mustafaozbag.org

Mesnevi Şerîf Şerhi (1055-1061. Beyit) SORU - CEVAP

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 6 Aralık 2020 · 2:09:43

Selamun aleyküm, hayırlı akşamlar, Allah gecenizi hayırlı eylesin, Allah gündüzünüzü hayırlı eylesin, Allah ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Cenâb-ı Hak cümle ümmeti Muhammed'e Kur'an ve sünnet-i seneye sımsık yapışıp, Kur'an ve sünnet-i seneyi kendi nefislerinin üzerinde yaşatanlardan eylesin, Kur'an ve sünnet-i seneyi yaşanması ve yaşatılması için mücadele edenlerden eylesin, inşâAllah. Malum korona günleri, bu korona günlerinde, bu yasaklarda evlerinize misafir oluyoruz, hepinizden de Allah razı olsun, Cenâb-ı Hak cümlemize inşâAllah bu günleri hayırlısıyla geçirip, tekrar eski normalimize dönmeyi nasip eylesin, her ne kadar hem dünya basınında, hem Türkiye basınında artık eskisi gibi olmayacak hiçbir şey diyorlar ya, biz de eskiyi özleyenlerden değiliz, inşâAllah yeniden, yeniden, yeniden yenilenip, yeniden yapılanıp, yeniden Allah, Kur'an yolunda, sünnet yolunda, Muhammed-i Mustafa'nın yolunda koşmayı nasip eylesin.
Sufiler her türlü yenilenmeye ve yeniliğe açıktır, her türlü şartlara uyum gösterirler, o uyum göstererekten Kur'an ve sünneti yaşama ve yaşatma mücadelesine devam ederler. Sufiler dirençli insanlardır, yumuşak direnç gösterirler, sert direnç göstermezler ama o yumuşak dirençleri çok böyle ses getirir, öyle yıkılmaları mümkün olmaz. Bakın, Adem'den itibaren Hak'la batılın savaşı devam eder, Adem'den itibaren de Allah'a aşıklık devam eder, vardır. Hatta aşıklık, Adem dünyaya yeryüzüne indirilmezden önce başlamıştır. En önemli, hiç bitmeyen şey, başlangıcı ve sonu olmayan aşktır. O yüzden aşkın ve aşıklığın başlangıcı ve sonu yoktur. Bütün her şeyden önce aşk vardı ve yine her şeyin en sonunda yine aşk olacak.
O yüzden aşk ve aşıklığı ancak aşk ve aşıklar şerh eder yine. O yüzden aşk ve aşıklık ebedi olacak. Aşk ve aşıklık ebedi olacağı için hiçbir zaman eskimeyecek, hiçbir zaman pörsümeyecek, hiçbir zaman dünya gibi cifeleşmeyecek, hiçbir zaman ihtiyarlamayacak. Aşk ve aşıklık her an, her dem hep taze olacak. Cenab-ı Hak aşıklara yollarını aşacak, aşıklara perdelerini aşacak, aşıklara kendi cemalini aşacak, aşıklara kendi nurundan nurlandıracak, kendi feyzinden feyizlendirecek, kendi ilminden ilimlendirecek.
Bunu Cenab-ı Hak kendisi murat etmiş, kendisi vaat etmiş. Kim aşıklık yolunda giderse, Allah onun yolunu açacak. O yüzden aşıklık ve aşıklar ne bu dünyalıktır ne de ahiretliktir. Aşıklar ve aşıklık ona aittir. Bütün dünya ayağa kalkmış olsa, bütün dünya ayağa kalksa, o aşıya kötülük yapmak istese, Allah müsaade etmedikçe onlar kötülük yapamazlar. Ve aşık kendisine yapılan kötülükleri nimet bilir, kendisine yapılan zulmü nimet bilir, sevgiliye yaklaşmakta, sevgilinin cemalini görmekte bir onun için şevk olur, onun için bir basamak olur. O yüzden aşk ve aşıklık hiç bitmeyecek. Kıymetli dostlar, o yüzden korona günlerinde sanki aşkınıza ve aşıklığınıza leke gelmesin.
Her daim Allah'ı zikretmeye, her daim onu sevmeye, her daim Muhammed-i Mustafa'nın izinde ve kokusunda gitmeye devam edeceksiniz. İşte toplu zikirler yapılmıyor, sema yapılmıyor, işte şu yapılmıyor, bu yapılmıyor deyip de ümitsizliğe düşmek yok. Veya başımızdaki sıkıntılardan, dertlerden, gamlardan, kasevetlerden dolayı ümitsizliğe düşmek yok. Başımızda örülen çaraplardan dolayı ümitsizliğe düşmek yok. Biz yeniden kalkarız, yeniden neşi neva ederiz. Her bahar, bütün kainatın yeşillenip çiçeklendiği gibi biz her gün yeşillenir, her gün çiçekleniriz. Biz bir ölsek bindirilmeyiz, milyarca dirileriz. O yüzden ne bizi öldürmek isteyenler gerçekten öldürebilirler, ne de bize bir şey yapmak isteyenler gerçekten yapabilirler.
Bu hayal olan dünyada biz bir hoş seda bırakıp gitmeye murat etmişiz. O yüzden ondan geldik, yine ona döneceğiz, yine ona doğru gidiyoruz. O yüzden hiçbir dem, hiçbir şey bizim ayağımıza çelme takamaz. Allah diyenin sahibi Allah'tır. Allah yolunda koşanın sahibi Allah'tır. Kim Kur'an ve sünnet dairesinde ihlas ve samimiyetle koşuyorsa onun sahibi Allah'tır. Yedi düvel ayağa kalkmış olsa onun önünde engel olmaz. Aşık sıradağlar gibidir, kah. Aşık kah Fırat nehri gibidir. Aşık kah okyanuslar gibidir. Aşık kah gökyüzü gibidir. Aşık kah dünyanın içindeki lavlar gibidir. Aşık kah patlayan yanardağ gibidir. O yüzden ne aşığın halleri bir halde kalır, ne de aşıklığın hali bir halde kalır.
O yüzden aşıklığa devam. O yüzden Kur'an ve sünnet yoluna devam. O yüzden Allah'ı deliler gibi sevmeye devam. O yüzden deliler gibi zikrullah etmeye devam. O yüzden her şeyin üstünde Muhammed Mustafa'nın sünnet-i seniyesini koyup onun sünnet-i seniyesini yaşamaya devam. Herkes ayağa kalksa onun sünnet-i seniyesine sımsıkı sarılacağız. Bütün peygamber düşmanları, Adem'den itibaren nasıl peygamberlere düşman oldularsa Muhammed Mustafa'ya da düşman oldular. Önceden Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem kendi yaşadığı zamanda nasıl düşmanları var ise bugün de Muhammed Mustafa'nın düşmanları mevcut. O Muhammed Mustafa'nın düşmanlarına inat, biz onu sevmeye, deliler gibi sevmeye, onun sünnet-i seniyesini yerine getirmeye devam edeceğiz.
Nasıl ilahi kitaplar yeni peygamberlerin dilinden insanlara anlatılırken müşrik kafalılar, kafir kafalılar, münafık kafalılar o ilahi kitapları inkar ettilerse, inanmadılarsa bugün de Kur'an-ı Kerim'i inanmayan müşrik kafalılar, içinden ayet-i kerimeleri mıncıklamak isteyen, ayıklamak isteyen müşrik kafalılar, kafir kafalılar, Kur'an'a savaş açan kafir, dinsiz hayvandan daha aşağı mahluklar olacaktır.
Biz ne kadar insanlar Kur'an'ı değiştirmeye kalksa, bazı ayet-i kerimeleri ortadan kaldırmaya da kalksa, biz Kur'an'ı bir bütün olarak sımsıkı sarılıp, Kur'an'ı bir bütün olarak ihman edip, Kur'an'ı anlama, Kur'an'ı yaşama, Kur'an'ın yolundan gitmeye devam edeceğiz. Bugün değil, ta şeytan, şeytan olduğunu gösterdiğinden itibaren Allah'a düşmanlık yaptıysa, müminlere düşmanlık yaptıysa, şeytan, şeytanlık görevine devam ediyor.
Yine Allah düşmanları bir yerde toplanıyor, yine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri düşmanları bir yerde toplanıyor, Yine Kur'an düşmanları bir yerde toplanıyor, yine zikir düşmanları, sufilik düşmanları bir yerde toplanıyor. Bunların hepsi de bir millet, hepsinin de birbirinden farkları yok, al birini vur ötekisine. Ama iman eden, Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışan, Allah'ı seven, Allah'ı zikreden, Hz. Muhammed Mustafa'nın sünnet-i senesini yerine getiren, ona salatu selam getiren, o aşıklar da tek millet. Evet, aşıklar tek millettir, ne zaman gelirlerse gelsinler, o biz insanları kavim kavim yarattık dediği kavmin en zirvesinde peygamberler vardır.
Onun altında veliler vardır, onun altında da sufiler vardır. Bunlar hepsi de bir kavimdir. Peygamberlerin hamurundan yorulmuştur veliler, velilerin hamurundan yorulmuştur sufiler. O yüzden hepsi de bir hamurdan sayılır. Hani Hz. Mevlana, Cerahat-ı Rüme Hazretleri bir kandilden yandıysan, hangi kandilden yandıysan yandın, kandiller bir der ya, tesbih tanesi gibi. Birisi önden gelmiş, birisi arkasından gelmiş. O yüzden aşıkların da peygamberlerin düşman olduğu gibi, velilerin düşman olduğu gibi, Kur'an'ın düşman olduğu gibi, aşıkların da sufilerin de düşmanı çok olur. Bu düşmanlar ve düşmanlıklar aşıkları yıldırmazlar, aşıkları ümitsizliğe sokmaz, aşıkları geri adım attırmazlar.
O yüzden bu korona günlerinde ne olursa olsun aşıklığımıza devam edeceğiz. Allah'ı zikre devam edeceğiz. Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışıp yaşamaya devam edeceğiz. Bugünler biter, bugünler bittiğinde yeniden doğmuş, yeniden dirilmiş, yenilenmiş bir vaziyette meydana çıkıp aşıklık yolunda koşmaya devam edeceğiz. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. O yüzden ümidinizi kırmayın. O yüzden ümidinizi yitirmeyin. Şeytan size vesvese vermesin. Şeytanlaşmış insanlar size vesvese vermesin. O şeytanlaşmış insanların hayvandan farkları yoktur. Hayvanların da bu noktada nazara itibar edilmez. Rabbim cümlemizi korusun, katından muhafaza eylesin inşallah. 1055. Beyt'ten devam ediyoruz.
Kıymetli dostlar, bunu böyle devam ederken bir açıklamada bulunmak istiyorum. Bizim hiç kimseyle alıp veremediğimiz hiçbir şey yok. Bizi ilgilendirmiyor. Ama bizi ilgilendiren şey Kur'an ve sünnetin yaşanması ve yaşatılması. Bizi ilgilendiren şey Allah'ın lanet dediği, haram kıldığı ahlaktan, sıfatlardan arınmak ve insanları arınması için tavsiyelerde bulunmak, nasihat etmek. Bizi ilgilendiren şeyler bunlar. O yüzden, yani biz rüşvet almayın dediğimizde, X partililerin ayağa kalkmasına gerek yok. Biz X parti rüşvet alıyor, X parti şunu yapıyor. Böyle bir partisel döngümüz yok. Biz diyoruz ki, bütün herkese söylüyoruz. Kıymetli dostlar, bu vatan bizim. Bu ülke bizim. Bu devlet bizim. Bizim, ben kendi nefsim için söylüyorum.
Benim ikinci bir pasaportum yok. Ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin pasaportunu taşıyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kimliğini taşıyorum. Bundan da gurur duyuyorum. Bundan da herhangi bir gocunmam yok. Ben çok özür dilerim. Burada ırkçılık yapmak istemiyorum. Herhangi bir ırka bağlı değilim ki, gavur olan Fransa, gavur olan Almanya, İngiltere, Kanada, Hollanda, herhangi bir ülke beni kabul etsin. Beni hiçbir ülke kabul etmez. Ben hiçbir ülkeye de kalkıp da müracaat etmem senin vatandaşın olmak istiyorum diye. Sebep, ben bu topraklarda doğdum, bu topraklarda öleceğim. Benim çocuklarım, benim torunlarım, benim nesebim, gelecek olan nesebim bu topraklarda doğacak. Bu topraklarda ölüp bu topraklara gömülecekler. Bu topraklar bizim vatanımız.
Bizim vatanımız nerede? Ben sadece Anadolu'yla da sınırlamıyorum. Ya benim vatanım Kızıl Elma. O yüzden atam Osmanlı nerede bıraktıysa sınırları, benim vatanım o sınırların içerisinde. O yüzden benim vatanım bütün dünyanın arzı, benim vatanım bütün arş hala. O yüzden ben öyle bir kendime sınır koymuyorum. Ama ben bu topraklarda doğdum. Ben bu toprakların insanının mutluluğu için, bu toprakların insanları müreffeh bir hayat yaşasın. Bu topraklarda haramlar işlenmesin. Bu topraklarda Allah'ın lanetlik işleri olmasın diye nasihat edip feryadı figan ediyorum. O yüzden hiçbir gruba karşı, hiçbir şahıslara karşı bir garazımız, kinimiz yok. Bizim işimiz Kur'an ve sünnet.
Bizim işimiz vatan ve millet. Vatanımız ayakta kalsın, milletimiz ayakta kalsın. Vatanım ve milletin hem yer altı zenginlikleri, hem de yer üstü zenginlikleri çarçur edilmesin. İnsanlar bir yere seçildilerse, seçildikleri makamın hakkını versinler, hizmet etsinler. Milletin parasını, pulunu, alın terini çarçur etmesinler. Etrafındaki yandaşlarına peşkeş çekmesinler. Bu devletin bürokratları belli bir hizmet etsinler. Devletin elindeki imkanları etraflarına peşkeş çekip çarçur etmesinler. Derdimiz bu. İnsanlarımız mutlu olsun, insanlarımız huzurlu olsun, insanlarımız Allah'ın lanetlendiği işlerden ve fiilatlardan uzak olsun. Derdimiz bu.
Evet. 1055. Beğen Tavşanın aslana oyun edip onunla başa çıkması. Tavşan aslana gitmekte biraz gecikti. Sonra pençesi kuvvetli aslanın yanına gitti. Aslan tavşan gecikti diye pençesiyle toprağı kazmakta, kükremekteydi. Ben o alçakların ahdi hamdır. Ham ahitleri kötüdür. Sözlerinde durmazlar demiştim. Onların gürültüleri beni yaya bıraktı. Bu felek beni ne vakte kadar aldatacak? Ne vakte kadar? Tedbirsiz emir, adam akıllı aciz kalır. Çünkü ahmaklığından dolayı ne önünü görür ne ardını dedi. Demek ki ham insanların verdiği sözler de geçerli olmaz. Ham insanların, pişmemiş insanların, doğru olmayan insanların verdiği sözler de doğru noktaya gitmez.
Hani ham insan bir söz verir, sözünde durmaz. Münafıklığın alameti kaçtı? Üçtü. Bunlardan birisi neydi? Söylediğinde yalan söylerdi. İkincisi neydi? Vermiş olduğu sözü yerine getirmezdi. Ha demek ki işte münafıklık alameti taşıyan bir kimse ne yapıyor? Vermiş olduğu sözü yerine getirmiyor. Ahde vefasızlık ediyor. Söz verdi, sözünü yerine getirmiyor. Ve diyor ki bunlar sözlerinde durmazlar. Ve bunların bu kalabalık lafları, bu gürültüleri beni yaya bıraktı. Bunlar sözünü yerine getirmediler. Bu felek beni ne vakte kadar aldatacak? Yani normalde hani bu felek beni ne zamana kadar aldatacak dediğinde aslan, kral yani ormanın padişahı, ormanın başkanı diyor ki ben ne zamana kadar aldanacağım?
Ha demek ki aslan aldanmış bunu söylüyor. Hani aslında aldanmak insani bir vasıf ama aslanın aldanması doğru bir şey değil. Sebep sen aldanmayacaksın. Sen aslansan aldananlardan olmayacaksın. Tedbirsiz emir. Adam akıllı, aciz kalır. Çünkü ahmaklığından dolayı ne önünü görür ne ardını dedi. Emir deyince demek ki işte hani halifeler, padişahlar, devlet başkanlarının bir ismi halifedir.
Halife olunca işte İslam devletinin başkanı hükmündedir. Emir denilince İslam devletinin başkanı hükmündedir. Yani bir devlet başkanıdır. O yüzden bir devlet halife denilince tabii halkın yerine geçen kimse, burada devlet başkanı dediğimizde veyahut da tarikatlarda halife denilince şeyhin yerine geçen kimse, halife olmuş oluyor. Ama devlet olunca devlette işte halkın yerine iş yapan kimse, halkın yerine idareyi eline alan, idare eden kimse. O yüzden normalde işte halife denilince de Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin yerine, o vazifeyi yerine getiren kimse manasında İslami literatürde. Ama Hazreti Ömer radiyallahu anh Hazretlerinden sonra işte emirel müminin tabiri halife yerine kullanılmaya başlanmış.
Yani müminlerin emiri, müminlerin başkanı demek. Ve böyle söylenmeye başlanınca emirden kasıt işte idareci, müminlerin başkanı, devlet başkanı hükmüne giriyor. Ve diyor ki burada Hazreti Pir aslanın ağzından tedbirsiz emir, yani tedbir almayan, uyanık olmayan ondan sonra bir devlet başkanı adam akıllı olayların karşısında aciz kalır. Ne yapacağını bilmez, ne tarafa yürüyeceğini bilmez, ne iş yapacağını bilmez. Çünkü ahmaktır o kimse diyor. Ahmak kimdir? Kafası çalışmayan, öngörüsü olmayan, bilgisi olmayan, becerisi olmayan, bu konuda yeterli liyakata sahip bir konuda olmayan kimse o işin ahmadır. Allah muhafaza eylesin. İşte emir denilince, hilafet denilince o zaman müminlerin emirinin veya bir devlet başkanının ahmak olmaması için, tedbir alması için vazifelerini iyi bilmesi gerekiyor.
O zaman vazifeleri ne? Meseleye İslami açıdan baktığımızda, dini açıdan baktığımızda Hazreti Ali radıyallahu anh Hazretlerinin bu konudaki sözünü baştan hatırlatalım. Ne diyor? Allah'ın indirdikleriyle hükmetmek ve emanet, yani devlet başkanı olarak görevinin gereğini yerine getirmek. Yani emaneti yerine getirmek, devlet başkanının işlevlerini, işlerini yerine getirmek imamın görevidir. Bunu yaptığı takdirde, yani dinin emirlerini Allah'ın indirdikleriyle hükmettiği müddetçe, dinleyip itaat etmek, çağırdığında çağrısına uymak Müslümanların üzerine haktır demiş. Hazreti Ali radıyallahu anh Hazretleri. Tabi birçok ayet-i kerimeden ve hadis-i şeriflerden bir emir nasıl ahmak olmaz, nasıl tedbiri alır ve aynı zamanda da yapması gereken vazifeler nelerdir?
Hangi vazifeleri yerine getirdiğinde ahmaklar sınıfından olmaz, tedbirsizler sınıfından olmaz. Bunu İslam fıkıhçıları, hukukçuları genel olarak maddelendirmişler ayet ve hadislerden çıkarılaraktan. İşte müminlerin ihtiyaçlarını belirleyip karşılamak, ihtiyaçlarını gerektiğinde doğrudan kendisine iletmelerini sağlamak. Memur ve işçi ücretlerinin şerefli bir hayat sürmelerine imkan verecek şekilde belirlemek. Bakın, İslam hukuku açısından devlet başkanının görevi, İslam hukuku açısından bir emirin görevi, müminlerin ihtiyaçlarını, tebaasının ihtiyaçlarını belirleyecek ve onları karşılayacak. Ve bu fakir fukara dediğimiz ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını ister dolaylı olarak ister direkt olarak karşılayacak.
Ve memur ve işçilerin şerefli bir hayat yaşayabilmesi için onların ücretlerini belirleyecek. Bakın, şerefli bir hayat yaşayabilmeleri için. Yani ben bir hani sohbette Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin zamanında devlet var idi. İşte devletin var olduğuna memur maaşını işte geçinemiyorum diyen kimse indirdi dediğimde kıyamet koptuydu. Demek ki şerefli bir şekilde bir kimsenin yaşayabileceği bir askeri ücret veyahut da işte maaşlarını ne yapacak? Devlet başkanı belirleyecek. Velisi olmayanın velisi halifedir. Hadis-i şerefi mucibince kimsesiz çocukların, işte dulların, yetimlerin ihtiyarları ne yapacak? Hamisi olacak.
O yüzden onların varsa borçlarını devlet hazinesinden ödeyecek yaşlılara çalışamaz halde olup Herhangi bir geçimi olmayan onlara devletin bakması, kimsesiz çocukları devletin onlara bakması, meslek sahip etmesi, evlendirmesi bunların da ne yapıyor? Bunların da vazifesi devlet başkanına. Ve yine Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dört şeyin imamın görevleri arasında bulunduğunu söylemiş. Birincisi namaz. Yani imam tebaanın namaz kılmasını sağlayacak. Bunu olanak sağlayacak. Bunu teşvik edecek. Bunun eğitimini verdirecek. Yani namaz vakitlerini ona göre ayarlayacak. Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti'nin tatilleri Müslümanlara göre değil. Biz Hristiyanlar pazar günleri istedikleri gibi haftalık ahinlerini yapıyorlar.
Yapsınlar, devam etsinler. Bu ülkem için büyük mutluluk. İşte Yahudiler veya Museviler cumartesi günleri ibadet ediyorlar. Tatil yapsınlar büyük mutluluk duyuyorum. Ama ne yazık ki Cuma günleri öyle değil. Cuma günleri, Cuma saati. Bütün Müslümanlara serbest olmalı. En az gayrimüslimler kadar Müslümanlar da Cuma ibadetlerini çok rahat şekilde yapmalı.
Ama ne yazık ki bunu uygulayamıyoruz. Birisi neymiş? Zekat toplamak. İslam Devlet Başkanı'nın vazifelerinden birisi de zekatı toplamak ve hak sahiplerine dağıtmak. Zekat verebilecek muhtedirlikte olan kimselerin zekatlarını devlet başkanını veya devletin toplayıp hak sahiplerine dağıtması da ne olmuş oluyor? Emirel Mümini'nin, emirin vazifesi oluyor.
Hadleri uygulamak. Bu ne? Suçları sabit olan kimselerin cezalarını vermek. Haddin uygulaması. Tabi Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir İslam Devleti olmadığından dolayı bu mesele de olamıyor. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir İslam Devleti değil, İslam Devleti olmadığından dolayı İslam'ın hukuku icra edilmiyor. Veya ne bileyim işte hukukun içerisinde kısasları uygulamak. Yani işte bir kimse haksız yere bir kimse öldürdü, o öldüren kimsenin de öldürülmesi gerekirse kim bunu affeder? Öldürülenin birinci derecede yakınları ama affeder, ama affetmez, ama diyet isterler. Bunlar da normalde İslam hukukunda İslam Devlet Başkanı'nın görevleri ve İslam Devlet Başkanı'nın görevlerinden birisi de ne?
Dini ve dini meseleleri korumak. Yani herhangi bir şüphenin yayılmaması için bu şüpheye karşı delilleri orta yere koyup dini ve dinle alakalı meselelerin korunması ana hatlarıyla. Burada mezhep koruması anlaşılmasın. Mesela hani birkaç gün önce bir tefsir profesörü çıktı, Kur'an-ı Kerim'in bazı ayetlerinin doğru olmadığını bu ayetleri inkar etti ya, o da Marmara Üniversitesi'nde düşünün artık ilahiyatlar kimlerin elinde ve kimlerin elinde neler oluyor Allah muhafaza eylesin.
İşte İslam Devlet Başkanı dini koruma açısından ne yapar? Gerekli olan donanımları insanların önüne sunaraktan dini korur. Ve anlaşmazlıkları çözmek, zalimlerin taşkınlıklarını önlemek, mazlumu ve zayıf insanları yalnız bırakmamak da İslam Devlet Başkanı'nın görevleri arasındadır. Güvenliği sağlamak, insanları yasaklardan ve başkalarına zarar vermekten korumak İslam Devlet Başkanı'nda nesidir?
Görevleridir. Yine Müslümanların ve anlaşmalı tebaanın can ve mal ve dinlerine saldırmak isteyen düşmanlara karşı da harp hazırlıklarını yerine getirmek, her daim içeride ve dışarıda bunu korumak için uyanık durmak. Yine davete rağmen Müslüman olmayanlara karşı Müslüman olana veya cizye verene kadar savaşmak. Bu da İslam'da, İslam hukukunda İslam Devlet Başkanı'na verilmiş olan vazifelerden birisi.
Veya zekatları toplayıp, ganimetleri toplayıp, fakir fukaraya ihtiyacı olanlar, bunların dağıtmak. Aklıma gelenleri söylüyorum hep. Normalde devletin kamu vazifelerini yerine getirecek, işte valiler atamak, memurlar atamak, hakimler atamak bunlar da ne? İslam Devlet Başkanı'nın vazifeleri. Tabi bu vazifeleri yerine getirmeyen, bu vazifelerde liyakatsızlık yapan, bu vazifelerde ahmakça davranan, tedbirsiz davranan, o zaman zayıf bir emir oluyor. Öyle olunca memleketi idare etmede aciz kalıyor. Memleket idare edilemez oluyor. Askeriyesi, ekonomisi, eğitimi, hukuku idare edilemez bir hale alıyor. Bir kaos oluyor.
Bir böyle işte kabız hali oluyor. Bir böyle memleket bir türlü felaha kavuşmuyor. Memleket bir türlü düzene kavuşmuyor. Sebep çünkü o emir, tedbirsiz o emir nerede ne yapacağını bilmiyor. Vazifelerini bir tamam yerine getirmiyor. Allah muhafaza eylesin. O yüzden ya o emir hamakatından, istişaresizlikten, etrafındaki yiyicilerden, heva ve hevesine uymuş yalakalardan, dalkavuklardan dolayı memleketini düzgün, real bir şekilde göremiyor, analiz edemiyor.
Nerede ne lazım? Nerede nasıl davranılması lazım? Nerede ne yapılması lazım? Ne yazık ki bunu bilemiyor. Bilemeyince de aslanın ağzından Hazreti Pirde diyor ki, bilemeyenlere, yapamayanlara, aldandık diyenlere, böyle işte heva hevesine uymuş insanlara, devletin değişik böyle imkanlarının peşkeş çekenlere diyor ki, tedbirsiz emir, adam akıllı aciz kalır. Çünkü ahmaklından dolayı ne önünü görür ne de ardını diyor. Aslanın ağzından ve devam ediyor Hazreti Pir. Yol düzgün ama altında tuzaklar var. Yazının tarzı hoş ama içinde mana kıt. Sözler, yazılar tuzaklara benzer. Tatlı sözler bizim ömrümüzün kumudur. İçinde su kaynayan kum pek az bulunur.
Yürü, onu ara. İşte yol düzgün ama altında tuzaklar var. Yol düzgün. Yol ne? Kur'an ve sünnet. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hadis-i şerifte buyurdu ki, size iki şey bıraktım. Onlara sımsıkı sarıldığınız sürece asla sapıtmazsınız. Allah'ın kitabı ve Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünneti. Bu iki şeyi bıraktım diyor. Buna sımsıkı yapışın. Başka bir rivayette diyor Allah'ın kitabı ve size diyor ehl-i beytimi bıraktım. Ehl-i beytimi bıraktım. Kim bunlara sarılırsa sapıtmaz. O zaman birçok hadis-i şerifte, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, yolun Kur'an ve sünnet olduğunu, dinin Kur'an ve sünnet olduğunu söylüyor.
Ve Kur'an ve sünnet olarak biz yola dümdüz, düp düzgün yapışırsak, o zaman o tuzaklardan biz ne bileyim işte o tehlikelerden uzak duracağız. Ama böyle değilse o zaman sıkıntı büyük. Allah muhafaza eylesin. Kur'an ve sünnetin dışındaki yollarda hep tehlike var, hep problem var. O zaman bu bizi aldatanlar da sanki Kur'an ve sünnetten bahsediyormuş gibi aldatıyorlar.
Ve bizi aldatan bu gibi hani Kur'an ve sünnetin dışındaki lafızlar, Kur'an ve sünnetin dışındaki hal ve hareketler, Kur'an ve sünnetin dışındaki her şey bize tuzak olmuş oluyor. Biz ne yazık ki Kur'an ve sünneti tam olarak bilemediğimizden veya Kur'an ve sünneti anlamaktan uzak durduğumuzdan biz ne yazık ki o tuzaklara düşenlerden oluyoruz. Hani hadis-i şerifte buyruluyor ya, ümmetim ihtilaf ve ayrılıklar meydana gelecek. Onlardan bir grup lafıyla, güzel, ameliyle kötü olacak. Lafıyla güzel, ameliyle kötü. Bakın lafıyla güzel ama ameliyle kötü. Bunlar Kur'an okuyacaklar ancak köprücük kemiklerinden aşağı geçmeyecek. Bunlar dinden tıpkı okun avı delip geçmesi gibi çıkacaklar.
Onlar ok girişine dönmedikçe bir daha dine gelemezler. Bunlar mahlukatın en şerridir. Onları öldürene ve onları tarafından öldürülene ne mutlu. Onlar insanları kitabullah'a çağırır. Fakat kitaptan zerre kadar nasipleri yoktur. Yine yani bu normalde buna benzer yine bir hadis-i şerif var. Hazreti Ali radıyallahu anh hazretlerinin nakletti.
Ahir zamanda yaşça küçük, akılca kıt bir takım gençler çıkacak. Yaratılmışın en hayırlısının sözünü söylerler. Kur'an okurlar ama imanları gırtlaktan öteye geçmez. Bakın normalde demek ki öyle insanlar olacak. Bunların sözleri ne olacak? Bunların sözleri güzel olacak. Bunlar çok güzel konuşuyorlar. Lafızları harika. Ve bunlar çok güzel de Kur'an-ı Kerim okuyorlar. Öyle belagatlılar ki hani insanları da imtihan eder gibi öyle diyorlar ya sen bir Fatiha-ı Şerife'ye oku bakayım. Veya televizyonlara çıkıyorlar işte Kur'an'ı düp düzgün okuyamayan bunlar. Haa lafızlar çok güzel. Amel?
Amel çok kötü. Hani onların bir kısmı da diyor ya Kur'an bize yeter. Kur'an bize yeter. Türkiye'de şimdi bu pohpohlanıyor. Kur'an yeterli değil mi ki? Yani sen diyorsun ki hadis-i şerifler var, sünnet-i seniye var. Yani Kur'an'ı biz sünnet-i seniye göre yaşayacağız, anlayacağız. Laf çok güzel, degomajı çok güzel. Kur'an yeterli değil mi ki? Ne yeterli? Kur'an'a uyduk zaten. Peygamber'e tabi olun diyor. Peygamber'e itaat edin diyor. Peygamber ne verdiyse alın diyor. Ama onlar peygambersiz bir din istiyorlar. Sonra o sapkın gibi istediği ayet-i kerimi istediği anda Kur'an-ı Kerim'den çıkaracak. Namazı istediği gibi kılacak. Sünnet-i seniye uyumayacak.
Ve böylece İslam'ın hukukunu da ortadan kaldıracak. İslam'ın amellerini de ortadan kaldıracak. Bunların lafızları güzel. Bir konuşuyorlar, bir konuşuyorlar, ağızlarından bal akıyor. Bir konuşuyorlar, ne kadar lafızları çok düzgün. Ama namaz yok. Lafız çok düzgün. Oruç yok. Lafız çok düzgün. Zekat yok. Lafız çok düzgün. Ama eşcinsel. Evet. Lafız çok düzgün. O öyle dini biliyor ki senden benden iyi biliyor. Ama amel yok. Her türlü sapkınlık var. İşte Hz. Pir bunlar için diyor ki, Yani yol düzgün. Ama tuzak çok. Yazının tarzı hoş. Ama içinde mana akıt.
Bunlar bir yazıyorlar. Mana yok. Bunlar bir sözler söylüyorlar. Mana'dan uzak. Ama sözler de hep tuzak. Çünkü mana'dan uzaksa söz, O zaman o söz tuzak. Ve ne yazık ki insanlar aldanıyorlar. Ne kadar şatafatlı bir söz değil mi? Bize Kur'an yeter. Cezbediyor. Muhteşem. Evet Kur'an ne kadar güzel Allah'ın kelamı. Bütününe iman ettik. Peygamber'e itaat et o zaman. Bütününe iman et. Peygamber'de sizin için güzel örnekler var. Bütününe iman et. Kısasta sizin için hayır var. Bütününe iman et. Faiz size haram kılındı. Bütününe iman et. Fa'ufuş size haram kılındı. Bütününe iman et.
Eşcinsellik lanetlendi. Bütününe iman et. Hırsızlık büyük günah keballerden. Bütününe iman et. Fuhuş büyük günah keballerden. Bütününe iman et. Yok. Dertleri o değil ki. Ve bunlarla amel et. Bunlarla amel et. Dertleri bu değil. Dertleri ne? Tatlı sözler ve tatlı yazılar. Ama tuzak dolu. Tuzak dolu. Sahabe bir harf öğrendi, amel etti. Bir harf öğrendin, amel et. Amel etmek yok. Bir harf öğrendin. Onun uygulanması için mücadele et. Onun uygulanması için gayret et. Böyle bir şey yok. Ama sözler çok güzel. Lafızlar çok güzel. İçinde mana yok. Allah muhafaza eylesin.
Tatlı sözler. Bizim ömrümüzün kumudur. İçinde su kaynayan kum pek az bulunur. Yürü. Onu ara. O zaman o tatlı sözler bizim ömrümüzün kuru. Yani kumu. Kumda ne olur? Hiçbir şey olmaz. Susuz kum ne yapar? Hiçbir şey olmaz. O zaman o tatlı sözler bizi aldatıyor. Bizi oyalıyor. Bizi bu noktada ne yapıyor? Doğru istikamette götürmüyor. Doğru istikamette götürmeyince de biz doğruyu bulamıyoruz. Hz. Pir diyor ki yürü sen içinde su kaynayan kumu bul. Demek ki içinde su kaynayan kumu bulacağız. İnşallah. Bu akşam sohbeti çok uzun tutmak istemiyorum. Geçen hafta baya uzun tutmuşuz.
O yüzden arkadaşlar, kardeşler, birbirler ben en fazla sohbet böyle yarım saattir, 40-45 dakikadır. Ben de kısa bir sohbet hazırladım. Bugüne ayet dedim ki Allah'ın izninden inşallah dedim 40 dakikaya geçmez. Ondan sonra bugün de 40 dakika oldu. oldu inşallah. Bundan sonraki sohbetlerde de Allah izin verirse eğer hala da korona devam ederse, koronalı yasaklar devam ederlerse, yine inşallah biz öyle fazla inşallah arkadaşları tutmadan devam edeceğiz.
İnşallah 65, 64, 63, 62, 61. beytten, 1061. beytten inşallah biz Allah izin verirse bir dahaki haftaya devam edeceğiz. Allah izin verirse inşallah. Ey oğul okum Allah eridir. O er kendinden ayrılmış, hakka ulaşmıştır. Buradan inşallah önümüzdeki haftaya, özür dilerim, devam edeceğiz. Biraz da böyle konu başlıyor gibiydi burası. O yüzden burada kestim. Çünkü bu Allah elleri kimlermiş, ondan sonra nelermiş, yenilirmiş mi, içilirmiş mi? İnşallah önümüzdeki hafta o konuya sohbet edeceğiz inşallah. Şimdi de sorularınıza rica ediyorum. Burayı böyle rüya, yorumlama merkezi haline getirmeyin. Rica ediyorum işte böyle telefon açmayın görüşmek için bu telefon numarasına.
Rica ediyorum böyle işte şeyden, internetten kes, kopya ile yapıştır, resimler göndermeyin. Böyle hazır cuma mesajları var ya, böyle bayram mesajları, cuma mesajları, böyle resimli, yazılı insanlar bunlara alıştılar şimdi. Selamünaleyküm.
Sufilik hakkında bilgi sahibi olmak isterim. Biliyorum ama yeterli değil. Ben İstanbul Çatalca'da ikamet kah ediyorum. İstanbul'da etkinlik sohbet oluyor mu? Malum virüs var, şu anda virüsten sonra herhalde. Benim manevi olarak çok hoşuma gidiyor sufilik. Allah mübarek eylesin inşallah. Korona günlerinden sonra İstanbul'da sohbet eden yerlerimiz var. İstanbul Tasavvuf Vakfı olarak internetten inşallah sorgularsanız, orada arkadaşların, kardeşlerin irtibat telefonları da var. Oradan öğrenebilirsiniz. Nerede, ne zaman sohbet olduğuna dair. Ülkemizde kuraklığın ve yağmurun yağmaması normal değil. En azından birileri çıkıp yağmur duası yapsa iyi olmaz mıydı? Bu kadar mı vurdum, duymaz olduk.
Diyanette de bu konuda bir şey yapan yazık, yazan yok. Mevlam size ve sizlere güç, kuvvet verir inşallah. Ve hepimize tövbe etmeyi nasip eder inşallah. Sizce yağmur duası yapılmalı mı? Nasıl yapılır? En azından biz de öğrenip yağmur duası yapabiliriz. Fıkıh kitaplarında yağmur duası ve yağmur için işte Allah'tan niyaz etmek, istemek bu böyle yazılmış, çizilmiş.
Allah'tan istenir muhakkak. Her şey Allah'tan istenir. Ama başka bir şey söylemek istiyorum. Muhyiddin İbni Arava Hazretleri Şam'dayken halk toplanmış. Demişler ki, ey pir, yağmur yağmıyor, perişan olduk. Başımıza geçsen de demiş, dua etsen, yağmur duasına çıksak. O da ricalarını kırmamış onların. Yola çıkmışlar, böyle işte sahraya doğru yürürken. Bakmış bahçıvan, bahçenin bir bölümünü suluyor. Bağırmış oradan. Ey bahçıvan demiş. Neden buraya suluyorsun da buraya sulamıyorsun demiş. Bahçıvan demiş ki, buraya su lazım mı buradakilere demiş.
Bunlara su lazım değil. Dönmüş halka demiş ki, siz demiş Allah'tan daim biliyorsunuz nereye yağmur lazım, nereye yağmur lazım deyin. Yürüyün demiş. Geri dönmüş oradan. Tabii Muhyiddin İbni Arabi'nin sufilikle ve din algısı bu noktada. Bir kimse Allah'tan isteyebilir mi? El cevap isteyebilir. Yağmur duasına çıkabilir mi? El cevap çıkabilir. Eyvallah. Ama hadis-i şerif unutmayın. Bir beldede zina çoğaldıysa, bir beldede zekat toplanmıyorsa, o beldede malum kuraklık olur. Yağmur yağmaz. O beldede bereketsizlik olur. E siz düşünün şimdi. Yani biz ne haldeyiz, neredeyiz?
Biz ülke olarak tövbeye ihtiyacımız var. Bunu yıllardan beri söylüyorum ben. Bizim ülke olarak tövbe etmemiz lazım. Ama o anlayış yok. O anlayış olmadığından dolayı bizim başımızdan da üsübet eksik olmuyor. Tövbe edelim inşallah. Cenab-ı Hak bizim hatalarımızı, kusurlarımıza bakmadan, bizim içimizdeki lanetlik fiiliyatlara bakmadan, ihtiyarlar hürmetine, çocuklar hürmetine, hayvanlar, böcekler, ağaçlar, yeşillikler, ormanlıklar hürmetine, bizim içimizde dua eden, duası kabul olanların hürmetine, Rabbim bereketini yağdırsın, yağmurunu yağdırsın,
Rabbim kazançlarımızı bereket ihsan eylesin, topraklarımızı bereket ihsan eylesin, bütün ülkemize bereket ihsan eylesin. ne yazık ki layık olamasak da Cenab-ı Hak ihsan eylesin, ikram eylesin ve içimizdeki o Allah'ın lanetlediği işleri yapanlara da Cenab-ı Hak idrak nasip eylesin, onlara da tövbe edip geri dönmek nasip eylesin inşallah. Selamun Aleyküm. Resulullah Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem her nefeste Allah'ı zikretmesi sadece kendine has bir hal midir? Allah bes, ma siva, heves, kesildi nevesin manası nedir? Şimdi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem mahzletleri her daim Allah'ı zikredenlerdendi. Ve sahabesine de bunu tavsiye ediyordu.
Diyordu ki dilini zikir ile ıslak olsun. Çünkü ayet-i kerimede en büyük iş olarak nitelendirdi Cenab-ı Hak Allah'ı zikretmeyi. O yüzden bir kimse kendince hedef tutar. Her nefes ben Allah'ı zikredeceğim. Her daim Allah'ı zikredeceğim diye bunun için uğraşır. Tabii biz Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri gibi o hale erişemesek dahi gözümüzü oraya dikeriz. O hal ile hallenmek isteriz. O halin içerisinde olmak isteriz. Bunun için abdesti dolaşırsak, her anımızı Kur'an sünneti Allah'la böyle ilişkilendirmeye çalışırsak inşallah o hal ile halleniriz. Allah besledi, Allah kalıcı. Allah daim, Allah ebedi. Masiva heves, insan hevesine düşerse masiveye düşmüş olur.
O yüzden kesildi nefes. Yani masiveye düşünce de ne yapar? O kimsenin nefesi kesilir. Allah muhafaza eylesin inşallah. Hayırlı akşamlar. Normalde kurallara uymayıp sadece polis denetlemesi olan yerlerde kurallara uymak kul hakkı mıdır? Teşekkürler. Şimdi bu mesele o kadar sıkıntılı bir mesele ki devlet demiş ki herkes işte toplu yerlerde maske takacak, yollarda maske takacak, işte toplu araçlarda maske takacak.
Yani normalde eğer bunları böyle yerlere gidiyorsa insanlar kendilerince maske takmakla mükellef. İşte siz bir örneğin bir alışveriş merkezine giriyorsanız maske takacaksınız. Bunu bir de devlet zorunlu hale getirdi. Devlet zorunlu hale getirdi ise bunu sizin tartışacak haliniz yok. Bir millet meclisinin kanunu çıkarması gibi. Devlet bunu zorunlu kılmış. mesela devlet tarihlerine gidiyorsunuz. Maske takacaksınız. Çaresi yok. O yüzden ya buralarda işin varsa işini tehir et. Tehir oluyorsa tehir olmuyorsa maskeye takacaksın, geçeceksin. Yapacak bir şey yok. Selamun Aleyküm. Kişi kendi yaşam alanını nasıl tespit eder?
Bunun için sizden dua istiyorum. Bir insanın kendi yaşam alanı vardır. Eğer kendine ait bir ev varsa o kendine ait olan ev onun yaşam alanıdır. Veya bir aile ise bu kimse ailenin topluca yaşadığı yer bütün ailenin yaşam alanıdır. Ama orada herkesin birbirine olan hakkı, hukuku başlar. Ama bir kimsenin tek başına bir yeri var ise oranın o yaşam alanı ona aittir. Orada, orada o istediği gibi davranır. O yüzden bir insanın özel yaşam alanı dediğinizde o kimsenin şahsına ait bir yer var ise o kimseye aittir orası. O zaman orada bir aile hukuku da yoktur. Başka bir hukuk da yoktur. O kimsenin kendine ait bir şeydir. Eğitim hayatımız boyunca Kur'an-Sünnet çizgisinde dergahta öğrendiklerimizi yaşamaya çalıştığımızda bazen hocalarla inancımız yüzünden karşı karşıya gelebiliyoruz.
Yalnız kalıyoruz. alay ediliyoruz. Ya da bir süre sonra herkesleşmeye başlıyoruz. Bir genç böyle bir zamanda imanı nasıl muhafaza edebilir? İki arada bir derede kalmışlıkta nasıl sıyrılabilir? Şimdi gerçekten böyle bir zamanda bir kimsenin Kur'an ve Sünnet'i yaşaması ve onun savunması çok güç. Yani hani ahir zamanda iman ateşten bir kor olacak. Elinde tutanan eli yanacak atan dinden imandan olacak. hadis-i şerifi tecelli ediyor. Ve gerçekten tam bir şekilde Kur'an ve Sünnet'i yaşama ve yaşatma mücadelesi vereceğim diyen kimsenin önünde çok zorluk var. Yani ailede zorluk var, okulda zorluk var, sokakta zorluk var, ne bileyim otobüste zorluk var, tramvayda zorluk var, her yerde zorluk var.
Devletle zorluğu var. Her yerde zorluğu var. Çünkü Kur'an ve Sünnet'in emirleri ile devletin hukuku çatışıyor. Kur'an ve Sünnet'in emirleri ile işte eğitimin hukuku ve eğitim çatışıyor. Yani bu çatışmada ne yazık ki Kur'an ve Sünnet'e sımsıkı yapışanlar bu çatışmada yalnız kalıyorlar. Örneğin bir bayan düşünün, örtünmek farz. Yani örtünmek farz, örtünüp okula gitse okuldaki arkadaşları onu ötekileştiriyor. Ve örtünüp gittiğinde öğretmenleri onu ötekileştiriyor. Örtünmek önceden hukuken de yasaktı. E onu kaldırıldı ama toplumun bakış açısı değişmedi. Ve toplum örtünen kadına tepeden bakıyor. Toplum örtünen kadına böyle farklı davranıyor. Genç kızlara farklı davranıyor.
Ve onlar taviz vermeye çalışıyor. Veya bir kimse dinini yaşamak için işte bir genç düşünün işte bol pantolonun giyince herkes ona dede pantolonu mu babanın pantolonunu mu giydin yok dedenin pantolonunu mu giydin. Toplum onunla alay ediyor. Yani ne yapacak? O da işte tayt giyecek. Her tarafı meydanda olacak. Toplumun alay etmemesi için. Yani toplum ne yazık ki şeytani bir yolda yürüdüğünden herkesi şeytani bir yolda yürütmek istiyor. Toplum ne yazık ki Kur'an ve sünnetten uzaklaştığı için Kur'an ve sünneti yaşamak isteyen kimseleri ötekileştiriyor. Bu bir taraftan bir açıdan doğru. Nasıl doğru? Sen iman ettiysen ve imanını yaşıyorsan ve şeytan akıllılar seninle alay ediyorsa seninle mücadele ediyorsa sen doğru yoldasın.
Allah bizi sırat-ı müstakimde eylesin inşallah. Selamun Aleyküm kişi iştiyak halini nasıl koruyabilir? Her işinde bu hal üzere olarak bu halini nasıl arttırabilir? Sevmesi lazım. Yani siz yemek yaptığınız kimseyi severseniz yemeği de seversiniz. siz bir iş yapıyorsunuz. İş yaptığınız kimseyi severseniz işi de seversiniz. Veyahut da işi seviyorsanız şevkle iştiyakla yaparsınız. O yüzden bu insanın kendince bir meseleye duyduğu muhabbet bir şahsa duyduğu muhabbetle alakalı. Örneğin işte bu muhabbet yoksa veyahut da bu muhabbet az ise bu muhabbet çok ise onun o meseleye karşı isteği iştiyakı farklılaşıyor.
O yüzden bu nasıl korunur? Bu sevmekle korunur. Yani bu sohbeti yapmayı istemezsen ben kendi nefsim için söylüyorum. Burada verimli olamazsın. Ama bu sohbeti yapmayı seviyorsan arkadaşlarını kardeşlerini seviyorsan onlara faydalı olmayı düşünüyorsan o zaman bu sohbeti zevkle büyük bir şevkle büyük bir iştiyakla yapacaksın. Bunun gibi. Selamun Aleyküm. Bir Gevşemeyin üzülmeyin eğer hakikatten inanıyorsanız muhakkak üstün olan sizsinizdir.
Ayet-i Kerime bu. Günümüzde inananlar sıkıntıda ve hor hakir görülüyor. Bu ayete göre bu durumu nasıl açıklarsanız. Evet bu ayet-i Kerime bize büyük bir müjde verir. Gevşemememizi üzülmememizi inanç olarak biz eğer gerçekten inanıyorsak muhakkak ki üstün olduğumuzu gösterir bizim. Ve evet inananlar bu zamanda her yerde sıkıntıda her yerde hor hakir görülüyor. bu bizim inancımızı daha da kuvvetlendirmemizi bizim bu yolda daha fazla mücadele etmemiz gerektiğini gösterir. Ve kınanmaktan korkmadan çünkü o iman edenler kınanmaktan korkmazlar. Bir ayet-i kerime kınanmaktan korkmadan kınanmaktan korkmadan korkmadan başımıza bir çorap örülmesinden korkmadan Kur'an ve sünneti hak ve hakikati haykırmak Kur'an ve sünneti hak ve hakikatin peşinden koşmak hepimizin şiarı olmalı.
Sınava hazırlanan bir arkadaşım dikkat dağınıklı yaşıyor. Çözdüğü bir soru başka bir yerde karşısına çıkınca yapamıyor. Kimi zaman ne tavsiye ederseniz. Bu dikkat dağınıklı insanların yemelerinden içmelerinden aynı zamanda da abdestsiz dolaşmalarından harama bakmalarından kaynaklanıyor. Şimdi dikkat dağınıklı denilen şey insanlar mesela bilhassa gençler veya yaşlılar harama çok bakıyorlar. Harama çok bakan bir kimse unutkan olur. Haramla iştigal eden bir kimse unutkan olur. haramla ilişkisi çok olan insan unutkan olur. Dikkat dağınıklı olur. Ve abdestsiz dolaşıyor. Namaz kılmıyor. Zikrullah yapmıyor. Dikkat dağınıklı yaşıyor. İki arada derede yaşıyor. Yani komple imansız yaşasa farklı bir onun için önüne çıkacak şey.
Ya çok imanlı yaşayacak. İmanlı düp düzgün yaşayacak. Zikzak çizmeyecek. Zikzak çizenler de dikkat dağınıklı oluyor. O yüzden burada o kimse bir iş yaparken odağını ona toplamalı. Ama ne yazık ki burada sınava çalışıyor ya o arkadaşınız sınava çalışanlar hem soru çözeceğim hem de işte telefondan müzik dinleyeceğim sınava çalışanlar hem soru çözeceğim hem ben işte bilgisayardan dizi izleyeceğim hem sınava çalışacağım hem de başka bir şeyde başka bir şeyle ilgileneceğim derse dikkat dağınıklı da oluyor kaçırıyor da her şey
oluyor. O yüzden bugünün ne yazık ki gençliğinin en büyük handikaplarından birisi bu. Yani onlara da baktığımızda yani hele bu korona günlerinde söyleyecek laf yok. Nereye gidecek bu gençler 20 yaş altı evde? Ne yapacak evde bunlar? Evlerde marangozane mi var? Evler bahçeli mi? Evde hayvanaşat mı var? Şehirde ne yapabilir 20 yaşının altındaki gençler? Hepsi de internette şimdi. Hepsi de internette. Hepsi de dizi izliyorlar manyak gibi. Hepsi de ne kadar aptal diziler varsa ne kadar ahlak bozucu diziler varsa onları izliyorlar. Büyük bir çoğunluğu. E bu çocukları kim durduracak? Bu çocukları kime eğitecek?
Bu çocukları kim doğru istikamete götürecek şimdi? Yasaklamak kolay. Ne yapacak bunlar? Çocuklar anneleriyle kavgalı evlerde. Babalarıyla kavgalı. Çocuklar birbirleriyle kavgalı. Evlerde kıyamet kopuyor. Evlerde kıyamet kopuyor. Tamam dokuzda sabah beş arası yasak eyvallah. Tamam iyi. Ya gündüz gündüz de yasak. E çocuklar nereye gitsin ya? Ne yapacaklar? Böyle bir sıkıntı var. Bu problem büyüdü. Bu problem psikolojik bir saplantı haline geldi. 20 yaş altı çocukları internetten nasıl kurtaracağız?
20 yaş altındaki çocukları internet bağımlılığından sosyal medya bağımlılığından nasıl kurtaracağız? Bu çocuklar saplantı halinde kaldılar şimdi. Bunların hepsi dikkat dağınıklı yaşayacak. Bunların hiçbirisi de derslere adapte olamayacak. Bunların hiçbirisi sınavlara adapte olamayacak. Biz 20 yaş altındaki çocukları kaybettik biz. 10 ile 20 yaş arasındaki çocukları kaybettik. Kaybolmuş bir nesil var şu anda elimizde. Bu çocuklar youtuberlardan internetteki ondan bundan ottan çöpten bir sürü saçma sapan sapık fikirlerden beslendiler bu arada. Nerede eşcinselle var? Nerede böyle uçuk hayatlar var? onları izleyerekten koptu bu çocuklar. Koptu.
Bu çocukları normalde geri döndürmek çok zor şu anda. Evlerde büyük problem var şu anda. Yani şu anda ben bunu söylüyorum ya anne babaların içlerini söylüyorum. Hepsi de başlarlar şimdi yazmaya bizim çocukta bu oldu bizim çocuk böyle oldu diye. Herkesin başında var. Dikkat dağınıklı da var hepsinde. Onlara deseniz ki şimdi abdestini al. Bakın bir çocuğa desen ki ders çalışacak mısın? Evet. Al abdestini yüz tane tevhid çek. Otur. Allah'tan yardım dile. Ya Rabbi benim dikkat dağınıklığımı kaldır beni hedefime odakla de. Çocukların yüzde doksanı yapmayacak bunu. Yapmayacak. Yapmayacak. Oysa peygamberler bir sıkıntıyla karşılaştıklarında iki rekat namaz kılıp Allah'a dua etmişler.
Cenab-ı Hak onların dualarına icabet etmiş. Bakıyoruz sahabeler namaz kılıp Allah'tan dua etmişler. Ayetle sabit çünkü bunlar. Hadisle sabit. Namaz kılıp Allah'tan yardım dilemişler. Cenab-ı Hak yardım etmiş. Velilere bakıyoruz. Veliler namaz kılıp Allah'a dua etmişler. Allah onların dualarına icabet etmiş. Yol bu. Gidecek olan kimse yok. Yok. Herkes internette dolaşıyor. Youtube'da dolaşıyor. değişik sayfalarda dolaşıyor. Dolaşıyor. Ondan sonra dikkat dağınıklı doluyor. Haramı dinliyor orada. Haramı seyrediyor. Dikkat dağınıklı oluyor. Sokağa çıkıyor. Sokakta da haram. Okula gidiyor. Okulda haram. Muhakkak dikkat dağınıklı oluyor. İş yerimde içimden zikrederek çalıştığımda bir tık daha yavaş çalışıyorum.
Çok hızlı olsam da olmasam da aynı parayı verecekler sanırım. Kullak kalmamız için ne tavsiye edersiniz? İşinizi düp düzgün yapın. İşinizi düp düzgün yapın. Allah'ı da zikredin. Kısa sürede abdestim bozuluyor. Boy abdest aldıktan sonra duş almak gibi başka işler de yapıyorum. Bazen de bu işlerim çok uzun sürüyor. Namaz kılmam için yeniden taharet abdest almam gerekiyor mu? Normalde namaz kılacaksanız abdestiniz yoksa abdest alıp namazınızı kılacaksınız. Bu kadar basit. bir hırkam diz kapağımın bir karış üstünde fakat secde sırasında beni tam kapatmıyor. Bu hırkamla namaz kılabilir miyim yine de? Kılamazsam önce kıldığım namazı tekrar kılmam mı gerekir? Çok üzüldülerim. Bacaklarınız örtülüyse sıkıntı yok.
Selamun Aleyküm. Dua ederken bütün Ümmet-i Muhammed'e sallallahu aleyhi ve selleme dediğimizde farklı perdelerdeki Ümmet-i Muhammed'e de dua etmiş oluyor muyuz? Bu düşünceyle dua edebilir miyiz? edebilirsiniz. Tay-i Mekan fiziken bir anda bir yerden bir yere gitmek midir? Yoksa zikir ederken perdeden perdeye geçmek midir? Tay-i Mekan la-Mekan arasında fark nedir? Tay-i Mekan ayrıdır. La-Mekan ise mekansızlıktır. O yüzden bir yerden bir yere gitmek de Tay-i Mekan'dır. Bir perdeden bir perdeye geçmek de Tay-i Mekan'dır. Farklı coğrafyadan gelip bizden dua isteyen gayrimüslim ya da kafir diye bildiğimiz ruhani alemlere karşını yapmalıyız.
Gayrimüslim senden neden dua istesin? Böyle bir şey yok. Salim ne oldu? Youtube takılıyor. Herkes internette tamam. Dervişin etrafında Müslüman gayrimüslim ya da kafir ruhani ordular bulunabilir mi? Bu yanlış mıdır? Yanlışsa bunları nasıl uzaklaştırırız? Dervişin karşısında Müslüman olmayan ruhani ordular olmaz. Kırklar veya onlardan daha az bir topluluğu görürsek bu onların varlığına mı delil olur? Yoksa bizim de onların içinde olduğumuzu mu gösterir? Onların varlığına delil olur. Halde bir şeyhefendi de beyaz gömleği ve gömleğin yakalarının ucunu kızıl görmek diğer şeyhefendi de tahta bir direkte dört kaşık yeri birinci ve dördüncü kaşıklar var ama ortadaki iki kaşığın olmadığını görmek ve süt beyaz bir sütün etrafının nurdan taç yapraklarıyla kaplı sayını saymaya
hicap ettiğimiz zaman yediden fazla olduğunu hissettiğimiz durum onların makamına mı işaret eder? Rüyayı tam olarak dinlememiz lazım. Yedi kat semanın üzerindeki gri duman kaplı içinde tüm semaları aydınlatan nurun çıktığı yer neresidir? Bakmak lazım. Yanlış bir şey söylediksek affola. Estağfurullah. Selamun aleyküm Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin kabrinden getirilen mübarek toprağı rüyamızda görmek veya bir başka kabrin onun mübarek kabri olduğunu görmek onu görmek gibi midir? Hayır. selamun aleyküm baba efendimiz namazda ders yaparken ve zikirde mor renk görülmesi ne anlama gelir?
Hangi nefis meratibleri ile ilgilidir? Devam et Allah'ı zikre. Hemen makam mevki hangi makam bunlarla uğraşmayın. Kul olmayan gayret edin. Selamun aleyküm Van'daki operasyonda üç
PKK'lı etkisiz hale getirilirken üç kardeşimiz şehit düştü. Meclis soruşturmasına cevap olarak Süleyman Soylu'nun ifadesi ile bu İHA ve SİHA'larla takip edilen üç terörist dört aydır iki köylün evinde kalıyordu. Teröristlere yardım ve yataklık yapan bu iki köylü ifadelere göre askeri helikopterle alındılar ve onlarca askerimiz tarafından kışla da linç edildiler.
Biri öldü diğeri sağ hafıza kaybı yaşadığını ifade eden kişi devlete ifade vermeye reddedip çeşitli basına demeç veriyor. Diğerinin ailesi devletin taziyesini kabul etmiyor. Bu olaylar üzerinde paydaşlar üzerinde Muhammed'i tavır nedir? Yani normalde burada Muhammed'i tavır aramak çok doğru değil. yani biz İslam devletinde değiliz ki Muhammed'i tavır arayalım. Bir de devlet PKK ile savaş halinde haklı olarak. Burada PKK'yı haklı gösterecek PKK'yı masum gösterecek bir şey yok. Yani siz PKK gibi eli kanlı terör örgütünü evinizde saklıyorsanız siz de onlardansınız.
Katilden bir farkınız olmaz. İslam hukukuna göre. Selamun Aleyküm bir sohbetinizde bir gece için on bin salavat çekerek kendinizi deneyin demiştiniz. Bu söylediğiniz o gece için mi geçerli yoksa her gün için mi? İstediğiniz zaman çekebilirsiniz. Kendinizi denemek için çekmeyin ama salatü selam getirmek için çekin. Selamun Aleyküm Hocam Kıymetli Hocam Maddi ve manevi sıkıntılardan feraha ve selamete kavuşmamız için Allah rızası için dua bekler dua ederiz. Allah'ı çokça zikredin ve tövbe edin. Maddi manevi selamete kavuşmak çokça tövbe edip çokça zikretmekten geçer.
Hayırlı geceler. Ben geçmişime çok bağlı yaşıyorum. Yani sürekli düşünüyorum. Takılıp kalmışım gibi geliyor. Ama kendi kendime düşünüp sorguluyorum. Olanları kendi kendime konuşuyorum. Sizce bu durum çok sıkıntılı mı? Ne yapmalıyım? Bir de namaz müminin miracıdır. Buyurduğunuz gibi namaz kılamıyorum. Bu eksikliğimi nasıl tamamlayabilirim? Namazını kılarsan, Allah'ı zikredersen ve geçmişini düşünmeyip ileriye doğru bakarsan bundan kurtulursun inşallah. Selamun Aleyküm ben küçükken bakkaldan satılık olan bayram şekerlerinden habersizce almıştım. Birkaç kere helallık almam gerekir mi?
9-10 yaşlarındayken. Helallık almam mümkün ise helallık al. Helallık almam mümkün değil ise işte ne kadarsa oradan aldığın şey bakkal sahibi için hayır hasenat et. Bir bayan saçını örüp gus ettiğinde örgünün içine su girme zorunluluğu olmuyor. içine su girmediğinden abdesti bozulur mu? Bozulmaz. Selamun Aleyküm gün içerisinde her ne kadar gıybetten dedikodadan kaçabiliyorsak da illaki ya ağzımızdan kaçıyor veya çevremizde gıybet edenleri dinlediğimiz oluyor. Bizim bu şekilde nefis meratiplerinde ilerleme imkanımız yok mudur? Yani bu haldeyken yaptığımız ibadetlerle virklerimizi çekmekle ve diğer haramlardan kaçmakla yol kat edemez miyiz?
her türlü haram bizler için haram işledik. Tövbe edeceğiz, bir daha yapmayacağız, ileriye doğru yürüyeceğiz inşallah. Selamun Aleyküm, hayırlı geceler olsun. Bazı tarikatlarda şeyhlerinin resimlerini resimleri dergahlarda veya toplantı yerlerinde bulundurmak hükmü nedir? Resmi bulundurabilirler herhangi bir yerde ama çok abartısı hoş değil. Selamun Aleyküm, Kayseri'den Mesut Güler sizden dua istiyorum. Üç tane ellerinizi öper evladım var isimleri Ömer, Faruk, Mehmet, Ebubekir, Satık. Allah yardımcınız olsun, Cenab-ı Hak muhineniz olsun. Rabbim İslam'ı hadim eylesin evlatlarına.
Selamun Aleyküm, yayında bir sorun mu var? Bağlanamıyoruz. Bir sorun vardı, çözmeye çalışıyorlar. Çözüldü mü? Kısmen. Kısmen çözüldü. Herkes evde, koronadan dolayı evde olduğundan YouTube'da bağlanmakta sorun yaşanıyormuş herhalde. Bu bizim teknik ekibin hatası değil. Selamun Aleyküm, biraz uzun oldu, hakkınızı ilerledin.
Kadızadeler, günümüzde ilahiyatçı profesörler, dini şeriat noktasında görüyorlar, hak mıdır? Bunun dışında yapılan ve söylenen her şeye küfür sayıyorlar. Böyle yapanlar da kafir ilan edip tekrardan İslam olmalı diyorlar. Böyle davranmak doğru mudur? Tasavvuf ise seni senden alıp sana seni geri vermemektir. Tabiri caizse dünyevi ilimlerle yetinmeyip perdeden perdeye, alemlerden aleme geçmektir. Şeriat noktasında kalanlar bunu küfür olarak adlandırıyor. Bu ne kadar doğrudur? Oysa ki sufiler şeriatı asla reddetmezler. Aksine sımsıkı yapışırlar. Zahiri noktada da bunu yaşarlar. Fizik olarak da bunu gösterirler. İş ne zaman metafiziğe geçip de aklın kabul etmeyeceği perdeler açılır veya tabiri caizse boyutlar arası geçiş yapılınca kadızadeler, sufiler, küfür ehli görüyorlar.
Çünkü akıl ile hareket etmektedirler. Bunda haklı mıdırlar? Tasavvufu tam manasıyla yaşamak isteyen sufiler sınırlarda kalmamak, zincire bağlı olmamak, hür olmak gibi terimleri kullanarak dini tam anlamıyla yaşamak istemeleri, bu açıdan da devletle ters düşmeleri, hem geçmişte hem de bu zamanda tırnak içinde kadızadeleri bir takım sorular karşısında cevapsız bırakıyorlar. Halbuki böyle olunca sufiler istenilmez oluyor. Sufiler bu noktada ne yapmalıdır? Yol belliyken Kur'an, sünnet, vatan, millet iken devlete karşı gelmeden özgürce dinimizi nasıl yaşarız? Biz onlar şunu yapıyor, bunlar bunu yapıyor, o öyle düşünüyor, bu böyle düşünüyor, ben kendimce söyleyeyim. Bunların hiçbirisine takılmıyor.
Ben din olarak Kur'an ve sünneti bilirim, siyaset olarak vatanımı ve milletimi bilirim. Din olarak Kur'an ve sünneti bilir, eski sufilerin yolundan gitmeye gayret ederim. O yüzden işte daha önce şu şunu demiş, bu bunu demiş, beni bağlamıyor bunlar. Kim ne diyorsa demiş, kim ne yapıyorsa demiş, birisi bir laf söylemiş, git ondan hesabını ona sor. Ben hesabımı Allah'a ben vereceğim. Benim hesabımı benden sor. Benim normalde eğer ağzımdan Kur'an ve sünnetin dışında bir şey çıktıysa, benim hesabım bana ait. Ben ondan özür diler, geri dönerim. Kur'an ve sünnetin dışında bir şey ben nasihat tavsiye ettiysem, söylediysem ben ondan tövbe der, geri dönerim arkadaşlar.
Burada hata yapmışım, yanlış yapmışım, burada galeyana gelmişim, özür dilerim, hakkınızı helal edin derim. Burada heva hevesime uymuşum, özür dilerim, hakkınızı helal edin derim. O yüzden Sufiler, işte Kadızadeler böyle yapmış, ne bileyim işte şimdi X cemaat böyle yapmış, X tarikat böyle yapmış, ilahiyatçılar böyle yapmış, diyanetçiler böyle yapmış, biz de onlara karşı böyle yapalım. Beni hiç ilgilendirmiyor bunlar. Ben Kur'an ve Sünnet'e bakıyorum. Ne ilahiyatçılar beni mahşerde ilahiyatçılar benim yerime hesap vermeyecek. Diyanet benim yerime hesap vermeyecek. Bir başkası benim yerime mahşerde hesap vermeyecek. Benim hesabımı ben kendi hesabımı kendim vereceğim. O yüzden dilimden çıkana dikkat etmem lazım.
Gözümden çıkana dikkat etmem lazım. Elimden, ayağımdan, cinsel huzurundan çıkana dikkat etmem lazım. Bitti. Bu kadar. benim bildiğim bu. Bunlar ne? Haramla alakalı. Bir insan eliyle haram işlemeyecek. Gözüyle haram işlemeyecek. Kulağıyla haram işlemeyecek. Diliyle haram işlemeyecek. Ayaklarıyla harama gitmeyecek. Cinsel huzuruyla haram işlemeyecek. Bu haramlardan uzak tutacak kendini. Din, Kur'an ve Sünnet. O yüzden yok işte fıkıhçılar böyle demiş benim fıkhım belli. Ben Hanefiyim kendimce. Hanefi fıkhına uymaya gayret ediyorum. Hanefi de bulamazsam Maliki'ye Maliki de bulamazsam Şafi'ye Şafi de bulamazsam Hanbeli'ye bakarım bulamadım. Yine onların talebelerinin işte İmam Muhammed gibi İmam Yusuf gibi ve Serasi gibi Zatların fetvalarına bakarım.
Ben şeriatsiz değilim. Örneğin ben kendimden sorumluyum. Birisi şeriata uymuyormuş. Önceden veya şimdi. Bana ne? Beni ilgilendirmiyor. Ben ondan sorumlu değilim. Karşıma gelirse nasihat ederim. Veyahut da arkadaşları uyarmak için önceden bunları söylemiyordum isim olarak. Şimdi arkadaşlara isim veriyorum. Filanca diyorum hadisleri inkar ediyor. Dinlemeyin. Fişmanca diyorum işte hadisleri inkar ediyor. Dinlemeyin. Neden? İşte bunu Ümmet-i Muhammed'i bu konuda tehlikeli fikir, düşünce ve insanlardan uzak tutmak. Ben kendimce kendi ailemi koruyorum. Öyle söyleyeyim. Kendi kardeşlerimi koruyorum ben. Diyorum ki siz zararlı fikirlerden zararlı düşüncelerden uzak durun.
Zararlı hayattan uzak durun. Kur'an ve sünnetin dışındaki düşünce, fikir, davranışlardan uzak durun. Bu sözler sizi tatlı gelebilir. sizi kandırabilir. Örneğin. O yüzden yok kadızadeler şunu yapmış. Yani ne yapıyorsa yapsınlar. Geçmiş dönemde herkes bir şey yapmış. Kadızadeler dediğinizde Osmanlı'nın son dönemi. Yani şimdi kadızade yok ki. Bunu örnekleyelim şu anda bugüne taşıyalım. Mümkün değil. Osmanlı Osmanlıymış. Kendi zamanında yaşamış bitmiş. Şimdi Türkiye Cumhuriyeti devleti var. Türkiye Cumhuriyeti devletinin organları var. bu ne? Dinle alakalı Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kurmuşlar. Diyanet İşleri Başkanlığı işte camileri idare ediyor. Mühtüleri idare ediyor.
İmamları idare ediyor. Müezzinleri idare ediyor. Yaptığı şey bu bildiğim kadarıyla vazifesi. Yoksa Diyanet kendince insanları ne yapıyor ne ediyor ben de çok incelemiş değilim. Çok da böyle etkisini görmüş de değilim. Toplum üzerinde etkinliğini de görmüş değilim. Yani ben bir imamın kapı kapı dolaşıp da din öğrettiğini görmedim. Ama imamın kapı kapı dolaşıp para topladığını gördüm. Yani imamın kalkıp da kapı kapı dolaşıp Kur'an öğrettiğini görmedim. Örneğin ama normalde gidersin camiye senin namazını kıldırır. Namaz kıldırma memuru. Bu kadar. Camileri idare ediyorlar. Böyle namaz kıldırıyorlar.
Diyanetin yaptığı şey bu. Benim bildiğim bu. başka bir görevi vardır yoktur. Bir de insanları turizm işi yapıyorlar. Hacca götürüyorlar bir de. Onu da Diyanet Vakfı'nın üzerinden yapıyorlar. Yani vakıf üzerinden yapıyorlar. Çünkü normalde Diyanet işleri teşkilatı böyle bir şey yetkili midir değil midir bilemiyoruz. Vakfın üzerinden en büyük turizm şirketi Diyanet Vakfı çünkü. Bir de o vakıftan yani siz izin almadıktan sonra hacca'da ömreye de gidemiyorsunuz. Oraya bir para yatıracaksınız. Bir de böyle bir şey var. Benim bildiğim bu Diyanet olmalı olmamalı beni çok ilgilendirmiyor. Yani ben diyorum ki hatta bazen her mahalle kendi camisine baksın kendi imamına baksın olsa ne olacak olmasa ne olacak bunlar ayrı bir şey.
Yani kadızadelerin karşılığı şu anda yok. Hani bazen zaman zaman diyorum ya işte eski tekkelerin şu anda karşılığı yok. yok karşılığı tekke mi var ülkede yok. Tarikat mı var ülkede yok. Ha kendisine adı olarak tarikatım diyenler var beni ilgilendirmiyor. Ama benim bildiğim ülkede tarikat yok. Nereden tarikat olsun? Kapatılmış. O yüzden yani işte sufileri komple şeriasız görmekte küfür. Yani böyle bir şey de yanlış. O yüzden ölçüsü yok. Allah bizi yesin inşallah. selamun aleyküm. Çocukluktan bu zamana kadar uykum derindir.
Maalesef sabah namazına uyanamıyorum çoğunlukla. Eşime defalarca söyledim gerekirse su dök uyandır diye. Ama her zaman uyandırmıyor ve size yazacağımı söyledim. Lütfen sizi dinliyor bir de siz söyleyin. Valla bunu söyleyen erkekse kadına yani beni sabah namazına su dökerekten kaldır diyorsa bunu bir kadın adama adam belki de ona su döker ama erkek bunu söylüyorsa kadına benim üzerime su dök beni uyandır diyorsa kadına taahhüt edecek dövmeyeceğim sövmeyeceğim hakaret etmeyeceğim küfür etmeyeceğim diye o zaman kadın ona
tabi olur suyu döker. Selamun Aleyküm bazı insanların söylediği bir söz var evlilik zorunluluk değil tercih meselesidir. Evet siz bu söze katılıyor musunuz? Yani benim nazarımda da evlilik bir tercih meselesi. Her insan evlenmek zorunda mı? Bence değil. Yoksa evlenmemek de insanın kendi tercihine mi? Bence de öyle yani bir kimse yani kendince kendi özgür iradesiyle evlenmemek yolunu tutabilir sünneti terk etmiş olur. Tutabilir mi? Her cevap tutabilir. Ama evlenin çoğalın ben sizin yani çoğalmanızla çokluğunuzla övüneceğim hadis-i şerif var.
Hani ne bileyim işte evlenmekle alakalı insan neslinin artması aynı zamanda Müslüman ise Müslüman bir neslin artmasına vesile olmak iyi hayırlı bir evlat yetiştirmek bunlar hepsi de sevap kapısı öyle diyelim. Vakit namazlarını kılarken sünnet yerine en son kazaya kalmış öğlen namazının farzı son sünnetinde de en son sabah namazının farzı diye niyet ediyorum uygun mudur?
Yapabilirsiniz. Hanefiler bunu çok uygun görmemişler ama uygun gören çok var. Selamun aleyküm akşamınız hayrola Konya'da varoş sayılacak semte bakkallık yapıyorum. Çevremde uyuşturucu kullanan gençleri görünce için parçalanıyor. Nasihat etmeye çalışırım ama olmuyor. Kimisi annem babam ayrıldı onun için içiyorum diyor. Bazısı ailem beni dışarı attı diyor. Fakire dul'a sahip olmaya çalışıyorum gücüm nispetince ancak uyuşturucu kullananlara bir şey yapamıyorum. Mümin etrafından sorumludur. Düstüne göre bireysel olarak sorumlu muyuz? Gücümüzün yettiklerinden sorumluyuz.
O uyuşturucu kullananlara da nasihat et. Onlara da anlat. Onlara yaptıkları işin doğru olmadığını anlatmaya gayret et. Bir de ihsan üzerine yaşamak haramlardan korunmanın en keskin yolu diyebilir miyiz? Çünkü daha önce farkında olmadan yaptığımız fiil ve sözlerde ne kadar gaflet içinde olduğumuzu hak itirak ettiriyor. Ve şu sonuç çıkıyor. Bilgi bildiğinizle amel edin. Bilmediğinizi ben size öğretirim. Allah size sağlık ve hayırlı ömürler lütfetsin. Amin cümlemize. İnşallah biz Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışıp inşallah ihsan üzerine yaşamaya gayret ederiz. İnşallah yayın sürekli donuyor.
Bugün biraz sıkıntı var ama bu bizim buradaki teknik ekiple alakalı değil veya bizim buradaki teknik yapılanmamızla da alakalı değil. koronadan dolayı herkes evinde olunca herkes internete yükleniyor. Ondan kaynaklanıyormuş donmalar. Selamun Aleyküm. Emziren anneler de kekik suyu veya zeytin yaprağı içebilir mi? Tabii ki neden içmesin? Emzirenler için daha iyi. Zeytinyağı da şifadır. Ondan sonra zeytin kendisi yaprağı da şifadır. kekik suyu da şifadır. Malum zeytin yaprağı böyle yeşil çiğ çiğ çiğnenirse koronaya karşı daha doğrusu korona değil bütün virüslere karşı koruduğu tespit edildi.
Şimdi bu böyle sizin tuhafınıza gidebilir. Ben bayındırdarken mesela çocukluğumuzda falan böyle biraz öksürse bir kimse hemen 2-3 yaprak zeytin alır çiğnerdik biz. Biz de zeytin vardı. Bütün insanlar yapardı ama işte karnı ağrısa zeytinyağı içer, midesi ağrısa zeytinyağı içer, ne bileyim bir tarafı yaralansa zeytinyağı sürer. Ama bayındır zeytinyağı olacak. İşin latifesi. Ama gerçekten bizim oranın zeytinyağı hafif değildir. Yani bayındırlar gibi ağırdır böyle. Ağır çeker biraz. Yani başka yerde zeytinyağının bir litresi örneğin diyelim ki bir kilo geliyorsa bizim orada bir litre zeytinyağı bir kilo yüz gram, bir kilo yüz elli gram gelir. Ağırdır yani biraz.
O yüzden normalde hani böyle bizde zeytinyağın kokusu da gelir böyle. Hafif olunca zeytinyağın kokusu gelmez insanda. zeytinyağı dediğinizde zaten hafiften boğazınızda hissedeceksiniz. Hafif böyle bir onun hem kokusunu geninizde hissedeceksiniz hem de hafiften böyle o boğazınızda çok az bir şey böyle bir hani yakma gibi böyle çok ince bir şekilde hissedeceksiniz onun kokusunu. Zeytinyağının güzeli odur. Böyle işte hiçbir şey kokmayacak. O düzgün zeytinyağı değil o. karışıktır. İçine çiçek yağı koymuşlardır. Bir şey yapmışlardır. Zeytinyağı kokmalı. Kendine has bir zeytine kokmalı. Zeytinyağına kokmalı. Şimdi o zeytin yaprağı da acıdır biraz. Bakın zeytin yaprağı acıdır. O yüzden zeytin mübarek bir ağaçtır.
Yani bir saksıda da olsa balkonunuzda oraya buraya bir zeytin fidanı dikin. Her gün yaprandan al iki tane çiğne üç tane al çiğne. Bunu yapmak zor değil ki. her gün ilaç içmektense üç tane zeytin yaprağı çiğne. Gidin bir yerlerden zeytin fidanı alın. Bir saksıya koyun balkonunuza. Biraz büyükçe bir fidan alın. Koyun balkonunuza üç tane dört tane oradan zeytin yaprağı koparın. Çiğneyin her sabah aç karnını. Harika şifa. Ama nerede kaldı bizde bunlar? Yok. Yok. Allah bizi affetsin. Bu hale geldik. Her şeyde doktora koş. Her şeyde ilaç al. antibiyotik şeyi olduk. Tarlası oldu insanlar. Ve bu kapitalist sistemin sağlık sektörünün kölesi haline geldik.
Ha bire ilaç satıyorlar bize. Tedavi etmiyorlar. ben 15 yıllık şeker hastasıyım. Tedavi yok. Şekerin yükselince değiştir ilacı arttır ilacı arttır ilacı arttır ilacı. Ya bunu tedavi eden bir ilaç var mı? Yok. Bakın ben şeker hastası olarak bu kapitalist ilaç sanayinin müşterisiyim. Bana devamlı ilaç satacak. Bu kapitalist ilaç sanayisi ya bu normalde ilaç satmak için kendileri hastalık üretiyorlar. Dünya sağlık örgütü dediğiniz şey kapitalist ilaç sanayinin maşası. Maşası. Ve dünya sağlık örgütü bu o ilaç sanayinden besleniyor zaten.
herkes de dünya sağlık örgütünü benimsiyor. Böyle bir şey oturtturmuşlar. Ve dünya sağlık örgütü kabul etti mi etmedi mi? Ya satılık kapitalist sistemi satılık bir sistemi. O yüzden ilacı alıştırdılar bize. Bütün herkes antidepresan alıştırdılar. Herkes öksüren antibiyotiğe dayanıyor. Ondan sonra bir müddet sonra ilaçlar yetmiyor zaten. Arttır Allah arttır. torbalar dolusu ilaç içiyor herkes. Torbalar dolusu. Poşetler dolusu ilaç içiyor insanlar. Ama sonuç yok. Yine hasta yine hasta herkes. Kafa da hasta herkeste. Selamun Aleyküm herkese hayırlı geceler diliyorum.
Beni ikilemde bırakan bir düşünce var. O da şudur ki bir kul zamanında şirk yapmış, haramlara bulaşmış, zekatını vermemiş veya üstünlük taslamak gibi büyük günah işledikten sonra Allah'ın buğz edip bu dünyada elindekilerin hepsini aldıklarından etmiş, sokakta kalmış veya bir lokma ekmeğe muhtaç haline gelmiş birine onun için üzülmek veya yardımda bulunmak doğru mudur? Allah'ın ona müstehak gördüğü hayata müdahale etmek, haddi açmak mı olur? Yoksa Allah'ın buğz ettiği birine yardım edilir mi? Bilemeyiz ki Allah buğz mı ediyor, ne yapıyor, ne ediyor? Bildiğimiz bir kimse değil, bildiğimiz bir kimse mi ki? Yani biz aç açığa bakalım, biz gene açıkta kalana aç olana yardım edelim. Başla.
Maddi zorluk içinde bayanların fuhuşa itildiği yanlış değil mi? Namuslu kadın aç kalsa değil, öldürseniz namusunu yerine satmaz. İnsanlarda o inanç, o iman var mı ki? Yani bunu söylemek basit. Ama toplumda o iman kaldı mı? Toplumda o inanç kaldı mı? Yani bir kadın buna iman etse, işte fuhuş yapan iman üzerine fuhuş yapamaz. Yapar mı? Bu inanç sahibi olsa, bu inanç sahibi olsa bir kimse, içki içen iman üzerine içki içemez. Hadis-i Şerif içki içer mi? Bütün meyhaneler kapanır. Bütün fuhuş evleri kapanır. Bu iman üzerine olsa bir kimse veyahut da iman üzerine bir kimse rüşvet alamaz. Rüşvet alan olur mu? İman üzerine bir kimse kumar oynayamaz.
Kumar oynar mı bir kimse? Oynamaz. Ama en büyük devletin büyüyen sektörü kumar. Milli piyango, şu, bu. Her gün kumar var. Devlet eliyle oynanıyor. Yani iman üzerine dursa bir kimse bunları yapar mı? Yapmaz. O yüzden insanları hani ya işte namuslu kadın yapar mı? İyi. Neden? İmanla alakalı bu mesele. Onun namussuzluğuyla alakalı değil. Siz fuhuş yapan kadına namussuz diyorsunuz. İçki içen insana namussuz diyor musunuz? Kumar oynayan kimseye namussuz diyor musunuz? Rüşvet alan bir bürokrata namussuz diyor musunuz? Hırsızlık yapan bir siyasetçiye bir bürokrata namussuz diyor musunuz?
Demiyorsunuz. Fuhuş yapan bir adama namussuz diyor musunuz? Örtüde tartıda hile yapan bir kimseye namussuz diyor musunuz? Siz müminlere faizle para satan bir adama namussuzsun sen diyor musunuz? Siz bankaların önüne gidip namussuzsunuz siz diyebiliyor musunuz? Siz faiz alan herhangi bir kurum kuruluşa namussuzsun sen diyebiliyor musunuz? Diyemiyorsunuz. Bir kadın fuhuş yaparsa namusunu kirletti namussuz o diğerleri haram değil mi? O kadınla fuhuş yapan adam fuhuş yapmadı mı? O namussuz değil mi?
Fuhuş yapmak ne kadar haramsa zina etmek ne kadar haram ise faizcilik yapmak ondan daha şedid şedid adaletsizlik yapmak ondan daha şedid o günah kebayleri işleyenlerin karşısına çıkıp namussuzsunuz siz diyebiliyor musunuz? Diyemiyorsunuz. Hadi gidin içki satan bir yere namussuzsunuz siz deyin diyemezsiniz. Hadi içki içenlere namussuzsunuz siz deyin diyemezsiniz. Kadına gelince namussuzsun sen sen ölürsün namusunu satmazsın sen öl içki iç maddi sen öl kumar oynamaddi sen öl hırsızlık yapmaddi sen öl rüşvet alma sen öl etrafına bir şeyleri peşkeş çekmaddi bunu gidin söyleyin haykırın yapanlar selamun aleyküm üçlerden
olduğu bilinen bir manuvat ehlinin zahirde şeyh olmadan yetişir mi biz yetişeceğine inanmadık bilmiyoruz maneviyatı yüksek bir kişiye neden üç harfler musallat olur zahiren bir üstada biat etmesi söylendiğinde neden etmez demek ki maneviyatı yüksek değil sen maneviyatı yüksek görüyorsun Allah iyi etsin inşallah sohbet kesildi bize zulüm edenlere karşı kendimizi nasıl korumalıyız koruyabildiğin yere kadar koruyacaksın selamun aleyküm ben
meslevi okuyordum yaklaşık iki yıldır anlamadığım yerler için açıklamasına bakıyordum bir de sizi takip ediyorum geçen bir sohbetinizde izin almak gerektiğini söylediğiniz ben de okumaya ara verdim hadis ya da kelam bilgim yok okumaya devam hususunda tavsiyeniz ne olur başlamışsın oku okuyabildiğin yere kadar git inşallah hayırlı akşamlar sabah namazını kılarken pencere ya da kapı açmanın bir hükmü var mıdır yoksa batıl inanç mıdır ilk defa duyuyorum ya ilk defa duyuyorum selamun aleyküm çocuklarımıza kur'an sünnet
ahlakı nasıl vermeliyiz youtuberları izliyorlar onlar gibi argo konuşmaları öğreniyorlar oyuna çok düşkünler engellemeye çalışıyor ruz gizli izlemeye çalışıyor çok korkuyorum nasihat ediyorum dua edin var mı bize söylemek istediğin bir şey hakkınızı helal edin Allah yardımcınız olsun bu bütün herkesin problemi herkesin problemi kolay bir şey değil Allah yar ve yardım etsin bütün anne babalara selamun aleyküm ellerinizden öper gecenizin hayır olması duasıyla yurt dışında ırkçılık çoğalmakta özellikle Fransa'nın Müslümanlara karşı
daha sunulmamış tasarısı çok ses getirmekte biz Müslümanlar nasıl yol izlemeliyiz Müslümanlar bir ve beraber değiller ki hiçbir yerde bir ve beraber değiller örneğin işte Fransa'da Müslümanların aleyhine bir kanun çıkıyor değil mi Müslümanlar hicret ediyoruz biz Belçika'ya diyecekler komple Fransa bize zulmediyor Fransa bize zulmettiği için biz diğer Avrupa ülkesi en yakınında ne var işte hangi ülke varsa oraya hicret ediyoruz toplu bir şekilde oradakiler şuraya hicret ediyoruz buradakiler şuraya hicret ediyoruz diyecek
Avrupa Birliği'ni karıştıracaklar ben bunu 28 Şubat'ta Türkiye'deki Müslümanlar için söylemiştim 28 Şubat'ta böyle baskılar zulümler olunca dedim bütün Müslümanlar hicret edecekler dedim diyecekler ki burada başörtüsü yasak sakal yasak cübbe yasak biz dinimizi hür bir şekilde yaşayamıyoruz hicret etmek istiyoruz toplanacaklar 3 milyon 5 milyon insan Edirne kapısına dayanacaklar biz Avrupa'ya hicret etmek istiyoruz neden 28 Şubat'ta biz dinimizi hür bir şekilde burada yaşayamıyoruz diyecekler hicret edecek Müslüman
ya hicret son buldu iyi canım kardeşim iyi de yani bir Müslümanın başında bir zalim varsa bir zulüm varsa hicret etmesi fıkıhen doğru yanlış bir şey değil ki Müslümanlar bir beraber değil Müslümanların bir beraber olması için dünya üzerindeki Müslümanların yani şimdi bunu söyleyince sen hilafeti geri mi getirmek istiyorsun deyip bir curcuna daha kopacak yani Müslümanların siyasi olarak birlikteliği lazım bu nerede şu anda hilafetlik ilga edilmedi hilafetlik Türkiye Cumhuriyeti Millet Meclisi'ne verildi Türkiye Büyük Millet Meclisi
halifeliğini ilan etmeli İslam dünyasını toplamalı Büyük Millet Meclisi bu vazifesini yapmalı çünkü halifelik en son bu topraklardaydı hala da bu topraklarda kutsal emanetlerdi bu topraklarda millet meclisinin o yasa Atatürk halifeliği kaldırdı değil kaldırmadı halifeliği halifeyi yurt dışına çıkardı halifeliği Millet Meclisi'ne verdi o yasa orada bir dil var o dil şimdi aklıma gelmedi benim ne diyor halifeliğin kaldırılması makamın kaldırılması evet halifeliği Türkiye Millet Meclisi'ne bir yazısı var Atatürk'ün
bir çıkardığı millet meclisinin muhtesine diye bir şey vardı evet saklıdır evet bu inşallah bir gün Türkiye Büyük Millet Meclisi bunu çalıştırır selamun aleyküm abim ve yengem koronadan
hastanede yatmakta abimin durumu ağırlaştı hava veriliyor Allah şifa versin Allah yardımcınız olsun inşallah Cenab-ı Hak nerede varsa muhafaza eylesin hayırlı geceler daha önce derslerde dedikodu yapan kişilerin soyu hakkında ayet olduğuna bir kaynağa dayanarak anlatmıştınız hangi ayeti kerimeye dayanıyor şeyde İslam'da helallar ve haramlarla alakalı nemmamlık bahsi var nemmam o nemmamlık bahsinde geçer o şeyle alakalı ne o soylarıyla alakalı sıkıntı çok sıkıntılıdır derim ben onu hatta bulursam şimdi okuyu vereyim
size buldum nemmamlık
Cenab-ı Hak dil ile iğneleyen kovuculuk eden buyurduktan sonra bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış buyurulmuştur neymiş el kalem suresi on üçüncü ayet hümeze yüzdörde bir suyu belli olmayan çocukların sır tutmaz olduklarını ibni mübarek bu ayetten çıkarmıştır sır tutmadığından ötürü söz gezdirmek için öteye beriye gider durur bunu yapan gayri meşru çocuktur yine Allah-u Teala şöyle buyurmuştur dil ile çekiştirip yüzünden alay eden kimsenin vay haline hümeze lümeze meselesi o yüzden bazılarına göre lümeze
nemmam söz gezdiren yine Allah-u Teala karısı da ona odun taşıyacaktır buyurmuştur denildiğine göre bu kadın nemmam idi insanların arasını bozmak için öteye beriye söz taşırdı hatep odun etrafı ateş saçtığı gibi nemmam da düşmanlık saçtığı için nemimiye bu isim verilmiştir o yüzden normalde ibni mübarek soyu belli olmayan çocukların sır tutamışı tutamayacağını böylece söz gezdireceğini bu ayeti kerimeden çıkarmış kaynak İslam'da helallar ve haramlar bölüm nemmamlık evet yayın kötü herkes biliyor yani normalde burada yapabileceğimiz
bir şey yok bu akşamda böyleymiş demek ki Müslümin el-hudriden nakline göre Resulullah aleyhissalatü vesselam demiştir ki her zalimin arkasında bir bayrağı vardır zulme ölçüsünde bu bayrak yükselir haberiniz olsun amme hizmetleri üzerine alanan daha büyük vefasız yoktur kamuda çalışanlar olarak bu grupta mıyız? eğer gerçekten kur'an ve sünneti uygun hak ve hakikata ve hakkaniyete uygun kararlar almazsanız evet mesela diyelim ki kamuda çalışan bir devlet memuru bunu kendince hak ve hakikata adalete uygun davranacak işte diyelim ki bir ne var ihale var herkese ihaleyi aşacak el altından birisine ihale vermeye kalkmayacak veyahut da kamuda işte diyelim ki ne hakim mevcut hukuka göre hükmetmesi lazım mevcut hukuka göre hükmetecek birisi ona kulağına fısıldar da bu adama ceza vermemiz lazım dediğinde öyle yapmayacak mevcut hukuka göre
neyse onu yapacak veya bir savcı mevcut hukuka göre ne yapılması gerekiyorsa onu yapacak ki o zaman zulmeden sınıfında olmasın veya bir devlet başkanı mevcut hukuka göre davranacak yoksa zulmeden sınıfına girer veya bir aile reisi bir erkek veyahut da bir kadın zulmetmeyecek ne çocuklarına ne eşler birbirine zulmeden herkes ne yapacak o zaman zulme ölçüsünde zulüm bayrağını göndere çekiyor Allah muhafaza eylesin inşallah 12 yıl kadar öncesinden ev sahibimize 2 aylık kira borcumuz kalmış eğer kendileri bu zamanın 2 kira bedeliyle
ödememizi ister ve o şekilde helalleşirlerse istedikleri gibi yapmalıyız faiz noktasında böylesi caiz olur mu bu faiz olur ama siz kendiliğinizden gider de bugünkü ev kirası noktasından onlara 2 aylık kira verirseniz bu onlar için de sizin için de faiz olmaz bir de ben geçen sene ilk itikafımı yaptım ancak son 5 günlük zikrimi yetiştiremedim eksik kalan zikirlerimi aralıklı olarak birer günlük itikafa girerek yapabilir miyim itikafa girerek de yapabilirsin veyahut da işte derslerini normalde itikafa girmeden de iade edebilirsin
yani tamamlayabilirsin yüzüğünüzdeki taş nedir valla bilmiyorum ki bu taş ne taşı bunu normalde valla bilmiyorum hiç bunun yüzüklerin içerisinden öyle buldum işte yaptırdım hediye edecektim öyle duruyor Allah denk etirecek birisine hediye edeceğim gidecek ama öyle değerli bir taş olduğunu zannetmiyorum değil facebook'tan takılmadan yayın seyredilebiliyormuş facebook'ta yayın seyrediliyormuş vay millet yüzüğümün taşına dahi bakıyor demek ya valla inşallah selamun aleyküm geçen yıla göre gıda ve temizlik ürünleri yüzde 50'nin
üzerinde teknoloji ürünleri yüzde 100'e yakın arttı erotik doğalgaz su faturaları daha da kabarık geliyor cumhurbaşkanımıza göre pik yapan ve Avrupa tarafından kıskanılan bir yükseliş gösteren ekonomik durum halka neden yansımıyor enflasyon yüzde 14 ise fiyat artışları neden durdurulmuyor bu tezat bir durum değil midir sizce teşekkürler yani bunu söylüyorum zaten ekonomik olarak sıkıntı var her yerde diye muhakkak tezat selamun aleyküm bayramlarda ve herhangi bir günde bayanların mezarlık ziyareten gitmesi doğru mudur
mezarlığın duvarından dışından mezarlığı ziyaret edebilirler selamun aleyküm 9 yaşında ve namaza başlatmak istiyoruz o da hazır inşallah sadece Fatiha İhlas ve Sübaneke dualarını biliyor oturuş dokunan eteyat salibarek Rabbena dualarını da ezberletip öyle mi başlasın yoksa başlatıp bu duaları zamanla mı ezberleteyim zamanla ezberletebilirsiniz başlasın bu karantina bizim için bir nevi namazı ortatma bakımından fırsat oldu ve son olarak namazları sadece farzımı başlatıp sonrasında alışınca sünneti de ekletelim mi nasıl çocuk
bunu kaldırabilecekse onu ona göre iştahat edip yaptırabilirsiniz maşallah demek ki her ailede internete takılınmıyor bazı aileler de koronayı fırsat bilip çocuklarına namazı alıştırmış harika Mustafa Öztürk hakkında diyanet ya da herhangi bir devlet kurumu gazeteciler tarafından işlem yapıldığına şahit olmadım adam istifa etti çekildi kenara kimler kimlerle uğraşıyor insanların amaçları ne nereye istifa etti kenara çekilmedi bugün karar gazetesinde adamın yazısı vardı ne kenara çekecek hala daha savunuyor adam aynı şeyi
oradan geri adımı da atmıyor Malatya'da Namza Kaya kardeşinin selam ve aleyküm selam Türkiye'de eğer bir ilahiyatçı bir şey söylüyorsa o konuda otoritedir kimse onu eleştirmez selamun aleyküm peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem evvâ bin namazını hiç kılmamış diye duydum anlamdıramadım acaba doğrusu nedir sizden öğrenmek isterim bütün fıkıh kitaplarında evvâ bin namazı vardır hadis-i şeriflerde de evvâ bin namazı vardır peygamberimiz hiç kılmadı diyen cahildir o yüzden cahillik parayla olmadığından dolayı herkes alabiliyor
hacılar haç yaparken neden şeytan taşlarlar şeytan taşlamak sünnet olduğu için taşlarız İbrahim aleyhisselam'ın sünnetidir o yüzden sünneti yerine getirir taşlarız hocam selamun aleyküm hal görmek şeytandandır diyen arkadaşım var aydınlatır mısınız dedim ya cahillik parayla değil diye cahillik parayla olmadığından dolayı bilmeyenler bunu böyle söyleyecekler selamun aleyküm bundan iki hafta önce yolda motosikletle giden biri benim iş yeri önüne 90 TL para düşürdü iki haftadır bekliyorum gelen giden yok bu parayı nereye vermeliyim
bir camiye versem olur mu acaba teşekkür ediyorum 6 ay bekleteceksin parayı bir gün gelir gelir birisi derse ki ben burada para düşürmüşüm mü o yüzden böyle buluntunun hükmü bu 6 ay parayı bekleteceksin orada durduracaksın 6 ay sonra bu para olduğu için o kimsenin hayırına birisine bir fakir fukaraya tasadduk edeceksin selamun aleyküm annemde tik var bir şey yaptığı zaman ikinciyi bir daha tekrarlıyor söyleyince yapma diye kızıyor azarlıyor nasıl usülünce bu yaptığı rahatsızlığı ondan vazgeçirebilirim yani bir çocuğun
annesini bir rahatsızlıktan vazgeçirmesi çok zor ona ince ince tatlı tatlı anlatmaya çalışacaksın söyleyeceksin inşallah ara ara ara ara kesintiye uğrasa da dinleniyor anlaşılıyor sohbet demiş eyvallah Allah yiyesin inşallah selamun aleyküm hamile olan kadın doğum doktoruna gidiyorum normal muayene için geneli erkek doktor çok nadir kadın doktor oluyor bu yüzden gidemiyorum uzun tarihli randevu alıyorum sorum zorunluluk durumunda erkek doktora gitmek caiz olur mu olur eğer bir kimsenin bu konuda maddi durumu iyi değil ise
işte devlet hastanelerine gitmekle gitmek zorundaysa işte bayan doktor arayacak bayan doktora denk gelmiyor ama çok zorunlu oldu mecburiyetten gidecek bunda bir sıkıntı yok merhaba bir sorum olacaktı nişanlıyım evlenmeden ev almak çok istedik fakat kredi faizler derken nasip olmadı cebimizdeki birikmiş parayı vadeli bank hesabına yatırsak gelen faizine dokunmasak ve ileride nasip olursa yine ev almak istediğimizde banka kredisi çekerken kullansak haram işlemiş olur mu veya devlete verdiğimiz vergilerde bu parayı kullansak
çok karışık yazdım kusura bakmayın umarım anlatabilmişimdir hayırlı akşamlar her ikisini de yapabilirsin aile içi iletişim nasıl olmalı dinimizde göre eşlerin birbirlerine ve çocuklarla iletişimi selamlar Van'dan aleyküm selam yani bu iletişimin bir hukuku yok ki herkes birbiriyle muhabbet eder birbirlerini sever birbirlerine karşı toleranslı davranır yani bu meselenin hukuku giderse işin içerisine çok katılaşır öyle olmaktansa insanlar birbirlerini sevmeli muhabbet beslemeli kadın erkeğe erkeğe toleranslı davranmalı
erkek kadına toleranslı davranmalı anne baba çocuklarıyla yakından ilgilenmeli yani evin içerisi bir huzur ortamı olmalı o yüzden bu böyle işte sen bir adım gideceğim ben iki adım gideceğim sen önden gideceğim ben arkadan gideceğim böyle bu noktaya gelirse evlilik çok hoş olmaz o yüzden İslam insanların evlerinin cennet bahçesi olmasını ister erkekler eşlerine karşı müsamahalı müsamahalı toleranslı sevecen muhabbetli davranacak kadınlar da eşlerine karşı kocalarına karşı muhabbetli sevecen davranırlarsa dillerini tutarlarsa
harika bir ev olur selamun aleyküm ben yaklaşık beş buçuk sene önce sizden ders almıştım ancak rüya görmem gerektiğini söylemiştiniz ancak göremedim meğer mümkünse ders almak istiyorum sizden alabilir miyim rüya görsen daha iyi olur facebook yanında program yokmuş benim iki buçuk ve yedi yaşında üç çocuğum var iki beş ve yedi yaşında üç çocuğum var bir süredir her akşam edebül müfretten bir hadis bir sünnet ve peygamber kısalarından okumalar yapıyoruz bu konuda benim gibi dini bir eğitimle büyümemiş ama evlatlarını
bu şekilde yetiştirmek isteyen annelere ne tavsiye edersiniz harika bir yol devam et devam et Allah'ın müinin olsun inşallah hadis Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki Yahudiler ve Hristiyanlar saçlarını boyamazlar siz onlara muhalefet edin bu hadis tirmizi de saçınızdaki aklıkların rengini değiştirin Yahudilere benzemeyin şeklinde gelmiştir şimdiye kadar saçını boyatan erkeğe peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem lanet etti şeklinde biliyordum bu yaşlı olup da gençliğe özenip de saçını boyatan
erkeklere lanet olsun yani ihtiyar gençliğe özenerekten saçını boyatıyor ona lanet olsun savaşta bir bir kimsenin saçını sakalını boyatması orada savaş meydanında genç görünmek için bu evladır bunda bir sıkıntı yok ayrılmak isteyene nasıl davranmalıyız istemiyorum diyene ikna etmek çabalamak doğru bir tavır mı yani ayrılmak isteyen eşlerin arasında bir ayrılıksa mesela eşler birbirlerini bunun iyi düşünüp düşünmediklerini iyi bir karar alıp almadıklarını doğru bir karar alıp olmadığını doğru karar almaları için onlara müsaade
edebilirler yani bir kadın bir erkekten ayrılmak istiyorsa bilhassa hani erkek ona diyebilir bak iyi düşündün mü iyi karar aldın mı bunun geri dönüşü yok ama kadın iyi düşündüyse bunun geri dönüşü olmadığını bile bile ayrılmak istiyorsa erkek onun yolunu kolaylaştırır ayrılır aynı şekilde adam ayrılmak istiyorsa kadın da ona karşı böyle hani iyi düşünmesini ona göre davranmasını Kur'an Sünnet'e göre bunun sonuçlarının ne olduğunu ona anlatmalı böylece ayrılmak isteyene yani bu ayrılıktan kasıt eğer karı koca arasındaysa
iş yerindeyse bir eleman ayrılmak istiyorsa her patronun kendince bir tavrı vardır ben mesela nerede olursa olsun ister eş ister iş ister dergah hayatımın her alanında ayrılmak isteyene iyi düşündüm düşündüm Allah yoluna çıksın hiç zorluk çıkarmam ayrılır geçerim bazen çocuklara kızıyorum çok vicdan azabı çekiyorum yani insanlar çocuklarıyla böyle kızdığı zamanlar olabilir eyvallah ama böyle daha törenanslı daha eğitimci daha böyle müşrik daha böyle hoş davransalar daha iyi olur hayırlı akşamlar hocam kötü alaçıkanlıklarımdan
kurtulmak isterim fakat gördüğüm zaman hayır diyemiyorum ne yapabilirim bana yardım eder misiniz tövbe edeceğim döneceğim bir daha geri dönüşün olmayacak en kestirmesi bu Allah yardımcın olsun Cenab-ı Hak muhinin olsun inşallah evet kıymetli dostlar yayında sıkıntı var o yüzden soruların azlığından da belli ama bitti sorularınız son bir soru daha geldi rüya okumayacağımı söylemiştim hakkınızı helal edin inşallah tevhid çekip geceyi sonlandıracağız Allah gecenizi hayırlı eylesin gündüzünüzü hayırlı eylesin Cenab-ı Hak
her türlü musibetten cümle ümmeti Muhammed'i muhafaza eylesin Allah cümlenizden razı olsun Allah gecenizi
hayırlı eylesin gündüzünüzü hayırlı eylesin Cenab-ı Hak umduklarınızdan nail eylesin korktuklarınızdan husu muhafaza eylesin selamun aleyküm selamun aleyküm

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi