan bir hayli var dört beş tane arkadaş var daha fazla belki de bunun eğitimini almış olan şimdi bayanlar onlardan bunun eğitimini alabilirler veyahut da tedavisini sorabilirler veya kendilerini onlara bir gözden geçirttirebilirler arkadaşlarımız kardeşlerimiz var bu noktada şimdi bu dergah içinde de var arkadaşlarının içerisinde de var böyle benim tespit ettiğim peseşik psikolojik rahatsızlıklar olan bipolar bozukluğu
olan şizofreniye doğru giden arkadaşlar da var ben onları normalde öyle sakın yanlış anlaşılmasın işte onları reddetme noktasında değilim bizim biz bir topluluğuz bizim içimizde rahatsız olan da olacak olmayan da olacak hepsi de olacak ama bunlar böyle hani söylenmemiş bir şeyi söylenmiş gibi kabulleniyorlar veyahut da siz mesela ona o size bir şey yazıyor siz onun yazdığına tırnak içerisinde alıp ona gönderiyorsunuz neden bunu yazdınız diye o diyor ki bana böyle dedin ya ben sana böyle demedim sen bana böyle yazdıydın
ben de sana cevap olarak bu ne bana neden böyle yazdın diye gönderdim de bu ama bir kişi de değil yani ben böyle üçü beş kişi de bunu yaşıyorum hani bana böyle dedin diyorum bak sen bunu daha önce böyle yazmıştın bana ben senin yazdığını komple tırnak için aldım gönderdim hani neden böyle yazdın diye o diyor ki sen bana böyle yazdın o tırnağı da görmüyor veyahut da daha önce yazdığını da görmüyor şimdi bunlar böyle pişisik saplantılar aynı şey aileler içerisinde oluyor veyahut da geliyorlar mesela benimle konuşmaya
ben konuştuklarını not alıyorum gözlerinin önünde alıyorum böyle başlıyorum o anlatıyor ben not alıyorum görüyor not aldığımı diyorum ki on dakika önce böyle dedim ben demedim diyor ben demedim dediğin anda ben teşhisi koyuyorum diyorum ki bu bipolardan başlamış evet bu diyorum rahatsızlık başlamış bunda yani bir sufinin hani ben demedim diyeceği son kişi üstadıdır ona da diyorsa onun da başlamış rahatsızlık yani anlatıyor bu sefer ondan sonra diyorum ki sen yalnız gelme işte anneni al babanı al eşini al çocuğunu al
onunla beraber gelsen onun yanında konuşalım diyorum alıp getiriyor mesela o şimdi yine not alıyorum böyle dediydin diyorum ben ondan sonra yine diyor ben öyle dememiştim bu sefer yanındaki ne diyorum diyorum böyle demedi mi dedin diyor o şimdi bu sefer ona hani bana çok sert yapamıyor ama yanında getirdiği işte eşidir çocuğudur annesi ona sert yapıyor diyorum bu rahatsız sonra yakınına diyorum ki bu rahatsız bunda bipolar bozukluk var veya şizofreni var bunda şizofreni daha ağır tabii yani bir böyle kimseye şizofreni
tespiti koymak gerçekten ağır onu ben koyabilecek noktada değilim ama baktığım zaman diyorum ki yok hani bunda var böyle sıkıntılar diyorum ama genel olarak bipolar bozuklukları o şimdi kardeşimiz yazmış ya hani akrabalardan birisi problem çıkıyor böyle böyle oluyor diye evet o bipolar bozukluk mesela yani örneğin küçücük bir şey büyütme veyahut da olmayan bir şey olmuş gibi kabul etme veyahut da her şey kendi yörüngesinde döndüğünü zannetme mesela o işte bazen zaman zaman diyorum ya işte yazmış bir sayfa cevap diyor
bana altında da cevap soru işareti cevap yaz yani yani baktığın zaman bir sayfa yazmış onu okuyacaksın tek tek roman gibi ondan sonra ona bir de oturacaksın cevap yazacaksın diyorsun ki işte örnekliyorum onu onu sohbette sor yani örneğin bugün cumartesi işte ben hiçbir burada bir kimsenin sorusunu silip atmıyorum sohbette sor sohbette cevaplandıralım herkes duysun ama yok ona özel cevap vereceksin veyahut da özel bir muamelede bulunacaksın ona yani işte birine dedim ki telefonumda dedim ayıkladım dedim o ara iki bin üç yüz
kişi vardı dedim iki bin üç yüz kişi var iki bin üç yüz kişinin dedim bir gündü yüzde onu bana soru sormuş olsa iki yüz otuz kişi iki yüz otuz kişiye ben dedim beşer dakika ayırmış olsam günüm yetmez benim yani benim başka bir işim yok mu başka bir hayatım yok mu ama yok o şeyden whatsapp'tan veya mesajdan sana ulaştığı bir şey yazdı sen muhakkak ona cevap vereceksin muhakkak onun telefonuna cevap vereceksin yazdığına cevap vereceksin bir polar bozukluk yani ona göre hayatı yaşayacaksın yani bu böyle sıkıntılı bir durum
veya onun dediği doğru onun dediğinden başka bir şey yok veyahut da hep sen yanlış yapıyorsun o hep doğru o sizi istediği gibi eleştirecek istediği lafı söyleyecek hakaret edecek ama onunki doğru yani sonra dönecek hiçbir şey olmamış gibi özür dilerim affet diyecek sen yine onu özür dilerim kabul edip yürüyeceksin yani böyle bir kısır döngü bu bunlar psikolojik takıntılarla başlıyor bipolar bozuklukla devam ediyor sonra şizofreniye dönüyor yani o kimse bunun farkına varıp veya çevresindekiler farkına varıp onu tedavi ettirmeli
veya o kimse kendini tedavi ettirmeli benim böyle böyle takıntılarım var demek mesela örnekliyorum şimdi ben kendimi örnekleyeyim ki yani millet kendi üzerine alınmasın mesela benim de takıntılarım var ben farkındayım bunun bakın ben bunun farkındayım ama ben onlara bakıyorum kendimce seviyorum okşuyorum onları diyorum ki güzel takıntı bunlar iyi takıntı bunlar yani bu takıntılar beni rahatsız eden etrafı rahatsız eden takıntılar değil benim kendi böyle özelliğim gibi olmuş artık bunlar bunda bir sıkıntı yok ama mesela işte
bu biraz daha büyürse psikolojik sıkıntılar olmaya başlar bu sıkıntılı bakın bu sıkıntılı ha benim bazen disiplin açısından mesela aşırı disiplin ediyorum kendimi o zaman ben kendim de zaten fark ediyorum işte mesela ben sohbet hazırlayacağım değil mi ben kilitlerim kendimi hiçbir şey gözüm görmez benim ben odaklarım kendimi oraya ben de takıntı gibi o o sohbeti hazırlayamazsam ben rahatsız olurum ben şimdi mesela bugün sohbet var ya ben o sohbeti üç sefer dört sefer elden geçiriyorum kendi kendime düşünüyorum bununla alakalı
ayeti kerime varmıştı okuydu mu yani çünkü yaptığımız şey basitmiş gibi görünüyor mesela sufi eserlerinin içerisinde en fazla eleştiriye uğrayan eserlerden birisi fisustur ikincisi mesnevidir o yüzden fisusu ve mesneviyi şerh etmek herkesin işi değildir sebep yani islam dünyasında en fazla bakın eleştiri alan iki eser vardır fisus ve mesnevi şimdi fisusun dili ağır olduğundan onu eleştirmek herkesin işi değildir onu biraz böyle mürekkep yalamış zanneden ahmaklar onu eleştirip küfrüne fetva verirler ama mesnevinin dili biraz daha
fisus gibi ağır olmadığından önüne gelen ahmak kafalılar onu eleştireceğim diye uğraşır kuş beyinliler böyle olunca ben hani Allah affetsin buraya mesnevi okumak için çıkmazdan önce ben kendimi bir buçuk iki gün kilitliyorum halbuki altı üstü on beyt diyorsun değil mi ama yok ben o beytlerin karşılığı ayet-i kerimeleri bulacağım o beytlerin karşılığı hadis-i şevkleri bulacağım yani hazret-i mevlana celalet-i ruma hazretlerinin mesnevisindeki beytlerin kurandan bir tefsir olduğunu hadis-i şeriflerden bir tefsir ve şerh olduğunu
göstereceğim yani kendimce niyetim bu aynı zamanda da arkadaşlara mesnevinin kuran ve sünnet dairesindeki bir sufi eseri olduğunu da göstermiş olacağım arkadaşlara kardeşlere şimdi böyle olunca bende saplantı halinde bu işte mesela bugün kolay kolay hiçbir telefona cevap vermedim hiçbir mesaja cevap vermedim veremedim yani neden kendimi buna odakladım işte dün yarım yamalak başladı bugün artık iyice odakladım onu ama normalde mesela bugün işte mesajına cevap bekleyen cevap alamadı telefonuna cevap bekleyen telefonuna cevap
alamadı yani ondan sonra da onların içinden işte kendilerince eleştirenler yok bize bakmadı bize etmedi bizi yapmadı diyenler muhakkak çıkacak ama bu da bende bir saplantı ben bir iş yaparken başka hiçbir şey görmek istemiyorum eğer benim o işim umumu ilgilendiriyorsa örneğin işte ben dergâhtı zikurlah yapacağız o esnada ben ona odaklarım kendimi veya sema edeceğiz ona odaklarım kendimi örneğin yani bu tip mesela bu bir saplantıysa bende evet bu bende bir saplantı ama bende hani böyle Allah affetsin aşırı derecede
beni sıkıntıya sokacak bir polar bozukluğuna götürecek bir saplantı değil o yüzden etrafımızda arkadaşlarımızda kardeşlerimizde akrabalarımızda bu tip insanlar olabilir mi el cevap olabilir biz onlara karşı nasıl davranacağız o zaman onlara karşı da biz bu rahatsız evet rahatsız bir kimsenin böyle ona cevap vermek hele o rahatsız bir de cahilse konunun cahiliyse ona cevap vermek büyük handikap hiç cevap vermeyeceksin susacaksın ama onun yakın dairesine söyleyeceksin diyeceksin ki bu rahatsız bunu tedavi edin Allah bizi affetsin
işte şunu da eklemek istiyorum o kişi sürekli böyle davrandığı için kendisiyle görüşmek istemiyorum beni psikolojik olarak çok yoruyor siz sevmemizi tavsiye ediyorsunuz fakat bu durumdan dolayı ben bunu o kişiye karşı yapamıyorum şimdi bir karşımızdaki kimse rahatsızsa rahatsızlığı da kendisini tedavi etmiyorsa o zaman o kimseyle aramıza mesafe koyabilir miyiz evet bu hak var mı bizde evet yani rahatsız bir kimse hani ben bazen arkadaşları tavsiyede bulunurum yani bir kimse rahatsız onunla bakıyorsunuz onunla ilgileniyorsunuz
kendinize dikkat edin derim sebep yani hasta iyileşir sen hasta olursun sonra bu tip böyle bipolar bozuklukları olanlarla ilgilenenler bir müddet sonra kendileri hasta olurlar dikkat edecekler kendilerini veya psikolojik rahatsızlık yaşayanlarla ilgilenenler bir müddet sonra kendileri rahatsız olabilir kendilerini karantini alabilirler mi evet rahatsız çünkü Allah affetsin Allah tedavi versin şifa versin inşallah selamun aleyküm zikrin dilden kalbe indiğini nasıl anlarız ya da anlayabilir miyiz anlarsınız kalbinizin sesi
ne zamanki kulağınıza geldi zikr kalbe indi kalbinizin sesi böyle hızır içerisinde durdunuz kalp atıyor dinliyorsunuz siz de o sesi duyuyorsunuz zikrullah kalbe inmiş kendi kendinize sakın kalbe indi diye hükmetmeyin selamun aleyküm günde en az yetmiş en fazla yüz defa felak suresi kumak rızık bolluğa sebeptir demiştiniz bu doğru mudur ben en az yetmiş defa yapmaya çalışıyorum ben fatiha demişimdir onu siz felak olarak anlamış olabilirsiniz siz onu fatiha şerif olarak olan zakir ile sorumlu kişi
arasında kalan derviş nasıl yol izlemeli zakir ile sorumlu kişi neden aynı güzergahta değiller ki arasında neden derviş kalsın yani bunlar böyle çocukça şeylerdir basit şeylerdir bunlar çocuklar bu hale gelir yani zakir de mi çocukluk yaptı sorumlu kişi de mi çocukluk yaptı iki çocuğun arasında mı kaldı derviş bunlar olmaz doğru şeyler değil neden yani bu böyle bir şey olmaz yani örneği yıklıyorum buna ne demiş her kitabı taklı olarak görüyor kendini yani normalde bir meselede beş kişi dahi haklı olabilir ama doğru
istikameti üstadıdır üstad bir şey dediyse herkes bitmiştir mesele bu kadar basittir bu sufi dünyanın içerisinde beş tane on tane doğru olabilir onun en doğrusu üstadın söylediğidir o yüzden diyorum arada derede kalınmaz üstadın sözüne söz konmaz söz konuluyorsa zaten sufilik bitiyor orada benim için haksız olan kişi zakir çünkü alenen bir derviş kardeşe ağır konuştu hatalı olsa dahi ben sizden böyle bir davranış hiç görmedim zakir ve çavuşlar size en çok benzeyen kişiler olmalı diye düşünüyorum bu durumda ben ne yapabilirim
en çok bana benzeseler şeyh olurlar ya ben şeyh değilim ama onlar şeyh olurlar Allah affetsin yok bunlar şey değil herkes hata yapabilir bütün kardeşler eksik noksan kusurlu davranabilirler önemli olan doğru istikameti bulmaktır o yüzden doğru istikamet varsa bir problem üstadı danışırlar üstadlar onlara bir yol çizer senin direncim yüksek rahatsızlık çok yaşıyorum diyet tam yapamıyorum hemzeren annemle tavsiye ederseniz çok diyet yapmana gerek yok şekeri kes yeter dilek duası bu dua 1892 yılında birinin eline geçmiş
13 kapıya dağıtmış zengin olmuş bir fakirin eline geçmiş yırtıp atmış evi yanmış canından olmuş kısmet açılmayan bir kızın eline geçmiş 13 kapıya dağıtmış kısmet açılmış eline geçip dağıtmayan tüccar iflas etmiş sen de 13 kişiye gönder Allah'ın izniyle dört gün içinde kabul olsun ayet Kur'an-ı Kerim'de mevcut dilek duası ishasinallahi billahime seminelallah Allah Allah Allah Allah hakkınızı helal edin bu tip mesajlar geliyor yazıda zorunu paylaşın diyor sanki baskı altında kalmış gibi hissediyorum ne yapayım Allah bu insanlara
Ümmet-i Muhammed'e selamet versin Kur'an sünnet versin inşallah ya ay ay hayatım boyunca hiç yapmamışımdır Tekirdağ'dan selamlar ve aleyküm selam yazdığınız okuduğunuz şiirlere hasret kaldık Allah hasretinizi dindirmesin ya ne diyeyim Allah iyi etsin inşallah inşallah selamun aleyküm yakın bir arkadaşım
kendisinin medresede yetişmiş ve ebced hesabı ne olduğunu bilmiyorum parantez içinde bildiğini söylediği bir büyüğüne yalnızca adımı söylemiş o da benim için aşk acısı çekti ve yine benim için tehlikeli biri olduğumu söylemiş kulak asılmalı mı ebced hesabı nedir ne güzel aşk acısı çekmiş ya boş ver iyi bir şey Allah iyi etsin Allah herkese aşk acısı versin güzel bir acıdır o yüzden ebced hesabı nedir harflere değişik değerler veriyorlar ama onu tam böyle yapan kimse as o yüzden ben kulak asmam öyle şeylere ölmeden
ölmek var derler ya bazen ben öldüğümü hissediyorum özellikle arabada yalnız yolculuk edeyim tevhid çekerken ölmüşüm de bu dünyada boşluktaymışım gibi oluyor ve bu aralar sıklıkta oluyor ben de ısrarla tevhide devam ediyorum fakat bazen yol nasıl bitti anlamıyorum kaza yapıp birine zarar vermekten korkuyorum hayırlı ne yapmalıyım hayırlı geceler Allah razı olsun olsun bir sıkıntı yok sen ölmeden önce ölünüz sırrına ulaşmaya çalış kimseyi de zarar verme hocam selamun aleyküm iki buçuk aydır geceleri rahatsız gece olunca
başlarda konuşamıyordu şimdi ise yataykan sıçramayla uyanıyor bağırıyor dokunmayın ellemeyin diyor biz her akşam hastanelerdeyiz ama bir şey çıkmadı hocam ne yapalım yaşı küçük hocam on yaşında her akşam hastanedeyiz bir şey yok diyorlar başta epilepsi mi acaba psikolojik diye düşünüp kararsız kaldık hep epilepsi şurubu hem de psikiyatri hapı verildi ama akşam uykuya daldığı an sıçraması bağırması başlıyor kendinde olmuyor bizi duymuyor kesinlikle ancak serumdan vurulduktan sonra kendine geldi geldiğinde de yaptıklarını
hatırlamıyor kendimi öldüreceğim seni öldüreceğim bana dokunma beni oraya koyma gibi şeyler söylüyor vaka ağır vaka bilhassa bir hayli öğrendi rabbi muhafaza eylesin inşallah bu psikiyatrinin işinden içinden çıkabileceğini tahmin etmiyorum psikiyatrilik bir durum değilmiş gibi geldi bana Allah iyi etsin inşallah müslüman olarak dünyaya geldim fakat oruç dışında hiçbir ibadet yapmıyorum yapamıyorum ne olur bana tavsiye verir misiniz hemen namaza başla hemen namaza başla inşallah gün içerisinde abdest olmak için abdestin farzlarını
alsak uygun olur mu olur tasavvuf yolunda hangi kitaplardan başlayalım sıfırdan çatalcalı eyvallah sıfırdan başlayacak olan kimse ee diyanetin de yayınladığı olabilir başka bir ee riyaj salim alacak üç çilt hadis kitabı sıfırdan başlayan bir tane küçük bir ilmal kitabı alacak namaz abdest oruçla alakalı
sıfırdan başlayan ondan sonra bir tane de kur'an meali alacak onunla bu üç tane kitap olacak elinde salavat tatmı yapmak için yüz bin tane mi çekilmeli evet istişaresiz karar almayın diye buyurdunuz bir beldedeki dergahı değiştirirken ya da yenisi tutulmadan dergahı kapatırken o dergahın müntesi bütün kardeşler ile mi istişare edilmeli yoksa sadece üstada sorup buna göre mi yol izlemeli bir an bir kimse sadece üstadına sorup istişare edip böyle yol izleyebilir bu da doğrudur veyahut da orada bu konuyla alakalı birinci
derecede kimselerle toplayıp istişare edip öyle de karar verebilir bunda bir sıkıntı yok çünkü oranın zakiri hükmetecek ona işte bu konuda ders yaptıran kimselerle mahallede varsa onlar onları toplayıp böyle bir karar alabilir bazen mahremiyet vardır hiç kimse danışmaz üstadına danışır böyle bir karar da alabilir bunların zaten üstadına danıştıysa mesele bitmiştir darül harpte tasarım çalmak kul hakkı caiz midir darül harpte model kopyalamak satmak caiz midir darül harpte harbine zarar vermek caizdir harbine zarar
vermek darül harpte onunla hanefiler böyle bir fetva vermişler evli akşamdan hocam hakkınızı gelen özel bir konu için emailiniz ya da e-postanız varsa yazabilir misiniz kripto para alıp satmak uygun
mudur görüşlerinizi lütfen eder misiniz Allah sizden razı olsun valla kripto para alıp satmak uygun değildir desek sıkıntı olur yani uygun ama ben yapmam birisine de tavsiye etmem selamun aleyküm uykuda beş kez e-yüzü besmele çekildiğinde peygamber sallallahu aleyhi ve sellem görüleciyle ilgili bir hadis paylaştınız uykuda o uyanıklık halini yakaladığımızda çekilecek başka zikirler de var mıdır bir de ben beş e-yüzü besmele okudum uykumda hamdolsun peygamber sallallahu aleyhi ve sellem gördüm lakin konuşamadım hamdolsun
görmüşsün şükürler hamdolsun Allah'ımı göster inşallah konuşturur da selamun aleyküm müslümanların melek arkadaşları olabilir mi ellerinizden öpüyorum olmaz desek yani sıkıntılı olur ama onlar melek zannederler o yüzden melekler akıl ve fikir yürütmediklerinden dolayı bir kimsenin melek arkadaşı olmaz o melek Cenab-ı Hak melekleriyle ona yardım edebilir mi evet böyle giderse önümüzdeki hafta
hiç sohbet etmeyeceğiz herhalde hala daha 87 tane soru var karşı komşum sürekli eksik olan yiyecek mutfak ihtiyacına bana geliyor ben de komşuluktur diyerek veriyorum ama aldığı hiçbir şey geri iade etmiyorum bu durumdan çok rahatsız oluyorum bu durumda nasıl bir tavır sergilemem gerekir olan bir şey de yok diyerek yalan söylemek istemiyorum bana ne tavsiye edebilirsiniz yani eşiniz müsaade ediyorsa o kimse de bunu böyle yol edinmediyse gerçekten ihtiyacı varsa bunda bir sıkıntı yok ama bunu böyle yol edinliyse ne bileyim
eşiniz de buna müsaade etmiyorsa tatlı bir şekilde söyleyebilirsiniz yani kusura bakmayın eşim çok fazla müsaade etmiyor bu tip şeylere deyip çıkarsınız sizleri tanımadan önce günahkar biriydim samimi tövbe ettim ve sizin verdiğiniz dersleri çekiyorum tekrar dönmek istemiyorum beni elindeki uygunsuz video ve resimlerle tehdit ediyor ki ilk dönemlerde çok korkuyordum şimdi korkum azaldı sizlere meselesiyle Allah'ın ipine sarıldım hasbinallah huvenim el vekil aradığında ben tövbe ettim beni bırak mı diyeyim yoksa Allah'ım
ne yaşatacaksa yaşarım diye yakışına mı bırakayım Allah aşkına cevap verin söyle ben tövbe ettim ben yolumu değiştirdim ben evliyim bu konuda beni rahatsız etme ondan sonra ben Allah yoluna döndüm beni rahatsız etme deyin görüşmeyin telefon numarasını da değiştirebilirsiniz böylece size irtibat kuramaz şimdi insanların bütün herkes için geçerli bu insanların bir dönemi vardır bir hayatı vardır gayrimeşru ilişkileri olur Kur'an ve sünnetin dışında bir hayatı olur hataları kusurları eksiklikleri noksanlıkları olur bir kimse o hayattan kopup
Kur'an ve sünnet yoluna döndüyse tövbe yoluna döndüyse o hayatla olan bağlantısını kökten kesip atmalı telefonsa telefonunu değiştirecek adresse adresini değiştirecek bir arkadaş topluluğu varsa gerekirse o arkadaş topluluğunu değiştirecek bunlar bayan ise bunu daha keskin yapmalı değiştirmeli o tarafa doğru meyletmemeli erkek ise bu erkeğin kendi psikolojik durumuna bağlı mesela bazı erkekler vardır yeniden harama meylederler o zaman o kestirip atacak bazı erkekler vardır dirayetlidir veya bazı kadınlar vardır dirayetlidir
onlar böyle hani görüşmeye konuşmaya devam edebilirler ama dirayetsizse kestirip atlaracak kardeşimin görümcesi kardeşinin görümcesi evet 7 yıl önce benim düğünümde küçük altın takmış geçen hafta onun oğlu evlendi ben de 50 lira gönderdim o kişi düğünden sonra beni arayıp 50 liranı iade ediyorum ben sana altın takmışım altınımı istiyorum dedi ben böyle şeyleri takip edip aklımda tutan biri değilim durumum ne kadar o kadar götürmeye çalışıyorum herkes için ayrıca biliyorsunuz ki 7 yıl önce küçük altın fiyatıyla şu ankinin arasında
bir durum var ben bu konuda ne yapmam gerekiyor bilemedim sizce nasıl bir yol izlemem gerekiyor hiçbir şey yapmana gerek yok görümcenin kardeşinin görümcesi vay vay vay vay vay vay vay vay Allah muhafaza eylesin geçen hafta Denizli'de mi nerede ben haberlerde izlemiştim bu konuda mahkemeye vermişti birisi ben senin işte bilmem ne düğününde sana küçük altın gönderdim sen bana işte şunu yaptın diye mahkemeye vermişti ne hale geldik Allah muhafaza eylesin Allah Allah bakın düğünlerde işte ister sünnet olsun ister düğün olsun
bizim toplumumuzun geleneği adeti şudur yani takılan takılar onlara hediyedir karşılık beklenmez onlardan hediyeleşmek sünnettir hani size hediye verene aynıyla misliyle o da bulamazsa dua ederekten hani karşılık veriniz der eyvallah yani normalde bir kimse onun durumu yerindedir yani işte kalkmıştır örnekliyorum şimdi bir tane beşi birlik takmıştır beşi birlik taktı ben şimdi onun beşi birlik yapacağım diye nereden mücadele edeyim yani onu yapamayacaksam bu doğru bir şey değil yani meseleye dini ve örfü açıdan baktığımızda
ben filanca şunu taktım o da bana bunu takacak böyle bir şey yok takma kardeşim senden isteyen mi vardı sen gelmişsin halin vaktin yerindeymiş gönlünden coşmuşsun küçük altın takmışsın demek ki sen gönlünden coştuğu için küçük altın takmamışsın ya karşılığında küçük altın gelecek diye yatırım yapmışsın böyle bir şey yok doğru değil bu artık böyle örfün üzerine çıkmış bu bir insan hediye olarak taktığı şeyi geri ister mi karşılığını bekler mi ya bu nasıl bir Kur'an sünnet düşüncesi bu nasıl bir örf adet düşüncesi yanlış
Allah muhafaza eylesin bir de ne kadar edebe mugayr bir söz ya Allah Allah 50 liranı iade ediyorum ben sana altın takmışım altınımı istiyorum laf mı bu şimdi selamun aleyküm malin farklı dönem yaşıyoruz istatistiklerde insanların ilgisi iş anlayışı değişti bir çok koştuk kuantum eğitimi altında eğitimler açılıyor bu eğitimlere sertifik almak için katıldım bunun iş olarak yapmak Kur'an sünnet çevresinde bunu birleştirmek amacım bu uygun olur çalışmak çalışmaktır e tam malum şimdi böyle insanlar hani böyle
televizyonlarda böyle işte o konuşmacılara bakıyorum gerçekten saat dolduruyorlar orada yani konuşacak konu bulamıyorlar asıl gündemi de konuşamıyorlar bakın asıl gündem yok Amerika'da şöyle de Fransa'da böyle de Almanya böyle de İngiltere'de böyle de işte ülkede bakıyorum konuştukları şeylerin hepsi de asıl gündem konusu değil yani ve aynı konuşmacılar aynı konuşmacılar bütün hepsinde fikirleri var maaşlı eleman tutmuşlar Habertürk'te NTV'de CNN'de işte öbür ülke TV bilmem ne TV bütün onlar var ya hani böyle şey kanalmış
gibi mesela bir de öyle bir algı oluşturuyorlar yani dini kanalmış gibi oluşturuyorlar bir de böyle bir algı var dini bir kanal yok ülkede bunu kafanızdan silin bu bir normalde o kanalların hepsine de bakıyorum herkes her şeyi biliyor yani adam terör uzmanı Covid'den ahkam kesiyor adam örneğin işte iktisatçı işte adam ne bileyim işte Covid'den ahkam kesiyor veyahut da en güzeli şuydu yani bir tartışma programında tarikatlar konuşuluyor içinde ehli tarikat bir kişi yok diyanetten de kimse yok ama ne konuşuluyor tarikatlar
konuşuluyor ya hiç olmazsa cübbeli bari çıkarın oraya hani böyle tarikattan konuşulacaksa yani o çünkü medyaya çıkarıyorlar onu medyacılar seviyor onu ondan sonra hiç olmazsa onu koyun bari oraya konuşsun gene iyi bir ayet hadis bilgisi var onu çıkarın onu bari koyun oraya veya diyanetten bir tane müftü koyun veyahut da getirin birisini koyun veyahut da işte gidin ilahiyattan bir konuda etkili yetkili bir kimseye getirin ama ellerine malzeme bitmiş yani öyle bir şey getiremiyorlar öyle bir şey yok böyle bir şey oluştu şimdi
bir de doğru mu yanlış mı bakmıyor hiç kimse sosyal medya denilen o yanlış kullanırsa necaset çukuru olan o dünyada bir şeyin doğruluğunu yanlışlığına bakmıyorlar işte yani birisi bir şey kullandıysa bu yanlıştır zaten hakaret ediyor hep beraber sürü psikolojisi hani dün akşam twitter'da işte benim Atatürk'le olan ironiyi birisi paylaşmış hüra herkes hakaret ediyor yani dinlemiyor bile onu bak onu dinlemiyor bile böyle bir aslında hani ehli sufiye sürü psikolojisi derler ya ne yazık ki ülkedeki bir kısım Atatürkçülerde
sürü psikolojisi oluşmuş böyle birisi hakaret ediyorsa baştan altına kadar herkes hakaret ediyor dinlemiyor konuşulanın ne olduğunu bunun gibi insanlar böyle bir böyle bir zaman böyle bir dönem yaşıyoruz şimdi böyle gideceğini zannediyor bütün herkes gitmeyecek sebebi şu bir müddet sonra bunların da boş olduğu anlaşılacak nasıl gazeteler işlevlerini yitirdilerse bu tv yorumcuları da işlevlerini yitirecekler yitiriyorlar zaten bir müddet sonra youtube denilen youtuber denilenler de işlevlerini yitirecekler hayat gerçeğe dönüşecek
sebep gerçek ne arkadaşlar gerçek hakça bir paylaşım gerçek benim açlığım senin benim açlığımın üzerine bina ettin tokluğun gerçek ne benim yaşadığım adaletsizlik senin bu benim yaşadığım adaletsizliğin üzerine bina ettin kartondan adaletin benim yaşadığım ne yazık ki gariplik sen benim garipliğimin üzerine kendi zenginliğini bina etmişsin gerçek bu gerçek ne dünyanın üzerinde belli insanlar ve ülkelerin üzerinde belli insanlar hegemonyalarını kurmuşlar diğerlerini sömürüyorlar gerçek bu gerçek ne dünyanın üzerinde
ve ülkelerin üzerinde o hegonomist yapılar kendi özgürlüklerine yaşıyorlar diğerleri köle ama heva hevesine köle olmuş ama nefsine köle olmuş ama şeytana köle olmuş ama bir partiye köle olmuş ama bir hani din adamı gibi görünen bir kimseye köle olmuş ama bir cemaate köle olmuş ama bir tarikata köle olmuş özür dilerim bir yere köle olmuş kuran ve sünneti ondan saklamışlar kuran ve sünneti ondan öğretmemişler dünyanın gerçeklerini öğretmemişler sistemin gerçeklerini öğretmemişler bir şekilde onu köleleştirmişler gerçek bu
bu bu gerçeği kimse konuşmuyor bu gerçeği kimse dile getirmiyor oturmuş insanlar kendilerince hap yap para kap kabilinden bir şeyler yapıyorlar para kapacak yer bakıyorlar kendilerince herkes buradan bir şey alıyor ben de buradan bir şey alayım diye bakıyor meselenin hakikatine bakmıyorlar meselenin doğrusuna bakmıyorlar ama bu böyle yürümeyecek bu böyle gitmeyecek kartondan evler yıkılacak kartondan düşünceler ve felsefeler yıkılacak hak gelecek batıl zahil olacak gerçek manada hak gelip batıl zahil olacak böyle hak gelip
batıl zahil olacak deyip sahte mehdiler sahte alimler sahte şeyhler sahte yol kesicilerden kurtulacak insanlar işin gerçeğine hakikatine varacaklar bu böyle yürümeyecek çünkü karanlık gerçekten karanlık ve insanlar ne yapacağını bilmiyorlar yani ben açıkça konuşuyorum yani bir sosyal patlama olacak bir sosyal facia olacak dünya üzerinde diye kendimce diyorum ki yani yarabbi yani sen bundan muhafaza eyle ümmet-i Muhammed'i diyorum böyle bir şey yok yani ümmet-i Muhammed de kaos içerisinde yani ümmet-i Muhammed'in başındaki
devleti idare edenler liderler siyasetçiler yüksek bürokratlar zengin ümmet-i Muhammed fukara ümmet-i Muhammed'in başındaki devlet adamlar siyasetçiler yüksek bürokratlar kendilerince şeytani bir şekilde özgür ümmet-i Muhammed özgür değil bu nereye kadar gidecek böyle bu bir yerde duracak bu durmak zorunda böyle bir şey yok insanlar işte o ya ne demek ya kuru ekmek yiyorsa aç değiller demek ki böyle bir söz var mı hangi maksatta söylenirse söylensin yok yani realite bu değil gerçek bu değil o yüzden o televizyonlardaki
medyadaki ne bileyim işte youtuberların konuştukları işte youtube'da konuşmacılar bilmem neler insanlar böyle ne tarafa gittiklerini şaşırmışlar herkes böyle ellerinde cep telefonu önlerinde tabletleri bilgisayarları internetten dolaşacağım derken gerçeği görmüyorlar aldatılıyorlar kandırılıyorlar bakın kandırılıyorlar hani bu korona başladığında söylemiştim yani geçen yıl dedim yani bu için 2020'deyiz 2018'de 450 bin kişi ölmüş Türkiye'de 450 bin kişi böl 12'ye 450 bini onu bölsen 45 bin 35 bin 38 bin kişi yaklaşık
öyle mi 37 bin 500 kişi ölmüş yani günlük Türkiye'de ölüm sayısı 1500 kişi şimdi artmıştır 2000 kişi olmuştur günlük ölüm istatistiklerine bakmadım son dönem 2000 kişi 2000 kişinin 200 kişisi koronadan ölüyor yüzde kaç yapıyor 10 mu yapıyor 200 kaç 241 peki normalde 241 kişi baktığımızda o zaman ne yapıyor aylık 2000 kişiden normalde yok günlük 2000 kişinin 200 kişisi ne yaptı %10 yapmadı mı %10 yani günlük 2000 kişi 2000'den fazladır da 2000 kişi ölüyordu %10'u ölüyor ölenlerin %10'u koronadan
yani bu bu kadar çok abartılacak bir rakam değil ama hani hastalığın getirdiği handikaf var hastalığın getirdiği handikaptan korkuyorlar yoksa ölecek ya eceli gelen ölecek eyvallah ama ve lakin yani o kadar büyük yaygara koptu ki yani insanlar Allah muhafaza eylesin yani ne olduğunun farkında değiller bu sefer yani öyle bir şeyler başladılar her şey sanala dönecek her şey sanal olacak her şey sanal olacak ya ben sanal değilim ki yediğin ekmek sanal değil içtiğin çay sanal değil yani sen ekmeğini şeyden internetten
temin etmiyorsun ekmek normal makinede oluyor veyahut da fırında pişiyor veyahut da teknede hamuru yavruluyor yani o ekmek buğdaydan oluyor sanal değil işin gerçeği bu o yüzden elektrik kesilir sanal biter bakın elektrik kesilir sanal biter ama şimdi böyle yani ilgi alanları insanların değişti iş alanları değişti namaz sanal değil namazı sanal kılamıyorsun senden bir tane daha kopyalayıp hadi Mustafa Özbağ sen namaz kıl değil sen kılacaksın senin kopyan kılıyor rüyada halde senin kopyan kılıyor rüyada halde ama sen yine
kılacaksın işte sabah namazı okumazdan önce sen bir bakıyorsun namaz kılıyor senin gibi birisi abdest alıyor namaz kılıyor ezanlar okunuyor kalkacaksın sen sen onun namaz kıldığına bakmayacaksın sen kalkacaksın namazını kılacaksın ya ben rüyamda namazı kıldım benim namazım tamam diyemiyorsun yok öyle bir şey veya ben rüyamda hacca gittim benim hacca gitmeme gerek yok yok öyle bir şey hacca gideceksin o yüzden her şey realitesine gerçeğine dönecek akşam şerefler hayır olsun hayır olsun inşallah selamun aleyküm hayırlı akşamlar
ismim Hüseyin Can Uysal Mustafa Özbağ efendiye bu akşamki program için bir sorun vardı iletebilirseniz çok sevinirim hayırlı akşamlar selamun aleyküm kıymetli üstadım zamanında üveysi zikrine başlamıştım bir rüyada yıkık viranülün arasında zifir karanlık dedim karşıma bir zat geldi inceye yakın çehreli heybetli bir çehresi vardı sakallıydı sakalları siyahtı kafasında kahverengi bir sarık vardı sonra sağ eliyle kalbime dokundu orada uyanmıştım sonra zamanla benim hayat temizliğim başladı birçok şeyden sıyırıldım Allah'ın izniyle
yardımıyla sonra tövbe etme sürecine girdim ve şu anda yeni bir sayfa açtım Allah-u Teala'nın yardımıyla bir rüya daha görmüştüm o zamanlarda bir su kenarında çömelmiştik solumda bir zat var idi toplu yapılı yuvarlak çehreliydi bana tebessüm ettiği sırada aklımda afyon dediğini duymuştum ama dudaklarıyla söylemedi o zatın Mevlana Ceyhatin Rum'u Hazretleri olduğunu hissetmiştim sonra zamanla ben de afyonda sizin bulunduğunuzu gördüm ve geçenlerde 2003 ya da 2004'teki bir sohbetinizi dinledim sonra dua edip salavat getirip
acaba bu zatın sohbetlerinden istifade edebilir miyim diye içimden geçirdim uyumadan evvel de salavat getirdim uyumuşum rüyamda bir gemide idik şehadet getirerek sonra karşımda bir zat kalüle uykusuna uzandığı sırada yanımızda bir o zata senin şehadet getirdiğini duymadım dedi o zat da kafasını hafifçe kaldırdı uykulu gözleri biraz ciddileşti ve dudakları hafif toplanınca dilini damağına değdirip içinden seslice şehadet getirdiğini anladım ardından başka bir diyeceğim var mı gibilerinden bir bakış attı ve uzandı ben de
uyandım ve o an o zatın peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem olduğunu hissettim çehresi o viranelerin arasında sağ eli ile kalbime dokunan kişiyle aynıydı bunu bir büyüme anlattım bu senin üveys olduğuna işarettir senin şeyhin peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem dir ama Mustafa Özba efendiden de ilim öğrenebilirsin dedi kıymetli üstadım benim şimdi nasıl bir rabıta ve zikiri düzenli yapmam lazım nefis tezkiyesi için namazımı düzenli sürdürebilmem için zikre sarılmak istiyorum çünkü siz bu konuda ne
tavsiye edersiniz şu anda 2003-2004 sohbetleriniz yerine 2013'ten baştan mı başlamalıyım biraz uzun oldu özetlemeye çalışayım cümleten hakkınızı helal edin hayırlı geceler Allah yar ve yardımcınız olsun Cenab-ı Hak muayineniz olsun sohbetleri dinlemeye devam edin tevhid çekmeye devam edin Cenab-ı Hak yolunuzu gösterir inşallah Allah muayineniz olsun dünyevi yaşam için kullandığımız aklımızı Allah'ın rızasını kazanmak için nasıl kullanabiliriz aklın bizi aldattığı düşündürdüğü durumlar nelerdir Allah razı olsun siz aklınızı
Kur'an ve sünnete rahmet edin bağlayın ona ve Kur'an ve sünneti yaşamak için aklınızla hareket edin arkası gelecek inşallah selamun aleyküm sorumluluğumuz altındaki biri bize hiçbir şekilde cevap vermez ona karşı hukukumuz nasıl olmalı yani sorumluluğun altında bunu anlamadım yani topluluğun içerisinde mi evin içerisinde mi iş yerinde mi mesela iş yerinde benim sorumluluğum vardır benim sorumluluğun altındaki bir kimse bana cevap vermek zorundadır ben ona bir şey diyorsam o bana cevap verecek veyahut da bu topluluğun
içerisinde sufilikse işte bir kimseye ben bir şey sordum da o bir şeye cevap verecek cevap vermiyorsa yani derim ki neden cevap vermiyorsun e ben seni tanımıyorum aa o zaman tamam kendine başka bir yol arasın derim o yüzden oradaki sorumluluk ne sorumlu kim sorumluluğe cevap vermeyen kim onların bilinmesi lazım selamun aleyküm ismim Ferhat Karıncalı Almanya Lünen'den geliyorum sorum yoktur ki demek istediğim bir şey var benim oğlum Abdülkadir ellerinizden öper yeni dünyaya geldi elhamdülillah dualarda beraber olalım
inşallah Almanya'da misafir etmek hayaliyle ellerinizden hürmetle yapıyorum Allah evladını mübarek eylesin İslam'a hadım eylesin Kur'an ve sünneti sımsıkı yapışıp Kur'an ve sünneti yaşayan ve yaşatanlardan eylesin inşallah 70 bin tevhid atmini niyetlendiğimiz zaman bir haftada çekmemiz mi gerekir tamamlanmazsa ne kadar zamanda çekilebilir senin boş kaldıkça tevhid atmini bitirmeye çalışır İlla ki bir haftada diye olacak diye bir kaydı yok üç günde olacak diye bir kaydı yok bir günde de tamamlayabilirsin üç günde beş günde de
tamamlayabilirsin Abdullah İbn-i Cafer radıyallahu anh anlatıyor Resulullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki borç Allah'ın hoşlanmadığı bir şehayet olmadığı müddetçe Allah-u Zülcelal hazretleri borcunu ödeyince kadar borçlu ile birliktedir Ravi der ki Abdullah İbn-i Cafer vekil haricina derdi ki git benim için borç al zira ben Resulullah'tan bu hadisi işittikten sonra Allah'ın benimle olmadığı bir gece geçirmekten hoşlanmam bu hadisi anlayamadık açıklayabilir misiniz yani normalde Allah ödemek kastıyla borç yapan
bir kimsenin yanındadır yani onu destekler onun borcunu ödemesi için yardımcı olur o yüzden borç yaparken bir kimse ödemek kastıyla ödeme düşüncesiyle borç yapmalı ve mesela tüccarlar mal alırlar borca mal aldıklarını ödeme düşüncesiyle ödeme niyetiyle alacaklar borçlanan kimse ödeme niyetiyle ödeme düşüncesiyle borçlanınca Allah ona yardım eder sahabe de bu hadisi şerifi duyduktan sonra borçsuz yatma ok istememişler Allah bizimle beraber olacak Allah yardım edecek diye tabi genelde sahabenin borçlanması yani paraları
pulları çok olmazdı böyle olunca onlardan ekmek isteyen su isteyen yiyecek içecek isteyenleri borçlanırlardı Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretler de borçlanırdı selamun aleyküm ben iki yıldır dersliyim çok şükür bazı sıkıntılarım var Allah'ın izniyle yol gösterirseniz çok sevinirim lise çağlarımda ruh çağırma ve fal bakma gibi bazı durumlarda bulundum sonrasında bir erkek tarafından izlendiğim geceleri yanıma gelmesi sevdiğim parfüm kokusunu dahi hissederdim bu durum çok uzun devam etti 5-6 yıl kadar
sonra üniversite zamanında hem konuşuyor hem de kişilerin hayatlarıyla ilgili saklı olan özel şeyleri dahi bilebiliyordum rüya gibi bir an uyku basmasında birkaç gün içerisinde başıma gelecek kötü şeyleri görüyordum öyle ki hastanede geziyordum 3 gün sonra hiçbir sebep yokken intihar etmiş halde rüyamda 2 kez gördüğüm o hastaneye o yatağa yatırdılar beni bana dininin Hristiyan olduğunu söylemişti bir keresinde evin tuvaletinde hayal gibi ama fiilen çok özür dilerim kafasının tepesinde tuttuğum idrar ile yıkadığım bir
çocuğumun olduğunu gördüm bu gördüğüm uykuda değil uyanık kanı olan bir olaydı evin eşyalarının yerlerini kapının camın yerini değişik görüyordum kara basan geliyordu nefes dahi alamıyordum devamında o zamanlar bir okuma yapmıştı öğrenci evinde yalnızdım tek günlerde çok enteresan şeyler yaşıyordum kapılar çalıyor musluklar açılıyor gibi bir süre yalnız sakin hayatım oldu evliliğim ile beraber yine başladı şu an 3 tane erkek çocuğum var onlarda da değişik haller oluyor çocuklarıma bir şey olmasından çok korkuyorum
hepimiz evde sıkıldığımızda yalnızca suda banyoda rahatlayabiliyoruz en küçük oğlum 17 aylık o da sürekli duşa girmek istiyor çıkarmam çok küçülüyor ortanca oğlum uykusunda sürekli konuşuyor kavga ediyor büyük oğlum tuvalete ihtiyacı için uykusundan uyandığında farklı yerlere ihtiyacını yapmaya çalışıyor evde huzursuzluğumuz var hepimizde sinir gibi bir şey oluyor çocuklarım da sübyan gibi bir şey olmasından en iyi şey diyorum ben içinde bulunduğum durumdan ne yapmam gerekir bilmiyorum namaz kılmama dua okumama da
engel oluyor sanki bir bakıyorum ibadet ellerimde çok iyiken daha da üstün şeyler yapmaya çalışıyorken tepe takla geliyor gibi durumumu anlatmam uzun oldu hakkınızı helal edin üstadım Rabbinin izniyle bana gösteren yolu bekliyorum Allah razı olsun bu buradan hallolacak bir mesele değil o yüzden inşallah size yazdım öyle görüşelim inşallah Allah izin verirse çünkü şimdi bu tip meselelerde genel olarak benim problemim var ya kendi telefon numaramı
ezberleyemiyorum bakın işte bu da bir takıntı bir kimse kendi telefon numarasını ezberleyemez ya ezberlemek istemiyorum ya da ezberleyemiyorum ikisinden biri şimdi insanlar böyle cahil zamanda cehalet zamanında bu tip şeyler oluyor o arada bir kafir cinni musallat oluyor bunlara böyle bir hani onunla değişik bir şekilde irtibata giriyor veya ona musallat oluyor ondan sonra devam ediyor bu bir ikincisi bir de ailelerde böyle şeyler oluyor mesela bir kimsenin ailesi böyle bir şeyin içerisine giriyor sonra o ölüyor öldükten sonra
o cinni böyle oraya sahipleniyor o aileyi sahipleniyor işte annesi ölüyor kızına geçiyor oğluna geçiyor veya babası ölüyor babasıyla alakalı onun kızını onun oğluna geçiriyor böyle böyle devam ediyor bu süreç bu sıkıntılı bir durum bunun normalde yani sıkıntı durumunun kesilmesi lazım bir yerde ama o bir yerde kesilmezse bu böyle işte çocuklar çocukların çocukları öyle devam ediyor sesile gibi hani nasıl bazı rahatsızlıklar böyle genetikse bu da genetiksel bir hal alıyor bunun hatası insanın kendisi yani bir ikincisi
annesi babası annesi babası ona bir dini eğitim vermeyince o çocuk böyle sapkın işlerin içerisine giriyor gençliğinde yaşlarında önemli değil bu sefer de bu tip sıkıntılı haller oluyor Allah muhafaza eylesin Cenab-ı Hak korusun cümleyi inşallah bunlar sıkıntılı şeyler yani böyle ruh çağırmadır aslında ruhun filan geldiği yok oraya kafir cinlinin birisi geliyor oraya veya şeytanın birisi geliyor oraya hani birisi youtube'da yazmış ya Atatürk'ün ruhunu çağırdık filan diye ya nereye çağırıyorsun sen ruhu şimdi bir mürşid-i kamilin
bir velinin ruhu bir peygamberin ruhu hürdür ama velilerin mürşid-i kamillerin ruhlarının haricindeki ruhlar hür değildir onlar tabiri caizse hapsedilirler sen nereye çağırıyorsun ya kimi çağırıyorsun sen kimsin ki bu mümkün değil zaten aldatıyorlar insanları yani geliyor kafir cinlinin birisi oraya veya tabi şeytan geliyor oraya o normalde kimi çağırdı işte o ikisi kimseyi çağırdı çağırdığın kimse veli mi değil evliya mı değil peygamber mi değil nereye geliyorsa zaten öyle çağırılmıyor ki zaten onu da bilmiyorlar
sufilerde hani sufilerde dahil et deyip hani oraya davet ederler mesela zikrullah halakasında o kimse zikrullah esnasında zikrullahı idare eden kimsenin maneviyatına bağlıdır o da ama kalben ama diyelim ki zahiren biraz böyle zahiren şatahatvari oluyor ya biraz o yüzden genelde kalben işte makamlara bağışlanıp işte dahil et ya Abdülkadir Geylan Hazreti dedi o kimse yani o söyleyen kimsenin maneviyatı yüksekse evet Abdülkadir Geylan Hazreti ruhaniyeti o meclise gelir eyvallah Ahmet el-Rufay Ahmet el-Bedevi İbrahim Dün
Siki Şahı Mevlana Celat Rum Hazretleri veya sahabeler veya imamlar pirefendiler geçmiş üstadlar veyahut da peygamberler Adem aleyhisselam Hazreti Muhammed Mustafa'ya kadar gelirler zikrullah halakasına buna tamam veyahut da o kimsenin maneviyatı çok kuvvetlidir yolda Allah'ı zikrede zikrede gider bir şeyle karşılaşır kalben rabut eder üstadına rabut eder Geylan Hazretlerine rabut eder Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden rabut eder içinden çıkamadığı bir şey olur veyahut da o esnada örneğin
işte kendini koruma maksadıyla nasıl koruma maksadıyla işte ben çarşının içinden geçeceğim çarşının içinden geçerken hadis-i şerif var şeytanlar orada kol gezer ben Allah'ı zikredeyim hem de Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretten rabut edeyim ben kendimce ben bu tehlikeli yerden böyle geçeyim diyor kimse böyle bir şey yapabilir onun ruhaniyetini görebilir eyvallah ama öbür türlü yok ruh çağırma yok işte filancanın ruhuyla görüştüm yalan onların hepsi aldatmacadan başka bir şey değil veyahut da kimse
yalan söylemiyor ama kimi Atatürk'ün ruhunu çağırmış Atatürk'ün ruhuyla görüşmüş ya canım kardeşim kimsin sen Atatürk'ün ruhuyla görüşecek yani o normalde oraya ona cevap veren kafir cinli başka bir şey değil çok büyük veli bir evliya olur evet istediği ruhla görüşebilir mi görüşebilir bu ayrı mesele Allah bize affetsin o yüzden sıkıntılı şeyler bunlar Selamun Aleyküm bir kişi başka bir kişinin hakkında iftira ve gıybet yapıyor ve o kişiyi karalıyorsa bunun günahı nedir helallık alması gerekir mi iftira attığı kişiden
helallık almadan ölürse iftira ettiyse yani onun üzerinde bulunmadığı bir şeyi söyledi o şey onun üzerinde tecelli etmedikçe ölmez bu bir ikincisi o kimse mahşere çıktığında o hakkını helal etmediği müddetçe de cennete giremez ama insanlar yapıyorlar abi ben araştırdım Kur'an'da dönme ile ilgili hiçbir bilgi yok bu sema nereden geliyor bak sema ayrı dönme ayrı o yüzden amacı ne ibadet midir din ilgisi nedir Kuran-ı Kerim her çağa göre yorumlandığı iddiası doğru bir tespit midir canım kardeşim sema ayrıdır dönmek ayrıdır
biz sema ederiz Allah'ı zikrederiz o yüzden Kur'an'da bir şey yok diye bu dinden değil diyemeyiz ezan da Kur'an'da yok ne yapacağız ezana redmedeceğiz o yüzden bu doğru bir yaklaşım değil bu semayla alakalı biraz daha böyle geniş tefaradlı konuşmak isterdim ama saat 12 şimdi zaten bununla alakalı bizim sayfalarımızdan gerekli bilgiyi alabilirsin semayla alakalı Kur'an-ı Kerim her çağa göre yorumlandığı iddiası doğru bir tespit midir Kur'an-ı Kerim'de muhkem ayetler vardır müteşabih ayetler vardır müteşabih ayetler
her çağa göre yorumlanması olabilir muhkem dediğimiz hukuk ayet namazdır oruçtur haçtır kısastır bu tip ayetler muhkemdir bunların yorumlanması söz konusu değil selamun aleyküm bu yola girmeden önceki hayatımızda yer edinmiş haram ve kötü alışkanlıkları bırakabilmemiz konusunda ne önerirsiniz valla ben ne önericem kestirin atın diyorum ben ne varsa dünden kalma neyin varsa attım sana geliyorum demiş ya ilahide dünden kalma ne kadar kötü ve haram alışkanlıklar varsa bir anda tövbe edip bırakacaksınız en kestirme yol bu
ben ders almak istiyorum mustafa hocamdan nasıl olacağını bilmiyorum bir de bu konu hakkında sormak istedim bir şey var yardımcı olabilir misiniz bir rahatsızlığım var bu sebepten dolayı ders alıp almamak konusunda sormak istedim şeyler var aramak istiyorum bilgi verebilecek birisiyle görüşmek istiyorum buraya istediğinizi yazabilirsiniz burada istediğinizi sorabilirsiniz selamun aleyküm bir kimi çocuklar daha iyi şartlarda ve ailelerde yetişirken kimisi cahil ve maddi sıkıntılı ortamlarda yetişiyorlar ve bu dengesizlik
hayatlarında çok şeye dokunabiliyor psikoloji davranış biçimi eğitim kalitesi gibi kimi zaman bu etki ömür boyu sürebiliyor sizce bu dengesizliğin olumsuz yönünde kalanlar yaşadıklarının karşılığını nasıl alacaklar siz bu yetişme farklılıklarının getirdiği olumsuzluklarını nasıl yorumlarsınız şimdi normalde bu olumsuzluklar var islam bu olumsuzlukları yok etmeye çalışır islami bir sistemin içerisinde islami bir sistemin içerisinde bu islam zenginliğe karşı değildir ama ve lakin devlet bu konuda eşit davranmalıdır islami
bir sistem ama ne yazık ki böyle olmuyor böyle olmayınca da sıkıntı oluyor zaten sıkıntı bu şimdi bu olumsuzlukların bir ailevi sebepleri var iki sistemle alakalı sebepler var ailevi sebepler ne mesela bir erkek evlenmeye muktedir değil bir kadın evlenmeye muktedir değil yetiştirecekleri çocuklar kuran ve sünnet tarihsini yetişmeyecek ama bunlar evleniyorlar geleneksel bir şekilde evleniyorlar ya mesela bir kimse bir erkek bir baba bir anne çocuğunu evlendirirken kız erkek önemli değil çocuğunun evliliğinde doğacak olan
çocuklarının kuran ve sünnete göre eğitilip eğitilmeyeceğini doğru bir eğitim alıp almayacağını bilmeden evlendiriyorlar neden bu meseleyi bilmiyorlar çünkü meseleyi zenginlik fakirlik noktasında bakıyorlar mesela bir erkek evleneceği zaman işte kadında arayacak olduğu şeyler dini birinci derecede ama hani erkekte aranılacak olan unsurlardan en önemli maddelerden birisi din ama hiç kimse din aramıyor erkek de kadın da birbirinde din aramıyor öyle olunca gelecek olan nesil dini bilmiyor cahil oluyor veyahut da eğitimli
bir kimseyle evlenmeyi düşünse yani daha iyi olacak ama o esnanda evlenmeyi düşünüyor sadece eğitim söz konusu değil ama ne yazık ki böyle oluyor yani çıkan sonuç bu şimdi çocuklar anne babalarından şikayetçi olacaklar mı evet bu sistemi böyle kurgulayanlar böyle devam ettirenler bundan sorumlular mı evet ve böyle kalan çocuklar da mahşerde haklarını alacaklar ben hadislerin doğru olduğunu düşünüyorum ama maalesef benim içime de hadislerin günümüze kadar değişip değişmediği fikri işlerinde Allah ayetinde Kur'an'ın
korunduğu söylenmiş hadisleri de koruyor mudur peygambere itaat edin deyince peygambere tabi olun onda sizin için güzel örnekler var denilince hadisler de korunuyor yani peygambere nasıl güzel örneğini nereden öğreneceğiz hadislerden öğreneceğiz peygambere itaat edin deyince ona itaat ne hadisler o zaman Kur'an'la beraber hadisler de korunmuş oluyor bir de bazı ayetler Allah affetsin ki eskimiş kitaplarda dolu gibi geliyor bana bu konuda bana ve benim gibi olanlara tavsiye edersin normalde Kur'an ayetlerine baktığımızda
biz kendi kendimize sanki eskimiş gibi gelir ama ve lakin eski değildir hiçbir zaman mesela müteşabihlere baktığımızda müteşabihler her daim kendi içlerinde kendi dairelerinde onu okuyanlar tarafından yeniden yorumlanır o yüzden veyahut da muhkem ayet dediğimiz hukuk ayetlerine baktığımızda insanlar çünkü toplumu analiz ettiğimizde muhkem ayetlerin nasıl ne kadar gerekli olduğunu görürüz örnekliyorum şimdi buna mesela sizin için kısasta hayat vardır bir kimse öldürüleceğini bilse birisini öldürür mü öldürmez bakın kısasta
nasıl hayat çıktı şimdi insanlar önüne geleni öldürüyor mu öldürüyor adam otuz yıl yatıyor çıkıyor ölen öldüğüyle kalıyor adam tecavüz ediyor öldürüyor kadının hiçbir suçu yok tecavüz etmiş tecavüz etmiş öldürmüş kadını bir de otuz üç yıl yıl çıkıyor evet ölen kadın öldüğüyle kalıyor kısasta hayat vardır o kimse eğer öldürdüyse ölecek öldürür mü öldürmez kolay kolay meyil etmez bile o yüzden ayetler kendilerini her daim diri ve taze tutar hayırlı geceler insan evleneceği insanı ya da zamanı nasıl anlar ben bir yandan
istiyorum gibi ama bir yandan da korkuyorum yanlış karar vermekten bu konuda niye yapmalıyım bir de evde kedi beslemek sizce uygun mudur hakkınızı helal edin hanefilere göre kedinin artı yenilebilinir içilebilinir ama yani benim kendi şahsi duruşum ben evde kedi beslenmesini istemem insan hayvanları fıtratlarıyla oynuyorlar evde kedi besleyenler bahçeli evleri yok ne bileyim işte örnekliyorum dağda bayırdı bir evi olmuş olsa tamam baksın bahçeli ev işte fıtratıyla oynamasın ama evde kalitli besleyenler kedilerin büyük bir çoğunluğu
işte çok özür dilerim ama doğurganlıklarını fıtratlarını bozuyorlar hayırlısı evlilikle alakalı çok böyle matematiksel bir denklem değil dört göre dört on alt eder gibi bir denklem değil insanlar şimdi böyle gün geçtikçe evlilikle alakalı düşünceleri değişiyor yani bu kadar çok büyütülecek bir şey değil karşıdaki kimse kadın erkek her neyse otur nikah dört şey için yapılır siz dindar olanı seçiniz seçecek evlenecek evliliğin sikosinisi yok selamun aleyküm kızımla ikimizin testleri akşam pozitif çıktı hayır dualarınıza
ihtiyacımı uzar kendimize çok dikkat edin Allah'a emanet olun Allah mümininiz olsun Allah şifa versin Rabbim korusun inşallah Cenab-ı Hak muhafaza etsin kredi kartıyla altın aldığımızda vade farkı faiz olarak mı geçiyor evet yalnız ki öyle evet yetmiş altı tane daha soru var biz önümüzdeki hafta öyle niyetlenelim inşallah sohbet etmeyelim başlangıçtan itibaren soru cevap gidelim çünkü sorular yığıldı arada bir soruları böyle şey yapalım bir sıyralım temizleyelim önümüzdeki haftaya mesnevi sohbeti yapmayacağız sadece
soru cevap yapacağız inşallah hem soruları buradan kaldığımız yerden devam etmiş olacağız hem de o günde bütün soruları temizleriz bitiririz inşallah Allah'ın izniyle hakkınızı helal edin biz mutat zikrimizi yapacağız geceyi sonlandıracağız eftali zikir fâlemen nâhu la ilahe illallah la ilahe illallah la ilahe selamat amin ecmain
Allah cümlenizden razı olsun Rabbim gecenizi hayırlı eylesin gündüzünüzü hayırlı eylesin ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah selamun aleyküm

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi