Mesnevi Şerîf Şerhi (1016-1018. Beyit) SORU - CEVAP
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 8 Kasım 2020 · 1:03:13
Selâmünaleyküm, hayırlı akşamlar, Allah gecenizi hayırlı eylesin, gündüzünüzü hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Cenâb-ı Hak Kur'ân ve Sünnet-i Sene'ye sımsıkı yapışıp, Kur'ân ve Sünnet-i Sene'yi yaşamayı ve yaşatmayı nasip eylesin, Rabbim cümle ümmet-i Muhammed'i Kur'ân ve Sünnet'i anlamak, yaşamak ve bu uğurda mücadele etme şuurunu nasip eylesin inşâAllah. Geçen hafta burada değildik, malum bir Sudan gezimiz oldu, Şeyh Kabbaşi özellikle kutlu doğumla alakalı davet ettiydi, ben de ona söz vermiştim. O sözümüzden dolayı bir Sudan ziyaretimiz oldu, bereketli oldu, orada iki üç tane tekkeyi daha ziyaret ettik, oradaki Şeyh Efendilerle tanıştık, orada da dersler yaptık, sohbetler yaptık, zikrullah yaptık.
Bu manada İbrahim Kabbaşi'nin, özür dilerim, Hasan Kabbaşi'nin bütün kardeşlere selamı var. Şeyh Hacı ve onun kardeşinin bütün kardeşlere selamları var. Şeyh Ömer ve başka birkaç tane daha Şeyh Efendi ile oralarda tanıştık. Onların da kardeşlere hepsinde selamları var. Oradaki kardeşlerin samimiyeti, ihlası, muhabbeti, güler yüzülü, muhteşem. Gerçekten insanlar o zor şartlarda dahi mutlu olmanın yolunu bulmuşlar. Mutlu herkes. Enteresan bir şey. Gerçekten böyle benzin yok. İnsanlar iki gün benzin kuyruğunda duruyorlar. İşte benzin yirmi katına, otuz katına kara borsa satılıyor. Buğday yok, herkes ekmek kuyruğunda. Ne bileyim işte yollar sıkıntılı, toz, toprak, bozuk, gidilecek gibi değil.
Asfalt görünmüyor. Ama insanlar birbirlerine saygılırlar, birbirlerine karşı muhabbetliler. Böyle bir enteresan bir mutluluk ve güler yüz aktarıyorlar etrafa. Orada Şeyh Hacun'un bir tekkesi hem camisine gittik. Gerçekten işler acısı bir durum. Yani orada Kur'an talebelerinin kaldığı yerler çok sıkıntılı. Böyle onları baktım, gezdim, gördüm. Bir de fotoğraflarını da yayınladım. Yani gerçekten insanlar o zor şartlar altında Kur'an-ı Kerim öğreteceğiz, İslami ilimler öğreteceğiz diye uğraşıyorlar. Ve oradaki öğretmenlerle kısa bir sohbetimiz oldu. Gerçekten ilimleri düzgün. Bu konuda böyle hem eski tefsirdir, fıkıhtır, kelamdır.
Onları öğrendikleri gibi yeni jenerasyonu da öğrenmişler. Ben mutlu oldum. Gerçekten enteresan beklemediğim bir şeydi. İyi bir öğrenim alıyorlar. İyi bir eğitim alıyorlar. Bu Şeyh Ömer diye bir zatın tekkesine gittik. Yaklaşık iki bin tane Kur'an-ı Kerim öğrencisi var, talebesi var. Gencecik çocuklar böyle tahta rahleler üzerine Kur'an-ı Kerim yazıp böyle okuyup böyle ezberliyorlar. Böyle çok enteresanıma gitti. Dedim ya insanlar ne kadar zor şartlarda neler yapıyorlar. Gerçekten onlar zor şartlarda Kur'an ve sünneti yaşatma ve yaşama mücadelesi veriyorlar. Tabi Sudan bir de onu da öğrendim. Dedim siz şer'i hükümle mi hükmediliyor burada? Evet dediler. Sudan'da normalde bir anayasa yokmuş zaten.
O yüzden herhangi bir kanun maddesi yok. Şer'i hüküm neyse şer'i hükümler uyguladığınıymuş. Dedim ya enteresan bir şey. Gerçekten Sudan bu manada hatta ben özellikle siz burada dedim bunun altına imzanızı atar mısınız? Sudan şer'i hükümle mi hükmediliyor? Evet dediler. Sudan şer'i hükümle hükmediliyor dediler. O tabi ben ilk defa duydum Sudan'la alakalı. Hani ben bundan sonra hani diyordum ya bir ülke tanımıyorum şer'i hükmedilen diye. Bundan sonra bunu söylemeyeceğim. Çünkü Sudan'da o görüştüğüm alimler Sudan hükümlerinin şer'i hüküm olduğunu ve şer'i hükümle hükmedildiğini orada beyan ettiler. Bu tabi ayrı bir mutluluk verici bir şey. Yani gerçekten insanlar birbirlerine karşı çok sevgililer, çok muhabbetliler, çok aşklılar.
Oldukça hoşumuza gitti. Güzel oldu, tatlı oldu. Biraz yorucu oldu. Ama bereketli oldu elhamdülillah. Yaş geçiyor artık. Yaş geçince de uzun uçak yolculukları artık bizi de silkeliyor. O yüzden geldiğimizden beri biz de kendimizi tam toparlayamadık da inşallah toparlayacağız Allah'ın izniyle. 1016. Beyt'te kalmışız. 1016. Beyt'ten devam ediyoruz inşallah. Duygu ehlinin yalnız... Tabi bu arada Amerikan seçimleri de var. Birkaç kişi işte bununla alakalı soru sordu. İşte Amerikan seçimleri hakkında ne diyorsunuz falan diye. Ne diyeceğim gavur? Gavurdur. Ha birisi, ha öbür küsür. Ne değişecek ki bir şey? Böyle enteresan bir şey var insanlarda.
Yani işte bu iyi de bu kötü de. Ya hepsi de Kur'an-ı Kerim'de diyor ki kafir tek millettir. Siz daha kafirin ne iyisini arıyorsunuz. Kafir kafirdir. Gavur gavurdur. Gavurun iyisi mi olurmuş? O yüzden normalde hepsi de gavurluklarına devam edecekler. Müslümanlar böyle enteresan bir şey. Amerika'dan medet bekliyorlar. Yok işte başka ülkelerden medet bekliyorlar. Böyle bir gavurdan medet bekliyorlar. Ya Müslümanlar bundan daha uyanamadılar. Yani bunu böyle kendilerince bundan sıyrılamadılar. Yani bırakın gavurlardan medet beklemeyi. Bırakın Avrupa'dan, ABD'den medet beklemeyi. Bırakın Rusya'dan medet beklemeyi. Bırakın Birleşmiş Milletlerden ondan bundan medet beklemeyi. Bırakın artık.
Yani normalde Müslüman'ın Müslüman'dan başka dostu yok. Müslüman'ın Müslüman'dan başka destekçisi yok. Hatta ne yazık ki bazı Müslüman'ım diyenler bunu da yapmıyorlar. Enteresan bir şey. Mesela işte Selefi Vahabiler. Mesela işte bir kısım Şia. Yani bunlar dahi Müslümanları arkadan vuruyorlar. Hançerliyorlar. O yüzden kalkıp da Müslümanların böyle gayrimüslim unsurlardan medet beklemesi, gayrimüslim unsurlardan kendilerince bir kurtarıcı beklemesi normal değil.
Allah bizi affetsin inşallah. Duygu ehlinin yalnız zahire itibar edenlerin bilgileri o yüce bilgiden süt emenler için ağız boğadır. Duygu ehli. Hazreti Pir diyor ki duygu ehlinin yalnız zahire itibar edenlerin bilgileri. Yani normalde duygu ehli ne yaparmış? Sadece zahire itibar edermiş. Zahire itibar ederekten o bilgileri devam edermiş. Ve o yüce bilgiden süt emenler için ağız bağıdır. Ama o ilmi ledün alan insan için o ağız bağıdır. Yani ilmi ledün alan için o duygu ehlinin ilmi ilim değildir. Hani Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurdu ya, müftüler sana fetva verse de sen de gönlüne danış.
Yani kalbine danış. O yüzden demek ki zahir ulema bir şeye fetva verebilir. Çünkü onlar duygu ehlidir. Çünkü o duygu ehli bu manada kim? Kendi nefsinin arzusuna göre. Neyi güzel görmüşse o şey o kimsenin dini ve mezhebi olur. Duygu ehli budur. Yani normalde bir şey kendince nefsi arzusuna uygun bir şey talep eder. O onun için uygun olmuş olur. Bu tabi Furkan suresi ayet 43-44 gibi daha başka ayet-i kerimeler de var. Bunları çağrıştırıyor. Hani ayet 43-44 Furkan suresi diyor ki heva ve hevesini ilah edinen kimseyi gördün mü? Şimdi onun üzerine vekil sen mi olacaksın? Yoksa sen onların çoğunun dinlediklerini veya aklettiklerini mi sanıyorsun? Başka değil.
Onlar dört ayaklı hayvanlar gibidirler. Hatta dağda sapıktırlar. Demek ki bu duygu ehli olan kimseler heva ve hevesini ilah edinen kimseler. Bakın heva ve hevesini ilah edinenler. Yani Kur'an ve sünnetin hükmü dururken bence böyle olması lazım. Kur'an ve sünnetin hükmü dururken ya bu şimdi uygulanmaz bunun böyle olması lazım. Kur'an ve sünnetin hükmü var. Yandan çarklı bir şeyler devşirmeye çalışalım. İşte hani var ya şimdi faizin azı da çoğu da yasaklanmış, hepsi de lanetlenmiş. İşte mesela duygu ehli alimler ne yapıyorlar? Enflasyon miktarı kadar faiz caizdir diye Türkiye'de fetvalar veriyorlar. Yani bu ne demek? Kapitalist sistemi kabul etmek demek.
Bu ne demek? Örtülü bir şekilde faizi kabul etmek demek. Yani bu duygu ehli. Heva hevesini ilah ediniyor o kimse. Canım kardeşim öyle diyeceğine de ki faiz Müslümanın Müslümandan faiz alması, vermesi. Annesiyle Kabe duvarının dibinde zina etmiş gibi günah kebare girmiştir. Haramdır deyip çıksana işin içinden. Ama yok bunu kendilerince faize bir yol arayacaklar. Çünkü tüccarlar bastırıyor, devlet bastırıyor. Faize bir yol bulalım. Yani bu faiz olması lazım. Faizsiz şimdi ticaret yok. Faizsiz bir şeyin dönmesi mümkün değil. Hep bunları duyuyoruz ya. İşte bu heva ve hevesini ilah edinmişler. Başka bir ayet-i kerimede de kötü işi kendisine süslendirilip de onu güzel gören, gerçekten salih amel işleyenlerle bir midir?
Muhakkak ki Allah dilediğini saptırır. Dilediğini de hidayet erdirir. Öyleyse onlara üzülerek kendini harap etme. Fatır sekiz. Demek ki bu duygu ehline bu Kur'an ve sünnet yolundan sapanlar için Kur'an ve sünnet yolundan serfinaz edenler için de üzülmene gerek yok. Sebep harap etmeyeceksin kendini. Çünkü onlar sapıklıkta ileri gidiyorlar. Ve onlar sapıklıkta ileri gittiklerinden dolayı hayvandan da aşağı mahluk. Onlar çünkü haramı helal görüyorlar, helalı haram görüyorlar. Kendilerine göre neyi nasıl yapmak istiyorlarsa öyle yapıyorlar. Hani bunlar önceden biz bir müddet Yahudilerin hahamları bunu yapıyorlardı. Yahudi hahamlar kendi kafalarına göre helalı haram, haramı helal yapıyorlardı.
Bir müddet sonra İsevi papazları bunu yapmaya başladılar. Onlar da bu din adamı, ruhbanlar onlar da helalı haram, haramı helal etmeye başladılar. Önceden bunlar böyle bir Hristiyanların ve Yahudilerin ruhban sınıfları kendilerince böyle kendi kendilerine fetvaları değiştiriyorlardı. Hukuku ve hükümleri değiştiriyorlardı. Tabi bununla alakalı elmalı Hamdi Yazır'ın hak dini, Kur'an dili tefsirinde enteresan bir ibare var. Bunu okuduğumda böyle kendi kendime dedim ki ya bunu elmalı dedim o zaman için nasıl yazabilmiş, elmalı bunu nasıl yazmış, maşallah dedim mangal gibi imanı varmış ki yani bu sözü dedim o tutturmuş yazmış. Çünkü bugünkü alimlerin, bugünkü diyanetçilerin, bugünkü ilahiyatçıların böyle bir sözü söylemeleri çok güç.
Bakın elmalı Hamdi Yazır ne diyor? Hristiyanlıkta ruhban sınıfının böyle bir imtiyaz ve hakimiyetle min dunillah, Allah'tan başka Rab edinmelerine klerikalizm adı verilir. Daha sonra bundan şikayetle protestanlık zuhur etmiştir. Daha sonra da bu Rab'lık imtiyazı ruhban sınıfının elinden çıkmış, parlamenterlere geçmiştir.
Bunu elmalı Hamdi Yazır yazmış. Hak dini, Kur'an dili, cilt 4, sayfa 318-319. Bunun evlerinizde elmalı varsa açıp okuyabilirsiniz. Bakın elmalı enteresan bir şey de parlamenter sistemini, parlamenter sistemini Rab'lık olarak görüyor. Yani bugün bütün dünyada parlamenter sistemi bizim önümüze koyuyorlar ya ve parlamenter sistemi önümüze koyup en güzel sistem bu diyorlar ya Kur'an ve sünneti kenara atıp parlamenter sistem en iyi sistem deyip bizi yutturmaya çalışıyorlar ya Elmalı diyor ki bu Rab'liktir.
Sebep çünkü parlamenterler Kur'an ve sünnetin emrettiğinin dışında kararlar, emrettiğinin dışında hükümler çıkarıyorlar. Çünkü orada bir milletvekili Kur'an ve sünnetin dışındaki bir hükme evet diyorsa Allah muhafaza eylesin. Dininden oluyor. Çünkü neden? Allah'ın haram ettiğini helal etti. Allah'ın helal ettiğini de haram etti. Yani bir meclis düşünün o meclis Kur'an'ın hükmünü kabullenmedi. Bir parlamento düşünün o parlamento Kur'an ve sünnetin hükmünü kabul etmedi. Elmalıya göre Rab'lık yaptı. Yani onlar normalde ruhban sınıfının elinden çıkıp kendi uhdelerine Rab edindiler. Kendi heva ve heveslerine.
Ya bu çok ağır bir şey. Bunu okuduğumda gerçekten sarsıldım. Gerçekten sarsıldım. Dedim ki Müslümanlar böyle bir hükmü bilmiyorlar. Müslümanlar böyle bir hükmün altında inim inim de inliyorlar. Ve biz de bütün herkese de parlamenter sistem metedile övüle övüle cilalana cilalana bize kandırılmaya devam ediyoruz biz. Allah bizi affetsin. O yüzden heva ve hevesini ilah edinen, kötü işi kendisini süslendirip iyi gösteren, onu güzel görenler ne yazık ki hayvandan daha aşağı mahluk olacaklar. Allah'ı muhafaza eylesin. Bir de böyle hani şeyler vardır ya, hani işte Ramazan orucu, Ramazan orucunda sefer iken orucunu bozabilir misin? Bozabilirsin.
Haydi 80 kilometre ben niyet ettim, orucu bozdu. Aslında amacı orucu bozmak. Yani orucu bozabilir mi? 80 kilometre ileri giden bir kimse bozabilir. Zahiren hüküm böyle mi? Evet. E sen orucu bozmak için bunu yaptın. Bunlar da heva hevesine ilah edinenler. Veyahut da Hazreti Osman Efendimizin döneminde Yahudilikten dönme bir kimse var ya, diyor ki zekatımızı verdiğimiz müddetçe evlerimizi altın biriketten yaptırmakta bir beis yoktur.
Zekatı verdik, evlerimizi altın biriketten de yaptırabiliriz. İşte bunun gibi heva ve hevesini ilah edinen, heva ve hevesini kendisine yol çıkarmaya çalışan kimseler de ne yapmış oluyor? Kendilerine Rab'lık ilan etmiş oluyorlar. Veyahut da işte o kimse yıl dolduğunda zekat verecek, işte bütün mal varlığının parasını gidiyor, eşine hediye ediyor. Eşine hediye edince o kimse zekat veriyor mu? Hayır. Sebep onu da bir yılı doldurmadı para. Ondan sonra eşi de bir yılı parayı doldurmadan tekrar adama veriyor parayı. Böylece de heva hevesini ilah edinenlerden sayılıyor mu bu? Evet. Ama zahiren baktığında o kimseye zekat düşüyor mu? Hayır.
Ama öbür türlü evet aldatmış oluyor. Gönül katresine bir ince düştü ki o inci denizlere, feleklere bile verilmemiştir. Gönül, malum genelde sufiler bunu böyle gönül olarak nitelendirdiklerinde bunu hep böyle şuur, vicdan, idrak, muhabbet, manevi hallerin tecelli ettiği bir mekan olarak görünür. Sufiler gönül dediğinde normal vücuttaki kalbi işaret etmezler.
Kalp nedir? İşte vücudun kılcal damarlarında kan dolaşımını sağlayan bir uzuv. Ama gönül denilince hiçbir yere sığınmadım, mümin kulumun gönlüne sığdım, hadisi kutsisinin tecelliyatı görülür. O yüzden Hazreti Pir diyor ki gönül katresine bir ince düştü, bir inci düştü ki o inci denizlere, feleklere bile verilmemiştir. Yani gönül katresine bir inci düştü, ilmi ledün düştü. Yani Allah'ın ilmi ledününden bir ilim düştü. Allah'ın ilmi ledününden bir ilim düşünce asıl hakikati buldu, asıl maneviyatı buldu, asıl şuuru, vicdanı, idraki buldu. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Ben bugün sohbeti çok uzun götüremeyeceğim herhalde, hakkınızı helal edin.
İkide birde öksürerekten sizi de rahatsız etmek istemiyorum. Önce ben bu konuda kaliteli bir sohbet edemediğime inanıyorum. O yüzden kusuruma bakmayın, özür dilerim. Ben böyle bu kadarlıkla kifayet bulsun. İnşallah önümüzdeki hafta devam edelim. Allah izin verirse inşallah. Çünkü ben öksürdükçe ondan sonra benim canım sıkılacak. 2018'den devam edeceğiz önümüzdeki hafta inşallah. Hepinizden özür diliyorum, hakkınızı helal edin.
Böyle olmasını istemezdik ama yapacak bir şey yok. Yaş geçiyor artık demek ki. Selamun Aleyküm, ben Almanya'dan Resul.
Affınıza sığınarak size gördüğüm rüyayı anlatmak istiyorum. Akşam saatlerinde hatırlayamadığım iki arkadaşla çay bahçesinde oturuyorduk. Sonra siz gelip benim koluma sarılıp kaldırdınız. Ben başımı bükük yürürken beni Bursa'dan sevdiğim bir ağabeyin karşısına oturtturdun. Sorun yandı. Allah muhininiz olsun inşallah. Selamun Aleyküm, siz neyzen misiniz? Değiliz. Ben ne yazık ki neyzen değilim. Selamun Aleyküm hocam, bu rüyanın etkisinde çok kaldım. Rüyamda maneviyat olarak o kadar mertebedeyim ki, gündüz vakti camdan dışarı baktığımda ay görüyorum ve bu ay iki tane oluyor, hilale dönüyor. Sanki aile manevi bir iletişime geçiyorum. Rüyamda o günde mübarek günlerden biri ama bilmiyorum hangi mübarek gün olduğunu.
Bebeğimi kucağıma alıp zikir halakası olan bir eve gidiyorum ve giderken akşam vakti yine gökyüzünde ay ikiye eriliyor ve benim ayaklarımın önüne geliyor. Tam o sırada bulunduğum memlekete füze atılıyor. Zikir halakası olan mescit bombalanıyor. Ama bize bir şey olmuyor. Dışarı çıktığımda her yer harap. Biz tekbir getiriyoruz. Böyle bir rüyaydı. Tesirinde çok kaldım. Müslümanlar ne yazık ki her yerde sıkıntı yaşıyorlar. Her yerde problem yaşıyorlar. Allah hepsinde sıkıntılarından, problemlerini inşallah yok etsin. Erkek kardeşim bunalıma girdi.
Eşinin doğumuna az kaldı. Eşine bağırıyor, boşanmak istiyor. Annem yardımcı olmak istiyor ama neden böyle davrandığını anneme anlatmıyor. Annem de bağırıyor. Babam da ilgisiz evi terk etti. Erkek kardeşim geçimsiz, kavgalı, sinirli birisi olduğu için annem onu evlendirmeyecekti. Kardeşim kendisi istedi. Ablamın da evliliğinde sorunlar var. Onların da boşanma durumları var. Annem sürekli ağlıyor. Ne yapacağını bilmiyor, ne yapabilir, ne tavsiye edersiniz. Ben ona nasıl yardımcı olabilirim? Parçalanmış ailem için sizden dua istiyorum. Gerçekten insanlar eğer evliliğe muhtedir değiller ise evlenmeyecekler. Ama aileler ne yazık ki çocuklarını evlendireceğiz diye özellikle uğraşıyorlar, gayret ediyorlar.
Aslında ama kız ama erkek evliliğe muhtedir değil. Hep böyle sıkıntılar yaşanıyor. Allah muhafaza eylesin inşallah. Soru, efendim bir mürid hayatı boyunca çalışıyor, gayret ediyor fakat nefsin derecelerini aşamıyor. Bunun hali nice olur?
Cevap, evladın bir kişi el aldığında zaten doğrudan nefs-i levameye yükselir. Bundan sonra görevlerini yapar fakat yükselemezse bu gayreti ve sabrı hürmetine ve Allah'ın izni ve yardımıyla son nefeste makam ona tüm dereceleri atlatır. Ve Allah'a vasıl olmuş halde ruhunu teslim eder. Çorumlu Hacı Mustafa Efendi Hazretleri. Bu soruyu ve cevabı açarsanız umut olsun inşallah. Soru da cevap da açık. Çorumlu Hacı Mustafa Efendi'nin sözünün üzerine söz müziği koyalım. Aynı akşamlar ben Peygamber Efendimiz'i ve Bilal Habeşe'yi rüyamda gördüm. Adların üzerindeydik, başımız ve ağzımız örtülüydü, sadece gözlerimiz görünüyordu.
Karşı tarafta ordu gibi bir şey var ve Bilal Habeşe'yi almak istiyorlar. Peygamber Efendimiz kolundan tutuyor Bilal Habeşe'yi ve bana diyor ki sen Bilal Habeşe gibi gösterip yanıltacaksın. Ama ses falan yok. Yani bunları nasıl anladın bilmiyorum. Allah mübarek eylesin inşallah. Öyle olur, kelamsız konuşma. Deprem korkusu iman eksikliğinden mi? Nasıl anlaşılır? Yani insan depremden korkar ama bu böyle insanın psikolojisini bozacak hale gelmeyecek. korku korkaklığın şerrinden Allah'a sığınırız demiş Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. O yüzden muhakkak ki bu tip korkular hoş değil. Hayırlı geceler eşcinsel bireylerin imanı kabul olur mu?
Bununla ilgili bir hadis var. Kim iman ettiyse imanı kabul olur mu? Kim iman ettiyse imanı kabul olur bizi ilgilendirmez. Ama bir kimse eşcinselliğe devam ediyorsa Allah'ın lanetlik bir işini devam ediyor. Bu ayrı bir şey. O yüzden Allah'ın lanetlik bir işini yaptığı için çok yük günah kebar. Bazı hadis-i şerifler var. Onların imansız öleceğine dair. Ama tövbe der, geri döner, Cenab-ı Hak affeder. Selamünaleyküm. Ölen birinin fotoğrafının evlere asılmasında bir sakınca var mıdır? Böyle bir bütün fotoğrafı asmak çok uygun değil.
Ama yarım, eksik fotoğrafların asılmasında bir beis yok. Mevlana Hazretleri'nin başkalarının kusurunu örtmede gece gibi olun. Öğüdüğünü hayatımıza nasıl geçirebiliriz? Kulların birbirlerinin kusurlarını, günahlarını, hatalarını görmemeleri ya da affetmeleri için çok tövbe etmeleri mi gerekir? Yani kusursuz dostla oyan dostsuz kalır. Yine onun sözü. İnsanların biz hatalarını, kusurlarını araştırıcı olmayız. Bir başkasının hatasını, kusurunu araştırıcı olmayalım inşallah. Selamünaleyküm. Kızım okurken kredi vermişti devlet. Sünnet şimdi çalışmadığı için ödeme zorluğu çekiyor. Zekat vermemiz uygun olur mu?
Bir anne babanın kendi çocuğuna zekat vermesi caiz değil. Selamünaleyküm hocam. Ben İstanbul'dan Abdülbari. Şimdi ben Şafii mezhebindenim. Namaz kılarken sadece farzını kılıyorum. Ama kazan varsa onu da kılıyorum. Şimdi aileden öyle gördük. Sünnet kılmıyorum. Bunun bir günahı var mı? Veya Şafii için zorunlu mu? Yani Şafii'ler için sünnet namazlar kılınmayacak diye bir kaydı yok. Kılınırsa hoş olur. Selamünaleyküm. Benim sorum rüyamda.
Dea onun bir genç delikanlı bana destek oluyor. Onu görünce rahatlıyorum. Kabe'deydim. Kabe'nin etrafı boştu. Birden kapı açıldı ve içeri girdim. Genç yine yanımdaydı. Etrafa bakıyorum. Ayrılıkla bir hayvan yavrusu gibi gözleri çok büyük bir şey görüyorum. O da bana bakıyor. Genç de sağ tarafımda arkamda duruyor. Kelimeleri dökmekte zorlanıyorum. İnşallah anlatabilmişimdir. Kabe'yi gördüğün için rüyan sahih. Cenab-ı Hakk'ın değişik kulları vardır. Onlardan birisidir herhalde. Selamünaleyküm hocam. Müsaitseniz bir soru sormak istiyorum. Buradayız. Sorularınız için buradayız.
Müsaitiz. Saç boyası gusül abdestinin geçerliliğine engel midir? Bu konuyu çok soruyorlar. Boyalar bir hani kına giy hükmünde olanlardansa o zaman gusle mani değil, kına hükmünde değil de plastik hükmünde ise gusle mani. Doğum günü kutlamak yani tebrik etmek uygun mudur? Farklı kavimlere benzememek için tebrik etmedim. Çevrem üzülünce ölçüsünü merak ettim. Ben de tebrik etmiyorum hiç. Çünkü doğum günü tebrik etmek, doğum günü hani böyle tertip etmek bize batıdan gelen bir kültür. Selamun Aleyküm bebeği vefat eden anneler sütlerini sığıp ihtiyacı olan diğer bebekleri dağıtıyor. Hepsi süt kardeş mi oluyor?
Evet. Yoksa aynı memeyi mi emmeleri gerekli? Yani normalde o sütü emmeleri önemli. Sütü içmeleri önemli. Sığılması, bardakla içilmesi değiştirmiyor fetvayı bildiğim kadarıyla. Selamun Aleyküm. 20-21 günde adet gören bir bayandım.
Ancak myonlarım nedeniyle 15 günde bir adet görür hale geldim. Şikayetlerim nedeniyle hormon tedavisi uygulanmaya başladı. Bu tedavi nedeniyle de myonlarımın etkisiyle ara kanamalar söz konusu. Birkaç aydır adet olmam gereken günlerde lekelenmeler oluyor. Ancak hiç kanama olmayan günde oluyorum. 10. günde abdest alıyorum. Bir hafta geçmeden normal bir adetimde olması gereken kanamalarım ve ağrılarım olduğu bir süreç yaşıyorum. Adet günümün değiştiğini düşünüyorum. Bir kadın böyle bir süreçte ne yapmalıdır? Dinen adet döngüsünün değiştirdiğine nasıl karar verilir? Birkaç ay öyle devam ediyorsa değiştiğine hükmediler. Adetullah bozuluyor çünkü.
Selamun Aleyküm namazı bozan şeyler nelerdir? Namazdayım bilerek öksürük veya sesi Allahu Ekber gibi namazdayım rahatsız etmeyin. O yarası namazı bozar mı? Bozmaz. O yüzden bir kimse Allahu Ekber dese öksürse onun namazı bozulmaz. Dünya kelamı konuşursa namazı bozulur.
Selamun Aleyküm bir namaz kılarken veya namazdan sonra acaba şu sureyi okudum mu? Bitirdikten sonra selam verdim gibi, verdim mi gibi sorular aklıma takılıyor. Ve emin olamıyorum yapıp yapmadığımdan ne tavsiye edersiniz bu durumu yaşadığımda. Şu sureyi okudum mu? Okumuşundur. Selam verdin mi? Vermişsindir. İnternetten kitap sipariş ettiğimde yanlışlıkla iki kitap fazla göndermiş bir firma. Kendilerine ilk söylediğim zaman not aldıklarını söylediler. Bir iki mail daha attım yine cevap vermediler. En son attığım mahallede bir şey söylemedikler için kitapları kendine tasarrufunda kullanacağımı söyledim. Ona da dönüş olmadı. Bu durumda ne yapmalıyım? Geriye gönder. Selamun Aleyküm. Müsaadenizle iki sorum olacak.
Birincisi ailecek denize gitmek konusunda ne düşünüyorsunuz? Kadın veya erkeğin namahrem birilerinin olmadığı bir koyda denize girmesinde bir sakınca var mıdır? Eğer başka hiç kimse görmeyecekse denize girmenin, yüzmenin bir sakıncası yok. İkincisi malum bir yandan kur sürekli yükselirken bir yandan da alım gücü sürekli düşüyor. Sizce bu süreç ne kadar devam edecek? Bu işin sonu nereye bağlanacak? Bu olayları yorumlarken nasıl düşünmeliyiz? Sizce bunlar ekonominin battığına mı işaret ediyor? Yoksa bağımsız bir ekonomi için doğum sancısı olarak mı görmeliyiz bu süreci? Bağımsız bir ekonomi için doğum sancısı olarak görmüyorum. Yani geçen sene ile bu sene arasında yüzde kırk üç, yüzde kırk dört bir kur farkı var.
Yani bu böyle doğum sancısı filan değil, bu hani ölüm sancısı olabilir. Tabii ekonomi ile alakalı böyle yanlış, kötü, infial yaratacak yorumlar yapmak da yasak biliyorsunuz. Yani dolar şu kadar yükseldi, infial oluşturacak. İşte yorul bu kadar yükseldi, infial oluşturacak yorumlar yapmak yasak. O yüzden normalde bu ekonomik durumlarla alakalı ağır şeyler söylemek, bunlar da şu anda yasaklanmış vaziyette bildiğim kadarıyla.
Şimdi Türkiye zor bir süreçten geçiyor. Yani bu zor süreçten geçerken de ekonomik olarak da sıkıntıda. Bir hayli sıkıntıda bence. Yani dünya üzerinde dolar yüzde altı diğer paralara göre yüzde yedi değer kaybederken bizim ülkemizin içerisinde yüzde kırk dört değer kazandı. Yani insanlar ne yazık ki bizim burada dolarla, dolar alışverişi yaparaktan para kazanıyorlar.
Yani bir kimse gitti, uluslararası arenadan dolarları topladılar. Geldiler şimdi Türkiye'de dolar beş altı yüz, beş yedi yüz iken, beş sekiz yüz iken geçen sene dolar aldılar. Şimdi sekiz sekiz yüz, dokuz yüz, dokuz yüz liraya belki de satacaklar. Dünyanın parasını kazanıp yürüyüp gidecekler. Bu dünyanın hiçbir yerinde böyle bir kar yok. Bu resmen emperyalizmin sömürü sistemi. Yani biz sömürülüyoruz. Açıkça konuşuyorum, sömürülüyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde yüzde kırk beş dolar artımı yoktur bir sene içerisinde. Bunu böyle örtmenin, yan yatırmanın, çamura batırmanın, ne bileyim işte bunu böyle yumuşatmanın bir anlamı yok. Yani millet inim inim inliyor.
Yani bir kimse geçen sene örneğin işte iki bin üç yüz liraydı asgari ücret, iki bin üç yüz lirayken beş sekiz yüzden bölün kaç dolar yaptığını böl bakayım şey. İki bin üç yüz lirayı böl beş sekiz yüzde dört yüz on iki. Yani geçen sene o kimse asgari ücretle dört yüz dolar alıyormuş.
Şimdi dört yüz dolar alması için dört kere dokuz otuz altı asgari ücretin üç bin altı yüz lira olması lazım. Yani düşünebiliyor musunuz? Asgari ücreti üç bin altı yüz lira olursa geçen seneki yılbaşındaki parayı kurtarmış olacak. Yani bu böyle yüzde yüz. İki bin üç yüz dört yüz altı yüz. Dört bin altı yüz. Yani geldiğimiz nokta bu. O yüzden bunu böyle saklayacak, örtecek bir şey yok. Bu acı bir şey. Bunu böyle rakamlarla evirip çevirmenin bir anlamı yok. Realitemiz bu. O yüzden biz resmen sömürülüyoruz şu anda. Kim sömürüyor?
Bu benim işim değil. Bu devletin işi. Ben sadece elimdeki metaya bakıyorum. Oradan karar veriyorum. Diyorum ki geçen sene beş altı yüzdü. Bu sene sekiz beş yüz olmuş. Bu kadar basit. O yüzden bu böyle yok işte bağımsız bir ekonominin doğuşu filan değil bu. Allah bizi affetsin. Yani biz şapkamızı önümüze koymamız lazım. Üretmemiz lazım. Satmamız lazım. Biz kaçakları tıkamamız lazım. Yani devlet nereden israf ediyor? Nereden kaçakları var? Nereden nereye ne gidiyor? Nereden nereye ne yapıyorlar? Benim bildiğim bir şey yok. Sebep devlet benim elimde değil.
Ben sadece normal küçük bir esnaf, zayıf bir esnaf olarak görüyorum kendimi. Zayıf bir vergi mükellef olarak bakıyorum kendimi. Geçen sene on birinci ayda zannediyorum dolar beş yüzdü. Baksana Salim geçen sene on otuzda dolar kaç paraymış? Rakamlar yalan söylemez çünkü.
İki bin on dokuz. Ali kahveye al öksürttü çünkü. Gıcık yaptı. Beş yetmiş sekiz. Şimdi sekiz buçuk lira. Sekiz beş yüz otuz hatta. O yüzden bunun izah edilir bir tarafı yok. Öyle bizim dolarla işimiz yok demekle de bu işler olmuyor. O yüzden ya işte bu ara bunu çok konuşuyorlar bana. Hocam muhalif misin? Ya ben Kur'an ve sünnetin dışındaki her şeye muhalifim. Daha ne söyleyeyim size? Kur'an ve sünnetin dışında her ne var ise hepsine de muhalifim ben. Vatan ve milletimin zararının olan her şeye muhalifim ben. O yüzden ekonomi normal bir şey değil.
Allah yardım etsin ülkemize inşallah. Ha ne vardır ne yoktur, bildikleri bir şey vardır bir şey diyemem. Ama ben sadece rakamlara bakıyorum. Geçen sene beş yedi yüzmüş. Ondan sonra şu anda sekiz beş yüz otuz. Ben buna bakıyorum. Allah memleketimize yardım etsin inşallah. Muhammed Akdemir.
Allah yardımcın olsun inşallah. Gelip olduğundan sevgiler, saygılar. Kimin kim olduğunu bilmem ama ben kim olduğumu biliyorum. Demek uygun mu? Maşallah nefsini bilen Rabbini bilir. Demek ki o da Rabbini bilenlerdenmiş. Selamun Aleyküm. Namaz kılarken evde beslediğim kediden ayrı bir odada kılıyorum.
Önümden geçmesin diye namazım bozulur endişesiyle emin olamadım. Önümden geçerse namazım bozulur mu bozulmaz? Kediden dolayı neden namaz bozulsun? Şafirler için geçerli o. Şafirlere göre kedi necistir çünkü. Efendim 10 yaşında oğlumun gizlice erotik videolar izlediğini fark ettim. Canlı derslere girdiği için interneti ve bilgisayarı tamamen elinden alma imkanı yok kaldı ki yasak koyarsan daha çok ilgisini cezbederim diye düşünmekten olamıyorum kendimi.
Çocuğun bu ilgi ve merakını en sağlıklı şekilde nasıl yönlendirebiliriz bu harama düşmesini nasıl engelleyebiliriz? Anlatacağınız din nasihattır, din nasihattır, din nasihattır. Selamun Aleyküm. Abdest aldıktan sonra mes giyip mesin üzerine abdest almadan çıkarılırsa abdest bozulur mu? Hayır. Bir kimse abdestini aldı, mesdi giydi. Abdest bozulmadı. Mesdi çıkardı, onun abdesti bozulmaz. Mesdi üzerine mest ederse, mesdi çıkarınca hemen ayaklarının yıkaması lazım. Yok ayaklarının yıkamazsa o zaman abdesti bozulur. Selamun Aleyküm.
Öncelikle ellerinizden öperim. Sorum şu yönde. Konsantrasyon sıkıntısını nasıl giderebilirim? Hakkınızı helal edin. Yani bu konuda insanların gerçekten odak problemi var. Bu harama bakmaktan kaynaklanabilir, günahlara girmekten kaynaklanabilir. Yemeğe, içmeye dikkat etmediğimizden kaynaklanabilir. O yüzden tövbe edelim, tevhid çekelim inşallah. Bir ülkede şeriat olması diğer yerlerdeki Müslümanlar için nasıl sonuçlar doğurur? Eğer Müslümanlar kendi yaşadıkları ülkelerde dinlerini yaşayamaz hale gelir, orada baskı, zulüm söz konusu olursa, o zaman şeriatın yaşandığı bir ülkeye hicret etmek zorunda kalabilirler. Selamun Aleyküm.
Hac olan yere melekler gelmez diye biliyorum. Avrupa ülkenin birçoğunun bayrağında ya direkt Hac ya da T harfi gibi de olsa Hac'a benzeyen bir işaret var maalesef. Şu an satılan kıyafetlerin birçoğunun üzerinde bu bayraklar var, üzerinde bu işaretler olan kıyafetleri giymek uygun değil mi? Bence uygun değil. Enteresan. Selamun Aleyküm. Evinin içerisinde köpek besleyen komşunun pişirdiği yemek yenilir mi? Caizdir ama ben yemek yemek istemem. Ben evinin içerisinde köpek besleyen, kedi besleyen bir kimsenin elinden yemek yemek istemem. Caiz mi? El cevap caiz. Bir sıkıntı var mı? Yok. Bu benim kendi şahsi duruşum. Nisan ayında yazmıştım.
Bebeğin omurgası birleşmediği için düşürülmesi gerekmişti. Ben tekrar gebe kaldım ve bu sefer de bebeğimin kalbi durdu. Bu yüzden perşembe günü kürtaj yapıldı. Allah muinin olsun. Cenab-ı Hak korusun inşallah. İnşallah iyi olur. Rabbim muinin olsun inşallah. Selamun Aleyküm.
Hocam ben İstanbul'dan adına benim bir arkadaşım bankadan krediye başvurup para aldı. Yani faizini de ödecek. Ben daha önce başka bir arkadaşımdan şöyle dedi. Kim faizi para alırsa Allah'a savaş açmış olur. Yani Peygamber Efendimiz'in hadisinde böyle bir şey var mı? Ayet-i Kerime var bu konuda. Ama Darül Harp'te harbiyle müminin arasında faiz yoktur hadis-i şerif var. Bu ayrı mümin müminden faiz alır verirse evet Allah'a savaş açmış olur. Selamun Aleyküm. Allah şifa versin. Size sorum iş yerinde vakit namazlarında cemaat yapma imkanımız oluyor. Fakat aşağıdaki hadisi okuyunca içime korkuyor. Girde namaz kıldırınca veya birisi kıldırınca şüpheyle bakmaya başladım.
İmamlar sizin için namaz kılarlar. Eğer eksiksiz kılarlarsa hem size hem de onlara sevap vardır. Şahit hata ederlerse size sevap onlara da ceza vardır. E doğru. O yüzden imam olacağım diye uğraşmayacak bir kimse. Selamun Aleyküm. Eskiden etrafımda olan şeylerden öyle çok etkilenmezdim ama artık çevremde olan olumsuz şeyler beni çok etkilemeye başladı.
Şahsımla ilgili olmasa da bazı şeyler günlerce ağlamama, günlerce üzülmeme sebep oluyor. Bu durumda bu durumu nasıl değiştirebileceğimi bilmiyorum. Ne tavsiye edersiniz? Muhakkak etrafımızdan etkileniriz. Muhakkak etrafımızda olan olumsuz şeylerden etkileniriz. Bunlar güzel bir şeyler. Yani insan olduğumuzu, duygu taşıdığımızı, ne bileyim üzüntülü şeylere, sıkıntılı şeylere uzak durmadığımıza işaret. Selamun Aleyküm. Eskiden nefse emaredeydim.
Gusülle Allah ile işim olmazdı. Son iki yılda yeryüzünde gelmiş geçmiş tüm dinleri araştırdım. Düşündüm İslam'ın gerçek din olduğunu anladım. Şimdi beş vakit kılıyorum. İmanım da güçlendiğini hissediyorum. Bir de kalbim baya yumuşadım. Televizyonda ağaç kesildi haberi görsem gözüm yaşarıyor. Nefsi levame olduğumu zannediyorum. Üstad'a intisap etmeye karşı değilim. Lakin sorum şu. Şeyh veya üstad olmadan bir kişi tek başına hangi nefis mertebesine kadar gelebilir? Alim bir kimse ise üçüncü makamın sonuna kadar gelebilir. Selamun Aleyküm. Ben daha önce dergahınıza gelmiş fakat henüz bir yere bağlanmamış biriyim. Dergaha geldikten sonra sizi iki kez rüyamda gördüm.
Birinde üzerinizde siyah cübbe ve sarık elinizde asayla ara bir sokakta yanınızda biriyle yürüyordunuz. Uzaktan sizi izledim. Önümden geçtiğiniz bu yaklaşık yedi ay oldu. İki ay evvel de gördüğümde ise biraz kötü diyebilirim. Bu sefer de boğazınızda içinde lavralar ve kurtlar gördüm. Başınızda bir şey yoktu. Saçlarımız çok kısaydı. Huzursuz hissettiğimi söyleyebilirim. Bu rüyaların ne anlam çıkarmalıyım? Bir edepsizlik ettiysem kusura bakmayın. İkinci rüyan için söyleyeyim. Tövbe etmen lazım. Biraz böyle hem rüyanda gördüğün halde delilli olduğu halde uzak duruyorsun. O yüzden sıkıntıla. Tövbe et inşallah. Allah muhafaza eylaz. Selamun Aleyküm. Sanal oyunlarda yalan söylemek günah mı?
Bazı oyunlarda yalan söylemesek yeniliyoruz. Hayırlı akşamlar. Yalan yalandır. Yalan da günahdır. Sohbetinize ve zikirlerinize yeni katılan birisiyim. Bursa'dan İzmit'e bir kardeşimizle sohbetinize geldik. Sohbet çıkışında mübarek gözlerinizde helezonik dönme gördüm. Böyle dairesel şekilde dönüyordu. Siz gittiniz sohbete geldiğim arkadaş bana Üstad'ın gözlerini gördün mü dedi. Bana gördüğümün aynısını anlat. Dariyetler içinde kaldım. Bu hadisenin hükmünü açıklar mısınız? Allah muhafaza eylesin. Selamun Aleyküm. Sekiz ay öncesine kadar alkol tüketen birisiydim. Sekiz aydır beş vakit namaz kılıyorum. Aküldü, tüketmiyorum. Bir yıl önce Eylül-Ekim aylarına sohbetlere ve zikirlere katıldım. Beş-altı zikre katıldım.
Yılbaşı gecesi tuhaf bir şey yaşadım. Gece iki buçuk gibi her yer bembeyaz oldu. Ellerimi dahi göremedim. Karşımdaki kişi de aynı şeyi yaşadı. Birbirimizi göremedik ama seslerimizi duyduk. Kırk beş saniye sürdü. Kör olduk sandık. Üçüncü arkadaş ışığı açınca her şey normale döndü. Beğenbeyaz bir sis bulutunda sanki kaybolduk. Musa da kaybolmuştu. Her an Allah'ı zikir halinde bulunmak nedir? Daime zikir halinde olmak isteyenler için rica etsem nasihat eder misiniz? Normal şekilde tehvit çekmek, la ilahe illallah demek, Kur'an-ı Kerim okumak, namazını kılmak, tebliğ etmek, sohbet etmek inşallah. Her an bir kimsenin kendince Allah'la alakalı ilinti korup onunla alakalı bir işle iştigar etmesi.
Selamünaleyküm Hu dedem. Ben İzmit'ten Pelin Topal. Ben 11 yaşındayım. Kaç yaşından sonra günah yazılmaya başlıyor. Hu deden bir de pazartesinden Cuma'ya kadar sınavım var. Ben çalıştım ve çalışmaya devam ediyorum. Sizden de yüksek puan olmak için dua isterim. Allah yardımcın alsın. Daha senin günahların yazılmaya başlamadı. Sorum şudur ki epilepsi hastasıyım. Namaz kılarken hastalığımın etkisi sebebiyle bazen sureleri, duaları ya da kaçıncı rekatta olduğumu unutuyorum. Sure okurken nöbet geliyor ve sureyi okumamı bitiremiyorum. Dolayısıyla namaz kırağı şartını, rahatsızlığımın mağduriyeti neticesini yerine getirememiş oluyorum. Namaza manevidir. Böyle durumda ne yapmam gerekirse namazını kılmaya devam et.
Allah muhafaza eylesin inşallah. Kılabildiğin, yapabildiğin yana kadar kıl ve yap. Selamun Aleyküm. Eşim koronavirüsünü bahan edip her gece alkol oluyor. Bazen en ufak şeye sinirlenip bana el kaldırabiliyor. Alkolü ve sigarayı bırakması için dua ediyorum. Kendi bir yerim bildiğimce. Başka nasıl dua etmeliyim bu illetten kurtulması için? O nefsin oymuş, hevesin oymuş o. Şeytana uymuş canım kardeşim. Rabbim tövbe edip geri dönen nereden eylesin inşallah. Konuştukça yürülüyorsunuz. Lütfen sohbeti bitirin.
Eyvallah sorular bitiyor inşallah. Hayırlı geceler. Çocuğumun aklını kurcalayan bir soru sormak istiyorum. Mübarek ağzınızdan ne kadar söylesem de. Kur'an'ın değiştirebileceğini söylüyor. İncil değiştirildiyse Kur'an neden değiştirilmesin diyor. Ne olursunuz bu konuya açıklık getirilmişsiniz. İnançlı ama kafasında bir soru var. Bunlar tabi internet ortamında çocukların aldığı eğitimler. Bu youtuberlar olsun. Değişik internet kanunlarında bu tip şeyler var. Bunlar Avrupa kaynaklı. Çünkü şu anda Avrupa'nın önünde ilahi din olarak engel, bütün dünyanın deccali sisteminin önünde engel bir tek Kur'an ve sünnet kaldı. O Kur'an ve sünneti de ifsad etmek, bozmak için var güçleriyle çalışıyorlar.
Hem içimizden Müslümanmış gibi görünenler bozmaya çalışıyor. Hem dışarıdan hainci, hunharcı saldırıyorlar. İçimizden bir kısım ilahiçiymiş gibi, diyanetçiymiş gibi, hacıymış, hocaymış, araştırmacıymış gibi. Ne yazık ki hadis inkarcıları var, fıkıh inkarcıları var, mezhep inkarcıları var. Dışarıdan da Avrupalı felsefeciler, emperyalistler de Kur'an'ı değiştirmeye, hükümlerini değiştirmeye çalışıyorlar. Ama bu Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında mecliste de tartışılan bir şey. Ne yazık ki. Ama hiç kimse Kur'an'ın bir harfini dahi değiştiremeyecek, buna güçleri yetmeyecek. Onu koruyan Allah çünkü. Selamun Aleyküm Hocam. Kırklar elinden recep Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerimizde olsun. Rabbim tüm Müslüman kardeşlerimizi korusun.
Rabbim sizi başımızdan eksik etmesin. Allah'a emanet olun. Hayırlı akşamlar. Allah razı olsun. Hayırlı akşamlar inşallah. Zorlarınız bitti. Allah razı olsun. Hakkınızı helal edin. Biraz böyle üzerimde kırıklık var. Üzerinizde afiyet olsun. O yüzden tabii konuştukça daha da böyle bu ses ve gırtlak daha da deforme oldu herhalde. Hepinizden ayrı ayrı özür diliyorum. Allah gecenizi hayır etsin. Hakkınızı helal edin inşallah. Eftali zikir fâle mennehu. La ilahe illallah. La ilahe illallah.
El Fatiha ma salavat. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Hakkınızı helal edin.
Kusura da bakmayın. Biraz üşütme, biraz böyle işte yorgunluk hepsi üst üste gelince herhalde sohbetin de performansı düştü. Hepinizden özür dilerim. Geceniz hayır olsun. Allah'a emanet olun inşallah. Allah'a emanet olun.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.